Reel Optik

REEL OPTİK

Modanın Öncüsü

Silmo İstanbul yeni doğmuş bir çocuk ancak çok hızlı bir şekilde büyüyor. Her geçen yıl ivmesi yükselen Silmo İstanbu’un üretici firmaların artmasında çok önemli bir rolü var.

Merhaba… Öncelikle kendinizi biraz tanıtarak, optik sektörü ile yolunuzun nasıl kesiştiğinden bahsedebilir misiniz?
Optik sektörü ile buluşmam 1989 yılında şans eseri gerçekleşti. Önce İngilizce dersleri versem mi diye bir yaklaşımım oldu. Daha sonra mesleğin içerisine girdiğimde bu işi çok sevmeye başladım. O zamanlar Şişli Optik’te Muharrem Bey ile çalışıyordum. Harika bir insan, sektör duayeni… Diğer bir duayen Nurhan Bey’in babası Nubar Ütücü ile çalıştım. Ondan öğrendiğim çok şey oldu. Mesleğe bir nevi aşık oldum. On beş yıl kadar başka bir duayen Fahri Bey ile çalıştım. Tabii sektörün birçok özelliğini onlardan öğreniyorsunuz. Bu kişilerle çalışmak bir okul gibiydi. Son beş altı yıldır da Reel Optik’te çalışıyorum. Reel Optik 1989 yılında kurulmuş belki de en eski mağazalardandır. Müşterisine bakış açısı olarak tamamen butik, modayı yakalamaya çalışan çok özel bir mağaza. Şubeleşmek istememiş, daha çok butik mağaza olarak devam etmeyi tercih etmiş.

Reel Optik size ne kattı? Siz Reel Optik’e ne kattınız?
Reel Optik bu işte daha ulaşılabilir birçok noktanın olabildiğini gösterdi. Daha butik işlerin yapılabildiğini burada yaşadım. Müşteri portföyünün çok daha farklı olduğunu gördüm. Sadece sağlık unsuru olarak değil, gözlüğün de artık bir kıyafet gibi kullanıldığını gördüm.

Reel Optik’in kuruluşundan ve şubeleşme sürecinden söz edebilir misiniz
Reel Optik şubeleşmeyi hiç düşünmemiş bir firma ve hala şubeleşmeyi düşünmüyor. Nişantaşı’nda kendi müşterisi ile butik olarak çalışmak istiyor. Hizmet kalitesinden ödün vermek istemediği için şubeleşmeyi düşünmüyor.

Reel Optik’in sektörel vizyonunu ve Dna’sını nasıl tanımlarsınız?
Açıldığı günden beri modayı çok iyi yakalamış, hatta modanın öncüsü olmuş firmalardan bir tanesi. 1995-1996 yıllarında çıkan beyaz çerçeveli gözlükleri ilk olarak Reel Optik satışa sunmuştur. 2000’li yıllarda çıkan faset renkli camlı taşlı gözlükler yine ilk burada yer aldıktan sonra sektöre dağılmış. Sektöre çok güzel öncülükler yapmış bir firmayız. Takı gözlükleri getirmiş. Markaların en özel koleksiyonları Nişantaşı’nda ilk Reel Optik’te kullanıcılarla buluşmuştur.  Her sene kendisini bir adım daha öne taşımış bir firmayız. Özel el yapımı ağaç gözlükler, boynuz gözlükler, kişiye özel üretilmiş olan gözlükleri de ilk olarak sektörle bizim mağazamızda buluşturmuştur.

Mağazanız, moda merkezi olan Nişantaşı’nda. Bu güçlü rekabet ortamında sizi diğer mağazalardan ayıran özellikleriniz nelerdir?
Herkesin sattığı ürünü biz de satıyoruz tabii ki. Bizim farkımız hizmetimiz. Biz aynı zamanda hizmet de satıyoruz. Asıl işlemimiz satıştan sonra başlar. Müşterilerimizi zaman zaman arayıp, bizleri ziyaret etmelerini rica ediyoruz.  Onlar kahvelerini içerken kullandığı gözlüğün kontrollerini yapabiliyoruz. Bu iletişimle de müşterinin ürünü doğru ve güzel kullanmasını sağlıyoruz. Ürünle ilgili eğitimleri de burada veriyoruz. Rekabetin artık bir sonu yok ve biz bununla yarışmaktansa verdiğimiz hizmetle müşterilerimizi memnun etmeye çalışıyoruz. Bizim için %100 müşteri memnuniyeti çok önemli.

Mağazanızda yer alan markaları ve ürünleri seçerken kriterleriniz nelerdir? Yani bir ürünün trend olması yeterli mi?
Bir markanın o dönem için trend olması bizim için yeterli bir kriter değil. Her zaman bir adım daha öne gitmeyi hedefleyen bir mağazayız. Ekiplerimiz var. Toptan bölümümüzdeki arkadaşlarımız sürekli yurtdışındalar. Fabrikalarda çıkan yeni ürünleri görme şanslarına sahipler. Biz de Türkiye’ye getirip sunmaya çalışıyoruz. Müşterilerimizi çağırıp size uygun gözlükler geldi, gelin mutlaka inceleyin diyoruz. Onların beğenisine de sunup seçtiğimiz ürünleri müşterilerimizin taleplerine göre yönlendiriyoruz. Her trend olan markayı mağazamızda bulundurmuyoruz çünkü bir farklılık yaratmak zorundasınız. Biz Reel Optik olarak müşterilerimizin isteğini önemsiyoruz.

Gözlük almaya gelen müşteriler marka ve model bilincinde mi geliyorlar? Yoksa siz mi onlar adına en doğru seçimi yapıyorsunuz? Bunun orantısı nedir?
Bulunduğumuz yer Nişantaşı. Nişantaşı’nda birçok model isteniyor. Birçok insan buraya marka ve model bilinciyle geliyor. Bunun oranı aşağı yukarı %65’lere kadar çıkıyor diyebilirim. Buraya geldiğinde istediği gözlük veya arkadaşının gözünde görüp beğendiği gözlük kişinin yüzüne uymayabiliyor. Bunu biz kendisine göstererek anlatıyoruz. Özellikle optik gözlük ise olması gerekenleri anlatıyoruz. Yüzüne uymayabiliyor. Odakları, burun aralıkları olmayabiliyor. Bu sebeple tavsiye ettiğimiz gözlükleri gösteriyoruz. Bizim uygun bulmadığımız bir optik gözlüğün satışını gerçekleştirmiyoruz. Güneş gözlüklerinde bazen farklılıklar isteyen müşteriler olabiliyor. Yeter ki yüzüne uyum sağlasın, herhangi bir rahatsızlık vermesin.

Herkes de bir farklılık arayışı var. Farklı tasarımcılar, farklı mağaza konseptleri hatta marjinal müşteri kitlesi. Moda dünyasındaki bu pazarlama akımı hakkında fikirleriniz nedir?
Bu farklılık hepimize yarayacak bir durum. Daha çok çoklu mağazalar dediğimiz mağazalarda bu başarı elde edilebilir. Onlar bu farkı yakalayıp birçok mağazada aynı anda müşterilerine sunabiliyorlar. Fakat bizim gibi butik mağazalarda biz bunu gerçekleştiremeyiz. Biz hizmetimiz, dekorasyonumuz ve ürünlerimizle müşterilerimize hizmet sağlamaya çalışıyoruz. Müşterimiz ne kadar memnun olursa bizim farkımız da o zaman ortaya çıkıyor.

Bu yılın trendleri nasıl olacak? Sizin favori markanız hangisi?
Bu yıl tasarım ürünler çok ön planda. Moda markası ürünlerden daha çok tasarım markalı ürünler daha çok tercih ediliyor. Boynuz gözlüklerde özellikle Maybach bizim çok sattığımız bir ürün.  Fashion markalarda durum farklı. Marka koleksiyonun da ki bir model ile o yıl trend olabiliyor. Ancak hiçbir marka için bu durum süreklilik göstermiyor. Bazen koleksiyonlar kendini tekrar ediyor. Çok hızlı hareket ediyorlar bu da hem markaya hem de bize zarar veriyor. Bir markanın koleksiyonu bu sene iyiyse diğer sene kötü olabiliyor. Butik markalar dediğimiz tasarım markalar her sene kendini bir adım daha ileriye götürüyor çünkü onların amacı her şeyden önce konfor sağlamak ve kullanıcıya yakıştırmak. Aslında bu yıl belirgin bir trend durumu yok. Turkuaz rengi bu yıl çok ön planda.  Hardal renkler yine aynı şekilde. Tabii ki klasikten vazgeçmeyenler için açık kahveler, fümeler, biraz daha keskin olmayan renkler ön planda olacak. Doğallık ve şeffaflık ön planda olacak. Daha iddialı, daha tarz, daha çekik, göz çukuruna oturan gözlükler ön planda yer alacak. Güneş gözlüklerinde trend her dakika değişebiliyor. Bugün bakıyorsunuz, ara dönemlerde de koleksiyonlar çıkıyor. Güneş gözlüğü kullanımının bir sezonu olmadığı için koleksiyonlar Mart ayında başlıyor, Temmuz ve Ağustos’ta yenileniyor. Favori markam ise güneş gözlüğünde Maybach’ı en öne koyabilirim. Silhouette, Mykita şu an en fazla satılan markalar arasında yer alıyor. Bunun dışında Bottega Venetta, Yves Saint Laurent, Fendi ve Dior satışı çok iyi giden markalarımız.

Son yıllarda birçok marka geri dönüşüme yatırım yapıyor. Mağazanızda geri dönüşümlü ürünler ya da markalara yer veriyor musunuz?
Biz de geri dönüşümü destekliyoruz. Müşterilerimizden eski gözlüklerini ve camlarını istiyoruz ve onları geri dönüşüme kazandırmak için topluyoruz. Bazılarını geri dönüşüm  için ayırıyoruz, bazılarını ise ihtiyaç sahibi olan kişilere de göndermeyi düşünüyoruz. İkinci kez kullanılacak olan ürünü temizleyip, kullanıma hazır hale getiriyoruz. Tüm bu işlemleri ücretsiz olarak yapıyoruz.

Yurtdışında gerçekleştirilen uluslararası fuarları takip ediyor musunuz?
Bence Türkiye’deki her gözlükçüyüm diyen kişinin fuarlara gitmesi gerekiyor. Toptancı olup olmaması önemli değil. Orada ürünlerin servis ediliş şeklini, ürünleri, toptancı, imalatçı firmaları görmesi lazım.. Aşağı yukarı her sene bütün fuarlara on beş senedir gidiyorum. Toptan bölümümüz için de gidiyorum ama asıl önemli olan mağazamız. Hangi modeller daha baskın görmek gerekiyor. Ayrıca fuarlarda birkaç firma ile değil tüm firmaları bir arada görme şansına sahipsiniz. Fuarların havasının bambaşka olduğunu düşünüyorum.

