Optifabrik Gözlük Fabrikası

OPTİ FABRİK GÖZLÜK

Silmo İstanbul Bize Işık Tuttu

Silmo İstanbul yıl boyunca ürettiğimiz güncel modelleri müşterilerimize sunduğumuz önemli bir etkinlik. Ziyaretçilerden  aldığımız yorumlardan o sezon hem yurtiçi satış hem ihracatımızın nasıl olacağına dair bize ışık tutuyor.

Merhaba Olcay Bey… Kendinizi okurlarımıza kısaca tanıttıktan sonra optik sektörüne giriş hikayenizi paylaşabilir misiniz?
Merhaba, 1984 İstanbul doğumluyum. Kocaeli Üniversitesi Makine Mühendisliği bölümünden mezun olduktan sonra birçok kurumsal firmada üretim alanında yönetici olarak çalıştım. Artık kendi işimi yapmam konusunda kendimi yeterli gördüğüm zaman, Türkiye’de üretimi az ancak talebi fazla olan ürünlerin fizibilitesi sonucunda, doğru ortaklık yapısı içinde sektöre giriş yaptım.

Optifabrik Gözlük Fabrikasının kuruluş aşamasından, gelişiminden ve sektörel vizyonundan bahsedebilir misiniz?
Optifabrik, sektördeki kalitesini ve başarısını hep bir adım öne taşıyarak Türkiye ve uluslararası piyasada yer almayı ilk günden itibaren hedefleyen ve sektörde adını başarı ile duyuran bir kuruluştur. Üretim ve tasarımlarında daima yenilik amacı ile faaliyet gösteren Optifabrik Gözlük Sanayi ve Ticaret A.Ş, günümüzde bu başarısını ürün kalitesiyle doğru orantılı olarak devam ettirmektedir. Üretime başladığımızda ‘Üretim adeti değil üretim kalitesi’ anlayışımız sayesinde, kapasitemizin artışı esnasında standartlarımızı korumayı başardık. Müşterilerimizin memnun olması, fabrikamızdaki tüm ekip arkadaşlarımızın motivasyonunu arttırmaktadır.

Üretici bir firma olarak bünyenizdeki markalardan ve markalarınızın öne çıkan özelliklerinden bahsedebilir misiniz?
Güneş Gözlüğü ve Optik Çerçeveler kategorisinde geniş kreasyona sahip markamız Toms Teddy, kurum gözlükleri alanında ise Gianluca Vera. Bu iki markamızın da ortak özelliği tamamı ile kendi üretimimiz olmasıdır. Türkiye’de 1500’den fazla optik mağaza bayimiz, 20’den fazla ülkeye ihracatımız var. Toms Teddy, klasik çizgileri kaybetmeyen modellerinin yanı sıra güncel ve fashion modellerle de önemli bir ivme kazandı. Son dönemde firmamız bünyesine katılan Kappa markasının da modelleri hazırlanmakta, çok kısa zaman içerisinde müşterilerimizin beğenisine sunulacak.

Bünyenize yeni markalar eklemeyi düşünüyor musunuz?
Firma olarak genel yapımız, bir markamız olgunlaşmadan başka bir marka oluşturmuyor, enerjimizi bölmüyoruz. Toms Teddy markası hem güneş hem optik modelleri ile yeterli çeşitliliğe sahip oldu. Bunun akabinde Kappa markasını bünyemize katarak ilerlemeye karar verdik. Kreasyonun yeterliliği müşterilerimizi memnun ettiğinde, diğer bir markaya tabi ki geçebiliriz.

Satış ve dağıtım ağınızın işleyişi nasıldır? Bu ağları geliştirmek için ne gibi çalışmalar yapıyorsunuz?
Türkiye’de 10 kişilik satış-pazarlama ekibimiz optik mağazaları ziyaret etmektedir. Tüm bölgelerde her mağazayı ziyaret etmek istemekteyiz tabi ki ancak bu durum bizim gibi sezonun önemli olduğu moda-sağlık sektörlerinde, zamanı yakalamak açısında zor olabiliyor. Bu durumu, optik mağazalara özel B2B Sistemi ile çözeceğimizi düşünerek ciddi bir alt yapı yatırımı yaptık. Çünkü optik mağazaların zamanı değerli, onlar için en kolay en hızlı ürün tedariği gerçekleştirmenin cevabı Optifabrik B2B Online. Kayıt yaptırmak için tüm optikçiler www.optifabrik.com web sitemizi ziyaret edebilir. Yurtdışı müşterilerimiz ise bizlere yurtiçi/yurtdışı fuarlardan ve internet üzerinden iletişim numaralarımızı bularak ulaşmaktadır. Son zamanlarda Türkiye’nin orta doğu, avrupa ve balkan ülkelerindeki etkisi Silmo İstanbul Fuarının ziyaretçi sayısını arttırmıştır. Bu durum bizim gibi üretici firmaların yurtdışı pazarında söz sahibi olmasına etken olmuştur. Kendilerine de bu vesile ile teşekkür ederiz.

Optifabrik olarak sektördeki bilinirliğinizi artırmak için hangi tanıtım ve reklam çalışmalarına başvuruyorsunuz?
Sosyal platformlarda olmanın yanı sıra, internet sitelerimizi ve kataloglarımızı sürekli güncel tutuyoruz. Bizim markalarımızın en önemli satış alanı optik mağazalardır. Ürünlerimizin, optik mağazalarda daha kolay ve hızlı satışının gerçekleşmesi için verdiğimiz reklamlardan güzel geri dönüşler alıyoruz.

Covid-19 pandemisi Optifabrik’i nasıl etkiledi? 2022 yılı için hedefleriniz nelerdir?
Fabrikamızda hem metal hem de enjeksiyon gözlük üretimi mevcut. Aylık ortalama üretim kapasitemiz 80.000 adet/ay. Pandemi dönemindeki kapanmalar esnasında maalesef %25 oranında düşüş gerçekleşti. Sağlığımızı tehdit eden bu durumu umarım bir daha hiç yaşamayalım. Her zaman dinamik yapıya sahip bir firma olduk, firmamızın kurulduğu ilk günden itibaren büyümektedir. 2023 ilk çeyrek itibari ile fabrikamızı inşaatı devam eden yeni yerimize taşımak istemekteyiz.

Optifabrik Optik olarak Türkiye optik sektörünün bugünü ve geleceği ile ilgili yorumlarınız nelerdir?
İthalat miktarları yüksek olan optik sektöründe, yerli üreticilerin artması bizleri memnun etmektedir. Bu durum hem ülke ekonomisine katkı sağlarken hem de optik mağazalarda ürün tedariğini, satış sonrası iade/değişim süreçlerini kolaylaştırmıştır. Yerli üretimin artması, üretim çeşitliliği ve kalitenin yükselmesine, yurtdışı pazarlarında optik sektöründe Türk firmaların yer almasını olanak sağlamıştır. Firmamız metal ve kemik gözlük üretiminin yanı sıra, lazer modellerin üretimine başlamış, asetat üretimi ile alakalı da planlamaları tamamlamıştır. Mevcuttaki fabrikamızın alanını arttırmak için 4000 metre kare inşaatına başladığımız yeni yerimizde üretim proseslerini de bu şekilde düzenlemiş olacağız.

Sizi diğer tedarikçi firmalardan ayıran temel özellikleriniz nelerdir?
Metal güneş, metal optik, grillamid güneş, grillamid optik veya lazer ürünler olmak üzere birçok çeşitte üretimimiz var. Markalarımıza sürekli yeni modeller ekleniyor, kendimizi hızlı güncelleyen bir firmayız. Taşlı veya metal süslü modellerimizin yanı sıra fashion modellerimiz de mevcut. Dinamik kadromuz ve takım çalışmasını seven çalışma arkadaşlarımız var. İşimizi severek yapıyoruz.

Optik ve güneş gözlüklerinde 2022 yaz trendleriyle ilgili neler söyleyebilirsiniz?
Bu yaz güneş modellerinde geometrik modeller, geçmiş yıllardaki yuvarlak model tercihini kırdı. Optik modellerde ise uzun süreli rahat kullanım arayanlar grillamid hammadde olan modelleri tercih etmeye devam ediyor.

Silmo İstanbul Optik Fuarı hakkında genel değerlendirmelerinizi alabilir miyiz?
Son yıllarda Türk firmalarının bölgede söz sahibi olması optik sektöründe de gelişimi sağladı. Silmo İstanbul Optik Fuarı yıl boyunca çalışarak ürettiğimiz güncel modelleri müşterilerimize sunduğumuz önemli bir fuar. Hem Türk hem de yabancı katılımcıların olması, aldığımız yorumlardan o sezon hem yurtiçi satış hem ihracatımızın nasıl olacağına dair bize ışık tutuyor.

On üç yıldır aralıksız optik sektörüne yön veren ‘4 your eyes’ ile ilgili düşünceleriniz nelerdir?
Sektör ile alakalı en güncel bilgileri aldığımız yer. Merakla derginin yeni çıkacağı sayıyı her ay bekliyoruz. Bizim firmamıza da derginizde yer verdiğiniz için sizlere ve firmamıza ilgi gösteren tüm optik dünyasına teşekkür ederiz. Optifabrik ailesi olarak herkese sevgilerimizle.

Eylül 2022

Movitra

MovItra

Yenilikçi ve Milanolu

İtalyan yapımı etiketiyle özgün, zamansız tasarımlarını ileri teknoloji ürünü patentli sistemleriyle birleştiren Movitra, performanstan da ödün vermiyor.

Filippo Pagliacci, Giuseppe Pizzuto ve Diego Ponzetto tarafından Milano merkez alınarak 2014 yılında kurulan Movitra, söz konusu gözlük tasarımı olduğunda kurulduğu ilk günden itibaren estetik ve işlevsellik arasındaki hassas dengeyi korumaktan vazgeçmiyor. Küresel optik sektöründe oldukça hızlı bir büyüme gösteren Movitra’nın bu başarısında özel olarak geliştirip patentlerini aldıkları inovatif mekanizmaları çok önemli bir rol oynuyor. Markanın yenilikçi yeni tasarımları ve inovasyonları hakkında Giuseppe Pizzuto ile yapılan röportajı sunuyoruz.

Movitra olarak yeni koleksiyonunuzda neler sizlere ilham kaynağı oldu?
Yeni koleksiyonumuza ilham veren ikonlar, İtalyan tasarımının büyük ustaları ve genel olarak onların eserleridir. Tasarım tarihi, özellikle de İtalya’nın tasarım tarihi, tasarımcı bir nesne için yeni bir form düşündüğü için değil, yeni bir işlev veya bir nesnenin işlevini yerine getirmesi için yeni bir yol yarattıkları için ikonik bir rezonansa sahip olan başyapıtlarla doludur. Bialetti moka, Vespa, Castiglioni’nin lambaları, Alessi’nin en yeni ev eşyaları ve Fabio Novembre’nin sandalyeleri gibi ikonik nesnelerin, kavramlarının ardındaki deha ve içinden doğdukları kültürel arka plan dışında birbirleriyle hiçbir ortak noktası yoktur. DNA’mızda, Rönesans’tan bu yana ve belki de daha da öncesinden beri kültürel mirasımızda bulunan şeylerin sert somutluğunu yumuşatabilecek bir yaratıcılık yatmaktadır. İtalyan tasarımının en ikonik nesneleri birbirlerinden ilham almazlar, görsel olarak farklı dilleri konuşurlar, ancak her biri kendi tarzında mükemmeldir. Biz onlardan ilham almıyoruz, biz onların bir parçasıyız, bu tasarım hareketinin bir parçasıyız.

