Aydın Optik

AYDIN OPTİK

Uzun Vadeli Güvenin İzinde

“Silmo İstanbul; yeni koleksiyonları ve sektördeki güncel gelişmeleri yakından takip etme fırsatı sunarken, markalarla doğrudan iletişim kurabilmemizi sağlıyor.”

Merhaba Pınar Hanım ve Aydın Bey. Kendinizi okurlarımıza tanıtarak, Aydın Optik’in kuruluş sürecinden bahseder misiniz?

Pınar Ayazlı: Merhaba, 1988 yılında Sakarya’da doğdum. Anadolu Üniversitesi İşletme Fakültesi’nden mezun olduktan sonra, 2009 yılında bir optik cam firmasında profesyonel iş hayatına adım attım. Bu süreçte 6,5 yıl boyunca yöneticilik yaparak sektörde önemli deneyimler edindim. 2016 yılında görevimden ayrıldım. Anne olduktan sonra sektöre bir yıl ara verdim ve 2017 yılının Ocak ayında ilk mağazamız olan Hendek şubemizi açarak kendi girişimcilik yolculuğumuza başladık. Mesleki gelişimime devam ederek 2022 yılında Optisyenlik Programı’ndan mezun oldum. Bugün ise geçmişten bugüne edindiğim tüm bilgi ve deneyimi işimize yansıtmayı sürdürüyorum.

Aydın Ayazlı: Merhaba, 1984 yılında Sakarya’da doğdum. 2005 yılında Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi Optisyenlik Bölümü’nden mezun oldum. Yirmi yılı aşkın süredir optisyenlik alanında edindiğim deneyimle, özellikle atölye süreçlerinde kapsamlı bilgi ve uzmanlığa sahibim. Mesleğimi, yıllar içinde kazandığım bu birikim ve aynı heyecanla yapmaya devam ediyorum.

Aydın Optik’te eşiniz Pınar Hanım ile çalışma yönteminiz nasıl, özel bir görev dağılımınız var mı?

Aydın Ayazlı: Uzun yıllara dayanan sektör tecrübem ve mağazacılık alanındaki deneyimim doğrultusunda, işin teknik ve operasyonel süreçlerini yönetmeye odaklanıyorum. Eşim ise cam ve satış alanındaki güçlü bilgi birikimiyle müşterilerin ihtiyaçlarını doğru analiz ederek en uygun çözümlere yönlendirilmesinde aktif rol üstleniyor. Özellikle cam seçiminden satış sürecine kadar uzanan tüm aşamalarda müşteri memnuniyetini merkeze alan yaklaşımı, hizmet kalitemizi daha da güçlendiriyor. Birbirini tamamlayan bu iki farklı uzmanlık alanının bir araya gelmesiyle, mağaza yönetiminde hem teknik doğruluğu hem de müşteri memnuniyetini ön planda tutan dengeli ve verimli bir yapı oluşturabiliyoruz. İşbirliğimiz, müşterilere daha doğru ve güvenilir bir hizmet sunmamıza da önemli katkı sağlıyor.

Aydın Optik olarak yıllar içinde büyümenizi ikinci şubeyle sürdürdünüz. Lokasyon tercihiniz neden Serdivan oldu?
İkinci şube için planladığımız konsept Serdivan bölgesiyle daha uyumluydu. Tabii yine de Serdivan’ı tercih etmeden önce bölgenin dinamiklerini ve müşteri potansiyelini detaylı şekilde değerlendirdik. Serdivan ilçesinin Hendek’e göre daha genç, hareketli ve çeşitliliğe açık bir yapıya sahip olması tercihimizde önemli bir etken oldu. Özellikle güneş gözlüğü ve özel koleksiyonlara yönelik ilginin yüksek olması, Serdivan şubemizi farklı bir konseptle konumlandırmamıza olanak sağladı. Bunun yanında, bölgenin değişen tüketici beklentilerine daha geniş bir ürün yelpazesiyle yanıt verebileceğimizi gördük. Bu doğrultuda iki şubemizi de bulunduğu lokasyonun ihtiyaçlarına göre planlayarak ilerlemekteyiz. Her mağazamızın bulunduğu bölgenin beklentilerine uygun bir yapı oluşturmasına özen gösteriyoruz.

Peki her iki şubeniz arasında farklılaşan müşteri beklentilerini nasıl yönetiyorsunuz?
İki farklı lokasyonda hizmet vermek, müşterilerimizi daha yakından tanımamıza ve ihtiyaçlarına uygun bireysel çözümler geliştirmemize önemli katkı sağlıyor. Hendek şubemizde daha çok temel optik ihtiyaçlara yönelik, fonksiyonel ürünlerin ön planda olduğu bir yapı bulunuyor. Buradaki müşteriler genellikle sağlık ve kullanım odaklı tercihler yapıyor. Serdivan şubemizde ise daha geniş bir ürün yelpazesi sunuyoruz. Optik ürünlerin yanı sıra güneş gözlükleri ve özel koleksiyonlar da önemli bir yer tutuyor. Serdivan’daki müşteriler stil, marka ve tasarım açısından daha seçici ve trend odaklı bir yaklaşım sergiliyor. Şubeler arasındaki bu farklılıklar, ürün seçiminden mağaza içi sunuma kadar birçok konuda daha esnek ve yenilikçi hareket etmemizi sağlıyor. Her iki şubemiz için de geçerli olan en önemli nokta ise müşterilerimizin beklentilerini doğru analiz ederek ihtiyaçlarına en uygun seçenekleri sunmaya özen göstermemizdir. Beklentilerdeki farklılıklara göre ürün portföyümüzü ve satış yaklaşımımızı şekillendiriyoruz. Bu sayede müşterilerimize daha doğru, daha kişiselleştirilmiş ve memnuniyet odaklı bir hizmet sunabiliyoruz.

Mağazalarınız için marka ve ürün seçimi sürecinde hangi kriterler sizin için belirleyici oluyor?
Marka ve ürün seçimi yaparken bizim için en önemli kriterlerin başında kalite ve güvenilirlik geliyor. Bir markanın yalnızca ürün kalitesiyle değil, kurumsal yaklaşımı ve sektördeki itibarıyla da güçlü bir duruş sergilemesini önemsiyoruz. Bunun yanı sıra markanın tasarım dili, sektördeki konumu ve distribütörle kurulacak uzun vadeli işbirliği potansiyeli de karar sürecimizde belirleyici rol oynuyor. Müşterilerimizin beklentilerini dikkatle analiz ederek hem güncel trendleri yakalayabilen hem de zamansız tasarım anlayışını koruyan markalarla çalışmayı tercih ediyoruz. Çünkü bizim için önemli olan yalnızca dönemsel taleplere yanıt vermek değil, uzun vadede sürdürülebilir bir müşteri memnuniyeti oluşturabilmektir. Ürün seçimi yaparken kalite, tasarım ve kullanım deneyimi arasındaki dengeyi de göz önünde bulunduruyoruz. Bunun yanında çalıştığımız firmaların sunduğu satış sonrası destek, garanti süreçleri ve iletişim yaklaşımı da büyük önem taşıyor. Güçlü bir portföy oluşturmanın yalnızca ürün çeşitliliğiyle değil, aynı zamanda güvenilir ve sürdürülebilir iş ortaklıklarıyla mümkün olduğuna inanıyoruz. Bu nedenle marka seçimlerimizi kısa vadeli ticari hedeflerden çok, uzun vadeli işbirliği anlayışıyla şekillendiriyoruz.

Aydın Optik olarak mağaza içi hizmet anlayışınızı ve müşteri memnuniyeti yaklaşımınızdan bahseder misiniz?
Mağaza içi hizmet anlayışımızın temelinde güven, samimiyet ve doğru yönlendirme yer alıyor. Biz müşterilerimize yalnızca bir ürün sunmayı değil, ihtiyaçlarını doğru analiz ederek onlar için en uygun çözümü belirlemeyi hedefliyoruz. Her müşteriyi ayrı bir deneyim olarak görüyor, birebir iletişim kurarak beklentilerini anlamaya ve en doğru ürüne ulaşmalarına yardımcı olmaya çalışıyoruz. Yaklaşımımızın, müşteri memnuniyetinin en önemli unsurlarından biri olduğuna inanıyoruz. Satış sürecinin yanı sıra satış sonrasındaki memnuniyet de bizim için en az o kadar değer taşıyor. Bu nedenle müşterilerimizle uzun vadeli ve güvene dayalı ilişkiler kurmaya özen gösteriyoruz. Yıllar içerisinde oluşan müşteri bağlılığını da bu yaklaşımın doğal bir sonucu olarak görüyoruz. Çünkü Aydın Optik’te bizim için en değerli referans, memnun bir müşterinin bizi çevresine tavsiye etmesidir.

Aydın Optik olarak dijital iletişim ve sosyal medya çalışmalarınızı nasıl şekillendiriyorsunuz?
Dijital iletişim ve sosyal medya, günümüzde müşteriye ulaşmanın en hızlı ve etkili yollarından biri haline geldi. Sosyal medyayı yalnızca bir tanıtım kanalı olarak değil, aynı zamanda marka kimliğimizi ve hizmet anlayışımızı yansıttığımız önemli bir iletişim platformu olarak değerlendiriyoruz. Bu sayede müşterilerimizle daha yakın temas kurabiliyor, beklenti ve taleplerine daha hızlı şekilde karşılık verebiliyoruz. Sosyal medya üzerinden aldığımız geri bildirimler de müşterilerimizi daha iyi anlamamıza ve hizmet yaklaşımımızı geliştirmemize katkı sağlıyor. Değişen tüketici beklentilerini yakından takip ederek iletişim dilimizi ve paylaşımlarımızı bu doğrultuda şekillendirmeye özen gösteriyoruz. Dijital kanalların sunduğu etkileşim fırsatı, müşterilerimizle daha güçlü ve sürdürülebilir bir bağ kurmamıza yardımcı oluyor.

Silmo İstanbul Optik Fuarı’nın önemini ve sektöre katkılarını nasıl değerlendiriyorsunuz?
Silmo İstanbul Optik Fuarı’nı sektörümüz açısından önemli ve değerli bir buluşma noktası olarak görüyoruz. Fuar, yeni koleksiyonları ve sektördeki güncel gelişmeleri yakından takip etme fırsatı sunarken, markalarla doğrudan iletişim kurabilmemizi sağlıyor. Özellikle farklı markaları bir arada görmek ve ürünleri yerinde incelemek, mağazalarımız için daha doğru değerlendirmeler yapmamıza yardımcı oluyor. Aynı zamanda sektör profesyonelleriyle bir araya gelerek fikir alışverişinde bulunmak ve farklı deneyimleri dinlemek de fuarı bizim için oldukça kıymetli yapıyor. Silmo İstanbul’un hem sektörün gelişiminde hem de biz optik perakendecilerin mesleki bilgilerini güncel tutmasında da önemli bir rol üstlendiğine inanıyoruz.

Değerli röportajınız için teşekkür ederiz. Son olarak 4 your eyes ile ilgili düşüncelerinizi öğrenmek isteriz?
Aydın Optik ailesi olarak 4 your eyes ekibine biz teşekkür ederiz. 4 your eyes, optik sektöründeki güncel gelişmeleri ve yenilikleri profesyonel bir bakış açısıyla aktaran değerli bir yayındır. Trendleri, markaları ve farklı bakış açılarını bir araya getiren içerikleri ile bizler için önemli bir bilgi paylaşım platformu olduğunu düşünüyoruz. Sektörel iletişime sağladığınız katkıyı değerli buluyor, başarılarınızın devamını diliyoruz.

Temmuz 2026

Bayer Optik

BAYER OPTİK

Balıkesir’de Güvenin Adresi

“Silmo İstanbul Optik Fuarı; yenilikleri yakından takip edebilme, yeni işbirlikleri geliştirme ve farklı bakış açıları kazanabilmemiz açısından bizler için son derece değerli bir buluşma noktasıdır.”

Merhaba Ogün Bey. Optik sektörüne girişinizi ve bugün geldiğiniz noktayı nasıl özetlersiniz?
Optik sektörüne yaklaşık 16 yıl önce işin mutfağından çırak olarak başladım. Mesleğe ilk adım attığım günden bu yana yalnızca teknik bilgi edinmekle kalmayıp, aynı zamanda müşteri ilişkileri, ürün bilgisi ve sektörel gelişmeler konusunda da kendimi sürekli geliştirmeye özen gösterdim. Bu süreçte turizm şehirlerimizden Muğla’da otel içi optik mağazadaki çalışmalarımla yabancı turist müşteri portföyü edinme gibi deneyimler kazanarak hem mesleki bakış açımı genişlettim hem de danışanların ihtiyaçlarını daha iyi anlayabilme yetkinliği kazandım. Bugün 2023 yılında açtığımız mağazamız Bayer Optik’te, optisyen kız kardeşim ile birlikte yıllar içinde edindiğim birikimimi en doğru şekilde müşterilerimize aktarmanın ve onların hayatına dokunan çözümler sunmanın mutluluğunu yaşıyoruz.

Bayer Optik’in kuruluş aşamasından ve nasıl bir konsept geliştirdiğinizden bahseder misiniz?
Butik, samimi ve güven veren bir optik mağazası açmak niyetindeydik. 2023 yılının Mayıs ayında istediğimiz bu konsepti Bayer Optik markasıyla hayata geçirdik. İlk günden itibaren kaliteli ürünleri doğru yönlendirme ve içten bir hizmet anlayışıyla sunma amacında olduk. Müşterilerimizin kendilerini rahat hissedebileceği; ürünlerimizi, konforlu bir alanda ve aceleye etmeye gerek duymadan inceleyebileceği ve güven hissiyle alışveriş yapabilecekleri bir ortam oluşturmayı hedefledik. Bu doğrultuda hem fiziksel mağaza düzenimizi hem de hizmet yaklaşımımızı bu vizyon üzerine inşa ettik. Müşterilerimizin ihtiyaçlarını gerçekten dinleyebileceğimiz ve onlara birebir ilgi gösterebileceğimiz bir yapı kurmaya özen gösterdik. Bugün de butik mağaza anlayışımızı koruyarak kişisel deneyimi ön planda tutmaya devam ediyoruz.

