Zorlu Gözlük

Zorlu Gözlük

Porto Romana ile Dünyaya Açılıyor

“Silmo İstanbul’un sektörel iletişimi güçlendirdiğine, yeni ticari bağlantılar oluşturduğuna ve markaların gelişim sürecine önemli katkılar sunduğuna inanıyoruz.”

Merhaba Ömer Bey, Zorlu Gözlük’ün kuruluş hikayesini ve firmanın optik sektöründeki gelişimini okurlarımızla paylaşır mısınız?
Zorlu Gözlük, 2018 yılında sektördeki uzun yıllara dayanan mağazacılık ve tasarım tecrübesini daha kurumsal ve sürdürülebilir bir yapıya taşımak amacıyla hayata geçti. Kuruluş sürecindeki temel hedefimiz; kaliteli, erişilebilir ve kullanıcı beklentilerine cevap veren ürünleri modern tasarım anlayışıyla bir araya getirerek sektörde güçlü ve kalıcı bir yer edinmekti. Bu doğrultuda, kurucu ortaklarımızla birlikte daha sistemli bir yapı oluşturarak sektördeki deneyimimizi daha geniş kitlelere ulaştırmayı hedefledik. Edindiğimiz bilgi birikimini ve sektörel tecrübemizi daha güçlü, sürdürülebilir ve rekabetçi bir marka çatısı altında toplama ihtiyacı da bu yapının temelini oluşturdu. Bu süreçle birlikte üretim faaliyetlerimizi kendi kurumsal çatımız altında daha verimli şekilde yönetme imkanı elde ettik. Aynı zamanda markalaşma sürecimiz hız kazandı ve büyüme hedeflerimiz daha net bir stratejiye oturdu. Bununla birlikte yurt dışı açılımlarımızı da güçlendirerek uluslararası ölçekte daha görünür bir marka olma yolunda ilerlemeye devam ediyoruz.

Yenilikçi ve değişime açık bir vizyonla hareket ediyorsunuz. Bu yaklaşım iş modelinize ve koleksiyon oluşturma süreçlerinize nasıl yansıyor?
Yenilikçi yaklaşımımız; trend analizi, hızlı koleksiyon geliştirme ve müşteri geri bildirimlerine dayalı üretim modeliyle iş süreçlerimize doğrudan yansıyor. Sektörde değişen kullanıcı beklentilerini yakından takip ediyor, koleksiyonlarımızı oluştururken yalnızca estetik unsurları değil; kullanım alışkanlıklarını, konfor beklentilerini ve satış dinamiklerini de dikkate alıyoruz. Bu nedenle tasarım süreçlerimizi daha esnek, dinamik ve güncel bir yapı içerisinde yönetmeye özen gösteriyoruz. Koleksiyon hazırlık sürecinde global trendleri yakından takip ederken, kendi marka kimliğimizi korumayı da oldukça önemsiyoruz. Bizim için yenilik yalnızca yeni model üretmek anlamına gelmiyor; aynı zamanda üretim süreçlerini geliştirmek, kalite standardını sürdürülebilir hale getirmek ve müşteriye daha hızlı çözümler sunabilmek anlamına da geliyor. Bunun yanında uluslararası arenadaki büyük oyuncularla kurduğumuz iletişimler ve işbirlikleri de vizyonumuzu geliştiren önemli unsurlar arasında yer alıyor.

Porto Romana markanız nasıl konumlanıyor; tasarım Dna’sı ve koleksiyon yapısından bahseder misiniz?
Porto Romana, modern, şık ve zamansız tasarımlarıyla geniş bir kullanıcı kitlesine hitap eden bir marka olarak konumlanıyor. Koleksiyonlarımızı oluştururken estetik görünüm ile kullanım konforunu bir arada sunmaya büyük önem veriyoruz. Kadın, erkek, uniseks ve çocuk kategorilerinde oluşturduğumuz ürün çeşitliliği sayesinde farklı yaş gruplarına ve farklı stil anlayışlarına hitap edebiliyoruz. Özellikle clip-on gibi kullanıcıya pratik kullanım avantajı sağlayan koleksiyonlarımız da yoğun ilgi görüyor. Ürünlerimizin yalnızca şıklık, kalite ve işlevsellikleriyle değil, kullanıcıda bıraktıkları duygusal etkiyle de öne çıkmasını önemsiyoruz. Kendini iyi hisseden, stilini rahat şekilde yansıtabilen kullanıcı profiline hitap eden bir marka kimliği oluşturmaya çalışıyoruz.