Silmo İstanbul Optik Fuarı’nı uluslararası fuarlarla kıyaslarsak, konumunu nasıl tarif edersiniz?
Daha yeni doğmuş bir çocuk ama muhteşem bir şekilde büyüyor. Her geçen sene yükselen bir ivme ile yukarı doğru çıkıyor. Çok hoşumuza giden bir fuar. Evet yurtdışında fuarlar var ama biz burada niçin yapamıyoruz diye üzülüyorduk. Şimdi görüyoruz ki Silmo İstanbul sayenizde çok yükseliyor. Yeni doğmuş bir çocuk olmasına rağmen çok kısa zaman içerisinde Paris ve Milano’yu geçeceğine inanıyorum. Çünkü Ortadoğu bambaşka bir yer. Böylesi bir fuar daha önce hiç yapılmadı. Ülkemize kattığınız katma değeri göz ardı edilemeyecek boyutta. Muhteşem bir şey bu. Silmo İstanbul’un üretici firmaların sayısının artmasında ve kaliteli ürün imalatı konusunda çok önemli bir rolü olduğunu düşünüyorum. Mesela biz her yıl toptan bölümde ki firmamız ile fuara katılıyoruz. Ulaşmadığımız noktalar oluyordu. Fuarda bu kişilere ve mağazalara ulaşma, tanışma, kaynaşma fırsatı sunuyor. En önemlisi de her geçen gün büyüyen bir fuar olduğu için yabancı ziyaretçilerde çok geliyor. Onlarla oturup konuşup ticaret yapabiliyoruz. Eksik ve fazlalıklarımızı görüyoruz. Yabancı ziyaretçilerin artacağını ve yabancı firmaların da fuara daha fazla katılacağına inanıyorum.

2023 itibarıyla dijital olarak yayınlanmaya başlayan 4 your eyes ile ilgili ne düşünüyorsunuz?
Dergi ilk çıktığında sektöre böyle güzel bir yaklaşım bizleri çok şaşırtmıştı açıkçası. Her geçen gün büyümeniz, her geçen gün optik sektörüne rehberlik yapmanıza önem veriyoruz. Dijitale geçmenize ise çok memnun oldum. Her şeyden önce artık ağaçlarımız kesilmeyecek. Dijital yayına hepimizin erişebileceğiz. Bu sayede daha geniş kitlelere ulaşacağına inanıyorum.

Ocak 2023

Bdt Optik

BDT OPTİK

Sürekli Gelişen ve Yenilenen

Silmo İstanbul geldiği noktaya bakarsak kurumsal kimliği, markalaşması, katılımcı sayısı ve kalitesi, ziyaretçi sayısı olarak gerçekten birkaç sınıf atlamış olduğunu görebiliyoruz.

Merhaba Beri Bey… Kendinizi okurlarımıza tanıtıp, optik sektörüne girmeye nasıl karar verdiğinizden bahsedebilir misiniz?
Merhaba… Ben Beri De Taranto. 1983 doğumluyum. Yıldız Teknik Üniversitesi Fizik bölümünü bitirdim. Bu sektöre tanışmam eşimin vesilesiyle oldu. Eşim ve ailesi uzun yıllardır bu sektöre çok severek hizmet veriyorlar. Açıkçası onların bu bağlılığı ve keyifli çalışması beni çok özendirdi ve optik sektöründe çalışmaya başladım. Normalde mesleğim teknoloji danışmanlığıydı. Kendimi bir anda bu sofrada, bu mutfakta buldum. Şimdi eşimle beraber bu sektörde BDT firması ile hizmet veriyoruz.

Kaç senedir bu sektördesiniz?
Nasıl geçtiğini anlamadığım dolu dolu 7 yıl oldu. Çok hızlı bir tempo ile geçirdim. Çok farklı insanlarla tanıştım. Çok farklı yerlerde bulundum. Türkiye’nin her yerine aşina oldum. Daha önceki sektörümde ufak dünya gezilerimiz oldu. Optik sektörüne girişim ile Türkiye’nin her yerini tanımış oldum. Uluslararası fuarlar sebebiyle dünyanın bir çok ülkesini görmüş oluyoruz. Yani sürekli gelişiyoruz, yenileniyoruz.

Satış ve satış sonrası hizmetlerinizden bahsedelim…
Ürünlerimizin tanıtımı ve satışı için sıklıkla firma ziyaretleri gerçekleştiriyoruz. Bundan dolayı sürekli seyahat halindeyiz. Bizim en büyük amacımız toptan tarafından, perakendeye, perakendeden tüketiciye kadar bütün aşamalarında her türlü memnuniyeti sağlamak. Amacımız son kullanıcıyı memnun edebilmek. Bir problem çıktığında perakendecinin sıkıntı yaşamasını istemiyoruz çünkü onlar bizim iş ortaklarımız. Kusursuz ürün verip onların da aynı şekilde müşteri memnuniyetini en üst düzeyde tutmalarını sağlamaya çalışıyoruz. Bunun dışında da teknik servis kısmında da gayet donanımlı durumdayız. Herhangi bir problem olduğunda iş ortaklarımız taleplerini bize iletiyor ve en kısa sürede en doğru şekilde yanıtlamaya çalışıyoruz. Müşteri memnuniyetini her zaman en üst düzeyde tutmaya çalışıyoruz.

Markalarınızı ve ürünlerinizi tanıtırken hangi iletişim araçlarını tercih ediyorsunuz?
Benim tercihim aslına bakarsanız sosyal medya ve saha ziyaretleri. Bizim dağıtımını yaptığımız markalar çok bilinen ve tanınan markalar olduğu için genellikle müşterilerimiz bu ürünleri takip ediyor. Çoğu zaman ben daha bilmezken müşterinin yeni koleksiyonlarının talebini alıyorum. Bundan dolayı sosyal medya gerçekten çok güçlü bir araç, özellikle instagram çok güçlü bu konuda. Yeni koleksiyon ve bilgilendirmelerimizi buradan yapıyoruz. Ayrıca fuarlara katılım sağlıyoruz. 2022 yılında Silmo İstanbul Optik Fuarı’na katıldık. Bundan sonraki yıllarda hem yurt içi hem de yurt dışındaki Silmo fuarlarına katılım sağlamayı düşünüyoruz. Ayrıca saha gezileri, müşteri ziyaretleri bu tanıtımlarda çok önemli yere sahip. Çünkü müşterilerimiz güncel gelişmeleri takip etmek için çok vakit bulamayabiliyorlar. Öncelikleri kendi müşterilerine cevap vermek oluyor. Bizler biraz onların danışmanı gibi davranıyoruz. Doğru ürünü, doğru fiyata sununca zaten başarılar da arkasından geliyor. Biz de memnunuz müşterilerimiz de memnundur diye düşünüyorum.

Fuarlara katılıyoruz dediniz… fuardan beklentiniz nasıldı? Beklentinizin karşılığını alabildiniz mi? Silmo İstanbul’un gelişimi ve şu andaki süreci hakkındaki yorumlarınızı alalım.
Öncelikle benim Silmo İstanbul’a katılma amacım yeni bir firma olduğum için kendimi tanıtmak. Beni tanıyan çok müşterim var ama tanımayan çok daha fazlası var. Firmam, şahsım ve markalarımla kendimi en iyi temsil edeceğim yer fuardı, bu sebeple Silmo İstanbul’u tercih ettim. Gerçekten beklediğimden de iyi bir sonuç aldım. Hem yerli hem yabancı bütün ziyaretçiler markalarımızı bildikleri için standımızı ziyaret ettiler. Tanışma fırsatımız oldu. İş geliştirme fırsatımız oldu. Firmamızı bilenlerle de iş geliştirmemde faydalı oldu. Silmo İstanbul şahsım ve firmam adına faydalı bir süreçti. Silmo İstanbul geldiği noktaya bakarsak kurumsal kimliği, markalaşması, katılımcı sayısı ve kalitesi, ziyaretçi sayısı olarak gerçekten birkaç sınıf atlamış olduğunu görebiliyoruz. Bu sebeple katılımlarımızın devam edeceğini düşünüyorum.

Firmanın bünyesinde bulunan markalardan, bu markaların müşteri profilinden ve teknik özelliklerinden bahsedebilir misin?
BDT Optik bünyesinden dört tane marka var. Bunların hepsi çoğunlukla butik mağazalara hitap eden üst seviye ürünlere sahip markalar. Bunlardan biri Markus T. Firma sahibi Almanya’da çok tanınan bir optometris ve tasarımcı. Birçok otel ve mağaza tasarımları yapmış. İşini çok çok iyi bildiği için son kullanıcıya kusursuz ürünler tasarlıyor ve sunuyor. İşlerini kusursuz yapma gayretindeler. Firma hem optik hem güneş çerçevelerini Almanya’nın batısında en üst düzey teknolojilerle üretiyor. En önemlisi de tüm koleksiyonun elde üretiliyor olması. Buradaki katma değerin en önemlisi ürünlerin elde bu kadar muntazam bir şekilde birleştirilmesinden ve kişiye özel yapılmasından geliyor. Ben kendilerini yerlerinde ziyaret edip gördüm. Son zamanlarda gezdiğim en üst düzey üretim tesislerinden birine sahipler. Yapılan işlemler tüketicisine çok uzun süre ve ilk günkü gibi hizmet vermesi için özenle planlanmış. Firma sahibi işini çok iyi bildiği için atölyecinin veya gözlükçünün özel patentli sistemlerle korkmadan sunabileceği ürünler yapıyor. Mesela bütün Markus T ürünlerinde çerçeveler ters kanal. Normalde ters kanal çerçevenin zorluklarında biliyorsunuz cama kanal açmanız lazımdır. Bu firma öyle bir sistem oluşturmuş ki cama ve çerçeveye zarar vermeden sökme takma işlemi yapabiliyoruz. Bununla beraber atölyecinin üzerinden yükü ve stresi alıyoruz. Çerçeveler 1.6 gramdan başlayan tasarımlarla başlıyor. En ağır çerçevesi 5.30 gram ağırlığında. Yani gün boyu gözlük takacak biri isen yüzünde daha az yorgunluk yaratan bir şey takmak istersin. Markus T  bu kişilere yönelik bir çerçeve. Tüm kullanıcılardan çok olumlu tepkiler alıyoruz. Lafont 100 yıllık bir firma. Bu işe daha Avrupa’da gözlük üretimi yokken başlamışlar. Gözlüğün öncülerinden biri. Firma atölye olarak, kişiye özel gözlükler yaparak başlıyor bu işe ve yaptığı farklı tasarımlar ile yıllar yılı büyümeye devam ediyor. Şimdi 100. yılında yüzlerce ünlüye rengarenk gözlüklerini taktırmış, Avrupa ve Amerika’da çok bilinen bir marka Lafont. Genellikle en renkli vitrinler ve çerçeveler onların. Hep dikkat çeken tasarımlara sahip. Paris’te 5 tane perakende mağazaları var. 1 tane de ayrıca atölyeleri var. Halen devam eden bir geleneğinden bahsedeyim; internetten randevu alabiliyorsunuz, gidiyorsunuz oraya istediğiniz bir modeli seçiyorsunuz. Yüzünüzün ölçüleri alınıyor. Asetat bloklardan siz istediğiniz gibi bir model artı renk seçebiliyorsunuz. Sizin yüzünüze, gözünüze, burnunuza özel gözlükler üretiyorlar. Bunu da halen köklerine saygılarından dolayı devam ettiriyorlar. Minima’da Lafont gibi Fransız firması. Minima’da 30. yıllık bir firma. Masada gördüğünüz ürünler çocuk çerçeveleri. Çocuk çerçevelerine gerçekten çok farklı bir boyut kattı. Piyasada gördüğünüz renklerden çok daha canlı. Çok kaliteli. Hepsi titanyum ve esnek. Çocuğun yüzüne kapanmıyor. Çocuk bu gözlüğü parçalayamıyor. Neredeyse yok edilemez diyebiliyoruz. Çocuk gözlüğü denince satış algısına çok bakmıyoruz ama gözlerinde onlarında içini ısıtan bir çerçeve takmasını istiyoruz. Ben defalarca çocukların gözlerinde bu ürünü seçtikleri için pırıltıya şahit oldum. Çocuklar için şöyle bir travma var. Küçük yaştasın ve okula gidiyorsun. Çocuklar yetişkinler gibi değil. Acımasızca eleştirebiliyorlar. En azından o geçiş sürecini hafifletici gözlükler bunlar. Anne babalarında içlerini rahat ettirecek bir marka. Gözlük yüze oturduğundan hareket halindeyken kayma yapmıyor. Düzeltme ihtiyacı hissetmiyorsunuz. Bu da çok önemli.

