Efes Optik

EFES OPTİK

Sektördeki Çözüm Ortağınız

“Silmo İstanbul 2025’in ziyaretçi kalitesi ve profesyonel atmosferiyle önceki yıllar ile kıyaslandığında çok daha başarılı olduğunu düşünüyorum.”

Merhaba Gökhan Bey, Kendinizi okurlarımıza kısaca tanıtarak, sektöre nasıl başladığınızdan bahseder misiniz?
Merhaba, ben Gökhan Pehlivanoğlu. Optik sektörüne 1994 yılında bir firmaya ortaklık yaparak başladım. Bu tarihlerde sektöre girişim hem ticarete olan ilgim hem de Türkiye’de kaliteli ve ulaşılabilir gözlüğe duyulan ihtiyacı fark etmemle şekillendi. Daha sonra 1999 yılında Efes Optik’i kurdum. Optik sektöründe içerisinde yer aldığım 30 yılın üzerindeki süreç boyunca edindiğim en büyük deneyim, başarılı bir işin ancak güçlü bir ekip, sürekli yenilik arayışı ve müşteriyi odağa alan bir anlayışla sürdürülebileceğidir.

Efes Optik köklü bir firma. Kuruluş hikayenizi ve 25 yıla yaklaşan yolculuğunuzdaki büyüme stratejinizi paylaşır mısınız?
Kuruluş hikayemiz aslında az önce değindiğim gibi optik sektörü açısından eksikliğini fark ettiğim bir ihtiyacı karşılamak amacıyla başladı. Türkiye’de hem kaliteli hem de fiyat–performans açısından dengeli ürünlerin eksikliği söz konusuydu. Bu eksikliği doldurmak için yola çıktık. Büyüme stratejimiz ise hiçbir zaman kısa vadeli hedeflere değil, sürdürülebilir markalar oluşturmaya yönelik oldu. Dağıtım gücümüzü giderek artırdık, güçlü koleksiyon geliştirme süreçleri kurduk ve markalaşmaya yatırım yaptık. Efes Optik’in başarısı da bu anlayışla geliştirilen stratejiler için en önemli örneklerinden biridir.

Kalite, Efes Optik için bir ön koşul. Materyal seçimi ve üretim aşamasında kalite standartlarınızı nasıl koruyorsunuz?
Kalite anlayışımız; hammadde seçiminden üretimin son aşamasına kadar kesintisiz bir kontrol sürecine dayanıyor. Kullandığımız titanyum, asetat, metal ve TR90 bileşenlerini uluslararası standartlara göre seçiyoruz. Tüm ürünlerimiz CE kriterlerine uygun olarak üretiliyor. Her koleksiyon, dayanıklılık testlerinden geçtikten sonra bayilerimize ulaşıyor. Bu nedenle Efes Optik’ten çıkan her gözlük hem uzun ömürlü hem de sağlıklı kullanım vadeder.

Asya ve Avrupa’ya ihracat yapıyorsunuz. Uluslararası satış deneyimlerinizi ve firmanıza katkılarını paylaşır mısınız?
Uluslararası çalışmalarımız bize önemli deneyimler kazandırdı. Her pazarın kendi dinamiği ve beklentisi olduğunu gördük. Avrupa ülkelerinde tasarım ve marka algısı ön plandayken, Asya’da hafiflik ve fonksiyonellik çok daha önem kazanıyor. Bu çeşitlilik, koleksiyon geliştirme vizyonumuzu zenginleştirdi ve Efes Optik’i global rekabete hazır bir firma haline getirdi.

Okurlarımıza markalarınızdan ve bu portföyü nasıl geliştirdiğinizden bahseder misiniz?
Bugün bünyemizde Chanzara, Lufian, Garbino, Lady Victoria, Chimi, Scapa, Garbino Kids gibi geniş ve çok yönlü bir marka portföyü bulunuyor. Her markanın kendine ait bir kimliği ve hedef kitlesi var. Amacımız, her tüketicinin tarzına ve yaşam biçimine uygun bir seçeneği sunmaktır. Marka portföyümüzdeki bu çeşitlilik, Efes Optik’i sektörde güçlü ve esnek bir oyuncu haline getiriyor. Hem gençlere hem klasik stile hem de lisanslı ürünlere aynı kaliteyle dokunabilmek bizim için büyük taşır.

