Sashee Schuster

ŞEFFAF ATÖLYE

Kurucusu ve Tasarımcısı ile aynı adı taşıyan bağımsız Alman gözlük markası Sashee Schuster, yeni kampanyasını 1968 kuşağına ithaf ediyor.

Kusursuz ve özel bir yüzeye sahip gözlük tasarımı söz konusu olduğunda, Alman markası Sashee Schuster dikkatleri üzerine çekiyor. Kendisiyle aynı adı taşıyan gözlük tasarımcısı tarafından kurulan bağımsız marka, gerçek doğal malzemelerle enjekte edilmiş el yapımı asetat çerçeveler üretiyor. Tanınabilir bir görünüme sahip muhteşem çerçevelerin anahtarı, Sashee Schuster’in öncülüğünü yaptığı bir laminasyon tekniğinde yatıyor. Bu teknik, vintage ihtişamından ilham alan bir biçim diliyle vurgulanan çerçevelere doğa unsurlarının dahil edilmesine olanak tanıyor. Merkezi Bavyera’nın Kinsau kasabasında bulunan Sashee Schuster, bağımsız markalardan oluşan Funkeyewear kolektifinin bir parçasıdır. Sashee Schuster ile markasına ait bilinmeyenler ve yeni İlkbahar/Yaz kampanyası hakkında yapılan röportajı sunuyoruz.

Merhaba Sashee, gözlük dünyasına girişiniz nasıl oldu? Kendi gözlüklerinizi tasarlamaya nasıl başladınız?
Gözlük tasarımcısı ve şuanki eşim Dieter Funk ile bir ‘kör randevu’ aracılığıyla tanıştıktan sonra gözlüklerle olan yolculuğum başlamış oldu. O tanışmadan bu yana Dieter ile gözlükler için tam bir takım olduk. Bu dünyaya girişim ile birlikte babamın anısına ilk gözlük koleksiyonum olan ‘Daddycated’ı çıkardım. Babam 1925’te doğdu ve birçok yönden zamanının çok ötesinde olduğunu sık sık hissederdim. Ne yazık ki onu oldukça erken yaşta kaybettim. Geçmişi düşündüğümde, ikimizi ormanda mantar ararken görüyorum. Isar nehri kıyısında kumdan kaleler yaptığımızı, Bibisee gölünde yıkandığımızı ve kendi yöresinin geleneksel meyveli keklerini yediğimizi hatırlıyorum. Yani bir sürü harika baba-kız anlarına sahibiz. Bu anları ilk koleksiyonumda ilham kaynağı olarak kullandım.

O halde babanızın stil anlayışınıza önemli katkıları olduğunu söyleyebiliriz…
Görsel bir bakış açısıyla, ailemin 1930’lardan 1950’lere kadar olan eski fotoğrafları bugün hala beni heyecanlandırıyor. Şık kıyafetleri ve gözlüklerin şekillerini baz aldığımızda tek kelimeyle stil sahibi olduklarını söyleyebilirim. Bu vintage fotoğraflardan yola çıkarak kendi tasarım eskizlerimi oluşturmaya başladım. Bunun da ötesinde, klasik çerçeve malzemesi pamuk asetat ve onun fantastik özellikleri beni büyüledi. Denemeye olan sevgimden ve doğal malzemeleri harika renklerini sonsuza kadar koruyarak bütünleştirme fikrinden yola çıkarak ‘Colours of Nature’ koleksiyonunu hazırladım.

Eşiniz Dieter ile Funkeyewear koleksiyonlarını geliştirmede birlikte çalıştığınızı biliyoruz. Biraz da Bavyera kırsalındaki üretim atölyenizden bahsedebilir misiniz?
Doksanlardaki ve 2000’lerin başındaki asi yıllarımız boyunca Münih’in kalbinde birlikte yaşadık. Ancak 2000 yılında, kendi üretim tesisimizle gözlük tasarımına tavizsiz bir şekilde köklü bir dönüş yapma arzusu duyduk. Böylece küçük bir kasaba olan Kinsau’daki yeni merkezimize taşınmak daha iyisini gerçekleştirebilmek adına bizim için büyük bir değişiklik oldu. Sonunda tüm gözlüklerimizi hazırlamak ve yaratıcı fikirlerimizi oluşturabilmek için yeterli alana sahip olduk. Ayrıca atölyemizde en iyi gözlük üreticileri ve teknisyenleriyle çalışıyoruz.

Ayrıca merkezinizde halka açık bir ‘şeffaf atölye’ işletiyorsunuz. Üretime tanıklık etmek için uğrayan çok sayıda optisyen var mı?
Kesinlikle. Üstelik sadece şeffaf atölyemiz değil, Berlin Mitte’deki Funk Optik Mağazası da kendi gözlüklerini üretiyor. Burada, Kinsau’da, rehber eşliğinde organize edilen turlar eşliğinde üretim sürecinin gerçekten ne kadar ayrıntılı olduğunu öğrenen çok sayıda insan var.

Kendinize ait üretim atölyesine sahip olmanın başlıca avantajları nelerdir?
Öncelikle yeni tasarımları oldukça hızlı bir şekilde test etme olanağı demeliyim. Ayrıca dış üreticilerden tam bağımsızlık durumu da bizim için büyük bir avantaj sağlıyor. Çünkü sonuçlandırma ve sevkiyatta öncelik vermek istediğimiz model türleri üzerinde tam kontrole sahibiz.

Özellikle kadın kullanıcılara yönelik kendi adınızı taşıyan markanız Sashee Schuster’i geliştirdiniz. Markayı ne zaman ve nasıl kurdunuz?
Sashee Schuster markası neredeyse on beş yıldır koleksiyonlarını sunuyorve. Eşim Dieter’in verdiği motivasyon ve destek sayesinde kendime ait bir marka geliştirme ihtiyacı duymam, Sashee Schuster’in kuruluşunun ardındaki itici güçtür. Markamı kurduğumda çok şanslıydım. Çünkü yanımda güçlü bir ekibin bilgi birikimi ve güvencesi vardı.

Kendi tasarımlarınızı Dieter Funk gözlüklerinden ayıran özellikler nelerdir?
Tasarımların netliği ve sadeliği diyebilirim. Bu aslında Dieter ile ortak bir noktamız. Ama yine de benim koleksiyonum oldukça feminen iken Dieter’inki oldukça maskülen. Bu yüzden iyi bir uyum sergilediğimizi söyleyebilirim.

İkiniz de kendi markalarınız üzerinde bağımsız olarak mı çalışıyorsunuz yoksa her iki marka için de el ele gerçekleşen bir tür marka inşası var mı?
Her marka kendi fotoğraf çekimlerini, lookbook’larını ve kampanyalarını hazırlıyor. Doğal olarak, markalarımızın dış sunumunda bazı örtüşmeler var. Ancak bu kasıtlı olmaktan çok tesadüfi bir durum. Ayrıca her iki markamızın da aynı imalatta üretilmiş olması olumsuz bir şey değil. Ama yine de sorunuza cevap vermek gerekirse, her koleksiyon kendi başına ayakta duruyor.

En çok hangi malzemelerle çalışmaktan hoşlanıyorsunuz ve neden?
Eğer dürüst olmak gerekirse, asetat en iyi dostumuz. Ama işin içine titanyum da girince daha da mutlu oluyoruz. Asetat muhteşem bir hammadde. Cila makinesinde birkaç aşamalı cila ve son bir manuel cila ile elde edilen tüm yüzey hissi çok güzel. Asetat ayrıca gözlük çerçevelerinde muazzam bir uzun ömürlülük sunuyor. Bunun nedeni, cilalama ile yüzeydeki her çiziği hemen giderebilmenizdir. Bu sayede bir şeyleri yamalayabilir, onarabilir, yeniden işleyebilir ve nihai ürünü yükseltebilirsiniz. Gerçekten de bunları yapmaya olanak tanıyan başka bir malzeme bilmiyorum.

Merkezinizde gizli bir vintage asetat arşiviniz olduğu doğru mu?
Evet, Dieter 1980’lerden 2000’lere uzanan bir retrospektifle sekiz tondan fazla ağırlığa sahip geniş vintage asetat kaynağına oldukça düşkün. Bu kaynaktan düzenli olarak küçük parti koleksiyonlar oluşturmaya devam ediyoruz.

Koleksiyonlarınızda tipik imza stiliniz olarak tanımlanabilecek tasarımlar var mı?
Ortak bir payda olarak, belki de şakaklardaki gereksiz hilelerden kaçınmamızı söyleyebilirim. Sapları basit ve anatomik olarak dengeli, en önemlisi de mükemmel giyilebilirlik hedefine yönelik olarak seviyoruz. Bu da gösterişli logolara ihtiyacınız olmadığı anlamına geliyor. Kendi koleksiyonumda, muhtemelen asetattan özel laminasyon ve finisaj tekniğimi kullanıyorum. Bu sayede ortaya türünün tek örneği olan gözlükler çıkıyor.

Sashee Schuster’in yeni kampanyası tamamen 1968 kuşağı hakkında. İlhamınızı nereden aldınız?
Ablam Renate 1968 kuşağından bir kadındı. Evcilleştirilemez, vahşi, özgür, kışkırtıcı… Büyüleyici bir kuşaktı. Bana Afganistan’dan, oradaki kadınların üniversite kampüslerinde mini etekleriyle özgürce ve rahatsız edilmeden hareket edebildiklerinden bahsetti. Birçok guru ve özgür düşünürle tanıştığı Hindistan’ı. Doğru, kırklı ve ellili yıllarda doğan 1968 kuşağından bahsediyoruz. O zamanın hippi kuşağı şimdi 70-80 yaşlarında. Torunlarının muhtemelen şehirde evleri ve hayat sigortaları var. Bazı durumlarda eminim asla yaşamayı düşünmedikleri tipik – o zamanlar çok havasız olduğu için reddedilen – yaşam tarzlarını benimsediler. 68’lilerden bir şeyler öğrenebiliriz. İlk mega etkinlik olan Woodstock’u sezgisel ve konseptsiz bir şekilde, ama cesaret ve büyük bir müzik tutkusuyla onlar başlattı. Sık sık kafa yapıları ile eleştirilseler de savaş yerine sevginin ne anlama geldiğini, muhafazakar iplerin nasıl koparılacağını ve dünyayı renkli gözlerle nasıl görebileceğimizi örneklediler. Ondan sonraki tüm diğer nesilleri etkilediler. Büyükannelerinize farklı gözlerle bakın. Onlar ateşli, bağımsız, meydan okuyan, hayalleri olan ve saçlarında çiçekler olan kadınlardı. Ruhen ve kalben hala öyleler. Bu sebeple yeni koleksiyonumun kampanyasında “Hippi büyükannelerinizi kucaklayın, onların ruhunu kucaklayın, ileriye taşıyın ve saklayın” demek istedim.

Kampanyanız eğer 68 kuşağının kadınları hala bu kadar vahşi, özgür ve kışkırtıcı olsalardı bugün nasıl görünürler sorusunu yanıtlıyor diyebilir miyiz?
Bu soru, o kuşağı temsil ettiğine inandığım yapay zeka ile diyalog halinde görüntüler üretmek için bana ilham kaynağı oldu. Böylece onlara gerçek hayattaki nesiller boyunca kullanıcının güzelliğini vurgulayan gözlük modellerini taktım. Yılların deneyimiyle rafine edilen asetatla laminasyon tekniği, Funk’ın gözlük üretiminde en güzel sanat eserlerini yaratmayı mümkün kılıyor. Çiçekler, tohumlar, tüyler, ipek ve çok daha fazlası ile benzersiz parçalar oluşturduk ve gözlük imalathanesinde biriken kesikler atılmıyor, küpe veya kolye haline getiriliyor. Hammaddeden bitmiş gözlüğe, hepsi tek bir atölyeden sunuluyor.

Kaynak: Favrspecs

Temmuz 2023

Optist Optik Ürünler

Optist Optik Ürünler

İşlevsel Tasarımlar

“Silmo İstanbul’un yerli markaların yakın pazarlara ihracatına katkı sağlamasının yanında, geniş satış ekibi olmayan bizim gibi firmaların markalarını/ürünlerini tanıtması ve network kurabilmesi anlamında da çok faydalı bir organizasyon olduğunu düşünüyoruz.”

Merhaba Cenk Bey, öncelikli olarak bizimle röportaj yapmayı kabul ettiğiniz için teşekkür ederiz. Uzun yıllardır bu sektörde çalışıyorsunuz. Sektöre giriş hikayenizden bahsedebilir misiniz? Optist Optik Ürünleri kurmaya nasıl karar verdiniz?
Üniversiteden mezun olduktan kısa bir süre sonra profesyonel iş hayatıma Luxottica İstanbul satış ekibinde başladım. Burada dokuz yıl çalıştıktan sonra kurumsal hayatın mizacıma çok uygun olmadığını anlayıp kendi işimi kurmaya karar verdim. Yıllar içerisinde edindiğim deneyimle 2011 yılının Kasım ayında Optist ismiyle kendi firmamı kurarak, sektördeki yolculuğumu sürdürmekteyim.

