Andy Wolf

‘BİZLE BÜYÜYOR’

Andy Wolf, kuruluşunun on beşinci yıldönümünü Dna’sını yansıtan çevre dostu ‘Grow With Us’ (Bizimle Büyüyün) isimli kampanya ve özel bir seri ile kutluyor.

ANDY WOLF’A DAİR…

Avusturya’nın Hartberg kentinde 2006 yılında kurulan Andy Wolf Eyewear, marka ismini Kurucuları Andreas Pirkheim ve Wolfgang Scheucher’ın isimlerinin kısaltmasından almıştır. Andreas Pirkheim ve Wolfgang Scheucher, anavatanları Avusturya’nın geleneksel işçiliğini koruyarak çağdaş, yenilikçi ve modern çizgilerde gözlük tasarımları oluşturmak hedefiyle yola çıktı. Andy Wolf Eyewear’ın Hartberg’de asetat üretimlerini gerçekleştirdiği fabrikaları yanı sıra; Berlin, New York ve Fransız Jura Bölgesi’nde de metal gözlük üretime yönelik lokasyonları bulunmaktadır. Marka bu atölyelerde geleneksel el işçiliğinin ön planda tutulduğu, yüksek kalite ve estetik görünümler vadeden gözlük koleksiyonlarına imza atıyor.

Andy Wolf Eyewear gözlüklerinin tasarım, geliştirme ve üretim süreçlerinin tümünde titizlik, yaratıcılık ve özenden ödün vermeden mükemmelliyetçi bir bakış açısıyla çalışan ekibiyle; başarısı küresel çapta hızla yükselen gözlük markaları arasındaki yerini giderek sağlamlaştırmaktadır. Gözlüklerinde en yüksek kalitedeki malzemeleri tercih eden Andy Wolf Eyewear, şimdiye kadar beğenilere sunduğu tüm gözlük koleksiyonlarındaki modellerin her birini gözlüklere yönelik tutkularıyla el yapımı olarak üretmektedir. Gözlük hazırlama tutkuları konusunda tam olarak ‘adanmış’ markalardan biri olarak adından söz ettiren Andy Wolf, marka Dna’sına işlenen yenilikçi ve modern tasarım yaklaşımını tüm koleksiyonlarına yansıtmayı başarmıştır. Avrupa’da doğup küresel çapta başarı yakalayan Andy Wolf Eyewear, zamanın ruhunu yakaladığı tasarımlarını geleneksel işçilik ve çağdaş formlarla harmanlayarak gözlük severlere ideal alternatifler sunmayı sürdürmektedir.

Andy Wolf Eyewear, kendi fabrikalarında el işçiliği ile gerçekleştirdiği üretimleri ve güçlü satış zincirleri sayesinde altmış dokuz ülkede varlığını koruyan verimli bir uluslararası şirket olarak faaliyetlerine devam etmektedir. Andy Wolf’un Avrupalı üreticilerden temin ettiği yüksek kaliteli asetat ve metal, markanın benzersiz ve zamansız formlara sahip tasarımlarının ana malzemesi olarak kullanılmaktadır. Andy Wolf’un çağdaş ve yenilikçi vizyonu ile beğenilere sunduğu yüksek standartlardaki gözlük koleksiyonları, kullanıcılarına işlevsellik, konfor ve trendlere uygun stiller sunmaktadır.

15. YILA ÖZEL ÇEVRE DOSTU KAMPANYA

Avusturyalı gözlük markası Andy Wolf Eyewear bu yıl kuruluşunun on beşinci yıldönümünü Dna’sını yansıtan yenilikçi ve çevre dostu ‘Grow With Us’ (Bizimle Büyüyün) isimli kampanya ile kutluyor. Kurulduğu günden bu yana insanlara ve doğaya karşı güçlü bir sorumluluk duygusuna sahip olan Andy Wolf Eyewear, yenilikçi bir marka olarak daha sürdürülebilir bir geleceğe doğru bir değil birçok adım atmıştır. Andy Wolf aynı sorumluluk duygusuyla 2022 yılının tamamını kapsayacak olan Grow With Us kampanyasını beğenilere sunuyor.

Kampanyaya göre 2022 yılında ‘Grow With Us’ sloganıyla satılacak olan her bir Andy Wolf gözlüğü için Avusturya’da bir metrekarelik kır çiçekleriyle bezenmiş yeşil alanlar oluşturulacak. Covid-19 pandemisi gibi küresel bir sağlık probleminin yaşandığı son iki yılın ardından Andy Wolf, 2022 yılının tamamında ilkbaharı yaşatacak. Andy Wolf kır çiçeklerinden oluşan yeşil alan projesinden önce geçtiğimiz yıl da Avusturya’daki tarlalara yerel çiçek tohumları ekerek çevre dostu bir kampanya gerçekleştirmişti.

Grow With Us kampanyası için önceden titiz ve uzun bir hazırlık süreci geçiren Andy Wolf Eyewear, Hartberg’deki genel merkezinin önündeki on hektarlık alanı da kampanya öncesi kır çiçekleriyle donattı. Hem çevre dostu oluşu hem de pozitif enerji sunan bu özel kampanya Andy Wolf Eyewear kullanıcıları tarafından büyük takdir topladı.

ZAMANSIZ BİR SERİ…

Andy Wolf Eyewear, on beşinci yıldönümünde Grow With Us kampanyasının konseptinden esinlenerek hazırladığı ve geçmişle geleceği birleştirdiği ‘Awearness’ isimli yeni bir gözlük koleksiyonunu beğenilere sunuyor. Farkındalık anlamına gelen yeni koleksiyon, insanlar ve doğa arasındaki bilinçli etkileşimi gözler önüne seriyor. Koleksiyonda her biri on renk seçeneği ile sunulan beş adet yeni zamansız model bulunuyor. Koleksiyonda tasarımdan ambalaja kadar gözlüklerin her detayı incelikle düşünülmüştür. Gözlükler, işlenmeden önce haftalarca doğal olarak eskitilen yüksek kaliteli biyoasetattan yapılmıştır. Her bir parçanın ayrı ayrı değiştirilebilmesi ve camların demonte edilerek saf malzemelere dönüştürülebilmesi için kalıcı bağlantılardan bilinçli olarak kaçınılmıştır. Bu, kolay onarım ve daha sonra ise geri dönüşüm olanağı sağlamaktadır.

Kaynak: Spectr

Nisan 2022

Enes Akbal Optik

ENES AKBAL OPTİK

Yenilikçi Yaklaşım

Silmo İstanbul her yıl olduğu gibi yine muhteşem bir organizasyona sahipti. Yeni katılımcı firmalarla tanışıp güzel ticari bağlantılar kurduk.

Merhaba Enes Bey. Öncelikle sizi biraz tanıyalım ve sektöre giriş hikayenizden bahsedelim…
Merhaba, 26 Aralık 1993 İzmit Kocaeli doğumluyum. İlk ve orta öğrenimimi İzmit’te tamamladım. 2013 yılında Malatya İnönü Üniversitesi Optisyenlik bölümünü başarılıyla tamamlayarak mezun oldum. Evli ve bir çocuk babasıyım. Sektöre girişim aslında çok doğal bir yolla oldu. Gözlükçülük baba mesleğimiz olduğu için neredeyse mağazada büyüdüm diyebilirim.

Enes Akbal Optik’in kurulma aşamasından söz eder misiniz?
Mezun olduktan sonra bir süre babamın çalışmış olduğu işletmede mesul müdür olarak çalışmaya devam ettim. Fakat güncellenen dünyada çalıştığımız işletmenin geleneksel kalması bizleri yeni bir oluşumun içerisine itti. Bu ve bunun gibi birkaç sebepten dolayı 2016 yılında Enes Akbal Optik olarak ilk mağazamızı açtık. Hemen akabinde dokuzuncu ayımızda ilk şubemiz olan Derince mağazamızın açılışı ve Avm mağazamızın açılışıyla sektörde kendimize yer bulmaya çalıştık. Şuan yerel olarak şehrimizde dört mağaza ile vatandaşlarımıza nitelikli hizmet vermeye devam ediyoruz.

Mağazalarınızın yerini belirlerken nelere dikkat ediyorsunuz?
Aslında bu soruya klasik olarak ayak sayısı falan demek istemiyorum. Bir mağazanın lokasyon belirlemesi çok detaylı oluyor bizim için. Satılacak ürünleri bile lokasyonun özellikleri belirliyor diyebiliriz. Öncelikle lokasyonun demografik yapısından sosyoekonomik – sosyokültürel yapısına kadar detaylı olarak analiz etmeye çalışıyoruz. Çünkü zaman bizler için çok değerli. Bu analizleri yapmadan şube açılabilir fakat sürdürülebilir olamayacağı aşikar bir gerçek. Bu aşama bizler için kabul edilemez bir zaman ve enerji kaybı olabilir.

Mağazanızda her gruptan ürün bulunduruyor musunuz?
İlk mağazamız yani merkez mağazamızda hemen hemen her grupta ürün var. Fakat butik mağazamızda tamamen lüks ürünler ile hizmet veriyoruz. Şubelerimizin hemen hemen hepsi bulunduğu konumun özelliklerine, müşteri portföyüne göre değişkenlik gösteriyor diyebilirim.

 

Mağazanızda en çok satışı yapılan optik ve güneş gözlüğü markaları nelerdir? Müşterileriniz tarafından seçilen bu markaların tercih nedenleri ne olabilir?
Ülkemizde bir Ray-Ban gerçeği var. Marka bilinirliğinden dolayı şuan en çok adet satışı olan marka optik ve güneş gözlüğünde Ray-Ban diyebilirim. Satışında en çok keyif aldığımız marka Lacoste’yi de ayrı olarak belirtmek isterim. Lacoste markasının ciddi bir alıcı kitlesi var. Kenzo, Celine, Ferragamo, Victoria Beckham gibi markaların da Kocaeli’ndeki tek bayiliğini yapıyoruz. Tabii tek satış noktası olmakta bu gibi markalarda ayrıca bir avantaj sağlayabiliyor.

Son yıllarda designer markalar olarak adlandırdığımız yeni tasarımcıların ürünleri oldukça rağbet görüyor. Size de müşterilerinizden bu yönde talep geliyor mu?
Sektörün alışılmışın dışında ürünlere oldukça ihtiyacı var diye düşünüyorum. Geçen yıllara göre özellikle bu yaz döneminde bu tarz ürünlerin daha da fazla rağbet göreceğini tahmin ediyoruz. Bu sebeple yatırımımızı da bu yönde yaptık diyebiliriz.

 

Satış sonrası hizmetleriniz nelerdir?
Biz firma olarak her zaman satış sonrası hizmete değer veriyoruz. Belirli marka ve ürünlerde müşterilerimiz aranarak periyodik bakımlara davet ediliyor. Optik satışlarımızın hepsinde marka ve nitelik fark etmeksizin yedinci günün sonunda müşterilerimiz aranarak memnuniyet durumları soruluyor ve herhangi bir sorun var ise hemen çözüm yolu aranıyor. Sadece bu işlemin aksamadan işlemesi için bir personel istihdamı yaptık ve çok fazla olumlu dönüşlerle karşılaştık.