Uzun soluklu mesleki deneyiminiz Bayer Optik’teki hizmet anlayışınıza nasıl yansıdı?
Uzun yıllar sektörde aktif olarak çalışmış olmak, müşterinin ihtiyacını daha ilk temas anında doğru analiz edebilme becerisi kazandırıyor. Bu deneyim sayesinde müşterilerimize yalnızca ürün sunmak yerine, onların gerçek ihtiyaçlarını daha hızlı anlayarak en doğru çözümleri önerebiliyoruz. Bayer Optik’te satış odaklı bir yaklaşım yerine, tamamen ihtiyaç ve memnuniyet odaklı bir hizmet anlayışı benimsiyoruz. Her müşterinin göz yapısı, yaşam tarzı ve beklentileri farklı olduğundan kişiye özel çözümler sunmaya büyük önem veriyoruz. Müşterilerimizin yalnızca satın alma sürecinde değil, sonrasında da kendilerini güvende hissetmelerini önemsiyoruz. Bu nedenle doğru yönlendirme ve sürdürülebilir memnuniyet anlayışını hizmet yaklaşımımızın merkezinde tutuyoruz. Geri bildirimlerle güçlenen uzun soluklu müşteri ilişkileri kurabilmek de bizim için en değerli kazanımlardan biri oluyor.

Lokasyon seçimi mağazacılıkta oldukça önemli. Sizin Bayer Optik için tercihiniz ne yönde oldu?
Evet, gerçekten de bir mağazanın konumu verdiği hizmetin içeriğine bağlı olarak ciddi şekilde önem taşıyor. Bunu yıllar içerisindeki gözlemlerimle sayısız kez deneyimlediğimden, Bayer Optik’in kuruluşu öncesi en dikkat ettiğimiz ve hassas davrandığımız konu da lokasyonu oldu diyebilirim. Bu sebeple mağazamızı, özel hastaneye yakın ve şehir merkezi ile hastane aksını birleştiren bir noktada konumlandırmayı tercih ettik. Gözlüklerin sadece moda aksesuarı olmadıkları, aynı zamanda dijital çağın etkisiyle kullanıcı ihtiyaçlarının giderek arttığı bir göz sağlığı hizmeti verdiğimiz gerçeğini de farkındayız. Bu sebeple hastane ve şehir merkezi dengesini sağlayan konumumuz sayesinde oldukça geniş bir müşteri kitlesine hitap edebiliyoruz. Hem merkezde yaşayan müşterilerin hem de hastane ziyaretleri sonrasında reçeteli çerçeve ihtiyacı doğan danışanların kolay ulaşılabileceği bir noktadayız.

Dünya genelinde miyopi artışı söz konusu. Reçeteli çerçeve ihtiyacındaki müşterilerinize nasıl destek oluyorsunuz?
Günümüzde özellikle dijital ekran kullanımının artmasıyla birlikte miyopi başta olmak üzere görme problemleri daha yaygın hale geldi. Bu yüzden teknolojik gelişmeleri yakından takip ederek, özellikle cam ve ölçüm teknolojilerindeki yenilikleri müşterilerimize sunuyoruz. Daha net görüş, hızlı adaptasyon ve yüksek konfor sağlayan çözümler sunarak müşteri memnuniyetini en üst seviyede tutmayı hedefliyoruz. Ayrıca, müşterilerimizi yalnızca mevcut ihtiyaçlarına göre değil, uzun vadeli görme konforlarını da dikkate alarak yönlendirmeye çalışıyoruz. Özellikle çocuklarda ve gençlerde miyopi kontrolüne yönelik geliştirilen güncel çözümleri yakından takip ediyor, aileleri bu konuda bilgilendirmeye önem veriyoruz. Her bireyin görme ihtiyaçları farklı olduğu için ölçümden ürün seçimine kadar tüm süreci kişiye özel bir yaklaşımla değerlendiriyoruz. Teknolojinin sunduğu imkanları doğru danışmanlıkla birleştirmenin, başarılı bir optik hizmetinin en önemli unsurlarından biri olduğuna inanıyoruz.

Kız kardeşinizle birlikte çalışıyor olmanız, ekip yapınızı ve müşterilerle kurduğunuz ilişkiyi nasıl etkiliyor?
Aile bireyiyle birlikte çalışmak, ekip içindeki uyumu ve güveni doğal bir şekilde güçlendiriyor. Bu uyum ve samimiyet mağaza atmosferine de yansıyor. Müşterilerimiz mağazamıza geldiklerinde kendilerini bir satış ortamından ziyade misafir oldukları bir ortamda hissediyorlar. Bu durum, müşterilerle daha sıcak ve uzun vadeli ilişkiler kurmamıza katkı sağlıyor. Birlikte çalışıyor olmamız sayesinde müşterilerimizin ihtiyaçlarına daha hızlı ve uyumlu şekilde yaklaşabiliyoruz. Pek çok müşterimiz zaman içerisinde yalnızca alışveriş yapmak için değil, fikir almak ve danışmak için de mağazamızı ziyaret ediyor. Bizim için en değerli geri dönüşlerden biri, müşterilerimizin bizi çevrelerine gönül rahatlığıyla tavsiye etmeleri oluyor. Bu güven duygusunun yıllar içinde oluşan samimi iletişimden beslendiğine inanıyoruz.

Satışa sunacağınız ürünleri seçerken dikkate aldığınız en önemli kriterleriniz neler?
Ürün seçimi yaparken kalite, konfor ve tasarımı bir arada sunabilmeye dikkat ediyoruz. Farklı yaş gruplarına ve bütçelere hitap eden ürünleri tercih ederken, aynı zamanda güncel moda trendlerini de yakından takip ediyoruz. Amacımız, müşterilerimize hem estetik hem de fonksiyonel açıdan tatmin edici seçenekler sunmaktır. Bununla birlikte ürün çeşitliliğine yaklaşımımızda nicelikten çok niteliğe önem veriyoruz. Müşteriyi gereksiz ürün kalabalığıyla yormak yerine, özenle seçilmiş ve gerçekten ihtiyaçlara cevap veren koleksiyonlar oluşturmaya çalışıyoruz. Bu sayede hem butik mağaza kimliğimizi koruyor hem de farklı beklentilere hitap eden dengeli bir ürün yelpazesi sunabiliyoruz.

Peki mağazanızın mimari tasarımını ve ürün sunum düzenini oluştururken hangi unsurları ön planda tuttunuz?
Tasarımında ferahlık, sadelik ve alan kullanımında maksimum konfor sağlamaya yönelik bir yaklaşım benimsedik. Müşterilerin ürünleri rahatça inceleyebileceği, kendilerini yormadan seçim yapabileceği bir düzen oluşturduk. Görsel bütünlüğü korurken aynı zamanda mağazanın işlevselliğini de ön planda tuttuk. Butik mağaza anlayışımıza uygun olarak sıcak ve davetkar bir atmosfer oluşturmayı hedefledik. Ürünlerin ön plana çıktığı, müşterilerin kendilerini rahat hissederek vakit geçirebileceği bir ortam tasarlamaya özen gösterdik. Vitrin düzeninden ürün yerleşimine kadar her detayın sade ve anlaşılır olmasını istedik. Çünkü doğru mağaza deneyiminin yalnızca ürünlerden değil, müşterinin mağazada geçirdiği zamandan da beslendiğine inanıyoruz.

Bayer Optik olarak önümüzdeki yıllar için hedefleriniz neler? Yakın zamanda yeni şube planınız var mı?
Öncelikli hedefimiz mevcut mağazamızda sunduğumuz hizmet kalitesini sürekli olarak geliştirmek ve daha ileriye taşımaktır. Gelecekte yeni yatırımlar ve şubeleşme elbette gündemimizde olabilir; ancak bu süreci planlı ve doğru adımlarla ilerletmek istiyoruz. Biz büyümenin yalnızca fiziksel olarak genişlemekten ibaret olmadığını düşünüyoruz. Müşteri memnuniyetini artırmak, hizmet kalitemizi sürekli geliştirmek ve Bayer Optik’e duyulan güveni daha da güçlendirmek öncelikli hedeflerimiz arasında yer alıyor. Sektördeki yenilikleri yakından takip ederek müşterilerimize her seferinde daha iyi bir deneyim sunmaya devam edeceğiz. Doğru zamanı ve doğru koşulları yakaladığımızda, yeni yatırımları da aynı titizlikle değerlendireceğiz.

Silmo İstanbul Optik Fuarı’nın gelişimi ve sektöre katkıları hakkında düşünceleriniz nelerdir?
Silmo İstanbul Optik Fuarı; yenilikleri yakından takip edebilme, yeni işbirlikleri geliştirme ve farklı bakış açıları kazanabilmemiz açısından bizler için son derece değerli bir buluşma noktasıdır. Her yıl yerli ve yabancı sektör profesyonellerini aynı çatı altında bir araya getirmesi, fuarın sektör adına üstlendiği önemli rolü açıkça ortaya koyuyor. Silmo İstanbul Optik Fuarı’nın her yıl büyüyerek etki alanını genişletmesi, Türkiye optik sektörünün dinamizmine yaptığı katkıları da net şekilde gösteriyor. Ayrıca sektör profesyonelleri arasındaki bilgi paylaşımını ve ticari etkileşimi güçlendirmesi bakımından da önemli bir değer yarattığını düşünüyorum.

Değerli röportajınız için teşekkür ederiz. Son olarak 4 your eyes ile ilgili düşüncelerinizi öğrenmek isteriz?
Sektörümüz açısından 4 your eyes’ın bilgilendirici ve vizyoner olması yanında sektöre değer katan bir yayın olduğunu düşünüyorum. 4 your eyes, yalnızca güncel haberleri aktaran bir yayın olmanın ötesinde, sektördeki yenilikleri, markaları ve profesyonelleri görünür kılan önemli bir iletişim köprüsü görevi de üstleniyor. Bayer Optik olarak biz teşekkür ediyor ve başarılı yayınlarınızın devamını diliyoruz.

Haziran 2026

Emre Optik

EMRE OPTİK

Bir Optik Deneyim Merkezi…

“Silmo İstanbul sayesinde global optik trendlerini yakından takip etme ve sektördeki yenilikleri doğrudan deneyimleme fırsatı buluyoruz.”


Merhaba, İlyas Bey. Okurlarımıza kendinizi tanıtarak Emre Optik’in kuruluş hikayesini anlatır mısınız?
Merhaba ben İlyas Elmas. Emre Optik’in temelleri, 1978 yılında İzmir’de bir aile girişimine dayanır. O dönemde optik sektörü henüz bugünkü teknik ve estetik olgunluğa ulaşmamışken, bireylerin doğru gözlük seçimi konusunda güvenilir yönlendirmeye duyduğu ihtiyaç oldukça belirgindi. Biz bu mesleği hiçbir zaman yalnızca ticari bir faaliyet olarak konumlandırmadık; optiği, doğrudan yaşam kalitesine temas eden bir uzmanlık alanı olarak ele aldık. Bu yaklaşım, yıllar içinde süreklilik, güven ve bilgi birikimiyle şekillenen bir kurumsal kültüre dönüştü. Bugün Emre Optik, Ege Bölgesi’nde farklı lokasyonlarda faaliyet gösteren ve geleneksel tecrübeyi çağdaş optik anlayışıyla bütünleştiren güçlü bir marka kimliği taşımaktadır.

Emre Optik bugün Ege Bölgesi’nde güçlü bir mağaza ağına sahip. Büyüme sürecinizde temel stratejiniz neydi?
Büyüme yaklaşımımız hiçbir zaman hızlı genişleme odaklı olmadı; temel önceliğimiz sürdürülebilir güven inşa etmekti. Faaliyet gösterdiğimiz her bölgede, müşteri beklentilerini doğru analiz etmek ve bu beklentilere nitelikli çözümler sunmak ana stratejimizi oluşturdu. Doğru ürün, doğru danışmanlık ve tutarlı kalite anlayışı, markamızın büyümesinde belirleyici rol oynadı. Bununla birlikte global markaları portföyümüze dahil ederek estetik ve teknik çeşitliliği artırdık. Böylece farklı müşteri segmentlerine hitap edebilen, dengeli ve zengin bir ürün yapısı kurmayı başardık. Ayrıca zamanın ve koşulların dinamiklerine de uyum göstermeyi tercih ettik. Bu bağlamda özellikle son yıllarda dijitalleşmeye yaptığımız yatırımlar, markamızın erişim alanını genişleterek fiziksel mağaza deneyimini tamamlayan güçlü bir yapı oluşturdu. Dijital kanallar üzerinden sağladığımız bu entegrasyon, müşterilerimizle daha kesintisiz ve çok yönlü bir iletişim kurmamıza olanak tanıdı.

Didim, Karşıyaka, Foça ve Bodrum gibi farklı lokasyonlarda hizmet vermek, müşteri beklentileri ve satış yaklaşımınızda nasıl farklılıklar oluşturuyor?
Her lokasyon, kendine özgü bir müşteri profili ve estetik algı barındırır. Bu nedenle her mağazamızı bulunduğu çevrenin dinamiklerini dikkate alarak konumlandırıyor, tek tip bir yaklaşım yerine yerel ihtiyaçlara duyarlı bir yapı benimsiyoruz. Turistik bölgelerde uluslararası ziyaretçilerin etkisiyle daha çeşitli ve trend odaklı tercihler öne çıkarken, yerel müşteri kitlesinde fonksiyonellik, konfor ve uzun ömürlü kullanım beklentisi daha belirgin hale gelir. Örneğin Bodrum gibi destinasyonlarda stil ve moda odaklı güneş gözlüğü modellerine yoğun ilgi gözlemlenirken, daha yerleşik bölgelerde günlük kullanım konforu ön plana çıkmaktadır. Bu farklılıkları dikkate alarak ürün gamımızı ve mağaza deneyimimizi mikro ölçekte yeniden kurguluyor, her lokasyona özgü bir hizmet yaklaşımı geliştiriyoruz.

Emre Optik’i bir optik deneyim merkezi olarak konumlandırıyorsunuz. Bu yaklaşımı mağaza içi hizmet süreçlerine nasıl yansıtıyorsunuz?
Bir gözlük, yalnızca görsel bir aksesuar değil; bireyin stilini, konforunu ve günlük yaşam kalitesini doğrudan etkileyen bir objedir. Bu bakış açısı, mağaza içindeki tüm hizmet süreçlerimizin temelini oluşturur ve müşteriye temas ettiğimiz her noktada kendini hissettirir. Bu nedenle mağazalarımızı sadece ürün sunulan alanlar olarak değil, çok boyutlu bir deneyim merkezi olarak ele alıyoruz. Müşterilerimize yüz anatomisine uygun çerçeve seçimi, kullanım amacına göre cam önerileri ve stil danışmanlığı gibi bütüncül bir hizmet sunuyoruz. Amacımız, her müşterinin kendine en uygun ürünü bilinçli bir şekilde seçmesine destek olmak ve bu süreçte yüksek memnuniyet sağlayan bir deneyim yaşamalarını garanti etmektir.

