Arma Optik

ARMA OPTİK

Renk ve Teknoloji

İş ortaklıkları ve yeni pazarlara açılma fırsatı sunan Silmo İstanbul, yeni markamızı ve koleksiyonumuzu hem Türkiye hem de yurt dışına tanıtmak açısından çok önemli bir platform oldu.

Merhaba Hikmet Bey… Kendinizi okurlarımıza kısaca tanıttıktan sonra optik sektörüne giriş hikayenizi paylaşabilir misiniz?
Merhaba, 1983 yılından itibaren optik sektörünün hemen hemen her bölümünde görev aldım. Toptancılık ve perakendecilik yapmanın yanı sıra, sektörel danışman ve üniversitede Öğretim Görevlisi olarak da çalıştım. Denizli’de açtığımız optik mağazası ile başlayan bu serüven İstanbul’da Cerrahpaşa Tıp Fakültesi’nde okurken de devam etti. Okulum bitince de yine optik sektörüne hizmet etmeye devam ettim.

Arma Optik’in kuruluş aşamasından, gelişiminden ve sektörel vizyonundan bahsedebilir misiniz?
Arma Optik, toptan ve perakendede yılların oluşturduğu tecrübenin bir sonucudur. Arma markası, tasarımdan ürettiğimiz ürünlere kadar kendimizi sürekli geliştirmenin ve sektöre geniş ve özgün bir bakış açısıyla bakmamızın adeta bir ödülü oldu. Özellikle renkli kontakt lenste edindiğimiz tecrübe ile oluşturduğumuz Arma markasının en büyük hedefi alanında dünyanın sayılı markaları arasındaki yerini almaktır.

Arma Lens’in oluşum süreci ve koleksiyonlarınız hakkında bilgi verir misiniz?
Son altı yıldır Türkiye distribütörlüğünü yaptığımız on farklı kontakt lens markası ile pazarda seçkin bir yer oluşturmayı başardık. Bu markaların en çok satan renkleri ve tasarımları bize renkli kontakt lens pazarında müşteri taleplerini doğru bir şekilde yorumlama olanağını tanıdı. Biz de bu olanağı değerlendirip harika ve yüksek kalitede bir Arma Renkli Lens koleksiyonu oluşturduk. Arma Renkli Lens koleksiyonumuzun üretimini Güney Kore’nin en iyi kontakt lens fabrikasında gerçekleştirdik.

Bünyenize yeni markalar eklemeyi düşünüyor musunuz?
Öncelikli olarak bünyemize yeni markalar eklemek yerine kendi tescilli markalarımıza ait yeni ve çarpıcı koleksiyonlar oluşturmayı ve bu koleksiyonlarımız ile dünya kontakt lens pazarında büyümeyi amaçlıyoruz.

Markalarınıza ait koleksiyonları hangi etkenlere göre belirliyorsunuz?
Perakende bağımız sayesinde tüketici isteklerini çok yakından öğrenebiliyoruz. Kontakt lens pazarını hem dijital platformlardan hem de gerçek dünyadan çok yakın takip ediyor, yeni eğilimleri anında değerlendiriyoruz. Trendleri ve en yeni moda unsurlarını uzun yıllara dayanan bilgi birikimimizle harmanlayarak tüketiciler için cazip ve ciddi oranda talep gören koleksiyonlar ortaya koyuyoruz.

Marka bilinirliliğinizi sağlamlaştırmak adına ne gibi çalışmalar yapıyorsunuz? Tanıtımlarınız için ne gibi araçlardan faydalanıyorsunuz?
Marka bilinirliliğimizi güçlendirmek adına en büyük silahımız Instagram ve web sayfamızdır. Bu iletişim ağlarının yanı sıra, diğer sosyal medya uygulamalarında da aktif olarak bulunuyoruz. Arma Optik olarak beş yıl üst üste ‘Dijital Dünyanın En İyi Optik & Lens Firması’ ödülünü almamız da dijital çağ ile yakın bir bağlantı kurmamızın bir ürünü olarak görülebilir. Ancak yine de markamızın güçlenmesi ve bilinmesinde esas etkenin müşterilerimizin memnuniyeti olduğunu belirtmek isteriz. Memnun müşteri tavsiyesinden daha güçlü bir reklam olmadığına tecrübelerimize dayanarak yürekten inanıyoruz.

Satış ve dağıtım ağınızın işleyişi nasıldır? Bu ağları geliştirmek için ne gibi çalışmalar yapıyorsunuz?
Türkiye’nin hemen hemen her şehrinde kontakt lenslerimizi satabilecek seçkin optik mağazaların araştırmasına büyük önem veriyoruz. Şehirlerimizde araştırmalarımız sonucu tespit ettiğimiz bu seçkin optik mağazaları ile güçlü iletişim ve satış ağımız sayesinde bayilik anlaşmaları imzalıyoruz. Kontakt lens pazarının değerine önem veren ve bu pazarda büyüyerek ürün çeşitliliklerini artırmak isteyen tüm optik mağazaları potansiyel bayilerimiz olarak görüyor, dağıtım ağı geliştirme çalışmalarımızı bu yönde sürdürüyoruz.

Bir optik mağazası Arma Optik markalarını neden tercih etmeli?
Kontakt lenslerimizi bayimiz olan seçkin optik mağazaları ile son kullanıcıya ulaştırıyoruz. Kontakt lenslerimiz üstün kaliteye ve geniş renk seçeneklerine sahip. Biz de Arma Optik olarak sosyal medya desteği ve tüm Türkiye’de tek fiyat uygulaması ile bayilerimizin hem karlı hem sorunsuz satışlar yapmalarını sağlıyoruz. Bayilerimizin mevcut müşteri portföyüne, kontakt lenslerimizi satın almak isteyen, satın alma gücü yüksek yeni ve kaliteli bir müşteri profili ekliyoruz.

Arma Optik olarak Türkiye optik sektörünün bugünü ve geleceği ile ilgili yorumlarınız nelerdir?
Arma Optik olarak dünyadaki tüm sektörler gibi optik sektörünün de dijital dünyaya uyum sağlamak zorunda olduğuna inanıyoruz. Pandemi sürecinde oluşan online alışveriş alışkanlığı optik sektörünün geleceğindeki yerini almak zorunda. Şu an kanunlarla kısıtlı olan bu mecranın önündeki engellerin önümüzdeki yıllarda kalkacağını düşünüyorum.

2022 trendleriyle ilgili neler söyleyebilirsiniz?
Hızla gelişen ve değişen kontakt lens teknolojileri sayesinde 2022 yılında da trendler doğal olarak gelişim ve değişim gösterdi. Renkli kontakt lenste gerçek göz renginde görünen renkler, gözü biraz daha belirgin ve iri gösteren tasarımlar daha çok tercih ediliyor.

Silmo İstanbul Optik Fuarı sizin için nasıl geçti? Fuar hakkında genel değerlendirmelerinizi alabilir miyiz?
Silmo İstanbul Optik Fuarı her geçen yıl katlanarak yükselen başarı ivmesi sayesinde sayısı oldukça yüksek olan markaların ve bu markalara ait koleksiyonların sergilendiği önemli ve efektif bir organizasyon olmaya devam ediyor. İş ortaklıkları ve yeni pazarlara açılma fırsatı sunan Silmo İstanbul, yeni markamızı ve koleksiyonumuzu hem Türkiye hem de yurt dışına tanıtmak açısından çok önemli bir platform oldu. Sektörel yenilikleri ve teknolojileri Silmo İstanbul’da bir arada görebildiğimiz için ve meslektaşlarımızla buluşma şansı yakaladığımız için memnuniyet duyuyoruz.

On beş yıldır aralıksız optik sektörüne yön veren dergimiz ‘4 your eyes’ ile ilgili düşünceleriniz nelerdir?
Sektörün en dinamik haber kaynağısınız. En güncel gelişmeleri, küresel optik pazarına ait haberleri, trendleri, teknolojileri yurt içi ve yurt dışındaki meslektaşlarımıza ulaştırdığınız için teşekkürlerimizi sunmak isteriz. Büyük bir emek ve titizlikle hazırlandığı her sayısında belli olan derginizin ekibini içtenlikle tebrik ederiz.

Ekim 2022

Lool Eyewear

LOOL EYEWEAR

İspanyol Minimalizmi

Etnia Barcelona’ya 2021’in Haziran ayında katılan Lool Eyewear, işlevselliği ve hafifliği patentli Cromalyt® malzemesiyle ürettiği koleksiyonlarında buluşturuyor.

Lool Eyewear optik sektöründe oldukça yeni markalar arasında yer almasına rağmen kaplamalar ve yenilikçi ürün detayları ile birinci sınıf kalitede koleksiyonlar sunuyor. Bunun sebebi olarak İspanyol markanın zamanın eskitemediği minimalizmi yansıtan ‘Less is more’ (Az olan çoktur) ilkesini takip etmesi gösteriliyor. Etnia Eyewear Culture Group’a 2021 yılının ortalarında katılan Lool hakkında markanın sahibi David Soliva ile yapılan röportajı sunuyoruz.

Merhaba David… Lool Eyewear’ın kuruluş aşamanızdan bahsedebilir misiniz?
Lool Eyewear’ı İspanya’nın kalbi Barselona’da 2016 yılında optik sektörüne tanıttık. Aslında Lool, optik sektöründen arkadaşlarla yaptığımız bir toplantı sırasında tesadüfen doğdu. Çerçeve bileşenlerinin montajı ve demontajı söz konusu olduğunda mevcut bazı koleksiyonlardaki sorunları tartışıyorduk. Camların montajı, özel aletlere duyulan ihtiyaç gibi sorunlar. Zaman geçtikçe ve gözlükler aşındıkça, sapların açılıp kapanmasındaki gerginliği veya etkinliği nasıl kaybettiklerini konuşuyorduk ki bence bu kalite ve fiyattaki ürünlerde asla olmaması gereken bir şeydi.

Bu sorunları belirledikten sonra nasıl bir çözüm yoluna gittiniz?
Bir endüstriyel tasarımcı ile birlikte tüm bu sorunları nasıl çözebileceğimizi araştırmaya başladık. Araştırmalarımız sayesinde, basitlik ve işlevselliğe dayalı tüm iş modelimize ilham olan hub adı verilen patentli bir menteşe sistemi tasarladık.

Lool Eyewear’ın felsefesinden söz edebilir misiniz?
Ünlü Alman endüstriyel tasarımcı Dieter Rams’ın da dediği gibi ‘Less, but better’ (Daha az, ama daha iyi) mottosu ile fonksiyonelliği ön planda tutan bir yaklaşıma sahibiz. Bu önermeden hareketle, güzel, zamansız tasarımlar ve zaman içinde kalıcı malzemeler arayışımızı sürdürüyoruz. Her zaman mümkün olduğunca az hammadde kullanıyoruz. Müşterilerimize en yüksek kalite, üstün hizmet ve uygun fiyat konusunda açıkça verdiğimiz bir sözü unutmuyoruz.