Cadde mağazaları mı yoksa AVM içerisinde yer almak mı? Sizin tercihiniz nedir ve sebepleri nelerdir?
Her iki alanda da mağazaları olan biri olarak şunu söylemek isterim ki kesinlikle cadde mağazaları. Belki cadde mağazasında büyüdüğüm için olabilir ama bana daha samimi ve sıcak bir satış ortamı oluşuyor gibi geliyor. Bir organizasyonda bir müşterinizle karşılaşıp sohbet edebilecek bir samimiyet kurulabiliyor. Ama bu avm mağazalarımızda biraz daha düşük oranda kalıyor. Ayrıca cadde mağazalarında nitelikli ürün satışı da avm mağazalarına kıyasla biraz daha fazla oluyor. Ben kesinlikle cadde mağazalarından yanayım.

Mağazanızda yapılan değişiklikler ve kampanyalarla ilgili müşterilerinizi nasıl bilgilendiriyorsunuz?
Gerek sosyal medya hesaplarımızdan gerek sistemlerimizde kayıtlı müşterilerimize SMS yoluyla haberdar ediyoruz. Şunu söylemeliyim ki dijitalleşen dünyada sosyal medyanın büyük bir güç olduğuna inanlardan biri olarak sosyal medyadan da her kitleye ulaşabiliyoruz. Bu durum bize güzel bir avantaj sağlıyor.

Büyük şehirlere göre Anadolu’da mağaza işletmenin avantajları ve dezavantajları nelerdir?
Anadolu’da mağaza işletmenin avantajları ve dezavantajları duruma göre değişebilir.  Açıkçası ben insan sirkülasyonu, nüfus yoğunluğu ve turizm gibi sebeplerden dolayı büyük şehirlerin biraz daha avantajlı olduğunu düşünüyorum.

Perakendecilerden biri olarak meslektaşlarınızla aranızdaki fiyat rekabeti hakkındaki görüşleriniz nelerdir?
Hiçbir zaman fiyat kıran, fiyattan dolayı öne çıkmak isteyen firma zihniyetine sahip olmadık ve olmayacağız. Biz müşterilerimize verdiğimiz nitelikli ürünlerimizle, satış ve daha sonrasında satış sonrası hizmetimizle öne çıkmak isteyen bir firmayız.

Sektör içi yapılan satış ve eğitim bilgilendirmeleri yeterli mi? Siz mağaza çalışanlarınız için eğitim programları düzenliyor musunuz?
Öncelikle sektörümüzde bir eğitim sıkıntısı olduğu aşikar. Belirli firmaların eğitimi dışında hiçbir eğitim programı yok diyebiliriz. Biz Enes Akbal Optik olarak her ay çalışma arkadaşlarımıza tecrübelerimiz ve bilgi birikimimiz ile destek olmaya çalışılıyoruz. Tabii bu da kötünün iyisi diyebiliriz. Odalarımızın eğitim konusunda bir an önce hassasiyet ile bu konuyu ele almalarını talep ediyoruz. 

Sektöre yıllardır hizmet veren biri olarak ülkemizde gözlük kullanımı oranları ve bilinci hakkında neler düşünüyorsunuz? Gözlük kullanımının artırılması için neler yapılabilir ve kimlere görev düşüyor?
Ülkemizde gözlük kullanım oranı gelişmiş dediğimiz ülkelere oranla ciddi şekilde düşük. Ben aynı zamanda Avrupa vatandaşlığımdan dolayı sürekli yurtdışında bulunuyorum. Bu durumu araştırma yapmadan çıplak gözle bile görmek mümkün. Bazen karşılaştığımız bir durum var ve benim bu konuda çok büyük hassasiyetim oluştu. Bazı hekimlerimizin numaran düşük gözlük kullanmasan da olur cümlesine neredeyse savaş açtım diyebilirim. Bu konuda daha hassas ve duyarlı olunmasını temenni ederim.

Yurtdışında yapılan uluslararası optik fuarlarını ve sektörel gelişmeleri takip ediyor musunuz?
Evet, hemen hemen hepsine katılmaya çalışıyorum. En son Silmo Paris Optik Fuarı’na katıldık. Silmo Paris’te olduğu gibi uluslararası fuarlarda sektörel gelişmeleri yakından görmenin ve takip etmenin vizyon sağlaması açısından bizlere oldukça fazla değer kattığına inanıyorum.

18-21 Aralık 2021 tarihleri arasında gerçekleşen Silmo İstanbul Optik Fuarı hakkındaki görüş ve değerlendirmeleriniz nelerdir?
2021 yılında katılımın yoğun ve güzel olduğu bir fuar gerçekleşti. Katılımcı yeni firmalarla tanıştık ve güzel diyaloglar kurduk. Ticari olarak da yeni bağlantılarımız oldu. Her sene olduğu gibi yine muhteşem bir organizasyon gerçekleştiğini söyleyebilirim.

Dergimiz ‘4 your eyes’ ile ilgili neler söylemek istersiniz?
Sektörde olup da derginizi bilmeyen yoktur diyebiliriz herhalde. Derginizi ‘Mini Fuar’ olarak adlandırabilirim. Firmaların ve sektörel gelişmeleri yakından takip edebilmemizi sağlıyor. Sektör adına merak ettiğimiz konuları derginizde buluyoruz. Tüm ekibinize teşekkür ederiz.

Mart 2022

Meksan Optik

MEKSAN OPTİK

Kalite, Fiyat & Performans

 

Silmo İstanbul’a 2019’da ilk kez katıldık ve buna rağmen on üç ülkeden çok ciddi siparişler aldık. Başarılı bir şekilde ihracat yapmamızın en büyük sebebi Silmo İstanbul’un bilinirliği, verimli ve itibar edilir bir oluşum olmasıdır.

Merhaba Emre Bey… Kendinizi okurlarımıza kısaca tanıttıktan sonra optik sektörüne giriş hikayenizi paylaşabilir misiniz?
1981 yılında İstanbul’da doğdum. Aslen Erzurumlu bir ailenin ferdiyim. Atatürk Üniversitesi Makine Mühendisliğinden mezun olduktan sonra Anadolu Üniversitesi İktisat Fakültesini bitirdim. Sonrasında iki yıl dış ticaret ve pazarlama alanında yüksek lisans yaptım. İş hayatına 2002 yılında saatçilik sektöründe ithalat ve ihracat yapan bir firmada bölge temsilcisi olarak başladım. Daha sonraki yıllarda Türkiye Satışlar Sorumlusu ve son yedi yılımı Marka Müdürü olarak on dört yıla yakın süre aynı şirkette hizmet verdim. Çalıştığım şirketin ürünleri aynı zamanda optik mağazalarına da hitap etmekteydi. Bu nedenle optik sektörüne çok uzak değildik ve optik ürünler ilgimizi çok daha önceleri çekmeye başlamıştı. 2015 yılında çalıştığım şirkette kendi isteğimle ayrıldıktan sonra optik sektörüne geçiş yaptık.

 

Meksan Optik’in kuruluş aşamasından, gelişiminden ve sektörel vizyonundan bahsedebilir misiniz?
Meksan Optik firmasını 2015 yılı Şubat ayında kardeşim Erdem Kocaman ile birlikte Kocaeli Gebze’de kurduk. İlk ithalatımız olan optik çerçeve koleksiyonunu sektördeki gözlemlerimizle dayanarak hazırladık. Mağazalardaki yerimizi daha hızlı edinmek için ekonomik ürünlerden oluşan TR90 hammaddeli optik çerçevelerimizi de Türkiye’de fason ürettirdik. Şirketimize hedef bölge olarak İstanbul Anadolu yakasını seçtik. İthalatımızla ve fason üretimlerimizle kalite ve ulaşılabilirliği kendimize ilke edindik. Böylelikle ilk ithalatımız olan on bin adet optik çerçevenin ve yaklaşık elli bin adet TR90 çerçevenin birçok mağazanın vitrinlerinde olmalarını sağladık.

Bu ilk deneyimimizden sonra piyasadan, mağazalardan ve pazarlamacı ekibimizden aldığımız geri bildirimleri çok hassas bir şekilde değerlendirip bunu yurtdışı ve yurtiçi tedarikçilerimizle disiplinli bir şekilde paylaşarak yeni koleksiyonlarımızın çizgisini belirledik. 2019 yılının başında Basmacılar Limited Şirketi ile güçlerimizi birleştirerek Merkezimizi İstanbul’a taşıdık ve Meksan Optik’i kurduk. Kalite, fiyat ve performans ilkesini tamamen şirketimizin merkez hedefine yerleştirdik.

Tedarikçi bir firma olarak bünyenizdeki markalardan ve markalarınızın öne çıkan özelliklerinden bahsedebilir misiniz?
Meksan Optik Türkiye geneline yayılıp marka bilinirliklerini artırmak adına alt, orta ve üst ekonomik gruplarına hitap edecek ürünler belirleyerek markalarını bu doğrultuda kategorize etmiştir. Comment bizim herkesin ulaşabileceği en ekonomik markamızdır. Çocuk ve kolej dediğimiz kategorilere hitap etmektedir. Giulietta orta sınıfta kendisine özgü çizgisiyle amiral markamız olmuştur. Carlomoss üst kategori ürünler olup titanyum ve çelik gruplarıyla lüks tercih edenlerin beğenisine sunulmuştur. Stillo, McKanzie ve Icono markalarımız da ara gruplar olarak sunulmaktadır. Bizim tüm markalarımızın en büyük özelliği şirket politikamız olan kalite, fiyat, performans çizgisinde hazırlanıyor olmalarıdır. Ayrıca her tarza ve her ekonomiye uygun modellerle tercih edilen markalar haline gelmişlerdir.

Bünyenize yeni markalar eklemeyi düşünüyor musunuz?
Meksan Optik kurulduğu 2015 yılından 2022 yılına kadar her sene büyümeyi başarmış ve bunun oluşturduğu etkiyle yeni markalar ve alanlar belirlemekte zorlanmamıştır. Dünya ve ülke ekonomisini yakından takip ederek mevcut markaların bilinirliğini artırıp yeni ihtiyaç ürünleri yeni markalarla sunmaya devam edecektir.

Satış ve dağıtım ağınızın işleyişi nasıldır? Bu ağları geliştirmek için ne gibi çalışmalar yapıyorsunuz?
Meksan Optik ilk kuruluş yılındaki satış pazarlama stratejisini geliştirerek Türkiye’yi altı bölge temsilcisiyle elli beş ilde bin üç yüz bayisiyle kısa sürede birçok noktaya ulaşmayı başarmıştır. Bunun en önemli nedeni her yerde olmaya çalışıp zayıf düşmektense belli bir alanda yoğun çalışarak ve hizmet sunarak bilinirliğimizi artırmaktan geçmektedir.

Markalarınıza ait koleksiyonları hangi etkenlere göre belirliyorsunuz?
Meksan Optik ürünlerini belirlerken günümüz modasını, kullanılabilirliği, konforu sahadaki profesyonel ekiplerden gelen verileri ve müşteri taleplerini titizlikle inceleyip; kendi tarzıyla bütünleştirerek güncel modelleri elde etmeyi amaç edinmiştir.

Meksan Optik olarak sektördeki bilinirliğinizi artırmak için hangi tanıtım ve reklam çalışmalarına başvuruyorsunuz?
Meksan Optik profesyonel satış ve pazarlama ekipleriyle çok ciddi, yoğun saha çalışmalarıyla bayileriyle arasındaki bağını sürekli dinamik tutmaktadır. Bununla birlikte birçok ulusal yarışmalara sponsorluk yapmış ve son kullanıcıdaki bilinirliğini artırmak adına yazılı, görsel ve sosyal medyadaki çalışmalarını aralıksız sürdürmektedir.

