Moscot

Gözlük Tutkusu

Silmo İstanbul, Moscot’un mirasını takdir eden ve hikayesini anlatma konusunda tutkulu olan ortaklarla bağlantı kurmada değerli bir rol oynamaktadır.

Moscot’un tohumları Amerika’ya ilk olarak 1899 yılında Ellis Adası üzerinden Doğu Avrupa’dan gelen büyük büyükbaba Hyman Moscot tarafından ekilmiştir. Hyman, Manhattan’ın ünlü Aşağı Doğu Yakası’ndaki Orchard Caddesi’nde bir el arabasında hazır gözlük satmaya başladı. Günümüzde yüzyılı aşkın bir süre sonra, Moscot ikonik gözlükleriyle dünya çapında tanınan bir New York City kurumudur. Moscot, zamansız gözlüklerini yaratmak için 110 yıla yaklaşan gözlük uzmanlığı ve usta işçiliği ile benzersiz bir şekilde rafine edilmiş, şehir estetiğini aşılıyor. Moscot artık dünya çapında mağazaları olan bir moda markası olarak tanınsa da bir mahalle optik mağazası olma naifliğini ruhunda taşımaya devam etmektedir. Bu değerli aile şirketinin 5. nesli olan, Baş Tasarım Sorumlusu Zack Moscot ile Moscot’un köklü mirası, gözlük vizyonu, tasarım Dna’sı ve en yeni koleksiyonu hakkında yaptığımız özel röportajı sunuyoruz.

Merhaba, kendinizi okurlarımıza tanıtarak Moscot ile yolculuğunuzun nasıl başladığından bahsedebilir misiniz?

Merhaba, ben Zack Moscot. Ailemin 109 yıllık mirasa sahip gözlük markasının beşinci nesliyim ve Baş Tasarım Sorumlusuyum. Hikayemiz bir asır önce, büyük büyük büyükbabam Hyman Moscot’un 1899’da Doğu Avrupa’dan New York’a gelip Aşağı Doğu Yakası’nda bir el arabasında gözlük satmasıyla başladı. Bugün hala orada kök salmış durumdayız. Dükkanlarımızda çalışarak büyüdüm ve işi erkenden öğrendim. Tasarıma olan tutkum sebebiyle, gözlükçü ya da optometrist olmak yerine ailede resmi eğitim almış ilk tasarımcı oldum. Şimdi dördüncü nesil olan babam Harvey Moscot ile birlikte çalışıyorum ve markamızı hem iş hem de yaratıcılık açısından geliştiriyorum. Gözlük gerçekten kanımızda var!

Moscot’un ikonik bir marka olarak köklü bir mirasa sahip olduğunu biliyoruz. Moscot ve dönüm noktaları hakkında neler söylemek istersiniz?

Yüzyılı aşkın süredir bir aile şirketi olarak kaliteye, işçiliğe, hizmete ve uzmanlığa odaklanmamız, büyümemizi ve dünya çapında sadık bir takipçi kitlesi oluşturmamızı sağladı.

Moscot’u ve gözlük vizyonunu nasıl tanımlarsınız?

New York’un merkezinde yer alan bir marka olarak Dna’mız doğduğumuz Aşağı Doğu Yakası’na dayanıyor. Büyük büyükbabam Sol her zaman “Nereye gittiğinizi bilmek için geçmişinizi bilmelisiniz” derdi ve bu öğreti yaptığımız her şeye rehberlik ediyor. Mirasımızı onurlandırırken, eldeki başarılarımızla yetinmeyiz. İnsanlara adil davranmak ve işleri doğru nedenlerle yapmak gibi temel değerlere sadık kalıyoruz. Gözlük hem tıbbi bir cihaz hem de bir moda aksesuarıdır ve bizi tanımlayan da bu eşsiz dengedir.

Moscot’un tasarım Dna’sından ve bu anlamda diğer markalardan nasıl ayrıştığından bahsedebilir misiniz?

Estetiğimiz benzersizdir çünkü zaman içinde doğal olarak gelişmiştir. Mağazalarımız, büyükannemin biblolar ve nostaljiyle dolu oturma odasına adım atmak gibi hissettiriyor. Moscot’un kalbinde, geniş ailemizin bir parçası olarak gördüğümüz ve nesillerdir müşterilerimize hizmet veren inanılmaz insanlar yer alıyor. Bunu, geleneksel işçiliği modern yeteneklerle harmanlayan zamansız bir gözlük koleksiyonu ile eşleştiriyoruz.

Biraz da en 2024 Sonbahar/Kış koleksiyonunuzdan ve koleksiyonun öne çıkan özelliklerinden bahsedelim…

Yeni koleksiyon hem geçmişimizi hem de geleceğimizi yansıtıyor. Zamansız şekilleri ikonik tasarım unsurlarıyla birleştiren koleksiyonda, cesur kalın asetat çerçevelerin yanı sıra narin metal klasikleri de yer alıyor. Tek bir bedenin herkese uymadığını bildiğimiz için birden fazla çerçeve boyutu sunuyoruz. Her bireyin cam tasarımını ve reçete ihtiyaçlarını her zaman göz önünde bulundurduğumuzdan, yüzünüz ve stiliniz için doğru çerçeveyi bulmak ve uygun bir uyum sağlamak çok önemlidir.

Moscot tasarımlarına ilham olan konulardan bahsedebilir miyiz? Güncel gelişmeler tasarımlarınıza nasıl yansıyor?

Aile arşivlerimizden, tarihin en çok satan kitaplarından ve kapımızdan içeri giren müşterilerimizden ilham alıyoruz. Aşağı Doğu Yakası’nda bulunan tasarım ofisimiz, bu eklektik stil ve kültür potasında büyüyor. Çerçeveleri farklı renk çeşitleri, camlar ve malzeme detaylarıyla zenginleştirirken, uyuma odaklanarak işlev ve modayı harmanlıyoruz.

Moscot’un müzik ile güçlü bir bağı olduğunu biliyoruz. Müzik Moscot için ne ifade ediyor? Koleksiyonlarınıza etkileri nelerdir?

Aşağı Doğu Yakası’nda 100 yılı aşkın bir süredir faaliyet gösterdiğimiz için müşterimiz olan birçok müzisyen ve ünlü de dahil olmak üzere sanatçılarla doğal bir bağımız var. Babam Harvey, yaratıcılık açısından zengin bir semtte, müziğe olan tutkusunu Moscot ile birleştirerek Moscot Music’i kurdu ve hem gelecek vadeden hem de ünlü müzisyenler dünya çapındaki mağazalarımızda sahne aldı. Müzik, markamızın benzersiz tarzı ve estetiğiyle örtüşen yaratıcı ve bağımsız ruhu yansıtıyor.

Yaklaşan 2025 yılı için Moscot’tan yeni işbirliği, lansman veya koleksiyon sürprizleri beklemeli miyiz?

2025 yılında 110. yılımızı heyecan verici sürprizler, yeni lansmanlar ve taze ürünlerle kutlayacağız!

Türkiye’de distribütörlüğünüz aracılığıyla temsil ediliyorsunuz. Bu işbirliğinizi ve Moscot’un Türkiye pazarındaki konumunu nasıl değerlendirirsiniz?

Türkiye’de Moscot hikayesini paylaşmamıza yardımcı olan harika ortaklarımız var. Bizi, Moscot çerçeveleri sunan ve hikayemizi müşterilerine aktaran benzer düşünen perakendeciler ve gözlükçülerle buluşturdular. Moscot taktığınızda gözlükten daha fazlasını taktığınızı, NYC’nin, tarihin ve ailenin bir parçasını taktığınızı söylemekten hoşlanıyoruz.

Uluslararası optik fuarlarında katılımcı olmak dünya çapındaki marka bilinirliğinize ne ölçüde katkı sağlıyor?

Değerlerimizle örtüşen ve markamızı bizi yansıtacak şekilde düzenleyen küresel ortaklar buluyoruz. Ayrıca, gözlük yaklaşımımızı takdir eden hayranlarımızın olduğu şehirlerde Moscot Mağazaları açıyoruz. Mağazalarımızın yanı sıra Moscot.com ve sosyal medya, hikayemizi paylaşmamıza ve dünya çapında marka bilinirliğini artırmamıza yardımcı oluyor.

Türkiye’de Silmo ortaklığı ile 11. kez gerçekleştirilecek olan Silmo İstanbul Optik Fuarının gelişimini ve pazara etkilerini değerlendirir misiniz?

Silmo İstanbul Optik Fuarı, Moscot’un mirasımızı takdir eden ve hikayemizi anlatma konusunda tutkulu olan ortaklarla bağlantı kurmasına yardımcı olmada değerli bir rol oynamaktadır. Bu gibi etkinlikler, markamızın benzersiz niteliklerini anlayan ve Moscot’u değerlerimizle uyumlu bir şekilde temsil etmeye kararlı olan benzer fikirlere sahip perakendecileri bulmak için harika bir fırsat sunuyor.

Kasım 2024

Markus T

Çerçevesiz Asalet

Patentli menteşe sistemleri ve titanyum için renklendirme işlemleri gibi kendi teknolojilerini geliştiren, sayısız ödül sahibi Markus T en yenisini sunuyor.

Alman gözlük markası Markus T, teknik üstünlüğü, gözlük ve tasarım tutkusuyla tanınıyor. Marka, patentli menteşe sistemleri ve titanyum için renklendirme işlemleri gibi kendi teknolojilerini geliştirmiştir ve tüm gözlüklerini yalnızca Almanya’da üretmektedir. Markus T çerçeveleri dayanıklılıkları, rahatlıkları ve esneklikleriyle bilinmektedir ve marka sürekli ilerleme ve yenilik arayışıyla 40’tan fazla tasarım ödülü kazanmıştır. Markanın genel merkezi Almanya’da restore edilmiş bir tahıl damıtma tesisinde yer alıyor ve tesis rehberli turlar aracılığı ile gezilebiliyor. Dünya çapında 70’ten fazla ülkede satılan Markus T, ilk çerçevesiz gözlük koleksiyonu Ease’den iki buçuk yıl sonra yeni Ease Pro’da daha da geliştirdiği çerçevesiz gözlüklerini beğenilere sunuyor. Markanın Kurucusu Markus Temming ile Ease Pro koleksiyonun yeni geliştirilmiş teknik özellikleri ve görünümleri hakkında yapılan röportajı sunuyoruz.

Merhaba Markus, 2019 yılında Ease koleksiyonu ile ilk kez çerçevesiz gözlüklerinizi piyasaya sürdünüz. Çerçevesiz gözlükler Markus T’ye sizce neler kattı?

