Yıldızı Doğayla Parlayan Üç Marka

EKOLOJİYE GÜÇLÜ KATKI

Çevre dostu yaklaşımlar ve sürdürülebilirlik konuları son yıllarda giderek önem kazandıkça, eko sisteme katkı yapan markalar çoğalmaya başladı.

Bazı markalar var ki, kullandıkları materyalleri ve tüm üretim süreçlerini en düşük şekilde karbon ayak izi bırakabilmek amacıyla özenle seçiyor, sadece projeleri ile doğayı korumakla kalmayıp markalarının konumlandırmalarını da çevre ve doğa üzerinden inşa ediyor. Optik sektörüne doğa dostu olarak hizmet vererek son yıllarda iyi bir çıkış yakalayan bu markalardan üçünü sunuyoruz.

AĞAÇ DOSTU ECO EYEWEAR

Eco Eyewear kurulduğu günden itibaren çevre dostu yaklaşımıyla adını optik endüstrisinde duyurmayı başaran markalar arasında yer alıyor. Çerçevelerinde, ambalajlarında ve vitrinlerinde sürdürülebilir materyaller kullanarak herkesin her seferinde bir çerçeve satın alarak fark yaratabileceğine inanan bir marka olan Eco Eyewear, büyük değişikler için birçok küçük değişikliğin bir araya gelmesi gerektiğini bilerek ekolojik farkındalığı yaymayı misyon edinmiştir. Marka bu amaçla One Frame, One Tree (Bir Çerçeve Bir Ağaç) kampanyasını adeta kalıcı hale getirmiş, her satın alınan çerçeveye bir ağaç ekerek doğanın savunucusu yeni nesil gözlük markaları arasında yükselen bir grafiğe sahip olmuştur. Bu önemli proje kapsamında sivil toplum kuruluşu Trees For The Future (Gelecek İçin Ağaçlar) ile ortaklaşa çalışan Eco Eyewear, Forest Garden (Orman Bahçesi) yaklaşımı denen bir metotla ortaklaşa olarak on dokuz binin üzerinde orman bahçesi oluşturmuştur. Orman bahçeleri sadece karbon tutup biyo çeşitliliği artırmakla kalmıyor, aynı zamanda gıda ve gelir de sağlıyor. İnsanların çevrelerine verdikleri değer ve önem çoğaldığında yaşam standartlarında da inanılmaz gelişmeler yaşayabilecekleri vizyonuna sıkı sıkı bağlı olan Eco Eyewear; One Frame, One Tree kampanyası ile bugüne kadar 2.9 milyondan fazla ağaç dikmiştir. Marka bu yıl ise ağaç dikme projesini kapsayan One Frame, One Tree kampanyasını geliştirerek One Frame, Two Trees (Bir Çerçeve, İki Ağaç) başlığı altında güncelledi. Böylece Eco Eyewear imzası taşıyan çerçevelerden bir adet satın alan herkes, iki ağacın ekilmesini sağlamış olacak. Çevre dostu hedeflerini giderek daha yüksek çıtalara taşıyan Eco Eyewear kazandığı tasarım ödülleriyle de dikkatleri üzerine çekiyor.

DENİZ DOSTU SEA2SEE EYEWEAR

Okyanus ve denizlerden toplanan plastik atıklarla sürdürülebilir ve çevre dostu gözlükler üretmesiyle tanınan Sea2See Eyewear, kuruluşundan beş yıl sonra bu yılın ilk aylarında prestijli B Corp sertifikasına layık görülerek sektörde önemli bir başarıya imza attı. Sadece sosyal ve çevresel performans standartlarını karşılayan markalara verilen dünyaca ünlü sertifika, her üç yılda bir sertifika sahibi markanın yeniden doğrulama sürecinden geçmesini şart koşuyor. Titiz ve katı bir süreç ile veriliyor. Bu süreçte sertifikayı almaya aday olan markaların başarılı iş uygulamaları, hesap verebilirliği, sosyal ve çevresel proaktifliğinin seviyesi son derece önem taşıyor. Üstelik Sea2See Eyewear geçtiğimiz Haziran ayında sıfır karbon ayak izi bıraktığını gösteren bir önemli sertifikanın daha sahibi oldu. Marka çevre dostu ve sürdürülebilirlik misyonunda önemli bir kilometre taşı olan karbon negatif statüsünü resmi olarak kazandı. Yaşam döngüsü analizi ve sürdürülebilir dönüşüm stratejileri uzmanları tarafından yapılan derinlemesine analizin bir sonucu olarak, Sea2See karbon ayak izini iki kat ortadan kaldırarak, emisyonları önemli ölçüde azaltmak ve nihayetinde karbon ayak izini tamamen ortadan kaldırmak için sürdürülebilir eylemde bulunma sürecini kanıtlamış oldu.

YEŞİL DOSTU TBD EYEWEAR

Fabio Attanasio ve Andrea Viganò tarafından kurulan İtalyan TDB Eyewear, 2020 yılından itibaren tamamen ‘yeşil’ üretim olarak adlandırdığı sürece geçerek ekolojik sorumluluk üstlenen markalar arasındaki yerini aldı. TBD Eyewear çevre dostu koleksiyonlarını yalnızca Earth Bio, Eco Green, Blue Ocean, Eco Black, Eco Transparent, Eco Havana ve Eco Dark Tortoise gibi birçok renkte biyo asetat kullanarak hazırlıyor. Marka aynı zamanda çerçevelerinin sunumunu zarif, sürdürülebilir ambalajlarıyla beğenilere sunuyor. Marka tüm optik ve güneş gözlüklerini Green Box (Yeşil Kutu) adını verdiği FSC garantili geri dönüştürülmüş kartondan yapılmış paketlerle servis ediyor. Çerçeveleri koruyan bu sert gözlük kılıflarının dışı geri dönüştürülmüş pamuklu kumaştan yapılırken ikonik TBD yeşili ile renklendiriliyor ve kılıfın içi çevre dostu PET plastik ile astarlanıyor. Markanın bu şık gözlük kılıflarının içine yerleştirilen mikrofiber gözlük temizleme bezleri de tamamen geri dönüştürülmüş plastikten elde ediliyor. TBD Eyewear, sürdürülebilir malzemelere gerçek değerini vererek ve İtalyan işçiliğini desteklerken çevresel etkiyi en aza indirerek moda endüstrisinde ekolojik ve etik bir değişime inanmaktadır. Tüm bunlar, markayı her zaman farklı kılan ikonik tasarım zevkini koruyarak gerçekleştirilmektedir.

Ağustos 2022

Look

LOOK – MADE IN ITALIA

Çağdaş & Yenilikçi

Çağdaş & Yenilikçi… Tasarımlarında rafine İtalyan yaratıcılığını odak noktası haline getiren Look- Made In Italia, yeni koleksiyonlarıyla gündemdeki yerini koruyor.

Look- Made In Italia, 1978’den beri yüksek kaliteli gözlükler tasarlayan ve üreten bir İtalyan firması olarak karşımıza çıkıyor. Bir atölye olarak kurulan Look- Made In Italia yıllar içinde organize ve uluslararası bir şirkete dönüşmüş, çerçeve tasarımı, üretimi ve dağıtımı konusunda Avrupa’daki öncü markalardan biri haline gelmiştir. Look Tasarımcısı Giordano Cazzola ve Pazarlama Müdürü Marco De Fina ile güncel koleksiyonları hakkında yapılan röportajı sunuyoruz.

Merhabalar… Bizlere Look- Made in Italia’nın güncel koleksiyonlarının genel özelliklerinden ve satış konseptinden bahsedebilir misiniz?
Giordano Cazzola: Merhabalar… Öncelikle bizleri ağırladığınız için teşekkürlerimizi sunmak isteriz. Look- Made in Italia olarak koleksiyonlarımızda marka olarak araştırmayı, kaliteli üretim sürecini ve benzersizlik odaklı işlevsel tasarımları nasıl bir araya getirdiğimizi ideal bir şekilde yansıtmak istedik. Koleksiyonlarımızın satış konseptinde, yetişkin ürün segmentimiz, premium veya üst düzey kalite göstergesi olarak malzeme üzerinden tanımlanmaktadır. Koleksiyonlarımızda kullandığımız malzemelerin kalitesi tüm serilerimizi ayrıcalıklı olarak ön plana çıkarmaktadır.

Bünyenizdeki markalarınızdan olan Materika’yı ve koleksiyonlarını genel olarak diğerlerinden ayıran yönleri nelerdir?
Giordano Cazzola: Materika gerçekten de tasarım dili ve çizgisiyle markalarımız arasında ayrıcalıklı bir yere sahip bir markadır. Bunun sebebi olarak Materika’da Look- Made In Italia’nın tasarım araştırmasına olan yatkınlığının daha yüksek bir seviyeye çıkarılmış olmasını gösterebiliriz. Look- Made In Italia’da tasarımcının hedefleri ile üretim departmanı arasındaki doğrudan bir diyalog vardır. Materika’da da teknoloji ve işçilik bir araya gelerek, malzemelerin incelenmesi ve inovasyonun yönlendirilmesinin her projenin odak noktası olmaya devam ettiği bir durum söz konusudur. Bu sayede de Materika üst düzey gözlük segmentinde yeni konseptler ortaya çıkararak koleksiyonlarını her geçen gün daha geniş kullanıcı kitlelerine ulaştırmayı başarıyor.

Materika’nın büyük ilgi gören Strato koleksiyonundan bahsedebilir misiniz?
Giordano Cazzola: Strato, Materika’nın deneysel bölümünde yer alan yeni Alumix koleksiyonunun bir parçasıdır. Bu yeni deneyim, şirketimizin geçmişte yaptığı seçimleri, örneğin ayırt edici malzemelerimizden birini en iyi şekilde temsil etmek için yenilemektedir. Look- Made In Italia olarak yeniliklerin ve inovasyonun izinden gitme gibi bir misyona sahip olduğumuz için böyle deneysel çalışmalardan eşsiz koleksiyonlar çıkarıp, beğenilere sunmaktan memnunuz.

Biraz da Strato koleksiyonunda kullandığınız bu Alumix malzemesinin özelliklerinden söz edebilir misiniz?
Giordano Cazzola: Strato koleksiyonunda en baskın olarak kullandığımız malzeme olan Alumix, alüminyum ve magnezyum karışımı bir maddedir. Süper hafif ve yüksek performanslı olan Alumix malzemesi, tamamen özel işleme kriterlerine göre şekillendirilmiştir. Strato’da konsept, Look- Made In Italia’nın Alumix üzerine yaptığı araştırmanın uzmanlığını, farklı kalınlıklar ve yüzeyler arasında uyumlu bir diyalog olarak anlaşılan kontrast temasına uygulamaktır. Amaç, saran bir dokunsallık algısı yoluyla gözlemcinin dikkatli gözünü tatmin etmektir.