Bu yıl inovasyon ve yenilikçi malzeme kullanımı yoluyla işlevsellik, birçok gözlük tasarımcısı için birincil hedef olmaya devam etmektedir. Bu Movitra için de geçerli mi?
Movitra işlevsel bir ihtiyaçtan doğdu. İşlevsellik bizim DNA’mızda var. Tasarımdan malzeme seçimine kadar yaptığımız tüm seçimler öncelikle işlevsellik ve performansa yöneliktir. Gerisi bir sonuçtur. Bir ürün işlevsel değilse, elbette “bakması güzel” olabilir, ancak iyi bir tasarım ürünü değildir. Bir ürün değildir. Bir ürün, bir gözlük, kullanılabilir, işlevsel olmalıdır. Bunu yıllarca süren araştırma ve geliştirme çalışmalarımız sonucunda derinlemesine anladık ve gözlüklerimizin vazgeçilmez özelliği yaptık.

Movitra olarak materyal seçimlerinizde asetatı mı metali mi tercih ediyorsunuz, neden?
Bu sorunun cevabı da performansta yatmaktadır. Movitra’nın DNA’sında metal var. Çünkü metal, patentli rotasyon sistemimizin ideal çalışması için en iyi performans malzemesidir. Aslında, asetat camlarımız bile onlara stabilite ve sağlamlık kazandıran, kalıcı performans sağlayan metal bir çekirdeğe sahiptir. Yeni koleksiyonlarımız aslında metale çok daha fazla odaklanıyor, çünkü her zaman işlevselliğe ve performansa dikkat etmek istiyoruz. Bir sonraki adımımız, bir kez daha çok yüksek performansa sahip tamamen yenilikçi bir sistem sunan bir asetat koleksiyonunu piyasaya sürmek olacak.

Kısa süre önce metal/titanyum iki çerçeveden oluşan yeni bir sınırlı sayıda üretim duyurusu yaptınız. Bu ikisi de dahil olmak üzere tüm çerçeveleriniz rotasyon sistemine sahip mi? Rotasyonun faydalarını açıklayabilir misiniz?
Tüm çerçevelerimiz kendi patentli rotasyon sistemimize sahiptir. Bu sistem olmadan gözlük üretmiyoruz, bu bizim en temel özelliğimiz. Patentli rotasyon sistemimizin avantajı, camların korunması ve gözlüklerin son derece düz ve cep boyutunda yapılabilmesidir. Ayrıca sistemimizin kapanmayı kolaylaştırdığını gördük, bu nedenle jest teması da merkezi hale geliyor ve geçmişe kıyasla tamamen bozuluyor. Üzerinde çok çalıştığımız bir diğer temel konu da duygusallık. Mekanizmanın tıklaması ya da entegre esnek menteşeye sahip çubuğumuzun kapanma tıklaması benzersiz bir duyusal deneyim yaratmak üzere tasarlandı. Gerçek şu ki tam olarak neyden bahsettiğimi anlamanın en iyi yolu çerçevelerimizi denemekten geçiyor.

Kaynak: 20/20 Europe

Eylül 2022

40Million Optik Store

40 Mıllıon optik

Lüksün Tanımı

Silmo İstanbul fuarı, ilk yılından itibaren optik sektörümüz ve sektörel profesyoneller için çok önemli bir buluşma noktası oldu. 2021 fuarıda sektörümüz açısından çok değerliydi.

Merhaba Arda Bey, öncelikle sizden ve baba mesleği olan optik sektörü ile tanışma hikayenizden bahsedebilir miyiz?
Merhaba, küçük yaşlarımdan itibaren gözlük sektörünün içinde büyüdüm ve optik sektörüne çok büyük bir sevgi besliyorum. Üstelik hem çok önemli bir sağlık unsuru olan hem de çok kıymetli bir aksesuar olan gözlüklere tutkum yıllar içerisinde giderek çoğaldı. Bu nedenle hiç bir zaman farklı bir sektöre yönelmek gibi bir duygum olmadı. Optik sektörünün bir parçası olmak, bu sektöre hizmet etmek ve babamın açtığı yolda sürekli gelişerek ilerlemek benim için önemli.

Perakende sektörüne girişiniz ve 40Million Optik Store’nin hikayesini bir de sizden dinlemek isteriz.
Ticari faaliyetlerimize perakende sektöründe devam etme kararı aldıktan sonra yaptığımız işe bakış açımız halihazırda distributorlüğünü üstlendiğimiz markaları, nihai tüketiciye daha doğru bir anlatımla sergileyerek sunmak üzerine kurulmuştur. Yüksek kalite anlayışla hizmet etme koşuluyla açtığımız perakende mağazalarımızda nihai tüketicinin ihtiyaçlarına en ideal şekilde cevap verebilmek birincil önceliğimiz olmuştur. Açıkçası 40Million Optik olarak tek ve yegane amacımızın Türkiye’de eşi benzeri olmayan marka ve modelleri kendi vizyonumuzla harmanlayıp nihai tüketicilere sunmak olduğunu mutlaka belirtmek isterim.

Türkiye’de birkaç ilde mağazalarınız var. Mağazalarınızın yerini ve konseptini belirlerken nelerden ilham aldınız?
Mağazalarımızın yerlerini ve konseptlerini belirlemek için gerçekten çok büyük titizlik ve özen gösteriyoruz. Çünkü 40Million Optik Store’lerin sadece Türkiye değil dünya standartlarını yansıtan, trend ve moda unsurları bir bütün olarak içerisinde bulabileceğiniz şık lokasyonlar olmaları her zaman en önemli amaçlarımızdan olmuştur. Mağaza konseptlerimizi belirlerken tamamen portfoyümüzdeki markaların konseptlerini baz alıyoruz. Lüksten ve hizmetten asla kaçınmayarak, müşterilerimizin alışveriş tutarlarına bakmaksızın, mükemmele yakın hizmeti almalarını sağlamaya çalışıyoruz.

Şubeleşmeye devam edecek misiniz?
Evet. 40Million Optik olarak gelişmek, en lüks ve en gözde marka ve modelleri olabildiğince çok nihai tüketiciye ulaştırmak bizim için büyük bir öneme sahip. Bu sebeple yaptığımız planlamalara göre 2025 yılına kadar toplam on şube daha açarak lokasyon sayımızı ciddi oranda çoğaltacağız.

40Million Optik mağazaları oldukça popüler lokasyonlarda yer alıyor. Size yakın olan zincir mağazalardan farklılıklarınız nelerdir?
40Million Optiklerin lokasyon olarak yakınımızda olan zincir mağazalardan farkı tamamen hizmet, ürün segmentasyonu ve farklılık kavramlarıyla açıklanabilir. Yakınımızda bulunan zincir mağazalardan farklı markalar sergileyerek ve müşterilerimize üstün bir hizmet sunarak ayrışıyoruz. Ürün çeşitliliğine ve müşterilerimizin alışveriş konforuna özellikle özen gösterdiğimizden 40Million Optiklerin tercih edilen olmaya devam edeceğinden eminim.

Konumları itibarı ile mağazalarınızda üst segment markalara yer veriyorsunuz. Müşterilerin taleplerinden mi ilham alıyorsunuz yoksa siz mi müşterilerinize ilham oluyorsunuz?
Distribütörlüğünü üstlendiğimiz markalar itibari ile segmentimiz tamamen lüks segment üzerine kurulu. Lüksü ve trendleri nihai tüketiciyle vizyonumuzla harmanlayarak buluşturmak daha önce de söylediğim gibi yegane amacımız. Bu ürünlere sahip olmak isteyen müşterilerimize hizmet vermek bizi mutlu ediyor.

Son yıllarda designer markalar oldukça rağbet görüyor. Size de müşterilerinizden bu yönde talep geliyor mu?
Ürün segmentleri açısından bakıldığında lüks segmentin yerinin çok önemli olduğuna inanıyorum ve benim analizime göre Türkiye’de de lükse talep asla son bulmaz. Çünkü ekonomi daralsa bile müşterilerimiz alışveriş yaparken kaliteden, çabasız zarafet ve asaletten ödün vermek istemiyor.

Farklı il ve ilçelerde bulunan 40Million Optik mağazalarına ürün alımı yaparken nelere dikkat ediyorsunuz?
40Million Optik Store’leri olarak elbette mağazalarımızın bulunduğu lokasyonların konumlarından ve koşullarından kaynaklanan farklılıklarından dolayı ürün alımlarımızı yaparken özel çalışmalar yapmaktayız. Bu sebeple 40Million Optik bünyesinde bulunan her mağazanın kendi özel raporlaması ve satın alması var. Her şubemizde raporlama ve analizler üzerinden gitmekteyiz.

Satış sonrası hizmetleriniz nelerdir?
Yüksek kalite, konfor ve müşterilerimize sunduğumuz ayrıcalıklı hizmet anlayışımızın bir sonucu ve devamı olarak elbette satış sırasında olduğu kadar satış sonrası hizmetlerimize de büyük titizlik gösteriyor ve kalitemizden ödün vermiyoruz. Teknik servis desteğimiz ve garanti kolaylığımız ise satış sonrası ayrıcalıklı hizmetlerimiz arasında öne çıkan özelliklerimiz arasında yer alıyor.

Mağazanızda yapılan değişiklikler ve kampanyalarla ilgili sosyal medyayı efektif kullanıyor musunuz?
Genç, çağdaş ve dinamik bir ticari anlayışa sahip olduğumuzdan içinde bulunduğumuz dijital çağa uyum sağlamak ve dijital kanallarla bilinirliğimizi artırmak bizim için çok önemli. Bu sebeple sosyal medyamızı her zaman aktif bir şekilde kullanıyor ve yenilik ve değişikliklerimizi sosyal medya hesaplarımızdan müşterilerimizle paylaşıyoruz.

Cadde mağazaları mı yoksa AVM içerisinde yer almak mı? Sizin tercihiniz nedir ve sebepleri nelerdir?
Bulunduğumuz şehre göre lokasyonlarımızın farklılık göstermesini mantıklı buluyorum. Çünkü cadde mağazalarının kendi içerisinde avantajları olduğu kadar, Avm mağazalarının da avantajları var. Bu sebeple mağaza lokasyonları şehirlere göre rahatlıkla değişkenlik gösterebilir. 40Million Optik olarak bizim için müşterilerimize en kaliteli hizmeti vereceğimiz yeri özenle seçmek her zaman önemli olmuştur.

Perakendecilerden biri olarak meslektaşlarınızla aranızdaki fiyat rekabeti hakkındaki görüşleriniz nelerdir?
Fiyat rekabeti her sektörde olduğu gibi bizim sektörümüzde de var. Fakat bu rekabeti, çekişmekten öte ticari anlamda kullanabildiğimiz an bütün perakendeciler olarak kar edeceğimiz andır.

Sektöre hizmet veren biri olarak ülkemizde gözlük kullanımı oranları ve bilinci hakkında neler düşünüyorsunuz? Gözlük kullanımının artırılması için neler yapılabilir ve kimlere görev düşüyor?
Gözlük kullanımı artırılması hakkındaki birincil görevin kesinlikle Sağlık Bakanlığı’na düştüğüne inanıyorum. İnsanlarımızın bilinçlendirilmesi gerekli. Bunun için bakanlığın çalışmalarına ve planlamalarına daha çağdaş ve ihtiyaçları karşılayan düzenlemeler getirmesi gerekiyor.

Yurtdışında yapılan uluslararası optik fuarlarını ve sektörel gelişmeleri takip ediyor musunuz?
Optik sektöründeki gelişmeleri, en yeni trendleri ve moda akımlarını yakından takip etmeye gerçekten çok önem verdiğimizden dolayı, yurtdışında organize edilen tüm fuarlara aktif olarak katılmaya özen gösteriyoruz.

18-21 Aralık 2021 tarihleri arasında gerçekleşen Silmo İstanbul Optik Fuarı hakkındaki görüş ve değerlendirmeleriniz nelerdir?
Silmo İstanbul organize edilmeye başladığı yıldan itibaren optik sektörümüz ve sektörel profesyoneller için çok önemli bir buluşma noktası oldu. 2021 fuarı da yine ülkemiz ve sektörümüz açısından çok değerliydi. Yerli firmalarımız ve yabancı firmaların daha yoğun katılımı ile bu yılki fuar daha da değerli bir pozisyona ulaştı.

