Munic

30 YILA ÖZEL ‘SIGNATURE’

Trendleri şekillendiren otantik tasarımlarıyla otuzuncu yılını kutlayan Munic, Signature serisiyle doğanın dört elementini onurlandırıyor.

Munic Eyewear, merkezi Münih’te bulunan bir Alman gözlük markasıdır. 1991 yılında tasarımcı ve Ceo Marcus Riess tarafından kuruldu ve şu anda Ari ve Marcus Riess çifti tarafından yönetiliyor. Seri üretimin yoğun olduğu bu günlerde, insanlar el yapımı hissi veren ve özel bir özenle üretilmiş ürünlere özlem duyuyorlar. İşte Munic net çizgileri, uyumlu renkleri ve stil belirleyici değerleriyle bu özlemi gidermeyi misyon edinmiştir. Markanın modaya uygun ve otantik gözlük koleksiyonlarında her ayrıntıya sevgiyle ve titizlikle yaklaşılmaktadır ve marka zevklerine göre karar veren stil sahibi insanlar için tasarımlar oluşturmaktadır.

Munic, uzun süreli keyif vadeden en iyi kalitede sürdürülebilir tasarımlarını el yapımı olarak Almanya, Avusturya ve Japonya’da imal etmektedir. Moda sürekli değiştiğinden, Munic her trendi körü körüne takip etme zorunluluğu hissetmiyor. Munic’e göre sanat sadece eğilimleri hissetmek değil, o eğilimleri yaratmaktır da. Bu sebeple Munic trendleri takip etmek yerine trendleri yaratıp şekillendiriyor. Munic minimalize edilmiş, gösterişsiz ama asla sıkıcı olmayan bir tasarım çizgisiyle ayrıntılardan ödün vermeden koleksiyonlar hazırlıyor.

Munic, iki benzersiz tasarım konseptiyle ön plana çıkıyor. TwinStyle bir tasarımı iki çerçevede iki farklı malzemeyle buluşturuyor. Böylece tasarım, boyut ve uyum açısından aynı ancak stil ve ifade açısından farklı iki ayrı silüet sunuyor. Munic’in TwinStyle konseptinin büyük rağbet görmesinin ardından küçük tasarım farklılıkları, renk nüansları, boyut ve malzeme farklılıklarını içeren Twin Evolution ile de dikkatleri üzerine çekiyor.

30. YILDÖNÜMÜNE ÖZEL ‘SIGNATURE’

Munic otuzuncu yıldönümünü kutlamak amacıyla sign (işaret) ve nature (doğa) kavramlarını birleştirerek Signature (İmza) ismini verdiği koleksiyonunu beğenilere sunuyor. Koleksiyon Munic’in eşsiz tasarım anlayışını, markanın doğaya ve sürdürülebilir ürünlere olan hassasiyetiyle harmanlıyor. Signature koleksiyonundaki tasarımlar için su, hava, ateş ve toprak elementlerinden esinlenilmiştir.

Şıklık, en üst düzeyde işçilik, üstün kalite ve detaylardaki özeni bir araya getiren yıldönümü koleksiyonu ‘Üstümde hava, altımda toprak, içimde ateş ve etrafımda su’ konseptiyle görücüye çıkıyor. Koleksiyonun ilk tasarım serisi su elementi ile karakterize ediliyor. Akıcı şekiller, net bir tasarım dili ve uyumlu renklerle ön plana çıkan su serisinde ince dalga deseni ve saplardaki işlemeler dikkat çekiyor.

Munic’in Signature koleksiyonunun bir sonraki serileri, toprak ve hava elementleri konseptleriyle birkaç ay içerisinde art arda piyasaya sürülecek. Markanın yıldönümü koleksiyonunun son tasarım serisi olan ateş ise 2022 Sonbahar/Kış sezonuyla birlikte beğenilere sunulacak.

Kaynak: Spectr

Mayıs 2022

Andy Wolf

‘BİZLE BÜYÜYOR’

Andy Wolf, kuruluşunun on beşinci yıldönümünü Dna’sını yansıtan çevre dostu ‘Grow With Us’ (Bizimle Büyüyün) isimli kampanya ve özel bir seri ile kutluyor.

ANDY WOLF’A DAİR…

Avusturya’nın Hartberg kentinde 2006 yılında kurulan Andy Wolf Eyewear, marka ismini Kurucuları Andreas Pirkheim ve Wolfgang Scheucher’ın isimlerinin kısaltmasından almıştır. Andreas Pirkheim ve Wolfgang Scheucher, anavatanları Avusturya’nın geleneksel işçiliğini koruyarak çağdaş, yenilikçi ve modern çizgilerde gözlük tasarımları oluşturmak hedefiyle yola çıktı. Andy Wolf Eyewear’ın Hartberg’de asetat üretimlerini gerçekleştirdiği fabrikaları yanı sıra; Berlin, New York ve Fransız Jura Bölgesi’nde de metal gözlük üretime yönelik lokasyonları bulunmaktadır. Marka bu atölyelerde geleneksel el işçiliğinin ön planda tutulduğu, yüksek kalite ve estetik görünümler vadeden gözlük koleksiyonlarına imza atıyor.

Andy Wolf Eyewear gözlüklerinin tasarım, geliştirme ve üretim süreçlerinin tümünde titizlik, yaratıcılık ve özenden ödün vermeden mükemmelliyetçi bir bakış açısıyla çalışan ekibiyle; başarısı küresel çapta hızla yükselen gözlük markaları arasındaki yerini giderek sağlamlaştırmaktadır. Gözlüklerinde en yüksek kalitedeki malzemeleri tercih eden Andy Wolf Eyewear, şimdiye kadar beğenilere sunduğu tüm gözlük koleksiyonlarındaki modellerin her birini gözlüklere yönelik tutkularıyla el yapımı olarak üretmektedir. Gözlük hazırlama tutkuları konusunda tam olarak ‘adanmış’ markalardan biri olarak adından söz ettiren Andy Wolf, marka Dna’sına işlenen yenilikçi ve modern tasarım yaklaşımını tüm koleksiyonlarına yansıtmayı başarmıştır. Avrupa’da doğup küresel çapta başarı yakalayan Andy Wolf Eyewear, zamanın ruhunu yakaladığı tasarımlarını geleneksel işçilik ve çağdaş formlarla harmanlayarak gözlük severlere ideal alternatifler sunmayı sürdürmektedir.

Andy Wolf Eyewear, kendi fabrikalarında el işçiliği ile gerçekleştirdiği üretimleri ve güçlü satış zincirleri sayesinde altmış dokuz ülkede varlığını koruyan verimli bir uluslararası şirket olarak faaliyetlerine devam etmektedir. Andy Wolf’un Avrupalı üreticilerden temin ettiği yüksek kaliteli asetat ve metal, markanın benzersiz ve zamansız formlara sahip tasarımlarının ana malzemesi olarak kullanılmaktadır. Andy Wolf’un çağdaş ve yenilikçi vizyonu ile beğenilere sunduğu yüksek standartlardaki gözlük koleksiyonları, kullanıcılarına işlevsellik, konfor ve trendlere uygun stiller sunmaktadır.

15. YILA ÖZEL ÇEVRE DOSTU KAMPANYA

Avusturyalı gözlük markası Andy Wolf Eyewear bu yıl kuruluşunun on beşinci yıldönümünü Dna’sını yansıtan yenilikçi ve çevre dostu ‘Grow With Us’ (Bizimle Büyüyün) isimli kampanya ile kutluyor. Kurulduğu günden bu yana insanlara ve doğaya karşı güçlü bir sorumluluk duygusuna sahip olan Andy Wolf Eyewear, yenilikçi bir marka olarak daha sürdürülebilir bir geleceğe doğru bir değil birçok adım atmıştır. Andy Wolf aynı sorumluluk duygusuyla 2022 yılının tamamını kapsayacak olan Grow With Us kampanyasını beğenilere sunuyor.

