Şişedeki Tehlike! Gözünüzden Olmayın…

Tüm vücut yaralanmaları içinde gözler %10’luk oran ile en üst sıralarda yer alıyor. 100 kişiden biri, hayatı boyunca en az bir kez göz kazasına maruz kalıyor. Ancak bilinçlendirme ve korunma ile göz kazalarını %47-65 oranında önlemek mümkün. Gündelik hayatta karşılaşabileceğimiz kazalarda ve göz yaralanmalarında, ilk yardım uygulamalarını bilmek çok önemli. Birkaç basit uygulama ile, görmeyi tehdit edebilecek büyük zararları önlemek mümkün. Birçok kişinin hiç aklına gelmeyecek gazlı içeceklerin ve şişede ki içeceklerin kapaklarını açarken çok dikkat edilmesi gerektiğini biliyor muydunuz?

Göz Hastalıkları Uzmanı Op. Dr. Seçkin Meriçeli, gazlı içecek şişelerinin iş kazalarından sonra gelen göz yaralanması nedenleri arasında listeyi zorladığını söyledi. Gazlı içecek kapaklarının kesinlikle çakmak, bıçak, kaşık gibi aletlerle açılmaması gerektiği konusunda uyaran Op. Dr. Seçkin Meriçeli, “Şişe açacağı kullanmadan açmaya çalışmak basınç etkisiyle gözünüze zarar verebilirsiniz. Gazlı içecek kapaklarını açarken dikkat etmek gerekiyor. Şişe kapaklarını çakmak, kaşık gibi aletler ile açmaya çalışmak çok tehlikelidir. Kapağın dikkatsizce açılması şişenin içindeki basıncın etkisiyle fırlayan kapağın göze zarar vermesine neden olmaktadır. Adeta mermi gibi göze gelen gazlı içecek şişe kapağı kalıcı körlüklere neden olmaktadır.

Sıkıştırılmış metal şişe kapaklarına bağlı oluşan göz yaralanmalarının önlenmesinde şişe açacağı kullanılması önemlidir. Vidalı çevir, aç kapakların kullanımının yaygınlaştırılması veya şişe açacağı kullanmalıyız” açıklamasında bulundu.

“Doğru müdahale hayati önem taşımaktadır”
Göz yaralanmalarında ilk dakikaların hatta saniyelerin bile büyük önem taşıdığına dikkat çeken Op. Dr. Meriçeli, “Özellikle gözde delinmelere ve gözün dışarı çıkmasına neden olabilecek bu gibi kazalar önemli acil olgularının başında gelmekle birlikte, yanlış yapılan her girişim, geri dönüşsüz sonuçlara neden olabileceği için doğru müdahale hayati önem taşımaktadır. Göz yaralanmalarının meydana geldiği kazalarda ilk olarak gözün steril bir mendille veya petle kapatılması gerekir. Göze asla dokunulmamalı ve eğer göze bir şey battıysa kesinlikle çıkartmaya çalışmamalıdır. Aksi takdirde gözün içindeki materyalin dışarı çekilme riski vardır. Bu nedenle hiç vakit kaybetmeden en yakın sağlık kuruluşuna başvurulmalıdır” çağrısında bulundu.

Ekim 2022

Göz Bozukluğu Olan Kişilerde Demans Riski

İngiltere’de yapılan yeni bir araştırmaya göre, göz hastalığı yaşayan kişilerin demans riskinin daha yüksek olduğu tespit edildi. Demans yüzünden ne yazık ki sadece hastaların değil aynı zamanda hasta yakınlarının da yaşamları ciddi bir şekilde etkilenmektedir. Hastalık geliştikçe bireylerde daha fazla hafıza kaybı, kişilik ve davranış değişiklikleri görünür. Nihayetinde kendi ihtiyaçlarını gideremeyecek duruma gelen hastalar tamamen sevdiklerine veya hasta bakıcılarına bağımlı hale gelirler.

İngiltere’de yapılan araştırmada, sarı nokta hastalığı, katarakt ve diyabet kaynaklı göz hastalığı gibi rahatsızlıkları olan kişilerin demans geliştirme riskinin daha fazla olduğu belirtildi. 55-73 yaşları arasındaki 12 bin 364 yetişkin üzerinde yapılan çalışmada, en riskli grubun diyabet kaynaklı göz rahatsızlığı olan kişiler olduğu bildirildi. Araştırmada, İngiltere’de yaşayan 55-73 yaşları arasındaki 12 bin 364 yetişkinin verileri incelenirken, başta makula dejenerasyonu adı verilen sarı nokta hastalığı, katarakt ve diyabetle ilişkili göz hastalığı gibi rahatsızlıkları olan kişilerin demans geliştirme riskinin daha fazla olduğu belirtildi. Kataraktı olanlarda yüzde 11, diyabetle ilişkili göz hastalığı olanlarda ise yüzde 61 daha yüksek demans riski olduğunu aktaran araştırmacılar, göz tansiyonunun ise demans ile ilişkili olmadığının altını çizdi.

Yaşlılardaki görme bozukluğu ve bilişsel sonuçlar arasındaki ilişkiyi incelediler. Araştırmadan elde edilen bulgular aşağıdaki gibiydi:

  • Görme sorunu olan kişilerde görme bozukluklarının kendileri tarafından bildirilmiş olup olmadığına veya nesnel ölçümler kullanılarak teşhis edilip edilmediğine bakılmaksızın, artan bilişsel bozukluk ve demans riski vardı.
  • Görme sorunu olan kişilerde olmayanlara göre bilişsel bozukluk olma olasılığı yüzde 137 daha yüksekti.
  • Başlangıçta görme sorunu olan kişilerde olmayanlara kıyasla bilişsel bozukluk geliştirme riski yüzde 41 ve demans riski yüzde 44 arttı.

21 Eylül Dünya Alzheimer Günü kapsamında yayımlanan çalışmada, görme bozukluklarının, 2050 yılına kadar dünya çapında 130 milyondan fazla insanı etkileyeceği bildirildi.

