Cengiz Optik

CENGİZ OPTİK

30 Yılı Aşan Deneyim

Silmo İstanbul optik sektörü için çok önemli bir fuar. Bu yıl pandeminin etkisinde olmasına rağmen fuarın son derece verimli ve başarılı geçtiğini düşünüyorum.

Merhaba Cengiz Bey. Öncelikle sizi biraz tanıyalım ve sektöre giriş hikayenizden bahsedelim…
Öncelikle tüm okuyucularınıza ve optik sektöründe faaliyet gösteren tüm meslektaşlarıma selam ve bol kazançlar diliyorum. 1965 yılı Bandırma doğumluyum. 1973 yılında babamın işi sebebiyle İzmir’e yerleştik. Mesleğe 1981 yılında çıraklık yaparak başladım. Evliyim bir oğlum ve bir kızım var. 1991 yılında İzmir’in Aliağa ilçesinde Cengiz Optik – Saat isimli işletmemi kurdum. Yaklaşık 30 yıldan bu yana da faaliyetimize Aliağa’da devam ediyoruz.

Cengiz Optik kurulma aşamasından söz eder misiniz?
Cengiz Optik Saat’i 1991 yılının Aralık ayında İzmir’in Aliağa ilçesinde kurdum. O senelerde Aliağa’da gözlük ve saat adına bir talebin olduğunu fark ettik ve ufacık bir dükkan ile Aliağa Çarşısında başlayan serüvenimiz o günden bu güne kadar gerek yanımızda çalışan personellerimiz gerekse saygıdeğer müşterilerimiz sayesinde bugünkü haline kavuştu. Kurulduğumuz yıllarda Aliağa’nın nüfusu az denilecek düzeydeydi. Zaman ile büyük bir sanayi şehrine evrildi.

Mağazalarınızın yerini belirlerken nelere dikkat ediyorsunuz?
Mağaza yerleri konusundaki prensibim her zaman kontrol altında tutabilmeye dayalı olma ilkesine bağlıdır. Açıkçası bu zamana kadar Aliağa dışında bir mağaza açma girişimim olmadı. Daha rahat kontrol edebileceğimiz bir sistem üzerinde yürümek, müşterilerimiz ile birebir iletişim halinde olup süreçlerini takip etmek hayatım boyunca bana daha avantajlı geldi. Ufak bir mağazadan renovasyonunu yeni bitirdiğimiz yüz kırk metre kare mağazamıza ulaşabilmemize kadar uzanan bu yolda otuz bir seneyi devirebilmemizin en büyük sebebinin bu olduğunu düşünüyorum.

 

Mağazanızda her gruptan ürün bulunduruyor musunuz?
Aliağa lokasyon olarak her gelir grubundan müşterilerimizi barındıran kozmopolit bir ilçe. Bu sebeple mağazamıza gözlük veya saat ihtiyacı ile gelen her müşteriye hitap edebilmek benim büyük önceliklerimden bir tanesi.  Mağazamızın kapısından giren bir müşteri istediği A Plus bir markayı her zaman bulabilir. Öte yanda bütçesi kısıtlı bir müşterilerimiz de bizden alışveriş yapmayı istiyorsa her zaman gerekli hizmeti ve ürünleri alabilir. Bu işe başladığım günden bugüne kadar hep böyle oldu böyle de olmasını her zaman sağlamaya çalışmak öncelikli hedeflerimizden biri.

Mağazanızda en çok satışı yapılan optik ve güneş gözlüğü markaları nelerdir? Müşterileriniz tarafından seçilen bu markaların tercih nedenleri ne olabilir?
Hem optik gözlük çerçevesi hem de güneş gözlüğü olarak Silhouette, Lacoste, Tom Ford ve Gucci bizim mağazamızda çokça sattığımız markalar arasında yer alıyor. Silhouette hafifliği ile Lacoste spor modelleri ile Tom Ford daha elegant stiliyle ve Gucci de şıklığıyla müşterilerimizin daha çok tercih ettiği markalar arasında. Bu markalar dışında daha düşük fiyat skalasında bulunan Osse, Mustang, Cerrutti, U.S. Polo gibi ürünler de çok tercih edilen markalarımız arasında.

Son yıllarda designer markalar olarak adlandırdığımız yeni tasarımcıların ürünleri oldukça rağbet görüyor. Size de müşterilerinizden bu yönde talep geliyor mu?
Tabii ki görüyor. Mağazamızda özellikle designer markaları bulundurmaya ve bu ürünlerin hikayelerini müşteriler ile paylaşmaya özen gösteriyoruz. Özellikle son dönemlerde designer markalara talebin arttığını gözlemliyoruz.

Satış sonrası hizmetleriniz nelerdir?
Müşterilerimize aldığı ürün ne olursa olsun bir hasar oluşması durumunda her zaman değişim, tamir gibi gereken tüm hizmetleri sorgusuz sağlıyoruz. Bizden aldıkları ürünler ile ilgili müşterilerimizin memnuniyetlerini sürekli takip ediyoruz. Her ne kadar mümkün olmasa da bir müşterimizin bile bizden memnuniyetsiz ayrılmaması için yeri geldiğinde bazı şeylerden ödün verebiliyoruz. Satış sonrasında mini tadilatlarını satış üzerinden ne kadar geçerse geçsin ücretsiz olarak yapıyoruz.

Cadde mağazaları mı yoksa AVM içerisinde yer almak mı? Sizin tercihiniz nedir ve sebepleri nelerdir?
Mesleğe başladığım günden bu yana bir cadde esnafı olmaya alışkın olmamdan kaynaklı olsa gerek cadde mağazasında iş yapmak her zaman bana daha çekici geldi. Daha samimi bir ortamda çalışmak ve yakında bir yerde herhangi bir AVM bulunmadığı için müşterilerimizin kolay ulaşabileceği bir yerde olmayı istemek bunun en öncelikli sebepleri.

Mağazanızda yapılan değişiklikler ve kampanyalarla ilgili müşterilerinizi nasıl bilgilendiriyorsunuz?
Yazılı ve sesli yerel basını her zaman kullanıyoruz. Bunun yanında kimsenin şüphesi yoktur ki çağımızın en önemli reklam mecrası sosyal medya. Tüm sosyal medya kanallarında bir hesabımız bulunmakta ve mümkün olduğunca içerik paylaşıp müşterilerimizi mağazamızda bulunan tüm fırsatlardan haberdar etmeye çabalıyoruz. Bunun yanında bünyemize kattığımız yeni markaları ve modelleri de bu mecralardan paylaşmaya özen gösteriyoruz. Bu mecralardan gelen talepleri de değerlendirip memnuniyeti en üst düzeye taşımaya çabalıyoruz.

Büyük şehirlere göre Anadolu’da mağaza işletmenin avantajları ve dezavantajları nelerdir?
Şüphesiz mağazamıza gelen müşterilerimizin portföyünün çeşitli olması Anadolu’daki bir ilçede çarşı mağazasına sahip olmamızın getirdiği en büyük avantaj olarak görülebilir. Bir dezavantaj olmasa da ürün tedariki sağlayan firmalardan aldığımız geri bildirimlerden farklı olarak bizim işletmemizin bulunduğu ilçede satılan modeller ve renkler her zaman farklı olmuştur.

Perakendecilerden biri olarak meslektaşlarınızla aranızdaki fiyat rekabeti hakkındaki görüşleriniz nelerdir?
Fiyat rekabetinin çok fazla olduğu bir sektörde iş yapmak cidden bazen zorlayıcı olabiliyor. Ancak zincir mağazalar ile fiyatta rekabet etmenin bir çözüm olmadığını savunanlardanım. Biz öncelikli olarak müşterilerimize verdiğimiz hizmeti en üst noktada sunup sadece fiyat odaklı değil, bizim işletmemizin farklılığına ve müşteriye verdiği değere bağlı olarak bizi tercih etmesini sağlamaya çalışıyoruz. İşletme olarak prensipte ‘pahalı’ algısı oluşmaması için de kaliteli bir hizmet verebileceğimiz minimum fiyatı müşterilerimize sunmak konusunda her imkanımızı kullanıyoruz.

Sektör içi yapılan satış ve eğitim bilgilendirmeleri yeterli mi? Siz mağaza çalışanlarınız için eğitim programları düzenliyor musunuz?
Ben şahsi olarak eğitimin bir ‘yeterliliğinin’ olduğunu düşünmüyorum. Gelişen teknoloji ve araştırmalar ile birlikte yeri geldiğinde bir gün öncesinde bildiğimiz bilgiyi ertesi gün daha farklı bir şekilde görebiliyoruz. Bu sebeple eğitimin sürekliliğinin en iyisi olacağını her zaman savunuyoruz. Firmamıza ürün sağlayan gerek cam gerekse çerçeve tedarikçisi firmalar düzenli olarak kendi ürünlerini tanıtacak eğitimleri mağazamızda veriyor. Bunlar ile birlikte kendi şirket içi eğitimlerimizle de bu süreci destekleyip hem personelimizin bilgilenmesini sağlıyor hem de müşterilerimize doğru bilgi vererek ürün satmaya gayret ediyoruz.

Sektöre yıllardır hizmet veren biri olarak ülkemizde gözlük kullanımı oranları ve bilinci hakkında neler düşünüyorsunuz? Gözlük kullanımının arttırılması için neler yapılabilir ve kimlere görev düşüyor?
Ülkemizde ve dünyada dijitalleşmeye ve ekran başında uzun süreler geçirmekten kaynaklı gün geçtikçe artan bir görme bozukluğu problemlerinin oluştuğunu görüyoruz. Ne yazık ki göz kusurları ile alakalı yeterli bir bilince ulaşmış değiliz. Nasıl biz işletmeler olarak sosyal medyayı müşterilerimize ulaşmak için kullanıyorsak hem bizler hem de ilgili kuruluşlar tarafından bilgilendirme içerikli, ilgi çekici sosyal medya reklamları ile görme problemi çeken herkesin bunu fark etmesi sağlanıp bir göz doktoruna danışması sağlanabilir.

Gözlük trendleri bu sene ne yönde?
Bu sene güneş gözlüklerinde daha spor kalın saplar, kalın asetat çerçeveler ve metal keskin hatlı çerçeveler ön plana çıkıyor. Optik çerçeve özelinde ise yuvarlak, köşeli metal ve asetat çerçeveler daha ön planda.

Yurtdışında yapılan uluslararası optik fuarlarını ve sektörel gelişmeleri takip ediyor musunuz?
Yakın zamanda pandemi nedeniyle yurtdışı fuarlarına gitme imkanı bulamasam da sürekli online olarak sektörel gelişmeleri takip edip gelecek planlarımızı da buna göre yönlendiriyoruz.

18-21 Aralık 2021 tarihleri arasında gerçekleşen Silmo İstanbul Optik Fuarı hakkındaki görüş ve değerlendirmeleriniz nelerdir?
Her ne kadar pandeminin etkisinde olsa da verimli ve başarılı bir fuar geçirmiş olduk. Silmo İstanbul fuarının Türkiye optik sektörü için önemi çok büyük. Gelecek senelerde fuarımızın katılımcı sayısının da artmasıyla dünya çapında ses getirecek bir hale gelmesini diliyorum.

Dergimiz ‘4 your eyes’ ile ilgili değerlendirmeleriniz nelerdir?
Uzun yıllardır sektörümüz ile ilgili haberleri ve gelişmeleri aylık olarak takip edebildiğimiz, sektörümüz özelinde göz dolduran içerikleri ile bize fikir veren bir dergi. İşletmemize ve bana bu sayınızda yer verdiğiniz için teşekkür ederim.

Şubat 2022

Koza Cam Optik

KOZA CAM OPTİK

Yeni ve Yenilikçi

 

Optik sektörü çok hızlı büyüyor ve gelişiyor. Bu sebeple giderek yükselen bir başarıya sahip olan Silmo İstanbul’a yakın zamanda salonlarının yetmeyeceğini düşünüyorum.

