Agora Optik

AGORA OPTİK

Farklı Bir Bakış

Silmo İstanbul’u hemen hemen her yıl ziyaret ediyorum. Sektörün bir araya geldiği ve böylesine büyüme gösteren bir organizasyon görmek benim için mutluluk verici.

Merhaba Murat Bey. Öncelikle sizi biraz tanıyalım ve sektöre giriş hikayenizden bahsedelim…
Babamın 1968 senesinde mesleğe başlamasıyla ve yıllar sonra kendisine mağaza açmasıyla optik sektörüyle bağımız kuruldu ve babamı kendime idol seçmemle benim hikayem de başlamış oldu. Mesleğe olan sevgim ve aşkım bu şekilde filizlenmeye başladı. Önce çıraklığını yaptığım bu meslekte yaşımın ilerledikçe içimde hep en iyisini yapma isteği oluştu. Atölye kısmı da ilgimi çok fazlasıyla çekmişti. Hem atölyedeki yeni öğrendiğim bilgiler hem de mağaza içindeki gündelik gelişmeler çok hoşuma gidiyordu. 2005 yılında Ege Üniversitesinde optisyenlik bölümünden mezun oldum ve artık eğitimini almış bir optisyen olarak meslek hayatıma devam ediyorum.

Agora Optik’in kurulma aşamasından söz eder misiniz?
Agora Optik bir aile şirketi olarak tüm sorumluluğunu kendim alarak kurduğum bir mağazadır. Her zaman en iyisini ve en güzelini başarabilmek için Agora Optik’i yaşadığım bir yuva haline getirmişimdir. Sloganımız olan ‘Farklı Bir Bakış’ ile tüm müşterilerimize özenle hizmet vermekteyiz.

Mağazalarınızın yerini belirlerken nelere dikkat ediyorsunuz?
Mağazalarımız İzmir’in en elit semtlerinde yer almaktadır. Mağazalarımızın yerini seçerken tabii ki hareketli bir yer olmasına dikkat ediyorum. Bence işini düzgün yapan, mağaza dekorasyonuna önem veren, bilgisiyle müşterilerine iyi hizmet sağlayabilen bir firma olmak her zaman en temel değeriniz olmalı. Bu sebeple bizim de birincil kuralımız bu bakış açısıyla işimizi yapmaktır.

Mağazanızda her gruptan ürün bulunduruyor musunuz?
Mağazalarımızda birçok dünya markasına yer vermekteyiz. Yenilikleri yakından takip ediyor ve güncel modelleri mağazalarımızda bulundurmaya özen gösteren bir firmayız. Ürün segmentleri ve çeşitliliği bizim için önemli bir rol oynuyor. Ancak söylediğim gibi en yeni trendleri takip etmek ve onların ışığında sürekli yenilenmekten ödün vermiyoruz.

İzmir’de birçok önemli optik mağaza yer alıyor. Bu durum bir rekabet oluşturuyor mu?
Tabii ki hemen hemen her meslek grubunda birçok mağazanın faaliyet gösteriyor olması ister istemez bir rekabete neden olur. Ancak ben hizmet kalitesine yansıdığından ve dinamik tuttuğundan ötürü rekabeti gerçekten seviyorum. Müşteriler piyasadaki mağazaları gezerken hem ürün hem de güven araştırması yapıyorlar. Agora Optik olarak da tercih ediliyor olmak ve güzel dönüşler almak beni çok mutlu ediyor.

Mağazanızda en çok satışı yapılan optik ve güneş gözlüğü markaları nelerdir?
Mağazalarımızda her kesime hitap edebilecek ürünler olduğu için her markayı saymakta güçlük çekebilirim. Fakat en çok satılan ürünler genellikle dünya markaları oluyor. Türkiye’de marka reklamının çok büyük önem taşıdığını biliyorum. Sezon başlarında bizlere gelen en büyük talepler, müşterilerimizin sosyal medyadan takip ettiği ünlülerin kullanmış olduğu gözlüklerden oluyor. Bazen gerçekten bu durumu komik buluyorum fakat o reklam sayesinde insanlar yeni çıkan gözlükleri görüyor ve o ürüne sahip olmak istiyorlar.

Satış sonrası hizmetleriniz nelerdir?
Satış sonrası verdiğimiz hizmet bence optik mağazalarını gerçekten ayakta tutan bir hizmet. Çünkü birçok meslek grubunu gerçekten etkileyen, internet satışlarına karşı ayakta durabildiğimiz önemli bir hizmet veriyoruz. Bu durumu değerlendiren insanların seçimlerini bence değiştirebiliyoruz. Müşterilerimizin hizmetimiz esnasında ve sonrasında gösterdiğimiz özen sayesinde internet alışverişi yapmaktansa optik mağazalarımızı seçmesini sağlıyoruz.

Cadde mağazaları mı yoksa AVM içerisinde yer almak mı? Sizin tercihiniz nedir ve sebepleri nelerdir?
Cadde ve Avm mağazalarının hem avantajı hem dezavantajları bulunduğunu düşünüyorum. Bence cadde mağazalarını Avm mağazalarıyla kıyaslarsak Avm mağazaları daha ön planda oluyor.  Bu durumun en büyük sebebi Avm’lerin çalışma saatleri diye düşünüyorum. Kapalı alan olduğundan dolayı hava şartlarının değerlendirildiği kış aylarında daha çok rağbet gördüğünü düşünüyorum.

Perakendecilerden biri olarak meslektaşlarınızla aranızdaki fiyat rekabeti hakkındaki görüşleriniz nelerdir?
Şu anki rekabet zaten fiyat farklılığından meydana geliyor. En büyük rekabeti internet satışlarına karşı veriyoruz. Bir mağazanın konumu ve büyüklüğüne göre gerçekten giderlerimiz ve masraflarımız çok yüksek. Birde bunların yanında rekabette olduğumuz diğer firmaları düşünürsek biraz işimiz zorlaşıyor. Piyasaya göre doğru ürün ve doğru fiyatlandırma yapıldığı zaman işimizin biraz daha kolaylaşacağını düşünüyorum.

Sektöre hizmet veren biri olarak ülkemizde gözlük kullanımı oranları ve bilinci hakkında neler düşünüyorsunuz? Gözlük kullanımının artırılması için neler yapılabilir ve kimlere görev düşüyor?
Benim tamamen inandığım bir sözü sizlerle paylaşmak isterim: Bilgi paylaştıkça güzeldir. İnsanları bilgilendirmek gerekir. Yaşadığımız pandemi sebebi ile 7’den 70’e herkes bilgisayar, ipad ve cep telefonlarının kullanımını fazlalaştırdı. Mavi ışığın vermiş olduğu zararlardan kullanıcıların haberi bir optik mağazasına girdiği zaman oluyor. Aslında bu bilgi daha birçok bilginin yanında ufak bile kalıyor. Meslek adına teknolojik gelişmeleri öğrenmeli ve bunları da nihai tüketicilerimize aktarmalıyız. Bu vesile ile TOGB Başkanları başta olmak üzere Bölge İzmir Optisyen Gözlükçüler Odası Yönetim Kurulu Başkanı Sayın Ersan Tüyen’e huzurunuzda teşekkürlerimi iletirim. Sosyal medya üzerinden yaptıkları göz muayenesinin önemi ve genetik olarak aile bireylerinden birbirine aktarılan birçok göz rahatsızlığının olabileceğini ve düzenli periyotlarla göz doktoruna gitmemiz gerektiğini belirten birçok çalışma yaparak biz optikçileri bilgilendirmeye çalışıyorlar.

Sektör içi yapılan satış ve eğitim bilgilendirmeleri yeterli mi? Siz mağaza çalışanlarınız için eğitim programları düzenliyor musunuz?
Bence sektör içi yapılan eğitimlerde eksiklikler var. Üretici firmaların da bu konuda daha fazla bilgilendirme yapmaları gerekmekte.  Biz Agora Optik olarak en az ayda bir kez olmak kaydıyla personellerimizle bir araya gelip bilgi paylaşımında bulunuyoruz ve bunun çok faydasını görüyoruz.

Yurtdışında yapılan uluslararası optik fuarlarını ve sektörel gelişmeleri takip ediyor musunuz?
Pandemiden önceki yıl Silmo Paris fuarına katılmıştım. Oradaki fuar atmosferini yakından görme şansım olmuştu. Sıkça yurtdışına çıkan biri olarak Avrupa’daki optik mağazalarını da inceleme fırsatım oldu tabii. Mağazalardaki en çok ilgimi çeken özellik ise mağazalarda bulunan optometristler olmuştur. Bu sebeple neden bizim ülkemizde de böyle bir faaliyet veremiyoruz sorusunu sormadan edemiyorum.

18-21 Aralık 2021 tarihleri arasında gerçekleşen Silmo İstanbul Optik Fuarı hakkındaki görüş ve değerlendirmeleriniz nelerdir?
Meslekte çok eski olduğum için Silmo İstanbul’u hemen hemen her yıl ziyaret etmeye gayret ettim. Tabii ki eski sıcaklığı, dostluğu her şeyde olduğu gibi kaybediyoruz. Buna rağmen tüm sektörün bir araya geldiği ve mesleğimiz adına böylesine bir büyüme gösteren bir organizasyon görmek benim için mutluluk verici.

Dergimiz ‘4 your eyes’ ile ilgili neler söylemek istersiniz?
Her ay zamanında ve düzenli olarak mağazalarımıza ulaşıyor. Büyük bir zevk ile takipteyiz.  Böyle bir hizmeti bizlere sunduğunuz için bütün meslektaşlarımın adına sizlere teşekkür etmeyi bir borç bilirim. Sizlerin de desteği ile mesleğimizi güzel ve sağlıklı günlerde hep beraber en iyi yerlere getirmeyi diliyoruz.

Temmuz 2022

Yts Optik

YTS OPTİK

Önceliğimiz, Benzersiz Bir Marka Portföyü Oluşturmak

İnşaat sektöründe faaliyetlerimiz sürerken, farklı sektörde de neler yapabiliriz düşüncesiyle araştırma yaparken New Line Group ile yollarımız kesişti ve markalarının dikkat çeken normlarından dolayı Türkiye’de de olmalı düşüncesiyle sektöre girdik.

Merhaba Gamze Hanım… Kendinizi okurlarımıza kısaca tanıttıktan sonra optik sektörüne giriş hikayenizi paylaşabilir misiniz?
Meslek hayatıma 1997 yılında ETS Tur Acente sahibi olarak başladım. 2004 yılında AtlasJet Havayolları kurulurken gelen teklifle Halkla İlişkiler ve Müşteri İlişkileri Müdürlüğü yaptım. 2010 yılında Borajet Havayollarına geçip kuruluş kadrosunda yer aldım. Türkiye’nin ilk kadın Yer İşletme Başkanı olarak bu görevi 2014 yılına kadar yürüttüm, havacılık sektöründen ayrıldıktan sonra hiç ara vermeden inşaat sektöründe olan şirketimizde çalışmaya başladım. 2020 yılında optik sektöründe de faaliyet göstermeye karar verdik ve her iki şirketimizde faaliyetlerimizi sürdürüyoruz.

YTS Optik’in kuruluş aşamasından, gelişiminden ve sektörel vizyonundan bahsedebilir misiniz?
İnşaat sektöründe faaliyetlerimiz sürerken, farklı sektörde de neler yapabiliriz düşüncesiyle araştırma yaparken New Line Group ile yollarımız kesişti ve markalarının dikkat çeken normlarından dolayı Türkiye’de de olmalı düşüncesiyle sektöre girdik. Bizim önceliğimiz, benzersiz bir marka portföyü ile yüksek kaliteli optik ve güneş gözlüklerinin Türkiye’de olması ve düzenli dağıtım ve garanti süresinde müşterilerimizi yormamaktır.