Ekim 2022

Bebeklerde Göz Sulanması

Bebeklerde Göz Sulanması
Bebeklerde Göz Sulanması

Bebeklerde ve çocuklarda gözlerin sulanması ile ortaya çıkan hastalıklar bulunmaktadır. Bu hastalıklar için erken tanı ve tedavi son derece önemli olmaktadır. Bebeklerde göz sulanması neden olur ve nasıl geçer tüm detayları ile derledik. Göz hayati öneme sahip olan organlardan biri olarak belirtilmektedir. Bebeklerde doğumdan itibaren görülen aşırı sulanmanın en sık nedeni, doğuştan gözyaşı kanal tıkanıklığı rahatsızlığıdır. Bebeklerde, çocuklarda gözyaşı kanal tıkanıklığı izlenir ve büyük çoğunluğu ilk sene içerisinde düzelir. Ancak, bu durum sıklıkla düzelir diye göz muayenesini geciktirmemek gereklidir. Bebeklerin yaşamın ilk günlerinde göz muayenesinden geçmesi de bundan dolayı olmaktadır. Göz sulanması, göz ile ilgili birçok hastalığın habercisi olmaktadır. Göz hastalıkları özellikle bebek ve çocuklarda sık rastlanan bir durum olarak belirtilmektedir.

Bebeklerde Göz Sulanması Neden Olur?
Bebeklerde görülen göz sulanmasının en basit nedeni göze yabancı bir cisim kaçması olarak ifade edilmektedir. Bunun dışında göz tansiyonu, göz kapağındaki bozukluklar ve göz yaşı kanalının tıkanık olması sulanmanın nedenleri arasında olmaktadır. Gözün sulanması sonucu ortaya çıkan rahatsızlık durumu kişinin görme yetisini kaybetmesine neden olabilecek kadar ciddi boyutta olabilmektedir.

  • Gözyaşı kanalları tıkalı olabilir; Bebeklerin gözünde sulanma ve çapaklanma olması doğuştan bu gözyaşı kanallarının tıkanıklığının belirtisi olabilir.
  • Başka hastalıklar da akla gelmeli; doğumdan sonraki ilk saat ve günlerde ortaya çıkan kanlanma ile birlikte görülen göz sulanması ve iltihaplanma, doğum yollarından bulaşan bir enfeksiyon veya doğum sırasında kullanılan ajanların kimyasal tahrişine bağlı da olabilir.
  • Gözyaşı kesesine masaj yapın; Bebeklerin büyük çoğunluğunda birkaç ay içinde söz konusu ince zar kendiliğinden açılır. Böylelikle buruna normal boşalma başlar ve sulanma geçer. Öncesinde aile tarafından gözyaşı kese bölgesine yapılan masajla hem biriken akıntının boşaltılması ve temizlenmesi sağlanır hem de mekanik basınç etkisi ile zarın açılması kolaylaştırılır.
  • Göz tansiyonunun habercisi olabilir; doğuştan glokomlu yani göz tansiyonlu bebeklerde, gözlerin büyümesine göz sulanması da eşlik edebilir. Oluşan göz sulanması doğuştan göz tansiyonu olasılığını bu durumda akla getirmelidir.

Bebeklerde görülen göz sulanması alerjik hastalıklardan da kaynaklı olabilmektedir. Kimyasal bir madde ile etkileşimde bulunulması da gözlerde sulanma olmasına neden olmaktadır. Göz tansiyonu ve göz çizilmesi gibi durumlar da gözlerde sulanmanın nedenleri arasında gösterilmektedir. Göz sulanması sebeplerine bakıldığında vakit kaybetmeden doktora gidilmesi tavsiye edilmektedir. Bebek ve çocuklarda gözyaşı kanalının tıkanık olma durumu sık rastlanan bir göz sulanması nedeni olmaktadır. Bebeklerin her iki gözünde de çapaklanma ve sulanma var ise göz kanallarının tıkanık olabileceği düşünülmektedir. Gözyaşı gözü koruyan bir salgı olmaktadır. Gözyaşı tıkanıklığı yaşayan kişilerde gözlerde kızarıklık, akıntı, yanma, net görmeme, çapak, batma hissi gibi çeşitli rahatsızlıklar olmaktadır.

Nasıl Geçer?
Bu hastalığın tedavi edilmesi aşamasında uygun masaj, kese temizliği, antibiyotik damlalar ve kapak hijyeni gibi birtakım teknikler kullanılmaktadır. Gözlerde ortaya çıkan kanal tıkanıklığı doktor tarafından tavsiye edilen durumlar uygulandığı halde açılmıyorsa cerrahi müdahale yaşı bu hastalık için 1 ve 1,5 yaş arası olmaktadır. Oldukça kısa süren bu müdahale genellikle 1,5 yaşına doğru yapılmaktadır. Çocuklarda bebeklikten itibaren ortaya çıkan gözlerde sulanma durumu göz sağlığını tehdit eden önemli hastalıkların belirleyicisi olmaktadır. sonrasında doktor uygulanacak tedavi yöntemlerine karar vermektedir.

EKİM 2022

Lool Eyewear

LOOL EYEWEAR

İspanyol Minimalizmi

Etnia Barcelona’ya 2021’in Haziran ayında katılan Lool Eyewear, işlevselliği ve hafifliği patentli Cromalyt® malzemesiyle ürettiği koleksiyonlarında buluşturuyor.

Lool Eyewear optik sektöründe oldukça yeni markalar arasında yer almasına rağmen kaplamalar ve yenilikçi ürün detayları ile birinci sınıf kalitede koleksiyonlar sunuyor. Bunun sebebi olarak İspanyol markanın zamanın eskitemediği minimalizmi yansıtan ‘Less is more’ (Az olan çoktur) ilkesini takip etmesi gösteriliyor. Etnia Eyewear Culture Group’a 2021 yılının ortalarında katılan Lool hakkında markanın sahibi David Soliva ile yapılan röportajı sunuyoruz.

Merhaba David… Lool Eyewear’ın kuruluş aşamanızdan bahsedebilir misiniz?
Lool Eyewear’ı İspanya’nın kalbi Barselona’da 2016 yılında optik sektörüne tanıttık. Aslında Lool, optik sektöründen arkadaşlarla yaptığımız bir toplantı sırasında tesadüfen doğdu. Çerçeve bileşenlerinin montajı ve demontajı söz konusu olduğunda mevcut bazı koleksiyonlardaki sorunları tartışıyorduk. Camların montajı, özel aletlere duyulan ihtiyaç gibi sorunlar. Zaman geçtikçe ve gözlükler aşındıkça, sapların açılıp kapanmasındaki gerginliği veya etkinliği nasıl kaybettiklerini konuşuyorduk ki bence bu kalite ve fiyattaki ürünlerde asla olmaması gereken bir şeydi.