Son olarak Osix markanızdan bahsedelim. Çok fazla renkli. Neredeyse renk kartelası gibi. Bu markayı bize anlatır mısın lütfen.
Osix bir İtalyan markası. Çok haklısın bu bizim renk kartelamız. Aslına bakarsan ellerindeki renklerin %20’sini falan oluşturuyor bu kartela. Tabi ki tüm renkleri getiremiyoruz. Bütün ürünlerini 3D Asetatla yapıyorlar. CNC makinalarında özel olarak kesiyorlar. Siparişi de kendi web sitelerinden yapıyoruz. Modeli müşterimize beğendiriyoruz. Sap renkleri, gövde renkleri,  cam rengine kadar istersen güneş istersen optik olacak şekilde özelleştirme de mümkün. Saplara isterseniz isim veya slogan ekleyebiliyorsunuz. Bunların hepsi mümkün ve çok da güzel bir hikayesi var aslında. Sen bu gövdeyi, sapı istedi, sen bu plastiğe hayat verdin diye bir tane asetat bloğu kişiye gözlüğünle beraber hediye ediyorlar. Çok keyifli bir çalışma. Bu markanın fiyat aralığı elimizdeki bütün markalardan daha uygun. Çok yeni bir marka. Silmo İstanbul’da lansmanını yaptık ve olumlu tepkiler aldık.

Dergimiz bir yeniliğe daha imza attı ve yayın hayatına dijital olarak devam edecek. Bu şekilde çok daha yoğun kitlelere ulaşıp ve daha efektik çalışmalar yapacağız ve etkileşimimizin daha çok olacağına inanıyoruz. 4 your eyes’ın bu konudaki kararı ile ilgili fikirlerin nedir? Ayrıca 4 your eyes’ın optik sektörü adına yaptığı çalışmalar ile ilgili değerlendirmeleriniz nelerdir?
Öncelikle dijitale geçmeniz çağın gereksinimi. Bu çok iyi olmuş. Tüm dünya dergilerine baktığımızda belki basılı olarak devam ediyorlar ama dijitalleri kesinlikle var. Dijital kitleleşmekteki bir numaralı araç. Dergi yayınlandığı andan itibaren çok hızlı bir şekilde tüketiciye ulaşabiliyor. Okuyucular artık kargo ile bir dağıtım süreci beklemek zorunda kalmayacak. Hedef kitlenize çok daha hızlı bir şekilde erişebileceksiniz. Ben şahsım adına 4 your eyes dergisi geldiğinde bu ay ne olmuş diye bakıyordum. Sonuçta herkesin elde edebileceği bilgi sınırlı. Siz bunu meslek olarak yapıyorsunuz. Çok farklı noktalardan bilgi alıyorsunuz ve bunları paylaşmaya özen gösteriyorsunuz. Bunları bir hap gibi alıp kendimi güncelleyebiliyorum. Derginin geldi gelmedi beklemesine sonu vereceğim. Çok güzel olmuş. Tebrik ediyorum sizleri.

Ocak 2023

Silhouette Yeni Modeller

SILHOUETTE

Renkli Camlar ve Yeni Modeller

Titan Minimal Art hafifliği, konforu ve dayanıklılığıyla yirmi üç yıldır dünya çapında milyonlarca gözlük kullanıcısını büyülemeye devam ediyor…

Avusturya merkezli Silhouette 1999 yılında tamamen çerçevesiz, menteşesiz ve vidasız gözlükler üretmeyi başardı. Sadece 1.8 gram ağırlığında tüy kadar hafif gözlükler… Silhouette, yirmi üç yıl sonra bugün bile başka hiçbir gözlüğün geçemediği yeni bir konforu tanımladı.

Titan Minimal Art ile Silhouette, şirketi baştan aşağı değiştirecek yeni bir dönemi başlattı. Titan Minimal Art’ın piyasaya sürülmesinden önce, hafiflik gözlük dünyasında hiç konu olmamıştı, ancak bu noktadan sonra şirketin tüm ürünlerinin temel bir özelliği haline geldi. Çok az gözlük modelinin Titan Minimal Art kadar anlatacak hikayesi vardır. TMA 2000 yılında NASA astronotlarıyla birlikte ilk kez uzaya uçtu ve “Sertifikalı Uzay TeknolojisiTM” adı altında astronotlar için standart gözlük olarak seçildi. Aynı yıl, yaz gözlük sezonunun küresel yıldızı haline geldi. Tüm dünyada menteşesiz, vidasız ve çerçevesiz güneş gözlükleri yılın olmazsa olmazı haline geldi. Bu sebeple, Titan Minimal Art’nın 2001 yılında uluslararası düzeyde büyük beğeni kazanması hiç de şaşırtıcı değildi. Çok geçmeden ünlüler de bu ikonik tasarımı benimsemeye başladı.

Titan Minimal Art Special Editions ilki 2010’larda piyasaya sürüldü ve bu özel seri gözlük kullanıcıları arasında daha da büyük bir heyecan yarattı. Top model Nadja Auermann, yıldız fotoğrafçı Nick Knight, makyaj sanatçısı Mary Greenwell ve Viyana Senfoni Orkestrası’ndan müzisyenler gibi ünlü yüzlerle ortaklıkların yanı sıra Arthur Arbesser ve son olarak 2018 güneş gözlüğü sezonu için Perret Schaad gibi moda markalarıyla tasarım işbirlikleri yapıldı. 2017 yılında Silhouette, sınır tanımayan vizyon felsefesini mükemmelleştirmek için Lens Laboratuvarını açarak bir başka kilometre taşına daha ulaştı. Artık camlar, çerçevelerle birlikte şirketin Linz’deki merkezinde, yüksek derecede el işçiliği gerektiren en üst düzeyde hassasiyetle üretilir oldu.

İkonik modelin yirminci doğum gününü kutlamak için eşsiz Titan Minimal Art’ın Özel Sun Edition’u 2019’un başında, güneşli mevsim için tam zamanında piyasaya sürüldü. Silhouette bu özel yılı dört şık yeni güneş gözlüğü modeliyle kutladı. Tasarımlar, sapların minimalist çizgilerinden ilham alan geometrik, mimari şekiller içeriyordu. Küçük gözlükler, kadınlar için kedi gözü camlı ve erkekler için klasik kare camlı modellerin yanı sıra modaya uygun altıgen veya havalı yuvarlak camlı üniseks modellerde de beğenilere sunuldu. 90’ların ikonunun yeni bir optik versiyonu da 2019’un yaz aylarında görücüye çıktı.

Silhouette şimdi de minimalist ve modern çizgilerdeki özel TMA–The Icon koleksiyonunu, dört yeni modelle genişletiyor. Avusturyalı marka tasarımlarını kendi laboratuvarında ürettiği en yeni moda renklerdeki camlarıyla beğenilere sunuyor. Silhouette’nin Pazarlamadan Sorumlu Genel Müdürü Michael Schmied ile Titan Minimal Art–The Icon koleksiyonunun başarısı ve yeni modellerin özelikleriyle ilgili yapılan röportajı sunuyoruz.

Merhaba Michael, Silhouette yüksek kalitedeki titanyum gözlük yapımında uzmanlaşmış bir markasınız. Titan Minimal Art’ı bu kadar özel kılan nedir?
Titan Minimal Art, Silhouette markasının tüm tasarım dili için bir ilham kaynağıdır. Saf minimalizm örneği olan bu koleksiyonu “Gereksiz olandan vazgeçmek, gerekli olanı olağanüstü hale getirir” sloganıyla en uygun şekilde özetleyebileceğimi düşünüyorum.

Titan Minimal Artın genel özelliklerini biraz daha açabilir misiniz?
TMA koleksiyonunun farkını gözlüklerin olağanüstü hafifliğinde, yüksek teknolojili titanyum telin garanti ettiği sağlamlık ile esneklikte ve yüze ne kadar rahat oturduklarını fark ettiğinizde anlarsınız. Birçok kişi bu hassasiyet ve kalite seviyesini kopyalamaya çalıştı, ancak hiç kimse bunu başaramadı. Vidalardan ve menteşelerden vazgeçerek, Titan Minimal Art nın sadece günlük kullanım için uygun olmasını değil, aynı zamanda astronotlar için de standart ekipman olmasını sağladık. Koleksiyondaki gözlüklerin titanyum sapları yüze o kadar iyi oturur ki, yerçekimsiz ortamda bile mükemmel bir uyum garanti ederler.

Peki Titan Minimal Art’ya ‘The Icon’ ismini neden eklediniz?
Titan Minimal Art, Silhouette markasının ‘Icon’u yani simgesi niteliğindedir. Titan Minimal Art koleksiyonumuzdaki sadece 1.8 gram ağırlığında olan, çerçeve, vida veya menteşe içermeyen modellerimizle 1999 yılında tüm gözlük pazarında tam anlamıyla bir devrim yarattık. Titan Minimal Art, kullanıcı için başka hiçbir gözlüğün yaklaşamayacağı bir konfor seviyesine sahip mutlak bir hafifliği sunmaktadır. Koleksiyona The Icon sıfatını ise 2013 yılında ekledik. O dönemdeki minimalist ve klasik olan koleksiyonu sportif ve daha dinamik tasarımlarla genişletmeye başladık.

The Icon koleksiyonunuza dört yeni model eklediniz. Yeni modellerden bahsedebilir misiniz?
The Icon koleksiyonu için yuvarlak büyük boy cam şekli ve kelebek form da dahil olmak üzere yeni, modaya uygun tasarımlar hazırlamaya karar verdik. Daha küçük olan yuvarlak cam şekli ve pilot formu gibi klasikler de yeni koleksiyonumuzda mevcut.

Bu arada, ne zamandan beri renkli camlarla çalışıyorsunuz?
Bir süredir renkli camlarla çalışıyoruz diyebilirim. Ancak özellikle 2016 yılında Lens Laboratuvarımızı açtığımızdan beri dersem daha spesifik olur. Lens laboratuvarımızdaki kendi renklendirme tesisimiz de dahil olmak üzere 2017 yılının başından itibaren %100 Silhouette imzalı gözlükler sunuyoruz.

Sizce renkli camların bu kadar öne çıkmasının sebepleri nelerdir?
Renkli camlar, kullanıcıların sadece güneş gözlükleriyle değil, optik gözlükleriyle de renklerin keyfini çıkarmasına ve dünyalarını uygun gördükleri ışığa büründürmelerine olanak tanıyor. Bu yılın en gözde trendi olan renkli camlara podyumlar ve dergilerde sık sık rastlayabilirsiniz.

Sizce renkli camlar çerçeveli gözlükler yerine çerçevesiz gözlükler için neden daha ideal?
Çerçevesiz gözlükler sadelikleriyle dikkat çeker. Tam çerçeveli modellerde çerçeve, kullanıcının yüzünde belirgin bir şekilde öne çıkar. Çerçevesiz modeller bunun yerine camların parlamasını sağlar. Bu da moda unsurunu sadece camların şekli ve rengiyle sınırlar. Renkli camları olan çerçevesiz bir gözlük bu sebeple tüm görsel algıyı sade, yalın ve şık bir şekilde kullanıcısının yüzüne yansıtır.

Yeni modellerinizi hangi renk seçenekleriyle sunuyorsunuz?
The Icon koleksiyonundaki yeni modellerimizde renkler açısından radiant rosegold, cosmic blue, mystic ruthenium ve spheric silver arasında seçim yapabilirsiniz.