Ürün portföyünüzü oluştururken marka, stil, kalite ve fiyat dengesi kurmak için nasıl bir yol izliyorsunuz?
Bir ürünün estetik gücü kadar teknik performansı da belirleyicidir. Bu nedenle portföy oluştururken; tasarım, dayanıklılık ve kullanım konforu arasında dengeli bir yapı kurmaya özen gösteriyoruz. Aynı zamanda farklı fiyat aralıklarında alternatifler sunarak her müşterinin kendi beklentilerine uygun bir ürüne ulaşabilmesini mümkün kılıyoruz. Farklı segmentleri dengeli şekilde bir araya getirerek hem erişilebilir hem de premium beklentilere yanıt verebilen bir yapı kuruyoruz. Bu yaklaşımımız, markamızın erişilebilirlik ve kalite arasındaki dengeyi korumasını sağlıyor.

Mağazalarınızda satışını en çok yaptığınız optik ve güneş gözlüğü markaları hangileri?
Güneş gözlüğü kategorisi, özellikle mevsimsel etkilerle birlikte yüksek talep gören bir segment olarak öne çıkıyor. Özellikle yaz dönemlerinde artan hareketlilik, bu kategorideki ürün çeşitliliğimizi ve stok yönetimimizi daha dinamik hale getiriyor. Bunun yanında optik çerçeveler ve ileri teknoloji cam çözümleri de portföyümüzde önemli bir yer tutmaktadır. Ray-Ban, Persol, Prada ve Miu Miu gibi uluslararası markalar müşterilerimiz tarafından sıklıkla tercih edilmektedir. Bununla birlikte farklı fiyat segmentlerinde dengeli bir ürün çeşitliliği sunarak geniş bir müşteri kitlesine hitap etmeyi sürdürüyoruz. Ürün çeşitliliğimiz hem marka bağlılığını güçlendiren hem de yeni müşteri kazanımını destekleyen önemli bir unsur olarak öne çıkıyor.

Farklı segmentlerden oluşan bu geniş ürün çeşitliliğini nasıl bir stok yönetimiyle destekliyorsunuz?
Optik sektörü, trendlerin hızlı değiştiği dinamik bir yapıya sahiptir. Bu dinamizm, stok planlamasında esnek ve hızlı aksiyon alabilen bir yapı kurmayı zorunlu kılıyor. Bu nedenle veri odaklı stok yönetimi kritik bir rol oynar. Satış verilerini düzenli olarak analiz ediyor, bölgesel talep farklılıklarını yakından takip ediyoruz. Aynı zamanda sezonluk dalgalanmaları ve ürün bazlı performansları da dikkate alarak stok dağılımımızı aktif bir şekilde yeniden şekillendiriyoruz. Bu veriler ışığında koleksiyonumuzu periyodik olarak revize ederek hem güncel trendlerle uyumu koruyor hem de stok verimliliğini daha kontrollü ve etkin bir şekilde optimize ediyoruz. Böylece hem ürün bulunurluğunu koruyan hem de gereksiz stok yükünü minimize eden dengeli bir stok kurgusu oluşturmayı hedefliyoruz.

Fiziksel mağaza deneyiminizi 2014’te dijital platformlara da taşıdınız. Online satışa açılmanın Emre Optik’e katkılarını paylaşır mısınız?
Dijitalleşme, markamızın gelişiminde önemli bir dönüm noktası oldu. Bu adım, yalnızca yeni bir satış kanalı oluşturmanın ötesinde, markamızın erişim ve iletişim gücünü de önemli ölçüde artırdı. Online satış kanalı sayesinde coğrafi sınırların ötesine geçerek Türkiye genelinde daha geniş bir müşteri kitlesine ulaşma imkanı elde ettik. Farklı şehirlerdeki müşterilerimize de aynı hizmet kalitesini sunabilmek, marka algımızı daha güçlü ve tutarlı bir zemine taşıdı. Aynı zamanda dijital platformlar, müşterilerin ürünleri detaylı şekilde inceleyebilmesine ve marka hakkında daha fazla bilgi edinmesine olanak tanıyarak mağaza deneyimini tamamlayan bir yapı oluşturdu. Bu entegrasyon sayesinde fiziksel mağazalar ve dijital kanallar arasında kesintisiz bir deneyim sunarak müşteri memnuniyetini daha sürdürülebilir hale getirmeyi başardık.

Satış süreci ve sonrasında müşterilerinize sunduğunuz hizmet yaklaşımını nasıl tanımlarsınız?
Optik sektörü, doğası gereği güven temelli bir alandır. Bu nedenle satış sürecini yalnızca bir alışveriş anı olarak değil, uzun vadeli bir ilişkinin başlangıcı olarak ele alıyoruz. Müşteriler, uzun süre kullanacakları bir ürünü tercih ederken doğru yönlendirme beklerler. Bu noktada ihtiyaç analizi, doğru bilgilendirme ve kişiye özel önerilerle süreci daha bilinçli ve güvenli hale getirmeyi önemsiyoruz. Bu nedenle şeffaflık, doğru ürün önerisi ve satış sonrası destek hizmetlerimiz iş modelimizin temelini oluşturur. Satış sonrasında da bakım, ayar ve teknik destek gibi hizmetlerle müşterilerimizin yanında olmaya devam ediyoruz. Müşterilerimizin yıllar sonra tekrar bizi tercih etmesi, kurduğumuz ilişkinin en güçlü göstergesidir.

Silmo İstanbul Optik Fuarı’nın gelişimi ve sektöre katkıları hakkında düşünceleriniz nelerdir?
Silmo İstanbul, optik sektörünün en önemli buluşma noktalarından biri olarak öne çıkmaktadır. Yeni koleksiyonların sergilendiği, trendlerin şekillendiği ve sektör profesyonellerinin bir araya geldiği güçlü bir platformdur. Silmo İstanbul sayesinde global optik trendlerini yakından takip etme ve sektördeki yenilikleri doğrudan deneyimleme fırsatı buluyoruz. Fuarın her geçen yıl Silmo İstanbul Akademik ile sunduğu gibi mesleki eğitime daha fazla odaklanması veya Silmo Award İstanbul ile sektör profesyonellerini ödüller ile teşvik edip desteklemesini çok değerli buluyoruz.

Röportajınız için teşekkür ederiz. Son olarak 4 your eyes ile ilgili düşüncelerinizi öğrenmek isteriz?
Optik sektöründe bilgi akışını artıran yayınların büyük bir değer taşıdığına inanıyoruz. 4 your eyes gibi platformlar hem sektör profesyonelleri hem de optik alanına ilgi duyan okuyucular için önemli bir referans kaynağı niteliğindedir. Bu tür çalışmaların sektöre katkı sağlamaya devam edeceğini düşünüyor ve bu röportaj için biz de teşekkürlerimizi iletiyoruz.

Mayıs 2026

Elit Optik

Elit OPTİK

Konya’ya Vizyon ve Değer Katıyor

“Elit Optik Cadde şubemiz, Silmo Award İstanbul Ödüllerinde En İyi Mağaza kategorisinde Türkiye’nin En İyi 2. Mağazası seçildi. Çalışmalarımızı onurlandıran ve mesleki motivasyonumuzu artıran bu kıymetli ödülden gurur duyduk.”

Merhaba Osman Bey. Okurlarımıza kendinizi biraz tanıtarak, optik sektörüne giriş hikayenizden söz eder misiniz?
Merhaba, ben Osman Baharoğlu. 1983 yılında Konya’da doğdum. Eğitim hayatımı Konya’da tamamladım. 2002 yılında optik sektörüne adım attım ve o günden bu yana mesleğimi büyük bir bağlılıkla sürdürüyorum. Askerlik görevimin ardından 2007 yılında evlendim; eşim öğretmen olarak görev yapıyor. Bir kız ve bir erkek çocuk babasıyım. 2008 yılında ilk mağazamı açarak kendi işimi kurdum. Bugün Konya’da farklı lokasyonlarda altı mağaza ile hizmet veriyoruz. Bu sektöre yönelmemde çocukluk yıllarımdan itibaren güneş gözlüklerine duyduğum ilgi etkili oldu. Zamanla gözlüğün sadece bir ihtiyaç değil, stil ve kimlik ifade eden bir unsur olduğunu fark etmem, bu alana olan bağlılığımı daha da güçlendirdi.

İstanbul ve Ankara’daki deneyimlerinizin, Konya’daki mağazacılık anlayışınıza nasıl bir katkısı oldu?
İstanbul ve Ankara gibi büyük şehirlerde, özellikle yoğun müşteri trafiğine sahip AVM’lerde edindiğim deneyimler benim için çok kıymetliydi. Bu şehirlerde optik mağazacılığın yalnızca ürün satışı değil, aynı zamanda bir deneyim yönetimi olduğunu gözlemleme fırsatı buldum. Dünya markalarının sunum biçimi, mağaza içi iletişim dili, müşteriyle kurulan bağ ve trend takibi gibi konulara yakından şahit oldum. Özellikle İstanbul’un bir moda merkezi gibi sürekli yenilenen dinamiği, sektöre bakış açımı ciddi anlamda geliştirdi. Tüm bu birikimi Konya’ya taşıyarak, müşterilerime daha çağdaş, daha bilinçli ve daha güçlü bir mağazacılık anlayışı sunmaya çalıştım. Bu yaklaşımın, bulunduğumuz şehirde fark yaratmamızda önemli bir rol oynadığını düşünüyorum.

İlk mağazanızı açtığınız 2008 yılında Konya’daki optik perakendecilik anlayışı nasıldı? Sizin hedefleriniz nelerdi?
2008 yılında optik sektörü genel olarak daha geleneksel bir yapıdaydı. Mağazaların büyük bölümü hastane çevresinde konumlanıyor, hizmet daha çok temel görme ihtiyacına yönelik sunuluyordu. Gözlük, bugünkü kadar moda ile iç içe değerlendirilen bir ürün değildi. Açıkçası biz de başlangıçta bu yapının bir parçasıydık. Ancak bu algının değişmesi gerektiğini düşünüyorduk. Gözlüğün sadece bir sağlık ürünü değil, aynı zamanda kişinin tarzını yansıtan önemli bir aksesuar olduğunu anlatmaya başladık. Marka, kalite ve estetik kavramlarını müşterilerimize doğru şekilde aktararak bu dönüşümün bir parçası olduk. Bu süreçte hem kendimizi geliştirdik hem de müşterimizin bakış açısını dönüştürdük. Bugün geldiğimiz noktada, bu yaklaşımın Konya’daki optik sektörüne farklı bir vizyon kazandırdığını düşünüyorum.

Elit Optik’in 6 şubeye ulaşan büyüme sürecini ve getirdiğiniz yenilikleri nasıl tanımlarsınız?
17 yıl içinde altı mağazaya ulaşmak, bizim için sadece sayısal bir büyüme değil, aynı zamanda güvene dayalı bir gelişim hikayesidir. İlk günden itibaren işimizi ciddiyetle yaptık ve müşterilerimizle güçlü bir bağ kurduk. Konya’da bulunması zor olan, genellikle büyük şehirlerden temin edilen üst segment markaları şehrimize kazandırdık. Yine premium cam firmaları ile anlaşmalar yaptık. Son teknoloji ürünü cam kesme makineleri ile odak ölçüm cihazlarını tercih ettik. Çalışanlarımıza satış ve pazarlama eğitimleri aldırdık. Bu noktada ciddi mali riskler de aldık ancak uzun vadede bunun karşılığını gördük. İnsanların başka şehirlere gitmeden, aynı kalite ve çeşitliliğe kendi şehirlerinde ulaşabilmesi bizim için önemli bir motivasyon kaynağı oldu. Elit Optik’in büyüme süreci aslında biraz da Konya’daki optik anlayışının dönüşüm süreciyle paralel ilerledi.

Marka ve ürün portföyünüzü oluştururken nasıl bir strateji izliyorsunuz? Konya’daki müşteri profili nasıl bir eğilim gösteriyor?
Ürün portföyümüzü oluştururken her kesime hitap eden dengeli bir yapı kurmaya özen gösteriyoruz. Bizim için önemli olan, mağazalarımıza gelen her müşterinin kendi tarzına ve bütçesine uygun bir seçenek bulabilmesidir. Bu doğrultuda bugün mağazalarımızda 30’un üzerinde marka yer alıyor. Cartier, Gucci, Saint Laurent, Bottega Veneta, Prada, Miu Miu, Versace ve Dolce&Gabbana gibi dünya markalarını müşterilerimizle buluşturuyoruz. Konya’daki müşteri profili son yıllarda oldukça bilinçlendi. Artık yalnızca fiyat odaklı değil, kalite ve tasarım odaklı tercihler de ön plana çıkıyor. Biz de bu değişime uygun bir ürün çeşitliliği sunarak müşterilerimizin beklentilerine en doğru şekilde karşılık vermeyi hedefliyoruz.

Elit Optik’in her şubesinde hizmet kalitesini aynı seviyede tutmak için nasıl bir yapı kurdunuz?
Büyümenin en zor taraflarından biri, standartları koruyabilmektir. Biz bu noktada sistemli ilerlemeyi tercih ettik. Tüm mağazalarımızda Siber Optik ve Barkod sistemi ile stok ve satış takibi yapıyoruz. Deneyimli ve işine bağlı ekiplerle çalışmaya özen gösteriyoruz. Çalışan memnuniyetini ön planda tutuyoruz çünkü mutlu bir ekip, doğrudan müşteri memnuniyetine yansır. Bunun yanında ekip içinde bir aidiyet duygusu oluşturmak bizim için çok önemlidir. Mağazalarımızda sadece çalışan değil, aynı zamanda bir aile yapısı kurmaya çalışıyoruz. Müşterilerimizi de kapsayan bu yaklaşımımız, hizmet kalitemizin tüm şubelerde aynı seviyede olmasını sağlıyor.

Teknolojik yatırımlarınız mağazacılık anlayışınızda nasıl bir rol oynuyor?
Optik sektöründe teknoloji, hizmet kalitesinin en önemli tamamlayıcı unsurlarından biridir. Kaliteden asla ödün vermediğimizden, mağazalarımızda en üst düzey teknolojilerin ürünü cam kesim makineleri ve odak ölçüm cihazları kullanıyoruz. Bu cihazların bakımını düzenli olarak yaptırarak performanslarını sürekli yüksek tutuyoruz. Doğru ölçüm ve doğru uygulama, müşteri memnuniyetinin temelini oluşturuyor. Bu nedenle teknolojiye yaptığımız yatırımı bir maliyet değil, hizmet kalitesinin vazgeçilmez bir parçası olarak görüyoruz.