Markanızın ismi oldukça sıra dışı. Lool’un logosu da dikkatleri çekiyor. Hikayesinden bahsedebilir misiniz?
Felsefemizle aynı mantığı izleyerek, ismimizin ve logomuzun da sadeliği temsil etmesi gerektiğini düşündük. İki unsurla sonuçta bir gözlüğü sembolize eden bir logo ve bir isim oluşturduk. Eğer birisi bir gözlüğü minimal hale indirgeyerek çizmek zorunda kalsaydı, bu iki öğeye yani bir çubuk ve bir daireye indirgenirdi. Bu dürtüden yola çıkarak, temel ve sade olanı arayarak Lool’a ulaştık.

Lool Eyewear’ın belirgin bir tasarım dili var mı?
Ürün tasarımına yaklaşımımızda özellikle Avrupa’nın büyük ve köklü tasarım ekollerini ilham kaynağımız olarak görüyoruz. İşlevselliğin formun bir adım ilerisinde olduğuna inanıyoruz ve konseptlerimizin özünü minimalist tasarım anlayışını benimseyerek ifade etmeye özen gösteriyoruz.

Oldukça hafif gözlükler üretmeyi nasıl başarıyorsunuz?
Cromalyt® malzememiz ve beta titanyumdan oluşan yeni yapıda dört grama ulaşmak kolay olmadı. Ekip çalışmamız ile gücü ve dayanıklılığı artırırken yapıyı ve ağırlığı hafifletmemizi sağlayan malzemelerin araştırılmasını titizlikle gerçekleştiriyoruz.

Hafiflik sizin için neden bu kadar önemli?
Çünkü müşterilerimizin çerçevelerimizi kullanırken rahatlık, işlevsellik ve hafifliği deneyimleyerek memnun kalmaları bizim için çok önemli, ki benim inancıma göre hafiflik konforun ön koşulu gibidir.

Titiz malzeme araştırmalarınızdan söz ettiniz. Hangi malzeme sizin için öne çıkıyor?
Ağırlıklı olarak çelik, özellikle Sandwik 11r51. Kısa bir süre önce, bize aşırı direnç ve maksimum hafiflik sağlayan devrim niteliğindeki malzememiz Cromalyt® ile yeni bir koleksiyonu beğenilere sunduk.

Cromalyt® malzemesi size hangi olasılıkları sunuyor?
Geliştirdiğimiz Cromalyt® malzemesi hazırlıklarımızda bize sayısız olanaklar tanıyor. Çünkü diğer konstrüksiyonlarla ve karışık malzemelerin yer aldığı kombinasyonlarla çalışmamızı sağlıyor. Diğer malzemelerimizi de uygulamaya devam etmek ve gelecek koleksiyonlarımızda gözler önüne sermek amacındayız.

Lool modellerinin yüksek kaliteli dokusal yapıları dikkat çekiyor. Özel bitim işlemlerinizden söz edebilir misiniz?
Son işlem üzerinde çok çalışıyor ve tüm süreçler için oldukça titiz davranıyoruz. Şu anda PVD ve premium lakeler olmak üzere iki ana kaplama kullanıyoruz. PVD, parçaya hem renk hem de sertlik açısından aşırı bir direnç kazandıran çok teknik bir kaplamadır. Lakeler ise hem en yüksek kalitededir hem de uygulamadan önce gerçekleştirdiğimiz bir işlem sayesinde bileşenlere mükemmel bir yapışma sağlamaktadır.

Lakelerden söz etmişken, Lool için belirgin bir renk dünyası var diyebilir miyiz?
Turuncu, kırmızı, mavi gibi yoğun renkleri kullanmaktan gerçekten çok hoşlanıyoruz. Ancak yine de en iyi renklerimiz henüz gelmedi diyebilirim.

Bu sözünüzü açabilir misiniz?
Etnia Eyewear Culture Group portföyüne Lool’un eklenmesi bizim renklere farklı bir bakış açısıyla yaklaşmamızı sağladı. Şirket çoğu şirketten farklı bir yöntemle çalışıyor ve bizim sadece renklere odaklanmış uzmanlarımız mevcut. Yavaş yavaş Lool’un kendi renkleri sayesinde segmentinde bir referans haline geldiğini göreceğimize inanıyorum.

Lool Eyewear, Etnia Barcelona’ya ne zaman katıldı?
Markamız 2021 yılının Haziran ayında Etnia Barcelona tarafından satın alındı.

Çerçeve yapısının ötesine baktığımızda, bir gözlük sadece camları kadar iyidir. Bu konudaki yorumunuzu öğrenebilir miyiz?
Kesinlikle katılıyorum. Bu sebeple gözlüklerimizde en iyi görsel kaliteyi ve UV korumasını garanti eden Carl Zeiss güneş gözlüğü camları kullanıyoruz. Ayrıca, iç yansımaları önlemek için iç tarafta yansıma önleyici kaplamalar bulunmaktadır.

Halihazırdaki koleksiyonlarınız nelerdir ve bu koleksiyonlarınızın genel özelliklerinden bahsedebilir misiniz?
Tectonic, Stereotomic ve Deco olmak üzere mevcut üç konseptte koleksiyonlarımız bulunmaktadır. Tectonic en minimalist koleksiyonumuzdur. Güzel ve zamansız tasarımları ve renkleri ile herkes için üretilmiştir. Deco en sofistike ve art deco esintili koleksiyonumuzdur. Stereotomic ise tasarım ve inovasyona olan tutkumuzu göstermek istediğimiz en avangart duruşumuzu temsil ediyor.

Bu değerleri göz önünde bulundurduğumuzda tipik bir Lool kullanıcısını nasıl tanımlarsınız?
Rahat, kaliteli bir ürün arayan ve tasarıma değer veren kullanıcılar bizleri tercih ediyor. Çoğunlukla Etnia Eyewear Culture Group tarafından sunulan üstün hizmet ve güvenirliği kaybetmeden farklılaşma arayan insanlar olarak tanımlayabilirim.

Şimdi Lool olarak büyük bir ailenin parçasısınız. Lool için bir sonraki adım ne olacak?
Lool için bir sonraki adım, işlevsellik, hafiflik ve konfordan ödün vermeden Cromalyt® malzememizi tüm koleksiyonlarımızda daha da geliştirerek kullanmaktır.

Önümüzdeki birkaç yıl içerisinde temel odağınızın neye yönelik olacağından söz edebilir misiniz?
Önümüzdeki birkaç yıl boyunca optisyenlere odaklanacağız. Yeni koleksiyonlarımız için daha iyi ürünler geliştirmek üzere onlarla birlikte çalışmak istiyoruz. Gözlükçüler tüm projelerimizin merkezinde yer alıyor.

Kaynak: Spectr

Ekim 2022

Zera Optik

ZERA OPTİK

Özenli ve Kaliteli Hizmet

Silmo İstanbul tedarikçi ve perakendeciyi buluşturan çok önemli bir organizasyon. Bizde her yıl katılım sağlıyor ve çok faydalı olduğunu düşünüyoruz.

Merhaba Gamze Hanım. Öncelikle sizi biraz tanıyalım ve sektöre giriş hikayenizden bahsedelim…
1986 Ankara doğumluyum. Aslen Ordu’luyum. Zera Optik’i üniversitede yollarımızın kesiştiği çok değer verdiğim Kübra ile birlikte kurduk. İkimizde geçmiş yıllarda çeşitli optik mağazalarında çalışarak deneyim kazanmıştık. Üniversitede optisyenlik okurken bir yandan da Kübra’nın kanser teşhisiyle sarsıldık. Omuz omuza vererek hem okulu bitirdik hem de kanseri yendik. Tedavi sırasında Kübra ile birçok hayal kurduk. Zera o hayallerin başında geliyordu. Okulumuzun bitmesine az bir zaman kala Zera Optik’in kurulması için adımlar atmaya başladık. Konum bizim için çok önemliydi. Araştırmalar görüşmeler derken mağazayı tuttuk. Büyük bir mağaza olduğu için tadilat yaklaşık 3 ay kadar sürdü ve arkasından sevdiklerimizle birlikte Zera’yı açtık.

Mağazalarınızın yerini belirlerken nelere dikkat ediyorsunuz?
Ankara’nın son dönemlerde gözde ve gelecek vadeden bir bölgesi olmasından dolayı burayı tercih ettik. Aynı zamanda müşteri portföyünde kaliteli olması da önemli bir etken oldu. Ayrıca bulunduğumuz konumda müşterilerimizin park sorunu yaşamamaları bizim için önemliydi. Zera ailesi olarak bu bölgede ciddi bir pazar payı alacağımızı düşünüyoruz.

Mağazanızda her gruptan ürün bulunduruyor musunuz?
Mağazamızda ürün yelpazemiz hem çeşit olarak hem marka olarak oldukça geniş. Trendleri takip ediyor, modelleri güncel tutuyoruz. Her yaşa ve her tarza uygun modelleri mağazamızda bulunduruyoruz.

Ankara’da birçok önemli optik mağaza yer alıyor. Bu durum bir rekabet oluşturuyor mu? Ne gibi önlemler alıyorsunuz?
Elbette rekabet oluşturuyor. Rekabet hayatın bir parçası ve bizleri çok heyecanlandırıyor. Biz, enerjimiz, hizmet kalitemiz ve kendimize olan güvenimizle bölgenin önde gelen optik mağazalarından biri olmak için sonuna kadar bu rekabetin içerisinde olacağız. Henüz çok yeni olan bu markamızı zaman içerisinde şubeleştirerek herkesin hafızalarına kazımayı hedefliyoruz.

Mağazanızda en çok satışı yapılan optik ve güneş gözlüğü markaları nelerdir? Mağazanızda Designer markalara da yer veriyor musunuz?
Aslında olabildiğince farklı ürün gruplarına yönlendirmeye çalışıyoruz. Ancak ağırlıklı olarak Tom Ford, Persol, Prada ve Ray Ban tercih ediliyor. Optik grubunda ise Silhouette, Mykita ve Lindberg daha çok tercih ediliyor. Designer markalar oldukça fazla ilgi görüyor. Modeller çok başarılı olduğu için talepte aynı oranda fazla oluyor.

Satış sonrası hizmetleriniz nelerdir?
Satış yapınca işimiz tabi ki bitmiyor. Asıl satış sonrası daha da önemli. Müşteri takibini çok önemsiyor ve memnuniyetlerini sorguluyoruz. Tekrar ihtiyaç ve eksiklik halinde müşterilerimizin evlerine kadar servis yapabiliyoruz.

Mağazanızda yapılan değişiklikler ve kampanyalarla ilgili müşterilerinizi nasıl bilgilendiriyorsunuz?
Müşteri takibi dediğimiz gibi bizim için çok önemlidir. Datalarımızdan kendilerine ulaşıp gerek kampanyalardan gerekse yeni ürün gruplarından kendilerini haberdar ediyoruz. Bu bilgilendirmeyi müşterilerimizle birebir iletişime geçerek ve sosyal medya ile sağlıyoruz.

Cadde mağazaları mı yoksa AVM içerisinde yer almak mı? Sizin tercihiniz nedir ve sebepleri nelerdir?
Günümüzde AVM kültürü çok gelişmiş, oldukça fazla ayak oluyor. Ancak biz ilk etapta cadde mağazası tercih ettik. Sadece bir mağaza değil konforlu ve huzurlu bir yaşam alanı oluşturmak istedik. Bundan dolayı cadde bizim için daha uygun oldu. İleride şubeleşme yolunda AVM düşüncemiz de var.