Renkli camların modaya uygun olmanın ötesinde başka avantajları var mı?
Elbette var. Çoğu öznel olsa da pek çok avantajı var. Birçok kullanıcı renkli gözlüklerle bakmanın daha rahat olduğunu düşünüyor; dünyayı daha rahat bir ışık altında görmek için istedikleri rengi seçebiliyorlar. Renk teorisi ayrıca belirli renklerin örneğin ruh halini iyileştirici etkileri olabileceğini iddia etmektedir.

Yeni modeller hangi teknik özellikler ile öne çıkıyor?
Tüm %100 Silhouette imzası taşıyan gözlükler renkli camlarla da mevcuttur. Renkli camlara sahip bir optik model için her türlü müşteri talebini, örneğin progresif camları bile karşılayabiliriz. Önümüzdeki yıl daha da fazla teknik ve tasarım odaklı yenilikler yapmayı planlıyoruz.

Yeni renkli camlı gözlükleriniz kimler için tasarlandı? Belirli bir demografiyi mi hedefliyorsunuz?
Renkli camlar ve çerçevesiz tasarımlar şu anda tamamen trend olduğundan yeni tasarımlarımız ve renklerimiz özellikle daha genç ve trend bilincine sahip tüketiciler tarafından ilgi ve beğeni topluyor.

Titan Minimal Art ‘The Icon’ modellerinizi ünlüler de tercih ediyor mu?
Çerçevesiz tasarımlar, özellikle de renkli camlı olanlar şu anda çok popüler. Sadece sosyal medyada değil, aynı zamanda tüm dünyadaki podyumlarda ve kırmızı halılarda modellerimizi kullanan ünlülere rastlayabilirsiniz. İlk aklıma gelen isim Rita Ora. Kısa bir süre önce Icon koleksiyonumuzdan Cosmic Blue renkli bir gözlüğümüzü taktı ve Instagram hesabında fotoğraflarını paylaşarak büyük beğeni topladı.

Kaynak: Favrspecs

Ocak 2023

Edl Grup Optik

EDL GRUP OPTİK

Sektörel Deneyim

Yeni koleksiyonumuz Silmo İstanbul 2022’de sergilendi ve ilgi çok yoğundu. Mağazalarını güncel tutmak isteyen herkesin özel organizasyonlardan ziyade Silmo İstanbul’u takip etmelerini öneririm.

Merhaba Emrah Bey… Kendinizi okurlarımıza kısaca tanıttıktan sonra optik sektörüne giriş hikayenizi paylaşabilir misiniz?
Ben Emrah Dil, 1986 yılında İstanbul’da doğdum. Evliyim ve bir oğlum var. Dört kuşaktır optik sektörüne hizmet veren bir aileden geliyorum. Küçük yaşlardan itibaren yaz tatillerinde dükkanda aralıklı olarak çalışırdım. O yaşlarda kalıp çıkarma, el taşı ve diğer optik cihazları temizlemek ile alaylı olarak başladığım bu mesleğe optisyenlik bölümü okuyarak devam ettim. Perakende sektöründen ayrılarak bu işin toptan tarafına geçtim.

Edl Grup Optik’in kuruluş aşamasından, gelişiminden ve sektörel vizyonundan bahsedebilir misiniz?
Yaklaşık on yıllık perakende geçmişimden sonra gerekli bilgi birikim ve uluslararası fuar seyahatlerim sonrası edindiğim deneyim ile optik sektöründe perakendecilerin yaşadığı sorunları ve kar marjını artırmak adına EDL markasını kurdum. Kurulduğumuz yıllarda yurtiçi ve yurt dışı üreticiler ile çalışarak fikir alışverişlerinde bulundum. Bölgesel bayilikler oluşturarak perakendeden gelen biri olarak tezgahın diğer kısmındaki meslektaşlarımın sorunlarını ve satış anında ne gibi zorluklar ile karşı karşıya kaldıklarını bildiğimden dolayı ilk olarak bu sorunlara en hızlı çözümleri sunarak güven kazandım ve markamız satış sonrası hizmet ile diğer markalardan ayrışmış oldu. Uluslararası fuarları ziyaret ederek yurtdışındaki fabrikalar ile çalışma fırsatım oldu. Her işbirliğinden yeni bilgiler öğrendim. Bu bilgi birikimi ve büyüklerimizin fikir ve görüşleri ile Edl Grup Optik’i sektöre kazandırdık. Kendimizi uluslararası fuarlara ziyaretçi olarak değil de katılımcı olarak bulduk ve ihracat adımlarına başladık.

Bünyenizdeki markaların öne çıkan özelliklerinden bahsedebilir misiniz? Yeni markalar eklemeyi düşünüyor musunuz?
Bünyemizde halen distribütörlüğü üstlendiğimiz Epos markamızla satışlarımız devam etmektedir. Yüzde yüz el işçiliği ile İtalya’da üretilen markamızın distribütörlüğünü dört yıldır yapmaktayız. Bernhard Mayer markası ile de anlaşmamız tamamlanmış olup 2023 yılında ürünlerini Türkiye pazarına ulaştırmaya başlayacağız. Takip ettiğimiz ve görüşmelerimizi sürdürdüğümüz markalar mevcut. Bu markaların da bir ya da iki tanesinin koleksiyonlarını 2023 yılında getirmeyi planlıyoruz.

Satış ve dağıtım ağınızın işleyişi nasıldır? Bu ağları geliştirmek için ne gibi çalışmalar yapıyorsunuz?
Satış temsilcilerimizin bölgeleri ziyaretleri ile ilerlemekteyiz. Artan konaklama yakıt masraflarından dolayı ve müşterilerimize daha hızlı ulaşabilmek adına www.edlgrup.com b2b sayfamızı da yayına aldık. Sizin sayenizde buradan web sitemizin de duyurusunu yapmış olalım.

Markalarınıza ait koleksiyonları hangi etkenlere göre belirliyorsunuz?Koleksiyonları oluştururken birçok etken etkili oluyor. O dönemin tarzı renkleri modası bunların hepsini dikkate alıyoruz. Koleksiyonlarımızın trendlere uygun ve güncel olması da bizim için önemli etkenler arasında yer alıyor.

Sektördeki bilinirliğinizi artırmak için hangi tanıtım ve reklam çalışmalarına başvuruyorsunuz?
EDL Grup Optik olarak önceliğimizin uluslararası fuarlar olduğunu söylemeliyim. Bu sebeple firmamız ve markalarımızla ilgili yeniliklerimizi ve tanıtımlarımızı yurt içi yurt dışı fuarlarına katılarak gerçekleştirmeyi tercih ediyoruz. Sosyal medya ile de tanıtım ve reklam çalışmalarımıza devam ediyoruz.

Türkiye optik sektörünün bugünü ve geleceği ile ilgili yorumlarınız nelerdir?
Türkiye optik sektörü her geçen gün gelişmeye devam ediyor. Bu gelişim ekonomik olarak birçok zorlukla karşılaşan ülkemizin koşullarına rağmen devam ediyor. Optisyenlik bölümünden mezun olan genç arkadaşlarımızın sayısı da bu mesleğe olan ilgiyi gözler önüne seriyor.

Optik sektörü için önemli olan odalaşma süreci hakkındaki görüşleriniz nelerdir?
Optik sektörünün tek çatı altında toplanması gerektiğine inanıyorum. Kişisel kavga ve egoların bir kenara bırakıldığı, bu sektör adına ne yapılabilir ve daha nasıl katkı sağlanabilir gibi soruların tartışıldığı bir oda mesleğimize değer katacaktır.

Sizi diğer tedarikçi firmalardan ayıran temel özellikleriniz nelerdir?
Perakende sektöründen geldiğim için toptancıların o dönemlerde ziyaretlerinden hep dersler çıkarmıştım. Örnek aldıklarım ve asla örnek almayacağım kişilerin davranışlarına şahit oldum. Tezgahta yaşanılan problemleri çok iyi bildiğim için bunlara çözüm olacak satış teknikleri uyguladım. Bu bilgi ve birikimi birleştirerek günümüzde de aynı şekilde devam etmekteyim.

Optik ve güneş gözlüklerinde 2023 trendleriyle ilgili neler söyleyebilirsiniz?2023 yılı bizi renkli tasarımların beklediği bir yıl olarak öne çıkacaktır. Klasik kesimler, kalın kemikler, çekik cat eye dediğimiz modeller özellikle güneş gözlüklerinde ön planda olacaktır. Optik modellerde ise daha renkli modeller ile eğlenceli gözlükler göreceğiz.

Silmo İstanbul Optik Fuarı sizin için nasıl geçti? Fuar hakkında genel değerlendirmelerinizi alabilir miyiz?
Fuarda müşterilerimiz ile kavuşmanın heyecanını yaşıyoruz. EDL markamızın yeni koleksiyonu Silmo İstanbul 2022’de özel olarak sergilendi ve ilgi çok yoğundu. Buradan sizin vasıtanız ile standımızı ziyaret eden tüm meslektaşlarımıza teşekkür ederiz. Fuarlara katılmak ve ziyaretçi olmak yenilikleri takip etmek için çok önemli. Mağazalarını güncel tutmak isteyen herkesin özel organizasyonlardan ziyade Silmo İstanbul’u takip etmelerini öneririm. Optik çerçeve, güneş gözlüğü, cam, makine, yedek parça, aksesuar yani tüm optik sektörüne fuarda ulaşmak mümkün.

On beş yıldır aralıksız optik sektörüne yön veren dergimiz ‘4 your eyes’ ile ilgili düşünceleriniz nelerdir?
4 your eyes sektöre yön veren yenilikçi bir dergi. Her ay ofise gelecek sayıyı heyecan ile bekliyorum. Sektörel haberlerden tutun da trend markalarla yapılmış röportajlara kadar size her türlü bilgiyi sunan eşsiz bir kaynak. Emeği geçen herkese teşekkür ederim.

Aralık 2022

Safilo Group

SAFILO GROUP

Öncelikli İş Ortağınız

Güneş gözlüğü, optik çerçeve, outdoor gözlükleri, google ve kask tasarımı, üretimi ve dağıtımında sektörün öncülerinden Safilo Group, en yüksek kalite standartlarında olmayı sürdürüyor.

Safilo Group Orta ve Doğu Avrupa & DACH Bölgesi Başkanı Thomas Stein, Safilo’yu bugün sektörün ana oyuncularından kılan unsurları ve Safilo’nun müşteri öncelikli yeni iş modelinin detaylarını bizlere anlatıyor.

Safilo küresel varlığından biraz bahseder misiniz?
Safilo’nun Dna’sını oluşturan tasarım odaklı geçmiş ve mirasın yanı sıra, tasarım geliştirme ve geniş marka portföyü, Safilo’yu bugün önemli bir pazar lideri ve ortağı haline getirmektedir. Dünyanın dört bir yanında faaliyet gösteren Safilo’nun iş modeli, tüm üretim ve dağıtım zincirinin takibine olanak tanıyor. Padova, Milano, New York, Hong Kong ve Portland’da bulunan 5 tasarım stüdyomuz, üretim tesislerimiz ve nitelikli üretim ortakları ağımız ile her yüz tipine kusursuz şekilde uygunluk sağlayan ürünlerimizin en yüksek kalite standartlarını karşıladığından emin oluyoruz. Safilo olarak 40 ülkede tamamına sahip olduğumuz geniş iştirak ağımız ve 70 ülkede 50’den fazla dağıtım ortağımızla, tüm dünyada yaklaşık 100.000 seçilmiş satış noktasına ulaşabilmekteyiz.