Slastik markasının patentli teknik özellikleri ve teknolojisinin ürün satışındaki avantaj ve dezavantajları nelerdir?
Slastik fonksiyonel tasarımı gereği, ürün kullanılmadığı zamanlarda tüketicinin gözlüğü kaybetmeden boynunda taşıyabilmesine imkan sağlıyor. Tüketicinin kullanmak istediğinde gözlüğü tek tık ile takabilmesi de Slastik tasarımlarını tercih etme sebepleri arasında yer alıyor. Bu bizim için satışlarımızda büyük bir avantaj sağlıyor. Biyo-bazlı malzemelerle yani üretimde yenilenebilir malzemelerin kullanılıyor olması da satışlarımızda bizlere avantaj sunuyor. Diğer taraftan önceki yıllarda piyasada yerli ve Çin üretimi imitasyon çok fazla ürün vardı. Bu durum maalesef Slastik’in patentli teknik özelliklerinin kopyalanarak patentinin ihlaline sebep oluyor ve satış anlamında dezavantaj yaratıyordu. Marka sahibinin yıllardır faydalı buluş patent ihlaline karşı Çin’deki çok büyük üreticiler dahil tüm dünyada sürdürdüğü yasal mücadele sayesinde bu durum Slastik’in lehine dönmeye başladı ve sektörde son yıllarda rakipsiz olması gibi yeni bir durum sağladı. Slastik’in teknik özellikleri dünyada bir rakibi olmamasını sağlıyor; ancak bunu sağlayan ürünün faydalı buluş patenti ve bu patent için gereken ve sürekli devam eden Ar-Ge çalışmalarıdır. Ar-Ge çalışmaları sebebiyle ürün maliyetleri diğer gözlüklere göre daha fazla oluyor bu da ürünün fiyat anlamında Türkiye koşullarında geniş bir tüketiciye hitap etmesini zorlaştırıyor. Bir diğer dezavantaj ise Slastik’in ilk yıllarında piyasada olan diğer markanın sadece yakın gözlüğü olması idi. Bu durum da Slastik’in gelişmesi ve yaygınlaşması esnasında Slastik’in de sadece yakın gözlüğü gibi algılanmasına sebep oldu. Oysa ki Slastik’in sadece yakın değil uzak gözlüğü modelleri de bulunuyor. Bu ürünlerin satış grafiği azımsanamayacak seviyede olmasına rağmen bu konuda çoğu optisyen direnç gösteriyor ve bu da bir dezavantaj oluyor.

Slastik markasının üretilirken kullanılan malzemelerin özelliklerinden ve üretimin teknolojisinden söz edebilir misiniz?
Slastik birçok sektörde trend olmaya başlayan sürdürülebilirlik konusuna özel önem veren ve bu konuda proaktif davranarak önceden aksiyona geçen vizyoner firmalardan birisidir. Devamlı geliştirmeye dayalı Ar-Ge çalışmalarını yaparken de yıllardır bu hususu göz önünde bulunduruyor. Önce gözlüklerin üretiminde biyo-bazlı diye tabir ettiğimiz bitkisel bazlı bir malzeme olan Rilsan® Clear G850’yi kullanarak çevre dostu ürünler üretmeye başladı. Bu malzeme ürün için oldukça esnek bir yapıyla yüksek performans sağlamanın yanı sıra, daha düşük karbon ayak izi salınımına olanak sağlıyor. Marka, bir süredir de gözlük kılıfları ve gözlük saklama poşetleri dahil tüm yan malzemelerin üretiminde geri dönüştürülmüş malzemeler kullanmaya çalışarak çevre dostu kimliğini geliştirmeye devam ediyor.

Biraz da Slastik gözlüklerinin yeni tasarımlarımdan bahsedelim. Özel bir teknoloji ve teknik ile üretilen koleksiyonlarında farklı tasarımlar uygulamak zor oluyor mu?
Koleksiyonlar İspanya’da tasarlandığı için biz tasarım sürecine dahil olmasak da marka sahibiyle tasarım anlamında fikir alışverişinde bulunduğumuz dönemler oluyor. Genel olarak farklı tasarımlar uygulamak zor olmasa da marka daha zamansız tasarımlar üzerine yoğunlaşıyor. Koleksiyona yeni modeller eklense bile markanın her yıl yeni koleksiyon yaratmak gibi bir hedefi yok. Onun yerine modellerde renk yelpazesini sürekli geliştirmeyi tercih ediyor.

Slastik markası birkaç yıl önce Türkiye’de bazı üretici firma ve bayilere taklitlerinin yapılıyor ve satılıyor olması sebebiyle dava açmıştı. Bununla ilgili süreçte üstlendiğiniz rolden bahseder misiniz, dava nasıl devam ediyor?
Aslında bu süreçte bizim aldığımız bir rol yok. Daha önce belirttiğim gibi marka sahibi, yıllardır Çin’deki en büyük imitasyon gözlük üreticisi dahil dünyanın birçok ülkesinde Slastik patentlerini ihlal eden üretici ve satıcılara karşı davalar açıyordu. Bilinenin aksine Türkiye’deki ilk davalar da aslında 2014-2015 yıllarında açıldı ve Slastik lehine sonuçlandı. Son yıllarda bu konunun sektörde bilinirliğinin artmasının sebebi, marka sahibinin özellikle patent hakları konusunda uzmanlaşmış yeni bir avukatlık firmasıyla anlaşmasıdır. Bildiğimiz kadarıyla, bu yeni avukatlık firması marka sahibinin vekaletini alır almaz çok hızlı bir şekilde harekete geçerek, imitasyon ürün satıcıları ve üreticilerini araştırdı ve yasalar kapsamında süreçleri başlattı. Dediğim gibi bizim bu süreçte hiçbir dahlimiz yoktu, ancak olabilecek her türlü kanaldan konunun taraflarını bilgilendirmek için elimizden geleni yaptık. Şu an imitasyon ürün satışı yapan bazı optisyenlik müesseselerine dava açıldığını ve davaların devam ettiğini biliyoruz.

Optist Optik Ürünler olarak kendi markanızı yarattığınızı biliyoruz. Blue-Coral ile yolculuğunuz nasıl gidiyor? Tasarımlar için ilham kaynağınız neler? Markanın üretimini Türkiye’de mi yapıyorsunuz?
Kendi markamızı yaratmak uzun zamandır hayalimdi ve sonunda bu yıl üretime geçtik. Ürünlerimiz İtalya’da asetat malzemeden üretiliyor. Markamızın ilk koleksiyonunu yaratırken sektörde açık olduğunu düşündüğümüz orta ve üst segment yakın gözlüğü ürün tipini tercih ettik. Türkçede Mavi Mercan anlamına gelen BlueCoral ismini seçerken ise deniz temasını ön plana aldık. Dört modelle başlangıcını yaptığımız koleksiyonumuzda model isimlerini de deniz temasını göz önünde bulundurarak belirledik. Dört modelle başlamamıza rağmen renk skalasını oldukça geniş tuttuk. Bundan sonra kendi markamıza yatırım yapmaya devam edeceğiz. Ürünlerimizi piyasaya sunma aşamasındayız bundan sonraki adımımız yeni tasarımlarla koleksiyonumuzu çeşitlendirmek olacak.

Uzun yıllardır Silmo İstanbul Optik fuarında yer alan bir firma olarak fuar hakkındaki düşünceleriniz nelerdir? Silmo İstanbul’un size ve sektöre katkılarını nasıl yorumlarsınız?
Geniş satış ekibimiz olmadığı için fuarlarda varlığımızı göstermek bizim için oldukça önemli. Satış ekibi kurma maliyeti yerine modern alışveriş trendleri kapsamında online bayi portalımıza yatırım yapmayı ve Silmo İstanbul Optik Fuarında Türkiye çapında optisyenlere ulaşmayı ve markalarımızı tanıtmayı tercih ediyoruz. Bu sayede bayilerimize sunduğumuz satış fiyatlarımızı geriye çekebilmeye çalışıyoruz. Optist Optik Ürünler olarak başlangıcından beri Silmo İstanbul Optik Fuarında yer almaktan çok mutluyuz. Tüm fuar sürecinde sizlerin enerjisinin, daima sorun çözücü ve pozitif yaklaşımının sektör için eşi görülmeyen bir sinerji yarattığını düşünüyoruz. Uluslararası bir fuar olmasının yerli markaların yakın pazarlara ihracatına katkı sağlamasının yanında, Silmo İstanbul’un geniş satış ekibi olmayan bizim gibi firmaların markalarını/ürünlerini tanıtması, sektördeki gelişmeleri takip edebilmesi ve network kurabilmesi anlamında da çok faydalı bir organizasyon olduğunu düşünüyoruz.

Ağustos 2023

Akdere Optik

AKDERE OPTİK
İhtiyaçlara Cevap

“Optik endüstrisi profesyonellerinden biri olarak Silmo İstanbul’a katıldığımda yine çok kalabalık, yine çok heyecan dolu bir atmosferde alışveriş yapma şansı yakaladığım için büyük mutluluk duydum.”

Merhaba Davut Bey. Öncelikle kendinizi biraz tanıtarak, optik sektörü ile yolunuzun nasıl kesiştiğinden bahsedebilir misiniz?
Merhaba ben Davut Akdere. İstanbul’un Başakşehir semtinde yer alan Akdere Optik’in mağaza sahibi ve mesul müdürüyüm. 2015’de Aydın Üniversitesi Optisyenlik bölümünden mezun oldum ve o günden beri sektörde yer almaktayım. Aile büyüklerimin yıllardır sağlık sektöründe hizmet vermekte olmaları sebebiyle, onların yönlendirmesiyle tercihimi bu yönde yaptım.

Mağazanızı açmaya nasıl karar verdiniz? Mağazanızı hangi vizyon ve hedeflerle açtığınızdan bahsedebilir misiniz?
Bir optik mağaza açma niyetindeydik ve bu sırada Kayaşehir’de bölgenin ihtiyaçlarını karşılayabilecek optik mağazasının olmadığını keşfettik. Bu nedenle pandemiden sonra daha önce yatırımını yaptığımız dükkanımızı bölgenin ihtiyaçlarına ve taleplerine göre hizmet edebilmek amacıyla açtık. Kaliteli ürün, kaliteli hizmet, dürüstlük ve samimiyet bizi biz yapan unsurlar. Müşterilerimiz bizim misafirlerimizdir, dolayısıyla misafire nasıl hürmet edilmesi gerekiyorsa mağazamıza gelen müşterilere o hürmeti gösteriyoruz. Müşteri memnuniyetini en büyük kazancımız olarak görüyoruz.

Mağazanızda her gruptan ürün bulunduruyor musunuz? Satışını yapacağınız optik ve güneş gözlüğü markalarını neleri göz önüne alarak seçiyorsunuz?
Hemen hemen her tarz ve her segmentten ürün bulunduruyoruz. Mağazamıza uğrayan herkesi memnun edebilmek adına halihazırda oldukça geniş bir koleksiyonu bulunduruyoruz. Şunu gönül rahatlığıyla söyleyebilirim ki farklı ve marka ürünler ne kadar çoksa satışlar da o doğrultuda yüksek oluyor. Her geçen gün yeni bir dünya markası ile anlaşma yapmaktayız. Optik ve güneş gözlüklerinde seçimlerimizi müşterilerimizin taleplerini göz önünde bulundurarak yapmaya gayret gösteriyoruz. Çünkü moda ve trendler her ne kadar önemli unsurlar olsalar da, müşterilerimizin neye ihtiyaç duyduğu veya neyi talep ettiği bizim için öncelikli sırada geliyor.

Mağazanızda en çok satışı yapılan optik ve güneş gözlüğü markaları nelerdir?
En çok satışı olan optik markalarımız arasında Mykita, Silhoutte, Chopard, Bvlgari, Vycoz, Furla, Lacoste ve Salvore Ferragamo yer alıyor. Güneş gözlüğü olarak da Serengeti, Mykita, Bvlgari, Chopard, Gucci, Balenciaga, Bottega Veneta, Tom Ford, Prada, Miu Miu, Versace,  Salvatore Ferragamo, Lanvin ve diğer dünya markalarının satışlarını yapıyoruz.

Son yıllarda designer markalar oldukça rağbet görüyor. Size de müşterilerinizden bu yönde talep geliyor mu?
Bizim bölgemizde yabancı müşterilerimiz oldukça fazla ve yabancı müşterilerimiz desinger markalara çok fazla rağbet göstermiyor. Fakat designer markalara talepleri olan müşterilerimde yok değil. O yüzden designer markaların ürünlerini de yakından takıp ediyor ve çok fazla sayıda olmamakla beraber mağazamızda bulundurmaya gayret ediyoruz.

Satış sonrası hizmetleriniz nelerdir?
Satış sonrası hizmet bizim için satış kadar önemli bir konudur. Satış yaparken her müşterimize satış sonrası için bilgilendirme yapıyor en küçüklüğünden en büyüğüne kadar bütün problemleri önemsiyor ve yardımcı oluyoruz.