Titanyum çerçeve alanında uzmanız ve bazı koleksiyonlar için ek malzeme olarak özel olarak geliştirdiğimiz hafif plastik TMi’yi kullanıyoruz. Bu iki malzeme tam kenarlı çerçeveler için idealdir. Bununla birlikte, çerçevesiz gözlükler de bizim için özel bir segment ve ideal olarak Markus T portföyünü ayrı bir koleksiyon olarak tamamlıyor. Bir yandan “az ama öz” anlayışımızı yansıtıyorlar. Çünkü minimum malzemeyle yetiniyorlar, diğer yandan da teknik açıdan sofistike gözlükler konusundaki uzmanlığımızı özetliyorlar.

Çerçevesiz modeller gerçekten de hem üretici olarak sizin için hem de gözlükçüler için zorlu bir iş, değil mi?

Gerçekten de öyle. Çerçevesiz gözlükler kesinlikle üstün bir disiplin olarak tanımlanabilir. Camlar ve çerçeve parçaları için uzun ömürlü, dayanıklı ve aynı zamanda neredeyse hiç görünmeyen bir bağlantı teknolojisi geliştirmek zorlu bir iştir. Tüm teknik karmaşıklığa rağmen, doğal olarak camlamayı gözlükçüler için mümkün olduğunca basit ve kullanışlı hale getirmeyi her zaman göz önünde bulunduruyoruz.

Bu yıl bir kez daha çerçevesiz gözlüklere odaklanarak, bu kez yeni Ease Pro koleksiyonunu sunuyorsunuz. Yeni modeller üzerinde ne kadar süre çalıştınız ve seride kaç model var?

“Daha az gözlük görünümü, daha fazla çaba” buraya oldukça uyan bir formül diye düşünüyoruz. Çok fazla detaylı çalışma, bizim için heyecan verici bir görevdi. Ancak zaman zaman strese girmemize de sebep oldu. Toplamda, tamamen ikna olduğumuz bir koleksiyona sahip olana kadar birleştirme tekniklerini ve ek tasarım öğelerini geliştirmek yaklaşık iki buçuk yılımızı aldı. Ease Pro 20 cam şekli ile başlıyor. Çünkü çerçevesiz bir koleksiyonla, gözlükçü temelde cam şeklini tasarlamakta özgürdür.

Neden yeni modelleri mevcut Ease koleksiyonuna eklemediniz?

Bir şekilde koleksiyonla yeni şekiller geliştirmekten bir adım öteye gidebileceğimizi hissettik. Görsel ve teknik olarak daha da fazlasını yapabileceğimize inandık. Çoğu zaman olduğu gibi, mükemmellik arzumuz bizi harekete geçirdi. Sürekli olarak Almanya’da üretim yapıyor olmamız, geliştirme ve kalitenin kelimenin tam anlamıyla “avucumuzun içinde” olduğu anlamına geliyor. Müşterilerimize yakınız. Gözlükçü müşterilerimizin yanı sıra Gütersloh-Isselhorst’taki şirket tesisimizde bulunan Markus T marka mağazamız aracılığıyla son müşteriye de yakınız. Bu sayede müşteri geri bildirimlerini ve ihtiyaçlarını doğrudan test edebiliyor ve uygulayabiliyoruz. Ease ile teknolojideki potansiyelin farkına vardık ve Ease Pro ile tasarımda da yeni bir çığır açtık.

Ease Pro’yu Ease’den tam olarak ayıran nedir?

Farklı olan sadece genel görünüm değil, aynı zamanda camlama teknolojisidir. Henüz piyasada bulunmayan benzersiz bir kombinasyon geliştirdik. Ease çift delikli plastik manşonlarla sırlanırken, Ease Pro’nun sırlama teknolojisi ek manşonlardan vazgeçiyor ve filigran titanyum parçaların gücüyle çalışıyor. Özel bir mekanizma sayesinde, bağlantı parçaları birbirlerine kilitlenerek, yalnızca aletler yardımıyla örneğin yeniden camlama için yeniden serbest bırakılabilen kesinlikle güvenli bir bağlantı oluşturuyor.

Bu durum camların tasarımını da etkiliyor mu? Görsel olarak değişen bir şey var mı?

Köprü ve şakaklar bizim tercih ettiğimiz malzemeden, yani titanyumdan yapıldı. Bireysel bir tasarım için daha fazla seçenek sunan Ease Pro için kasıtlı olarak daha az hassas bir görünüm tercih ettik. Biraz daha fazla malzeme, renk ve eklentilerle vurgulanabilen daha cesur bir tasarım dili, Ease Pro koleksiyonunu yansıtıyor. Ayrıca Markus T’de her zaman olduğu gibi bu koleksiyonda da renk paletinin zenginliği öne çıkıyor. Temel model, on bir titanyum rengimizin yanı sıra altın, pembe altın ve yeni, zarif platin kaplamalı yüksek kaliteli PVD 24 karat değerli metal kaplama ile sunuluyor.

Biraz daha göz alıcı bir şey isteyenler için çerçevesiz Ease Pro modelleri silikon bir halka ile yükseltilebiliyor. Bunlar hangi renklerde mevcut?

Evet, Ease Pro modelleri silikon bir halka ile yükseltilebiliyor. Cam yivin içinde yer alan silikon halkayı şeffaf, mavi, bordo ve siyah renklerde sunuyoruz. İnce renk vurgusu, çerçevenin çerçevesiz karakterinden vazgeçmeden camın şeklinin vurgulanmasını sağlıyor.

Peki yeni koleksiyonda başka hangi özellikler öne çıkıyor?

Her bir cam şekli için ayrı eklentiler tasarladık. Bu poliamid eklentiler de camın etrafına yerleştirilir, lens oluğuna tutunur ve kolayca değiştirilebilir. Cama daha çarpıcı bir çerçeve kazandırırken, şekil ve renkle oynuyorlar.

Kaynak: Spectr

Ekim 2024

Zeno Grup Optik

Zeno Grup Optik

Yükselen Güç

Silmo İstanbul, Türkiye optik sektörü için önemli bir platform. İlk katılımımızdan bu yana her yıl fuarda yer aldık ve her seferinde büyük bir ilgiyle karşılandık.

Merhaba Selin Hanım. Kendinizi okurlarımıza tanıtıp, ne zaman ve nasıl optik sektörünün bir üyesi olduğunuzdan bahsedebilir misiniz?

Merhaba, ben Selin Kılıç. 1989 yılında İstanbul’da doğdum. Marmara Üniversitesi İletişim Fakültesi’nden 2012 yılında mezun oldum. Mezuniyetimden itibaren çeşitli markalar için İletişim Danışmanlığı, Sosyal Medya Uzmanlığı, Reklam ve Halkla İlişkiler departmanlarında çalıştım. Turizm, gıda ve moda başta olmak üzere birçok sektörde bu hizmetleri verdim. Yaklaşık 2 yıldır ise optik sektöründe çalışıyorum. Sektörün dinamik yapısı ve yeniliklere açık olması beni her zaman heyecanlandırdı. Tabii çok küçük yaşlardan beri gözlük kullanıcısı olmamın da sektöre olan ilgimin oluşmasında büyük katkısı oldu diyebilirim.

Zeno Grup Optik ile yolunuzun nasıl kesiştiğinden ve firmadaki rolünüzden söz edebilir misiniz?

Zeno Grup’u optik sektöründen biri olarak aslında biliyordum. Bir etkinlikte, Zeno Grup’un kurucularından Ömer Bey ile karşılaştım. Kendileri ile vizyon ve misyon açısından aynı çizgide olduğumuzu fark ettik. Marka İletişim Yöneticisi olarak firmaya katıldım ve o zamandan beri markanın tanıtımı, iletişim stratejileri ve sektördeki yerini güçlendirme konusunda çalışıyorum.

Zeno Grup Optik’in henüz üç yıl önce kurulmuş olmasına rağmen sektörde sağlam ve başarılı bir duruş sergilemesini sağlayan temel değerlerinden bahsedebilir misiniz?

Zeno Grup Optik’in temel değerleri yenilikçilik, müşteri odaklılık ve kalite üzerine kuruludur. Müşterilerimize en iyi hizmeti sunmayı, sektördeki yenilikleri takip ederek onları öncü çözümlerle buluşturmayı ve optik sektörünün en önemli organı olan optik mağazalarını güçlendirerek sektörün kullanıcı lehine bilinçlenmesine ve büyümesine maksimum faydayı sağlamayı ve oluşturmayı hedefliyoruz. Adımlarımızı da daima bu doğrultuda atmamız sebebiyle başarı grafiğimiz giderek yükseliyor.

Firma bünyesinde yer alan markalardan ve bu markaların kendilerine özgü özelliklerinden söz edebilir misiniz?

Firmamız bünyesinde pek çok prestijli marka bulunuyor. Bunlardan biri olan Morlin Bron, minimal tasarımları ve yüksek kalite standartlarıyla dikkat çekiyor. Morlin Bron modelleri oluşturulurken, yenilikçi tasarımlar her aşamada yüz anatomisi üzerinde test edilir ve en doğru ergonomik forma getirilene kadar üzerinde çalışılır. Morlin Bron’da sürekli yenilediğimiz binlerce modelle tüm zamanların en zengin kreasyonunu sunuyoruz. Bir diğer markamız Reacher ise canlı renkleri ve cesur tasarımlarıyla genç kitlelere hitap ediyor. Zeno Grup Optik bünyesindeki her markamız ile kendine özgü bir karaktere ve müşteri kitlesine sahip koleksiyonlar sunuyoruz.

Büyümeye ve gelişime açık bir firma olarak markalarınıza yenilerini eklemeyi düşünüyor musunuz?

Evet, Zeno Grup Optik bünyesine yeni markalar eklemeyi kesinlikle düşünüyoruz. Bu amaçla sürekli olarak pazar araştırmaları yapıyoruz. Hem yerel hem de uluslararası alanda tanınan, yenilikçi ve kaliteli ürünler sunan markalar yaratmayı temel hedeflerimiz arasında yer alıyor. Hatta 4 your eyes okurlarına önümüzdeki yıl içerisinde birkaç yeni markanın lansmanını yapmayı planladığımızın haberini verebiliriz.

Marka İletişim Yöneticisi olarak Zeno Grup Optik markalarının bilinirliklerini ve sektördeki konumlarını güçlendirmek amacıyla nasıl bir strateji uyguluyorsunuz?