Efes Optik AR-GE’ye verdiği önemle tanınıyor. Bu alandaki çalışmalarınızın işleyişinden söz eder misiniz?
AR-GE ekibimiz çalışırken Türkiye’nin farklı bölge ve yaş gruplarındaki yüz formlarını detaylı analiz ediyor. Gözlüğün yalnızca bir aksesuar değil, kişinin yüzüyle bütünleşen bir tasarım olduğunu biliyoruz. Bu nedenle ergonomi, burun köprüsü yapısı, malzeme hafifliği ve uzun kullanım konforu gibi detaylara özel önem veriyoruz. Numune süreçlerimiz oldukça titizdir; her model defalarca denenip revize edilir.

Özellikle Avrupa’ya yönelik ‘yeni bir yerli marka’ hazırlıyorsunuz. Markanızın bu pazardaki yerini nasıl kurguluyorsunuz?
Evet, Avrupa’da modern, özgün ve Türk tasarım gücünü temsil eden bir marka yaratmayı hedeflemekteyiz. Bu markayı; kaliteyi, tasarımı ve ulaşılabilir lüksü bir arada sunacak şekilde konumlandırmayı planlıyoruz. Türkiye’den çıkan bir markanın Avrupa’da kalıcı bir yer edinebileceğine inanıyoruz ve bu hedefimiz doğrultusunda çalışmalarımıza hız kesmeden sürdürüyor; büyük ölçekli yatırımlar yapıyoruz.

Türkiye genelinde 500’ü aşkın bayiniz var. Bayilerinizi nasıl seçiyor ve satışlarına nasıl destek oluyorsunuz?
Bayi ağımızı oluştururken en önemli kriterimiz daima; iş ortaklarımızla uzun soluklu ve güvene dayalı ilişkiler kurmak olmuştur. Türkiye’nin her şehrinde, müşterisine değer veren vizyon sahibi işletmelerle çalışmayı tercih etmekteyiz. Bayilerimize düzenli koleksiyon tanıtımları, hızlı teslimat, satış sonrası hizmet ve perakende destekleri sağlıyoruz. Bayi yapımızın güçlü olmasının nedeni ise onları yalnızca müşteri değil, aynı zamanda iş ortağımız olarak görmemizdir.

Efes Optik’in satış sonrası sürece yaklaşımı nasıldır ve bu süreçte ne gibi hizmetler sunar?
Satış sonrası süreç bizde ürünün satışıyla bitmez, tam aksine başlar. Bayilerimize hızlı parça tedariği, ürün değişim desteği ve teknik çözümler sunuyoruz. Her bölge için özel bir müşteri temsilcisi bulunuyor ve tüm süreçlerimiz minimum aksama ile yürütülüyor. Sektörde ‘çözüm ortağı’ olarak anılmamızın nedeni, ihtiyaç anında hızlı ve şeffaf bir şekilde destek vermemizdir.

Sizce yaklaşan 2026 yılıyla birlikte optik sektöründe hangi trendler ön plana çıkacak?
Yeni yılla birlikte minimal ve fonksiyonel tasarımların öne çıkacağını düşünüyorum. Hafif materyaller, sürdürülebilir üretim, renkli camlar ve retro-modern birleşimi formlar daha fazla talep görecek. Aynı zamanda gözlüğün moda dünyasındaki rolü artmaya devam edecek; kullanıcılar kişisel tarzını daha cesur çerçevelerle ifade etmeye yönelecek.

Geçtiğimiz ay 12. kez düzenlenen Silmo İstanbul Optik Fuarını ve sektöre katkılarını değerlendirir misiniz?
Silmo İstanbul, sektörümüzün en önemli buluşmalarından biri haline geldi. Hem yerli üreticiler hem de uluslararası markalar için güçlü bir vitrin oluşturuyor. Bu yılki Silmo İstanbul ziyaretçi kalitesi ve profesyonel atmosferiyle önceki yıllar ile kıyaslandığında çok daha başarılıydı. Yeniliklerin takip edilmesi, işbirliklerinin kurulması ve sektörün ortak bir çatı altında buluşması açısından büyük değer taşıyor.

