Altra Optik

ALTRA OPTİK

Kusursuz Müşteri Deneyimi

Tüm katılımcı ve ziyaretçilere kendilerini geliştirmeleri ve güncellemeleri için imkan sağlayan Silmo İstanbul’un her geçen yıl daha da başarılı olmasını diliyorum.

Merhaba Celal Bey… Kendinizi okurlarımıza tanıtıp, Altra Optik’te devam eden kariyer hikayenizden bahsedebilir misiniz?
Merhaba… Profesyonel iş yaşantım hızlı tüketim ürünleri sektöründe başladı. Farklı sektörlerde faaliyet gösteren öncü firmaların satış, pazarlama departmanlarında çeşitli pozisyonlarda görev yaptım. Optik sektörü ile buluşmam ise 2009 yılında çok uluslu bir firma olan PPG şirketinde, Transitions Optical’ın Ürün Sorumlusu olarak görev yapmaya başlamamla beraber oldu. Sonrasında yine aynı firmada Kilit Müşteriler Müdürü olarak kariyerime devam ettim. 2014 yılından sonra ise iki seneye yakın bir süre Essilor Group Eğitim Müdürü olarak çalıştım. Aralık 2015 tarihinden bu yana ise Shamir Optical Industry’nin Türkiye’deki şirketi Altra Optik’in Türkiye Satış Müdürü olarak görev yapıyorum.

Shamir’in Türkiye iştirakı olarak, Türkiye’deki faaliyetlerinizden bahsedebilir misiniz?
Shamir Optical Industry, 1972 yılından bu yana optik cam tasarım, üretim ve pazarlaması alanlarında 23 ülkede faaliyet gösteren; öncü ve lider çok uluslu bir firmadır. Altra Optik ise Shamir Optical Industry’nin Türkiye’deki iştirakidir ve 2005 yılından bu yana Shamir’in Avrupa’daki optik laboratuvarlarından birisi olarak faaliyet göstermektedir. İstanbul Tuzla Organize Sanayi Bölgesi’nde yer alan ve %100 dijital üretim yaptığımız modern optik laboratuvarımızda Shamir’in güçlü AR-GE altyapısı ve yüksek teknoloji ile geliştirdiği ürünlerimizi imal ediyor ve iş ortağımız olan optik mağazalar aracılığı ile gözlük kullanıcılarına ulaştırıyoruz. Hedefimiz gözlük camı kullanıcılarının çeşitli görüş ihtiyaçlarını karşılamak ve kalitesini artırmak; buna bağlı olarak hayat kalitelerini en üst seviyeye taşımaktır. İş ortağımız olan optik mağazalara yönelik hedefimiz ise hızlı, kesintisiz ve tam memnuniyet ilkesine dayalı çözüm odaklı hizmet sunmaktır.

Çalışma ilkeleriniz ve sizi öne çıkaran özellikleriniz nelerdir?
Altra Optik olarak bir optik mağazanın tüm ihtiyaçlarını karşılayacak ürün yelpazesi ve hizmet kabiliyetine sahibiz. Amacımız hem gözlük kullanıcıları için hem de optik mağazalar için ‘Kusursuz müşteri deneyimi’ oluşturmaktır. Shamir’in 4 ana çalışma ilkesi bize bu amacımıza ulaşmak için ışık tutuyor: Bu ilkelerden ilki ‘İnovasyon’; Shamir’in AR-GE alt yapısı sayesinde pazara devrim niteliğinde ürünler sunuyoruz. İkinci ilke ise ‘En iyi olma hedefi’dir. Bu bağlamda öğrenmekten ve kendimizi geliştirmekten asla vazgeçmiyoruz. Üstün kaliteli ürünlerle mutlu müşteri deneyimi sağlıyoruz. Vizyonumuzu, teknoloji ile birleştirerek iş ortaklarımız ve kullanıcılar için elimizden gelenin en iyisini gerçekleştirmeyi hedefliyoruz. Üçüncü olarak ‘Üstün hizmet kalitesi’ ilkesi büyük önem taşımaktadır. Bu amaçla iş ortaklarımızı dinliyor ve isteklerinizi anlıyoruz. Bu sayede işlerinin ihtiyaçlarına göre daha iyi hizmet verebiliyoruz. Son olarak ise değişen kullanıcı ihtiyaçları ve esnek pazar şartlarına tam ve hızlı cevap vermemizi sağlayan ‘Çeviklik’ ilkesinden ödün vermemekteyiz.