Bu sorunları belirledikten sonra nasıl bir çözüm yoluna gittiniz?
Bir endüstriyel tasarımcı ile birlikte tüm bu sorunları nasıl çözebileceğimizi araştırmaya başladık. Araştırmalarımız sayesinde, basitlik ve işlevselliğe dayalı tüm iş modelimize ilham olan hub adı verilen patentli bir menteşe sistemi tasarladık.

Lool Eyewear’ın felsefesinden söz edebilir misiniz?
Ünlü Alman endüstriyel tasarımcı Dieter Rams’ın da dediği gibi ‘Less, but better’ (Daha az, ama daha iyi) mottosu ile fonksiyonelliği ön planda tutan bir yaklaşıma sahibiz. Bu önermeden hareketle, güzel, zamansız tasarımlar ve zaman içinde kalıcı malzemeler arayışımızı sürdürüyoruz. Her zaman mümkün olduğunca az hammadde kullanıyoruz. Müşterilerimize en yüksek kalite, üstün hizmet ve uygun fiyat konusunda açıkça verdiğimiz bir sözü unutmuyoruz.

Markanızın ismi oldukça sıra dışı. Lool’un logosu da dikkatleri çekiyor. Hikayesinden bahsedebilir misiniz?
Felsefemizle aynı mantığı izleyerek, ismimizin ve logomuzun da sadeliği temsil etmesi gerektiğini düşündük. İki unsurla sonuçta bir gözlüğü sembolize eden bir logo ve bir isim oluşturduk. Eğer birisi bir gözlüğü minimal hale indirgeyerek çizmek zorunda kalsaydı, bu iki öğeye yani bir çubuk ve bir daireye indirgenirdi. Bu dürtüden yola çıkarak, temel ve sade olanı arayarak Lool’a ulaştık.

Lool Eyewear’ın belirgin bir tasarım dili var mı?
Ürün tasarımına yaklaşımımızda özellikle Avrupa’nın büyük ve köklü tasarım ekollerini ilham kaynağımız olarak görüyoruz. İşlevselliğin formun bir adım ilerisinde olduğuna inanıyoruz ve konseptlerimizin özünü minimalist tasarım anlayışını benimseyerek ifade etmeye özen gösteriyoruz.

Oldukça hafif gözlükler üretmeyi nasıl başarıyorsunuz?
Cromalyt® malzememiz ve beta titanyumdan oluşan yeni yapıda dört grama ulaşmak kolay olmadı. Ekip çalışmamız ile gücü ve dayanıklılığı artırırken yapıyı ve ağırlığı hafifletmemizi sağlayan malzemelerin araştırılmasını titizlikle gerçekleştiriyoruz.

Hafiflik sizin için neden bu kadar önemli?
Çünkü müşterilerimizin çerçevelerimizi kullanırken rahatlık, işlevsellik ve hafifliği deneyimleyerek memnun kalmaları bizim için çok önemli, ki benim inancıma göre hafiflik konforun ön koşulu gibidir.

Titiz malzeme araştırmalarınızdan söz ettiniz. Hangi malzeme sizin için öne çıkıyor?
Ağırlıklı olarak çelik, özellikle Sandwik 11r51. Kısa bir süre önce, bize aşırı direnç ve maksimum hafiflik sağlayan devrim niteliğindeki malzememiz Cromalyt® ile yeni bir koleksiyonu beğenilere sunduk.

Cromalyt® malzemesi size hangi olasılıkları sunuyor?
Geliştirdiğimiz Cromalyt® malzemesi hazırlıklarımızda bize sayısız olanaklar tanıyor. Çünkü diğer konstrüksiyonlarla ve karışık malzemelerin yer aldığı kombinasyonlarla çalışmamızı sağlıyor. Diğer malzemelerimizi de uygulamaya devam etmek ve gelecek koleksiyonlarımızda gözler önüne sermek amacındayız.

Lool modellerinin yüksek kaliteli dokusal yapıları dikkat çekiyor. Özel bitim işlemlerinizden söz edebilir misiniz?
Son işlem üzerinde çok çalışıyor ve tüm süreçler için oldukça titiz davranıyoruz. Şu anda PVD ve premium lakeler olmak üzere iki ana kaplama kullanıyoruz. PVD, parçaya hem renk hem de sertlik açısından aşırı bir direnç kazandıran çok teknik bir kaplamadır. Lakeler ise hem en yüksek kalitededir hem de uygulamadan önce gerçekleştirdiğimiz bir işlem sayesinde bileşenlere mükemmel bir yapışma sağlamaktadır.

Lakelerden söz etmişken, Lool için belirgin bir renk dünyası var diyebilir miyiz?
Turuncu, kırmızı, mavi gibi yoğun renkleri kullanmaktan gerçekten çok hoşlanıyoruz. Ancak yine de en iyi renklerimiz henüz gelmedi diyebilirim.

Bu sözünüzü açabilir misiniz?
Etnia Eyewear Culture Group portföyüne Lool’un eklenmesi bizim renklere farklı bir bakış açısıyla yaklaşmamızı sağladı. Şirket çoğu şirketten farklı bir yöntemle çalışıyor ve bizim sadece renklere odaklanmış uzmanlarımız mevcut. Yavaş yavaş Lool’un kendi renkleri sayesinde segmentinde bir referans haline geldiğini göreceğimize inanıyorum.

Lool Eyewear, Etnia Barcelona’ya ne zaman katıldı?
Markamız 2021 yılının Haziran ayında Etnia Barcelona tarafından satın alındı.

Çerçeve yapısının ötesine baktığımızda, bir gözlük sadece camları kadar iyidir. Bu konudaki yorumunuzu öğrenebilir miyiz?
Kesinlikle katılıyorum. Bu sebeple gözlüklerimizde en iyi görsel kaliteyi ve UV korumasını garanti eden Carl Zeiss güneş gözlüğü camları kullanıyoruz. Ayrıca, iç yansımaları önlemek için iç tarafta yansıma önleyici kaplamalar bulunmaktadır.

