Sigaranın Gözler Üzerindeki Yıkıcı Etkileri

Söz konusu sigara olduğunda sağlığımız üzerindeki yıkıcı etkileri uzun bir liste oluşturuyor. Sigara, sarı nokta hastalığından bebeklerde şaşılığa kadar birçok göz hastalığına sebebiyet veriyor. Göz Hastalıkları Uzmanı Op. Dr. Şeyda Atabay; sigaranın gözlere verdiği zarara dikkat çekti, önemli uyarılarda bulundu.

Sigara kullanımı, geri dönüşü olmayan birçok göz hastalığına yakalama riskini önemli ölçüde artırır ve sağlık için kalıcı görme kaybına veya körlüğe neden olabilecek kadar kötü bir alışkanlıktır. Sigara dumanında, aromatik polisiklik hidrokarbonlar, katran, zifir, karbon monoksit, formaldehit ve ağır metaller da dahil olmak üzere 5.000 kadar aktif toksik bileşik bulunur. Sigara içmek doğrudan görme kaybının, kataraktın ve maküler dejenerasyonun önde gelen iki sebebiyle doğrudan bağlantılıdır.

Sigara gözlere zarar verir mi?

Sigara içmenin genel sağlık için ne kadar zararlı olduğu bilinen bir gerçek. Dünyada ölümle sonuçlanan hastalıkların meydana gelmesinde sigaranın payı oldukça büyük. Kanser, kalp, damar gibi sağlık sorunlarının birinci faili olan sigara insanın dünyaya açılan penceresi gözler için de büyük tehlike yaratıyor. Özellikle de sol göz merceği ve retina hücrelerini etkileyen sigara, ilerleyen yıllarda görme kayıplarına kadar yol açıyor. Ayrıca katarak ve sarı nokta hastalığına yakalanma riskini de büyük ölçüde arttırıyor. Eğer 50 yaş ve üzerinde hala sigara içen biriyseniz sigaraya bağlı körlük yaşama ihtimaliniz yükseliyor.

Sigara gözleri nasıl etkiliyor?

Sigara içmek veya sigara dumanına maruz kalmak, vücuda toksinlerin alınması demektir. Bu toksinler kan akışının doğal dengesini bozarak kılcal damarlarda tıkanmalara yol açıyor. Kılcal damarlarda yaşanan bu tıkanma, göz sağlığı için gerekli maddelerin kılcal damarlar yoluyla göze ulaşmasına engel oluyor. Bunun yerine zararlı maddeler göze ulaşarak göz sağlığında kalıcı hasarlar bırakıyor.

Sigara ve katarakt arasındaki bağlantı nedir?

Yapılan araştırmalar, sigara içenler ile içmeyenler karşılaştırıldığında katarakt geliştirme riski sigara içenlerde iki katına kadar çıktığını kanıtladı. Bu risk günde birden fazla paket sigara içenler için üç katına kadar çıkabilir. Yine yapılan araştırmalarda, katarakt ile içilen sigara miktarı arasında özel bir ilişki olduğu da kanıtlandı. Ne kadar çok sigara içiliyorsa, katarakt geliştirme şansı o kadar fazla olacaktır. Gözlerin doğal olarak şeffaf lensi zamanla bulanıklaştığında katarakt meydana gelir. Bu yaşa bağlı durum, bulanık görmeye, soluk renklere ve parlaklığa duyarlılığın artmasına neden olur. Uzmanlar sigaranın, mercek hücreleri oksidasyon yoluyla değiştirerek katarakta katkıda bulunduğuna inanmaktadır. Ayrıca sigara içmenin lenste kadmiyum gibi ağır metallerin birikmesine yol açtığına dair kanıtlar da vardır. 

Sigara, sarı nokta hastalığına davetiye çıkarıyor

Yaşa bağlı ortaya çıkan göz hastalıklarının başında sarı nokta hastalığı geliyor. Sarı nokta, gözün arka kısmında retinanın merkezinde bulunan ve renkli görmeyi sağlayan yapıdır. Zarar gördüğünde ise görme kayıplarına yol açar. Hastalığın en büyük belirtisi ise görmede bulanıklıktır. Bunun yanı sıra;

  • Görme kalitesinde bozulma,
  • Okuma zorluğu,
  • Cisimleri seçememe,
  • Yüzleri tanımakta zorlanma,
  • Işığa hassasiyet,
  • Işık çakmaları,
  • Gece görüşünde azalma,
  • Bakarken görülen kahverengi leke de sarı nokta hastalığının yol açtığı semptomlardandır.

Sigara kullanmak, aynı zamanda bir kişinin makula dejenerasyonu gelişme riskini de ciddi düzeyde arttırır. Yapılan araştırmalar, sigara içenlerin hiç sigara içmemiş olanlardan 2 ile 4 kat daha fazla bu göz sorununu geliştirme riski olduğunu kanıtladı. Kataraktta olduğu gibi, ne kadar çok sigara içilirse, maküler dejenerasyon geliştirme riski buna paralel olarak artacaktır. Tüm bunlarla beraber sigara içmeyen ancak sıklıkla çevresel sigara dumanına maruz kalan insanlarda da bu göz hastalığının riskinde artış olacaktır. Maküler dejenerasyon, ince ayrıntıları algılamaya izin veren retinanın merkezi kısmı olan makulanın bozulmasını içerir. Makula yıprandığında, insanlar merkezi görüşlerinde bulanıklık, çarpıtma veya sarı, kör noktalar görür. Sigara, retinaya kan akışını engelleyerek maküler dejenerasyonu destekleyebilir. Sigara tüm bunlarla beraber oksidasyonun makulada ki hücreler üzerindeki zararlı etkilerini de ciddi düzeyde arttırabilir. Pasif içici olarak dumanına maruz kalmak sarı nokta hastalığına davetiye çıkarıyor. Hal böyle olunca görme kaybına en çok neden olan sarı nokta hastalığının görülme sıklığı da giderek artıyor. Üstelik sigara sarı nokta hastalığının tedavisinde kullanılan lazerin de etkinliğini azaltıyor.