Tedarikçi bir firma olarak bünyenizdeki markalardan ve markalarınızın öne çıkan özelliklerinden bahsedebilir misiniz?
Baldinini Occhiali,  Enni Marco, Mario Rossi Collezioni, Mario Rossi Giovani olmak üzere 4 markamız var, Bu markaların altında da farklı imzalarla markalarımız da bulunuyor. Markalarımızın İtalya’da üretilmiş olmasını en önemli ayrıcalığımız olarak görüyoruz. Baldinini Occhiali, Gimmi Baldinini’nin üçüncü neslini oluşturduğu aile, 1910’da, tamamen el yapımı ayakkabılar üretti. Daha sonra el yapımı gözlük üretmeye karar vermişler, dünyada 100’den fazla Baldinini mağazası var ve optik ve güneş gözlükleri başta Gold Edition, Heritage Edition olmak üzere  beğeniliyor. Gözlük modelleri, ayrıntılar açısından zengin,  tasarımın yaratıcılığı ve yüksek kaliteli üretim teknikleri öne çıkan özellikleri. Enni Marco, Tüm camların anavatanı olan Veneto ilinde, İtalyan optik endüstrisinin merkezinde bulunan Enni Marco stüdyoda 20 yıldır koleksiyon hazırlanmaktadır.

Bunun dışında Enni Marco Emilia adı altında ayrı bir üst segment koleksiyonu da bulunmaktadır. Koleksiyonların, modanın en ön saflarında yer alan Made in Italy stili için tipik olan en yüksek stil gereksinimlerini karşıladıkları için dünya çapında bilinirliği bulunmaktadır. Mario Rossi, Mario Rossi, gerçek bir stil anlayışına sahip kişiler için İtalyan tasarımına sahip koleksiyondur Çağdaş bir ruha ve sofistike bir tasarıma sahip koleksiyonlarla göze çarpıyor. Geniş form, malzeme ve renk seçimi, Mario Rossi koleksiyonuna büyük bir güncellik ve çokluk kazandırıyor. Giovani, Bebek, çocuk ve gençler için hazırlanan koleksiyonumuzdur. Giovani tasarımı ve üretimi konusunda uzman pediatrik oftalmologların görüşleri ve onayları alınarak yapılmaktadır. Çocuklar, hoş dokunuşlu malzemeye sahip renkli, eğlenceli gözlükleri sever. Takılması rahat olan Giovani hem optik hem güneş gözlükleri farklılığını ön plana çıkartıyor.

Bünyenize yeni markalar eklemeyi düşünüyor musunuz?
New Line Group çatısı altında bulunan Zitrone Berlin, Dutch Touch markalarını da bünyemize almak istiyoruz.

Satış ve dağıtım ağınızın işleyişi nasıldır? Bu ağları geliştirmek için ne gibi çalışmalar yapıyorsunuz?
Bizim İstanbul, Antalya, İzmir ve Ankara merkezli satış ağlarımız var, bu illerdeki arkadaşlarımız diğer illerimizde de ürünlerimizi tanıtıyorlar. Bugün YTS’nin Iğdır’dan Edirne’ye kadar müşteri portföyü bulunmaktadır.

Markalarınıza ait koleksiyonları hangi etkenlere göre belirliyorsunuz?
New Line group üretime geçmeden önce olasılıkları bizimle paylaşıyor ve hangi ürünlerin üretileceği konusunda bizimle mutabık kaldıktan sonra üretime geçiyor. Öncelikle Türkiye’de tercih edilen modelleri bilmek çok önemli, siparişlerimizi ona göre oluşturuyoruz ancak 2022 yılı koleksiyonunda özellikle Baldinini’de sıra dışı modeller de tercih edilmeye başlayınca biz de ilk kez sıra dışı çizgilere sahip modeller getirdik.

YTS Optik olarak sektördeki bilinirliğinizi artırmak için hangi tanıtım ve reklam çalışmalarına başvuruyorsunuz?
2 yılda ummadığımız kadar bilinirliğimiz arttı, bunda en önemli etken müşterilerimizle devamlı kontak halinde olmamız diye düşünüyoruz. Bildiğiniz gibi Silmo İstanbul Optik Fuarı’nda yerimizi aldık. Müşterilerimizin talepleri üzerine mağazalarını markalarımızın görselleri ile giydiriyoruz ve sosyal medyada da oldukça aktifiz.

YTS Optik olarak Türkiye optik sektörünün bugünü ve geleceği ile ilgili yorumlarınız nelerdir?
Öncelikle, Türkiye’de optik talebinin lüks olmaktan çıktığını, ihtiyaç olduğunu görmek umut verici. E-ticaret ile gözlük satışları, ayrıca çok önemli bir sağlık gereci olan gözlüğün işporta ve semt pazarlarında satılması sektörümüzün ilerlemesini engellemektedir ve derhal önlem alınmalıdır.

Optik sektörü için önemli olan Odalaşma süreci hakkındaki görüşleriniz nelerdir?
Sektörün yeterince örgütlenememesi, kayıt dışı ekonomi ve merdiven altı üretim, illegal ülkemize giren ürünler, yoğun bürokrasi sebebiyle pazarlama/reklam/tanıtım yetersizliği, istatistiklerin yetersizliği, göz sağlığı konusunda bilinç düzeyinin yeterli olmamasının odalaşma sayesinde önlenebileceği görüşündeyiz. 2017 Yılında TBMM’de  kabul edilen torba kanunla optisyen ve gözlükçülerin oda ve Türk Optisyen-Gözlükçüler Birliği kurmasının önü açıldı ancak maalesef gerçekleştirilememiştir.

Sizi diğer tedarikçi firmalardan ayıran temel özellikleriniz nelerdir?
Markalarımızın kalitesi, tasarımı ve çeşitliliğinin yanı sıra, en önemli özelliğimizin ulaşılabilir ve garanti sürecinde müşterilerimizin yanında olmamız olduğunu düşünüyoruz.  YTS olarak müşterilerimizin taleplerini geri çevirmemek önceliğimizdir.

Optik ve güneş gözlüklerinde 2022 yaz trendleriyle ilgili neler söyleyebilirsiniz?
Hem marjinal hem de nostaljik modeller ön planda. Cat eye modeli bu sezonda da var. Özellikle bizim markalarımızda bulunan Clip on modeller de hem optik hem güneş gözlüğü olarak kullanıldığı için tercih edilmektedir.

Silmo İstanbul Optik Fuarı sizin için nasıl geçti? Fuar hakkında genel değerlendirmelerinizi alabilir miyiz?
Bildiğiniz gibi Pandemi döneminde gerçekleşmesine rağmen bizim beklentilerimize cevap verdi. Fuar alanının düzeni, organizasyonun profesyonelliği tabii ki bize yardımcı oldu. Silmo İstanbul Optik Fuarını gerçekleştiren 24 saat Fuarcılık A.Ş.’ye fuar öncesi ve fuar süresinde her zaman yanımızda olduğu için teşekkür ederiz.

On üç yıldır aralıksız optik sektörüne yön veren dergimiz ‘4 your eyes’ ile ilgili düşünceleriniz nelerdir?
Her ay merakla bekliyoruz, derginin içeriği ve kalitesi farklılığını ön plana çıkartıyor, sektörden tüm haberlerden 4 your eyes sayesinde bilgi sahibi oluyoruz.

Temmuz 2022

Barton Perreira

BARTON PERREIRA

Kaliforniyalı Lüks

Bill Barton ve Patty Perreira birbirlerine duydukları derin saygı ve hayranlıkla ortak olarak kurdukları markaları ile dünya genelinde gözlük lüksünü yorumluyorlar.

Barton Perreira, Kaliforniya’dan lüks bir dokunuşa sahip bir gözlük markasıdır ve dünya ki bir çok markanın işçiliğine fark atacak, olaylara farklı bir yorum katan ve bunu tasarımlarına ve ürünlerine yansıtan bağımsız bir markadır. Japonya’da titizlikle elde üretilen tek bir Barton Perreira çerçevesinin rafine edilmesi haftalar alır. Eşi benzeri olmayan her ayrıntıya gösterdikleri tutkuyla dikkat çeken Japonya’nın önde gelen zanaatkarları, Braton Perreira gözlüklerinin her yönüyle hassasiyet ve ustalıkla hayata geçirilmesini sağlıyor. Ancak bu benzersiz tarzın kurucularının da hakkını vermek lazım. Barton Perreira, iki çok özel insan arasındaki sinerjinin sonucu olarak ortaya çıkmıştır. Patty Perreira’nin sezgisel stili ve hikayeli tasarımları, Vera Wang, Prada, Miu Miu, Paul Smith ve on sekiz yılı aşkın bir süre Oliver Peoples koleksiyonlarının merkezinde yer aldı. Korkusuz ve duygulu sezgileri onun her hareketine rehberlik etti. Bill Barton, kariyerine gözlük endüstrisinin inceliklerini ve insan ilişkilerinin değerini öğrenerek bir gözlükçü olarak başladı. Bu deneyimler onu önce Oliver Peoples’in CEO’su sonrada Barton Perreira’nın kurucusu olmasını sağladı. Bill Barton ve Patty Perreira ile markalarının kökeni hakkında yapılan röportajı sunuyoruz

Merhaba Patty ve Bill, bize markanızın kuruluş hikayesinden bahsedebilir misiniz? Kendi markanızı oluşturmaya nasıl karar verdiniz?
Bill Barton: Patty Perreira ve ben, Oliver Peoples’da birlikte çalıştıktan sonra 2007’de Barton Perreira’yı kurduk. Oliver Peoples markayı, 2006’da Oakley’e sattı. Satış ile birlikte ben işten ayrıldım ama Patty birkaç ay kaldı. Sonrasında çalıştığı işin onun için yeterli olmadığına karar verdi. Bir araya geldik ve kendi markamızı kurabileceğimizden çok emindik. Oliver Peoples’ta kaldığımız yerden devam etmek ve gelişmek istedik. Patty ve ben ürünler yaratmak için inanılmaz bir sinerjiye sahibiz. Patty bir tasarımcı olarak çok üretken ve farklı türleri kusursuz bir şekilde tasarlama yeteneği var.  Şimdiye kadar tanıştığım hiçbir tasarımcıya benzemiyor.
Patty Perreira: Bill ve ben her zaman bağımsız özgür düşünürler olduk. Aynı özgür ruhlu bağımsız bakış açısını markamız için de istedik. Bana ilham veren şeylere sadık kalmak benim için önemliydi. Bill Barton ve ben, yeni bir dönem, kalite ve kültürü temsil edecek bir gözlük markası yaratma vizyonuna sahiptik. Gözlük bizim ortak tutkumuzdu ve güçlerimizi birleştirme ve markamızı yaratma zamanının geldiğini hissettik.

Kaliforniya’da Los Angeles’a yakın bir yerdesiniz. Konum sizin için ne kadar önemli?
PP: Venice Beach’te yaşıyorum ve çalışıyorum. Venice sürekli gelişim halinde ve olağanüstü güçlü bir yapıya sahip. Tasarım estetiğimde, Kaliforniya’nın etkisi olduğunu düşünüyorum. Kaliforniya lüksü, üst düzey sürdürülebilir malzemeler kullanılarak ürettiğiniz tasarımlarınızın, sofistike, rahat, rafine ve incelikli olmasıdır.