Halihazırdaki koleksiyonlarınız nelerdir ve bu koleksiyonlarınızın genel özelliklerinden bahsedebilir misiniz?
Tectonic, Stereotomic ve Deco olmak üzere mevcut üç konseptte koleksiyonlarımız bulunmaktadır. Tectonic en minimalist koleksiyonumuzdur. Güzel ve zamansız tasarımları ve renkleri ile herkes için üretilmiştir. Deco en sofistike ve art deco esintili koleksiyonumuzdur. Stereotomic ise tasarım ve inovasyona olan tutkumuzu göstermek istediğimiz en avangart duruşumuzu temsil ediyor.

Bu değerleri göz önünde bulundurduğumuzda tipik bir Lool kullanıcısını nasıl tanımlarsınız?
Rahat, kaliteli bir ürün arayan ve tasarıma değer veren kullanıcılar bizleri tercih ediyor. Çoğunlukla Etnia Eyewear Culture Group tarafından sunulan üstün hizmet ve güvenirliği kaybetmeden farklılaşma arayan insanlar olarak tanımlayabilirim.

Şimdi Lool olarak büyük bir ailenin parçasısınız. Lool için bir sonraki adım ne olacak?
Lool için bir sonraki adım, işlevsellik, hafiflik ve konfordan ödün vermeden Cromalyt® malzememizi tüm koleksiyonlarımızda daha da geliştirerek kullanmaktır.

Önümüzdeki birkaç yıl içerisinde temel odağınızın neye yönelik olacağından söz edebilir misiniz?
Önümüzdeki birkaç yıl boyunca optisyenlere odaklanacağız. Yeni koleksiyonlarımız için daha iyi ürünler geliştirmek üzere onlarla birlikte çalışmak istiyoruz. Gözlükçüler tüm projelerimizin merkezinde yer alıyor.

Kaynak: Spectr

Ekim 2022

Göze Çarpan Amerikan Markaları 1

YARATICILIK VE CESARET

Tavır, vizyon ve stilleriyle Amerika Birleşik Devletleri’nden yola çıkıp küresel optik sektöründe yer edinen gözlük markalarından bazılarına yakından bakmaya ne dersiniz?

L.A. EYEWORKS – DEVRİMSEL STİL

Tüm zamanların en etkili Amerikan gözlük markalarından biriyle tanışmaya hazır mısınız? L.a. Eyeworks, Los Angeles’tan başlayarak küresel bir fenomene dönüşme yolunda uzun bir yol kat etti. Marka, Barbara McReynolds ve Gai Gherardi tarafından gözlük endüstrisinin bir devrime hazır olduğu 1979 yılında Los Angeles’taki Melrose Caddesi’nde açılan tek bir mağaza ile hayatına başladı. İki tasarımcı o yıllarda eşit derecede cesur ve cüretkar olan tasarımlarıyla Amerikan optik dünyasına yepyeni bir bakış açısı getirmeyi başardılar.

Kırk yılı aşkın süredir L.a.Eyeworks, seçici müşterileri için asetat ve metal çerçeveler tasarlayarak optik sektörünü sarsmaya devam ediyor. Tanınabilir ve tavizsiz stillerini kullanıcılarının beğenisine sunuyor. Markanın DNA’sında değişmeyen bir diğer unsur ise fotoğrafçı Greg Gorman tarafından çekilen reklam kampanyalarıdır. 1981’den bu yana iki yüzden fazla ünlü “Yüz, bir sanat eseri gibidir” sloganı altında markanın kampanyalarında boy gösterdi. L.a. Eyeworks insanları bakmayı bırakıp görmeye başlamaya teşvik etme misyonundan gelecek yıllarda da vazgeçmeyeceğini her koleksiyonuyla yeniden vurguluyor.

LEISURE SOCIETY – ÇABASIZ ZARAFET

Leisure Society için her şey hayattaki güzel şeylerle ilgili ve tabii ki buna gözlükler de dahil. Tasarımcı Shane Baum markayı dünyanın bulabileceği en iyi gözlükleri üretmek gibi net bir vizyonla kurdu. Bu inanç ve vizyon, markanın eşit derecede şık ve zamansız tasarımlara odaklanmasını sağlıyor. Leisure Society koleksiyonları, el yapımı yapım teknikleriyle birlikte en son teknoloji kullanılarak hayata geçiriliyor.

Çok az Amerikan gözlük markası gibi Leisure Society de lüks malzemelere vurgu yapıyor. Marka, optik koleksiyonlarındaki titanyum çerçeveler için on iki, on sekiz ve yirmi dört ayar altın kaplama, elmaslar ve bufalo boynuzu kullanıyor. Ayrıca Leisure Society imzası taşıyan güneş gözlükleri kaliteli camlarıyla dikkat çekiyor. Marka, yansıma önleyici UGR12, Diamond Cast ve hidrofobik kaplama ile sunulan polarize CR-39 camları tercih ediyor. Leisure Society’nin lüksü çabasız zarafete dönüştürdüğü tasarımları onu Amerikan markaları arasında ön plana çıkarıyor.

CHROME HEARTS – MÜCEVHER GİBİ

Tavır, stilden ödün vermeyen bağlılıkla buluşuyor. Chrome Hearts 1988 yılında motosiklet tutkunu Richard Stark ve eşi Laurie Lynn Stark tarafından kuruldu. Amerikan yaşam tarzı markası yaygın olarak mücevherleriyle tanınıyor. Chrome Hearts bu benzersiz DNA’yı gözlüklere de aktarıyor. Markanın çerçevelerinde cesur ön kısımlar, ince süslemeli metal bileşenlerle buluşuyor. Göz alıcı ve alışılmışın dışında görünümler vadeden markanın çerçevelerine daha yakından bakıldığında gravürler ve rafine malzeme kombinasyonları gibi hassas detaylar göze çarpıyor. Hayatı tüm hızıyla yaşayanlara odaklanan marka, Amerikan optik dünyasına benzersiz stiller sunuyor.