Stratejimiz, dijital ve geleneksel medya pazarlamasını aktif ve efektif bir şekilde kullanmak üzerine kuruludur. Ayrıca, müşterilerimizle birebir etkileşim sağlayan kampanyalar ve deneyim odaklı etkinlikler düzenlemeyi önemli buluyoruz. Düzenlediğimiz bu deneyim odaklı etkinler sayesinde hem markalarımızın bilinirliğini artırıyor hem de sektördeki yerimizi daha da sağlamlaştırıyoruz.

Tanıtım ve pazarlama projelerinizde ünlü isimlerle iş birlikleri yaptığınızı biliyoruz. Yeni sezonda da Zeno Grup Optik’ten böyle sürprizler beklemeli miyiz?

Evet, ünlü isimlerle çalışmak bizim için oldukça etkili bir strateji oldu. Morlin Bron için ‘Çok Göze Takılıyoruz’ sloganıyla sunduğumuz kampanyanın yüzü olarak ülkemizde saygın ve sempatik duruşuyla çok sevilen İtalyan Şef Danilo Zanna’yı seçmemiz markanın bilinirliğinin sağlamlaştırılmasında çok önemli rol oynadı. Bu sebeple, yeni sezonda da bu tür iş birliklerine devam edeceğiz. Şu an üzerinde çalıştığımız birkaç proje var ve bunlar için çok heyecanlıyız. Zeno Grup Optik olarak müşterilerimize sürprizler yapmayı seviyoruz, bu yüzden takipte kalmalarını öneriyoruz.

Zeno Grup Optik dağıtım ve satış ağını genişletmek amacıyla nasıl bir yol izliyor?

Dağıtım ve satış ağımızı genişletmek için öncelikle mevcut satış noktalarımızla olan iş birliklerini güçlendirmeyi ve yeni bölgelerde anlaşmalar yapmayı hedefliyoruz. Ayrıca, potansiyel yeni müşterilerle görüşmeler yaparak farklı şehir ve bölgelerde varlığımızı artırmayı planlıyoruz. Mağaza içi promosyonlar ve fuar katılımlarıyla markamızın bilinirliğini daha da artırmaya devam edeceğiz.

Rusya’da ve Çin’de ofisleriniz olduğunu biliyoruz. Bu konuda neler söylemek istersiniz? Farklı ülkelerde de ofisler açmayı planlıyor musunuz?

Rusya ve Çin’deki ofisimiz, bizim için büyük bir adım oldu. Oradaki müşterilerimize daha iyi hizmet vermek için bu yatırımları gerçekleştirdik. Gelecekte Avrupa ve Orta Doğu’da da ofis açmayı planlıyoruz. Zeno Grup Optik olarak temel değerlerimizden ödün vermeden sürekli gelişimin ve ilerlemenin yanındayız. Her geçen yıl daha çok yol katederek global bir marka olma yolundaki emin adımlarımızı sürdüreceğiz. 

Uluslararası fuarları takip ediyor musunuz? Fuarların sektöre katkıları hakkındaki düşünceleriniz nelerdir?

Evet, uluslararası fuarları yakından takip ediyoruz. Uluslararası optik fuarları, sektördeki yeniliklerin ve teknolojik gelişmelerin sergilenmesi için önemli platformlardır. Bu etkinlikler, markalar ve profesyoneller arasında global işbirlikleri kurulmasına olanak tanır, yeni ürünlerin tanıtılması ve pazar trendlerinin belirlenmesine katkı sağlar. Aynı zamanda sektör temsilcileri için ağ kurma ve iş geliştirme fırsatları sunar. Ayrıca, markalarımızı daha geniş kitlelere tanıtmak açısından da çok önemli yere sahipler. 

Yeni ve daha büyük hizmet alanıyla, 11. kez gerçekleşecek olan Silmo İstanbul Optik Fuarını katılımcı bir firma olarak başlangıcından bugüne nasıl değerlendirirsiniz?

Silmo İstanbul Optik Fuarı her geçen yıl gelişen, büyüyen ve kendini yenileyen bir yapıya sahip. Sektör dinamiklerini bir araya getirmesi açısından muazzam derece önemi olduğunu düşünüyorum. Fuarın zaten Silmo ismini alarak gerçekleştirilmesi, organizatörlerin sağlam ve büyük hedeflerle yola çıktığının göstergesidir. Her anlamda ciddiyet ve yoğun emekle hazırlanmasını takdir ediyoruz. İnanıyorum ki Silmo İstanbul bu yıl da geçmiş yıllar gibi işimiz adına çok faydalı geçecek.

Bu değerli röportaj için çok teşekkür ederiz. Son olarak, dergimiz 4 your eyes’ın dijital yayıncılığa evrilişi ilgili görüşlerinizi öğrenebilir miyiz?

Derginiz 4 your eyes’ın çağa adapte olmasını şahsen çok önemsiyorum. Çünkü internet artık işimizin olmazsa olmaz bir parçası haline geldi. Bu sayede her sayısına online olarak ulaşmak bizlere büyük bir konfor sunuyor. Tüm ekibinize başarılar diliyor ve emekleri için teşekkür ediyoruz.

Ekim 2024

Lotus Optik

LOTUS OPTİK
Kalitenin İzinde

Silmo İstanbul, sektördeki yenilikleri bir araya getirerek bize ilham veriyor ve müşterilere daha iyi bir hizmet sunma yolunda rehberlik ediyor.

Merhaba… Okurlarımıza kendinizi kısaca tanıtıp, sektörle yolunuzun nasıl buluştuğundan bahsedebilir misiniz?

Tuğba Doğan: Merhaba, 1985 yılında Tokat’ta doğdum. Eşimle birlikte Ege Üniversitesi Optisyenlik bölümünü dereceyle bitirdik. Mezuniyetimizin hemen ardından ben 2005 yılında İstanbul’un Şişli semtinde perakende optik mağazasında çalışmaya başladım. İstanbul’da mesleki olarak güzel bir deneyim kazandıktan 6 yıl sonra evlendik ve şehir değiştirdim. Meslek hayatıma yerleştiğim şehirde devam ettim. İkiz çocuklarım olduktan sonra işi bıraktım. 2019 yılında ilk mağazamızı Antalya’da açtıktan hemen sonra Edirne’de ikinci şubemizi aynı yıl içinde açtık. 2021 yılında üçüncü şubemizi İstanbul’da açtık ve butik mağazacılık sistemimizle yıllar içerisinde daha da büyümeyi hedefliyoruz.

Onur Doğan: Merhaba, 1984 yılı Artvin doğumluyum. Eşimin de bahsettiği gibi Ege Üniversitesi Optisyenlik bölümünü bitirdik. Mağazacılık hayatıma Antalya’da başladım.

Lotus Optik’in kuruluş hikayesi nedir?

İlk mağazamızı eşimle birlikte 2019 yılında Antalya’da açmamızdan kısa bir süre sonra ikinci mağazamızı Edirne’de müşterilerimizle buluşturduk. 2021 yılında da üçüncü mağazamızı İstanbul Kanyon AVM’de açtık. En başından itibaren butik mağazacılık anlayışına sahibiz ve bu yaklaşımla daha da büyümeyi hedefliyoruz. Mağazamız, alanında birbirinden başarılı iç mimar ve mobilya dekorasyon firmaları tarafından özel olarak tasarlandı. Dünyanın en önde gelen optik ve güneş gözlüğü markaları ile çalışma isteğimizi gerçekleştirerek, birbirinden değerli butik ürün portföyü oluşturduk. Ülkemizde kaybolmaya yüz tutan o samimi ve esnaflık anlayışını koruma hedefimiz ile müşterilerimizi kendi ailemizin birer üyesi olarak kabul ediyoruz.

Mağazalarınızı farklı şehirlerde açtığınızı anlıyoruz. Peki bu lokasyonları seçerken önem verdiğiniz unsurlar ne oldu?

Mağazalarımızın yerini seçerken tabii ki hareketli bir yer olmasına dikkat ediyoruz. Yakınımızda bulunan zincir mağazalardan farklı markalar sergileyerek ve müşterilerimize üstün bir hizmet sunarak ayrışıyoruz. İşini düzgün yapan, mağaza dekorasyonuna önem veren, bilgisiyle müşterilerine iyi hizmet sağlayabilen bir firma olmak her zaman en temel değeriniz olmalıdır diye düşünüyoruz.

Mağazalarınızda en çok satışı yapılan optik ve güneş gözlüğü markaları nelerdir?

Güneş gözlüklerinde Tavat, Mykita, L.G.R, Saint Laurent, Prada, Miu Miu, Tom Ford, optik gözlüklerde ise Lunor, Tom Ford, Linderberg ve Silhouette gibi markaların satışlarımızda ön plana çıktığını söyleyebiliriz.

Mağazalarınızda ürün çeşitliliğine özen gösterdiğinizi biliyoruz. Farklı ürün segmentlerini bulundurmak satışlarınızı nasıl etkiliyor?

Dediğiniz gibi her segmentten ürüne yer vermek için en yüksek seviyede özen gösteriyoruz. Bu sebeple mağazalarımızda her segment ürüne rahatlıkla rastlayabilirsiniz. Çünkü Lotus Optik olarak geniş bir ürün yelpazesi sunarak farklı müşteri ihtiyaçlarına hitap etmemizin hem müşteri memnuniyeti kazanmak hem de satışlarımızdaki olumlu yansımaları açısından önemli artıları olduğunun bilincindeyiz.

Satış sonrası hizmetleriniz nelerdir?

Satış sonrası hizmet bizim için satış kadar önemli bir konudur. Biz satış sonrasında da müşterilerimize desteğimizi sürdürmekteyiz. Yedek parça desteğimizin yanı sıra, bizden almamış olsalar bile, arızalanmış gözlük çerçevelerinin tamiri ve bakımı hususunda hizmetlerimiz de mevcuttur.

Mağazalarınızda yapılan değişiklikler ve kampanyalarla ilgili müşterilerinizi nasıl bilgilendiriyorsunuz?

Lotus Optik olarak mağazamızdaki değişiklikleri ve kampanyaları müşterilerimize ağırlıklı olarak sosyal medya üzerinden duyuruyoruz. Çünkü dijital çağa geçişle birlikte sosyal medyanın doğru kullanıldığında güçlü ve etkili bir iletişim platformu olduğunun farkındayız.

Mağazalarınızın estetik ve şık görünümü için yatırım yapmaktan kaçınmayan biri olarak sizce bir optik mağazanın iç ve dış tasarımının işinize katkıları nelerdir?