Peki tasarım açasından baktığımızda Strato’nun öne çıkan özellikleri ve renk seçimleri hakkında neler söylersiniz?
Giordano Cazzola: Strato modelleri, detaylara ve işçiliğin zenginliğini artıran bir katmanlaşma fikrine odaklanan çağdaş bir tasarımla karakterize edilir. Çok sayıda mekanik adım, hesaplanmış işçilikle dönüşümlü olarak, doğruluk ve hassasiyetle birleştirilmiş bir süreç hikayesi yaratır. Böylece mutlak estetik yeniliğe sahip çekici gözlüklere dönüşür. Renk seçimleri konusunda ise Strato koleksiyonumuzda sadece yeni renkler değil devrim niteliğinde bir renk paleti oluşturduğumuzu söyleyebilirim. Renkler yakut kırmızısından virtual yeşile kadar değişiyor. Sinyal sarısından grafit siyaha ve daha güven verici gece mavisi veya arduvaz grisine kadar. Ancak renkler asla düz veya donuk görünmüyor. Örneğin asit yeşili veya ametist morunun doygunluğu hem mat hem de metalik nüanslarla seyreltilmiştir. Camları döndürerek ve gözlem noktasını değiştirerek yüzeydeki somut farklılıkların nasıl kavranabildiğini görmenin heyecan verici olduğunu söylemeliyim.

Bir diğer özel seri de Aurea isimli kapsül koleksiyon. Bu koleksiyonun özelliklerinden bahsedebilir misiniz?
Marco De Fina: Aurea sınırlı sayıda üretilen bir kapsül koleksiyonudur. New Rinascimento (Yeniden Doğuş) imaj kampanyasının görsel deneyimini somutlaştırmak için yaratılmış bir projedir. Aslında, değerlerimizi sadece imajımız aracılığıyla değil, onları temel işimizi temsil eden ürüne dönüştürerek iletmeye karar verdik. Aurea’nın New Rinascimento’nun meyvesi olduğunu söyleyebiliriz.

Bu özel kapsül koleksiyon nasıl doğdu?
Giordano Cazzola: Aurea görünüşte yalın bir kavram olan doğadan doğdu. Gelişimi, doğanın bütünlüğü içinde anlaşılan ortak paydanın tanımlanmasıyla başladı. Bir çevre olarak doğa ama aynı zamanda insan doğası olarak doğa. İnsanın doğa ile her zaman aradığı bağlantı. Bunu, uyumun en yüksek ifadesi olan ‘altın oran’da tanımladık. Bu tanım sayesinde doğada her zaman var olan ‘güzellik’ ile samimi bir bağ kurduğumuza inanıyoruz.

Aurea kapsül koleksiyonu hangi kitleyi hedef alarak tasarlandı?
Giordano Cazzola: Look- Made In Italia koleksiyonlarında genellikle geniş kitleleri hedefleyen bir firma olmuştur. Sınırlı sayıda olmak üzere ürettiğimiz Aurea kapsül koleksiyonumuz da premium ve üst kalite seviye segmentinde olup yetişkinlere hitap etmektedir. Koleksiyondaki gözlüklerle her mevsim gözlük kullanmak özendirilmektedir.

Aurea kapsül koleksiyonundaki modellerden ve özelliklerinden bahsedebilir misiniz?
Giordano Cazzola: Kapsül, Look- Made In Italia tasarımcıları Giuseppe De Riva ve Augusto Valentini tarafından tasarlanan ikisi erkek ve ikisi kadın olmak üzere dört çerçeveden oluşuyor. Aurea ayrıca yetişkin premium ve yetişkin üst düzey kalite segmentlerinde Look- Made In Italia’nın asetat çerçevelerdeki gelişimini tamamlamak amacıyla iki koleksiyon daha oluşturacak.

Aurea’nın tasarım dilini nasıl tanımlarsınız?
Giordano Cazzola: Aurea’nın tasarım dili rafine İtalyan yaratıcılığını ortaya koyuyor. Her şey, uyum kelimesiyle özetleyebileceğimiz basit bir kavramı takip ederek güzelliği temsil etme arzusundan doğuyor.

Bu kapsül seride hangi malzemeleri ve renkleri tercih ettiniz?
Giordano Cazzola: Her şeyden önce Aurea, uzmanlığımızın denendiği tam bir asetat ürünüdür. Renk oyunları, projenin altında yatan yaratıcılığı sonuna kadar ifade etmek için asetatlardan ayrıntılı renklendirme işlemlerine kadar uzanmaktadır. Örneğin Aurea 4530 modelinde ‘üst üste binen hafiflik’ kavramı tanıtılmıştır. Asetat malzeme, her katmanın kendine özgü bir estetik işlevi olduğu bir renk tabakalaşması gibi görünecek şekilde işlenmiştir.

Kendi üretimini yapan bir marka olarak ekolojik ayak izinizi düşük tutmak amacıyla ne gibi adımlar atıyorsunuz?
Öncelikle araştırmalarımızı en iyi hammaddeleri seçmeye odaklıyoruz. Onlar olmadan mükemmel ürünler yapamazsınız. Bizim için bu bir zorunluluk. Alumix gibi malzemeleri kendi bünyemizde araştırıyor ve geliştiriyoruz. Araştırıp kullandığımız malzemelerimizin çevresel etkileri çok düşüktür ve sürdürülebilir bir ürün yaşam döngüsü oluştururlar. Sayısız kez ve mekanik özelliklerinden hiçbir şey kaybetmeden geri dönüştürülebilirler, bu da düşük ayak izi ile ürün performansında sürekliliği ve sürdürülebilirliği garanti ediyor.

Kaynak: Spectr

Ağustos 2022

Agora Optik

AGORA OPTİK

Farklı Bir Bakış

Silmo İstanbul’u hemen hemen her yıl ziyaret ediyorum. Sektörün bir araya geldiği ve böylesine büyüme gösteren bir organizasyon görmek benim için mutluluk verici.

Merhaba Murat Bey. Öncelikle sizi biraz tanıyalım ve sektöre giriş hikayenizden bahsedelim…
Babamın 1968 senesinde mesleğe başlamasıyla ve yıllar sonra kendisine mağaza açmasıyla optik sektörüyle bağımız kuruldu ve babamı kendime idol seçmemle benim hikayem de başlamış oldu. Mesleğe olan sevgim ve aşkım bu şekilde filizlenmeye başladı. Önce çıraklığını yaptığım bu meslekte yaşımın ilerledikçe içimde hep en iyisini yapma isteği oluştu. Atölye kısmı da ilgimi çok fazlasıyla çekmişti. Hem atölyedeki yeni öğrendiğim bilgiler hem de mağaza içindeki gündelik gelişmeler çok hoşuma gidiyordu. 2005 yılında Ege Üniversitesinde optisyenlik bölümünden mezun oldum ve artık eğitimini almış bir optisyen olarak meslek hayatıma devam ediyorum.

Agora Optik’in kurulma aşamasından söz eder misiniz?
Agora Optik bir aile şirketi olarak tüm sorumluluğunu kendim alarak kurduğum bir mağazadır. Her zaman en iyisini ve en güzelini başarabilmek için Agora Optik’i yaşadığım bir yuva haline getirmişimdir. Sloganımız olan ‘Farklı Bir Bakış’ ile tüm müşterilerimize özenle hizmet vermekteyiz.

Mağazalarınızın yerini belirlerken nelere dikkat ediyorsunuz?
Mağazalarımız İzmir’in en elit semtlerinde yer almaktadır. Mağazalarımızın yerini seçerken tabii ki hareketli bir yer olmasına dikkat ediyorum. Bence işini düzgün yapan, mağaza dekorasyonuna önem veren, bilgisiyle müşterilerine iyi hizmet sağlayabilen bir firma olmak her zaman en temel değeriniz olmalı. Bu sebeple bizim de birincil kuralımız bu bakış açısıyla işimizi yapmaktır.

Mağazanızda her gruptan ürün bulunduruyor musunuz?
Mağazalarımızda birçok dünya markasına yer vermekteyiz. Yenilikleri yakından takip ediyor ve güncel modelleri mağazalarımızda bulundurmaya özen gösteren bir firmayız. Ürün segmentleri ve çeşitliliği bizim için önemli bir rol oynuyor. Ancak söylediğim gibi en yeni trendleri takip etmek ve onların ışığında sürekli yenilenmekten ödün vermiyoruz.

İzmir’de birçok önemli optik mağaza yer alıyor. Bu durum bir rekabet oluşturuyor mu?
Tabii ki hemen hemen her meslek grubunda birçok mağazanın faaliyet gösteriyor olması ister istemez bir rekabete neden olur. Ancak ben hizmet kalitesine yansıdığından ve dinamik tuttuğundan ötürü rekabeti gerçekten seviyorum. Müşteriler piyasadaki mağazaları gezerken hem ürün hem de güven araştırması yapıyorlar. Agora Optik olarak da tercih ediliyor olmak ve güzel dönüşler almak beni çok mutlu ediyor.

Mağazanızda en çok satışı yapılan optik ve güneş gözlüğü markaları nelerdir?
Mağazalarımızda her kesime hitap edebilecek ürünler olduğu için her markayı saymakta güçlük çekebilirim. Fakat en çok satılan ürünler genellikle dünya markaları oluyor. Türkiye’de marka reklamının çok büyük önem taşıdığını biliyorum. Sezon başlarında bizlere gelen en büyük talepler, müşterilerimizin sosyal medyadan takip ettiği ünlülerin kullanmış olduğu gözlüklerden oluyor. Bazen gerçekten bu durumu komik buluyorum fakat o reklam sayesinde insanlar yeni çıkan gözlükleri görüyor ve o ürüne sahip olmak istiyorlar.

Satış sonrası hizmetleriniz nelerdir?
Satış sonrası verdiğimiz hizmet bence optik mağazalarını gerçekten ayakta tutan bir hizmet. Çünkü birçok meslek grubunu gerçekten etkileyen, internet satışlarına karşı ayakta durabildiğimiz önemli bir hizmet veriyoruz. Bu durumu değerlendiren insanların seçimlerini bence değiştirebiliyoruz. Müşterilerimizin hizmetimiz esnasında ve sonrasında gösterdiğimiz özen sayesinde internet alışverişi yapmaktansa optik mağazalarımızı seçmesini sağlıyoruz.

Cadde mağazaları mı yoksa AVM içerisinde yer almak mı? Sizin tercihiniz nedir ve sebepleri nelerdir?
Cadde ve Avm mağazalarının hem avantajı hem dezavantajları bulunduğunu düşünüyorum. Bence cadde mağazalarını Avm mağazalarıyla kıyaslarsak Avm mağazaları daha ön planda oluyor.  Bu durumun en büyük sebebi Avm’lerin çalışma saatleri diye düşünüyorum. Kapalı alan olduğundan dolayı hava şartlarının değerlendirildiği kış aylarında daha çok rağbet gördüğünü düşünüyorum.

