Jacquemus

YARATICILIKTAKİ SAMİMİYET

“Moda haricinde de yapılacak şeyler olduğunu söylemekte bir sakınca görmüyorum çünkü insan bu hayatta birden fazla şey olabilir.” – Simon Porte Jacquemus

Kendi markası Jacquemus’a da adını veren Fransa’nın Mellmorte kasabasında yetişmiş 31 yaşındaki ünlü tasarımcı Simon Porte Jacquemus, sevdiği şeyleri özetlerken Instagram profilindeki açıklamayı baz alarak aslında markasının başarısının ardındaki samimi, alçakgönüllü ve çocuksu saflığı ortaya koyuyor.

Business of Fashion adlı moda dünyasının nabzını tutan online dergiye göre ‘gelecek vadeden’ bir tasarımcıdan ‘moda endüstrisini en fazla etkileyen tasarımcı’ unvanına layık görülen Jacquemus, kendi kendini yetiştirmiş bir tasarımcı olarak başarıya giden yolda neredeyse tek başına ilerlemiştir. Kıyafet tasarlamaya duyduğu arzu 7 yaşındayken evdeki perdelerden annesine yaptığı bir etekle ortaya çıkarken Simon’un küçüklüğünden beri yaptığı gözlemler de bugünlere Fransız kadınlarına ve onların gizemli yaşam tarzına duyduğu saygı olarak yansımaktadır.

Büyüdüğü kente olan sevgisine rağmen Simon, ünlü bir tasarımcı olması adına Paris’in kendisine bütün kapıları açmaya yardımcı olacağına inanıyordu. Bu nedenle Paris’e taşınıp Esmod Moda Tasarım Okulu’nda öğrenim görmeye başlasa da annesinin ani ölümü nedeniyle eğitimini tamamlayamamıştır. Bu olaydan sonra hayata bakış açısı değişen ve eğitimine devam etmek için gerekli olan motivasyonunu kaybeden Simon, 2009 yılında kendi markasını kurarak hazırlamaya başladığı koleksiyonunu annesine adamıştır.

Simon Porte Jacquemus her ne kadar azimli bir kişiliğe sahip olsa da, hala uygulama açısından acemi bir tasarımcı olmayı seçtiği için için harekete geçmek adına terzilik yapan bir kız arkadaşına eskizlerini dikmede ricada bulunarak çalışmaya başladı. Tasarımcının yapmacıksız ve sadeliğin de açıkça belli olduğu ilk koleksiyonları teğellemeden yoksun, birkaç dikişten oluşan ve bir çocuğun elinden çıkmış gibi göründüğü için yetersiz duruyordu/kalıyordu. Romantik betimlemeleri bir kenara bırakıldığında bu durumun nedeni Simon’un yeterli ödeneğe sahip olmamasıydı. Daha sonrasında ise Jacquemus’un tasarımları dünyaca ünlü başka bir moda markası olan Comme des Garçon’un beyinlerinden biri olan Adrian Joffe tarafından keşfedildi. Simon’un kendi ricasından sonra ve Adrian Joffe’un onayıyla CDG mağazasıyla çalışmaya başlayan Simon, buradan elde ettiği gelir sayesinde boş zamanlarında yaptığı tasarımları diktirebilmesini sağlayacak gerekli ödeneğe sahip oldu.

MARKALAŞMA YOLUNDA…

2012 yılında ise Paris Moda Haftası’na katılan Simon Jacquemus, 2014’te genç tasarımcılar için verilen LVMH ödülünü kazanarak markasını geliştirmek için 150 bin Euro ödenek alarak ilerleme fırsatı buldu. Bundan bir sene sonra online mağazasını açan Simon küçük bir ekiple çalışmayı tercih ettiği için markasındaki tek tasarımcı olmayı sürdürdü. Simon göz alıcı tasarımlarına ek olarak, organizasyonlarında tercih ettiği eski bir havuz, bir kumarhanenin bodrum katı ya da memleketi olan Mellmorte’taki buğday veya lavanta tarlaları gibi arka planları da mekansal açıdan defilelerin bir parçası haline getirerek unutulmaz deneyimlere imza atmaktadır.