Sayısız Hollywood ünlüsü ve ikonik isimler markanızın gözlüklerine rağbet gösteriyor. Bu konu hakkında neler söylemek istersiniz?
BB: Her tür insanın gözlüklerimizi seçmesine bayılıyoruz. Kim oldukları önemli değil. Ancak ikonların gözlük seçerken Barton Perreira’yı tercih etmeleri, bunu bir reklam değil tercih olduğunu bilmek içimde gerçek bir gurur duygusu oluşuyor.
PP: Barton Perreira kullanan ünlülerin listesi ile gurur duyuyorum. Ryan Gosling’den Michelle Obama’ya, Brad Pitt’ten Lady Gaga’ya, Young Thug’dan Maluma’ya ve çok daha fazlasına kadar birçok ünlü gözlüklerimizle boy gösteriyor. Bu, koleksiyonumuzun pek çok benzersiz stili tamamlayan derinliğini ve çeşitliliğini gösteriyor.

Kuruluşundan bu yana sizin için en önemli başarılarınız neler oldu?
BB: Çıkardığımız her koleksiyon, işbirliği veya sınırlı sayıdaki parçanın Barton Perreira için bir dönüm noktası olduğunu düşünüyorum. Ürün geliştirme sürecimize harcanan zaman, çaba ve tutku yoğun ve kişiseldir.

Aranızdaki görev ve sorumluluk dağıtımından bahsedebilir misiniz?
PP: Birbirimize karşılıklı saygı ve hayranlığın temel olduğu harika bir ortaklığımız var. Bill beni motive ediyor, meydan okuyor ve bana ilham veriyor. Bill ve ben birbirimizin içgüdülerine güveniyoruz. İkimiz de gözlük endüstrisinde uzun yıllara dayanan deneyime sahibiz. Ben yaratıcılığa yönelirken, onun uzmanlığı ise iş alanında. Bu, her birimizin Barton Perreira’nın başarısı için en uygun şekilde bireysel becerilerimize odaklanmamızı sağlıyor. Yeteneklerimiz gerçekten birbirini tamamlıyor.

Gözlüklerinize özgü vazgeçilmez tasarım özellikleriniz nelerdir?
PP:Kişiye özel tasarım, üstün kalite ve kusursuz bir uyum.

Gerçek tasarımın özellikle daha teknik özelliklere kıyasla önemi nedir sizce?
PP: Diğer tasarımcılar çoğu çerçeveyi yalnızca nesne olarak tasarlarken ben çerçeveyi hem nesne hem de yüz için tasarlıyorum. Çerçevenin genel uyumu, dengesi ve hissi için çok önemli olan kaşların, elmacık kemiklerinin vb. ince kıvrımlarını çok önemli olduğu için bu detayları göz önünde bulundurarak tasarlıyorum.  Bir erkek yüzüne karşı bir kadın yüzünün dış hatlarını düşünüyorum. Bir Barton Perreira çerçevesini taktığınızda, farkı hemen anlayacak ve hissedeceksiniz.

Malzeme ve işleme olduğunda çok titizsiniz. Hangi malzemelerle çalışmayı tercih ediyorsunuz? Gözlüklerinizde herhangi bir özel teknik özellik var mı?
PP: Dayanıklı, esnek, çeşitli çarpıcı renkleri ve lüks cilalı bir yüzeyi olduğundan Japon selüloz asetat ile çalışmayı seviyorum. Asetatlarımız doğal malzemelerden üretildiğinden, onları daha sürdürülebilir bir seçenek haline getiriyor. Metal çerçevelerimizde sağlamlığı, uyarlanabilirliği ve hipoalerjenik faydaları nedeniyle Alpha Titanium’u tercih ediyoruz. Güneş camlarımız VIOFF adı verilen bir Japon AR kaplaması ile kaplanmıştır. VIOFF, UV ışığının yalnızca yaklaşık yüzde elli yedisini emen geleneksel AR kaplamalara kıyasla UV ışığının yüzde doksan beşini emiyor. Ayrıca Japon hafif titanyumu kullanıyoruz ve altın çerçevelerimizi 0.3 mikron 24K Altın ile kaplıyoruz.

Hem titanyum hem de asetat camlarınız Japonya’da üretilmektedir. Kalite standartlarınız bunu mu gerektiriyor?
BB: Evet, Japonya’nın dünyanın en iyi gözlük üreticilerine sahip olduğuna inanıyoruz. Buna ek olarak, Japonya’daki bağlantılarımızla olan ilişkilerimiz otuz yılı aşkın bir geçmişe sahip. Bu kadar yüksek düzeyde anlayış ve iletişim sektörümüzde son derece nadir görülüyor.

Japonya’yı bir üretim yeri olarak benzersiz yapan nedir?
BB: El işçiliğine duyduğumuz bağlılık ve saygı, her zaman tasarım sürecimizin merkezinde yer alır. Dünyanın en iyi gözlüklerini üretmeye büyük ölçüde önem veren zanaatkarlarla çalışıyoruz. Tasarım sürecimiz benzersizdir ve bizi diğer markalardan ayıran en önemli özelliğimiz. Japonya’da işçilik en küçük detaylara verilen öneme dayanıyor. Bu bizim için istediğimiz lükse ulaşmak demek.

Güneş gözlüklerinde camların rengi çok önemlidir. Siz ne düşünüyorsunuz?
PP: Güneş gözlüğü camlarımızın özel, zengin, mücevher tonlarındaki renklerini yaratmak için Japonya’daki cam üreticimizle işbirliği halindeyiz. Doğadaki renklerden ilham alıyoruz. Örneğin, üreticimize günbatımının veya okyanusun turkuaz gradyanlarının fotoğraflarını gönderiyorum ve onlar da bu tonları renklendirip eşleştirebiliyorlar. Doğal tonların cilt tonlarını daha güzel tamamladığını düşünüyorum.
Müşterilerinizle nasıl bir iletişim kurmaya önem veriyorsunuz? Onlara hangi mesajları iletmek istiyorsunuz?
BB: Perakendecilerimize markamızla başarılı olabilmeleri için mümkün olan her olanağı sağlamaya ve böylece mağazalarında başarı yaratmaya çalışıyoruz. Bu bir ortaklık. Perakende ortaklarımız Barton Perreira ile ne kadar başarılı olursa, nihai tüketicinin de markamız hakkında o kadar fazla bilgisi olur.

Peki ya sürdürülebilirlik? Bu konu hakkındaki çalışmalarınızdan bahsedebilir misiniz?
BB: Markamızın başlangıcından beri, zararlı kimyasallar olmadan elde edilen, Japonya’da bulunan en kaliteli malzemeleri kullanarak gözlük üretmeye kendimizi adadık. Çevre dostu bir reçinenin temeli olarak ahşap ve pamuktan elde edilen selülozlu bitki bazlı asetatlar kullanıyoruz. Her mevsim kullanıma uygun, modası geçmeyen gözlükler tasarlıyoruz. Alışveriş çantalarımız geri dönüştürülmüş malzemelerden, temizlik bezlerimiz geri dönüştürülmüş PET şişelerden yapılmakta. Sürekli olarak karbon ayak izimizi azaltmak ve dünyaya karşı daha nazik olmak için elimizden geleni yapmanın yeni yollarını düşünüyoruz.

Kaynak: Favrspecs

Temmuz 2022

Optik Hümada

OPTİK HÜMADA

Dünyayı Bizimle Görün

Aynı iş yerinde tam olarak 19 yıl kalfalık yaparak, sektörde kendimi geliştirme ve çalışma imkanı buldum. Bundan yirmi yıl önce usta çırak ilişkisi çok önemliydi, tüm bilgi birikimimi o zamanlara borçluyum.

Merhaba Hüseyin Bey. Öncelikle sizi biraz tanıyalım ve sektöre giriş hikayenizden bahsedelim…
Merhaba Ben Hüseyin Gülşen, evliyim ve 2 çocuk babasıyım. Sektöre giriş hikayem 17 yaşında başladı.  Aynı iş yerinde tam olarak 19 yıl kalfalık yaparak, sektörde kendimi geliştirme ve çalışma imkanı buldum. Bundan yirmi yıl önce usta çırak ilişkisi çok önemliydi, tüm bilgi birikimi-mi o zamanlara borçluyum. O günlerdeki çalışma hayatım bugün ki iş disiplinimi şekillendirdi diyebiliriz. Optik sektörünü ve işimi seviyorum. Optik, yani görme ile ilgili her şey beni ilgilendiriyordu. Bu bilinçle çalıştım, kendimi geliştirmek için her zaman yeniliğe, teknolojiye önem verdim ve kendi işletmemi kurma kararı aldım.

Optik Hümada’nın kurulma aşamasından söz eder misiniz?
Geçen 19 yılın sonunda edindiğim tüm tecrübeleri, kendimiz ait bir mağazada insanlara aktarmaya karar verdik. Bu kararı en büyük destekçim olan ve hayatımın her alanında desteğini benden esirgemeyen sevgili eşim ile birlikte aldık. Hali hazırda mağazamızın mesul müdürü de eşimdir. Çocuklarımızın isimlerinden oluşan Optik Hümada’yı 4 yıl önce faaliyete geçirdik. Mağazamızı açmaya karar verdiğimiz ilk andan beri, mağazanın iç dizaynının farklı ve özel olmasını istedik. Bunun için bir mimarlık ekibiyle anlaşma yaptık ve mağazanın  tüm çalışmalarını profesyonel ellere teslim ettik. “Dünyayı bizimle görün” sloganıyla en iyiyi sunmak için yola çıktık. Bu yolda emin adımlarla güller diyarı Isparta’mıza hizmet vermeye devam ediyoruz.

Cadde mağazacılığı mı yoksa AVM mağazacılığı mı? Siz tercihinizi neye göre belirlediniz?
Biz tercihimizi cadde mağazacılığından yana kullandık. Daha önceki tecrübelerimden yola çıkarak, mağazamızı cadde üzeri, insan trafiğinin yoğun olduğu bir köşede olmasına dikkat ettik. Cadde mağazacılığının AVM’lere göre daha samimi ve sıcak olduğunu düşünüyorum. Gençliğimiz esnaf olarak geçtiği için birebir müşteri/hasta odaklı çalıştık.  Bu durumda tabi ki bir süre sonra müşteriyi daha iyi tanıma, samimiyet ve güven duygusunun oluşmasının sağlıyor. İnanın bir yıl içinde müşterilerimizden ellini üzerinde  düğün davetiyesi geliyor. Bizleri davetlerine çağıracak kadar yakın görmeleri tabi ki gurur veriyor.

Mağazanızda her gruptan ürün bulunduruyor musunuz?
Tabi ki hasta/müşteri portföyümüz geniş olduğu için her gruptan ürün bulunduruyoruz. “Dünyayı bizimle görün” sloganımızdan yola çıkarak, görmeye dair tüm ürün gruplarını mağazamızda bulunduruyoruz. Trendi ve teknolojik gelişimleri takip ederek son model güneş gözlüğü, optik gözlüğü, lens ve gözlük aksesuarlarını mağazamızda satışa sunuyoruz. Sektörün geleceğinin yenilikte olduğunu biliyoruz. Bu amaçla iyi, güvenilir ve kaliteli hizmet sunmak için elimizden geleni değil daha fazlasını sunmak zorunda olduğumuzun bilinciyle devam ediyoruz.