Shamir; aldığı ödüllerle, teknolojik ve inovatif açıdan dünyanın lider firmalarından biri. Kullandığınız bu yüksek teknolojilerden ve genel özelliklerinden söz edebilir misiniz?
1972 yılında bifokal gözlük camı üreticisi olarak çalışmalarına başlayan Shamir, 1979 yılından bu yana özellikle progressive gözlük camı tasarımlarını geliştirmek üzere yoğun AR-GE yatırımları yapmıştır. Bugün Shamir, kendi bünyesinde 20’den fazla cam tasarımını barındıran, kişiselleştirilmiş gözlük camları tasarlayan, bu tasarımları son kullanıcılar ile buluşturmak için yazılım programları geliştiren sektörünün önde gelen teknoloji firmalarından birisi olmuştur.  Öncü tasarım teknolojilerimiz Eye-Point Technology III®, Natural Posture™, IntelliCorridor™, As-Worn Quadro™ ve Close-Up™ ‘tan faydalanarak üreten ve progressive camda ‘Yepyeni Bir Görüş Deneyimi’ sunan Shamir Autograph III™; farklı yaşam şekilleri ve görüş ihtiyaçlarına çözüm sunan progressive camlarımız Shamir Autograph InTouch™, Shamir Urban™ ve kişiye özel bifokal camımız Shamir Duo™; çocuklara özel progressive gözlük camlarımız Shamir Cool™; mesleki – ofis gözlük camlarımız Shamir Computer™ & Shamir Workspace™, kişiye özel tek odaklı camlarda Smart ürün ailelerimizle; her zaman en iyiyi arayan müşterilerimize hizmet sunmanın mutluluğunu yaşıyoruz.

Bizi heyecanlandıran en önemli gelişmelerden birisi de; yapay zeka teknolojisiyle tasarlanan ilk ve tek progressive gözlük camı dizaynı olan Shamir Autograph Intelligence™’ı dünyadaki tüm Shamir üretim tesisleriyle aynı anda 2019 yılında Türkiye’de de üretime başlamamız oldu. Artık her adisyon için farklı bir dizayn tasarlayan yapay zeka teknolojisi sayesinde kullanıcıların yaşam tarzlarına uygun progressive camlar üretebiliyoruz. Shamir Autograph Intelligence™, tanıtım ve üretimine başladığımız günden bu yana İngiltere, Portekiz ve İspanya’da ‘En İyi Gözlük Camı’ kategorisinde birincilik ödüllerine layık görüldü. Biz de Altra Optik–Shamir Türkiye ekibi olarak bu benzersiz ve yenilikçi ürünü kullanıcılar ile buluşturmanın heyecanı ve gururunu yaşıyoruz. Sadece bir bölümünü saydığım ürünlerimizi geniş hammadde seçeneklerimiz ve premium gözlük camı kaplama çeşitlerimiz ile zenginleştiriyoruz.