Kaynak: Favrspecs

Eylül 2022

Göz Hastalıkları Baş Ağrısına Yol Açabilir

Gözün beyin ile ilişkisini inceleyen nöro-oftalmoloji sayesinde, oluşan baş ağrılarınızın sebebin göz hastalıklarından mı kaynaklandığını öğrenebilirsiniz. Göz hastalıkları nedeniyle oluşan baş ağrısını tedavi eden, göz ve sinir sisteminin ortak hastalıkları ile ilgilenen bilim dalına nöro-oftalmoloji denilmektedir. Nöro-oftalmoloji, genellikle beyin, kas, sinir gibi göz çevresinde ve santral sinir sistemindeki hastalıklara eşlik eden görme ve görme alanı bulguları ile ilgilenir. Göz (optik) sinirinden kaynaklanan hastalıklarının teşhis ve tedavisi için düzenli muayene önemlidir.

Oluşan baş ağrıları bazen nörolojik ya da farklı sağlık sorunlarından ortaya çıkabileceği gibi, göz hastalıklarından da oluşabilmektedir. Görme kaybı (ani veya geçici), bulanık görme, görme alanı kaybı, çift görme, göz bebeklerinin büyüklük farkı, renk görme bozukluğu, göz kapak aralığında farklılık, yüzde-gözde kasılma, nöro-oftalmoloji hastalıklarında en sık görülen belirtilerdir. Nöro-oftalmolojik tedavisinde iyi sonuç alınabilmesi için kişinin detaylı tetkik ve muayenelerden geçmesi önemlidir. Yapılan tetkikler görme keskinliği, renk görme muayenesi, görme alanı muayenesi, göz hareketleri ve göz ile ilgili muayeneler olmalıdır.

EYLÜL 2022

Sigarayı Bırakın!

Sigara kullanımı özellikle önemli bir göz sağlığı sorunu olan sarı nokta hastalığının gelişimini ve ilerlemesini tetiklemektedir. Sigaradan uzak durmak göz sağlığı açısından oldukça önemlidir. Birçok hastalığa neden olan sigara kullanımının görme kayıpları ve körlüğe de yol açmaktadır. Sigara kullanımı tüm organlara büyük zararlar verdiğini gibi gözlere de büyük zararlar veriyor. Gözlerimizin sağlığı için asla sigara kullanmamalıyız. Özellikle sarı nokta hastalarının sigara içmemeleri yada içilen ortamlarda bulunmaması gerekmektedir.

Sarı nokta hastalığı önemli bir göz sağlığı sorunudur. Sarı nokta, gözün arka kısmında retinada bulunan, keskin ve renkli görmeyi sağlayan bir bölgedir. Bu bölgede hasar geliştiğinde, körlüğe kadar giden sıkıntılı bir hastalık yaşanabilir. Bu hastalığın belirtileri; görme kalitesinde bozulma, okuma zorluğu, cisimleri ve çizgileri kırık veya dalgalı görme, renkleri soluk ve gri görme, yüzleri tanımakta güçlük, ışığa hassasiyet, siyah noktalar, gece görüşünde azalma ve bakılan cismin ortasında bulanık bir alan veya karanlık leke görme olarak sıralanabilir. Sarı nokta hastalığında ve bu belirtilerin ortaya çıkmasında sigara kullanımı çok büyük bir etkendir. Sigarayı bırakmak, hastalık riskini azaltıyor ve tedaviye olumlu katkılar yapıyor. İlaçsız göz anjiyosu yöntemi, sarı nokta hastalığının teşhis ve tedavisini belirlemekte çok olumlu ve yararlı sonuçlar içeriyor.

Eylül 2022

Kuru Göz Hastalarına Müjde!

Tedavi edilmediğinde göz enfeksiyonları, kornea yaraları ve hatta görme kaybına neden olan göz kuruluğunun basit bir rahatsızlık olarak görülmemesi gerekiyor. Dünya çapında kuru göz teşhisi konulmuş, bu probleme sahip 300 milyondan fazla insan olduğu biliniyor. Kuru göz olarak adlandırılan bu hastalara, gözlerde yanma, batma, içinde kum varmış hissi, gözlerde kızarıklık ve daha bir çok olumsuz his yaşatır. Günümüz tıbbının geldiği bu noktada bile ne yazık ki yapılacak tek şey göz kuruluğu ile yaşamayı öğrenmek gibi gelse de bu konuda yüz güldürücü gelişmeler mümkün, eğer kuru göz rahatsızlığının sebebi Meibomian Bezi Disfonksiyonu ise… Peki Meibomian Bezi Disfonksiyonu nedir? Kuru göz nasıl tedavi edilir? Göz Doktoru Yalçın İşcan açıkladı… Kuru gözün temel nedeninin çoğu hastada Meibomian Bezi Disfonksiyonu yani kısaca MGD olduğu bilinmektedir. Bu durum maalesef çoğu hastada kronik ve ilerleyici seyir gösterebilir.

Meibomian Bezi Disfonksiyonu (MGD) nedir?
Göz kapaklarındaki gözyaşı filminin koruyucu yağlı tabakasını oluşturan meibomius bezlerinin işlevinde bir bozulma veya bir tıkanma durumudur. Bu bezler zaman içinde tıkanabilir ve sağlıklı gözyaşı için gereken yağları artık üretemez hale gelir. Bu tıkanma, gözyaşlarının hızla buharlaşmasına ve gözün tahrişine neden olur. Eğer tedavi edilmezse de kronikleşir. Kuru göz hastalığına tek sebep olmasa da en önemli sebeplerinden biri MGD’dir. Artık önlenebilir bir sebep olduğundan bu aşamada ‘MGD mi, değil mi’ konusu önem kazanmaktadır.

Kuru göz hastalığının sebebinin MGD olduğu nasıl anlaşılır?
Kuru göz hastalığına neyin sebep olduğunu bilmek, hastaya en iyi tedavi seçeneğinin uygulanması adına biz göz hekimleri için en önemli adımdır. Tedavide izlenecek yol şu şekilde olmaktadır; öncelikle özel bir görüntüleme cihazıyla gözyaşı filmi ve bezi görüntülemesi yapılır. Hastada MGD olup olmadığı belirlenir. Göz yaşı kuruluğu MGD’ye bağlıysa bu hasta için sevindirici bir haberdir. Hasta için artık lipiflow  tedavisiyle MGD’den ve dolayısıyla göz yaşı damlalarına bağımlılıktan kurtulur.