Mağazanızda yapılan değişiklikler ve kampanyalarla ilgili müşterilerinizi nasıl bilgilendiriyorsunuz?
Kampanyalarımızı sosyal medya hesaplarımız ve mağaza içine astığımız broşürlerle müşterilerimizin bilgisine sunmaktayız. Bu yöntemler müşterilerimizin mağazamızdaki yeniliklerden ve kampanyalardan haberdar olmaları için yeterli oluyor.

Bir optik mağazanın vitrin düzeni ve iç tasarımını sizce satışlarda nasıl bir rol oynuyor? Siz bu unsurları hazırlarken nelere dikkat ettiniz?
Vitrin bir mağazanın özetidir, içerisi hakkında bilgi vermelidir. Sezona, özel günlere göre ve belli aralıklarla revize edilmelidir. Biz de bu doğrultuda vitrinimizin dekorasyonuna büyük önem veriyoruz.

Perakendecilerden biri olarak meslektaşlarınızla aranızdaki fiyat rekabeti hakkındaki görüşleriniz nelerdir?
Ürünlerin satış fiyatlarını hemen hemen bütün firmalar bizlerle paylaşıyor. Buna dikkat ederek satış yapmak gerektiğini düşünüyorum. Akdere Optik olarak bu konuya çok hassas yaklaşıyoruz. Şöyle de bir konu var ki müşterilerden duyduğumuz ve internette gördüğümüz fiyatlar maalesef bizleri üzmekte. Bunun önüne geçmek içinde firmaların bu konuda yaptırım uygulamalarını dilerim.

Sektöre hizmet veren biri olarak ülkemizde gözlük kullanımı oranları ve bilinci hakkında neler düşünüyorsunuz? Gözlük kullanımının artırılması için neler yapılabilir ve kimlere görev düşüyor?
Her geçen gün gözlük bilincinin çoğaldığını gözlemliyorum. Eskiden sadece bizler anlatırken, artık bilinçli ne istediğini bilen kullanıcıların olduğunu görmek çok umut verici. Biz optisyenler olarak cam özelliklerini sıkılmadan anlatmamız gerekiyor amaca göre cam ve gözlük önerimi yapmalıyız.

Yurtdışında yapılan uluslararası optik fuarlarını ve sektörel gelişmeleri takip ediyor musunuz?
Evet, yakından takip ediyor ve ilgileniyoruz. Sektörel gelişmeleri, teknolojik inovasyonları, trendleri, dünya markalarına ait en yeni koleksiyonları ve tüm yenilikleri bu fuarlar aracılığıyla görüyor ve mesleğimiz için heyecanlanıyoruz.

17-20 Aralık 2022 tarihleri arasında gerçekleşen Silmo İstanbul Optik Fuarı hakkındaki görüş ve değerlendirmeleriniz nelerdir?
Optik endüstrisi profesyonellerinden biri olarak Silmo İstanbul’a katıldığımda yine çok kalabalık, yine çok heyecan dolu bir atmosferde alışveriş yapma şansı yakaladığım için büyük mutluluk duydum. Perakendecileri, diğer profesyonellerle buluşturan bu harika etkinliğin onuncu yıldönümünü kutlayacağı 2023 edisyonunu sabırsızlıkla bekliyoruz.

2023 yılı itibarıyla dijital ortamda yayınlanmaya başlayan 4 your eyes ile ilgili görüşlerinizi öğrenebilir miyiz?
Çağa ayak uydurma adına çok güzel ve mantıklı bir karar olduğunu düşünüyorum. Artık 4 your eyes’ın her sayısı bir tık mesafe uzağımızda. Dijital yayına geçişinizden sonra dergiyi çok daha detaylı okuduğumu fark ediyorum. Röportaj için teşekkür eder, başarınızın katlanarak çoğalmasını dilerim.

Temmuz 2023

Modo

New York merkezli gözlük markası Modo, halihazırdaki Air, Bold ve Sun koleksiyonlarını 2023 İlkbahar/Yaz sezonuna özel hazırladığı yeni modellerle genişletiyor.

Modo, 1990 yılından bu yana minimalist, trendlere uygun tasarımlar hazırlayan New York merkezli bir gözlük markasıdır. Marka, uzun ömürlülüğü de göz önünde bulundurarak dayanıklı çerçeveler oluşturmak için yenilikçi malzemeler ve yüksek teknolojili üretim teknikleri kullanıyor. Modo’nun New York, Milano ve Stockholm’de ofisleri bulunmaktadır ve 50’den fazla ülkede dağıtımı yapılmaktadır. Marka aynı zamanda sürdürülebilirlik ve sosyal eşitliğe adanmıştır, çeşitli hayır kurumlarını desteklemekte ve eko-bilinçli üretim uygulamaları kullanmaktadır. Ürünlerinde hiçbir zaman görünür logo kullanmayan marka, mevcut Air, Bold ve Sun koleksiyonlarını tamamlayan yeni 2023 İlkbahar/Yaz optik ve güneş gözlüklerini beğenilere sunuyor.  Modo’nun Ceo’su Giovanni Lo Faro ile markanın temel değerleri, tasarım anlayışı, kullandığı teknik özellikler ve yeni sezon modelleri hakkında yapılan röportajı beğenilerinize sunuyoruz.

Merhaba Giovanni. Her koleksiyonunuza yansıttığınız Modo’nun temel marka değerleri nelerdir?
Belki yanıtım kısa olacak ama miras, tasarım, kalite, yenilik ve hafiflik demek istiyorum.

Modo’nun marka mirası denince ne anlamalıyız?
Birkaç unsur var. Birincisi, bağımsızlık. Bulunduğumuz şehirler New York, Milano, Stockholm’dan aldığımız ilhamların eşsiz bir karışımına sahip bağımsız bir küresel şirketiz. Bu bize çoğu rakipten farklı bir bakış açısı ve genellikle yalnızca daha büyük grupların kullanabildiği bir dizi varlık ve kaynak sağlıyor. İkincisi, tarih. Gelecekle harmanlanmış bir geçmişe sahibiz. 1990 yılında kurulduk ve yenilik için çabaladığımız bir geçmiş inşa ettik. Üçüncüsü, tasarım ve kalite konusunda tavizsiz bir yaklaşım. Dördüncüsü ise işin ötesinde bir amaç duygusu. Buna örnek olarak, Bir Çerçeve Satın Al – Bir Çocuğun Görmesine Yardım Et kampanyamızdaki sözümüzü, yani Seva Vakfı ile ortaklığımız aracılığıyla ihtiyacı olan bir milyondan fazla çocuğa kapsamlı göz bakımı sağlamamızı söyleyebilirim.

İnovasyon sizin için neden önemli? Gözlük için tüm yenilikler yapılmadı mı sizce?
İnovasyon bizim Dna’mızın bir parçası. Amacımız müşterilerimize daha önce var olmayan somut bir fayda sağlayan yeni ve ilgili bir şey sunmak. Çerçevelerimizin görünümünü, hissini ve ağırlığını iyileştirmek için yeni malzemeler ve yeni tasarım teknikleri denemeye çalışıyoruz. Bu bizim hedefimiz ve başkaları için de değerli bulunuyor gibi görünüyor. Dünya çapında 80’den fazla ülkede 25.000’den fazla optisyene hizmet veriyoruz. İnce işçilikle eşleşen yenilikçi malzemelerimiz ve teknolojilerimiz, Red Dot Ürün Tasarımı Ödülü gibi ödüllerle takdir edildi. Milano’daki Tasarım Müzesi’nde yer alan tek gözlük markasıyız. Bildiğimiz gibi Milano tasarım için bir dünya başkentidir ve Ferrari, Ducati, Vespa, Boffi, Cappellini gibi en iyi tasarım markalarından bazılarının yanında yer almak bizim için bir onur.

Etkileyici bir siciliniz var. Kalite ve işçilikten de bahsettiniz. Bu konulardaki yaklaşımınızı detaylandırabilir misiniz?
Markamızı mevcut fiyat noktasında benzersiz bir kalite seviyesi sunma fikriyle kurduk. Kalitenin – fiyattan bile daha fazla – lüksün tanımının bir parçası olduğuna inanıyoruz. Bu deneyimi, bir kısmı artık ortalama kalite düzeyine sahip ana akım markaları satın alıyor olabilecek geniş bir kitleye sunmak istiyoruz. Bu senaryoda bağımsız butik markalar dünyasına atılan ilk adım olabiliriz. Ya da diğer birçok durumda, müşterilerimiz zaten bu dünyada gezinen ve mümkün olan en yüksek işçilik standartlarını korurken ürün yelpazemizi sürekli geliştirmemizden keyif alan kişiler olabilir.

SS23 koleksiyonunda yeni bir tasarım anlayışı geliştirdiniz mi?
SS23 için geçen yıl başlattığımız tasarım yönelimini güçlendiriyoruz. Bu yaklaşımın Air, Bold ve Sun ailelerimizin gücünü artırdığına inanıyoruz.

Bize Air koleksiyonunuzdan bahsedebilir misiniz?
Modo’nun Air çerçeveleri uzun zamandır dikkat çekiyor ve SS23 modelleri de farklı değil. Air çerçevelerimizle her zaman sunmaya çalıştığımız şey yeniliğin, konfor ve stil ile harmanlanmasıdır. SS23 için birden fazla yeni renkte beş yeni stil sunuyoruz. Hepsi için de daha dayanıklı ve rahat olmaları için patentli menteşe teknolojimizden yararlanarak hazırladık.

Bold koleksiyonunu farklı kılan nedir?
Bold çerçevelerimiz ilk olarak müşterilerimizin tarzlarını ve yeteneklerini ortaya koymalarına yardımcı olmak için tasarlandı. O zamandan bu yana, kategoriyi yoğun renkler, benzersiz şekiller ve ödün vermeyen yapı malzemeleri sunan yeni eklemelerle sürekli olarak güncelledik. SS23 ile yedi yeni çarpıcı stile daha sahip olduk.

Peki ya güneş gözlükleri?
Evet, Sun koleksiyonumuz. SS23 ile gözleri güneşten korurken aynı zamanda stil anlayışımızı da ortaya koyan beş çerçeve seçeneğimiz daha oldu. HCD (High Chromatic Definition), camlarımızı kalite ve teknoloji açısından pazarda öne çıkaran birinci sınıf tescilli teknolojimizdir. Bu teknoloji polarize ve anti reflektif özellikleriyle birlikte bizi çoğu rakipten farklı bir seviyeye taşıyor.

Malzemelere çok özen gösteriyorsunuz. Şu anda hangi malzemeler ile çalışmayı tercih ediyorsunuz?
Titanyum, beta titanyum, en iyi asetatlar ve kendi R 1000 reçinemiz gibi yüksek teknoloji ürünü plastikler gibi asil malzemelerle çalışıyoruz. Şu anda bizim ve müşterilerimizin en çok beğendiği malzeme R 1000. Havacılıktan seçtiğimiz inanılmaz bir malzeme, hafızalı bir plastik, çok dayanıklı, esnek ve geniş bir renk aralığına sahip, ayrıca da hafif. Bu da piyasadaki en hafif, ince veya kalın çerçeveleri üretmemizi sağlıyor. R 1000 + titanyum serimiz Red Dot Ödülü’nü, IF Ödülü’nü kazandı ve bizi Compasso D’Oro Ödülü’nün finalistleri arasına soktu.

Modo için hangi teknik özellikler tipiktir diyebiliriz?
Genellikle gözlükçüler ve uzmanlar tarafından sevilen ve çerçevelerimizi tüketiciler için özel kılan, örneğin menteşelerimiz gibi küçük teknik ayrıntılarla oynamayı seviyoruz. Gizli vidasız menteşemiz, düşen ve sizi gözlüksüz bırakan bir vida ile uğraşmak zorunda kalmamaktan başlayarak, gözlük için önemli ölçüde artırılmış stabilite, güç ve esneklik de dahil olmak üzere birçok önemli fayda sağlıyor. Kendinden yağlamalı metalik yüzeylerin kullanımı, saplar her katlandığında veya açıldığında hissedilebilecek bir fark için hareket akışkanlığı ve mümkün olan en yumuşak dönüşü sağlar. Ayrıca daha şık, daha aerodinamik bir tasarım sağlar. Ortaya çıkan görünmez menteşeler, menteşeyi tamamen gizlemek için opak renkler veya menteşenin formunu ve çalışmasını sergileyen yarı saydam renkler kullanmamıza izin vererek tamamen yeni tasarımlar hazırlama kolaylığı sunar.

Gözlüklerinizde bulunabilecek diğer özellikler nelerdir?
SS23’te geliştirmeye başladığımız büyük bir şey var, bu çok önemsediğimiz bir proje ve tamamen Paper-Thin Rimless koleksiyonumuzun kişiselleştirilmesiyle ilgili. Bu koleksiyon bizim için çok satan bir ürün haline geldi ve piyasadaki lider markalara gerçek bir alternatif oluşturuyor. Hala ifade edilmemiş bir potansiyel olduğunu düşündük. Bu nedenle şimdi müşterilerimize cam şekillerini, renk kombinasyonlarını, köprü ve sap boyutlarını seçerek kendi çerçevelerini oluşturma imkanı sunuyoruz.