Dergimiz ‘4 your eyes’ ile ilgili neler söylemek istersiniz?
Çok değerli ve önemli bir iş yapıyorsunuz. Yayınlarınızı merakla takip ediyoruz. Sektörün vazgeçilmez bir parçası olan “4 your eyes” en yeni ve güncel haberleri içeren önemli bir dergi. Tüm ekibe teşekkürlerimi sunarım.

Ağustos 2022

Adellens Optik

ADELLENS OPTİK

Üretim Tutkusu

Silmo İstanbul bizim için dostlarla buluşma noktası ve her yıl daha da üstüne koyarak ilerliyor. Özellikle hem katılımcı hem ziyaretçi anlamında yerli ve yabancı olarak ciddi bir artış var.

Merhaba Cem Bey, okurlarımıza kendinizi kısaca tanıttıktan sonra sektördeki üretim faaliyetlerinize ne zaman ve nasıl başladığınızdan bahsedebilir misiniz?
Ben ve ortağım Muammer Çalışkan bu sektöre, 1999 yılında Emin Optik’te başladık Muammer Bey üretim tarafında, ben ise saha tarafında 2005 yılına kadar Emin Optik çatısı altında çeşitli görevlerde devam ettik. Daha sonra firmanın el değiştirmesi ile birlikte 2006 yılında ilk üretim maceramıza başladık. 2006 yılında Girişim Optik isimli üretim firmamızı faaliyete geçirdik. Üretime başladıktan çok kısa bir süre sonra Girişim Optik’e ithalatçı/toptancı bir firma ortak oldu. Sahaya daha da hakim olunca 2012 yılına kadar hızlı bir büyüme sağladık. Ama 2012 yılında bize ortak olan ithalatçı/toptancı firmasındaki ortaklar kendi başlarına devam etmek isteyince biz de firmamızı devredip İran – Tahran’a gittik.

Adellens Optik’i 2012 yılında İran’da kurdunuz. Sektöre ilk İran’da giriş yapmanızın sebepleri nelerdir? Türkiye pazarına ne zaman nasıl geçiş yaptınız?
İran’daki maceramız biraz da tesadüf üzerine hikayesini katlayarak geliştirdiğimiz bir yatırımımız. Şu andaki ortaklarımızla 2012 yılında tanıştık. İki kardeş elli metrekare içinde sadece üretim yapan ufak bir laboratuvardı. Tanışma, ortak olma, yatırım yapma ve tam donanımlı bir fabrika haline dönüşme sürecimiz yaklaşık on ay gibi kısa süre içinde gerçekleşti. Yaklaşık on yıldır İran pazarında ve RX lideri olarak hizmet etmeye devam ediyoruz. Adellens – İran doksan kişilik bir ekibe sahip. 2016 yılında yani dört yılı bittikten sonra her şey yerine oturunca ülkemize tekrar yatırım yaptık. Çünkü ülkemizde üretim yapma hayalimiz hiç bitmedi bizde.  Yani aslında ilk 2006 yılından 2012 yılına kadar Türkiye’de başladık daha sonra yaklaşık olarak dört yıllık bir aradan sonra ülkemizde 2016 yılında tekrar üretim faaliyetine başladık.

Optik sektöründe Türkiye ve İran arasındaki gelişim süreçleri, bayi sistemleri ve tüketici taleplerindeki farlılıklar hakkında bizleri bilgilendirir misiniz?
İran pazarı, Türkiye pazarı ile optikçi sayısı bakımından eşdeğer ama İran’da hem optisyenlik hem de Optimetrislik mevcut. Oradaki sistem daha çok bayilik üzerinden yürüyor.  Ayrıca oradaki Optex markamızın haricinde Indo markasının cam üretimini de yapıyoruz. Gelen siparişlerin yüzde doksanı kullanıcı bilgileri ve çerçeve bilgisi ile gelir, bu oran Türkiye’de maalesef çok düşük.

Birazda markalarınızdan bahsedelim. Cortex, Cyber Eye ve Oppo markalarının kurulum ve gelişim sürecini anlatır mısınız?
Cortex markamız ana markamız ve kuruluşumuzdan beri kullandığımız bir markamızdır. İçeriğinde tek odaklı, Bifocal ve Progressive ürün gruplarımız mevcuttur. Sürekli kendimizi ve yatırımımızı güncelleme durumunda olduğumuz için 2019 yılında yeni yazılımla birlikte bünyemize Oppo markamızı kattık. Oppo’nun içinde de Tek odaklı ve Progressive mevcut. 2020 yılında ise en son aldığımız yazılım ile birlikte ürün gamımıza en son üyemiz Cyber Eye Progressive ürünümüzü kattık.

Teknolojik değişimleri ve gelişimleri takip eden bir firmasınız. Ürünlerinizin teknolojisinden, varsa yeni gelişmelerinizden ve yatırımlarınızdan bahseder misiniz?
Bizde yatırım hiç bitmiyor ve bitmez de. Kendimizi sürekli yenilemenin en son teknolojiye sahip olmanın peşindeyiz. O yüzden pandemiyi yoğun yaşadığımız yılda ikinci anti-refle makinamızı alarak hem kapasitemizi hem de kaplama çeşitliliğimizi artırdık.  Bu yıl da piyasaların tüm dalgalanmasına rağmen yeni bir yatırım daha yaptık. Türkiye’de bir ilk olacak tam otomatik hattı satın aldık. Bu yatırımla da kapasitemizi hem yüzde yetmiş artırıp hem de daha hızlı bir sevkiyata geçmiş olacağız. Bir aksilik olmazsa Ocak 2023 ile birlikte yeni üretim bandımız devreye girmiş olacak.

Marka bilinirliliğinizi sağlamlaştırmak adına ne gibi çalışmalar yapıyorsunuz? Tanıtımlarınız için ne gibi araçlardan faydalanıyorsunuz?
Adellens Optik olarak markamızın bilinirliliğini kuvvetlendirmeye ayrı bir özen ve titizlik gösteriyoruz. Bu amaçla marka bilinirliğimizi artırmak adına görsel ve dijital basında tanıtımlar yapıyor, online eğitimler veriyor ve bölgesel bazda seminerler düzenliyoruz.

Satış ve dağıtım ağınızın işleyişi nasıldır? Bu ağları geliştirmek için ne gibi çalışmalar yapıyorsunuz?
Türkiye’de Sirkeci, Kadıköy, Bursa, Adapazarı, İzmir, Antalya, Ankara, Samsun ve Kayseri olmak üzere toplam dokuz şube ve Neşe Optik, Emperyal Optik ve Optiland Optik olmak üzere üç ana bayi ile ülkemizin her köşesine hizmet ediyoruz. Bunların dışında yaklaşık olarak sekiz ülkeye ihracat yapıyoruz. Ayrıca Bulgaristan’daki şirketimizden de yaklaşık altı yıldan beri hem Bulgaristan pazarına hem Balkan ülkelerine hizmet ediyoruz.

Bir optik mağaza Adellens Optik markalarını neden tercih etmeli?
Kalite, güven, hız, satış sonrası hizmet, problemleri anında çözmek sanırım en temel sebepler bunlar ve tabii ki en önemli unsurlardan bir tanesi de Adellens ailesindeki bölge müdürlerimiz ve onların yanında çalışan ekibimizin varlığı.  Çünkü gerçekten de tüm ekip üyelerimiz kendi bölgelerinde markalaşmış isimler artık. Tüm bu saydığım özellikler bu muhteşem ekiple birleşince zaten tercih sebebi olmamızı daha da kolaylaştırıyor.

Türkiye optik sektörünün son durumu hakkında görüşleriniz nelerdir? Bir üretici firma olarak sektöre önerileriniz nelerdir?
Ülkemizde daha yeni oluşan odalaşma konusunda daha hızlı ve yaptırım tespit ve tedavi edici bir sistem kurulmasını önemli buluyorum. İlkokul başlangıç seviyesinde çocuklarımızı mutlaka muayene zorunluluğu getirilmesi için gerekli çalışmaların yapılmalı ve vatandaşı etkileyen reklamlar ile bu konunun önemini benimsetmeliyiz. Sektörümüzde rekabet maalesef fiyat üzerinden yapılmaya devam etmekte olup bunun tersine kalite, servis, teknoloji ve personel eğitimi üzerine odaklanarak farklılık yaratmak gerekmekte. Markaya düşkünlük vermek yerine kendimizin bir marka olduğunun farkına varılmasını sağlayarak daha verimli ve etkili çalışabiliriz. Ülkemizde numaralı gözlük ve güneş gözlüğü kullanımı coğrafyaya, bulunduğu illere göre değişkenlikler göstermekte. Asıl önemli olan reçete sayımız nasıl fazla bir duruma gelebilir, yüksek indirimler yerine zaten az gelen reçeteye fiyat ve kaliteye endeksli bir servis verilmesi gerektiğine inanıyorum.

Adellens Optik olarak optisyenlik eğitimine büyük önem veriyorsunuz. Bu konuda ne gibi çalışmalara destek veriyorsunuz?
Okullarda eğitim, zaman zaman okullara cam desteği, fabrikamızda eğitim desteği gibi yani aslında Optisyen adaylarına ve Optisyenlere mümkün olduğunca sürekli yeni gelişmeleri ve yeni bilgileri aktarmaya çalışıyoruz.

Silmo İstanbul Optik Fuarı sizin için nasıl geçti? Fuar hakkında genel değerlendirmelerinizi alabilir miyiz?
Silmo İstanbul Optik fuarı  bizim için dostlarla buluşma noktası. Fuarlar sağ olsun optikçi dostlarımızın teveccühleri sayesinde gayet kalabalık ve güzel geçiyor. Özellikle gelenek haline getirdiğimiz üçüncü günün akşamındaki yemek programımızla da bu güzel buluşmayı pekiştiriyoruz. Silmo İstanbul Optik Fuarı her yıl daha da üstüne koyarak ilerliyor. Özellikle hem katılımcı hem ziyaretçi anlamında yerli ve yabancı olarak ciddi bir artış var. Bizde böyle güzel bir şehrin fuarının daha da uluslararası hale gelmesi için ne gerekiyorsa yapmaya devam edeceğiz. Çünkü bu organizasyon ve bu şehir bunu gerçekten hak ediyor.

On beş yıldır aralıksız optik sektörüne yön veren dergimiz ‘4 your eyes’ ile ilgili düşünceleriniz nelerdir?
Moda ve sağlık konusunda sektörümüze güncel bilgileri aktaran gerçekten dopdolu bir dergi. Bizlere de bu dergide kendimizi tanıtma şansı verdiğiniz için tüm ekibinize ayrıca teşekkür ederiz.

Ağustos 2022

Look

LOOK – MADE IN ITALIA

Çağdaş & Yenilikçi

Çağdaş & Yenilikçi… Tasarımlarında rafine İtalyan yaratıcılığını odak noktası haline getiren Look- Made In Italia, yeni koleksiyonlarıyla gündemdeki yerini koruyor.

Look- Made In Italia, 1978’den beri yüksek kaliteli gözlükler tasarlayan ve üreten bir İtalyan firması olarak karşımıza çıkıyor. Bir atölye olarak kurulan Look- Made In Italia yıllar içinde organize ve uluslararası bir şirkete dönüşmüş, çerçeve tasarımı, üretimi ve dağıtımı konusunda Avrupa’daki öncü markalardan biri haline gelmiştir. Look Tasarımcısı Giordano Cazzola ve Pazarlama Müdürü Marco De Fina ile güncel koleksiyonları hakkında yapılan röportajı sunuyoruz.

Merhabalar… Bizlere Look- Made in Italia’nın güncel koleksiyonlarının genel özelliklerinden ve satış konseptinden bahsedebilir misiniz?
Giordano Cazzola: Merhabalar… Öncelikle bizleri ağırladığınız için teşekkürlerimizi sunmak isteriz. Look- Made in Italia olarak koleksiyonlarımızda marka olarak araştırmayı, kaliteli üretim sürecini ve benzersizlik odaklı işlevsel tasarımları nasıl bir araya getirdiğimizi ideal bir şekilde yansıtmak istedik. Koleksiyonlarımızın satış konseptinde, yetişkin ürün segmentimiz, premium veya üst düzey kalite göstergesi olarak malzeme üzerinden tanımlanmaktadır. Koleksiyonlarımızda kullandığımız malzemelerin kalitesi tüm serilerimizi ayrıcalıklı olarak ön plana çıkarmaktadır.