Simon’un yarattğı ve günümüzde hızla büyümekte olan Jacquemus adlı markanın temellerini oluşturan üç ana unsur; asimetri, geometri ve kalıplar üzerinde yaptığı deneylerdi. Jacquemus’un tasarımları Bella Hadid, Rihanna, Beyoncé, Emilly Ratajkowski, Kylie Jenner, Kim Kardashian, Zhanna Damas gibi günümüzün ünlü kişilikleri ve sosyal medya fenomenlerince tercih edilmektedir.

Kıyafet tasarımında elde ettiği başarılardan sonra Jacquemus, markanın aksesuar yönüne de ağırlık vererek büyümeye devam etmiştir. Yıllardır piyasa üzerinde hakimiyet kuran köklü firmaların yanı sıra, gözlük sektöründe de estetik olduğu kadar işlevsellikleriyle de ön plana çıkan birbirinden özgün gözlüklere imza atmaktadır.

Pandemi sebebiyle 2020 yılında, 2021 İlkbahar/Yaz kreasyonu için offline defile düzenleyen ilk tasarımcılardan biri olmasına karşın, karantina sürecinin de uzaması nedeniyle bu planını ertelemek zorunda kaldı. Kendisini sadece kıyafet tasarlayarak kısıtlamak istemediğini belirten Simon hala kendi kurallarını koyarak ve kalbinin sesini dinleyerek çalışma hayatına devam ediyor.

Jacquemus’un kadın giyimindeki cesur ve modernist tasarımları ile birleşen dahiyane aksesuarları, rakip tanımayan kampanyaları ve 1.2 milyondan fazla takipçiye sahip olduğu Instagram hesabı, ciddi anlamda gelecek vadeden bir giyim ve aksesuar markası olacağının işaretlerini veriyor.

Kaynak: wfc.tv

Eylül 2021

Avrupalı 6 Bağımsız Marka

VERİMLİ TOPRAKLAR

İngiltere, İsviçre, Hollanda, Almanya, Danimarka ve Portekiz… Özgün, zamansız, işlevsel optik ve güneş gözlüğü koleksiyonlarının doğduğu markalara ev sahipliği yapıyor.

Bağımsız gözlük markaları optik sektörünün can damarları olarak kabul görüyor. Küresel anlamda en büyük markalar arasında yer almıyor olsalar bile tasarımlarındaki orijinallik, çeşitlilik ve detaylara gösterdikleri ekstra özen ile optik sektörünü zenginleştirdikleri gerçeği yadsınamaz. Avrupalı ilk gözlükler 13. yüzyılda İtalya’da üretilmeye başlandığından bu güne geçen süreç içerisinde devrimsel yeniliklerle gelişen ve evrimleşen Avrupa optik sektörü, dünya geneline imzasını bırakan sayısız markaya ev sahipliği yapmaktadır. Sizlere bu kez merkezi Avrupa’nın çeşitli ülkelerinde olan ve koleksiyonlarıyla dünyanın dikkatini çekmeyi başarmış altı bağımsız gözlük markasını sunuyoruz.

CLAIRE GOLDSMITH’DEN İNGİLİZ ORİJİNALLİĞİ

Gerçek bir gözlük hanedanının üyesi Claire Goldsmith, efsanevi gözlük tasarımcısı Oliver Goldsmith’in torunudur. Ailesinin bıraktığı mirası sürdüren Claire, büyük büyük babasının 1926 yılında kurduğu markası Oliver Goldsmith’i onurlandıran gözlük koleksiyonlarıyla optik sektöründeki konumunu başarıyla koruyor. İngiliz tasarımcı, hazırladığı birbirinden şık, modayı yakalayan, avangart ve zarif güneş gözlükleriyle uluslararası alanda tanınmış ve kendi adını taşıyan markasını yönetiyor. Claire Goldsmith markasının tasarım dili, geçmişten gelen kavramları alıp modern bir dokunuşla yorumlamak ile şekillenmektedir. Optik sektöründe bağımsız markalar arasındaki yerini koruyan Claire Goldsmith, 2010 yılından beri gözlüklerini Londra’da tasarlıyor. En yüksek kaliteli materyaller kullandığı elegant tasarımlarının ise Japonya, Almanya ve İtalya’da el yapımı olarak üretilmesini sağlıyor.