 Katarakt riskini arttırıyor

Sigara içmenin gözlere verdiği zararlar saymakla bitmiyor. Bir diğer göz hastalığı olan katarakt da sigaraya maruz kalmakla ortaya çıkıyor. Üstelik katarakta yakalanmak için pasif içici olmak bile yetiyor. Çünkü sigara antioksidan faktörlerin seviyesini azaltarak katarakta yol açıyor. Yapılan klinik araştırmalar gösteriyor ki, sigara lensin saydamlığını sağlayan süperoksit, dismutaz ve glutatyonperoksidaz gibi antioksidanları etkiliyor. Kişi ne kadar çok sigara dumanına maruz kalırsa katarakta yakalanma riski de o kadar artıyor.

Bebeklerde şaşılık ve körlüğe yol açabilir

Sigara içmek, gözlerde kuruluğa, göz kaslarının bozulmasına, göz tansiyonun yükselmesine ve göz küresinin öne çıkmasına neden olabilir. Tüm bunların yanı sıra hamilelik sırasında içilen sigara, sadece kişiye değil bebeğe de zarar veriyor. Gebelikte sigara içen annelerin bebeklerinde şaşılık görülme riski artıyor. Hatta erken doğuma neden olan sigara, bebeklerde körlüğe dahi sebep olabiliyor. Göz sağlığını korumak içinse sigarayı bırakmak ve pasif olarak da olsa dumanına maruz kalmamak gerekiyor. En önemlisi de gözlerde normalin dışında bir şeyler olduğu hissedilirse mutlaka uzman bir doktora başvurmak gerekiyor.

Sigaraya ilişkin diğer göz sağlığı sorunları nelerdir?

Ayrıca sigara kullanımı aşağıdaki göz problemlerine yol açabilir;

  • Diyabetik retinopati: Bu sorun, diyabetin sık görülen bir komplikasyonudur. Gözdeki retinanın küçük kan damarlarını etkiler. Retinadaki kan damarları parçalanabilir, sızabilir veya tıkanabilir. Bu durum da zamanla görüşü etkileyebilir. Diyabetik retinopatisi olan bazı kişilerde, retina yüzeyinde yeni kan damarları büyüdüğünde göze ciddi hasarlar gelebilir.
  • Kuru göz sendromu: Bu bozukluk, gözler yeterince gözyaşı üretmediğinde ortaya çıkar. Sigara içmek göz kuruluğuna ve tahrişe neden olduğu için bu patolojinin belirtilerini de kötüleştirebilir.
  • Optik sinir hasarı: Sigara kullanmak gözü, beyin ile birbirine bağlayan ve körlüğe yol açabilen bu sinirde ciddi sorunlara neden olabilir.
  • Göz tembelliği: Ambliyopi olarak da bilinen bu sorun, görme yollarında ve gözde herhangi bir hastalık olmadan görmenin ciddi düzeyde engellenmesi ve seyrek olarak iki gözde ortaya çıkan bir görme sorunudur. Sigara kullanımı büyük oranda göz tembelliğine sebebiyet verebilir.
  • Konjonktivit: Gözdeki beyaz kısım (sklera) ile göz kapaklarının iç kısmını kaplayan ve ince bir zar şeklinde olan tabakanın (konjonktiva) enflamasyonuna (iltihabına) konjonktivit denir. Sigara kullanımı doğrudan konjonktivit ile ilişkilidir.

Sigaradan kaynaklanan görme kaybını önlemek için neler yapılmalıdır?

Sigara ile ilişkili görme kaybından kaçınmak isteyen kişiler için hala umut vardır.  Sigarayı bırakmak, göz hastalıklarından kaçınma şansını arttırır. Örneğin, sigarayı bırakan kişilerin 1 yıl sonra makula dejenerasyonu gelişme riski %6-7 oranında azalmaktadır. 5 yıl sonra ise bu risk %5 oranına kadar düşer. Aynı durum katarakt veya diğer göz sorunları için de geçerlidir. Çok yavaş olmasına rağmen sigaranın gözlere verdiği hasarlar zamanla iyileşecektir. Tüm bunlarla beraber aşağıdaki durumlara da dikkat etmek gerekir;

  • Güneşin zararlı UV ışınlarına karşı koruyucu gözlük kullanılmalıdır.
  • Kitap okuma ve televizyon veya bilgisayar gibi gözleri zorlayan bir aktiviteden sonra gözler dinlendirilmelidir.
  • İyi bir görme keskinliğini korumaya yardımcı olan sağlıklı beslenme alışkanlıkları titiz bir şekilde takip edilmelidir.
  • Göz hijyenine her zaman dikkat edilmelidir.
  • Göz bozukluklarının olası semptomlarını tespit etmek için kan basıncı, kolesterol ve glikoz seviyeleri kontrol edilmelidir.

Sigara kullanımının verdiği hasarları saptamak ve uzmanlarımızla tedavi planı oluşturmak için hastanemize bekleriz.

Ocak 2023

Anizokori ve Göz Bebeği Hastalıkları

Aynada gözlerinize dikkatlice bakın. Bir göz bebeğiniz diğerinden belirgin şekilde daha büyük veya daha küçük mü görünüyor? Eğer öyleyse, anizokoriniz olabilir.

Anizokori eşit olmayan göz bebekleriniz olduğu anlamına gelir. Bir göz bebeği normalden daha büyük (irileşmiş) veya bir göz bebeği normalden daha küçük (daralmış) olabilir, bu da farklı boyuta sahip göz bebekleri ile sonuçlanır. Göz bebeği, gözde bulunan irisin ortasında yer alan boşluktur. Göz bebeği, ışığın retina üstüne gelmesini sağlar. Siyah olmasının nedeni ise göz bebeğindeki ışık ışınları, gözdeki dokular aracılığıyla soğurulur ya da ışın saçılmasının göz bebeği içinden geri çıkmamasıdır.

Anizokori ve Büyüklükleri Eşit Olmayan Göz Bebeklerinin Tedavisi Nasıldır?