Bünyenizdeki markalarınızdan olan Materika’yı ve koleksiyonlarını genel olarak diğerlerinden ayıran yönleri nelerdir?
Giordano Cazzola: Materika gerçekten de tasarım dili ve çizgisiyle markalarımız arasında ayrıcalıklı bir yere sahip bir markadır. Bunun sebebi olarak Materika’da Look- Made In Italia’nın tasarım araştırmasına olan yatkınlığının daha yüksek bir seviyeye çıkarılmış olmasını gösterebiliriz. Look- Made In Italia’da tasarımcının hedefleri ile üretim departmanı arasındaki doğrudan bir diyalog vardır. Materika’da da teknoloji ve işçilik bir araya gelerek, malzemelerin incelenmesi ve inovasyonun yönlendirilmesinin her projenin odak noktası olmaya devam ettiği bir durum söz konusudur. Bu sayede de Materika üst düzey gözlük segmentinde yeni konseptler ortaya çıkararak koleksiyonlarını her geçen gün daha geniş kullanıcı kitlelerine ulaştırmayı başarıyor.

Materika’nın büyük ilgi gören Strato koleksiyonundan bahsedebilir misiniz?
Giordano Cazzola: Strato, Materika’nın deneysel bölümünde yer alan yeni Alumix koleksiyonunun bir parçasıdır. Bu yeni deneyim, şirketimizin geçmişte yaptığı seçimleri, örneğin ayırt edici malzemelerimizden birini en iyi şekilde temsil etmek için yenilemektedir. Look- Made In Italia olarak yeniliklerin ve inovasyonun izinden gitme gibi bir misyona sahip olduğumuz için böyle deneysel çalışmalardan eşsiz koleksiyonlar çıkarıp, beğenilere sunmaktan memnunuz.

Biraz da Strato koleksiyonunda kullandığınız bu Alumix malzemesinin özelliklerinden söz edebilir misiniz?
Giordano Cazzola: Strato koleksiyonunda en baskın olarak kullandığımız malzeme olan Alumix, alüminyum ve magnezyum karışımı bir maddedir. Süper hafif ve yüksek performanslı olan Alumix malzemesi, tamamen özel işleme kriterlerine göre şekillendirilmiştir. Strato’da konsept, Look- Made In Italia’nın Alumix üzerine yaptığı araştırmanın uzmanlığını, farklı kalınlıklar ve yüzeyler arasında uyumlu bir diyalog olarak anlaşılan kontrast temasına uygulamaktır. Amaç, saran bir dokunsallık algısı yoluyla gözlemcinin dikkatli gözünü tatmin etmektir.

Peki tasarım açasından baktığımızda Strato’nun öne çıkan özellikleri ve renk seçimleri hakkında neler söylersiniz?
Giordano Cazzola: Strato modelleri, detaylara ve işçiliğin zenginliğini artıran bir katmanlaşma fikrine odaklanan çağdaş bir tasarımla karakterize edilir. Çok sayıda mekanik adım, hesaplanmış işçilikle dönüşümlü olarak, doğruluk ve hassasiyetle birleştirilmiş bir süreç hikayesi yaratır. Böylece mutlak estetik yeniliğe sahip çekici gözlüklere dönüşür. Renk seçimleri konusunda ise Strato koleksiyonumuzda sadece yeni renkler değil devrim niteliğinde bir renk paleti oluşturduğumuzu söyleyebilirim. Renkler yakut kırmızısından virtual yeşile kadar değişiyor. Sinyal sarısından grafit siyaha ve daha güven verici gece mavisi veya arduvaz grisine kadar. Ancak renkler asla düz veya donuk görünmüyor. Örneğin asit yeşili veya ametist morunun doygunluğu hem mat hem de metalik nüanslarla seyreltilmiştir. Camları döndürerek ve gözlem noktasını değiştirerek yüzeydeki somut farklılıkların nasıl kavranabildiğini görmenin heyecan verici olduğunu söylemeliyim.

Bir diğer özel seri de Aurea isimli kapsül koleksiyon. Bu koleksiyonun özelliklerinden bahsedebilir misiniz?
Marco De Fina: Aurea sınırlı sayıda üretilen bir kapsül koleksiyonudur. New Rinascimento (Yeniden Doğuş) imaj kampanyasının görsel deneyimini somutlaştırmak için yaratılmış bir projedir. Aslında, değerlerimizi sadece imajımız aracılığıyla değil, onları temel işimizi temsil eden ürüne dönüştürerek iletmeye karar verdik. Aurea’nın New Rinascimento’nun meyvesi olduğunu söyleyebiliriz.

Bu özel kapsül koleksiyon nasıl doğdu?
Giordano Cazzola: Aurea görünüşte yalın bir kavram olan doğadan doğdu. Gelişimi, doğanın bütünlüğü içinde anlaşılan ortak paydanın tanımlanmasıyla başladı. Bir çevre olarak doğa ama aynı zamanda insan doğası olarak doğa. İnsanın doğa ile her zaman aradığı bağlantı. Bunu, uyumun en yüksek ifadesi olan ‘altın oran’da tanımladık. Bu tanım sayesinde doğada her zaman var olan ‘güzellik’ ile samimi bir bağ kurduğumuza inanıyoruz.

Aurea kapsül koleksiyonu hangi kitleyi hedef alarak tasarlandı?
Giordano Cazzola: Look- Made In Italia koleksiyonlarında genellikle geniş kitleleri hedefleyen bir firma olmuştur. Sınırlı sayıda olmak üzere ürettiğimiz Aurea kapsül koleksiyonumuz da premium ve üst kalite seviye segmentinde olup yetişkinlere hitap etmektedir. Koleksiyondaki gözlüklerle her mevsim gözlük kullanmak özendirilmektedir.

Aurea kapsül koleksiyonundaki modellerden ve özelliklerinden bahsedebilir misiniz?
Giordano Cazzola: Kapsül, Look- Made In Italia tasarımcıları Giuseppe De Riva ve Augusto Valentini tarafından tasarlanan ikisi erkek ve ikisi kadın olmak üzere dört çerçeveden oluşuyor. Aurea ayrıca yetişkin premium ve yetişkin üst düzey kalite segmentlerinde Look- Made In Italia’nın asetat çerçevelerdeki gelişimini tamamlamak amacıyla iki koleksiyon daha oluşturacak.

Aurea’nın tasarım dilini nasıl tanımlarsınız?
Giordano Cazzola: Aurea’nın tasarım dili rafine İtalyan yaratıcılığını ortaya koyuyor. Her şey, uyum kelimesiyle özetleyebileceğimiz basit bir kavramı takip ederek güzelliği temsil etme arzusundan doğuyor.

Bu kapsül seride hangi malzemeleri ve renkleri tercih ettiniz?
Giordano Cazzola: Her şeyden önce Aurea, uzmanlığımızın denendiği tam bir asetat ürünüdür. Renk oyunları, projenin altında yatan yaratıcılığı sonuna kadar ifade etmek için asetatlardan ayrıntılı renklendirme işlemlerine kadar uzanmaktadır. Örneğin Aurea 4530 modelinde ‘üst üste binen hafiflik’ kavramı tanıtılmıştır. Asetat malzeme, her katmanın kendine özgü bir estetik işlevi olduğu bir renk tabakalaşması gibi görünecek şekilde işlenmiştir.

Kendi üretimini yapan bir marka olarak ekolojik ayak izinizi düşük tutmak amacıyla ne gibi adımlar atıyorsunuz?
Öncelikle araştırmalarımızı en iyi hammaddeleri seçmeye odaklıyoruz. Onlar olmadan mükemmel ürünler yapamazsınız. Bizim için bu bir zorunluluk. Alumix gibi malzemeleri kendi bünyemizde araştırıyor ve geliştiriyoruz. Araştırıp kullandığımız malzemelerimizin çevresel etkileri çok düşüktür ve sürdürülebilir bir ürün yaşam döngüsü oluştururlar. Sayısız kez ve mekanik özelliklerinden hiçbir şey kaybetmeden geri dönüştürülebilirler, bu da düşük ayak izi ile ürün performansında sürekliliği ve sürdürülebilirliği garanti ediyor.

Kaynak: Spectr

Ağustos 2022

Agora Optik

AGORA OPTİK

Farklı Bir Bakış

Silmo İstanbul’u hemen hemen her yıl ziyaret ediyorum. Sektörün bir araya geldiği ve böylesine büyüme gösteren bir organizasyon görmek benim için mutluluk verici.

Merhaba Murat Bey. Öncelikle sizi biraz tanıyalım ve sektöre giriş hikayenizden bahsedelim…
Babamın 1968 senesinde mesleğe başlamasıyla ve yıllar sonra kendisine mağaza açmasıyla optik sektörüyle bağımız kuruldu ve babamı kendime idol seçmemle benim hikayem de başlamış oldu. Mesleğe olan sevgim ve aşkım bu şekilde filizlenmeye başladı. Önce çıraklığını yaptığım bu meslekte yaşımın ilerledikçe içimde hep en iyisini yapma isteği oluştu. Atölye kısmı da ilgimi çok fazlasıyla çekmişti. Hem atölyedeki yeni öğrendiğim bilgiler hem de mağaza içindeki gündelik gelişmeler çok hoşuma gidiyordu. 2005 yılında Ege Üniversitesinde optisyenlik bölümünden mezun oldum ve artık eğitimini almış bir optisyen olarak meslek hayatıma devam ediyorum.

Agora Optik’in kurulma aşamasından söz eder misiniz?
Agora Optik bir aile şirketi olarak tüm sorumluluğunu kendim alarak kurduğum bir mağazadır. Her zaman en iyisini ve en güzelini başarabilmek için Agora Optik’i yaşadığım bir yuva haline getirmişimdir. Sloganımız olan ‘Farklı Bir Bakış’ ile tüm müşterilerimize özenle hizmet vermekteyiz.

Mağazalarınızın yerini belirlerken nelere dikkat ediyorsunuz?
Mağazalarımız İzmir’in en elit semtlerinde yer almaktadır. Mağazalarımızın yerini seçerken tabii ki hareketli bir yer olmasına dikkat ediyorum. Bence işini düzgün yapan, mağaza dekorasyonuna önem veren, bilgisiyle müşterilerine iyi hizmet sağlayabilen bir firma olmak her zaman en temel değeriniz olmalı. Bu sebeple bizim de birincil kuralımız bu bakış açısıyla işimizi yapmaktır.

Mağazanızda her gruptan ürün bulunduruyor musunuz?
Mağazalarımızda birçok dünya markasına yer vermekteyiz. Yenilikleri yakından takip ediyor ve güncel modelleri mağazalarımızda bulundurmaya özen gösteren bir firmayız. Ürün segmentleri ve çeşitliliği bizim için önemli bir rol oynuyor. Ancak söylediğim gibi en yeni trendleri takip etmek ve onların ışığında sürekli yenilenmekten ödün vermiyoruz.

İzmir’de birçok önemli optik mağaza yer alıyor. Bu durum bir rekabet oluşturuyor mu?
Tabii ki hemen hemen her meslek grubunda birçok mağazanın faaliyet gösteriyor olması ister istemez bir rekabete neden olur. Ancak ben hizmet kalitesine yansıdığından ve dinamik tuttuğundan ötürü rekabeti gerçekten seviyorum. Müşteriler piyasadaki mağazaları gezerken hem ürün hem de güven araştırması yapıyorlar. Agora Optik olarak da tercih ediliyor olmak ve güzel dönüşler almak beni çok mutlu ediyor.