Aranan, görülmek istenen, merak edilen her ürünü sergilemeye çalışıyoruz. Raflarımızı misafirlerimizin kolayca deneyip bırakacağı şekilde düzenliyoruz. Böylece hem beğendikleri ürünlere rahatça ulaşmaları hem de konforlu ve keyifli alışveriş yapmalarını sağlıyoruz. Bu anlayışta olduğumuz için de tüm bu unsurları müşterilerimize sunabilmek adına estetik, görünürlüğü yüksek ve aynı zamanda işlevsel tasarım öğelerini mağazada kullanmak gerektiğine inanıyoruz.

Perakendecilerden biri olarak meslektaşlarınızla aranızdaki fiyat rekabeti hakkındaki görüşleriniz nelerdir?

Firmaların tavsiye ettiği satış fiyatlarını göz önünde bulundurarak, ürünlerin piyasa koşullarında değerini düşürmeden kaliteli hizmet ile sunmaktan yanayız. Özellikle internette satışa sunulan gözlüklerin fiyatlarının oldukça farklı olduğunu görüyoruz. Biz bir ürünün değeri neyse ona göre satışı yapılmalıdır düşüncesindeyiz. Bizi rakiplerimizden ayıran unsur hizmet kalitemizdir.

Sektör içi yapılan satış ve eğitim bilgilendirmeleri yeterli mi? Sektörel yenilikler hakkında kendinizi ve çalışanlarınızı nasıl geliştiriyorsunuz?

Sektördeki gelişmeleri anlamak için çeşitli online kaynakları ve sektör bilgilerini aktif olarak kullanıyoruz. Ayrıca optik cam firmalarından yetkili arkadaşlarımızın belirli periyotlarda mağazamıza uğramalarını ve cam teknolojileri hakkında sunum yapmalarını istemekteyiz. Böylelikle edindiğimiz bilgileri taze tutuyor ve yeni teknolojik bilgiler ediniyoruz.

Bu noktada sektörel gelişimlerden haberdar olmada yurtdışında yapılan optik fuarları da takip ediyor musunuz?

Hemen hemen tüm fuarlara katılım sağlıyoruz. Yeni olan her gelişmeyi yakından takip ediyoruz. Sektörel gelişmeleri, teknolojik inovasyonları, trendleri, dünya markalarına ait en yeni koleksiyonları ve tüm yenilikleri bu fuarlar aracılığıyla görüyor ve mesleğimiz için heyecanlanıyoruz.

Yeni ve daha büyük hizmet alanıyla, 11. kez gerçekleşecek olan Silmo İstanbul Optik Fuarını başlangıcından bugüne nasıl değerlendirirsiniz?

Silmo İstanbul Optik Fuarı her geçen yıl daha fazla katılımcı sayısıyla büyüyor.  Fuar, sektördeki yenilikleri bir araya getirerek bize ilham veriyor ve müşterilere daha iyi bir hizmet sunma yolunda bize rehberlik ediyor. Silmo İstanbul’un son 10 yıl içerisinde katettiği yola baktığımızda, gelecek fuarlar için çok daha fazla heyecan duyuyoruz.

Bu değerli röportaj için çok teşekkür ederiz. Son olarak, dergimiz 4 your eyes’ın dijital yayıncılığa geçişi ilgili yorumlarınızı öğrenebilir miyiz?

Lotus Optik olarak 4 your eyes’ta bize yer verdiğiniz için biz de teşekkür ederiz. Dijital ortamlar yaş farkı olmaksızın hayatımızın bir parçası haline geldi. Bu sebeple daha hızlı ve daha geniş kitlelere erişilmek adına dijital ortamda bulunmanızı destekliyor ve başarılarınızın devamını diliyoruz.

 Ekim 2024

Elay Optik

ELAY OPTİK
Gelişim Odaklı

Her yıl büyük bir heyecanla beklediğimiz Silmo İstanbul, meslektaşlarımızla bir araya gelmemiz ve sektörü takip etmemiz açısından çok önemli bir organizasyon.

Merhaba Elif Hanım. Öncelikle kendinizi biraz tanıtarak, optik sektörüne nasıl başladığınızdan bahseder misiniz?

Merhaba, 1999 yılında Bursa’da doğdum. 2017 yılında sağlık meslek lisesinden hemşire olarak mezun oldum. Özel sektörde bir süre ameliyathane hemşiresi olarak çalıştıktan sonra istifa ederek üniversite sınavına girdim ve 2019 yılında Bilgi Üniversitesi Optisyenlik bölümünü kazandım. İki yıl sonra mezun oldum ve Bursa’da bir mağazada stajyer olarak çalışmaya başladım. Patronum ve çalışma arkadaşlarımın verdiği sorumluluklarla işi çok kısa bir sürede öğrendim. Patronum Türk Optisyen-Gözlükçüler Birliği Genel Başkanı Ergün Karaçanak ve çalışma arkadaşlarına mesleğimizi bana en doğru şekilde öğretip, desteklerini esirgemedikleri için teşekkür ediyorum.

Elay Optik’i ne zaman kurdunuz? Mağazanızın kuruluş hikayesinden kısaca söz edebilir misiniz?

İlk mağazamız olan Elay Optik’i 2022 yılı sonlarına doğru Bursa’nın Nilüfer ilçesinde açtık. Mağazamızın konumu işlek bir cadde üzerinde ve hastaneye yakın bir lokasyondadır. Mağazamızda kurulum aşamasından itibaren en önem verdiğimiz nokta müşterilerimizin kendini güvende, samimi bir ortamda hissetmeleri ve kaliteli hizmet almaları olmuştur.

Mağazanızda en çok satışı yapılan optik ve güneş gözlüğü markaları nelerdir?

Mağazamızda en çok satışı yapılan marka ayrımı yapmak bizim adımıza uygun bir yaklaşım değil. Bulunduğumuz konum gereği marka ayırt etmeksizin her bütçeye uygun, kişinin günlük hayatına, kendi tarzına uygun, yüzüne yakışan ve rahat edebileceği modele ve markaya ulaşmasını hedefliyoruz. Bu yüzden geniş bir cam, kontakt lens, optik çerçeve ve güneş koleksiyonu sunmaya çalışıyoruz.

Son yıllarda designer markalar oldukça rağbet görüyor. Size de müşterilerinizden bu yönde talep geliyor mu?

Evet bize de bu yönde talepler geliyor. Günümüzde desinger markalar oldukça popüler hale geldi. Bizde müşterilerimizin taleplerine göre elimizden geldiğince mağazamızda tasarım odaklı markalar bulundurmaya çalışıyoruz.

Satış sonrası hizmetleriniz nelerdir?

Firma olarak her zaman satış sonrası hizmete değer veriyor ve tamamen müşteri memnuniyeti odaklı çalışıyoruz. Müşterilerimizin aldığı ürün ne olursa olsun bir hasar oluşması durumunda değişim, tamir gibi gereken tüm hizmetleri sunuyoruz.

Sektör içi yapılan satış ve eğitim bilgilendirmeleri sizce yeterli mi?

Açıkçası sektörel eğitimleri yeterli bulmuyoruz. Bu sebeple optik sektöründeki yenilikleri yakından takip etmeye özen gösteriyoruz. Bu bağlamda çeşitli online eğitimler ve etkinliklere katılarak kendimizi sürekli geliştiriyoruz.

Cadde mağazaları mı yoksa AVM içerisinde yer almak mı? Sizin tercihiniz nedir ve sebepleri nelerdir?

Tercihimiz tabii ki cadde mağazalarıdır. Mağazamız konumu gereği herkesin kolay bir şekilde toplu ulaşım araçlarıyla ya da şahsi araçlarıyla otopark problemi yaşamadan ulaşabilecekleri durumdadır. Bizim amacımız kendi müşteri kitlemizi oluşturup, büyüme adımlarımızı atmaktır.

Perakendecilerden biri olarak meslektaşlarınızla aranızdaki fiyat rekabeti hakkındaki görüşleriniz nelerdir?

Her sektörde olduğu gibi fiyat rekabeti optik sektöründe de önemli bir yer tutuyor. Biz Elay Optik olarak bu durumu satış öncesi ve sonrası hizmetlerimizde fark yaratmaya yönelerek yönetiyoruz. Müşterilerimize kaliteli hizmet sunarak keyifli bir alışveriş deneyimi yaşamalarını sağlıyoruz.

Yurtdışında yapılan uluslararası optik fuarlarını ve sektörel gelişmeleri takip ediyor musunuz?

Evet, yurtdışında düzenlenen optik fuarlarını özellikle sosyal medyadan takip edip, araştırıyoruz. Bu sayede birçok farklı marka ve modeli görme imkanımız oluyor. Müşterilerimize her zaman en güncel ve trend ürünleri sunmamızı sağlıyor. İlerleyen süreçte uluslararası fuarlara katılmak planlarımızın arasında yer alıyor.

Yeni ve daha büyük hizmet alanıyla, 11. kez gerçekleşen Silmo İstanbul Optik Fuarını başlangıcından bugüne nasıl değerlendirirsiniz?

Silmo İstanbul Optik Fuarının sektörümüz için oldukça önemli bir organizasyon olduğunu düşünüyorum. Silmo İstanbul birçok meslektaşımızla bir araya gelip fikir alışverişi yapmamızı ve yenilikleri sektörümüz adına yakından inceleme fırsatını bizlere sunuyor. Her yıl büyük bir heyecanla takip ediyor ve ziyaret etmeye çalışıyoruz.

Bu değerli röportaj için çok teşekkür ederiz. Son iki yıldır dijital yayına geçiş yapan dergimiz 4 your eyes ile ilgili düşünceleriniz nelerdir?

Öncelikle Elay Optik ailesi olarak derginizde bizlere de yer verdiğiniz için teşekkür ederiz. 4 your eyes dergisinin daha fazla meslektaşımıza ulaşması ve kendini yenilemesi açısından dijital olarak yayınlanmasının çok daha faydalı olduğuna inanıyor ve her sayıyı yakından takip ediyoruz. Mesleğimize olan katkılarınız ve emekleriniz için teşekkür ederiz.

 Eylül 2024

Optomod Optik

Optomod Optik

Gözlükte Deneyim

Silmo İstanbul her geçen yıl gelişen, büyüyen ve kendini yenileyen bir yapıya sahip. İnanıyorum ki fuar bu yıl da geçmiş yıllar gibi işimiz adına çok faydalı geçecek. 

Merhaba Eli Bey. Kendinizi okurlarımıza kısaca tanıtarak, optik sektöründeki yolculuğunuzun nasıl başladığından bahsedebilir misiniz?