Yeni SS23 kampanyanızın özünü ne oluşturuyor?
Özümüz köklerimiz! New York’ta kurulduk ve daha sonra NY, Milano ve Stockholm olmak üzere üç şehre yayıldık. Kampanyalarımızı her birinde dönüşümlü olarak çekiyoruz. SS23 kampanyası için mirasımızı geliştirmeye ve 1990 yılında kurulduğumuz yere, New York’a dönmeye karar verdik. Çünkü ev gibisi yok ve New York şehrinin çevresi ve insanları da çerçeve koleksiyonumuz kadar çeşitlidir. SoHo’nun kalbindeki bir çatıdan Brooklyn’in Industry City’sindeki zanaatkarlık esaslarına kadar çeşitli unsurlardan ilham alan SS23 kampanyası, Modo markasına canlı, yeni bir görünüm ve ruh hali getiriyor. Ancak asla değişmeyecek olan tek şey, nereye gidersek gidelim kalite, dayanıklılık ve hafiflik sunma konusundaki kararlılığımızdır.

Modo’nun gelecekte de bu doğrultuda devam edeceğini varsayabiliriz, değil mi?
Muhtemelen evet. 1990 yılında “Birey için Gözlük” konseptiyle kurulduk ve 30 yıl sonra bile bu konseptin hala taze ve geçerli olduğunu düşünüyoruz. Dünyamıza mümkün olan en iyi tasarım, kalite ve yeniliği getirme misyonumuz yol boyunca bunu nasıl sunacağımız sürekli gelişecekse de aynı kalmaya devam ediyor. Bizi gelecek konusunda heyecanlandıran bu gerçek aynı zamanda işimizi sevmemizin de nedeni de bu.

Kaynak: Favrspecs

Haziran 2023

Yener Optik

YENER OPTİK

Yenilik ve Samimiyet

Silmo İstanbul’un sektörümüz için çok büyük bir şans olduğunu düşünüyorum. Son fuar hem toptancı hem perakendeci katılım oranıyla çok güzeldi; sektöre ve bize önemli katkıları oldu.

Merhaba Şerife Hanım, öncelikle kendinizi biraz tanıtarak, optik sektörü ile yolunuzun nasıl kesiştiğinden bahsedebilir misiniz?
Merhaba, ben Şerife Elik Kaya. Yener Optik Burhaniye şubesi mesul müdürüyüm, aynı zamanda kurucusu Yener Bey’in eşiyim. Optik sektörüne yaklaşık altı yıl önce eşimle kendi mağazamızı açmaya karar vererek başladım. Eşim zaten on beş yıldır sektörün içindeydi. Sonrasında optisyenlik bölümünü okuyarak hem teoride hem de pratikte kendimi geliştirmeye çalıştım, hala da çalışmaya devam ediyorum.

Mağazanızı açmaya nasıl karar verdiniz? Kurulma aşamanızdan söz edebilir misiniz?
Eşim ile uzun yıllar sektörde çalıştıktan sonra artık kendi tecrübelerimizi değerlendirmek, kendi hizmet ve esnaflık anlayışımızla sektöre yeni bir bakış açısı getirmek istedik. Bu amaçla, bölgemizde son kreasyon butik ürünleri müşterilerimize sunmak, son teknoloji makine teçhizatımızla en kaliteli ve güvenilir hizmeti sunmak ve tamamen yüzde yüz müşteri memnuniyeti odaklı olarak mağazamızı açma kararı aldık. Mağazamızı tasarlarken de bu konuda uzman ve alanında deneyimli iç mimarlar ile kendi fikirlerimizi de katarak çalıştık.

Mağazanızı hangi vizyon ve hedeflerle açtığınızdan bahsedebilir misiniz?
Öncelikle sağlık sektörü olmamız bu konuda insanlarla iletişimimizin gerçek ve samimi olmasını gerektiriyor. Biz de öncelikle müşterilerimizle ailemizden biri gibi ilgileniyoruz. Bunu yaparken de dünyanın önde gelen cam firmaları, optik ve güneş gözlüğü markalarıyla butik bir ürün portföyü oluşturduk. Bu konuda son kreasyon ve son teknoloji ürünleri sürekli takip ediyor ve müşterilerimize sunuyoruz. Vizyonumuz yenilik ve samimiyet.

Mağazanızda her gruptan ürün bulunduruyor musunuz? Sizce farklı ürün segmentlerini bulundurmak satışlarınıza nasıl yansıyor?
Evet, hemen hemen her segmentte ve her bütçeye uygun ürünlerimiz bulunmaktadır. Ağırlıklı olarak orta ve üst segment ürünleri bulundurmakla birlikte günlük olarak da kullanılabilen geniş bir ürün portföyümüz mevcuttur. Böylelikle tüm müşterilerimize hitap ediyoruz. Dünyaca ünlü markaların ürünleri konusunda körfezin en iddialı optik mağazasıyız.

Mağazanızda en çok satışı yapılan optik ve güneş gözlüğü markaları nelerdir?
En çok satış yaptığımız optik markaları; Mykita, Tom Ford, Etnia Barcelona, Seiko, Modo, Moleskine, Façonnable, Charmant, Dutz, LongChamp ve diğer dünyaca ünlü moda markaları yer alıyor. Güneş gözlüğü markalarından en çok satışını yaptıklarımız arasında Mykita, Serengeti, Tom Ford, Prada, Versace, For Arts Sake, Burberry, Dolce&Gabbana, Nikon ve Lacoste bulunmaktadır.

Satışını yapacağınız optik ve güneş gözlüğü markalarını neleri göz önüne alarak seçiyorsunuz?
Optik gözlüklerde modaya uygun olarak, ergonomik tasarımı ile insanların memnun kalacağı ürünleri seçiyoruz. Güneş gözlüklerinde son kreasyon ürünleri mağazamızda bulunduruyoruz.

Son yıllarda designer markalar oldukça rağbet görüyor. Size de müşterilerinizden bu yönde talep geliyor mu?
Sürekli yenilenen, gelişen bilgi çağında bizlerde sürekli yenilenmek ve gelişmek zorundayız. Bu yüzden designer markalarla iletişim halinde olup müşterilerimizden gelen taleplere cevap veriyoruz. Klasik modellerden sıkılan ve farklı tasarım isteyen müşterilerimizi memnun ederek biz de çok mutlu oluyoruz.

Satış sonrası hizmetleriniz nelerdir?
Bizim için önemli olan satış yapmaktan ziyade satış sonrası hizmetimizdir. Mağazamızdan ürün alan veya almayan tüm müşterilerimize satış sonrası konusunda yardımcı oluyoruz. Bunu yaparken de en kısa vadede yapmaya çalışıyoruz. Mağazamıza gelen tüm müşterilerimizi mutlu etmek, ‘yok’ dememek, empatik düşünmek hedeflerimizden biridir.

Mağazanızda yapılan değişiklikler ve kampanyalarla ilgili müşterilerinizi nasıl bilgilendiriyorsunuz?
Mağazamızda düzenli bir şekilde özel günlerde kampanyalar yapıyoruz. Özellikle yıldönümlerimizde özel etkinlikler yapıyoruz. Sosyal medya ve diğer dijital platformların da gücünü kullanarak hedef kitlemizi artırıyoruz. Kampanya ve etkinliklerimize dair bilgileri sosyal medya ve otomasyon programımız aracılığıyla müşterilerimize ulaştırıyoruz.

Bir optik mağazanın vitrin düzeni ve iç tasarımını sizce satışlarda nasıl bir rol oynuyor? Siz bu unsurları hazırlarken nelere dikkat ettiniz?
Vitrin düzenimizde sade ama son kreasyon ürünlerden modeller sunarak, aynı zamanda dijital görsellerden yararlanarak müşterilerimize mağazamız hakkında fikir sunuyoruz. Böylelikle müşterilerimiz mağazamızda hangi marka ve ürün grupları bulunduğunu bilerek ve görerek mağazamızı tercih ediyor. Ayrıca sezona göre iç tasarımda ürünlerimizi sürekli güncelliyoruz. Bulunduğumuz bölge yazlık bir bölge olduğundan dolayı yaz aylarında iç mekanda daha çok güneş gözlüklerine yer veriyoruz. Dolayısıyla vitrinlerimizi hazırlarken markalara, ürün gruplarına ve mevsimsel sezona göre hareket ediyoruz. Bu da satışlarımıza olumlu olarak yansıyor.

Perakendecilerden biri olarak meslektaşlarınızla aranızdaki fiyat rekabeti hakkındaki görüşleriniz nelerdir?
Fiyatlandırma konusunda firmaların tavsiye ettiği satış fiyatlarına riayet ederek, ürünlerin piyasa koşullarında değerini düşürmeden kaliteli hizmet ile sunmaktan yanayız. Yani bir ürünün değeri neyse ona göre satışı yapılmalıdır. Bizi rakiplerimizden ayıran unsur hizmet kalitemizdir.

Sektöre hizmet veren biri olarak ülkemizde gözlük kullanımı oranları ve bilinci hakkında neler düşünüyorsunuz? Gözlük kullanımının artırılması için neler yapılabilir ve kimlere görev düşüyor?
Öncelikle optometri eğitiminin ülkemizde de olması gerektiğini düşünüyoruz. Çünkü yetişkinlerin yılda bir, çocukların altı ayda bir göz muayenesi yaptırması gerekiyor. Maalesef ekonomik koşullar ve hekim yetersizliğinden dolayı bunu ertelemek zorunda kalıyorlar. Nüfusumuzun giderek artması, hastane ve hekim sayılarının yetersiz kalması, özel hastane ve özel muayenehanelerin bu durumu tamamen ticari olarak görmesi sağlık sektörüne zarar vermektedir. Mağazamıza gelen tüm müşterilerimize gözlük kullanma bilinci hakkında bilgilendirme yapmak konusunda çok hassas davranıyoruz ve bunu tüm meslektaşlarımızın yapmasını da diliyoruz. Çünkü bu bilinç ne kadar gelişirse sektörümüz de o kadar gelişecektir.  Ayrıca sağlık sektörü olduğumuz için ürünlerin denetimi ve internet ortamındaki satışı konusunda da çalışmaların daha fazla yapılmasını diliyoruz.

Yurtdışında yapılan uluslararası optik fuarlarını ve sektörel gelişmeleri takip ediyor musunuz?
Tabii ki. Hem yurtiçi hem de yurtdışı tüm optik fuarlarını takip ediyoruz ve katılmaya özen gösteriyoruz. Böylelikle en güncel ürünleri, son teknolojileri takip ediyor ve mağazamızı da bu doğrultuda sürekli güncelliyoruz.

Silmo İstanbul Optik Fuarı hakkındaki görüş ve değerlendirmeleriniz nelerdir?
Silmo İstanbul Optik Fuarının sektörümüz için çok büyük bir şans olduğunu düşünüyorum. 17-20 Aralık 2022 tarihleri arasında gerçekleşen Silmo İstanbul Optik Fuarı hem toptancı hem perakendeci katılım oranıyla çok güzeldi ve genelinde sektöre özelinde bize çok güzel katkıları oldu. Umarım gelişerek ve büyüyerek devam eder.

Dijital ortamda yayınlanmaya başlayan 4 your eyes ile ilgili görüşlerinizi öğrenebilir miyiz?
Dijital teknolojinin her alanda gelişmesiyle birlikte bu durumun çok olumlu bir adım olduğunu düşünüyorum. Böylelikle 4 your eyes’e sadece sektörde olanlar değil herkes erişebiliyor. Aynı zamanda sürdürülebilirlik teknoloji konusunda da büyük katkı yaptığınızı düşünüyor, destekliyor ve başarınızın devamını diliyorum.

Haziran 2023

Beta Optik

BETA OPTİK

Daima Öncü

“Kuruluşundan beri destek verdiğimiz, belki de birçok meslektaşımız gibi kurucusu olduğunu hissettiğimiz bir organizasyon, Silmo İstanbul. Başarı hikayesini Novax’ınkinden çok farklı görmüyoruz.”

Merhaba Murat Bey… Beta Optik olarak son derece gelişmiş ve büyük bir tesisiniz olduğunu biliyoruz. Üretim sürecinizden ve kapasitenizden bahsedebilir misiniz?
Biz, Beta Optik olarak ülkemize gözlük camı üretiminde FreeForm teknolojisini getiren öncü firmayız. O dönemde, dünyada yeni yeni kullanılmaya başlayan yazılımla gözlük camı üretme yönteminin Türkiye’deki ilk uygulayıcısıyız. Geride bıraktığımız yıllarda teknolojiye her geçen gün daha fazla yatırım yaparak, sektördeki tüm rakiplerimizden daha erken kalkış yapmamızın bize verdiği avantajı daha da büyüttük. Markamızı teknolojiyle birlikte anılır hale getirdik. Bilimin ışığında harcanmış büyük emeklerle donatılmış bu algı, Novax’ı sadece ülkemizde değil tüm dünyada tercih edilen bir gözlük camı markası haline getirdi. Artık, bizim kendimize ait bir üretim kültürümüz var. Kendi standartlarımızı oluşturduk. Tüm bunlar, bir yandan meslektaşlarımızın kalite açısından tüm beklentilerini karşılarken diğer yandan da fiyat bakımından da kabuliyet arz eden bir ürünün, iş ortaklarımızın ticarethanelerine ulaşmasını temin etti. Özellikle son yıllarda daha rahat gözlenebilir hale gelen ama dediğim gibi arkasında çok uzun yıllara dayanan emeklerin olduğu başarımızın özeti bu şekildedir.