Mağazanızda en çok satışı yapılan optik ve güneş gözlüğü markaları nelerdir?
Mağazalarımızda her kesime hitap edebilecek ürünler olduğu için her markayı saymakta güçlük çekebilirim. Fakat en çok satılan ürünler genellikle dünya markaları oluyor. Türkiye’de marka reklamının çok büyük önem taşıdığını biliyorum. Sezon başlarında bizlere gelen en büyük talepler, müşterilerimizin sosyal medyadan takip ettiği ünlülerin kullanmış olduğu gözlüklerden oluyor. Bazen gerçekten bu durumu komik buluyorum fakat o reklam sayesinde insanlar yeni çıkan gözlükleri görüyor ve o ürüne sahip olmak istiyorlar.

Satış sonrası hizmetleriniz nelerdir?
Satış sonrası verdiğimiz hizmet bence optik mağazalarını gerçekten ayakta tutan bir hizmet. Çünkü birçok meslek grubunu gerçekten etkileyen, internet satışlarına karşı ayakta durabildiğimiz önemli bir hizmet veriyoruz. Bu durumu değerlendiren insanların seçimlerini bence değiştirebiliyoruz. Müşterilerimizin hizmetimiz esnasında ve sonrasında gösterdiğimiz özen sayesinde internet alışverişi yapmaktansa optik mağazalarımızı seçmesini sağlıyoruz.

Cadde mağazaları mı yoksa AVM içerisinde yer almak mı? Sizin tercihiniz nedir ve sebepleri nelerdir?
Cadde ve Avm mağazalarının hem avantajı hem dezavantajları bulunduğunu düşünüyorum. Bence cadde mağazalarını Avm mağazalarıyla kıyaslarsak Avm mağazaları daha ön planda oluyor.  Bu durumun en büyük sebebi Avm’lerin çalışma saatleri diye düşünüyorum. Kapalı alan olduğundan dolayı hava şartlarının değerlendirildiği kış aylarında daha çok rağbet gördüğünü düşünüyorum.

Perakendecilerden biri olarak meslektaşlarınızla aranızdaki fiyat rekabeti hakkındaki görüşleriniz nelerdir?
Şu anki rekabet zaten fiyat farklılığından meydana geliyor. En büyük rekabeti internet satışlarına karşı veriyoruz. Bir mağazanın konumu ve büyüklüğüne göre gerçekten giderlerimiz ve masraflarımız çok yüksek. Birde bunların yanında rekabette olduğumuz diğer firmaları düşünürsek biraz işimiz zorlaşıyor. Piyasaya göre doğru ürün ve doğru fiyatlandırma yapıldığı zaman işimizin biraz daha kolaylaşacağını düşünüyorum.

Sektöre hizmet veren biri olarak ülkemizde gözlük kullanımı oranları ve bilinci hakkında neler düşünüyorsunuz? Gözlük kullanımının artırılması için neler yapılabilir ve kimlere görev düşüyor?
Benim tamamen inandığım bir sözü sizlerle paylaşmak isterim: Bilgi paylaştıkça güzeldir. İnsanları bilgilendirmek gerekir. Yaşadığımız pandemi sebebi ile 7’den 70’e herkes bilgisayar, ipad ve cep telefonlarının kullanımını fazlalaştırdı. Mavi ışığın vermiş olduğu zararlardan kullanıcıların haberi bir optik mağazasına girdiği zaman oluyor. Aslında bu bilgi daha birçok bilginin yanında ufak bile kalıyor. Meslek adına teknolojik gelişmeleri öğrenmeli ve bunları da nihai tüketicilerimize aktarmalıyız. Bu vesile ile TOGB Başkanları başta olmak üzere Bölge İzmir Optisyen Gözlükçüler Odası Yönetim Kurulu Başkanı Sayın Ersan Tüyen’e huzurunuzda teşekkürlerimi iletirim. Sosyal medya üzerinden yaptıkları göz muayenesinin önemi ve genetik olarak aile bireylerinden birbirine aktarılan birçok göz rahatsızlığının olabileceğini ve düzenli periyotlarla göz doktoruna gitmemiz gerektiğini belirten birçok çalışma yaparak biz optikçileri bilgilendirmeye çalışıyorlar.

Sektör içi yapılan satış ve eğitim bilgilendirmeleri yeterli mi? Siz mağaza çalışanlarınız için eğitim programları düzenliyor musunuz?
Bence sektör içi yapılan eğitimlerde eksiklikler var. Üretici firmaların da bu konuda daha fazla bilgilendirme yapmaları gerekmekte.  Biz Agora Optik olarak en az ayda bir kez olmak kaydıyla personellerimizle bir araya gelip bilgi paylaşımında bulunuyoruz ve bunun çok faydasını görüyoruz.

Yurtdışında yapılan uluslararası optik fuarlarını ve sektörel gelişmeleri takip ediyor musunuz?
Pandemiden önceki yıl Silmo Paris fuarına katılmıştım. Oradaki fuar atmosferini yakından görme şansım olmuştu. Sıkça yurtdışına çıkan biri olarak Avrupa’daki optik mağazalarını da inceleme fırsatım oldu tabii. Mağazalardaki en çok ilgimi çeken özellik ise mağazalarda bulunan optometristler olmuştur. Bu sebeple neden bizim ülkemizde de böyle bir faaliyet veremiyoruz sorusunu sormadan edemiyorum.

18-21 Aralık 2021 tarihleri arasında gerçekleşen Silmo İstanbul Optik Fuarı hakkındaki görüş ve değerlendirmeleriniz nelerdir?
Meslekte çok eski olduğum için Silmo İstanbul’u hemen hemen her yıl ziyaret etmeye gayret ettim. Tabii ki eski sıcaklığı, dostluğu her şeyde olduğu gibi kaybediyoruz. Buna rağmen tüm sektörün bir araya geldiği ve mesleğimiz adına böylesine bir büyüme gösteren bir organizasyon görmek benim için mutluluk verici.

Dergimiz ‘4 your eyes’ ile ilgili neler söylemek istersiniz?
Her ay zamanında ve düzenli olarak mağazalarımıza ulaşıyor. Büyük bir zevk ile takipteyiz.  Böyle bir hizmeti bizlere sunduğunuz için bütün meslektaşlarımın adına sizlere teşekkür etmeyi bir borç bilirim. Sizlerin de desteği ile mesleğimizi güzel ve sağlıklı günlerde hep beraber en iyi yerlere getirmeyi diliyoruz.

Temmuz 2022

Yts Optik

YTS OPTİK

Önceliğimiz, Benzersiz Bir Marka Portföyü Oluşturmak

İnşaat sektöründe faaliyetlerimiz sürerken, farklı sektörde de neler yapabiliriz düşüncesiyle araştırma yaparken New Line Group ile yollarımız kesişti ve markalarının dikkat çeken normlarından dolayı Türkiye’de de olmalı düşüncesiyle sektöre girdik.

Merhaba Gamze Hanım… Kendinizi okurlarımıza kısaca tanıttıktan sonra optik sektörüne giriş hikayenizi paylaşabilir misiniz?
Meslek hayatıma 1997 yılında ETS Tur Acente sahibi olarak başladım. 2004 yılında AtlasJet Havayolları kurulurken gelen teklifle Halkla İlişkiler ve Müşteri İlişkileri Müdürlüğü yaptım. 2010 yılında Borajet Havayollarına geçip kuruluş kadrosunda yer aldım. Türkiye’nin ilk kadın Yer İşletme Başkanı olarak bu görevi 2014 yılına kadar yürüttüm, havacılık sektöründen ayrıldıktan sonra hiç ara vermeden inşaat sektöründe olan şirketimizde çalışmaya başladım. 2020 yılında optik sektöründe de faaliyet göstermeye karar verdik ve her iki şirketimizde faaliyetlerimizi sürdürüyoruz.

YTS Optik’in kuruluş aşamasından, gelişiminden ve sektörel vizyonundan bahsedebilir misiniz?
İnşaat sektöründe faaliyetlerimiz sürerken, farklı sektörde de neler yapabiliriz düşüncesiyle araştırma yaparken New Line Group ile yollarımız kesişti ve markalarının dikkat çeken normlarından dolayı Türkiye’de de olmalı düşüncesiyle sektöre girdik. Bizim önceliğimiz, benzersiz bir marka portföyü ile yüksek kaliteli optik ve güneş gözlüklerinin Türkiye’de olması ve düzenli dağıtım ve garanti süresinde müşterilerimizi yormamaktır.

Tedarikçi bir firma olarak bünyenizdeki markalardan ve markalarınızın öne çıkan özelliklerinden bahsedebilir misiniz?
Baldinini Occhiali,  Enni Marco, Mario Rossi Collezioni, Mario Rossi Giovani olmak üzere 4 markamız var, Bu markaların altında da farklı imzalarla markalarımız da bulunuyor. Markalarımızın İtalya’da üretilmiş olmasını en önemli ayrıcalığımız olarak görüyoruz. Baldinini Occhiali, Gimmi Baldinini’nin üçüncü neslini oluşturduğu aile, 1910’da, tamamen el yapımı ayakkabılar üretti. Daha sonra el yapımı gözlük üretmeye karar vermişler, dünyada 100’den fazla Baldinini mağazası var ve optik ve güneş gözlükleri başta Gold Edition, Heritage Edition olmak üzere  beğeniliyor. Gözlük modelleri, ayrıntılar açısından zengin,  tasarımın yaratıcılığı ve yüksek kaliteli üretim teknikleri öne çıkan özellikleri. Enni Marco, Tüm camların anavatanı olan Veneto ilinde, İtalyan optik endüstrisinin merkezinde bulunan Enni Marco stüdyoda 20 yıldır koleksiyon hazırlanmaktadır.

Bunun dışında Enni Marco Emilia adı altında ayrı bir üst segment koleksiyonu da bulunmaktadır. Koleksiyonların, modanın en ön saflarında yer alan Made in Italy stili için tipik olan en yüksek stil gereksinimlerini karşıladıkları için dünya çapında bilinirliği bulunmaktadır. Mario Rossi, Mario Rossi, gerçek bir stil anlayışına sahip kişiler için İtalyan tasarımına sahip koleksiyondur Çağdaş bir ruha ve sofistike bir tasarıma sahip koleksiyonlarla göze çarpıyor. Geniş form, malzeme ve renk seçimi, Mario Rossi koleksiyonuna büyük bir güncellik ve çokluk kazandırıyor. Giovani, Bebek, çocuk ve gençler için hazırlanan koleksiyonumuzdur. Giovani tasarımı ve üretimi konusunda uzman pediatrik oftalmologların görüşleri ve onayları alınarak yapılmaktadır. Çocuklar, hoş dokunuşlu malzemeye sahip renkli, eğlenceli gözlükleri sever. Takılması rahat olan Giovani hem optik hem güneş gözlükleri farklılığını ön plana çıkartıyor.

Bünyenize yeni markalar eklemeyi düşünüyor musunuz?
New Line Group çatısı altında bulunan Zitrone Berlin, Dutch Touch markalarını da bünyemize almak istiyoruz.

Satış ve dağıtım ağınızın işleyişi nasıldır? Bu ağları geliştirmek için ne gibi çalışmalar yapıyorsunuz?
Bizim İstanbul, Antalya, İzmir ve Ankara merkezli satış ağlarımız var, bu illerdeki arkadaşlarımız diğer illerimizde de ürünlerimizi tanıtıyorlar. Bugün YTS’nin Iğdır’dan Edirne’ye kadar müşteri portföyü bulunmaktadır.

Markalarınıza ait koleksiyonları hangi etkenlere göre belirliyorsunuz?
New Line group üretime geçmeden önce olasılıkları bizimle paylaşıyor ve hangi ürünlerin üretileceği konusunda bizimle mutabık kaldıktan sonra üretime geçiyor. Öncelikle Türkiye’de tercih edilen modelleri bilmek çok önemli, siparişlerimizi ona göre oluşturuyoruz ancak 2022 yılı koleksiyonunda özellikle Baldinini’de sıra dışı modeller de tercih edilmeye başlayınca biz de ilk kez sıra dışı çizgilere sahip modeller getirdik.