Türkiye pazarının Safilo Group açısından önemi nedir? Türkiye pazarında hangi markalar daha çok talep görüyor?
Orta ve Doğru Avrupa Bölgemizin bir parçası olan Türkiye, özellikle son yıllarda büyüme yaşadığımız ve marka portföyümüzün genel olarak kabul gördüğü bir pazar. Türkiye’de yüksek bir popülasyon ve marka-model-malzemeden anlayan bilinçli bir tüketici profili var. Özellikle Contemporary segmentte son 2 yılda hızlı bir büyüme yaşadığımızı söyleyebilirim. Carrera ve lisanslı markalarımızdan Tommy Hilfiger özelinde pazar payımızı ciddi oranda büyüttük. Türkiye’ye özel stratejilerimiz doğrultusunda, daha geniş bir müşteri portföyü ile daha yaygın bir dağılım yapıyoruz. Son yıllarda optik payımızı büyük oranda artırdık. Optik-güneş kırılımımızı çok daha orantılı hale getirdik. Marka bağımsız olarak çok güçlü optik koleksiyonlarımız var. Optik portföyümüz farklı tüketici ihtiyaçları göz önünde bulundurularak tasarlanan, kaliteden ödün vermeden fonksiyonelliği ön plana çıkaran her zevke uygun modellerden oluşuyor. Bütün bunlar grubumuzun hedeflediği ‘En iyi tedarikçi olma’ noktasında Türkiye’nin önemini de artıran hususlar.

Safilo Group’un 2022’nin üçüncü çeyreğine ilişkin ticari grafiği nasıl bir görünüm arz ediyor?
Üçüncü çeyrek, yeni koleksiyonlarımızın gücü, markalarımızın arkasındaki yatırımlar ve müşterilerimize sunduğumuz hizmetlerin çeşitliliğini artırmaya yönelik süregelen çabalarımız sayesinde satışlarımızın ve karımızın arttığı bir diğer çeyrek oldu. Üçüncü çeyrekte net satışlarımız, sabit kurlarla %5.6 artış gösteren organik iş kolunun kaydettiği güçlü büyüme hızı sayesinde %14.9 oranında arttı ve sağlam ABD dolarının yarattığı rüzgarla daha da güç kazandı. Güneş gözlükleri, güçlü yaz sezonunun etkisiyle en iyi performans gösteren ürün kategorimiz olmaya devam etti ve çerçeve satışları tüm önemli pazarlarımızda güçlü seyretti. Bu çeyrekte büyümemiz, yeni koleksiyonlarımızın ve pazarlama kampanyalarımızın başarılı lansmanı sayesinde gerçekleşti. Carrera’nın Ducati ile ortaklığı, Polaroid’in yeni ‘Okula Dönüş’ kampanyası, Smith’in hem güneş gözlüğüne hem de optik çerçevelere odaklanan yeni koleksiyon lansmanı ve son olarak Eylül ayında Oracle Red Bull Racing ile Blenders’ın Monza’daki Gran Premio d’Italia’da resmî olarak başlayan heyecan verici yeni ortaklığı gibi önemli görünürlük projelerine odaklanmaya devam ettik.

Türkiye açısından 2022 yılı nasıl geçti?
Türkiye’deki operasyonumuzun 2022 yılındaki gelişiminden memnuniyet duyuyoruz. Güçlü ve dengeli bir marka, coğrafya, ürün ve kanal portföyüne sahip bir Safilo inşa etmeye yönelik stratejik hedefimiz iyi bir gelişim gösteriyor. 2022, Safilo Türkiye için büyüme yılı oldu diyebilirim. Pandemi dönemini, sistemlerimizi iyileştirmek, dijital yatırımlarımızı tamamlanmak, hizmet kalitemizi yukarıya çekmek adına altyapı çalışmalarımızı hızlandırarak değerlendirdik. Pandemi sonrası, bu çalışmalarımızı sahaya yansıtma fırsatımız oldu. Aldığımız olumlu dönüşler bizi daha da motive etti. Ne mutlu ki bütçe tahminimizin üzerinde bir başarı ile yılı tamamlıyoruz.

Safilo Group’un 2023 stratejilerinden ve ana yatırımlarından kısaca bahsedebilir misiniz?
Önceliğimiz, iş ortaklarımız için mümkün olan en yüksek hizmet kalitesini sunmak. 2019 yılında kilit müşterilere ve bağımsız gözlükçülere odaklanmak için Solstice perakende mağazasının satışını gerçekleştirdik. Ayrıca, perakendecilerle herhangi bir mali ilişkimiz bulunmuyor. Safilo olarak, müşterilerimizin satışlarını artırmalarına ve daha verimli olmalarına yardımcı olmak için güçlü bir dijital B2B platformu geliştirdik. Ana müşterilerimiz, güven, saygı ve şeffaflığa dayalı uzun vadeli ortaklıklar kurduğumuz, kendi bölgelerinde tescilli ve lisanslı markalı gözlük ürünlerimizin dağıtımını gerçekleştiren küresel iş ortaklarımız konumundaki bağımsız gözlükçüler. Müşterilerimizin ihtiyaç ve beklentileri kuruluşumuzun merkezinde yer alır ve her zaman işimizin kalbinde konumlanır. Müşterilerimize öncelik vermeye kararlıyız. Bizi tercih eden müşterilerimiz, seçimlerimize ve iş yapma şeklimize değer veren güvenilir ortaklarımızdır. Mağaza içi ve dijital satışların yanı sıra, satış sonrası ve pazarlama destek hizmetleri sunarak her zaman uzmanlık, özveri ve beceri sağlıyoruz. Sunduğumuz her hizmet müşterilerimizle birlikte ve müşterilerimiz için tasarlanıyor. Müşterilerimizin başarısına katkıda bulunmak için onlara tutarlı bir şekilde mükemmel destek ve hizmet sunmaya kararlıyız. Herhangi bir fiziksel perakende satışımız yok ve bu dünyaya girmeye niyetimiz de yok.  Dijital dönüşümümüz işimizi 360 derece yeniden şekillendiriyor. Safilo şimdi yenilikçi uygulamaların benimsenmesi yoluyla müşteri odaklı faaliyetlerini destekleyecek ve önemli iyileştirmeler sağlayacak bir dijital dönüşüm stratejisine doğru daha kararlı bir geçiş yaparak iş modelini yükseltiyor.  Stratejimizdeki ikinci ana varlık sürdürülebilirlik. Bizim için sürdürülebilirlik, her şeyden önce çevrenin korunması, yenilenebilir kaynakların ve malzemelerin kullanılması ve daha çevreci üretim süreçleri anlamına geliyor. Safilo, Temmuz ayında hepsi küresel ısınmayı durdurmak, biyolojik çeşitliliği geri kazanmak ve okyanusları korumak şeklindeki üç alanda temel çevresel hedeflere bağlı moda ve tekstil endüstrisindeki (hazır giyim, spor, yaşam tarzı ve lüks) şirketleri ve bu şirketlerin tedarikçileri ve distribütörlerini kapsayan global bir koalisyonu bulunan The Fashion Pact’e katıldı. Fashion Pact’ın imzacısı olmak, Safilo’nun amaç odaklı stratejisinin bir parçası ve Safilo Group’un The Fashion Pact misyonu ve öncelikleri uyarınca ‘İklim, Okyanuslar ve Biyoçeşitlilik’ alanlarında yarının küresel zorluklarını ele alan projeler ve girişimler geliştirme taahhüdünü teyit eden bir başka adımı temsil ediyor.

2023’te Türkiye için yatırım planlarınız nelerdir?
2023 yılında Türkiye’de daha da büyümeyi hedefliyoruz. Marka yatırımlarına geçtiğimiz yıla oranla daha fazla hız vereceğiz. David Beckham, Boss Group, Carrera, Tommy Hilfiger ve güçlü kadın koleksiyonları ile Carolina Herrera, Isabel Marant ve Chiara Ferragni marka yatırımlarımızda başı çekiyorlar.

Carrera, Türkiye pazarında öncelikli markalarımızdan biri olarak yatırım anlamında da öncelikli markamız. Ayrıca, son yıllarda en hızlı büyüme yaşadığımız markalarımızdan Tommy Hilfiger, bir diğer yatırım önceliğimiz. Tommy Hilfiger’ın optik pazar değeri de bizim için ayrı bir önem taşıyor.

En yeni lisanslı markalarımızdan David Beckham, tüm dünyaya paralel olarak Türkiye pazarında da kendini kısa bir zamanda ispatlamış ve yerini sağlamlaştırmış markalarımızdan olma özelliği taşıyor.

Bunlara ek olarak, 2023’de lansmanını gerçekleştireceğimiz Carolina Herrera da bizi oldukça heyecanlandırıyor. Ayrıca, hizmet kalitemizi artırmak adına altyapı yatırımlarımız 2023’de de hız kesmeden devam edecek. Safilo, müşterileri ile olan ilişkilerini yeniden şekillendirmeyi, geliştirmeyi ve onların katılımını artırmayı hedefliyor; öte yandan şirket, sürekli olarak müşterilerinin kazanımlarını artırmalarına yardımcı olabilecek yeni araçlar tasarlıyor. Safilo, optikçilere en yenilikçi ürün kataloğundan en gelişmiş e-ticaret ve çok kanallı çözümlere kadar başarılı olmak için gerekli tüm araçları sağlamak üzere You&Safilo adlı yeni bir dijital e-ticaret B2B platformunu hayata geçirdi. You&Safilo platformu, Safilo’nun müşteri merkezli dijital dönüşümünün yeni bir evresi niteliğinde. Bu evre, yeni bir CRM (Müşteri İlişkileri Yönetimi) sisteminin yayına konmasını da içeriyor. Platform, müşteri memnuniyeti ve müşteri sadakatinin şirket açısından her zaman bir numaralı öncelik olduğunun ve olmaya devam edeceğinin kanıtı niteliğinde.

Safilo’nun portföyündeki son değişiklikler ve stratejilerden bahseder misiniz?
Tescilli ve lisanslı markalar arasında portföy dengesi sağlamanın yanı sıra optik çerçeve ve güneş gözlüğü ürünlerimiz arasında da denge kurmayı hedefliyoruz. Ayrıca, portföyümüzde yerel ve küresel önemi olan markalar arasında bir eşitlik gözetmek istiyoruz. Bunun yanı sıra, önemli lisanslı markalarımızla uzun yıllar devam edecek ortaklıklarımız sayesinde istikrarlı bir portföy ağına sahibiz.  Lisanslar ve satın almalar yoluyla çeşitli gözlük segmentlerinde ve referans pazarlarda lider konum elde etmemizi sağlayacak hedefe yönelik büyümelerle marka portföyümüze sürekli olarak yeni bir denge hali kazandırmanın yollarını araştırıyoruz.

Aralık 2022

Asil Optik

ASİL OPTİK

Bilinçli ve Yenilikçi

Silmo İstanbul birçok markaya ev sahipliği yaparak bizleri tüm tedarikçilerle bir araya getiriyor. Sektördeki yenilikleri, gelişmeleri takip etmemiz adına önemli bir rolü üstleniyor.

Merhaba Zülfiye ve Seher Hanım. Öncelikle sizleri biraz tanıyalım ve sektöre giriş hikayenizden bahsedelim…
Zülfiye: Merhaba, 1984 İzmir doğumluyum. 1986 yılından bu yana Uşak ilinde yaşamaktayım. 2004 yılında Eskişehir Osmangazi Üniversitesi Optisyenlik bölümünden mezun olarak sektöre ilk adımımı atmış oldum. Kıvanç ve Bade adında iki çocuk annesiyim.