Perakendecilerden biri olarak meslektaşlarınızla aranızdaki fiyat rekabeti hakkındaki görüşleriniz nelerdir?
Şu anki rekabet zaten fiyat farklılığından meydana geliyor. En büyük rekabeti internet satışlarına karşı veriyoruz. Bir mağazanın konumu ve büyüklüğüne göre gerçekten giderlerimiz ve masraflarımız çok yüksek. Birde bunların yanında rekabette olduğumuz diğer firmaları düşünürsek biraz işimiz zorlaşıyor. Piyasaya göre doğru ürün ve doğru fiyatlandırma yapıldığı zaman işimizin biraz daha kolaylaşacağını düşünüyorum.

Sektöre hizmet veren biri olarak ülkemizde gözlük kullanımı oranları ve bilinci hakkında neler düşünüyorsunuz? Gözlük kullanımının artırılması için neler yapılabilir ve kimlere görev düşüyor?
Benim tamamen inandığım bir sözü sizlerle paylaşmak isterim: Bilgi paylaştıkça güzeldir. İnsanları bilgilendirmek gerekir. Yaşadığımız pandemi sebebi ile 7’den 70’e herkes bilgisayar, ipad ve cep telefonlarının kullanımını fazlalaştırdı. Mavi ışığın vermiş olduğu zararlardan kullanıcıların haberi bir optik mağazasına girdiği zaman oluyor. Aslında bu bilgi daha birçok bilginin yanında ufak bile kalıyor. Meslek adına teknolojik gelişmeleri öğrenmeli ve bunları da nihai tüketicilerimize aktarmalıyız. Bu vesile ile TOGB Başkanları başta olmak üzere Bölge İzmir Optisyen Gözlükçüler Odası Yönetim Kurulu Başkanı Sayın Ersan Tüyen’e huzurunuzda teşekkürlerimi iletirim. Sosyal medya üzerinden yaptıkları göz muayenesinin önemi ve genetik olarak aile bireylerinden birbirine aktarılan birçok göz rahatsızlığının olabileceğini ve düzenli periyotlarla göz doktoruna gitmemiz gerektiğini belirten birçok çalışma yaparak biz optikçileri bilgilendirmeye çalışıyorlar.

Sektör içi yapılan satış ve eğitim bilgilendirmeleri yeterli mi? Siz mağaza çalışanlarınız için eğitim programları düzenliyor musunuz?
Bence sektör içi yapılan eğitimlerde eksiklikler var. Üretici firmaların da bu konuda daha fazla bilgilendirme yapmaları gerekmekte.  Biz Agora Optik olarak en az ayda bir kez olmak kaydıyla personellerimizle bir araya gelip bilgi paylaşımında bulunuyoruz ve bunun çok faydasını görüyoruz.

Yurtdışında yapılan uluslararası optik fuarlarını ve sektörel gelişmeleri takip ediyor musunuz?
Pandemiden önceki yıl Silmo Paris fuarına katılmıştım. Oradaki fuar atmosferini yakından görme şansım olmuştu. Sıkça yurtdışına çıkan biri olarak Avrupa’daki optik mağazalarını da inceleme fırsatım oldu tabii. Mağazalardaki en çok ilgimi çeken özellik ise mağazalarda bulunan optometristler olmuştur. Bu sebeple neden bizim ülkemizde de böyle bir faaliyet veremiyoruz sorusunu sormadan edemiyorum.

18-21 Aralık 2021 tarihleri arasında gerçekleşen Silmo İstanbul Optik Fuarı hakkındaki görüş ve değerlendirmeleriniz nelerdir?
Meslekte çok eski olduğum için Silmo İstanbul’u hemen hemen her yıl ziyaret etmeye gayret ettim. Tabii ki eski sıcaklığı, dostluğu her şeyde olduğu gibi kaybediyoruz. Buna rağmen tüm sektörün bir araya geldiği ve mesleğimiz adına böylesine bir büyüme gösteren bir organizasyon görmek benim için mutluluk verici.

Dergimiz ‘4 your eyes’ ile ilgili neler söylemek istersiniz?
Her ay zamanında ve düzenli olarak mağazalarımıza ulaşıyor. Büyük bir zevk ile takipteyiz.  Böyle bir hizmeti bizlere sunduğunuz için bütün meslektaşlarımın adına sizlere teşekkür etmeyi bir borç bilirim. Sizlerin de desteği ile mesleğimizi güzel ve sağlıklı günlerde hep beraber en iyi yerlere getirmeyi diliyoruz.

Temmuz 2022

Yts Optik

YTS OPTİK

Önceliğimiz, Benzersiz Bir Marka Portföyü Oluşturmak

İnşaat sektöründe faaliyetlerimiz sürerken, farklı sektörde de neler yapabiliriz düşüncesiyle araştırma yaparken New Line Group ile yollarımız kesişti ve markalarının dikkat çeken normlarından dolayı Türkiye’de de olmalı düşüncesiyle sektöre girdik.

Merhaba Gamze Hanım… Kendinizi okurlarımıza kısaca tanıttıktan sonra optik sektörüne giriş hikayenizi paylaşabilir misiniz?
Meslek hayatıma 1997 yılında ETS Tur Acente sahibi olarak başladım. 2004 yılında AtlasJet Havayolları kurulurken gelen teklifle Halkla İlişkiler ve Müşteri İlişkileri Müdürlüğü yaptım. 2010 yılında Borajet Havayollarına geçip kuruluş kadrosunda yer aldım. Türkiye’nin ilk kadın Yer İşletme Başkanı olarak bu görevi 2014 yılına kadar yürüttüm, havacılık sektöründen ayrıldıktan sonra hiç ara vermeden inşaat sektöründe olan şirketimizde çalışmaya başladım. 2020 yılında optik sektöründe de faaliyet göstermeye karar verdik ve her iki şirketimizde faaliyetlerimizi sürdürüyoruz.

YTS Optik’in kuruluş aşamasından, gelişiminden ve sektörel vizyonundan bahsedebilir misiniz?
İnşaat sektöründe faaliyetlerimiz sürerken, farklı sektörde de neler yapabiliriz düşüncesiyle araştırma yaparken New Line Group ile yollarımız kesişti ve markalarının dikkat çeken normlarından dolayı Türkiye’de de olmalı düşüncesiyle sektöre girdik. Bizim önceliğimiz, benzersiz bir marka portföyü ile yüksek kaliteli optik ve güneş gözlüklerinin Türkiye’de olması ve düzenli dağıtım ve garanti süresinde müşterilerimizi yormamaktır.

Tedarikçi bir firma olarak bünyenizdeki markalardan ve markalarınızın öne çıkan özelliklerinden bahsedebilir misiniz?
Baldinini Occhiali,  Enni Marco, Mario Rossi Collezioni, Mario Rossi Giovani olmak üzere 4 markamız var, Bu markaların altında da farklı imzalarla markalarımız da bulunuyor. Markalarımızın İtalya’da üretilmiş olmasını en önemli ayrıcalığımız olarak görüyoruz. Baldinini Occhiali, Gimmi Baldinini’nin üçüncü neslini oluşturduğu aile, 1910’da, tamamen el yapımı ayakkabılar üretti. Daha sonra el yapımı gözlük üretmeye karar vermişler, dünyada 100’den fazla Baldinini mağazası var ve optik ve güneş gözlükleri başta Gold Edition, Heritage Edition olmak üzere  beğeniliyor. Gözlük modelleri, ayrıntılar açısından zengin,  tasarımın yaratıcılığı ve yüksek kaliteli üretim teknikleri öne çıkan özellikleri. Enni Marco, Tüm camların anavatanı olan Veneto ilinde, İtalyan optik endüstrisinin merkezinde bulunan Enni Marco stüdyoda 20 yıldır koleksiyon hazırlanmaktadır.

Bunun dışında Enni Marco Emilia adı altında ayrı bir üst segment koleksiyonu da bulunmaktadır. Koleksiyonların, modanın en ön saflarında yer alan Made in Italy stili için tipik olan en yüksek stil gereksinimlerini karşıladıkları için dünya çapında bilinirliği bulunmaktadır. Mario Rossi, Mario Rossi, gerçek bir stil anlayışına sahip kişiler için İtalyan tasarımına sahip koleksiyondur Çağdaş bir ruha ve sofistike bir tasarıma sahip koleksiyonlarla göze çarpıyor. Geniş form, malzeme ve renk seçimi, Mario Rossi koleksiyonuna büyük bir güncellik ve çokluk kazandırıyor. Giovani, Bebek, çocuk ve gençler için hazırlanan koleksiyonumuzdur. Giovani tasarımı ve üretimi konusunda uzman pediatrik oftalmologların görüşleri ve onayları alınarak yapılmaktadır. Çocuklar, hoş dokunuşlu malzemeye sahip renkli, eğlenceli gözlükleri sever. Takılması rahat olan Giovani hem optik hem güneş gözlükleri farklılığını ön plana çıkartıyor.

Bünyenize yeni markalar eklemeyi düşünüyor musunuz?
New Line Group çatısı altında bulunan Zitrone Berlin, Dutch Touch markalarını da bünyemize almak istiyoruz.

Satış ve dağıtım ağınızın işleyişi nasıldır? Bu ağları geliştirmek için ne gibi çalışmalar yapıyorsunuz?
Bizim İstanbul, Antalya, İzmir ve Ankara merkezli satış ağlarımız var, bu illerdeki arkadaşlarımız diğer illerimizde de ürünlerimizi tanıtıyorlar. Bugün YTS’nin Iğdır’dan Edirne’ye kadar müşteri portföyü bulunmaktadır.

Markalarınıza ait koleksiyonları hangi etkenlere göre belirliyorsunuz?
New Line group üretime geçmeden önce olasılıkları bizimle paylaşıyor ve hangi ürünlerin üretileceği konusunda bizimle mutabık kaldıktan sonra üretime geçiyor. Öncelikle Türkiye’de tercih edilen modelleri bilmek çok önemli, siparişlerimizi ona göre oluşturuyoruz ancak 2022 yılı koleksiyonunda özellikle Baldinini’de sıra dışı modeller de tercih edilmeye başlayınca biz de ilk kez sıra dışı çizgilere sahip modeller getirdik.

YTS Optik olarak sektördeki bilinirliğinizi artırmak için hangi tanıtım ve reklam çalışmalarına başvuruyorsunuz?
2 yılda ummadığımız kadar bilinirliğimiz arttı, bunda en önemli etken müşterilerimizle devamlı kontak halinde olmamız diye düşünüyoruz. Bildiğiniz gibi Silmo İstanbul Optik Fuarı’nda yerimizi aldık. Müşterilerimizin talepleri üzerine mağazalarını markalarımızın görselleri ile giydiriyoruz ve sosyal medyada da oldukça aktifiz.