EINSTOFFEN İLE İSVİÇRE MODASI

Einstoffen doğa ve şehir yaşamının harmanlanmasından doğan bir markadır. İsviçre merkezli gözlük markası farklı yaşam koşullarından gelmiş, farklı ideallerin savunucusu olan Ramon Büsser, Raphael Büsser, Christian Gisela ve Philippe Rieder tarafından 2008 yılında kuruldu. Einstoffen Kurucularının ne yapacaklarına veya planladıklarını nasıl gerçekleştireceklerine dair kendilerine ait vizyonları bulunduğundan, markayı kategorize etmek bugün bile pek mümkün değil. Einstoffen’in Kurucularının farklı vizyonlara sahip olması, marka kimliğinin güçsüzlüğüne işaret etmiyor. Öyle ki tüm Kurucuların markaları için buluştukları özgüvene dayalı sloganları ‘Kendinizden daima emin olun, özgürlüğün tadını çıkarın’ şeklindedir. Einstoffen’e ait optik ve güneş gözlüğü koleksiyonları ise tasarımlarının sıra dışı kombinasyonları ve teknik detaylarıyla göz doldurmaktadır.

HELDEN İLE ‘KAHRAMANLAR’ HOLLANDASI

Türkçede ‘Kahramanlar’ anlamına gelen Hollanda merkezli gözlük markası 2017 yılında Joey Diekman tarafından kuruldu. Farklı gözlük firmalarında satış temsilcisi olarak deneyim sahibi olan Joey Diekman, kendine ait Helden’i beğenilere sunmadan önce hayatındaki kahramanlardan optisyen olan anne ile babasının yanı sıra, eşi ve oğlundan ilham ve güç aldığını vurguluyor. Joey Diekman markasına ait gözlüklerin tasarımlarına başlamadan önce çalışmış olduğu gözlük şirketleriyle işbirliği yaparak en iyi prototiplerinin temellerini atmış. Daima yüksek kalitedeki materyalleri tercih eden Joey Diekman, sade olduğu kadar zamansızlığa örnek teşkil eden tasarımlardan oluşan Helden koleksiyonlarını beğenilere sunmaya devam ediyor. Helden, saflık, temizlik ve tasarıma yönelik gerçekçi bir yaklaşımı temsil eden bir gözlük markası olarak küresel sektörde uzun yıllar adından konuşturmayı hedefliyor.

KERL’IN ALMAN KALİTESİ

Optik sektöründe oldukça yeni olmasına rağmen kapsamlı AR-GE çalışmaları ile hızla yükselişte olan Almanya merkezli gözlük markası Kerl, gözlük çerçevesi üretiminde materyal olarak karbon fiber kullanımını geliştirerek uyguluyor. Kerl Eyewear’ın karbon fiber kullanımıyla ilgili yaptığı yatırımlar ultra hafif, göz alıcı ve zarif çerçevelerden oluşan koleksiyonların ortaya çıkmasını sağladı. Sadece birkaç gram ağırlığa sahip ve kullanıcılarının yüzünde yüzermiş gibi bir etki bırakan Kerl gözlükleri, Alpenglühn’den bir gözlük tasarım uzmanı olan Markus Moser ile yapılan sıkı işbirliği neticesinde Almanya’da iki farklı tesiste titizlikle üretiliyor.

DANİMARKA’LI VAERK’İN İNOVATİF YAKLAŞIMI

Danimarka markası olan Vaerk, geleneksel gözlük üretimini yenilikçi mühendislik ile harmanlamaktadır. Ayrıntılara gösterilen yüksek ilgi, markanın çerçevelerinin minimalist çekiciliğini yansıtmaktadır. Karbon-ahşap, asetat ve paslanmaz çelik karışımlarından üretilen Vaerk gözlüklerini öne çıkaran en önemli özelliği, Harrit-Sørensen tasarım ekibiyle işbirliği içerisinde oluşturdukları son teknoloji ürünü bir menteşe sistemidir. Vaerk’in menteşeleri, hazırladıkları çerçevenin vida, çivi gibi pratiklikten uzaklaştıran bileşenlerden özgürleşmesini sağlamaktadır.