Konyaspor’daki yöneticilik deneyiminiz ve sivil toplum çalışmalarınız iş hayatınızı nasıl etkiledi?
Şehrime katkı sağlayacak, fayda üretecek oluşumların içinde yer almak benim için her zaman önemli olmuştur. Küçük yaştan beri futbola özel bir ilgim var; doğuştan Konyasporluyum diyebilirim. Bu nedenle Konyaspor’da iki dönem Asbaşkanlık yapmak ve bu yapının içinde aktif görev almak benim için hem gurur verici hem de sorumluluğu yüksek bir deneyimdi. Bu süreçte hem güçlü bir çevre edindim hem de insan ilişkileri, güven ve saygınlık gibi kavramların iş hayatındaki karşılığını daha net gördüm. Yaptığınız görevlerde doğru işler ortaya koyduğunuzda, bu durum hem kişisel itibarınıza hem de temsil ettiğiniz markaya olumlu şekilde yansıyor. Göz önünde olmak, doğru yönetildiğinde markanın bilinirliğini ve güvenilirliğini artıran önemli bir avantaj sağlıyor.

Elit Optik’in gelecek planları arasında neler var? Yeni şubeler açmayı hedefliyor musunuz?
Şu an bulunduğumuz ekonomik koşulları ve sektördeki değişimleri dikkatle takip ediyoruz. Kısa vadede yeni bir şube açma planımız bulunmuyor. Ancak uzun vadede hedefimiz, mağaza sayımızı artırarak Elit Optik’i Türkiye genelinde daha yaygın bir marka haline getirmektir. Büyürken sağlam adımlar atmayı ve mevcut kalite standartlarımızı korumayı öncelikli hedef olarak görüyoruz.

Sektöre yeni adım atacak genç optisyenlere ve girişimcilere neler önerirsiniz?
Bu mesleğe adım atan gençlerin öncelikle kendilerini çok iyi yetiştirmeleri gerekiyor. Sadece teorik bilgiyle değil, sahada kazanılan tecrübeyle ilerlemek büyük önem taşıyor. Bu işin çıraklığını yapmadan ustalığına geçmek mümkün değil. Sabırlı olmalarını, işi öğrenmeye açık olmalarını ve mesleklerine saygı duymalarını tavsiye ederim.

Silmo İstanbul Optik Fuarının gelişimi ve sektöre katkıları hakkında düşünceleriniz nelerdir?
Silmo İstanbul Optik Fuarı’nın sektörümüz için vazgeçilmez bir buluşma noktası olduğu bir gerçektir. Tüm paydaşların bir araya geldiği, yeniliklerin ve trendlerin yakından takip edildiği çok güçlü bir platform olduğunu düşünüyorum. Üstelik yıllardır ziyaret ettiğimiz, mağazalarımız için alışveriş yaptığımız bu değerli organizasyonda bu yıl bambaşka bir deneyim daha yaşadık. Elit Optik Cadde şubemiz, Silmo Award İstanbul Ödüllerinde En İyi Mağaza kategorisinde Türkiye’nin En İyi ikinci Mağazası seçildi. Çalışmalarımızı onurlandıran ve mesleki motivasyonumuzu artıran bu kıymetli ödülden gurur duyduk. Bu ödülleri sektöre kazandıran Silmo İstanbul ekibine ve Silmo Award İstanbul jürisine bir kez daha teşekkür ederiz.

Değerli röportajınız için teşekkür ederiz. Son olarak 4 your eyes ile ilgili düşüncelerinizi öğrenmek isteriz?
Optik dünyasındaki gelişmeleri nitelikli içeriklerle aktardığınız için tüm 4 your eyes ekibine teşekkür ederim. Yayınlarınız hem teknik hem de görsel anlamda sektöre önemli katkılar sağlıyor. Sektörü yakından takip edebilmek adına değerli bir kaynak olduğunu düşünüyorum. Başarılarınızın devamını dilerim.

Nisan 2026

Saydam Optik

SAYDAM OPTİK

Deneyimden Doğan Güvenilir Mağaza

“Silmo İstanbul’un optisyenlik öğrencileri ve sektörel geleceğinin planlamasını yapan genç meslektaşlarımız için bir ışık olduğunu düşünüyorum.”

Merhaba Oytun Bey. Okurlarımıza kendinizi tanıtarak, ticari hayatınızın nasıl başladığından ve optik sektörüne geçişinizden bahseder misiniz?
Merhaba, ben Oytun Saydam. Memur bir ailenin çocuğu olarak 1984 yılında Malazgirt’te dünyaya geldim. Ticari hayatıma 2008 yılında teknoloji, elektronik ve Gsm gibi farklı sektörlerde başladım. Uzun yıllar ithalat, ihracat, toptan ve perakende satışın yanı sıra teknik servis ve yedek parça alanlarında faaliyet gösterdim. Bu süreç bana hem ticari disiplin hem de müşteri ilişkileri konusunda güçlü bir altyapı kazandırdı. Optik sektörüyle tanışmam ise bugün iş ortağım olan Enes Kadir Yaman ile yollarımızın kesişmesi sayesinde gerçekleşti. Kendisinin optisyenlik eğitimi ve sektörel deneyimi ile benim ticari birikimim birleşince yeni bir yolculuğa adım atma fikri doğal bir şekilde ortaya çıktı.

Bu birleşimin ürünü de Saydam Optik oldu. Mağazanızı kurma sürecinden ve ortaklığınızın işinize katkılarından söz eder misiniz?
Mağaza fikrimizi 2023 yazında somut bir projeye dönüştürdük. Sakarya’nın merkezi olan Adapazarı’nda, Çark Caddesi’ne açılan ve yaya trafiği oldukça yoğun olan bir noktada karar kıldık. Lokasyon seçiminde ulaşım kolaylığı, çevredeki sağlık işletmeleri, eczaneler ve kent meydanına yakınlık gibi kriterleri değerlendirdik. Silmo İstanbul’u ziyaret ederek marka anlaşmaları ve mağaza altyapısı için önemli adımlar attık. Mimari süreçle eş zamanlı ilerleyen bu planlama sayesinde mağazayı kısa sürede hayata geçirebildik. Ticari hayatım boyunca işini gerçekten seven ve özveriyle yapan insanların her zaman fark yarattığını gözlemledim. Enes Bey sektörde yetişmiş, eğitimini bu alanda tamamlamış ve mağaza operasyonlarını yakından bilen bir isimdir. Ben ise daha çok ticari yapı, organizasyon ve iş geliştirme tarafında deneyim sahibiyim. Bu iki farklı birikim birleştiğinde güçlü bir denge oluştu. Zamanla yalnızca iş ortaklığı değil, aynı zamanda güçlü bir dostluk bağı da kurduk. Mağazayı birlikte büyütürken omuz omuza ilerlediğimizi söyleyebilirim.

Kısa sürede dünya markaları ve butik markalarla çalışmaya başladınız. Marka seçerken nasıl bir strateji izlediniz?
Mağazayı planlarken temel hedefimiz güven duygusu oluşturmaktı. Ürünlerin orijinalliği, fiyat-performans dengesi ve hitap edeceğimiz müşteri kitlesi seçimlerimizin merkezinde yer aldı. Dünya markaları tüketicide güven oluştururken, butik markalar da mağazaya karakter kazandırıyor. Güncel trendleri, pazarlama gücü olan markaları ve sosyal medyada karşılık bulan modelleri takip ederek dengeli bir portföy oluşturduk. Aslında yaklaşımımız basitti fakat doğru ürünü doğru zamanda ve şekilde sunmak en önemli noktaydı. Luxottica, De Rigo ve Safilo Group gibi firmalar dünya çapında bilinen birçok markayı bünyesinde barındırıyor. Bu markalarla çalışabilmek belirli ticari kriterleri karşılamayı gerektiriyor. Bu büyük firmalarla anlaşmaları tamamladıktan sonra portföyümüz önemli ölçüde güçlendi. Özellikle satış sonrası hizmetlerin güçlü olması müşteri güveni açısından büyük avantaj sağlıyor. Yeni bir mağaza için bu gibi işbirliklerinin hem bilinirlik hem de güven inşası açısından oldukça değerli olduğunun bilincindeydik.

Mağaza tasarımınız sade ve güven veren bir atmosfer sunuyor. İç mimariyi kurgularken öncelikleriniz nelerdi?
Doğru işi doğru kişilere teslim etmenin önemli olduğuna inanıyoruz. Enes Bey’in yıllar içinde edindiği mağazacılık deneyimi, benim ticari gözlemlerim ve profesyonel mimari destek birleşince ortaya dengeli bir sonuç çıktı. Yaklaşık 40 metrekarelik bir alanımız vardı ve bu alanı maksimum verimlilikle kullanmamız gerekiyordu. Alanın her santimetresinin bir işlevi olmasına dikkat ettik. Böylece küçük ama güçlü bir mağaza kimliği oluşturduk. Hem görsel açıdan ferah hem de operasyonel olarak işlevsel bir düzen kurmayı hedefledik. Raf sistemleri, vitrinler ve atölye alanı satış akışını destekleyecek şekilde planlandı. Alan sınırlı olmasına rağmen yaklaşık 3.000 ürünü düzenli ve anlaşılır bir şekilde sergileyebileceğimiz bir yapı oluşturduk. Amacımız müşterinin mağazaya girdiği anda karmaşa yerine güven ve sadelik hissetmesiydi.

Tedarik süreçlerinin zorlaştığı bir dönemde güçlü bir stok yapısı kurmayı başardınız. Bu süreci nasıl yönettiniz?
Pandemi sonrası dönemde tedarik zincirleri oldukça zorlayıcıydı. Ancak mağaza açılmadan önce bazı firmalarla iletişim kurmuş olmamız avantaj sağladı. Açılışta tüm planladığımız markalara ulaşamasak da erişebildiğimiz ürünleri hızlı şekilde stok sistemimize dahil ettik. Mağaza açılışına birçok marka yetişmemiş olmasına rağmen biz yetişen elde edebildiğimiz, stoğumuza ve ön muhasebe programımıza ekleyebildiğimiz kadar ürün ekleme uğraşına girdik. Mağazamızın konumu da açılış günüyle birlikte hızla olumlu geri bildirimler almamızı sağladı. Ayrıca mağazamız için teknik servis ve atölye altyapısına erken yatırım yaptık. Cadde mağazası olmanın verdiği özgürlüklerden ve avantajlardan en önemlisinin bu olduğunun düşünüyoruz. Yedek parça ve servis hazırlığımız sayesinde müşteri ihtiyaçlarına anında karşılık verebiliyoruz.

De Rigo’nun Bodrum’daki Vogue tanıtım davetine katılmanız dikkat çekici bir gelişme. Bu davet sizin için ne ifade ediyor?
Saydam Optik ile çıktığımız yolda hayallerimizi gerçekleştirirken satışlarımızın başarılı ilerlemesi, daha fazla ürün stoğu için bize cesaret verdi. Planlarımızın içinde De Rigo gibi büyük firmaların böyle tanıtımlarına davet edilmek elbette ki vardı. Fakat bu tür tanıtımlarda sizlere bir alım kotası koyuluyor. Bulunduğumuz ilde bu kotada alım yapabilecek sadece 5 mağaza vardı. Açılışımızın ilk yılında bu davete +1 mağaza olarak eklenmemiz, kısa sürede doğru bir ivme yakaladığımızın göstergesi oldu. Bu durum bazı optik mağazalar için olağan algılanabilir ancak yeni açılmış bir optik mağazanın kendini bu kadar kısa sürede kanıtlamasını bir başarı hikayesi olarak görüyor, gurur ve mutlulukla karşılıyoruz.

Sendikalarla anlaşmalar yaptığınızı biliyoruz. Bu işbirlikleriyle temel amacınız neydi ve mağaza trafiğinize etkileri ne yönde?
Marmara Bölgesi ülkemiz fabrikalarının yüzde 60’nı barındırıyor. Bulunduğumuz şehir ise çok ünlü markaların sanayi bölgesi konumunda ve hepsi birer sendikaya kayıtlıdır. Biz bu verileri düşündüğümüzde sendikalı olanlara ayrıcalık sağlayarak, mağaza trafiğimizi artıracağımızı planladık. Bu durum aslında karşılıklı sadakat anlaşması anlamına geliyor. Yakın çevrem ve özellikle bir bürokrat olan babamın desteği ile eğitim alanındaki sendikalar ile de görüşmeler sağladık. Bu görüşmelerimizi ortak bir paydada toplayarak sendikalara indirim ve kampanya gibi ayrıcalıklar sağladık. Edindiğimiz markalar ile doğru tüketiciyi bu şekilde buluşturmuş olduk.

Saydam Optik olarak müşteri memnuniyetini kazanmak için temel kriterleriniz nelerdir?
Ticari yaşamımdaki tüm diğer deneyimlerimde müşteriyi yalnızca alışveriş yapan kişi değil, uzun vadeli güvene dayalı ilişki kurduğumuz velinimet olarak görmüşümdür. Optik sektörü ise doğrudan sağlıkla bağlantılı olduğu için bu konuda daha da hassas davranıyoruz. Sağlıkları söz konusu olduğundan müşterileri doğru yönlendirme büyük önem taşıyor. Optik gözlüklerde doğru cam ve çerçeve seçimine yönlendirmek, güneş gözlüklerinin ise sadece aksesuar olmadığını, göz sağlığına katkı sağlayan koruyucu özelliklerini doğru anlatmak temel önceliğimizdir. Müşterinin memnuniyetinin, güveni ve saygısının ancak bu koşullarla sağlandığından eminiz. Memnuniyetin en büyük göstergesinin ise tekrar gelen müşteriler olduğuna inanıyoruz. Memnuniyetleri ve olumlu geri bildirimleri ile mağazamızı yeniden ziyaret eden müşterilerimiz sayesinde doğru yolda olduğumuzu görüyor ve bunun haklı gururunu yaşıyoruz.

