Ermak Sağlık

ERMAK SAĞLIK

Gelişime Açık, Sürekli Yenilikleri Takip Eden…

Gelişime açık, sürekli yenilikleri takip eden ve buna hızlı reaksiyon veren bir anlayış içinde hizmet vermekteyiz. Birçok firma gibi bizim de önceliğimiz, iş ortaklarımıza profesyonel, kaliteli, güvenilir hizmet sunmaktır.

Merhaba Erman bey… Kendinizi okurlarımıza kısaca tanıttıktan sonra optik sektörüne giriş hikayenizi paylaşabilir misiniz?
Merhaba, ben Erman Çetin. Ermak firmasının Kurucusu ve Genel Müdürüyüm. İlk olarak 1995 yılında Antalya’da bir firmada çırak olarak başladığım iş hayatım, bügün mesleğim olarak devam etmektedir. Mağazacılık sektöründe çıraklık, satış temsilciliği ve mağaza müdürülüğü yaptıktan sonra 2005 yılında kendi firmamı kurmaya karar verdim. Yurt dışında gerçekleşen bir çok uluslararası fuarları ziyaret ederek, optik sektöründe tedarikçi olma yönünde bilgi edindim ve tüm bu çalışmaların sonunda Ermak Sağlık firmasını hayata geçirdim.

Ermak Sağlık’ın kuruluş aşamasından, gelişiminden ve sektörel vizyonundan bahsedebilir misiniz?
Ermak Sağlık’ı rakiplerinden ayıran en önemli özelliği, kurulduğu günden bu güne kadar tüm ekibi ve bayileri ile ortak bir çalışma kültürü olmasıdır. Ar-Ge bölümümüzden teknik servise, satış ekibimizden muhasebe bölümüne kadar tüm departmanların, işlerine olan aidiyet duyguları maksimum seviyededir. Tüm çalışanlarımız meslek profesyoneli olmasına rağmen ve duygusal olarak hiç bir zaman amatör ruhlarını hiç kaybetmediler. Bu da her daim müşterilerimizle samimi ve güvenilir bir ilişkide olmamazı sağlıyor. Gelişime açık, sürekli yenilikleri takip eden ve buna hızlı reaksiyon veren bir anlayış içinde hizmet vermekteyiz. Birçok firma gibi bizim de önceliğimiz, iş ortaklarımıza profesyonel, kaliteli, güvenilir hizmet sunmaktır.

Tedarikçi bir firma olarak bünyenizdeki markalardan ve markalarınızın öne çıkan özelliklerinden bahsedebilir misiniz?
Bruno Mazzini, Atos Lombardini, Polocayenne, Cisse, Bottegaro Paris, La Matta, Kaos, Genesis ve Cocosong bu güne kadar iş ortaklarımızla buluşturduğumuz markalarımızdır. Üst segment olan markamız Bottegaro Paris gümüş ve altın kaplamalı tasarimlarıyla ön plana çıkmaktadır. La Matta, Kaos, Genesis ve Cocosong markalarımız, İtalya’dan  distrübütörlüğünü aldığımız renki ve farklı tasarimlarıyla ön plana çıkmaktadır. Bruno Mazzini, Atos Lombardini, Polocayenne ve Cisse markalarımız orta segmentte olan sağlamlıkları kadar estetik ve tasarimlarıyla ön plana çıkan markalarımızdır.

Bünyenize yeni markalar eklemeyi düşünüyor musunuz?
Bünyemizde bulunan markalarımız haricinde şu anda görüşme içerisinde olduğumuz markalar mevcut fakat hem firmamız hemde birlikte yol aldığımız iş ortaklarımızın çıkarlarını gözeterek doğru yol alma çabası içerisindeyiz. Umut ediyoruz ki önümüzdeki yıllarda, birbirinden bağımsız, farklı ve trend tasarımlara sahip markaları portföyümüze alacağız. Bunun için sürekli araştırıyoruz ve markalar ile iletişimimizi sıcak tutuyoruz.

Satış ve dağıtım ağınızın işleyişi nasıldır? Bu ağları geliştirmek için ne gibi çalışmalar yapıyorsunuz?
Şu anda Türkiye’nin her bölgesinde aktif olarak iş ortaklarımızı ziyaret eden çok güçlü bir satış pazarlama ekibimiz var. Gerçekleştirdikleri düzenli ziyaretlerde ihtiyaçlari yerinde tespit edip, marka ve ürünlerimizin sunumlarını gerçekleştirerek satış ve satış sonrası desteklerimizi yerinde sunmaya devam ediyoruz. Ayrıca bunun yanında iş ortaklarımıza www.ermaksaglik.com internet sitemizden B2B sistemi ile sipariş verme imkanı da sunuyoruz.

Markalarınıza ait koleksiyonları hangi etkenlere göre belirliyorsunuz?
Markalarımıza ait koleksiyonları belirlerken öncelikle piyasa koşullarını göz önüne alıyoruz. Sağlamlık ve kullanışlı olması en önemli tercihimiz. Ayrıca talep ve isteklere göre yön verip yurt dışı fuarlarını sık sık ziyaret ederek modayı takip edip güncel ve konforlu gözlükleri iş ortaklarımıza sunmak için çalışıyoruz.

Ermak Sağlık olarak sektördeki bilinirliğinizi arttırmak için hangi tanıtım ve reklam çalışmalarını kullanıyorsunuz?
Sahada bulunan pazarlama ve satış ekibimiz iş ortaklarımızla birebir temas halindeler. Bunun haricinde sosyal medya, dergi ve reklam firmaları aracılığıyla firmamızı ve markalarımızı tanıtım çalışmaları için iş birliği içinde bulunuyoruz. Bunun yanında bölgesel bayi toplantıları yaparak iş ortaklarımızla daha sık bir araya gelmeye çalışıyoruz. Ayrıca www.ermaksaglik.com internet sitemizde modellerimizi güncel tutarak iş ortaklarımızın bizlere ulaşmasını sağlıyoruz.

Ermak Sağlık olarak Türkiye optik sektörünün bugünü ve geleceği ile ilgili yorumlarınız nelerdir?
Türkiye optik sektörü özellikle son dönemlerde yaşanan kur dalgalanması ve enflasyon ile beraber gelen fiyat artışlarını maalesef istenilen seviyelerde fiyatlarına yansıtamadı. Bunun sebebi olarak ise pandemi sürecindeki tüm piyasalarda yaşanan daralma, optik sektöründeki mağazaların stoklarını eritmesi ile geçici bir nefes alma mücadelesine dönüşmüştür. Kısa vade de optik sektörünün değişen fiyat mekanizmalarina hakim olması gerekeceğini düşünüyorum. Değişen ticaret düzenine ayak uydurabilen optik mağazalarının daha konforlu bir alanda hizmet vermeye devam edeceğine inanıyorum. Bunun yanı sıra pandemi sürecinde göz rahatsızlıklarını hissedenlerin sayısının oldukça fazla olduğunu gözlemliyorum. Bununda sektörümüze ivme kazandıracağına inanıyorum.

Optik sektörü için önemli olan odalaşma süreci hakkindaki görüşleriniz nelerdir?
Odalaşma süreci yıllardır beklenen, hayali kurulan, yıllar önce ‘imkansiz olmaz’  denilen bir yapıyı özetliyor. Türkiye’de odalaşma süreci henüz bitmedi ve yolun daha başındayız. Sabırlı olmamız gerektiğine ve bu süreçte bazı şeylerin zamanla düzeleceğine inanıyorum. Kurulum aşamasında odalar büyük eleştiriler aldı. Sektörün pandemi sürecinde daralmasıyla beklenti iyice yükseldi. Beklentiler de tam karşılanmaynca eleştirlerin olmasının da normal karşılanması gerektiğini ve yine de sabırlı olunmasını ve daha yolun başında olduğumuzun unutulmaması gerektiğini düşünüyorum. Saygınlığını kaybetmeye başlayan mesleğin tekrar en yüksek seviyelere çıkacağına ve güzel şeyler olacağını temenni ediyorum. Bunun içinde birlikte hareket etmemizin çok önemli olduğuna inanıyorum

Optik ve güneş gözlüklerinde 2022 yaz trendleriyle ilgili neler söyleyebilirsiniz?
Optik ve güneş gözlüklerinde öncelik olarak asetat ve renkli gözlük modelleri 2022 yılında tercih edileceklerin arasındadır. Bunun yanında metal detaylı vintage gözlük modelleri de bu yaz ön planda olacaktır.

Geçtiğimiz Kasım ayında katılımcısı olduğunuz Silmo İstanbul Optik Fuar’ı sizin için nasıl geçti? Fuar hakkında genel değerlendirmelerinizi alabilir miyiz?
Silmo İstanbul Optik Fuar’ı jeopolitik önemi ve ulaşım kolaylığı ile yerli ve yabancı bir çok firmanın yenilikleri sergileyebildiği en efektif organizasyondur. Bizde bu organizasyonun içinde olmaktan büyük mutluluk ve haz aldık.

On üç yıldır aralıksız optik sektörüne yön veren dergimiz ‘4 your eyes’ ile ilgili düşünceleriniz nelerdir?
4 your eyes ekibi olarak kaliteli yayıncılık anlayışı ile gerek ülkemizde gerekse dünyada yaşanan sektörel gelişmeleri bizlere sunan çok kiymetli bir mecrayı yönetiyorsunuz. Sektör adına bu denli kapsayıcı başka bir dergi platformu olmadığını düşünüyorum. Her bir sektör kuruluşuna ulaşıp bizlerinde her bir noktaya temas etmemizi sağlamanız bizler için büyük mutluluk verici. Sektörümüze verdiğiniz değer ve katkılardan dolayı Ermak Sağlık ailesi olarak sizlere teşekkür ederiz.

Haziran 2022

Tgs Optik

TGS OPTİK

Sektörün Yeni Rengi

Silmo İstanbul’un yeri bizim için hep ayrı olacak; ilk kez katılımcı olduğumuz fuarımızdı.  Katılım yüksekti ve ziyaretçilerimizden tam not aldık.