Shamir progressive ve tek odaklı cam tasarımlarının yanında özel cam hammaddeleri ile de öne çıkıyor. Bizimle bu hammaddelerden Shamir Blue Zero™ ile ilgili bilgilendirebilir misiniz?
Shamir Blue Zero™ zararlı mavi ışıktan gözlerimizi korumak için tasarlanmış gözlük camı hammaddesidir. Bildiğiniz gibi zararlı mavi ışığa uzun süre maruz kalmak kısa vadede göz yorgunluğu, göz kuruması, görsel kontrast azalması ve baş ağrılarına yol açabilir. Uzun vadede ise maküla dejenerasyonuna yol açabilir ve retina rahatsızlıkları riskini artırır. Çocukların göz içi mercekleri daha şeffaf olduğu için gözleri daha savunmasızdır. TV ekranları, tablet, bilgisayar ve akıllı telefonların mavi ışığından daha fazla etkilenirler. Benzersiz bir polimer yapıya sahip Shamir Blue Zero™ gözlük camları berraktır ve mavi ışığın zararlı etkilerini ortadan kaldırmaktadır. Ayrıca zararlı UVA ve UVB ışınlarını da etkin bir şekilde engeller. Sadece reçeteli gözlük kullanıcıları için değil numarasız gözlük kullanıcıları için de son derece uygundur. Evden çalışma ve uzaktan eğitim ile artan dijital cihaz kullanımına karşı göz sağlığının korunması için Shamir Blue Zero™ ideal bir çözüm olacaktır.

Shamir olarak cam kaplamalarında da yeni ürünlere imza atıyorsunuz. Son olarak 2020 yılında üretmeye başladığınız Shamir Glacier + UV IR™ kaplamanız ve bu kaplamanın son kullanıcıya faydalarından bahsedebilir misiniz?
Güneş ışınları yaşamımız için vazgeçilmez ancak tamamının faydalı olmadığını biliyoruz.  Gözlerimizi yalnızca güneşin UV ışınlarından değil, diğer zararlı ışınlardan da korumamız gerekiyor. Güneş ışığından gelen kızılötesi ışınlar gözlerimize zarar verebilir. Shamir’in geliştirdiği Shamir Glacier + UV IR™ gözlük camı kaplaması gözleri kızılötesi ışınlara karşı koruyarak göze ulaşan kızılötesi ışın miktarını önemli ölçüde azaltır. Kızılötesi ışınlar göz içerisinde fototermal etkiye sahiptir ve ısıya dönüşür. Yapılan araştırmalar kızılötesi ışınların göze sadece termal hasar vermekle kalmayacağını, aynı zamanda UV ışınlarının bilinen etkilerini de artırabileceğini göstermektedir. Shamir Glacier + UV IR™ kızılötesi radyasyonu filtreleyerek standart gözlük camlarına kıyasla 3 kata kadar daha fazla koruma sağlar ve göz sağlığını korumaya yardımcı olur. Tüm hammadde ve indekslerde uygulayabildiğimiz bu kaplamamızın, UV ışınlarını kesen hammaddelerle kullanılmasını öneriyoruz.

Altra Optik olarak pandemi sürecinde ticari faaliyetlerinizi nasıl yönettiniz? Pandemi süreci hepimiz için belirsizliklerle dolu, endişeli bir süreç oldu ve maalesef hala devam ediyor. Öncelikle çalışma arkadaşlarımızın sağlığını korumak için gerekli önlemleri aldık ve hala bu önlemleri sıkı şekilde uygulamaya devam ediyoruz. Ofis ve üretim departmanlarımızı gruplara bölerek birbirleriyle teması olan insan sayımızı azalttık ve uzaktan çalışma modelini uygulamaya aldık. Bir diğer önemli uygulamamız da dijitalleşme oldu; bu dönemde iş ortaklarımız için pandemi dönemine özel, bu süreci daha etkin yönetebilmeleri ve işlerini geliştirebilmelerine yönelik seminerler hazırlayarak video konferans yönetimiyle toplantılar düzenledik. Aynı zamanda, iç eğitimlerimizi dijital olarak sürdürerek ‘Hibrit Satış Metodolojisi’ uygulamasına başladık. Sanal mağaza ziyaretleri gerçekleştirdik ve gerçekleştirmeye devam ediyoruz. Pandemi dönemi tüm ticari faaliyetlerimizi gözden geçirerek, yeni şartlara ve oluşan ihtiyaçlara göre iş yapış şeklimizi yenilediğimiz bir süreç oldu.