Son yıllarda ki fiyat rekabeti hakkındaki görüşleriniz nelerdir?
Fiyat konusu çok değişkenlik gösterebiliyor. İnternet fiyatları ile rekabet çok zor. Bizler doğru ürün doğru fiyatlandırma politikası ile belirli ıskonto oranları uygulayıp müşteri portföyümüzü genişletmeyi hedefliyoruz.

Ülkemizde gözlük kullanımının artırılması için neler yapılabilir?
Ülkemizde gözlük kullanımı her geçen gün artıyor. Fakat bu konuda toplumun daha bilinçli olması gerekiyor. Tabi burada Gözlükçü Odalarına da iş düşüyor. Bilinç arttıracak yayınların ve programların sürekliliği gerekiyor. Bunun için hep birlikteliğin çok önemli olduğunu düşünüyoruz. Tabii bu konuda ki duyarlılık sadece biz sektör çalışanları için geçerli değil. Bireylerin ve ebeveynlerin de daha duyarlı ve dikkatli olmaları gerekiyor. Özellikle ülkemizde 18 yaş altı kullanım oranı diğer ülkelere göre oldukça geride; bu konuda ebeveynlere çok fazla iş düşüyor. Okullarda göz muayeneleri yapıldığı taktirde eğitimciler aracılığıyla doğru yönlendirmelerle gözlük kullanımının artırılması sağlanabilir.

Sektör içi yapılan satış ve eğitim bilgilendirmeleri yeterli mi?
Sektör içi yapılan eğitimler çokta yeterli değil aslında. Sattığımız ürünler ile ilgili daha fazla bilgi sahibi olabiliriz. Bunla alakalı tedarikçi firmaların daha sık eğitim ve organizasyonlar düzenlemeleri gerektiğine inanıyoruz.

Yurtdışında yapılan uluslararası optik fuarlarını ve sektörel gelişmeleri takip ediyor musunuz?
Yeni trendleri, sektörel gelişmeleri ve en yeni teknolojileri çok yakından takip ediyoruz. Silmo Paris’e katılmakta hedeflerimiz arasında.

Silmo İstanbul Optik Fuarı hakkındaki görüş ve değerlendirmeleriniz nelerdir?
Silmo İstanbul tedarikçi ve perakendeciyi buluşturan çok önemli bir organizasyon. Bizde her yıl katılım sağlıyor ve çok faydalı olduğunu düşünüyoruz.

Dergimiz ‘4 your eyes’ ile ilgili neler söylemek istersiniz?
‘4 your eyes!’ optik sektörünün bilinç kaynağı olduğunu düşünüyoruz. Sektör ve sektör çalışanları adına çok faydalı bir dergi. Her sayfasını zevkle takip ettiğimiz bu dergiye röportaj vermekten dolayı çok mutluyuz. Zera Optik olarak ‘4 your eyes’ ailesine çok teşekkür ederiz.

Eylül 2022

Optifabrik Gözlük Fabrikası

OPTİ FABRİK GÖZLÜK

Silmo İstanbul Bize Işık Tuttu

Silmo İstanbul yıl boyunca ürettiğimiz güncel modelleri müşterilerimize sunduğumuz önemli bir etkinlik. Ziyaretçilerden  aldığımız yorumlardan o sezon hem yurtiçi satış hem ihracatımızın nasıl olacağına dair bize ışık tutuyor.

Merhaba Olcay Bey… Kendinizi okurlarımıza kısaca tanıttıktan sonra optik sektörüne giriş hikayenizi paylaşabilir misiniz?
Merhaba, 1984 İstanbul doğumluyum. Kocaeli Üniversitesi Makine Mühendisliği bölümünden mezun olduktan sonra birçok kurumsal firmada üretim alanında yönetici olarak çalıştım. Artık kendi işimi yapmam konusunda kendimi yeterli gördüğüm zaman, Türkiye’de üretimi az ancak talebi fazla olan ürünlerin fizibilitesi sonucunda, doğru ortaklık yapısı içinde sektöre giriş yaptım.

Optifabrik Gözlük Fabrikasının kuruluş aşamasından, gelişiminden ve sektörel vizyonundan bahsedebilir misiniz?
Optifabrik, sektördeki kalitesini ve başarısını hep bir adım öne taşıyarak Türkiye ve uluslararası piyasada yer almayı ilk günden itibaren hedefleyen ve sektörde adını başarı ile duyuran bir kuruluştur. Üretim ve tasarımlarında daima yenilik amacı ile faaliyet gösteren Optifabrik Gözlük Sanayi ve Ticaret A.Ş, günümüzde bu başarısını ürün kalitesiyle doğru orantılı olarak devam ettirmektedir. Üretime başladığımızda ‘Üretim adeti değil üretim kalitesi’ anlayışımız sayesinde, kapasitemizin artışı esnasında standartlarımızı korumayı başardık. Müşterilerimizin memnun olması, fabrikamızdaki tüm ekip arkadaşlarımızın motivasyonunu arttırmaktadır.

Üretici bir firma olarak bünyenizdeki markalardan ve markalarınızın öne çıkan özelliklerinden bahsedebilir misiniz?
Güneş Gözlüğü ve Optik Çerçeveler kategorisinde geniş kreasyona sahip markamız Toms Teddy, kurum gözlükleri alanında ise Gianluca Vera. Bu iki markamızın da ortak özelliği tamamı ile kendi üretimimiz olmasıdır. Türkiye’de 1500’den fazla optik mağaza bayimiz, 20’den fazla ülkeye ihracatımız var. Toms Teddy, klasik çizgileri kaybetmeyen modellerinin yanı sıra güncel ve fashion modellerle de önemli bir ivme kazandı. Son dönemde firmamız bünyesine katılan Kappa markasının da modelleri hazırlanmakta, çok kısa zaman içerisinde müşterilerimizin beğenisine sunulacak.

Bünyenize yeni markalar eklemeyi düşünüyor musunuz?
Firma olarak genel yapımız, bir markamız olgunlaşmadan başka bir marka oluşturmuyor, enerjimizi bölmüyoruz. Toms Teddy markası hem güneş hem optik modelleri ile yeterli çeşitliliğe sahip oldu. Bunun akabinde Kappa markasını bünyemize katarak ilerlemeye karar verdik. Kreasyonun yeterliliği müşterilerimizi memnun ettiğinde, diğer bir markaya tabi ki geçebiliriz.

Satış ve dağıtım ağınızın işleyişi nasıldır? Bu ağları geliştirmek için ne gibi çalışmalar yapıyorsunuz?
Türkiye’de 10 kişilik satış-pazarlama ekibimiz optik mağazaları ziyaret etmektedir. Tüm bölgelerde her mağazayı ziyaret etmek istemekteyiz tabi ki ancak bu durum bizim gibi sezonun önemli olduğu moda-sağlık sektörlerinde, zamanı yakalamak açısında zor olabiliyor. Bu durumu, optik mağazalara özel B2B Sistemi ile çözeceğimizi düşünerek ciddi bir alt yapı yatırımı yaptık. Çünkü optik mağazaların zamanı değerli, onlar için en kolay en hızlı ürün tedariği gerçekleştirmenin cevabı Optifabrik B2B Online. Kayıt yaptırmak için tüm optikçiler www.optifabrik.com web sitemizi ziyaret edebilir. Yurtdışı müşterilerimiz ise bizlere yurtiçi/yurtdışı fuarlardan ve internet üzerinden iletişim numaralarımızı bularak ulaşmaktadır. Son zamanlarda Türkiye’nin orta doğu, avrupa ve balkan ülkelerindeki etkisi Silmo İstanbul Fuarının ziyaretçi sayısını arttırmıştır. Bu durum bizim gibi üretici firmaların yurtdışı pazarında söz sahibi olmasına etken olmuştur. Kendilerine de bu vesile ile teşekkür ederiz.

Optifabrik olarak sektördeki bilinirliğinizi artırmak için hangi tanıtım ve reklam çalışmalarına başvuruyorsunuz?
Sosyal platformlarda olmanın yanı sıra, internet sitelerimizi ve kataloglarımızı sürekli güncel tutuyoruz. Bizim markalarımızın en önemli satış alanı optik mağazalardır. Ürünlerimizin, optik mağazalarda daha kolay ve hızlı satışının gerçekleşmesi için verdiğimiz reklamlardan güzel geri dönüşler alıyoruz.

Covid-19 pandemisi Optifabrik’i nasıl etkiledi? 2022 yılı için hedefleriniz nelerdir?
Fabrikamızda hem metal hem de enjeksiyon gözlük üretimi mevcut. Aylık ortalama üretim kapasitemiz 80.000 adet/ay. Pandemi dönemindeki kapanmalar esnasında maalesef %25 oranında düşüş gerçekleşti. Sağlığımızı tehdit eden bu durumu umarım bir daha hiç yaşamayalım. Her zaman dinamik yapıya sahip bir firma olduk, firmamızın kurulduğu ilk günden itibaren büyümektedir. 2023 ilk çeyrek itibari ile fabrikamızı inşaatı devam eden yeni yerimize taşımak istemekteyiz.

Optifabrik Optik olarak Türkiye optik sektörünün bugünü ve geleceği ile ilgili yorumlarınız nelerdir?
İthalat miktarları yüksek olan optik sektöründe, yerli üreticilerin artması bizleri memnun etmektedir. Bu durum hem ülke ekonomisine katkı sağlarken hem de optik mağazalarda ürün tedariğini, satış sonrası iade/değişim süreçlerini kolaylaştırmıştır. Yerli üretimin artması, üretim çeşitliliği ve kalitenin yükselmesine, yurtdışı pazarlarında optik sektöründe Türk firmaların yer almasını olanak sağlamıştır. Firmamız metal ve kemik gözlük üretiminin yanı sıra, lazer modellerin üretimine başlamış, asetat üretimi ile alakalı da planlamaları tamamlamıştır. Mevcuttaki fabrikamızın alanını arttırmak için 4000 metre kare inşaatına başladığımız yeni yerimizde üretim proseslerini de bu şekilde düzenlemiş olacağız.

Sizi diğer tedarikçi firmalardan ayıran temel özellikleriniz nelerdir?
Metal güneş, metal optik, grillamid güneş, grillamid optik veya lazer ürünler olmak üzere birçok çeşitte üretimimiz var. Markalarımıza sürekli yeni modeller ekleniyor, kendimizi hızlı güncelleyen bir firmayız. Taşlı veya metal süslü modellerimizin yanı sıra fashion modellerimiz de mevcut. Dinamik kadromuz ve takım çalışmasını seven çalışma arkadaşlarımız var. İşimizi severek yapıyoruz.

Optik ve güneş gözlüklerinde 2022 yaz trendleriyle ilgili neler söyleyebilirsiniz?
Bu yaz güneş modellerinde geometrik modeller, geçmiş yıllardaki yuvarlak model tercihini kırdı. Optik modellerde ise uzun süreli rahat kullanım arayanlar grillamid hammadde olan modelleri tercih etmeye devam ediyor.