Covid-19 pandemisi Meksan Optik’i nasıl etkiledi? 2022 yılı için hedefleriniz nelerdir?
Meksan Optik 2019 yılının sonunda ortaya çıkan pandeminin zorlayıcı koşullarından güçlü bir finansman yapısına sahip olarak ve tedarik zincirindeki işleyiş planlarını kısa vadeli yapmak yerine planlarını, hareketlerini, stoklarını ve stratejilerini bir yıllık olarak hazırlaması sayesinde pandeminin yıkıcı etkisinden sorunsuz çıkmayı başarmıştır. Bu stratejinin ne kadar doğru olduğunu 2021 yılında pandeminin devam etmesiyle ispatlamıştır.

Meksan Optik olarak Türkiye optik sektörünün bugünü ve geleceği ile ilgili yorumlarınız nelerdir?
Türkiye’deki gözlük kullanım oranı dünya ülkelerine göre daha geride olduğu biliniyor. Dünyada gözlük kullanım oranı yüzde kırk dokuz iken maalesef bu ülkemizde yüzde yirmi dokuz civarlarında. Bu durum Türk insanının gözlerinin sorunsuz olduğu için değil sadece gözlük kullanım alışkanlığının gelişmediğinden kaynaklandığı biliniyor. Son dönemlerde gözlük sadece bir sağlık ürünü değil aynı zamanda bütünlüğü sağlayan bir aksesuar haline geldiğini izliyoruz. Bu durum insanların ikinci ve üçüncü gözlüklerini edinmelerinin sebebi olmaya başlamıştır. Ülke nüfusu ve yaş ortalaması dikkate alındığında Meksan Optik ülkemizde de gözlük kullanım ve talebinin yoğun bir şekilde artacağını düşünmektedir.

Optik sektörü için önemli olan Odalaşma süreci hakkındaki görüşleriniz nelerdir?
Büyük bir sektör olan optik ve optik mağazacılığının odalaşma konusunda çok geç kaldığını ve maalesef bunun ortaya çıkardığı sorunlarla zamanında baş edilmediği aşikardır. Sürekli kendini revize eden ve yeni gelen yenilikçi bakışlarla kurulan oda kısa vadede sorunları gideremese bile uzun vadede çok büyük kazanımlara vesile olacağı düşünüyoruz. Biz Meksan Optik olarak odaları tam anlamıyla destekliyoruz.

Sizi diğer tedarikçi firmalardan ayıran temel özellikleriniz nelerdir?
Meksan Optik diğerlerinden ayıran en büyük özellik; sektörün en yeni ve eski alışkanlıklardan farklı, güncelin ve gündemin koşullarında ortaya çıkan eski sorunlu ve bir türlü değiştirilemeyen sorunlardan uzak bir firma olmasıdır. Genç bir yönetim kadrosuna sahip olan ve bununla birlikte birçok farklı bakış açısıyla yönetim çatısının oluşması sayesinde sektördeki konumu daha da güçlenecektir.

Optik ve güneş gözlüklerinde 2020 yaz trendleriyle ilgili neler söyleyebilirsiniz?
Son yıllarda neredeyse hemen hemen her sektörde trendleri sosyal medya fenomenleri belirlemekte. Bizde hem yurtdışı fuarları hem ünlü markalardaki izleri takip ettiğimizde geniş camlı kalın asetat güneşlerin yanı sıra, metal çekik tarzlı optik ve güneş gözlüklerinin vitrinlerdeki yerini alacağını tahmin ediyoruz. Ve yine yuvarlak metaller küçük detaylarla olmaya devam edecek. Klasikçilerde hiç üzülmesin onlar bizim vazgeçilmezimiz.

Geçtiğimiz Kasım ayında katılımcısı olduğunuz Silmo İstanbul Optik Fuarı sizin için nasıl geçti? Fuar hakkında genel değerlendirmelerinizi alabilir miyiz?
Biz ilk defa Silmo İstanbul Optik Fuarı’na 2019’da katıldık ve ilk kez katılmamıza rağmen on üç ülkeden çok ciddi siparişler aldık, anlaşmalar yapmayı başardık. Bunun en büyük sebebi Silmo İstanbul Optik Fuarı’nın çok iyi bir referans olması ve fuarın bilinirliği. Silmo kendini kanıtlamış bir oluşumdur. 2022 yılında da beş Avrupa ülkesine başarılı bir şekilde ihracat yapmamızın en büyük sebebi Silmo istanbul’un bilinirliği, verimli ve itibar edilir bir oluşum olmasıdır.

On üç yıldır aralıksız optik sektörüne yön veren dergimiz ‘4 your eyes’ ile ilgili düşünceleriniz nelerdir?
4 your eyes Optik Magazin Dergisi bizim gibi yeni tedarikçilerin sektörel anlamda bilgiye ulaşması anlamında çok büyük önem taşıyor. Bununla birlikte ekiplerimizle Türkiye genelinde yapmış olduğumuz müşteri ziyaretlerinde son sayılarınızı her mağazada görebilmek, derginizin ulaşılabilir olması çok büyük bir başarı. Bizim için çok iyi bir iş ortağı olduğunuzu söylemeden geçemeyiz. Emeklerinizden ötürü tüm ekibinize teşekkür ediyoruz.

Mart 2022

Christopher Cloos

İKONİK CLOOS X ELSA SERİSİ

Danimarkalı Christopher Cloos, Avrupalı olmaktan çok küresel bir marka olarak kendine dünya optik pazarında yer açmayı hedefliyor. Süper model Elsa Hosk ile olan işbirliği de bunun son örneği…

Gustav Hossy ve Julius Langkilde tarafından 2017 yılında Danimarka merkezli olarak kurulan Christopher Cloos markasının hikayesi, kurucu ortakların tatil için Fransa’nın güneyinde bulunmalarıyla başladı. Markanın kurucuları sahilde vintage esintili güzel bir gözlük kullanan bir beyefendiyle karşılaştılar ve bu kişi kendini onlara Christopher Cloos olarak tanıttı. Gustav Hossy ve Julius Langkilde Christopher Cloos’dan o kadar etkilendiler ki, bu ilham verici beyefendi sayesinde markalarını kurmaya Fransa’daki tatilleri sırasında karar verdiler.

İskandinav minimalizminden esinlenerek klasik ve vintage silüetlerde optik ve güneş gözlükleri koleksiyonları hazırlamaya odaklanan Christopher Cloos, oldukça yeni kurulmuş bir marka olmasına rağmen dünya çapında hızlı bir büyüme süreci yaşıyor. Christopher Cloos oluşturduğu zamansız tasarımları ve her kesimden kullanıcıya uygun fiyat politikaları ile Danimarka’dan çıktığı yolda dünyanın çok çeşitli bölgelerine ulaşmayı başarıyor. Markanın ticari işleriyle ilgilenen kurucularından Gustav Hossy, Avrupa’dan sonra Christopher Cloos’u Amerika Birleşik Devletleri’nde de beğenilere sunarak markanın geniş bir alana yayılmasını hızlandıran isim oldu.

Christopher Cloos; Kopenhag, New York, Los Angeles ve Saint Barths’tan sonra Amerika Birleşik Devletleri’nin hemen hemen her eyaletinde ve Güney Amerika’da da optik mağazalardaki yerini sağlamlaştırdı. Markanın özellikle Amerika Birleşik Devletleri’ndeki dikkate değer başarılarının ardından Avustralya ve Yeni Zelanda’da da lanse edilişinde Gustav Hossy’nin girişimci ruhu ve bizzat perakendecilerle yüz yüze görüşmesindeki ticari başarısı göz ardı edilemez. Christopher Cloos’un dünya çapındaki bu hızlı yükselişinde geleneksel satış stratejilerini verimli bir şekilde kullanmalarının yanı sıra dijital kanalları ve sosyal medyayı da aynı verimlilikte kullanmalarının payı oldukça büyük.

İskandinav tasarım yaklaşımlarını evrensel trendlerle birleştirerek modern görünümler elde eden Christopher Cloos, yüksek kalitede asetat ve paslanmaz çelikten oluşturduğu koleksiyonlarını elegant sunumlarla kullanıcılarının beğenisine sunuyor. Marka her çerçevesini üzerinde logosu bulunan ayırt edici özelliklere sahip ve kalem kutusunu andıran kendine özgü deri çantalarıyla görücüye çıkarıyor. Markanın hayranları tarafından çok beğenilen bu sunum ile Christopher Cloos, tasarımdan malzemeye üretimden sunuma kadar her basamakta ne kadar titiz ve özenli olduğunu gözler önüne seriyor. Christopher Cloos optik ve güneş gözlüğü koleksiyonlarını daha sağlıklı hale getirmek amacıyla mavi ışığın zararlı etkilerini bloke edecek camların üretimini de gerçekleştiriyor. Koleksiyonlarını beğenilere sunarken kullanıcılara bu özel işlem görmüş mavi ışığa duyarlı camları bir tercih olarak sunmayı ihmal etmiyor.

CRISTOPHER CLOOS VE ELSA HOSK İŞBİRLİĞİ

Danimarka merkezli Christopher Cloos, Avrupalı bir marka olmaktan çok küresel bir marka olarak kendine dünya optik pazarında yer açmayı hedefliyor. Koleksiyonlarını bu hedefle hazırlayan marka, yaptığı işbirlikleri ve seçtiği marka elçileriyle de 2022’ye hızlı bir giriş yaptı.

Bir yılın üzerindeki hazırlık sürecinden sonra Christopher Cloos dünyaca ünlü top model Elsa Hosk ile işbirliği yaptığını duyurdu. İşbirliğine göre Kaliforniya’da yaşayan ve İsveçli olan Victoria’s Secret modellerinden Elsa Hosk markanın ilk küresel kadın marka elçisi oluyor. Bu ortaklık sayesinde Christopher Cloos İskandinavya’da başlayan yolculuğunu Atlantik’in diğer ucuna doğru genişletiyor.

Christopher Cloos, Elsa Hosk’un marka elçisi olmasının yanı sıra ünlü modelle ortak hazırladığı yepyeni bir optik ve güneş gözlüğü koleksiyonunu da beğenilere sunuyor. Tasarım sürecinin Elsa Hosk ile yürütüldüğü Cloos x Elsa isimli koleksiyon 1960’lara ve 1970’lere uzanan eski Hollywood döneminden ve İsveçli modelin gözlüklere yönelik tutkusundan ilham alınarak hazırlanmış. 1960’lardaki Hollywood film müzikleri ve 1970’lerin Kaliforniya sörf kültürü ve enerjisinin büyük izlerini taşıyan vintage esintili tasarımlar, stilleri ve duruşlarıyla zamansızlığa atıfta bulunuyor.

Tamamen sürdürülebilir malzemelerden hazırlanan Cloos x Elsa koleksiyonundaki optik ve güneş gözlüğü modelleri markanın son yıllarda üretimine başladığı mavi ışığın zararlı etkilerini bloke eden özel camlarla kullanıcıların beğenisine sunuluyor. Moda ikonu ünlü model Elsa Hosk aracılığıyla dünya çapında lansmanı yapılan koleksiyon şimdiden büyük ilgi toplamayı başardı. Cloos x Elsa koleksiyonundaki vintage gözlükler, Christopher Cloos’un imzası haline gelen şık koyu kahverengi deri kutularda satışa sunuluyor. Deri kutuların iç kısımlarında ve çerçevelerin saplarında yer alan Elsa Hosk’un imzası ve Christopher Cloos logosu göz dolduruyor.