Kampanyaya göre 2022 yılında ‘Grow With Us’ sloganıyla satılacak olan her bir Andy Wolf gözlüğü için Avusturya’da bir metrekarelik kır çiçekleriyle bezenmiş yeşil alanlar oluşturulacak. Covid-19 pandemisi gibi küresel bir sağlık probleminin yaşandığı son iki yılın ardından Andy Wolf, 2022 yılının tamamında ilkbaharı yaşatacak. Andy Wolf kır çiçeklerinden oluşan yeşil alan projesinden önce geçtiğimiz yıl da Avusturya’daki tarlalara yerel çiçek tohumları ekerek çevre dostu bir kampanya gerçekleştirmişti.

Grow With Us kampanyası için önceden titiz ve uzun bir hazırlık süreci geçiren Andy Wolf Eyewear, Hartberg’deki genel merkezinin önündeki on hektarlık alanı da kampanya öncesi kır çiçekleriyle donattı. Hem çevre dostu oluşu hem de pozitif enerji sunan bu özel kampanya Andy Wolf Eyewear kullanıcıları tarafından büyük takdir topladı.

ZAMANSIZ BİR SERİ…

Andy Wolf Eyewear, on beşinci yıldönümünde Grow With Us kampanyasının konseptinden esinlenerek hazırladığı ve geçmişle geleceği birleştirdiği ‘Awearness’ isimli yeni bir gözlük koleksiyonunu beğenilere sunuyor. Farkındalık anlamına gelen yeni koleksiyon, insanlar ve doğa arasındaki bilinçli etkileşimi gözler önüne seriyor. Koleksiyonda her biri on renk seçeneği ile sunulan beş adet yeni zamansız model bulunuyor. Koleksiyonda tasarımdan ambalaja kadar gözlüklerin her detayı incelikle düşünülmüştür. Gözlükler, işlenmeden önce haftalarca doğal olarak eskitilen yüksek kaliteli biyoasetattan yapılmıştır. Her bir parçanın ayrı ayrı değiştirilebilmesi ve camların demonte edilerek saf malzemelere dönüştürülebilmesi için kalıcı bağlantılardan bilinçli olarak kaçınılmıştır. Bu, kolay onarım ve daha sonra ise geri dönüşüm olanağı sağlamaktadır.

Kaynak: Spectr

Nisan 2022

Christopher Cloos

İKONİK CLOOS X ELSA SERİSİ

Danimarkalı Christopher Cloos, Avrupalı olmaktan çok küresel bir marka olarak kendine dünya optik pazarında yer açmayı hedefliyor. Süper model Elsa Hosk ile olan işbirliği de bunun son örneği…

Gustav Hossy ve Julius Langkilde tarafından 2017 yılında Danimarka merkezli olarak kurulan Christopher Cloos markasının hikayesi, kurucu ortakların tatil için Fransa’nın güneyinde bulunmalarıyla başladı. Markanın kurucuları sahilde vintage esintili güzel bir gözlük kullanan bir beyefendiyle karşılaştılar ve bu kişi kendini onlara Christopher Cloos olarak tanıttı. Gustav Hossy ve Julius Langkilde Christopher Cloos’dan o kadar etkilendiler ki, bu ilham verici beyefendi sayesinde markalarını kurmaya Fransa’daki tatilleri sırasında karar verdiler.

İskandinav minimalizminden esinlenerek klasik ve vintage silüetlerde optik ve güneş gözlükleri koleksiyonları hazırlamaya odaklanan Christopher Cloos, oldukça yeni kurulmuş bir marka olmasına rağmen dünya çapında hızlı bir büyüme süreci yaşıyor. Christopher Cloos oluşturduğu zamansız tasarımları ve her kesimden kullanıcıya uygun fiyat politikaları ile Danimarka’dan çıktığı yolda dünyanın çok çeşitli bölgelerine ulaşmayı başarıyor. Markanın ticari işleriyle ilgilenen kurucularından Gustav Hossy, Avrupa’dan sonra Christopher Cloos’u Amerika Birleşik Devletleri’nde de beğenilere sunarak markanın geniş bir alana yayılmasını hızlandıran isim oldu.

Christopher Cloos; Kopenhag, New York, Los Angeles ve Saint Barths’tan sonra Amerika Birleşik Devletleri’nin hemen hemen her eyaletinde ve Güney Amerika’da da optik mağazalardaki yerini sağlamlaştırdı. Markanın özellikle Amerika Birleşik Devletleri’ndeki dikkate değer başarılarının ardından Avustralya ve Yeni Zelanda’da da lanse edilişinde Gustav Hossy’nin girişimci ruhu ve bizzat perakendecilerle yüz yüze görüşmesindeki ticari başarısı göz ardı edilemez. Christopher Cloos’un dünya çapındaki bu hızlı yükselişinde geleneksel satış stratejilerini verimli bir şekilde kullanmalarının yanı sıra dijital kanalları ve sosyal medyayı da aynı verimlilikte kullanmalarının payı oldukça büyük.

İskandinav tasarım yaklaşımlarını evrensel trendlerle birleştirerek modern görünümler elde eden Christopher Cloos, yüksek kalitede asetat ve paslanmaz çelikten oluşturduğu koleksiyonlarını elegant sunumlarla kullanıcılarının beğenisine sunuyor. Marka her çerçevesini üzerinde logosu bulunan ayırt edici özelliklere sahip ve kalem kutusunu andıran kendine özgü deri çantalarıyla görücüye çıkarıyor. Markanın hayranları tarafından çok beğenilen bu sunum ile Christopher Cloos, tasarımdan malzemeye üretimden sunuma kadar her basamakta ne kadar titiz ve özenli olduğunu gözler önüne seriyor. Christopher Cloos optik ve güneş gözlüğü koleksiyonlarını daha sağlıklı hale getirmek amacıyla mavi ışığın zararlı etkilerini bloke edecek camların üretimini de gerçekleştiriyor. Koleksiyonlarını beğenilere sunarken kullanıcılara bu özel işlem görmüş mavi ışığa duyarlı camları bir tercih olarak sunmayı ihmal etmiyor.

CRISTOPHER CLOOS VE ELSA HOSK İŞBİRLİĞİ

Danimarka merkezli Christopher Cloos, Avrupalı bir marka olmaktan çok küresel bir marka olarak kendine dünya optik pazarında yer açmayı hedefliyor. Koleksiyonlarını bu hedefle hazırlayan marka, yaptığı işbirlikleri ve seçtiği marka elçileriyle de 2022’ye hızlı bir giriş yaptı.

Bir yılın üzerindeki hazırlık sürecinden sonra Christopher Cloos dünyaca ünlü top model Elsa Hosk ile işbirliği yaptığını duyurdu. İşbirliğine göre Kaliforniya’da yaşayan ve İsveçli olan Victoria’s Secret modellerinden Elsa Hosk markanın ilk küresel kadın marka elçisi oluyor. Bu ortaklık sayesinde Christopher Cloos İskandinavya’da başlayan yolculuğunu Atlantik’in diğer ucuna doğru genişletiyor.

Christopher Cloos, Elsa Hosk’un marka elçisi olmasının yanı sıra ünlü modelle ortak hazırladığı yepyeni bir optik ve güneş gözlüğü koleksiyonunu da beğenilere sunuyor. Tasarım sürecinin Elsa Hosk ile yürütüldüğü Cloos x Elsa isimli koleksiyon 1960’lara ve 1970’lere uzanan eski Hollywood döneminden ve İsveçli modelin gözlüklere yönelik tutkusundan ilham alınarak hazırlanmış. 1960’lardaki Hollywood film müzikleri ve 1970’lerin Kaliforniya sörf kültürü ve enerjisinin büyük izlerini taşıyan vintage esintili tasarımlar, stilleri ve duruşlarıyla zamansızlığa atıfta bulunuyor.