Silmo İstanbul Optik Fuarı hakkında genel değerlendirmelerinizi alabilir miyiz?
Son yıllarda Türk firmalarının bölgede söz sahibi olması optik sektöründe de gelişimi sağladı. Silmo İstanbul Optik Fuarı yıl boyunca çalışarak ürettiğimiz güncel modelleri müşterilerimize sunduğumuz önemli bir fuar. Hem Türk hem de yabancı katılımcıların olması, aldığımız yorumlardan o sezon hem yurtiçi satış hem ihracatımızın nasıl olacağına dair bize ışık tutuyor.

On üç yıldır aralıksız optik sektörüne yön veren ‘4 your eyes’ ile ilgili düşünceleriniz nelerdir?
Sektör ile alakalı en güncel bilgileri aldığımız yer. Merakla derginin yeni çıkacağı sayıyı her ay bekliyoruz. Bizim firmamıza da derginizde yer verdiğiniz için sizlere ve firmamıza ilgi gösteren tüm optik dünyasına teşekkür ederiz. Optifabrik ailesi olarak herkese sevgilerimizle.

Eylül 2022

Movitra

MovItra

Yenilikçi ve Milanolu

İtalyan yapımı etiketiyle özgün, zamansız tasarımlarını ileri teknoloji ürünü patentli sistemleriyle birleştiren Movitra, performanstan da ödün vermiyor.

Filippo Pagliacci, Giuseppe Pizzuto ve Diego Ponzetto tarafından Milano merkez alınarak 2014 yılında kurulan Movitra, söz konusu gözlük tasarımı olduğunda kurulduğu ilk günden itibaren estetik ve işlevsellik arasındaki hassas dengeyi korumaktan vazgeçmiyor. Küresel optik sektöründe oldukça hızlı bir büyüme gösteren Movitra’nın bu başarısında özel olarak geliştirip patentlerini aldıkları inovatif mekanizmaları çok önemli bir rol oynuyor. Markanın yenilikçi yeni tasarımları ve inovasyonları hakkında Giuseppe Pizzuto ile yapılan röportajı sunuyoruz.

Movitra olarak yeni koleksiyonunuzda neler sizlere ilham kaynağı oldu?
Yeni koleksiyonumuza ilham veren ikonlar, İtalyan tasarımının büyük ustaları ve genel olarak onların eserleridir. Tasarım tarihi, özellikle de İtalya’nın tasarım tarihi, tasarımcı bir nesne için yeni bir form düşündüğü için değil, yeni bir işlev veya bir nesnenin işlevini yerine getirmesi için yeni bir yol yarattıkları için ikonik bir rezonansa sahip olan başyapıtlarla doludur. Bialetti moka, Vespa, Castiglioni’nin lambaları, Alessi’nin en yeni ev eşyaları ve Fabio Novembre’nin sandalyeleri gibi ikonik nesnelerin, kavramlarının ardındaki deha ve içinden doğdukları kültürel arka plan dışında birbirleriyle hiçbir ortak noktası yoktur. DNA’mızda, Rönesans’tan bu yana ve belki de daha da öncesinden beri kültürel mirasımızda bulunan şeylerin sert somutluğunu yumuşatabilecek bir yaratıcılık yatmaktadır. İtalyan tasarımının en ikonik nesneleri birbirlerinden ilham almazlar, görsel olarak farklı dilleri konuşurlar, ancak her biri kendi tarzında mükemmeldir. Biz onlardan ilham almıyoruz, biz onların bir parçasıyız, bu tasarım hareketinin bir parçasıyız.

Bu yıl inovasyon ve yenilikçi malzeme kullanımı yoluyla işlevsellik, birçok gözlük tasarımcısı için birincil hedef olmaya devam etmektedir. Bu Movitra için de geçerli mi?
Movitra işlevsel bir ihtiyaçtan doğdu. İşlevsellik bizim DNA’mızda var. Tasarımdan malzeme seçimine kadar yaptığımız tüm seçimler öncelikle işlevsellik ve performansa yöneliktir. Gerisi bir sonuçtur. Bir ürün işlevsel değilse, elbette “bakması güzel” olabilir, ancak iyi bir tasarım ürünü değildir. Bir ürün değildir. Bir ürün, bir gözlük, kullanılabilir, işlevsel olmalıdır. Bunu yıllarca süren araştırma ve geliştirme çalışmalarımız sonucunda derinlemesine anladık ve gözlüklerimizin vazgeçilmez özelliği yaptık.

Movitra olarak materyal seçimlerinizde asetatı mı metali mi tercih ediyorsunuz, neden?
Bu sorunun cevabı da performansta yatmaktadır. Movitra’nın DNA’sında metal var. Çünkü metal, patentli rotasyon sistemimizin ideal çalışması için en iyi performans malzemesidir. Aslında, asetat camlarımız bile onlara stabilite ve sağlamlık kazandıran, kalıcı performans sağlayan metal bir çekirdeğe sahiptir. Yeni koleksiyonlarımız aslında metale çok daha fazla odaklanıyor, çünkü her zaman işlevselliğe ve performansa dikkat etmek istiyoruz. Bir sonraki adımımız, bir kez daha çok yüksek performansa sahip tamamen yenilikçi bir sistem sunan bir asetat koleksiyonunu piyasaya sürmek olacak.

Kısa süre önce metal/titanyum iki çerçeveden oluşan yeni bir sınırlı sayıda üretim duyurusu yaptınız. Bu ikisi de dahil olmak üzere tüm çerçeveleriniz rotasyon sistemine sahip mi? Rotasyonun faydalarını açıklayabilir misiniz?
Tüm çerçevelerimiz kendi patentli rotasyon sistemimize sahiptir. Bu sistem olmadan gözlük üretmiyoruz, bu bizim en temel özelliğimiz. Patentli rotasyon sistemimizin avantajı, camların korunması ve gözlüklerin son derece düz ve cep boyutunda yapılabilmesidir. Ayrıca sistemimizin kapanmayı kolaylaştırdığını gördük, bu nedenle jest teması da merkezi hale geliyor ve geçmişe kıyasla tamamen bozuluyor. Üzerinde çok çalıştığımız bir diğer temel konu da duygusallık. Mekanizmanın tıklaması ya da entegre esnek menteşeye sahip çubuğumuzun kapanma tıklaması benzersiz bir duyusal deneyim yaratmak üzere tasarlandı. Gerçek şu ki tam olarak neyden bahsettiğimi anlamanın en iyi yolu çerçevelerimizi denemekten geçiyor.

Kaynak: 20/20 Europe

Eylül 2022

40Million Optik Store

40 Mıllıon optik

Lüksün Tanımı

Silmo İstanbul fuarı, ilk yılından itibaren optik sektörümüz ve sektörel profesyoneller için çok önemli bir buluşma noktası oldu. 2021 fuarıda sektörümüz açısından çok değerliydi.

Merhaba Arda Bey, öncelikle sizden ve baba mesleği olan optik sektörü ile tanışma hikayenizden bahsedebilir miyiz?
Merhaba, küçük yaşlarımdan itibaren gözlük sektörünün içinde büyüdüm ve optik sektörüne çok büyük bir sevgi besliyorum. Üstelik hem çok önemli bir sağlık unsuru olan hem de çok kıymetli bir aksesuar olan gözlüklere tutkum yıllar içerisinde giderek çoğaldı. Bu nedenle hiç bir zaman farklı bir sektöre yönelmek gibi bir duygum olmadı. Optik sektörünün bir parçası olmak, bu sektöre hizmet etmek ve babamın açtığı yolda sürekli gelişerek ilerlemek benim için önemli.

Perakende sektörüne girişiniz ve 40Million Optik Store’nin hikayesini bir de sizden dinlemek isteriz.
Ticari faaliyetlerimize perakende sektöründe devam etme kararı aldıktan sonra yaptığımız işe bakış açımız halihazırda distributorlüğünü üstlendiğimiz markaları, nihai tüketiciye daha doğru bir anlatımla sergileyerek sunmak üzerine kurulmuştur. Yüksek kalite anlayışla hizmet etme koşuluyla açtığımız perakende mağazalarımızda nihai tüketicinin ihtiyaçlarına en ideal şekilde cevap verebilmek birincil önceliğimiz olmuştur. Açıkçası 40Million Optik olarak tek ve yegane amacımızın Türkiye’de eşi benzeri olmayan marka ve modelleri kendi vizyonumuzla harmanlayıp nihai tüketicilere sunmak olduğunu mutlaka belirtmek isterim.

Türkiye’de birkaç ilde mağazalarınız var. Mağazalarınızın yerini ve konseptini belirlerken nelerden ilham aldınız?
Mağazalarımızın yerlerini ve konseptlerini belirlemek için gerçekten çok büyük titizlik ve özen gösteriyoruz. Çünkü 40Million Optik Store’lerin sadece Türkiye değil dünya standartlarını yansıtan, trend ve moda unsurları bir bütün olarak içerisinde bulabileceğiniz şık lokasyonlar olmaları her zaman en önemli amaçlarımızdan olmuştur. Mağaza konseptlerimizi belirlerken tamamen portfoyümüzdeki markaların konseptlerini baz alıyoruz. Lüksten ve hizmetten asla kaçınmayarak, müşterilerimizin alışveriş tutarlarına bakmaksızın, mükemmele yakın hizmeti almalarını sağlamaya çalışıyoruz.

Şubeleşmeye devam edecek misiniz?
Evet. 40Million Optik olarak gelişmek, en lüks ve en gözde marka ve modelleri olabildiğince çok nihai tüketiciye ulaştırmak bizim için büyük bir öneme sahip. Bu sebeple yaptığımız planlamalara göre 2025 yılına kadar toplam on şube daha açarak lokasyon sayımızı ciddi oranda çoğaltacağız.

40Million Optik mağazaları oldukça popüler lokasyonlarda yer alıyor. Size yakın olan zincir mağazalardan farklılıklarınız nelerdir?
40Million Optiklerin lokasyon olarak yakınımızda olan zincir mağazalardan farkı tamamen hizmet, ürün segmentasyonu ve farklılık kavramlarıyla açıklanabilir. Yakınımızda bulunan zincir mağazalardan farklı markalar sergileyerek ve müşterilerimize üstün bir hizmet sunarak ayrışıyoruz. Ürün çeşitliliğine ve müşterilerimizin alışveriş konforuna özellikle özen gösterdiğimizden 40Million Optiklerin tercih edilen olmaya devam edeceğinden eminim.

Konumları itibarı ile mağazalarınızda üst segment markalara yer veriyorsunuz. Müşterilerin taleplerinden mi ilham alıyorsunuz yoksa siz mi müşterilerinize ilham oluyorsunuz?
Distribütörlüğünü üstlendiğimiz markalar itibari ile segmentimiz tamamen lüks segment üzerine kurulu. Lüksü ve trendleri nihai tüketiciyle vizyonumuzla harmanlayarak buluşturmak daha önce de söylediğim gibi yegane amacımız. Bu ürünlere sahip olmak isteyen müşterilerimize hizmet vermek bizi mutlu ediyor.