Kaynak: www.christopher-cloos.com

Mart 2022

Cengiz Optik

CENGİZ OPTİK

30 Yılı Aşan Deneyim

Silmo İstanbul optik sektörü için çok önemli bir fuar. Bu yıl pandeminin etkisinde olmasına rağmen fuarın son derece verimli ve başarılı geçtiğini düşünüyorum.

Merhaba Cengiz Bey. Öncelikle sizi biraz tanıyalım ve sektöre giriş hikayenizden bahsedelim…
Öncelikle tüm okuyucularınıza ve optik sektöründe faaliyet gösteren tüm meslektaşlarıma selam ve bol kazançlar diliyorum. 1965 yılı Bandırma doğumluyum. 1973 yılında babamın işi sebebiyle İzmir’e yerleştik. Mesleğe 1981 yılında çıraklık yaparak başladım. Evliyim bir oğlum ve bir kızım var. 1991 yılında İzmir’in Aliağa ilçesinde Cengiz Optik – Saat isimli işletmemi kurdum. Yaklaşık 30 yıldan bu yana da faaliyetimize Aliağa’da devam ediyoruz.

Cengiz Optik kurulma aşamasından söz eder misiniz?
Cengiz Optik Saat’i 1991 yılının Aralık ayında İzmir’in Aliağa ilçesinde kurdum. O senelerde Aliağa’da gözlük ve saat adına bir talebin olduğunu fark ettik ve ufacık bir dükkan ile Aliağa Çarşısında başlayan serüvenimiz o günden bu güne kadar gerek yanımızda çalışan personellerimiz gerekse saygıdeğer müşterilerimiz sayesinde bugünkü haline kavuştu. Kurulduğumuz yıllarda Aliağa’nın nüfusu az denilecek düzeydeydi. Zaman ile büyük bir sanayi şehrine evrildi.

Mağazalarınızın yerini belirlerken nelere dikkat ediyorsunuz?
Mağaza yerleri konusundaki prensibim her zaman kontrol altında tutabilmeye dayalı olma ilkesine bağlıdır. Açıkçası bu zamana kadar Aliağa dışında bir mağaza açma girişimim olmadı. Daha rahat kontrol edebileceğimiz bir sistem üzerinde yürümek, müşterilerimiz ile birebir iletişim halinde olup süreçlerini takip etmek hayatım boyunca bana daha avantajlı geldi. Ufak bir mağazadan renovasyonunu yeni bitirdiğimiz yüz kırk metre kare mağazamıza ulaşabilmemize kadar uzanan bu yolda otuz bir seneyi devirebilmemizin en büyük sebebinin bu olduğunu düşünüyorum.

 

Mağazanızda her gruptan ürün bulunduruyor musunuz?
Aliağa lokasyon olarak her gelir grubundan müşterilerimizi barındıran kozmopolit bir ilçe. Bu sebeple mağazamıza gözlük veya saat ihtiyacı ile gelen her müşteriye hitap edebilmek benim büyük önceliklerimden bir tanesi.  Mağazamızın kapısından giren bir müşteri istediği A Plus bir markayı her zaman bulabilir. Öte yanda bütçesi kısıtlı bir müşterilerimiz de bizden alışveriş yapmayı istiyorsa her zaman gerekli hizmeti ve ürünleri alabilir. Bu işe başladığım günden bugüne kadar hep böyle oldu böyle de olmasını her zaman sağlamaya çalışmak öncelikli hedeflerimizden biri.

Mağazanızda en çok satışı yapılan optik ve güneş gözlüğü markaları nelerdir? Müşterileriniz tarafından seçilen bu markaların tercih nedenleri ne olabilir?
Hem optik gözlük çerçevesi hem de güneş gözlüğü olarak Silhouette, Lacoste, Tom Ford ve Gucci bizim mağazamızda çokça sattığımız markalar arasında yer alıyor. Silhouette hafifliği ile Lacoste spor modelleri ile Tom Ford daha elegant stiliyle ve Gucci de şıklığıyla müşterilerimizin daha çok tercih ettiği markalar arasında. Bu markalar dışında daha düşük fiyat skalasında bulunan Osse, Mustang, Cerrutti, U.S. Polo gibi ürünler de çok tercih edilen markalarımız arasında.

Son yıllarda designer markalar olarak adlandırdığımız yeni tasarımcıların ürünleri oldukça rağbet görüyor. Size de müşterilerinizden bu yönde talep geliyor mu?
Tabii ki görüyor. Mağazamızda özellikle designer markaları bulundurmaya ve bu ürünlerin hikayelerini müşteriler ile paylaşmaya özen gösteriyoruz. Özellikle son dönemlerde designer markalara talebin arttığını gözlemliyoruz.

Satış sonrası hizmetleriniz nelerdir?
Müşterilerimize aldığı ürün ne olursa olsun bir hasar oluşması durumunda her zaman değişim, tamir gibi gereken tüm hizmetleri sorgusuz sağlıyoruz. Bizden aldıkları ürünler ile ilgili müşterilerimizin memnuniyetlerini sürekli takip ediyoruz. Her ne kadar mümkün olmasa da bir müşterimizin bile bizden memnuniyetsiz ayrılmaması için yeri geldiğinde bazı şeylerden ödün verebiliyoruz. Satış sonrasında mini tadilatlarını satış üzerinden ne kadar geçerse geçsin ücretsiz olarak yapıyoruz.

Cadde mağazaları mı yoksa AVM içerisinde yer almak mı? Sizin tercihiniz nedir ve sebepleri nelerdir?
Mesleğe başladığım günden bu yana bir cadde esnafı olmaya alışkın olmamdan kaynaklı olsa gerek cadde mağazasında iş yapmak her zaman bana daha çekici geldi. Daha samimi bir ortamda çalışmak ve yakında bir yerde herhangi bir AVM bulunmadığı için müşterilerimizin kolay ulaşabileceği bir yerde olmayı istemek bunun en öncelikli sebepleri.

Mağazanızda yapılan değişiklikler ve kampanyalarla ilgili müşterilerinizi nasıl bilgilendiriyorsunuz?
Yazılı ve sesli yerel basını her zaman kullanıyoruz. Bunun yanında kimsenin şüphesi yoktur ki çağımızın en önemli reklam mecrası sosyal medya. Tüm sosyal medya kanallarında bir hesabımız bulunmakta ve mümkün olduğunca içerik paylaşıp müşterilerimizi mağazamızda bulunan tüm fırsatlardan haberdar etmeye çabalıyoruz. Bunun yanında bünyemize kattığımız yeni markaları ve modelleri de bu mecralardan paylaşmaya özen gösteriyoruz. Bu mecralardan gelen talepleri de değerlendirip memnuniyeti en üst düzeye taşımaya çabalıyoruz.

Büyük şehirlere göre Anadolu’da mağaza işletmenin avantajları ve dezavantajları nelerdir?
Şüphesiz mağazamıza gelen müşterilerimizin portföyünün çeşitli olması Anadolu’daki bir ilçede çarşı mağazasına sahip olmamızın getirdiği en büyük avantaj olarak görülebilir. Bir dezavantaj olmasa da ürün tedariki sağlayan firmalardan aldığımız geri bildirimlerden farklı olarak bizim işletmemizin bulunduğu ilçede satılan modeller ve renkler her zaman farklı olmuştur.

Perakendecilerden biri olarak meslektaşlarınızla aranızdaki fiyat rekabeti hakkındaki görüşleriniz nelerdir?
Fiyat rekabetinin çok fazla olduğu bir sektörde iş yapmak cidden bazen zorlayıcı olabiliyor. Ancak zincir mağazalar ile fiyatta rekabet etmenin bir çözüm olmadığını savunanlardanım. Biz öncelikli olarak müşterilerimize verdiğimiz hizmeti en üst noktada sunup sadece fiyat odaklı değil, bizim işletmemizin farklılığına ve müşteriye verdiği değere bağlı olarak bizi tercih etmesini sağlamaya çalışıyoruz. İşletme olarak prensipte ‘pahalı’ algısı oluşmaması için de kaliteli bir hizmet verebileceğimiz minimum fiyatı müşterilerimize sunmak konusunda her imkanımızı kullanıyoruz.

Sektör içi yapılan satış ve eğitim bilgilendirmeleri yeterli mi? Siz mağaza çalışanlarınız için eğitim programları düzenliyor musunuz?
Ben şahsi olarak eğitimin bir ‘yeterliliğinin’ olduğunu düşünmüyorum. Gelişen teknoloji ve araştırmalar ile birlikte yeri geldiğinde bir gün öncesinde bildiğimiz bilgiyi ertesi gün daha farklı bir şekilde görebiliyoruz. Bu sebeple eğitimin sürekliliğinin en iyisi olacağını her zaman savunuyoruz. Firmamıza ürün sağlayan gerek cam gerekse çerçeve tedarikçisi firmalar düzenli olarak kendi ürünlerini tanıtacak eğitimleri mağazamızda veriyor. Bunlar ile birlikte kendi şirket içi eğitimlerimizle de bu süreci destekleyip hem personelimizin bilgilenmesini sağlıyor hem de müşterilerimize doğru bilgi vererek ürün satmaya gayret ediyoruz.

Sektöre yıllardır hizmet veren biri olarak ülkemizde gözlük kullanımı oranları ve bilinci hakkında neler düşünüyorsunuz? Gözlük kullanımının arttırılması için neler yapılabilir ve kimlere görev düşüyor?
Ülkemizde ve dünyada dijitalleşmeye ve ekran başında uzun süreler geçirmekten kaynaklı gün geçtikçe artan bir görme bozukluğu problemlerinin oluştuğunu görüyoruz. Ne yazık ki göz kusurları ile alakalı yeterli bir bilince ulaşmış değiliz. Nasıl biz işletmeler olarak sosyal medyayı müşterilerimize ulaşmak için kullanıyorsak hem bizler hem de ilgili kuruluşlar tarafından bilgilendirme içerikli, ilgi çekici sosyal medya reklamları ile görme problemi çeken herkesin bunu fark etmesi sağlanıp bir göz doktoruna danışması sağlanabilir.

Gözlük trendleri bu sene ne yönde?
Bu sene güneş gözlüklerinde daha spor kalın saplar, kalın asetat çerçeveler ve metal keskin hatlı çerçeveler ön plana çıkıyor. Optik çerçeve özelinde ise yuvarlak, köşeli metal ve asetat çerçeveler daha ön planda.

Yurtdışında yapılan uluslararası optik fuarlarını ve sektörel gelişmeleri takip ediyor musunuz?
Yakın zamanda pandemi nedeniyle yurtdışı fuarlarına gitme imkanı bulamasam da sürekli online olarak sektörel gelişmeleri takip edip gelecek planlarımızı da buna göre yönlendiriyoruz.

18-21 Aralık 2021 tarihleri arasında gerçekleşen Silmo İstanbul Optik Fuarı hakkındaki görüş ve değerlendirmeleriniz nelerdir?
Her ne kadar pandeminin etkisinde olsa da verimli ve başarılı bir fuar geçirmiş olduk. Silmo İstanbul fuarının Türkiye optik sektörü için önemi çok büyük. Gelecek senelerde fuarımızın katılımcı sayısının da artmasıyla dünya çapında ses getirecek bir hale gelmesini diliyorum.

Dergimiz ‘4 your eyes’ ile ilgili değerlendirmeleriniz nelerdir?
Uzun yıllardır sektörümüz ile ilgili haberleri ve gelişmeleri aylık olarak takip edebildiğimiz, sektörümüz özelinde göz dolduran içerikleri ile bize fikir veren bir dergi. İşletmemize ve bana bu sayınızda yer verdiğiniz için teşekkür ederim.