Beta Optik bünyesindeki markaların tamamı ülkemizdeki tesisinizde mi üretiliyor? Yurtdışında da üretimini yaptığınız markalar bulunuyor mu? Portekiz’deki fabrikanızın da yüksek kapasitede üretim yapabildiğini biliyoruz. Avrupa’da böyle bir tesise sahip olmanızdaki sebepler ve neden Portekiz?
Bildiğiniz gibi, sektörümüzün marka algısı bakımından dünya lideri Zeiss firmasıyla Türkiye pazarı için bir münhasır üretici/dağıtıcı anlaşması yaptık. Şu anda ülkemiz için neredeyse Zeiss ürün portföyünün tamamına yakınını, İstanbul’daki tesislerimizde Zeiss’in dünya üzerindeki tüm üretim noktalarıyla aynı standartlarda ve kalite seviyesinde ve yine Zeiss prosesleriyle üretmekteyiz. Bu üretimin bütün sertifikalandırılmaları ve periyodik olarak incelenmesi yine Zeiss tarafından yapılmaktadır. Bu gereksinimleri gerçekleyebilmek ve bu standartlara hiçbir özel prosedür uygulamadan rahatlıkla uyabilmek, geçtiğimiz yıllarda üretim sahasında ne kadar doğru şeyler yaptığımızı görebilmek için bize çok büyük bir fırsat olmuştur. Bu vesileyle, zaten yıllardır meslektaşlarımızdan gördüğümüz teveccühün yanına Zeiss gibi bir dünya devinin de teveccühünü eklemek bizim için ayrı bir onur ve gurur vesilesi olmuştur. Zeiss ile yaptığımız bu iş birlikteliğimizin ilerleyen dönemde kapsamının genişleyerek ve daha da güçlenerek devam edeceğine inancımız tamdır. İstanbul’daki üretimimize ek olarak, 2014’te kurduğumuz Portekiz’deki firmamızda 2018 yılında üretim yapmaya başlamıştık. Şu günlerde ise bu üretim tesisimizin kapasitesini artırarak, lojistik merkezlerine daha yakın bir yere taşımaktayız. Sanırım iki ay içerisinde tüm kurulumlarımızı tamamlamış ve artırılmış kapasitemizle üretime başlamış oluruz. Porto’daki üretim ve yönetim binamız Beta Optik’in Avrupa Birliği bölgesinin tamamının merkez üssü olarak planlanmıştır. İstanbul’daki fabrikamızdan Avrupa Birliği ülkelerine ihracat işlemlerinde yaşadığımız sıkıntılar, rakiplerimize karşı bizi tercih noktasında dezavantajlı duruma düşürecek bazı şartlar, bizi Avrupa Birliği sınırları içinde bir ülkede üretim tesisi kurmak durumunda bırakmıştır. Bu yolla, yıllardır ajandamızda bulunan “Her kıtada bir fabrika ve dünya markası olma” projemizin de ikinci ayağını gerçekleştirmiş olduk. Portekiz’deki fabrikamızın altyapısını, kapasitesinin hiçbir ilave zaman ve yatırım ihtiyacı olmadan mevcut halinin 3 katına çıkartılabilecek şekilde hazırladık. Önümüzdeki 2 yıl içerisinde zaten mevcutta olan Avrupa Birliği ihracatımızı, 28 Avrupa Birliği ülkesinin tamamına yayarak daha da büyütmeyi hedefliyoruz. Neden Portekiz sorusunun ise iki cevabı var. İlki, Doğu Avrupa ülkelerini saymazsak, Portekiz Avrupa Birliği sınırları içerisinde olup hali hazırda gelişmekte olan tek ülke ekonomisi. Bu yüzden yatırımcıların cazibe merkezi haline gelmiş bir pazar. İş gücü maliyeti diğer Avrupa ülkelerine göre daha düşük ve her şeyden önemlisi ülke yatırım almaya gönüllü. İkinci olarak ise Portekiz hem Avrupa Birliği’nin bir üyesi, hem de Latin Amerika’ya açılan çok önemli bir kapı. Bu özelliğiyle, Novax gibi dünyanın dört bir yanına ihracat yapan bir firmanın tercih sebebi olması çok doğaldır. Bu sebeple Avrupa’da fabrika kurarken Portekiz’i tercih etmemizin önemli nedenlerinden biri olmuştur.

20 yıldır uluslararası fuarlara katılarak ülkemizi ideal bir şekilde temsil ediyorsunuz. İhracat faaliyetleriniz hakkında bilgi verebilir misiniz? Toplam kaç ülkeye ihracat yapıyorsunuz?
Ben, şahsen fuarlara çok inanan birisiyim. Sizlerin de takip ettiği gibi kuruluşumuzdan bu yana neredeyse dünyanın tamamındaki optik fuarlarına katılım gösterdik. Senede 14 fuara katıldığımız yıllar oldu. Daha sonra hepsinin faydalarını ölçümleyerek, bu sayıyı altından kalkılabilir düzeye indirdik elbette. İçinde bulunduğumuz yıllarda sayıları 4-5’i geçmeyen, sektörün imza fuarları diyebileceğimiz organizasyonların tamamında Novax standlarını görebilirsiniz. Stand demişken, yıllardır sürdürdüğümüz ve hiç taviz vermediğimiz, fuar standlarımızın konsept, donanım ve tasarımlarının altını çizmeden geçemeyeceğim. 20 senedir, dünyanın neresinde düzenlendiğine bakmaksızın tüm fuarlara aynı konseptle katılım gösterdik. Bunun için çok ciddi bedeller ödedik ama günün sonunda, kalitesiyle gurur duyduğumuz ürünümüzün yanına bir de kuvvetli bir marka algısı eklemeyi başardık. İlk yıllar biraz zordu. Fuarlara katılım göstermemize rağmen istediğimiz adetlerde ihracat yapamıyorduk, ama bu zinciri dördüncü seneden sonra kırdık diyebilirim. Kaliteli bir ürünü makul fiyatla pazara sunduk ve bıkmadan usanmadan markamızı fuarlarda temsil ettik. 20 sene önce başlayan mücadelemizin bugün geldiğimiz noktasında, Novax camlarının ihraç edildiği 58 ülke var. Bu ülkeler arasında Amerika, Kanada, Fransa gibi optik sektöründe yüksek öneme haiz ülkeler olduğu gibi, 2 yıl önce ihracat projesini başlattığımız birçok Ortadoğu ve Afrika ülkesi de var. 2023 yılının ikinci yarısında Portekiz’deki genişletilmiş üretim tesisimizin devreye girmesi ve İstanbul’daki üretim hattımızın kapasitesini iki katına çıkaracağımızı hesaba katarsak, ihracat yaptığımız ülke sayısını bu senenin sonunda 100’ün üzerine çıkarmayı hedefliyoruz.

Türk markalarının çeşitli dünya ülkelerine distribütörlüklerinin olması tüm sektörü güçlendiriyor hem de gururlandırıyor. Novax markası bu konuda sektöre öncülük etti diyebiliriz. Hangi ülkelerde distribütörlüğünüz var?
Yukarıda belirttiğim gibi, şu anda ihracat yaptığımız ülke sayısı 58. Ama bu sayı çok dinamik. Her geçen gün artıyor. İnanın ülke isimlerini saydığımız günler bizim için çok gerilerde kaldı. Burada söylemek istediğim en önemli şey şu; biz eskiden tabiri caizse ülke ülke, kapı kapı dolaşıp müşteri arıyorduk. Şu anda Novax, farklı vesilelerle kendisine ulaşılan ve çalışılmak istenen bir marka haline gelmiştir. Hatta bazı ülkelerde birkaç firmanın Novax distribütörü olabilmek için mücadele ettiklerine şahit oluyoruz. Bazı ülkelerde birkaç opsiyondan birini seçmek durumunda kalıyoruz. İşte bizim kat ettiğimiz mesafe bu. İşte asıl üzerinde konuşmamız gereken şey bu. Elbette, yıllar önce tek Türk firması olarak katıldığımız fuarla, şimdi diğer meslektaşlarımızla katılıyor olmak, sizin de sorunuzda altını çizdiğiniz gibi, onlara öncülük etmiş olmak, bunun başarılabilir bir şey olduğu göstermek suretiyle onları cesaretlendirmiş olmak bizim en büyük gurur kaynağıdır. Dileriz Novax önümüzdeki süreçte, penetrasyonunu daha artırarak, diğer kıtalarda kuracağı yeni üretim tesisleriyle, sadece meslektaşlarımızın değil tüm Türkiye’nin gurur duyacağı bir dünya markası haline gelecektir.

Dünyanın en tanınmış cam markalarından Zeiss ile 2022 yılında iş birliği içerisine girdiniz. Bu iş birliği sürecinizden ve bundan sonraki dönemde Zeiss ile sunacağınız hizmetlerden bahsedebilir misiniz?
Öncelikle meslektaşlarımızdan ve tüm takipçilerimizden, Zeiss ile olan iş ortaklığımızı sıradan bir münhasır üretici ya da distribütörlük anlaşması olarak görmemelerini rica ediyorum. Zira bizim aramızdaki ilişkinin kapsamı çok daha farklı. Burada bir hedef birliği, burada bir ülkü birliği var. Finansal büyüklüklerinden bağımsız olarak, kaliteyi ve başarıyı kendisine şiar edinmiş iki firmanın başarı odaklı ve uzun süreçli bir projesidir bu. Beta Optik, Zeiss’e ait birçok ürünü, Zeiss’in kendisine ait üretim tesisleri dışında, dünyada üreten “ilk” üçüncü parti olmuştur. Bu, Zeiss’in hem bu projeye gösterdiği önemi hem de Beta Optik’in üretim kabiliyetine gösterdiği güveni açıkça ortaya koymaktadır. İleriye matuf, Zeiss tarafındaki ürün sayımızı süratle artırırken, Zeiss markasını ülkemizde hak ettiği yere taşımamıza yardım edecek çok farklı satış ve pazarlama faaliyetini hayata geçireceğiz. Bizim anlık ve sansasyonel başarılar yerine, altı doldurulmuş ve bir emek üzerine inşa edilmiş uzun soluklu ve kalıcı başarıları hassas ve titiz bir şekilde planladığımızı bilen meslektaşlarımız ne demek istediğimizi çok daha iyi anlayacaktır.

İlk günden itibaren katılımcısı olduğunuz Silmo İstanbul Optik Fuarı’nın on yıllık sürecini nasıl değerlendirirsiniz?
Benim için 4 your eyes ve Silmo İstanbul ayrılmaz parçalar. Hepsinin altında sizin çok uzun yıllara varan emekleriniz var. Çok doğru yapılmış işler var. Destek var, dayanışma var, çok kaliteli insan ilişkileri yönetimi var. Silmo fuarcılıkta bir dünya markası. Belki de Silmo ismi, sizin sektör tecrübenizi tamamlayan bir argüman oldu. Kuruluşundan beri destek verdiğimiz, belki de birçok meslektaşımız gibi kurucusu olduğunu hissettiğimiz bir organizasyon, Silmo İstanbul. Ne ara doğdu? Ne ara konuştu? Ne ara yürüdü? Anlayamadık doğrusu. Ama anladığımız bir şey var ki, eğer doğru işler yapıyor ve sektörünüzle alakalı dünyayı iyi takip ediyorsanız, bunların ışığında yürüyor ve çalışıyorsanız ortaya çok güzel sonuçlar çıkıyor. O yüzden sizin başarı hikayenizi de Novax’ınkinden çok farklı görmüyoruz biz. Elinize, emeğinize, yüreğinize sağlık. Novax’ın büyümesinde göz ardı edilemeyecek bir desteği vardır, Silmo İstanbul’un. Bu açıdan da Silmo İstanbul’a teşekkürü bir borç biliriz.

Dergimize verdiğiniz bu değerli röportaj için çok teşekkür ederiz. Son olarak, “4 your eyes’ın” dijital yayına evrilmesiyle ilgili görüşünüzü öğrenebilir miyiz?
Dijital 4 your eyes’a gelince; neredeyse her şeyin dijital platformlara evrildiği günümüzde, çok iyi bir karar olmuş. Hem ulaşımı daha kolay hem de incelemesi. Dijital versiyonunu incelerken, basılı dergi zamanında okumadığım birçok kısmı okuduğumu fark ettim. 4 your eyes’a bundan sonraki yayın hayatında başarılar dileriz.

Mayıs 2023

You Mawo

YOU MAWO

Teknoloji Öncüsü

“Son teknoloji ile asla tatmin olmuyoruz. Bizi gelişmeye ve
daha da optimize olmaya iten motivasyon budur.”