Porto Romana’nın uluslararası büyüme sürecini ve ihracat yaklaşımınızı paylaşır mısınız?
Yurt dışı distribütörlük ağımız, markamızın uluslararası alandaki bilinirliğini artırırken aynı zamanda sürdürülebilir ihracat büyümemize de önemli katkılar sağlıyor. İhracat sürecinde yalnızca ürün satışı odaklı değil, uzun vadeli ve güçlü işbirlikleri kurmaya dayalı bir yaklaşım benimsiyoruz. Bugün itibarıyla 17 ülkeye ihracat gerçekleştiriyor olmamız, bu stratejinin önemli bir sonucudur. Farklı pazarlardaki kullanıcı beklentilerini ve sektör dinamiklerini yakından takip ederek her bölgenin ihtiyaçlarına uygun bir yapı oluşturmaya çalışıyoruz. Distribütör ağımızı güçlendirmek ve yeni partnerlikler oluşturmak için çalışmalarımıza devam ediyoruz. Bunun yanında markamızın uluslararası ölçekte daha görünür hale gelmesi adına fuarlar ve sektörel organizasyonları da oldukça önemsiyoruz. Bizim için ihracat yalnızca ticari büyüme anlamına gelmiyor; aynı zamanda markamızı farklı pazarlarda doğru şekilde temsil edebilmek anlamı da taşıyor. Bu nedenle kalite standardımızı koruyarak, sürdürülebilir ve güvene dayalı bir büyüme modeliyle ilerlemeye özen gösteriyoruz.

Zorlu Gözlük’ün bu hızlı gelişiminde belirleyici olan dinamikler sizce neler?
Doğru ürün konumlandırması, hızlı üretim kabiliyeti, üretimde standartlaşma, verimlilik, izlenebilirlik, ölçülebilirlik çerçevesinde oluşturduğumuz planlama anlayışı ve müşteri odaklı yaklaşımımız bu büyümenin ve gelişimin temelini oluşturuyor. Bunun yanında değişen sektör dinamiklerine hızlı uyum sağlayabilmek ve kullanıcı beklentilerini doğru analiz etmek de bizim için oldukça önemlidir. Üretimden satış sonrası sürece kadar her aşamada sürdürülebilir kalite anlayışıyla hareket etmeye özen gösteriyoruz. Kontrollü ve istikrarlı büyümenin, markaları uzun vadede daha güçlü bir noktaya taşıdığına inanıyoruz.

Koleksiyonlarınızın tasarım ve üretim süreçlerinde hangi kriterleri temel alıyorsunuz?
Tasarım süreçlerimizde estetik, işlevsellik ve kullanıcı beklentileri bizim için temel kriterler arasında yer alıyor. Bir ürünün yalnızca görsel olarak dikkat çekici olması değil, aynı zamanda günlük kullanımda konforlu ve uzun ömürlü bir deneyim sunması gerektiğine inanıyoruz. Bu nedenle koleksiyonlarımızı oluştururken trendleri takip ederken zamansız bir tasarım anlayışını da korumaya özen gösteriyoruz. Üretim tarafında ise kalite, dayanıklılık ve sürdürülebilirlik en fazla önem verdiğimiz konular arasında bulunuyor. Kullanılan malzeme seçiminden üretim aşamalarına kadar tüm süreçleri titizlikle planlıyor ve kontrol ediyoruz. Sürdürülebilir başarının, yalnızca üretim kapasitesiyle değil; istikrarlı kalite standardını koruyabilmekle mümkün olduğuna inanıyoruz. Bu noktada alanında uzman ve deneyimli ekiplerle çalışmak da süreçlerimize önemli katkı sağlıyor. Tasarım ve üretim arasında kurduğumuz dengeli yapı sayesinde hem estetik açıdan güçlü hem de kullanıcı memnuniyeti yüksek koleksiyonlar ortaya çıkarmayı hedefliyoruz.