Şubat 2022

Koza Cam Optik

KOZA CAM OPTİK

Yeni ve Yenilikçi

 

Optik sektörü çok hızlı büyüyor ve gelişiyor. Bu sebeple giderek yükselen bir başarıya sahip olan Silmo İstanbul’a yakın zamanda salonlarının yetmeyeceğini düşünüyorum.

Hoş geldiniz Sayın Faruk Tepe. Kendinizi tanıtarak sektöre ne zaman ve nasıl giriş yaptığınızdan okurlarımıza bahseder misiniz?
Merhaba… Ben Faruk Tepe. 1980 İstanbul doğumluyum. Optik sektörüne 2007 yılında City Optik isimli gözlük mağazasını açarak giriş yaptım. Yaklaşık on üç yıl kadar mağazacılık sektöründe aktif olarak zincir mağazalar oluşturdum. Optik sektörü ile ilgili deneyim kazandıktan sonra 2019’da toptan pazarlama bölümü ile ilgili hazırlık araştırması yaptım.

Aynı yıl Koza Cam Optik firmasını bünyemize dahil ettik. Perakende sektöründen müşterilerin ve son kullanıcının taleplerini uzun süre analiz yaptığımız için sektöre giriş yaptığımızda deneyimlerimizi gözlükçü iş ortaklarımızla paylaştık. Bu durum ile son kullanıcı ve gözlükçü meslektaşlarımızın ilgisini çekmeyi başardık.

Uzun yıllar edindiğiniz deneyimler doğrultusunda kendi firmanızı kurmak adına sizi harekete geçiren unsur neydi?
Perakende sektöründeki çalışmalarımız son kullanıcıya yönelik eğitimler, seminerler ve kitapçıklar düzenlemek üzerine çalışmalarla doludur. Bu anlamdaki deneyimlerimizi perakende sektöründeki diğer meslektaşlarımız ile paylaşmak son kullanıcıya doğru bilgi, kaliteli ürün ve hizmeti Koza Cam Optik farkıyla yansıtmak istedik ve kısa zamanda son kullanıcının dikkatini çekmeyi başardık. 

Pandemi sürecinde kurulan bir firma olmanıza rağmen sektörde oldukça başarılı oldunuz. Bu süreçte nasıl bir strateji uyguladınız?
Bu düşünceniz için şirketimiz adına teşekkür ederim. Başarımızın tamamının çalışanlarımıza vermiş olduğumuz eğitimden, yapmış olduğumuz hizmette müşteri memnuniyetini ön planda tutmamızdan, ürün kalitemizden, katalog tasarımımızdan ve meslektaşlarımıza ayırdığımız vakti doğru değerlendirmekten dolayı olduğunu düşünüyoruz.

Koza Cam’ın temel değerleri ve misyonundan bahsedebilir misiniz?
Optik sektörüne daha iyi hizmet verebilmek aynı zamanda sağlıklı görme konusuna verdiğimiz destek doğrulusunda Ar-Ge ile teknoloji ve kaliteyi en ön planda tuttuk. Bünyemizde bulundurduğumuz markalarda hammadde, kaplama ve son teknoloji yazılımları kullanarak ürünlerimizin yeni bir yüze sahip olmalarını sağladık. Şirket 2021 yılı içerisinde Rx üretimine giriş yapıp ürünü son kullanıcıya ulaştırma konusunda yapmış olduğu sunum teknikleriyle hızlı bir ivme kazandırmıştır.

Sirkeci merkezimizdeki geniş stok ürün gamı ve hızlı sevkiyat konusundaki deneyimlerimizi kıymetli iş ortaklarımızla birlikte yürütmekten memnuniyet duyuyoruz. Kaliteli ürünlerle görme bozukluklarının giderilmesine katkıda bulunmak ayrıca dünya çapında gelişen teknolojiyi samimi hizmet anlayışımızla birleştirip iş ortaklarımıza sunmak şirketimizin en önemli misyonudur.

Şu anda Koza Cam’ın kendi üretimi olan Chrome’u bize nasıl anlatırsınız
Kısa zamanda sektörde büyük ivme kazanmış ve tamamen kalitesi ile ön planda olan bir markadır. Ürünümüzün büyük çoğunluğu stoklarımızda mevcut olup özel üretimlerimizde de Chrome Hd markasını ve kalitesini kullanmaktayız.

Koza Cam Optik olarak 2022 hedefleriniz nelerdir?
Hedeflerimizin ilk önceliği hazırlıkları ve alt yapısını kısmen tamamladığımız özel üretim Rx fabrikasını Türkiye sınırlarında faaliyete geçirmek ve mevcutta hizmet vermiş olduğumuz Sirkeci şubemizi merkez şube olarak kullanıp Türkiye genelinde diğer şubelerimizi faaliyete geçirmektir.

Yurtdışı fuarlarını takip ediyor musunuz? Uluslararası fuarların pandemi nedeniyle yapılamaması ya da dijital platformda gerçekleştirilmesi hakkında ne düşünüyorsunuz?
Yurtiçi ve yurtdışı fuarlarını yakından takip etmekteyim. Sektörümüzün bilinirliği ve gelişmesi açısından büyük faydası olduğunu düşünmekteyim. Uluslararası fuarların dijital platformda yapılmasının ise fuar katılımcılarına faydası olduğunu düşünmüyorum. Birçok organizasyon pandemi sürecinde planlı ve kurala uygun hareket edildiğinde faaliyet gösterirken fuarların iptal edilmesi ya da dijital ortama taşınması sektör açısından ve katılamayan bizler açısından üzücü bir durum.

Bayileriniz için satış esnasında ve satış sonrasında sağladığınız desteklerden biraz bahsedebilir misiniz?
Biz Chrome Hd markası olarak tamamen son kullanıcıya yönelik çalışmalar yapmaktayız. Sirkeci merkez şubemizden çağrı merkezi siparişi alır ve gözlük mağazasına en hızlı ve doğru şekilde ulaştırmayı hedefler. Birçok yüksek indeksteki numaralı ürünleri stoklarda bulunduruyor olmak gözlük mağazası ve son kullanıcıya hızlı çözüm sunmaktadır. Son kullanıcıya yönelik yapmış olduğumuz en büyük fark ürünlerimizi kişiselleştirmek oldu. Son kullanıcıya ve ürünleri aldığı gözlük mağazasına özel kullanım setleri müşterinin Chrome Hd markasını tercih etmekteki en büyük sebep olmuştur.

Türkiye optik sektörünün yakın geleceği hakkındaki değerlendirmelerinizi öğrenebilir miyiz?
Türkiye’de optik sektörünün gelişiminin giderek daha hızlanacağını ön görüyorum. Çünkü gözlük ve gözlük camını son kullanıcıya ulaşması artık daha hızlı. Pandemi sürecinde insanların sosyal medya ve internet kullanımına yönelmesi gözlük kullanıcı sayısının artmasına sebep oldu. Dernekler ve fuarların yapmış olduğu yayınlar buna en büyük etki sağlayan faktörlerden ikincisidir. Bu yayınların daha fazla gündemde olması sektörün büyümesine katkı sağlayacaktır.

Satış ağınızdan ve ağınızı geliştirme planlarınızdan bahsedebilir misiniz?Şirketimizin en büyük yatırım planı bu konu üzerinedir. Ürünlerimizi daha fazla noktada pazara sunmayı ve daha fazla son kullanıcıya ulaştırmayı hedeflemekteyiz. Bu sebeple satış ağımızı geliştirme hedefine ulaşmak üzere çalışmalarımızı aralıksız sürdürmekteyiz.

2013 yılından beri gerçekleştirilen ve dünya çapında birçok firmanın buluşmasını sağlayan Silmo İstanbul Optik Fuarı hakkındaki düşüncelerinizi paylaşabilir misiniz?
Sektörümüzün birleşimini sağlayan Silmo İstanbul’un bu konuda gerçekten başarılı olduğunu düşünüyorum. Çünkü dört günlük bir süreç içerisinde yurtiçi ve yurtdışı sektör profesyonellerini bir araya getirmek önemli bir organizasyon kabiliyeti istiyor. Bu sebeple fuarın gerçekten çok başarılı ve ayakta alkışlanacak bir ekip ile gerçekleştirildiğini düşünüyorum. Tabii ki bizim için Silmo İstanbul Optik Fuarı vazgeçilmez. Fuarın büyük bir ağı olduğuna inanıyorum çünkü hepimizi diğer firmalardaki arkadaşlarımı, son kullanıcıları hatta bayiilerimizi bir araya getirerek daha hızlı ve daha doğru bir şekilde bilgilendirmemizi sağlıyor. Bu yüzden Silmo’nun yurtdışındaki başarısı kadar Türkiye’de de çok başarılı olduğuna inanıyorum. Hatta şöyle bir iddialı düşüncem var. Silmo İstanbul’a yakın zamanda salonlarının yetmeyeceğini düşünüyorum. Çünkü bizim sektör hızlı büyüyor ve hızlı büyüdüğü için daha geniş çaplı bir organizasyona gerek duyulacağına inanıyorum. Fuar için emeği geçen tüm arkadaşlara ve ziyaretçilerimize çok teşekkür ediyorum.

Optik magazin dergisi ‘4 your eyes’ hakkındaki düşünceleriniz nelerdir? Derginin sektöre ne gibi yararları olduğunu düşünüyorsunuz?
Dergiyi çok başarılı buluyorum ve her yeni çıkan sayıyı takip etmekteyim. Derginiz sayesinde sektörel yenilikler, yeni model ve markalar hakkında mağazayı ziyaret eden son kullanıcı ve gözlük mağazaları en iyi şekilde bilgilendirilmiş olmaktadır. Emeği geçen herkese teşekkürlerimi sunuyorum.

Şubat 2022

Kerl Eyewear

KERL EYEWEAR

Teknolojiden Doğan Güzellikler

Teknolojik yeniliklere olan tutkusu ile optik sektörüne Flexarbon® materyalini kazandıran Kerl Eyewear; esnek, sağlam ve işlevsel koleksiyonlarına şimdi de ‘Heavy-Light’ı ekledi.

Karbon gözlük uzmanları Dr. Jaromir Ufer and Dr. Johannes Dillinger tarafından kurulan Kerl Eyewear, Alman Yapımı etiketiyle patentli materyaller ve yüksek teknoloji tutkusuyla gözlükler üretiyor. Kerl Eyewear Kurucularından Jaromir Ufer ile markanın piyasaya sürdüğü teknolojik yenilikler, üretimde kullandığı materyaller ve teknik özellikler, yeni koleksiyonları Heavy-Light ve yeni online kişiselleştirme araçları hakkında yapılan röportajı sunuyoruz.

Merhaba, Jaromir Ufer. Kerl Eyewear’ı beş yıl önce kurarken hangi misyon ve değerlerle yola çıktınız?
Kerl Eyewear’ı beş yıl önce kurma kararı aldığımızda teknolojiden en yüksek düzeyde faydalanarak optik endüstrisine inovatif ve yenilikçi bir bakış açısı getirmek en büyük hedefimizdi. Markamızla bir yandan sektörün kendine özgü olan eko sistemine uyum sağlarken öte yandan da sunduğumuz gözlüklerde kullandığımız materyallerden teknik uzmanlığımıza kadar geniş bir spektrumda ayrıştırıcı özelliklerimizin öne çıkması için çalışmak bizim temel misyonumuz oldu diyebilirim. Beş yıldır da bu misyona uygun olarak dünyanın en hafif gözlük çerçevelerine imzamızı atıyoruz.