Seher: 1981 yılında İzmir’de doğdum. İlk, orta ve lise öğrenimimi Uşak’ta tamamladıktan sonra 2001 yılında turizm otelcilik, 2005 yılında bankacılık, 2017 yılında da İstanbul Kemerburgaz Üniversitesi Optisyenlik bölümünden mezun oldum. Kız kardeşim Zülfiye Hanım ile beraber 2006 yılında ilk mağazamız Asil Optik’i açarak sektöre giriş yaptım.

Asil Optik’in kurulma aşamasından söz eder misiniz?
Optisyenlik bölümünden mezun olduktan sonra iki yıl Mesul Müdürlük yaptım ve 22 yaşında ablam Seher ile birlikte ilk mağazamızı 2006 yılında Uşak halkının hizmetine açtık. 2010 yılında Uşak’ın Eşme ilçesine ikinci mağazamızı, 2014 yılında da üçüncü mağazamızı açarak Uşak’ta optik sektöründeki ilk zincir mağaza haline geldik.

Mağazanızda her gruptan ürün bulunduruyor musunuz?
Asil Optik’i diğer optik mağazalardan farklı kılan en büyük özelliklerimizden bir tanesi de dünya markalarının en trend modellerini tüm mağazalarımızda müşterilerimizin beğenisine sunmamızdır. Ayrıca bir Gözkoop ortağı olarak yerli ve milli sermayeyi de desteklemekten de onur duyuyoruz.

Uşak’ta birçok önemli optik mağaza yer alıyor. Bu durum bir rekabet oluşturuyor mu? Ne gibi önlemler alıyorsunuz?
Uşak nüfusuna göre bakıldığında çok fazla optik mağazayı barındırıyor. Asil Optik, güler yüzlü, alanında uzman personeli, son teknoloji cihazları, farklı mağaza konsepti, en güncel kreasyonları, ürün çeşitliliği ve en önemlisi güven esaslı çalışma ilkesi ile ön plana çıkmaktadır. Bu özelliklerimiz bizi rekabet ortamından ayrıştırmaktadır. Sürekli kendimizi güncellediğimiz için önlem almamızı gerektiren bir durum söz konusu olmamıştır.

Mağazanızda en çok satışı yapılan optik ve güneş gözlüğü markaları nelerdir?
Mağazamızda en çok talep gören ürünler dünya markaları olmakla beraber son yıllarda müşterilerimiz kendine özgü butik model arayışına girmektedir. Bunları da mağazalarımızda karşılayabilmekteyiz. Mağazamızda satışa sunduğumuz markalar arasında Serengeti, Etnia Barcelona, Tom Ford, Revo, Versace, Prada, Rayban, Persol, Guess, Adidas, Nike, Lacoste ve daha fazlasını sayabiliriz. Yerli markaları da mağazalarımızda satışa sunmaktayız.

Son yıllarda designer markalar oldukça rağbet görüyor. Size de müşterilerinizden bu yönde talep geliyor mu?
Artık klasik modellerden ziyade kişinin kendisini tamamladığını hissettiği tasarım ve renkli modellerdeki arayışını designer ürünler ile karşılıyoruz. Çok geniş bir designer ürün yelpazesine sahip olmamız da tercih edilme sebeplerimizden biridir.

Satış sonrası hizmetleriniz nelerdir?
Asil Optik ailesi olarak satış sonrası verdiğimiz hizmet kusursuz olmalı ilkesini benimsiyoruz. Müşterilerimizin hizmet kalitemizin devamlılığını yaşayabilmesi açısından ürünlerimizin satışından teslimine, onarım ve yedek parça sağlanmasında hızlı ve dinamik bir dönüş sağlamaktayız. Memnuniyetin müşteri sadakati üzerindeki etkisinin bilinciyle hareket ederek kaliteli hizmet anlayışımızı satış sonrasında da sürdürmekteyiz.

Cadde mağazaları mı yoksa AVM içerisinde yer almak mı? Sizin tercihiniz nedir ve sebepleri nelerdir?
Mağazalarımızın konumlarını belirlerken caddelerin yoğun noktaları olmasına dikkat ettik ve tüm mağazalarımızın lokasyonu farklıdır. Uşak’ta AVM mağazacılığı çok yaygın değildir ve benimsenmemektedir. Bu sebepten dolayı cadde mağazacılığı bizim için en uygunudur. Sunmuş olduğumuz ürünlerin model ve tasarımları da bizi cadde mağazacılığına yöneltmiştir.

Sektöre hizmet veren biri olarak ülkemizde gözlük kullanımı oranları ve bilinci hakkında neler düşünüyorsunuz? Gözlük kullanımının artırılması için neler yapılabilir ve kimlere görev düşüyor?
Türkiye’de gözlük kullanımı ortalama %20-25 oranında. Bunun sebebi ise göz muayenesine gitmememiz ve çoğu zaman göz rahatsızlığımızın farkında bile olmamamızdır. Kırsal kesimlerde toplum baskısı da gözlük kullanımına engel olmaktadır. Özellikle okul çağındaki çocukların belli periyodlarda göz muayenesi olmalı, aileler bu konuda bilinçlendirilmeli, okullarda göz taraması yapılmalı ve belli yaş üstü kişilerin en az yılda bir kez göz muayenesi olması gerekmektedir. Biz optisyenlere de bu konuda büyük görevler düşmektedir. Gelen hastalarımızı ve hasta yakınlarımızı bu konuda bilinçlendirmeliyiz.

Sektör içi yapılan satış ve eğitim bilgilendirmeleri yeterli mi? Siz mağaza çalışanlarınız için eğitim programları düzenliyor musunuz?
Sürekli kendini yenileyen bir sektöre sahibiz. Özellikle camlarda güncellenen yazılımlar yenilikler hızlı olduğu için yapılan eğitimler yetersiz kalabiliyor. Firmalarımızdan bu konuda eğitim taleplerimiz oluyor. Bizler de belki aralıklarda eğitim yemekleri düzenleyerek hem bilgilerimizi tazeliyoruz hem de tüm personelimizle birlikte keyifli zaman geçirerek motive oluyoruz.

Yurtdışında yapılan uluslararası optik fuarlarını ve sektörel gelişmeleri takip ediyor musunuz?
Yurt içi ve yurt dışı optik fuarları müşterilerimize yenilikçi, trend ve kişiye özgü tasarım modellerin ulaşmasını sağlamamızdaki en büyük etkenlerden biridir. Sektörün nabzını tutmak adına yakından takip etmekle birlikte katılım da sağlamaktayız.

17-20 Kasım 2022 tarihleri arasında gerçekleşen Silmo İstanbul Optik Fuarı hakkındaki görüş ve değerlendirmeleriniz nelerdir?
Silmo İstanbul Optik Fuarı birçok markaya ev sahipliği yaparak optisyenlerin tüm tedarikçilerle bir araya gelmesini sağlamaktadır. Bu sebeple sektördeki yenilikleri, gelişmeleri takip etmek adına önemli bir rolü üstleniyor. Silmo İstanbul her yıl katılmaya özen gösterdiğimiz ve keyif aldığımız bir fuardır.

Dergimiz ‘4 your eyes’ ile ilgili neler söylemek istersiniz?
Tüm dünyada optik sektöründeki güncel haberleri, teknolojik yenilikleri 4 your eyes okuyucusu olarak takip etmekteyiz. Bize bu imkanı verdiğiniz, tarafsız ve şeffaf yayınlarınız için Asil Optik ailesi olarak sizlere teşekkür eder, başarılarınızın devamını dileriz.

Aralık 2022

Ebru Ergün Optik

EBRU ERGÜN OPTİK

Özenli ve Kaliteli Hizmet

“Silmo İstanbul’a her yıl katılmaya özen gösteriyorum. Tüm tedarikçileri aynı çatı altında görmek heyecan veriyor. İşimle ilgili yenilikleri takip etmekten çok keyif alıyorum.”

Merhaba Ebru Hanım. Öncelikle sizi biraz tanıyalım ve sektöre giriş hikayenizden bahsedelim…
Manisa’nın Soma ilçesinde 1986 yılında doğdum. Eşim Maden Mühendisi ve bir çocuk annesiyim. Doğu Akdeniz Üniversitesi Bilgi Teknolojileri bölümünden 2008 yılında mezun olduktan sonra kendi reklam ve dijital baskı ajansımı kurdum ve aynı dönemde kurucu olduğum özel eğitim merkezinde hizmet verdim. Annem, babam ve kız kardeşim optisyen. Ailem, otuz sekiz yıldır bu sektörde ve Soma’da Klas Optik ve Damla Optik şubeleri olarak hizmet vermekteler. Baba mesleğini devam ettirebilmek adına, 2019 yılında İzmir Ekonomi Üniversitesi Optisyenlik Bölümünü derece ile bitirerek babamın yanında kendimi geliştirdim. Yeterli tecrübeyi edindiğimi düşünerek, bu yıl optik mağazamı açmaya karar verdim.

Ebru Ergün Optik’in kurulma aşamasından söz eder misiniz?
Bu yılın Haziran ayında, Soma’nın işlek caddesinde mağazanın konumu için bir keşifle yola başladım. Mağaza konumuna karar verdikten sonra, cadde mağazacılıkta görsel dizayn ve dekorun önemli olduğunu düşünerek bir mimar ile anlaştım. Tadilatlar devam ederken çalışmak istediğim marka ve firmalar ile görüşmeler yaparak bir koleksiyon belirledim. Ağustos ayının sonunda hizmete başladık. Ürünleri mağazama yerleştirdikten sonra eksiklerimi daha iyi görebildim. Mağaza, sezon değişiminde hizmete girdiği için yeni sezonda ürün skalamı genişletmeyi planlıyorum. Mağaza dekoru olarak ilgi çekici bir konsept yakaladığımızı düşünüyorum.

Mağazanızda her gruptan ürün bulunduruyor musunuz?
Evet. Her grup ve segmentte ürüne yer verdik. Cadde mağazacılıkta geniş kitleye hitap edebilmek, önemli diye düşünüyorum. Özellikle yerli markalara rafımda muhakkak yer veriyorum. Ülkemiz adına, yerli üretimi sonuna kadar destekliyor ve önemsiyorum. En dikkat ettiğimiz unsurlardan biri de satış sonrası hizmet ve iletişimi sürdürebilmek.

Mağazanızda en çok satışı yapılan optik ve güneş gözlüğü markaları nelerdir?
Böyle bir genelleme yapmak benim için henüz erken ama eski tecrübelerime dayanarak, Tom Ford, Rayban, Prada, Vogue, Osse, Hawk, Mustang çok tercih ediliyor. Optik grubunda ise Modo, Emporio Armani, US Polo Assign, Gigi Milano, Silhouette ilgi görüyor.

Ülkemizde gözlük kullanımı oranları ve bilinci hakkında neler düşünüyorsunuz? Gözlük kullanımının artırılması için neler yapılabilir ve kimlere görev düşüyor?
Ülkemizde gözlük kullanım oranı her geçen sene artmakta ancak bir yandan da zorunlu durumlar haricinde yapılan lazer ameliyatları dikkat çekiyor. Herkes bu ameliyatları olamaz. Çocukluk çağından itibaren hem güneş hem de optik gözlük kullanımı ile ilgili içerikler düzenlenmeli, düzenli muayenenin önemi sürekli vurgulanmalı. Okullarımız, bağlı olduğumuz odalar, kamu, öğretmenler, doktorlar ve birçok meslek dalına mensup kuruluş ve dernekler ile projeler düzenlenip gözlük kullanımı ve göz sağlığına dikkat çekmeliyiz.