Sosyal sorumluluk projelerinde yer alan öncü firmalardansınız. Ne tür projelerde yer alıyorsunuz?
Genel olarak göz sağlığı konusunda farkındalığı artıracak ve topluma faydalı olabilecek projeleri elimizden geldiğince gerçekleştirmeye ve desteklemeye çalışıyoruz. Pandemi döneminin başında, sağlık çalışanlarımızın zorlu mücadelesine destek olmak ve minnettarlığımızı göstermek amacıyla bir proje gerçekleştirdik. 8 Mayıs 2020 tarihinde maske kullanımı ile camın yüzeyinde oluşan buğuyu önleyen Anti-Fog kaplamalı Shamir Eyres markalı medikal güvenlik gözlüklerimizi İstanbul Üniversitesi Cerrahpaşa Tıp Fakültesi’nde görev yapan sağlık çalışanlarına ulaştırdık. Ayrıca dünya çapında körlük ve görme bozukluğuna dikkat çekmek amacıyla her yıl Ekim ayının ikinci haftasında gerçekleştirilen Dünya Görme Günü etkinliğini geçtiğimiz yıl ‘Göz kontrolünüzü yaptırın, hayata odaklanın’ projesi kapsamında; Kartal’da bulunan Yakacık Hatice Abbas Halim Sevgi Evleri Çocuk Yuvası’nda düzenledik. Çocukların gözlük ihtiyaçlarını karşılayarak bizleri çok mutlu eden bir sosyal sorumluluk projesine imza attık. Bu projemizin ilerleyen dönemlerde süreklilik kazanması için çalışmalarımızı sürdüreceğiz.

Altra Optik olarak 2021 yılı optik sektörü ile ilgili öngörüleriniz nelerdir?İçerisinde bulunduğumuz dönem hem ekonomik hem de psikolojik olarak hepimiz için çok zor geçse de bizler sağlık sektörünün bir parçasıyız ve gözlük kullanıcılarının ihtiyaçlarının artarak devam edeceğini düşünüyoruz. Bu dönemde evden çalışma, uzaktan öğretim ve buna bağlı olarak dijital cihaz kullanımının artışıyla gözlük kullanım oranında bir artış söz konusu oldu. Özellikle dijital cihazların yoğun kullanımı ile ortaya çıkan göz yorgunluğuna karşı zararlı mavi ışığı engelleyen gözlük camlarına olan talebin arttığını gözlemledik. Yurt dışı merkez ofisimizle yaptığımız görüşmeler ve aldığımız bilgileri de değerlendirecek olursak, 2021 yılının geri kalan kısmı ve sonraki yıllarda da gözlük kullanımının artacağını optik sektörü için güzel bir dönem olacağını öngörüyoruz.

Bu yıl 18-21 Kasım tarihleri arasında sekizincisi gerçekleştirilecek olan Silmo İstanbul Optik Fuarı hakkındaki değerlendirmeleriniz nelerdir?
Silmo İstanbul optik sektörünün tamamının bir araya geldiği tek fuar olduğu için çok değerli ve önemli bir organizasyon. Tüm katılımcı ve ziyaretçilere kendilerini geliştirmeleri ve güncellemeleri için imkan sağlayan bu organizasyonun her geçen yıl daha da başarılı olmasını diliyorum.

Optik sektörüne hizmet veren dergimiz ‘4 your eyes’ ile ilgili yorumlarınız nelerdir?
4 your eyes dergisi uzun yıllardır takip ettiğim, kaliteli içeriği ile sektörün nabzını tutan ve gelişimine katkıda bulunan en önemli yayınlardan birisidir. Başarılarınızın artarak devamını diliyorum.

Nisan 2021

Hoffmann Natural Eyewear

HOFFMAN NATURAL eyewear

Her Zaman En İyisi Boynuz

Boynuzdan ürettiği gözlükleriyle dünya çapında fark yaratan Almanya merkezli Hoffmann, Covid-19 pandemisi sürecini ve bu süreçte değişen trendleri değerlendiriyor.