Bu cevabınız ‘Teknolojiden Doğan Gözlükler’ mottonuzu özetliyor. Peki bu mottonuzdan yola çıkarsak, teknolojinin Kerl Eyewear’a ne ifade ediyor
Belirttiğim gibi teknolojiden en yüksek düzeyde faydalanarak sektöre yenilikçi ve inovatif bakış açısı kazandırmak bizim için vazgeçilmez bir konu. Bu sebeple teknolojiye olan tutkumuzu hazırladığımız gözlük koleksiyonlarına yansıtmak en büyük amacımız. Kerl Eyewear olarak yeni teknolojilere hayranlığımızın işlevsellikleri güçlü olan gözlüklerde hayat bulmasını çok önemsiyoruz. Teknolojiden Doğan Gözlükler sloganı marka DNA’mızın temelini oluşturuyor.

Dr. Johannes Dillinger ve sizin profesyonel geçmişlerinizin markanızın teknolojiyle olan bağındaki rolünden bahsedebilir misiniz?
Johannes ve benim yüksek teknoloji endüstrisine yönelik olan profesyonel ve güçlü bir arka planımız olmasaydı, kendimize özgü gözlük teknolojilerini geliştirmek için ne geliştirme yöntemlerimiz ne de uygun araçlarımız da olmazdı. Bu sebeple de Kerl Eyewear’ın kuruluş amacı ve DNA’sı değişir, bambaşka bir düşünce kalıbı ve bambaşka ideallerle gözlük sektörüne hizmet etmemiz gerekirdi. Çünkü Kerl Eyewear demek teknoloji demek.

Alman Yapımı etiketi Kerl Eyewear’ın bütününün ayrılmaz bir parçasına işaret ediyor. Bu etiket sizce hala yüksek kalitenin nihai tanımı anlamına mı geliyor?
Aslında Alman Yapımı etiketi tam olarak yüksek kalitenin birebir karşılığıdır denilemez. Çünkü Asya ülkeleri ya da diğer ülkelerden de son derece yüksek kalitede iyi ürünler çıkabiliyor. Ancak konu bizim gözlüklerimize geldiğinde, ben hala mevcut seviyedeki kalitemizde, özelliklerde gözlükler oluşturmak ve bizim ileri düzey teknolojik çalışmalarımızın meyvelerini toplayabilmek için üretimlerimizin Almanya’dan başka bir yerde yapılmaması gerektiğini düşünüyorum. Bu sebeple Alman Yapımı etiketi bizim vazgeçilmez bir özelliğimiz olmaya devam edecek.

Birçok gözlük üreticisi firmanın hafifliği ile öne çıkan çerçevelerinin reklamlarına ağırlık verdiğini görüyoruz. Kerl Eyewear imzası taşıyan gözlüklerdeki hafiflik konusundaki görüşünüzü öğrenebilir miyiz?
Gözlük ağırlıklarının minimum düzeyde olması bizim için çok önemli. Hafifliğe oldukça fazla önem vermemize rağmen çerçevelerimizin tasarımlarına baktığınızda hafif değillermiş gibi bir izlenime kapılırsınız. Çünkü çerçevelerimizin tasarımları oldukça kalın ve vurgulu konturlara sahiptir. Ancak Kerl Eyewear olarak kullandığımız teknoloji ve materyaller sayesinde gözlüklerimiz çerçevesiz optik gözlüklerle aynı ağırlığa sahip oluyor. Bu bizi diğer hafif çerçeve üreticilerinden farklı bir noktaya taşıyan ayırt edici bir özelliğimizdir. Hatta dünyada hiçbir gözlük üreticisinin, çerçevesi ciddi şekilde kalın görünürken, kullanıcısına aşırı hafif gelen gözlükleri bizim gibi üretemediğini rahatlıkla söyleyebilirim.

Karbon uzmanı olarak patentli Flexarbon® materyalinizin genel özelliklerini bizlerle paylaşabilir misiniz?
Flexarbon® bizim gözlük endüstrisine kazandırdığımız özelleştirilmiş bir karbon materyalidir. Biliyorsunuz ki karbonun milyonlarca farklı türü mevcuttur. Kerl Eyewear olarak bizim Flexarbon® ile başardığımız önemli bir detay var. O da hedeflediğimiz belirli bir uygulama için gereken kusursuz karakteristik özelliklere karbonun kendine özgü fiber ve yapısal türlerini doğru şekilde eşleştirerek ulaşmamızdır.

Flexarbon®’nu geleneksel karbon materyaliyle karşılaştırdığımızda ne gibi avantajlar sunduğundan bahsedebilir misiniz?
Flexarbon®’un en belirgin ve öne çıkan özelliği geleneksel karbondan çok daha fazla düzeyde esneklik ve dayanıklılık sunmasıdır. Hafif ve işlevsel gözlükler üretme amacında bir marka olduğumuzdan Flexarbon®’un sunduğu esneklik ve dayanıklılık bizim için çok önemli bir yere sahip. Çünkü Flexarbon® çerçevelerimize sadece esneklik sağlamakla kalmıyor aynı zamanda çerçevelerimizin ağırlıklarını azaltmamızda da önemli bir avantaj sağlıyor.

Flexarbon®’u bu sebeple ‘Dünyanın en iyi materyali’ olarak tanımlıyor olmalısınız. Bu tanım sizin bir dileğiniz mi yoksa sadece bir iddiayı mı yansıtıyor?
Evet, belki de Flexarbon®’a dünyanın en iyi materyali derken tamamen objektif olarak bakamıyoruzdur. Ancak hızlıca bir kıyaslama yapmadan geçemeyeceğim. Üst düzey bir materyal olan titanyumu ele alalım.
Titanyum gerçekten de kaliteli, çarpıcı özellikler sunan bir materyal olsa da Flexarbon® titanyumun yalnızca üçte biri ağırlığındadır ve ağırlığına kıyasla çerçevelere on kattan daha fazla oranda sağlamlık sunmaktadır.

Müşterilerinize kendi gözlüklerini kişiselleştirilmelerini sağlayan yepyeni bir online araç geliştirdiniz. Bu yeniliğiniz nasıl doğdu?
Açıkçası Covid-19 pandemi süreciyle birlikte çalıştığımız optik mağazalara daha iyi hizmet sunabilmek adına düşünme şeklimizi değiştirmeye zorlandık diyebilirim. Bu zorlu süreçte optisyenlerimizin çok daha küçük miktarlarda gözlük stokları yaparken çok çeşitlilikte ürüne sahip olmalarını istedik. Bu amaçla gözlüklerini kişiselleştirerek nihai tüketiciye ulaştırmalarına yardımcı olacak bu yeniliğimizi yaptık. Bu konuda da son derece olumlu dönüşler almaya devam ediyoruz.

Optisyenlere sunduğunuz bu yeniliğinizin diğer özelliklerinden bahsedebilir misiniz?
Optisyenlerin büyük miktarlarda gözlük stoğu yapmadan da çok çeşitli gözlüklere ulaşmasına sağlayan bu yeniliğimizin öne çıkan en önemli özelliği kompleks karbon yüzeyler yanında derin, üç boyutlu cilalanmış görünüme sahip gözlük modellerimizde gerçekçi 3D görüntü elde etmeyi başarmamızdır. Bu da Kerl Eyewear imzası taşıyan gözlüklerin yüksek kapasitede gerçeklik algısı sunan ara yüz sayesinde müşteriler için tamamen kişileştirilebilir olmalarını sağlamaktadır.

Optisyenleri bu sürecin hangi noktasına dahil ediyorsunuz?
Optisyenler bu sürecin tamamen merkezinde yer alıyorlar. Sisteme kendi girişlerini yaptıktan sonra kişiselleştirme ara yüz programı optisyenin kendi logosuyla birlikte ekranda görünüyor. Böylece müşteri mağazaya gelip bir Kerl Eyewear gözlüğü ile ilgilendiğinde sadece en uygun şekli, rengi ve ölçüyü hemen bulmakla kalmayıp, optisyenle oturarak iPad veya diz üstü bilgisayarla kusursuz stili ve en ideal şekilde yüzüne yerleşecek çerçeveyi de ayarlayabiliyor.

Kerl Eyewear olarak ‘Heavy-Light’ isimli yeni koleksiyonunuzu beğenilere sundunuz. Bu koleksiyonunuzdaki gözlükler hakkında neler söylemek istersiniz?
Yeni koleksiyonumuz için Flexarbon’un tüm avantajlarından sonuna kadar yararlandık diyebilirim. Kullanıcısına kıyaslanamayacak düzeyde konfor vadeden son derece şık tasarımları bu koleksiyonda bir araya getirdik. Daha önceden konfor vadeden gözlükler için şık görünümden belki tavizler verilebiliyordu. Ancak yeni serimizdeki tasarımlarda bu söz konusu bile değil.

Kaynak: Spectr

Şubat 2022

Fakoshima

ÇOK KÜLTÜRLÜ TASARIM ANLAYIŞI

Özgün ve eşsiz stiller hazırlayan Fakoshima, formlardan materyallere, renklerden dokulara kadar geniş bir alanda diğer gözlük markalarından ayrışmayı başarıyor.

Son yıllarda optik sektörü dev moda markalarının yanı sıra bağımsız tasarım markalarına da ev sahipliği yapıyor. İsimlerini sektörde hızla duyurmaya başlayan bu markalar oldukça yeni kurulmuş olmalarına rağmen gözlük tasarımına yepyeni boyutlar katarak ön plana çıkabiliyor. Gözlük modası ve gözlük trendleri inovatif gelişmelerle sürekli bir gelişim ve değişim sürecinde olduğundan, sözü geçen yeni tasarım markalarının da modaya yön verici etkisi tartışmasız olumlu yönde gerçekleşiyor. Gözlük tutkunlarına alternatifler sunan bu bağımsız tasarım markaları arasında 2012 yılında Moskova merkezli olarak Konstantin Shilyaev tarafından kurulan Rus marka Fakoshima, çok kültürlü tasarım dili sayesinde tüm dünyada anlaşılabilir olmayı ve oldukça büyük ilgi görmeyi başarıyor. Sürekli bir büyüme içinde olan Fakoshima on yıl önceki ilk koleksiyonuyla beraber İtalyan Anna Dello Russo gibi ünlü ve ikonik moda editörlerinin dikkatini çekmeyi başararak onların övgü dolu yazılarıyla adından söz ettiriyor.

Dünya basınında Fakoshima’nın gözlük tasarımları ile ilgili olarak ‘kelimenin tam anlamıyla geleceğe bakabileceğiniz tasarımlar’ diye söz edilirken geçen süre zarfında markanın tarzı, geleceğin net ve muhteşem vizyonunu gözler önüne sermek amacıyla retrofütürizm sınırlarını aşıyor. Fakoshima gözlükleri çağdaş malzemeleri, yenilikçi formları en yeni teknolojilerle harmanlarken geçmişin yankılarını ileriye dönük bir yolcukta ara vermeksizin yeniden yorumluyor. Moskova merkezli marka, siber punk, Japon animasyonu ve bilgisayar oyunları evreninin estetiğinden ilham alarak çevrenin yeniden tanımlanabileceği tanınabilir bir kodla stillerine hayat veriyor. Fakoshima oldukça kısa bir sürede hayranlarının sayısını yükseltirken son teknolojiden yararlanarak hazırladığı tasarımlarıyla kalıplaşmış şablonları kırarak kullanıcılarına yepyeni alternatifler yaratıyor. Üstelik Róisín Murphy ve Tilda Swinton gibi ünlü avangart isimlerce de tercih edilmesiyle marka popüler kültürdeki yerini giderek sağlamlaştırıyor.