Tamamen sürdürülebilir malzemelerden hazırlanan Cloos x Elsa koleksiyonundaki optik ve güneş gözlüğü modelleri markanın son yıllarda üretimine başladığı mavi ışığın zararlı etkilerini bloke eden özel camlarla kullanıcıların beğenisine sunuluyor. Moda ikonu ünlü model Elsa Hosk aracılığıyla dünya çapında lansmanı yapılan koleksiyon şimdiden büyük ilgi toplamayı başardı. Cloos x Elsa koleksiyonundaki vintage gözlükler, Christopher Cloos’un imzası haline gelen şık koyu kahverengi deri kutularda satışa sunuluyor. Deri kutuların iç kısımlarında ve çerçevelerin saplarında yer alan Elsa Hosk’un imzası ve Christopher Cloos logosu göz dolduruyor.

Kaynak: www.christopher-cloos.com

Mart 2022

Fakoshima

ÇOK KÜLTÜRLÜ TASARIM ANLAYIŞI

Özgün ve eşsiz stiller hazırlayan Fakoshima, formlardan materyallere, renklerden dokulara kadar geniş bir alanda diğer gözlük markalarından ayrışmayı başarıyor.

Son yıllarda optik sektörü dev moda markalarının yanı sıra bağımsız tasarım markalarına da ev sahipliği yapıyor. İsimlerini sektörde hızla duyurmaya başlayan bu markalar oldukça yeni kurulmuş olmalarına rağmen gözlük tasarımına yepyeni boyutlar katarak ön plana çıkabiliyor. Gözlük modası ve gözlük trendleri inovatif gelişmelerle sürekli bir gelişim ve değişim sürecinde olduğundan, sözü geçen yeni tasarım markalarının da modaya yön verici etkisi tartışmasız olumlu yönde gerçekleşiyor. Gözlük tutkunlarına alternatifler sunan bu bağımsız tasarım markaları arasında 2012 yılında Moskova merkezli olarak Konstantin Shilyaev tarafından kurulan Rus marka Fakoshima, çok kültürlü tasarım dili sayesinde tüm dünyada anlaşılabilir olmayı ve oldukça büyük ilgi görmeyi başarıyor. Sürekli bir büyüme içinde olan Fakoshima on yıl önceki ilk koleksiyonuyla beraber İtalyan Anna Dello Russo gibi ünlü ve ikonik moda editörlerinin dikkatini çekmeyi başararak onların övgü dolu yazılarıyla adından söz ettiriyor.

Dünya basınında Fakoshima’nın gözlük tasarımları ile ilgili olarak ‘kelimenin tam anlamıyla geleceğe bakabileceğiniz tasarımlar’ diye söz edilirken geçen süre zarfında markanın tarzı, geleceğin net ve muhteşem vizyonunu gözler önüne sermek amacıyla retrofütürizm sınırlarını aşıyor. Fakoshima gözlükleri çağdaş malzemeleri, yenilikçi formları en yeni teknolojilerle harmanlarken geçmişin yankılarını ileriye dönük bir yolcukta ara vermeksizin yeniden yorumluyor. Moskova merkezli marka, siber punk, Japon animasyonu ve bilgisayar oyunları evreninin estetiğinden ilham alarak çevrenin yeniden tanımlanabileceği tanınabilir bir kodla stillerine hayat veriyor. Fakoshima oldukça kısa bir sürede hayranlarının sayısını yükseltirken son teknolojiden yararlanarak hazırladığı tasarımlarıyla kalıplaşmış şablonları kırarak kullanıcılarına yepyeni alternatifler yaratıyor. Üstelik Róisín Murphy ve Tilda Swinton gibi ünlü avangart isimlerce de tercih edilmesiyle marka popüler kültürdeki yerini giderek sağlamlaştırıyor.

Fakoshima için çok kültürlülük kadar özgünlük kavramı da bir o kadar anlam ifade ediyor. Özgün ve eşsiz stiller hazırlamak konusunda asla ödün vermeyen marka, formlardan materyallere, renklerden dokulara kadar geniş bir alanda  orijinal uygulamaları ile diğer gözlük markalarından ayrışmayı başarıyor. Rusya kökenli marka tüm dünyada tanınabilir ve anlaşılabilir bir tasarım dili geliştirdiği için standart lüks algısının dışındaki gözlükleriyle yeni moda trendlerine yön veriyor. Optik markası olarak kurulan Fakoshima gözlük koleksiyonları yanında ilk kez 2020 yılında niş bir parfüm serisi de çıkardı. Markanın ‘Çağdaş Klasik’ DNA’sına uyumlu olacak şekilde Yaroslav Simonov ile geliştirilen ilk parfüm serisi sınırlı sayıda sadece otuz şişe imal edildi. Gözlüklerde olduğu gibi bu parfüm serisiyle de oldukça hızlı şekilde dikkatleri üzerine çeken Fakoshima geçtiğimiz yıl yeni bir parfüm serisi çıkartarak bu alanda da uzun süre var olacağının sinyalini veriyor.

KONSTANTIN SHILYAEV ÖNDERLİĞİNDE ONUNCU YIL

Fakoshima hem gözlük hem de parfüm markası olarak devam ettiği yolculuğunda 2022 ile beraber onuncu yıldönümünü kutluyor. Oldukça kısa sürede retrofütüristik estetik anlayışını tasarımlarının işlevsellikleriyle ideal bir şekilde dengeleyerek popüler tasarım markaları arasına girmeyi başaran Fakoshima, Kurucusu ve Kreatif Direktörü Konstantin Shilyaev’in moda ve tasarım tutkusu sayesinde başarı grafiğini giderek yükseltiyor. Grafik Tasarımcılık eğitimi almasına rağmen kariyerine birçok moda markasına koleksiyon hazırlamakla başlayan Rus tasarımcı Konstantin Shilyaev, Fakoshima’yı kurmadan kısa süre önce gözlük tasarlamanın ayrıcalıklı zevkini keşfettiğini dile getiriyor. Markasının kuruluşuyla birlikte her zaman trendlerin bir adım önünde olacak tasarım vizyonunu geliştirerek; robotlar, androidler ve yeni teknolojiler de dahil olmak üzere Fransız tasarımından, Japon mimarisinden ve Belçika’nın avangart modasından ilham alıyor. Bu sayede çok kültürlü tasarım kodunu oluşturan Konstantin Shilyaev sıra dışı, yenilikçi ve orijinal koleksiyonlarıyla onuncu yaşını kutluyor. Konstantin Shilyaev önderliğinde halen büyümekte olan Fakoshima, onuncu yıldönümünü ‘New York City Random Strangers’ kampanyasıyla taçlandırdı. New York şehrinin kozmopolit dokusundan, sokak kültüründen ve sıra dışı moda ikonlarından ilham alarak hazırlanan kampanyanın fotoğraf çekimleri de New York’da gerçekleştirildi. Kampanyanın göz alıcı fotoğraflarını kendi web sitesinde bir albüm olarak beğenilere sunan Fakoshima, yeni koleksiyonlarının gözlük tutkunlarına yakında ulaşacağının müjdesini veriyor.

Şubat 2022

Masahiromaruyama

GELENEKSEL İŞÇİLİK VE NİTELİKLİ TASARIM

El işçiliği ve geleneksel üretime önem vererek yaptığı asimetrik tasarımlarla göze çarpan Masahiromaruyama, 10. yılını sınırlı sayıda ürettiği yeni bir gözlük modeliyle kutluyor.

