EFES OPTİK
Sektördeki Çözüm Ortağınız
“Silmo İstanbul 2025’in ziyaretçi kalitesi ve profesyonel atmosferiyle önceki yıllar ile kıyaslandığında çok daha başarılı olduğunu düşünüyorum.”
Merhaba Gökhan Bey, Kendinizi okurlarımıza kısaca tanıtarak, sektöre nasıl başladığınızdan bahseder misiniz?
Merhaba, ben Gökhan Pehlivanoğlu. Optik sektörüne 1994 yılında bir firmaya ortaklık yaparak başladım. Bu tarihlerde sektöre girişim hem ticarete olan ilgim hem de Türkiye’de kaliteli ve ulaşılabilir gözlüğe duyulan ihtiyacı fark etmemle şekillendi. Daha sonra 1999 yılında Efes Optik’i kurdum. Optik sektöründe içerisinde yer aldığım 30 yılın üzerindeki süreç boyunca edindiğim en büyük deneyim, başarılı bir işin ancak güçlü bir ekip, sürekli yenilik arayışı ve müşteriyi odağa alan bir anlayışla sürdürülebileceğidir.
Efes Optik köklü bir firma. Kuruluş hikayenizi ve 25 yıla yaklaşan yolculuğunuzdaki büyüme stratejinizi paylaşır mısınız?
Kuruluş hikayemiz aslında az önce değindiğim gibi optik sektörü açısından eksikliğini fark ettiğim bir ihtiyacı karşılamak amacıyla başladı. Türkiye’de hem kaliteli hem de fiyat–performans açısından dengeli ürünlerin eksikliği söz konusuydu. Bu eksikliği doldurmak için yola çıktık. Büyüme stratejimiz ise hiçbir zaman kısa vadeli hedeflere değil, sürdürülebilir markalar oluşturmaya yönelik oldu. Dağıtım gücümüzü giderek artırdık, güçlü koleksiyon geliştirme süreçleri kurduk ve markalaşmaya yatırım yaptık. Efes Optik’in başarısı da bu anlayışla geliştirilen stratejiler için en önemli örneklerinden biridir.
Kalite, Efes Optik için bir ön koşul. Materyal seçimi ve üretim aşamasında kalite standartlarınızı nasıl koruyorsunuz?
Kalite anlayışımız; hammadde seçiminden üretimin son aşamasına kadar kesintisiz bir kontrol sürecine dayanıyor. Kullandığımız titanyum, asetat, metal ve TR90 bileşenlerini uluslararası standartlara göre seçiyoruz. Tüm ürünlerimiz CE kriterlerine uygun olarak üretiliyor. Her koleksiyon, dayanıklılık testlerinden geçtikten sonra bayilerimize ulaşıyor. Bu nedenle Efes Optik’ten çıkan her gözlük hem uzun ömürlü hem de sağlıklı kullanım vadeder.
Asya ve Avrupa’ya ihracat yapıyorsunuz. Uluslararası satış deneyimlerinizi ve firmanıza katkılarını paylaşır mısınız?
Uluslararası çalışmalarımız bize önemli deneyimler kazandırdı. Her pazarın kendi dinamiği ve beklentisi olduğunu gördük. Avrupa ülkelerinde tasarım ve marka algısı ön plandayken, Asya’da hafiflik ve fonksiyonellik çok daha önem kazanıyor. Bu çeşitlilik, koleksiyon geliştirme vizyonumuzu zenginleştirdi ve Efes Optik’i global rekabete hazır bir firma haline getirdi.
Okurlarımıza markalarınızdan ve bu portföyü nasıl geliştirdiğinizden bahseder misiniz?
Bugün bünyemizde Chanzara, Lufian, Garbino, Lady Victoria, Chimi, Scapa, Garbino Kids gibi geniş ve çok yönlü bir marka portföyü bulunuyor. Her markanın kendine ait bir kimliği ve hedef kitlesi var. Amacımız, her tüketicinin tarzına ve yaşam biçimine uygun bir seçeneği sunmaktır. Marka portföyümüzdeki bu çeşitlilik, Efes Optik’i sektörde güçlü ve esnek bir oyuncu haline getiriyor. Hem gençlere hem klasik stile hem de lisanslı ürünlere aynı kaliteyle dokunabilmek bizim için büyük taşır.
Efes Optik AR-GE’ye verdiği önemle tanınıyor. Bu alandaki çalışmalarınızın işleyişinden söz eder misiniz?