Ürünlerinizde tercih ettiğiniz materyallerden ve üretime yönelik standartlarınızdan bahseder misiniz?
Üretim süreçlerimizde yüksek kaliteli hammaddeler kullanmaya ve uluslararası üretim standartlarına uygun bir yapı oluşturmaya büyük önem veriyoruz. Bizim için kalite kontrol, üretimin yalnızca belirli bir aşaması değil; sürecin tamamına yayılan temel bir anlayıştır. Ürünlerimizin dayanıklılığı, kullanım konforu ve uzun ömürlü olması en önemli önceliklerimiz arasında yer alıyor. Aynı zamanda operasyonel süreçlerde sürdürülebilir kalite standardını koruyabilmek adına tüm aşamaları titizlikle takip ediyoruz. Satış sonrasında da müşterilerimizin her zaman bize ulaşabilmesini önemsiyor, garanti kapsamındaki süreçlerde hızlı ve çözüm odaklı bir yaklaşım benimsiyoruz.

Biraz da Zorlu Gözlük olarak izleyeceğiniz yol ve gelecek planlarınızdan söz eder misiniz?
Kısa vadede ürün kalitemizi daha da ileri taşımak, tasarım süreçlerimizi sürekli geliştirmek ve koleksiyon çeşitliliğimizi artırmak öncelikli hedeflerimiz arasında yer alıyor. Özellikle kullanıcı beklentilerinin hızla değiştiği günümüzde hem tasarım hem de üretim tarafında daha dinamik bir yapı oluşturmayı önemsiyoruz. Bununla birlikte mevcut marka gücümüzü daha sağlam bir noktaya taşımak ve müşteri memnuniyetini sürdürülebilir hale getirmek de temel önceliklerimiz arasında bulunuyor. Orta vadede ise ihracat hacmimizi artırmayı, yeni pazarlarda daha aktif rol almayı ve uluslararası görünürlüğümüzü güçlendirmeyi hedefliyoruz. Farklı kullanıcı profillerine hitap edecek yeni ürün grupları ve marka yapılanmaları üzerine de çalışmalarımız devam ediyor. Sektörde kalıcı ve güçlü bir marka olabilmek adına, büyüme sürecimizi kontrollü, planlı ve sürdürülebilir bir anlayışla ilerletmeye özen gösteriyoruz.

Silmo İstanbul Optik Fuarı’nın gelişimini ve sektöre katkılarını nasıl değerlendirir siniz?
Silmo İstanbul Optik Fuarı’nın sektörümüzün en önemli buluşma noktalarından biri olduğu çok açık. Hem Türkiye’den hem de farklı ülkelerden sektör profesyonellerini bir araya getirmesi açısından oldukça değerli bir organizasyon olduğunu düşünüyoruz. Yeni işbirlikleri kurmak, sektördeki gelişmeleri yakından takip etmek ve markaların kendilerini daha güçlü şekilde ifade edebilmesi adına önemli katkılar sağlıyor. Aynı zamanda fuarda yer almak markaların bilinirliğini artırırken, sektördeki konumlarını da güçlendiriyor. Biz de Zorlu Gözlük olarak Silmo İstanbul’un sektörel iletişimi güçlendirdiğine, yeni ticari bağlantılar oluşturduğuna ve markaların gelişim sürecine önemli katkılar sunduğuna inanıyoruz.