LipiFlow tedavisi nasıldır?
Lipiflow tedavisi göz kapağı içinde alt ve üst kapakta dikey olarak yer alan gözyaşının yağlı kısmını salgılayan kirpik dibi (meibom) bezlerinin tıkanıklıklarını gidermeyi amaçlar. Kuru gözün nedenini ortadan kaldırmaya yönelik bir tedavidir. Meibom bezlerindeki tıkanıklıkları gidermek için göz kapaklarının içlerine masajla uygulanan patentli bir ısı algoritması tedavisi yapılır. Bu cihaz FDA tarafından onay almış olup, güvenilir bir yöntem sunmaktadır. Lipiflow tedavisi hastanın semptomlarını değil altta yatan nedene yönelik bir tedavi yöntemidir. Hastalar birkaç hafta içinde kuru göz şikayetlerinin azaldığını ve rahatladıklarını hissederler. Bu teknoloji ile MGD’nin temel nedenini doğrudan tedavi etmek mümkün olmaktadır. Bu tedavi sayesinde tıkanan bezler açılır ve mebomian bezler normal işlevine döner. Tedavi sonrası hastalar çok büyük ihtimalle göz yaşı damlalarına veda ederek, konforlu bir hayata merhaba der.

EYLÜL 2022

Zera Optik

ZERA OPTİK

Özenli ve Kaliteli Hizmet

Silmo İstanbul tedarikçi ve perakendeciyi buluşturan çok önemli bir organizasyon. Bizde her yıl katılım sağlıyor ve çok faydalı olduğunu düşünüyoruz.

Merhaba Gamze Hanım. Öncelikle sizi biraz tanıyalım ve sektöre giriş hikayenizden bahsedelim…
1986 Ankara doğumluyum. Aslen Ordu’luyum. Zera Optik’i üniversitede yollarımızın kesiştiği çok değer verdiğim Kübra ile birlikte kurduk. İkimizde geçmiş yıllarda çeşitli optik mağazalarında çalışarak deneyim kazanmıştık. Üniversitede optisyenlik okurken bir yandan da Kübra’nın kanser teşhisiyle sarsıldık. Omuz omuza vererek hem okulu bitirdik hem de kanseri yendik. Tedavi sırasında Kübra ile birçok hayal kurduk. Zera o hayallerin başında geliyordu. Okulumuzun bitmesine az bir zaman kala Zera Optik’in kurulması için adımlar atmaya başladık. Konum bizim için çok önemliydi. Araştırmalar görüşmeler derken mağazayı tuttuk. Büyük bir mağaza olduğu için tadilat yaklaşık 3 ay kadar sürdü ve arkasından sevdiklerimizle birlikte Zera’yı açtık.

Mağazalarınızın yerini belirlerken nelere dikkat ediyorsunuz?
Ankara’nın son dönemlerde gözde ve gelecek vadeden bir bölgesi olmasından dolayı burayı tercih ettik. Aynı zamanda müşteri portföyünde kaliteli olması da önemli bir etken oldu. Ayrıca bulunduğumuz konumda müşterilerimizin park sorunu yaşamamaları bizim için önemliydi. Zera ailesi olarak bu bölgede ciddi bir pazar payı alacağımızı düşünüyoruz.

Mağazanızda her gruptan ürün bulunduruyor musunuz?
Mağazamızda ürün yelpazemiz hem çeşit olarak hem marka olarak oldukça geniş. Trendleri takip ediyor, modelleri güncel tutuyoruz. Her yaşa ve her tarza uygun modelleri mağazamızda bulunduruyoruz.

Ankara’da birçok önemli optik mağaza yer alıyor. Bu durum bir rekabet oluşturuyor mu? Ne gibi önlemler alıyorsunuz?
Elbette rekabet oluşturuyor. Rekabet hayatın bir parçası ve bizleri çok heyecanlandırıyor. Biz, enerjimiz, hizmet kalitemiz ve kendimize olan güvenimizle bölgenin önde gelen optik mağazalarından biri olmak için sonuna kadar bu rekabetin içerisinde olacağız. Henüz çok yeni olan bu markamızı zaman içerisinde şubeleştirerek herkesin hafızalarına kazımayı hedefliyoruz.

Mağazanızda en çok satışı yapılan optik ve güneş gözlüğü markaları nelerdir? Mağazanızda Designer markalara da yer veriyor musunuz?
Aslında olabildiğince farklı ürün gruplarına yönlendirmeye çalışıyoruz. Ancak ağırlıklı olarak Tom Ford, Persol, Prada ve Ray Ban tercih ediliyor. Optik grubunda ise Silhouette, Mykita ve Lindberg daha çok tercih ediliyor. Designer markalar oldukça fazla ilgi görüyor. Modeller çok başarılı olduğu için talepte aynı oranda fazla oluyor.

Satış sonrası hizmetleriniz nelerdir?
Satış yapınca işimiz tabi ki bitmiyor. Asıl satış sonrası daha da önemli. Müşteri takibini çok önemsiyor ve memnuniyetlerini sorguluyoruz. Tekrar ihtiyaç ve eksiklik halinde müşterilerimizin evlerine kadar servis yapabiliyoruz.

Mağazanızda yapılan değişiklikler ve kampanyalarla ilgili müşterilerinizi nasıl bilgilendiriyorsunuz?
Müşteri takibi dediğimiz gibi bizim için çok önemlidir. Datalarımızdan kendilerine ulaşıp gerek kampanyalardan gerekse yeni ürün gruplarından kendilerini haberdar ediyoruz. Bu bilgilendirmeyi müşterilerimizle birebir iletişime geçerek ve sosyal medya ile sağlıyoruz.

Cadde mağazaları mı yoksa AVM içerisinde yer almak mı? Sizin tercihiniz nedir ve sebepleri nelerdir?
Günümüzde AVM kültürü çok gelişmiş, oldukça fazla ayak oluyor. Ancak biz ilk etapta cadde mağazası tercih ettik. Sadece bir mağaza değil konforlu ve huzurlu bir yaşam alanı oluşturmak istedik. Bundan dolayı cadde bizim için daha uygun oldu. İleride şubeleşme yolunda AVM düşüncemiz de var.