VAVA PORTEKİZ’İN GÖZ BEBEĞİ

Tasarımsal zarafet ve işlevsellik felsefesi üzerine kurulan Portekiz merkezli gözlük markası Vava Eyewear, gözlükleri adeta mimari mücevherler gibi tasarlayıp üretiyor. Sanattan özelikle minimalizmden ilham alan Vava’nın tasarımlarımda doğal çizgileri, sade ama güçlü yapılara dönüştürmesi şaşırtıcı değil. Vava’nın tasarımları üniseks ve zamansız tarz etrafında şekilleniyor. Kendine özgü menteşe sistemini oluşturan Vava, koleksiyonlarındaki benzersiz formları ve çevre dostu materyal kullanımlarıyla çıtayı yükseklere taşıyor.

Kaynak: Spectr

Ağustos 2021

Sea2see Eyewear

ÖNCELİKLE DOĞANIN HİZMETİNDE

Okyanusların ve denizlerin korunması misyonuyla premium kalitede gözlükler hazırlayan Sea2See’nin Kurucusu ‘Sürdürülebilir gözlükler değil, o gözlükleri kullananlar dünyayı değiştirecekler’ diyor…

Sea2See Eyewear, okyanuslara ve doğaya derin bir tutkuyla bağlı bir baba ve girişimci olan François van den Abeele tarafından kuruldu. Markanın Kurucusu François van den Abeele dünyanın her yerinde insanların gün geçtikçe çevreye daha duyarlı hale geldiklerine yönelik sarsılmaz inancıyla, çevreyi kirleten zihniyetlerin azalması, ekolojik açıdan dost materyallerin kullanımının artması, kaynakların koruma odaklı tüketimi gibi çevresel ve sosyal sorumluluk bilincine sahip bir ‘doğa insanı’ olarak karşımıza çıkıyor. Geleceğimiz ve çocuklarımızın geleceği için geride miras bırakacaklarımıza dair bilinç ve farkındalığın her artışıyla, dünyayı değiştirmeye bir adım daha yaklaştığımızı markasının temel felsefesi haline getiren François van den Abeele’nin en önemli misyonu ürünlerinin tasarım, üretim aşamaları da dahil olmak üzere tüketim alışkanlıklarına kadar geçen süreci mümkün olabildiğince çevre dostu bilince göre yapılandırmaktır.

Sea2See optik ve güneş gözlüğü koleksiyonlarının tasarım ve üretimini İtalya’da gerçekleştirirken, şık ve yüksek kalitedeki koleksiyonlarının tamamında materyal olarak Batı Afrikalı, İspanyol ve Fransız balıkçılarla işbirliği yaparak okyanus ve denizlerden topladığı plastik atıkları kullanmaktadır. Deniz ve okyanus atıklarını hammadde olarak benimseyen Sea2See’nin bu yaklaşımı optik endüstrisinde benzersiz bir konuma ulaşmasını da sağlıyor. Plastiğin ana hammadde kaynağı olması ve bu kaynağın sürdürülebilirlik amacıyla optik ve güneş gözlükleri haline getirilmesi sektörel anlamda Sea2See’yi gerçekten de öncü markalar arasına sokuyor. Marka, özellikle tüketicilerin de atık materyallerin birinci sınıf kalitede ürünlere dönüştürülebileceğini anlamaya başlaması için çalışmalarını sürdürüyor. Kurucu François van den Abeele, Sea2See’nin gözlüklerini her kullanan kişinin çevresel doğal döngüye okyanusların ve denizlerin temizlenmesine katkıda bulunarak önemli ölçüde destek olduklarını vurguluyor. Marka yakın geçmişte kurulmuş olmasına rağmen şimdiye kadar toplam 454 ton plastik atığı Afrika ve Avrupa’yı kuşatan okyanus ve denizlerden toplamış ve büyük önem verdikleri AR-GE çalışmaları konusunda gerek yaptıkları araştırmalar gerekse de yatırımlarla motivasyonlarını hiç kaybetmeden bu plastik atıkları titizlikle yeniden işleyerek yüksek kalitede ve zarif koleksiyonlara dönüştürüyor.