YTS Optik olarak sektördeki bilinirliğinizi artırmak için hangi tanıtım ve reklam çalışmalarına başvuruyorsunuz?
2 yılda ummadığımız kadar bilinirliğimiz arttı, bunda en önemli etken müşterilerimizle devamlı kontak halinde olmamız diye düşünüyoruz. Bildiğiniz gibi Silmo İstanbul Optik Fuarı’nda yerimizi aldık. Müşterilerimizin talepleri üzerine mağazalarını markalarımızın görselleri ile giydiriyoruz ve sosyal medyada da oldukça aktifiz.

YTS Optik olarak Türkiye optik sektörünün bugünü ve geleceği ile ilgili yorumlarınız nelerdir?
Öncelikle, Türkiye’de optik talebinin lüks olmaktan çıktığını, ihtiyaç olduğunu görmek umut verici. E-ticaret ile gözlük satışları, ayrıca çok önemli bir sağlık gereci olan gözlüğün işporta ve semt pazarlarında satılması sektörümüzün ilerlemesini engellemektedir ve derhal önlem alınmalıdır.

Optik sektörü için önemli olan Odalaşma süreci hakkındaki görüşleriniz nelerdir?
Sektörün yeterince örgütlenememesi, kayıt dışı ekonomi ve merdiven altı üretim, illegal ülkemize giren ürünler, yoğun bürokrasi sebebiyle pazarlama/reklam/tanıtım yetersizliği, istatistiklerin yetersizliği, göz sağlığı konusunda bilinç düzeyinin yeterli olmamasının odalaşma sayesinde önlenebileceği görüşündeyiz. 2017 Yılında TBMM’de  kabul edilen torba kanunla optisyen ve gözlükçülerin oda ve Türk Optisyen-Gözlükçüler Birliği kurmasının önü açıldı ancak maalesef gerçekleştirilememiştir.

Sizi diğer tedarikçi firmalardan ayıran temel özellikleriniz nelerdir?
Markalarımızın kalitesi, tasarımı ve çeşitliliğinin yanı sıra, en önemli özelliğimizin ulaşılabilir ve garanti sürecinde müşterilerimizin yanında olmamız olduğunu düşünüyoruz.  YTS olarak müşterilerimizin taleplerini geri çevirmemek önceliğimizdir.

Optik ve güneş gözlüklerinde 2022 yaz trendleriyle ilgili neler söyleyebilirsiniz?
Hem marjinal hem de nostaljik modeller ön planda. Cat eye modeli bu sezonda da var. Özellikle bizim markalarımızda bulunan Clip on modeller de hem optik hem güneş gözlüğü olarak kullanıldığı için tercih edilmektedir.

Silmo İstanbul Optik Fuarı sizin için nasıl geçti? Fuar hakkında genel değerlendirmelerinizi alabilir miyiz?
Bildiğiniz gibi Pandemi döneminde gerçekleşmesine rağmen bizim beklentilerimize cevap verdi. Fuar alanının düzeni, organizasyonun profesyonelliği tabii ki bize yardımcı oldu. Silmo İstanbul Optik Fuarını gerçekleştiren 24 saat Fuarcılık A.Ş.’ye fuar öncesi ve fuar süresinde her zaman yanımızda olduğu için teşekkür ederiz.

On üç yıldır aralıksız optik sektörüne yön veren dergimiz ‘4 your eyes’ ile ilgili düşünceleriniz nelerdir?
Her ay merakla bekliyoruz, derginin içeriği ve kalitesi farklılığını ön plana çıkartıyor, sektörden tüm haberlerden 4 your eyes sayesinde bilgi sahibi oluyoruz.

Temmuz 2022

Barton Perreira

BARTON PERREIRA

Kaliforniyalı Lüks

Bill Barton ve Patty Perreira birbirlerine duydukları derin saygı ve hayranlıkla ortak olarak kurdukları markaları ile dünya genelinde gözlük lüksünü yorumluyorlar.

Barton Perreira, Kaliforniya’dan lüks bir dokunuşa sahip bir gözlük markasıdır ve dünya ki bir çok markanın işçiliğine fark atacak, olaylara farklı bir yorum katan ve bunu tasarımlarına ve ürünlerine yansıtan bağımsız bir markadır. Japonya’da titizlikle elde üretilen tek bir Barton Perreira çerçevesinin rafine edilmesi haftalar alır. Eşi benzeri olmayan her ayrıntıya gösterdikleri tutkuyla dikkat çeken Japonya’nın önde gelen zanaatkarları, Braton Perreira gözlüklerinin her yönüyle hassasiyet ve ustalıkla hayata geçirilmesini sağlıyor. Ancak bu benzersiz tarzın kurucularının da hakkını vermek lazım. Barton Perreira, iki çok özel insan arasındaki sinerjinin sonucu olarak ortaya çıkmıştır. Patty Perreira’nin sezgisel stili ve hikayeli tasarımları, Vera Wang, Prada, Miu Miu, Paul Smith ve on sekiz yılı aşkın bir süre Oliver Peoples koleksiyonlarının merkezinde yer aldı. Korkusuz ve duygulu sezgileri onun her hareketine rehberlik etti. Bill Barton, kariyerine gözlük endüstrisinin inceliklerini ve insan ilişkilerinin değerini öğrenerek bir gözlükçü olarak başladı. Bu deneyimler onu önce Oliver Peoples’in CEO’su sonrada Barton Perreira’nın kurucusu olmasını sağladı. Bill Barton ve Patty Perreira ile markalarının kökeni hakkında yapılan röportajı sunuyoruz

Merhaba Patty ve Bill, bize markanızın kuruluş hikayesinden bahsedebilir misiniz? Kendi markanızı oluşturmaya nasıl karar verdiniz?
Bill Barton: Patty Perreira ve ben, Oliver Peoples’da birlikte çalıştıktan sonra 2007’de Barton Perreira’yı kurduk. Oliver Peoples markayı, 2006’da Oakley’e sattı. Satış ile birlikte ben işten ayrıldım ama Patty birkaç ay kaldı. Sonrasında çalıştığı işin onun için yeterli olmadığına karar verdi. Bir araya geldik ve kendi markamızı kurabileceğimizden çok emindik. Oliver Peoples’ta kaldığımız yerden devam etmek ve gelişmek istedik. Patty ve ben ürünler yaratmak için inanılmaz bir sinerjiye sahibiz. Patty bir tasarımcı olarak çok üretken ve farklı türleri kusursuz bir şekilde tasarlama yeteneği var.  Şimdiye kadar tanıştığım hiçbir tasarımcıya benzemiyor.
Patty Perreira: Bill ve ben her zaman bağımsız özgür düşünürler olduk. Aynı özgür ruhlu bağımsız bakış açısını markamız için de istedik. Bana ilham veren şeylere sadık kalmak benim için önemliydi. Bill Barton ve ben, yeni bir dönem, kalite ve kültürü temsil edecek bir gözlük markası yaratma vizyonuna sahiptik. Gözlük bizim ortak tutkumuzdu ve güçlerimizi birleştirme ve markamızı yaratma zamanının geldiğini hissettik.

Kaliforniya’da Los Angeles’a yakın bir yerdesiniz. Konum sizin için ne kadar önemli?
PP: Venice Beach’te yaşıyorum ve çalışıyorum. Venice sürekli gelişim halinde ve olağanüstü güçlü bir yapıya sahip. Tasarım estetiğimde, Kaliforniya’nın etkisi olduğunu düşünüyorum. Kaliforniya lüksü, üst düzey sürdürülebilir malzemeler kullanılarak ürettiğiniz tasarımlarınızın, sofistike, rahat, rafine ve incelikli olmasıdır.

Sayısız Hollywood ünlüsü ve ikonik isimler markanızın gözlüklerine rağbet gösteriyor. Bu konu hakkında neler söylemek istersiniz?
BB: Her tür insanın gözlüklerimizi seçmesine bayılıyoruz. Kim oldukları önemli değil. Ancak ikonların gözlük seçerken Barton Perreira’yı tercih etmeleri, bunu bir reklam değil tercih olduğunu bilmek içimde gerçek bir gurur duygusu oluşuyor.
PP: Barton Perreira kullanan ünlülerin listesi ile gurur duyuyorum. Ryan Gosling’den Michelle Obama’ya, Brad Pitt’ten Lady Gaga’ya, Young Thug’dan Maluma’ya ve çok daha fazlasına kadar birçok ünlü gözlüklerimizle boy gösteriyor. Bu, koleksiyonumuzun pek çok benzersiz stili tamamlayan derinliğini ve çeşitliliğini gösteriyor.

Kuruluşundan bu yana sizin için en önemli başarılarınız neler oldu?
BB: Çıkardığımız her koleksiyon, işbirliği veya sınırlı sayıdaki parçanın Barton Perreira için bir dönüm noktası olduğunu düşünüyorum. Ürün geliştirme sürecimize harcanan zaman, çaba ve tutku yoğun ve kişiseldir.

Aranızdaki görev ve sorumluluk dağıtımından bahsedebilir misiniz?
PP: Birbirimize karşılıklı saygı ve hayranlığın temel olduğu harika bir ortaklığımız var. Bill beni motive ediyor, meydan okuyor ve bana ilham veriyor. Bill ve ben birbirimizin içgüdülerine güveniyoruz. İkimiz de gözlük endüstrisinde uzun yıllara dayanan deneyime sahibiz. Ben yaratıcılığa yönelirken, onun uzmanlığı ise iş alanında. Bu, her birimizin Barton Perreira’nın başarısı için en uygun şekilde bireysel becerilerimize odaklanmamızı sağlıyor. Yeteneklerimiz gerçekten birbirini tamamlıyor.

Gözlüklerinize özgü vazgeçilmez tasarım özellikleriniz nelerdir?
PP:Kişiye özel tasarım, üstün kalite ve kusursuz bir uyum.

Gerçek tasarımın özellikle daha teknik özelliklere kıyasla önemi nedir sizce?
PP: Diğer tasarımcılar çoğu çerçeveyi yalnızca nesne olarak tasarlarken ben çerçeveyi hem nesne hem de yüz için tasarlıyorum. Çerçevenin genel uyumu, dengesi ve hissi için çok önemli olan kaşların, elmacık kemiklerinin vb. ince kıvrımlarını çok önemli olduğu için bu detayları göz önünde bulundurarak tasarlıyorum.  Bir erkek yüzüne karşı bir kadın yüzünün dış hatlarını düşünüyorum. Bir Barton Perreira çerçevesini taktığınızda, farkı hemen anlayacak ve hissedeceksiniz.

Malzeme ve işleme olduğunda çok titizsiniz. Hangi malzemelerle çalışmayı tercih ediyorsunuz? Gözlüklerinizde herhangi bir özel teknik özellik var mı?
PP: Dayanıklı, esnek, çeşitli çarpıcı renkleri ve lüks cilalı bir yüzeyi olduğundan Japon selüloz asetat ile çalışmayı seviyorum. Asetatlarımız doğal malzemelerden üretildiğinden, onları daha sürdürülebilir bir seçenek haline getiriyor. Metal çerçevelerimizde sağlamlığı, uyarlanabilirliği ve hipoalerjenik faydaları nedeniyle Alpha Titanium’u tercih ediyoruz. Güneş camlarımız VIOFF adı verilen bir Japon AR kaplaması ile kaplanmıştır. VIOFF, UV ışığının yalnızca yaklaşık yüzde elli yedisini emen geleneksel AR kaplamalara kıyasla UV ışığının yüzde doksan beşini emiyor. Ayrıca Japon hafif titanyumu kullanıyoruz ve altın çerçevelerimizi 0.3 mikron 24K Altın ile kaplıyoruz.

Hem titanyum hem de asetat camlarınız Japonya’da üretilmektedir. Kalite standartlarınız bunu mu gerektiriyor?
BB: Evet, Japonya’nın dünyanın en iyi gözlük üreticilerine sahip olduğuna inanıyoruz. Buna ek olarak, Japonya’daki bağlantılarımızla olan ilişkilerimiz otuz yılı aşkın bir geçmişe sahip. Bu kadar yüksek düzeyde anlayış ve iletişim sektörümüzde son derece nadir görülüyor.