Mağazanızda en çok satışı yapılan optik ve güneş gözlüğü markaları nelerdir? Müşterileriniz tarafından seçilen bu markaların tercih nedenleri ne olabilir?
Bulunduğumuz şehir itibariyle daha çok taşrayız. Bu yüzden seçilen markalarımız da müşterimize hitap eden hem maddi olarak karşılığını alan hem de kullanırken konfor sunan markalar. Bu amaçla Merve Optik çatısı altında olan Mustang, Osse, Hawk, Guess, Zegna, MaxMara, Safilo çatısı altında olan Tommy Hilfiger, Carrera, Poloraid, Marchon grubunda Lacoste, Nikivision, Dkny Luxottica Rayban, Armani, Vogue ve bunun yanında yerli üreticilerin optik ve güneş gözlükleri ile müşterilerimize hizmet vermekteyiz. Görmenin en büyük etkisi olan optik camlarında ise Altra Optik Shamir camları ile müşterilerimizin dünyayı bizimle görmelerine yardımcı olmaktayız.

Son yıllarda designer markalar olarak adlandırdığımız yeni tasarımcıların ürünleri oldukça rağbet görüyor. Size de müşterilerinizden bu yönde talep geliyor mu?
Tasarım markaları son yıllarda oldukça rağbet görüyor. Çünkü büyüyen pastada, yenilik ve farklılık isteyen kullanıcı tasarım markaların koleksiyonlarına yönelmeye başladı. Bu ürünler genel kullanıcıya hitap etmemekle beraber ilgi çeken incelendikçe daha çok talep gören ürünler. Elbette bizde belirli tasarım markalarının ürünlerini müşterilerimize sunuyoruz.

Satış sonrası hizmetleriniz nelerdir?
Öncelikli amacımız satış ve satış sonrasında bizimle birlikte aynı mutluluğu yaşayaacak  müşterilerimizin olmasıdır. Bu amaçla sattığımız ürünlerde bizi de müşterimizi de üzmeyen markalar tercih ediyoruz. Satış sonrasında gözlük ve lense dair müşterimizin ne ihtiyacı olursa temin etmekteyiz. Buna evden çıkamayan müşterilerimize eve teslim imkanı sunarak devam ediyoruz. Günün sonunda hem satışta hemde satış sonrasında mutlu müşteri, Optik Hümada olarak bizim olmazsa olmazlarımızdan.

Mağazanızda yapılan değişiklikler ve kampanyalarla ilgili müşterilerinizi nasıl bilgilendiriyorsunuz?
Günümüz şartları göz önünde bulundurunca sosyal medya üzerinden bilgilendirme daha çok oluyor. Buna ek olarak radyo reklamları ile de destekliyoruz. Amacımız daha çok kullanıcıya en doğru şekilde ulaşmak ve onlara Optik Hümada’da olarak en iyi hizmeti sunabilmektir.

Büyük şehirlere göre Anadolu’da mağaza işletmenin avantajları ve dezavantajları nelerdir?
Anadolu’da mağaza işletmenin avantajları daha samimi bir kitleye hizmet sunmak. Açarsak eğer şehrimiz küçük bir öğrenci şehridir. Çoğu Anadolu şehirlerinde olduğu gibi bizim şehrimizde de iyi ve kötü hemen duyuluyor ve yayılıyor. Bu sebeple yaptığınız işi iyi ve güzel yapmaktan başka çaremiz yok. Bunun en güzel tarafı yaptığımız işlerin genelde başarılı olmasıdır. Dezavantajlarından bahsedecek olur-sak eğer, müşteri kitlesi elbette büyük şehirlere göre daha az ve buda büyüme önündeki engellerden en önemlisidir. Ama şehrimiz Isparta’yı ve hizmet sunduğumuz halkımızı çok seviyoruz.

Perakendecilerden biri olarak meslektaşlarınızla aranızdaki fiyat rekabeti hakkındaki görüşleriniz nelerdir?
Fiyat rekabeti her zaman olan, hiç bitmeyecek bir olaydır. Aslına bakarsanız satılan markaların ve ürünlerin fiyatları belli. Yani aynı ürünü çok da farklı bir fiyata satmak mümkün değil. Fiyat farkını oluşturan şey “ürün hizmet bedeli”. İşte bu her mağazada farklılık gösterebilir. Kimse kimseye bir sınır koyamaz, kişiniz hizmet bedeli her müesseseye göre değişir. Müşterilerde bunu bilerek alışveriş yaptıkları mağazalara giderler. Mağaza duydukları güven, hizmet kalitesi, satılan ürünlerin garantili olması, satış sonrası müşteri hizmeti ve karşılıklı samimiyet müşterilerin tercihlerini belirler. Bunların hepsinin bulunduğu mağazamıza gelen müşteri, fiyat farkı gözetmeksizin tercihini bizden yana kullanacaklardır.

Sektör içi yapılan satış ve eğitim bilgilendirmeleri yeterli mi? Siz mağaza çalışanlarınız için eğitim programları düzenliyor musunuz?
Bence çok yeterli değil. Özellikle global cam ve çerçeve satan büyük firmalar daha çok eğitim vermeleri gerektiğini düşünüyorum. Sattığımız ürünle hakkında daha fazla bilgi sahibi olmayız. Yapılan bazı eğitimler oldu. Biz eğitim ve programlara hem canlı katılarak hemde online olarak katılarak eğitim almaya özen gösteriyoruz. Mesleğimizin gelişimi  için bu tarz eğitimlerin ne kadar gerekli olduğu bilincindeyiz.

Sektöre yıllardır hizmet veren biri olarak ülkemizde gözlük kullanımı oranları ve bilinci hakkında neler düşünüyorsunuz? Gözlük kullanımının artırılması için neler yapılabilir ve kimlere görev düşüyor?
Öncelikle gözlük kullanımı oranı her geçen gün daha çok artmakta. Buna değişen alışkanlıklar sebep olmakta. Bilinçli kullanıcı için bilinçli gözlükçü olmalı. Bizim insanlara bilgi vermek ve ihtiyaçlarına en uygun cam yada çerçeveyi sunmak en büyük görevimiz. Bunun yaygınlaşması için gözlük camının ışıkları ne denli kestiğini, gözdeki yorgunluğu aldığını anlatmak gerekiyor. Bu konuda en önemli görev doktorlara düşüyor diye düşünüyorum. Hasta bilinci ülkemizde doktordan başlıyor. İnsanların dünyaya açılan penceresi olan gözlerine, gereken değeri ve hassasiyeti göstermesi için daha çok bilgilendirmeye ihtiyaçları var. Unutmayalım güzel gören göz demek mutlu insan demek.

Yurtdışında yapılan uluslararası optik fuarlarını ve sektörel gelişmeleri takip ediyor musunuz?
Elbette takip ediyorum. Hem cam hemde çerçeve markalarının bütün gelişimlerini yakından takip ediyoruz. Bunda atölye ekipmanları da dahil olmak üzere bütün yeniliklerden haberdar olmak için gerek basılı, gerek yerinde görerek, gerekse online olarak bütün gelişimleri yakından takip ediyoruz.

Dergimiz ‘4 your eyes’ ile ilgili neler söylemek istersiniz?
Sizin için tek kelime edecek olursam mükemmel. Yıllarca her sayfasını tek tek okuduğum takip ettiğim dergiye şuan röportaj vermekte beni ayrıca mutlu ediyor. Umarım bu başarınız hiç azalmadan katlanarak devam eder. Optik Hümada olarak 4 your eyes ailesi olan sizlere teşekkür ederim.

Haziran 2022

Ermak Sağlık

ERMAK SAĞLIK

Gelişime Açık, Sürekli Yenilikleri Takip Eden…

Gelişime açık, sürekli yenilikleri takip eden ve buna hızlı reaksiyon veren bir anlayış içinde hizmet vermekteyiz. Birçok firma gibi bizim de önceliğimiz, iş ortaklarımıza profesyonel, kaliteli, güvenilir hizmet sunmaktır.

Merhaba Erman bey… Kendinizi okurlarımıza kısaca tanıttıktan sonra optik sektörüne giriş hikayenizi paylaşabilir misiniz?
Merhaba, ben Erman Çetin. Ermak firmasının Kurucusu ve Genel Müdürüyüm. İlk olarak 1995 yılında Antalya’da bir firmada çırak olarak başladığım iş hayatım, bügün mesleğim olarak devam etmektedir. Mağazacılık sektöründe çıraklık, satış temsilciliği ve mağaza müdürülüğü yaptıktan sonra 2005 yılında kendi firmamı kurmaya karar verdim. Yurt dışında gerçekleşen bir çok uluslararası fuarları ziyaret ederek, optik sektöründe tedarikçi olma yönünde bilgi edindim ve tüm bu çalışmaların sonunda Ermak Sağlık firmasını hayata geçirdim.

Ermak Sağlık’ın kuruluş aşamasından, gelişiminden ve sektörel vizyonundan bahsedebilir misiniz?
Ermak Sağlık’ı rakiplerinden ayıran en önemli özelliği, kurulduğu günden bu güne kadar tüm ekibi ve bayileri ile ortak bir çalışma kültürü olmasıdır. Ar-Ge bölümümüzden teknik servise, satış ekibimizden muhasebe bölümüne kadar tüm departmanların, işlerine olan aidiyet duyguları maksimum seviyededir. Tüm çalışanlarımız meslek profesyoneli olmasına rağmen ve duygusal olarak hiç bir zaman amatör ruhlarını hiç kaybetmediler. Bu da her daim müşterilerimizle samimi ve güvenilir bir ilişkide olmamazı sağlıyor. Gelişime açık, sürekli yenilikleri takip eden ve buna hızlı reaksiyon veren bir anlayış içinde hizmet vermekteyiz. Birçok firma gibi bizim de önceliğimiz, iş ortaklarımıza profesyonel, kaliteli, güvenilir hizmet sunmaktır.

Tedarikçi bir firma olarak bünyenizdeki markalardan ve markalarınızın öne çıkan özelliklerinden bahsedebilir misiniz?
Bruno Mazzini, Atos Lombardini, Polocayenne, Cisse, Bottegaro Paris, La Matta, Kaos, Genesis ve Cocosong bu güne kadar iş ortaklarımızla buluşturduğumuz markalarımızdır. Üst segment olan markamız Bottegaro Paris gümüş ve altın kaplamalı tasarimlarıyla ön plana çıkmaktadır. La Matta, Kaos, Genesis ve Cocosong markalarımız, İtalya’dan  distrübütörlüğünü aldığımız renki ve farklı tasarimlarıyla ön plana çıkmaktadır. Bruno Mazzini, Atos Lombardini, Polocayenne ve Cisse markalarımız orta segmentte olan sağlamlıkları kadar estetik ve tasarimlarıyla ön plana çıkan markalarımızdır.

Bünyenize yeni markalar eklemeyi düşünüyor musunuz?
Bünyemizde bulunan markalarımız haricinde şu anda görüşme içerisinde olduğumuz markalar mevcut fakat hem firmamız hemde birlikte yol aldığımız iş ortaklarımızın çıkarlarını gözeterek doğru yol alma çabası içerisindeyiz. Umut ediyoruz ki önümüzdeki yıllarda, birbirinden bağımsız, farklı ve trend tasarımlara sahip markaları portföyümüze alacağız. Bunun için sürekli araştırıyoruz ve markalar ile iletişimimizi sıcak tutuyoruz.

Satış ve dağıtım ağınızın işleyişi nasıldır? Bu ağları geliştirmek için ne gibi çalışmalar yapıyorsunuz?
Şu anda Türkiye’nin her bölgesinde aktif olarak iş ortaklarımızı ziyaret eden çok güçlü bir satış pazarlama ekibimiz var. Gerçekleştirdikleri düzenli ziyaretlerde ihtiyaçlari yerinde tespit edip, marka ve ürünlerimizin sunumlarını gerçekleştirerek satış ve satış sonrası desteklerimizi yerinde sunmaya devam ediyoruz. Ayrıca bunun yanında iş ortaklarımıza www.ermaksaglik.com internet sitemizden B2B sistemi ile sipariş verme imkanı da sunuyoruz.