Merhabalar. Öncelikle benimle bu röportajı yaptığınız için teşekkür ederim. Optik sektöründe yaklaşık 2012 yılından beri bulunmaktayım. On seneyi aştık. Ancak bütün tecrübemi şirketimizin kurucusu babam Hayim Yanarocak’tan aldım. Zaten çocukken bile her zaman şirketimize gelirdim. Dolayısıyla işin içinde büyüdüm diyebiliriz. İtalya’da üniversite okurken bile tek hayalim buraya dönüp babama yardımcı olmaktı. Bunu gerçekleştirdiğim için ve benim bu başarıma ulaşmamı sağladığı için emeği geçen herkese sizin nezdinizde teşekkür ederim.

Optomod Optik olarak birçok markanın pazarlama ve dağıtımını yapıyorsunuz. Markalarınızdan ve karakteristik özelliklerinden bahsedebilir misiniz?

Herkesin bildiği gibi Optomod Optik var ise Exess markası sayesindedir. Exess benim için eşittir Optomod. Ancak günümüzün getirdiği şartlar gereği ne yazık ki Exess markasını çok piyasaya süremiyoruz. Bu tabii sürmeyeceğiz anlamına gelmiyor. Üzerinde çalışmaya devam ediyoruz. Bir diğer markamız ise şu anda en popüler markamız olan ve çok talep aldığımız Dutz markasıdır. Sadece optik çerçevesi bulunan markanın asetat/metal/titanyum olarak üç serisi bulunmaktadır. Asetatlar İtalya’nın en iyi asetatı olan Mazzuchelli asetatından yapılmaktadır. Metallerde ise i-phone telefonlarda çelik parçanın çizilmemesini sağlayan laki malzemesi kullanılmaktadır. Titanyumu ise beta titanyumdur. Ancak en önemli özellik gövdesindeki ham maddenin renklerinin orijinalliğidir. Dolayısıyla renk atması yaşanmaz. Bu ürünlere bu garantiler verildiğinden dolayı ürün %100 her şartta değişmektedir. Çalıştığımız bir diğer Group ise Oxibis firmasıdır. Bu firma tamamen Fransızdır. Ürünleri Fransa’da üretilmektedir. Bu firmadan iki markamız bulunmaktadır. Dilem ve Exalto. Exalto daha klasik ve erkek için olan bir markadır. Dilem ise tamamen teknolojiktir. Renklidir. Her gözlükte 1 çift sap ekstradan gelmektedir. Gözlüğün sapları değişebilmektedir. Buradaki amaç 1 gözlük fiyatına 2 gözlük alabilme özelliğidir. Eğer istenirse ekstradan başka çeşit saplarda alınıp çeşit artırılabilir.

Aynı zamanda Charmant Group ile de çalışıyorsunuz. Charmant Group markaları hakkında neler söylemek istersiniz?

Evet, bir de dünyaca ünlü Japon firması Charmant Group ile çalışıyoruz. Bu gurupta Charmant, Minamoto, Esprit ve Elle olmak üzere 4 marka bulunmaktadır. Charmant markası kendi içinde 4 ana guruba ayrılmaktadır. Ad-Lib gurubu renkli sadece titanyumdan oluşan daha hareketli ve nispeten genç nesile hitap eden bir optik çerçevesidir. Charmant TP gurubu daha klasik gözlüklerden oluşan ve fiyat itibarıyla daha orta guruba hitap eden sadece titanyumdan oluşan optik çerçeveleridir. Charmant XL piyasada bilinen adıyla Line Art ise isminden de anlaşılacağı gibi bir sanat eseridir. Titanyum özelliği dünyada sadece patenti Charmant Group’a ait olan ‘Excellence Titanium’ idir. Charmant ZT ise gene üst guruba ve erkeklere hitap etmektedir. Titanyum ve Zirkon karışımı oluşan özel bir titanyum malzemesidir. Dayanıklı ve sağlamlığı ile ön plana çıkmaktadır. Aynı şekilde plaket ve terminallerde Line Art modellerinde kullanılan özellik bulunmaktadır. Minamoto markası Charmant Group’un en yeni markasıdır. Özelliği ise dünyanın en hafif gözlükleri arasında olmasıdır. Gözlüğün malzemesi Samuray kılıçlarında kullanılan malzemenin aynısıdır. İçine titanyum eklenmiştir. Esprit ve Elle markaları Charmant Group’un lisans markalarıdır. İkisi de orta guruba hitap eder. Her yaş kesimine uygun ürünler vardır. Esprit daha hareketli ve rahat giyilebilecek bir markadır. Esprit markasının en büyük özelliği Ultem malzemesini dünyada ilk çıkaran marka olmasıdır. Hafiflik ve rahatlık ön plandadır. Elle ise daha şıktır ve kadınlara hitap etmektedir. Asetat ve metal çerçevelerden oluşmaktadır. İki markanın da 2025 güneş koleksiyonu getirilecektir.

Optomod Optik, 35 yılı aşan tecrübesiyle markalarına yenilerini eklemeyi ya da kendi markalarını oluşturmayı düşünüyor mu?

J.F. Rey markası en yeni marka transferimizdir. Fransız markası olan J.F. Rey, Fransa ve İtalya’da üretilmektedir. Her türlü kesime hitap etmektedir. En aykırı modelden en klasik modele kadar çok geniş bir ürün yelpazesi bulunmaktadır. Ancak yakında iki yeni markayı daha bünyemize katacağız. Silmo İstanbul’da yeni markalarımızın ilk sunumunu yapmayı heyecanla bekliyoruz. Ancak şimdilik isimleri sürpriz olsun istiyoruz. Kendi markamızı yaratma konusuna gelince bu konu ile alakalı gerçekten ayrı bir organizasyon ve zaman gerekiyor. Şu an için bu imkanlar yakın gelecekte gözükmüyor. Ancak hiçbir şey belli olmaz. İleride neden olmasın?

Marka bilinirliğini arttırmak için hangi tanıtım ve pazarlama yöntemlerini kullanıyorsunuz?

Biz en iyi reklamı müşterilerimizin yapacağına inanan bir firmayız. Ancak tabii ki çalışmalarımız var. Popüler markamız Dutz şu an birçok ünlünün yüzünü güzelleştiriyor. Aklıma ilk gelen isimler Selçuk Yöntem, Armağan Çağlayan, Fatih Portakal diyebilirim. Bunun dışında markalarımızı derginiz 4 your eyes aracılığıyla da geniş topluma duyurmayı hedefliyoruz.

Sektördeki tecrübeniz ışığında Türkiye optik sektörünün bugünkü durumunu, gelişimi ve yakın geleceğini nasıl değerlendirirsiniz?

Sektörümüz her geçen gün gelişmeye devam ediyor. Tek sorun bizce, insanların kendilerini yeniliğe karşı çok yavaş güncelliyor olmasıdır. Ancak bu konuda da hızlanmaya başladık. Dilerim sektörümüze yeni katılan genç nesiller ile gelişim çok daha hızlı olacaktır.

Uluslararası fuarları takip ediyor musunuz? Bu konudaki düşünceleriniz nelerdir?

Bizim için 2 ana yurtdışı fuarı var. Birisi Mido diğeri ise Silmo Paris. İkisi de sektör için çok önemli. Yeni trendleri ve önümüzdeki sene bizleri nelerin beklediğini bu fuarlar sayesinde anlıyoruz. Bu fuarlara gitmek ve her sene yeni bir şeyler öğrenmek benim için büyük bir keyiftir.

Yeni ve daha büyük hizmet alanıyla, 11. kez gerçekleşecek olan Silmo İstanbul Optik Fuarını katılımcı bir firma olarak başlangıcından bugüne nasıl değerlendirirsiniz?

Silmo İstanbul Optik Fuarı her geçen yıl gelişen, büyüyen ve kendini yenileyen bir yapıya sahip. Sektör dinamiklerini bir araya getirmesi açısından muazzam derece önemi olduğunu düşünüyorum. Fuarın zaten Silmo ismini alarak gerçekleştirilmesi, organizatörlerin sağlam ve büyük hedeflerle yola çıktığının göstergesidir. Her anlamda ciddiyet ve yoğun emekle hazırlanmasını takdir ediyoruz. İnanıyorum ki Silmo İstanbul bu yıl da geçmiş yıllar gibi işimiz adına çok faydalı geçecek.

Bu değerli röportaj için çok teşekkür ederiz. Son olarak, dergimiz 4 your eyes’ın dijital yayıncılığa evrilişi ilgili görüşlerinizi öğrenebilir miyiz?

Derginiz 4 your eyes’ın çağa adapte olmasını şahsen çok önemsiyorum. Çünkü internet artık işimizin olmazsa olmaz bir parçası haline geldi. Bu sayede her sayısına online olarak ulaşmak bizlere büyük bir konfor sunuyor. Tüm ekibinize başarılar diliyor ve emekleri için teşekkür ediyoruz.

Eylül 2024

Kaleos

10. Yaşını Kutluyor

Tasarım ve şekil odaklı lüks gözlükleriyle öne çıkan Kaleos, sadece güncel kalmayı değil aynı zamanda trendlere öncülük etmeyi hedefliyor.

Kaleos, tasarım, moda ve lüksü bir araya getirerek çağdaş gözlük kavramını yeniden keşfediyor. Moda, yenilik ve kalite Kaleos’a ilham veren ve yol gösteren değerler olsa da markayı öne çıkaran ve başarısını sağlayan yaratıcı yapısıdır. Moda alanındaki zengin deneyimi sayesinde Kreatif Direktör Claudia Brotons, Kaleos gibi lüks bir markanın ihtiyacı olan tüm bilgi, sezgi ve yeteneğin sahibi. Kaleos Studio mühendislik ekibi ise dünyanın önde gelen üreticileriyle işbirliği içinde markanın koleksiyonları için incelikli parçalar, montaj ürünleri, benzersiz asetatlar ve özel cam renkleri tasarlıyor. Bu yıl 10. yaşını kutlayan Barcelona merkezli gözlük markasının başarısında önemli rolü olan Kreatif Direktör Claudia Brotons ile Kaleos’un yeni işbirliği, yeni showroom’u ve inovasyon arayışına olan bağlılığı hakkında yapılan röportajı sunuyoruz.

Kaleos 10. yılını kutlarken stil, kimlik ve yenilikçilik açısından nasıl bir evrim geçirdi? Şimdiye kadarki yolculuğunu şekillendiren kilometre taşlarından bahsedebilir misiniz?