Hoffmann Natural Eyewear Ceo’su ve tasarımcısı Jutta Kahlbetzer, Covid-19 pandemisi sürecinde tüketicilerde sürdürülebilir ürünlere yönelik farkındalığın arttığını ve bu ürünlere olan eğilimin yükseldiğini belirtiyor. Bu sayımızda, Jutta Kahlbetzer ile pandemi süreci, pandeminin optik sektörüne etkisi, çevre dostu trendlerin artışı ve gözlüklerinde kullandıkları doğal materyal boynuzun avantajları üzerine yapılan röportajı sunuyoruz.

Merhaba Jutta Kahlbetzer… Tüm dünyayı etkisi altına alan koronavirüs sürecini kişisel olarak nasıl deneyimliyorsunuz?
Covid-19 pandemisi ilk başladığı zamanlar bana çok gerçeküstü bir durum gibi geldi. Tam olarak gerçekliğini zihnimde şekillendiremedim. Dünyanın dört bir köşesindeki arkadaşlarımdan ve iş ortaklarımdan aldığım haberler sonrası koronavirüsün birden bire ne kadar gerçek olduğunu anlamak zorunda kaldım. Sonraki ilk aşamada da bir başlangıç şoku yaşadım: Ne yapacaktık? Şirketimize, çalışanlarımıza, müşterilerimize hatta tüm gezegene ne olacaktı diye endişeler duymaya başladım. Tüm insanların da düşündüğünü sandığım gibi herkesin sağlığına kavuşmasını umut etmeye başladım. Gerçekten de çok tehlikeli ve dünyayı olumsuz bir şekilde etkileyen kötü bir olay olduğunu hala tam olarak kabul etmek istemiyorum ancak bir yandan da herkes gibi korku ve endişeler taşıyorum.

Kısıtlamalardan ve karantinalardan işleriniz ne yönde etkilendi?
Ne mutlu ki, Hoffmann Natural Eyewear olarak kendi imalatımız olan ve dünya çapında pek çok bölgede beğeniyle karşılanan sürdürülebilir gözlük koleksiyonlarımız bulunuyor. Fakat koronavirüs salgını düşündüğümüzden çok daha fazla bir şekilde dünyadaki pek çok ülkeyi olumsuz etkisi altına aldı. Almanya ile kıyasladığımızda karantina ve kısıtlama süreçleri çok daha uzun olan ve süreci çok daha zorlu geçiren ülkeler var. Ama Almanya olarak aldığımız tedbirler sayesinde süreci diğer ülkelere nazaran biraz daha olumlu geçirmemiz sonucunda sınırlı sayıda da olsa dünya geneline teslimatlarımızı yapabildik. Bizden çok daha uzak pazarlara erişebildiğimizi söyleyebilirim.

Covid-19 pandemisi süreci sizce hangi yeni trendlerin doğmasına sebep oldu?
İçinde bulunduğumuz yüzyılda Covid-19 gibi bir salgını daha önce hiç deneyimlemesek de, bunun gibi olumsuz sonuçları büyük olan krizler, insanların dünyayı algılama biçimlerini ve farkındalıklarını bir şekilde keskinleştiriyor. Optik endüstrisini baz aldığımızda gün geçtikçe insanların daha fazlası hangi ürüne ne kadar ihtiyaç duyduğunu sorgular oldu. Sürdürülebilir yani çevre dostu ürünleri mi yoksa yüksek kalitedeki ürünleri mi tercih etmeleri konusunda da kafalarında yeni soruların şekillenmeye başladığını düşünüyorum. Genel anlamda yaşamımızdaki durumları ve olayları değerlendirirken nelere öncelik vereceğimiz konusunda yeni bakış açılarının geliştiğine inanıyorum.