Markalarınıza ait koleksiyonları hangi etkenlere göre belirliyorsunuz?
Markalarımıza ait koleksiyonları belirlerken öncelikle piyasa koşullarını göz önüne alıyoruz. Sağlamlık ve kullanışlı olması en önemli tercihimiz. Ayrıca talep ve isteklere göre yön verip yurt dışı fuarlarını sık sık ziyaret ederek modayı takip edip güncel ve konforlu gözlükleri iş ortaklarımıza sunmak için çalışıyoruz.

Ermak Sağlık olarak sektördeki bilinirliğinizi arttırmak için hangi tanıtım ve reklam çalışmalarını kullanıyorsunuz?
Sahada bulunan pazarlama ve satış ekibimiz iş ortaklarımızla birebir temas halindeler. Bunun haricinde sosyal medya, dergi ve reklam firmaları aracılığıyla firmamızı ve markalarımızı tanıtım çalışmaları için iş birliği içinde bulunuyoruz. Bunun yanında bölgesel bayi toplantıları yaparak iş ortaklarımızla daha sık bir araya gelmeye çalışıyoruz. Ayrıca www.ermaksaglik.com internet sitemizde modellerimizi güncel tutarak iş ortaklarımızın bizlere ulaşmasını sağlıyoruz.

Ermak Sağlık olarak Türkiye optik sektörünün bugünü ve geleceği ile ilgili yorumlarınız nelerdir?
Türkiye optik sektörü özellikle son dönemlerde yaşanan kur dalgalanması ve enflasyon ile beraber gelen fiyat artışlarını maalesef istenilen seviyelerde fiyatlarına yansıtamadı. Bunun sebebi olarak ise pandemi sürecindeki tüm piyasalarda yaşanan daralma, optik sektöründeki mağazaların stoklarını eritmesi ile geçici bir nefes alma mücadelesine dönüşmüştür. Kısa vade de optik sektörünün değişen fiyat mekanizmalarina hakim olması gerekeceğini düşünüyorum. Değişen ticaret düzenine ayak uydurabilen optik mağazalarının daha konforlu bir alanda hizmet vermeye devam edeceğine inanıyorum. Bunun yanı sıra pandemi sürecinde göz rahatsızlıklarını hissedenlerin sayısının oldukça fazla olduğunu gözlemliyorum. Bununda sektörümüze ivme kazandıracağına inanıyorum.

Optik sektörü için önemli olan odalaşma süreci hakkindaki görüşleriniz nelerdir?
Odalaşma süreci yıllardır beklenen, hayali kurulan, yıllar önce ‘imkansiz olmaz’  denilen bir yapıyı özetliyor. Türkiye’de odalaşma süreci henüz bitmedi ve yolun daha başındayız. Sabırlı olmamız gerektiğine ve bu süreçte bazı şeylerin zamanla düzeleceğine inanıyorum. Kurulum aşamasında odalar büyük eleştiriler aldı. Sektörün pandemi sürecinde daralmasıyla beklenti iyice yükseldi. Beklentiler de tam karşılanmaynca eleştirlerin olmasının da normal karşılanması gerektiğini ve yine de sabırlı olunmasını ve daha yolun başında olduğumuzun unutulmaması gerektiğini düşünüyorum. Saygınlığını kaybetmeye başlayan mesleğin tekrar en yüksek seviyelere çıkacağına ve güzel şeyler olacağını temenni ediyorum. Bunun içinde birlikte hareket etmemizin çok önemli olduğuna inanıyorum

Optik ve güneş gözlüklerinde 2022 yaz trendleriyle ilgili neler söyleyebilirsiniz?
Optik ve güneş gözlüklerinde öncelik olarak asetat ve renkli gözlük modelleri 2022 yılında tercih edileceklerin arasındadır. Bunun yanında metal detaylı vintage gözlük modelleri de bu yaz ön planda olacaktır.

Geçtiğimiz Kasım ayında katılımcısı olduğunuz Silmo İstanbul Optik Fuar’ı sizin için nasıl geçti? Fuar hakkında genel değerlendirmelerinizi alabilir miyiz?
Silmo İstanbul Optik Fuar’ı jeopolitik önemi ve ulaşım kolaylığı ile yerli ve yabancı bir çok firmanın yenilikleri sergileyebildiği en efektif organizasyondur. Bizde bu organizasyonun içinde olmaktan büyük mutluluk ve haz aldık.

On üç yıldır aralıksız optik sektörüne yön veren dergimiz ‘4 your eyes’ ile ilgili düşünceleriniz nelerdir?
4 your eyes ekibi olarak kaliteli yayıncılık anlayışı ile gerek ülkemizde gerekse dünyada yaşanan sektörel gelişmeleri bizlere sunan çok kiymetli bir mecrayı yönetiyorsunuz. Sektör adına bu denli kapsayıcı başka bir dergi platformu olmadığını düşünüyorum. Her bir sektör kuruluşuna ulaşıp bizlerinde her bir noktaya temas etmemizi sağlamanız bizler için büyük mutluluk verici. Sektörümüze verdiğiniz değer ve katkılardan dolayı Ermak Sağlık ailesi olarak sizlere teşekkür ederiz.

Haziran 2022

Alba Optics

ALBA OPTICS

Geçmişin GELECEĞİ ŞEKİLLENDİRDİĞİ YER

Alba, yolun izini süren bir doğa olayıdır, karanlıktan sonraki ışıktır. Performans ve sonuçların yanı sıra yaşam kalitesinden de bahseden yeni bir gözlük türünün zamanının geldiğine inanıyoruz. Amaç birinci bitirmek değil, istediğiniz yere, her koşulda ulaşmaktır!

Alba Optik olarak hikayemiz, orijinal bir kalıp arayışıyla başlamıştır. 1980’li yıllarda İtalya’da tasarlanıp üretilmiş özel bir tasarıma sahip bir çerçeve bulup, bu tarzı yeni teknolojiler kullanarak tekrar hayata geçirmek istedik. Bu şekilde piyasaya sürdüğümüz ilk modelimiz Delta oldu. İtalya’da üretim yapmak Alba Optik için her zaman bir öncelik ve temel bir değer olmuştur. Alba Optik olarak mirasımızla ve ülkemizin hem bisiklet hem de gözlük endüstrileriyle olan derin bağıyla gurur duyuyoruz. Yüksek standartlarda çalışma koşulları yaratmaya çalışmakla beraber, üretim ortaklarımızı seçerken, çevreye verdiğimiz hasarı en aza indirme hedefimizi paylaşan firmalar olmalarına dikkat ediyoruz. Sürdürülebilir ürünler ve toplumsal projeler bu değerlerin en önemli kaynağıdır. Alba Optik, performanslarını geliştirmek ve hayallerini gerçekleştirmek için çabalayan profesyonel bir ekibe sahiptir. Alba Optik, tüm çalışanları ve işbirlikçileri tutkuyla bağlı oldukları bisiklet kültürüne, açık hava ve doğa sporlarına ve dünyanın her yerindeki sporculara derin bir saygı duymaktadır. Bu nedenle şık ve trend görünmekle beraber mümkün olan en yüksek performans standartlarını da karşılayan tasarım ürünler ve koleksiyonlar sunuyoruz. Performans ve sonuçların yanı sıra yaşam kalitesine değinen yeni bir gözlük türünün zamanının geldiğine inanıyoruz. Amaç yarışı birinci bitirmek değil, istediğiniz yere, her koşulda ulaşmaktır! İtalyan üretici Alba Optics, geçmişin ikonlarından ilham alarak tasarlanan yüksek teknolojili gözlüklerde, bir uzman olarak kendini konumlandırmayı başarmıştır. Kurucu ortağı Piergiorgio Catalano, 2022 konseptini ve yeni koleksiyonunu bizlere anlatıyor.

Alba Optik, kaliteli tasarım ve yüksek performansın birbiriyle buluştuğu ürünler üzerine uzmanlaşmıştır. Koleksiyonla ilgili çalışmalarınızı ve bisiklet gibi spesifik sporlara olan ilginizi anlatır mısınız?
Yaptığımız işte çok fazla nostalji var; geleceği şekillendirmek için geçmişe bakmak gerekiyor. Tasarım söz konusu olduğunda “zamansız” veya “ikonik” sözcükleri gereğinden fazla kullanılıyor olabiliriz ancak ortağım Luca ve benim için ürünlerimiz, anılar ve fikirlerin buluşmasına hizmet ediyor. Biz İtalyanız, bu yüzden biraz romantik olduğumuzu söyleyebiliriz. Bu romantizm, tasarımlarımıza bakıldığında her modelin bir ruhu olduğunun göstergesidir. Tüm bunlara sahip olmamıza rağmen eski bir çerçeveyi alıp yeniden tasarlamak ve yeni teknolojiyle üretmek göründüğü kadar kolay değildir. Kalite ve tasarımlarımızda ki detayları bizim en hassas noktamız. Bu sebeple mükemmel bir üretim için Kuzey İtalya’daki fabrikamızla süreli yakın temas halinde çalışıyoruz. Yeni bir tasarım geliştirmek için tüm ekip aylarca araştırıyoruz, çalışıyoruz ve denemeler yapıyoruz. Tasarlanan ürünleri satışa sunmadan önce çok sayıda prototip hazırlıyor ve  kullanıcı testleri, sporcu ve perakendeci geri bildirimlerinden oluşan uzun bir süreçten geçiyoruz. Kullandığımız malzemeler yeni teknolojilere ait olsa bile, güneş gözlüklerimizin el yapımı olduğundan dolayı üretim aşamamız oldukça zor. Bu bir şikayet değil bizim tercihimiz ve bunula gurur duyuyoruz.

Her şey ne zaman ve nerede başladı?
Araştırmamıza tam 5 yıl önce; 2017 yılının sonlarına doğru başladık. Alba Optics’i kurduğumuzda hem Luca’nın hem de benim diğer sektörlerde tam zamanlı işlerimiz vardı. Aslında bu işe kendimiz için en doğru sporcu gözlüklerini ararken başladık diyebilirim. İstediğimiz gibi bir gözlük bulabilmek için neredeyse Kuzey İtalya’daki tüm zanaatkârın kapısını çaldık. Tüm bu araştırmalar bizi Alba Optics’in sahibi yaptı. Kısa bir sürede de Delta modeli doğdu ve üstün bir başarı ile piyasaya sürüldü. Yani doğru gözlüğü ararken çok kısa bir süre önceki işlerimizden ayrıldık, beraber bir şirket kurduk  ve yeni koleksiyonlar yapmaya odaklandık.

Kurucu ortak olarak, sizi bu işe yönlendiren bisiklet ve açık hava aktivitelerine yönelik kişisel bir tutkunuz var mı?
Profesyonel bir bisikletçi değilim. Teknik olarak “ara sıra bisikletçi” diyebileceğiniz kişilerden biriyim ancak ruhum bu spora gönülden bağlı diyebiliriz. Çalışma hayatım hafta içi çok aktif olduğundan dolayı sadece ve hafta sonları bisiklet sürebiliyorum. Kuzey İtalya’da etrafımız inanılmaz bisiklet yolları ile çevrili. Ligurya’dan İsviçre sınırına kadar burası adeta bir bisikletçi cenneti. Kamp yapmak ise benim başka bir hobim. Ailemle birlikte haftasonları açık havada harika vakit geçirmek, beraber bisiklet sürmek ve kamp aktiviteleri yapmak tatil için harika bir yol.