You Mawo, gözlük sektöründe 3D baskının öncülerinden biri. Güney Almanya merkezli olarak 2016 yılında kurulan marka, hazırladığı koleksiyonlarıyla sadece kullanıcıları tarafından sevilmiyor, gözlükçüler tarafından da büyük saygı görüyor. ‘Made in Germany’ etiketini gururla taşıyan You Mawo’nun Kurucu Ortağı Sebastian Zenetti ile markanın kuruluşu, kullandığı teknolojiler ve üretim süreçleri hakkında yapılan röportajı beğenilerinize sunuyoruz.

Merhaba Sebastian. You Mawo’yu kurmaya nasıl karar verdiniz? Temel motivasyonunuz neydi?
Başlangıçta, halihazırda piyasada bulunan tüm iyi markalarla rekabet edecek başka bir gözlük markası çıkarmayı planlamamıştık. Arkadaş çevremde, sadece hobi olarak birçok yeni teknoloji keşfediyorduk. Seyahatlerimizde, insanların farklı kültürlerde yaşamalarından dolayı son derece çeşitlilik göstermelerine rağmen sadece kitlesel pazar ürünlerini tükettiklerini fark ettik. Bu bizim ilham kaynağımız oldu. Birkaç yıl sonra, tüketiciler ve gözlükçüler için gerçek değer yaratacak benzersiz ve sürdürülebilir bir konsept sunmak amacıyla yeni teknolojileri kullanabileceğimiz You Mawo’yu kurmaya karar verdik. Bu bizim, ekibimiz, müşterilerimiz ve ortaklarımız için inişli çıkışlı olan inanılmaz bir yolculuğun başlamasını sağladı.

Markanız tamamen 3D baskılı gözlükler üretiyor. Bunun nedeni nedir? 3D baskının en önemli faydaları nelerdir?
Sadece 3D baskı odaklı olduğumuzu söyleyemem. 3D baskı veya ekli üretim (additive manufacturing) sadece bir araçtır. Şu anda Powder Bed Fusion (Toz Yatağı Füzyonu) adı verilen bir 3D baskı teknolojisi kullanıyoruz çünkü, bunun sürdürülebilir bir şekilde hafif, dayanıklı ve özelleştirilmiş ürünler oluşturmada mevcut olan en iyi teknoloji olduğunu düşünüyoruz. Daha fazla veya farklı avantajlara sahip başka bir teknoloji ortaya çıkarsa, onu kullanacağız. Genellikle bir teknoloji şirketi olarak görülüyoruz, ancak bizim için teknoloji sadece amaca ulaşmak için bir araç. Bizim asıl odak noktamız kullanıcılarımızdır.

Ekli üretim teknolojisi tam olarak nedir ve neden tercih ediyorsunuz?
Ekli üretim çoğu çağdaş üretim teknolojisinin aksine, malzemelerin birbiri üzerine eklendiği bir üretim teknolojisi olarak anlaşılmalıdır. Bu yaklaşım kaynak ve enerji açısından çok daha verimlidir. Elbette birçok farklı türde ekli üretim teknolojisi de bulunmaktadır. Biz, az önce de belirttiğim gibi çok ince bir poliamid tozunun lazer kullanılarak eritilmesini ve ardından katmanlar halinde uygulanmasını içeren Toz Yatağı Füzyon teknolojisini kullanıyoruz. Bizim sistemimiz için yüz adet aynı gözlük mü yoksa yüz adet tamamen benzersiz gözlük mü yaptığınızın hiçbir önemi yok. Bu da talep üzerine üretime ve özel parçalar yapmaya odaklanmanızı sağlıyor. Ayrıca kalan tozun çoğunu geri dönüştürebiliyoruz, bu da geleneksel üretim süreçlerinden çok daha az atık ürettiğimiz anlamına geliyor.

3D baskılı gözlüklerin temel özellikleri nelerdir?
Geleneksel asetat gözlüklerden yüzde otuz daha hafif ve asetat üretiminin bıraktığı karbon ayak izinin sadece üçte biri ile hem daha dayanıklı hem daha çevre dostu. Bu yöntem ile gözlük yapmak sürdürülebilirlik için ideal bir yol.

Gözlük tasarımlarınız daha temel bir tasarıma sahip prototip çerçevelere dayanıyor. Bu tam olarak ne anlama geliyor?
Tasarım süreci, tahmin edeceğiniz gibi kalem ve kağıtla başlar. İki tasarımcımız temel tasarımı oluşturuyor ve bu tasarım daha sonra kendi özel yazılımımızı kullanarak parametrelendirilmiş bir 3D tasarıma dönüştürülüyor. Daha sonra bu tasarımı hedef pazarımızın taramalarına yerleştirerek deneyebiliyor ve ardından optimize edebiliyoruz. Bundan sonra, ilk birkaç modeli gerçekten bastığımız prototiplemeye başlıyoruz. Tasarımcılarımızın deneyimi ve yazılımımızı kullanarak yaptığımız optimizasyon sayesinde, bu adımdaki sonuç genellikle nihai ürüne çok yakındır. Sonunda, yazılım departmanımız bir kez daha üzerinden geçiyor ve hedef pazarımız için verilerimize dayanarak ortalama bir yüz şekli hesaplıyor ve bunu daha sonra tasarımın ince ayarını yapmak için kullanıyoruz.

Tüm bu aşamalardan sonra gözlükleriniz daha da özelleştirilebiliyor mu?
Çoğu zaman gözlükler standart formlarında zaten yüze oldukça iyi oturacaktır. Müşterinin yüz şekli ortalamanın biraz dışındaysa veya müşteri gerçekten mükemmel boyutta bir gözlük istiyorsa, gözlükçü bir iPad kullanarak müşterinin yüzünü tarayabilir. Bu sayede tasarımı müşterinin yüzüne tam olarak uyacak şekilde ayarlayabiliyoruz.

Üretimi Almanya’da sürdürmek sizin için neden önemli?
You Mawo’yu 2016 yılında Konstanz’da kurduk ve merkezimiz hala orada. Genel olarak bakıldığında Almanya’nın katı talepleri olduğunu iddia edebilirsiniz, ancak bunu gerçekten bir engel olarak görmüyoruz. Aksine, daha yüksek standartları zorlamak ve sağlam bir kalite standardı oluşturmak için bir fırsat olarak görüyoruz.

Almanya’da üretim yapmanın size rekabet avantajı sağladığını söyleyebilir miyiz?
‘Made in Germany’ uluslararası pek çok pazarda insanlar için çok şey ifade ediyor. Made in Germany etiketini taşımaktan keyif alıyoruz ve bu etiketin itibarını şekillendirmede aktif olarak rol aldığımız için gurur duyuyoruz.

İhtiyaca dayalı, yerel bir üretim konseptiniz var. Bu konuda neler söylemek istersiniz?
Geleneksel üretim teknolojileri neredeyse her zaman seri üretim için tasarlanmıştır. Gözlüklerin üç ila on iki ay veya daha uzun bir teslim süresiyle çok sayıda üretilmesi gerekiyor. Optik sektöründe yüzde otuz aşırı üretim söz konusu; üretilen her üç gözlükten biri asla satılmıyor. Bizim için üretim döngülerimizde bireysel modellerin sayısı önemli değil. Talep üzerine üretim yapabiliyor, yeni trendlere hızla tepki verebiliyoruz. Hatta bölgesel ihtiyaçlara ve özelliklere bu sayede rahatlıkla uyum sağlayabiliyoruz. Bu da aşırı üretim riskinden kaçınmamızı sağlarken fiyatlandırma konusunda bize yardımcı oluyor.

Yerel üretim konseptinizi daha da genişletmeyi ve merkezi olmayan üretimi hedefliyorsunuz. Sebeplerini öğrenebilir miyiz?
Gözlük pazarı, merkezi üretimle moda endüstrisi gibi organize edilmiştir. Burada üretimin Almanya’da, İtalya’da ya da Çin’de olması hiç önemli değil. Ürün tek bir yerde üretiliyor veya monte ediliyor ve daha sonra merkezi bir yere gönderiliyor. Oradan da dünyanın her yerindeki gözlükçülere dağıtılıyor. Biz ise bunu değiştiriyoruz. Pazar yeterince büyük olur olmaz yerel bir üretim merkezi kuracağız ve o pazarda, o pazar için üretim yapacağız. Bu, kalite standartlarımızı garantilerken tedarik zincirlerini kısa tutmamızı sağlayacak. Bu sebeple ürün geliştirmenin yanı sıra veri egemenliğini de Almanya’da tutuyoruz. Sonuç olarak, burada sahip olduğumuz katı veri koruma kurallarını da uygulamış oluyoruz. Her şey buradan vergilendiriliyor ve izleniyor.

Halihazırda %100 karbon nötr durumdasınız. Sürdürülebilirliği daha da artırmayı düşünüyor musunuz?
Evet, elbette düşünüyoruz. Her işletme sürdürülebilirliği kendi Dna’sının derinliklerine yerleştirmeli ve bu konuda her zaman daha iyi olmanın yollarını düşünmelidir. Örneğin 2021’den beri biz de “plastik pozitif” olduk. Plastik kullanmaktan mümkün olduğunca kaçınmakla kalmıyor, aynı zamanda okyanuslardan daha fazla miktarda plastik çıkarıyoruz. Bu da bizi sadece karbon nötr değil, karbon negatif yapıyor. Temel olarak, son teknoloji ile asla tatmin olmuyoruz. Bizi gelişmeye ve daha da optimize olmaya iten motivasyon budur.

Piyasaya sunduğunuz koleksiyonlarınızın genel özelliklerinden bahsedebilir misiniz? Yeni seriniz tasarım açısından diğerleri ile ortak noktalara sahip mi
You Mawo olarak çeşitlilik gösteren kullanıcı tiplerine ve tarzlara yönelik sunduğumuz dört temel koleksiyonumuz var. Bold Koleksiyonu daha cesur ve kalın çizgileri seven karakterler için hazırlandı. Fineline Koleksiyonu ise çok yönlü bir seri. Poliamidden yapılan ön yüzler, camlar olmadan yaklaşık bir kağıt parçası ağırlığındadır; bunun için kendi patentli menteşemizi geliştirdik. Design Lab yeni ve yaratıcı fikirler için geliştirdiğimiz bir havuz gibidir ve genç nesil için Young Mawo Koleksiyonumuz var. Yeni sunduğumuz güneş gözlüğü koleksiyonumuz ise bu dört temel serinin tasarımsal izlerini taşıyor olsa da kendine özgü bir ruha sahip ve kesinlikle pazardaki iddiamızı yansıtıyor.

Yıllar içinde koleksiyonlarınızdan çıkardığınız modeller oldu mu?
Kural olarak, koleksiyonları kompakt tutmak için tasarımların aşamalı olarak kaldırılmasına izin veriyoruz. Bununla birlikte tüm verileri saklıyoruz. Bu sayede bir müşteri beş yıl sonra geri gelirse, modelini sorunsuz bir şekilde yeniden üretebiliriz. Aynı renkler konusunda ise herhangi bir garanti veremesek de bu çok kötü bir şey değil. Sadece en sevdiğiniz modeli yeni bir tonda alacağınız anlamına geliyor.

Kaynak: Favrspecs

Mayıs 2023

Akademi Optik

AKADEMİ OPTİK

Kaliteli Hizmet

“Silmo İstanbul’un devamlılığın sektörümüze büyük katkılar
sağlayacağına inanıyorum.”

Merhaba Ramazan Bey, Öncelikle kendinizi biraz tanıtarak, optik sektörü ile yolunuzun nasıl kesiştiğinden bahsedebilir misiniz?
Merhaba ben Ramazan Şahin. Akademi Lens Optik Balmumcu şubesi kurucu ortaklarından biriyim. Optik sektörüne yaklaşık on iki-on üç sene önce, optisyenlik bölümünü okuyarak başladım. Yıllarca kurumsal ve şahıs optik mağazalarında çalıştıktan sonra, ortaklarımızla birlikte kendi mağazamızı açma fikrini gerçekleştirdik.

Mağazanızı açmaya nasıl karar verdiniz? Kurulma aşamanızdan söz edebilir misiniz?
Üç optisyen arkadaşımla beraber kendi profesyonel bakış açımızı yansıtabileceğimiz, tamamen yüzde yüz müşteri memnuniyeti odaklı, insanların günümüzde özlemini çektiği esnaflık anlayışını koruyarak, son teknoloji odak ölçüm ve cam kesme makineleri ile en kaliteli hizmeti vermek üzere Balmumcu’daki Akademi Lens Optik’i açma kararı aldık. Uzun yıllar farklı firmalarda çalıştıktan sonra, kendi tecrübelerimizi değerlendirmek ve farklı bakış açımız ile hizmet anlayışımızı kendi mağazamızda değerli müşterilerime sunmak istediğimizden dolayı böyle bir karar aldık. Mağazamız, alanında birbirinden başarılı iç mimar ve mobilya dekorasyon firmaları tarafından özel olarak tasarlandı.

Mağazanızı hangi vizyon ve hedeflerle açtığınızdan bahsedebilir misiniz?
Dünyanın en önde gelen optik ve güneş gözlüğü markaları ile çalışma isteğimizi gerçekleştirerek, birbirinden değerli butik ürün portföyü oluşturduk. Ülkemizde kaybolmaya yüz tutan o samimi ve esnaflık anlayışını koruma hedefimiz ile müşterilerimizi kendi ailemizin birer üyesi olarak kabul ediyoruz.