Son yıllarda ki fiyat rekabeti hakkındaki görüşleriniz nelerdir?
Fiyat konusu çok değişkenlik gösterebiliyor. İnternet fiyatları ile rekabet çok zor. Bizler doğru ürün doğru fiyatlandırma politikası ile belirli ıskonto oranları uygulayıp müşteri portföyümüzü genişletmeyi hedefliyoruz.

Ülkemizde gözlük kullanımının artırılması için neler yapılabilir?
Ülkemizde gözlük kullanımı her geçen gün artıyor. Fakat bu konuda toplumun daha bilinçli olması gerekiyor. Tabi burada Gözlükçü Odalarına da iş düşüyor. Bilinç arttıracak yayınların ve programların sürekliliği gerekiyor. Bunun için hep birlikteliğin çok önemli olduğunu düşünüyoruz. Tabii bu konuda ki duyarlılık sadece biz sektör çalışanları için geçerli değil. Bireylerin ve ebeveynlerin de daha duyarlı ve dikkatli olmaları gerekiyor. Özellikle ülkemizde 18 yaş altı kullanım oranı diğer ülkelere göre oldukça geride; bu konuda ebeveynlere çok fazla iş düşüyor. Okullarda göz muayeneleri yapıldığı taktirde eğitimciler aracılığıyla doğru yönlendirmelerle gözlük kullanımının artırılması sağlanabilir.

Sektör içi yapılan satış ve eğitim bilgilendirmeleri yeterli mi?
Sektör içi yapılan eğitimler çokta yeterli değil aslında. Sattığımız ürünler ile ilgili daha fazla bilgi sahibi olabiliriz. Bunla alakalı tedarikçi firmaların daha sık eğitim ve organizasyonlar düzenlemeleri gerektiğine inanıyoruz.

Yurtdışında yapılan uluslararası optik fuarlarını ve sektörel gelişmeleri takip ediyor musunuz?
Yeni trendleri, sektörel gelişmeleri ve en yeni teknolojileri çok yakından takip ediyoruz. Silmo Paris’e katılmakta hedeflerimiz arasında.

Silmo İstanbul Optik Fuarı hakkındaki görüş ve değerlendirmeleriniz nelerdir?
Silmo İstanbul tedarikçi ve perakendeciyi buluşturan çok önemli bir organizasyon. Bizde her yıl katılım sağlıyor ve çok faydalı olduğunu düşünüyoruz.

Dergimiz ‘4 your eyes’ ile ilgili neler söylemek istersiniz?
‘4 your eyes!’ optik sektörünün bilinç kaynağı olduğunu düşünüyoruz. Sektör ve sektör çalışanları adına çok faydalı bir dergi. Her sayfasını zevkle takip ettiğimiz bu dergiye röportaj vermekten dolayı çok mutluyuz. Zera Optik olarak ‘4 your eyes’ ailesine çok teşekkür ederiz.

Eylül 2022

Optifabrik Gözlük Fabrikası

OPTİ FABRİK GÖZLÜK

Silmo İstanbul Bize Işık Tuttu

Silmo İstanbul yıl boyunca ürettiğimiz güncel modelleri müşterilerimize sunduğumuz önemli bir etkinlik. Ziyaretçilerden  aldığımız yorumlardan o sezon hem yurtiçi satış hem ihracatımızın nasıl olacağına dair bize ışık tutuyor.

Merhaba Olcay Bey… Kendinizi okurlarımıza kısaca tanıttıktan sonra optik sektörüne giriş hikayenizi paylaşabilir misiniz?
Merhaba, 1984 İstanbul doğumluyum. Kocaeli Üniversitesi Makine Mühendisliği bölümünden mezun olduktan sonra birçok kurumsal firmada üretim alanında yönetici olarak çalıştım. Artık kendi işimi yapmam konusunda kendimi yeterli gördüğüm zaman, Türkiye’de üretimi az ancak talebi fazla olan ürünlerin fizibilitesi sonucunda, doğru ortaklık yapısı içinde sektöre giriş yaptım.

Optifabrik Gözlük Fabrikasının kuruluş aşamasından, gelişiminden ve sektörel vizyonundan bahsedebilir misiniz?
Optifabrik, sektördeki kalitesini ve başarısını hep bir adım öne taşıyarak Türkiye ve uluslararası piyasada yer almayı ilk günden itibaren hedefleyen ve sektörde adını başarı ile duyuran bir kuruluştur. Üretim ve tasarımlarında daima yenilik amacı ile faaliyet gösteren Optifabrik Gözlük Sanayi ve Ticaret A.Ş, günümüzde bu başarısını ürün kalitesiyle doğru orantılı olarak devam ettirmektedir. Üretime başladığımızda ‘Üretim adeti değil üretim kalitesi’ anlayışımız sayesinde, kapasitemizin artışı esnasında standartlarımızı korumayı başardık. Müşterilerimizin memnun olması, fabrikamızdaki tüm ekip arkadaşlarımızın motivasyonunu arttırmaktadır.

Üretici bir firma olarak bünyenizdeki markalardan ve markalarınızın öne çıkan özelliklerinden bahsedebilir misiniz?
Güneş Gözlüğü ve Optik Çerçeveler kategorisinde geniş kreasyona sahip markamız Toms Teddy, kurum gözlükleri alanında ise Gianluca Vera. Bu iki markamızın da ortak özelliği tamamı ile kendi üretimimiz olmasıdır. Türkiye’de 1500’den fazla optik mağaza bayimiz, 20’den fazla ülkeye ihracatımız var. Toms Teddy, klasik çizgileri kaybetmeyen modellerinin yanı sıra güncel ve fashion modellerle de önemli bir ivme kazandı. Son dönemde firmamız bünyesine katılan Kappa markasının da modelleri hazırlanmakta, çok kısa zaman içerisinde müşterilerimizin beğenisine sunulacak.