Anizokori, iki göz bebeğinden bir tanesinin diğerinden daha büyük ya da daha küçük olmasıyla ortaya çıkan bir durumdur. Pupil, gözün ortasındaki yere verilen addır. Gözün içerisine gelen ışıkların ölçüsünü ayarlamak için büyür ya da küçülür. Normalde göz bebeklerinin büyüklükleri eşittir. Eşitsizlik olması durumuna ise anisocoria (anizokori) denir. Anizokori çeşitleri ise şu şekildedir:

  1. Fizyolojik Anizokori:Bu anizokori çeşitlerinden en yaygın olarak görülenidir. Kendiliğinden yani doğal olarak göz bebeklerinin birbirinden farklı boyutlarda olmasıdır. Bunun hakkında; toplumun -%30 kadar oranında görüldüğü, bazı kişilerde geçici olabilirken bazılarında kalıcı olduğu, göz bebeklerinin arasındaki fark yaklaşık 11 mm olarak bilindiği fizyolojik a. özellikleri olarak sıralanabilir.
  2. Mekanik Anizokori:Bu çeşidin meydana gelmesi için önceden mutlaka göze bir zarar gelmiş olması gerekir. Göz aldığı hasarlar sonucunda bu çeşidi ortaya çıkarabilir. Mekanik anizokoriye yol açan nedenler; gözde olan travmalar ve göz enfeksiyonları olarak bilinir. Bu durum çoğunlukla kalıcıdır. Altındaki sebepler göz yapısını zarara uğratır ve iyileştikten sonra bile hasar kalabilir.
  3. Patolojik Anizokori:Bu hastalığın meydana gelmesi için tıbbi bir sebep olması gerekebilir. Bazı tıbbi sebepler; göz sinirlerini etkilemiş olan hastalık, irise etki eden bir hastalık, göz enfeksiyonları olarak sıralanabilir. Patolojik anizokoriye neden olan nedenin tedavi altına alınması ile göz bebeğinin büyüklüğü farkı genellikle düzeltilebilir.

Anizokori Nedenleri Nelerdir?

Anizokori hastalığına neden olan pek çok neden bulunmaktadır. Bu nedenler şu şekilde sıralanabilir:

  1. Okümülatör Sinir Felci:Bu sinir üçüncü kraniyal sinirdir. Bu sinir felcine sebep olan nedenler ise beyin kanaması, migren, beyin anevrizması, kafa travması olarak bilinir. Bu felcin belirtileri çift görme, pitozis, göz etrafındaki kasların anormal olması, odaklanma problemi olarak sıralanabilir.
  2. Horner Sendromu:Bu sendrom, sempatik sinir sisteminin hasarı sonucu ortaya çıkar. Miyozis (bir göz bebeğinin daralarak anizokoriye neden olması), anhidroz (etkilenen göz çevresinde terleme kaybı) ve pitozis (göz kapağı sarkması) ile karakterize olmuş bir sendromdur. Bir diğer belirtisi ise göz bebekleri arasında olan boyut farkıdır. Horner sendromuna tipik olarak inme, tümör veya omurilik yaralanması gibi altta yatan bir tıbbi sorun neden olur. Ancak bazı durumlarda hiçbir neden bulunamaz. Horner sendromu için spesifik bir tedavi yoktur, ancak tanımlanmış bir tıbbi problemle ilişkiliyse, bu durumun tedavisi, anizokoriyi de içeren Horner semptomlarını çözümleyebilir.
  3. Tonik Pupil:Göz bebeklerinin ışıklı olduğu ortamda olması gerekenden daha büyük olması ve kasılma eyleminin fazla zaman aldığı bir durum olarak bilinir. Bu hastalığın çoğu 20-40 yaş arası kadınlarda meydana gelir. Göz bebeklerinin biri büyük biri küçük olmasına neden olduğu bilinir. Bu da anizokori nedenlerinden biridir.
  4. İlaçlar:İlaçların bazıları ortaya çıkardıkları etkiler nedeniyle göz bebekleri arasında fark ortaya çıkarabilir. Antikolinerjik, pilokarpin, sempatomimetik göz bebeğinin hasara uğramasına neden olan ilaçlardan bazılarıdır. Uzun süre ve çok kullanıldığı zaman bu tür rahatsızlıkları ortaya çıkarabilir.
  5. Diğer Nedenler:Epilepsi, kafa sarsıntısı, beyinde oluşan tümörler, glokom, göz içindeki tümörler, beyin kanaması, göz travması ve enfeksiyonları (üveit, irit…) olarak sıralanabilir.

Göz Bebeği Hastalıkları ve Belirtileri Nelerdir?

Bir göz bebeği hastalığı olan anizokori, göz bebeği arasındaki boyut farkıdır. Bu hastalığın nedenlerinin yanında ortaya çıkardığı bazı belirtiler de olabilir. Bu ortaya çıkarmış olduğu belirtiler aşağıdaki gibi sıralanabilir:

  1. Her şeyi çift görme
  2. Ateş yükselmesi
  3. Mide bulantısı
  4. Sürekli kusma
  5. Göz kapaklarında düşüklük
  6. Baş ağrısı
  7. Görme kaybı
  8. Baş dönmesi hissetme
  9. Bulanık görme olarak sıralanabilir.

Ocak 2023

Göz Ağrısı, Sebepleri ve Tedavisi

Birçok göz sorununa bağlı olarak ortaya çıkabilen bir şikayet olan göz ağrısı, bazı durumlarda ciddi göz sorunlarının habercisi olabiliyor. Göz ağrısı nedir? Göz ağrısı belirtileri nelerdir? Göz ağrısı nasıl geçer?

Göz ağrısı, çoğu insanda ara sıra gözlenen fakat nadiren ciddi bir tıbbi durumdan kaynaklanan ağrı çeşididir. Göz ağrısı, ağrıyı gözün neresinde hissettiğinize bağlı olarak ikiye ayrılır. Gözün yüzeyinde görülen ağrılara oküler, içinde ya da daha derinlerde hissedilen ağrılara orbital ağrı denir. Göz ağrıları çoğunlukla ilaç veya tedaviye gerek kalmadan kendiliğinden geçer. Göz ağrısı tedavi edilmezse ne olur? Göz ağrısına ne iyi gelir? Göz ağrısı sebepleri nelerdir? Tüm bu soruların cevabını Prof. Dr. Abdullah Özkaya bizler için cevaplıyor.

GÖZ AĞRISI SEBEPLERİ NELERDİR?
Göze Yabancı Cisim Kaçması: Göze toz veya iş kazalarına bağlı yabancı cisim kaçması; gözde şiddetli bir ağrıya, yaşarmaya ve bulanık görmeye yol açar. Bu durumda öncelikle göz, serum fizyolojik veya suni gözyaşı damlasıyla yıkanmalıdır. Göz doktoru göze uyuşturucu damla damlattıktan sonra, bu yabancı cismi kolayca gözden temizler. Daha sonra antibiyotikli göz damlası ve göz jeli kullanımı gereklidir.