Bu krizin şu anki olumsuz etkisi dışında, optik endüstrisinde neleri değiştireceğine inanıyorsunuz?
Endüstrimizin de belirli konularla ilgili olarak farkındalığının çoğalacağına inanıyorum. Daha çok şeyin sorgulanacağını düşünüyorum. Her ne kadar Covid-19 pandemisi dijital dönüşümün güçlü bir şekilde gerçekleşmesine katkı sağlasa da; optik endüstrimiz iş ortaklarımız ve optisyenlerle daha yakın kişisel iletişimlere girilmesine ihtiyaç duymaktadır. Ayrıca bir çok durumda tüketicilerin daha üst seviye hatta belki de sürdürülebilir materyallerden üretilmiş ürünler tercih etmeye niyetlendiklerini gözlemliyorum.

Doğal bir materyal olan boynuz konusunda uzman bir marka olarak, sizce bu süreçte çevreye daha az zarar veren ürünlere talep gerçekten arttı mı?
Aslına bakarsanız son yıllarda zaten sürdürülebilir ve doğal materyallerden üretilmiş ürünlere yönelik pozitif bir trend geliştiğini söyleyebiliriz. Ancak Covid-19 pandemisiyle oluşan ‘yeni’ bilinçlenmenin etkisiyle bu trendin daha da yoğunlaştığını fark ediyorum. Markaların kendileri de bu trendi güçlendirdikleri gibi tüketicilerin talepleri de markaları bu trende daha çok teşvik ediyor. Bununla birlikte başta Almanya olmak üzere bir çok Avrupa ülkesinde onlarca moda markasının varlığına rağmen tüketicilerin çevre dostu ürünlere çok daha yoğun bir eğilim gösterdiğini söyleyebiliriz.

Peki boynuzun hangi özellikleri onu sürdürülebilir materyal yapıyor?
Boynuz zaten tamamen doğal bir hammaddedir. Hoffmann Natural Eyewear olarak Asya’da yaşayan su bufalolarının boynuzlarını kullanıyoruz. Boynuzun sürdürülebilir oluşunun bir önemli göstergesi, boynuzu ancak su bufaloları doğal ömürlerini tamamladıktan sonra yani doğal yollarla ölümlerinden sonra kullanmamızdır. Zaten su bufaloları ne kadar uzun yaşarsa, ömrü ne kadar uzarsa; boynuzlarının doğal yapısı da o derecede güzelleşiyor. Boynuzlarımız Hindistan’da su bufalolarının yaşadığı alanda kesiliyor, bu durum da Hindistan’da bir iş kolu oluşumunu desteklemiş oluyor. İçi boş olan işlenmemiş boynuzlar Hindistan’dan Almanya’daki üretim binamıza ulaşım esnasında da kolaylık olmasına sebep oluyor. Tamamen saf bir doğal hammadde olan boynuzu işlemek de bize düşüyor.

İmalat sürecinizden arta kalan üretim fazlalıklarını nasıl değerlendiriyorsunuz?
Üretimden kalan artık malzeme tarımda, fidanlıklar gibi botanik alanlarda, bağcılıkta ve bahçelerde gübre olarak kullanılabiliyor. Bunu az önce sorduğunuz sorunuzun da devamı niteliğinde bir yanıt olarak da sayabilirsiniz. Üretim atıklarından oluşan bu doğal gübre sayesinde kendi yetiştirdiğiniz tarım ürünlerinizi veya çiçeklerinizi dahi gübreleyerek bu ürünlerinizden güçlenmesini sağlayabilirsiniz. Ayrıca üretimini yaptığımız gözlükler için kullanmayı tercih etmediğimiz küçük boynuz uçları, özellikle Hindistan’da yoğun olarak kullanılan bir çeşit müzik aracının düğmeleri olarak da dönüştürülebiliyor. Görüyorsunuz ki doğal bufalo boynuzundan elde edilen materyallerin tümü boşa harcanmadan, en önemlisi de asla doğaya zarar vermeden yeniden kullanılabiliyor. Buna ek olarak su bufalolarının pirinç tarlaları için vazgeçilmez rol oynadıklarını ve onlara kültürel olarak Hinduizm ve Budizm inanışlarınca büyük saygı gösterildiğini belirtmek isterim.