Merhaba Tolga Çokuslu… Kendinizi okurlarımıza kısaca tanıttıktan sonra optik sektörüne nasıl girdiğinizi paylaşabilir misiniz?
Merhaba… TGS Optik firması Kurucu Ortağı ve Genel Müdürüyüm. Terakki Vakfı Okullarından ve Özyeğin Üniversitesi Makine Mühendisliğinden mezunum. İşletme alanında yüksek lisans yaptım. Öğrenim hayatımı sürdürürken, bir yandan da bayisi olduğumuz markanın sanayi alanında boya, vernik ve tiner satışını gerçekleştiren aile şirketimizde çalışırdım. Rutin müşteri ziyaretlerine eşlik eder, imalat yapan her türlü fabrikada tüm imalat süreçlerini inceler ve boyama konusunda ürüne özel çözümler geliştirirdik. Optik sektörüyle de tanışmam rutin iş ziyaretleri zamanımda gelişti. Optik sektöründe de üreticiler aracılığıyla yurtdışında geliştirilen yeni ürünlere karşı İzmir’deki fabrikaya yerli alternatif vernik ve boya geliştirmeleri yaptırır, hem de danışmanlık verirdik.

Kuruluş sürecinizden bahsedebilir misiniz? Pandemi dönemi yeni kurulmuş bir firma olarak sizi olumsuz yönde etkiledi mi?
Gözlüğe dair her şeyi öğrendiğim ve her zaman ustam olarak kalacak sektöre otuz yılını vermiş ortağım Suat Bey ile Türkiye’nin en iyi gözlük imalatını yapan fabrikayı kurma kararı aldık. Elimizde vernik ve ustamın işçiliği vardı, ailelerimiz de arkamızdaydı. Hepimiz farklı alanlarda en yüksek tecrübeye sahiptik ve 2020 yılının Şubat ayında firmamızı kurduk. Bir ay geçmeden pandemi başladı. Firmamızın işleri olumsuz etkilenmedi ve üretime hiç ara vermedik. İstanbul’daki diğer üreticiler bizimle hevesle çalışmak istiyordu. Sokağa çıkma yasaklarında bile izin alarak çalışmaya devam ettik. Çok memnunduk, o dönem bizimle yola çıkan hiç kimseyi mağdur etmemiş, işsiz bırakmamıştık. Bütün ekip ailece çalışarak sadece bir buçuk senede yüz elli metrekare olan işletmemizi dokuz yüz elli metrekareye sığamaz hale getirdik.

TGS Optik’in temel değerlerinden ve sektörel vizyonundan söz edebilir misiniz?
Üretim uzmanlığı ile göz sağlığından ödün vermeden her tarza uygun, konforlu optik ve güneş gözlüğü ürünlerini ulusal ve uluslararası pazara sunmak en temel misyonumuzdur. Şirketimiz ‘ulaşılabilir kalite ve estetik’ anlayışını benimsemiştir. Amacımız siyah ürünlere boğulmuş vitrinlere renk getirmek, modern ve enerjik tasarımların takipçisi renkli kitlenin beğenisine sunmaktadır.

TGS Optik olarak büyümenizi hızlandırmak amacıyla ne gibi bir yönetim stratejisini tercih ediyorsunuz?
Stratejimiz; en üst seviye teknolojik sistemler kullanarak, uluslararası optik sektöründeki gelişmeleri yakından takip ederek ve alanında yetkin ekibimizle titiz Ar-Ge çalışmaları yürüterek, tasarım ve üretimdeki güçlü konumumuzu daha iyiye taşımak için sürekli gelişmektedir. TGS Optik sektörde bir yıl geçmeden renkleri ve modelleriyle taklit edilen değil takdir edilen üretici konumuna gelmiştir.

Tedarikçi bir firma olarak bünyenizdeki markalardan ve markalarınızın öne çıkan özelliklerinden bahsedebilir misiniz?
Bünyemizde tescili alınmış dört markamız bulunuyor. Hepsinin ayrı ayrı hikayeleri var ve ürünleri hazır. Üçü şimdilik ortaya çıkmak için gün sayıyor. Renklerimizi ön plana çıkartmayı planladığımız markamız Goodlook’u ekibimle birlikte oluştururken, üst ürün grubu kullanıcısını nasıl etkileyeceğimizi çok tartıştık. Goodlook, birden fazla optik veya güneş gözlüğü olan müşterinin vitrindeki bir gözlükte modelinden önce rengi ya da deseniyle dikkat çeksin ve o müşteride satın alma arzusunu oluştursun istedik. Goodlook markamızı yenilikçi ve enerjik buluyoruz. Siyah rengin aksine yüksek oranda renkli ürün satışımız olduğundan sektöre renk getirdiğimizi düşünüyorum.

Yakın dönemde TGS Optik çatısı altına yeni markalar almayı düşünüyor musunuz?
Firmamızı öncelikle kaliteli ürünlere imza atmak için kurduk. Sektörde kimseye değil sadece kendimize ait olan bir duruş sergilemek istiyoruz. Kendimize ait olmayan bir marka, özgünlüğümüzü kısıtlayıp bizi kendi kalıplarına sokacak ve yaratıcılığımıza da ket vuracaktır.

Satış ve dağıtım ağınızın işleyişi nasıldır? Bu ağları geliştirmek için ne gibi çalışmalar yapıyorsunuz?
Şu anda İstanbul’da satış ve pazarlama yapan bir ekibimiz mevcut. Anadolu’daki yapılanmamız için de arkadaşlar hazır. Tüm satış ekibi arkadaşlarımızı özellikle sektör dışından seçtik. Sektörde hali hazırda çalışan satış personeli istihdam etseydik, müşteri o satışçıyı görünce aynı ürünleri bekleyecekti. Sektörde tanınmayan satış personeli arkadaşlarımız sayesinde müşterilerin bilincinde yeni bir marka imajını çizmeyi başardık. Silmo İstanbul 2021’de tanıtımını yaptığımız B2B sitemize üye kayıtları almaya başladık. Her gün yeni üye kayıtları alıyoruz ve sitemize sürekli ürün yüklemelerimizi yapıyoruz. Ürünlerimizin tanıtımını B2B sitemizde yaparak maliyetlerimizi düşürüp, fiyatlarımıza yansıtmak istiyoruz.

TGS Optik olarak Türkiye optik sektörünün bugünü ve geleceği ile ilgili yorumlarınız nelerdir?
Türkiye’deki firmalar, Çin’de elektrik dağıtımı ve fabrika üretiminde zorunlu kesintiler nedeniyle yarı zamanlı çalışması ve talepleri tam anlamıyla karşılayamamasından ötürü; Avrupa’dan, Asya’dan ve Orta Doğu’dan yüksek satın alma talebi yaşamaktadır. Bu talep doğrultusunda, sektörün daha da büyüyeceğine inanıyoruz. Gelecekte daha çok firmanın aramızda olacağına inanıyoruz.

Oldukça yeni bir firma olarak sizi diğer tedarikçi firmalardan ayıran temel özellikleriniz nelerdir?
Kabiliyetlerimiz ve kadromuz sayesinde, özel siparişlere hızlı yanıt verebiliyor kısa sürede ürün üretip talepleri karşılıyoruz. Yurtiçinde de firmalara özgün ürünler teklif edebiliyor, tercih sebebi oluyoruz. Vernikteki ustalığımız sayesinde farklı renk-desen alternatifleri sergiliyor tanıtımı satışa çeviriyoruz.

Geçtiğimiz Kasım ayında katılımcısı olduğunuz Silmo İstanbul Optik Fuarı sizin için nasıl geçti? Fuar hakkında genel değerlendirmeleriniz nelerdir?Silmo İstanbul 2021’in yeri bizim için hep ayrı olacak; ilk kez katılımcı olduğumuz fuarımızdı. Pandemi döneminde belirsiz süreliğine hiçbir etkinlik yapılamadığından ilk etkinliğimize heyecanla çok çalıştık. Sektördeki diğer firmalar da nasıl bir duruş sergileyeceğimizi merak ediyordu. Sağ olsun hepsi tek tek ziyaret ettiler ve yaptıklarımızı çok beğendiler. Silmo İstanbul 2021 katılımın yüksek olduğu ve bizim için ziyaretçilerimizden tam not aldığımız bir fuardı.

On beş yıldır aralıksız optik sektörüne yön veren dergimiz ‘4 your eyes’ ile ilgili düşünceleriniz nelerdir?
Sektörde küçük – büyük hangi işletmeye misafirliğe gidersem istisnasız her sehpada derginizi görüyorum. Çalışmalarınızı önemli buluyor, tüm ekibinizi kutluyorum.

Mayıs 2022

Altra Optik

ALTRA OPTİK

İnovasyon Tutkusu

“Tüm katılımcı ve ziyaretçilere kendilerini geliştirmeleri ve bilgilerini güncellemeleri için imkan sağlayan Silmo İstanbul’un her geçen yıl daha da başarılı olmasını diliyorum.”

Merhaba Aslı Hanım… Kendinizi okurlarımıza tanıtıp, Altra Optik’te devam eden kariyer hikayenizden bahsedebilir misiniz?
Merhaba… Profesyonel iş yaşantım hizmet sektöründe başladı. Farklı halkla ilişkiler, tanıtım ve organizasyon firmalarında satış ve pazarlama departmanlarında çeşitli pozisyonlarda görev aldım. Optik sektörü ile buluşmam ise 2008 yılında Shamir Optical Industry’nin Türkiye’deki iştiraki olan Altra Optik’de Pazarlama Uzmanı olarak görev yapmaya başlamamla beraber oldu. Sonrasında Pazarlama ve IK Müdürü olarak kariyerime devam ettim. 2019 yılından bu yana ise Altra Optik’in Türkiye Operasyon Müdürü olarak görev yapıyorum. Firmamızdaki üretim, depo, lojistik, satın alma, kalite, IT ve IK süreçlerinden sorumluyum.

Sektörümüzde sizin yaptığınız görevde kadın çalışan olduğunu hatırlamıyorum. Bir kadın gözüyle yaptığınız görevi nasıl görüyorsunuz
Bizim şirketimizde başta Genel Müdürümüz olmak üzere her kademede çalışan kadın çalışma arkadaşlarımız var. Övünerek söyleyebilirim ki şirketimizin %42’si kadın çalışanlardan oluşuyor. Altra Optik olarak hem kadın hem de erkek çalışanlarımızla büyük ve yüksek enerjili bir yapıya sahip olduğumuzu düşünüyorum.  Ben yapmış olduğum görevde cinsiyetin bir önemi olmadığını düşünüyorum ve ekibimle büyük bir uyum içerisinde çalışmaktan mutluluk duyuyorum.