Göz (Kornea) Çizilmesi: Günlük hayatta kaza ile göz çizilmesi sıkça rastlanan bir durumdur. Bu çizik genellikle tırnak, rimel fırçası, kağıt kenarı ile gerçekleşmektedir. Bu durumda da gözde şiddetli bir ağrı, yaşarma ve bulanık görme izlenir. Eğer bu çizik uygun bir şekilde tedavi edilmezse, mikrop kapabilir.

Göz Bozukluğu: Göz çevresinde ağrı ve baş ağrısının en yaygın nedenlerinden biri, göz bozukluğudur. Uzağı göremeyen miyopların, net görmek için gözlerini kısması göz çevresinde bir ağrıya yol açabilir. Yakını net göremeyen hipermetroplar ve presbiyoplar ise, okuduklarına odaklanabilmek için sürekli göz içindeki lenslerini kasmak zorunda kalırlar. Lensteki bu zorlanmalar, hipermetrop ve presbiyoplarda göz çevresinde ve şakaklarda baskı şeklinde, derin bir ağrıya yol açar. O nedenle baş ağrısı şikayeti olan herkesin göz muayenesi olması ve gerekli bulunursa gözlük veya kontakt lens kullanması şarttır.

Göz Kuruluğu: Göz ağrısının çok yaygın nedenlerinden biri de göz kuruluğudur. Göz kuruluğundaki ağrı daha çok “Batma şeklinde” bir ağrıdır. Göz kuruluğunun tedavisi; suni gözyaşı damlaları/jelleri, gözyaşı salgılatan damlalar ve gözyaşı kanal ağzına tıkaç ile gerçekleştirilir.

Arpacık/Şalazyon: Arpacık ya da şalazyon (yağ kisti), göz kapaklarında ağrı, kızarıklık ve şişliğe yol açar. Arpacık ve şalazyon tedavisi için göz kapaklarına sıcak pansuman uygulanmalıdır. Ayrıca göz doktorunuz antibiyotikli/kortizonlu damla kullanmanızı da önerebilir.

Göz İltihabı (Üveit): Üveit, göz ağrısı ve kızarıklığının önemli bir nedenidir. Üveite vücutta pek çok başka hastalık yol açabilmektedir. O nedenle üveit tanısı konanların Romatoloji Uzmanına başvurmaları ve üveitin nedeninin araştırılması gereklidir.

GÖZ AĞRISINA NE İYİ GELİR?
Göz ağrısı, sıklıkla görülmekle birlikte nadiren ciddi bir durumun habercisidir. Tıp dilinde oftalmalji olarak adlandırılan göz ağrısı, genellikle tedaviye gerek duyulmadan düzelir. Ağrının nerede hissedildiğine bağlı olarak göz ağrısı iki temel gruba ayrılır. Göz yüzeyinde hissedilen ağrı oküler; gözün içerisinde hissedilen ise orbital ağrı olarak adlandırılır. Göz yüzeyinde hissedilen ağrı, genellikle kaşındırıcı ve yanıcı karakterdedir. Bu tip ağrının sebebi; göze yabancı cisim batması, enfeksiyon ya da travma olabilir. Göz yüzeyinde hissedilen oküler göz ağrısı tedavisinde göz damlası ve dinlenme genellikle yeterli olur. Göz içerisinde hissedilen orbital ağrı; sızlama, zonklama ve batma şeklinde olabilir. Bu tip göz ağrısı genelde daha yoğun bir tedaviye ihtiyaç duyar.

GÖZ AĞRISI NASIL GEÇER?
Evde bakım: Göz ağrısına neden olan birçok durumu tedavi etmenin en iyi yolu, gözlerinizin dinlenmesini sağlamaktır. Bir bilgisayar ekranına veya televizyona bakmak göz yorgunluğuna neden olabilir. Bu nedenle doktorunuz bir gün veya daha uzun süre kapalı gözlerle dinlenmenizi isteyebilir.

Gözlük: Sık sık kontakt lens takıyorsanız, ara sıra gözlük kullanıp kornealarınızın dinlenmesini sağlamalısınız.

Sıcak kompres: Doktorlar blefarit veya arpacık olan insanlara, gözlerine ılık ve nemli havlular koyma tavsiyesi verebilir. Bu uygulama tıkanmış yağ bezlerini temizlemeye yardımcı olacaktır.

Göz banyosu yapmak: Yabancı bir cisim veya kimyasal bir madde gözünüze temas ederse, tahriş eden maddeyi gözünüzden uzaklaştırmak için suyla veya serum fizyolojik çözeltisiyle yıkamalısınız.

Antibiyotikler: Antibakteriyel damlalar ve oral antibiyotikler, konjonktivit ve kornea sıyrıkları dahil olmak üzere, ağrıya neden olan göz enfeksiyonlarını tedavi etmek için kullanılabilir.

Antihistaminikler: Göz damlaları ve oral ilaçlar, gözlerdeki alerjilerle ilişkili ağrıyı hafifletmeye yardımcı olabilir.

Göz damlaları: Glokomu olan insanlar gözlerindeki basınç oluşumunu azaltmak için ilaçlı damlalar kullanabilir.

Kortikosteroidler: Optik nörit ve iritis gibi daha ciddi enfeksiyonlar için doktorunuz size kortikosteroid reçeteleyebilir.

Ağrı kesici ilaçlar: Ağrı şiddetliyse ve günlük yaşamınıza engelliyorsa, doktorunuz altta yatan durum tedavi edilinceye kadar ağrıyı hafifletmek için bir ağrı kesici ilaç tavsiye edebilir.

Cerrahi müdahale: Yabancı bir cisim veya yanık nedeniyle oluşan hasarı onarmak için nadiren ameliyat gerekir.

Göz ağrılarının çoğu, hiç tedavi almadan veya hafif bir tedavi ile kaybolur. Göz ağrısı ya da ağrıya neden olan tıbbi durumlar nadiren göze kalıcı hasar verir. Bununla beraber, glokom gibi göz ağrısına neden olan bazı durumlar tedavi edilmediğinde daha ciddi sorunlara neden olabilir.

GÖZ AĞRISINI NASIL ÖNLEYEBİLİRSİN?