Japonya’yı bir üretim yeri olarak benzersiz yapan nedir?
BB: El işçiliğine duyduğumuz bağlılık ve saygı, her zaman tasarım sürecimizin merkezinde yer alır. Dünyanın en iyi gözlüklerini üretmeye büyük ölçüde önem veren zanaatkarlarla çalışıyoruz. Tasarım sürecimiz benzersizdir ve bizi diğer markalardan ayıran en önemli özelliğimiz. Japonya’da işçilik en küçük detaylara verilen öneme dayanıyor. Bu bizim için istediğimiz lükse ulaşmak demek.

Güneş gözlüklerinde camların rengi çok önemlidir. Siz ne düşünüyorsunuz?
PP: Güneş gözlüğü camlarımızın özel, zengin, mücevher tonlarındaki renklerini yaratmak için Japonya’daki cam üreticimizle işbirliği halindeyiz. Doğadaki renklerden ilham alıyoruz. Örneğin, üreticimize günbatımının veya okyanusun turkuaz gradyanlarının fotoğraflarını gönderiyorum ve onlar da bu tonları renklendirip eşleştirebiliyorlar. Doğal tonların cilt tonlarını daha güzel tamamladığını düşünüyorum.
Müşterilerinizle nasıl bir iletişim kurmaya önem veriyorsunuz? Onlara hangi mesajları iletmek istiyorsunuz?
BB: Perakendecilerimize markamızla başarılı olabilmeleri için mümkün olan her olanağı sağlamaya ve böylece mağazalarında başarı yaratmaya çalışıyoruz. Bu bir ortaklık. Perakende ortaklarımız Barton Perreira ile ne kadar başarılı olursa, nihai tüketicinin de markamız hakkında o kadar fazla bilgisi olur.

Peki ya sürdürülebilirlik? Bu konu hakkındaki çalışmalarınızdan bahsedebilir misiniz?
BB: Markamızın başlangıcından beri, zararlı kimyasallar olmadan elde edilen, Japonya’da bulunan en kaliteli malzemeleri kullanarak gözlük üretmeye kendimizi adadık. Çevre dostu bir reçinenin temeli olarak ahşap ve pamuktan elde edilen selülozlu bitki bazlı asetatlar kullanıyoruz. Her mevsim kullanıma uygun, modası geçmeyen gözlükler tasarlıyoruz. Alışveriş çantalarımız geri dönüştürülmüş malzemelerden, temizlik bezlerimiz geri dönüştürülmüş PET şişelerden yapılmakta. Sürekli olarak karbon ayak izimizi azaltmak ve dünyaya karşı daha nazik olmak için elimizden geleni yapmanın yeni yollarını düşünüyoruz.

Kaynak: Favrspecs

Temmuz 2022

Optik Hümada

OPTİK HÜMADA

Dünyayı Bizimle Görün

Aynı iş yerinde tam olarak 19 yıl kalfalık yaparak, sektörde kendimi geliştirme ve çalışma imkanı buldum. Bundan yirmi yıl önce usta çırak ilişkisi çok önemliydi, tüm bilgi birikimimi o zamanlara borçluyum.

Merhaba Hüseyin Bey. Öncelikle sizi biraz tanıyalım ve sektöre giriş hikayenizden bahsedelim…
Merhaba Ben Hüseyin Gülşen, evliyim ve 2 çocuk babasıyım. Sektöre giriş hikayem 17 yaşında başladı.  Aynı iş yerinde tam olarak 19 yıl kalfalık yaparak, sektörde kendimi geliştirme ve çalışma imkanı buldum. Bundan yirmi yıl önce usta çırak ilişkisi çok önemliydi, tüm bilgi birikimi-mi o zamanlara borçluyum. O günlerdeki çalışma hayatım bugün ki iş disiplinimi şekillendirdi diyebiliriz. Optik sektörünü ve işimi seviyorum. Optik, yani görme ile ilgili her şey beni ilgilendiriyordu. Bu bilinçle çalıştım, kendimi geliştirmek için her zaman yeniliğe, teknolojiye önem verdim ve kendi işletmemi kurma kararı aldım.

Optik Hümada’nın kurulma aşamasından söz eder misiniz?
Geçen 19 yılın sonunda edindiğim tüm tecrübeleri, kendimiz ait bir mağazada insanlara aktarmaya karar verdik. Bu kararı en büyük destekçim olan ve hayatımın her alanında desteğini benden esirgemeyen sevgili eşim ile birlikte aldık. Hali hazırda mağazamızın mesul müdürü de eşimdir. Çocuklarımızın isimlerinden oluşan Optik Hümada’yı 4 yıl önce faaliyete geçirdik. Mağazamızı açmaya karar verdiğimiz ilk andan beri, mağazanın iç dizaynının farklı ve özel olmasını istedik. Bunun için bir mimarlık ekibiyle anlaşma yaptık ve mağazanın  tüm çalışmalarını profesyonel ellere teslim ettik. “Dünyayı bizimle görün” sloganıyla en iyiyi sunmak için yola çıktık. Bu yolda emin adımlarla güller diyarı Isparta’mıza hizmet vermeye devam ediyoruz.

Cadde mağazacılığı mı yoksa AVM mağazacılığı mı? Siz tercihinizi neye göre belirlediniz?
Biz tercihimizi cadde mağazacılığından yana kullandık. Daha önceki tecrübelerimden yola çıkarak, mağazamızı cadde üzeri, insan trafiğinin yoğun olduğu bir köşede olmasına dikkat ettik. Cadde mağazacılığının AVM’lere göre daha samimi ve sıcak olduğunu düşünüyorum. Gençliğimiz esnaf olarak geçtiği için birebir müşteri/hasta odaklı çalıştık.  Bu durumda tabi ki bir süre sonra müşteriyi daha iyi tanıma, samimiyet ve güven duygusunun oluşmasının sağlıyor. İnanın bir yıl içinde müşterilerimizden ellini üzerinde  düğün davetiyesi geliyor. Bizleri davetlerine çağıracak kadar yakın görmeleri tabi ki gurur veriyor.

Mağazanızda her gruptan ürün bulunduruyor musunuz?
Tabi ki hasta/müşteri portföyümüz geniş olduğu için her gruptan ürün bulunduruyoruz. “Dünyayı bizimle görün” sloganımızdan yola çıkarak, görmeye dair tüm ürün gruplarını mağazamızda bulunduruyoruz. Trendi ve teknolojik gelişimleri takip ederek son model güneş gözlüğü, optik gözlüğü, lens ve gözlük aksesuarlarını mağazamızda satışa sunuyoruz. Sektörün geleceğinin yenilikte olduğunu biliyoruz. Bu amaçla iyi, güvenilir ve kaliteli hizmet sunmak için elimizden geleni değil daha fazlasını sunmak zorunda olduğumuzun bilinciyle devam ediyoruz.

Mağazanızda en çok satışı yapılan optik ve güneş gözlüğü markaları nelerdir? Müşterileriniz tarafından seçilen bu markaların tercih nedenleri ne olabilir?
Bulunduğumuz şehir itibariyle daha çok taşrayız. Bu yüzden seçilen markalarımız da müşterimize hitap eden hem maddi olarak karşılığını alan hem de kullanırken konfor sunan markalar. Bu amaçla Merve Optik çatısı altında olan Mustang, Osse, Hawk, Guess, Zegna, MaxMara, Safilo çatısı altında olan Tommy Hilfiger, Carrera, Poloraid, Marchon grubunda Lacoste, Nikivision, Dkny Luxottica Rayban, Armani, Vogue ve bunun yanında yerli üreticilerin optik ve güneş gözlükleri ile müşterilerimize hizmet vermekteyiz. Görmenin en büyük etkisi olan optik camlarında ise Altra Optik Shamir camları ile müşterilerimizin dünyayı bizimle görmelerine yardımcı olmaktayız.

Son yıllarda designer markalar olarak adlandırdığımız yeni tasarımcıların ürünleri oldukça rağbet görüyor. Size de müşterilerinizden bu yönde talep geliyor mu?
Tasarım markaları son yıllarda oldukça rağbet görüyor. Çünkü büyüyen pastada, yenilik ve farklılık isteyen kullanıcı tasarım markaların koleksiyonlarına yönelmeye başladı. Bu ürünler genel kullanıcıya hitap etmemekle beraber ilgi çeken incelendikçe daha çok talep gören ürünler. Elbette bizde belirli tasarım markalarının ürünlerini müşterilerimize sunuyoruz.

Satış sonrası hizmetleriniz nelerdir?
Öncelikli amacımız satış ve satış sonrasında bizimle birlikte aynı mutluluğu yaşayaacak  müşterilerimizin olmasıdır. Bu amaçla sattığımız ürünlerde bizi de müşterimizi de üzmeyen markalar tercih ediyoruz. Satış sonrasında gözlük ve lense dair müşterimizin ne ihtiyacı olursa temin etmekteyiz. Buna evden çıkamayan müşterilerimize eve teslim imkanı sunarak devam ediyoruz. Günün sonunda hem satışta hemde satış sonrasında mutlu müşteri, Optik Hümada olarak bizim olmazsa olmazlarımızdan.

Mağazanızda yapılan değişiklikler ve kampanyalarla ilgili müşterilerinizi nasıl bilgilendiriyorsunuz?
Günümüz şartları göz önünde bulundurunca sosyal medya üzerinden bilgilendirme daha çok oluyor. Buna ek olarak radyo reklamları ile de destekliyoruz. Amacımız daha çok kullanıcıya en doğru şekilde ulaşmak ve onlara Optik Hümada’da olarak en iyi hizmeti sunabilmektir.

Büyük şehirlere göre Anadolu’da mağaza işletmenin avantajları ve dezavantajları nelerdir?
Anadolu’da mağaza işletmenin avantajları daha samimi bir kitleye hizmet sunmak. Açarsak eğer şehrimiz küçük bir öğrenci şehridir. Çoğu Anadolu şehirlerinde olduğu gibi bizim şehrimizde de iyi ve kötü hemen duyuluyor ve yayılıyor. Bu sebeple yaptığınız işi iyi ve güzel yapmaktan başka çaremiz yok. Bunun en güzel tarafı yaptığımız işlerin genelde başarılı olmasıdır. Dezavantajlarından bahsedecek olur-sak eğer, müşteri kitlesi elbette büyük şehirlere göre daha az ve buda büyüme önündeki engellerden en önemlisidir. Ama şehrimiz Isparta’yı ve hizmet sunduğumuz halkımızı çok seviyoruz.

Perakendecilerden biri olarak meslektaşlarınızla aranızdaki fiyat rekabeti hakkındaki görüşleriniz nelerdir?
Fiyat rekabeti her zaman olan, hiç bitmeyecek bir olaydır. Aslına bakarsanız satılan markaların ve ürünlerin fiyatları belli. Yani aynı ürünü çok da farklı bir fiyata satmak mümkün değil. Fiyat farkını oluşturan şey “ürün hizmet bedeli”. İşte bu her mağazada farklılık gösterebilir. Kimse kimseye bir sınır koyamaz, kişiniz hizmet bedeli her müesseseye göre değişir. Müşterilerde bunu bilerek alışveriş yaptıkları mağazalara giderler. Mağaza duydukları güven, hizmet kalitesi, satılan ürünlerin garantili olması, satış sonrası müşteri hizmeti ve karşılıklı samimiyet müşterilerin tercihlerini belirler. Bunların hepsinin bulunduğu mağazamıza gelen müşteri, fiyat farkı gözetmeksizin tercihini bizden yana kullanacaklardır.

Sektör içi yapılan satış ve eğitim bilgilendirmeleri yeterli mi? Siz mağaza çalışanlarınız için eğitim programları düzenliyor musunuz?
Bence çok yeterli değil. Özellikle global cam ve çerçeve satan büyük firmalar daha çok eğitim vermeleri gerektiğini düşünüyorum. Sattığımız ürünle hakkında daha fazla bilgi sahibi olmayız. Yapılan bazı eğitimler oldu. Biz eğitim ve programlara hem canlı katılarak hemde online olarak katılarak eğitim almaya özen gösteriyoruz. Mesleğimizin gelişimi  için bu tarz eğitimlerin ne kadar gerekli olduğu bilincindeyiz.