Shamir Optical’in Türkiye iştirakı olarak, Türkiye’deki faaliyetlerinizden bahsedebilir misiniz?
Shamir Optical Industry, 1972 yılından bu yana optik cam tasarım, üretim ve pazarlaması alanlarında 23 ülkede faaliyet gösteren; öncü ve lider çok uluslu bir firmadır. Bu sene Shamir Optical olarak 50. yılımızı kutlamanın mutluluğunu ve gururunu yaşıyoruz. Altra Optik ise Shamir Optical Industry’nin Türkiye’deki iştirakidir ve 2005 yılından bu yana Shamir’in Avrupa’daki optik laboratuvarlarından birisi olarak faaliyet göstermektedir. İstanbul Tuzla Organize Sanayi Bölgesi’nde yer alan ve %100 dijital üretim yaptığımız modern optik laboratuvarımızda Shamir’in güçlü AR-GE altyapısı ve yüksek teknoloji ile geliştirdiği ürünlerimizi imal ediyor ve iş ortağımız olan optik mağazalar aracılığı ile gözlük kullanıcılarına ulaştırıyoruz.

Deneyimli ekibimiz ile hızlı, kesintisiz ve kaliteli hizmet sunarak tam memnuniyet ilkesine dayalı çözüm odaklı hizmet sunuyoruz. Hedefimiz gözlük camı kullanıcılarının çeşitli görüş ihtiyaçlarını karşılamak ve görüş kalitelerini artırmak; buna bağlı olarak da hayat kalitelerini en üst seviyeye taşımaktır. İş ortağımız olan optik mağazalara yönelik hedefimiz ise hızlı, kesintisiz ve tam memnuniyet ilkesine dayalı çözüm odaklı hizmet sunmaktır.

Sizi farklılaştıran özellikleriniz ve firmanızın çalışma ilkeleri nelerdir?
Bir optik mağazanın tüm ihtiyaçlarını karşılayacak ürün ve hizmet yelpazesine sahibiz. En önemli amacımız öncelikle optisyenlerin daha sonra da camlarımızı kullanan gözlük kullanıcılarının ‘Kusursuz Müşteri Deneyimi’ yaşamasıdır. Siparişi aldığımız ilk andan başlayarak camın teslimatı ve satış sonrası hizmetlerimiz dahil olmak üzere tüm operasyonun ve müşteri deneyiminin kusursuz şekilde olması ana hedefimiz.

Shamir Optical’in dört ana çalışma ilkesi bize bu amacımıza ulaşmak için rehberlik ediyor: ‘İnovasyon’, ‘En iyi olma hedefi’, ‘Üstün hizmet kalitesi’ son olarak ise değişen kullanıcı ihtiyaçları ve esnek pazar şartlarına tam ve hızlı cevap vermemizi sağlayan ‘Çeviklik’ ilkesinden ödün vermemekteyiz. Shamir’in AR-GE alt yapısından aldığımız sınırsız destek ile pazarımıza yenilikçi ve çığır açan ürünler sunabilmemiz de bizi farklılaştıran en önemli özelliklerimizin başında geliyor.

Shamir; teknolojik ve inovatif açıdan dünyanın lider optik cam üreticisi firmalarından biri. Bu yıl bize tanıtabileceğiniz en yeni inovasyon nedir?
1972 yılında bifokal gözlük camı üreticisi olarak çalışmalarına başlayan Shamir, 1979 yılından bu yana özellikle progressive gözlük camı tasarımlarını geliştirmek üzere yoğun AR-GE yatırımları yapmıştır. Bugün Shamir, kendi bünyesinde 20’den fazla cam tasarımını barındıran, kişiselleştirilmiş gözlük camları tasarlayan, bu tasarımları son kullanıcılar ile buluşturmak için yazılım programları geliştiren sektörünün önde gelen teknoloji firmalarından birisi olmuştur. Hatırlayacağınız gibi geçtiğimiz dönemde cam tasarım teknolojilerinde bizi heyecanlandıran en önemli gelişme; yapay zeka teknolojisiyle tasarlanan ilk ve tek progressive gözlük camı dizaynı olan Shamir Autograph Intelligence™’ı dünyadaki tüm Shamir üretim tesisleriyle aynı anda Türkiye’de de üretime başlamamız olmuştu.

Shamir Autograph Intelligence™, tanıtım ve üretimine başladığımız günden bu yana İngiltere, Portekiz ve İspanya’da ‘En İyi Gözlük Camı’ kategorisinde birincilik ödüllerine layık görüldü. Şu anda ise Shamir’in en güçlü yanı olan inovasyon tutkusunu taçlandıran Shamir Metaform™ teknolojisini tanıtmanın mutluluğunu yaşıyoruz. Shamir Metaform™, optik dünyası için bir teknolojik devrim ve optik cam üretiminde imkansızı mümkün kılan bir yenilik.

Bu söyledikleriniz çok heyecan verici… Shamir Metaform™ teknolojisini daha detaylı olarak anlatabilir misiniz?
Memnuniyet ve gururla…. Shamir Metaform™ kısaca nanoyapı teknolojisi ile güçlenen süper dayanıklı camlar demek. Metaform™, Shamir tarafından yıllarca süren AR-GE çalışmaları ve araştırmalardan sonra pazara sunulan nanoyapılı bir cam üretim teknolojisi. Detay verecek olursam Metaform™ teknolojisi camları; daha yüksek darbe direncine, geliştirilmiş koruyucu özelliklere ve ışık dalga boyu kontrol yeteneklerine sahip süper dayanıklı camlar hale getirir.

Bu bahsettiğim özellikleri camın içerisine tek bir seferde özel bir üretim tekniğiyle işler. Tüm bu işlemleri ise hassas ve kusursuz bir şekilde camların indekslerine uyumlu olarak yapar. Metaform teknolojisi; şu anda piyasada mevcut olmayan yeni bir cam türünün üretilmesini sağlar. Farklı indeks ve hammadde özelliklerine sahip camları zenginleştirir ve süper dayanıklı hale getirir. 

Biraz daha detay vermeniz gerekirse bahsettiğiniz süper dayanıklı camlar nasıl üretiliyor?
Öncelikle Metaform’un yeni nesil bir üretim tekniği olduğunun altını çizerek başlamalıyım. Bu tekniğin merkezinde; geliştirilen Preform™ kaplamanın camın yüzeyine özel tekniklerle uygulanması süreci yer alıyor. Preform™ kaplama eşsiz bir tasarım sürecinde bir araya getirilmiş bir kaplama yapısı ve optik filmden oluşan yeni nesil bir cam kaplama türüdür. Optik film ise daha ince ve daha hafif bir cam elde etmeyi sağlayan ve darbe direnci özellikleri nedeniyle NASA dahil otomotiv, havacılık ve uzay endüstrileri tarafından kullanılan güçlü bir katmandır. İlk aşamada Preform™ kaplama; 3D termoform işleme tekniğiyle camın geometrik özelliklerine göre şekillendirilir ve daha sonra cam hammaddesine füzyon tekniğiyle işlenir.

Bu sayede anti-refle kaplama dahil olmak üzere bir optik camda olması gereken tüm özelliklere sahip bir cam üretilmiş olur. Peki şimdi aklınızda bu üretim tekniğinin kullanıcılar için ne gibi faydaları olduğu sorusu belirmiş olabilir. Bu teknolojinin heyecan verici ve çığır açan nitelikte olmasını sağlayan da kullanıcılara ve çevreye faydalarıdır. Bu faydalardan bahsetmem gerekirse öncelikle geliştirilmiş konfor ve güvenlik özelliği sunar.

Bu camlar ile iddiamız son tüketicileri süper dayanıklı, süper ince ve süper hafif camlar ile buluşturmak. Metaform camlar, FDA standart gereksiniminden 18 kata kadar daha dayanıklı, standart eksi numaralı camlardan %40’a kadar daha ince ve daha hafiftir. Daha ince camlar üretilebildiği ve cam yüzeyi kusurları en aza indirgenmiş olduğu için estetik açıdan geliştirilmiş ve her cam için aynı yüksek kalite garantisindedir. Tüm bunların yanında Shamir için inovasyon, yalnızca en ileri teknolojiyi geliştirmek ve en yüksek ürün kalitesi ve performansını sunmakla ilgili değildir. Aynı zamanda tutarlı ve yaratıcı bir şekilde ekolojik olmakla da ilgilidir. Metaform™ üretim süreci çevre dostudur.

Metaform cam üretimi minimum su, kimyasal ve enerji tüketimi kullanarak yapılır. Bu sayede mümkün olan en küçük ekolojik ayak izini bırakması ve çevre üzerinde minimum etki oluşturması sağlanır.

Bu son olarak bahsettiğiniz çevre dostu yaklaşım gerçekten çok değerli… Bu konuda başka neler yapılıyor üretim tesisinizde?
Faaliyetlerimizin ana eksenine oturttuğumuz sürdürülebilir büyümenin, sürdürülebilir çevre ve enerji ilkelerini yaşattığımız sürece mümkün olduğunun bilincinde bir firmayız. Doğal kaynakları verimli kullanmayı, sıfır atık kapsamında geri dönüşüm ve geri kazanımı artırmayı hedefliyoruz. Bu kapsamda; sıfır atık belgesine sahip bir firmayız ve üzerimize düşen tüm yükümlülükleri yerine getiriyoruz.

Bunu bir zorunluluk olarak değil gelecek nesiller için firmamız adına bir sorumluluk olarak görüyoruz. Yine sıfır atık projesi kapsamında, belgelendirme başvurusu yapan ve belgeyi alan ilk firmalardan birisi olmanın gururunu yaşıyoruz. Üretim ve hizmet süreçlerimizin çevre üzerindeki olumsuz etkilerinin doğal ortama zarar vermesini önlemek için hava, su, gürültü ve toprak kirliliği konusunda sürekli iyileştirme ilkelerini uygulayarak, mümkün olan her yerde ve her zaman kirliliği kaynakta önlemeyi hedefliyoruz.

Shamir olarak pazara sunacağınız başka yenilikler var mı?
Yukarıda bahsettiğim gibi Shamir Optical olarak bu sene 50. yılımızı kutluyoruz. Shamir’in 50 yıldır süre gelen inovasyon tutkusu ve yenilikçi yaklaşımı ile pazara sunacağımız yenilikler için sabırsızlanıyoruz. AR-GE departmanımızın üzerinde çalıştığı yeni kaplama ve progressive cam tasarımları olduğunu biliyoruz ama şimdilik detaylarını paylaşamıyorum. Hem kısa vadede yani 2022 yılının ikinci yarısında pazara sunacağımız hem de ilerleyen dönemde fark yaratacak yenilikçi ürünlerimiz olacağını söyleyebilirim.