  • Göze gelebilecek bir nesne ile spor ya da egzersiz yaparken, çimleri biçerken veya el aletleriyle çalışırken gözlük gibi bir koruyucu kullanarak, çizik ve yanık gibi birçok göz hasarını engelleyebilirsiniz.
  • Sert kimyasallar, deterjanlar veya temizleme maddeleri gibi güçlü ajanlar kullanırken gözlerinizi korumalısınız. Bu ajanlar yanlışlıkla göz ile temas ederse gözünüzü vakit geçirmeden bol su ile yıkamalısınız.
  • Çocuğunuza gözlerini yaralayabilecek bir oyuncak vermekten kaçınmalısınız. Çocuğunuz büyük olsa da yaylı, ateşli veya sivri oyuncaklar gözlerine zarar verebilir.
  • Lens kullanıyorsanız, günlük rutin temizleme ve bakımını dikkatlice yapmalısınız. Gözlerinizi dinlendirmek için zaman zaman gözlük kullanabilirsiniz. Tavsiye edilenden daha uzun süre kontak lens takmamalısınız.
  • Göz sağlığınız için günde sekiz saat kaliteli uyku uyumaya özen göstermelisiniz.
  • 20 dakikada bir en az 20 saniye boyunca gözlerinizi ekrandan uzaklaştırmalısınız.

Aralık 2022

Strese Bağlı Göz Hastalıkları

Aşırı stres, göz sağlığımızı olumsuz etkileyebilir… Strese bağlı en yaygın görülen göz rahatsızlıkları göz kapağı seğirmesi ve santral seröz koryoretinopatidir.

Göz kapağı seğirmesi
Göz kapağı seğirmesi, genellikle stresten kaynaklanır. Ayrıca yorgunluk, uykusuzluk, fazla çay/kahve/kola tüketimi seğirmeye yol açabilir. Seğirme haftalar, hatta aylar sürebilir. Seğirme genellikle alt göz kapağında gelişir, ancak hem üst hem de alt göz kapağında olabilir. Neyse ki, stresin neden olduğu seğirmeler zararsızdır ve görme sorunlarına neden olmaz. Seğirmenin özel bir tedavisi yoktur. Dinlenmek, stresten uzaklaşmak, çay/kahve/kola tüketimini azaltmak seğirmenin geçmesini sağlar.

Santral Seröz Koryoretinopati
Stresten kaynaklanan daha ciddi bir göz rahatsızlığı ise, santral seröz koryoretinopatidir. Bu hastalık, gözün retina ile koroid denen tabakalarında sıvı birikmesine neden olur ve görme bulanıklığına yol açar. Santral seröz koryoretinopatinin nedeni kesin olarak bilinmemekle birlikte, stres önemli bir risk faktörüdür. Bu durumu geliştirme olasılığı en yüksek kişiler; stresli yaşantısı olan, zamana karşı yarışan, 20 ila 50 yaşları arasındaki erkeklerdir. Çoğu vaka, görme kaybı kalıcı olmadan 6 ay içinde kendi kendine düzelir. Ciddi durumlarda, sızdıran kan damarlarını kapatmak için lazer tedavisi yapılabilir.

Aralık 2022

Sarkık Göz Kapağı Yorgunluk Sebebi

Yüzün en dikkat çekici yeri olan göz çevresindeki sorunlar kişiyi yaşlı yorgun gösteriyor. Bu durum sadece estetik görünüm açısından değil aynı zamanda göz sağlığı açısından da önemsenmelidir. Gerek genetik yapı, gerekse çevresel faktörler nedeni ile yıllar içerisinde göz çevresinde bazı istenmeyen değişiklikler gelişebilir. Bu değişiklikler kişiyi kozmetik olarak rahatsız edebilir ve yorgun-yaşlı görünmesine neden olabilir. Genellikle yaşın ilerlemesi ile göz çevresinde oluşan ve kişiyi en çok rahatsız eden değişiklikler arasında göz torbalanmaları, kapak düşüklükleri ve cilt sarkmaları sayılabilir.

Bazen göz kapağı derisinde torbalanma olmadan sadece sarkma ya da gevşeme de oluşabilir. Bu gibi durumlarda genellikle yüzeysel uygulamalar yeterli olmamakta ve cerrahi tedavi (bllefaroplasti – göz kapağı estetiği) gerekli olmaktadır.Bu girişimlerde, alt ve üst göz kapaklarından fazla cilt ve yağ dokusunun çıkarılması hedeflenir. Ancak çıkarılan doku  miktarlarının çok iyi planlanması, bazen de sadece yerlerinin değiştirilip bırakılması gerekli olabilir. Unutulmamalıdır ki göz kapakları göz sağlığı açısından fonksiyonel olarak diğer göz dokuları kadar ve hatta bazı anlamlarda daha da önemlidir. Bu nedenle göz kapaklarının şekil ve fonksiyonlarının her hasta için detaylı incelenmesi oldukça önemlidir.

Bu fonksiyonlar arasında düzenli göz kırpma refleksi, göz yüzeyinin düzenli ıslatılması, göz yaşı dağılımının sağlanması, korneanın korunması, göz yaşının gözden toplanması, uykuda göz korunması ve tüm bu koruma mekanizmaları ile enfeksiyonların önlenmesi gibi detaylar sayılabilir. Göz estetiği esnasında kapakların fonksiyonlarının iyi korunmasının yanında, hali hazırda bulunan ve göz kapak fonksiyonlarını etkileyen diğer problemler de iyi irdelenmelidir. Kapak gevşekliği veya kapak düşüklüğü gibi problemlerin olduğu olgularda bu gibi problemlerin de aynı seansta giderilmesi gereklidir.

Aksi takdirde, ameliyattan sonra kapaklarda çekinti, pozisyon bozukluğu veya göz sulanması gibi problemler gelişebilir. Aynı şekilde, sadece sağlık amaçlı kapak problemlerinin giderilmesi için uygulanan ameliyatlarda da kapak estetiği için ilave müdahaleler eklenebilir ve bu tür müdahaleler esnasında daha iyi bir kozmetik görüntü de amaçlanabilir. Göz kapağı ameliyatları esnasında hasta hem göz sağlığı hem de kozmetik açıdan aynı anda ele alınmalıdır.

Aralık 2022

Göz Çapaklanmasına Anne Sütü Mucizesi!