Son yıllarda designer markalar oldukça rağbet görüyor. Size de müşterilerinizden bu yönde talep geliyor mu?
Ürün segmentleri açısından bakıldığında lüks segmentin yerinin çok önemli olduğuna inanıyorum ve benim analizime göre Türkiye’de de lükse talep asla son bulmaz. Çünkü ekonomi daralsa bile müşterilerimiz alışveriş yaparken kaliteden, çabasız zarafet ve asaletten ödün vermek istemiyor.

Farklı il ve ilçelerde bulunan 40Million Optik mağazalarına ürün alımı yaparken nelere dikkat ediyorsunuz?
40Million Optik Store’leri olarak elbette mağazalarımızın bulunduğu lokasyonların konumlarından ve koşullarından kaynaklanan farklılıklarından dolayı ürün alımlarımızı yaparken özel çalışmalar yapmaktayız. Bu sebeple 40Million Optik bünyesinde bulunan her mağazanın kendi özel raporlaması ve satın alması var. Her şubemizde raporlama ve analizler üzerinden gitmekteyiz.

Satış sonrası hizmetleriniz nelerdir?
Yüksek kalite, konfor ve müşterilerimize sunduğumuz ayrıcalıklı hizmet anlayışımızın bir sonucu ve devamı olarak elbette satış sırasında olduğu kadar satış sonrası hizmetlerimize de büyük titizlik gösteriyor ve kalitemizden ödün vermiyoruz. Teknik servis desteğimiz ve garanti kolaylığımız ise satış sonrası ayrıcalıklı hizmetlerimiz arasında öne çıkan özelliklerimiz arasında yer alıyor.

Mağazanızda yapılan değişiklikler ve kampanyalarla ilgili sosyal medyayı efektif kullanıyor musunuz?
Genç, çağdaş ve dinamik bir ticari anlayışa sahip olduğumuzdan içinde bulunduğumuz dijital çağa uyum sağlamak ve dijital kanallarla bilinirliğimizi artırmak bizim için çok önemli. Bu sebeple sosyal medyamızı her zaman aktif bir şekilde kullanıyor ve yenilik ve değişikliklerimizi sosyal medya hesaplarımızdan müşterilerimizle paylaşıyoruz.

Cadde mağazaları mı yoksa AVM içerisinde yer almak mı? Sizin tercihiniz nedir ve sebepleri nelerdir?
Bulunduğumuz şehre göre lokasyonlarımızın farklılık göstermesini mantıklı buluyorum. Çünkü cadde mağazalarının kendi içerisinde avantajları olduğu kadar, Avm mağazalarının da avantajları var. Bu sebeple mağaza lokasyonları şehirlere göre rahatlıkla değişkenlik gösterebilir. 40Million Optik olarak bizim için müşterilerimize en kaliteli hizmeti vereceğimiz yeri özenle seçmek her zaman önemli olmuştur.

Perakendecilerden biri olarak meslektaşlarınızla aranızdaki fiyat rekabeti hakkındaki görüşleriniz nelerdir?
Fiyat rekabeti her sektörde olduğu gibi bizim sektörümüzde de var. Fakat bu rekabeti, çekişmekten öte ticari anlamda kullanabildiğimiz an bütün perakendeciler olarak kar edeceğimiz andır.

Sektöre hizmet veren biri olarak ülkemizde gözlük kullanımı oranları ve bilinci hakkında neler düşünüyorsunuz? Gözlük kullanımının artırılması için neler yapılabilir ve kimlere görev düşüyor?
Gözlük kullanımı artırılması hakkındaki birincil görevin kesinlikle Sağlık Bakanlığı’na düştüğüne inanıyorum. İnsanlarımızın bilinçlendirilmesi gerekli. Bunun için bakanlığın çalışmalarına ve planlamalarına daha çağdaş ve ihtiyaçları karşılayan düzenlemeler getirmesi gerekiyor.

Yurtdışında yapılan uluslararası optik fuarlarını ve sektörel gelişmeleri takip ediyor musunuz?
Optik sektöründeki gelişmeleri, en yeni trendleri ve moda akımlarını yakından takip etmeye gerçekten çok önem verdiğimizden dolayı, yurtdışında organize edilen tüm fuarlara aktif olarak katılmaya özen gösteriyoruz.

18-21 Aralık 2021 tarihleri arasında gerçekleşen Silmo İstanbul Optik Fuarı hakkındaki görüş ve değerlendirmeleriniz nelerdir?
Silmo İstanbul organize edilmeye başladığı yıldan itibaren optik sektörümüz ve sektörel profesyoneller için çok önemli bir buluşma noktası oldu. 2021 fuarı da yine ülkemiz ve sektörümüz açısından çok değerliydi. Yerli firmalarımız ve yabancı firmaların daha yoğun katılımı ile bu yılki fuar daha da değerli bir pozisyona ulaştı.

Dergimiz ‘4 your eyes’ ile ilgili neler söylemek istersiniz?
Çok değerli ve önemli bir iş yapıyorsunuz. Yayınlarınızı merakla takip ediyoruz. Sektörün vazgeçilmez bir parçası olan “4 your eyes” en yeni ve güncel haberleri içeren önemli bir dergi. Tüm ekibe teşekkürlerimi sunarım.

Ağustos 2022

Adellens Optik

ADELLENS OPTİK

Üretim Tutkusu

Silmo İstanbul bizim için dostlarla buluşma noktası ve her yıl daha da üstüne koyarak ilerliyor. Özellikle hem katılımcı hem ziyaretçi anlamında yerli ve yabancı olarak ciddi bir artış var.

Merhaba Cem Bey, okurlarımıza kendinizi kısaca tanıttıktan sonra sektördeki üretim faaliyetlerinize ne zaman ve nasıl başladığınızdan bahsedebilir misiniz?
Ben ve ortağım Muammer Çalışkan bu sektöre, 1999 yılında Emin Optik’te başladık Muammer Bey üretim tarafında, ben ise saha tarafında 2005 yılına kadar Emin Optik çatısı altında çeşitli görevlerde devam ettik. Daha sonra firmanın el değiştirmesi ile birlikte 2006 yılında ilk üretim maceramıza başladık. 2006 yılında Girişim Optik isimli üretim firmamızı faaliyete geçirdik. Üretime başladıktan çok kısa bir süre sonra Girişim Optik’e ithalatçı/toptancı bir firma ortak oldu. Sahaya daha da hakim olunca 2012 yılına kadar hızlı bir büyüme sağladık. Ama 2012 yılında bize ortak olan ithalatçı/toptancı firmasındaki ortaklar kendi başlarına devam etmek isteyince biz de firmamızı devredip İran – Tahran’a gittik.

Adellens Optik’i 2012 yılında İran’da kurdunuz. Sektöre ilk İran’da giriş yapmanızın sebepleri nelerdir? Türkiye pazarına ne zaman nasıl geçiş yaptınız?
İran’daki maceramız biraz da tesadüf üzerine hikayesini katlayarak geliştirdiğimiz bir yatırımımız. Şu andaki ortaklarımızla 2012 yılında tanıştık. İki kardeş elli metrekare içinde sadece üretim yapan ufak bir laboratuvardı. Tanışma, ortak olma, yatırım yapma ve tam donanımlı bir fabrika haline dönüşme sürecimiz yaklaşık on ay gibi kısa süre içinde gerçekleşti. Yaklaşık on yıldır İran pazarında ve RX lideri olarak hizmet etmeye devam ediyoruz. Adellens – İran doksan kişilik bir ekibe sahip. 2016 yılında yani dört yılı bittikten sonra her şey yerine oturunca ülkemize tekrar yatırım yaptık. Çünkü ülkemizde üretim yapma hayalimiz hiç bitmedi bizde.  Yani aslında ilk 2006 yılından 2012 yılına kadar Türkiye’de başladık daha sonra yaklaşık olarak dört yıllık bir aradan sonra ülkemizde 2016 yılında tekrar üretim faaliyetine başladık.

Optik sektöründe Türkiye ve İran arasındaki gelişim süreçleri, bayi sistemleri ve tüketici taleplerindeki farlılıklar hakkında bizleri bilgilendirir misiniz?
İran pazarı, Türkiye pazarı ile optikçi sayısı bakımından eşdeğer ama İran’da hem optisyenlik hem de Optimetrislik mevcut. Oradaki sistem daha çok bayilik üzerinden yürüyor.  Ayrıca oradaki Optex markamızın haricinde Indo markasının cam üretimini de yapıyoruz. Gelen siparişlerin yüzde doksanı kullanıcı bilgileri ve çerçeve bilgisi ile gelir, bu oran Türkiye’de maalesef çok düşük.

Birazda markalarınızdan bahsedelim. Cortex, Cyber Eye ve Oppo markalarının kurulum ve gelişim sürecini anlatır mısınız?
Cortex markamız ana markamız ve kuruluşumuzdan beri kullandığımız bir markamızdır. İçeriğinde tek odaklı, Bifocal ve Progressive ürün gruplarımız mevcuttur. Sürekli kendimizi ve yatırımımızı güncelleme durumunda olduğumuz için 2019 yılında yeni yazılımla birlikte bünyemize Oppo markamızı kattık. Oppo’nun içinde de Tek odaklı ve Progressive mevcut. 2020 yılında ise en son aldığımız yazılım ile birlikte ürün gamımıza en son üyemiz Cyber Eye Progressive ürünümüzü kattık.

Teknolojik değişimleri ve gelişimleri takip eden bir firmasınız. Ürünlerinizin teknolojisinden, varsa yeni gelişmelerinizden ve yatırımlarınızdan bahseder misiniz?
Bizde yatırım hiç bitmiyor ve bitmez de. Kendimizi sürekli yenilemenin en son teknolojiye sahip olmanın peşindeyiz. O yüzden pandemiyi yoğun yaşadığımız yılda ikinci anti-refle makinamızı alarak hem kapasitemizi hem de kaplama çeşitliliğimizi artırdık.  Bu yıl da piyasaların tüm dalgalanmasına rağmen yeni bir yatırım daha yaptık. Türkiye’de bir ilk olacak tam otomatik hattı satın aldık. Bu yatırımla da kapasitemizi hem yüzde yetmiş artırıp hem de daha hızlı bir sevkiyata geçmiş olacağız. Bir aksilik olmazsa Ocak 2023 ile birlikte yeni üretim bandımız devreye girmiş olacak.

Marka bilinirliliğinizi sağlamlaştırmak adına ne gibi çalışmalar yapıyorsunuz? Tanıtımlarınız için ne gibi araçlardan faydalanıyorsunuz?
Adellens Optik olarak markamızın bilinirliliğini kuvvetlendirmeye ayrı bir özen ve titizlik gösteriyoruz. Bu amaçla marka bilinirliğimizi artırmak adına görsel ve dijital basında tanıtımlar yapıyor, online eğitimler veriyor ve bölgesel bazda seminerler düzenliyoruz.