Bünyenize yeni markalar eklemeyi düşünüyor musunuz?
Firma olarak genel yapımız, bir markamız olgunlaşmadan başka bir marka oluşturmuyor, enerjimizi bölmüyoruz. Toms Teddy markası hem güneş hem optik modelleri ile yeterli çeşitliliğe sahip oldu. Bunun akabinde Kappa markasını bünyemize katarak ilerlemeye karar verdik. Kreasyonun yeterliliği müşterilerimizi memnun ettiğinde, diğer bir markaya tabi ki geçebiliriz.

Satış ve dağıtım ağınızın işleyişi nasıldır? Bu ağları geliştirmek için ne gibi çalışmalar yapıyorsunuz?
Türkiye’de 10 kişilik satış-pazarlama ekibimiz optik mağazaları ziyaret etmektedir. Tüm bölgelerde her mağazayı ziyaret etmek istemekteyiz tabi ki ancak bu durum bizim gibi sezonun önemli olduğu moda-sağlık sektörlerinde, zamanı yakalamak açısında zor olabiliyor. Bu durumu, optik mağazalara özel B2B Sistemi ile çözeceğimizi düşünerek ciddi bir alt yapı yatırımı yaptık. Çünkü optik mağazaların zamanı değerli, onlar için en kolay en hızlı ürün tedariği gerçekleştirmenin cevabı Optifabrik B2B Online. Kayıt yaptırmak için tüm optikçiler www.optifabrik.com web sitemizi ziyaret edebilir. Yurtdışı müşterilerimiz ise bizlere yurtiçi/yurtdışı fuarlardan ve internet üzerinden iletişim numaralarımızı bularak ulaşmaktadır. Son zamanlarda Türkiye’nin orta doğu, avrupa ve balkan ülkelerindeki etkisi Silmo İstanbul Fuarının ziyaretçi sayısını arttırmıştır. Bu durum bizim gibi üretici firmaların yurtdışı pazarında söz sahibi olmasına etken olmuştur. Kendilerine de bu vesile ile teşekkür ederiz.

Optifabrik olarak sektördeki bilinirliğinizi artırmak için hangi tanıtım ve reklam çalışmalarına başvuruyorsunuz?
Sosyal platformlarda olmanın yanı sıra, internet sitelerimizi ve kataloglarımızı sürekli güncel tutuyoruz. Bizim markalarımızın en önemli satış alanı optik mağazalardır. Ürünlerimizin, optik mağazalarda daha kolay ve hızlı satışının gerçekleşmesi için verdiğimiz reklamlardan güzel geri dönüşler alıyoruz.

Covid-19 pandemisi Optifabrik’i nasıl etkiledi? 2022 yılı için hedefleriniz nelerdir?
Fabrikamızda hem metal hem de enjeksiyon gözlük üretimi mevcut. Aylık ortalama üretim kapasitemiz 80.000 adet/ay. Pandemi dönemindeki kapanmalar esnasında maalesef %25 oranında düşüş gerçekleşti. Sağlığımızı tehdit eden bu durumu umarım bir daha hiç yaşamayalım. Her zaman dinamik yapıya sahip bir firma olduk, firmamızın kurulduğu ilk günden itibaren büyümektedir. 2023 ilk çeyrek itibari ile fabrikamızı inşaatı devam eden yeni yerimize taşımak istemekteyiz.

Optifabrik Optik olarak Türkiye optik sektörünün bugünü ve geleceği ile ilgili yorumlarınız nelerdir?
İthalat miktarları yüksek olan optik sektöründe, yerli üreticilerin artması bizleri memnun etmektedir. Bu durum hem ülke ekonomisine katkı sağlarken hem de optik mağazalarda ürün tedariğini, satış sonrası iade/değişim süreçlerini kolaylaştırmıştır. Yerli üretimin artması, üretim çeşitliliği ve kalitenin yükselmesine, yurtdışı pazarlarında optik sektöründe Türk firmaların yer almasını olanak sağlamıştır. Firmamız metal ve kemik gözlük üretiminin yanı sıra, lazer modellerin üretimine başlamış, asetat üretimi ile alakalı da planlamaları tamamlamıştır. Mevcuttaki fabrikamızın alanını arttırmak için 4000 metre kare inşaatına başladığımız yeni yerimizde üretim proseslerini de bu şekilde düzenlemiş olacağız.

Sizi diğer tedarikçi firmalardan ayıran temel özellikleriniz nelerdir?
Metal güneş, metal optik, grillamid güneş, grillamid optik veya lazer ürünler olmak üzere birçok çeşitte üretimimiz var. Markalarımıza sürekli yeni modeller ekleniyor, kendimizi hızlı güncelleyen bir firmayız. Taşlı veya metal süslü modellerimizin yanı sıra fashion modellerimiz de mevcut. Dinamik kadromuz ve takım çalışmasını seven çalışma arkadaşlarımız var. İşimizi severek yapıyoruz.

Optik ve güneş gözlüklerinde 2022 yaz trendleriyle ilgili neler söyleyebilirsiniz?
Bu yaz güneş modellerinde geometrik modeller, geçmiş yıllardaki yuvarlak model tercihini kırdı. Optik modellerde ise uzun süreli rahat kullanım arayanlar grillamid hammadde olan modelleri tercih etmeye devam ediyor.

Silmo İstanbul Optik Fuarı hakkında genel değerlendirmelerinizi alabilir miyiz?
Son yıllarda Türk firmalarının bölgede söz sahibi olması optik sektöründe de gelişimi sağladı. Silmo İstanbul Optik Fuarı yıl boyunca çalışarak ürettiğimiz güncel modelleri müşterilerimize sunduğumuz önemli bir fuar. Hem Türk hem de yabancı katılımcıların olması, aldığımız yorumlardan o sezon hem yurtiçi satış hem ihracatımızın nasıl olacağına dair bize ışık tutuyor.

On üç yıldır aralıksız optik sektörüne yön veren ‘4 your eyes’ ile ilgili düşünceleriniz nelerdir?
Sektör ile alakalı en güncel bilgileri aldığımız yer. Merakla derginin yeni çıkacağı sayıyı her ay bekliyoruz. Bizim firmamıza da derginizde yer verdiğiniz için sizlere ve firmamıza ilgi gösteren tüm optik dünyasına teşekkür ederiz. Optifabrik ailesi olarak herkese sevgilerimizle.

Eylül 2022