Anne sütü bağışıklık sistemi hücreleri, enzimler ve hormonlar sayesinde bebeği hastalıklara ve enfeksiyonlara karşı korur. Bebeğinizin dünyaya geldikten sonra tanışacağı ilk ve en kıymetli besin anne sütüdür. Anne sütü bebeğinizin ideal büyüme ve gelişimi için ihtiyaç duyduğu enerji, protein, sıvı, vitamin ve minerallerin tümünü sağlayan ve sindirimi en ideal besindir. Bebekler o kadar hassastır ki, birçok sağlık problemiyle karşı karşıya kalmaları kaçınılmazdır. Doğdukları andan itibaren, birçok hastalıkla mücadele etmek zorunda kalan bebeklerin en sık karşılaştığı sorunlardan biri de göz çapaklanmasıdır. Avrasya Hastanesi’nden Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Dr. Mehmet Ali Talay, bebeklerde rastlanılan çapaklanma problemini ve tedavi yöntemlerini anlattı.

Bebeklerin göz çapaklanması
Bebeklerde sıklıkla görülen bir problem olan göz çapaklanması, gözyaşı kanallarındaki tıkanmadan meydana gelir.  Gözyaşının görevi, gözlerin göz çukurunda rahatlıkla hareket etmesini sağlamaktır. Gözyaşları bu görevini tamamladıktan sonra gözyaşı kanalları yardımıyla burnun içerisine akar. Bu süreçte bir tıkanıklık meydana geldirse çapaklanma ortaya çıkar. Bebeklerin göz kanalı çok küçük olduğu için sıklıkla tıkanması normal bir durumdur.

Bu belirtiler çapaklanmaya işaret ediyor

  • Gözde sarı ya da yeşil renkte akıntı,
  • Uyku sırasında kirpiklerin birbirine yapışması,
  • Şişmiş göz kapakları,
  • Göz aklarında kızarıklık
  • Göz kapaklarında ve kirpiklerde kurumuş iltihap,
  • Gözde sulanma

Bebeklerin gözü neden çapaklanır?
Daha önce de belirttiğimiz gibi göz çapaklanmasının ana nedeni tıkanıklıktır. Ancak birçok başka sebep çapaklanma ile sonuçlanabilir. Bunlar;

  • Kirpik dibi iltihabı: Bu sağlık problemi bebeklerde sık rastlanmayan bir durumdur. Gözde ve göz çevresinde kuruluğun oluşması, kirpik dibinde kurumaya ve iltihaba yol açabilir. Kirpik dibi iltihabının geçmesi için doktorun verdiği merhem ve kremler kullanılabilir.
  • Göz nezlesi: Bebeklerde sık görülen bir problem olan göz nezlesi, gözlerde şişkinlik, kızarıklık ve çapaklanmaya yol açabilir. Göz nezlesinin tedavisinde antibiyotiklerden yararlanılır. Ancak özellikle de yeni doğan bebeklerde antibiyotik kullanımı tamamen doktor kontörlünde olmalıdır. Bunun dışında ılık ve ıslak bir bezle gözleri temizleyip ardından soğuk kompres uygulanabilir.

Ne zaman doktora gidilmeli?
Eğer bebek hasta görünüyorsa mutlaka doktora başvurulmalıdır.

Bunun dışında;

  • Göz kapağı normalden fazla şişmiş ve kızarmışsa,
  • Bulanık görüyorsa, (Nesneleri ayırt etmekte zorlanıyorsa)
  • Göz ağrısı varsa,
  • Ve normalin üzerinde ateşi varsa doktora gitme vakti gelmiş demektir.

Bebeklerde göz çapağı nasıl geçer?
Eğer bebeğiniz çapaklanma problemi yaşıyorsa öncelikle çapağı temizlemeniz gerekir. Bunun için pamuklu bir bezi ıslatarak bebeğinizin gözlerinizi nazikçe silebilirsiniz. Göz çapaklanmalarına iyi gelen diğer bir yöntem ise anne sütüdür. Mucize bir besin olan anne sütünü, doktorunuzun da izniyle bebeğinizin çapaklanana bölgelerine damlatabilirsiniz. Anne sütü antibiyotik bir etki yaratacağından, çapaklanma sorunun azalmasını sağlayacaktır. Anne sütünü temiz bir pamuk ya da bezle göz çevresine yedirerek, bebeğin daha hızlı iyileşmesini sağlayacaktır. Gözyaşı kanallarının tıkalı olması durumunda çapaklanma devam edecektir. Bebeğinizin kanallarının tıkalı olduğunu ise göz pınarlarının altındaki kabartılardan anlayabilirsiniz. Böyle bir problemle karşılaştığınızda ise masaj yöntemini deneyebilirsiniz. Ellerinizi sabunlu suyla yıkadıktan sonra parmak uçlarınızla gözden buruna doğru hafifçe dairesel hareketler yapın. Bu hareketi tek seferde 10 kere tekrarlayın ve günde 5 kez uygulayın. Tüm bunların dışında doktorunuzun vereceği antibiyotikli göz damlalarını ve merhemi düzenli olarak kullanmayı ihmal etmeyin.

Aralık 2022

Gözden Kalp Hastalıkları Tespit Edilebilir

İngiltere’de araştırmacılar, gözün en hassas kısımlarını inceleyen bir tarama kullanarak bir hastada kalp hastalığı olup olmadığını tespit etmenin mümkün olduğunu söyledi. İngiltere’deki tıp dergisi The Lancet’te yayımlanan çalışmada bir kişinin gözleri incelenerek kalp hastalığı olup olmadığının ortaya çıkabileceği belirtildi. Araştırmayı gerçekleştiren bilim insanları, gözün en hassas kısımlarını inceleyen bir tarama kullanarak bir kişide kardiyovasküler hastalığı tespit etmenin bir yolunu bulduklarını aktardı.

Çalışmada 84 kalp hastası ve 76 sağlıklı birey incelendi. Optik koherens tomografi taraması (OCT) adı verilen retina tomografisi çekilerek tespit edilen durumda, bilim insanları gözün en içteki ışığa duyarlı tabakası olan retinadaki anormalliklerin kalp rahatsızlığını ortaya koyduğunu belirtti.

Kan akışı yavaşlayarak hücrelerin ölmesine sebep oluyor
Shiley Göz Enstitüsü’nde retina cerrahi ve çalışmanın baş yazarı Dr. Mathieu Bakhoum “Kalp hastalığının neden olduğu kan akışının azalması olarak adlandırılan iskemi, göze yetersiz kan akışına neden olabilir ve retinadaki hücrelerin ölmesine ve kalıcı bir iz bırakmasına neden olabilir” diye konuştu. Bakhoum, “Retinal İskemik Perivasküler Lezyonlar” (RIPLs) adı verilen bu izin kalp ve damar rahatsızlıklarını teşhis etmede belirteç görevi görüp görmediğine dair çalışmalar yapıldığını aktardı. Araştırma sonucunda, kalp rahatsızlığı yaşayan kişilerde yüksek düzeyde “RIPLs” gözlendiği bildirildi. Uzmanlar, gözdeki “RIPLs” düzeyi ne kadar fazlaysa, kalp ve damar rahatsızlıkları riskinin de o kadar yüksek olduğunu ifade etti.