Alba Optik’in tüm ürünleri yeni teknolojiyle İtalya’da üretiliyor. Bize bunun hakkında daha fazla neler söyleyebilirsiniz?
Her sporcu gözlük seçerken birkaç temel faktörü dikkate alır: Rahatlık, dayanıklılık, verimlilik ve koruma. Bu niteliklerin çoğu üründe kullandığınız malzemelere bağlıdır. Bizde tüm bu niteliklere sahip çerçeveler için hafif, dayanıklı ve esneklik sağlayan Tr90 malzemesini kullanıyoruz. Ürünlerimizde kullandığımız Tr90, farklı iklimler, uzun sürüşler, hızlı sürüşler, antrenman, yarış ve ekstrem koşullarda kazalar da dahil olmak üzere günlük kullanıma karşı dayanıklı ve inanılmaz derecede işlevsel ürünler geliştirmemize izin verdi. Camlarımız için VZUM™ isimli yüksek çözünürlüklü güneş gözlüğü camları geliştirdik. Dayanıklı ultra hafif polikarbonat kullanmaktaki amacımız, UV ve mavi ışık koruması sunarak ve yüzeysel hasarı azaltıp, görüş iyileştirmeyi garanti etmektir. Sporcularımızla yakın bir şekilde çalışarak, ürünlerimizin tam anlamıyla tüm arazi koşullarını kapsadığından emin olmak için her sezon cam koleksiyonumuzu kontrol ediyor ve yeniliyoruz. Alba Optic’sin tüm güneş gözlükleri; sıcak, kuru ve çöl benzeri hava koşullarında çam ağaçlarıyla kaplı bir ormanda veya ayak bileği çamurun derinliklerinde olan bir dağ bisikletçisinde için eşit performans göstermelidir. Bu durum, bizim her sezon sevinçle kucakladığımız heyecan verici ve ödüllendirici bir meydan okumadır.

2022 koleksiyonun da yapılan yenilikler ve gelişimler hakkında bilgi verebilir misiniz?
Bu yıl, üç yeni temel ürün piyasaya sürülecek: Sabit şakak uçları ve yeni çerçeve renklerine sahip ikonik modelimizin değişik bir versiyonu olan Solo 02. Kadın kullanıcılarımız için gündelik kullanıma uygun bir gözlük modeli olan Anwma Lei ve  son olarak hızdan ilham alan, heyecan verici yeni bir çerçeve olan Mantra. Ayrıca, çok çeşitli ortamlarda yarışan sporcularımızın geri bildirimlerinden faydalanarak, fotokromatik niteliklere sahip, yeni renkli aynalı camları da  piyasaya sürüyoruz. Günün sonunda, trendlerden çok topluluğumuzun ihtiyaçlarına bağlı kalıyoruz.

Markanız şu anda Avrupa dışına  başka bölgelerde de satılıyor mu ? Lütfen dağıtımı ağınız hakkında bize biraz bilgi verin.
Alba Optics’in ürünlerini Avrupa dışında bir çok bölgede bulabilirisiniz. Bu hızlı büyümede en hızlı tanıtım aracının yani ürünü kullanan kişilerin payını unutmayalım. Avrupa, ABD, Kanada, Ekvador, Asya, Avustralya, Suudi Arabistan, BAE, Panama ve Katar’a kadar dağıtım ağımızı genişlettik. Ürünlerimiz aynı zamanda bisiklet mağazalarında da satılıyor. Bu tip mağazalarda kullanıcıların birbiri üzerinde ki etkileşimi çok yüksektir. Bu da ürünlerimizin reklamını kullanıcılarımızın birbirilerine yapmasını sağlıyor. Aynı tutkuyu paylaşan, yolların keyfini çıkaranlar, yerel etkinlikler ve festivallere katılan sporcuların memnuniyeti bizim en önemli tanıtımımızdır.

Mido fuarına katılacak mısınız ve oradaki planlarınız neler?
Mido’da yer almak Alba Optics için çok heyecanlı ve gurur vericiydi. Mido fuarında Alba Optic’s bünyesinde ki ürünlerin bisiklet kültürüne, açık hava sporlarına ve doğaya sporlarına katkısını gösterdik. Koleksiyonumuzu sergilerken son dört yılda Alba Optic’si inşa ederken kurduğumuz tüm dostlarımızın ve iş birlikçilerimizin ne kadar doğru seçimler olduğunu anladık.

2022 yılı için sosyal aktiviteleriniz gibi diğer projelerinizi de yorumlayabilir misiniz?
Dünyanın geri kalanı gibi, hala 2020 takvimimize yetişmeye çalışıyoruz! Bu yılki hedeflerimizden biri bir dizi uluslararası sosyal geziye ev sahipliği yapmak. Sonunda insanları bir araya getirmek harika olacak. Ayrıca, ANVMA Routes kampanyamızın bir parçası olarak, gezegenin en ıssız manzaralarından bazılarına sponsorlu yolculuklar planlama sürecindeyiz. Marka hizmetlerimiz şu şekildedir: Alba yeni hayat demektir. Sporcuların uyandığı ve bir hedefe ulaşmak için çok çalışmaya başladığı zamanlar artık geride kaldı. Alba, yolun izini süren bir doğa olayıdır, karanlıktan sonraki ışıktır. Performans ve sonuçların yanı sıra yaşam kalitesinden de bahseden yeni bir gözlük türünün zamanının geldiğine inanıyoruz. Amaç birinci bitirmek değil, istediğiniz yere, her koşulda ulaşmaktır.

Kaynak: 2020 Europe

Haziran 2022

Tevrat Optik

Tevrat OPTİK

Samimi Hizmet

“Silmo İstanbul sektörel gelişmeleri ve yeni çıkan ürünleri yakından inceleme fırsatı sunuyor. Yıllar içerisinde daha da etkili olan bir organizasyon.”

Merhaba Tevrat Bey. Öncelikle sizi biraz tanıyalım ve sektöre giriş hikayenizden bahsedelim…
Merhabalar 1984 Ordu doğumluyum. 2013 yılında Eşim Tuçe hanım ile evlendik. Altı yaşında Poyraz adında bir oğlumuz ve beş aylık Yaz adında bir kızımız var. Mesleğe 2004 yılında çıraklık ile başladım. Beş yıl kadar çıraklık kalfalık ve ustalık yaptıktan sonra 2009 yılında askerlik görevim için ayrıldım. 2011 yılında geri döndüm ve sekiz ay kadar çalıştığım işyerini devralarak 2012 yılında Tevrat Optik isimli mağazamı açtım.

Tevrat Optik’in kurulma aşamasından söz eder misiniz?
Tevrat Optik ilk olarak 2012 yılında Ordu’nun en işlek, trafiğe kapalı alışveriş caddesi olan Fidangör Caddesi’nde yirmi beş metrekare bir mağaza olarak açıldı. Beş yıl bu mağazada hizmet verdikten sonra hemen yan tarafta yetmiş beş metrekarelik bir mağazaya geçtik. Beş yılın ardından 2022 yılı başlarında yan mağaza ile birleştirerek yüz yetmiş metrekare showroom alanı olmak üzere toplamda iki yüz yirmi metrekare olarak hizmet vermekteyiz.

Mağazanızda en çok satışı yapılan optik ve güneş gözlüğü markaları nelerdir? Müşterileriniz tarafından seçilen bu markaların tercih nedenleri ne olabilir?
Son zamanlarda en çok satılan optik markalarımız Silhuette, Vycoz, Tommy Hilfiger çocuklarda ise Ficher Price markasıdır. Tabii ki öncelikle hafif, ergonomik, yüze uyumlu tasarımlar olması ve ürünlerin kullanışlı olması müşterilerimizin seçim sebebi oluyor.

Son yıllarda designer markalar olarak adlandırdığımız yeni tasarımcıların ürünleri oldukça rağbet görüyor. Size de müşterilerinizden bu yönde talep geliyor mu?
Evet biz Tevrat Optik olarak desinger markaları yakından takip ediyoruz. Hatta Ordu’da markalaştırdığımız birçok butik ürün mevcut.

Cadde mağazaları mı yoksa AVM içerisinde yer almak mı? Sizin tercihiniz nedir ve sebepleri nelerdir?
Tercihim tabii ki cadde mağazası. Daha samimi daha sıcak bir ortam yarattığını düşünüyorum. Avm’nin kapalı ortamından daha ferah gelmiştir bana her zaman.

Mağazanızda yapılan değişiklikler ve kampanyalarla ilgili müşterilerinizi nasıl bilgilendiriyorsunuz?
Sosyal medya mecralarımızı aktif olarak kullanıyoruz. Bunun dışında kampanya ve duyurularımızı sms ile yerel radyo ve TV kanalları ile yapıyoruz. Aynı zamanda yerel takipçileri yüksek olan Instagram haber sayfaları başlıca bilgilendirme araçlarımız arasında yer alıyor.

Büyük şehirlere göre Anadolu’da mağaza işletmenin avantajları ve dezavantajları nelerdir?
Büyük şehirlerde tabii ki insan hareketi çok fazla olduğu için daha çok sayıda son tüketiciye ulaşmak mümkün ancak Anadolu’da mesleğimize daha çok saygı duyulduğunu düşünüyorum. Bütün müşterilerle aile gibi olmanız mümkün. Çocukları ile buluşmak için çocuklarını beklemesi için gönderen aileler var ki bence en güzel yanı da bu. Daha samimi daha içten daha ve daha sıcak dostluklar kurulabiliyor.

Sektör içi yapılan satış ve eğitim bilgilendirmeleri yeterli mi? Siz mağaza çalışanlarınız için eğitim programları düzenliyor musunuz?
Sektör içi eğitimlerin daha sık olması kendimizi güncellemek ve bilgilendirmek için yeterli görmüyorum ancak son zamanlarda bu konu ile ilgili cam firmaları biraz daha caba sarf etmektedir. Bizde mümkün olduğu kadar fırsat buldukça organizasyonlara ekip olarak katılıp bilgilerimizi tazeliyor ve yeniliyoruz.

18-21 Aralık 2021 tarihleri arasında gerçekleşen Silmo İstanbul Optik Fuarı hakkındaki görüş ve değerlendirmeleriniz nelerdir?
Uzun yıllar sektörde hizmet veren biri olarak Silmo İstanbul’u severek takip ediyorum. Fuar sektörel gelişmeleri, yeni çıkan ürünleri yakından inceleme fırsatı sunuyor. Yıllar içerisinde daha da etkili olan bir organizasyon.

Dergimiz ‘4 your eyes’ ile ilgili neler söylemek istersiniz?
En son yenilikler, trendler, marka hikayeleri gibi bir çok sektörel konuda bilgi edinmememizi sağlayan bir dergi. Başarılarınızın devamını diler, ekibinize teşekkür ederiz.

Mayıs 2022

Tgs Optik

TGS OPTİK

Sektörün Yeni Rengi

Silmo İstanbul’un yeri bizim için hep ayrı olacak; ilk kez katılımcı olduğumuz fuarımızdı.  Katılım yüksekti ve ziyaretçilerimizden tam not aldık.

Merhaba Tolga Çokuslu… Kendinizi okurlarımıza kısaca tanıttıktan sonra optik sektörüne nasıl girdiğinizi paylaşabilir misiniz?
Merhaba… TGS Optik firması Kurucu Ortağı ve Genel Müdürüyüm. Terakki Vakfı Okullarından ve Özyeğin Üniversitesi Makine Mühendisliğinden mezunum. İşletme alanında yüksek lisans yaptım. Öğrenim hayatımı sürdürürken, bir yandan da bayisi olduğumuz markanın sanayi alanında boya, vernik ve tiner satışını gerçekleştiren aile şirketimizde çalışırdım. Rutin müşteri ziyaretlerine eşlik eder, imalat yapan her türlü fabrikada tüm imalat süreçlerini inceler ve boyama konusunda ürüne özel çözümler geliştirirdik. Optik sektörüyle de tanışmam rutin iş ziyaretleri zamanımda gelişti. Optik sektöründe de üreticiler aracılığıyla yurtdışında geliştirilen yeni ürünlere karşı İzmir’deki fabrikaya yerli alternatif vernik ve boya geliştirmeleri yaptırır, hem de danışmanlık verirdik.