YTS Optik olarak Türkiye optik sektörünün bugünü ve geleceği ile ilgili yorumlarınız nelerdir?
Öncelikle, Türkiye’de optik talebinin lüks olmaktan çıktığını, ihtiyaç olduğunu görmek umut verici. E-ticaret ile gözlük satışları, ayrıca çok önemli bir sağlık gereci olan gözlüğün işporta ve semt pazarlarında satılması sektörümüzün ilerlemesini engellemektedir ve derhal önlem alınmalıdır.

Optik sektörü için önemli olan Odalaşma süreci hakkındaki görüşleriniz nelerdir?
Sektörün yeterince örgütlenememesi, kayıt dışı ekonomi ve merdiven altı üretim, illegal ülkemize giren ürünler, yoğun bürokrasi sebebiyle pazarlama/reklam/tanıtım yetersizliği, istatistiklerin yetersizliği, göz sağlığı konusunda bilinç düzeyinin yeterli olmamasının odalaşma sayesinde önlenebileceği görüşündeyiz. 2017 Yılında TBMM’de  kabul edilen torba kanunla optisyen ve gözlükçülerin oda ve Türk Optisyen-Gözlükçüler Birliği kurmasının önü açıldı ancak maalesef gerçekleştirilememiştir.

Sizi diğer tedarikçi firmalardan ayıran temel özellikleriniz nelerdir?
Markalarımızın kalitesi, tasarımı ve çeşitliliğinin yanı sıra, en önemli özelliğimizin ulaşılabilir ve garanti sürecinde müşterilerimizin yanında olmamız olduğunu düşünüyoruz.  YTS olarak müşterilerimizin taleplerini geri çevirmemek önceliğimizdir.

Optik ve güneş gözlüklerinde 2022 yaz trendleriyle ilgili neler söyleyebilirsiniz?
Hem marjinal hem de nostaljik modeller ön planda. Cat eye modeli bu sezonda da var. Özellikle bizim markalarımızda bulunan Clip on modeller de hem optik hem güneş gözlüğü olarak kullanıldığı için tercih edilmektedir.

Silmo İstanbul Optik Fuarı sizin için nasıl geçti? Fuar hakkında genel değerlendirmelerinizi alabilir miyiz?
Bildiğiniz gibi Pandemi döneminde gerçekleşmesine rağmen bizim beklentilerimize cevap verdi. Fuar alanının düzeni, organizasyonun profesyonelliği tabii ki bize yardımcı oldu. Silmo İstanbul Optik Fuarını gerçekleştiren 24 saat Fuarcılık A.Ş.’ye fuar öncesi ve fuar süresinde her zaman yanımızda olduğu için teşekkür ederiz.

On üç yıldır aralıksız optik sektörüne yön veren dergimiz ‘4 your eyes’ ile ilgili düşünceleriniz nelerdir?
Her ay merakla bekliyoruz, derginin içeriği ve kalitesi farklılığını ön plana çıkartıyor, sektörden tüm haberlerden 4 your eyes sayesinde bilgi sahibi oluyoruz.

Temmuz 2022

Blackfin

İLK KAPSÜL SERİSİ

İtalyan Yapımı etiketini gururla taşıyan Blackfin titanyum ve titanyumdan daha fazlasını temsil ederken, ilk kez hazırladığı ‘Highlighter’ kapsül serisini sunuyor…

Blackfin geleneksel bir İtalyan tasarımcı gözlük markası olarak dünya optik pazarındaki yerini her geçen yıl daha da sağlamlaştırıyor. Prestijli ve dikkat çekici bir alan olan titanyum çerçevelere odaklandığı için bağımsız gözlük endüstrisinde saygı duyulan bir marka konumuna sahip. Blackfin için titanyum sadece rastgele bir materyal değil, markanın tüm değerler sisteminin ana parçası konumunda. Blackfin, enerjisini yalnızca optik ve güneş gözlüklerinin tasarımı ve kalitesi için ideal olan titanyum materyaline odaklamakla kalmadı, aynı zamanda şirket ahlakını da bunun üzerine inşa etti. Bu sebeple Blackfin günümüzde titanyumu ve titanyumdan daha fazlasını temsil ediyor. Marka, doğa sevgisi, İtalyan tasarımı ve el yapımı çerçevelerle de anılıyor.

Blackfin, 1971’den beri Dolomit Dağları’nın eteğinde yer alan ve her mevsim cenneti andıran Agordo kasabasında varlığını sürdürüyor. Adından söz ettirmeyi başaran her marka gibi Blackfin’in kuruluş öyküsü de güçlü girişimcilik ruhuna ve zorluklarla mücadeleye dayanıyor. 1960’larda gözlük devi Luxottica da dahil olmak üzere birçok küçük işletmenin açılması ve hızla büyümesi sonucu Agordo, İtalyan gözlük üretiminin merkezi haline geldi. Bugünkü Blackfin Ceo’su Nicola Del Din’in annesi Maria Pramaor, kuruluşundan itibaren Luxottica ile çalışıyordu. Bir süre sonra Maria Pramaor kendi gözlük işletmesini açmaya karar verdi. Pramaor isimli şirketinde Luxottica ve diğer markalar için gözlük üretmeye başladı. Ancak ödemelerde sıkıntı yaşamaya başlayınca şirketin durumu kötüye giderek krize sürüklendi. Bu dönemde Maria Pramaor oğlu Nicola ile yaptığı işbirliğiyle yeni bir marka yaratarak kendi çerçevelerini üretme kararı aldı. Bu kararla birlikte gözlük sektöründeki yerini alacak olan İtalyan markası Blackfin doğmuş oldu. Blackfin’in başarısı Ceo Nicola Del Din liderliğinde, özgünlük, bağlar ve tutku ile donatılmış sadık bir ekibe sahip olmasına dayanıyor.

Blackfin için yüzde yüz ‘İtalyan Yapımı’ etiketi bir gurur işaretidir. Marka son yıllarda özenli ve titiz geleneksel el işçiliği ile hazırladığı koleksiyonlarını beğenilere sunarken, çıtayı yükselterek ‘Yeni İtalyan Yapımı’ da denilen “Neo Made In Italy” etiketini benimsedi. Blackfin için konu sadece materyal ve gözlükler hiçbir zaman olmadı. Marka kuruluşundan itibaren bütünsel bir yaklaşımı temsil etti. Merkezinin bulunduğu yerden koleksiyonlarına, fotoğraf çekimlerinden kampanyalarına kadar geleneksel İtalyan gözlük üretimini yenilikçi bakış açısıyla birleştirdi.

Blackfin’in yaptığı her şey kuruluş ilkelerinden ve benzersiz tarihinden ilham almayı sürdürüyor. Bu durum da, bağımsız bir şirket olan Blackfin’in çoğunlukla popüler bir logonun sergilenmesinden öteye geçemeyen ana akım gözlük markalarından ne kadar farklı bir ligde olduğunu bir kez daha kanıtlıyor.

BLACKFIN’İN İLK KAPSÜL SERİSİ HUZURLARINIZDA…

İtalyan marka Highlighter ismini verdiği üç güneş gözlüğünden oluşan ilk kapsül koleksiyonunu beğenilere sunuyor.

90’ların güçlü pop kültürü havasından ilham alan üç yeni güneş gözlüğü stili, fütürist bir vizyonla dönüşümden geçiyor. Kare çizgiler 90’ların gözlüklerinin aşırı orantılarını, neon rengi ise 80’lerin aşırılıklarını güçlü bir şekilde hatırlatıyor. Kedi gözü formuna ve klasik bir pilot modellere neredeyse hiç benzemeyen çarpıcı modeller, markanın ikonik tasarım konseptine sofistike yorumlar katmasıyla ortaya çıkmış. Blackfin çerçevelerinin ön kısmına net neon çizgilerle zenginleştirilmiş keskin köşeler ekleyerek yeni tasarımlarını daha da göz alıcı hale getirmiş.

Blackfin kendisiyle ile özdeşleşen materyal titanyumun farklı kalınlıklarını yeni güneş gözlüklerinde işleyerek, son derece göze çarpan şık görünümler elde etmeyi başarmış. Çerçevelerde kullanılan tek bir 3 mm blok sayesinde, üst çerçevedeki renk çizgisi hafifçe içe doğru giderek çerçevelere daha fazla derinlik kazandırmış. Kendi içinde gelecekten gelen bir zaman kapsülünü andıran, şirketin yeni sürdürülebilir genel merkezi olan Black Shelter’da tasarlanan ve oluşturulan Highlighter kapsül serisi yaza damgasını vurmaya hazırlanıyor.

Markanın ilk kapsül koleksiyonu olan Highlighter’daki üç güneş gözlüğü stilinin tamamı, kırmızı, fuşya, mavi, sarı ve yeşil olmak üzere beş koyu renkte mevcut neon şerit ile tamamen siyah renk seçenekleriyle görücüye çıkıyor. Blackfin bir kez daha titanyumla çalışırken gerekli olan renk kombinasyonuları ve titiz işçiliği sayesinde birçok yönden olağanüstü bir duruş sergileyen bu çarpıcı ilk kapsül koleksiyonunu beğenilerinize sunuyor.

Kaynak: Spectr

Temmuz 2022

Barton Perreira

BARTON PERREIRA

Kaliforniyalı Lüks

Bill Barton ve Patty Perreira birbirlerine duydukları derin saygı ve hayranlıkla ortak olarak kurdukları markaları ile dünya genelinde gözlük lüksünü yorumluyorlar.