Silmo İstanbul Optik Fuarı’nın gelişimini ve sektöre katkısını nasıl değerlendiriyorsunuz?
Her yıl optik mağazalar, üreticiler, distribütörler Silmo İstanbul Optik Fuarında buluşuyor. Silmo İstanbul’un aynı zamanda optisyenlik öğrencileri ve sektörel geleceğinin planlamasını yapan genç meslektaşlarımız için bir ışık olduğunu düşünüyorum. Fuarda yurtdışından gelen firmalar ve yine yurtdışından gelen meslektaşlarımız ile tanışma fırsatı buluyoruz. Sektöre ve geleceğine yönelik tüm teknolojileri, trendleri, yenilikleri takip edebiliyoruz.  Meslektaşlarımızla bir araya gelmemizi sağlayan Silmo İstanbul’un sektörümüz açısından çok önemli bir organizasyon olduğunu ve küçük veya büyük hiçbir işletmeyi es geçmeden samimi bir iş ortaklığı ortamı oluşturduğunu düşünüyoruz.

Değerli röportajınız için teşekkür ederiz. Son olarak 4 your eyes ile ilgili düşüncelerinizi öğrenmek isteriz?
Bu sayınızda bize yer verdiğiniz için teşekkür ediyoruz. Ortağım Enes Bey’in 2014 yılından beri bir 4 your eyes okuru olduğunu ve derginizde yer almanın özellikle onun için ayrı bir değer taşıdığını belirtmem gerekiyor. 4 your eyes, güçlü içeriğiyle sektörel bilgilerimizi ve fikirlerimizi güncel tutan önemli bir yayındır. Sektöre sağladığınız katkı ve emeğiniz için tüm ekibe teşekkür ediyor, çalışmalarınızda başarılar diliyoruz.

Mart 2026

Pelin Canlı Optik

PELİN CANLI OPTİK

Sağlık ve Stili Birleştiren Sıcak Atmosfer

“Silmo İstanbul hem mesleki vizyonumuzu tazelememize hem de sektörün dinamizmini canlı tutmasına çok değerli katkılar sunuyor.”

Merhaba Pelin Hanım. Kendinizi okurlarımıza tanıtarak, optik sektörüne girişinizden söz eder misiniz?
Merhaba, ben Pelin Canlı. 2019 yılında İstanbul Bilgi Üniversitesi Halkla İlişkiler bölümünden mezun oldum. Mezuniyetimin ardından dijital editörlük ve turizm gibi farklı alanlarda çalışarak, farklı insanlarla temas etmeme imkan tanıyan deneyimler edindim. Çocukluğumdan bu yana giyim ve modaya duyduğum ilgi, insanla birebir temas kurma isteğiyle birleşince, beni optik sektörüne yönlendirdi. Bu motivasyonla İstanbul Aydın Üniversitesi Optisyenlik bölümüne başladım. Mezuniyet sonrasında sektördeki önemli kurumlarda hem gönüllü hem de profesyonel olarak çalışma fırsatı buldum. İşin mutfağı diye tanımladığım yaklaşık 3 yıl süren bu yoğun deneyim sürecinin ardından, her zaman hayalini kurduğum kendi mağazamı açma cesaretini gösterebildim.

Mağazanızı açmaya ne zaman karar verdiniz, hayalinizi gerçeğe dönüştürme sürecinde karşılaştığınız en büyük zorluk neydi?
Kendi mağazamı açma fikri, aslında Optisyenlik bölümüne adım attığım ilk gün zihnimde filizlenmişti. Modaya olan ilgimi ve insan odaklı yaklaşımı en iyi optik mağazam aracılığıyla yansıtabileceğimi biliyordum. Ancak bu fikrin tam anlamıyla somutlaşması, mezuniyet sonrası sektörün önde gelen kurumlarında geçirdiğim, oldukça yoğun 3 yıllık deneyim ile oldu. O süreçte işin teknik detaylarını öğrenirken, bir yandan da hayalimdeki mağazacılık anlayışını zihnimde kurguladım. En büyük zorluk, kurumsal hayatın konfor alanından çıkıp tüm sorumluluğu üstlendiğim o ilk cesaret adımıydı diyebilirim. Sektörde bazen gençliğimden kaynaklanan önyargılarla karşılaşsam da iletişim geçmişim ve işime olan hakimiyetimle bu duvarları hızla aştım. Mağazama gelen misafirlerimin buradan memnun olarak ayrıldığını görmek ve güzel yorumlarını duymak her zaman en çok gurur duyduğum an oluyor; tüm zorlukları unutturuyor.

Pelin Canlı Optik markasının bir satış noktasından öteye geçmesi için nasıl bir bakış açısı geliştirdiniz?
Kapımızdan içeri giren herkesin, bir alışverişe değil de bir dostun evine gelmiş gibi hissettiği sıcak ve samimi bir atmosfer yaratmak istiyoruz. Onları dinlerken sadece görme ihtiyaçlarını karşılamayı değil; ruhlarına da iyi gelecek, kendilerini özel hissettirecek o ince bağı kurmayı amaçlıyoruz. Hiçbir satış baskısı olmadan, aynalarla barıştıkları ve kendilerini özgürce keşfettikleri huzurlu bir an yaşatmak bizim önceliğimizdir. Buradan ayrılırken akıllarında sadece aldıkları gözlük değil; kalplerinde güven duygusu, yüzlerin de ise mutlu tebessüm kalsın istiyoruz.

Mağazanız İstanbul, Çekmeköy’de yer alıyor. Lokasyon seçimindeki öncelikleriniz nelerdi?
İstanbul’un yadsınamaz deprem gerçeği hem yaşam hem de yatırım tercihlerinde güvenliği birincil öncelik haline getiriyor. Çekmeköy, sahip olduğu sağlam zemin avantajıyla şehrin merkezinden nitelikli göç alan ve hızla değerlenen bölgelerden biridir. Biz de geniş uzman ekibimizle yaptığımız pazar araştırmalarında ve fizibilite çalışmalarında bu stratejik dönüşümü net bir şekilde gördük. Sadece bugünü değil, bölgenin gelecekteki potansiyelini de masaya yatırarak Pelin Canlı Optik’i burada konumlandırma kararını aldık. Büyüyen bu dinamik yapının içinde yer almak, markamızın uzun vadeli hedefleriyle de birebir örtüşüyor.

Mağazanızda yer verdiğiniz markaları belirlerken hangi kriterleri ön planda tutuyorsunuz?
Marka yelpazemizi oluştururken yerel ve küresel optik trendlerini ve moda haftalarını yakından takip ediyoruz. Bölgemizin demografik yapısına ve satın alma alışkanlıklarına en uygun koleksiyonları verilerle analiz ediyoruz. Portföyümüzde sadece popüler markalara değil; bizi ayrıştıracak, kalite ve tasarım odaklı niş markalara da yer veriyoruz. Farklı müşteri segmentlerini kapsayabilmek adına, ulaşılabilir lüksten premium segmente uzanan dengeli ve dinamik bir ürün karması kurguladık. Bu sayede, dünya modasını Çekmeköy’deki mağazamızda eş zamanlı olarak sunarak yerel pazarda global bir vizyonla hizmet veriyoruz.

Pelin Canlı Optik müşterilerinin en çok tercih ettiği markalar hangileri? Müşteri profilinizin moda trendlerine bakışı nasıl?
Müşterilerimizin tercihlerinin hem küresel moda devlerini hem de tasarım odaklı butik markaları kapsayan dengeli bir dağılımda olduğunu gözlemliyoruz. Kullanıcılar artık diğerleri üzerinde hegemonya kurmuş en popüler markalara yönelmek yerine; yaşam tarzlarına uyum sağlayan, kalite ve estetiği birleştiren daha özgün parçaları talep etmek konusunda bilinçleniyor. Bu bilinçlenmeyi destekleyen bir yaklaşımla hizmet vermekteyiz. Önceliğimiz; ürünün etiketindeki isim ne olursa olsun, kişinin yüz anatomisine ve stiline en doğru cevabı vermesidir.

Mağazanızda kişiye özel optik çözümler sunduğunuzu belirtiyorsunuz. Bu yaklaşımınızı biraz açabilir misiniz?
Mesleğimizin sadece reçetedeki numaraları bir çerçeveye uygulamaktan çok daha fazlası olduğuna inanıyorum. Bizim için kişiye özel optik çözüm, müşterinin yaşam tarzını ve stiline uygun bir kimlik tasarlamak anlamına geliyor. Sürece teknik ölçümlerden önce onları dinleyerek ve ihtiyaçlarını doğru analiz ederek başlıyoruz. Ekibimle birlikte, kişinin yüz anatomisine ve ten rengine en çok yakışacak, onu en iyi yansıtacak seçenekleri bir stil danışmanı titizliğiyle sunuyoruz. Mağazamızda asla baskın bir satış politikası göremezsiniz; aksine müşterilerimize diledikleri kadar deneme yapabilecekleri özgür bir alan yaratıyoruz. Amacımız, kapıdan çıkan kişinin sadece net görmesi değil, aynadaki yansımasından da mutlu olmasıdır. Teknik uzmanlığı estetik bir bakış açısıyla harmanlayarak, gözlük seçimini bir zorunluluk olmaktan çıkarıp keyifli bir deneyime dönüştürüyoruz.

Müşterileriniz için onların görme sağlığına ve stillerine en uygun olacak unsurları değerlendirirken öncelikleriniz nelerdir?
Önceliğimiz her zaman camın teknik seçimi ve çerçevenin kişiyle anatomik uyumudur. Çünkü sağlık olmadan estetik şıklık tek başına anlamsız kalır. Nidek M1000, Nidek M9000, Grand Seiko GL 7700 gibi yüksek teknolojik kabiliyetlere sahip cihazlarla çalışıyoruz. El işçiliğinin titizliğini ileri teknolojinin kesinliğiyle birleştirerek, müşterilerimize sıfır hata payıyla en konforlu görüşü sağlıyoruz. Bu teknik temeli garantiledikten sonra; kişinin yüz hatlarını, yaşam tarzını, kişisel imajını analiz ederek, karakterini ve zevklerini en iyi yansıtacak modelleri seçiyoruz. En önemli kriterimiz, kullanıcının gözlüğünü taktığında hem konforlu bir görüşe sahip olması hem de aynadaki görüntüsüyle kendini özgüvenli hissetmesidir.

Pelin Canlı Optik henüz 1 yaşında. Mağazanız için yakın ve uzak dönem hedeflerinizden söz edelim mi?
Henüz yolun çok başında olan, yeni bir mağaza olarak önceliğimiz mevcut hizmet standartlarımızı en sağlıklı şekilde oturtmaktır. Attığımız temellerin sağlamlığından emin olmaya ve vadettiğimiz deneyimi istikrarlı biçimde yaşatmaya odaklanıyoruz. Zaman içinde, bu sağlam yapı üzerine yeni hizmet ve uygulamaları eklemek hedefindeyiz; ancak bugün için temel amacımız Pelin Canlı Optik’i güvenle anılan, sürdürülebilir bir marka haline getirmektir.

Silmo İstanbul Optik Fuarının gelişimi ve sektöre katkıları hakkındaki düşünceleriniz nelerdir?
Silmo İstanbul, sektördeki istikrarlı konumuyla sadece ülkemiz için değil, tüm bölge coğrafyası için vazgeçilmez bir ticaret ve etkileşim köprüsü haline geldi. Sektörümüzün üretim gücünü ve potansiyelini uluslararası arenaya taşıması açısından son derece stratejik ve birleştirici bir misyon üstlendiğini düşünüyorum. Tüm paydaşları aynı çatı altında toplayan bu organizasyon hem mesleki vizyonumuzu tazelememize hem de sektörün dinamizmini canlı tutmasına çok değerli katkılar sunuyor.

Değerli röportajınız için teşekkür ederiz. Son olarak 4 your eyes ile ilgili yorumlarınızı öğrenmek isteriz?
Bize yer verdiğiniz için çok teşekkür ederiz. 4 your eyes geniş sektörel vizyonu ve sunduğu tüm içeriğiyle, özellikle biz genç girişimciler için daima ilham veren bir rehber niteliği taşıyor. Sektörün nabzını tam anlamıyla tutan bu yayını büyük bir beğeni ve saygıyla takip etmeye devam edeceğim.

Şubat 2026

Zehra Optik

ZEHRA OPTİK

En İyi Mağaza Ödülünü Kazanan Yenilikçi Adres

“Silmo Award İstanbul gibi prestijli bir ödülü kazanmak benim için tarif edilmesi zor bir mutluluk ve büyük bir başarı anlamına geliyor. Bu ödül bana, hayalini kurduğum çizginin sektörde karşılık bulduğunu gösterdi ve daha iyisini yapma cesareti verdi”

Merhaba Zehra Hanım. Okurlarımız için kendinizi kısaca tanıtarak sektörel yolculuğunuzun nasıl başladığından bahseder misiniz?
Merhabalar, ben Zehra Uzundemir. 2020 yılında Optisyenlik bölümünden mezun olduktan sonra sektöre adım attım. Yaşadığım ilçedeki bir optik mağazasında iki yıl boyunca çalıştım. Bu süreçte hem atölye tarafında hem de müşteriyle birebir iletişim konusunda kendimi geliştirme fırsatı buldum. Zamanla fark ettim ki insanlara yardımcı olmak ve onların memnuniyetini görmek beni mesleğime daha da bağlıyor. Gözlüğünü teslim ettiğim oldukça yaşlı bir müşterinin daha net görmesine yardımcı olduğum için iyi dileklerini ve dualarını iletmesi beni derinden etkilemişti. O an sayesinde, yaptığım işin insanlar için ne kadar değerli olduğunu bir kez daha anladım. Bu duygunun, optik sektöründeki yolculuğumun temelini oluşturduğunu söyleyebilirim.

Zehra Optik’i 2025 yılında Muğla’da açtınız. Mağazanızın kurmaya ne zaman ve nasıl karar verdiğinizi paylaşır mısınız?
Kendi mağazamı kurma fikri, optisyenlik öğrencisiyken şekillenmeye başladı. O dönemden itibaren standartların dışında, mevcut mağazalardan farklı bir konsept hayal ediyordum. Alışılmış optik mağaza anlayışının ötesinde; insanların kendilerini rahat, konforlu ve samimi hissedebileceği bir ortam yaratmak istedim. Mesleğe adım attığım ilk yıllarda edindiğim deneyimler de bu hayalimi olgunlaştırdı ve bana nasıl bir yol izlemem gerektiğini gösterdi. Müşterilere yalnızca ürün sunan değil, gerçekten ihtiyaçlarını dinleyen ve kişiye özel çözümler üreten bir mağaza kurgulamayı hedefledim. Zamanla bu düşünceler netleşti, cesaretim ve birikimim birleşti ve bugün kendi adımı verdiğim mağazamda bu vizyonu hayata geçirmiş oldum. Zehra Optik, benim için sadece bir iş yeri değil, yıllardır kurduğum hayalin somut karşılığıdır.