Yakın dönemde Shamir’in Alpine F1® Takımı ile bir iş birliği gerçekleşti, bu konuda neler söylemek istersiniz?
Shamir ve Alpine F1® Takımı benzersiz bir işbirliğine imza attı. Bu işbirliğine ortak olmaktan heyecan ve gurur duyuyoruz. Alpine F1 Takımı’nın optik performans ortağı olarak AR-GE ekibimiz yenilikçi çalışmalara imza atıyor. Bu ortaklık ile amacımız her bir yarış ekibi üyesinin görüş kalitesi ve güvenliğini sağlayarak performanslarını geliştirmek. Bugünlerde F1 yeni yarış sezonu başladı, bizler de Alpine F1® Takımı’nı yakından takip ediyor ve başarılar diliyoruz.

Bu yıl 17-21 Kasım tarihleri arasında dokuzuncusu gerçekleştirilecek olan Silmo İstanbul Optik Fuarı hakkındaki değerlendirmeleriniz nelerdir?
Silmo İstanbul optik sektörünün tamamının bir araya geldiği en önemli ve başarılı fuar olduğu için çok değerli bir organizasyon. Tüm katılımcı ve ziyaretçilere kendilerini geliştirmeleri ve bilgilerini güncellemeleri için imkan sağlayan bu organizasyonun her geçen yıl daha da başarılı olmasını diliyorum.

Optik sektörüne hizmet veren dergimiz ‘4 your eyes’ ile ilgili yorumlarınız nelerdir?
4 your eyes dergisi uzun yıllardır takip ettiğim, kaliteli içeriği ile sektörün nabzını tutan ve gelişimine katkıda bulunan en önemli yayınlardan birisidir. Sizleri tebrik ediyor ve başarılarınızın artarak devamını diliyorum.

Nisan 2021

Meksan Optik

MEKSAN OPTİK

Kalite, Fiyat & Performans

 

Silmo İstanbul’a 2019’da ilk kez katıldık ve buna rağmen on üç ülkeden çok ciddi siparişler aldık. Başarılı bir şekilde ihracat yapmamızın en büyük sebebi Silmo İstanbul’un bilinirliği, verimli ve itibar edilir bir oluşum olmasıdır.

Merhaba Emre Bey… Kendinizi okurlarımıza kısaca tanıttıktan sonra optik sektörüne giriş hikayenizi paylaşabilir misiniz?
1981 yılında İstanbul’da doğdum. Aslen Erzurumlu bir ailenin ferdiyim. Atatürk Üniversitesi Makine Mühendisliğinden mezun olduktan sonra Anadolu Üniversitesi İktisat Fakültesini bitirdim. Sonrasında iki yıl dış ticaret ve pazarlama alanında yüksek lisans yaptım. İş hayatına 2002 yılında saatçilik sektöründe ithalat ve ihracat yapan bir firmada bölge temsilcisi olarak başladım. Daha sonraki yıllarda Türkiye Satışlar Sorumlusu ve son yedi yılımı Marka Müdürü olarak on dört yıla yakın süre aynı şirkette hizmet verdim. Çalıştığım şirketin ürünleri aynı zamanda optik mağazalarına da hitap etmekteydi. Bu nedenle optik sektörüne çok uzak değildik ve optik ürünler ilgimizi çok daha önceleri çekmeye başlamıştı. 2015 yılında çalıştığım şirkette kendi isteğimle ayrıldıktan sonra optik sektörüne geçiş yaptık.

 

Meksan Optik’in kuruluş aşamasından, gelişiminden ve sektörel vizyonundan bahsedebilir misiniz?
Meksan Optik firmasını 2015 yılı Şubat ayında kardeşim Erdem Kocaman ile birlikte Kocaeli Gebze’de kurduk. İlk ithalatımız olan optik çerçeve koleksiyonunu sektördeki gözlemlerimizle dayanarak hazırladık. Mağazalardaki yerimizi daha hızlı edinmek için ekonomik ürünlerden oluşan TR90 hammaddeli optik çerçevelerimizi de Türkiye’de fason ürettirdik. Şirketimize hedef bölge olarak İstanbul Anadolu yakasını seçtik. İthalatımızla ve fason üretimlerimizle kalite ve ulaşılabilirliği kendimize ilke edindik. Böylelikle ilk ithalatımız olan on bin adet optik çerçevenin ve yaklaşık elli bin adet TR90 çerçevenin birçok mağazanın vitrinlerinde olmalarını sağladık.

Bu ilk deneyimimizden sonra piyasadan, mağazalardan ve pazarlamacı ekibimizden aldığımız geri bildirimleri çok hassas bir şekilde değerlendirip bunu yurtdışı ve yurtiçi tedarikçilerimizle disiplinli bir şekilde paylaşarak yeni koleksiyonlarımızın çizgisini belirledik. 2019 yılının başında Basmacılar Limited Şirketi ile güçlerimizi birleştirerek Merkezimizi İstanbul’a taşıdık ve Meksan Optik’i kurduk. Kalite, fiyat ve performans ilkesini tamamen şirketimizin merkez hedefine yerleştirdik.

Tedarikçi bir firma olarak bünyenizdeki markalardan ve markalarınızın öne çıkan özelliklerinden bahsedebilir misiniz?
Meksan Optik Türkiye geneline yayılıp marka bilinirliklerini artırmak adına alt, orta ve üst ekonomik gruplarına hitap edecek ürünler belirleyerek markalarını bu doğrultuda kategorize etmiştir. Comment bizim herkesin ulaşabileceği en ekonomik markamızdır. Çocuk ve kolej dediğimiz kategorilere hitap etmektedir. Giulietta orta sınıfta kendisine özgü çizgisiyle amiral markamız olmuştur. Carlomoss üst kategori ürünler olup titanyum ve çelik gruplarıyla lüks tercih edenlerin beğenisine sunulmuştur. Stillo, McKanzie ve Icono markalarımız da ara gruplar olarak sunulmaktadır. Bizim tüm markalarımızın en büyük özelliği şirket politikamız olan kalite, fiyat, performans çizgisinde hazırlanıyor olmalarıdır. Ayrıca her tarza ve her ekonomiye uygun modellerle tercih edilen markalar haline gelmişlerdir.

Bünyenize yeni markalar eklemeyi düşünüyor musunuz?
Meksan Optik kurulduğu 2015 yılından 2022 yılına kadar her sene büyümeyi başarmış ve bunun oluşturduğu etkiyle yeni markalar ve alanlar belirlemekte zorlanmamıştır. Dünya ve ülke ekonomisini yakından takip ederek mevcut markaların bilinirliğini artırıp yeni ihtiyaç ürünleri yeni markalarla sunmaya devam edecektir.

Satış ve dağıtım ağınızın işleyişi nasıldır? Bu ağları geliştirmek için ne gibi çalışmalar yapıyorsunuz?
Meksan Optik ilk kuruluş yılındaki satış pazarlama stratejisini geliştirerek Türkiye’yi altı bölge temsilcisiyle elli beş ilde bin üç yüz bayisiyle kısa sürede birçok noktaya ulaşmayı başarmıştır. Bunun en önemli nedeni her yerde olmaya çalışıp zayıf düşmektense belli bir alanda yoğun çalışarak ve hizmet sunarak bilinirliğimizi artırmaktan geçmektedir.

Markalarınıza ait koleksiyonları hangi etkenlere göre belirliyorsunuz?
Meksan Optik ürünlerini belirlerken günümüz modasını, kullanılabilirliği, konforu sahadaki profesyonel ekiplerden gelen verileri ve müşteri taleplerini titizlikle inceleyip; kendi tarzıyla bütünleştirerek güncel modelleri elde etmeyi amaç edinmiştir.

Meksan Optik olarak sektördeki bilinirliğinizi artırmak için hangi tanıtım ve reklam çalışmalarına başvuruyorsunuz?
Meksan Optik profesyonel satış ve pazarlama ekipleriyle çok ciddi, yoğun saha çalışmalarıyla bayileriyle arasındaki bağını sürekli dinamik tutmaktadır. Bununla birlikte birçok ulusal yarışmalara sponsorluk yapmış ve son kullanıcıdaki bilinirliğini artırmak adına yazılı, görsel ve sosyal medyadaki çalışmalarını aralıksız sürdürmektedir.

Covid-19 pandemisi Meksan Optik’i nasıl etkiledi? 2022 yılı için hedefleriniz nelerdir?
Meksan Optik 2019 yılının sonunda ortaya çıkan pandeminin zorlayıcı koşullarından güçlü bir finansman yapısına sahip olarak ve tedarik zincirindeki işleyiş planlarını kısa vadeli yapmak yerine planlarını, hareketlerini, stoklarını ve stratejilerini bir yıllık olarak hazırlaması sayesinde pandeminin yıkıcı etkisinden sorunsuz çıkmayı başarmıştır. Bu stratejinin ne kadar doğru olduğunu 2021 yılında pandeminin devam etmesiyle ispatlamıştır.

Meksan Optik olarak Türkiye optik sektörünün bugünü ve geleceği ile ilgili yorumlarınız nelerdir?
Türkiye’deki gözlük kullanım oranı dünya ülkelerine göre daha geride olduğu biliniyor. Dünyada gözlük kullanım oranı yüzde kırk dokuz iken maalesef bu ülkemizde yüzde yirmi dokuz civarlarında. Bu durum Türk insanının gözlerinin sorunsuz olduğu için değil sadece gözlük kullanım alışkanlığının gelişmediğinden kaynaklandığı biliniyor. Son dönemlerde gözlük sadece bir sağlık ürünü değil aynı zamanda bütünlüğü sağlayan bir aksesuar haline geldiğini izliyoruz. Bu durum insanların ikinci ve üçüncü gözlüklerini edinmelerinin sebebi olmaya başlamıştır. Ülke nüfusu ve yaş ortalaması dikkate alındığında Meksan Optik ülkemizde de gözlük kullanım ve talebinin yoğun bir şekilde artacağını düşünmektedir.

Optik sektörü için önemli olan Odalaşma süreci hakkındaki görüşleriniz nelerdir?
Büyük bir sektör olan optik ve optik mağazacılığının odalaşma konusunda çok geç kaldığını ve maalesef bunun ortaya çıkardığı sorunlarla zamanında baş edilmediği aşikardır. Sürekli kendini revize eden ve yeni gelen yenilikçi bakışlarla kurulan oda kısa vadede sorunları gideremese bile uzun vadede çok büyük kazanımlara vesile olacağı düşünüyoruz. Biz Meksan Optik olarak odaları tam anlamıyla destekliyoruz.