Tasarım bu 10 yıl içinde önemli bir dönüşüm geçirdi. Çağdaş bir şirket olarak sadece güncel kalmayı değil, aynı zamanda öncülük etmeyi de hedefliyoruz. Son derece ileri görüşlü bir ürün sunmak için sürekli olarak tasarım olanakları, trendler ve yenilikçi yapılar üzerine araştırmalar yapıyoruz. Şekle olan sarsılmaz odağımız yıllar boyunca sabit kalmıştır. Tüm tasarım konularının yanı sıra, optisyenlere sunduğumuz hizmetin ve müşterilerimiz ile müşteri hizmetleri arasındaki yakın ilişkinin büyümemizde önemli bir rol oynadığına inanıyoruz. Tüm bunların birleşiminin bizi bugün bulunduğumuz yere getirdiğine ve bugüne kadarki yolculuğumuzu kesinlikle şekillendirdiğine inanıyoruz.

Kaleos’u Hey ile işbirliği yapmaya iten şey neydi ve bu ortaklık markanın kapsayıcı The Beautiful Shape (Güzel Şekil) felsefesiyle nasıl örtüşüyor?

Farklı sinerjilere ve iki farklı taraftan gelen katma değer ve ilhama inanıyoruz. Hey, grafik tasarım ve illüstrasyon alanında uzmanlaşmış, görsel dil sanatında ustalaşmış yaratıcı bir stüdyo. Renk kullanımı ile çarpıcı görsel kodlarıyla tanınıyorlar ve bu konudaki uzmanlıklarının marka Dna’mız olan The Beautiful Shape’in geliştirilmesine çok güzel bir katkı sağlayacağını düşündük. Hey x Kaleos gözlükleri, Hey’in renkli çizimlerinin eğlenceli özünü çağrıştırırken teknik olarak da oldukça karmaşıklar diyebilirim. Bu işbirliği her iki markanın özünü yani şekle odaklı sıra dışı görsel kod anlayışını mükemmel bir şekilde bir araya getiriyor.

Yeni showroom, gözlük koleksiyonlarınızın tasarımının ötesinde Kaleos’un yenilik ve yaratıcılığa olan bağlılığını sizce ne şekilde yansıtıyor?

Yeni showroom’umuz tamamen yeniliğe, yaratıcılığa ve marka Dna’mıza olan bağlılığımızla yakından ilişkili diyebilirim. Özgünlük soluyan nesnelerle çevrili olmak bizim için çok önemliydi. Özel şekillere sahip tasarım nesneleri günlük hayatımızın bir parçası haline geliyor. Evde, ofiste, showroomumuzda, her yerde. Tasarım ve şekiller Kaleos’un temelidir. Bu sebeple showroom’umuzu yenilerken ki görüşümüz, alanının temellerimizle uygunluğunun zorunluluğuydu.

Kaleos gelişmeye devam ederken, marka için hangi değerler ve ilkeler sabit kalıyor? Bu değerler tasarım sürecini nasıl etkiliyor?

Daha önce de belirttiğim gibi, tasarım ve şekiller bizim temelimizi oluşturuyor. Modern bir şirket olarak zamana da ayak uydurmak zorundayız. Her zaman şekle odaklanan yenilikçi ürün tasarımları sunabilmek için sürekli olarak tasarım önerileri, trendler ve yeni yapılar arayışındayız.

Kaleos ile ilgili bizleri yakın gelecekte bekleyen sürprizler nelerdir? Yeni işbirlikleri düşünüyor musunuz?

Evet, aslında Kaleos olarak daha önce hiç yapmadığımız ve bizi şimdiden çok heyecanlandıran bir süper limited edition koleksiyon üzerinde hazırlıklara başladığımızın haberini verebilirim. Ancak maalesef şimdilik bu kadarını söyleyebilirim.

Kaynak: 20/20 Europe

Eylül 2024

Alsun Optik

ALSUN OPTİK
Trendlerin İzinde

Silmo İstanbul’un tedarikçi, perakende ve çalışan her kesimi bir araya getirerek sektörde bilinçlenme ve sektörün büyümesi anlamında büyük katkısı olduğunu düşünüyorum.

Merhaba Ufuk Bey. Öncelikle kendinizi biraz tanıtarak, optik sektörü ile yolunuzun nasıl kesiştiğinden bahsedebilir misiniz?

Merhaba. 2000 Alanya doğumluyum. İlk okul, orta okul ve lise eğitimimi TED Alanya Koleji ve Yaşam Tasarım Eğitim kurumunda tamamladım. Türkiye’de sağlık sektöründe en köklü üniversite olan Mekteb-i Tıbbiye-i Şahane, güncel ismi Sağlık Bilimleri Üniversitesinden Optisyen olarak mezun oldum. Küçük yaşlardan beri ürün pazarlama ve markalaşma hayalim olduğu için bu sektörde faaliyet göstermeye karar verdim. Diğer bir etken ise ailemin sağlık sektöründe hizmet vermesi ve bulunduğumuz bölgede, özellikle yaz aylarında güneş gözlüğünün bir ihtiyaç olmasıdır. Optik sektörü moda, magazin gibi sektörlerle paralel gittiği için ithal markaları sunma fırsatı beni daha da heyecanlandırdı. Kendimi bu konuda geliştirip ülkemize ve yaşadığımız bölgeye hizmet vermek için bu sektöre giriş yaptım.

Alsun Optik’in kurulma aşamasından söz eder misiniz?

2021 yılında mezun olduktan sonra kendimi bu sektörde geliştirip büyük şehir ruhunu ve kurumsal kimliği deneyimlemek adına kurumsal bir optik firmasında çalışmaya başladım. Bu süreçte cam firmaları, çerçeve firmaları, kontak lens ve ürün pazarlama, ürün desteği gibi birçok eğitim alıp kendimi geliştirme fırsatı buldum. Bu eğitimler sonucunda kısa bir sürede çalıştığım firmada ilk olarak kıdemli optisyen, sonrasında müdür yardımcılığı görevi yaptım. Bu süreçte deneyimlerim ve gözlemlerim sonucunda Alanya’mızda aynı hizmeti müşteri memnuniyeti ve güven unsurlarını benimseyerek 2023 yılında mağazamızı açtık. Bir Alanya markası olma yolundaki hedeflerimiz doğrultusunda Alsun Optik (Alanya Güneşi) adı altında yerli ve yabancı misafirlerimize hizmet vermeye başladık.

Mağazanızda en çok satışı yapılan optik ve güneş gözlüğü markaları nelerdir?

Mağazamızda modayla paralel ithal ve yerli birçok koleksiyon bulunmaktadır. Bunun yanı sıra misafirlerimizin sıkça talep ettiği son yıllarda moda olan markaları teknoloji ile buluşturup hizmet vermekteyiz. Güneş ve optik gözlüklerinde en çok satışını yaptığımız markalar; Prada, Miu Miu, Burberry, Kilian gibi popüler markalardır. Her zevke ve tarza uygun ürün seçeneğimizin olması hem müşteri memnuniyeti açısından hem de sektördeki rekabet gücümüzü artırmak için bizim için çok önemlidir diyebilirim. Bulunduğumuz konum gereği yerli ve yabancı müşteri hacmimizi artırmamızın, sadık müşteri hacmimizi genişletmemizin ve kalite odaklı çizgimizi bozmayışımızın ülkemize ekonomik ve gelişim açısından katkı sağlayacağını düşünüyorum.

Son yıllarda designer markalar oldukça rağbet görüyor. Size de müşterilerinizden bu yönde talep geliyor mu?

Evet tasarımcı markalarına müşterilerimizden talep geliyor. Teknoloji çağında olduğumuzdan dolayı yediden yetmişe internet üzerinden her bilgiye anında ulaşabiliyoruz. Bizim sektörümüz modayla paralel ilerlediği için designer markalar ve koleksiyonlar bir hayli rağbet görüyor. Mağazamızda trend ürünlerin ve güncel ürünlerin tedariğini sağladığımız için müşteri memnuniyetinde bir hayli iddialıyız.

Satış sonrası hizmetleriniz nelerdir?

Firmamızın temel prosedürü ve ödün vermediğimiz prensibimiz yüzde yüz müşteri memnuniyetini sağlamaktır. Bu prensip doğrultusunda misafirlerimize hazırlanan siparişlerde ve sipariş sonrasında garanti süreci ve ürünün takibi yanında müşteri gizliliği doğrultusunda bilgileri saklama gibi unsurlar Alsun Optik olarak bizim için en vazgeçilmez satış sonrası kurullarımızdandır.

Mağazanızda yapılan değişiklikler ve kampanyalarla ilgili müşterilerinizi nasıl bilgilendiriyorsunuz?

Mağazamızda yapılan değişiklikler ve kampanyalarımızı yerli ve yabancı misafirlerimiz için farklı dillerde, sosyal medya, yerel gazete, belli bölgelerde afiş ve düzenlenen yerel organizasyonlarda halkımızla buluşturuyoruz. Bunun yanı sıra, yeni koleksiyonlarımızı profesyonel çekimlerle reklam unsurlarıyla sosyal medya hesaplarımızdan da paylaşmaktayız. Mümkün olan tüm iletişim araçlarından yararlanıyoruz çünkü müşterilerimizin Alsun Optik ile bağını her daim güçlü tutmaya son derece önem veriyoruz.

Sektör içi yapılan satış ve eğitim bilgilendirmeleri yeterli mi? Siz mağaza çalışanlarınız için eğitim programları düzenliyor musunuz?

Sağlık sektörü bünyesinde olduğumuzdan dolayı, doğru ürünü doğru bilgilerle doğru kişiye pazarlamanın altın kural olduğuna inanıyorum. Eğer misafirimize doğru bilgiyi aktarırsak ve seçimlerini de o yönde paralel olarak sunarsak müşteri memnuniyeti kapsamında bizim için artı bir puan olacaktır. Bu bilgiler içinde hem göz sağlığı ile ilgili hem de satışını yaptığımız ürünlerle ilgili eğitimler elbette çok önemli. Ben ve ekibim bu konuda hassas çalışıyoruz. Gerek cam firmaları gerek çerçeve firmalarından ürünler hakkında eğitimler alıp, konferanslara katılmaya önem veriyoruz.

Cadde mağazaları mı yoksa AVM içerisinde yer almak mı? Sizin tercihiniz nedir ve sebepleri nelerdir?