Değerli röportajınız için teşekkür ederiz. Son olarak dergimiz 4 your eyes ile ilgili yorumlarınızı öğrenmek isteriz?
Derginiz 4 your eyes’ın sektörde bilgi birikimini artıran, trendleri profesyonel bir dille aktaran önemli bir yayın olduğunu düşünüyorum. Hem sektör temsilcileri hem de perakendeciler için değerli bir kaynak olduğuna inanıyorum. Bizlere yer verdiğiniz için teşekkür eder, çalışmalarınızda başarılar dilerim.

Aralık 2025

U&K Optik

U&K OPTİK

Vizyon ve Deneyimden Doğan Yenilikçi Adres

“Silmo İstanbul artık yalnızca bir fuar değil, Türkiye’nin optik alanındaki potansiyelini dünyaya gösteren güçlü bir platform haline geldi.”

Merhaba Umut Bey. Röportajımıza sizi tanıyarak başlayalım. Kendinizden bahsederek, optik sektörüyle tanışma hikayenizi paylaşır mısınız?
Merhaba, ben Umut Kürşatlar. Gözlük toptancısı bir baba ve devlet memuru bir annenin oğlu olarak 1992 yılında dünyaya geldim. Çocuk yaşlardan itibaren gözlük ve optik sektörüyle iç içe büyüdüm. Babam sayesinde mesleğin temellerini yakından öğrenme ve bu alana doğal bir yatkınlık kazanma fırsatım oldu.  Matematik ve fiziğe olan ilgim nedeniyle mühendis olma hedefiyle ilerledim ve Gemi Mühendisliği bölümünden mezun oldum. Bir süre mühendis olarak çalıştıktan sonra, içimdeki ticaret tutkusu ve optik sektörüne duyduğum özlem ağır bastı. Bunun üzerine ikinci üniversite olarak Optisyenlik bölümünü tamamladım. Sektörde uzun yıllara dayanan deneyime ve saygınlığa sahip öncü isimlerden biri olan babam Ata Kürşatlar’ın bilgi birikiminden ve vizyonundan ilham alarak; aynı özveri ve disiplinle bu meslekte kendi yolumu U&K Optik çatısı altında çizmeye devam ediyorum. Babamdan aldığım bilgi, birikim ve iş ahlakının üzerine kendi vizyonumu, estetik bakış açımı ve modern mağazacılık anlayışımı ekleyerek; gelenekten gelen tecrübeyi günümüzün yenilikçi yaklaşımıyla harmanlıyor, sektöre hem köklü hem de çağdaş bir dokunuş kazandırmaya çalışıyorum.

U&K Optik’in kurulma aşamasından söz eder misiniz? Mağazacılık yolculuğunuz nasıl başladı?
Yıllar boyunca toptan optik sektöründe edindiğim birikimi, yurt dışında gözlemlediğim butik mağazacılık anlayışıyla birleştirerek, bu doğrultuda kendi markamı hayata geçirme kararı aldım. Uzun süredir hayalini kurduğum premium butik konsepti, İstanbul’un en nezih bölgelerinden biri olan Anadoluhisarı’nda gerçeğe dönüştürdüm. U&K Optik, yalnızca bir satış noktası değil; tasarım, estetik ve kişisel deneyimi ön plana çıkaran bir yaşam alanı olarak tasarlandı. İsim konusunda birçok öneri gelse de markayı tamamen kendi vizyonumla özdeşleştirmek istediğim için ismimi ve soyadımı temsil eden ‘U&K’ adını tercih ettim. Kısacası, U&K Optik; yılların tecrübesini, yurtdışından gelen ilhamı ve yerel butik anlayışını bir araya getiren, kişiye özel bir optik deneyimi sunma hedefiyle doğdu.

Mağazalarınızda her segmetten ürüne yer veriyor musunuz? Müşterilerinizin en çok tercih ettiği ürün ve markalar hangileri?
Mağazamız Boğaz hattında ve yalılara komşu bir konumda yer aldığından, müşteri profilimiz de buna paralel olarak yüksek kalite ve özel tasarım ürünlere yöneliyor. Bu nedenle ağırlıklı olarak Avrupa’nın en seçkin markalarına yer veriyoruz. Kuruluş amacımız, Türkiye’de en kaliteli optik ve güneş gözlüğü markalarını tek bir çatı altında toplamak üzerine kuruldu. Bugün müşterilerimiz Cartier, Chopard, Silhouette, Tom Ford, Mykita, Gucci ve Maybach gibi premium markaların geniş koleksiyonlarına aynı noktada ulaşabiliyor.