Ortaca gibi yerel bağların güçlü olduğu bir ilçede mağaza açmak, müşterilerinizle ilişkilerinize ve işinize nasıl yansıyor?
Ortaca’da insanların birbirini tanıdığı, güven ilişkisinin çok kıymetli olduğu bir sosyal doku var ve bu yapı işimi kurarken bana sağlam bir zemin sundu. Müşterilerimin beklentilerini, günlük alışkanlıklarını ve ihtiyaçlarını yakından gözlemleme fırsatı buluyorum. Bu sayede onlara yalnızca ürün sunan bir mağaza değil, gerçekten dinleyen ve doğru çözümler üreten bir adres olabiliyorum. Zaman içinde kurduğumuz samimi iletişim hem mesleki anlamda beni besledi hem de mağazamın istikrarlı biçimde büyümesine katkı sağlıyor. Yerel profilin gücü, işimi sadece ticari bir girişim olmaktan çıkarıp güvene dayalı uzun soluklu bir mesleki yolculuğa dönüştürdü.

Mağaza dekorasyonunuz son derece etkileyici. Tasarımı için bir iç mimarla çalıştınız mı ve konseptini nasıl oluşturdunuz?
Mağaza dekorasyonu benim için büyük önem taşıyordu ve Lotis Design firmasından iç mimarımız Dilara Isparta ile çalışmak gerçek anlamda heyecan vericiydi. Tanıştığımız ilk andan itibaren Dilara Hanım ile uyumumuz mükemmeldi; aynı zevkleri paylaşıyor olmak ve benzer bakış açılarına sahip olmamız ise benim için çok değerliydi. Bu uyum sayesinde, mağaza konseptini belirlemek de uygulamak da oldukça kolay ve keyifli bir süreç oldu. Mağazamızın mimari kimliğiyle, müşterilerimize ilk andan itibaren sıcak, samimi ve güven veren bir atmosfer sunmayı hedefledik. Mağazanın tasarımı; modern ve şık detaylarla birlikte müşterilerimizin kendilerini rahat ve konforlu hissetmesini sağlıyor. Bu sayede, mağazaya adım attıkları ilk anda pozitif bir izlenim bırakabiliyor ve onlara kendilerini özel hissettirmeyi başarıyoruz.

Silmo Award İstanbul 2025’te ‘En İyi Optik Mağaza’ ödülünü kazanmak sizin için ne ifade ediyor ve bu başarı geleceğe dair hedeflerinizi nasıl şekillendiriyor?
Optik sektörüne yeni katılmış genç isimlerden biri olmama ve mağazamın henüz ilk beş ayını tamamlamış olmasına rağmen, Silmo Award İstanbul gibi uluslararası itibarı olan prestijli bir ödüle layık görülmek benim için tarif edilmesi zor bir mutluluk ve çok değerli bir başarı anlamına geliyor. Bu ödülü yalnızca kişisel bir takdir olarak değil, ortaya koymaya çalıştığım anlayışın ve Zehra Optik’te inşa etmek istediğim farklı mağaza kültürünün de onaylanması olarak görüyorum. Ödül, markamızın vizyonunu daha da güçlendirdi ve geleceğe dair hedeflerimize olan inancımızı pekiştirdi. Müşterilerimize sunduğumuz hizmet kalitesini, ürün çeşitliliğini ve yenilikçi yaklaşımımızı daha ileriye taşıma konusunda güçlü bir motivasyon kaynağı oldu. Aynı zamanda sorumluluğumuzu da artırdı; çünkü bu noktadan sonra Zehra Optik’ten beklentinin daha yüksek olduğunun farkındayım. Önümüzdeki dönemde mağazamı yalnızca ürün satılan bir alan olarak değil, danışmanlık ve güven temelli bir buluşma noktası olarak geliştirmeye devam etmek istiyorum. Bu ödül bana, hayalini kurduğum çizginin sektörde karşılık bulduğunu gösterdi ve daha iyisini yapma cesareti verdi.

Mağazanızdaki ürünlerinizi ve gözlük seçkinizi belirlerken hangi kriterleri ön planda tutuyorsunuz? 
Ürünleri seçerken öncelikle marka bilinirliğine ve güvenilirliğe büyük önem veriyorum. Tanınmış markaların gözlüklerini sunmak, müşterilerime kalite konusunda güçlü bir referans verebilmemi sağlıyor. Bunun yanı sıra, sadece bilinen çizgide kalmak istemiyor, daha butik ve özgün tasarımlara sahip çerçevelere de mutlaka yer açıyorum. Çünkü her müşterinin tarzı ve ihtiyacı farklı; bu çeşitliliği sunabilmek benim için önemlidir. Cam seçimlerinde de aynı özeni gösteriyor, görsel estetiğin yanında teknik performansı da dikkate alıyorum. Mağazama giren birinin hem modaya uygun hem de göz sağlığı açısından doğru seçeneklere kolayca ulaşabilmesini hedefliyorum. Bu nedenle seçkilerimi oluştururken trendleri, kaliteyi ve müşterilerimden aldığım geri bildirimleri birlikte değerlendiriyorum.

Mağazanızda müşterileri nasıl bir deneyim karşılıyor? Hizmet anlayışınızı nasıl tanımlarsınız?
Mağazamı ziyaret eden müşteriler, öncelikle samimi ve sıcak bir atmosferle karşılaşıyor. Onları bir satış sürecinin parçası gibi değil, gerçekten dinlenen ve önemsenen misafirler gibi hissettirmeye özen gösteriyorum. Hizmet anlayışımın temelinde, her müşterinin ihtiyacını doğru analiz etmek ve ona en uygun çözümü sunmak yer alıyor. Gözlük seçimini sadece estetik bir tercih olarak değil, günlük yaşam kalitesini etkileyen önemli bir karar olarak görüyorum. Bu yüzden acele ettirmeden, alternatifleri birlikte değerlendirerek ilerliyoruz. Mağazada rahat bir ortam yaratmayı, insanların kendini özgürce ifade edebilmesini sağlamayı son derece önemsiyorum. Amacım, Zehra Optik’ten çıkan herkesin doğru ürünü seçtiğinden emin olup mutlu hissetmesidir.

Önümüzdeki dönem için Zehra Optik adına nasıl bir yol haritası çiziyorsunuz?
Önümüzdeki dönem için en büyük hedefim müşteri odaklı yaklaşımımızı koruyarak istikrarlı biçimde büyümektir. Yenilikçi ürünleri ve farklı tasarımları mağazama daha fazla entegre etmeyi planlıyorum. Aynı zamanda teknolojiyi daha fazla entegre ederek, müşteri deneyimini zenginleştirmeyi ve genç bir marka olarak sektördeki konumumuzu daha da güçlendirmeyi planlıyoruz. Attığımız her adımın uzun vadeli ve sürdürülebilir olmasına özen gösteriyorum.

Silmo İstanbul Optik Fuarı 12. kez gerçekleşti. Fuarın gelişimi ve sektöre katkıları hakkındaki düşünceleriniz nelerdir?
Silmo İstanbul Optik Fuarı’nın her yıl daha da geliştiğini görüyoruz. Fuar, yalnızca yeni ürünlerin sergilendiği bir platform olmanın ötesinde, uluslararası optik dünyasının nabzının tutulduğu önemli bir buluşma noktası haline geldi. Farklı markaları, tasarımcıları ve sektör profesyonellerini bir arada görmek bize ilham veriyor. Ayrıca mesleki bilgi paylaşımının artmasına ve ortak bir sektör kültürünün oluşmasına büyük katkı sağlıyor. Silmo İstanbul’un önümüzdeki yıllarda uluslararası etkisinin daha da artıracağına yürekten inanıyorum.

Değerli röportajınız için teşekkür ederiz. Son olarak 4 your eyes ile ilgili yorumlarınız nelerdir?
Derginiz 4 your eyes; sektöre dair derinlemesine bilgiler sunan, yenilikleri ve trendleri takip eden önemli bir kaynak olarak öne çıkıyor. Biz sektör profesyonelleri için değerli bir referans noktası olan 4 your eyes hem bilgi paylaşımını hem de sektördeki gelişmeleri yakından takip etmemizi sağlıyor; sektördeki bilgi akışını ve profesyonel gelişimi destekliyor. Başarılarınızın devamını dilerim.

Ocak 2026

UK Optik

U&K OPTİK

Vizyon ve Deneyimden Doğan Yenilikçi Adres

“Silmo İstanbul artık yalnızca bir fuar değil, Türkiye’nin optik alanındaki potansiyelini dünyaya gösteren güçlü bir platform haline geldi.”

Merhaba Umut Bey. Röportajımıza sizi tanıyarak başlayalım. Kendinizden bahsederek, optik sektörüyle tanışma hikayenizi paylaşır mısınız?
Merhaba, ben Umut Kürşatlar. Gözlük toptancısı bir baba ve devlet memuru bir annenin oğlu olarak 1992 yılında dünyaya geldim. Çocuk yaşlardan itibaren gözlük ve optik sektörüyle iç içe büyüdüm. Babam sayesinde mesleğin temellerini yakından öğrenme ve bu alana doğal bir yatkınlık kazanma fırsatım oldu.  Matematik ve fiziğe olan ilgim nedeniyle mühendis olma hedefiyle ilerledim ve Gemi Mühendisliği bölümünden mezun oldum. Bir süre mühendis olarak çalıştıktan sonra, içimdeki ticaret tutkusu ve optik sektörüne duyduğum özlem ağır bastı. Bunun üzerine ikinci üniversite olarak Optisyenlik bölümünü tamamladım. Sektörde uzun yıllara dayanan deneyime ve saygınlığa sahip öncü isimlerden biri olan babam Ata Kürşatlar’ın bilgi birikiminden ve vizyonundan ilham alarak; aynı özveri ve disiplinle bu meslekte kendi yolumu U&K Optik çatısı altında çizmeye devam ediyorum. Babamdan aldığım bilgi, birikim ve iş ahlakının üzerine kendi vizyonumu, estetik bakış açımı ve modern mağazacılık anlayışımı ekleyerek; gelenekten gelen tecrübeyi günümüzün yenilikçi yaklaşımıyla harmanlıyor, sektöre hem köklü hem de çağdaş bir dokunuş kazandırmaya çalışıyorum.

U&K Optik’in kurulma aşamasından söz eder misiniz? Mağazacılık yolculuğunuz nasıl başladı?
Yıllar boyunca toptan optik sektöründe edindiğim birikimi, yurt dışında gözlemlediğim butik mağazacılık anlayışıyla birleştirerek, bu doğrultuda kendi markamı hayata geçirme kararı aldım. Uzun süredir hayalini kurduğum premium butik konsepti, İstanbul’un en nezih bölgelerinden biri olan Anadoluhisarı’nda gerçeğe dönüştürdüm. U&K Optik, yalnızca bir satış noktası değil; tasarım, estetik ve kişisel deneyimi ön plana çıkaran bir yaşam alanı olarak tasarlandı. İsim konusunda birçok öneri gelse de markayı tamamen kendi vizyonumla özdeşleştirmek istediğim için ismimi ve soyadımı temsil eden ‘U&K’ adını tercih ettim. Kısacası, U&K Optik; yılların tecrübesini, yurtdışından gelen ilhamı ve yerel butik anlayışını bir araya getiren, kişiye özel bir optik deneyimi sunma hedefiyle doğdu.

Mağazalarınızda her segmetten ürüne yer veriyor musunuz? Müşterilerinizin en çok tercih ettiği ürün ve markalar hangileri?
Mağazamız Boğaz hattında ve yalılara komşu bir konumda yer aldığından, müşteri profilimiz de buna paralel olarak yüksek kalite ve özel tasarım ürünlere yöneliyor. Bu nedenle ağırlıklı olarak Avrupa’nın en seçkin markalarına yer veriyoruz. Kuruluş amacımız, Türkiye’de en kaliteli optik ve güneş gözlüğü markalarını tek bir çatı altında toplamak üzerine kuruldu. Bugün müşterilerimiz Cartier, Chopard, Silhouette, Tom Ford, Mykita, Gucci ve Maybach gibi premium markaların geniş koleksiyonlarına aynı noktada ulaşabiliyor.

Son yıllarda designer markalar oldukça rağbet görüyor. Size de müşterilerinizden bu yönde talep geliyor mu?
Kesinlikle. Artık insanlar herkesin yüzünde gördüğü markaları değil, kendilerini yansıtan daha butik, özgün ve kişisel tasarımları tercih ediyor. Müşteriler, kimliğini anlatan bir gözlük arıyor; bu da tasarım markalarına olan ilgiyi her geçen gün artırıyor. Biz de U&K Optik olarak bu değişimi yakından gözlemliyoruz. Sadece dünyaca ünlü markalara değil, Türkiye’de yetişen başarılı butik üreticilere ve yerli tasarımcılara da mağazamızda yer veriyoruz. Her biri detayına kadar özenle hazırlanmış bu koleksiyonlar hem kalite hem de karakter açısından fark yaratıyor. Kısacası, artık gözlük bir aksesuar olmanın ötesinde, kişinin tarzını ve duruşunu ifade eden bir parça haline geldiğinden, biz de tam olarak bu anlayışla hareket ediyoruz.

Satış sonrası sunduğunuz hizmetlerden bahseder misiniz? Müşteri sadakati kazanmak için nasıl bir yol izliyorsunuz?
Butik bir gözlük mağazası olarak her müşterimizi uzun vadeli bir dost olarak görüyoruz. Satış sonrası desteğimizde, müşterilerimizin gözlüğüyle ilgili her türlü ihtiyaçlarında yanlarında olmayı öncelikli hale getiriyoruz. Müşteri sadakati kazanmak için de kişiye özel bir yaklaşım benimsiyoruz. Müşterilerimizin tarzını, yüz tipini ve kullanım alışkanlıklarını tanıyarak sonraki alışverişlerinde onlara özel öneriler sunuyoruz. Kısacası, bizde satış sadece bir alışveriş değil; uzun süreli bir güven ilişkisi anlamına geliyor.

Sektör içi yapılan satış ve eğitim bilgilendirmeleri yeterli mi? Siz mağaza çalışanlarınız için eğitim programları düzenliyor musunuz?
Sektördeki eğitim faaliyetleri son yıllarda artış gösterse de gelişen teknoloji ve tasarım trendleri nedeniyle bu konuda her zaman daha fazlasına ihtiyaç olduğunu düşünüyorum. Biz U&K Optik olarak personel eğitimine büyük önem veriyoruz. Çalışanlarımızın hem teknik bilgilerinin hem de hizmet sunma kalitelerinin güncel kalması amacıyla, cam üreticilerinin ve markaların düzenlediği eğitimlere katılmalarını sağlıyoruz. Ayrıca yurtdışındaki fuar ve seminerlerde yer alarak global trendleri ve sektörel yenilikleri yakından takip etmelerine olanak tanıyoruz. Bu sayede ekibimiz, yalnızca satış yapan değil; ürünü, teknolojisini ve markanın ruhunu bilen bir anlayışla hizmet sunuyor.