Masahiromaruyama, 2011 yılında Masahiro Maruyama tarafından kurulan bir gözlük markasıdır. Kurucunun adı ve soyadındaki boşluk Maruyama tarafından marka ismini adeta bir kod gibi, cansız bir maddeye dönüştürmek amacıyla kaldırılmıştır. Konseptini ‘bitmemiş sanat’ olarak adlandıran marka, klasik çerçeve tasarımlarını simetrik ve mükemmel bir şekilde tamamlarken Masahiro’nun asimetrik çerçeve tasarımları hala devam eden bir sürecin olduğuna işaret ediyor. Bu şekilde de markadaki özel tasarım gözlükler ‘tamamlanmamış’ bir konseptle çağrışımcı ve sıra dışı bir stili yansıtıyor. Tıpkı bir sanat eseri gibi Masahiromaruyama’nın ürettiği çerçeveler de sadece günlük kullanım ya da salt moda için üretilen dikkat çekici ürünler değil, aynı zamanda kendi gayesi için var olan özel ve sofistike çalışmalardır.

Marka sahibi Masahiro, gençlik çağlarından beri gözlük kullandığını ancak kendi yüzünün şeklini beğenmediğini belirtmiştir. Bu nedenle yüzüne daha çok yakışan bir hale getirmek için gözlüklerine kendisi şekil veriyordu. Elde ettiği sonuç mükemmel ya da tamamen bitmiş olmasa da, her şeye rağmen kullanmak istediği gözlüğü ortaya koyduğunu düşünüyordu. Bu deneyim yıllar sonra Masahiro’nun estetik anlayışını gözlük tasarlayarak ifade etmesini sağladı.

Markanın yüzün tam ortasına yerleşen gözlükleri, takan kişilerin kişiliklerini güçlendiriyor. Tasarımları hakkında ‘Kusurluluk’ kelimesini vurgulayan Masahiromaruyama, felsefesini bu şekilde oluşturuyor. Aslında Masahiro seri üretim sektöründe bulunmayan ve kişisel zevklerine uygun tasarımlar yaparak eşsiz ve farklı dizaynlara imza atıyor. Tasarımların asimetrik çerçeveleri birkaç metre uzaktan bakıldığında fark edilmiyorlar. Mütevazı modeller olmalarına rağmen tüketicilerine alışılmamış bir görsellik sunan Masahiro, gözlüklerini kullanan kişilerin mutlu olmasını istediğini söyleyerek yaratımı için gerekli olan motivasyonu buradan sağladığını belirtiyor.

Masahiromaruyama’nın bütün gözlük çerçeveleri Japonya’daki Fukui şehrinde üretilmektedir. Tarihi açıdan bakıldığında, Fukui şehri gözlük imalatı konusunda bir asırdan fazla süre içerisinde güçlenerek gelişim göstermiştir. Markanın çerçeveleri ise Sabae şehrinde uzun zamandır faaliyet gösteren köklü bir fabrikada üretilmektedir. Alanında uzman olan yetenekli zanaatkarların çalışmalarıyla, hassas asimetrik tasarımlar ve ince detaylar Maruyama’nın gözlük modellerinde hayat bulmaktadır. Bu yüzden böylesine özenli el işçiliğinin karşısında bilgisayar desteğiyle üretilen ürünler rekabet fırsatı bulamamaktadır.

Masahiromaruyama titanyum gözlük çerçeveleri yapmak için kalıp çıkarma, presleme, sert lehim, cilalama, yüzey bitirme işlemi gibi bazı adımları titizlikle takip etmektedir ve ancak bu adımlardan sonra gözlüğe ait bütün parçaları birleştirmektedir. Marka, saf titanyum hafif olmasına rağmen mükemmel bir dayanıklılık gösterdiği için yüksek kalitede ve nitelikli bir işçilik elde edebilmek ve markanın hassas tasarımlı çerçevelerini işleyip cilalamak için gelişmiş bir teknik kullanmaktadır. Masahiromaruyama markasına ait plastik çerçeveli gözlük modelleri ise Mazzucchelli asetatı kullanılarak üretilmektedir.

Masahiromaruyama markası kurulduğu günden bu yana her sonbahar döneminde güneş gözlüğü koleksiyonu çıkarmıştır. 2011 yılında Dessin adlı ilk koleksiyonla başlayan bu serüvene, Collage, Cut, 2side, Straight, Broken, Erase, Twist, Doodle ve Monocle adlı koleksiyonlarla devam etmişlerdir. Ayrıca Masahiro, 2018 ilkbaharından beri mevcut koleksiyonlarını yeniden yorumlamak amacıyla yeni tasarımlar eklemektedir. Meydan okuyan tasarımları ve asimetrik stiliyle benzersiz bir marka olarak kabul edilen Masahiromaruyama, tasarım gözlük dalında 2020 Silmo d’Or ödülüne layık görülmüştür.

MASAHIROMARUYAMA 10. YILINI KUTLUYOR

Markanın 10. yıldönümünü yalnızca 115 adet ürettiği MM-0034 adlı gözlük modeliyle kutluyor. Masahiro’nun ‘tamamlanmamış sanat – güzelliği tamamlanmayanda bulmak’ konseptini bütünüyle yansıttığı sıra dışı gözlükte, sağ gözlük sapı metaforik olarak üretim süreci bitmemiş kalıplara, elle çizilmiş uyumlu ve asimetrik çizgilere ve hiç görülmemiş bir tarzda markanın yenilikçi yönüne vurgu yapmaktadır. Sol gözlük sapı ise ön çerçevenin alt yarısından başlayıp geriye doğru uzanarak sözde ‘kuralları’ yıkmaktadır. Ayrıca Masahiromaruyama’nın 10. yıldönümü için sınırlı sayıda ürettiği bu gözlük sadece karşıdan bakıldığında değil; sağ, sol ve arka perspektiflerden de farklı görünümler sergilemektedir. Masahiro’nun ‘eski’ düzeni yıkarak kendi sanatsal yaklaşımıyla yeniden inşa ettiği bu model; marka için de yeni bir renk uyumu olan berrak kömür rengi çerçevesi, altın rengi metal sapları ve hafif açık mavi boyalı camlarıyla kullanıcılara yeni bir bakış sunarak gözlük severlerin zevklerine hitap etmektedir.

Ocak 2022

Kuboraum

İTALYAN İŞÇİLİĞİ VE ALMAN TASARIMI

Sektörde çok yeni bir marka olan Kuboraum alışılmışın dışında olan sanat algısıyla piyasalardaki yerini alarak sanata ve sanatçıya verdiği önemi koleksiyonlarına yansıtarak hızla gelişiyor.

Tasarımlarını Berlin, Almanya’da gerçekleştiren ve ürünlerini el işçiliğiyle İtalya’da imal eden Kuboraum, 2012 yılında Doğu ve Batı Berlin sınırı arasında daha önce postane olarak kullanılan bir mekanın odalarında kuruldu. Bir galeriye dönüştürülen ofis, hiç vakit kaybetmeden yeni projelerin hayata geçirilmesi için bir üs haline getirildi. Başlangıcından bu yana uğradığı dönüşümler sayesinde stüdyo, günümüzde showroom ve merkez mağaza olarak kullanılıyor. Kuboraum ve stüdyosu, tasarımdan marka kimliğine, görsellikten iletişime, montajdan iç mimari projelerine kadar sanatçı, heykeltıraş ve tasarımcı Livio Graziottin ve antropolojist aynı zamanda da marka yöneticisi olan Sergio Eusebi tarafından geliştirilmiştir.