Son yıllarda designer markalar oldukça rağbet görüyor. Size de müşterilerinizden bu yönde talep geliyor mu?
Kesinlikle. Artık insanlar herkesin yüzünde gördüğü markaları değil, kendilerini yansıtan daha butik, özgün ve kişisel tasarımları tercih ediyor. Müşteriler, kimliğini anlatan bir gözlük arıyor; bu da tasarım markalarına olan ilgiyi her geçen gün artırıyor. Biz de U&K Optik olarak bu değişimi yakından gözlemliyoruz. Sadece dünyaca ünlü markalara değil, Türkiye’de yetişen başarılı butik üreticilere ve yerli tasarımcılara da mağazamızda yer veriyoruz. Her biri detayına kadar özenle hazırlanmış bu koleksiyonlar hem kalite hem de karakter açısından fark yaratıyor. Kısacası, artık gözlük bir aksesuar olmanın ötesinde, kişinin tarzını ve duruşunu ifade eden bir parça haline geldiğinden, biz de tam olarak bu anlayışla hareket ediyoruz.

Satış sonrası sunduğunuz hizmetlerden bahseder misiniz? Müşteri sadakati kazanmak için nasıl bir yol izliyorsunuz?
Butik bir gözlük mağazası olarak her müşterimizi uzun vadeli bir dost olarak görüyoruz. Satış sonrası desteğimizde, müşterilerimizin gözlüğüyle ilgili her türlü ihtiyaçlarında yanlarında olmayı öncelikli hale getiriyoruz. Müşteri sadakati kazanmak için de kişiye özel bir yaklaşım benimsiyoruz. Müşterilerimizin tarzını, yüz tipini ve kullanım alışkanlıklarını tanıyarak sonraki alışverişlerinde onlara özel öneriler sunuyoruz. Kısacası, bizde satış sadece bir alışveriş değil; uzun süreli bir güven ilişkisi anlamına geliyor.

Sektör içi yapılan satış ve eğitim bilgilendirmeleri yeterli mi? Siz mağaza çalışanlarınız için eğitim programları düzenliyor musunuz?
Sektördeki eğitim faaliyetleri son yıllarda artış gösterse de gelişen teknoloji ve tasarım trendleri nedeniyle bu konuda her zaman daha fazlasına ihtiyaç olduğunu düşünüyorum. Biz U&K Optik olarak personel eğitimine büyük önem veriyoruz. Çalışanlarımızın hem teknik bilgilerinin hem de hizmet sunma kalitelerinin güncel kalması amacıyla, cam üreticilerinin ve markaların düzenlediği eğitimlere katılmalarını sağlıyoruz. Ayrıca yurtdışındaki fuar ve seminerlerde yer alarak global trendleri ve sektörel yenilikleri yakından takip etmelerine olanak tanıyoruz. Bu sayede ekibimiz, yalnızca satış yapan değil; ürünü, teknolojisini ve markanın ruhunu bilen bir anlayışla hizmet sunuyor.

Cadde mağazaları mı yoksa AVM içerisinde yer almak mı? Sizin tercihinizi ve nedenlerinizi öğrenmek isteriz?
Kesinlikle cadde mağazacılığını tercih ediyoruz. Anadoluhisarı gibi tarihi dokusunu koruyan, samimi ve sıcak mahalle kültürünün yaşatıldığı bir semtte yer alıyoruz. Burada müşterilerimizle birebir iletişim kurabiliyor, onları tanıyabiliyor ve ihtiyaçlarını yakından takip edebiliyoruz. Bizim için her yeni gün sadece satış değil, aynı zamanda sosyal bir etkileşim anlamına da geliyor. Sabah fırından ekmeğini alan, kahvesini içmeye giden insanlar bizi görüyor; selamlaşıyor, sohbet ediyor. Bu sıcak iletişim, markamızın ruhunu ve güven ilişkisini güçlendiriyor. AVM ortamında ise bu doğallığı ve samimiyeti yakalamak pek mümkün olmuyor. Bizim anlayışımızda optik mağazası sadece bir satış noktası değil, aynı zamanda bulunduğu semtin bir parçası da olmalıdır. Bu nedenle cadde mağazası olmak, markamızın kişiliğiyle tamamen örtüşüyor.     