Barton Perreira, Kaliforniya’dan lüks bir dokunuşa sahip bir gözlük markasıdır ve dünya ki bir çok markanın işçiliğine fark atacak, olaylara farklı bir yorum katan ve bunu tasarımlarına ve ürünlerine yansıtan bağımsız bir markadır. Japonya’da titizlikle elde üretilen tek bir Barton Perreira çerçevesinin rafine edilmesi haftalar alır. Eşi benzeri olmayan her ayrıntıya gösterdikleri tutkuyla dikkat çeken Japonya’nın önde gelen zanaatkarları, Braton Perreira gözlüklerinin her yönüyle hassasiyet ve ustalıkla hayata geçirilmesini sağlıyor. Ancak bu benzersiz tarzın kurucularının da hakkını vermek lazım. Barton Perreira, iki çok özel insan arasındaki sinerjinin sonucu olarak ortaya çıkmıştır. Patty Perreira’nin sezgisel stili ve hikayeli tasarımları, Vera Wang, Prada, Miu Miu, Paul Smith ve on sekiz yılı aşkın bir süre Oliver Peoples koleksiyonlarının merkezinde yer aldı. Korkusuz ve duygulu sezgileri onun her hareketine rehberlik etti. Bill Barton, kariyerine gözlük endüstrisinin inceliklerini ve insan ilişkilerinin değerini öğrenerek bir gözlükçü olarak başladı. Bu deneyimler onu önce Oliver Peoples’in CEO’su sonrada Barton Perreira’nın kurucusu olmasını sağladı. Bill Barton ve Patty Perreira ile markalarının kökeni hakkında yapılan röportajı sunuyoruz

Merhaba Patty ve Bill, bize markanızın kuruluş hikayesinden bahsedebilir misiniz? Kendi markanızı oluşturmaya nasıl karar verdiniz?
Bill Barton: Patty Perreira ve ben, Oliver Peoples’da birlikte çalıştıktan sonra 2007’de Barton Perreira’yı kurduk. Oliver Peoples markayı, 2006’da Oakley’e sattı. Satış ile birlikte ben işten ayrıldım ama Patty birkaç ay kaldı. Sonrasında çalıştığı işin onun için yeterli olmadığına karar verdi. Bir araya geldik ve kendi markamızı kurabileceğimizden çok emindik. Oliver Peoples’ta kaldığımız yerden devam etmek ve gelişmek istedik. Patty ve ben ürünler yaratmak için inanılmaz bir sinerjiye sahibiz. Patty bir tasarımcı olarak çok üretken ve farklı türleri kusursuz bir şekilde tasarlama yeteneği var.  Şimdiye kadar tanıştığım hiçbir tasarımcıya benzemiyor.
Patty Perreira: Bill ve ben her zaman bağımsız özgür düşünürler olduk. Aynı özgür ruhlu bağımsız bakış açısını markamız için de istedik. Bana ilham veren şeylere sadık kalmak benim için önemliydi. Bill Barton ve ben, yeni bir dönem, kalite ve kültürü temsil edecek bir gözlük markası yaratma vizyonuna sahiptik. Gözlük bizim ortak tutkumuzdu ve güçlerimizi birleştirme ve markamızı yaratma zamanının geldiğini hissettik.

Kaliforniya’da Los Angeles’a yakın bir yerdesiniz. Konum sizin için ne kadar önemli?
PP: Venice Beach’te yaşıyorum ve çalışıyorum. Venice sürekli gelişim halinde ve olağanüstü güçlü bir yapıya sahip. Tasarım estetiğimde, Kaliforniya’nın etkisi olduğunu düşünüyorum. Kaliforniya lüksü, üst düzey sürdürülebilir malzemeler kullanılarak ürettiğiniz tasarımlarınızın, sofistike, rahat, rafine ve incelikli olmasıdır.

Sayısız Hollywood ünlüsü ve ikonik isimler markanızın gözlüklerine rağbet gösteriyor. Bu konu hakkında neler söylemek istersiniz?
BB: Her tür insanın gözlüklerimizi seçmesine bayılıyoruz. Kim oldukları önemli değil. Ancak ikonların gözlük seçerken Barton Perreira’yı tercih etmeleri, bunu bir reklam değil tercih olduğunu bilmek içimde gerçek bir gurur duygusu oluşuyor.
PP: Barton Perreira kullanan ünlülerin listesi ile gurur duyuyorum. Ryan Gosling’den Michelle Obama’ya, Brad Pitt’ten Lady Gaga’ya, Young Thug’dan Maluma’ya ve çok daha fazlasına kadar birçok ünlü gözlüklerimizle boy gösteriyor. Bu, koleksiyonumuzun pek çok benzersiz stili tamamlayan derinliğini ve çeşitliliğini gösteriyor.

Kuruluşundan bu yana sizin için en önemli başarılarınız neler oldu?
BB: Çıkardığımız her koleksiyon, işbirliği veya sınırlı sayıdaki parçanın Barton Perreira için bir dönüm noktası olduğunu düşünüyorum. Ürün geliştirme sürecimize harcanan zaman, çaba ve tutku yoğun ve kişiseldir.

Aranızdaki görev ve sorumluluk dağıtımından bahsedebilir misiniz?
PP: Birbirimize karşılıklı saygı ve hayranlığın temel olduğu harika bir ortaklığımız var. Bill beni motive ediyor, meydan okuyor ve bana ilham veriyor. Bill ve ben birbirimizin içgüdülerine güveniyoruz. İkimiz de gözlük endüstrisinde uzun yıllara dayanan deneyime sahibiz. Ben yaratıcılığa yönelirken, onun uzmanlığı ise iş alanında. Bu, her birimizin Barton Perreira’nın başarısı için en uygun şekilde bireysel becerilerimize odaklanmamızı sağlıyor. Yeteneklerimiz gerçekten birbirini tamamlıyor.

Gözlüklerinize özgü vazgeçilmez tasarım özellikleriniz nelerdir?
PP:Kişiye özel tasarım, üstün kalite ve kusursuz bir uyum.

Gerçek tasarımın özellikle daha teknik özelliklere kıyasla önemi nedir sizce?
PP: Diğer tasarımcılar çoğu çerçeveyi yalnızca nesne olarak tasarlarken ben çerçeveyi hem nesne hem de yüz için tasarlıyorum. Çerçevenin genel uyumu, dengesi ve hissi için çok önemli olan kaşların, elmacık kemiklerinin vb. ince kıvrımlarını çok önemli olduğu için bu detayları göz önünde bulundurarak tasarlıyorum.  Bir erkek yüzüne karşı bir kadın yüzünün dış hatlarını düşünüyorum. Bir Barton Perreira çerçevesini taktığınızda, farkı hemen anlayacak ve hissedeceksiniz.

Malzeme ve işleme olduğunda çok titizsiniz. Hangi malzemelerle çalışmayı tercih ediyorsunuz? Gözlüklerinizde herhangi bir özel teknik özellik var mı?
PP: Dayanıklı, esnek, çeşitli çarpıcı renkleri ve lüks cilalı bir yüzeyi olduğundan Japon selüloz asetat ile çalışmayı seviyorum. Asetatlarımız doğal malzemelerden üretildiğinden, onları daha sürdürülebilir bir seçenek haline getiriyor. Metal çerçevelerimizde sağlamlığı, uyarlanabilirliği ve hipoalerjenik faydaları nedeniyle Alpha Titanium’u tercih ediyoruz. Güneş camlarımız VIOFF adı verilen bir Japon AR kaplaması ile kaplanmıştır. VIOFF, UV ışığının yalnızca yaklaşık yüzde elli yedisini emen geleneksel AR kaplamalara kıyasla UV ışığının yüzde doksan beşini emiyor. Ayrıca Japon hafif titanyumu kullanıyoruz ve altın çerçevelerimizi 0.3 mikron 24K Altın ile kaplıyoruz.

Hem titanyum hem de asetat camlarınız Japonya’da üretilmektedir. Kalite standartlarınız bunu mu gerektiriyor?
BB: Evet, Japonya’nın dünyanın en iyi gözlük üreticilerine sahip olduğuna inanıyoruz. Buna ek olarak, Japonya’daki bağlantılarımızla olan ilişkilerimiz otuz yılı aşkın bir geçmişe sahip. Bu kadar yüksek düzeyde anlayış ve iletişim sektörümüzde son derece nadir görülüyor.

Japonya’yı bir üretim yeri olarak benzersiz yapan nedir?
BB: El işçiliğine duyduğumuz bağlılık ve saygı, her zaman tasarım sürecimizin merkezinde yer alır. Dünyanın en iyi gözlüklerini üretmeye büyük ölçüde önem veren zanaatkarlarla çalışıyoruz. Tasarım sürecimiz benzersizdir ve bizi diğer markalardan ayıran en önemli özelliğimiz. Japonya’da işçilik en küçük detaylara verilen öneme dayanıyor. Bu bizim için istediğimiz lükse ulaşmak demek.

Güneş gözlüklerinde camların rengi çok önemlidir. Siz ne düşünüyorsunuz?
PP: Güneş gözlüğü camlarımızın özel, zengin, mücevher tonlarındaki renklerini yaratmak için Japonya’daki cam üreticimizle işbirliği halindeyiz. Doğadaki renklerden ilham alıyoruz. Örneğin, üreticimize günbatımının veya okyanusun turkuaz gradyanlarının fotoğraflarını gönderiyorum ve onlar da bu tonları renklendirip eşleştirebiliyorlar. Doğal tonların cilt tonlarını daha güzel tamamladığını düşünüyorum.
Müşterilerinizle nasıl bir iletişim kurmaya önem veriyorsunuz? Onlara hangi mesajları iletmek istiyorsunuz?
BB: Perakendecilerimize markamızla başarılı olabilmeleri için mümkün olan her olanağı sağlamaya ve böylece mağazalarında başarı yaratmaya çalışıyoruz. Bu bir ortaklık. Perakende ortaklarımız Barton Perreira ile ne kadar başarılı olursa, nihai tüketicinin de markamız hakkında o kadar fazla bilgisi olur.

Peki ya sürdürülebilirlik? Bu konu hakkındaki çalışmalarınızdan bahsedebilir misiniz?
BB: Markamızın başlangıcından beri, zararlı kimyasallar olmadan elde edilen, Japonya’da bulunan en kaliteli malzemeleri kullanarak gözlük üretmeye kendimizi adadık. Çevre dostu bir reçinenin temeli olarak ahşap ve pamuktan elde edilen selülozlu bitki bazlı asetatlar kullanıyoruz. Her mevsim kullanıma uygun, modası geçmeyen gözlükler tasarlıyoruz. Alışveriş çantalarımız geri dönüştürülmüş malzemelerden, temizlik bezlerimiz geri dönüştürülmüş PET şişelerden yapılmakta. Sürekli olarak karbon ayak izimizi azaltmak ve dünyaya karşı daha nazik olmak için elimizden geleni yapmanın yeni yollarını düşünüyoruz.

Kaynak: Favrspecs

Temmuz 2022

Optik Hümada

OPTİK HÜMADA

Dünyayı Bizimle Görün

Aynı iş yerinde tam olarak 19 yıl kalfalık yaparak, sektörde kendimi geliştirme ve çalışma imkanı buldum. Bundan yirmi yıl önce usta çırak ilişkisi çok önemliydi, tüm bilgi birikimimi o zamanlara borçluyum.