Hoş geldiniz Sayın Faruk Tepe. Kendinizi tanıtarak sektöre ne zaman ve nasıl giriş yaptığınızdan okurlarımıza bahseder misiniz?
Merhaba… Ben Faruk Tepe. 1980 İstanbul doğumluyum. Optik sektörüne 2007 yılında City Optik isimli gözlük mağazasını açarak giriş yaptım. Yaklaşık on üç yıl kadar mağazacılık sektöründe aktif olarak zincir mağazalar oluşturdum. Optik sektörü ile ilgili deneyim kazandıktan sonra 2019’da toptan pazarlama bölümü ile ilgili hazırlık araştırması yaptım.

Aynı yıl Koza Cam Optik firmasını bünyemize dahil ettik. Perakende sektöründen müşterilerin ve son kullanıcının taleplerini uzun süre analiz yaptığımız için sektöre giriş yaptığımızda deneyimlerimizi gözlükçü iş ortaklarımızla paylaştık. Bu durum ile son kullanıcı ve gözlükçü meslektaşlarımızın ilgisini çekmeyi başardık.

Uzun yıllar edindiğiniz deneyimler doğrultusunda kendi firmanızı kurmak adına sizi harekete geçiren unsur neydi?
Perakende sektöründeki çalışmalarımız son kullanıcıya yönelik eğitimler, seminerler ve kitapçıklar düzenlemek üzerine çalışmalarla doludur. Bu anlamdaki deneyimlerimizi perakende sektöründeki diğer meslektaşlarımız ile paylaşmak son kullanıcıya doğru bilgi, kaliteli ürün ve hizmeti Koza Cam Optik farkıyla yansıtmak istedik ve kısa zamanda son kullanıcının dikkatini çekmeyi başardık. 

Pandemi sürecinde kurulan bir firma olmanıza rağmen sektörde oldukça başarılı oldunuz. Bu süreçte nasıl bir strateji uyguladınız?
Bu düşünceniz için şirketimiz adına teşekkür ederim. Başarımızın tamamının çalışanlarımıza vermiş olduğumuz eğitimden, yapmış olduğumuz hizmette müşteri memnuniyetini ön planda tutmamızdan, ürün kalitemizden, katalog tasarımımızdan ve meslektaşlarımıza ayırdığımız vakti doğru değerlendirmekten dolayı olduğunu düşünüyoruz.

Koza Cam’ın temel değerleri ve misyonundan bahsedebilir misiniz?
Optik sektörüne daha iyi hizmet verebilmek aynı zamanda sağlıklı görme konusuna verdiğimiz destek doğrulusunda Ar-Ge ile teknoloji ve kaliteyi en ön planda tuttuk. Bünyemizde bulundurduğumuz markalarda hammadde, kaplama ve son teknoloji yazılımları kullanarak ürünlerimizin yeni bir yüze sahip olmalarını sağladık. Şirket 2021 yılı içerisinde Rx üretimine giriş yapıp ürünü son kullanıcıya ulaştırma konusunda yapmış olduğu sunum teknikleriyle hızlı bir ivme kazandırmıştır.

Sirkeci merkezimizdeki geniş stok ürün gamı ve hızlı sevkiyat konusundaki deneyimlerimizi kıymetli iş ortaklarımızla birlikte yürütmekten memnuniyet duyuyoruz. Kaliteli ürünlerle görme bozukluklarının giderilmesine katkıda bulunmak ayrıca dünya çapında gelişen teknolojiyi samimi hizmet anlayışımızla birleştirip iş ortaklarımıza sunmak şirketimizin en önemli misyonudur.

Şu anda Koza Cam’ın kendi üretimi olan Chrome’u bize nasıl anlatırsınız
Kısa zamanda sektörde büyük ivme kazanmış ve tamamen kalitesi ile ön planda olan bir markadır. Ürünümüzün büyük çoğunluğu stoklarımızda mevcut olup özel üretimlerimizde de Chrome Hd markasını ve kalitesini kullanmaktayız.

Koza Cam Optik olarak 2022 hedefleriniz nelerdir?
Hedeflerimizin ilk önceliği hazırlıkları ve alt yapısını kısmen tamamladığımız özel üretim Rx fabrikasını Türkiye sınırlarında faaliyete geçirmek ve mevcutta hizmet vermiş olduğumuz Sirkeci şubemizi merkez şube olarak kullanıp Türkiye genelinde diğer şubelerimizi faaliyete geçirmektir.

Yurtdışı fuarlarını takip ediyor musunuz? Uluslararası fuarların pandemi nedeniyle yapılamaması ya da dijital platformda gerçekleştirilmesi hakkında ne düşünüyorsunuz?
Yurtiçi ve yurtdışı fuarlarını yakından takip etmekteyim. Sektörümüzün bilinirliği ve gelişmesi açısından büyük faydası olduğunu düşünmekteyim. Uluslararası fuarların dijital platformda yapılmasının ise fuar katılımcılarına faydası olduğunu düşünmüyorum. Birçok organizasyon pandemi sürecinde planlı ve kurala uygun hareket edildiğinde faaliyet gösterirken fuarların iptal edilmesi ya da dijital ortama taşınması sektör açısından ve katılamayan bizler açısından üzücü bir durum.

Bayileriniz için satış esnasında ve satış sonrasında sağladığınız desteklerden biraz bahsedebilir misiniz?
Biz Chrome Hd markası olarak tamamen son kullanıcıya yönelik çalışmalar yapmaktayız. Sirkeci merkez şubemizden çağrı merkezi siparişi alır ve gözlük mağazasına en hızlı ve doğru şekilde ulaştırmayı hedefler. Birçok yüksek indeksteki numaralı ürünleri stoklarda bulunduruyor olmak gözlük mağazası ve son kullanıcıya hızlı çözüm sunmaktadır. Son kullanıcıya yönelik yapmış olduğumuz en büyük fark ürünlerimizi kişiselleştirmek oldu. Son kullanıcıya ve ürünleri aldığı gözlük mağazasına özel kullanım setleri müşterinin Chrome Hd markasını tercih etmekteki en büyük sebep olmuştur.

Türkiye optik sektörünün yakın geleceği hakkındaki değerlendirmelerinizi öğrenebilir miyiz?
Türkiye’de optik sektörünün gelişiminin giderek daha hızlanacağını ön görüyorum. Çünkü gözlük ve gözlük camını son kullanıcıya ulaşması artık daha hızlı. Pandemi sürecinde insanların sosyal medya ve internet kullanımına yönelmesi gözlük kullanıcı sayısının artmasına sebep oldu. Dernekler ve fuarların yapmış olduğu yayınlar buna en büyük etki sağlayan faktörlerden ikincisidir. Bu yayınların daha fazla gündemde olması sektörün büyümesine katkı sağlayacaktır.

Satış ağınızdan ve ağınızı geliştirme planlarınızdan bahsedebilir misiniz?Şirketimizin en büyük yatırım planı bu konu üzerinedir. Ürünlerimizi daha fazla noktada pazara sunmayı ve daha fazla son kullanıcıya ulaştırmayı hedeflemekteyiz. Bu sebeple satış ağımızı geliştirme hedefine ulaşmak üzere çalışmalarımızı aralıksız sürdürmekteyiz.

2013 yılından beri gerçekleştirilen ve dünya çapında birçok firmanın buluşmasını sağlayan Silmo İstanbul Optik Fuarı hakkındaki düşüncelerinizi paylaşabilir misiniz?
Sektörümüzün birleşimini sağlayan Silmo İstanbul’un bu konuda gerçekten başarılı olduğunu düşünüyorum. Çünkü dört günlük bir süreç içerisinde yurtiçi ve yurtdışı sektör profesyonellerini bir araya getirmek önemli bir organizasyon kabiliyeti istiyor. Bu sebeple fuarın gerçekten çok başarılı ve ayakta alkışlanacak bir ekip ile gerçekleştirildiğini düşünüyorum. Tabii ki bizim için Silmo İstanbul Optik Fuarı vazgeçilmez. Fuarın büyük bir ağı olduğuna inanıyorum çünkü hepimizi diğer firmalardaki arkadaşlarımı, son kullanıcıları hatta bayiilerimizi bir araya getirerek daha hızlı ve daha doğru bir şekilde bilgilendirmemizi sağlıyor. Bu yüzden Silmo’nun yurtdışındaki başarısı kadar Türkiye’de de çok başarılı olduğuna inanıyorum. Hatta şöyle bir iddialı düşüncem var. Silmo İstanbul’a yakın zamanda salonlarının yetmeyeceğini düşünüyorum. Çünkü bizim sektör hızlı büyüyor ve hızlı büyüdüğü için daha geniş çaplı bir organizasyona gerek duyulacağına inanıyorum. Fuar için emeği geçen tüm arkadaşlara ve ziyaretçilerimize çok teşekkür ediyorum.

Optik magazin dergisi ‘4 your eyes’ hakkındaki düşünceleriniz nelerdir? Derginin sektöre ne gibi yararları olduğunu düşünüyorsunuz?
Dergiyi çok başarılı buluyorum ve her yeni çıkan sayıyı takip etmekteyim. Derginiz sayesinde sektörel yenilikler, yeni model ve markalar hakkında mağazayı ziyaret eden son kullanıcı ve gözlük mağazaları en iyi şekilde bilgilendirilmiş olmaktadır. Emeği geçen herkese teşekkürlerimi sunuyorum.

Şubat 2022

Kerl Eyewear

KERL EYEWEAR

Teknolojiden Doğan Güzellikler

Teknolojik yeniliklere olan tutkusu ile optik sektörüne Flexarbon® materyalini kazandıran Kerl Eyewear; esnek, sağlam ve işlevsel koleksiyonlarına şimdi de ‘Heavy-Light’ı ekledi.

Karbon gözlük uzmanları Dr. Jaromir Ufer and Dr. Johannes Dillinger tarafından kurulan Kerl Eyewear, Alman Yapımı etiketiyle patentli materyaller ve yüksek teknoloji tutkusuyla gözlükler üretiyor. Kerl Eyewear Kurucularından Jaromir Ufer ile markanın piyasaya sürdüğü teknolojik yenilikler, üretimde kullandığı materyaller ve teknik özellikler, yeni koleksiyonları Heavy-Light ve yeni online kişiselleştirme araçları hakkında yapılan röportajı sunuyoruz.

Merhaba, Jaromir Ufer. Kerl Eyewear’ı beş yıl önce kurarken hangi misyon ve değerlerle yola çıktınız?
Kerl Eyewear’ı beş yıl önce kurma kararı aldığımızda teknolojiden en yüksek düzeyde faydalanarak optik endüstrisine inovatif ve yenilikçi bir bakış açısı getirmek en büyük hedefimizdi. Markamızla bir yandan sektörün kendine özgü olan eko sistemine uyum sağlarken öte yandan da sunduğumuz gözlüklerde kullandığımız materyallerden teknik uzmanlığımıza kadar geniş bir spektrumda ayrıştırıcı özelliklerimizin öne çıkması için çalışmak bizim temel misyonumuz oldu diyebilirim. Beş yıldır da bu misyona uygun olarak dünyanın en hafif gözlük çerçevelerine imzamızı atıyoruz.

Bu cevabınız ‘Teknolojiden Doğan Gözlükler’ mottonuzu özetliyor. Peki bu mottonuzdan yola çıkarsak, teknolojinin Kerl Eyewear’a ne ifade ediyor
Belirttiğim gibi teknolojiden en yüksek düzeyde faydalanarak sektöre yenilikçi ve inovatif bakış açısı kazandırmak bizim için vazgeçilmez bir konu. Bu sebeple teknolojiye olan tutkumuzu hazırladığımız gözlük koleksiyonlarına yansıtmak en büyük amacımız. Kerl Eyewear olarak yeni teknolojilere hayranlığımızın işlevsellikleri güçlü olan gözlüklerde hayat bulmasını çok önemsiyoruz. Teknolojiden Doğan Gözlükler sloganı marka DNA’mızın temelini oluşturuyor.