Perakendecilerden biri olarak meslektaşlarınızla aranızdaki fiyat rekabeti hakkındaki görüşleriniz nelerdir?
Fiyat rekabeti, perakende sektörünün kaçınılmaz bir gerçeğidir. Ancak biz bu rekabeti yalnızca fiyat üzerinden değil, hizmet kalitesi, güven ve müşteri memnuniyeti üzerinden okumayı tercih ediyoruz. Babamın uzun yıllardır optik toptan sektöründe olması sebebiyle, üreticileri ve distribütörleri yakından tanıyorum; bu da U&K Optik için tedarik anlamında ciddi avantajlar sağlıyor. Ürünleri daha uygun koşullarda temin edebildiğimiz için müşterilerimize hem geniş koleksiyonlar hem de rekabetçi fiyatlar sunabiliyoruz. Bizim için asıl fark yaratan unsur, sadece uygun fiyat değil; müşterinin kendini güvende hissettiği, satış sonrası da destek gördüğü bir alışveriş deneyimi oluşturmaktır. Uzun vadede sadakat ve güven, kısa vadeli fiyat rekabetinden çok daha değerli hale geliyor.

Uluslararası optik fuarlarını ve sektörel gelişmeleri takip ediyor musunuz?
Evet, sektörün nabzını tutmak adına uluslararası fuarları yakından takip ediyorum. Her yıl düzenli olarak Silmo Paris ve Mido optik fuarlarına katılıyorum. Bu fuarlar, yalnızca yeni koleksiyonları görmek için değil; aynı zamanda trendleri, teknolojik gelişmeleri ve dünya optik sektörünün geleceğini yerinde gözlemlemek açısından büyük ilham kaynağı oluyor. Açıkçası mağazamın kurulumu da bu fuarlarda edindiğim izlenimlerden doğdu. Amacım, Türkiye’de çok fazla örneği bulunmayan, Avrupa’daki butik optik anlayışını yansıtan bir mağaza konsepti oluşturmaktı. Bu vizyon sayesinde hem mağaza mimarimiz hem de hizmet anlayışımız klasik perakende çizgisinden ayrışıyor. Kısacası, yurtdışı fuarlar bizim için sadece birer etkinlik değil; sürekli yenilenmenin, ilhamın ve vizyonun merkezleridir.

12.si gerçekleşen Silmo İstanbul Optik Fuarının gelişimi ve sektöre katkıları hakkında düşünceleriniz nelerdir?
Silmo İstanbul, her geçen yıl uluslararası standartlara daha da yaklaşan, sektörümüz için çok değerli bir buluşma noktası haline geldi. Gerek marka çeşitliliği gerekse katılımcı kalitesiyle Türkiye optik sektörünün gücünü net biçimde yansıtıyor. Benim için Silmo İstanbul, sadece ticari bir etkinlik değil; aynı zamanda sektörel yeniliklerin, fikir alışverişinin ve ilhamın merkezidir. Her yıl fuarda edindiğimiz izlenimler, mağazamızın vizyonuna da doğrudan katkı sağlıyor. Silmo İstanbul artık yalnızca bir fuar değil, Türkiye’nin optik alanındaki potansiyelini dünyaya gösteren güçlü bir platform haline geldi.

Değerli röportajınız için teşekkür ederiz. Son olarak 4 your eyes ile ilgili düşüncelerinizi öğrenmek isteriz?
Ben teşekkür ederim, böylesine nitelikli bir sektörel platformda yer almak gerçekten çok değerli. 4 your eyes, optik sektörüne sadece haber veya tanıtım anlamında değil, aynı zamanda vizyon kazandıran bir mecra olarak öne çıkıyor. Sektörün farklı paydaşlarını bir araya getirip bilgi paylaşımına olanak tanımasının, biz perakendeciler için büyük bir avantaj olduğunu düşünüyorum. Tarafsız, güncel ve profesyonel içerikleriyle sektörde fark yarattığına inanıyorum. Kısacası, 4 your eyes’ı optik sektörünün sesi ve vitrinlerinden biri olarak görüyorum. Emeği geçen herkese teşekkür ederim.