Satış ve dağıtım ağınızın işleyişi nasıldır? Bu ağları geliştirmek için ne gibi çalışmalar yapıyorsunuz?
Türkiye’de Sirkeci, Kadıköy, Bursa, Adapazarı, İzmir, Antalya, Ankara, Samsun ve Kayseri olmak üzere toplam dokuz şube ve Neşe Optik, Emperyal Optik ve Optiland Optik olmak üzere üç ana bayi ile ülkemizin her köşesine hizmet ediyoruz. Bunların dışında yaklaşık olarak sekiz ülkeye ihracat yapıyoruz. Ayrıca Bulgaristan’daki şirketimizden de yaklaşık altı yıldan beri hem Bulgaristan pazarına hem Balkan ülkelerine hizmet ediyoruz.

Bir optik mağaza Adellens Optik markalarını neden tercih etmeli?
Kalite, güven, hız, satış sonrası hizmet, problemleri anında çözmek sanırım en temel sebepler bunlar ve tabii ki en önemli unsurlardan bir tanesi de Adellens ailesindeki bölge müdürlerimiz ve onların yanında çalışan ekibimizin varlığı.  Çünkü gerçekten de tüm ekip üyelerimiz kendi bölgelerinde markalaşmış isimler artık. Tüm bu saydığım özellikler bu muhteşem ekiple birleşince zaten tercih sebebi olmamızı daha da kolaylaştırıyor.

Türkiye optik sektörünün son durumu hakkında görüşleriniz nelerdir? Bir üretici firma olarak sektöre önerileriniz nelerdir?
Ülkemizde daha yeni oluşan odalaşma konusunda daha hızlı ve yaptırım tespit ve tedavi edici bir sistem kurulmasını önemli buluyorum. İlkokul başlangıç seviyesinde çocuklarımızı mutlaka muayene zorunluluğu getirilmesi için gerekli çalışmaların yapılmalı ve vatandaşı etkileyen reklamlar ile bu konunun önemini benimsetmeliyiz. Sektörümüzde rekabet maalesef fiyat üzerinden yapılmaya devam etmekte olup bunun tersine kalite, servis, teknoloji ve personel eğitimi üzerine odaklanarak farklılık yaratmak gerekmekte. Markaya düşkünlük vermek yerine kendimizin bir marka olduğunun farkına varılmasını sağlayarak daha verimli ve etkili çalışabiliriz. Ülkemizde numaralı gözlük ve güneş gözlüğü kullanımı coğrafyaya, bulunduğu illere göre değişkenlikler göstermekte. Asıl önemli olan reçete sayımız nasıl fazla bir duruma gelebilir, yüksek indirimler yerine zaten az gelen reçeteye fiyat ve kaliteye endeksli bir servis verilmesi gerektiğine inanıyorum.

Adellens Optik olarak optisyenlik eğitimine büyük önem veriyorsunuz. Bu konuda ne gibi çalışmalara destek veriyorsunuz?
Okullarda eğitim, zaman zaman okullara cam desteği, fabrikamızda eğitim desteği gibi yani aslında Optisyen adaylarına ve Optisyenlere mümkün olduğunca sürekli yeni gelişmeleri ve yeni bilgileri aktarmaya çalışıyoruz.

Silmo İstanbul Optik Fuarı sizin için nasıl geçti? Fuar hakkında genel değerlendirmelerinizi alabilir miyiz?
Silmo İstanbul Optik fuarı  bizim için dostlarla buluşma noktası. Fuarlar sağ olsun optikçi dostlarımızın teveccühleri sayesinde gayet kalabalık ve güzel geçiyor. Özellikle gelenek haline getirdiğimiz üçüncü günün akşamındaki yemek programımızla da bu güzel buluşmayı pekiştiriyoruz. Silmo İstanbul Optik Fuarı her yıl daha da üstüne koyarak ilerliyor. Özellikle hem katılımcı hem ziyaretçi anlamında yerli ve yabancı olarak ciddi bir artış var. Bizde böyle güzel bir şehrin fuarının daha da uluslararası hale gelmesi için ne gerekiyorsa yapmaya devam edeceğiz. Çünkü bu organizasyon ve bu şehir bunu gerçekten hak ediyor.

On beş yıldır aralıksız optik sektörüne yön veren dergimiz ‘4 your eyes’ ile ilgili düşünceleriniz nelerdir?
Moda ve sağlık konusunda sektörümüze güncel bilgileri aktaran gerçekten dopdolu bir dergi. Bizlere de bu dergide kendimizi tanıtma şansı verdiğiniz için tüm ekibinize ayrıca teşekkür ederiz.

Ağustos 2022

Look

LOOK – MADE IN ITALIA

Çağdaş & Yenilikçi

Çağdaş & Yenilikçi… Tasarımlarında rafine İtalyan yaratıcılığını odak noktası haline getiren Look- Made In Italia, yeni koleksiyonlarıyla gündemdeki yerini koruyor.

Look- Made In Italia, 1978’den beri yüksek kaliteli gözlükler tasarlayan ve üreten bir İtalyan firması olarak karşımıza çıkıyor. Bir atölye olarak kurulan Look- Made In Italia yıllar içinde organize ve uluslararası bir şirkete dönüşmüş, çerçeve tasarımı, üretimi ve dağıtımı konusunda Avrupa’daki öncü markalardan biri haline gelmiştir. Look Tasarımcısı Giordano Cazzola ve Pazarlama Müdürü Marco De Fina ile güncel koleksiyonları hakkında yapılan röportajı sunuyoruz.

Merhabalar… Bizlere Look- Made in Italia’nın güncel koleksiyonlarının genel özelliklerinden ve satış konseptinden bahsedebilir misiniz?
Giordano Cazzola: Merhabalar… Öncelikle bizleri ağırladığınız için teşekkürlerimizi sunmak isteriz. Look- Made in Italia olarak koleksiyonlarımızda marka olarak araştırmayı, kaliteli üretim sürecini ve benzersizlik odaklı işlevsel tasarımları nasıl bir araya getirdiğimizi ideal bir şekilde yansıtmak istedik. Koleksiyonlarımızın satış konseptinde, yetişkin ürün segmentimiz, premium veya üst düzey kalite göstergesi olarak malzeme üzerinden tanımlanmaktadır. Koleksiyonlarımızda kullandığımız malzemelerin kalitesi tüm serilerimizi ayrıcalıklı olarak ön plana çıkarmaktadır.

Bünyenizdeki markalarınızdan olan Materika’yı ve koleksiyonlarını genel olarak diğerlerinden ayıran yönleri nelerdir?
Giordano Cazzola: Materika gerçekten de tasarım dili ve çizgisiyle markalarımız arasında ayrıcalıklı bir yere sahip bir markadır. Bunun sebebi olarak Materika’da Look- Made In Italia’nın tasarım araştırmasına olan yatkınlığının daha yüksek bir seviyeye çıkarılmış olmasını gösterebiliriz. Look- Made In Italia’da tasarımcının hedefleri ile üretim departmanı arasındaki doğrudan bir diyalog vardır. Materika’da da teknoloji ve işçilik bir araya gelerek, malzemelerin incelenmesi ve inovasyonun yönlendirilmesinin her projenin odak noktası olmaya devam ettiği bir durum söz konusudur. Bu sayede de Materika üst düzey gözlük segmentinde yeni konseptler ortaya çıkararak koleksiyonlarını her geçen gün daha geniş kullanıcı kitlelerine ulaştırmayı başarıyor.

Materika’nın büyük ilgi gören Strato koleksiyonundan bahsedebilir misiniz?
Giordano Cazzola: Strato, Materika’nın deneysel bölümünde yer alan yeni Alumix koleksiyonunun bir parçasıdır. Bu yeni deneyim, şirketimizin geçmişte yaptığı seçimleri, örneğin ayırt edici malzemelerimizden birini en iyi şekilde temsil etmek için yenilemektedir. Look- Made In Italia olarak yeniliklerin ve inovasyonun izinden gitme gibi bir misyona sahip olduğumuz için böyle deneysel çalışmalardan eşsiz koleksiyonlar çıkarıp, beğenilere sunmaktan memnunuz.

Biraz da Strato koleksiyonunda kullandığınız bu Alumix malzemesinin özelliklerinden söz edebilir misiniz?
Giordano Cazzola: Strato koleksiyonunda en baskın olarak kullandığımız malzeme olan Alumix, alüminyum ve magnezyum karışımı bir maddedir. Süper hafif ve yüksek performanslı olan Alumix malzemesi, tamamen özel işleme kriterlerine göre şekillendirilmiştir. Strato’da konsept, Look- Made In Italia’nın Alumix üzerine yaptığı araştırmanın uzmanlığını, farklı kalınlıklar ve yüzeyler arasında uyumlu bir diyalog olarak anlaşılan kontrast temasına uygulamaktır. Amaç, saran bir dokunsallık algısı yoluyla gözlemcinin dikkatli gözünü tatmin etmektir.

Peki tasarım açasından baktığımızda Strato’nun öne çıkan özellikleri ve renk seçimleri hakkında neler söylersiniz?
Giordano Cazzola: Strato modelleri, detaylara ve işçiliğin zenginliğini artıran bir katmanlaşma fikrine odaklanan çağdaş bir tasarımla karakterize edilir. Çok sayıda mekanik adım, hesaplanmış işçilikle dönüşümlü olarak, doğruluk ve hassasiyetle birleştirilmiş bir süreç hikayesi yaratır. Böylece mutlak estetik yeniliğe sahip çekici gözlüklere dönüşür. Renk seçimleri konusunda ise Strato koleksiyonumuzda sadece yeni renkler değil devrim niteliğinde bir renk paleti oluşturduğumuzu söyleyebilirim. Renkler yakut kırmızısından virtual yeşile kadar değişiyor. Sinyal sarısından grafit siyaha ve daha güven verici gece mavisi veya arduvaz grisine kadar. Ancak renkler asla düz veya donuk görünmüyor. Örneğin asit yeşili veya ametist morunun doygunluğu hem mat hem de metalik nüanslarla seyreltilmiştir. Camları döndürerek ve gözlem noktasını değiştirerek yüzeydeki somut farklılıkların nasıl kavranabildiğini görmenin heyecan verici olduğunu söylemeliyim.

Bir diğer özel seri de Aurea isimli kapsül koleksiyon. Bu koleksiyonun özelliklerinden bahsedebilir misiniz?
Marco De Fina: Aurea sınırlı sayıda üretilen bir kapsül koleksiyonudur. New Rinascimento (Yeniden Doğuş) imaj kampanyasının görsel deneyimini somutlaştırmak için yaratılmış bir projedir. Aslında, değerlerimizi sadece imajımız aracılığıyla değil, onları temel işimizi temsil eden ürüne dönüştürerek iletmeye karar verdik. Aurea’nın New Rinascimento’nun meyvesi olduğunu söyleyebiliriz.

Bu özel kapsül koleksiyon nasıl doğdu?
Giordano Cazzola: Aurea görünüşte yalın bir kavram olan doğadan doğdu. Gelişimi, doğanın bütünlüğü içinde anlaşılan ortak paydanın tanımlanmasıyla başladı. Bir çevre olarak doğa ama aynı zamanda insan doğası olarak doğa. İnsanın doğa ile her zaman aradığı bağlantı. Bunu, uyumun en yüksek ifadesi olan ‘altın oran’da tanımladık. Bu tanım sayesinde doğada her zaman var olan ‘güzellik’ ile samimi bir bağ kurduğumuza inanıyoruz.