Öncelikle kendi mağazamız üzerinden örnek vermem gerekirse sunduğumuz hizmet, müşteri memnuniyeti kadar mağaza konumumuzun da ve dekorunun da çok önemli olduğunu söyleyebilirim. Bu karar alınırken bulunduğunuz bölgedeki kitlenin talebi ve alışveriş alışkanlığı baz alınmalıdır. Mağazamız Alanya’nın en eski caddelerinden ve alışveriş imkanının çok olduğu bir lokasyonda yer alıyor. Bizim tercihimiz cadde lokasyonuda oldu. İlerleyen zamanlarda farklı bölgelerdeki alışveriş merkezlerinde, aynı hizmet ve ürün stoğuyla şubeleşmeyi planlıyoruz.

Perakendecilerden biri olarak meslektaşlarınızla aranızdaki fiyat rekabeti hakkındaki görüşleriniz nelerdir?

Piyasa, güncel döviz kuru ve enflasyonla paralel gitmektedir. Buna bağlı olarak rekabet baskısı bir hayli çoğalıyor. Bizim avantajımız geniş ürün stoğumuzun olması ve hizmet kalitemizin yüksek olmasıdır. Bu sebeple uzun dönemli müşteri bağlılığı ve yabancı misafirlerimize hizmeti sürekli kılma avantajı sağlıyor. Ürün stoğumuz müşterinin ihtiyaçlarını baz alarak çeşitlendirildiği ve hizmeti teknolojiyle buluşturduğumuz için rekabet gücümüz bir adım öne çıkmaktadır. Bu süreci kampanyalarımız ve reklam gücümüzle birlikte sürekli kılmak hedefindeyiz.

Yurtdışında yapılan uluslararası optik fuarlarını ve sektörel gelişmeleri takip ediyor musunuz?

Tabii ki, bizim için her bir fuar yeni bir bilgi demektir. Yurt içi ve yurt dışı fuarların yeni kreasyonları yakından inceleme fırsatı, ürün çeşitliliği, marka çeşitliliği açısından sektörel gelişmede büyük katkısı olduğunu düşünüyorum. Fuarlarda edindiğimiz bilgiler doğrultusunda doğru bilgiyi son kullanıcıya iletmek bizim hizmet hacmimizi de artırıp, müşteri devamlılığı sağlayacağı kanaatindeyim.

Bu yıl 20-23 Kasım tarihleri arasında 11. kez gerçekleşecek Silmo İstanbul Optik Fuarını başlangıcından bugüne nasıl değerlendirirsiniz?

Üç senedir Silmo İstanbul Optik fuarına katılım sağlıyoruz. Silmo İstanbul bizler için yeni iş bağlantıları kurmak, yeni kreasyonları inceleme fırsatları sunması açısından bir hayli önem taşıyor. Silmo İstanbul’un tedarikçi, perakende ve çalışan her kesimi bir araya getirerek sektörde bilinçlenme ve büyüme anlamında büyük katkısı olduğunu düşünüyorum.

Bu değerli röportaj için çok teşekkür ederiz. Son olarak, dergimiz 4 your eyes’in dijital yayıncılığa geçişi ilgili yorumlarınızı öğrenebilir miyiz?

Bu değerli röportajda bize yer verdiğiniz için biz teşekkür ederiz. Günümüz teknoloji gereği 4 your eyes’ın dijital ortamda daha fazla kitlelere erişip sektöre yeni dahil olan meslektaşlarımıza bir ışık olacağını düşünüyorum. Başarılarınızın daim olmasını dilerim.

 Ağustos 2024

Uğur Optik Makina

Uğur Optik Makina

Uzman ve Atılımcı

Silmo İstanbul’a ilk destek veren firmalardan biriyiz ve yabancı ziyaretçilerin her geçen yıl artan heyecanından fuar başarısının giderek katlandığını rahatlıkla söyleyebiliriz. 

Merhaba Ercan Bey… Uğur Optik Makina’nın kuruluş hikayesini bizimle paylaşır mısınız? Antalya’da 1993’te başlayan yolculuğunuz nasıl ilerliyor?

Antalya merkezli olarak 1993 yılında kurulan şirketimiz, çeşitli iş alanlarında faaliyet gösterdi. Perakende olarak mağazalarımızı 1999 yılında açtık. Başarılı işler yaptıktan sonra 2005 yılında yurt dışındaki hala iş yaptığımız yabancı dostlarımızın yönlendirmesiyle toptan bölümüne geçtik. Internetin hala ulaşımı zor olduğu o dönemlerde Türkiye’deki yoklukları var ederek web sitemiz aracılığıyla bir anda ön plana çıktık. Çok yüksek olan malzeme ve makine fiyatlarını yarı fiyatlarına satarak tüm optisyenlerin vazgeçilmezi olduk. Ayrıca ülkemiz optisyenlerinin o güne kadar görmediği bilmediği ürünleri meslektaşlarımızla buluşturduk. Mesleğin içinden biri olarak optisyen arkadaşlarımızın nasıl düşündüğünü ve neye ihtiyacı olduğunu bilmek en önemli avantajımız oldu.

Firmanızın odaklandığı ana hizmet alanları nelerdir? Bu hizmet alanlarında gösterdiğiniz faaliyetleri detaylandırır mısınız?

Uğur Optik Makina, malzeme ve optik cam alanında faaliyet göstermektedir. Son 15 yıldır ağırlığımızı makine üretimi ve ithalatına yoğunlaştırdık. Diğer alanlardaki yoğun rekabet bizi yapılması daha zor olan makina alanına yöneltti. Bu konuda Centervision markamızla artık dünyada tanınan bir firma haline geldik. Makina konusunda başarının sırrı müşteri memnuniyetidir. Bu sebepten dolayı firmamız 30 yıldan fazla süredir ayakta kalabilmiştir. Uğur Optik ailesi olarak en çok önem verdiğimiz konu budur. Firma çalışanlarının ortalama çalışma süresi 10 yılın üzerinde olduğu için herkes buna alışmış ve firma geleneği haline getirmişlerdir.

Bünyenizde bulunan markalar, ürünler nelerdir ve ürünlerinizin belirgin özelliklerinden bahseder misiniz?

Firmamızın Türkiye’de ve dünyada en bilinen markası Centervision’dur. Bir odaklama cihazı olan bu ürünümüzün markası, artık tüm odaklama cihazlarına Center veya Centervision denilmesine sebep oldu. Yani markamız bu ürünün adı haline geldi. 15 yıldır aralıksız Ar-Ge yapmaktayız. Sürekli bir yenilik içerisinde dünyadaki rakiplerimizin önüne geçtik. Diğer markalarımız olan Chalk ve Tuscany, optik mağazaların %80’inde kullanılmakta olup ithal ederek satıp servis verdiğimiz markalarımızdır. Bu markaları kullanmamış olan meslektaşımız yok denecek kadar azdır. Cam kesme makinası, fokometre, el taşı, nilör, ısıtıcı pupilametre vb. gibi ürünlerimizde bu 2 markayla hizmet vermekteyiz. Huvitz dünyaca ünlü en az hata veren oftalmik ve optisyenlik ürünleri üreten Güney Kore firmasıdır. Türkiye’de optisyenler için bu firmanın distribütörlüğünü 14 yıldır sürdürmekteyiz. Cam kesme makinaları ve fokometrelerin satış ve teknik servisi tarafımızdan yapılmaktadır.

Centervision markalı odak ölçümleme cihazınızı 2010 yılında tescillediniz. Bu cihazın özellikleri ve optisyenlere sunduğu kolaylıklar nelerdir?

Eskiden sadece odak almak için kullanılan bu cihazlar free form camların piyasaya çıkması ile biraz daha zorunlu bir hale gelmiştir. PD, Pantaskobik açı, vertex mesafesi, çerçeve bombesi, yakın odak mesafesi olmadan bir progressive cam free form olmaz. Ancak standart bir progressive cam olur. İşine özen gösteren meslektaşlarımız bu ölçüleri cam firmasına bildirerek camın kişiye özel olmasını sağlıyorlar. Ayrıca Centervision cihazı sadece ölçüleri almak için değil başka özellikleri ve kolaylıkları da meslektaşlarımıza sunmaktadır. Mağazamıza şık bir hava katması, kullanışlı bir masa oluşu, animasyonlarla müşterileri ikna etmekteki başarısı tartışılmaz. Bu cihazı alan firmaların cam satışlarında gözle görülür bir yükselme olmakta ortalama 8 ay içerisinde makinaya ödedikleri para kendilerine dönmektedir.

Türkiye’deki optisyenlik bölümlerine optik makina ve malzeme tedarik ederek üniversitelere hizmet veriyorsunuz. Bu projeniz nasıl başladı, sunduğu artılar nelerdir?

Eğitim konusunda en başından beri çok hassasız. 2004 yılında çıkarılan kanunla kurs alarak ben de bir optisyen oldum. Burada gördüğüm eğitim eksikliği, beni bunu çözmenin yollarını aramaya itti. İlk önce o dönem mevcut 5 üniversite ile bağlantılar kurup yapılan ilk toplantıya davet edilmemle işi sırtlanmaya başladım. Sonra 2011 yılında Okan ve Aydın Üniversitelerinin kuruluşuna yardımcı oldum.

Bu dönemde yeni üniversitelerin hocalarının optik konusundaki bilgi eksikliği ortaya çıktı. Bunu çözmek için sektör üniversite ve kamuyu bir araya getiren Optik 2012 toplantısını bir otelde gerçekleştirdim. Ancak bu çabalarım yeterli gelmedi. Her yıl yeni üniversite enflasyonu yaşanıyor ve yeni hocaların bilgilendirilmesi gerekiyordu. Bunun için bu toplantıları 3 yıl boyunca devam ettirdim. Sonunda başardık. Şu an optisyenlik bölümlerinin hepsinde çok iyi hocalarımız var ve iyi öğrenci yetiştirmekteler. Bu arada yeni üniversitelere eğitim fırsatı sağlarken laboratuvarı konusunda da yardım ettik ve biz de bu konuda ekol olduk. Edindiğimiz tecrübelerle bugün yurtdışında bile optisyenlik laboratuvarı kurmaktayız.

Uğur Optik Makina’nin gelecek hedefleri nelerdir? Marka bilinirliğinizi yurt içi ve yurt dışında nasıl geliştirmeyi planlıyorsunuz?

Firmamız yurt içinde gereken pozisyona ulaşmıştır. Ancak hedefimiz bu değil. Ülkemizdeki optik mesleğinin en iyiler arasına girmesi için çabalarımızı sürdürüyoruz bunun için en önemli faktörlerden biri makina parkurudur. En yeni teknolojileri ithalat veya imalat yoluyla meslektaşlarımızın kullanımına sunma çabasındayız. Ayrıca dünyada da bu ürünlerin satışını yaparak ülkemize hem döviz hem de prestij kazandırmak hedefini sürdürüyoruz. Eğitime olan desteğimiz devam ediyor. Her yıl dünya çapında birkaç fuara katılarak ve sosyal medya aracılığıyla ürünlerimizi tanıtıyoruz. 36 ülkeye ihracat yaptık bayi ağımızı geliştirerek adet bazında artış sağlamaya çalışıyoruz.