Sizi diğer tedarikçi firmalardan ayıran temel özellikleriniz nelerdir?
Meksan Optik diğerlerinden ayıran en büyük özellik; sektörün en yeni ve eski alışkanlıklardan farklı, güncelin ve gündemin koşullarında ortaya çıkan eski sorunlu ve bir türlü değiştirilemeyen sorunlardan uzak bir firma olmasıdır. Genç bir yönetim kadrosuna sahip olan ve bununla birlikte birçok farklı bakış açısıyla yönetim çatısının oluşması sayesinde sektördeki konumu daha da güçlenecektir.

Optik ve güneş gözlüklerinde 2020 yaz trendleriyle ilgili neler söyleyebilirsiniz?
Son yıllarda neredeyse hemen hemen her sektörde trendleri sosyal medya fenomenleri belirlemekte. Bizde hem yurtdışı fuarları hem ünlü markalardaki izleri takip ettiğimizde geniş camlı kalın asetat güneşlerin yanı sıra, metal çekik tarzlı optik ve güneş gözlüklerinin vitrinlerdeki yerini alacağını tahmin ediyoruz. Ve yine yuvarlak metaller küçük detaylarla olmaya devam edecek. Klasikçilerde hiç üzülmesin onlar bizim vazgeçilmezimiz.

Geçtiğimiz Kasım ayında katılımcısı olduğunuz Silmo İstanbul Optik Fuarı sizin için nasıl geçti? Fuar hakkında genel değerlendirmelerinizi alabilir miyiz?
Biz ilk defa Silmo İstanbul Optik Fuarı’na 2019’da katıldık ve ilk kez katılmamıza rağmen on üç ülkeden çok ciddi siparişler aldık, anlaşmalar yapmayı başardık. Bunun en büyük sebebi Silmo İstanbul Optik Fuarı’nın çok iyi bir referans olması ve fuarın bilinirliği. Silmo kendini kanıtlamış bir oluşumdur. 2022 yılında da beş Avrupa ülkesine başarılı bir şekilde ihracat yapmamızın en büyük sebebi Silmo istanbul’un bilinirliği, verimli ve itibar edilir bir oluşum olmasıdır.

On üç yıldır aralıksız optik sektörüne yön veren dergimiz ‘4 your eyes’ ile ilgili düşünceleriniz nelerdir?
4 your eyes Optik Magazin Dergisi bizim gibi yeni tedarikçilerin sektörel anlamda bilgiye ulaşması anlamında çok büyük önem taşıyor. Bununla birlikte ekiplerimizle Türkiye genelinde yapmış olduğumuz müşteri ziyaretlerinde son sayılarınızı her mağazada görebilmek, derginizin ulaşılabilir olması çok büyük bir başarı. Bizim için çok iyi bir iş ortağı olduğunuzu söylemeden geçemeyiz. Emeklerinizden ötürü tüm ekibinize teşekkür ediyoruz.

Mart 2022

Koza Cam Optik

KOZA CAM OPTİK

Yeni ve Yenilikçi

 

Optik sektörü çok hızlı büyüyor ve gelişiyor. Bu sebeple giderek yükselen bir başarıya sahip olan Silmo İstanbul’a yakın zamanda salonlarının yetmeyeceğini düşünüyorum.

Hoş geldiniz Sayın Faruk Tepe. Kendinizi tanıtarak sektöre ne zaman ve nasıl giriş yaptığınızdan okurlarımıza bahseder misiniz?
Merhaba… Ben Faruk Tepe. 1980 İstanbul doğumluyum. Optik sektörüne 2007 yılında City Optik isimli gözlük mağazasını açarak giriş yaptım. Yaklaşık on üç yıl kadar mağazacılık sektöründe aktif olarak zincir mağazalar oluşturdum. Optik sektörü ile ilgili deneyim kazandıktan sonra 2019’da toptan pazarlama bölümü ile ilgili hazırlık araştırması yaptım.

Aynı yıl Koza Cam Optik firmasını bünyemize dahil ettik. Perakende sektöründen müşterilerin ve son kullanıcının taleplerini uzun süre analiz yaptığımız için sektöre giriş yaptığımızda deneyimlerimizi gözlükçü iş ortaklarımızla paylaştık. Bu durum ile son kullanıcı ve gözlükçü meslektaşlarımızın ilgisini çekmeyi başardık.

Uzun yıllar edindiğiniz deneyimler doğrultusunda kendi firmanızı kurmak adına sizi harekete geçiren unsur neydi?
Perakende sektöründeki çalışmalarımız son kullanıcıya yönelik eğitimler, seminerler ve kitapçıklar düzenlemek üzerine çalışmalarla doludur. Bu anlamdaki deneyimlerimizi perakende sektöründeki diğer meslektaşlarımız ile paylaşmak son kullanıcıya doğru bilgi, kaliteli ürün ve hizmeti Koza Cam Optik farkıyla yansıtmak istedik ve kısa zamanda son kullanıcının dikkatini çekmeyi başardık. 

Pandemi sürecinde kurulan bir firma olmanıza rağmen sektörde oldukça başarılı oldunuz. Bu süreçte nasıl bir strateji uyguladınız?
Bu düşünceniz için şirketimiz adına teşekkür ederim. Başarımızın tamamının çalışanlarımıza vermiş olduğumuz eğitimden, yapmış olduğumuz hizmette müşteri memnuniyetini ön planda tutmamızdan, ürün kalitemizden, katalog tasarımımızdan ve meslektaşlarımıza ayırdığımız vakti doğru değerlendirmekten dolayı olduğunu düşünüyoruz.

Koza Cam’ın temel değerleri ve misyonundan bahsedebilir misiniz?
Optik sektörüne daha iyi hizmet verebilmek aynı zamanda sağlıklı görme konusuna verdiğimiz destek doğrulusunda Ar-Ge ile teknoloji ve kaliteyi en ön planda tuttuk. Bünyemizde bulundurduğumuz markalarda hammadde, kaplama ve son teknoloji yazılımları kullanarak ürünlerimizin yeni bir yüze sahip olmalarını sağladık. Şirket 2021 yılı içerisinde Rx üretimine giriş yapıp ürünü son kullanıcıya ulaştırma konusunda yapmış olduğu sunum teknikleriyle hızlı bir ivme kazandırmıştır.

Sirkeci merkezimizdeki geniş stok ürün gamı ve hızlı sevkiyat konusundaki deneyimlerimizi kıymetli iş ortaklarımızla birlikte yürütmekten memnuniyet duyuyoruz. Kaliteli ürünlerle görme bozukluklarının giderilmesine katkıda bulunmak ayrıca dünya çapında gelişen teknolojiyi samimi hizmet anlayışımızla birleştirip iş ortaklarımıza sunmak şirketimizin en önemli misyonudur.

Şu anda Koza Cam’ın kendi üretimi olan Chrome’u bize nasıl anlatırsınız
Kısa zamanda sektörde büyük ivme kazanmış ve tamamen kalitesi ile ön planda olan bir markadır. Ürünümüzün büyük çoğunluğu stoklarımızda mevcut olup özel üretimlerimizde de Chrome Hd markasını ve kalitesini kullanmaktayız.

Koza Cam Optik olarak 2022 hedefleriniz nelerdir?
Hedeflerimizin ilk önceliği hazırlıkları ve alt yapısını kısmen tamamladığımız özel üretim Rx fabrikasını Türkiye sınırlarında faaliyete geçirmek ve mevcutta hizmet vermiş olduğumuz Sirkeci şubemizi merkez şube olarak kullanıp Türkiye genelinde diğer şubelerimizi faaliyete geçirmektir.

Yurtdışı fuarlarını takip ediyor musunuz? Uluslararası fuarların pandemi nedeniyle yapılamaması ya da dijital platformda gerçekleştirilmesi hakkında ne düşünüyorsunuz?
Yurtiçi ve yurtdışı fuarlarını yakından takip etmekteyim. Sektörümüzün bilinirliği ve gelişmesi açısından büyük faydası olduğunu düşünmekteyim. Uluslararası fuarların dijital platformda yapılmasının ise fuar katılımcılarına faydası olduğunu düşünmüyorum. Birçok organizasyon pandemi sürecinde planlı ve kurala uygun hareket edildiğinde faaliyet gösterirken fuarların iptal edilmesi ya da dijital ortama taşınması sektör açısından ve katılamayan bizler açısından üzücü bir durum.

Bayileriniz için satış esnasında ve satış sonrasında sağladığınız desteklerden biraz bahsedebilir misiniz?
Biz Chrome Hd markası olarak tamamen son kullanıcıya yönelik çalışmalar yapmaktayız. Sirkeci merkez şubemizden çağrı merkezi siparişi alır ve gözlük mağazasına en hızlı ve doğru şekilde ulaştırmayı hedefler. Birçok yüksek indeksteki numaralı ürünleri stoklarda bulunduruyor olmak gözlük mağazası ve son kullanıcıya hızlı çözüm sunmaktadır. Son kullanıcıya yönelik yapmış olduğumuz en büyük fark ürünlerimizi kişiselleştirmek oldu. Son kullanıcıya ve ürünleri aldığı gözlük mağazasına özel kullanım setleri müşterinin Chrome Hd markasını tercih etmekteki en büyük sebep olmuştur.

Türkiye optik sektörünün yakın geleceği hakkındaki değerlendirmelerinizi öğrenebilir miyiz?
Türkiye’de optik sektörünün gelişiminin giderek daha hızlanacağını ön görüyorum. Çünkü gözlük ve gözlük camını son kullanıcıya ulaşması artık daha hızlı. Pandemi sürecinde insanların sosyal medya ve internet kullanımına yönelmesi gözlük kullanıcı sayısının artmasına sebep oldu. Dernekler ve fuarların yapmış olduğu yayınlar buna en büyük etki sağlayan faktörlerden ikincisidir. Bu yayınların daha fazla gündemde olması sektörün büyümesine katkı sağlayacaktır.

Satış ağınızdan ve ağınızı geliştirme planlarınızdan bahsedebilir misiniz?Şirketimizin en büyük yatırım planı bu konu üzerinedir. Ürünlerimizi daha fazla noktada pazara sunmayı ve daha fazla son kullanıcıya ulaştırmayı hedeflemekteyiz. Bu sebeple satış ağımızı geliştirme hedefine ulaşmak üzere çalışmalarımızı aralıksız sürdürmekteyiz.