Sea2See’nin 2016’da ilk kez beğenilere sunduğu çağdaş tasarımlara sahip, sportif ve zamansız güneş gözlüğü koleksiyonu 18 modelden oluşuyordu. Marka geçen süre zarfında bu koleksiyonunu erkekler, kadınlar ve gençlere yönelik olmak üzere 250’den fazla optik ve güneş gözlüğü modeli ekleyerek genişletti. Sürdürülebilir ve çevre dostu felsefeye kendini adamış olan marka tüm gözlüklerinin kutu ve ambalajlarında şeker kamışı özünden yararlanmakta ve bu ambalajların üzerindeki baskıları da bitki bazlı mürekkeplerle yapmaktadır. Marka 2020 yılının Şubat ayında İspanya’nın Başkenti Barselona’da en büyük mağazasının açılışını gerçekleştirmiştir. Sea2See Eyewear ürünleri, dünyanın dört bir yanındaki önde gelen bağımsız optik perakendecilerde ve markanın temel felsefesine ve misyonuna kendini adamış zincir mağazalarda stoklanmaktadır. Sea2See Eyewear, Positano 02 isimli gözlüğü ile de İngiltere’de gerçekleştirilen 2020 Optician Awards’da ‘Yılın Çerçevesi’ ödülünü evine götürmeye hak kazanmıştır.

SEA2SEE 2021’DE
‘SEVDİĞİMİZİ
KORUYORUZ’ DİYOR

Sea2See Eyewear 2021 yılına yeni optik ve güneş gözlüğü koleksiyonunun reklam kampanyasını beğenilere sunarak devam ediyor. Yeni Sea2See kampanyasının fotoğraf çekimleri İspanya’nın Katalan sahilini süsleyen Akdeniz’in mavi sularında yapıldı. ‘Seastainable’ gözlük öncüsü Sea2See, okyanusları kurtarmak ve denizlerden atıkları çıkarmak için 2016 yılında ilk adımlarını attığı Katalan sahilinde çekimleri yapılan 2021 optik ve güneş gözlüğü modellerini içeren kampanyası ile DNA’sını birebir yansıtıyor. Sürdürülebilir değerlere adanmış ve optik endüstrisinde benzersiz bir yeniliğe imza atmış olan Sea2See, ekolojik ve sosyal bir çabanın parçası olarak toplanan geri dönüştürülmüş deniz atıklarından şık ve birinci sınıf kalitede gözlükler üretmeye devam ediyor. Sea2See’in 2021 koleksiyonu ve koleksiyona ait yeni kampanyası da, markanın olağanüstü bir güzelliğe sahip dünyamızı ve sevdiğimiz doğal hayatı koruma felsefesini güçlendirirken, gözlük severleri de bu felsefeyi gerçeğe dönüştürmede adeta iş birliğine davet ediyor.

Sea2See’nin 2021 sürdürülebilir çerçeveleri, zarafet ve estetik görünüm açısından yenilikçi olan ‘minyon’ kesim tasarımlarıyla dikkatleri üzerlerine çekiyor. Kadın ve erkeklere özel bu yeni ve şık tasarımlar, formları ve stilleriyle kullanıcılara kapsamlı seçenekler sunuyor. Hafiflikleri ve detaylarına gösterilen özenle beğeni toplayan modeller, rahatlık ve konfor vadediyor. Zamansız ve çağdaş renk kombinasyonlarına yer veren Sea2See 2021 gözlük koleksiyonu, doğadan ilham alan renk tonları ve renklere verdiği ‘dalgalanma efekti’ ile stil sahibi kullanıcıların ihtiyaçlarına ideal bir şekilde cevap veriyor.