Kuruluş sürecinizden bahsedebilir misiniz? Pandemi dönemi yeni kurulmuş bir firma olarak sizi olumsuz yönde etkiledi mi?
Gözlüğe dair her şeyi öğrendiğim ve her zaman ustam olarak kalacak sektöre otuz yılını vermiş ortağım Suat Bey ile Türkiye’nin en iyi gözlük imalatını yapan fabrikayı kurma kararı aldık. Elimizde vernik ve ustamın işçiliği vardı, ailelerimiz de arkamızdaydı. Hepimiz farklı alanlarda en yüksek tecrübeye sahiptik ve 2020 yılının Şubat ayında firmamızı kurduk. Bir ay geçmeden pandemi başladı. Firmamızın işleri olumsuz etkilenmedi ve üretime hiç ara vermedik. İstanbul’daki diğer üreticiler bizimle hevesle çalışmak istiyordu. Sokağa çıkma yasaklarında bile izin alarak çalışmaya devam ettik. Çok memnunduk, o dönem bizimle yola çıkan hiç kimseyi mağdur etmemiş, işsiz bırakmamıştık. Bütün ekip ailece çalışarak sadece bir buçuk senede yüz elli metrekare olan işletmemizi dokuz yüz elli metrekareye sığamaz hale getirdik.

TGS Optik’in temel değerlerinden ve sektörel vizyonundan söz edebilir misiniz?
Üretim uzmanlığı ile göz sağlığından ödün vermeden her tarza uygun, konforlu optik ve güneş gözlüğü ürünlerini ulusal ve uluslararası pazara sunmak en temel misyonumuzdur. Şirketimiz ‘ulaşılabilir kalite ve estetik’ anlayışını benimsemiştir. Amacımız siyah ürünlere boğulmuş vitrinlere renk getirmek, modern ve enerjik tasarımların takipçisi renkli kitlenin beğenisine sunmaktadır.

TGS Optik olarak büyümenizi hızlandırmak amacıyla ne gibi bir yönetim stratejisini tercih ediyorsunuz?
Stratejimiz; en üst seviye teknolojik sistemler kullanarak, uluslararası optik sektöründeki gelişmeleri yakından takip ederek ve alanında yetkin ekibimizle titiz Ar-Ge çalışmaları yürüterek, tasarım ve üretimdeki güçlü konumumuzu daha iyiye taşımak için sürekli gelişmektedir. TGS Optik sektörde bir yıl geçmeden renkleri ve modelleriyle taklit edilen değil takdir edilen üretici konumuna gelmiştir.

Tedarikçi bir firma olarak bünyenizdeki markalardan ve markalarınızın öne çıkan özelliklerinden bahsedebilir misiniz?
Bünyemizde tescili alınmış dört markamız bulunuyor. Hepsinin ayrı ayrı hikayeleri var ve ürünleri hazır. Üçü şimdilik ortaya çıkmak için gün sayıyor. Renklerimizi ön plana çıkartmayı planladığımız markamız Goodlook’u ekibimle birlikte oluştururken, üst ürün grubu kullanıcısını nasıl etkileyeceğimizi çok tartıştık. Goodlook, birden fazla optik veya güneş gözlüğü olan müşterinin vitrindeki bir gözlükte modelinden önce rengi ya da deseniyle dikkat çeksin ve o müşteride satın alma arzusunu oluştursun istedik. Goodlook markamızı yenilikçi ve enerjik buluyoruz. Siyah rengin aksine yüksek oranda renkli ürün satışımız olduğundan sektöre renk getirdiğimizi düşünüyorum.

Yakın dönemde TGS Optik çatısı altına yeni markalar almayı düşünüyor musunuz?
Firmamızı öncelikle kaliteli ürünlere imza atmak için kurduk. Sektörde kimseye değil sadece kendimize ait olan bir duruş sergilemek istiyoruz. Kendimize ait olmayan bir marka, özgünlüğümüzü kısıtlayıp bizi kendi kalıplarına sokacak ve yaratıcılığımıza da ket vuracaktır.

Satış ve dağıtım ağınızın işleyişi nasıldır? Bu ağları geliştirmek için ne gibi çalışmalar yapıyorsunuz?
Şu anda İstanbul’da satış ve pazarlama yapan bir ekibimiz mevcut. Anadolu’daki yapılanmamız için de arkadaşlar hazır. Tüm satış ekibi arkadaşlarımızı özellikle sektör dışından seçtik. Sektörde hali hazırda çalışan satış personeli istihdam etseydik, müşteri o satışçıyı görünce aynı ürünleri bekleyecekti. Sektörde tanınmayan satış personeli arkadaşlarımız sayesinde müşterilerin bilincinde yeni bir marka imajını çizmeyi başardık. Silmo İstanbul 2021’de tanıtımını yaptığımız B2B sitemize üye kayıtları almaya başladık. Her gün yeni üye kayıtları alıyoruz ve sitemize sürekli ürün yüklemelerimizi yapıyoruz. Ürünlerimizin tanıtımını B2B sitemizde yaparak maliyetlerimizi düşürüp, fiyatlarımıza yansıtmak istiyoruz.

TGS Optik olarak Türkiye optik sektörünün bugünü ve geleceği ile ilgili yorumlarınız nelerdir?
Türkiye’deki firmalar, Çin’de elektrik dağıtımı ve fabrika üretiminde zorunlu kesintiler nedeniyle yarı zamanlı çalışması ve talepleri tam anlamıyla karşılayamamasından ötürü; Avrupa’dan, Asya’dan ve Orta Doğu’dan yüksek satın alma talebi yaşamaktadır. Bu talep doğrultusunda, sektörün daha da büyüyeceğine inanıyoruz. Gelecekte daha çok firmanın aramızda olacağına inanıyoruz.

Oldukça yeni bir firma olarak sizi diğer tedarikçi firmalardan ayıran temel özellikleriniz nelerdir?
Kabiliyetlerimiz ve kadromuz sayesinde, özel siparişlere hızlı yanıt verebiliyor kısa sürede ürün üretip talepleri karşılıyoruz. Yurtiçinde de firmalara özgün ürünler teklif edebiliyor, tercih sebebi oluyoruz. Vernikteki ustalığımız sayesinde farklı renk-desen alternatifleri sergiliyor tanıtımı satışa çeviriyoruz.

Geçtiğimiz Kasım ayında katılımcısı olduğunuz Silmo İstanbul Optik Fuarı sizin için nasıl geçti? Fuar hakkında genel değerlendirmeleriniz nelerdir?Silmo İstanbul 2021’in yeri bizim için hep ayrı olacak; ilk kez katılımcı olduğumuz fuarımızdı. Pandemi döneminde belirsiz süreliğine hiçbir etkinlik yapılamadığından ilk etkinliğimize heyecanla çok çalıştık. Sektördeki diğer firmalar da nasıl bir duruş sergileyeceğimizi merak ediyordu. Sağ olsun hepsi tek tek ziyaret ettiler ve yaptıklarımızı çok beğendiler. Silmo İstanbul 2021 katılımın yüksek olduğu ve bizim için ziyaretçilerimizden tam not aldığımız bir fuardı.

On beş yıldır aralıksız optik sektörüne yön veren dergimiz ‘4 your eyes’ ile ilgili düşünceleriniz nelerdir?
Sektörde küçük – büyük hangi işletmeye misafirliğe gidersem istisnasız her sehpada derginizi görüyorum. Çalışmalarınızı önemli buluyor, tüm ekibinizi kutluyorum.

Mayıs 2022

Lindberg

LINDBERG

Ustalığa Saygı

Zamansız tasarımları, özenli işçiliği, yüksek kaliteli malzemeler ve dayanıklılığı bir araya getiren Lindberg, küresel optik sektöründeki güçlü konumunu koruyor.

Ödüllü Danimarkalı lüks gözlük markası Lindberg, otuz beş yılı aşkın süredir yenilikçi titanyum çerçevelere öncülük ediyor. Lindberg’in tasarımcısı ve Ceo’su Henrik Lindberg ile markanın felsefesi, detaylara yenilikçi bir dikkatle zamansız tasarımlar oluşturma yaklaşımı ve sektörel konulara yorumları hakkında yapılan röportajı sunuyoruz.

Çalışmalarınız sırasında sizi motive eden unsurlar nelerdir?
Bir mimar olarak benim zihniyetim problem çözmek, her şeyi alt üst ederek sürekli benzersiz çözümler üretmek üzerine kurulu. Tasarlanan öğenin amacı tarafından yönlendirildiğiniz modern işlevselcilik hareketi beni motive ediyor. Bu merak ve mükemmellik arayışı ruh halimi ve benim iç enerjimi alevlendiriyor.

Markanızı en çok hangi özelliklerinden dolayı seviyorsunuz?
Tasarımımızı ve zamansız tasarımın işçilik, yüksek kaliteli malzemeler ve dayanıklılıkta yattığına dayanan ve her zaman birinci önceliğimiz olan Dna’mızı seviyorum. Bu unsurları entegre etmek için teknik yenilikleri zorlamak gerekiyor. Bir diğer temel nokta, kişiye özel gözlüklerin önemidir. On yıllardır ailemiz optometrist olmuştur ve birlikte kullanıcının en üst düzeyde uyuma ve benzersiz bir görünüme sahip olmasını sağlayan bir yapı sistemine olan ihtiyacı karşılamaktayız.

Lindberg’i benzersiz yapan nedir?
Titanyumu gözlükte kullanan ilk üreticiydik ve malzemenin kendisini kaynak yapmadan kullandık. En başından beri, titanyum çerçevelerimizi kimsenin üretemeyeceğini fark ettik. Bu sebeple üretimimizi kendimiz yapmak zorundaydık. Bu üstün yapı sistemi, kitlesel pazar dünyasında daha önce hiç görülmemişti ve hala görülmedi.

Lindberg’in 35 yılı aşkın mirasını nasıl büyütmeyi düşünüyorsunuz?
Dna’mıza sadık kalarak ve teknoloji ile yüksek kaliteli malzemelerin sınırlarını sürekli olarak zorlamaya yönelik saf arzumuzla benzersiz tasarımlar yaratıp markamızın orijinal olduğunu kanıtladık. Bu sorunuzun cevabının çalışanlarımı motive etmeyi sürdürmek olduğunu söyleyebilirim. Gözlük endüstrisi tarihinde hiç yapılmamış teknik çözümlerle en yeni koleksiyonlarımızı dünyaya sunmak için sabırsızlanıyoruz.

Koleksiyonlarınızın tamamının tasarımını ve üretimini siz yapıyorsunuz. Bu sizin için neden bu kadar önemli?
Her şeyi kendi bünyemizde yaparak olağanüstü hünerli olduğumuza ve daha da önemlisi risk alma yaklaşımına sahip olduğumuza inanıyorum. Kararlarımızı ve yönümüzü hızla değiştirmekten korkmuyoruz. Tasarım ve üretimlerimizi başından sonuna kadar son derece iyi yapmalıyız. En iyi sonuçları elde edebilmenin tek yolu ise bunu kendimizin yapmasıdır.