Materyal olarak boynuzun sağladığı diğer avantajlar nelerdir?
Doğal, çevre dostu bir hammadde olmasının yanı sıra başka avantajları olduğunu da rahatlıkla söyleyebilirim. Öncelikle boynuz son derece düşük bir ağırlığa sahip bir materyaldir. Bunun yanında gözlük kullanıcılarının alerjik bir sorunları var ise boynuz tamamen anti-alerjik özelliktedir. Aynı zamanda çok kolay bir şekilde tamiri yapılabilen bir materyal olarak karşımıza çıkmaktadır. Yine doğal oluşundan dolayı renkleri eşsizdir. Üstelik asetat ve diğer materyallere hiç benzemez, taklit edilmesi neredeyse imkansızdır. Ayrıca terleme sonucunda boynuzun alt kısmında nem birikmesi oluşmadığından, gözlükseverlere yaz aylarında büyük konfor sunmaktadır.

Bazı çerçevelerinizi sapları da boynuzdan oluşmak kaydıyla %100 boynuzdan üretiyorsunuz. Bu modellerinizi diğerlerinden ayıran özellikler nelerdir
Boynuz az önce açıkladıklarım da dahil olmak üzere bir çok avantajı beraberinde getiren bir materyaldir. Gözlük kullanıcısına maksimum konfor ve rahatlık vadeder. Boynuzdan imal edilmiş bir gözlük, gözlük kullanıcısının yüzüyle temas ettiği anda kullanıcısının doğal ve iyi hissetmesini sağlar. Bu sebeple boynuzdan yapılan bir gözlük ile %100’ü boynuzdan üretilmiş bir gözlük kıyaslandığında elbette bu doğal ve özel materyalin en yoğun olduğu hali her zaman öncelikli tercihler arasında yer almaktadır. Tüm bunlara ek olarak boynuzun kullanıcıya sunduğu renk yelpazesi %100’ü boynuzdan olan gözlüklerde saplara doğru ilerlediğinden, ortaya ayrı bir bütünlükte ve zarafette gözlükler çıkmaktadır.

Hoffmann Natural Eyewear olarak sürdürülebilirliği başka hangi alanlarda hayata geçiriyorsunuz?
Marka adımızdan da anlaşılacağı gibi doğallık ve çevreye yönelik hassasiyet, kuruluşumuzdan itibaren DNA’ımıza kazınmıştır ve felsefemiz haline gelmiştir. Bu sebeple markamızın ana merkezi de dahil olmak üzere her noktamızda geri dönüştürülebilirliğe fazlasıyla önem vermişizdir. Sürdürülebilirlik bizim için yeni bir anlayış şekli yeni bir yaklaşım değildir. Örnek vermem gerekirse üretim yaptığımız binamızda yıllardır yenilenebilir enerjileri mümkün olan her yerde kullanmayı tercih ediyoruz. Isıtma sistemimizin tamamen jeotermal enerji ile çalıştırılması gibi…

Üretiminizi Almanya’nın doğal güzelliklerle çevrili bir bölgesinde gerçekleştiriyorsunuz. Eifel bölgesinde üretim yapmanın avantajları nelerdir
Birlikte çalıştığınız, birlikte üretim yaptığınız insanların karakterleri yaptığınız işin kalitesine yansıdığı gibi ortaya çıkan sinerjiyi yakalamak da gerçekten büyük önem taşımaktadır. Burada üretim yaptığımız Eifel bölgesindeki çalışma arkadaşlarım, ortaya olağanüstü şeyler çıkarabilecek sabıra sahip kişilerden oluşuyor. İçlerinden bir çoğu birşeyler yaratabildikleri, güzel zaman geçirirken ortaya güzel şeyler çıkarabildikleri ve kendilerini geliştirebilecekleri hobilere sahip. İçinde bulunduğumuz çağda ve büyük şehirlerde bu tip insanlara rastlamanın daha düşük ihtimal olduğuna inanıyorum ve bu yüzden bu bölgede üretim yaptığımız için çok şanslı hissediyorum.

Kaynak: Spectr

Nisan 2021