Kasım 2022

Göz Bebeği Hastalıkları Nelerdir?

Göz bebeği, gözde bulunan irisin ortasında yer alan boşluktur. Göz bebeği, ışığın retina üstüne gelmesini sağlar. Siyah olmasının nedeni ise göz bebeğindeki ışık ışınlarının gözdeki dokular aracılığıyla soğrulması ya da ışın saçılmasının göz bebeği içinden geri çıkmamasıdır.

Anizokori ve büyüklükleri eşit olmayan göz bebeklerinin tedavisi nasıldır?

Anizokori, iki göz bebeğinden bir tanesinin diğerinden daha büyük ya da daha küçük olmasıyla ortaya çıkan bir durumdur. Pupil, gözün ortasındaki yere verilen addır. Gözün içerisine gelen ışıkların ölçüsünü ayarlamak için büyür ya da küçülür. Normalde göz bebeklerinin büyüklükleri eşittir. Eşitsizlik olması durumuna ise anizokori denir. Anizokori çeşitleri ise şu şekildedir:

1. Fizyolojik Anizokori: Bu anizokori çeşitlerinden en yaygın olarak görülenidir. Kendiliğinden yani doğal olarak göz bebeklerinin birbirinden farklı boyutlarda olmasıdır. Bunun hakkında; toplumun %30 kadar oranında görüldüğü, bazı kişilerde geçici olabilirken bazılarında kalıcı olduğu, göz bebeklerinin arasındaki farkın yaklaşık 11 mm olduğu söylenebilir.

2. Mekanik Anizokori: Bu çeşidin meydana gelmesi için önceden mutlaka göze bir zarar gelmiş olması gerekir. Göz aldığı hasarlar sonucunda bu çeşidi ortaya çıkarabilir. Mekanik anizokoriye yol açan nedenler; gözde olan travmalar ve göz enfeksiyonları olarak bilinir. Bu durum çoğunlukla kalıcıdır. Altındaki sebepler göz yapısını zarara uğratır ve iyileştikten sonra bile hasar kalabilir.

3. Patolojik Anizokori: Bu hastalığın meydana gelmesi için tıbbi bir sebep olması gerekebilir. Bazı tıbbi sebepler; göz sinirlerini etkilemiş olan hastalık, irise etki eden bir hastalık, göz enfeksiyonları olarak sıralanabilir. Patolojik anizokoriye neden olan nedenin tedavi altına alınması ile göz bebeğinin büyüklüğü farkı genellikle düzeltilebilir.

Göz Bebeği Hastalıkları ve Belirtileri Nelerdir?

Bir göz bebeği hastalığı olan anizokori, göz bebeği arasındaki boyut farkıdır. Bu hastalığın nedenlerinin yanında ortaya çıkardığı bazı belirtiler de olabilir. Bu ortaya çıkarmış olduğu belirtiler aşağıdaki gibi sıralanabilir:

1. Her şeyi çift görme
2. Ateş yükselmesi
3. Mide bulantısı
4. Sürekli kusma
5. Göz kapaklarında düşüklük
6. Baş ağrısı
7. Görme kaybı
8. Baş dönmesi hissetme
9. Bulanık görme

Anizokori Nedenleri Nelerdir?

Anizokori hastalığına neden olan pek çok neden bulunmaktadır. Bu nedenler şu şekilde sıralanabilir:

1. Okümülatör Sinir Felci: Bu sinir üçüncü kraniyal sinirdir. Bu sinir felcine sebep olan nedenler ise beyin kanaması, migren, beyin anevrizması, kafa travması olarak bilinir. Bu felcin belirtileri çift görme, pitozis, göz etrafındaki kasların anormal olması, odaklanma problemi olarak sıralanabilir.

2. Horner Sendromu: Bu sendrom, sempatik sinir sisteminin hasarı sonucu ortaya çıkar. Miyozis, anhidroz ve pitozis ile karakterize olmuş bir sendromdur. Bir diğer belirtisi ise göz bebekleri arasında olan boyut farkıdır.

3. Tonik Pupil: Göz bebeklerinin ışıklı olduğu ortamda olması gerekenden daha büyük olması ve kasılma eyleminin fazla zaman aldığı bir durum olarak bilinir. Bu hastalığın çoğu 20-40 yaş arası kadınlarda meydana gelir. Göz bebeklerinin biri büyük biri küçük olmasına neden olduğu bilinir. Bu da anizokori nedenlerinden biridir.

4. İlaçlar: İlaçların bazıları ortaya çıkardıkları etkiler nedeniyle göz bebekleri arasında fark ortaya çıkarabilir. Antikolinerjik, pilokarpin, sempatomimetik göz bebeğinin hasara uğramasına neden olan ilaçlardan bazılarıdır. Uzun süre ve çok kullanıldığı zaman bu tür rahatsızlıkları ortaya çıkarabilir.

5. Diğer Nedenler: Epilepsi, kafa sarsıntısı, beyinde oluşan tümörler, glokom, göz içindeki tümörler, beyin kanaması, göz travması ve enfeksiyonları ( üveit, irit…) olarak sıralanabilir.

Kasım 2022

Mavi Gözlü İnsanlar Aynı Soydan Geliyor

Yapılan bilimsel bir araştırmaya göre dünyadaki tüm mavi gözlü insanların soyu 6 ile 10 bin yıl önce yaşamış bir kişiye dayanıyor. General Certificate of Secondary Education (GCSE) adlı bilimsel akademik dergide yayımlanan güncel bir araştırmaya göre, dünya nüfusunun yüzde 8 ila 10’unu oluşturan mavi gözlü insanlar aynı soydan geliyor. Göz renkleri üzerine araştırma yapan bilim insanları, uzun yıllar boyunca insan gözündeki kahverengi pigment seviyesini belirleyen OCA2 genini inceledi. Araştırmacılar, tüm insanların uzun yıllar önce kahverengi gözlere sahip olduğunu öne sürdü. Ta ki gözler genetik bir mutasyona uğrayana kadar. Mavi gözlerin oluşmasına sebep olan bu genetik mutasyon, HERC2 adlı bir genden kaynaklanıyor.