Mağazanızda her gruptan ürün bulunduruyor musunuz? Sizce farklı ürün segmentlerini bulundurmak satışlarınıza nasıl yansıyor?
Evet, hemen hemen her segmentte ürünlere yer vermeye gayret ediyoruz. Birçok kişinin bütçesine uygun ürün portföyümüz mevcut. Ağırlıklı olarak orta ve üst grup ürünler diye adlandırdığımız dünyanın en kaliteli seçkin markaları ile birlikte günlük olarak kullanılabilen geniş ürün yelpazemiz bulunmaktadır. Popülerliği yüksek olan ve insanların çok tercih ettiği titanyum markaları ürün gruplarında geniş stoğumuz ile İstanbul’da en iddialı optik mağazalardan birisiyiz diyebilirim.

Mağazanızda en çok satışı yapılan optik ve güneş gözlüğü markaları nelerdir?
En çok satış yaptığımız optik markaları; Lindberg, Mykita, Silhouette, Lunor, Tom Ford, Markus T ve diğer dünyaca ünlü moda markalarıdır. Güneş gözlüğü markalarında ise Tom Ford, Prada, Versace, Dolce&Gabbana, Killian, Rayban en çok satışını yaptığımız markaların başında geliyor.

Satışını yapacağınız optik ve güneş gözlüğü markalarını neleri göz önüne alarak seçiyorsunuz?
Optik gözlüklerinde ergonomik tasarımı ile insanları en çok memnun edecek ürünleri seçmeye gayret ediyoruz. Güneş gözlüklerinde ise moda markaları arasında en trend ürünleri stoğumuzda bulundurarak güncel kalmaya çalışıyoruz.

Son yıllarda designer markalar oldukça rağbet görüyor. Size de müşterilerinizden bu yönde talep geliyor mu?
Evet insanların tercihlerinin yıllar geçtikçe değiştiğini tecrübe ediyoruz. Designer markalar oldukça popüler. İnsanların klasik modellerden sıkılıp yeni ve farklı tasarım olan gözlüklere yönelmesini anlayıp kendilerine birçok tasarım marka ve modellerimiz ile hizmet vermekten mutluluk duyuyoruz. Günümüzde her anlamda yenilenen bilgi çağında, değişime ayak uyduramayan maalesef bir adım geride kalıyor.

Satış sonrası hizmetleriniz nelerdir?
Satış yapmak herkesin başarılı olduğu bir konudur. Fakat ülkemizde hangi sektör olursa olsun satış sonrası hizmetlerde maalesef başarı oranı düşüktür. Kendi müşteri kitlesini koruyarak elinde tutmak isteyen işletmeler, müşterilerine satıştan daha çok satış sonrası hizmete önem vermesi gerekiyor. Bizim empati yaparak en hassas olduğumuz konu budur. Müşterilerimiz mağazamızdan kesinlikle mutsuz ayrılmamalı. Yok diye bir şeyin olmadığını kabul edip, tüm müşterilerimizi hangi konu olursa olsun mutlu etmek ilk hedefimizdir.

Mağazanızda yapılan değişiklikler ve kampanyalarla ilgili müşterilerinizi nasıl bilgilendiriyorsunuz?
Mağazamızda düzenli bir şekilde özel günlerde kampanyalar oluşturuyoruz. Aynı zamanda gelenekselleşen ‘Yaza Merhaba’ sloganıyla her sene Mayıs ayında kokteyl ve müzik resitali sunuyoruz. Bu kampanya ve etkinliklerimizi kullanmış olduğumuz bilgisayar programı ve sosyal medya aracılığıyla değerli müşterilerimizi bilgilendiriyoruz.

Bir optik mağazanın vitrin düzeni ve iç tasarımını sizce satışlarda nasıl bir rol oynuyor? Siz bu unsurları hazırlarken nelere dikkat ettiniz?
Herkesin atladığı durum olan kolay bakış açısı ve insanların en çok vakit geçirebilecekleri iç tasarımı oluşturmak için kendinize şu soruyu sormanız gerekir: Ben olsaydım mağazaya girdiğimde ilk gözüme çarpan yer neresi olurdu? Mağaza içerisinde ilk dikkatimi çekecek can alıcı reyon neresi olabilir? Eski anlayışın devam ettiği mağazalara önerim de şu olmalı, görsel hafızası güçlü milletlerden biriyiz. Genel olarak izlemeye odaklanmış bir toplum olduğumuzdan dolayı vitrinlerimizde kalabalık stok tutmak yerine sade, az ama etkileyici modellerle birlikte dijital olan görsel çalışmalardan faydalanabiliriz.

Perakendecilerden biri olarak meslektaşlarınızla aranızdaki fiyat rekabeti hakkındaki görüşleriniz nelerdir?
Fiyat olarak pahalılık anlayışından uzak duruyoruz. Ürünlerin kaliteli servislerimizin karşılığı olabilecek optimum fiyatlarda olması gerektiği anlayışındayız. Bir ürün ne çok uygun olmalı ne de çok pahalı olmalı. Dikkat ederseniz pazaryerlerinden bir telefon satın alacağınız zaman bile çok aşırı fiyat farkları yok. Fiyatları piyasa fiyatların ortalamasında tutup, kendi servis kalitemiz ve etkili hizmetlerimiz ile tercih edilmekten yanayız. Herkes bir ödeme yapar fakat konumumuzdan dolayı etkili olduğunu düşündüğüm bir fikir de şu; eğer kaliteli bir ürün almak isterseniz, en iyi hizmet ile birlikte almak istersiniz. İşte bizim ülke genelinde en iddialı olduğumuz durum da kaliteli hizmetimizdir.

Sektöre hizmet veren biri olarak ülkemizde gözlük kullanımı oranları ve bilinci hakkında neler düşünüyorsunuz? Gözlük kullanımının artırılması için neler yapılabilir ve kimlere görev düşüyor?
Dünya genelinde yaygın olan optometrinin ülkemizde de faaliyet göstermesi gerektiğini düşünüyorum. Maalesef çoğu göz hastanesi sektörümüzü ticari olarak değerlendirdiğinden, orta-alt kesim insanların güveni kırılıyor ve muayene sürelerini uzatıyor. Ülke ekonomisi ile de bağlantılı olarak, genelde yılda bir gözlük değiştiren insanların bu durumu biraz daha uzamak zorunda kalıyor. Sosyal hizmet güvencelerinin artırılarak insanları daha sık göz kontrol muayenesine ve alışverişe sevk etmek gerekir diye düşünüyorum.

Yurtdışında yapılan uluslararası optik fuarlarını ve sektörel gelişmeleri takip ediyor musunuz?
Tabii ki, en güncel ürünler ve bilgiden mahrum kalmamak adına dijital cihazlar ve teknoloji gibi bizlerin de güncel kalması için sektörümüzle ilgili gelişmeleri sürekli olarak optik fuarlara katılım sağlayarak takip ediyorum.

17-20 Aralık 2022 tarihleri arasında gerçekleşen Silmo İstanbul Optik Fuarı hakkındaki görüş ve değerlendirmeleriniz nelerdir?
Yine harika bir fuar geçirdik. Müthiş bir katılım oranı olduğunu fark ettik. İnsan Silmo İstanbul’a katıldığında zamanın nasıl geçtiğini anlayamıyor ve dolayısı ile her gün ziyaret etme gereği duyuyor. Silmo İstanbul’un devamlılığın sektörümüze büyük katkılar sağlayacağına inanıyorum.

2023 yılı itibarıyla dijital ortamda yayınlanmaya başlayan 4 your eyes ile ilgili görüşlerinizi öğrenebilir miyiz?
İnsanlar dijital dünyaya ayak uydurmuş durumda. Dijital ortamlar yaş farkı olmaksızın hayatımızın bir parçası haline geldi. Bu sebeple daha hızlı erişmek adına dijital ortamda bulunmanızı destekliyor ve başarılarınızın devamını diliyorum.

Mayıs 2023

Kılıç Optik

KILIÇ OPTİK

Güven ve Kaliteli Hizmet

Bu yıl Silmo İstanbul’da farklı tasarımlara ve çizgilere sahip butik markaların standlarını ziyaret etme fırsatı bulduk. Yeni markalarla anlaşma sağlayıp bünyemize kattık.

Merhaba Zeki Bey. Öncelikle sizleri biraz tanıyalım ve sektöre giriş hikayenizden bahsedelim…
Merhaba… Ben Zeki Kılıç, 1955 Sivas doğumluyum. Evli ve üç çocuk babasıyım. İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesinden mezun olduktan sonra Sağlık Bakanlığının açtığı kurs ile gözlükçülük diplomasını aldım. Baba mesleği olan kuyumculuğun yanı sıra 1980 yılında Kılıç Optik isimli mağazamı açarak optik sektörüne giriş yaptım.

Kılıç Optik’in kurulma aşamasından söz eder misiniz? 42 yıllık köklü bir mağaza olduğunuzu biliyoruz. Kaç kuşaktır sektöre hizmet vermektesiniz?
Kılıç Optik’i 1980 yılında açtık ve müessesemiz hep yeniliklerle öne çıkmıştır. 1982 yılında Türkiye’ye gelen 10 şablonlu Weco otomatik makineden birisini Sivas’a getirerek başlayan hizmet ve kalite anlayışımız ilk şablonsuz makine, ilk matkaplı makine ve en son 2022 yılında Essilor Mr. Blue Sport Edition ile devam ederken, görüntüleme, odak alma cihazlarında Fotocentron ile başlayan öncülüğümüz Armani-T, İmotion Center ve son olarak Türkiye’ye 2022 yılında giriş yapan sadece iki cihazdan birisi olan Hoya Visureal Master ile devam etmektedir. Çerçeve ve cam konusunda da aynı şekilde kalite ve yeniliği ön planda tutan anlayışla hizmet vermekteyiz. Birinci kuşak olarak Sivas mağazamız iki şube ile devam ederken, ikinci kuşak olarak küçük oğlum 1993 yılından beri Balıkesir Bandırma da kurduğumuz Selçuk Optik ile sektöre hizmet vermektedir.

Mağazanızda her gruptan ürün bulunduruyor musunuz?
Müşterilerimize daha iyi hizmet verebilmek ve beklenen talepten fazlasını karşılayabilmek için mağazamızda her gruptan ürün bulundurmaya özen gösteriyoruz. Yediden yetmişe her yaşa ve her zevke uygun güneş ve optik ürünler sunabilmek için ürün yelpazemizi her geçen gün yenilenen özgün model ve markalarla genişletiyoruz.

Sivas’ta birçok önemli optik mağaza yer alıyor. Bu durum bir rekabet oluşturuyor mu? Ne gibi önlemler alıyorsunuz?
Tam aksine diğer optik mağazalarının bulunması kalitemizi ve farkımızı daha iyi ortaya koyabilmemizi sağlıyor. Rekabeti çok etik bulmuyoruz. Meslekteki kırk ikinci yılımıza rekabet ederek değil müşterilerimize verdiğimiz karşılıklı güven ve kaliteli hizmetimizle ulaştık. Maalesef rekabet uğruna dürüstlük ve kaliteden ödün veren firmalar sektörümüze her geçen gün zarar veriyorlar. Bu durum sektörümüzün hak ettiği saygınlığı yitirmesine sebep oluyor.

Mağazanızda en çok satışı yapılan optik ve güneş gözlüğü markaları nelerdir?
Müşterilerimize en doğru ürünü sunabilmek için birçok markayı bünyemizde bulunduruyoruz. Optik gözlükler de Burberry, Guess, Flair, Tom Ford, Lacoste, Alexander Wintsch, Motivum, Silhouette… Güneş gözlüklerin de ise Prada, Oliver Peoples, Miu Miu, Persol, Versace, Franco Vital, 40 Million, Ermenegildo Zegna, Swarovski en çok talep gören ve müşterilerimiz tarafından beğenilen markalarımız arasında yer alıyorlar.

Son yıllarda designer markalar oldukça rağbet görüyor. Size de müşterilerinizden bu yönde talep geliyor mu?
Designer markaları sürekli olarak yakından takip ediyoruz. Gözlük ihtiyaç olduğu kadar aksesuar özelliğiyle de talep gördüğü için ikisini bir arada sunmak adına kalitesi ve tasarımıyla kendini ispatlamış dünya çapında designer markaların yanı sıra, daha özgün modeller sunan butik markaların ürünlerine de mağazamızda yer veriyoruz.

Satış sonrası hizmetleriniz nelerdir?
Biz Kılıç Optik ailesi olarak satış sonrası hizmetler konusunda mükemmelliği hedefliyoruz. Misyonumuz gereğince satış sonrası hizmetlerimiz ile müşterilerimizin vazgeçilmezi olmak için her zaman çalışıyoruz.