Merhaba Hüseyin Bey. Öncelikle sizi biraz tanıyalım ve sektöre giriş hikayenizden bahsedelim…
Merhaba Ben Hüseyin Gülşen, evliyim ve 2 çocuk babasıyım. Sektöre giriş hikayem 17 yaşında başladı.  Aynı iş yerinde tam olarak 19 yıl kalfalık yaparak, sektörde kendimi geliştirme ve çalışma imkanı buldum. Bundan yirmi yıl önce usta çırak ilişkisi çok önemliydi, tüm bilgi birikimi-mi o zamanlara borçluyum. O günlerdeki çalışma hayatım bugün ki iş disiplinimi şekillendirdi diyebiliriz. Optik sektörünü ve işimi seviyorum. Optik, yani görme ile ilgili her şey beni ilgilendiriyordu. Bu bilinçle çalıştım, kendimi geliştirmek için her zaman yeniliğe, teknolojiye önem verdim ve kendi işletmemi kurma kararı aldım.

Optik Hümada’nın kurulma aşamasından söz eder misiniz?
Geçen 19 yılın sonunda edindiğim tüm tecrübeleri, kendimiz ait bir mağazada insanlara aktarmaya karar verdik. Bu kararı en büyük destekçim olan ve hayatımın her alanında desteğini benden esirgemeyen sevgili eşim ile birlikte aldık. Hali hazırda mağazamızın mesul müdürü de eşimdir. Çocuklarımızın isimlerinden oluşan Optik Hümada’yı 4 yıl önce faaliyete geçirdik. Mağazamızı açmaya karar verdiğimiz ilk andan beri, mağazanın iç dizaynının farklı ve özel olmasını istedik. Bunun için bir mimarlık ekibiyle anlaşma yaptık ve mağazanın  tüm çalışmalarını profesyonel ellere teslim ettik. “Dünyayı bizimle görün” sloganıyla en iyiyi sunmak için yola çıktık. Bu yolda emin adımlarla güller diyarı Isparta’mıza hizmet vermeye devam ediyoruz.

Cadde mağazacılığı mı yoksa AVM mağazacılığı mı? Siz tercihinizi neye göre belirlediniz?
Biz tercihimizi cadde mağazacılığından yana kullandık. Daha önceki tecrübelerimden yola çıkarak, mağazamızı cadde üzeri, insan trafiğinin yoğun olduğu bir köşede olmasına dikkat ettik. Cadde mağazacılığının AVM’lere göre daha samimi ve sıcak olduğunu düşünüyorum. Gençliğimiz esnaf olarak geçtiği için birebir müşteri/hasta odaklı çalıştık.  Bu durumda tabi ki bir süre sonra müşteriyi daha iyi tanıma, samimiyet ve güven duygusunun oluşmasının sağlıyor. İnanın bir yıl içinde müşterilerimizden ellini üzerinde  düğün davetiyesi geliyor. Bizleri davetlerine çağıracak kadar yakın görmeleri tabi ki gurur veriyor.

Mağazanızda her gruptan ürün bulunduruyor musunuz?
Tabi ki hasta/müşteri portföyümüz geniş olduğu için her gruptan ürün bulunduruyoruz. “Dünyayı bizimle görün” sloganımızdan yola çıkarak, görmeye dair tüm ürün gruplarını mağazamızda bulunduruyoruz. Trendi ve teknolojik gelişimleri takip ederek son model güneş gözlüğü, optik gözlüğü, lens ve gözlük aksesuarlarını mağazamızda satışa sunuyoruz. Sektörün geleceğinin yenilikte olduğunu biliyoruz. Bu amaçla iyi, güvenilir ve kaliteli hizmet sunmak için elimizden geleni değil daha fazlasını sunmak zorunda olduğumuzun bilinciyle devam ediyoruz.

Mağazanızda en çok satışı yapılan optik ve güneş gözlüğü markaları nelerdir? Müşterileriniz tarafından seçilen bu markaların tercih nedenleri ne olabilir?
Bulunduğumuz şehir itibariyle daha çok taşrayız. Bu yüzden seçilen markalarımız da müşterimize hitap eden hem maddi olarak karşılığını alan hem de kullanırken konfor sunan markalar. Bu amaçla Merve Optik çatısı altında olan Mustang, Osse, Hawk, Guess, Zegna, MaxMara, Safilo çatısı altında olan Tommy Hilfiger, Carrera, Poloraid, Marchon grubunda Lacoste, Nikivision, Dkny Luxottica Rayban, Armani, Vogue ve bunun yanında yerli üreticilerin optik ve güneş gözlükleri ile müşterilerimize hizmet vermekteyiz. Görmenin en büyük etkisi olan optik camlarında ise Altra Optik Shamir camları ile müşterilerimizin dünyayı bizimle görmelerine yardımcı olmaktayız.

Son yıllarda designer markalar olarak adlandırdığımız yeni tasarımcıların ürünleri oldukça rağbet görüyor. Size de müşterilerinizden bu yönde talep geliyor mu?
Tasarım markaları son yıllarda oldukça rağbet görüyor. Çünkü büyüyen pastada, yenilik ve farklılık isteyen kullanıcı tasarım markaların koleksiyonlarına yönelmeye başladı. Bu ürünler genel kullanıcıya hitap etmemekle beraber ilgi çeken incelendikçe daha çok talep gören ürünler. Elbette bizde belirli tasarım markalarının ürünlerini müşterilerimize sunuyoruz.

Satış sonrası hizmetleriniz nelerdir?
Öncelikli amacımız satış ve satış sonrasında bizimle birlikte aynı mutluluğu yaşayaacak  müşterilerimizin olmasıdır. Bu amaçla sattığımız ürünlerde bizi de müşterimizi de üzmeyen markalar tercih ediyoruz. Satış sonrasında gözlük ve lense dair müşterimizin ne ihtiyacı olursa temin etmekteyiz. Buna evden çıkamayan müşterilerimize eve teslim imkanı sunarak devam ediyoruz. Günün sonunda hem satışta hemde satış sonrasında mutlu müşteri, Optik Hümada olarak bizim olmazsa olmazlarımızdan.

Mağazanızda yapılan değişiklikler ve kampanyalarla ilgili müşterilerinizi nasıl bilgilendiriyorsunuz?
Günümüz şartları göz önünde bulundurunca sosyal medya üzerinden bilgilendirme daha çok oluyor. Buna ek olarak radyo reklamları ile de destekliyoruz. Amacımız daha çok kullanıcıya en doğru şekilde ulaşmak ve onlara Optik Hümada’da olarak en iyi hizmeti sunabilmektir.

Büyük şehirlere göre Anadolu’da mağaza işletmenin avantajları ve dezavantajları nelerdir?
Anadolu’da mağaza işletmenin avantajları daha samimi bir kitleye hizmet sunmak. Açarsak eğer şehrimiz küçük bir öğrenci şehridir. Çoğu Anadolu şehirlerinde olduğu gibi bizim şehrimizde de iyi ve kötü hemen duyuluyor ve yayılıyor. Bu sebeple yaptığınız işi iyi ve güzel yapmaktan başka çaremiz yok. Bunun en güzel tarafı yaptığımız işlerin genelde başarılı olmasıdır. Dezavantajlarından bahsedecek olur-sak eğer, müşteri kitlesi elbette büyük şehirlere göre daha az ve buda büyüme önündeki engellerden en önemlisidir. Ama şehrimiz Isparta’yı ve hizmet sunduğumuz halkımızı çok seviyoruz.

Perakendecilerden biri olarak meslektaşlarınızla aranızdaki fiyat rekabeti hakkındaki görüşleriniz nelerdir?
Fiyat rekabeti her zaman olan, hiç bitmeyecek bir olaydır. Aslına bakarsanız satılan markaların ve ürünlerin fiyatları belli. Yani aynı ürünü çok da farklı bir fiyata satmak mümkün değil. Fiyat farkını oluşturan şey “ürün hizmet bedeli”. İşte bu her mağazada farklılık gösterebilir. Kimse kimseye bir sınır koyamaz, kişiniz hizmet bedeli her müesseseye göre değişir. Müşterilerde bunu bilerek alışveriş yaptıkları mağazalara giderler. Mağaza duydukları güven, hizmet kalitesi, satılan ürünlerin garantili olması, satış sonrası müşteri hizmeti ve karşılıklı samimiyet müşterilerin tercihlerini belirler. Bunların hepsinin bulunduğu mağazamıza gelen müşteri, fiyat farkı gözetmeksizin tercihini bizden yana kullanacaklardır.

Sektör içi yapılan satış ve eğitim bilgilendirmeleri yeterli mi? Siz mağaza çalışanlarınız için eğitim programları düzenliyor musunuz?
Bence çok yeterli değil. Özellikle global cam ve çerçeve satan büyük firmalar daha çok eğitim vermeleri gerektiğini düşünüyorum. Sattığımız ürünle hakkında daha fazla bilgi sahibi olmayız. Yapılan bazı eğitimler oldu. Biz eğitim ve programlara hem canlı katılarak hemde online olarak katılarak eğitim almaya özen gösteriyoruz. Mesleğimizin gelişimi  için bu tarz eğitimlerin ne kadar gerekli olduğu bilincindeyiz.

Sektöre yıllardır hizmet veren biri olarak ülkemizde gözlük kullanımı oranları ve bilinci hakkında neler düşünüyorsunuz? Gözlük kullanımının artırılması için neler yapılabilir ve kimlere görev düşüyor?
Öncelikle gözlük kullanımı oranı her geçen gün daha çok artmakta. Buna değişen alışkanlıklar sebep olmakta. Bilinçli kullanıcı için bilinçli gözlükçü olmalı. Bizim insanlara bilgi vermek ve ihtiyaçlarına en uygun cam yada çerçeveyi sunmak en büyük görevimiz. Bunun yaygınlaşması için gözlük camının ışıkları ne denli kestiğini, gözdeki yorgunluğu aldığını anlatmak gerekiyor. Bu konuda en önemli görev doktorlara düşüyor diye düşünüyorum. Hasta bilinci ülkemizde doktordan başlıyor. İnsanların dünyaya açılan penceresi olan gözlerine, gereken değeri ve hassasiyeti göstermesi için daha çok bilgilendirmeye ihtiyaçları var. Unutmayalım güzel gören göz demek mutlu insan demek.

Yurtdışında yapılan uluslararası optik fuarlarını ve sektörel gelişmeleri takip ediyor musunuz?
Elbette takip ediyorum. Hem cam hemde çerçeve markalarının bütün gelişimlerini yakından takip ediyoruz. Bunda atölye ekipmanları da dahil olmak üzere bütün yeniliklerden haberdar olmak için gerek basılı, gerek yerinde görerek, gerekse online olarak bütün gelişimleri yakından takip ediyoruz.

Dergimiz ‘4 your eyes’ ile ilgili neler söylemek istersiniz?
Sizin için tek kelime edecek olursam mükemmel. Yıllarca her sayfasını tek tek okuduğum takip ettiğim dergiye şuan röportaj vermekte beni ayrıca mutlu ediyor. Umarım bu başarınız hiç azalmadan katlanarak devam eder. Optik Hümada olarak 4 your eyes ailesi olan sizlere teşekkür ederim.