2013 yılından beri gerçekleştirilen ve dünya çapında birçok firmanın buluşmasını sağlayan Silmo İstanbul Optik Fuarı hakkındaki düşüncelerinizi paylaşabilir misiniz?
Sektörümüzün birleşimini sağlayan Silmo İstanbul’un bu konuda gerçekten başarılı olduğunu düşünüyorum. Çünkü dört günlük bir süreç içerisinde yurtiçi ve yurtdışı sektör profesyonellerini bir araya getirmek önemli bir organizasyon kabiliyeti istiyor. Bu sebeple fuarın gerçekten çok başarılı ve ayakta alkışlanacak bir ekip ile gerçekleştirildiğini düşünüyorum. Tabii ki bizim için Silmo İstanbul Optik Fuarı vazgeçilmez. Fuarın büyük bir ağı olduğuna inanıyorum çünkü hepimizi diğer firmalardaki arkadaşlarımı, son kullanıcıları hatta bayiilerimizi bir araya getirerek daha hızlı ve daha doğru bir şekilde bilgilendirmemizi sağlıyor. Bu yüzden Silmo’nun yurtdışındaki başarısı kadar Türkiye’de de çok başarılı olduğuna inanıyorum. Hatta şöyle bir iddialı düşüncem var. Silmo İstanbul’a yakın zamanda salonlarının yetmeyeceğini düşünüyorum. Çünkü bizim sektör hızlı büyüyor ve hızlı büyüdüğü için daha geniş çaplı bir organizasyona gerek duyulacağına inanıyorum. Fuar için emeği geçen tüm arkadaşlara ve ziyaretçilerimize çok teşekkür ediyorum.

Optik magazin dergisi ‘4 your eyes’ hakkındaki düşünceleriniz nelerdir? Derginin sektöre ne gibi yararları olduğunu düşünüyorsunuz?
Dergiyi çok başarılı buluyorum ve her yeni çıkan sayıyı takip etmekteyim. Derginiz sayesinde sektörel yenilikler, yeni model ve markalar hakkında mağazayı ziyaret eden son kullanıcı ve gözlük mağazaları en iyi şekilde bilgilendirilmiş olmaktadır. Emeği geçen herkese teşekkürlerimi sunuyorum.

Şubat 2022

Ayka Optik

AYKA OPTİK

Özgür Yaşam Sunuyor

Silmo İstanbul’a yerli meslektaşlarımızın katılımı gerçekten yüksek derecedeydi. Önümüzdeki yıllarda Silmo İstanbul’a yabancı meslektaşımızın daha çok rağbet göstereceğinden eminim.

Merhaba Kaan Bey… Kendinizi okurlarımıza tanıttıktan sonra, sektöre giriş hikâyenizi paylaşabilir misiniz?
Merhaba, 2006 yılında Bilkent Üniversitesi ve 2007 yılında ise UC Riverside’dan mezun olduktan sonra şirketimizde çalışmaya başladım. Ayka Optik’in aile şirketimiz olması sebebi ile hızlı bir şekilde işlere adapte olmaya başladım ve ilerleyen zamanlarda yönetim ve idare kısmına da dahil oldum. Osman Aytekin’in tecrübe ve güvenilirliği sayesinde planladığım ve hayalini kurduğum hamleleri hızlıca hayata geçirip, şirketimizi ve markamızı bugünkü pozisyonuna taşıyabildik.

Ayka Optik’i kurma kararını nasıl verdiniz, kuruluş süreci nasıl gerçekleşti?Ayka Optik, Osman ve Şakir Aytekin’in kurmuş olduğu bir aile şirketidir. Uzun yıllar Standart Gözlük ve Luxottica ile işbirliği yaptıktan sonra 2014 yılından itibaren kendi markaları ve distribütörlükleri ile devam etmektedir. Ben ise ikinci kuşak olarak Osman Aytekin ile birlikte şirketin işleyişini devam ettirmekteyim.

Firmanızın temel değerlerinden ve üstlendiği misyondan bahsedebilir misiniz?
Şirketimiz her zaman yenilikçi, ileri görüşlü, inovatif ve sözünde duran bir şirket olmuştur. Kendimizi sürekli güncel tutup, her zaman birkaç adım önde olmayı hedeflemekteyiz. Her zaman elinden gelenin en iyisini yapmak bizim işimize bakış açımızdır. Ayka Optik olarak bu değerlerden taviz vermeden yolumuzda ilerlemekteyiz.

Bize kendi markanız olan Franco Vital gözlüklerinin yapısından, tasarım anlayışından ve kullandığınız materyallerinden söz edebilir misiniz?
Franco kelimesi eski Fransızcada ‘Özgür’ ve Vital kelimesi Latincede ‘Yaşam’ anlamları taşımaktadır. Böylece markamız Özgür Yaşam anlamını taşır ve ismi gibi kullanıcılarına geniş yelpazede seçim şansı sunan tamamen kişiselleştirilebilir renk ve modellere sahiptir. Markamızda seksen farklı cam rengi seçeneğini istediğiniz çerçeveye kombin yapabileceğiniz bir ürün çeşitliliği mevcuttur. Bu sayede her bir ürün kişiye özel üretilmiş olur. Franco Vital’in çerçeveleri İtalya’da, camları ise Türkiye’de üretilmektedir. Sürecin yüzde doksanı el işçiliği ile yapılmaktadır. Bu sayede her bir gözlük tamamen eşsizdir denebilir.

Ayka Optik bünyesinde distribütörlüğünü yürüttüğünüz diğer markalar hangileridir? Bu markaların özellikleri hakkında okurlarımızı bilgilendirebilir misiniz?
Ayka Optik bünyesinde distribütörlüğünü yaptığımız markalar AM Eyewear ve Caroline Abram’dır. AM Eyewear, üst düzey bir Avustralya markasıdır. Koleksiyonlarındaki gözlüklerde Zeiss marka camları, Japon titanyumu ve İtalyan asetatı kullanılır. Caroline Abram ise dünyaca çok popüler olan ve kadınlara özel koleksiyonlar sunan bir Fransız gözlük markasıdır. Caroline Abram, rengarenk modelleri ve eşsiz tasarımları ile her geçen gün dünya pazarındaki yerini yükseltmektedir.

Firma bünyesinde bulunan markalarınızın koleksiyonlarını belirlerken öncelikleriniz nelerdir?
Tüketicilerimizin hepsinin dünyanın her yerindeki ürünleri ve trendleri takip edebildiğini bildiğimizden model seçiminde eksiksiz olarak tüm koleksiyonu Türkiye’ye getirir ve tüketicilerimizin beğenisine sunarız.

Distribütörlük ve satış ağınızın yapısı ve işleyişinden söz edebilir misiniz?Bayilerimizi düzenli olarak ziyaret eder, ihtiyaçlarını gideririz ve onlara ürünlerin tamamının satışını yapabilecekleri gerekli argümanlarımızdan bahsederiz. Önceliğimiz tüketici ve satıcı ilişkisinin düzenini korumak, garanti ve teknik serviste tüketici odaklı olmak ve farklılığımızı markamıza olan aidiyet duygusu ile sağlamaktır. Bu nedenle bayilerimiz ile aile ilişkisi kurmaya gayret ederiz.

Firmanıza eklediğiniz yeni marka ve koleksiyonların tanıtımını hangi mecralar üzerinden yapmayı tercih ediyorsunuz?
Ayka Optik bünyesine eklediğimiz yeni marka ve koleksiyonların tanıtım ve reklamlarını Instagram gibi sosyal medya mecralarından ve kendi web sitemiz üzerinden yaparız. Ayrıca fuar ve organizasyonlara katılarak fiziki tanıtımlar da yapmaktayız.

Ayka Optik’ten 2022 yılı için ne gibi sürprizler ve yenilikler beklemeliyiz?
Özellikle kendi markamız olan Franco Vital ile ilgili yenilikçi çalışmalar yapmayı hedeflediğimizi söyleyebilirim. Franco Vital imzası taşıyan sıra dışı yeni modeller ile ses getirmeyi planlıyoruz. Vitrinlerde görsel çalışmalarımız ile de vurgu yapacağız.

Pandemi sürecinde satışlarınızdan istediğiniz verimi alabiliyor musunuz, bu krizi nasıl yönetiyorsunuz?
Pandemi süreci dünya ve ülkemiz açısından gerçekten çok zorlu geçen bir süreç. Ancak Ayka Optik olarak bu kriz ortamını iyi yönetmemizden ötürü sürecin bizim için verimli geçtiğini rahatlıkla söyleyebilirim. Bu süreçte markamıza yaptığımız doğru yatırımlar sonucu krizi biraz fırsata çevirmiş olduk. Böylece markamıza olan talep arttı ve sektörde güzel bir noktaya ulaşmış olduk.

Bu dönemde müşteri ilişkilerinde dijital kanalları kullanma sıklığınız arttı mı
Dijital kanallar bağlamında Instagram, kendi web sitelerimiz ve Trendyol ile bayi ve müşterilerimize eriştik. Bu süreçte dijital kanal satışlarımız üç katına çıkmıştır. Biz de yeni yatırımlarımıza devam etmekteyiz.

Ayka Optik olarak Covid-19 kapsamında çalışanlarınızın ve müşterilerinizin güvenliğini sağlamak için ne gibi önlemler alıyorsunuz?
Covid-19 ile birlikte sağlığın ne kadar önemli ve vazgeçilmez bir unsur olduğunu maalesef çok zor bir yoldan da olsa hatırlamış olduk. Pandeminin başlangıcından bu yana Ayka Optik olarak hem çalışanlarımızın hem de müşterilerimizin sağlığına ve güvenliğine ekstra özen göstermekteyiz. Düzenli havalandırma, temizlik ve sosyal mesafe konularda ödün vermeden çalışmalarımıza devam ediyoruz.

2022 yılı için beklentileriniz ve hedefleriniz nelerdir? Optik sektöründe ne gibi yenilikler ve değişiklikler olabilir?
Sektörün gelişeceğini düşünüyorum. Her şeyin pahalanması sebebi ile yerli üretim ve yerli markalara olan rağbet artacaktır. Ayrıca bu süreçte, kalite, hizmet ve fiyat ile ön plana çıkan markaların başarı şansının daha yüksek olacağı kanaatindeyim.

Bu yıl 18-21 Kasım tarihleri arasında gerçekleşen Silmo İstanbul Optik Fuarı hakkındaki genel düşünce ve değerlendirmeleriniz nelerdir?
Öncelikle Silmo İstanbul Optik Fuarı’nın bir yıl aradan sonra tekrar organize edilmesinden sektörümüz adına memnuniyet duyduğumu belirtmek isterim. Fuarın bu yıl potansiyeli ile doğru orantılı gerçekleştiğine inanıyorum. Yerli meslektaşlarımızın katılımı gerçekten yüksek derecedeydi. Önümüzdeki yıllarda Silmo İstanbul’a daha çok yabancı meslektaşımızın katılacağından eminim. Bunlara ek olarak fuarın tek katta daha geniş bir alanda gerçekleştirilmesi halinde fuardan daha fazla verim alınabileceğini düşündüğümü söylemek isterim.