Cadde mağazaları mı yoksa AVM içerisinde yer almak mı? Sizin tercihiniz nedir ve sebepleri nelerdir?
Cadde mağazalarında müşteri portföyümüzün çeşitliliğini ve yoğunluğunu daha iyi gözlemleyebiliyoruz. Bu açıdan cadde mağazalarının daha orijinal bir potansiyele sahip olduğunu düşünüyoruz. Müşterilerimiz tarafından kolay ulaşılabilir bir lokasyonda olmak her zaman önceliğimiz olmuştur.

Sektöre hizmet veren biri olarak ülkemizde gözlük kullanımı oranları ve bilinci hakkında neler düşünüyorsunuz? Gözlük kullanımının artırılması için neler yapılabilir ve kimlere görev düşüyor?
Ülkemizde gözlük kullanma kültürü henüz yeni yeni oturmaya başladı. Avrupa’da daha nitelikli camlar daha yaygın ve bilinçli kullanılırken ülkemizde bu durum biraz daha farklı. Her üç çocuktan birinde görme kusuru olduğunu düşünürsek göz muayenelerinin erken yaşta ve daha sık periyotlarla yapılmasının faydalı olacağını düşünüyoruz. Bu konuda ebeveynlerin daha bilinçli davranması gerekmektedir. Müşterilerimize göz sağlığının önemini ve kullanmama halinde gözünde oluşabilecek problemlerle birlikte hastalıkları detaylı bir şekilde açıklayıp gözlerinin durumuna bağlı olarak hangi nitelikte gözlük ve gözlük camları kullanması gerektiği hakkında bilgi vermek, onları gözlük kullanmaya teşvik edecektir. Bu görevi herkesten önce doktorlarımıza ve biz optik müesseselerine düşmektedir.

Sektör içi yapılan satış ve eğitim bilgilendirmeleri yeterli mi? Siz mağaza çalışanlarınız için eğitim programları düzenliyor musunuz?
Yeterli olduğu söylenemez. Teorik olarak günümüz gelişen teknolojisinde eksik yanlarımızın olduğunu düşünmekteyiz. Çalışanlarımıza online eğitim programlarına katılıp kendilerini geliştirmeleri yönünde destek sağlıyoruz.

Yurtdışında yapılan uluslararası optik fuarlarını ve sektörel gelişmeleri takip ediyor musunuz?
Yurtdışında yapılan optik fuarlarını ve gelişmeleri internetten ve sosyal medya üzerinden yakından takip ediyoruz. Çünkü fuarların markaları, koleksiyonları, ürünleri, son teknolojileri ve en yeni trendleri gözlemlememiz açısından büyük önemi olduğunu düşünüyoruz.

17-20 Kasım 2022 tarihleri arasında gerçekleşen Silmo İstanbul Optik Fuarı hakkındaki görüş ve değerlendirmeleriniz nelerdir?
Çok keyifli geçen bir fuar oldu. Bizler de Kılıç Optik olarak Silmo İstanbul Optik Fuarı’na katılım sağladık. Kendi açımızdan dolu dolu geçen bir fuar oldu. Birçok dünya markasını mağazamızda bulundurduğumuz için çok daha farklı tasarımlara ve çizgilere sahip butik markaların standlarını ziyaret etme fırsatı bulduk. Yeni markalarla anlaşma sağlayıp bünyemize kattık. 2023 yılında fuar alanının daha büyük bir alanda yapılacağını duyduk. Bunun çok doğru bir karar olduğunu düşünüyoruz. Silmo İstanbul’a ilgi oldukça fazla olduğu için alanın genişletileceğini duyduğumuz için memnunuz. Önümüzdeki yıllarda fuarın giderek daha da güzel olacağını düşünüyoruz ve sabırsızlıkla yeni modeller ve markaları keşfetmeyi bekliyoruz.

2023 yılı itibariyle dijital ortamda yayımlanmaya başlayan 4 your eyes ile ilgili görüşlerinizi öğrenebilir miyiz?
Derginizi yıllardır ilgiyle takip ediyoruz ve çok başarılı buluyoruz.  Sektördeki gelişmeleri, gözlük modasını, trendleri sizlerin sayesinde yakında keşfetme fırsatı buluyoruz. Dijital ortama geçmenizin kesinlikle çok doğru bir karar olduğunu düşünüyoruz. Derginizin dijital ortamda yayınlanması günümüz dünyasında dergiyi daha ulaşılabilir kılacaktır. Sektörümüze sunmuş olduğunuz hizmet gerçekten çok kıymetli. Kılıç Optik olarak 4 your eyes ailesine teşekkür eder başarılarınızın devamını dileriz.

Nisan 2023

Göral Gözlük

GÖRAL GÖZLÜK

İdeallerin İzinde

“Silmo İstanbul’un farklı kültürleri, toplumları bir araya getirerek üretici firmalar için de tedarikçi firmalar için de yüksek önem arz ettiğini düşünüyorum.”

Merhaba Nazlı Hanım, bize kendinizden bahseder misiniz? Optik sektöründe çalışmaya ilk olarak Göral Gözlük’le mi başladınız?
Merhaba, ben idealleri olan, bu ideallerini gerçekleştirebilmek adına adım atmayı başarabilen ve maksimum başarıyı elde edebilmek için efor düzeyini her zaman en yüksekte tutmayı hedefleyen kadınlardan biriyim. Öncelikle küçük yaşlarımdan beri gözlüğe merakım oldukça fazlaydı. Fabrika ve üretim ağına geçmeden önce bu sektörde en iyisi olmanın yollarını arayarak türlü araştırmalara giriştim. Gözlük çerçevesi üretiminde öncü ülkelerden biri olan Çin’e gittim ve bu doğrultuda çeşitli fabrikalara giderek çeşitli araştırmalar yapmak adına iki yıl Çin’de kaldım. En sonunda ise bu merakım ve araştırmalarımı harmanlayarak ülkeme döndüm. Türkiye’deki yerli üretime katkıda bulunmak isteği de sektörde uzmanlaşmak adına cesaretimi daha da kuvvetlendirdi. 2003 yılında başladığımız bu serüven benim ve tüm çalışma arkadaşlarımın yeterli azmi ile harika sonuçlar doğurdu. Günümüz toplumunda kadının konumu, istihdam sağlayabilmesi, kendi ayakları üzerinde durabilmesine her zaman ufak da olsa katkım olsun istedim. Bu bağlamda şirketimizin yüzde seksen oranında kadın çalışan kapasitesi oluşturmasını başardım. İdeallerimin doğrultusunda ilerleyerek Ankara’da gözlük üretimi konusunda en iyi firma olmayı başardık.

Büyük bir tesise geçiş yaptığınızı biliyoruz. Üretim faaliyetlerinizden ve tesisinizin işleyişinden bahsedebilir misiniz?
Hali hazırda metal gözlük çerçevesi imalatı yaptığımız tesisimizden, müşterilerimizden devamlı aldığımız talep üzerine TR-90 üretimi yapabileceğimiz daha büyük bir tesise geçiş yaptık. Üretime başlamamızla birlikte yüksek talep ile ihtiyaç duyulan hemen hemen her çeşit, model gözlüğü hızla üretmeye ve ulaştırmaya devam ediyoruz. Daha büyük bir tesise geçtiğimiz için daha fazla istihdam sağladık. Dolayısıyla çalışma arkadaşı sayımız oldukça arttı ve her biri de etkili çalışma koşullarında muazzam işler yaratıyor.

Firmanıza ait tüm markaların üretimi tesisinizde mi yapılıyor? Kendi markalarınızın dışında ithal ettiğiniz markalar da var mı?
Gözlük sektörü Türkiye ve dünyada trend olmak anlamında üst seviyelerde görüldüğü için ve işimizi tam anlamıyla eksiksiz yapabilmek için her markamıza ayrı özen göstererek çalışmalarımızı devam ettiriyoruz. Firmamız bünyesinde toplam on bir marka mevcuttur.

Markalarınızın temel özelliklerini, etkileşim gruplarını ve sektördeki konumunu bizlerle paylaşabilir misiniz?
Avva, Tommy John, Nar’s isimli markalar ithal ettiğimiz ve üst segment gözlük olarak nitelendirdiğimiz gruptur. Modern ve genç kesime hitap eden yüzden fazla koleksiyonumuz mevcuttur. Her bir gözlük modelini bizzat ithal ettiğimiz ülkeye giderek, üretim yerini görerek ve en önemlisi her bir modeli bizzat seçerek ülkemize getirtiyorum. Yerli markalarımız Gemmar, Vivera, West Gate Dfarni ve Luciano Gatto. Bu markaların üretimi kendi fabrikamızda gerçekleşmektedir. İlk formu tel olarak Çin ve İtalya’dan ithal edilen fakat sonrasında Ankara’daki fabrikamızda şekillen-dirilip, modaya ve taleplere uygun gözlükler haline getiriliyor. Tesisimizde ürettiğimiz bu markalar her yaşa hitap eden sayısız modelleriyle ve uygun fiyatlarıyla dikkatleri üzerine çeken bir profil oluşturmaktadır.

Markalarınıza ait koleksiyonları belirlerken önceliğiniz nedir? Ürünlerinizi tasarlarken nelerden ilham alıyorsunuz?
Koleksiyonları oluştururken önceliğim kesinlikle taleplere uygun ve ihtiyacı karşılayacak düzeyde çerçeveler seçmektir. Kendi ekibimle koleksiyon oluştururken herkesin fikrine uygun piyasaya hitap eden nitelikli parçaları bir araya getirmeyi hedefliyorum.

Ürünlerinizi birçok ülkeye ihraç ettiğinizi biliyoruz. Yurtdışı satışlarınızı güçlendirmek için hangi tanıtım faaliyetlerini tercih ediyorsunuz?
Yurtdışı satışlarımızda süreci Dış Ticaret Departmanımızla birlikte yürütüyoruz. Ürünlerin paketlenişinden, teslimatı yapacak firmaya iletilmesinden, ürünün teslim alınmasından ve memnuniyetinden sorumlu olan bu departmanımız; her firmaya 7/24 iletişim desteği sunmaktadır. Bizim işimizin en önemli süreci ürünler teslim alındıktan sonra başlar. Bunun sebebi firma olarak benimsediğimiz mottomuzdur; “En büyük reklam referanstır.”

Her geçen yıl kapasitesini daha da arttıran bir üretici firma olarak, yatırımlarınız için devletten gerekli desteği alabiliyor musunuz? Beklentileriniz nelerdir?
Biz Göral Gözlük olarak hali hazırda aktif müşteri portföyü ve her geçen gün büyüyen üretim ağı olan bir firmayız. Devletten hiçbir destek almıyoruz. Devletimizin üretim için daha da teşvik edici çalışmaları muhakkak olacaktır. Bunların genişletilmesini talep ediyoruz.

Daha önceki röportajımızda Arge ve inovasyona önem verdiğinizden bahsetmiştiniz. Göral Gözlük’ü yeni dönemde bekleyen yenilikler ve hedeflerden bahsedebilir miyiz?
Bizler Arge çalışmalarına konsantre olup daha yaygın talep gören bu projeleri de destekleyip ürünlerimizi daha kaliteli ve daha nitelikli forma bürümeyi hedefliyoruz. Yenilikçi bir yaklaşım muhakkak ki her oluşumu çok daha ileriye götürecektir.

Sektöre yatırım yapan bir firma olarak sektörün gelişimi hakkındaki düşünceleriniz ve beklentileriniz nelerdir?
Pandemi sürecinde bile üretim kapasitesi herhangi bir sekteye uğramayan nadir firmalardan olarak şunu söyleyebilirim ki; sektörün hep çok daha kaliteli ve çok daha yenilikçi modellere ihtiyacı olacaktır. Firma olarak sektöre şekil veren bir yapımız olduğunun farkındayız. Farkındalığımızı hep dahası için çalışarak somut bir hale getirmek bizlerin en temel motivasyon kaynağıdır.

Yeni ve daha büyük hizmet alanıyla, 10. kez gerçekleşecek olan Silmo İstanbul Optik Fuarını katılımcı bir firma olarak başlangıcından bugüne nasıl değerlendirirsiniz?
Başlangıcından bugüne ciddi işlere imza atılan bir fuar olduğunu düşünüyorum. Silmo İstanbul’un farklı kültürleri, toplumları bir araya getirerek üretici firmalar için de tedarikçi firmalar için de yüksek önem arz ettiğini düşünüyorum.

Bu değerli röportaj için çok teşekkür ederiz. Son olarak, dergimiz 4 your eyes’in dijital yayıncılığa evrilişi ilgili görüşlerinizi öğrenebilir miyiz?
Derginiz 4 your eyes’in sektörde Türkiye ve dünyada güncel haberlerin takibini sağlayabilmek adına başarılı bir yayın olduğunu düşünüyorum. Aynı zamanda dergi okuyucularını yine sektörde tanınan veya tanınmakta olan birçok firmanın gelişimi ve yenilikleri konusunda bilgilendirdiğinin farkındayım. Dergi, gazete gibi unsurların internetin gelişimi habere ulaşma hızımıza göre evrilip dijital yayınlar oluşturması bizleri mutlu eder. Çünkü doğru bilgiye ulaşmak için güvenilir bir profil çizen 4 your eyes’in sıkı bir takipçisiyim. Başarılarınızın devamını dilerim.

Nisan 2023