Cadde mağazaları mı yoksa AVM içerisinde yer almak mı? Sizin tercihinizi ve nedenlerinizi öğrenmek isteriz?
Kesinlikle cadde mağazacılığını tercih ediyoruz. Anadoluhisarı gibi tarihi dokusunu koruyan, samimi ve sıcak mahalle kültürünün yaşatıldığı bir semtte yer alıyoruz. Burada müşterilerimizle birebir iletişim kurabiliyor, onları tanıyabiliyor ve ihtiyaçlarını yakından takip edebiliyoruz. Bizim için her yeni gün sadece satış değil, aynı zamanda sosyal bir etkileşim anlamına da geliyor. Sabah fırından ekmeğini alan, kahvesini içmeye giden insanlar bizi görüyor; selamlaşıyor, sohbet ediyor. Bu sıcak iletişim, markamızın ruhunu ve güven ilişkisini güçlendiriyor. AVM ortamında ise bu doğallığı ve samimiyeti yakalamak pek mümkün olmuyor. Bizim anlayışımızda optik mağazası sadece bir satış noktası değil, aynı zamanda bulunduğu semtin bir parçası da olmalıdır. Bu nedenle cadde mağazası olmak, markamızın kişiliğiyle tamamen örtüşüyor.

Perakendecilerden biri olarak meslektaşlarınızla aranızdaki fiyat rekabeti hakkındaki görüşleriniz nelerdir?
Fiyat rekabeti, perakende sektörünün kaçınılmaz bir gerçeğidir. Ancak biz bu rekabeti yalnızca fiyat üzerinden değil, hizmet kalitesi, güven ve müşteri memnuniyeti üzerinden okumayı tercih ediyoruz. Babamın uzun yıllardır optik toptan sektöründe olması sebebiyle, üreticileri ve distribütörleri yakından tanıyorum; bu da U&K Optik için tedarik anlamında ciddi avantajlar sağlıyor. Ürünleri daha uygun koşullarda temin edebildiğimiz için müşterilerimize hem geniş koleksiyonlar hem de rekabetçi fiyatlar sunabiliyoruz. Bizim için asıl fark yaratan unsur, sadece uygun fiyat değil; müşterinin kendini güvende hissettiği, satış sonrası da destek gördüğü bir alışveriş deneyimi oluşturmaktır. Uzun vadede sadakat ve güven, kısa vadeli fiyat rekabetinden çok daha değerli hale geliyor.

Uluslararası optik fuarlarını ve sektörel gelişmeleri takip ediyor musunuz?
Evet, sektörün nabzını tutmak adına uluslararası fuarları yakından takip ediyorum. Her yıl düzenli olarak Silmo Paris ve Mido optik fuarlarına katılıyorum. Bu fuarlar, yalnızca yeni koleksiyonları görmek için değil; aynı zamanda trendleri, teknolojik gelişmeleri ve dünya optik sektörünün geleceğini yerinde gözlemlemek açısından büyük ilham kaynağı oluyor. Açıkçası mağazamın kurulumu da bu fuarlarda edindiğim izlenimlerden doğdu. Amacım, Türkiye’de çok fazla örneği bulunmayan, Avrupa’daki butik optik anlayışını yansıtan bir mağaza konsepti oluşturmaktı. Bu vizyon sayesinde hem mağaza mimarimiz hem de hizmet anlayışımız klasik perakende çizgisinden ayrışıyor. Kısacası, yurtdışı fuarlar bizim için sadece birer etkinlik değil; sürekli yenilenmenin, ilhamın ve vizyonun merkezleridir.

12.si gerçekleşen Silmo İstanbul Optik Fuarının gelişimi ve sektöre katkıları hakkında düşünceleriniz nelerdir?
Silmo İstanbul, her geçen yıl uluslararası standartlara daha da yaklaşan, sektörümüz için çok değerli bir buluşma noktası haline geldi. Gerek marka çeşitliliği gerekse katılımcı kalitesiyle Türkiye optik sektörünün gücünü net biçimde yansıtıyor. Benim için Silmo İstanbul, sadece ticari bir etkinlik değil; aynı zamanda sektörel yeniliklerin, fikir alışverişinin ve ilhamın merkezidir. Her yıl fuarda edindiğimiz izlenimler, mağazamızın vizyonuna da doğrudan katkı sağlıyor. Silmo İstanbul artık yalnızca bir fuar değil, Türkiye’nin optik alanındaki potansiyelini dünyaya gösteren güçlü bir platform haline geldi.

Değerli röportajınız için teşekkür ederiz. Son olarak 4 your eyes ile ilgili düşüncelerinizi öğrenmek isteriz?
Ben teşekkür ederim, böylesine nitelikli bir sektörel platformda yer almak gerçekten çok değerli. 4 your eyes, optik sektörüne sadece haber veya tanıtım anlamında değil, aynı zamanda vizyon kazandıran bir mecra olarak öne çıkıyor. Sektörün farklı paydaşlarını bir araya getirip bilgi paylaşımına olanak tanımasının, biz perakendeciler için büyük bir avantaj olduğunu düşünüyorum. Tarafsız, güncel ve profesyonel içerikleriyle sektörde fark yarattığına inanıyorum. Kısacası, 4 your eyes’ı optik sektörünün sesi ve vitrinlerinden biri olarak görüyorum. Emeği geçen herkese teşekkür ederim.

Aralık 2025

Galaxy Optik

GALAXY OPTİK

Kurumsal Duruşuyla Güven Kazanıyor

“Gelişen ve değişen optik dünyasına hızla ve efektif bir şekilde ayak uyduran Silmo İstanbul; Türkiye ve bölge pazarların nabzını tutuyor.”

Röportajımıza sizi tanıyarak başlayalım. Kendinizden bahsederek, optik sektörüyle tanışma hikayenizi paylaşır mısınız?
Fatih Aslan: İlk olarak saat ve optik mağazasında 1996 yılında başlayan serüvenimiz, 2010 yılında kardeşimin de katılımıyla bizi bugünlere getirdi. Tabii ki bu süreç kolay olmadı. Zamanla sektörel bazlı ve ekonomik problemlerle karşılaştık ancak hedeflerimizden şaşmadan, emin adımlarla ve doğru zamanlarda yatırım yaparak daha ileriye gitmek adına kararlar aldık ve uyguladık. Sektörde uzun seneler boyunca işin mutfağı olan atölyede, sonrasında ise satış ve tedarik kısmında yer aldım. Sektördeki eksik yönlerimizi geliştirerek, bugünkü kurumsallığın aslında altyapısını hazırlamış oldum. Kardeşimin 2006 yılında kurumsal mağazacılık sektörünün altyapısında yer almasını sağlayarak yetiştirdim ve askerliğini tamamlamasıyla onu 2010 yılında yanıma aldım.

Yusuf Aslan: Ağabeyimin de belirttiği gibi 2006 yılında onun yönlendirmesiyle 4 yıllık bir deneyimden sonra askerlik görevimi tamamladım. Aydın’ın Söke ilçesinde Ceylan Optik’in Kurucusu ağabeyimle 2010 yılında çalışmaya başladım. Bizde iş dağılımı iki bölümden oluşmaktadır. Ben şu anki mağazalarımızda işletmeci olarak görev yapmaktayım. Mağazalara ürün dağılımı, müşteri sonrası iletişim, departmanlar ve altyapıyla ilgili sorumluluk bana aittir.

Aydın, Söke’de 2008 yılında açtığınız ilk çarşı mağazanızla Galaxy Optik’in temelleri atıldı diyebilir miyiz? İlk mağazanın açılış süreci nasıldı?
Kesinlikle. Ceylan Optik’i açarken de sunacağımız hizmetlerle ilgili aynı vizyonu taşıyordum. Her zaman kurumsallıktan yana oldum; çünkü kurumsallık, müşterimize verdiğimiz önemi ve saygıyı gösterir. Sonuçta uzun yıllardır bu sektörde hizmet veriyoruz. Bu sebeple hiçbir zaman plansız, düzensiz, şeffaflık ve güven sunmayan bir çalışma sistemini benimsemedik. İşimizi ciddiyetle ve titizlikle yürütmek hem kendimize hem de müşterimize duyduğumuz saygının bir yansımasıdır.

Yusuf Bey’in dahil olmasıyla birlikte iş yapınız nasıl şekillendi? İki kardeş olarak çalışmanın avantajları ve zorlukları neler?
Tabii ki güçlenerek yolumuza devam ettik. Ben sektörde fuarları ve yatırımlarımızı takip ederken, kardeşim ise bizim için çok önemli olan ikili ilişkiler ve müşteri diyaloğu kısmında yer alarak bizi bugünlere taşıdı. Her bir adımı ortak akıl ve karşılıklı güvenle atarak markamızı sağlam temeller üzerine inşa ettik.

Ceylan Optik adıyla başlayan bu yolculuk, Kasım 2024’te Galaxy Optik AVM mağazası ile devam etti. Bu değişimin arka planını anlatır mısınız?
Öncelikle ilk günden bu yana doğru adımlarla ve hedeflediğimiz yüksek kalite ve güven odaklı yaklaşımdan şaşmadan ilerledik. Kasım 2024 Galaxy Optik adıyla AVM mağazası açtığımız tarih olmasının yanı sıra, içinde yer aldığımız AVM’nin hizmete açıldığı tarihtir. Haliyle henüz hizmete açılan bir AVM’deki ilk mağazalardan biri olacak olmamız bir risk demekti. Bu sebeple, bölgede yaşayan kitlenin profili, AVM’nin müşteri potansiyeli, bölgedeki optik mağazalar ve markaları tespit ve analiz ettik. Daha sonra Aydın içindeki çalışmalara baktık ve sektörde hedeflenen kitlenin eksik yönlerine göre şekillendik. Deneyim ve bilgi birimimiz ile bu riskin fırsata dönüşebileceğine karar verdik ve o günden beri güçlenerek hizmet vermeye devam ediyoruz.

Yeni AVM mağazanızın hedef kitlesi, konsepti ve iç tasarımı hakkında bilgi verir misiniz?
Galaxy Optik ile amacımız şehrimiz Aydın’da en üst segmentteki markalara yer vereceğimiz butik bir mağaza oluşturmaktı. Üst grup ürün ve markaların, görsel estetiği yüksek bir ortamda müşterilerimizle buluşmasını istedik. Butik mağazacılık konseptiyle hedef kitlemizdeki müşterilerin dünya markalarına kolayca ve güvenle erişmesini sağlamaktayız. Mağazamızın tasarımını da müşterilerimizin hızla meraklarını cezbedebilecek bir estetik anlayışla titizlikle şekillendirdik. Müşterilerimizin olumlu geri bildirimlerini alarak onlara yüksek kalitede hizmet sunmaktan mutluluk duyuyoruz.

Mağazalarınızda sadece üst segment ürünler mi yer alıyor? Satışını en çok yaptığınız optik ve güneş gözlüğü markaları hangileri?
Açıkçası evet çoğunlukla üst segment ürünlere yer vermeyi tercih ediyoruz. Marka bazında seçici davranarak, güncel ve trend modellere yer vererek yolumuza devam ediyoruz. Birçok üst segment markaya mağazalarımızda kolaylıkla ulaşabiliyorsunuz. Bizim için öncelik her zaman sağlık ve moda dengesini doğru kurmak oldu. Müşterilerimize hem şıklığı hem de göz sağlığını bir arada sunmayı hedefliyoruz.

Müşteri memnuniyeti konusunda öncelikleriniz nelerdir? Satış sonrası sunduğunuz hizmetlerden bahseder misiniz?
Mağazalarımıza ulaşarak bizden ürün seçmeye gelen her müşterimize istinasız ürünün detaylı tanıtımı ve kullanıma dair bilgileri açıklama konusunda optimum titizlik göstermekteyiz. Müşterilerimizin ürün seçerken bilinçli alışveriş yapmaları bizim için çok önemlidir. Sunacağımız seçenekler sadece onların ihtiyaçları ve zevklerine göre şekillenmelidir ilkesi ile hareket ediyoruz. Satış sonrası süreçte de sürdürülebilirlik sağlamak amacıyla büyük firmalarıyla çalışıyoruz. Müşterilerimizin satış sonrasında herhangi bir sorunla karşılaşması durumunu hiç istemediğimiz için öyle bir durumda hızlı çözümler üretmekteyiz. Çünkü müşteri velinimettir ilkesi en temel değerimizdir.

Sunduğunuz hizmetlerde sizi diğer optik mağazalardan ayıran en güçlü yönleriniz nelerdir?
Belirttiğim gibi 2008 yılında temellerini attığımızda kurumsallığı ön planda tuttuk ve ilk günden bu yana bu anlayışla yol aldık. İlk yıllarımızdan bugüne, dedelerden torunlarına kadar çok geniş bir yaş grubundaki müşterilerimize hizmet verdiğimizi görmek, bizim için büyük bir gurur kaynağıdır. Doğru iletişim ve doğru ürünlerle her yaştan müşterilerimize güven verdiğimizi görmek, işimizi tüm güncel zorluklara rağmen aynı motivasyonla yapmamızın kaynağıdır. Sürdürülebilir bir iş yapısı ve müşteri memnuniyeti odaklı anlayışımız sayesinde; her jenerasyona hitap edebilen, kalıcı güven hissi verebilen ve müşteri sadakatini kazanmış olarak büyümeye devam ediyoruz.

Son yıllarda değişen müşteri beklentilerine karşı hangi yöntemleri kullanıyorsunuz?
Evet, müşteri algısı dijital çağda değişim gösterdi. Alacakları gözlükleri artık sadece optik mağazalarda görüp karar vermiyorlar. Özellikle dijital kanalları daha aktif kullanan genç jenerasyonun markalar hakkındaki bilgileri ve talepleri farklılaşmaya ve bilinçlenmeye başladı. Öte yandan sosyal medya hiç olmadığı kadar güçlü bir tanıtım aracına dönüştü. Bu sebeple Galaxy Optik olarak sosyal medya aracılığıyla öncelikli hedef kitlemizi belirliyor; tanıtım ve reklam çalışmalarımızı gerçekleştiriyoruz. Bu doğrultuda müşterilerimizle aynı dili konuşarak, onların beklentilerine uygun adımlar atıyor ve birlikte ilerliyoruz.