Sektör içi yapılan satış ve eğitim bilgilendirmeleri yeterli mi? Siz mağaza çalışanlarınız için eğitim programları düzenliyor musunuz?
Yetersiz olduğunu düşünüyorum. Bilgiyi teknoloji ile iyi harmanlayıp yeni nesile aktarabilmeliyiz. Bu bilinçle, üyesi ve yönetim kurulunda olduğum Optisyenlik Mesleği Eğitim ve Dayanışma Derneği ile birlikte pandemi sürecinde optisyenlik öğrencileri ve meslektaşlarımızla online eğitim programları düzenledik. Firma ve meslekten birçok konuk davet ederek, dinleyicilerle buluşturduk. Tecrübelerimizi aktarıp soru-cevap sohbetleri düzenledik ve yeni programlar düzenlemeye devam ediyoruz.

Yurtdışında yapılan uluslararası optik fuarlarını ve sektörel gelişmeleri takip ediyor musunuz?
Evet sosyal medyadan takip edip araştırıyorum. Farklı kaynak ve ülke dışında gelişmelere de ulaşmaya çalışıyorum. Uluslararası fuarlara katılmak planlarım arasında. O havayı solumak vizyonumu ve bakış açımı geliştirir.

18-21 Aralık 2021 tarihleri arasında gerçekleşen Silmo İstanbul Optik Fuarı hakkındaki görüş ve değerlendirmeleriniz nelerdir?
Silmo İstanbul Optik Fuarı’na her yıl katılmaya özen gösteriyorum. Tüm tedarikçileri aynı çatı altında görmek heyecan veriyor. İşimle ilgili yenilikleri takip etmekten çok keyif alıyorum. Silmo İstanbul 2021’nin pandemi sonrası fuarda farklı ilden oda temsilcileri ile sohbet etme şansımız önemliydi.

Dergimiz ‘4 your eyes’ ile ilgili neler söylemek istersiniz?
Derginizdeki her içeriği detayıyla takip ediyorum. Her ay aynı özenle ve özveriyle sektörümüz için çalışıyorsunuz. Emekleriniz için teşekkür ederiz.

Kasım 2022

Aren Kozmetik

AREN KOZMETİK

Çok Yönlü Hizmet

“Silmo İstanbul Optik Fuarı büyük bir organizasyon ve insanlara güven veriyor. Müşterilerimiz bizleri her yıl karşılarında görmek istiyorlar. Katılımcısı olduğumuz için mutluyuz.”

Sayın İlgen Coşkun, kendinizi okurlarımıza tanıtır mısınız?
Ben İlgen Çoşkun, 1979 yılında Bandırma’da doğdum. Evliyim ve bir oğlum var. Dört kuşaktır eczacılık sektörüne hizmet veren bir aileden geliyorum.

Optik sektörüne nasıl başladığınızdan bahsedebilir misiniz? Yapmış olduğunuz iş kollarınız ile optik sektörü arasında nasıl bir bağ var?
On iki yaşımdan itibaren yaz tatillerinde amcamın ve babamın eczanesinde çalışırdım. Amcamın eczane-optiği ve babamın eczanesi arasında gidip geldiğim süreç içerisinde anladım ki ben amcamın eczanesinde daha çok vakit geçiriyorum. Amcamın eczanesinde arkada bulunan optik laboratuvarında ilk defa fokometre kullanmayı, el taşı ile cam montajı yapmayı öğrendim. O yaşlarda yalnızca Sferic cam satan amcamın, mesleğini niye geliştirmek istemediğine hiç anlam verememiştim. Onun tavsiyesi üzerine Muğla Üniversitesi Optisyenlik bölümünü yazdım. Aşina olduğum optisyenlik mesleğimi diplomamla taçlandırmak istedim. Önce Bandırma, daha sonraları Erdek’te olmak üzere iki yerde parfüm dükkanı açtım. Her gün büyüyen bir network ve müşteri kitlesi kazanıyordum. Ruhsatımızın çıkması sürecinde eğitimimi İşletme Fakültesinde okuyarak tamamladım ve 2005’te ilk optik mağazamı Bandırma’da açtım. 2007’de de ikinci optik mağazamı açtım. Oğlumun 2008’de dünyaya gelmesiyle birlikte çocuk tekstil işine girdim. Tekstil firması kimya sektörüne olan merakımı anlamış olmalı ki kendi markaları ile alkolsüz çocuk parfümü üretmemi istediler. Bu amaçla 2011’de Aren Kozmetik’i kurdum.

Optik sektörüne birçok ürün çeşidiyle hizmet veriyorsunuz. Üretim ağınızı daha fazla genişletmeyi düşünüyor musunuz?
Bizde her zaman iş işi doğurur. Mesela dezenfektanlar ürün gamımıza sürpriz ürün olarak girdi. Sağlık Bakanlığı kozmetik firmalarına böyle bir hak tanıyarak Biosidal ruhsatı almamızın önünü açtı. Bizim de enerjimiz çok şükür yerinde ve üretimimize güveniyoruz.

Ürünlerinizin tasarımı söz konusu olduğunda nelere dikkat ediyorsunuz?Ürünün prototipi yapıldığında en az iki hafta yanımda taşır, kullanır ve yakınlarıma kullanması için dağıtırım. Sonrasında geri bildirimlere bakarak rapor ederiz. Tasarımı ilk bakışta beğenmediğimiz, küçük dokunuşlarla beğenir hale getirdiğimiz de olmuştur. Çok beğendiğimiz bir üründen vazgeçip üretmediğimiz de olmuştur.

Ürün skalasını her geçen gün daha da genişlettiğinizi görüyoruz. Aren Kozmetik’ten daha ne gibi sürprizler bekleyebiliriz?
İthalatın ve navlun fiyatlarının çok yüksek olmasından kaynaklı ithalatı zor birkaç ürünün üretimini fabrikamızda yapmayı planlıyoruz. O sürpriz de bizde saklı kalsın, umarım bir sonraki Silmo İstanbul’a yetiştirmiş oluruz.

Son dönemlerde üretim kapasitenizi artırmak için neler yapıyorsunuz?
Yeni makine alımlarımız oldu. Türkiye’de üretici olmak bildiğiniz gibi oldukça zor. Her gün farklı bir sürpriz ile karşılaşabiliyorsunuz. Bu sebeple kullandığımız hammaddelerimizi stoklu alır hale geldik. Her an gelen taleplere cevap verebilmek adına tedbirli olup üretimleri karşılamaya çalışıyoruz.

Sektördeki rakip firmaların bıraktığı olumsuz etkilerden sıyrılmak için nasıl bir yönetim anlayışı kullanıyorsunuz?
Aren Kozmetik olarak tekstil, optik ve kimya sektörüne hakimiz. Sahanın ve son tüketicinin neler istediğini çok iyi biliyoruz. Mesela optik solüsyon üretimimiz başladığında birçok cam firmasının camlarında Ar-Ge testlerimizi yaptık. En iyi spektleri yakalamış olmalıyız ki başarı merdivenlerini ağır ağır ve temkinli bir şekilde çıkarak, itibarımızın ve sözlerimizin hep arkasında durduk. Dolayısıyla hiçbir işimizi aceleye getirmedik, yapamayacağımız üretim için vaatte bulunmadık, ne taahhüt ettiysek istenilen zaman ve şekilde yerine getirdik.

Dijital baskılı ürünlerin daha çok beğeni çekmesinin sizce nedenleri nelerdir?
Tamamen psikoloji kaynaklı olduğunu düşünüyorum. Çünkü dijital baskılı ürünler neşeli, ürüne bir anlam veriyor. Mesela yöresel motifli gözlük bezlerimize inanılmaz bir ilgi var.

Covid-19 pandemisi Aren Kozmetik’i nasıl etkiledi? 2023 yılı için hedefleriniz nelerdir?
Pandemide rutin işlerimizi devam ettirdik, en uygun fiyatlarla dezenfektan ve kolonyalarımızı satışa sunduk. Kit ihtiyacı olan cam firmalarımızı ve meslektaşlarımızı temin konusunda çözüm olduk. Hızlıca fog solüsyon üretimini ve formülasyonunu çıkarmak için uğraştık. Faydası açısından yüksek değerli bir ürün oldu. 2023 yılında üretimini yapmadığımız ancak ihtiyaç olarak gördüğümüz ürünleri, üretmeyi planlıyoruz. Girdi maliyetlerini daha da düşürerek uygun fiyata kalitesi yüksek ürünler yapmayı planlıyoruz.

Türkiye optik sektörünün bugünü ve geleceği ile ilgili yorumlarınız nelerdir?
Hiçbir meslektaşımın emeğinin karşılığını bulduğunu düşünmüyorum, bizim sektörümüz yıpranma payı yüksek bir sektördür. Ben sektöre başladığım ilk yıllarda devlet katkısı o kadar yüksekti ki Bandırma’da yeşil kartlı müşterilerin gözlük reçetelerini veren tek mağaza bizdik. İki ay içerisinde neredeyse kurum reçeteleriyle tüm borcumu kapatmıştım. Şimdi maalesef 2005 yılının reçete rakamları bile ödenmiyor. Tabii günden güne zincir mağazalarının açılmasının da sektörümüzde saygınlığın yok olmasına sebep olduğuna inanıyorum.

Silmo İstanbul Optik Fuarı hakkında genel değerlendirmelerinizi öğrenebilir miyiz?
Silmo İstanbul 2021 Optik Fuarı’nın açıkçası pandeminin etkisi ile yoğun olabileceğini düşünmüyordum ancak yanıldım. Beklentimizin üzerinde bir fuar yaşadık. Fog solüsyonlarımızla ihracat yapma şansımız oldu. Silmo İstanbul Optik Fuarı büyük bir organizasyon ve insanlara güven veriyor. Müşterilerimiz bizleri her yıl karşılarında görmek istiyorlar. Fuar müşterilerimizle buluşma fırsatı sağlıyor. Bu sebeple katılımcısı olmaktan mutluyuz.

On beş yıldır aralıksız optik sektörüne yön veren dergimiz ‘4 your eyes’ ile ilgili düşünceleriniz nelerdir?
Derginizin optik sektörü için son derece başarılı olduğunu düşünüyorum. Sektöre büyük katkısı olan ve sürekli kendini yenileyen özel bir dergi. Röportajınız için emeği geçen herkese teşekkür eder başarılarınızın devamını dilerim.

Kasım 2022

Vycoz

VYCOZ

İşlevsel & Minimalist

Uzakdoğu’nun ileri teknoloji merkezlerinden biri olan Güney Kore’de 2014 yılında kurulan Vycoz, önümüzdeki beş yıl içerisinde otuzdan fazla ülkeye ulaşmayı hedefliyor.

Henüz sekizinci yılını sürdüren Vycoz, Uzakdoğu’nun yüksek teknoloji merkezlerinden biri olan Güney Kore’nin en iyi markalarından görmeyi beklediğimiz özelliklerin çoğunu şimdiden gösteriyor. Markanın çerçeveleri işlevsel, minimalist ve şık. Vycoz’un Kurucusu Jeong Byeong-Jae ile yükselen bir yıldız olmaya aday markası hakkında yapılan röportajı sunuyoruz.

Merhaba Jeong, optik sektörüne girişiniz nasıl oldu?
Kariyerime optisyen olarak başladım ve ilk dönemlerimde Avrupa gözlük markalarının ithalat ve dağıtımında uzmanlaşmış bir şirkette çalıştım. Daha sonra bu deneyimimi kendi şirketimi kurmak için kullandım. Avrupa, gözlük tutkumun büyüdüğü yer ve şimdi kendi markam ile tanınırlık kazanmak için çalışıyorum.