Sektöre yıllardır hizmet veren biri olarak ülkemizde gözlük kullanımı oranları ve bilinci hakkında neler düşünüyorsunuz? Gözlük kullanımının artırılması için neler yapılabilir ve kimlere görev düşüyor?
Öncelikle gözlük kullanımı oranı her geçen gün daha çok artmakta. Buna değişen alışkanlıklar sebep olmakta. Bilinçli kullanıcı için bilinçli gözlükçü olmalı. Bizim insanlara bilgi vermek ve ihtiyaçlarına en uygun cam yada çerçeveyi sunmak en büyük görevimiz. Bunun yaygınlaşması için gözlük camının ışıkları ne denli kestiğini, gözdeki yorgunluğu aldığını anlatmak gerekiyor. Bu konuda en önemli görev doktorlara düşüyor diye düşünüyorum. Hasta bilinci ülkemizde doktordan başlıyor. İnsanların dünyaya açılan penceresi olan gözlerine, gereken değeri ve hassasiyeti göstermesi için daha çok bilgilendirmeye ihtiyaçları var. Unutmayalım güzel gören göz demek mutlu insan demek.

Yurtdışında yapılan uluslararası optik fuarlarını ve sektörel gelişmeleri takip ediyor musunuz?
Elbette takip ediyorum. Hem cam hemde çerçeve markalarının bütün gelişimlerini yakından takip ediyoruz. Bunda atölye ekipmanları da dahil olmak üzere bütün yeniliklerden haberdar olmak için gerek basılı, gerek yerinde görerek, gerekse online olarak bütün gelişimleri yakından takip ediyoruz.

Dergimiz ‘4 your eyes’ ile ilgili neler söylemek istersiniz?
Sizin için tek kelime edecek olursam mükemmel. Yıllarca her sayfasını tek tek okuduğum takip ettiğim dergiye şuan röportaj vermekte beni ayrıca mutlu ediyor. Umarım bu başarınız hiç azalmadan katlanarak devam eder. Optik Hümada olarak 4 your eyes ailesi olan sizlere teşekkür ederim.

Haziran 2022

Ermak Sağlık

ERMAK SAĞLIK

Gelişime Açık, Sürekli Yenilikleri Takip Eden…

Gelişime açık, sürekli yenilikleri takip eden ve buna hızlı reaksiyon veren bir anlayış içinde hizmet vermekteyiz. Birçok firma gibi bizim de önceliğimiz, iş ortaklarımıza profesyonel, kaliteli, güvenilir hizmet sunmaktır.

Merhaba Erman bey… Kendinizi okurlarımıza kısaca tanıttıktan sonra optik sektörüne giriş hikayenizi paylaşabilir misiniz?
Merhaba, ben Erman Çetin. Ermak firmasının Kurucusu ve Genel Müdürüyüm. İlk olarak 1995 yılında Antalya’da bir firmada çırak olarak başladığım iş hayatım, bügün mesleğim olarak devam etmektedir. Mağazacılık sektöründe çıraklık, satış temsilciliği ve mağaza müdürülüğü yaptıktan sonra 2005 yılında kendi firmamı kurmaya karar verdim. Yurt dışında gerçekleşen bir çok uluslararası fuarları ziyaret ederek, optik sektöründe tedarikçi olma yönünde bilgi edindim ve tüm bu çalışmaların sonunda Ermak Sağlık firmasını hayata geçirdim.

Ermak Sağlık’ın kuruluş aşamasından, gelişiminden ve sektörel vizyonundan bahsedebilir misiniz?
Ermak Sağlık’ı rakiplerinden ayıran en önemli özelliği, kurulduğu günden bu güne kadar tüm ekibi ve bayileri ile ortak bir çalışma kültürü olmasıdır. Ar-Ge bölümümüzden teknik servise, satış ekibimizden muhasebe bölümüne kadar tüm departmanların, işlerine olan aidiyet duyguları maksimum seviyededir. Tüm çalışanlarımız meslek profesyoneli olmasına rağmen ve duygusal olarak hiç bir zaman amatör ruhlarını hiç kaybetmediler. Bu da her daim müşterilerimizle samimi ve güvenilir bir ilişkide olmamazı sağlıyor. Gelişime açık, sürekli yenilikleri takip eden ve buna hızlı reaksiyon veren bir anlayış içinde hizmet vermekteyiz. Birçok firma gibi bizim de önceliğimiz, iş ortaklarımıza profesyonel, kaliteli, güvenilir hizmet sunmaktır.

Tedarikçi bir firma olarak bünyenizdeki markalardan ve markalarınızın öne çıkan özelliklerinden bahsedebilir misiniz?
Bruno Mazzini, Atos Lombardini, Polocayenne, Cisse, Bottegaro Paris, La Matta, Kaos, Genesis ve Cocosong bu güne kadar iş ortaklarımızla buluşturduğumuz markalarımızdır. Üst segment olan markamız Bottegaro Paris gümüş ve altın kaplamalı tasarimlarıyla ön plana çıkmaktadır. La Matta, Kaos, Genesis ve Cocosong markalarımız, İtalya’dan  distrübütörlüğünü aldığımız renki ve farklı tasarimlarıyla ön plana çıkmaktadır. Bruno Mazzini, Atos Lombardini, Polocayenne ve Cisse markalarımız orta segmentte olan sağlamlıkları kadar estetik ve tasarimlarıyla ön plana çıkan markalarımızdır.

Bünyenize yeni markalar eklemeyi düşünüyor musunuz?
Bünyemizde bulunan markalarımız haricinde şu anda görüşme içerisinde olduğumuz markalar mevcut fakat hem firmamız hemde birlikte yol aldığımız iş ortaklarımızın çıkarlarını gözeterek doğru yol alma çabası içerisindeyiz. Umut ediyoruz ki önümüzdeki yıllarda, birbirinden bağımsız, farklı ve trend tasarımlara sahip markaları portföyümüze alacağız. Bunun için sürekli araştırıyoruz ve markalar ile iletişimimizi sıcak tutuyoruz.

Satış ve dağıtım ağınızın işleyişi nasıldır? Bu ağları geliştirmek için ne gibi çalışmalar yapıyorsunuz?
Şu anda Türkiye’nin her bölgesinde aktif olarak iş ortaklarımızı ziyaret eden çok güçlü bir satış pazarlama ekibimiz var. Gerçekleştirdikleri düzenli ziyaretlerde ihtiyaçlari yerinde tespit edip, marka ve ürünlerimizin sunumlarını gerçekleştirerek satış ve satış sonrası desteklerimizi yerinde sunmaya devam ediyoruz. Ayrıca bunun yanında iş ortaklarımıza www.ermaksaglik.com internet sitemizden B2B sistemi ile sipariş verme imkanı da sunuyoruz.

Markalarınıza ait koleksiyonları hangi etkenlere göre belirliyorsunuz?
Markalarımıza ait koleksiyonları belirlerken öncelikle piyasa koşullarını göz önüne alıyoruz. Sağlamlık ve kullanışlı olması en önemli tercihimiz. Ayrıca talep ve isteklere göre yön verip yurt dışı fuarlarını sık sık ziyaret ederek modayı takip edip güncel ve konforlu gözlükleri iş ortaklarımıza sunmak için çalışıyoruz.

Ermak Sağlık olarak sektördeki bilinirliğinizi arttırmak için hangi tanıtım ve reklam çalışmalarını kullanıyorsunuz?
Sahada bulunan pazarlama ve satış ekibimiz iş ortaklarımızla birebir temas halindeler. Bunun haricinde sosyal medya, dergi ve reklam firmaları aracılığıyla firmamızı ve markalarımızı tanıtım çalışmaları için iş birliği içinde bulunuyoruz. Bunun yanında bölgesel bayi toplantıları yaparak iş ortaklarımızla daha sık bir araya gelmeye çalışıyoruz. Ayrıca www.ermaksaglik.com internet sitemizde modellerimizi güncel tutarak iş ortaklarımızın bizlere ulaşmasını sağlıyoruz.

Ermak Sağlık olarak Türkiye optik sektörünün bugünü ve geleceği ile ilgili yorumlarınız nelerdir?
Türkiye optik sektörü özellikle son dönemlerde yaşanan kur dalgalanması ve enflasyon ile beraber gelen fiyat artışlarını maalesef istenilen seviyelerde fiyatlarına yansıtamadı. Bunun sebebi olarak ise pandemi sürecindeki tüm piyasalarda yaşanan daralma, optik sektöründeki mağazaların stoklarını eritmesi ile geçici bir nefes alma mücadelesine dönüşmüştür. Kısa vade de optik sektörünün değişen fiyat mekanizmalarina hakim olması gerekeceğini düşünüyorum. Değişen ticaret düzenine ayak uydurabilen optik mağazalarının daha konforlu bir alanda hizmet vermeye devam edeceğine inanıyorum. Bunun yanı sıra pandemi sürecinde göz rahatsızlıklarını hissedenlerin sayısının oldukça fazla olduğunu gözlemliyorum. Bununda sektörümüze ivme kazandıracağına inanıyorum.

Optik sektörü için önemli olan odalaşma süreci hakkindaki görüşleriniz nelerdir?
Odalaşma süreci yıllardır beklenen, hayali kurulan, yıllar önce ‘imkansiz olmaz’  denilen bir yapıyı özetliyor. Türkiye’de odalaşma süreci henüz bitmedi ve yolun daha başındayız. Sabırlı olmamız gerektiğine ve bu süreçte bazı şeylerin zamanla düzeleceğine inanıyorum. Kurulum aşamasında odalar büyük eleştiriler aldı. Sektörün pandemi sürecinde daralmasıyla beklenti iyice yükseldi. Beklentiler de tam karşılanmaynca eleştirlerin olmasının da normal karşılanması gerektiğini ve yine de sabırlı olunmasını ve daha yolun başında olduğumuzun unutulmaması gerektiğini düşünüyorum. Saygınlığını kaybetmeye başlayan mesleğin tekrar en yüksek seviyelere çıkacağına ve güzel şeyler olacağını temenni ediyorum. Bunun içinde birlikte hareket etmemizin çok önemli olduğuna inanıyorum

Optik ve güneş gözlüklerinde 2022 yaz trendleriyle ilgili neler söyleyebilirsiniz?
Optik ve güneş gözlüklerinde öncelik olarak asetat ve renkli gözlük modelleri 2022 yılında tercih edileceklerin arasındadır. Bunun yanında metal detaylı vintage gözlük modelleri de bu yaz ön planda olacaktır.

Geçtiğimiz Kasım ayında katılımcısı olduğunuz Silmo İstanbul Optik Fuar’ı sizin için nasıl geçti? Fuar hakkında genel değerlendirmelerinizi alabilir miyiz?
Silmo İstanbul Optik Fuar’ı jeopolitik önemi ve ulaşım kolaylığı ile yerli ve yabancı bir çok firmanın yenilikleri sergileyebildiği en efektif organizasyondur. Bizde bu organizasyonun içinde olmaktan büyük mutluluk ve haz aldık.

On üç yıldır aralıksız optik sektörüne yön veren dergimiz ‘4 your eyes’ ile ilgili düşünceleriniz nelerdir?
4 your eyes ekibi olarak kaliteli yayıncılık anlayışı ile gerek ülkemizde gerekse dünyada yaşanan sektörel gelişmeleri bizlere sunan çok kiymetli bir mecrayı yönetiyorsunuz. Sektör adına bu denli kapsayıcı başka bir dergi platformu olmadığını düşünüyorum. Her bir sektör kuruluşuna ulaşıp bizlerinde her bir noktaya temas etmemizi sağlamanız bizler için büyük mutluluk verici. Sektörümüze verdiğiniz değer ve katkılardan dolayı Ermak Sağlık ailesi olarak sizlere teşekkür ederiz.

Haziran 2022