Fakoshima için çok kültürlülük kadar özgünlük kavramı da bir o kadar anlam ifade ediyor. Özgün ve eşsiz stiller hazırlamak konusunda asla ödün vermeyen marka, formlardan materyallere, renklerden dokulara kadar geniş bir alanda  orijinal uygulamaları ile diğer gözlük markalarından ayrışmayı başarıyor. Rusya kökenli marka tüm dünyada tanınabilir ve anlaşılabilir bir tasarım dili geliştirdiği için standart lüks algısının dışındaki gözlükleriyle yeni moda trendlerine yön veriyor. Optik markası olarak kurulan Fakoshima gözlük koleksiyonları yanında ilk kez 2020 yılında niş bir parfüm serisi de çıkardı. Markanın ‘Çağdaş Klasik’ DNA’sına uyumlu olacak şekilde Yaroslav Simonov ile geliştirilen ilk parfüm serisi sınırlı sayıda sadece otuz şişe imal edildi. Gözlüklerde olduğu gibi bu parfüm serisiyle de oldukça hızlı şekilde dikkatleri üzerine çeken Fakoshima geçtiğimiz yıl yeni bir parfüm serisi çıkartarak bu alanda da uzun süre var olacağının sinyalini veriyor.

KONSTANTIN SHILYAEV ÖNDERLİĞİNDE ONUNCU YIL

Fakoshima hem gözlük hem de parfüm markası olarak devam ettiği yolculuğunda 2022 ile beraber onuncu yıldönümünü kutluyor. Oldukça kısa sürede retrofütüristik estetik anlayışını tasarımlarının işlevsellikleriyle ideal bir şekilde dengeleyerek popüler tasarım markaları arasına girmeyi başaran Fakoshima, Kurucusu ve Kreatif Direktörü Konstantin Shilyaev’in moda ve tasarım tutkusu sayesinde başarı grafiğini giderek yükseltiyor. Grafik Tasarımcılık eğitimi almasına rağmen kariyerine birçok moda markasına koleksiyon hazırlamakla başlayan Rus tasarımcı Konstantin Shilyaev, Fakoshima’yı kurmadan kısa süre önce gözlük tasarlamanın ayrıcalıklı zevkini keşfettiğini dile getiriyor. Markasının kuruluşuyla birlikte her zaman trendlerin bir adım önünde olacak tasarım vizyonunu geliştirerek; robotlar, androidler ve yeni teknolojiler de dahil olmak üzere Fransız tasarımından, Japon mimarisinden ve Belçika’nın avangart modasından ilham alıyor. Bu sayede çok kültürlü tasarım kodunu oluşturan Konstantin Shilyaev sıra dışı, yenilikçi ve orijinal koleksiyonlarıyla onuncu yaşını kutluyor. Konstantin Shilyaev önderliğinde halen büyümekte olan Fakoshima, onuncu yıldönümünü ‘New York City Random Strangers’ kampanyasıyla taçlandırdı. New York şehrinin kozmopolit dokusundan, sokak kültüründen ve sıra dışı moda ikonlarından ilham alarak hazırlanan kampanyanın fotoğraf çekimleri de New York’da gerçekleştirildi. Kampanyanın göz alıcı fotoğraflarını kendi web sitesinde bir albüm olarak beğenilere sunan Fakoshima, yeni koleksiyonlarının gözlük tutkunlarına yakında ulaşacağının müjdesini veriyor.

Şubat 2022

Hakan Optik

HAKAN OPTİK

Gelişime ve Yeniliğe Açık

Her yıl Silmo İstanbul Optik Fuarı’nı büyük bir zevkle ziyaret ediyorum. Son yıllarda katılımcı sayısının artması ihtiyaçlarımızın karşılanması açısından son derece olumlu oldu.

Merhaba Hakan Bey. Öncelikle sizi biraz tanıyalım ve sektöre giriş hikayenizden bahsedelim…
Merhabalar, ben Hakan Dinçel. 1990 yılında Kayseri’de doğdum. 2013’te İzmir Yaşar Üniversitesi Mimarlık Bölümünden, 2015’te Işık Üniversitesi Optisyenlik Bölümünden burslu olarak mezun oldum. Devamında Melikşah Üniversitesi MBA bölümünde yüksek lisans yaparak akademik kariyerime devam ettim. Bizim dönemimizde çocukluk demek yazları çalışmak demekti. Çıraklığını yapmadığınız işin ustalığını yapamazsınız derlerdi ve 25 yıldır bu sektörün çıraklığını da kalfalığını da ustalığını da yaptım. Her okul çıkışımda, hafta sonları, bütün yazlarımda hatta tatillerde bile hep gözlük mağazasında çalıştım. Hayatta seçme şansım olmadan; hayat bana bu sektörde kalmam için sürekli yollar çıkardı, zorladı ve artık bu sektör için en iyi hizmeti verme gayesi içinde çalışmaktayım.

Hakan Optik’in kurulma aşamasından söz eder misiniz?
Hakan Optik ailesi 1991’den günümüze gelen bir birikimdir. Bizim işimiz ekip işidir. Ekibiniz varsa büyüyebilirsiniz, başarabilirsiniz ve ekibimle beraber bu günlere gelmeyi başardık. 1973 tarihinde Özen Optik olarak gözlükçülüğe başlayan 1991 tarihinde ağabeyinden ayrılarak Hakan Optik firmasını kuran babam Mehmet Dinçel, şu an Kayseri’nin en eski gözlükçülerindendir. Ocak 2020 yılında babam, ağabeyim ve benden oluşan aile şirketimizi kendi içimizde kollara ayırdık ve her birimiz kendi mağazalarıyla hizmet vermeye devam etmekteyiz. Şu anda Kayseri’de iki ve Nevşehir’de iki olmak üzere toplam dört mağazayla hizmet vermekteyim.

Mağazalarınızın yerini belirlerken nelere dikkat ediyorsunuz?
Mağazamı seçerken öncelikle vaziyet planından mağaza konumuna bakarım. Devamında yaya ve yol akslarını analiz ederek kendimin çizip, tasarlayıp, uygulayacağı mağazamın konseptini; lokasyonuyla değerlendiririm.

Mağazanızda her gruptan ürün bulunduruyor musunuz?
Mağazalarımızda 140’ı aşkın gözlük markası ve 30’u aşkın lens markasının satışı yapılmaktadır. Mağazalarımızın bulunduğu lokasyon ve müşteri portföyümüz açısından daha yakın olduğumuz üst grup segment ürünler mağazalarımızda satılmaktadır. Üst grup segment ile kastımız sadece fiyatı içermiyor. Ürünün kalitesini, tasarımını ve konseptini de kapsamaktadır.

Mağazanızda en çok satışı yapılan optik ve güneş gözlüğü markaları nelerdir? Müşterileriniz tarafından seçilen bu markaların tercih nedenleri ne olabilir?
Her dönem her markanın inişleri çıkışları olmaktadır. Yalnız son dönemlerde güneş gözlüğünde Versace, Tom Ford, 40million, Bvlgari, Prada; optik grupta ise Modo, Silhouette, Alexander Witch, Ana Hickmann, Hermod Paris ve Gigi Milano oldukça rağbet görüyor. Müşterilerimizin bu markaları seçerken öncelikle tasarımlara ve konfora dikkat ettiklerini düşünüyorum.

Son yıllarda designer markalar olarak adlandırdığımız yeni tasarımcıların ürünleri oldukça rağbet görüyor. Size de müşterilerinizden bu yönde talep geliyor mu?
Tabii ki de designer markalar bu sektörün boncuğudur, sundukları çeşitlilikle sektörü güzel kılan kısmıdır. Bu farklı tasarımlarla müşteriler kendilerini daha özel hissediyor.

Satış sonrası hizmetleriniz nelerdir?
Gayemiz, hedefimiz ve misyonumuz kesinlikle %100 müşteri memnuniyeti ve bu yüzden sadece satış odaklı değiliz. İşimizin sağlık boyutunu da düşünecek olursak müşterilerimizin memnuniyeti için olumlu veya olumsuz bütün dönüşleri en iyi şekilde karşılayarak tüm güler yüzümüzle her an aynı ilgi ve alakayı gösteriyoruz.

Cadde mağazaları mı yoksa AVM içerisinde yer almak mı? Sizin tercihiniz nedir ve sebepleri nelerdir?
Zor bir soru bu. İki mağazamız AVM’de, diğer ikisi de caddede olduğu için çok iyi kıyaslayabiliyorum. Ama şuna rahatlıkla diyebilirim ki AVM mağazacılığıyla; cadde mağazacılığı çok farklıdır. İkisinin de artıları eksileri vardır. Ama AVM mağazacılığında insan özlüyor caddede oturup bir kahve içmeyi…

Mağazanızda yapılan değişiklikler ve kampanyalarla ilgili müşterilerinizi nasıl bilgilendiriyorsunuz?
Mağazalarımızda yapılan değişiklikler ve kampanyalardan müşterimizi sosyal medyadaki firmamıza ait hesabımız ile bilgilendirmesini yapıyoruz.

Büyük şehirlere göre Anadolu’da mağaza işletmenin avantajları ve dezavantajları nelerdir?
Avantajı müşterilerinizi daha yakından tanıyabiliyorsunuz. Onlar artık müşterileriniz değil,  arkadaşınız oluyor. Dezavantaj olarak ise Anadolu’da bu sektöre verilen değer ve kıymetin maalesef yeteri kadar olmamasını söyleyebilirim.

Perakendecilerden biri olarak meslektaşlarınızla aranızdaki fiyat rekabeti hakkındaki görüşleriniz nelerdir?
Fiyat konusunda rekabet etme gayemiz yok. Tek hedefimiz var. O da;  işimizi nasıl daha iyi, daha düzgün ve daha kaliteli yapabiliriz.

Sektör içi yapılan satış ve eğitim bilgilendirmeleri yeterli mi? Siz mağaza çalışanlarınız için eğitim programları düzenliyor musunuz?
Kesinlikle yeterli bulmuyorum. Her gün kendini yenileyen bir sektörden bahsediyoruz. Sektörümüz; sağlık yönünde kendini yenilediği gibi moda yönünden de sürekli kendini yenilemektedir. Bilgilendirmeler bu sektör için maalesef yetersiz. Ekip arkadaşlarıma mümkün olduğu her fırsatta bir mağazada ihtiyaç olabilecek her konuda satış öncesi, satış ve satış sonrası bir şeyler öğretmek uğraşı içindeyiz. Her yeniliğin bilgisini paylaşma heyecanını yaşıyoruz ve destekleyici firmalardan bu konularda yardımlarını alıyoruz.

Sektöre yıllardır hizmet veren biri olarak ülkemizde gözlük kullanımı oranları ve bilinci hakkında neler düşünüyorsunuz? Gözlük kullanımının artırılması için neler yapılabilir ve kimlere görev düşüyor?
Maalesef ülkemizde düzenli göz kontrolleri yapılması gerekirken yapılmıyor. Bu yüzden de kesinlikle Optometri olmalı ülkemizde. Yurt dışındaki çoğu ülkede olduğu gibi bizde de optometri olursa mağazaya giren her müşterinin göz ölçümlerini yaparak bu konuda ciddi bir farkındalık oluşturabiliriz. Çünkü birçok kişi doktora gidene kadar görme problemi yaşadığının farkında olmuyor.