2009 yılında ortak bir arkadaşlarının sergi açılışında tanışan Livio Graziottin ve Sergio Eusebi,  2011 yılında ilk koleksiyonlarına dahil olan beş güneş gözlüğü modelini global gözlük sektörünün dominant estetik algısına kontrast bir şekilde tüketicilerin hizmetine sunmuştur. Kuboraum markasının tasarladığı gözlükler adeta kullanıcıların yüzüne göre tasarlanmış kişiliği ve karakteri öne çıkaran maskeler gibi görünüyor. Aynı zamanda bu maskeler birer sığınak, koruma ve bir vurgulama olarak da görülmelidir. Almancada da küçük oda anlamına gelen Kuboraum markası kendisini, içerisine sığındığımız, özelimizi ve sahip olduğumuz bütün kimlikleri yaşayarak dünyaya baktığımız iki mercek olarak tanımlıyor. Kuboraum gözlükleri hareketsiz ve cansız nesneler değil, bir maskenin gücünü barındıran ürünler olarak kişilik algısını değiştiriyor. Kuboraum gözlüklerini taşıyan kişiler benliklerini serbest bırakan bir mücadeleye girmeyi kabul ederek var oluyorlar. Kuboraum’un logosu kendi gücü ve duruşu olan bir ‘maske’ olduğu için marka, bu maskenin kendisinin değil, aslında kullanıcılarının kişiliğini ve ana hatlarını ön plana çıkardığını düşünüyor. Kuboraum gerçekleştirdiği piyasa araştırmaları ve trendlere yönelik yaptığı AR-GE çalışmalarına göre, bireyselliğin ve estetiğin endüstriyel mantığın değişime girerek bağımsızlık kazanması ile yeni bir sürece girdiğine inanıyor. Kendine has kodlarıyla ve kendi değerleri ile gözlükleri yeniden yorumlayarak ürünlere daha önce görülmemiş bir bakış açısı kazandırmak firmanın öne çıkan özelliklerinden biri olarak görülebilir. Kuboraum,  toplumun parçası haline gelmiş insanlarla güçlü bir ilişki kurma arayışında olan sağlam estetik, kültürel ve kavramsal prensipleri gözeten ahlaki bir proje olarak görülmelidir.

Kuboraum’un kimlik konseptine yakınlığı, aslında hepimizin sahip olduğu, nasıl göründüğümüz ve başkalarına kendimizi nasıl gösterdiğimiz durumunun yarattığı ikili ve endişeli ruh haline vurgu yaptığı bir tecrübe alanıdır. Kuboraum ürettiği gözlükler için kullandığı bu maske metaforunun bahsedilen gerilimli duruma bir çözüm getirebileceğini ve gözlük seçme işinin, kişi aynaya bakarken kendisini farklı algılamasıyla ilgili bir durum olduğunu düşünüyor. Kuboraum, kitleselleşmeyle kültür ve çeşitliliğin ortadan kaldırılmasını amaçlayan bir toplumda, olaylara farklı açıdan bakmak zorunda kalmanın herkesin öğrenmesi gereken bir bakış açısı olduğunu düşünüyor.

KUBORAUM’UN ARDINDAKİ SANAT…

Optik sektöründe adını duyurmayı başarmış bir tasarım markası olan Kuboraum, önemli sanatçılarla etkileşimde bulunarak çağdaş sanat dünyasıyla ve müziğin her dalıyla iç içe geçerek, sanatın ve sanatçıların aracılığıyla yaşamı çözümlemeyi amaçlayan bütünsel bir markadır. 2018 yılında Kuboraum, yeni sanatçılara kendilerine ait bir alan ve görünürlük sunmak adına kaynaklarını kullanarak üretim yapmak için sanatsal faaliyetlerde bulunma imkanı veren bir çalışma ortamı olan ‘Artist in Residence’nin açılışını yapmıştır. 2019 yılında Berlin Galeri Haftası’nda (Berlin Gallery Week) şirketin sağladığı bir yerde ikamet ederek çalışan sanatçıların kaldıkları süre boyunca yaptıkları çalışmaların gösterildiği bir sergi düzenlendi. Eş zamanlı olarak köklü bir marka için çalışan iki sanatçının da eserleri Kuboraum’un genel merkezindeki vitrinlerde sergilendi. Bu proje 2012 yılında İtalyan sanat geleneğinin Berlin’deki yaratıcı ortamda hayata geçirilmesiyle başladı. Bu sebeple, Kuboraum’un bünyesinde imal edilen her gözlük onu yapan sanatçılardan bir parça ve Venedik’in el işçiliği tarihinden izler barındırıyor. Kuboraum’un sıra dışılık, özgünlük içeren tasarım anlayışıyla hazırladığı, sınırların ötesine geçmeyi başaran optik ve güneş gözlüğü koleksiyonları küresel optik sektöründe adından söz ettirmeye devam ediyor.

Kaynak: rawlooks.com

Aralık 2021

Loewe

BİR KRALİYET MARKASI

Bir zamanlar İspanya Kraliyet Ailesi’ne hizmet eden Loewe, deri işçiliği ve sanatının ilkelerine bağlı kalarak 175. yılında da sektörünün en iddialı markalarından biri olmayı sürdürüyor.

Loewe markasının kökleri bir grup deri ustasının, tütün kutuları ve çeşitli aksesuarlar üreterek faaliyetlerini devam ettirdikleri 1846 yılına kadar dayanıyor. Temellerinin atılması bu zanaatkarlara dayanan Loewe, 1872 yılında markaya da adını verecek olan Alman deri işlemeciliği ustası Enrique Roessberg Loewe’nin Madrid’e taşınmasının ardından resmi olarak kurulmuştur. Deri işçiliğinde gösterilen hassasiyet ürünlere yansıdığında, marka modaya uygun ve kaliteli çanta seçenekleri arayan üst kesimdeki kadınlar tarafından oldukça beğenilmiştir. Ürettiği çantalar kadar diğer ürünleriyle de takdir edilen Loewe, 1905 yılında İspanya Kralı XIII Alfonso tarafından hükümdar ve maiyetinin baş tedarikçisi unvanına layık görülmüştür. Bunun yanı sıra, Loewe’nin Príncipe de Madrid sokağında bulunan mağazalarını, Kral Alfonso’nun eşi Kraliçe Victoria Eugenie de 20. yüzyılın başlarında sık sık ziyaret ederek markanın kraliyet bünyesindeki popülerliğini ispatlamasını sağlamıştır. Günümüzdeyse, İspanya’nın mevcut kralının annesi Kraliçe Sophia’da Loewe markalı çantalar kullanarak bu markanın İspanyol toplumundaki hiyerarşi düzeninde ne kadar köklü bir yerinin olduğunu gözler önüne sermiştir.

Kuruluşunun ardından geçen zamanla Loewe’nin tarihiyle de ilişkili olarak 1975 yılı, General Fransisco Franco’nun ölümüyle birlikte başlayan İspanya’nın diktatörlükten demokratikleşmeye geçme dönemi önemli bir yere sahiptir. O dönemde ülkenin en iyi lüks moda markalarından biri olan Loewe, İspanyol kadınının yeni yaşam tarzına zarif bir şekilde uyan ‘Amazona’ adlı modern ve spor tasarımlı çantasıyla, demokrasideki bu şiddetli yükselişte yerini almıştır. Günlük hayatta kolaylığı amaçlayan Amazona, kullanıcılarını gündüzden geceye taşımayı amaçlayan; yumuşaklığı, sadeliği ve kullanışlılığı stil ve işlevsellikle birleştiren ilk çanta modelidir. Amazona’nın bu omuz çantası, tasarımcıların zaman içinde yaptıkları değişikliklere rağmen 40 yıldan fazla bir süredir en çok tercih edilen modellerden biri olarak markadaki konumunu korumaya devam etmektedir.