Yeni ve daha büyük hizmet alanıyla, 10. kez gerçekleşen olan Silmo İstanbul Optik Fuarını katılımcı bir firma olarak başlangıcından bugüne nasıl değerlendirirsiniz?

Silmo İstanbul’a ilk destek veren firmalardan biriyim. Silmo İstanbul fuar yetkilisi Banu Hanım fuar düzenlemek istiyoruz dediğinde benim kadar sevinen olmamıştır. Fuarlar ürün tanıtımından önce sektör buluşması olarak daha önemlidir. Bilginin paylaşılması sektör üyelerinin tanışması sektörü bir üst kulvara çıkarmıştır. Bence Avrupa’nın iki numaralı fuarı olduk. Paris’i geçtik, bunu uluslararası müşterilerin heyecanından anlayabiliyorum. Umarım nice 10 yıllar bu şenlikli Silmo İstanbul atmosferi devam eder.

Bu değerli röportaj için çok teşekkür ederiz. Son olarak, dergimiz 4 your eyes’in dijital yayıncılığa evrilişi ilgili görüşlerinizi öğrenebilir miyiz?

Sektörel anlamda bilgiye ulaşmada çok büyük önem taşıyor. Derginizin her sektör profesyoneli ve her optik mağaza çalışanı tarafından ulaşılabilir olması en büyük avantaj olduğunu düşünüyorum. Sektörümüz adına emeklerinizden ötürü teşekkürlerimi sunuyorum. Tüm ekibinizi tebrik ederim.

Ağustos 2024

Materialise

3D Baskı ile Gözlüğün Geleceği

Avrupa’nın en prestijli 3D baskı gözlüklerini en yeni teknolojilere dayanarak üreten Materialise Eyewear; güvenilir, tekrarlanabilir ve ölçeklenebilir kaliteyi son 10 yıldır sunmaya devam ediyor.

Materialise Eyewear, gözlüklerin geleceğini 3D baskı teknolojiyle kucaklıyor. 3D baskılı gözlükler alanında Avrupa’nın en prestijli yenilikçilerinden biri olan Materialise, 10 yıldır bu alanda büyük inovasyonlara öncülük ederek sayısız ödülün sahibi oldu. Tasarım özgürlüğü ve daha sürdürülebilir, talep üzerine üretimin birleşerek iş çevikliğinde son noktayı sunduğu Materialise dünyasını keşfetmeye hazır olun. Materialise Eyewear gözlük için 3D baskı konusundaki sofistike bilgisi ve özel üretim hatlarıyla, yaratıcılığı ve yeniliği güvenle ortaya çıkarmak ve müşterilere mümkün olan en zengin deneyimi sunmak için ihtiyaç duyulan avantajı sağlıyor. Materialise Eyewear’de Katmanlı Üretim Giyilebilir Ürünler Küresel İş Stratejisi Yöneticisi Alireza Parandian ile marka hakkında yapılan röportajı beğenilerinize sunuyoruz.

Materialise Eyewear’de 3D baskılı gözlüklerin gelişimine dayanan yolculuğunuzu okurlarımız için özetleyebilir misiniz?

3D baskı uygulamasıyla ilgilenen şirketlerden gelen çok sayıda talebe yanıt olarak 2014 yılında Materialise imzası altında gözlük üretmeye başladık. Hoet ile yakın işbirliği yaparak 3DP’nin tasarım ve üretim özgürlüğü olmak üzere iki temel faydasını araştırdık. Amaç, bu değer önermelerine dayanarak sektörün benimsemesine ilham vermek, bir dijital zanaatkarlık hareketi başlatmak ve yatırım ile zorluk döngüleri yoluyla sektör beklentilerini karşılamak için kaliteyi kademeli olarak iyileştirmekti. 2016 yılında Oxydo By Safilo ile Giyilebilir Heykeller üzerinde işbirliği yaptığımızda, karmaşık heykelsi unsurları geleneksel İtalyan tasarımlarıyla harmanlayarak 3DP’ye olan güveni artırdık. 2018’de ayrıca 3DP metal ile portföyüne lüks malzemeler ekledik ve markalara daha parlak yüzeyler için seçenek sunduk. Daha sonra biyo-bazlı malzemeler gibi yeni sürdürülebilir malzemeleri içerecek şekilde genişleyerek, 2020 civarında akıllı teknolojinin ihtiyaçlarıyla uyumlu akıllı gözlük girişimlerini duyurduk.

3D baskılı bir koleksiyon sunmak isteyen optik sektöründeki ortaklara sunduğunuz hizmetler nelerdir?

Üretim hizmetlerimiz, iş ortaklarımıza standart bir işe alım süreci sunarak gözlük için Katmanlı Üretim (KÜ) olanaklarını keşfetmeleri için sorunsuz bir yol sağlıyor. Gözlük katmanlı üretimindeki kapsamlı uzmanlığımızdan yararlanarak, verimlilik ve etkinlik sağlamak için yıllar içinde sürecimizi geliştirdik. Bu standart yaklaşım, iş ortaklarının 3D baskıyı gözlük koleksiyonlarına entegre etmenin potansiyel faydalarını keşfetmeleri ve anlamaları için temel bir adım olarak hizmet ediyor. Standart işe alıştırma sürecimize ek olarak, her bir markanın kendine özgü ihtiyaçlarını ve kalite standartlarını karşılayacak şekilde uyarlanmış özel işe alıştırma hizmetleri de sunuyoruz. Bu kişiselleştirilmiş yaklaşım, deneyimli satış mühendisleri ve üretim uzmanlarından oluşan özel bir ekip tarafından yönlendiriliyor. Yakın işbirliği ve ayrıntılara gösterilen özen sayesinde, sunduğumuz hizmetleri her markanın özel gereksinimleri ve tercihleriyle tam olarak uyumlu hale getirmeye çalışıyoruz. Bu özel yaklaşım, iş ortaklarının ihtiyaç ve beklentilerini tam olarak karşılayan özelleştirilmiş bir deneyim elde etmelerini sağlıyor. Ayrıca, dijital deneyim olsun ya da olmasın, gözlük koleksiyonları için bir dizi kişiselleştirme seçeneği de sunuyoruz.

Yakın zamanda geliştirdiğiniz koleksiyonlardan ve arkasındaki inovasyon ile tasarım çalışmalarından bahsedebilir misiniz?

İnanılmaz derecede ince ve hafif koleksiyonları için biyo-bazlı bir malzeme seçen weareannu ile işbirliği yaptık. Kullandığımız biyo-bazlı malzeme son derece yüksek darbe direnci sunuyor ve çok güzel renkler, sessiz tonlar, canlı ve pastel renkler elde edebiliyorsunuz. Odette Lunette’i 2023 yılında Silmo d’Or ile ödüllendirilen çocuk gözlükleri için de aynı malzemeyle destekledik. Yohji Yamamoto, koleksiyonunda sınırlı sayıda çok benzersiz heykelsi çerçeveler yapmak istedi ve bunlar Mido 2024’te tanıtıldı ve işbirliğine önümüzdeki yıllarda da devam edeceğiz. Akıllı gözlüklerin tüketici segmentinde, teknolojileri için Silmo d’Or ile ödüllendirilen Morrow ile yoğun bir işbirliği yaptık. Şu anda ölçekli kişiselleştirme sunan çok sayıda perakendeci ile çalışıyoruz.

Yarı saydam malzemeler ile geçtiğimiz yılın sonuna doğru çalışmaya başladınız. Halihazırda yarı saydam tasarımlar yapıyor musunuz ve bu malzemeyle üretim yapmanın farkları nelerdir?

Ticari öncesi aşamadayız ve bu teklifi geliştirmeye devam ediyoruz. Yeni yarı saydam malzeme, biyo-uyumluluk, termal esneklik ve darbe direnci testleri de dahil olmak üzere, yerleşik gözlük malzemelerinin altın standardına karşı 50’den fazla farklı malzemenin beş yıllık kapsamlı denemesinin sonucudur. Bu 50 malzemeyi inceledikten sonra pazara sunmak için yarı saydam malzemeyi seçtik. Fikrimiz asetatla rekabet etmek değil, ancak bu malzeme geleneksel üretim teknikleriyle çoğaltılması imkansız olan karmaşık şekiller, girift yapılar ve dokularla oynama yeteneği sunarak tasarımcıların asetatla mümkün olanın ötesine geçmesine olanak tanıyor. Ürün pazarına uygunluğundan emin olmak için şu anda ortaklarla birden fazla proje üzerinde çalışmaktayız.

3D baskıda daha fazla yeni yüzey veya bu alandan başka yeni gelişmeler bekleyebilir miyiz? 3D baskılı titanyum veya diğer metallerle çalışıyor musunuz?

Evet gelişmeleri bekleyebiliriz. Yarı saydam ile gözeneksiz, pürüzsüz ve yarı saydam yüzeylere sahip olmayı bekliyoruz ve karmaşıklık açısından derinlik oluşturmak için katmanlar ekleyebiliriz. Dokularda, Materialise yazılımıyla özel dokular geliştiren uzman bir tasarımcı ve mühendis ekibimiz var. Ekibimiz, aynı çerçeveye birden fazla renk eklemek için bir araya getirilebilen bileşenler kullanılarak çeşitli çerçevelere uygular. Titanyum veya diğer metaller için de evet çalışıyoruz diyebilirim. Titanyum, McLaren ile Silmo d’Or 2018 ödülünü alan ve 2022 Porsche 50Y yıldönümü çerçeveleri gibi diğer lüks koleksiyonlarla gerçekleştirdiğimiz zanaatkar bir manuel bitirme işlemi ile birlikte sunduğumuz ana değerli metaldir. 3D baskının esneklik ve verimlilik sunabilen bir teknoloji olarak kendini kanıtladığını düşünüyoruz. Sürdürülebilirlik önemli bir gündem maddesi haline geldiğinden, 3D baskının gözlükte benimsenmesinin önümüzdeki yıllarda güçlü bir şekilde devam etmesini bekliyoruz. Görünüm ve his açısından yeni olanaklar sundukları için yeni malzemelerimizin bu büyümeyi desteklemesini bekliyoruz.

Kaynak: 20/20 Europe

Ağustos 2024