Gözlük sektörü son yıllarda giderek daha doygun bir hale geldi. Siz diğerleri arasından markanızın sesini ayrıştırmak için neler yapıyorsunuz?
Kitlesel üretilen veya kalitesiz gözlüklerin sektöre akınını görüyoruz ve bunlar tüketici için hiç uygun değiller. Bence bu kadar çok insanın kendilerine uymayan gözlük kullandığını görmek utanç verici; gözlük çok önemli bir aksesuardır. Bir insanla tanıştığınızda ilk dikkatinizi çeken özellik gözlerdir. Yalnızca kişiselleştirme konseptimiz veya yüksek kaliteli malzeme kullanımımız nedeniyle değil, özellikle işçiliğe saygımız nedeniyle öne çıktığımıza inanıyoruz. Ayrıca kitlesel pazarın bir adım önünde olmamız gerekiyor. Bunu yapmak için ortaklarımızın eğitimine oldukça fazla yatırım yapıyoruz.

Deneyimli biri olarak sektöre yeni girenlere neler tavsiye edersiniz?
Kendimizi devamlı olarak geliştirmemiz gerekiyor. Her gün en az yüzde 1 oranında gelişmeliyiz. Konfor alanında kalarak başarılı olamayız. Zihni başka yönlerde düşünmek için eğiterek sınırları zorlamanız gerekir.

Kaynak: Vogue Man

Mayıs 2022

Bornova Optik

BORNOVA OPTİK

Kalite & Memnuniyet

Geçtiğimiz yıl gerçekleşen Silmo İstanbul, yurtdışındaki örneklerini aratmadan, tedarikçi ve perakendeciyi bir araya getirerek sektöre dair görüş alışverişi yapmamızı sağladı.

Merhaba Bülent Bey. Öncelikle sizi biraz tanıyalım ve sektöre giriş hikayenizden bahsedelim…
Merhaba 1975 yılında İstanbul’da doğdum. Aslen Kastamonuluyum. Sevgili eşim, yol arkadaşım Nuray Gedik’le Ece ve Ege isminde iki çocuğumuz var. Mesleğe ilk adımım 1987 yılında İzmir Kemeraltı çarşısında, Baş Optik vitrininde ‘çırak aranıyor’ yazını görüp, kapısından içeriye girmemle oldu. Zaman geçti, mağazalar, tabelalar, insanlar değişti. Bizler değiştik. Yolumuz değişmedi. Otuz beş yıldır yürüyoruz.

Bornova Optik’in kurulma aşamasından söz eder misiniz?
Kendi adıma ilk mağazamı 1995 yılında Bornova’da bir arkadaşımla birlikte Billur Optik adıyla açtım. Bu, sektördeki ilk bireysel adımlarımızdı. Zamanın değişen şartlarıyla birlikte daha geniş bir kitleye hitap edebilmek adına Bornova Optik, yine evimiz Bornova’da doğdu.

Mağazalarınızın yerini belirlerken nelere dikkat ediyorsunuz?
Lokasyon belirlerken potansiyel ve verimlilik analizi gibi standart ticari kriterlerin yanında birinci önceliğimiz ulaşılabilirlik. Müşterilerimizin bize ulaşmak için fazladan çaba sarf etmelerini, park sorunu yaşamalarını istemiyoruz. Yine o bölgedeki optik yoğunluğu da önemli. Bölgenin bir optik mağazasına daha ihtiyacı olup olmadığı ve mağazamızı açacağımız noktada nasıl bir fark yaratabileceğimiz sorularının cevabı da bizim için belirleyici oluyor.

Mağazanızda her gruptan ürün bulunduruyor musunuz?
Her mağazada her gruptan ürün bulundurmak ve aynı anda herkese hitap edelim demek pek gerçekçi bir yaklaşım değil. Bu konuda yine konum ön plana çıkıyor. Mağazalarımızdaki ürün dağılımı bizim hangi bölgedeki, hangi mağazamızı, hangi grupta konumlandırdığımıza bağlı. A, B ve C segment olarak gruplandırdığımız mağazalarımız var ve marka dağılımımız, ilgili birimimiz tarafından bu segmentleri göz önünde bulundurarak yapılıyor. Periyodik olarak satış raporları ve mağaza müdürlerimizden geri dönüş alarak da ürünlerimizde rotasyon yapıyoruz.

Mağazanızda en çok satışı yapılan optik ve güneş gözlüğü markaları nelerdir?
A segment mağazalarımızda, güneş gözlüğünde birinciliği Gucci ve
Tom Ford paylaşıyor. B ve C kategorisindeki mağazalarımızda Lacoste, Oliver Arje, Rayban ve Police markaları ön planda. Osse ve Mustang markaları da yüksek adetlere ulaşıyor. Optik çerçevelerde mağaza segmenti fark etmeksizin en çok sattığımız marka Vycoz. Onu Furla ve Sillhouette takip ediyor. Her insan finansal gücü oranında standartlarını yükseltmek ister.

Doğal olarak kaliteli ürün arayışı birinci kriter. Moda anlayışı, özellikle genç nüfusu yüksek olan ülkemizde trendin yakından takip edilmesi, markaların artan tanıtım seçenekleriyle birleşiyor. Bu da üst grup olarak nitelendirilen markaların gördüğü talebi açıklıyor. Bunun yanında ekonomik şartların da seçimlerde belirleyici bir etken olduğunu düşünüyorum.

Son yıllarda designer markalar oldukça rağbet görüyor. Size de müşterilerinizden bu yönde talep geliyor mu?
Elbette, aslına bakarsanız henüz tüketicilerin talebi gelmeden önce bu tür markalara biz mağazalarımızda yer vermiştik. Her sezon da yer vermeye devam ediyoruz. Alışılagelmiş gözlük modellerinden sıkılan farklı model arayışına giren müşteri sayısı hiç de az değil.

Satış sonrası hizmetleriniz nelerdir?
Tüm mağazalarımızda, personelimizin ilk öğrendiği şey sloganımız olan yüzde yüz müşteri memnuniyetidir. Memnuniyet, satıştan çok satış sonrasında ortaya çıkıyor. Düzenli olarak önceden alışveriş yapan müşterilerimizi arayarak ürünleriyle ilgili bir şikayetleri olup olmadığını soruyoruz. Ayrıca Bornova Optik müşterilerinden hiçbir zaman tamir ücreti alınmaz ve arızalı ürünleriyle ilgili prosedür sorunu yaşanmaz. Hassasiyet gösterdiğimiz bir diğer konu da bize teslim edilmiş ürünlerin tamir/yeni sipariş vb. imalat sürecinden müşterilerimiz mağazaya gelmeden önce haberdar edilir.

Cadde mağazaları mı yoksa AVM içerisinde yer almak mı? Sizin tercihiniz nedir ve sebepleri nelerdir?
Günümüzde dünyada alışveriş alışkanlığı, açık alanlara ve markaların kendi mağazalarına doğru ivmelenirken ülkemizde Avm’ler tüm ihtiyaçları bir arada bulundurmasından ve hava koşullarından etkilenmemesi bakımından hala popülaritesini koruyor. Bununla birlikte pandemi şartları ve giriş çıkışın daha pratik olduğu cadde mağazalarını tercih edenlerin sayısı da hiç az değil. Biz bu konuda kararsız kaldığımız için şimdilik on iki olan mağazalarımızın beş tanesi alışveriş merkezlerinde yedisi ise caddelerde bulunuyor.

Büyük şehirlere göre Anadolu’da mağaza işletmenin avantajları ve dezavantajları nelerdir?
Büyükşehirlerde yaşayan insanlar modayı biraz daha yakından takip ettikleri için yeni koleksiyonlarla daha hızlı tanıştıklarından popüler markaların güncel modellerine mağazalarımızda ulaşmaları mümkün oluyor. Diğer yandan moda hızlı değişen bir kavram. Dahası her sezon zıt koleksiyonlara geçis yapabildiğinden bir önceki sezonun modelleri stok maliyetimizi artırıyor.

Sektör içi yapılan satış ve eğitim bilgilendirmeleri yeterli mi? Siz mağaza çalışanlarınız için eğitim programları düzenliyor musunuz?
Bunu daha çok çalıştığımız tedarikçi firmalarla cam, kontakt lens konularında eğitim ve bilgi güncelleme toplantılarıyla yapıyoruz. Bunun yanı sıra, kendi içimizde de yönetim departmanımız tarafından oluşturulan satış eğitimi programımızı periyodik olarak uyguluyoruz.

Ülkemizde gözlük kullanımı oranları ve bilinci hakkında neler düşünüyorsunuz? Gözlük kullanımının artırılması için neler yapılabilir ve kimlere görev düşüyor?
Ülkemizde özellikle 18 yaş altı gözlük kullanım oranı uzun yıllardır gelişmiş ülkelerin çok gerisinde. Bunun nedeni bence gözlük bilincinden önce toplumumuzun sağlık bilinciyle ilgili. Gelişme döneminde bir şikayeti olmadığı için ailesi tarafından göz muayenesine götürülmemiş, herhangi bir sağlık taramasından geçmemiş birinin yetişkin olduğunda   yüksek bir diyoptriyle gözlük kullanmaya başladığına neredeyse bütün meslektaşlarım rastlamıştır.

İlgili kurumların mevcut öğrencilerde, özellikle ilkokullarda yapacağı geniş tabanlı görme taramalarının, görme gereçlerine ihtiyacı olan çok sayıda çocuğu tespit edebileceğini düşünüyorum. Ayrıca ilkokula yeni başlayacak çocuklarımız için göz muayenesi kuralı getirilmesi görme sorunu yaşayan evlatlarımızın okul hayatındaki başarılarını da olumlu anlamda etkileyecek belki de hayatlarını değiştirecektir. Bu uygulamalar gözlük kullanım oranlarını doğrudan etkileyecektir. Sağlık Bakanlığı’mızın alacağı aksiyonlar kadar tabii ki ailelere de bu konuda görev düşüyor. Çocuklar görme kusurlarını fark etmeyebileceği için göz kontrolünün mutlaka aileler tarafından da yaptırılması gerekiyor.

Yurtdışında yapılan uluslararası optik fuarlarını ve sektörel gelişmeleri takip ediyor musunuz?
Evet, fırsat buldukça katılıp sektörel gelişmelerle en yeni teknolojileri ve trendi takip etmeye çalışıyorum. Paris ve Milano’daki fuarlarda birkaç kez bulundum.

18-21 Aralık 2021 tarihleri arasında gerçekleşen Silmo İstanbul Optik Fuarı hakkındaki görüş ve değerlendirmeleriniz nelerdir?
Özellikle bu yıl yapılan Silmo İstanbul yurtdışındaki örneklerini aratmayan, tedarikçi ve perakendeciyi bir araya getirerek ülke içindeki meslektaşlarımızla sektöre dair görüş alışverişi yapmamızı sağlayan önemli bir organizasyondu. Biz de Gözbir çatısı altında hem katılımcı hem ziyaretçi olarak fuarda bulunma şansı yakaladık. Büyük bir sektör olduğumuz ve bu tür iletişim imkanlarını az yakalayabildiğimiz için değerli bir fuar olduğunu söyleyebilirim.

Dergimiz ‘4 your eyes’ ile ilgili neler söylemek istersiniz?
4 your eyes uzun yıllardır Türkiye’de gözlükçülüğü ve farklı illerdeki meslektaşlarımızın görüşlerini takip ettiğimiz değerli bir yayın kuruluşu. Birçok meslektaşımızda olduğu gibi bizim de mağazalarımızda bulunmasından memnuniyet duyuyoruz. İyi ki varsınız.

Nisan 2022