Dr. Johannes Dillinger ve sizin profesyonel geçmişlerinizin markanızın teknolojiyle olan bağındaki rolünden bahsedebilir misiniz?
Johannes ve benim yüksek teknoloji endüstrisine yönelik olan profesyonel ve güçlü bir arka planımız olmasaydı, kendimize özgü gözlük teknolojilerini geliştirmek için ne geliştirme yöntemlerimiz ne de uygun araçlarımız da olmazdı. Bu sebeple de Kerl Eyewear’ın kuruluş amacı ve DNA’sı değişir, bambaşka bir düşünce kalıbı ve bambaşka ideallerle gözlük sektörüne hizmet etmemiz gerekirdi. Çünkü Kerl Eyewear demek teknoloji demek.

Alman Yapımı etiketi Kerl Eyewear’ın bütününün ayrılmaz bir parçasına işaret ediyor. Bu etiket sizce hala yüksek kalitenin nihai tanımı anlamına mı geliyor?
Aslında Alman Yapımı etiketi tam olarak yüksek kalitenin birebir karşılığıdır denilemez. Çünkü Asya ülkeleri ya da diğer ülkelerden de son derece yüksek kalitede iyi ürünler çıkabiliyor. Ancak konu bizim gözlüklerimize geldiğinde, ben hala mevcut seviyedeki kalitemizde, özelliklerde gözlükler oluşturmak ve bizim ileri düzey teknolojik çalışmalarımızın meyvelerini toplayabilmek için üretimlerimizin Almanya’dan başka bir yerde yapılmaması gerektiğini düşünüyorum. Bu sebeple Alman Yapımı etiketi bizim vazgeçilmez bir özelliğimiz olmaya devam edecek.

Birçok gözlük üreticisi firmanın hafifliği ile öne çıkan çerçevelerinin reklamlarına ağırlık verdiğini görüyoruz. Kerl Eyewear imzası taşıyan gözlüklerdeki hafiflik konusundaki görüşünüzü öğrenebilir miyiz?
Gözlük ağırlıklarının minimum düzeyde olması bizim için çok önemli. Hafifliğe oldukça fazla önem vermemize rağmen çerçevelerimizin tasarımlarına baktığınızda hafif değillermiş gibi bir izlenime kapılırsınız. Çünkü çerçevelerimizin tasarımları oldukça kalın ve vurgulu konturlara sahiptir. Ancak Kerl Eyewear olarak kullandığımız teknoloji ve materyaller sayesinde gözlüklerimiz çerçevesiz optik gözlüklerle aynı ağırlığa sahip oluyor. Bu bizi diğer hafif çerçeve üreticilerinden farklı bir noktaya taşıyan ayırt edici bir özelliğimizdir. Hatta dünyada hiçbir gözlük üreticisinin, çerçevesi ciddi şekilde kalın görünürken, kullanıcısına aşırı hafif gelen gözlükleri bizim gibi üretemediğini rahatlıkla söyleyebilirim.

Karbon uzmanı olarak patentli Flexarbon® materyalinizin genel özelliklerini bizlerle paylaşabilir misiniz?
Flexarbon® bizim gözlük endüstrisine kazandırdığımız özelleştirilmiş bir karbon materyalidir. Biliyorsunuz ki karbonun milyonlarca farklı türü mevcuttur. Kerl Eyewear olarak bizim Flexarbon® ile başardığımız önemli bir detay var. O da hedeflediğimiz belirli bir uygulama için gereken kusursuz karakteristik özelliklere karbonun kendine özgü fiber ve yapısal türlerini doğru şekilde eşleştirerek ulaşmamızdır.

Flexarbon®’nu geleneksel karbon materyaliyle karşılaştırdığımızda ne gibi avantajlar sunduğundan bahsedebilir misiniz?
Flexarbon®’un en belirgin ve öne çıkan özelliği geleneksel karbondan çok daha fazla düzeyde esneklik ve dayanıklılık sunmasıdır. Hafif ve işlevsel gözlükler üretme amacında bir marka olduğumuzdan Flexarbon®’un sunduğu esneklik ve dayanıklılık bizim için çok önemli bir yere sahip. Çünkü Flexarbon® çerçevelerimize sadece esneklik sağlamakla kalmıyor aynı zamanda çerçevelerimizin ağırlıklarını azaltmamızda da önemli bir avantaj sağlıyor.

Flexarbon®’u bu sebeple ‘Dünyanın en iyi materyali’ olarak tanımlıyor olmalısınız. Bu tanım sizin bir dileğiniz mi yoksa sadece bir iddiayı mı yansıtıyor?
Evet, belki de Flexarbon®’a dünyanın en iyi materyali derken tamamen objektif olarak bakamıyoruzdur. Ancak hızlıca bir kıyaslama yapmadan geçemeyeceğim. Üst düzey bir materyal olan titanyumu ele alalım.
Titanyum gerçekten de kaliteli, çarpıcı özellikler sunan bir materyal olsa da Flexarbon® titanyumun yalnızca üçte biri ağırlığındadır ve ağırlığına kıyasla çerçevelere on kattan daha fazla oranda sağlamlık sunmaktadır.

Müşterilerinize kendi gözlüklerini kişiselleştirilmelerini sağlayan yepyeni bir online araç geliştirdiniz. Bu yeniliğiniz nasıl doğdu?
Açıkçası Covid-19 pandemi süreciyle birlikte çalıştığımız optik mağazalara daha iyi hizmet sunabilmek adına düşünme şeklimizi değiştirmeye zorlandık diyebilirim. Bu zorlu süreçte optisyenlerimizin çok daha küçük miktarlarda gözlük stokları yaparken çok çeşitlilikte ürüne sahip olmalarını istedik. Bu amaçla gözlüklerini kişiselleştirerek nihai tüketiciye ulaştırmalarına yardımcı olacak bu yeniliğimizi yaptık. Bu konuda da son derece olumlu dönüşler almaya devam ediyoruz.

Optisyenlere sunduğunuz bu yeniliğinizin diğer özelliklerinden bahsedebilir misiniz?
Optisyenlerin büyük miktarlarda gözlük stoğu yapmadan da çok çeşitli gözlüklere ulaşmasına sağlayan bu yeniliğimizin öne çıkan en önemli özelliği kompleks karbon yüzeyler yanında derin, üç boyutlu cilalanmış görünüme sahip gözlük modellerimizde gerçekçi 3D görüntü elde etmeyi başarmamızdır. Bu da Kerl Eyewear imzası taşıyan gözlüklerin yüksek kapasitede gerçeklik algısı sunan ara yüz sayesinde müşteriler için tamamen kişileştirilebilir olmalarını sağlamaktadır.

Optisyenleri bu sürecin hangi noktasına dahil ediyorsunuz?
Optisyenler bu sürecin tamamen merkezinde yer alıyorlar. Sisteme kendi girişlerini yaptıktan sonra kişiselleştirme ara yüz programı optisyenin kendi logosuyla birlikte ekranda görünüyor. Böylece müşteri mağazaya gelip bir Kerl Eyewear gözlüğü ile ilgilendiğinde sadece en uygun şekli, rengi ve ölçüyü hemen bulmakla kalmayıp, optisyenle oturarak iPad veya diz üstü bilgisayarla kusursuz stili ve en ideal şekilde yüzüne yerleşecek çerçeveyi de ayarlayabiliyor.

Kerl Eyewear olarak ‘Heavy-Light’ isimli yeni koleksiyonunuzu beğenilere sundunuz. Bu koleksiyonunuzdaki gözlükler hakkında neler söylemek istersiniz?
Yeni koleksiyonumuz için Flexarbon’un tüm avantajlarından sonuna kadar yararlandık diyebilirim. Kullanıcısına kıyaslanamayacak düzeyde konfor vadeden son derece şık tasarımları bu koleksiyonda bir araya getirdik. Daha önceden konfor vadeden gözlükler için şık görünümden belki tavizler verilebiliyordu. Ancak yeni serimizdeki tasarımlarda bu söz konusu bile değil.

Kaynak: Spectr

Şubat 2022

Hakan Optik

HAKAN OPTİK

Gelişime ve Yeniliğe Açık

Her yıl Silmo İstanbul Optik Fuarı’nı büyük bir zevkle ziyaret ediyorum. Son yıllarda katılımcı sayısının artması ihtiyaçlarımızın karşılanması açısından son derece olumlu oldu.

Merhaba Hakan Bey. Öncelikle sizi biraz tanıyalım ve sektöre giriş hikayenizden bahsedelim…
Merhabalar, ben Hakan Dinçel. 1990 yılında Kayseri’de doğdum. 2013’te İzmir Yaşar Üniversitesi Mimarlık Bölümünden, 2015’te Işık Üniversitesi Optisyenlik Bölümünden burslu olarak mezun oldum. Devamında Melikşah Üniversitesi MBA bölümünde yüksek lisans yaparak akademik kariyerime devam ettim. Bizim dönemimizde çocukluk demek yazları çalışmak demekti. Çıraklığını yapmadığınız işin ustalığını yapamazsınız derlerdi ve 25 yıldır bu sektörün çıraklığını da kalfalığını da ustalığını da yaptım. Her okul çıkışımda, hafta sonları, bütün yazlarımda hatta tatillerde bile hep gözlük mağazasında çalıştım. Hayatta seçme şansım olmadan; hayat bana bu sektörde kalmam için sürekli yollar çıkardı, zorladı ve artık bu sektör için en iyi hizmeti verme gayesi içinde çalışmaktayım.

Hakan Optik’in kurulma aşamasından söz eder misiniz?
Hakan Optik ailesi 1991’den günümüze gelen bir birikimdir. Bizim işimiz ekip işidir. Ekibiniz varsa büyüyebilirsiniz, başarabilirsiniz ve ekibimle beraber bu günlere gelmeyi başardık. 1973 tarihinde Özen Optik olarak gözlükçülüğe başlayan 1991 tarihinde ağabeyinden ayrılarak Hakan Optik firmasını kuran babam Mehmet Dinçel, şu an Kayseri’nin en eski gözlükçülerindendir. Ocak 2020 yılında babam, ağabeyim ve benden oluşan aile şirketimizi kendi içimizde kollara ayırdık ve her birimiz kendi mağazalarıyla hizmet vermeye devam etmekteyiz. Şu anda Kayseri’de iki ve Nevşehir’de iki olmak üzere toplam dört mağazayla hizmet vermekteyim.

Mağazalarınızın yerini belirlerken nelere dikkat ediyorsunuz?
Mağazamı seçerken öncelikle vaziyet planından mağaza konumuna bakarım. Devamında yaya ve yol akslarını analiz ederek kendimin çizip, tasarlayıp, uygulayacağı mağazamın konseptini; lokasyonuyla değerlendiririm.

Mağazanızda her gruptan ürün bulunduruyor musunuz?
Mağazalarımızda 140’ı aşkın gözlük markası ve 30’u aşkın lens markasının satışı yapılmaktadır. Mağazalarımızın bulunduğu lokasyon ve müşteri portföyümüz açısından daha yakın olduğumuz üst grup segment ürünler mağazalarımızda satılmaktadır. Üst grup segment ile kastımız sadece fiyatı içermiyor. Ürünün kalitesini, tasarımını ve konseptini de kapsamaktadır.

Mağazanızda en çok satışı yapılan optik ve güneş gözlüğü markaları nelerdir? Müşterileriniz tarafından seçilen bu markaların tercih nedenleri ne olabilir?
Her dönem her markanın inişleri çıkışları olmaktadır. Yalnız son dönemlerde güneş gözlüğünde Versace, Tom Ford, 40million, Bvlgari, Prada; optik grupta ise Modo, Silhouette, Alexander Witch, Ana Hickmann, Hermod Paris ve Gigi Milano oldukça rağbet görüyor. Müşterilerimizin bu markaları seçerken öncelikle tasarımlara ve konfora dikkat ettiklerini düşünüyorum.

Son yıllarda designer markalar olarak adlandırdığımız yeni tasarımcıların ürünleri oldukça rağbet görüyor. Size de müşterilerinizden bu yönde talep geliyor mu?
Tabii ki de designer markalar bu sektörün boncuğudur, sundukları çeşitlilikle sektörü güzel kılan kısmıdır. Bu farklı tasarımlarla müşteriler kendilerini daha özel hissediyor.