Bize zaman ayırdığınız için çok teşekkür ederiz. Son olarak 4 your eyes ile ilgili neler söylemek istersiniz?
Özellikle optik sektörü gibi sürekli gelişen ve yenilenen bir alanda, firmaların kendilerini doğru şekilde ifade edebilmeleri büyük önem taşıyor. Bu noktada 4 your eyes dergisi hem markalar hem de sektör profesyonelleri arasında önemli bir köprü görevi üstleniyor. Aynı zamanda sektördeki gelişmelerin, yeniliklerin ve marka hikayelerinin daha geniş kitlelere ulaşmasına da önemli katkı sağlıyor. 4 your eyes’ın uzun yıllardır sektöre sunduğu katkıyı değerli buluyor, emeği geçen herkese teşekkür ediyoruz.

Mayıs 2026

Chanel Yıldız İsimleri Buluşturdu

Chanel, 2026 İlkbahar/Yaz gözlük koleksiyonunu Nicole Kidman, G-Dragon, Lily-Rose Depp, Pedro Pascal ve Ayo Edebiri’nin yer aldığı kampanyayla tanıtıyor. Moda fotoğrafçısı Craig McDean imzasını taşıyan kampanya, her ismin karakteristik duruşunu öne çıkaran portre odaklı bir görsel anlatım sunuyor. Oscar ödüllü oyuncu Nicole Kidman, Chanel yazı detaylarıyla süslenen oval formlu güneş gözlükleri ve kare formdaki tortoiseshell optik modellerle kampanyada yer alıyor. Güney Koreli sanatçı G-Dragon ise çift C logosunu taşıyan iki renkli güneş gözlükleri ve markanın ikonik sembollerini öne çıkaran modellerle kamera karşısına geçiyor. Fransız-Amerikalı oyuncu ve model Lily-Rose Depp, Chanel yazı detaylarının öne çıktığı oval güneş gözlükleri ve çift C logosuna sahip iki renkli optik modellerle kampanyaya eşlik ediyor. Pedro Pascal ise Chanel’in kapitone detaylarını taşıyan güneş gözlükleri ve marka yazısıyla tamamlanan aviator optik modellerle yer alıyor. Oyuncu ve senarist Ayo Edebiri de çift C logolu iki renkli güneş gözlükleri ile oversized kare formlu modellerle fotoğraflanıyor. Yeni koleksiyon, Chanel’in ikonik tasarım kodlarını gözlük tasarımlarına taşımaya devam ediyor. Kapitone yüzey detayları, iki renkli geçişler, çift C logosu ve Chanel yazıları öne çıkan ortak unsurlar arasında yer alıyor.

Mayıs 2026

Bliz’den Performans Odaklı Yeni Seri

Bliz Eyewear, 2026 İlkbahar/Yaz güneş gözlüğü koleksiyonunu tanıttı. EssilorLuxottica Group bünyesindeki İsveç merkezli marka, yeni sezonda performans odaklı tasarım anlayışını İskandinav minimalizmiyle bir araya getiriyor. ‘Bliz Eyewear. Shaped by the North’ mottosuyla hazırlanan koleksiyon, dayanıklılık, fonksiyonellik ve modern çizgileri aynı tasarım dili altında buluşturuyor. Marka, yeni koleksiyonunda değiştirilebilir cam sistemleri, ayarlanabilir sap yapıları ve gözlük üzerine kullanım sağlayan OTG (Over-The-Glasses) uyumluluğu gibi teknik özelliklere odaklanıyor. Böylece modeller, sporcular ve outdoor tutkunları için farklı kullanım senaryolarına uyum sağlayan çok yönlü bir yapı sunuyor. 2026 İlkbahar/Yaz koleksiyonu, Performance Eyewear ve Active Eyewear olmak üzere iki ana segmentten oluşuyor. Performance Eyewear serisi ultra hafif çerçeveler, darbeye dayanıklı camlar ve sabit oturuş sağlayan yapısıyla hız ve performans odaklı kullanım için geliştirildi. Active Eyewear serisi ise sportif tasarım yaklaşımını günlük kullanım konforuyla bir araya getiriyor. Hafif ve dayanıklı çerçeveler, yüksek teknolojiye sahip camlarla desteklenirken, hareket sırasında stabil kalabilen ergonomik yapı öne çıkıyor. X-PC polikarbonat materyalden üretilen Bliz güneş gözlükleri, yüksek optik standartlara uygun hassas cam teknolojisiyle geliştiriliyor.