Haziran 2022

Ermak Sağlık

ERMAK SAĞLIK

Gelişime Açık, Sürekli Yenilikleri Takip Eden…

Gelişime açık, sürekli yenilikleri takip eden ve buna hızlı reaksiyon veren bir anlayış içinde hizmet vermekteyiz. Birçok firma gibi bizim de önceliğimiz, iş ortaklarımıza profesyonel, kaliteli, güvenilir hizmet sunmaktır.

Merhaba Erman bey… Kendinizi okurlarımıza kısaca tanıttıktan sonra optik sektörüne giriş hikayenizi paylaşabilir misiniz?
Merhaba, ben Erman Çetin. Ermak firmasının Kurucusu ve Genel Müdürüyüm. İlk olarak 1995 yılında Antalya’da bir firmada çırak olarak başladığım iş hayatım, bügün mesleğim olarak devam etmektedir. Mağazacılık sektöründe çıraklık, satış temsilciliği ve mağaza müdürülüğü yaptıktan sonra 2005 yılında kendi firmamı kurmaya karar verdim. Yurt dışında gerçekleşen bir çok uluslararası fuarları ziyaret ederek, optik sektöründe tedarikçi olma yönünde bilgi edindim ve tüm bu çalışmaların sonunda Ermak Sağlık firmasını hayata geçirdim.

Ermak Sağlık’ın kuruluş aşamasından, gelişiminden ve sektörel vizyonundan bahsedebilir misiniz?
Ermak Sağlık’ı rakiplerinden ayıran en önemli özelliği, kurulduğu günden bu güne kadar tüm ekibi ve bayileri ile ortak bir çalışma kültürü olmasıdır. Ar-Ge bölümümüzden teknik servise, satış ekibimizden muhasebe bölümüne kadar tüm departmanların, işlerine olan aidiyet duyguları maksimum seviyededir. Tüm çalışanlarımız meslek profesyoneli olmasına rağmen ve duygusal olarak hiç bir zaman amatör ruhlarını hiç kaybetmediler. Bu da her daim müşterilerimizle samimi ve güvenilir bir ilişkide olmamazı sağlıyor. Gelişime açık, sürekli yenilikleri takip eden ve buna hızlı reaksiyon veren bir anlayış içinde hizmet vermekteyiz. Birçok firma gibi bizim de önceliğimiz, iş ortaklarımıza profesyonel, kaliteli, güvenilir hizmet sunmaktır.

Tedarikçi bir firma olarak bünyenizdeki markalardan ve markalarınızın öne çıkan özelliklerinden bahsedebilir misiniz?
Bruno Mazzini, Atos Lombardini, Polocayenne, Cisse, Bottegaro Paris, La Matta, Kaos, Genesis ve Cocosong bu güne kadar iş ortaklarımızla buluşturduğumuz markalarımızdır. Üst segment olan markamız Bottegaro Paris gümüş ve altın kaplamalı tasarimlarıyla ön plana çıkmaktadır. La Matta, Kaos, Genesis ve Cocosong markalarımız, İtalya’dan  distrübütörlüğünü aldığımız renki ve farklı tasarimlarıyla ön plana çıkmaktadır. Bruno Mazzini, Atos Lombardini, Polocayenne ve Cisse markalarımız orta segmentte olan sağlamlıkları kadar estetik ve tasarimlarıyla ön plana çıkan markalarımızdır.

Bünyenize yeni markalar eklemeyi düşünüyor musunuz?
Bünyemizde bulunan markalarımız haricinde şu anda görüşme içerisinde olduğumuz markalar mevcut fakat hem firmamız hemde birlikte yol aldığımız iş ortaklarımızın çıkarlarını gözeterek doğru yol alma çabası içerisindeyiz. Umut ediyoruz ki önümüzdeki yıllarda, birbirinden bağımsız, farklı ve trend tasarımlara sahip markaları portföyümüze alacağız. Bunun için sürekli araştırıyoruz ve markalar ile iletişimimizi sıcak tutuyoruz.

Satış ve dağıtım ağınızın işleyişi nasıldır? Bu ağları geliştirmek için ne gibi çalışmalar yapıyorsunuz?
Şu anda Türkiye’nin her bölgesinde aktif olarak iş ortaklarımızı ziyaret eden çok güçlü bir satış pazarlama ekibimiz var. Gerçekleştirdikleri düzenli ziyaretlerde ihtiyaçlari yerinde tespit edip, marka ve ürünlerimizin sunumlarını gerçekleştirerek satış ve satış sonrası desteklerimizi yerinde sunmaya devam ediyoruz. Ayrıca bunun yanında iş ortaklarımıza www.ermaksaglik.com internet sitemizden B2B sistemi ile sipariş verme imkanı da sunuyoruz.

Markalarınıza ait koleksiyonları hangi etkenlere göre belirliyorsunuz?
Markalarımıza ait koleksiyonları belirlerken öncelikle piyasa koşullarını göz önüne alıyoruz. Sağlamlık ve kullanışlı olması en önemli tercihimiz. Ayrıca talep ve isteklere göre yön verip yurt dışı fuarlarını sık sık ziyaret ederek modayı takip edip güncel ve konforlu gözlükleri iş ortaklarımıza sunmak için çalışıyoruz.

Ermak Sağlık olarak sektördeki bilinirliğinizi arttırmak için hangi tanıtım ve reklam çalışmalarını kullanıyorsunuz?
Sahada bulunan pazarlama ve satış ekibimiz iş ortaklarımızla birebir temas halindeler. Bunun haricinde sosyal medya, dergi ve reklam firmaları aracılığıyla firmamızı ve markalarımızı tanıtım çalışmaları için iş birliği içinde bulunuyoruz. Bunun yanında bölgesel bayi toplantıları yaparak iş ortaklarımızla daha sık bir araya gelmeye çalışıyoruz. Ayrıca www.ermaksaglik.com internet sitemizde modellerimizi güncel tutarak iş ortaklarımızın bizlere ulaşmasını sağlıyoruz.

Ermak Sağlık olarak Türkiye optik sektörünün bugünü ve geleceği ile ilgili yorumlarınız nelerdir?
Türkiye optik sektörü özellikle son dönemlerde yaşanan kur dalgalanması ve enflasyon ile beraber gelen fiyat artışlarını maalesef istenilen seviyelerde fiyatlarına yansıtamadı. Bunun sebebi olarak ise pandemi sürecindeki tüm piyasalarda yaşanan daralma, optik sektöründeki mağazaların stoklarını eritmesi ile geçici bir nefes alma mücadelesine dönüşmüştür. Kısa vade de optik sektörünün değişen fiyat mekanizmalarina hakim olması gerekeceğini düşünüyorum. Değişen ticaret düzenine ayak uydurabilen optik mağazalarının daha konforlu bir alanda hizmet vermeye devam edeceğine inanıyorum. Bunun yanı sıra pandemi sürecinde göz rahatsızlıklarını hissedenlerin sayısının oldukça fazla olduğunu gözlemliyorum. Bununda sektörümüze ivme kazandıracağına inanıyorum.

Optik sektörü için önemli olan odalaşma süreci hakkindaki görüşleriniz nelerdir?
Odalaşma süreci yıllardır beklenen, hayali kurulan, yıllar önce ‘imkansiz olmaz’  denilen bir yapıyı özetliyor. Türkiye’de odalaşma süreci henüz bitmedi ve yolun daha başındayız. Sabırlı olmamız gerektiğine ve bu süreçte bazı şeylerin zamanla düzeleceğine inanıyorum. Kurulum aşamasında odalar büyük eleştiriler aldı. Sektörün pandemi sürecinde daralmasıyla beklenti iyice yükseldi. Beklentiler de tam karşılanmaynca eleştirlerin olmasının da normal karşılanması gerektiğini ve yine de sabırlı olunmasını ve daha yolun başında olduğumuzun unutulmaması gerektiğini düşünüyorum. Saygınlığını kaybetmeye başlayan mesleğin tekrar en yüksek seviyelere çıkacağına ve güzel şeyler olacağını temenni ediyorum. Bunun içinde birlikte hareket etmemizin çok önemli olduğuna inanıyorum

Optik ve güneş gözlüklerinde 2022 yaz trendleriyle ilgili neler söyleyebilirsiniz?
Optik ve güneş gözlüklerinde öncelik olarak asetat ve renkli gözlük modelleri 2022 yılında tercih edileceklerin arasındadır. Bunun yanında metal detaylı vintage gözlük modelleri de bu yaz ön planda olacaktır.

Geçtiğimiz Kasım ayında katılımcısı olduğunuz Silmo İstanbul Optik Fuar’ı sizin için nasıl geçti? Fuar hakkında genel değerlendirmelerinizi alabilir miyiz?
Silmo İstanbul Optik Fuar’ı jeopolitik önemi ve ulaşım kolaylığı ile yerli ve yabancı bir çok firmanın yenilikleri sergileyebildiği en efektif organizasyondur. Bizde bu organizasyonun içinde olmaktan büyük mutluluk ve haz aldık.

On üç yıldır aralıksız optik sektörüne yön veren dergimiz ‘4 your eyes’ ile ilgili düşünceleriniz nelerdir?
4 your eyes ekibi olarak kaliteli yayıncılık anlayışı ile gerek ülkemizde gerekse dünyada yaşanan sektörel gelişmeleri bizlere sunan çok kiymetli bir mecrayı yönetiyorsunuz. Sektör adına bu denli kapsayıcı başka bir dergi platformu olmadığını düşünüyorum. Her bir sektör kuruluşuna ulaşıp bizlerinde her bir noktaya temas etmemizi sağlamanız bizler için büyük mutluluk verici. Sektörümüze verdiğiniz değer ve katkılardan dolayı Ermak Sağlık ailesi olarak sizlere teşekkür ederiz.

Haziran 2022

Alba Optics

ALBA OPTICS

Geçmişin GELECEĞİ ŞEKİLLENDİRDİĞİ YER

Alba, yolun izini süren bir doğa olayıdır, karanlıktan sonraki ışıktır. Performans ve sonuçların yanı sıra yaşam kalitesinden de bahseden yeni bir gözlük türünün zamanının geldiğine inanıyoruz. Amaç birinci bitirmek değil, istediğiniz yere, her koşulda ulaşmaktır!