Satış sonrası hizmetleriniz nelerdir?
Gayemiz, hedefimiz ve misyonumuz kesinlikle %100 müşteri memnuniyeti ve bu yüzden sadece satış odaklı değiliz. İşimizin sağlık boyutunu da düşünecek olursak müşterilerimizin memnuniyeti için olumlu veya olumsuz bütün dönüşleri en iyi şekilde karşılayarak tüm güler yüzümüzle her an aynı ilgi ve alakayı gösteriyoruz.

Cadde mağazaları mı yoksa AVM içerisinde yer almak mı? Sizin tercihiniz nedir ve sebepleri nelerdir?
Zor bir soru bu. İki mağazamız AVM’de, diğer ikisi de caddede olduğu için çok iyi kıyaslayabiliyorum. Ama şuna rahatlıkla diyebilirim ki AVM mağazacılığıyla; cadde mağazacılığı çok farklıdır. İkisinin de artıları eksileri vardır. Ama AVM mağazacılığında insan özlüyor caddede oturup bir kahve içmeyi…

Mağazanızda yapılan değişiklikler ve kampanyalarla ilgili müşterilerinizi nasıl bilgilendiriyorsunuz?
Mağazalarımızda yapılan değişiklikler ve kampanyalardan müşterimizi sosyal medyadaki firmamıza ait hesabımız ile bilgilendirmesini yapıyoruz.

Büyük şehirlere göre Anadolu’da mağaza işletmenin avantajları ve dezavantajları nelerdir?
Avantajı müşterilerinizi daha yakından tanıyabiliyorsunuz. Onlar artık müşterileriniz değil,  arkadaşınız oluyor. Dezavantaj olarak ise Anadolu’da bu sektöre verilen değer ve kıymetin maalesef yeteri kadar olmamasını söyleyebilirim.

Perakendecilerden biri olarak meslektaşlarınızla aranızdaki fiyat rekabeti hakkındaki görüşleriniz nelerdir?
Fiyat konusunda rekabet etme gayemiz yok. Tek hedefimiz var. O da;  işimizi nasıl daha iyi, daha düzgün ve daha kaliteli yapabiliriz.

Sektör içi yapılan satış ve eğitim bilgilendirmeleri yeterli mi? Siz mağaza çalışanlarınız için eğitim programları düzenliyor musunuz?
Kesinlikle yeterli bulmuyorum. Her gün kendini yenileyen bir sektörden bahsediyoruz. Sektörümüz; sağlık yönünde kendini yenilediği gibi moda yönünden de sürekli kendini yenilemektedir. Bilgilendirmeler bu sektör için maalesef yetersiz. Ekip arkadaşlarıma mümkün olduğu her fırsatta bir mağazada ihtiyaç olabilecek her konuda satış öncesi, satış ve satış sonrası bir şeyler öğretmek uğraşı içindeyiz. Her yeniliğin bilgisini paylaşma heyecanını yaşıyoruz ve destekleyici firmalardan bu konularda yardımlarını alıyoruz.

Sektöre yıllardır hizmet veren biri olarak ülkemizde gözlük kullanımı oranları ve bilinci hakkında neler düşünüyorsunuz? Gözlük kullanımının artırılması için neler yapılabilir ve kimlere görev düşüyor?
Maalesef ülkemizde düzenli göz kontrolleri yapılması gerekirken yapılmıyor. Bu yüzden de kesinlikle Optometri olmalı ülkemizde. Yurt dışındaki çoğu ülkede olduğu gibi bizde de optometri olursa mağazaya giren her müşterinin göz ölçümlerini yaparak bu konuda ciddi bir farkındalık oluşturabiliriz. Çünkü birçok kişi doktora gidene kadar görme problemi yaşadığının farkında olmuyor.

Gözlük trendleri bu sene ne yönde?
Bu sezon retro tarzı ürünler yine ön planda olacaktır. Desenli büyük çerçeveler, çekik cat eye ve yuvarlak modellerle birlikte turuncu camlı gözlükler popülerliğini koruyacaktır. Erkeklerde ise büyük dikdörtgen gold metal modellerle birlikte yine köprülü kemik modeller de rağbet görmeye devam edecektir.

Yurtdışında yapılan uluslararası optik fuarlarını ve sektörel gelişmeleri takip ediyor musunuz?
Tabii ki ediyorum. Fuarların sektörümüzün kalbi olduklarını düşünüyorum. Maalesef pandemiden dolayı fuarların iptal edilmesi ve aksaklıklar olması sektörümüze olumsuz yansıdı.

18-21 Aralık 2021 tarihleri arasında gerçekleşen Silmo İstanbul Optik Fuarı hakkındaki görüş ve değerlendirmeleriniz nelerdir?
Geçen yıl yapılamamış olmasından dolayı son derece üzgündüm. Silmo İstanbul’u özlemişiz diyebilirim. Her yıl Silmo İstanbul Optik Fuarı’nı büyük bir zevkle ziyaret ediyorum. Sektörümüzüm tüm paydaşlarını bir araya getirmesi açısından etkili bir organizasyon. Son yıllarda katılımcı sayısının artması ihtiyaçlarımızın karşılanması açısından son derece olumlu oldu.

Dergimiz ‘4 your eyes’ ile ilgili neler söylemek istersiniz?
Yıllardır mağazalarımıza ulaşan derginizi büyük bir beğeni ile takip ediyoruz. Mesleğimize çok güzel bilgiler katmaktasınız. Ayrıca bu sayınız da Hakan Optik ailesine yer verdiğiniz için teşekkür ederiz.

Ocak 2022

Ayka Optik

AYKA OPTİK

Özgür Yaşam Sunuyor

Silmo İstanbul’a yerli meslektaşlarımızın katılımı gerçekten yüksek derecedeydi. Önümüzdeki yıllarda Silmo İstanbul’a yabancı meslektaşımızın daha çok rağbet göstereceğinden eminim.

Merhaba Kaan Bey… Kendinizi okurlarımıza tanıttıktan sonra, sektöre giriş hikâyenizi paylaşabilir misiniz?
Merhaba, 2006 yılında Bilkent Üniversitesi ve 2007 yılında ise UC Riverside’dan mezun olduktan sonra şirketimizde çalışmaya başladım. Ayka Optik’in aile şirketimiz olması sebebi ile hızlı bir şekilde işlere adapte olmaya başladım ve ilerleyen zamanlarda yönetim ve idare kısmına da dahil oldum. Osman Aytekin’in tecrübe ve güvenilirliği sayesinde planladığım ve hayalini kurduğum hamleleri hızlıca hayata geçirip, şirketimizi ve markamızı bugünkü pozisyonuna taşıyabildik.

Ayka Optik’i kurma kararını nasıl verdiniz, kuruluş süreci nasıl gerçekleşti?Ayka Optik, Osman ve Şakir Aytekin’in kurmuş olduğu bir aile şirketidir. Uzun yıllar Standart Gözlük ve Luxottica ile işbirliği yaptıktan sonra 2014 yılından itibaren kendi markaları ve distribütörlükleri ile devam etmektedir. Ben ise ikinci kuşak olarak Osman Aytekin ile birlikte şirketin işleyişini devam ettirmekteyim.

Firmanızın temel değerlerinden ve üstlendiği misyondan bahsedebilir misiniz?
Şirketimiz her zaman yenilikçi, ileri görüşlü, inovatif ve sözünde duran bir şirket olmuştur. Kendimizi sürekli güncel tutup, her zaman birkaç adım önde olmayı hedeflemekteyiz. Her zaman elinden gelenin en iyisini yapmak bizim işimize bakış açımızdır. Ayka Optik olarak bu değerlerden taviz vermeden yolumuzda ilerlemekteyiz.

Bize kendi markanız olan Franco Vital gözlüklerinin yapısından, tasarım anlayışından ve kullandığınız materyallerinden söz edebilir misiniz?
Franco kelimesi eski Fransızcada ‘Özgür’ ve Vital kelimesi Latincede ‘Yaşam’ anlamları taşımaktadır. Böylece markamız Özgür Yaşam anlamını taşır ve ismi gibi kullanıcılarına geniş yelpazede seçim şansı sunan tamamen kişiselleştirilebilir renk ve modellere sahiptir. Markamızda seksen farklı cam rengi seçeneğini istediğiniz çerçeveye kombin yapabileceğiniz bir ürün çeşitliliği mevcuttur. Bu sayede her bir ürün kişiye özel üretilmiş olur. Franco Vital’in çerçeveleri İtalya’da, camları ise Türkiye’de üretilmektedir. Sürecin yüzde doksanı el işçiliği ile yapılmaktadır. Bu sayede her bir gözlük tamamen eşsizdir denebilir.

Ayka Optik bünyesinde distribütörlüğünü yürüttüğünüz diğer markalar hangileridir? Bu markaların özellikleri hakkında okurlarımızı bilgilendirebilir misiniz?
Ayka Optik bünyesinde distribütörlüğünü yaptığımız markalar AM Eyewear ve Caroline Abram’dır. AM Eyewear, üst düzey bir Avustralya markasıdır. Koleksiyonlarındaki gözlüklerde Zeiss marka camları, Japon titanyumu ve İtalyan asetatı kullanılır. Caroline Abram ise dünyaca çok popüler olan ve kadınlara özel koleksiyonlar sunan bir Fransız gözlük markasıdır. Caroline Abram, rengarenk modelleri ve eşsiz tasarımları ile her geçen gün dünya pazarındaki yerini yükseltmektedir.

Firma bünyesinde bulunan markalarınızın koleksiyonlarını belirlerken öncelikleriniz nelerdir?
Tüketicilerimizin hepsinin dünyanın her yerindeki ürünleri ve trendleri takip edebildiğini bildiğimizden model seçiminde eksiksiz olarak tüm koleksiyonu Türkiye’ye getirir ve tüketicilerimizin beğenisine sunarız.

Distribütörlük ve satış ağınızın yapısı ve işleyişinden söz edebilir misiniz?Bayilerimizi düzenli olarak ziyaret eder, ihtiyaçlarını gideririz ve onlara ürünlerin tamamının satışını yapabilecekleri gerekli argümanlarımızdan bahsederiz. Önceliğimiz tüketici ve satıcı ilişkisinin düzenini korumak, garanti ve teknik serviste tüketici odaklı olmak ve farklılığımızı markamıza olan aidiyet duygusu ile sağlamaktır. Bu nedenle bayilerimiz ile aile ilişkisi kurmaya gayret ederiz.

Firmanıza eklediğiniz yeni marka ve koleksiyonların tanıtımını hangi mecralar üzerinden yapmayı tercih ediyorsunuz?
Ayka Optik bünyesine eklediğimiz yeni marka ve koleksiyonların tanıtım ve reklamlarını Instagram gibi sosyal medya mecralarından ve kendi web sitemiz üzerinden yaparız. Ayrıca fuar ve organizasyonlara katılarak fiziki tanıtımlar da yapmaktayız.

Ayka Optik’ten 2022 yılı için ne gibi sürprizler ve yenilikler beklemeliyiz?
Özellikle kendi markamız olan Franco Vital ile ilgili yenilikçi çalışmalar yapmayı hedeflediğimizi söyleyebilirim. Franco Vital imzası taşıyan sıra dışı yeni modeller ile ses getirmeyi planlıyoruz. Vitrinlerde görsel çalışmalarımız ile de vurgu yapacağız.

Pandemi sürecinde satışlarınızdan istediğiniz verimi alabiliyor musunuz, bu krizi nasıl yönetiyorsunuz?
Pandemi süreci dünya ve ülkemiz açısından gerçekten çok zorlu geçen bir süreç. Ancak Ayka Optik olarak bu kriz ortamını iyi yönetmemizden ötürü sürecin bizim için verimli geçtiğini rahatlıkla söyleyebilirim. Bu süreçte markamıza yaptığımız doğru yatırımlar sonucu krizi biraz fırsata çevirmiş olduk. Böylece markamıza olan talep arttı ve sektörde güzel bir noktaya ulaşmış olduk.

Bu dönemde müşteri ilişkilerinde dijital kanalları kullanma sıklığınız arttı mı
Dijital kanallar bağlamında Instagram, kendi web sitelerimiz ve Trendyol ile bayi ve müşterilerimize eriştik. Bu süreçte dijital kanal satışlarımız üç katına çıkmıştır. Biz de yeni yatırımlarımıza devam etmekteyiz.