Aurea kapsül koleksiyonu hangi kitleyi hedef alarak tasarlandı?
Giordano Cazzola: Look- Made In Italia koleksiyonlarında genellikle geniş kitleleri hedefleyen bir firma olmuştur. Sınırlı sayıda olmak üzere ürettiğimiz Aurea kapsül koleksiyonumuz da premium ve üst kalite seviye segmentinde olup yetişkinlere hitap etmektedir. Koleksiyondaki gözlüklerle her mevsim gözlük kullanmak özendirilmektedir.

Aurea kapsül koleksiyonundaki modellerden ve özelliklerinden bahsedebilir misiniz?
Giordano Cazzola: Kapsül, Look- Made In Italia tasarımcıları Giuseppe De Riva ve Augusto Valentini tarafından tasarlanan ikisi erkek ve ikisi kadın olmak üzere dört çerçeveden oluşuyor. Aurea ayrıca yetişkin premium ve yetişkin üst düzey kalite segmentlerinde Look- Made In Italia’nın asetat çerçevelerdeki gelişimini tamamlamak amacıyla iki koleksiyon daha oluşturacak.

Aurea’nın tasarım dilini nasıl tanımlarsınız?
Giordano Cazzola: Aurea’nın tasarım dili rafine İtalyan yaratıcılığını ortaya koyuyor. Her şey, uyum kelimesiyle özetleyebileceğimiz basit bir kavramı takip ederek güzelliği temsil etme arzusundan doğuyor.

Bu kapsül seride hangi malzemeleri ve renkleri tercih ettiniz?
Giordano Cazzola: Her şeyden önce Aurea, uzmanlığımızın denendiği tam bir asetat ürünüdür. Renk oyunları, projenin altında yatan yaratıcılığı sonuna kadar ifade etmek için asetatlardan ayrıntılı renklendirme işlemlerine kadar uzanmaktadır. Örneğin Aurea 4530 modelinde ‘üst üste binen hafiflik’ kavramı tanıtılmıştır. Asetat malzeme, her katmanın kendine özgü bir estetik işlevi olduğu bir renk tabakalaşması gibi görünecek şekilde işlenmiştir.

Kendi üretimini yapan bir marka olarak ekolojik ayak izinizi düşük tutmak amacıyla ne gibi adımlar atıyorsunuz?
Öncelikle araştırmalarımızı en iyi hammaddeleri seçmeye odaklıyoruz. Onlar olmadan mükemmel ürünler yapamazsınız. Bizim için bu bir zorunluluk. Alumix gibi malzemeleri kendi bünyemizde araştırıyor ve geliştiriyoruz. Araştırıp kullandığımız malzemelerimizin çevresel etkileri çok düşüktür ve sürdürülebilir bir ürün yaşam döngüsü oluştururlar. Sayısız kez ve mekanik özelliklerinden hiçbir şey kaybetmeden geri dönüştürülebilirler, bu da düşük ayak izi ile ürün performansında sürekliliği ve sürdürülebilirliği garanti ediyor.

Kaynak: Spectr

Ağustos 2022

Agora Optik

AGORA OPTİK

Farklı Bir Bakış

Silmo İstanbul’u hemen hemen her yıl ziyaret ediyorum. Sektörün bir araya geldiği ve böylesine büyüme gösteren bir organizasyon görmek benim için mutluluk verici.

Merhaba Murat Bey. Öncelikle sizi biraz tanıyalım ve sektöre giriş hikayenizden bahsedelim…
Babamın 1968 senesinde mesleğe başlamasıyla ve yıllar sonra kendisine mağaza açmasıyla optik sektörüyle bağımız kuruldu ve babamı kendime idol seçmemle benim hikayem de başlamış oldu. Mesleğe olan sevgim ve aşkım bu şekilde filizlenmeye başladı. Önce çıraklığını yaptığım bu meslekte yaşımın ilerledikçe içimde hep en iyisini yapma isteği oluştu. Atölye kısmı da ilgimi çok fazlasıyla çekmişti. Hem atölyedeki yeni öğrendiğim bilgiler hem de mağaza içindeki gündelik gelişmeler çok hoşuma gidiyordu. 2005 yılında Ege Üniversitesinde optisyenlik bölümünden mezun oldum ve artık eğitimini almış bir optisyen olarak meslek hayatıma devam ediyorum.

Agora Optik’in kurulma aşamasından söz eder misiniz?
Agora Optik bir aile şirketi olarak tüm sorumluluğunu kendim alarak kurduğum bir mağazadır. Her zaman en iyisini ve en güzelini başarabilmek için Agora Optik’i yaşadığım bir yuva haline getirmişimdir. Sloganımız olan ‘Farklı Bir Bakış’ ile tüm müşterilerimize özenle hizmet vermekteyiz.

Mağazalarınızın yerini belirlerken nelere dikkat ediyorsunuz?
Mağazalarımız İzmir’in en elit semtlerinde yer almaktadır. Mağazalarımızın yerini seçerken tabii ki hareketli bir yer olmasına dikkat ediyorum. Bence işini düzgün yapan, mağaza dekorasyonuna önem veren, bilgisiyle müşterilerine iyi hizmet sağlayabilen bir firma olmak her zaman en temel değeriniz olmalı. Bu sebeple bizim de birincil kuralımız bu bakış açısıyla işimizi yapmaktır.

Mağazanızda her gruptan ürün bulunduruyor musunuz?
Mağazalarımızda birçok dünya markasına yer vermekteyiz. Yenilikleri yakından takip ediyor ve güncel modelleri mağazalarımızda bulundurmaya özen gösteren bir firmayız. Ürün segmentleri ve çeşitliliği bizim için önemli bir rol oynuyor. Ancak söylediğim gibi en yeni trendleri takip etmek ve onların ışığında sürekli yenilenmekten ödün vermiyoruz.

İzmir’de birçok önemli optik mağaza yer alıyor. Bu durum bir rekabet oluşturuyor mu?
Tabii ki hemen hemen her meslek grubunda birçok mağazanın faaliyet gösteriyor olması ister istemez bir rekabete neden olur. Ancak ben hizmet kalitesine yansıdığından ve dinamik tuttuğundan ötürü rekabeti gerçekten seviyorum. Müşteriler piyasadaki mağazaları gezerken hem ürün hem de güven araştırması yapıyorlar. Agora Optik olarak da tercih ediliyor olmak ve güzel dönüşler almak beni çok mutlu ediyor.

Mağazanızda en çok satışı yapılan optik ve güneş gözlüğü markaları nelerdir?
Mağazalarımızda her kesime hitap edebilecek ürünler olduğu için her markayı saymakta güçlük çekebilirim. Fakat en çok satılan ürünler genellikle dünya markaları oluyor. Türkiye’de marka reklamının çok büyük önem taşıdığını biliyorum. Sezon başlarında bizlere gelen en büyük talepler, müşterilerimizin sosyal medyadan takip ettiği ünlülerin kullanmış olduğu gözlüklerden oluyor. Bazen gerçekten bu durumu komik buluyorum fakat o reklam sayesinde insanlar yeni çıkan gözlükleri görüyor ve o ürüne sahip olmak istiyorlar.

Satış sonrası hizmetleriniz nelerdir?
Satış sonrası verdiğimiz hizmet bence optik mağazalarını gerçekten ayakta tutan bir hizmet. Çünkü birçok meslek grubunu gerçekten etkileyen, internet satışlarına karşı ayakta durabildiğimiz önemli bir hizmet veriyoruz. Bu durumu değerlendiren insanların seçimlerini bence değiştirebiliyoruz. Müşterilerimizin hizmetimiz esnasında ve sonrasında gösterdiğimiz özen sayesinde internet alışverişi yapmaktansa optik mağazalarımızı seçmesini sağlıyoruz.

Cadde mağazaları mı yoksa AVM içerisinde yer almak mı? Sizin tercihiniz nedir ve sebepleri nelerdir?
Cadde ve Avm mağazalarının hem avantajı hem dezavantajları bulunduğunu düşünüyorum. Bence cadde mağazalarını Avm mağazalarıyla kıyaslarsak Avm mağazaları daha ön planda oluyor.  Bu durumun en büyük sebebi Avm’lerin çalışma saatleri diye düşünüyorum. Kapalı alan olduğundan dolayı hava şartlarının değerlendirildiği kış aylarında daha çok rağbet gördüğünü düşünüyorum.

Perakendecilerden biri olarak meslektaşlarınızla aranızdaki fiyat rekabeti hakkındaki görüşleriniz nelerdir?
Şu anki rekabet zaten fiyat farklılığından meydana geliyor. En büyük rekabeti internet satışlarına karşı veriyoruz. Bir mağazanın konumu ve büyüklüğüne göre gerçekten giderlerimiz ve masraflarımız çok yüksek. Birde bunların yanında rekabette olduğumuz diğer firmaları düşünürsek biraz işimiz zorlaşıyor. Piyasaya göre doğru ürün ve doğru fiyatlandırma yapıldığı zaman işimizin biraz daha kolaylaşacağını düşünüyorum.

Sektöre hizmet veren biri olarak ülkemizde gözlük kullanımı oranları ve bilinci hakkında neler düşünüyorsunuz? Gözlük kullanımının artırılması için neler yapılabilir ve kimlere görev düşüyor?
Benim tamamen inandığım bir sözü sizlerle paylaşmak isterim: Bilgi paylaştıkça güzeldir. İnsanları bilgilendirmek gerekir. Yaşadığımız pandemi sebebi ile 7’den 70’e herkes bilgisayar, ipad ve cep telefonlarının kullanımını fazlalaştırdı. Mavi ışığın vermiş olduğu zararlardan kullanıcıların haberi bir optik mağazasına girdiği zaman oluyor. Aslında bu bilgi daha birçok bilginin yanında ufak bile kalıyor. Meslek adına teknolojik gelişmeleri öğrenmeli ve bunları da nihai tüketicilerimize aktarmalıyız. Bu vesile ile TOGB Başkanları başta olmak üzere Bölge İzmir Optisyen Gözlükçüler Odası Yönetim Kurulu Başkanı Sayın Ersan Tüyen’e huzurunuzda teşekkürlerimi iletirim. Sosyal medya üzerinden yaptıkları göz muayenesinin önemi ve genetik olarak aile bireylerinden birbirine aktarılan birçok göz rahatsızlığının olabileceğini ve düzenli periyotlarla göz doktoruna gitmemiz gerektiğini belirten birçok çalışma yaparak biz optikçileri bilgilendirmeye çalışıyorlar.

Sektör içi yapılan satış ve eğitim bilgilendirmeleri yeterli mi? Siz mağaza çalışanlarınız için eğitim programları düzenliyor musunuz?
Bence sektör içi yapılan eğitimlerde eksiklikler var. Üretici firmaların da bu konuda daha fazla bilgilendirme yapmaları gerekmekte.  Biz Agora Optik olarak en az ayda bir kez olmak kaydıyla personellerimizle bir araya gelip bilgi paylaşımında bulunuyoruz ve bunun çok faydasını görüyoruz.