Mayıs 2026

Vanni ve Oscalito’dan Ortak Koleksiyon

Bağımsız İtalyan gözlük markası Vanni ve İtalya merkezli premium tekstil markası Oscalito ortaklaşa hazırladıkları yeni bir güneş gözlüğü koleksiyonunu duyurdu. Koleksiyonun çıkış noktasını ise iki markanın ortak materyal anlayışı oluşturuyor. Oscalito, pamuktan üretilen kaliteli iplikleri triko koleksiyonlarında kullanırken, Vanni aynı liften elde edilen selüloz asetatı gözlük tasarımlarına taşıyor. Böylece tekstil ve gözlük dünyası ortak bir üretim kültürü etrafında buluşuyor. Vanni x Oscalito koleksiyonu; Dora, Aurora ve Valentine isimli üç güneş gözlüğü modelinden oluşuyor. Sertifikalı selüloz asetattan üretilen modellerde siyah, beyaz, mavi, yosun yeşili ve sıcak havana tonları dikkat çekiyor. Koleksiyonda ayrıca Vanni’ye özel Dama, Pixel ve Blade asetat uygulamaları da yer alıyor. Dora modeli geniş ve saran formuyla daha dengeli bir siluet sunarken, Valentine modeli çağdaş dikdörtgen yapısıyla öne çıkıyor. Aurora ise keskin cat-eye formuyla koleksiyonun ultra feminen modeli olarak dikkat çekiyor. Koleksiyon için özel hazırlanan gözlük kılıflarında ise Oscalito’nun tavus kuşu tonlarındaki ipek saten kumaşları yeniden değerlendirilerek kullanılıyor.

Mayıs 2026

Bollé’den Yeni Trailchaser Modeli

Bollé Eyewear, yeni Trailchaser modeliyle arazi koşusu kategorisine giriş yaptı. Kuzey Amerika pazarı için geliştirilen yeni model, yarım çerçeveli silindirik kalkan tasarımıyla performans, konfor ve optik hassasiyeti buluşturuyor. Bollé Eyewear Marka Müdürü Joe Godbout, “1888’den bu yana outdoor gözlük kategorisinde güçlü bir konuma sahip olan Bollé, artık arazi koşusu segmentine de giriş yapıyor. Trailchaser modeli, yüksek optik teknoloji ve performans beklentisine sahip sporcular için konfor, destek ve hassas görüş sunmak amacıyla geliştirildi” dedi. Sadece 31 gram ağırlığındaki Trailchaser, markanın farklı ışık koşullarına uyum sağlayan Phantom fotokromik cam teknolojisiyle geliştirildi. Modelde optimum hava akışı sağlamak amacıyla lazer kesim havalandırma detaylarına yer verilirken, 3 eksenli dönebilen Fit-Tec sap sistemi ve ayarlanabilir Thermogrip® burun pedi yoğun hareket sırasında daha sabit ve hassas bir kullanım sunuyor. Trailchaser, modern tasarım anlayışını teknik performans detaylarıyla buluşturan iki özel renk seçeneğiyle satışa sunuluyor. Sadece 300 adetle sınırlı üretilen modelin her örneğinde cam üzerine işlenmiş özel numaralandırma bulunuyor.