Ayka Optik olarak Covid-19 kapsamında çalışanlarınızın ve müşterilerinizin güvenliğini sağlamak için ne gibi önlemler alıyorsunuz?
Covid-19 ile birlikte sağlığın ne kadar önemli ve vazgeçilmez bir unsur olduğunu maalesef çok zor bir yoldan da olsa hatırlamış olduk. Pandeminin başlangıcından bu yana Ayka Optik olarak hem çalışanlarımızın hem de müşterilerimizin sağlığına ve güvenliğine ekstra özen göstermekteyiz. Düzenli havalandırma, temizlik ve sosyal mesafe konularda ödün vermeden çalışmalarımıza devam ediyoruz.

2022 yılı için beklentileriniz ve hedefleriniz nelerdir? Optik sektöründe ne gibi yenilikler ve değişiklikler olabilir?
Sektörün gelişeceğini düşünüyorum. Her şeyin pahalanması sebebi ile yerli üretim ve yerli markalara olan rağbet artacaktır. Ayrıca bu süreçte, kalite, hizmet ve fiyat ile ön plana çıkan markaların başarı şansının daha yüksek olacağı kanaatindeyim.

Bu yıl 18-21 Kasım tarihleri arasında gerçekleşen Silmo İstanbul Optik Fuarı hakkındaki genel düşünce ve değerlendirmeleriniz nelerdir?
Öncelikle Silmo İstanbul Optik Fuarı’nın bir yıl aradan sonra tekrar organize edilmesinden sektörümüz adına memnuniyet duyduğumu belirtmek isterim. Fuarın bu yıl potansiyeli ile doğru orantılı gerçekleştiğine inanıyorum. Yerli meslektaşlarımızın katılımı gerçekten yüksek derecedeydi. Önümüzdeki yıllarda Silmo İstanbul’a daha çok yabancı meslektaşımızın katılacağından eminim. Bunlara ek olarak fuarın tek katta daha geniş bir alanda gerçekleştirilmesi halinde fuardan daha fazla verim alınabileceğini düşündüğümü söylemek isterim.

Optik sektörünün lokomotifi kabul edilen dergimiz ‘4 your eyes’ ile ilgili görüşlerinizi öğrenebilir miyiz?
Sektörün güncel haberlerini, teknolojik gelişmelerini ve trendlerini yakından takip ettiğiniz ve her zaman güncel bilgileri paylaşmayı hedeflediğiniz için öncelikle teşekkür ediyoruz. Emeği geçen tüm çalışma arkadaşlarınızın başarılarının daim olmasını dileriz.

Ocak 2022

Koberg

Koberg

Koberg İlk Kez Titanyum Kullanıyor

Almanya merkezli olarak 2013’te Koberg & Tente tarafından kurulan Koberg, ödün vermediği estetik anlayışı, teknolojiye yakınlığı ve yeniliklere açık oluşuyla uluslararası optik pazarındaki yerini güçlendirmeye devam ediyor.

Günümüzde Koberg dendiğinde, markanın özel olarak geliştirdiği silindirik gözlük menteşeleri akıllara geliyor. Marka, yaşam tarzı trendlerinden esinlenen ünlü tasarımcı Josef Lanta’nın hazırladığı ilk koleksiyonunun ardından, 2019 yılında beğenilere sunduğu ikinci koleksiyonuyla ürün yelpazesini genişletti. Koberg oldukça beğeni toplayan ve dikkat çeken bu koleksiyon için Studio Spektakel tasarım ekibi ile birlikte çalıştı. Markanın ikinci koleksiyonundaki şık modellerde; karakteristik, silindirik Koberg menteşesi hafif ve filigran bir forma dönüştürüldü. Marka, yeni tasarımlarında imzası niteliğindeki menteşe formunu yeniden yorumlayarak önemli bir katkı sağlayan Studio Spektakel ile işbirliğini halen sürdürüyor. Koberg, öne çıkan teknik özelliklere sahip ikinci koleksiyonda Alessandro Picicci ile ortak çalışarak modellerini Design & Optik Manufaktur’da geliştirdi. Çok yönlülük, zarafet ve özgünlük odaklı olarak geliştirilen yeni modeller, Almanya’da yüksek kalite ve titizlikle el yapımı olarak üretildi. Paslanmaz çelik ve asetat ile hazırladığı ilk iki gözlük koleksiyonuyla adından söz ettirmeyi başaran Koberg, şimdi de Almanya’nın Gerlingen kasabasında üretimini gerçekleştirdiği titanyum gözlükleriyle dikkatleri üzerine çekmeyi başarıyor. Yakın zamanda beğenilere sunduğu bu üçüncü koleksiyonu ile bir dönüm noktasına ulaşan Koberg, titanyumu ilk kez kullanarak önümüzdeki yıllarda da inovatif işlere imza atacağının sinyalini vermiş oldu. Markanın en yeni titanyum koleksiyonunun modelleri ve koleksiyona dair tüm ayrıntılar hakkında markanın Kurucularından Frank Tente ile yapılan röportajı sunuyoruz.

Merhaba Frank, oldukça yeni bir marka olmanıza rağmen koleksiyonlarınızla ilgi topluyorsunuz. Şimdi de üçüncü koleksiyonunuzu beğenilere sunuyorsunuz. Yeni koleksiyonunuzun önceki koleksiyonlarınızla benzerlikleri nelerdir?
Kurulduğumuzdan beri Koberg olarak hazırladığımız gözlük koleksiyonları ince ve titiz işçilikleri ve teknik uygulamalarımızla ön plana çıkmıştır. Bizler için Almanya’da el yapımı olarak ürettiğimiz gözlüklerimizin tasarımları ve işçiliklerinin kalitesi ödün vermeyi reddettiğimiz bir konu olmuştur. Koleksiyonlarımızı oluştururken küçük gözüken, göz ardı edilebilir gibi gözüken ancak bizlere göre zanaat kalitesini etkileyen küçük detaylar daima çok önemlidir. Yeni koleksiyonumuz da dahil olmak üzere en iyi malzemelerle en yüksek kalitede çalışma felsefemiz hiç değişmeyecektir.

Yeni koleksiyonunuzu öncekilerden ayrıştıran özelliklerden bahsedebilir misiniz?
Markamızın üçüncü koleksiyonu için tamamen yenilikçi olmak, markamızın DNA’sına uygun olmak koşuluyla diğer koleksiyonlarımızdan ayrışan özellikler geliştirmek istedik. Bu sebeple yeni koleksiyonumuz tamamen titanyumdan üretildi. İlk iki koleksiyonumuzda yer alan silindirik menteşenin yerini titanyum modellerimizde malzemenin özellikleri sebebiyle daha düz bir tasarım aldı.

Titanyum sizin için yalnızca yeni koleksiyonunuzla mı öne çıkacak yoksa Koberg olarak titanyuma tam bir geçiş mi yapıyorsunuz?
Titanyum bizim için şimdilik sadece yeni koleksiyonumuzun en önemli bir özelliğidir diyebilirim. Paslanmaz çelik ve asetattan kolay kolay vazgeçebileceğimizi sanmıyorum. Çünkü paslanmaz çelikten üretilen gözlük modelleri bize halen yaratıcılık konusunda titanyumun el vermediği bir çeşitlilik sunuyor.

Titanyum koleksiyonunuzun öne çıkan diğer özellikleri nelerdir?
Bahsettiğimiz gibi yeni koleksiyonumuzun cam kenarlarında, menteşelerinde ve şakaklarında farklı kalınlık seviyelerini işleyebilmek için oldukça sağlam bir hammadde olan titanyum başrolde. Hafif eğimli kenarlara özellikle odaklandık ve başlangıçtan beri Koberg gözlüklerinde kullanılan Berlac’ın muhteşem renkleriyle bir kez daha bazı ince vurgular yaptık.

Yeni koleksiyonunuz için yenilikçi olmayı istediğinizi belirttiniz. Peki materyal olarak titanyumu tercih etmenizin özel bir sebebi var mı?
Koberg olarak şimdiye kadar hazırladığımız ilk iki koleksiyonda da paslanmaz çelik ve asetat ile eşsiz işlemeleri titiz el işçiliğiyle birleştirerek hedeflediğimiz noktaya kısa sürede gelmeye başardık. Az önce de bahsettiğim gibi zaten inovatif ve farklı bir koleksiyon hazırlama niyetindeydik. Bu yüzden titanyumu yeni bir alternatif malzeme olarak göz önünde bulundurmanın mantıklı olacağını düşündük.

Titanyum ile çalışmak ne gibi avantajlar sunuyor?
Sürdürülebilirlik bizim için her zaman önem verdiğimiz bir faktör oldu. Bu açıdan bakıldığında titanyum, gözlük için yüksek kalitede ve harika bir malzeme olması yanında uzun ömür sunarak sürdürülebilirliğe de önemli katkı sağlıyor. Son derece dayanıklı ve anti alerjenik olması açısından da titanyum avantaj sağlıyor.

Koberg olarak koleksiyonlarınızı nasıl ve nerede tasarladığınızdan bahsedebilir misiniz?
İkinci gözlük koleksiyonumuzu 2019’da beğenilere sunmuştuk ve Studio Spektakel tasarım ekibiyle çalıştık. Studio Spektakel tasarım ekibi, bu koleksiyonun ikonik bir stile kavuşmasında önemli katkılarda bulundu. Modern ve uluslararası bir görünüme sahip olan koleksiyon; karakteristik, silindirik Koberg tasarımlarının, son derece ince menteşeleri ve sap şekillerini mümkün kılan hassas tasarımlara dönüştürülmesinden oluştu. Ekip şimdi üçüncü koleksiyonumuzda da harika işler çıkardı. Saplardaki dekorasyonlar sayesinde birinci sınıf tasarım ürünleri oluşturdukları için Studio Spektakel’e tekrar teşekkür ediyorum.

Koleksiyonlarınızı nerede üretiyorsunuz? Titanyum koleksiyonunuzdaki çerçeveleri de Munster’daki genel merkezinizde mi ürettiniz?
Yeni koleksiyonumuzu Munster’de üretmedik. Munster’de sadece asetat parçalarımızı üretiyoruz. Paslanmaz çelik koleksiyonlarımızı ise ilk günden beri Gerlingen’de Alex Picicci ile yaptığımız işbirliği ile tasarlayıp üretiyoruz. Titanyum koleksiyonumuzun ham parçalarının işlendiği, kaplandığı ve birleştirildiği yer de Gerlingen’dir. Bunun yanı sıra, uzun yıllardır Güney Kore’deki ortaklığımız sayesinde birinci sınıf üretim tekniklerinde uzmanlığımızı geliştiriyoruz.

Markanıza özgü tasarım özelliklerini paylaşabilir misiniz?
Koberg modelleri, menteşeler ve saplar arasındaki kesişme noktasında her zaman özel bir vurguya sahiptir. Vidasız ve silindirik menteşe kullandığımız ilk koleksiyonlarımızdan sonra şimdi de titanyum koleksiyonumuzda gömülü karo süsüne yer verdik.

Yeni koleksiyonunuz için kullandığınız karo süsünü nasıl oluşturduğunuzdan söz edebilir misiniz?
Menteşelere silindirik bir eleman eklemek, blok titanyumla çalıştığımız için zor ve talihsiz olabilirdi. Biz de, silindirimizi ‘düzleştirdik’ ve bu durum menteşe için bir tür kaplama kullanmamıza sebep oldu. Karo adı verilen bu kaplamayı yine Gerlingen’de el yapımı olarak titiz bir süreç sonunda oluşturduk.

Ocak 2022

Özkan Optik

Özkan OPTİK

Gelişim ve Büyüme Odaklı

Silmo İstanbul Optik Fuarı’nda yerli ve yabancı katılımcıların, daha nitelikli ürünleri ile yer almaları, geçmişten günümüze Silmo İstanbul Optik Fuarı’nın fazlasıyla geliştiğini bizlere göstermiş oluyor.