Vycoz markasının kuruluş hikayesinden bahsedebilir misiniz?
Vycoz’u 2014’te kurdum. Optik alanında on iki yıllık bir kariyerin ardından kendi gözlük tasarımımı ortaya koyma cesaretini topladım. Önceki işimde birçok farklı Avrupa gözlük markasını görme fırsatım oldu. Ne zaman yeni bir markayla karşılaşsam, her yeni tasarımın temel Dna’sını bulmaya çalışırdım. Kendi tasarımlarımı yapmak da doğal olarak buradan doğdu. Ancak fikirlerimi hayata geçirecek özgüvene ve uzmanlığa sahip olabilmem için daha önümde uzun bir yol vardı. Şirketi kurduktan sonra bile marka kimliğini geliştirmem altı yılımı aldı.

Markanızın felsefesini nasıl tanımlarsınız?
Bir optisyen, bir Ceo, bir gözlük markası tasarımcısı ve bir gözlük kullanıcısı olarak farklı markaların farklı gözlük türleriyle herkesten daha fazla deneyim ve uzmanlık kazandım. Bu aynı zamanda gözlük için konforun ne anlama geldiği konusunda derin bir anlayış geliştirmeme yardımcı oldu. Deneyimlerimi ve anlayışımı ‘Hafif ve Rahat’ diye tanımladığım marka felsefesinde birleştirdim.

Vycoz Güney Kore için tipik bir gözlük markasıdır diyebilir miyiz?
Vycoz, Kore’de vidasız bir gözlük markası olarak benzersizdir. Ayrıca sadece gözlük satmak yerine, gözlükçülerimizi gözlüklerimizi nasıl monte edecekleri ve müşterileri kullanım konusunda eğitmek için kendi satış kılavuzumuzu geliştirdik. Bu özelliklerimiz Kore’de sektör lideri olarak rolümüzü sağlamlaştırıyor.

Mevcut koleksiyonlarınızdan ve koleksiyonlarınızda tercih ettiğiniz materyallerden söz edebilir miyiz?
Bugün Vycoz Çocuk, Optik ve Güneş Gözlüklerini kapsayan on bir farklı koleksiyon sergiliyor. Her kategori her hedef grubun uyum, işlev ve kullanımla ilgili ihtiyaçlarına yönelik derinlemesine bir çalışmaya dayalı olarak tasarlanmıştır. Örneğin Collection Incline-T, progresif cam kullanıcıları için özel olarak hazırlanmıştır. Progresif camlar için optimize edilmiş olan bu koleksiyon, normal tasarımlarımızdan daha geniş bir eğim açısı aralığına olanak sağlamaktadır. Max-Kids de bir başka örnek. Bu koleksiyonun amacı, konfordan ödün vermeden mevcut plastik materyallerden ve klişeleşmiş çocuksu formlardan uzaklaşabileceğimiz şeyler tasarlamaktı. Diğer tüm Vycoz koleksiyonları da fonksiyonel bir gözlük markasından bekleyeceğiniz gibi belirli gruplar ve ihtiyaçlar için hazırlandı. Markamızı ve koleksiyonlarımızı fonksiyonellik kavramıyla bağdaştırıyoruz. Mümkün olan en iyi işçilik için elastikiyet ve dayanıklılık için paslanmaz çelikten beta titanyuma kadar değişen metal materyaller kullanıyoruz.

Vycoz’un tasarım Dna’sını oluşturan unsurlar nelerdir?
Benzersiz menteşe tasarımımız, dikkat çekmek istediğimiz tüm Vycoz gözlük modellerinin temel bir parçasıdır. Bu nedenle, ön şekil veya şakak şekli gibi diğer unsurları menteşe tasarımını tamamlayacak şekilde minimal ve modern tutmaya çalışıyoruz.

Vycoz’u beş yıl içinde nerede görüyorsunuz?
Önümüzdeki beş yıl içerisinde işimizi dünya çapında otuzdan fazla ülkeye genişletmeyi ve Vycoz’u birinci sınıf bir küresel marka olarak konumlandırmayı hedefliyoruz.

Kaynak: Favrspecs

Kasım 2022

Kuvars Optik

KUVARS OPTİK

Cesur & Yenilikçi

Yurt içindeki müşterilerimizle bir araya gelirken, yurt dışından katılımının oldukça fazla olması sebebiyle ihracat anlamında da Silmo İstanbul’un katkılarını yadsıyamayız.

Merhaba Özgür Bey. Öncelikle sizi biraz tanıyalım ve sektöre giriş hikayenizden bahsedelim…
Merhaba, 1994 yılında optik sektöründe kariyerime başladım. Optik sektöründe uzun bir geçmişim bulunmaktadır. Babam Aydın Erakpınar uzun yıllar sektöre emek vermiş olup kendisinin sektöre girişimde de oldukça büyük etkisi olmuştur. İlk olarak İstanbul Fatih’de aile mağazamızda girişimciliğe başlayarak zaman içerisinde sektörün birçok pozisyonunda yer aldım. Kuvars Optik markasını 2017 yılında kurarak sektörel yolculuğuma devam etmekteyim.

Kuvars Optik’in kurulma aşamasından söz eder misiniz?
Kuvars Optik’in kuruluşu 2017 yılında gerçekleşti. Kuruluş sürecimiz farklı bir vizyon ve cesaret öyküsüne dayanıyor. Müşterilerimize her zaman en yenisini ve en farklısını sunmak en önemli ilkelerimiz arasında yer alıyordu. Yüksek kalitemizden ve memnuniyet sağlayan hizmet anlayışımızdan ödün vermeden ilk olarak İstanbul Akbatı Avm’de mağazamızı açtık ve Kuvars Optik olarak ilk günden itibaren her geçen yıl kendimize daha fazlasını katarak aynı prensiplerle hikayemizi yazmayı sürdürüyoruz.

Mağazalarınızın yerini belirlerken nelere dikkat ediyorsunuz?
Mağazalarımızın konumunu seçerken, markamızın Dna’sı ile lokasyonun tamamen örtüşüp örtüşmediği konusuna titizlikle yaklaşıyoruz. Tabii ki hitap edeceğimiz tüketicilere en ideal şekilde ulaşmanın bizim için birincil öneme sahip olduğunu da vurgulamalıyız.

Mağazanızda her gruptan ürün bulunduruyor musunuz? İstanbul’da birçok önemli optik mağaza yer alıyor. Bu durum bir rekabet oluşturuyor mu? Ne gibi önlemler alıyorsunuz?
Rakip firmalar ve mağaza konseptlerinden kendimizi ayrı tutmaktayız. Firmamız bünyesinde sadece üst segment ürünlere yer vermek ile beraber koleksiyonumuzu her zaman farklı ve dinamik tutarak farklılaşıyoruz. Lüks gözlükler ve ürünleri trendler doğrultusunda mağazamızda bulundurmak bizi diğer optik mağazalardan ayrıştırıyor.

Mağazanızda en çok satışı yapılan optik ve güneş gözlüğü markaları nelerdir?
Mağazalarımızda dünyaca ünlü gözlük markaları ve lüks segmentteki moda markalarından oluşan koleksiyonları bulundurmaktayız. Müşterilerimize geniş yelpazede yüksek kalite ve konforu sunma amacıyla markalarımızı özenle seçiyoruz. Mağazalarımızda öncelikle kendi distribütörü olduğumuz Equem, Movitra, Face a Face, Projekt Produkt, Velvet Canyon gibi designer markalar ve Fendi, Celine, Bottega Venetta gibi moda markaları tercih ediliyor. Kuvars Optik olarak müşterilerimiz talepleri doğrultusunda halihazırda mağazamızda yer alan markalara yenilerini eklemenin de önemine inanıyoruz.

Son yıllarda designer markalar oldukça rağbet görüyor. Size de müşterilerinizden bu yönde talep geliyor mu?
Bu konuda çok fazla talep almaktayız. Bulunduğumuz lokasyonlar ve hedef tüketici kitlemiz gereği designer ürünlerimizle daha fazla ön plandayız. Özellikle Türkiye’de distribütörlüğünü yaptığımız designer markalar, mağazalarımızda tüketiciler tarafından ciddi oranda tercih ediliyor.

Satış sonrası hizmetleriniz nelerdir?
Satış sonrası hizmetlerimizde ürünlerimizin kalitesi ve fiyatlarının satın alma kararını etkileyen en önemli faktör olduğunu düşünmekteyiz. Etkin bir şekilde sağlanan satış sonrası hizmetler müşteri memnuniyetini ve sadakatini sağlamaktadır. Önceliğimiz satışın devamını sağlamak amacıyla satın alınan ürünün taşınmasını, teslimini, montajını, onarımını ve yedek parçanın en hızlı şekilde sağlanmasını gerçekleştirmektir. Müşterilerimizin şikayetleriyle itina ile ilgilendiğimiz için mağazalarımızda satış sonrası hizmetler her zaman en hassas olduğumuz konuların başında gelmektedir.

Mağazanızda yapılan değişiklikler ve kampanyalarla ilgili müşterilerinizi nasıl bilgilendiriyorsunuz?
Mağazalarımızda hazırladığımız koleksiyon için tamamen indirimden ve kampanyadan uzak bir tutum sergilemekteyiz. Bunun yanında tüketicilere yeni koleksiyonumuzu tanıtmak ve trendleri tüketici ile buluşturmak adına etkin bir şekilde sosyal medya kullanıyoruz.

Perakendecilerden biri olarak meslektaşlarınızla aranızdaki fiyat rekabeti hakkındaki görüşleriniz nelerdir?
Farklı sektörlerdeki gibi bizim sektörümüz içerisinde de serbest piyasa bulunmaktadır. Fakat Kuvars Optik olarak tüm bu fiyat rekabetinin dışında kalmayı ilke haline getirmiş olup tamamen hızlı ve kaliteli hizmetimiz ile rekabet kurmayı başarıyoruz.

Sektör içi yapılan satış ve eğitim bilgilendirmeleri yeterli mi? Siz mağaza çalışanlarınız için eğitim programları düzenliyor musunuz?
Sektör içerisinde özelikle optik alında eğitimleri ve yenilikleri yakından takip ediyoruz. Ayrıca mağazalarımızda bulunan çalışanlarımız için sık sık eğitimler düzenlemekteyiz.

Yurtdışında yapılan uluslararası optik fuarlarını ve sektörel gelişmeleri takip ediyor musunuz?
Yurtdışı fuarlarını yakından takip etmekteyiz. Hey yıl uluslararası fuarları takip etmeye önem veriyoruz. Yurtdışındaki Silmo Paris, Mido ve Opti fuarlarına da düzenli olarak katılmaktayız. Fuarlardaki sektörel gelişmeleri yakından izlemek bizlere kaçınılmaz faydalar sağlamaktadır.

18-21 Aralık 2021 tarihleri arasında gerçekleşen Silmo İstanbul Optik Fuarı hakkındaki görüş ve değerlendirmeleriniz nelerdir?
Silmo İstanbul’un organize edildiği ilk günden itibaren Türkiye’deki optik sektörüne önemli ölçüde değer kattığını görmekteyiz. Yurt içindeki müşterilerimiz ile bir araya gelme imkanıyla birlikte yurt dışından gelen ziyaretçilerin sayısı da  oldukça fazla olma sebebiyle ihracat anlamında da Silmo İstanbul’un sektöre katkısı yüksek olmaktadır.

Dergimiz ‘4 your eyes’ ile ilgili neler söylemek istersiniz?
Derginizi uzun yıllardır takip etmekteyiz. Özellikle optik sektöründeki değişiklikler ve farklılıkların nabzını sayenizde tutuyoruz. Üretici ve mağazaları birleştirerek yeni trendlerin haber kaynağı olma misyonunu uzun yıllardır başarılı bir şekilde yerine getiren bir yayıncılık sergiliyorsunuz. Derginiz ile başarıyı sürdürülebilir kıldığınız için sizleri tebrik ediyoruz.

Ekim 2022