Kuruluşundan itibaren geçen yüzyılda Loewe, kendi bünyelerinde hazır giyim sektörüne geçmeden önce deri cüzdan ve el çantaları üretimine ağırlık vermişti. Amazona ve Flamenco gibi başarılı modellerine rağmen Loewe, İspanya’daki diktatörlük sonrasındaki dönemde hala kendi kimliğini arıyordu. Takip eden dönemlerde Narcisco Rodriguez, José Enrique Oña Selfa ve Stuart Vevers gibi birçok tasarımcıyla çalıştıktan sonra ünlü marka 2014 yılında, genç bir bakış açısıyla Loewe’yi geliştirmeyi misyon edinen Jonathan Anderson ile çalışmaya başlamıştır. Jonathan Anderson’ın öncülüğünde Loewe,  zanaat ve gelenek mirasını taşıyarak günümüzde kültürel bir güç haline gelmeyi başarmıştır. Kuruluşundan beri markanın temelini oluşturan kusursuz uygulama ve sanatsal dokunuşlarla Loewe, Anderson’un modern tasarım algısıyla da birleşerek günümüz moda dünyasının hızına ayak uydurarak ilerleyen önemli bir yaşam stili markası haline gelmiştir.

2018 yılında Thélios isimli markayla ortaklaşa bir çalışmanın sonucunda Loewe, Kreatif Direktör Jonathan Anderson’un da imzasıyla kadınlar ve erkekler için özel olarak tasarladığı ilk güneş gözlüğü koleksiyonunu piyasaya sürdü. Loewe Eyewear güneş gözlüğü serisinde özellikle 3 stil göze çarpıyor. Markanın bir miras olarak gördüğü deri işlemeciliğinden emareler taşıyan Puzzle modeli adeta Loewe’nin genlerini barındırıyor. Ürünün tasarımında asetat ve metali usta bir şekilde kullanan Anderson, Tyra isimli model için yarattığı kompozisyonda İbiza Adası’ndan esinlenmiştir. Son olarak Jinx adı verilen model dikdörtgen formuyla metal ve derinin beraber kullanımını çarpıcı bir şekilde vurgulayarak koleksiyonu tamamlıyor.

175. YILINDA LOEWE…

Geçtiğimiz yıl İspanya Hükümeti tarafından güzel sanatlar alanında Merit Altın Madalyası’na layık görülen Loewe, bu sene 175. yıldönümünü Kreatif Direktör J.W Anderson’un önderliğinde 18 Mart’ta çıkardığı Paula’s Ibiza isimli 2021 İlkbahar/Yaz kreasyonuyla kutluyor. Fotoğraf çekimleri Gray Sorrenti tarafından Kaliforniya ve Meksika’nın çöllerinde gerçekleştirilen koleksiyonun kampanyası, doğanın cömert yanlarından ilham alınarak tasarlanan seriyi çarpıcı bir şekilde gözler önüne seriyor. Loewe’nin Paula’s Ibiza adını verdiği koleksiyonda kadınlar için tasarlanan güneş gözlükleri de sofistike görünümleriyle göz dolduruyor. Materyal olarak asetatın tercih edildiği cesur modeller, kedigözü ve maske formları ile yüksek estetik algısı yaratırken işlevsellikleriyle nihai tüketicilerin beğenisine sunuluyor. Loewe’nin Paula’s Ibiza koleksiyonunda kare formdan, geometrik ve oversize formlara kadar geniş bir tasarım skalası beğenilere sunuluyor. Loewe’nin 175. yıldönümü onuruna hazırladığı bu özel koleksiyondaki güneş gözlükleri, siyahtan Havana tonlarına ve neon renklere kadar moda severlere birçok renk seçeneğiyle sunuluyor.

Kaynak: lyfstyl.ca

Kasım 2021

En Trend Japon Markaları

USTALIK VE MÜKEMMELLİK

Japonya merkezli gözlük markaları gerek trendlere yön veren tasarım çizgileri gerekse de mükemmelliğe oynayan üretim teknikleriyle dünyaya örnek oluyor.

Japonya özellikle Fukui bölgesi olmak üzere yüzyıllar öncesinden günümüze, gözlük tasarımı ve üretimi konusunda ön sıralarda yer alan ülkelerden biri olmuştur. Dünyanın en önde gelen gözlük markaları bile söz konusu gözlük üretimi olduğunda ‘Made in Japan’ etiketine güvenmektedirler. Çok hafif ve anti-alerjik olan titanyumdan yapılan ilk optik gözlükler yine Japonya imza taşımaktadır. Japon gözlük endüstrisi dünyanın en yüksek kalitedeki, en stilistik ve ustalık isteyen ürünlerini sunan markalara ev sahipliği yapmaktadır. Trendlere yön veren ödüllü ve öncü Japon gözlük markalarına daha yakından bakmak ister misiniz?

MASUNAGA ÖNCÜLÜĞÜNÜ DAİMA KORUYOR

Masunaga sahip olduğu miras ve itibarla, Japonya merkezli gözlük markaları arasında dünya optik sektörüne yön veren markaların öncüsü kabul edilmektedir. Bunun en önemli nedenlerinden biri de Masunaga ile özdeşleşen ustalık ve mükemmeliyetin markanın köklü tarihine dayanmasıdır. Gozaemon Masunaga tarafından 1905 yılında kurulan marka, Osaka ve Tokyo gibi Japonya şehirlerindeki gözlük ustalarının Fukui bölgesinde atölyeler açmalarını teşvik etmiştir. Bu nedenle Fukui, günümüzde Japonya’nın en önde gelen gözlük atölye ve fabrikalarına ev sahipliği yapmaktadır. Japonya gözlük üretiminin merkezi haline gelen bu bölge, titiz ve el hüneri üretim süreçlerinde en iyi materyalleri tercih eden Masunaga’nın sektörel çıtayı her geçen gün daha da yükseltmesine olanak sunmaktadır. Masugana’ya ait optik ve güneş gözlüğü koleksiyonları detaylarına gösterilen özenden taviz vermeyen, eşsiz kalitede oluşlarıyla küresel optik sektöründe kendine yer edinmiştir. Markanın koleksiyonlarında elle parlatılmış asetat, saf titanyum, dayanıklı menteşeler ve özel perçinler göze çarpan özellikler arasındadır.

EYEVAN ZAMANIN RUHUNU YAKALIYOR

Kökleri 1972 yılına dayanan Eyevan, Japon gözlük sanatını ideal bir şekilde yansıtan koleksiyonlarını beğenilere sunduğunda tüm optik dünyasının yakın ilgisiyle karşılaşan bir marka olarak karşımıza çıkıyor. Yüksek seviyedeki kalitede olan materyalleriyle zamanın ruhunu yakaladığı tasarımlarını üreten marka ilk büyük çıkışını 1985 yılında Madonna ve Prenses Diana gibi ünlülerce tercih edildiği zaman yapmıştır. Geleneksel Japon ustalığını yansıtan gözlük koleksiyonları için modern üretim tekniklerini denemeyi de ihmal etmeyen Eyevan, dünya çapındaki kullanıcılarına zamansız şıklığı ve çabasız zarafeti sunmaya devam etmektedir. Eyevan modaya ve trendlere yön veren optik ve güneş gözlüğü koleksiyonlarının reklam kampanyaları ve reklam kataloglarıyla da kalitesinden söz ettirip, küresel optik dünyasının ilgisini çekmeyi başarmaktadır.