Yurtdışında yapılan uluslararası optik fuarlarını ve sektörel gelişmeleri takip ediyor musunuz?
Pandemiden önceki yıl Silmo Paris fuarına katılmıştım. Oradaki fuar atmosferini yakından görme şansım olmuştu. Sıkça yurtdışına çıkan biri olarak Avrupa’daki optik mağazalarını da inceleme fırsatım oldu tabii. Mağazalardaki en çok ilgimi çeken özellik ise mağazalarda bulunan optometristler olmuştur. Bu sebeple neden bizim ülkemizde de böyle bir faaliyet veremiyoruz sorusunu sormadan edemiyorum.

18-21 Aralık 2021 tarihleri arasında gerçekleşen Silmo İstanbul Optik Fuarı hakkındaki görüş ve değerlendirmeleriniz nelerdir?
Meslekte çok eski olduğum için Silmo İstanbul’u hemen hemen her yıl ziyaret etmeye gayret ettim. Tabii ki eski sıcaklığı, dostluğu her şeyde olduğu gibi kaybediyoruz. Buna rağmen tüm sektörün bir araya geldiği ve mesleğimiz adına böylesine bir büyüme gösteren bir organizasyon görmek benim için mutluluk verici.

Dergimiz ‘4 your eyes’ ile ilgili neler söylemek istersiniz?
Her ay zamanında ve düzenli olarak mağazalarımıza ulaşıyor. Büyük bir zevk ile takipteyiz.  Böyle bir hizmeti bizlere sunduğunuz için bütün meslektaşlarımın adına sizlere teşekkür etmeyi bir borç bilirim. Sizlerin de desteği ile mesleğimizi güzel ve sağlıklı günlerde hep beraber en iyi yerlere getirmeyi diliyoruz.

Temmuz 2022

Yts Optik

YTS OPTİK

Önceliğimiz, Benzersiz Bir Marka Portföyü Oluşturmak

İnşaat sektöründe faaliyetlerimiz sürerken, farklı sektörde de neler yapabiliriz düşüncesiyle araştırma yaparken New Line Group ile yollarımız kesişti ve markalarının dikkat çeken normlarından dolayı Türkiye’de de olmalı düşüncesiyle sektöre girdik.

Merhaba Gamze Hanım… Kendinizi okurlarımıza kısaca tanıttıktan sonra optik sektörüne giriş hikayenizi paylaşabilir misiniz?
Meslek hayatıma 1997 yılında ETS Tur Acente sahibi olarak başladım. 2004 yılında AtlasJet Havayolları kurulurken gelen teklifle Halkla İlişkiler ve Müşteri İlişkileri Müdürlüğü yaptım. 2010 yılında Borajet Havayollarına geçip kuruluş kadrosunda yer aldım. Türkiye’nin ilk kadın Yer İşletme Başkanı olarak bu görevi 2014 yılına kadar yürüttüm, havacılık sektöründen ayrıldıktan sonra hiç ara vermeden inşaat sektöründe olan şirketimizde çalışmaya başladım. 2020 yılında optik sektöründe de faaliyet göstermeye karar verdik ve her iki şirketimizde faaliyetlerimizi sürdürüyoruz.

YTS Optik’in kuruluş aşamasından, gelişiminden ve sektörel vizyonundan bahsedebilir misiniz?
İnşaat sektöründe faaliyetlerimiz sürerken, farklı sektörde de neler yapabiliriz düşüncesiyle araştırma yaparken New Line Group ile yollarımız kesişti ve markalarının dikkat çeken normlarından dolayı Türkiye’de de olmalı düşüncesiyle sektöre girdik. Bizim önceliğimiz, benzersiz bir marka portföyü ile yüksek kaliteli optik ve güneş gözlüklerinin Türkiye’de olması ve düzenli dağıtım ve garanti süresinde müşterilerimizi yormamaktır.

Tedarikçi bir firma olarak bünyenizdeki markalardan ve markalarınızın öne çıkan özelliklerinden bahsedebilir misiniz?
Baldinini Occhiali,  Enni Marco, Mario Rossi Collezioni, Mario Rossi Giovani olmak üzere 4 markamız var, Bu markaların altında da farklı imzalarla markalarımız da bulunuyor. Markalarımızın İtalya’da üretilmiş olmasını en önemli ayrıcalığımız olarak görüyoruz. Baldinini Occhiali, Gimmi Baldinini’nin üçüncü neslini oluşturduğu aile, 1910’da, tamamen el yapımı ayakkabılar üretti. Daha sonra el yapımı gözlük üretmeye karar vermişler, dünyada 100’den fazla Baldinini mağazası var ve optik ve güneş gözlükleri başta Gold Edition, Heritage Edition olmak üzere  beğeniliyor. Gözlük modelleri, ayrıntılar açısından zengin,  tasarımın yaratıcılığı ve yüksek kaliteli üretim teknikleri öne çıkan özellikleri. Enni Marco, Tüm camların anavatanı olan Veneto ilinde, İtalyan optik endüstrisinin merkezinde bulunan Enni Marco stüdyoda 20 yıldır koleksiyon hazırlanmaktadır.

Bunun dışında Enni Marco Emilia adı altında ayrı bir üst segment koleksiyonu da bulunmaktadır. Koleksiyonların, modanın en ön saflarında yer alan Made in Italy stili için tipik olan en yüksek stil gereksinimlerini karşıladıkları için dünya çapında bilinirliği bulunmaktadır. Mario Rossi, Mario Rossi, gerçek bir stil anlayışına sahip kişiler için İtalyan tasarımına sahip koleksiyondur Çağdaş bir ruha ve sofistike bir tasarıma sahip koleksiyonlarla göze çarpıyor. Geniş form, malzeme ve renk seçimi, Mario Rossi koleksiyonuna büyük bir güncellik ve çokluk kazandırıyor. Giovani, Bebek, çocuk ve gençler için hazırlanan koleksiyonumuzdur. Giovani tasarımı ve üretimi konusunda uzman pediatrik oftalmologların görüşleri ve onayları alınarak yapılmaktadır. Çocuklar, hoş dokunuşlu malzemeye sahip renkli, eğlenceli gözlükleri sever. Takılması rahat olan Giovani hem optik hem güneş gözlükleri farklılığını ön plana çıkartıyor.

Bünyenize yeni markalar eklemeyi düşünüyor musunuz?
New Line Group çatısı altında bulunan Zitrone Berlin, Dutch Touch markalarını da bünyemize almak istiyoruz.

Satış ve dağıtım ağınızın işleyişi nasıldır? Bu ağları geliştirmek için ne gibi çalışmalar yapıyorsunuz?
Bizim İstanbul, Antalya, İzmir ve Ankara merkezli satış ağlarımız var, bu illerdeki arkadaşlarımız diğer illerimizde de ürünlerimizi tanıtıyorlar. Bugün YTS’nin Iğdır’dan Edirne’ye kadar müşteri portföyü bulunmaktadır.

Markalarınıza ait koleksiyonları hangi etkenlere göre belirliyorsunuz?
New Line group üretime geçmeden önce olasılıkları bizimle paylaşıyor ve hangi ürünlerin üretileceği konusunda bizimle mutabık kaldıktan sonra üretime geçiyor. Öncelikle Türkiye’de tercih edilen modelleri bilmek çok önemli, siparişlerimizi ona göre oluşturuyoruz ancak 2022 yılı koleksiyonunda özellikle Baldinini’de sıra dışı modeller de tercih edilmeye başlayınca biz de ilk kez sıra dışı çizgilere sahip modeller getirdik.

YTS Optik olarak sektördeki bilinirliğinizi artırmak için hangi tanıtım ve reklam çalışmalarına başvuruyorsunuz?
2 yılda ummadığımız kadar bilinirliğimiz arttı, bunda en önemli etken müşterilerimizle devamlı kontak halinde olmamız diye düşünüyoruz. Bildiğiniz gibi Silmo İstanbul Optik Fuarı’nda yerimizi aldık. Müşterilerimizin talepleri üzerine mağazalarını markalarımızın görselleri ile giydiriyoruz ve sosyal medyada da oldukça aktifiz.

YTS Optik olarak Türkiye optik sektörünün bugünü ve geleceği ile ilgili yorumlarınız nelerdir?
Öncelikle, Türkiye’de optik talebinin lüks olmaktan çıktığını, ihtiyaç olduğunu görmek umut verici. E-ticaret ile gözlük satışları, ayrıca çok önemli bir sağlık gereci olan gözlüğün işporta ve semt pazarlarında satılması sektörümüzün ilerlemesini engellemektedir ve derhal önlem alınmalıdır.

Optik sektörü için önemli olan Odalaşma süreci hakkındaki görüşleriniz nelerdir?
Sektörün yeterince örgütlenememesi, kayıt dışı ekonomi ve merdiven altı üretim, illegal ülkemize giren ürünler, yoğun bürokrasi sebebiyle pazarlama/reklam/tanıtım yetersizliği, istatistiklerin yetersizliği, göz sağlığı konusunda bilinç düzeyinin yeterli olmamasının odalaşma sayesinde önlenebileceği görüşündeyiz. 2017 Yılında TBMM’de  kabul edilen torba kanunla optisyen ve gözlükçülerin oda ve Türk Optisyen-Gözlükçüler Birliği kurmasının önü açıldı ancak maalesef gerçekleştirilememiştir.

Sizi diğer tedarikçi firmalardan ayıran temel özellikleriniz nelerdir?
Markalarımızın kalitesi, tasarımı ve çeşitliliğinin yanı sıra, en önemli özelliğimizin ulaşılabilir ve garanti sürecinde müşterilerimizin yanında olmamız olduğunu düşünüyoruz.  YTS olarak müşterilerimizin taleplerini geri çevirmemek önceliğimizdir.

Optik ve güneş gözlüklerinde 2022 yaz trendleriyle ilgili neler söyleyebilirsiniz?
Hem marjinal hem de nostaljik modeller ön planda. Cat eye modeli bu sezonda da var. Özellikle bizim markalarımızda bulunan Clip on modeller de hem optik hem güneş gözlüğü olarak kullanıldığı için tercih edilmektedir.

Silmo İstanbul Optik Fuarı sizin için nasıl geçti? Fuar hakkında genel değerlendirmelerinizi alabilir miyiz?
Bildiğiniz gibi Pandemi döneminde gerçekleşmesine rağmen bizim beklentilerimize cevap verdi. Fuar alanının düzeni, organizasyonun profesyonelliği tabii ki bize yardımcı oldu. Silmo İstanbul Optik Fuarını gerçekleştiren 24 saat Fuarcılık A.Ş.’ye fuar öncesi ve fuar süresinde her zaman yanımızda olduğu için teşekkür ederiz.

On üç yıldır aralıksız optik sektörüne yön veren dergimiz ‘4 your eyes’ ile ilgili düşünceleriniz nelerdir?
Her ay merakla bekliyoruz, derginin içeriği ve kalitesi farklılığını ön plana çıkartıyor, sektörden tüm haberlerden 4 your eyes sayesinde bilgi sahibi oluyoruz.

Temmuz 2022