AR-GE ekibimiz çalışırken Türkiye’nin farklı bölge ve yaş gruplarındaki yüz formlarını detaylı analiz ediyor. Gözlüğün yalnızca bir aksesuar değil, kişinin yüzüyle bütünleşen bir tasarım olduğunu biliyoruz. Bu nedenle ergonomi, burun köprüsü yapısı, malzeme hafifliği ve uzun kullanım konforu gibi detaylara özel önem veriyoruz. Numune süreçlerimiz oldukça titizdir; her model defalarca denenip revize edilir.
Özellikle Avrupa’ya yönelik ‘yeni bir yerli marka’ hazırlıyorsunuz. Markanızın bu pazardaki yerini nasıl kurguluyorsunuz?
Evet, Avrupa’da modern, özgün ve Türk tasarım gücünü temsil eden bir marka yaratmayı hedeflemekteyiz. Bu markayı; kaliteyi, tasarımı ve ulaşılabilir lüksü bir arada sunacak şekilde konumlandırmayı planlıyoruz. Türkiye’den çıkan bir markanın Avrupa’da kalıcı bir yer edinebileceğine inanıyoruz ve bu hedefimiz doğrultusunda çalışmalarımıza hız kesmeden sürdürüyor; büyük ölçekli yatırımlar yapıyoruz.
Türkiye genelinde 500’ü aşkın bayiniz var. Bayilerinizi nasıl seçiyor ve satışlarına nasıl destek oluyorsunuz?
Bayi ağımızı oluştururken en önemli kriterimiz daima; iş ortaklarımızla uzun soluklu ve güvene dayalı ilişkiler kurmak olmuştur. Türkiye’nin her şehrinde, müşterisine değer veren vizyon sahibi işletmelerle çalışmayı tercih etmekteyiz. Bayilerimize düzenli koleksiyon tanıtımları, hızlı teslimat, satış sonrası hizmet ve perakende destekleri sağlıyoruz. Bayi yapımızın güçlü olmasının nedeni ise onları yalnızca müşteri değil, aynı zamanda iş ortağımız olarak görmemizdir.
Efes Optik’in satış sonrası sürece yaklaşımı nasıldır ve bu süreçte ne gibi hizmetler sunar?
Satış sonrası süreç bizde ürünün satışıyla bitmez, tam aksine başlar. Bayilerimize hızlı parça tedariği, ürün değişim desteği ve teknik çözümler sunuyoruz. Her bölge için özel bir müşteri temsilcisi bulunuyor ve tüm süreçlerimiz minimum aksama ile yürütülüyor. Sektörde ‘çözüm ortağı’ olarak anılmamızın nedeni, ihtiyaç anında hızlı ve şeffaf bir şekilde destek vermemizdir.
Sizce yaklaşan 2026 yılıyla birlikte optik sektöründe hangi trendler ön plana çıkacak?
Yeni yılla birlikte minimal ve fonksiyonel tasarımların öne çıkacağını düşünüyorum. Hafif materyaller, sürdürülebilir üretim, renkli camlar ve retro-modern birleşimi formlar daha fazla talep görecek. Aynı zamanda gözlüğün moda dünyasındaki rolü artmaya devam edecek; kullanıcılar kişisel tarzını daha cesur çerçevelerle ifade etmeye yönelecek.
Geçtiğimiz ay 12. kez düzenlenen Silmo İstanbul Optik Fuarını ve sektöre katkılarını değerlendirir misiniz?
Silmo İstanbul, sektörümüzün en önemli buluşmalarından biri haline geldi. Hem yerli üreticiler hem de uluslararası markalar için güçlü bir vitrin oluşturuyor. Bu yılki Silmo İstanbul ziyaretçi kalitesi ve profesyonel atmosferiyle önceki yıllar ile kıyaslandığında çok daha başarılıydı. Yeniliklerin takip edilmesi, işbirliklerinin kurulması ve sektörün ortak bir çatı altında buluşması açısından büyük değer taşıyor.
Değerli röportajınız için teşekkür ederiz. Son olarak dergimiz 4 your eyes ile ilgili yorumlarınızı öğrenmek isteriz?
Derginiz 4 your eyes’ın sektörde bilgi birikimini artıran, trendleri profesyonel bir dille aktaran önemli bir yayın olduğunu düşünüyorum. Hem sektör temsilcileri hem de perakendeciler için değerli bir kaynak olduğuna inanıyorum. Bizlere yer verdiğiniz için teşekkür eder, çalışmalarınızda başarılar dilerim.
Aralık 2025