Merhaba Özkan Bey. Öncelikle sizi biraz tanıyalım ve sektöre giriş hikayenizden bahsedelim…
Merhaba. Ben Özkan Çalışkan. Aslen Malatya’lı olup 1980 yılı Ankara doğumluyum. Lise öğrenimim sırasında okul harici zamanlarımı değerlendirmek amacıyla ve ilgim doğrultusunda optik sektörüne yöneldim. Farklı firmalarda günden güne deneyimlerimi artırarak devam ettim. Çalışmış olduğum firmalarda yöneticilik, insan kaynakları ve birçok farklı pozisyonda çalıştım. Bunun yanı sıra kendimi geliştirmek için hemen hemen her seminer ve eğitim programlarına katıldım. Edindiğim tecrübelerle beraber 2016 yılında Özkan Optik Çayyolu mağazamı kurmaya karar verdim.

Özkan Optik kurulma aşamasından söz eder misiniz?
2016 yılında Ankara Çayyolu semtinde Özkan Optik olarak faaliyet göstermeye başladım. 5 yıl cadde mağazası olarak devam ettiğim bu sürecin sonunda, her zaman gelişime ve büyümeye odaklı olduğum için 2021 yılı Şubat ayında Armada Avm’de ikinci şubemi açtım. Fakat pandemi dolayısı ile bir süre kapalı kalmak durumunda oldu. Şimdilerde her iki mağazamda da pandemi kurallarına uygun özenli bir şekilde hizmet vermekteyiz.

Mağazalarınızın yerini belirlerken nelere dikkat ediyorsunuz?
Öncelikle müşteri ihtiyaçları doğrultusundaki ürün yelpazemizle birlikte günümüz şartlarında toplu taşıma ile ulaşım ve otopark bulunan konumları seçmeye özen gösteriyorum.

Mağazanızda her gruptan ürün bulunduruyor musunuz?
Mağazalarımızda çeşitli fiyat aralıklarında ürün bulunmaktadır. Bulunduğumuz lokasyonlara göre bu fiyat gruplandırmaları farklılık göstermektedir.

 

Mağazanızda en çok satışı yapılan optik ve güneş gözlüğü markaları nelerdir? Müşterileriniz tarafından seçilen bu markaların tercih nedenleri ne olabilir?
Güneş gözlüğü olarak en çok Fendi, Cristian Dior ve Serengeti tercih ediliyor. Optik gözlük olarak Lindberg, Lunor, Tom Ford, Flair tercih ediliyor. Bu markaların tercih edilmesi marka bilinirliği ve ürünlerinin kalitesinden kaynaklı oluyor.

Son yıllarda designer markalar olarak adlandırdığımız yeni tasarımcıların ürünleri oldukça rağbet görüyor. Size de müşterilerinizden bu yönde talep geliyor mu?
Sosyal medyanın da etkisi ile yeni tasarımcıların ürünleri rağbet görmektedir. Bizde mağazalarımızda ve web sitemizde bu ürünleri bulundurmakta ve talepleri karşılamaktayız.

Satış sonrası hizmetleriniz nelerdir?
Her üründe olduğu gibi optik sektöründe satın alınan ürünlerde de belirli bir garanti süresi bulunmaktadır. Bu süre 2 yıl olarak belirlenmiştir. Fakat bizim satış politikamız gereği bu süre aşıldığında da her zaman müşteri memnuniyeti odaklı olmaktadır. Mağazalarımız ve web sitemizden alınan bütün ürünlerimiz için tamir ve bakımları süresiz olarak yapılmaktadır.

Cadde mağazaları mı yoksa AVM içerisinde yer almak mı? Sizin tercihiniz nedir ve sebepleri nelerdir?
Her iki lokasyon için de farklı tercih sebeplerim var. Cadde mağazası benim gözümde hızlı pratik bir alışveriş sunmaktadır. AVM mağazası ise daha fazla vakit ayırılan bir alışveriştir.

Mağazanızda yapılan değişiklikler ve kampanyalarla ilgili müşterilerinizi nasıl bilgilendiriyorsunuz?
Genellikle müşterimize, telefonla arayarak veya sms yoluyla ulaşıyoruz. Onun dışında mağazalarımızdaki görselleri sürekli güncelleyerek ve sosyal medyadan paylaşımlarla bilgilendirme yapıyoruz.

Büyük şehirlere göre Anadolu’da mağaza işletmenin avantajları ve dezavantajları nelerdir?
Optik sektörü ihtiyaca dayalı bir kurum olduğu için Anadolu veya farklı bir yerleşim yerinde olmasının bence avantaj ve dezavantajları yoktur.

Perakendecilerden biri olarak meslektaşlarınızla aranızdaki fiyat rekabeti hakkındaki görüşleriniz nelerdir?
Farklı alanlardaki gibi optik alanında da serbest bir piyasa bulunmaktadır. Fiyat rekabetinin gerekli olduğunu fakat ürünü değersizleştirecek boyutlarda olmaması gerektiğini düşünüyorum.

Sektör içi yapılan satış ve eğitim bilgilendirmeleri yeterli mi? Siz mağaza çalışanlarınız için eğitim programları düzenliyor musunuz?
Vizyonumuz gereği sürekli gelişime açık olduğumuz için sektör içi yapılan eğitimleri yakından takip ediyoruz. Mağazalarımızda da belirli aralıklarla bu gelişmeler doğrultusunda eğitimler düzenliyoruz.

Sektöre yıllardır hizmet veren biri olarak ülkemizde gözlük kullanımı oranları ve bilinci hakkında neler düşünüyorsunuz? Gözlük kullanımının arttırılması için neler yapılabilir ve kimlere görev düşüyor?
Ülkemizde maalesef gözlük kullanım oranı çok düşük halkımızın bu konuda bilinçlenmesi gerekiyor. Okul çağında görme bozukluğu olan çocukların derslerinin zayıf olduğu görme bozukluğu düzeltildikten sonra çocukların derslerinde iyileşme sağladığı bilimsel bir gerçektir. Bu sebeple gözlük kullanımının artması için öncelikli olarak okul çağındaki çocukların, velilerin bilinçlendirilmesi ve çocukların muayenelerinin yapılması gerekmektedir.

Güneş gözlüğü kullanımı içinde öncelikle Uv ışıklarının sadece yazın değil kış aylarında da olduğunun farkına varmamız gerekiyor. Güneş gözlüğünü dışarıya çıktığımız her zaman takmamız gerekmektedir. Ancak gözlerimizi koruyacağız diye Uv koruması olmayan ve sokaklarda satılan güneş gözlüğü tercih edilmemelidir.

Gözlük trendleri bu sene ne yönde?
2022 yılı trendlerinde kemik gözlükler yine ön planda olup, zincir aksesuarlar ve net karakteristik modeller bizi karşılıyor.

Yurtdışında yapılan uluslararası optik fuarlarını ve sektörel gelişmeleri takip ediyor musunuz?
Optik fuarları her zaman ilgimi çekmektedir. Ürün çeşitliliği ve bununla birlikte yeni ürünleri tanımak anlamında geliştirici bir hizmet olarak buluyorum. Yurtdışında gerçekleştirilen Silmo ve Mido uluslararası fuarlarına düzenli olarak katılıyorum.

18-21 Aralık 2021 tarihleri arasında gerçekleşen Silmo İstanbul Optik Fuarı hakkındaki görüş ve değerlendirmeleriniz nelerdir?
Silmo İstanbul’un birçok fuarına katıldım. Bu yıl ki yerli ve yabancı katılımcıların, daha nitelikli ürünleri ile fuarda bulunmaları, geçmişten günümüze Silmo İstanbul Optik Fuarı’nın fazlasıyla geliştiğini bizlere göstermiş oluyor.

Dergimiz “4 your eyes” ile ilgili değerlendirmeleriniz nelerdir?
Sektör hakkındaki gelişmeleri ve haberleri bize aktarması yönünden beğenerek takip ettiğimiz bir dergidir. Bu sayısında Özkan Optik’e yer verdiği için çok teşekkür ediyoruz.

Aralık 2021

Efor Optik

EFOR OPTİK

Yüz Kişilik Bir Aile

Hem yerli hemde yabancı birçok firmaya aynı anda ulaşabilmenin, bünyemizde ki tüm markaları ve yenilikleri sergileyebilmenin en efektif yolu Silmo İstanbul Optik Fuarından geçiyor.

Merhaba Fatih Bey, öncelikle hoş geldiniz. Okurlarımıza kendinizden bahsedip, sektöre giriş hikayenizden söz edebilir misiniz?
Merhaba hoşbulduk, ben Fatih Orhan. 1977 İstanbul doğumluyum. Gözlük sektörüne 1999 yılında Hekim Optik’te satış personeli olarak başladım. Yaklaşık dokuz yıl aynı firmada sahada aktif olarak görev aldım. 2008 yılında, üretim yapan bir optik firmasında iki yıl satış direktörlüğü yaptıktan sonra edindiğimiz saha tecrübeleri, bilgi ve birikimlerle, küçük bir atölyede Efor Optik’in temellerini atıp, üretim yapabilme hayalimize yönelik adımlar attık. Üretime başladığımız günden bu yana sektörün ihtiyaçlarını iyi analiz edip, iş modelimizi ihitiyaçlara göre geliştirdik. Üretim kapasitemiz her geçen sene daha da artarak emin adımlarla büyümeye devam ediyoruz. 2021 yılında yaklaşık yüz çalışma arkadaşımızla beraber Türkiye ve dünya için üretmeye, çalışmaya devam ediyoruz.

Efor Optik’i kurmaya nasıl karar verdiniz ve hedefleriniz nelerdi?
Sahada görev aldığımız yıllarda, sektörde çok az sayıda üretici vardı. Biz o yıllarda bu boşluğun farkına vardık ve sektörün ihtiyaçlarını tespit edip, aynı zamanda sektöre yeni bir soluk getirmek amacıyla Efor Optik’i kurmaya karar verdik. İlk olarak Qzen markasıyla başladığımız yolculuğumuza bir çok marka eklemeyi başardık. Mücadeleden kaçmayıp, zorlukların üstesinden gelerek, adımlarımızı sağlam atmaya gayret gösterdik. Her geçen yıl üstüne koyarak, hedeflerimizi büyüterek yüz kişilik bir aile olmayı başardık. Her zaman müşterilerimize kaliteli ürünleri ulaştırmayı kendimize borç bildik.

Geçtiğimiz yıl Efor Optik’te köklü bir değişim oldu ve ortağınızdan ayrılarak tüm yönetimi ve idareyi siz üstlendiniz. Bu süreç sizi zorladı mı ve Efor Optik ne gibi yenilikler içerisinde?
Pandemi sürecinin başlarında ortağımdan gelen talep üzerine yollarımızı ayırma kararı aldık. Bu zorlu sürecin ardından, mevcut kadromuzun bilgi birikim ve tecrübeleriyle, büyüme hedefimizden uzaklaşmadan yolumuza devam ettik. Yatırımlarımızın hızını kesmeden, yeni anlaşmalara imza atarak, yolumuza emin adımlarla devam ediyoruz. İnşallah 2022 yılında mevcut markalarımızın, tasarımlarını geliştirerek yurtiçi ve yurtdışı müşterilerimizin beğenisine sunacağız.

Silmo İstanbul fuarında yeni markalarınızın lansmanını gerçekleştirdiniz. Bize bünyenizde yer alan markalar ve bu markaların özelliklerini paylaşabilir misiniz?
Köklü markalarımızın yanında, bu yıl Warner Bros. ile lisans anlaşmasına imza atarak Harry Potter, Batman, Superman, Tom & Jerry, Matrix gibi markaların kullanım haklarını satın aldık. Çocuklara ve yetişkinlere hitap edecek yeni koleksiyonlarımızla 2022 yılında sektöre yenilik getirmeyi planlıyoruz. Çocuklarımızın sevdiği karakterleri gözlükle buluşturmanın mutluluğunu yaşıyoruz. Bu doğrultuda ürün yelpazemizi ve marka koleksiyonumuzu genişletmeyi sürdürüyoruz. Qzen, Cobbelti gibi lokomotif markalarımızın yanında bu sene Regina’nın da çok ses getireceğine inanıyoruz. Kadınlara özel taşlı, süslü, aparatlı şık tasarımları, TR90 gövdeyi metal sap ile kombine ederek, zenginleştirip müşterilerimizin beğenisine sunduk. Hem mağazalardan hemde nihai tüketiciden aldığımız olumlu tepkiler bizi oldukça motive etti. Erkekler için tasarladığımız Winner’s Club markamızın koleksiyononu daha fazla geliştirip,  yeni tasarımlarla gözlük severleri buluşturmayı planlıyoruz.