Sea2See Eyewear’in 2021 optik ve güneş gözlüğü koleksiyonunda da diğer koleksiyonlarında olduğu gibi materyal olarak %100’ü okyanus ve denizlerden toplanan plastik atıklar kullanılmış ve tüm koleksiyon İtalya’da titizlikle üretilmiştir. Koleksiyonda kullanılan plastik atıklar UPSEA™ PLAST adı verilen biyo yakıtlarla yeniden kullanılabilir hammaddeye dönüştürülmüştür. Bu hammadde Cradle to Cradle ™ Gold sertifikalıdır ve gözlüklerdeki kaliteli bitişi; dayanıklılık, hafiflik ve kullanım kolaylığı ile birleştirerek benzersiz bir yeniliği temsil etmektedir.

Mayıs 2021

Roveri Eyewear

SADECE ERKEKLERE ÖZEL LÜKS

Henüz 2019 yılının son aylarında lansmanı yapılan İtalya merkezli ve erkeklere özel gözlükler üreten Roveri Eyewear’ı en iyi; inovasyon, teknik mükemmelliyetçiliğe yönelik tutku ve ödün verilmeyen estetik kavramları ile özetleyebiliriz.

Roveri Eyewear zamansız lüks ve performans için inovatif bir ruhla, yeni ve keşfedilmemiş materyal kombinasyonlarından oluşan koleksiyonlar hazırlayan henüz 2019 Sonbaharında lansmanı yapılmış erkeklere özel yeni bir İtalyan gözlük markası olarak karşımıza çıkıyor. Roveri Eyewear’ın genç Kurucusu Michele Claseri İtalya’nın Bergamo şehrinde doğup büyümüş ve okulunu bitirdikten sonra geçtiğimiz 10 yılını otomotiv sektörüne, imalatçılığa ve materyallerini harmanladığı dayanıklılık odaklı tasarımlara adamış bir girişimcidir. Ferrari’nin Maranello’daki F1 departmanında görev alan Michele Claseri, yüksek kalitedeki saatlere, erkeklere yönelik aksesuarlara ve tabii ki otomobillere olan tutkusundan hiç vazgeçmemiş. Michele Claseri Los Angeles’a taşındıktan sonra Roveri markasını yaratmak için çok güçlü bir istek duymuş ve o zamana kadar öğrendiği herşeyi ve tüm deneyimlerini birleştirerek Roveri Eyewear’ı kurmuş. Michele Claseri, Roveri Eyewear ile tarihi ve değerleri olan, Bergoma gibi yüksek kalitedeki tekstil imalatıyla dünyanın en prestijli moda markalarına ev sahipliği yapan zarafeti ve birinci sınıf oluşuyla ünlü şehrinde, yüksek standartlara sahip ürünler ortaya koyan ve modern çağda dünyanın modern centilmenleri nasıl görmesi gerektiğine dair bir tarzı yansıtabilen bir marka hedeflemiştir.

BERGAMO’NUN TARİHİ MİRASI

İtalyan yapımı kalite ve İtalyan tasarım tutkusu dendiğinde birçok ünlü moda markasının kurulduğu Milano, Roma, Floransa, Torino ve Venedik gibi İtalyan şehirleri aklımıza gelmektedir. Ancak İtalya sınırları içerisinde belki adı çok daha az geçen bir cevher olan Bergamo şehrini barındırmaktadır. Bir Kuzey İtalya şehri olan Bergamo, dünyanın en ünlü tasarımcılarının, stilistlerinin, şeflerinin ve İtalyan girişimcilerinin doğuşuna ev sahipliği yapmıştır. Aşağı ve Yukarı Bergamo olarak ikiye bölünen zamansız şehir, en özel gıda, mimari, tarihi anıtlar ve moda deneyimlerini de kendisiyle birlikte sunmaktadır. Roveri Eyewear de Bergamo’nun bu tarihi mirasıyla iç içe geçmiş bağıyla, evrensel insani değerlerin, duyguların ve geleneklerin modern bir temsilini sergilemeyi amaçlamaktadır.