MATSUDA’DA USTALIK SANATLA BULUŞUYOR

Matsuda gibi bir gözlük markası için sanat ve moda büyük resmin önemli parçalarını oluşturmaktadırlar. 1967 yılında Mitsuhiro Matsuda tarafından Tokyo’da kurulan marka, hep bir adım önde oluşuyla küresel optik endüstrisine ilham kaynağı olan markalar arasında yer almaktadır. Dünyanın ilk gözlük tasarımcıları arasında isim yapan Mitsuhiro Matsuda ile birlikte marka, koleksiyonları için mimarı ve moda tasarım çizgilerini harmanlanmaktadır. Tasarım zarafetinin ön planda olduğu Matsuda, tam bir moda markası olarak mükemmellik seviyesindeki optik ve güneş gözlüğü koleksiyonlarını sunmaya devam etmektedir. Markanın DNA’sına kazınmış olan ve zamana yenik düşmeyen ustalığı, kalitesi ve üst düzey üretim uzmanlığı, günümüzde diğer gözlük markalarına da ilham olmaktadır. Matsuda imzalı lüks gözlük koleksiyonları, markanın Fukui bölgesinde üretim atölyelerinde 250 aşamadan geçerek titizlikle hazırlanmaktadır. Buna ek olarak Matsuda’nın sanatı ve modayı merkeze alan tasarımcıları, markanın ürünlerinde Sterling gümüşünü ve on sekiz karat altını da materyal olarak tercih etmektedirler.

FACTORY 900 ÖDÜLLERE DOYMUYOR

Factory 900, Japonya’nın en elit gözlük markalarına ev sahipliği yapan Fukui bölgesinin Sabae kasabısında 1937 yılında kurulmuştur. Factory 900 adı aslında kurulan fabrikaya hükümet tarafından verilmiş numarayı temsil etmektedir. Markanın güçlü tarihi, inovatif üretim tekniklerini geliştirmesi ve ilerletmesi açısından önemli bir rol oynamaktadır. Factory 900’ün plastikten yararlanarak gözlük üretimi yapması da bu yenilikçi tekniklerinin bir ürünüdür. ‘Gözlüğün Geleceği’ mottosuyla hareket eden marka, benzersiz formlar ve avangard tasarım yaklaşımıyla dünya çapında çok sayıda ödülün sahibi olmuştur. Art arda üç Japon Gözlük Ödülü, iki Silmo d’Or Ödülü kazanan marka, geçtiğimiz yıl 3D olarak şekillendirilmiş RF-064 modeliyle dünya çapında gıpta ile bakılan iF Tasarım Ödülü’nü de evine götürdü.

Kaynak: Spectr

Ekim 2021

Jacquemus

YARATICILIKTAKİ SAMİMİYET

“Moda haricinde de yapılacak şeyler olduğunu söylemekte bir sakınca görmüyorum çünkü insan bu hayatta birden fazla şey olabilir.” – Simon Porte Jacquemus

Kendi markası Jacquemus’a da adını veren Fransa’nın Mellmorte kasabasında yetişmiş 31 yaşındaki ünlü tasarımcı Simon Porte Jacquemus, sevdiği şeyleri özetlerken Instagram profilindeki açıklamayı baz alarak aslında markasının başarısının ardındaki samimi, alçakgönüllü ve çocuksu saflığı ortaya koyuyor.

Business of Fashion adlı moda dünyasının nabzını tutan online dergiye göre ‘gelecek vadeden’ bir tasarımcıdan ‘moda endüstrisini en fazla etkileyen tasarımcı’ unvanına layık görülen Jacquemus, kendi kendini yetiştirmiş bir tasarımcı olarak başarıya giden yolda neredeyse tek başına ilerlemiştir. Kıyafet tasarlamaya duyduğu arzu 7 yaşındayken evdeki perdelerden annesine yaptığı bir etekle ortaya çıkarken Simon’un küçüklüğünden beri yaptığı gözlemler de bugünlere Fransız kadınlarına ve onların gizemli yaşam tarzına duyduğu saygı olarak yansımaktadır.

Büyüdüğü kente olan sevgisine rağmen Simon, ünlü bir tasarımcı olması adına Paris’in kendisine bütün kapıları açmaya yardımcı olacağına inanıyordu. Bu nedenle Paris’e taşınıp Esmod Moda Tasarım Okulu’nda öğrenim görmeye başlasa da annesinin ani ölümü nedeniyle eğitimini tamamlayamamıştır. Bu olaydan sonra hayata bakış açısı değişen ve eğitimine devam etmek için gerekli olan motivasyonunu kaybeden Simon, 2009 yılında kendi markasını kurarak hazırlamaya başladığı koleksiyonunu annesine adamıştır.

Simon Porte Jacquemus her ne kadar azimli bir kişiliğe sahip olsa da, hala uygulama açısından acemi bir tasarımcı olmayı seçtiği için için harekete geçmek adına terzilik yapan bir kız arkadaşına eskizlerini dikmede ricada bulunarak çalışmaya başladı. Tasarımcının yapmacıksız ve sadeliğin de açıkça belli olduğu ilk koleksiyonları teğellemeden yoksun, birkaç dikişten oluşan ve bir çocuğun elinden çıkmış gibi göründüğü için yetersiz duruyordu/kalıyordu. Romantik betimlemeleri bir kenara bırakıldığında bu durumun nedeni Simon’un yeterli ödeneğe sahip olmamasıydı. Daha sonrasında ise Jacquemus’un tasarımları dünyaca ünlü başka bir moda markası olan Comme des Garçon’un beyinlerinden biri olan Adrian Joffe tarafından keşfedildi. Simon’un kendi ricasından sonra ve Adrian Joffe’un onayıyla CDG mağazasıyla çalışmaya başlayan Simon, buradan elde ettiği gelir sayesinde boş zamanlarında yaptığı tasarımları diktirebilmesini sağlayacak gerekli ödeneğe sahip oldu.

MARKALAŞMA YOLUNDA…

2012 yılında ise Paris Moda Haftası’na katılan Simon Jacquemus, 2014’te genç tasarımcılar için verilen LVMH ödülünü kazanarak markasını geliştirmek için 150 bin Euro ödenek alarak ilerleme fırsatı buldu. Bundan bir sene sonra online mağazasını açan Simon küçük bir ekiple çalışmayı tercih ettiği için markasındaki tek tasarımcı olmayı sürdürdü. Simon göz alıcı tasarımlarına ek olarak, organizasyonlarında tercih ettiği eski bir havuz, bir kumarhanenin bodrum katı ya da memleketi olan Mellmorte’taki buğday veya lavanta tarlaları gibi arka planları da mekansal açıdan defilelerin bir parçası haline getirerek unutulmaz deneyimlere imza atmaktadır.

Simon’un yarattğı ve günümüzde hızla büyümekte olan Jacquemus adlı markanın temellerini oluşturan üç ana unsur; asimetri, geometri ve kalıplar üzerinde yaptığı deneylerdi. Jacquemus’un tasarımları Bella Hadid, Rihanna, Beyoncé, Emilly Ratajkowski, Kylie Jenner, Kim Kardashian, Zhanna Damas gibi günümüzün ünlü kişilikleri ve sosyal medya fenomenlerince tercih edilmektedir.

Kıyafet tasarımında elde ettiği başarılardan sonra Jacquemus, markanın aksesuar yönüne de ağırlık vererek büyümeye devam etmiştir. Yıllardır piyasa üzerinde hakimiyet kuran köklü firmaların yanı sıra, gözlük sektöründe de estetik olduğu kadar işlevsellikleriyle de ön plana çıkan birbirinden özgün gözlüklere imza atmaktadır.

Pandemi sebebiyle 2020 yılında, 2021 İlkbahar/Yaz kreasyonu için offline defile düzenleyen ilk tasarımcılardan biri olmasına karşın, karantina sürecinin de uzaması nedeniyle bu planını ertelemek zorunda kaldı. Kendisini sadece kıyafet tasarlayarak kısıtlamak istemediğini belirten Simon hala kendi kurallarını koyarak ve kalbinin sesini dinleyerek çalışma hayatına devam ediyor.