Alba Optik olarak hikayemiz, orijinal bir kalıp arayışıyla başlamıştır. 1980’li yıllarda İtalya’da tasarlanıp üretilmiş özel bir tasarıma sahip bir çerçeve bulup, bu tarzı yeni teknolojiler kullanarak tekrar hayata geçirmek istedik. Bu şekilde piyasaya sürdüğümüz ilk modelimiz Delta oldu. İtalya’da üretim yapmak Alba Optik için her zaman bir öncelik ve temel bir değer olmuştur. Alba Optik olarak mirasımızla ve ülkemizin hem bisiklet hem de gözlük endüstrileriyle olan derin bağıyla gurur duyuyoruz. Yüksek standartlarda çalışma koşulları yaratmaya çalışmakla beraber, üretim ortaklarımızı seçerken, çevreye verdiğimiz hasarı en aza indirme hedefimizi paylaşan firmalar olmalarına dikkat ediyoruz. Sürdürülebilir ürünler ve toplumsal projeler bu değerlerin en önemli kaynağıdır. Alba Optik, performanslarını geliştirmek ve hayallerini gerçekleştirmek için çabalayan profesyonel bir ekibe sahiptir. Alba Optik, tüm çalışanları ve işbirlikçileri tutkuyla bağlı oldukları bisiklet kültürüne, açık hava ve doğa sporlarına ve dünyanın her yerindeki sporculara derin bir saygı duymaktadır. Bu nedenle şık ve trend görünmekle beraber mümkün olan en yüksek performans standartlarını da karşılayan tasarım ürünler ve koleksiyonlar sunuyoruz. Performans ve sonuçların yanı sıra yaşam kalitesine değinen yeni bir gözlük türünün zamanının geldiğine inanıyoruz. Amaç yarışı birinci bitirmek değil, istediğiniz yere, her koşulda ulaşmaktır! İtalyan üretici Alba Optics, geçmişin ikonlarından ilham alarak tasarlanan yüksek teknolojili gözlüklerde, bir uzman olarak kendini konumlandırmayı başarmıştır. Kurucu ortağı Piergiorgio Catalano, 2022 konseptini ve yeni koleksiyonunu bizlere anlatıyor.

Alba Optik, kaliteli tasarım ve yüksek performansın birbiriyle buluştuğu ürünler üzerine uzmanlaşmıştır. Koleksiyonla ilgili çalışmalarınızı ve bisiklet gibi spesifik sporlara olan ilginizi anlatır mısınız?
Yaptığımız işte çok fazla nostalji var; geleceği şekillendirmek için geçmişe bakmak gerekiyor. Tasarım söz konusu olduğunda “zamansız” veya “ikonik” sözcükleri gereğinden fazla kullanılıyor olabiliriz ancak ortağım Luca ve benim için ürünlerimiz, anılar ve fikirlerin buluşmasına hizmet ediyor. Biz İtalyanız, bu yüzden biraz romantik olduğumuzu söyleyebiliriz. Bu romantizm, tasarımlarımıza bakıldığında her modelin bir ruhu olduğunun göstergesidir. Tüm bunlara sahip olmamıza rağmen eski bir çerçeveyi alıp yeniden tasarlamak ve yeni teknolojiyle üretmek göründüğü kadar kolay değildir. Kalite ve tasarımlarımızda ki detayları bizim en hassas noktamız. Bu sebeple mükemmel bir üretim için Kuzey İtalya’daki fabrikamızla süreli yakın temas halinde çalışıyoruz. Yeni bir tasarım geliştirmek için tüm ekip aylarca araştırıyoruz, çalışıyoruz ve denemeler yapıyoruz. Tasarlanan ürünleri satışa sunmadan önce çok sayıda prototip hazırlıyor ve  kullanıcı testleri, sporcu ve perakendeci geri bildirimlerinden oluşan uzun bir süreçten geçiyoruz. Kullandığımız malzemeler yeni teknolojilere ait olsa bile, güneş gözlüklerimizin el yapımı olduğundan dolayı üretim aşamamız oldukça zor. Bu bir şikayet değil bizim tercihimiz ve bunula gurur duyuyoruz.

Her şey ne zaman ve nerede başladı?
Araştırmamıza tam 5 yıl önce; 2017 yılının sonlarına doğru başladık. Alba Optics’i kurduğumuzda hem Luca’nın hem de benim diğer sektörlerde tam zamanlı işlerimiz vardı. Aslında bu işe kendimiz için en doğru sporcu gözlüklerini ararken başladık diyebilirim. İstediğimiz gibi bir gözlük bulabilmek için neredeyse Kuzey İtalya’daki tüm zanaatkârın kapısını çaldık. Tüm bu araştırmalar bizi Alba Optics’in sahibi yaptı. Kısa bir sürede de Delta modeli doğdu ve üstün bir başarı ile piyasaya sürüldü. Yani doğru gözlüğü ararken çok kısa bir süre önceki işlerimizden ayrıldık, beraber bir şirket kurduk  ve yeni koleksiyonlar yapmaya odaklandık.

Kurucu ortak olarak, sizi bu işe yönlendiren bisiklet ve açık hava aktivitelerine yönelik kişisel bir tutkunuz var mı?
Profesyonel bir bisikletçi değilim. Teknik olarak “ara sıra bisikletçi” diyebileceğiniz kişilerden biriyim ancak ruhum bu spora gönülden bağlı diyebiliriz. Çalışma hayatım hafta içi çok aktif olduğundan dolayı sadece ve hafta sonları bisiklet sürebiliyorum. Kuzey İtalya’da etrafımız inanılmaz bisiklet yolları ile çevrili. Ligurya’dan İsviçre sınırına kadar burası adeta bir bisikletçi cenneti. Kamp yapmak ise benim başka bir hobim. Ailemle birlikte haftasonları açık havada harika vakit geçirmek, beraber bisiklet sürmek ve kamp aktiviteleri yapmak tatil için harika bir yol.

Alba Optik’in tüm ürünleri yeni teknolojiyle İtalya’da üretiliyor. Bize bunun hakkında daha fazla neler söyleyebilirsiniz?
Her sporcu gözlük seçerken birkaç temel faktörü dikkate alır: Rahatlık, dayanıklılık, verimlilik ve koruma. Bu niteliklerin çoğu üründe kullandığınız malzemelere bağlıdır. Bizde tüm bu niteliklere sahip çerçeveler için hafif, dayanıklı ve esneklik sağlayan Tr90 malzemesini kullanıyoruz. Ürünlerimizde kullandığımız Tr90, farklı iklimler, uzun sürüşler, hızlı sürüşler, antrenman, yarış ve ekstrem koşullarda kazalar da dahil olmak üzere günlük kullanıma karşı dayanıklı ve inanılmaz derecede işlevsel ürünler geliştirmemize izin verdi. Camlarımız için VZUM™ isimli yüksek çözünürlüklü güneş gözlüğü camları geliştirdik. Dayanıklı ultra hafif polikarbonat kullanmaktaki amacımız, UV ve mavi ışık koruması sunarak ve yüzeysel hasarı azaltıp, görüş iyileştirmeyi garanti etmektir. Sporcularımızla yakın bir şekilde çalışarak, ürünlerimizin tam anlamıyla tüm arazi koşullarını kapsadığından emin olmak için her sezon cam koleksiyonumuzu kontrol ediyor ve yeniliyoruz. Alba Optic’sin tüm güneş gözlükleri; sıcak, kuru ve çöl benzeri hava koşullarında çam ağaçlarıyla kaplı bir ormanda veya ayak bileği çamurun derinliklerinde olan bir dağ bisikletçisinde için eşit performans göstermelidir. Bu durum, bizim her sezon sevinçle kucakladığımız heyecan verici ve ödüllendirici bir meydan okumadır.

2022 koleksiyonun da yapılan yenilikler ve gelişimler hakkında bilgi verebilir misiniz?
Bu yıl, üç yeni temel ürün piyasaya sürülecek: Sabit şakak uçları ve yeni çerçeve renklerine sahip ikonik modelimizin değişik bir versiyonu olan Solo 02. Kadın kullanıcılarımız için gündelik kullanıma uygun bir gözlük modeli olan Anwma Lei ve  son olarak hızdan ilham alan, heyecan verici yeni bir çerçeve olan Mantra. Ayrıca, çok çeşitli ortamlarda yarışan sporcularımızın geri bildirimlerinden faydalanarak, fotokromatik niteliklere sahip, yeni renkli aynalı camları da  piyasaya sürüyoruz. Günün sonunda, trendlerden çok topluluğumuzun ihtiyaçlarına bağlı kalıyoruz.

Markanız şu anda Avrupa dışına  başka bölgelerde de satılıyor mu ? Lütfen dağıtımı ağınız hakkında bize biraz bilgi verin.
Alba Optics’in ürünlerini Avrupa dışında bir çok bölgede bulabilirisiniz. Bu hızlı büyümede en hızlı tanıtım aracının yani ürünü kullanan kişilerin payını unutmayalım. Avrupa, ABD, Kanada, Ekvador, Asya, Avustralya, Suudi Arabistan, BAE, Panama ve Katar’a kadar dağıtım ağımızı genişlettik. Ürünlerimiz aynı zamanda bisiklet mağazalarında da satılıyor. Bu tip mağazalarda kullanıcıların birbiri üzerinde ki etkileşimi çok yüksektir. Bu da ürünlerimizin reklamını kullanıcılarımızın birbirilerine yapmasını sağlıyor. Aynı tutkuyu paylaşan, yolların keyfini çıkaranlar, yerel etkinlikler ve festivallere katılan sporcuların memnuniyeti bizim en önemli tanıtımımızdır.

Mido fuarına katılacak mısınız ve oradaki planlarınız neler?
Mido’da yer almak Alba Optics için çok heyecanlı ve gurur vericiydi. Mido fuarında Alba Optic’s bünyesinde ki ürünlerin bisiklet kültürüne, açık hava sporlarına ve doğaya sporlarına katkısını gösterdik. Koleksiyonumuzu sergilerken son dört yılda Alba Optic’si inşa ederken kurduğumuz tüm dostlarımızın ve iş birlikçilerimizin ne kadar doğru seçimler olduğunu anladık.

2022 yılı için sosyal aktiviteleriniz gibi diğer projelerinizi de yorumlayabilir misiniz?
Dünyanın geri kalanı gibi, hala 2020 takvimimize yetişmeye çalışıyoruz! Bu yılki hedeflerimizden biri bir dizi uluslararası sosyal geziye ev sahipliği yapmak. Sonunda insanları bir araya getirmek harika olacak. Ayrıca, ANVMA Routes kampanyamızın bir parçası olarak, gezegenin en ıssız manzaralarından bazılarına sponsorlu yolculuklar planlama sürecindeyiz. Marka hizmetlerimiz şu şekildedir: Alba yeni hayat demektir. Sporcuların uyandığı ve bir hedefe ulaşmak için çok çalışmaya başladığı zamanlar artık geride kaldı. Alba, yolun izini süren bir doğa olayıdır, karanlıktan sonraki ışıktır. Performans ve sonuçların yanı sıra yaşam kalitesinden de bahseden yeni bir gözlük türünün zamanının geldiğine inanıyoruz. Amaç birinci bitirmek değil, istediğiniz yere, her koşulda ulaşmaktır.

Kaynak: 2020 Europe

Haziran 2022