Gözlük trendleri bu sene ne yönde?
Bu sezon retro tarzı ürünler yine ön planda olacaktır. Desenli büyük çerçeveler, çekik cat eye ve yuvarlak modellerle birlikte turuncu camlı gözlükler popülerliğini koruyacaktır. Erkeklerde ise büyük dikdörtgen gold metal modellerle birlikte yine köprülü kemik modeller de rağbet görmeye devam edecektir.

Yurtdışında yapılan uluslararası optik fuarlarını ve sektörel gelişmeleri takip ediyor musunuz?
Tabii ki ediyorum. Fuarların sektörümüzün kalbi olduklarını düşünüyorum. Maalesef pandemiden dolayı fuarların iptal edilmesi ve aksaklıklar olması sektörümüze olumsuz yansıdı.

18-21 Aralık 2021 tarihleri arasında gerçekleşen Silmo İstanbul Optik Fuarı hakkındaki görüş ve değerlendirmeleriniz nelerdir?
Geçen yıl yapılamamış olmasından dolayı son derece üzgündüm. Silmo İstanbul’u özlemişiz diyebilirim. Her yıl Silmo İstanbul Optik Fuarı’nı büyük bir zevkle ziyaret ediyorum. Sektörümüzüm tüm paydaşlarını bir araya getirmesi açısından etkili bir organizasyon. Son yıllarda katılımcı sayısının artması ihtiyaçlarımızın karşılanması açısından son derece olumlu oldu.

Dergimiz ‘4 your eyes’ ile ilgili neler söylemek istersiniz?
Yıllardır mağazalarımıza ulaşan derginizi büyük bir beğeni ile takip ediyoruz. Mesleğimize çok güzel bilgiler katmaktasınız. Ayrıca bu sayınız da Hakan Optik ailesine yer verdiğiniz için teşekkür ederiz.

Ocak 2022

Ayka Optik

AYKA OPTİK

Özgür Yaşam Sunuyor

Silmo İstanbul’a yerli meslektaşlarımızın katılımı gerçekten yüksek derecedeydi. Önümüzdeki yıllarda Silmo İstanbul’a yabancı meslektaşımızın daha çok rağbet göstereceğinden eminim.

Merhaba Kaan Bey… Kendinizi okurlarımıza tanıttıktan sonra, sektöre giriş hikâyenizi paylaşabilir misiniz?
Merhaba, 2006 yılında Bilkent Üniversitesi ve 2007 yılında ise UC Riverside’dan mezun olduktan sonra şirketimizde çalışmaya başladım. Ayka Optik’in aile şirketimiz olması sebebi ile hızlı bir şekilde işlere adapte olmaya başladım ve ilerleyen zamanlarda yönetim ve idare kısmına da dahil oldum. Osman Aytekin’in tecrübe ve güvenilirliği sayesinde planladığım ve hayalini kurduğum hamleleri hızlıca hayata geçirip, şirketimizi ve markamızı bugünkü pozisyonuna taşıyabildik.

Ayka Optik’i kurma kararını nasıl verdiniz, kuruluş süreci nasıl gerçekleşti?Ayka Optik, Osman ve Şakir Aytekin’in kurmuş olduğu bir aile şirketidir. Uzun yıllar Standart Gözlük ve Luxottica ile işbirliği yaptıktan sonra 2014 yılından itibaren kendi markaları ve distribütörlükleri ile devam etmektedir. Ben ise ikinci kuşak olarak Osman Aytekin ile birlikte şirketin işleyişini devam ettirmekteyim.

Firmanızın temel değerlerinden ve üstlendiği misyondan bahsedebilir misiniz?
Şirketimiz her zaman yenilikçi, ileri görüşlü, inovatif ve sözünde duran bir şirket olmuştur. Kendimizi sürekli güncel tutup, her zaman birkaç adım önde olmayı hedeflemekteyiz. Her zaman elinden gelenin en iyisini yapmak bizim işimize bakış açımızdır. Ayka Optik olarak bu değerlerden taviz vermeden yolumuzda ilerlemekteyiz.

Bize kendi markanız olan Franco Vital gözlüklerinin yapısından, tasarım anlayışından ve kullandığınız materyallerinden söz edebilir misiniz?
Franco kelimesi eski Fransızcada ‘Özgür’ ve Vital kelimesi Latincede ‘Yaşam’ anlamları taşımaktadır. Böylece markamız Özgür Yaşam anlamını taşır ve ismi gibi kullanıcılarına geniş yelpazede seçim şansı sunan tamamen kişiselleştirilebilir renk ve modellere sahiptir. Markamızda seksen farklı cam rengi seçeneğini istediğiniz çerçeveye kombin yapabileceğiniz bir ürün çeşitliliği mevcuttur. Bu sayede her bir ürün kişiye özel üretilmiş olur. Franco Vital’in çerçeveleri İtalya’da, camları ise Türkiye’de üretilmektedir. Sürecin yüzde doksanı el işçiliği ile yapılmaktadır. Bu sayede her bir gözlük tamamen eşsizdir denebilir.

Ayka Optik bünyesinde distribütörlüğünü yürüttüğünüz diğer markalar hangileridir? Bu markaların özellikleri hakkında okurlarımızı bilgilendirebilir misiniz?
Ayka Optik bünyesinde distribütörlüğünü yaptığımız markalar AM Eyewear ve Caroline Abram’dır. AM Eyewear, üst düzey bir Avustralya markasıdır. Koleksiyonlarındaki gözlüklerde Zeiss marka camları, Japon titanyumu ve İtalyan asetatı kullanılır. Caroline Abram ise dünyaca çok popüler olan ve kadınlara özel koleksiyonlar sunan bir Fransız gözlük markasıdır. Caroline Abram, rengarenk modelleri ve eşsiz tasarımları ile her geçen gün dünya pazarındaki yerini yükseltmektedir.

Firma bünyesinde bulunan markalarınızın koleksiyonlarını belirlerken öncelikleriniz nelerdir?
Tüketicilerimizin hepsinin dünyanın her yerindeki ürünleri ve trendleri takip edebildiğini bildiğimizden model seçiminde eksiksiz olarak tüm koleksiyonu Türkiye’ye getirir ve tüketicilerimizin beğenisine sunarız.

Distribütörlük ve satış ağınızın yapısı ve işleyişinden söz edebilir misiniz?Bayilerimizi düzenli olarak ziyaret eder, ihtiyaçlarını gideririz ve onlara ürünlerin tamamının satışını yapabilecekleri gerekli argümanlarımızdan bahsederiz. Önceliğimiz tüketici ve satıcı ilişkisinin düzenini korumak, garanti ve teknik serviste tüketici odaklı olmak ve farklılığımızı markamıza olan aidiyet duygusu ile sağlamaktır. Bu nedenle bayilerimiz ile aile ilişkisi kurmaya gayret ederiz.

Firmanıza eklediğiniz yeni marka ve koleksiyonların tanıtımını hangi mecralar üzerinden yapmayı tercih ediyorsunuz?
Ayka Optik bünyesine eklediğimiz yeni marka ve koleksiyonların tanıtım ve reklamlarını Instagram gibi sosyal medya mecralarından ve kendi web sitemiz üzerinden yaparız. Ayrıca fuar ve organizasyonlara katılarak fiziki tanıtımlar da yapmaktayız.

Ayka Optik’ten 2022 yılı için ne gibi sürprizler ve yenilikler beklemeliyiz?
Özellikle kendi markamız olan Franco Vital ile ilgili yenilikçi çalışmalar yapmayı hedeflediğimizi söyleyebilirim. Franco Vital imzası taşıyan sıra dışı yeni modeller ile ses getirmeyi planlıyoruz. Vitrinlerde görsel çalışmalarımız ile de vurgu yapacağız.

Pandemi sürecinde satışlarınızdan istediğiniz verimi alabiliyor musunuz, bu krizi nasıl yönetiyorsunuz?
Pandemi süreci dünya ve ülkemiz açısından gerçekten çok zorlu geçen bir süreç. Ancak Ayka Optik olarak bu kriz ortamını iyi yönetmemizden ötürü sürecin bizim için verimli geçtiğini rahatlıkla söyleyebilirim. Bu süreçte markamıza yaptığımız doğru yatırımlar sonucu krizi biraz fırsata çevirmiş olduk. Böylece markamıza olan talep arttı ve sektörde güzel bir noktaya ulaşmış olduk.

Bu dönemde müşteri ilişkilerinde dijital kanalları kullanma sıklığınız arttı mı
Dijital kanallar bağlamında Instagram, kendi web sitelerimiz ve Trendyol ile bayi ve müşterilerimize eriştik. Bu süreçte dijital kanal satışlarımız üç katına çıkmıştır. Biz de yeni yatırımlarımıza devam etmekteyiz.

Ayka Optik olarak Covid-19 kapsamında çalışanlarınızın ve müşterilerinizin güvenliğini sağlamak için ne gibi önlemler alıyorsunuz?
Covid-19 ile birlikte sağlığın ne kadar önemli ve vazgeçilmez bir unsur olduğunu maalesef çok zor bir yoldan da olsa hatırlamış olduk. Pandeminin başlangıcından bu yana Ayka Optik olarak hem çalışanlarımızın hem de müşterilerimizin sağlığına ve güvenliğine ekstra özen göstermekteyiz. Düzenli havalandırma, temizlik ve sosyal mesafe konularda ödün vermeden çalışmalarımıza devam ediyoruz.

2022 yılı için beklentileriniz ve hedefleriniz nelerdir? Optik sektöründe ne gibi yenilikler ve değişiklikler olabilir?
Sektörün gelişeceğini düşünüyorum. Her şeyin pahalanması sebebi ile yerli üretim ve yerli markalara olan rağbet artacaktır. Ayrıca bu süreçte, kalite, hizmet ve fiyat ile ön plana çıkan markaların başarı şansının daha yüksek olacağı kanaatindeyim.

Bu yıl 18-21 Kasım tarihleri arasında gerçekleşen Silmo İstanbul Optik Fuarı hakkındaki genel düşünce ve değerlendirmeleriniz nelerdir?
Öncelikle Silmo İstanbul Optik Fuarı’nın bir yıl aradan sonra tekrar organize edilmesinden sektörümüz adına memnuniyet duyduğumu belirtmek isterim. Fuarın bu yıl potansiyeli ile doğru orantılı gerçekleştiğine inanıyorum. Yerli meslektaşlarımızın katılımı gerçekten yüksek derecedeydi. Önümüzdeki yıllarda Silmo İstanbul’a daha çok yabancı meslektaşımızın katılacağından eminim. Bunlara ek olarak fuarın tek katta daha geniş bir alanda gerçekleştirilmesi halinde fuardan daha fazla verim alınabileceğini düşündüğümü söylemek isterim.

Optik sektörünün lokomotifi kabul edilen dergimiz ‘4 your eyes’ ile ilgili görüşlerinizi öğrenebilir miyiz?
Sektörün güncel haberlerini, teknolojik gelişmelerini ve trendlerini yakından takip ettiğiniz ve her zaman güncel bilgileri paylaşmayı hedeflediğiniz için öncelikle teşekkür ediyoruz. Emeği geçen tüm çalışma arkadaşlarınızın başarılarının daim olmasını dileriz.

Ocak 2022