Mayıs 2026

Dolce&Gabbana Yönetim Kadrosunu Güçlendirdi

Dolce&Gabbana, Stefano Cantino’yu şirketin yeni Co-Ceo’su olarak atadığını duyurdu. Cantino, Başkan ve mevcut Ceo Alfonso Dolce ile birlikte görev yapacak. Atama, markanın moda odaklı yapıdan daha geniş kapsamlı bir lifestyle şirketine dönüşüm sürecinin parçası olarak gerçekleşiyor. Yeni yapılanma kapsamında Stefano Gabbana yönetsel görevlerinden ayrılırken, markadaki kreatif rolünü sürdürmeye devam edecek. Yeni Co-Ceo Stefano Cantino, lüks moda sektöründe uzun yıllara dayanan uluslararası deneyimiyle dikkat çekiyor. Prada Group bünyesindeki kariyerinin ardından Louis Vuitton ve son olarak Gucci’de üst düzey görevlerde bulunan Cantino, Gucci’de Ceo pozisyonunu da üstlenmişti. Cantino ise yeni görevine ilişkin yaptığı açıklamada, “Dünyada İtalyan mükemmeliyetini en güçlü şekilde temsil eden markalardan biri olan Dolce&Gabbana’ya katılmak benim için büyük bir onur” dedi. Alfonso Dolce ise “Stefano Cantino’nun bu yeni büyüme ve gelişim döneminde yanımda olmasından mutluluk duyuyorum” ifadelerini kullandı. Atama, Dolce&Gabbana’nın uluslararası pazarlardaki konumunu güçlendirme ve moda dışındaki yeni iş alanlarına açılma stratejisinin önemli adımlarından biri olarak değerlendiriliyor.

Mayıs 2026

Talla, Yönlere ve Harekete Odaklanıyor

Sadece erkeklere özel gözlükler sunan İtalya merkezli Talla Eyewear yeni The Four koleksiyonunu sundu. Marka, yeni seride denge, yön ve hareket kavramlarını sade ve rafine bir tasarım diliyle bir araya getiriyor. Talla Eyewear Kurucusu ve Kreatif Direktörü Gianluca Gualandi tarafından hazırlanan koleksiyon; markanın materyal, form ve detay odaklı yaklaşımını sürdürüyor. Koleksiyonun çıkış noktası kuzey, güney, doğu ve batı olmak üzere 4 ana yön kavramına dayanıyor. The Four; dört optik model ve dört güneş gözlüğü tasarımından oluşurken, her model farklı renk kombinasyonlarıyla sunuluyor. Koleksiyonun ortak tasarım detayını ise ön yüzeyde yer alan dört perçin noktası oluşturuyor. Koleksiyonda hafiflik hissi tasarımın merkezinde yer alıyor. Cam çevresindeki transparan geçişler, çerçevelere daha hafif ve havada süzülüyormuş hissi veren bir görünüm kazandırıyor. Yüksek yoğunluklu asetat, çelik ve titanyum materyaller ise The Four koleksiyonun dayanıklılık ve konfor yapısını destekliyor. Talla Eyewear, The Four koleksiyonunda İtalyan tasarım kültürünün sprezzatura kavramına (zahmetsizce rafine şıklık) odaklanıyor ve gösterişten uzak ancak karakter sahibi bir erkek gözlük koleksiyonu sunmayı hedefliyor.

Mayıs 2026

Masunaga K三 Serisi Genişliyor

Masunaga, K三 koleksiyonunu 2026 İlkbahar/Yaz sezonu için yeni modellerle genişletti. Marka, Kenzo Takada ile uzun yıllara dayanan yaratıcı işbirliğini yeni sezonda da sürdürürken, Japon işçiliğini çağdaş tasarım anlayışıyla buluşturuyor. Vintage referanslarla modern çizgiler arasında denge kuran K三 koleksiyonu; ince dekoratif detaylar ve sade siluetlerle güçlü bir görsel dil oluşturmayı sürdürüyor. Yeni modeller arasında yer alan Pallas, ultra ince metal yapısı ve işleme detaylarıyla daha hafif ve teknik bir görünüm sunuyor. Nova modeli ise asetat materyali damla formundaki siluet ve oyma metal detaylarla buluşturuyor. Koleksiyona yeni eklenen diğer model Inazuma ise yatay formu ve daha mimari çizgileriyle daha grafik bir tasarım yaklaşımı ortaya koyuyor. K三 koleksiyonu genelinde kullanılan ince gravür detayları, dengeli oranlar ve kontrollü renk kombinasyonları; Pallas, Nova ve Inazuma’da üzerinde de aynı sade ve abartısız lüks etkiyi bırakıyor. Masunaga, yeni K三 modelleriyle zanaatkarlık, kültürel referanslar ve modern tasarım anlayışını bir araya getirirken, rafine tasarım yaklaşımını yeni sezonda da sürdürüyor.