Optik sektörünün lokomotifi kabul edilen dergimiz ‘4 your eyes’ ile ilgili görüşlerinizi öğrenebilir miyiz?
Sektörün güncel haberlerini, teknolojik gelişmelerini ve trendlerini yakından takip ettiğiniz ve her zaman güncel bilgileri paylaşmayı hedeflediğiniz için öncelikle teşekkür ediyoruz. Emeği geçen tüm çalışma arkadaşlarınızın başarılarının daim olmasını dileriz.

Ocak 2022

Efor Optik

EFOR OPTİK

Yüz Kişilik Bir Aile

Hem yerli hemde yabancı birçok firmaya aynı anda ulaşabilmenin, bünyemizde ki tüm markaları ve yenilikleri sergileyebilmenin en efektif yolu Silmo İstanbul Optik Fuarından geçiyor.

Merhaba Fatih Bey, öncelikle hoş geldiniz. Okurlarımıza kendinizden bahsedip, sektöre giriş hikayenizden söz edebilir misiniz?
Merhaba hoşbulduk, ben Fatih Orhan. 1977 İstanbul doğumluyum. Gözlük sektörüne 1999 yılında Hekim Optik’te satış personeli olarak başladım. Yaklaşık dokuz yıl aynı firmada sahada aktif olarak görev aldım. 2008 yılında, üretim yapan bir optik firmasında iki yıl satış direktörlüğü yaptıktan sonra edindiğimiz saha tecrübeleri, bilgi ve birikimlerle, küçük bir atölyede Efor Optik’in temellerini atıp, üretim yapabilme hayalimize yönelik adımlar attık. Üretime başladığımız günden bu yana sektörün ihtiyaçlarını iyi analiz edip, iş modelimizi ihitiyaçlara göre geliştirdik. Üretim kapasitemiz her geçen sene daha da artarak emin adımlarla büyümeye devam ediyoruz. 2021 yılında yaklaşık yüz çalışma arkadaşımızla beraber Türkiye ve dünya için üretmeye, çalışmaya devam ediyoruz.

Efor Optik’i kurmaya nasıl karar verdiniz ve hedefleriniz nelerdi?
Sahada görev aldığımız yıllarda, sektörde çok az sayıda üretici vardı. Biz o yıllarda bu boşluğun farkına vardık ve sektörün ihtiyaçlarını tespit edip, aynı zamanda sektöre yeni bir soluk getirmek amacıyla Efor Optik’i kurmaya karar verdik. İlk olarak Qzen markasıyla başladığımız yolculuğumuza bir çok marka eklemeyi başardık. Mücadeleden kaçmayıp, zorlukların üstesinden gelerek, adımlarımızı sağlam atmaya gayret gösterdik. Her geçen yıl üstüne koyarak, hedeflerimizi büyüterek yüz kişilik bir aile olmayı başardık. Her zaman müşterilerimize kaliteli ürünleri ulaştırmayı kendimize borç bildik.

Geçtiğimiz yıl Efor Optik’te köklü bir değişim oldu ve ortağınızdan ayrılarak tüm yönetimi ve idareyi siz üstlendiniz. Bu süreç sizi zorladı mı ve Efor Optik ne gibi yenilikler içerisinde?
Pandemi sürecinin başlarında ortağımdan gelen talep üzerine yollarımızı ayırma kararı aldık. Bu zorlu sürecin ardından, mevcut kadromuzun bilgi birikim ve tecrübeleriyle, büyüme hedefimizden uzaklaşmadan yolumuza devam ettik. Yatırımlarımızın hızını kesmeden, yeni anlaşmalara imza atarak, yolumuza emin adımlarla devam ediyoruz. İnşallah 2022 yılında mevcut markalarımızın, tasarımlarını geliştirerek yurtiçi ve yurtdışı müşterilerimizin beğenisine sunacağız.

Silmo İstanbul fuarında yeni markalarınızın lansmanını gerçekleştirdiniz. Bize bünyenizde yer alan markalar ve bu markaların özelliklerini paylaşabilir misiniz?
Köklü markalarımızın yanında, bu yıl Warner Bros. ile lisans anlaşmasına imza atarak Harry Potter, Batman, Superman, Tom & Jerry, Matrix gibi markaların kullanım haklarını satın aldık. Çocuklara ve yetişkinlere hitap edecek yeni koleksiyonlarımızla 2022 yılında sektöre yenilik getirmeyi planlıyoruz. Çocuklarımızın sevdiği karakterleri gözlükle buluşturmanın mutluluğunu yaşıyoruz. Bu doğrultuda ürün yelpazemizi ve marka koleksiyonumuzu genişletmeyi sürdürüyoruz. Qzen, Cobbelti gibi lokomotif markalarımızın yanında bu sene Regina’nın da çok ses getireceğine inanıyoruz. Kadınlara özel taşlı, süslü, aparatlı şık tasarımları, TR90 gövdeyi metal sap ile kombine ederek, zenginleştirip müşterilerimizin beğenisine sunduk. Hem mağazalardan hemde nihai tüketiciden aldığımız olumlu tepkiler bizi oldukça motive etti. Erkekler için tasarladığımız Winner’s Club markamızın koleksiyononu daha fazla geliştirip,  yeni tasarımlarla gözlük severleri buluşturmayı planlıyoruz.

İhracat yaptığınız ülkelerin sayısı her geçene sene daha da fazlalaşıyor. Bu kararlı büyümenin sırrını ve tercih edilmenizin sebeplerini bizimle paylaşabilir misiniz?
Biz yola her zaman müşteri memnuniyetini esas alarak çıktık. Ürünlerimizin kalitesi, dayanıklılığı ve hafifliği bizi ön plana çıkardı. Sahip olduğumuz üretim kapasitesiyle, yurtdışında ki müşterilerimizin ihtiyaçlarına anında cevap verebilmekteyiz. Son on yıldır yurtdışında ki tüm uluslararası optik fuarlarına katılıyoruz. Bu fuarlarda hem çalıştığımız firmalarla, hemde potensiyel alıcılarla birebir iletişim kurabiliyoruz. 2022 senesinde mevcut iş planımıza sadık kalarak, bünyemizde bulunan markaların, koleksiyonlarında ki optik ve güneş gözlüklerini yenilikçi tasarım anlayışımızla genişleterek ihracat hedeflerimizi büyütmeye devam ediyoruz. İhracat ekibimizle beraber her noktaya temas etmek için yoğun gayret içerisinde olmaya devam edeceğiz.

Satış oranın hızla artması üretim kapasitesinde size zorluk yaşatıyor mu? Sahada aktif satış yapan personelimiz ve ihracat ekiplerimizle satışlarımızı artırmayı başardık. 2020 yılında üretim kısmında sistem değişikliğine giderek artan satışlar doğrultusunda yıllık bir milyon adedi aşan üretim kapasitemizi gerekli istihdam ve yatırımları yaparak %25 oranında arttırdık. Her geçen gün üstüne koyarak markalarımızın dünyanın her yerinde olması için tüm gücümüzle üretmeye, çalışmaya devam ediyoruz. Yerli üretim yapmanın gururunu yaşıyoruz. Efor Optik olarak 2021 yılını Bizim için hedeflerimiz üstünde bir oranla geride bıraktık. Türkiye yerli üretimde hem kalitesi hemde sağladığı uygun fiyat politikası ile oldukça cazip hale gelmiştir. Yapılan bazı eksikler ve yanlışlar var ancak zaman içerisinde bu yanlışların yok olacağına ve işini doğru yapanların  daha da büyüyerek hem ülke ekonomisine hemde sektörün gelişimine devam edeceklerine inanıyorum.

Markalarınızın tanıtımını yaparken hangi iletişim aracını daha efektif buluyorsunuz? Kampanya ve yeniliklerden müşterilerinizi nasıl haberdar ediyorsunuz?
Sahada olan satış ekiplerimiz müşterilerimizle birebir temas halindeler. Bunun haricinde sosyal medya ve dergi reklamları ile müşterilerimizi yeniliklerimizden haberdar ediyoruz. Geçtiğimiz aylarda köklü bir GSM firması ile yaptığımız anlaşma ile her bir bireye ulaşarak kampanyalarımızdan bahsettik. İnternet sitemizi her zaman güncel tutup bizlere ulaşmalarını, yeniliklerimizi takip etmelerini kolaylaştırmaya gayret gösteriyoruz.

Online satış sistemi ile ilgili düşünceleriniz ve varsa yaptığınız yatırımlar nelerdir?
Online satış sitemizi geliştirerek daha aktif hale getirdik. Talep eden müşterilerimizi kampanyalarımızla destekliyoruz. Pandemi sürecinde insanlar daha çok online alışverişi tercih etmeye başladığından dolayı bizlerde bu konuda gerekli altyapımızı oluşturarak müşterilerimizin ürünlerimize daha hızlı ulaşabilmelerini sağladık.

Pandemi sizin firmanızda ki üretim, pazarlama ve tanıtım faaliyetlerinde neleri değiştirdi? Bu değişimin sürekliliği hakkındaki fikirleriniz nelerdir?
Pandemi süreci tüm dünya ve ülkemiz için zorlu geçiyor. Yurtdışı fuarlarının iptal olması, yurtdışı müşterileriyle ziyaretlerin kısıtlı olması ile birlikte, mevcut distribütörlerimizle e-mail ve sms yoluyla iletişime geçerek kısmen telafi etmeye çalıştık. Yurtiçi müşterilerimizin yanında olduğumuzu hissetmelerini sağlayarak, iyi gün dostu olmadığımızı göstererek elimizi taşın altına koyarak iyi niyet göstergesi olarak ödeme güçlüğü yaşayan müşterilerimizde durumlarını telafi etme yoluna gittik. Bu süreci el birliğiyle telafi etmeye çalıştık. Bu sürecin etkisini azaltıp dünya gözlük fuarlarının açılacağını düşünerek tekrardan müşterilerimizle yüz yüze temas edip kucaklamayı umut ediyoruz.

2022 yılından beklentileriniz, hedefleriniz nelerdir? Optik sektöründe ne gibi yenilikler ve değişiklikler olabilir?
Küresel salgının biran önce son bulup insanların feraha kavuşmalarını diliyorum. Yeni trendleri yakından takip edip, müşterilerimizin ihtiyaçlarını her zaman olduğu gibi en iyi şekilde karşılamak istiyoruz. Sürekli kendimizi yenileyerek en kaliteli ve en güncel ürünleri insanlara sunabilmek için yenilikleri takip ediyoruz.