Bilim insanları, kahverengi göz pigmentini oluşturan OCA2 geninin mutasyona uğrayarak HERC2 genine evrildiğini öne sürdü. Mavi göze sahip ilk insanın 10 bin yıl önce Avrupa’da yaşadığına ve tüm mavi gözlü insanların aynı mutasyona uğradığına inanılıyor. Bu gen mutasyonunda göz renkleri değişirken cilt tonunu belirleyen pigmentler aynı kalıyor. Eğer bu mutasyon tüm vücutta gerçekleşseydi, albinizmin yaşanacağı belirtiliyor. Eğer mavi gözlüyseniz, düşündüğünüzden daha büyük bir ailenin parçası olabilirsiniz.

Kasım 2022

Gözlerde Virüs Salgını

Son birkaç yıldır birçok salgın ile baş etmeye çalışırken, şimdi de gözlerde virüs salgını ortaya çıktı. Adenovirüsler çok hızlı bulaşıyor, haftalarca sürüyor. Solunum yolu hastalıklarına yol açmasıyla bilinen adenovirüsler, gözde de ciddi enfeksiyonlara sebep oluyor. Türk Oftalmoloji Derneği Oküler Enfeksiyon Birimi Başkanı Prof. Dr. Ulviye Yiğit, son haftalarda adenovirüse bağlı konjonktivit (göz iltihabı) vakalarında salgın düzeyinde ciddi bir artış yaşandığını belirtti. Bazen haftalarca süren ve görme kayıplarına dahi yol açabilen adenovirüs enfeksiyonu çok hızlı bulaşıyor ve özellikle aile içi bireylerde hızla yayılıyor. Halk arasında kırmızı göz hastalığı olarak da bilinen konjonktivit vakalarının sayısında son haftalarda yüksek bir artış olduğuna işaret eden Prof. Dr. Yiğit, pandemi önlemlerinin gevşetilmesiyle beraber yeniden salgınlara dönüşen virüs enfeksiyonlarının gözleri de olumsuz etkilediğini söyledi. Yiğit, özellikle yakın temas, hijyene dikkat etmemek ve el göz teması ile hastalığın aile bireyleri arasında hızla yayılabildiğini, en çok da anaokulu gibi küçük yaş grubunda temasın engellenmesinin daha zor olması nedeniyle riskin daha yüksek olduğunu belirtti.

YAYILIMI ÇOK HIZLI, GÖRME KAYBINDA DAHİ YOL AÇABİLİYOR
Yayılımı çok hızlı olduğu için hastalığın özellikle aile içerisinde ya da çok yakın temaslı kişiler arasında bulaşıcılığının son derece yüksek olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Yiğit “Sadece konjonktivit tablosunu daha sık görüyoruz. Konjonktivit ile birlikte kulak önünde adenopati yani lenf bezi büyümesi de eşlik ediyor. Bu hastalarımızın tedavisine hemen başlıyoruz ve çok sıkı takip etmemiz gerekiyor. Çünkü eğer kornea dediğimiz gözün şeffaf tabakasının altında opasiteler (bulanıklık) oluşursa, bunların tedavisi çok ayrı bir önem arz ediyor. Görme kaybına dahi yol açabiliyor. Adenoviral konjonktivit’lerde belirtiler genellikle temaslı olma durumundan birkaç gün sonrasında başlıyor. Tek taraflı başlasa da yüzde 50 kadar vakada bir hafta içinde diğer gözde de tutulum görülebiliyor. Gözde kızarıklık, çapaklanma, sekresyon (salgı artışı) ve kulak önü lenf bezinin büyümesi şeklinde başlıyor. Ardından bir hafta ya da birkaç gün içerisinde diğer gözde de semptomlar görülebiliyor” dedi.

BELİRTİLER HAFTALARCA SÜREBİLİYOR
Kirpiklerde ciddi akıntı nedeniyle sabah gözlerin açılamaması, gözde belirgin kanlanma gibi rahatsız edici belirtilerle seyreden adenovirüs enfeksiyonlarının etkili bir tedavi yöntemi olmadığını, ancak semptomları geriletmeye yönelik tedaviler uygulanabildiğini anlatan Prof. Dr. Yiğit sözlerini şöyle sürdürdü : “Viral enfeksiyonları artık Kovid’den de ülkece öğrendik. Viral durumların, enfeksiyonların net bir tedavisi yoktur. Ancak semptomları düzeltmeye yönelik tedavi uygulayabilirsiniz. Biz de hastalarımızı bu şekilde takip ediyoruz. Adenovirüsün gözdeki semptomları 1 ila 3 hafta sürebilir. Son derece ızdıraplı olabilir. Özellikle ışığa hassasiyet çok rahatsız eder hastaları. Çok fazla batma, yanma, ağrı hissi olabilir. Her iki subepitelyal opasite dediğimiz şeffaf tabakanın alt tabakalarında oluşan bulanıklık varsa, görme kaybı da eklenince hastalarımızın stresi bir kat daha artar ve onların tedavisi daha özellikli bir önem arz eder.”

“BULAŞMA SÜRESİ UZUN, TEMASTAN KAÇINMAK ÖNEMLİ”
Hastalığın bulaşma süresi de uzun olabilir. Birkaç günden birkaç haftaya kadar uzayabilir. Yani bulaştırıcılık zamanı çok uzun olduğu için temastan kaçınmak, bu anlamda çok önemlidir. Semptomlar ortaya çıktıktan sonra hastalığın alevli halinden itibaren de bazen bir iki haftaya kadar uzayan bulaştırıcılık süreleri görülebiliyor. Gözleri adenovirüs enfeksiyonundan korumanın en önemli yolunu, el göz temasını azaltmaktır.

“YAYILIM AÇISINDAN ÇOCUK YAŞ GRUBU DAHA RİSKLİ”
Çocuk yaş grubunun daha risklidir. Anaokullarında bir tane çocukta varsa, öğretmenlerimiz ya da velilerimiz ne kadar çaba sarf ederse etsin, onları izole etmeniz mümkün olmuyor maalesef. O yüzden o yaş grubunda çok daha hızlı yayılabiliyor.

KASIM 2022