Mayıs 2026

Chopard’dan İki Yeni Premium Tasarım

Chopard, 2026 gözlük koleksiyonunu iki yeni güneş gözlüğü modeliyle genişletti. Marka, yeni sezonda Schm61s ve Schm39 modelleriyle mücevher işçiliği ve performans odaklı tasarım anlayışını bir araya getiriyor. Schm61s, 2026 Cannes Film Festivali için hazırlanan sınırlı üretim ‘Red Carpet’ güneş gözlüğü olarak öne çıkıyor. Sadece 499 adet üretilen modelin her örneği sap iç kısmındaki özel numaralandırmayla sunuluyor. Chopard’ın mücevher işçiliğinden ilham alan tasarım, geometrik ön yapı ve 23 ayar altın kaplama detaylarla dikkat çekiyor. Modelin ön bölümünde yer alan çiçekli motif, farklı kesim ve formlara sahip 96 adet zirkonya taşla zenginleştiriliyor. Cam çevresine yerleştirilen damla kesim taş detayları ise Chopard’ın ikonik mücevher koleksiyonlarında kullanılan elmas kesimlerine gönderme yapıyor. Koleksiyona yeni katılan diğer model Schm39 ise yüzü saran çerçevesiz yapısıyla daha sportif bir çizgi sunuyor. Chopard’ın Classic Racing koleksiyonundan ilham alan model; bronz tonlu camları, hafif köprü yapısı ve ergonomik burun pedleriyle günlük kullanım konforuna odaklanıyor. Titanyum detaylarla desteklenen sap yapısı ise koleksiyonun yüksek mekanik hassasiyet anlayışını yansıtırken, aerodinamik profil modeli sportif ve modern bir karakterle buluşturuyor.

Mayıs 2026

Blackfin Pasific Yeni Modellerle Genişledi

Blackfin, Pacific serisini 2026 İlkbahar/Yaz sezonu için Cambria, Del Mar ve Davenport modelleriyle genişletti. Marka, yeni modellerde ultra ince titanyum çerçeveleri modern geometrik detaylarla bir araya getiriyor. Tek parça titanyum bloktan üretilen tasarımlar, Blackfin’in teknik üretim yaklaşımını minimalist bir estetik anlayışıyla buluşturuyor. Koleksiyonun öne çıkan kadın modelleri arasında yer alan Cambria ve Del Mar, büyük formlu geometrik yapılarıyla dikkat çekiyor. Cambria modeli daha yumuşak ve yuvarlak hatlardan belirgin çizgilere geçiş yaparken, Del Mar modeli daha güçlü merkez yapısını kenarlara doğru yumuşatan bir tasarım dili sunuyor. Böylece iki model de geometrik formları farklı yorumlarla yeniden ele alıyor. Koleksiyonda yüzey işçiliği de tasarımın önemli parçalarından biri olarak öne çıkıyor. El işçiliğiyle fırçalanmış ve parlatılmış yüzeyler ışıkla farklı etkileşimler oluştururken, Brushed light gold, Niagara blue ve Persian Indigo gibi renk tonları modellere derinlik kazandırıyor. Pacific serisinin yeni modelleri arasında yer alan Davenport ise klasik çift köprülü silueti daha sade ve çağdaş bir yorumla yeniden şekillendiriyor. Model, Blackfin’in titanyum gözlük tasarımındaki teknik yaklaşımını minimalist çizgilerle bir araya getiriyor.

Mayıs 2026