ROVERI EYEWEAR ÜRÜNLERİ LÜKS KOKUYOR

Bergamo’daki mükemmelliyetçilik odaklı imalat süreci ve materyal seçimi, Roveri Eyewear’ın gözlük çerçeveleri için gerekli olan tüm bileşenleri sağlamaktadır. Roveri Eyewear, gözlük koleksiyonları için seçtiği materyallerde yenilikçi bakış açısını koruyarak hep en üst seviyedeki materyal ve materyal kombinasyonlarını tercih etmektedir. Örneğin, birinci sınıf saat üreticisi markaların tercih ettiği bir materyal olan işlenmiş çok katmanlı karbon fiber halkayı ilk kez Roveri Eyewear uygulayarak inovatif yönünü sektöre kanıtlamıştır. Çok katmanlı karbon fiber halka kullanılarak güneş gözlüğü yapısı oluşturmak zor ve deneyim isteyen bir süreci kapsasa da, Roveri Eyewear yeni kurulan genç bir marka olarak bu süreci başarıyla tamamlamıştır. 2019 yılının son aylarında beğenilere sunulan Roveri Eyewear’ın tasarımcılarından Carmelo Di Termini büyük bir titizlikle farklı materyal kombinasyonlarıyla mühendislik deneyimini birleştirerek benzersiz ve inovatif Roveri güneş gözlüklerini çizip, tasarlamayı sürdürmektedir. Titanyum materyaliyle çalışmanın ise ayrı bir deneyim gerektirdiğini bilen Roveri Eyewear, yüksek kaliteli çerçevelerine yenilerini eklemek için en ünlü titanyum gözlük üreticileriyle de işbirliği yaparak güzelliğin ve kalitenin peşinden gitmeye devam etmiştir. Roveri Eyewear koleksiyonlarında kullanılan asetat da tamamen İtalya’da üretilmektedir. Roveri’nin kullandığı tabakalar halinde üretilen asetat, daha sonra en parlak, bitki bazlı selüloz asetatı elde etmek için makinede işlenmektedir. Tüm bu materyallere ek olarak Roveri’nin merkezinin bulunduğu Bergamo şehrinin dericilik ve deri işlemeleriyle ünlü olduğunu belirtmemiz gerekir. Roveri Eyewear’a ait her gözlüğün kılıfı ve çantası; birinci sınıf Bergamo inek derisi kullanılarak işlenip, dikilmektedir. Roveri koleksiyonlarının şimdiden adeta lüks koktuğunu belirtebiliriz.

ROVERI EYEWEAR EN YENİSİ CLM-7’Yİ SUNUYOR

Michele Claseri’nin Kurucusu olduğu sadece erkeklere özel gözlükler üreten İtalya merkezli gözlük markası Roveri Eyewear, modern bir spor lüks stili, zamansız çekicilik ve tavizsiz performansla harmanladığı benzersiz panto tasarımı CLM-7 güneş gözlüğünü beğenilere sunuyor. Siyah ve kahverengi olmak üzere iki renk seçeneğiyle sunulan güneş gözlüğünün, sportif ve dinamik yaşam tarzını benimseyen erkekler için ideal bir alternatif olduğunu söyleyebiliriz.

Yüksek standartlardaki kalite, inovasyon ve ince detaylara gösterilen özen ile özetleyebileceğimiz Roveri’nin yeni tasarımı CLM-7, en çok istenilen spor otomobillerin hassasiyetine ve zarifliğine benzer şekilde, karbon fiber alanındaki uzmanlarla İtalya’da geliştirildi. Günlük kullanıma uygunluğu ve zamansız şıklığı ile ilgi çeken CLM-7 güneş gözlüğü, zengin kişiliklere ve farklı stillere sahip kişilere hitap etmektedir. CLM-7 güneş gözlüğü erkeklere özel zarif detaylarıyla mermere benzeyen desenli bir yüzeye sahip oluşuyla dikkat çekiyor. Lüks karbon fiber materyalin, kaliteli bir tamamlayıcısı olan beta titanyum saplara ve asetat uçlara sahip olan CLM-7, UV ışınlarına karşı %100 koruma sağlayan premium kalitedeki Zeiss polarize güneş camlarıyla donatılmıştır. Tasarım, moda ve hızlı arabalar uzmanı bir Kurucuya sahip Roveri Eyewear’ın CLM-7 için hazırladığı kampanya fotoğrafları da, markanın lükse, spora, ve performansa bağlılığını gözler önüne seriyor.

Nisan 2021