İhracat yaptığınız ülkelerin sayısı her geçene sene daha da fazlalaşıyor. Bu kararlı büyümenin sırrını ve tercih edilmenizin sebeplerini bizimle paylaşabilir misiniz?
Biz yola her zaman müşteri memnuniyetini esas alarak çıktık. Ürünlerimizin kalitesi, dayanıklılığı ve hafifliği bizi ön plana çıkardı. Sahip olduğumuz üretim kapasitesiyle, yurtdışında ki müşterilerimizin ihtiyaçlarına anında cevap verebilmekteyiz. Son on yıldır yurtdışında ki tüm uluslararası optik fuarlarına katılıyoruz. Bu fuarlarda hem çalıştığımız firmalarla, hemde potensiyel alıcılarla birebir iletişim kurabiliyoruz. 2022 senesinde mevcut iş planımıza sadık kalarak, bünyemizde bulunan markaların, koleksiyonlarında ki optik ve güneş gözlüklerini yenilikçi tasarım anlayışımızla genişleterek ihracat hedeflerimizi büyütmeye devam ediyoruz. İhracat ekibimizle beraber her noktaya temas etmek için yoğun gayret içerisinde olmaya devam edeceğiz.

Satış oranın hızla artması üretim kapasitesinde size zorluk yaşatıyor mu? Sahada aktif satış yapan personelimiz ve ihracat ekiplerimizle satışlarımızı artırmayı başardık. 2020 yılında üretim kısmında sistem değişikliğine giderek artan satışlar doğrultusunda yıllık bir milyon adedi aşan üretim kapasitemizi gerekli istihdam ve yatırımları yaparak %25 oranında arttırdık. Her geçen gün üstüne koyarak markalarımızın dünyanın her yerinde olması için tüm gücümüzle üretmeye, çalışmaya devam ediyoruz. Yerli üretim yapmanın gururunu yaşıyoruz. Efor Optik olarak 2021 yılını Bizim için hedeflerimiz üstünde bir oranla geride bıraktık. Türkiye yerli üretimde hem kalitesi hemde sağladığı uygun fiyat politikası ile oldukça cazip hale gelmiştir. Yapılan bazı eksikler ve yanlışlar var ancak zaman içerisinde bu yanlışların yok olacağına ve işini doğru yapanların  daha da büyüyerek hem ülke ekonomisine hemde sektörün gelişimine devam edeceklerine inanıyorum.

Markalarınızın tanıtımını yaparken hangi iletişim aracını daha efektif buluyorsunuz? Kampanya ve yeniliklerden müşterilerinizi nasıl haberdar ediyorsunuz?
Sahada olan satış ekiplerimiz müşterilerimizle birebir temas halindeler. Bunun haricinde sosyal medya ve dergi reklamları ile müşterilerimizi yeniliklerimizden haberdar ediyoruz. Geçtiğimiz aylarda köklü bir GSM firması ile yaptığımız anlaşma ile her bir bireye ulaşarak kampanyalarımızdan bahsettik. İnternet sitemizi her zaman güncel tutup bizlere ulaşmalarını, yeniliklerimizi takip etmelerini kolaylaştırmaya gayret gösteriyoruz.

Online satış sistemi ile ilgili düşünceleriniz ve varsa yaptığınız yatırımlar nelerdir?
Online satış sitemizi geliştirerek daha aktif hale getirdik. Talep eden müşterilerimizi kampanyalarımızla destekliyoruz. Pandemi sürecinde insanlar daha çok online alışverişi tercih etmeye başladığından dolayı bizlerde bu konuda gerekli altyapımızı oluşturarak müşterilerimizin ürünlerimize daha hızlı ulaşabilmelerini sağladık.

Pandemi sizin firmanızda ki üretim, pazarlama ve tanıtım faaliyetlerinde neleri değiştirdi? Bu değişimin sürekliliği hakkındaki fikirleriniz nelerdir?
Pandemi süreci tüm dünya ve ülkemiz için zorlu geçiyor. Yurtdışı fuarlarının iptal olması, yurtdışı müşterileriyle ziyaretlerin kısıtlı olması ile birlikte, mevcut distribütörlerimizle e-mail ve sms yoluyla iletişime geçerek kısmen telafi etmeye çalıştık. Yurtiçi müşterilerimizin yanında olduğumuzu hissetmelerini sağlayarak, iyi gün dostu olmadığımızı göstererek elimizi taşın altına koyarak iyi niyet göstergesi olarak ödeme güçlüğü yaşayan müşterilerimizde durumlarını telafi etme yoluna gittik. Bu süreci el birliğiyle telafi etmeye çalıştık. Bu sürecin etkisini azaltıp dünya gözlük fuarlarının açılacağını düşünerek tekrardan müşterilerimizle yüz yüze temas edip kucaklamayı umut ediyoruz.

2022 yılından beklentileriniz, hedefleriniz nelerdir? Optik sektöründe ne gibi yenilikler ve değişiklikler olabilir?
Küresel salgının biran önce son bulup insanların feraha kavuşmalarını diliyorum. Yeni trendleri yakından takip edip, müşterilerimizin ihtiyaçlarını her zaman olduğu gibi en iyi şekilde karşılamak istiyoruz. Sürekli kendimizi yenileyerek en kaliteli ve en güncel ürünleri insanlara sunabilmek için yenilikleri takip ediyoruz.

Bu yıl 18-21 Kasım tarihleri arasında gerçekleşecek Silmo Optik Fuarı hakkındaki genel düşünce ve değerlendirmeleriniz nelerdir?
Silmo İstanbul Optik Fuarı jeopolitik önemi ve ulaşım kolaylığı ile yerli yabancı birçok firmaya aynı anda ulaşabilmenin ve yenilikleri sergileyebilmenin en efektif yoludur. Silmo İstanbul Optik Fuarı, yeni lisans anlaşmamızın lansmanını gerçekleştirmek için bize iyi bir fırsat oldu. Sizlere, sektöre bu buluşma imkânını sağladığınız için de teşekkür ederiz. Bu yıl furda bizi ziyaret eden tüm firmalara teşekkür ederiz. Başarılarımızın devamını diliyoruz.

Optik sektörünün lokomotifi kabul edilen dergimiz “4 your eyes” ile ilgili görüşlerinizi öğrenebilir miyiz?
Optik sektöründe ciddi okur kitlesine ulaşan derginizi biz de reklamlarımızla desteklemeye çalışıyoruz. Çalışmalarınızı takip edip, sektörle ilgili bilgilere rahatça ulaşabilmenin mutluluğunu yaşıyoruz. Her bir mağazaya ulaşıp, bizlerinde her noktaya temas edebilmemizi  sağlamanız da mutluluk verici. En güncel haberleri paylaştığınız içinde sizlere teşekkür ederiz.

Aralık 2021

Haffmans & Neumeister

HAFFMANS & NEUMEISTER

Paslanmaz Çeliğin En İyisi

Kendi sınırlarımızı ve kullandığımız malzemelerin sınırlarını zorlamaya odaklanmaya devam edeceğiz.

Haffmans & Neumeister, markanın kuruluşundan bu güne gözlük sektöründe heyecan yaratmaya devam ediyor. Yenilikçi modelleri ve paslanmaz çelikten üretilen çerçeveleri ile Haffmans & Neumeister tüm koleksiyonunu güncelledi.

Merhaba Philipp, Daniel ve Tjarko. Haffmans & Neumeister, birkaç yıl içinde kendisini birinci sınıf bir marka olarak konumlandırmayı başardı. Şimdi ise koleksiyonlarınızı yeniden tasarlıyorsunuz. Bunun sebebi nedir?
Philipp: Amaç koleksiyonları modernize etmek. Bir tasarımcı olarak ilgi alanınızda çalışırken, inceliklerin aşırı farkında olursunuz. Sonuç olarak, her şeyi bu ayrıntılı nüanslar ve parametreler içinde sınıflandırma eğilimindesinizdir. Ancak bu çok pratik olmayabilir. Bu nedenle koleksiyonumuzu yeniden yapılandırmaya karar verdik.

Farkı koleksiyonlarınız arasında çok az ayırt edici özellik olduğunu mu düşündünüz?
Daniel: Konu gözlük olduğunda milimetrenin çok küçük parçalarıyla çalışıyoruz ve bu parçalar genellikle çıplak gözle görülemiyor. Tasarımcının bakış açısıyla, bu ürünleri birbirinden ayırmak önemliydi. Hala önemli ancak genel tüketici için durum aynı değil.

Üretimine son verdiğiniz koleksiyonlar var mı?
Daniel: Evet, yeniden yapılanma, kısa zaman önce koleksiyonumuza dahil ettiğimiz ULX ve Italic’i artık üretmeyeceğiz.

Bu iki koleksiyondaki stillere ne olacak?
Daniel: Her bir modelin özelliklerine bağlı kalmaya her zaman özen gösterdik fakat ULX ve İtalik modellerinden esinlenerek diğer üç koleksiyonumuza küçük dokunuşlar ekledik.

Yeni sezona hangi koleksiyonlarla başlıyorsunuz?
Tjarko: Yeni koleksiyonlarımız; Ultralight, Ultralight Plus ve Bold’dan oluşacak.

Bu koleksiyonlar neye göre birbirinden ayrılıyor?
Tjarko: Koleksiyonlar, malzeme karışımlarıyla birbirinden ayrılıyor ve her biri kendi fiyat kategorisine sahip. Tüm metal çerçeveler Ultralight’a ait. Ultralight Plus modellerimiz, asetat katkılı Ultralight’tır. Üçüncü seri ise daha güçlü ve daha cesur metallerin yanı sıra asetat kombinasyonlu çerçevelerden oluşan Bold koleksiyonumuz.

Hangi koleksiyonlarınız özellikle markanızın DNA’sını temsil ediyor?
Philipp: Ultralight koleksiyonu, markamızı oluşturan tüm tasarım felsefelerinin somutlaşmış halidir. Paslanmaz çelik çerçeve, kaba olsa da sabırla, detaylara özen gösterilerek üretilmiş bir mücevher.

Hangi tasarım özelliği markanız için vazgeçilmezdir?
Daniel: Ultralight serisi ile tanıttığımız, tüm koleksiyonlarımızı birbirine bağlayan, basit ve estetik modüler bir çözüm olan perçin menteşemiz. İnovasyon bizim için çok önemli ama aynı zamanda teknolojinin anlaşılması ve üzerinde çalışılması kolay olması da önemli. Bu koleksiyonla kendimizi yeniden keşfettik. Bu, bizi günümüzde gerçekten temsil eden yeni bir tasarım.

Ultralight koleksiyonunu farklı kılan başka ne var?
Philipp: Ultralight koleksiyonu, sadece saf metal çerçeve tasarımı olan bir parçadan oluşmakta. Ekstra parçalara sahip değil. Saf ve basit, rafine formlara, azaltılmış silüetlere ve minimum ağırlığa odaklandık.

Bunun Ultralight Plus koleksiyonundan farkı nedir?
Philipp: Ultralight Plus ister şakak uçları ister cam ekleri olsun, örneğin Windsor Ring stili gibi asetatla süslenmiş modellerden oluşur. İnce asetat ekstraları koleksiyonun artılarıdır.

Bolt koleksiyonunuz yeni. Burada hangi malzemeleri kullanıyorsunuz?
Philipp: Bold ağırlıklı olarak bir asetat koleksiyonudur. Ancak tüm koleksiyonlarımızda paslanmaz çelik çerçeveler taban olarak kullanılmaktadır. Bu, çerçeveye ne kadar eklenti yapıldığı ile ilgili bir soru. Cappuccino, cortado, flat white ve latte’nin hepsi sütlü kahvelerdir, ancak onları tanımlayan kahvenin süte oranıdır. Bu, koleksiyonlarımızı şu anda nasıl kararlaştırıldığına benzer bir durum: paslanmaz çeliğin asetata oranı. “Bold”, espressodan daha sütlüdür.