Silmo İstanbul Optik Fuarının optik endüstrisine katkıları hakkındaki görüşleriniz nelerdir?
Yurtdışında yıllardır düzenlenen küresel optik sektöründe öncü role sahip fuarlara ve mesleğimle ilgili tüm etkinliklere katılan biri olarak, yenilikler ve teknolojik gelişmeleri öğrenmek ve bunları çalışma arkadaşlarımla istişare edip işimize yansıtmak benim için çok önemlidir. Bu sebeple Silmo İstanbul Optik Fuarını da her yıl ziyaret etmek büyük bir heyecan anlamına geliyor. Çünkü Silmo İstanbul her yıl sunduğu yenilikler ve farklı bakış açılarıyla bizleri şaşırtmayı başarıyor. Gelişen ve değişen optik dünyasına hızla ve efektif bir şekilde ayak uyduran Silmo İstanbul; Türkiye ve bölge pazarların nabzını tutuyor. Silmo İstanbul’un optik sektörünün geleceğine yön vermek adına büyük önem taşıdığına inanıyorum.

Değerli röportajınız için teşekkür ederiz. Son olarak 4 your eyes ile ilgili düşüncelerinizi öğrenmek isteriz?
Derginiz 4 your eyes’ın uzun yıllardır neredeyse okumadığımız sayısı yok diyebiliriz. Özenle seçilmiş güçlü içeriğinizde biz optik profesyonellerinin ihtiyacı olan her türlü bilgi, haber, yenilik, trendler ve teknolojileri işliyorsunuz. Markaların öz geçmişi, firmaların detayları ve yenilikçi adımlarıyla ilgili bilgiler sunarak aslında tüm optik profesyonellerine fırsat penceresi açıyorsunuz. Tüm ekibinizin başarılarının devamını dileriz.

Kasım 2025

Everest Optik

Everest OPTİK

Kaliteden Ödün Vermeyerek Zirveyi Hedefliyor

“Silmo İstanbul kapsamındaki eğitim oturumları ve atölye çalışmaları
sektör profesyonellerinin bilgi birikimlerinin artışında kritik önem taşıyor.”

Merhaba Mehmet Bey sizi biraz yakından tanıyabilir miyiz? Optik sektörüne girişiniz nasıl oldu?
Merhaba, ben Mehmet Akif Doğanay. 1984 yılında İstanbul’da doğdum. Henüz 1997 yılında, erken denecek bir yaşta Sirkeci’de bulunan Dural Optik’te, ustam ve aynı zamanda dayım olan Alaaddin Karabulun’un yanında çalışmaya başladım. Optik sektöründe farklı alanlarda çalışarak sektöre dair geniş bir perspektif kazandım. Saat ve gözlük üretiminden eczane optik hizmetlerine, Sirkeci esnaf kültüründen AVM mağazacılığına kadar sektörün her yönünü deneyimledim. Perakende sektörüne yabancı sermaye girmeden önceki “Fenni Gözlükçülük” anlayışını da daha sonra sektöre giren kurumsal yabancı firmaların işleyişini de yakından gözlemleme fırsatım oldu. Bu deneyimlerim bana, sektörün eksik yönlerini görme ve bu eksiklere yönelik yenilikçi çözümler üretme fırsatı sundu. Bu amaçla sektörümüze değer katacak işler yapmayı bir vazife olarak benimsedim.

Everest Optik’i 2023 yılında kurdunuz. Mağazanızı açmaya nasıl karar verdiniz, temel motivasyonunuz ne oldu?
Bizim sektörde çıraklık ve kalfalık yapan herkesin nihai hedefi, bir mağaza açarak kendi işinin patronu olmaktır. Ancak globalleşen dünyada “az olsun, benim olsun” zihniyetinin artık geçerliliğini yitirdiğini fark ettim. Büyümeyenlerin küçülmek zorunda kaldığını ve küçük işletmelerin tek başına büyük firmalarla rekabet edemediğini gözlemledim. Aynı durum saat piyasası için de geçerliydi. Bu nedenle Doğanay Grup olarak saat sektöründe başarıyla uyguladığımız franchise modelini gözlük sektörüne de taşıdık. Saat sektöründeki deneyimlerimizi geliştirerek gözlük sektöründe yeni bir yapılanma başlattık. Ya büyümeli ya da erimeliydik, biz büyümeyi seçtik.

Everest Optik olarak bu hızlı büyümenizin sırrı nedir? Şubelerinizin lokasyon seçimlerinde öncelikli kriterleriniz nelerdir?
Everest Optik olarak kısa bir süre içinde 8 şubeye ulaşmamızın arkasında güçlü bir ekip, müşteri odaklı bir hizmet anlayışı ve stratejik bir büyüme planı yatıyor. Hızlı büyümemizin sırrı, sektördeki deneyimimizle birlikte yenilikçi bir bakış açısını birleştirerek hareket etmemizdir. Bizim için önemli olan sadece daha fazla şube açmak değil, her açtığımız şubede aynı kaliteyi, güveni ve müşteri memnuniyetini sağlamaktır. Bu nedenle şubelerimizin lokasyonlarını belirlerken üst düzeyde titizlik ve hassasiyet gösteriyoruz. Öncelikle bölgedeki potansiyel müşteri kitlesini detaylı bir şekilde analiz ediyoruz. Mevcut rakiplerin durumunu değerlendiriyoruz ve farklılaşabileceğimiz noktaları belirliyoruz. Şubelerimizin müşteriler için rahatça ulaşılabilir olmasına özen gösterdiğimiz için merkezi noktaları tercih ediyoruz. Yerel ihtiyaçlara odaklanarak bölgenin demografik yapısına ve gözlük sektöründeki talebe uygun çözümler sunmayı hedefliyoruz.

Everest Optik isminin ve marka kimliğinin oluşum sürecini okurlarımızla paylaşır mısınız?
Everest Optik ismi ve marka kimliği, hedeflerimizi ve vizyonumuzu en iyi şekilde yansıtacak şekilde özenle seçildi. “Everest” optik sektöründe ulaşmak istediğimiz zirveyi temsil ediyor. Bu isim, yalnızca bir marka değil, aynı zamanda mükemmeliyet, yenilik ve güven anlayışımızın bir simgesi olarak doğdu. Everest Optik, gözlük sektöründe hem kalite hem de yenilikçi bir yaklaşımın sembolü olarak konumlandı. Markamız, yalnızca Türkiye’de değil, uluslararası düzeyde de tanınan ve güvenilen bir isim olmayı hedefliyor. “Everest” ismi, hem görme deneyiminde netliği ve mükemmeliyeti hem de her zaman daha yükseğe ulaşma arzumuzu kapsıyor. Bizim ile birlikte olanlarla zirvede buluşmayı hedefliyoruz.

Mağazalarınızda her segmetten ürüne yer veriyor musunuz? Müşterilerinizin en çok tercih ettiği ürün ve markalar hangileri?
Mağazalarımızda müşterilerimizin ihtiyaçlarını ve beklentilerini karşılamak için geniş bir ürün yelpazesi sunuyoruz. Öne çıkan markalar arasında hem yerli hem de uluslararası tanınmış markalar yer alıyor. Kalite, şıklık ve uygun fiyat dengesi sunan ürünlerimiz, her yaştan ve tarza hitap ediyor. En çok tercih edilen ürünlerimiz arasında, hem günlük kullanım için rahatlık sağlayan çerçeveler hem de güneş gözlükleri öne çıkıyor. Bunun yanı sıra, ergonomik tasarımı ve hafifliğiyle dikkat çeken gözlük çerçeveleri de popüler tercihler arasında yer alıyor. Çok çeşitli ürün ve marka portföyümüz sayesinde her müşterimizin memnuniyetini sağlayacak çözümler sunmaya özen gösteriyoruz. Hizmetimizi fabrikasyon bir anlayışla değil, adeta terzi usulü bir yaklaşımla, kişiye özel bir şekilde sunmak için büyük gayret sarf ediyoruz. Bu, müşterilerimizin beklentilerini karşılamanın ötesinde, onlara birebir dokunan ve memnuniyetlerini ön planda tutan bir hizmet anlayışıdır.

Sosyal medyayı etkin kullanıyorsunuz. Dijital dünyadaki güçlü varlığınızın size ve müşterilerinize sağladığı yararlardan bahseder misiniz?
Sosyal medya stratejimiz, sadece ürün tanıtımından ibaret değil; aynı zamanda sektörel bilgilendirme, kampanyalar ve markamızla ilgili yenilikleri paylaşarak müşterilerimizin hayatlarına dokunmayı amaçlıyor. Sosyal medyada profesyonel ekibimizle aktif bir şekilde yer almak, markamızın samimi ve ulaşılabilir bir imaj çizmesine katkıda bulunuyor. Etkileşim odaklı yaklaşımımız ile müşterilerimizin görüş ve önerilerini dikkate alarak çözümler üretebiliyoruz. Sosyal medya sayesinde, Everest Optik ailesinin bir parçası olan herkese dokunmayı, onların göz sağlığına ve görme deneyimine değer katıyoruz. Çok daha geniş bir kitleye ulaşarak mevcut müşterilerimize yenilerini eklerken, kurduğumuz güçlü bağlarla markamızın değerini etkin bir şekilde yansıtma olanağı yakalıyoruz.

Optik mağazalar arasındaki fiyat rekabeti hakkındaki düşünceniz nedir? Sizin bu konuya yaklaşımız nasıl?
Yoğun fiyat rekabeti hepimiz için önemli bir sınav niteliği taşıyor. Ancak, Everest Optik olarak rekabetin yalnızca fiyat üzerinden değil, aynı zamanda kalite, hizmet ve müşteri memnuniyeti gibi faktörlerle de değerlendirilmesi gerektiğine inanıyoruz. Meslektaşlarımızla aramızdaki dengeyi korumak adına, sektörel dayanışma ve işbirliğinin önemine inanıyoruz. Rekabetin, sektörü geliştirici bir unsur olduğu bilinciyle hareket ediyor ve uzun vadede herkesin kazanacağı bir yaklaşımı benimsiyoruz.

Optik sektörünün deneyimli isimlerinden birisiniz. Sektörel değişim ve dönüşümler hakkındaki düşüncelerinizi öğrenebilir miyiz?
Öncelikle, teknolojik ilerlemeler dönüşümün merkezinde yer aldı. Kişiye özel gözlük tasarımı, dijital ölçüm cihazları ve yüksek kaliteli cam üretimi gibi yenilikler sektöre büyük bir dinamizm kazandırdı. Bu teknolojik ilerlemeler, müşteri memnuniyetini artıran çözümler sunmamıza olanak sağladı. Müşteriler artık yalnızca görme problemlerine çözüm aramakla kalmıyor; aynı zamanda estetik, konfor ve kalite arayışındalar. Bu da sektörü, modaya uygun ve yenilikçi tasarımlar sunmaya yönlendirdi. Uluslararası markaların sektöre girmesi, yerel firmaları daha yenilikçi ve müşteri odaklı olmaya teşvik etti. Online satış kanallarının artması, güneş gözlüğü ürünlerin erişilebilirliğini büyük ölçüde değiştirdi. Avrupa Birliği uyum yasaları kapsamında; mağazalara mesul müdür zorunluluğu, metrekare şartı ve başka iş kollarıyla birleşme yasağı gibi standartların getirilmesi de dönüşümde kritik bir önem taşıdı. Bu standartlar sektöre kalite ve disiplin getirse de yabancı sermayenin girişine izin verilmesi küçük işletmelerin büyük sermaye karşısında yalnız bırakılmasına neden oldu. Tüm bu değişimlere ayak uydurabilmek, müşteri odaklı bir hizmet anlayışını benimseyerek sektöre değer katmayı sürdürebilmek bizler için hem bir sorumluluk hem de bir fırsat oldu.

Sektöre yeni girenler veya kendi işini kurmak isteyenler için vermek istediğiniz tavsiyeler var mı?
Sektöre yeni girecek veya yeni bir atılımla dükkân açmak isteyen kardeşlerimizin, öncelikle kendi durumlarını iyi bir şekilde fizibilite etmeleri gerekir. Eğer tek başlarına bulundukları lokasyonda sürdürülebilir bir rekabet ortamı yaratmaları mümkün değilse, bir oluşumla birlikte hareket etmeleri ve büyük bir yapının parçası olmaları en doğru adım olabilir. Biz, bu konuda her zaman elimizden gelen desteği sağlamaya hazırız. Bizimle iletişime geçen kardeşlerimize rehberlik yapmaktan ve onların doğru adımları atmalarına yardımcı olmaktan mutluluk duyarız. Bu dayanışma ruhuyla, sektörümüzü daha da büyütmek ve güçlendirmek için çalışıyoruz.

Kasım ayında 12.si gerçekleşecek olan Silmo İstanbul Optik Fuarı hakkındaki görüşlerinizi ve fuarın sektöre sağladığı katkıları paylaşır mısınız?
Silmo İstanbul Optik Fuarı optik profesyonellerin bir araya gelerek bilgi paylaşımı yapmasını, iş birlikleri kurmasını ve yeni pazarlara açılmasını sağlıyor. Ayrıca, Silmo İstanbul kapsamındaki eğitim oturumları ve atölye çalışmaları sektör profesyonellerinin bilgi birikimlerinin artışında kritik önem taşıyor. Silmo İstanbul sadece Türkiye için değil, aynı zamanda çevre ülkeler için de önemli bir buluşma noktası haline geldi. Bu da Türkiye’nin optik sektöründe bölgesel bir lider olarak konumlanmasına katkı sağlıyor. Silmo İstanbul hem üreticiler hem de perakendeciler için yeni iş fırsatları yaratırken, sektördeki standartların yükselmesine de öncülük ediyor.

Bu değerli röportajınız için teşekkür ederiz. Son olarak dergimiz 4 your eyes hakkındaki düşünlerinizi öğrenmek isteriz?
Röportaj fırsatını sunduğunuz için asıl ben teşekkür ederim. 4 your eyes sektörel gelişmeleri ve yenilikleri etkili bir şekilde aktaran çok değerli bir platform ve bilgi paylaşımını artırırken aynı zamanda sektörün gelişimine de katkıda bulunuyor. Farklı perspektifler sunan içerikleriniz sektöre ilgi duyan herkes için büyük bir kaynak niteliği taşıyor. Başarılarınızın artarak devam etmesini diliyorum.

Ekim 2025