Aralık 2025

Ferrari ile Maskülen Asalet

Ferrari’nin dinamizmini optik dünyaya taşıyan Ferrari Cavallino, maskülen tavrı ve sportif asalet anlayışıyla öne çıkıyor. Tamamen siyah tonlarda, asetat malzemeden üretilmiş bu aviator form, şakaklardaki Ferrari logosuyla birlikte güçlü ve karizmatik bir siluet yaratıyor. Erkeklere özel bu asil güneş gözlüğü, gündelik veya sofistike stillerin tümüne özgüvenli bir dokunuş katıyor.

Aralık 2025

Woodys’den Gölge Etkisi

Barselona merkezli Woodys, Shadow (Gölge) ismini verdiği bu sınırlı sayı üretim güneş gözlüğüyle gözleriniz için bayram havasını getiriyor. Kalın hatlardaki altıgen siyah çerçeve, açık mor tonunda camlarla birleşerek cesur ve cüretkar bir silüete bürünüyor. Shadow’un sapları için yarasa kanatlarından ilham alan marka, kalın kıvrımlardan faydalanarak modeli üstün bir boyuta taşıyor.

Aralık 2025

Gernot Lindner Rafineliği

Dünyaca ünlü gözlük koleksiyoneri ve tasarımcı Gernot Lindner tarafından kurulan marka, kurucusunun antika gözlüklere duyduğu hayranlıktan doğdu. Gernot Lindner’ın hafifliği ve minimal çizgileri ile öne çıkan dikdörtgen form yorumu bu zarif güneş gözlüğü, sade ama asil bir stil vadediyor. Tasarım; rafine çizgisiyle, klasik ve çağdaş arasındaki mükemmel dengeyi yakalıyor.

Aralık 2025

D&G’dan İtalyan İhtişamı

İkonik İtalyan moda evi Dolce&Gabbana, gözlüklerinde Akdeniz’in tutkusunu, limanı çağrıştıran taş sokaklarının ruhunu ve sinematik bir ihtişamı birleştiriyor. Siyah, kalın hatlı ve maske formundaki bu model, DG logosunun camların yüzeyine zarifçe yansıması ve sıra dışı kaş hattı tasarımıyla dikkatleri üzerinize topluyor. Cesaret ve lüks tasarımın kimliğini tamamlıyor.

Aralık 2025

L.G.R Danakil’i Sunar

L.G.R, Danakil isimli bu tasarımda ikonik Zanzibar modelini modern bir yorumla yeniden şekillendiriyor. Metalin sağlamlığı ile asetat sapların zarif dokusunu kusursuz biçimde dengeleyen çerçeve, karakteristik yivli metal profiliyle kendine özgü bir duruş sergiliyor. Ayarlanabilir metal burun pedleri ise Danakil’e yalnızca stil değil, aynı zamanda ayrıcalıklı bir konfor kazandırıyor.

Aralık 2025

Bir Chloé Kelebeği

Chloé, feminen ve bohem ruhu harmanlayarak her koleksiyonunda kendine özgü bir zarafet sunuyor. Fransız markanın kelebek biçimli çerçevesiz, pembe camlarla tamamladığı bu güneş gözlüğü, yüz hatlarını şeffaf bir ışıltıyla kuşatıyor. Marka hafifliği ve yüksek estetiğiyle zarafeti yeniden tanımlıyor. Göz alıcı tasarım kadınların stiline incelikli bir dokunuş katıyor.

Aralık 2025

Sofistike Bir Ralph Vaessen

Hollandalı ünlü tasarımcı tarafından kurulan ve tasarımcının ismini taşıyan Ralph Vaessen, abartılı ve cesur çizgileri sofistike görünümlere dönüştürdüğü gözlükleriyle tanınıyor. Tamamı doğal boynuzdan Almanya’da üretilen bu yarım çerçeveli güneş gözlüğü, cat eye esintilerini modern bir yorumla yansıtıyor. Benzersiz formu ve el yapımı inceliği, modelin karakterini güçlendiriyor.

Aralık 2025

Bir Céline Altını

Parizyen zarafetini ve görkemini 80 yıllık mirasıyla ideal bir şekilde günümüze taşıyan premium moda evi Céline, lüksün en eşsiz örneklerini gözlük koleksiyonlarında da tüm moda tutkunlarına gösteriyor. Fransız markanın geometrik ilhamla tasarladığı bu beşgen formlu minimal çizgideki güneş gözlüğü, altın tonlarındaki çerçevesi ve şakaklardaki logoyla farkını ortaya koyuyor.

Aralık 2025