Ayrıca stilist ve iç mimar Marcus Paul ile bir ortak çalışma yürütüyorsunuz. Bu koleksiyon hakkında özel olan nedir?
Tjarko: Marcus Paul ile işbirliğimiz moda odaklıdır ve soyulmuş ince metalimizin özellikle kalın bir asetatla yan yana gelmesiyle karakterize edilir.

Peki bu modellerin Bold koleksiyonundaki modellerden farkı nedir?
Tjarko: Yenilenen Bold koleksiyonumuz, “iğne şeridi” olarak bilinen Marcus Paul montaj sistemini içeriyor olsa da, Marcus Paul modelleri gözle görülür şekilde abartılı. Sadece metal ile asetat arasındaki dinamik kontrast değil, aynı zamanda asetat şekillerinin kendileri de belirgin ve hacimlidir.

Yeni koleksiyon politikanız, markalaşma veya satış açısından da değişiklikler getirecek mi?
Philipp: Koleksiyonlarımızı yeniden yapılandırmamız, markalaşmamızdan çok küratörlükle ilgili. Bununla birlikte, koleksiyon yapımız ve markamız ilk piyasaya sürüldüğümüzden bu yana oldukça gelişti.

Daniel: Sektöre döndüğümüzde, önceki markalarımıza ait birçok konsept ve estetik vardı. Son üç yılda çok geliştik ve ilerledik. Markamız da gelişti ve eskiden kim olduğumuzu geride bırakıp, günümüzdeki kimliğimizi yeniden keşfettiğimiz ilgili önemli bir noktaya geldik.

Bu gelişimin önümüzdeki sezonlarda sizi nereye götüreceğine dair planlarınız var mı?
Philipp: Kendi sınırlarımızı ve kullandığımız malzemelerin sınırlarını zorlamaya odaklanmaya devam edeceğiz.

Kulağa heyecan verici geliyor. Teşekkürler.

Kaynak: Spectr

Aralık 2021

İrem Optik

İREM OPTİK

Aşkla Gerçekleştirdiğim Hayalim

Silmo İstanbul Optik fuarının sektörümüzün gelişiminde gerçekten çok büyük önemi var. Biz optikçiler için Silmo İstanbul’a ziyaretçi olarak katılmak, farkı binlerce markayı aynı anda inceleme fırsatı veriyor.

Merhaba İrem Hanım. Öncelikle sizi biraz tanıyalım ve sektöre giriş hikayenizden bahsedelim…
Merhabalar, ben İrem Ertuğrul 1999 yılında Balıkesir’in Burhaniye ilçesinde doğdum. 2016 yılında sağlık meslek lisesinden hemşire olarak mezun oldum. Daha sonra 2017 yılında Medipol Üniversitesi Optisyenlik bölümünü tam burslu olarak kazandım. 2019 yılında Medipol Üniversitesini derece ile bitirdim. Okul devam ederken çalışmaya başlayarak sektöre ilk adımı atmış oldum. En büyük şansım ilk işyerimdeki işletme sahiplerim ve çalışma arkadaşlarımdı onlara olan minnettarlığım ömrümün sonuna kadar devam edecek. Onların işe başlar başlamaz vermiş oldukları sorumluluklar ve tam desteği ile çok kısa bir zamanda işi öğrendim. 2021 yılı temmuz ayında ilk mağazamı Balıkesir’in Edremit ilçesinde açtım. Optisyenlik bölümünü kazandığım ilk günden beri mesleğimi en iyi şekilde yapmak için sürekli araştırıyor, sektörü daha iyi yerlere getirenlerden biri olabilmek için daima memnuniyet odaklı çalışarak istek ve azimli hizmet veriyorum.

İrem Optik’in kurulma aşamasından söz eder misiniz?
İrem Optik daha çok yeni kurulan bir mağaza. Üniversiteden mezun olduktan sonra staj yaptığım yerde 2 yıl çalıştım mesleğime başladığım ilk günden beri işime hep bilgi odaklı yatırım yaptım. Mağazamda en önem verdiğim noktalardan biri gözlüğün kalitesi ve kullanıcının memnuniyetidir. Mesleğime duyduğum aşk ve hayallerim ile İrem Optik’i açma yoluna girdim mağazam, sunduğu hizmetten ve konfordan tutunda dekorasyonda ki yeniliklere kadar butik bir işletme mantığı ile açılmıştır.

Mağazalarınızın yerini belirlerken nelere dikkat ediyorsunuz?
Öncelikle sirkülasyon yoğun ve müşterilerimizin kolayca ulaşabileceği farklı araçlarla da gelebilecekleri lokasyonlarda belirliyoruz. Mağazamız bir cadde mağazasıdır. Azerbaycan Bulvarı üzerinde bulunmaktadır. Mağazamızda dünya  markalarının yanında butik ürünlere de yer veriyoruz. Hem Covid-19 gibi zorlu bir süreci geçiriyor olmamıza hem de yeni bir mağaza olmasına rağmen müşterilerimizin görüşleri bizi memnun ediyor.

Mağazanızda her gruptan ürün bulunduruyor musunuz?
Kesinlikle bulunduruyoruz ürün yelpazemizi geniş tutmaya özen gösteriyoruz. Günümüz şartlarında herkesin zevkine tarzına ve maddi gücüne hitap etmeyi hedefliyoruz. Doğru ürüne doğru müşteriye buluşturabilmek adına ürün ve marka çeşitliliğine özen gösteriyoruz, hangi marka ya da model mağazamızda kaç adet satılmıştır diye kullanmış olduğumuz optik programdan bakıyoruz.

Son yıllarda designer markalar olarak adlandırdığımız yeni tasarımcıların ürünleri oldukça rağbet görüyor. Size de müşterilerinizden bu yönde talep geliyor mu?
Evet geliyor. Yeni tasarımcıların ürünlerini bizde elimizden geldiğince bulundurmaya çalışıyoruz. Özellikle sosyal medyadan üzerinden tanımı yapılan ve günümüz modasında dikkat çeken ürünleri mağazamızda yer vermeye çalışıyoruz.

Satış sonrası hizmetleriniz nelerdir?
Satış sonrası hizmetlerimiz tamamen müşteri memnuniyeti üzerine dayalıdır. Satış işlemi tamamlandıktan sonra, satın alınan ürünün teslimi, montajı, kullanım kurallarının ayrıntılı bir şeklide gösterilmesi, ürün arızalandığında bakım onarım ve yedek parça sağlanması ve müşteri şikayetleri ile ilgilenilmesi gibi faaliyetlerimiz hizmetlerle müşterilerimizin memnuniyetini sağlamaya çalışıyoruz. Tüketicilerin satın aldıkları ürünlerle ilgili beklentileri gereksinimlerini giderecek ürün özelliklerinin yanı sıra, ürün ile ilgili herhangi bir eksiklik durumunda gerekli olacak hizmetlerimizi kapsamaktadır.

Cadde mağazaları mı yoksa AVM içerisinde yer almak mı? Sizin tercihiniz nedir ve sebepleri nelerdir?
Bizim önceliğimiz cadde mağazaları olarak yer almak bir şehrin ritmini yakalamak için genelde caddelerde var olmak gerektiğini düşünüyoruz mağaza lokasyonumuzu seçerken en dikkat ettiğimiz bir diğer husus ise günümüzde şehirlerimizin en büyük problemlerinden biri insanların araçlarını bırakabileceği uygun bir yerin olmasıdır ancak İrem Optik lokasyon olarak araç trafiğinin çokça olduğu ve park sorunun yaşanmadığı kendi müşterilerimizin araçlarına ait 2 adet otoparkın bulunduğu bir lokasyonda bulunmaktadır.

Mağazanızda yapılan değişiklikler ve kampanyalarla ilgili müşterilerinizi nasıl bilgilendiriyorsunuz?
Dönem olarak teknolojinin hayatımızda en çok var olduğu dönemde yaşıyoruz bu sebeple genel olarak sosyal medya üzerinden bilgilendirme yapıyoruz tabi ek olarak da sms ve mail yoluyla bildirimlerimizi sağlıyoruz.

Büyük şehirlere göre Anadolu’da mağaza işletmenin avantajları ve dezavantajları nelerdir?
İlk olarak dükkan kiralarının biraz daha uygun olması çevreye daha hakim olmak ve bu potansiyelin müşteri (arkadaşlık çerçevesi içinde) avantaja çevirmek Anadolu’da optikçiliği bir öğretmen öğrenci çerçevesinde müşterilere bire bir anlatarak müşteriyi her açıdan anlatmak, en önemlisi de Anadolu insanımıza hizmet vermek, onların sıcaklığını hissetmek samimiyetlerini sezmek de insana büyük mutluluk veriyor.

Perakendecilerden biri olarak meslektaşlarınızla aranızdaki fiyat rekabeti hakkındaki görüşleriniz nelerdir?
Fiyat rekabeti ticarette sürekli var olan bir durum. Biz bu durumu hem fiyatlarımızla hem de satış öncesi ve sonrası hizmetlerimiz ile lehimize çevirmeye çalışıyoruz.

Sektör içi yapılan satış ve eğitim bilgilendirmeleri yeterli mi? Siz mağaza çalışanlarınız için eğitim programları düzenliyor musunuz?
İrem Optik olarak öğrenmeye ve öğrendiklerimizi müşterilerimize yansıtmayı çok önemsiyoruz. Devamlı olarak gerek seminerlere gerekse sosyal medyadan yapılan toplantılara, eğitimlere katılmaya çalışıyoruz. Tabi ki İrem Optik’in de haftalık olarak toplantıları oluyor. Bu toplantılarda mağaza içi çalışanlarımızla birlikte belirlediğimiz konular hakkında istişare ediyoruz.

Gözlük trendleri bu sene ne yönde?
Bu yıl özellikle çerçeve ile cam arasında boşluk olan gözlükler çok modern olarak karşımıza çıkıyor. Bunun dışında kedi göz formundaki çekik gözlükler yine bu yıl oldukça tercih edilen modeller arasında yer alıyor. Son olarak renkli ve çift köprülü çerçeveler bu yıl neredeyse birçok markada ister metal ister asetat çerçevede görülmektedir.

Yurtdışında yapılan uluslararası optik fuarlarını ve sektörel gelişmeleri takip ediyor musunuz?
Evet ediyoruz. Uluslararası bir fuar olması sebebiyle dünyadaki ve ülkemizdeki bütün optik sektörünün bilgi birikimlerinden faydalanma imkanı sunuyor. Ayrıca bütün firmaların bir arada olması sebebiyle o yılın bütün trendlerini bir arada görmemizi ve planlamayı ona göre yapmamızı sağlıyor.

18-21 Aralık 2021 tarihleri arasında gerçekleşen Silmo İstanbul Optik Fuarı hakkındaki görüş ve değerlendirmeleriniz nelerdir?
Fuara ziyaretçi olarak birçok kez geldik. Öncelikle şunu söyleyebilirim Silmo İstanbul Optik fuarının sektörümüzün gelişiminde gerçekten çok büyük önemi var. Biz optikçiler için Silmo İstanbul’a ziyaretçi olarak katılmak, farkı binlerce markayı aynı anda inceleme fırsatı veriyor.  Ayrıca gelecek sezon trendlerini görebilmek açısından da oldukça faydalı oluyor.

Dergimiz “4 your eyes” ile ilgili değerlendirmeleriniz nelerdir?
Derginizin tarzını beğeniyorum. İşyerimizde de derginize yer verip yeni sayılarını takip ediyoruz. Sektördeki iş arkadaşların hikayelerini okumak benim için çok değerli “4 your eyes” sektörümüzün nabzını, hızını, trendlerini takip ediyor ve bizleri de yeniliklerden haberdar ediyor. Mesleğimize olan katkınız ve emeğiniz için teşekkür ediyoruz.

Kasım 2021