Jacquemus’un kadın giyimindeki cesur ve modernist tasarımları ile birleşen dahiyane aksesuarları, rakip tanımayan kampanyaları ve 1.2 milyondan fazla takipçiye sahip olduğu Instagram hesabı, ciddi anlamda gelecek vadeden bir giyim ve aksesuar markası olacağının işaretlerini veriyor.

Kaynak: wfc.tv

Eylül 2021

Avrupalı 6 Bağımsız Marka

VERİMLİ TOPRAKLAR

İngiltere, İsviçre, Hollanda, Almanya, Danimarka ve Portekiz… Özgün, zamansız, işlevsel optik ve güneş gözlüğü koleksiyonlarının doğduğu markalara ev sahipliği yapıyor.

Bağımsız gözlük markaları optik sektörünün can damarları olarak kabul görüyor. Küresel anlamda en büyük markalar arasında yer almıyor olsalar bile tasarımlarındaki orijinallik, çeşitlilik ve detaylara gösterdikleri ekstra özen ile optik sektörünü zenginleştirdikleri gerçeği yadsınamaz. Avrupalı ilk gözlükler 13. yüzyılda İtalya’da üretilmeye başlandığından bu güne geçen süreç içerisinde devrimsel yeniliklerle gelişen ve evrimleşen Avrupa optik sektörü, dünya geneline imzasını bırakan sayısız markaya ev sahipliği yapmaktadır. Sizlere bu kez merkezi Avrupa’nın çeşitli ülkelerinde olan ve koleksiyonlarıyla dünyanın dikkatini çekmeyi başarmış altı bağımsız gözlük markasını sunuyoruz.

CLAIRE GOLDSMITH’DEN İNGİLİZ ORİJİNALLİĞİ

Gerçek bir gözlük hanedanının üyesi Claire Goldsmith, efsanevi gözlük tasarımcısı Oliver Goldsmith’in torunudur. Ailesinin bıraktığı mirası sürdüren Claire, büyük büyük babasının 1926 yılında kurduğu markası Oliver Goldsmith’i onurlandıran gözlük koleksiyonlarıyla optik sektöründeki konumunu başarıyla koruyor. İngiliz tasarımcı, hazırladığı birbirinden şık, modayı yakalayan, avangart ve zarif güneş gözlükleriyle uluslararası alanda tanınmış ve kendi adını taşıyan markasını yönetiyor. Claire Goldsmith markasının tasarım dili, geçmişten gelen kavramları alıp modern bir dokunuşla yorumlamak ile şekillenmektedir. Optik sektöründe bağımsız markalar arasındaki yerini koruyan Claire Goldsmith, 2010 yılından beri gözlüklerini Londra’da tasarlıyor. En yüksek kaliteli materyaller kullandığı elegant tasarımlarının ise Japonya, Almanya ve İtalya’da el yapımı olarak üretilmesini sağlıyor.

EINSTOFFEN İLE İSVİÇRE MODASI

Einstoffen doğa ve şehir yaşamının harmanlanmasından doğan bir markadır. İsviçre merkezli gözlük markası farklı yaşam koşullarından gelmiş, farklı ideallerin savunucusu olan Ramon Büsser, Raphael Büsser, Christian Gisela ve Philippe Rieder tarafından 2008 yılında kuruldu. Einstoffen Kurucularının ne yapacaklarına veya planladıklarını nasıl gerçekleştireceklerine dair kendilerine ait vizyonları bulunduğundan, markayı kategorize etmek bugün bile pek mümkün değil. Einstoffen’in Kurucularının farklı vizyonlara sahip olması, marka kimliğinin güçsüzlüğüne işaret etmiyor. Öyle ki tüm Kurucuların markaları için buluştukları özgüvene dayalı sloganları ‘Kendinizden daima emin olun, özgürlüğün tadını çıkarın’ şeklindedir. Einstoffen’e ait optik ve güneş gözlüğü koleksiyonları ise tasarımlarının sıra dışı kombinasyonları ve teknik detaylarıyla göz doldurmaktadır.

HELDEN İLE ‘KAHRAMANLAR’ HOLLANDASI

Türkçede ‘Kahramanlar’ anlamına gelen Hollanda merkezli gözlük markası 2017 yılında Joey Diekman tarafından kuruldu. Farklı gözlük firmalarında satış temsilcisi olarak deneyim sahibi olan Joey Diekman, kendine ait Helden’i beğenilere sunmadan önce hayatındaki kahramanlardan optisyen olan anne ile babasının yanı sıra, eşi ve oğlundan ilham ve güç aldığını vurguluyor. Joey Diekman markasına ait gözlüklerin tasarımlarına başlamadan önce çalışmış olduğu gözlük şirketleriyle işbirliği yaparak en iyi prototiplerinin temellerini atmış. Daima yüksek kalitedeki materyalleri tercih eden Joey Diekman, sade olduğu kadar zamansızlığa örnek teşkil eden tasarımlardan oluşan Helden koleksiyonlarını beğenilere sunmaya devam ediyor. Helden, saflık, temizlik ve tasarıma yönelik gerçekçi bir yaklaşımı temsil eden bir gözlük markası olarak küresel sektörde uzun yıllar adından konuşturmayı hedefliyor.

KERL’IN ALMAN KALİTESİ

Optik sektöründe oldukça yeni olmasına rağmen kapsamlı AR-GE çalışmaları ile hızla yükselişte olan Almanya merkezli gözlük markası Kerl, gözlük çerçevesi üretiminde materyal olarak karbon fiber kullanımını geliştirerek uyguluyor. Kerl Eyewear’ın karbon fiber kullanımıyla ilgili yaptığı yatırımlar ultra hafif, göz alıcı ve zarif çerçevelerden oluşan koleksiyonların ortaya çıkmasını sağladı. Sadece birkaç gram ağırlığa sahip ve kullanıcılarının yüzünde yüzermiş gibi bir etki bırakan Kerl gözlükleri, Alpenglühn’den bir gözlük tasarım uzmanı olan Markus Moser ile yapılan sıkı işbirliği neticesinde Almanya’da iki farklı tesiste titizlikle üretiliyor.

DANİMARKA’LI VAERK’İN İNOVATİF YAKLAŞIMI

Danimarka markası olan Vaerk, geleneksel gözlük üretimini yenilikçi mühendislik ile harmanlamaktadır. Ayrıntılara gösterilen yüksek ilgi, markanın çerçevelerinin minimalist çekiciliğini yansıtmaktadır. Karbon-ahşap, asetat ve paslanmaz çelik karışımlarından üretilen Vaerk gözlüklerini öne çıkaran en önemli özelliği, Harrit-Sørensen tasarım ekibiyle işbirliği içerisinde oluşturdukları son teknoloji ürünü bir menteşe sistemidir. Vaerk’in menteşeleri, hazırladıkları çerçevenin vida, çivi gibi pratiklikten uzaklaştıran bileşenlerden özgürleşmesini sağlamaktadır.

VAVA PORTEKİZ’İN GÖZ BEBEĞİ

Tasarımsal zarafet ve işlevsellik felsefesi üzerine kurulan Portekiz merkezli gözlük markası Vava Eyewear, gözlükleri adeta mimari mücevherler gibi tasarlayıp üretiyor. Sanattan özelikle minimalizmden ilham alan Vava’nın tasarımlarımda doğal çizgileri, sade ama güçlü yapılara dönüştürmesi şaşırtıcı değil. Vava’nın tasarımları üniseks ve zamansız tarz etrafında şekilleniyor. Kendine özgü menteşe sistemini oluşturan Vava, koleksiyonlarındaki benzersiz formları ve çevre dostu materyal kullanımlarıyla çıtayı yükseklere taşıyor.

Kaynak: Spectr

Ağustos 2021