Bu yıl 18-21 Kasım tarihleri arasında gerçekleşecek Silmo Optik Fuarı hakkındaki genel düşünce ve değerlendirmeleriniz nelerdir?
Silmo İstanbul Optik Fuarı jeopolitik önemi ve ulaşım kolaylığı ile yerli yabancı birçok firmaya aynı anda ulaşabilmenin ve yenilikleri sergileyebilmenin en efektif yoludur. Silmo İstanbul Optik Fuarı, yeni lisans anlaşmamızın lansmanını gerçekleştirmek için bize iyi bir fırsat oldu. Sizlere, sektöre bu buluşma imkânını sağladığınız için de teşekkür ederiz. Bu yıl furda bizi ziyaret eden tüm firmalara teşekkür ederiz. Başarılarımızın devamını diliyoruz.

Optik sektörünün lokomotifi kabul edilen dergimiz “4 your eyes” ile ilgili görüşlerinizi öğrenebilir miyiz?
Optik sektöründe ciddi okur kitlesine ulaşan derginizi biz de reklamlarımızla desteklemeye çalışıyoruz. Çalışmalarınızı takip edip, sektörle ilgili bilgilere rahatça ulaşabilmenin mutluluğunu yaşıyoruz. Her bir mağazaya ulaşıp, bizlerinde her noktaya temas edebilmemizi  sağlamanız da mutluluk verici. En güncel haberleri paylaştığınız içinde sizlere teşekkür ederiz.

Aralık 2021

İşbir Optik

İŞBİR OPTİK

Yaptıklarımız Yapacaklarımızın Teminatıdır.

İki yıl sonra hem müşterilerimizle yeniden buluşmak, kucaklaşmak hem de sektörün diğer tüm bileşenleri ile görüşmek, fikir alışverişinde bulunmak için fuarı iple çekiyoruz.

Mustafa Bey, İşbir Optik’e Genel Müdür olalı iki sene oldu. Bu dönemde neler yaptınız, şirkette neler değişti?
Öncelikle bana bu fırsatı verdiğiniz için teşekkür ederim. Son iki sene, ne yazık ki, tüm dünyada olduğu gibi ülkemizde de Covid-19 pandemisinin gölgesinde geçti. Bu süreçte önceliğimiz çalışanlarımızın ve iş ortaklarımız olan optikçilerimizin sağlıklı şekilde işlerine devam etmesini sağlamaktı. Kısacası çalışanlarımızın ve optikçilerimizin maddi manevi yanında olmaya çalıştık. Pandeminin ilk başladığı günlerde maske, eldiven ve şeffaf kask dağıtmaktan tutun da tam kapanma dönemlerinde çeşitli vasıta ve yöntemlerle ödeme kolaylıkları sağlamaya, yurtiçi ve yurtdışındaki tedarikçi ve hizmet sağlayıcılarımızdan kaynaklı aksaklıklara rağmen üretim ve dağıtımı hiç aksatmadan sektöre hizmet vermeye kadar elimizden gelen azami gayreti gösterdik. Tabii sadece bunlarla kalmadık, pandeminin getirdiği tüm zorluklarına rağmen, tam da o ilk günlerde, Tora markasını İşbir’e entegre ettik. Tora müşterilerinin üretim, sipariş, servis ve faturalama konularında hiçbir sıkıntı yaşamadan işlerine devam edebilmesini sağlamamız, İşbir ve Tora şubelerini ve ürün gamlarını birleştirmemiz, Tora’dan gelen çalışanlarımızın adaptasyonunu sağlamamız gerekiyordu.

Tüm bunları kesintisiz ve sıkıntısız şekilde gerçekleştirdiğimize inanıyorum. Son olarak, VisionArt ve Tora gibi güçlü ulusal markalarımız, Nikon gibi tüketici bilinirliği çok yüksek olan uluslararası markamızın yanına yine bilinirliği çok yüksek bir uluslararası marka olan Kodak’ı entegre ettik. Bu vesileyle Kodak’tan biraz bahsetmek isterim; Kodak, marka gücünü ulaşılabilir fiyatlarla birleştiren, yenilikçi ve dinamik bir marka. Nihai tüketicilerin içinde bulunduğumuz pandemi gibi sıkıntılı dönemlerde güvenilir markalara yöneldiği bir gerçek. Kodak’ın önümüzdeki yıllarda Türkiye optik piyasasında önemli bir oyuncu olacağına inancımız tam.

Göreve gelmenizle birlikte Yeni İşbir Optik’ten bahsediliyor. Bunu açabilir misiniz?
Tabii, bir şirketin en önemli bileşeni ne binaları, ne üretim tesisleri ne de ürünlerdir, hepsinden önce çalışanları gelir. Son iki yıldır İşbir Optik’te tecrübe ve uzmanlığı, dinamizm ve gençlik ile harmanlıyoruz. Yönetici ekibimize bir yandan uzman ve tecrübeli arkadaşlarımızı katarken diğer yandan mevcut çalışanlarımıza kendilerini geliştirmeleri için fırsatlar sunuyor, özellikle genç ve dinamik arkadaşlarımıza daha fazla yetki ve sorumluluklar vererek onların gelişimine katkı sunuyoruz. Tüm bunlar sahaya, iş ortaklarımıza da pozitif yansıyor. Müşterisini iş ortağı olarak gören, kazan kazan zihniyetini benimsemiş, işimizin nihayetinde tüketicilerin daha iyi görme ihtiyaçlarını en doğru çözümlerle buluşturmak olduğunu benimsemiş, sağlığı ön plana alan bir ekibimiz var.

Diğer taraftan, en son teknoloji ile donatılmış üretim tesislerimizi her geçen yıl büyütüyor ve yeni teknolojilere adapte ediyoruz. Burada da vizyonumuz sadece Türkiye’ye değil çevre coğrafyalara da hizmet verecek bir üretim merkezi olmak. Son olarak, dünyadaki gelişmeleri takip ederek en yenilikçi ürünleri sunmaya, tüm görme ihtiyaçlarına cevap verebilecek en geniş ürün gamını bulundurmaya özen gösteriyoruz. Bu çabamızın en önemli delillerinden biri, 7 farklı anti-refle kaplama çeşidimizin bulunmasıdır.

Türkiye optik sektörünün bugünü ve geleceğini nasıl değerlendirirsiniz?
Son yıllarda sektör hızla gelişiyor ve değişiyor. Optisyen ve Gözlükçüler Odaları ve Birliğinin kurulması bunun en önemli göstergelerinden biri. Sektörü temsil edecek, sorunların çözümlerinin ana platformunu oluşturacak Odaları ve Birliği çok değerli buluyoruz. Toptancı ve perakendeciler olarak ele ele verip, halk sağlığına daha iyi nasıl hizmet ederiz ve bu suretle sektörümüzü nasıl büyütürüz, bunların üzerine projeler geliştirmemiz gerekir. Özellikle eğitimde ve trafikte göz sağlığının önemini vurgulamak, bunu bir norm haline getirerek düzenli ve mecburi göz muayenelerini yaygınlaştırmak gibi projeler için çalışmalıyız diye düşünüyoruz. Sektörümüzün bu bağlamda geliştirebileceği projeler çok ve önü açık. Sektörümüzdeki tüm bileşenlerin büyümesi ve tüketicilerin göz sağlığı hizmetlerine daha kolay ulaşabilmesi için atılabilecek birçok adım var.

EssilorLuxottica grubunun Grand Vision’ı satın almasını nasıl değerlendiriyorsunuz?
EssilorLuxottica adına konuşmak için yetkili değilim ancak İşbir Optik adına şunları söyleyebilirim; İşbir Optik 40 yıla yakın geçmişi, uzun yıllardır birlikte çalışan kadrosu, duruşu ve prensipleri ile daima iş ortaklarının yanında olmuştur. İşbir Optik müşterileri arasında ayrım yapmaksızın sektörü büyütmeye gayret etmiş, tüketicilerin daha çok ve çeşitli ürünlere ve hizmetlere ulaşabilmelerine odaklanmış ve daima “işimizi hakkıyla daha iyi nasıl yaparız”ı ilke edinmiş bir şirkettir. Kısacası “bugüne kadar yaptıklarımız, bundan sonra yapacaklarımızın teminatıdır”. Tüm optikçiler bizim vazgeçilmez iş ortaklarımızdır, bu şekilde de kalmaya devam edecektir. İşbir Optik 250 kişilik kadrosu, en son teknoloji üretim tesisleri ile Türkiye’nin gurur duyacağı değerlerinden biridir. Bunları daha da ileri götürmek ve ülkemize, çalışanlarımıza, iş ortaklarımıza ve nihai tüketicilere kattığımız değeri daha da arttırmak doğal hedefimizdir.

EssilorLuxottica grubunun Rekabet Kurumu tarafından incelemeye alınması konusunda da düşüncelerinizi alabilir miyiz?
Rekabet Kurumu kendisine gelen başvurular üzerine gerekli incelemeleri yapmakla sorumlu olan ve tüm sektörlerde rekabetin etkin olarak sağlanması için görev yürüten bir kurumdur. Bu kapsamda bir inceleme başlatmış bulunmaktadır. Şu aşamada EssilorLuxottica aleyhine isnat edilen herhangi bir iddia mevcut değildir. Burada İşbir Optik olarak bize düşen görev, Rekabet Kurumu’nun istediği bilgi ve belgeleri zamanında temin ederek, işbirliği içerisinde olacak şekilde sürece katkıda bulunmaktır. Bu konuda da üstümüze düşen görevi layıkıyla yapmaya gayret ediyoruz. Tekrar ifade etmek isterim ki, İşbir Optik sadece hizmet ve ürünlerini geliştirmeye odaklanmış, her gün “bir sonraki adım ne” anlayışıyla daha iyisini yapmayı hedeflemiş bir firmadır. Sonuç olarak ilk ve tek hedefi Türkiye optik sektörüne en iyi hizmeti vermektir.

İşbir Optik olarak yıllardır katılımcı firma olduğunuz Silmo İstanbul Optik Fuarı yaklaşmakta, 2021 fuarından beklentileriniz nelerdir?
Silmo İstanbul 2019 bizim için çok verimli geçmişti. Ne yazık ki krizlerde ilk etkilenen sektörlerden biri fuarcılık oluyor ve malum pandemi sebebiyle 2020 yılında fuar düzenlenemedi. İki yıl sonra hem müşterilerimizle yeniden buluşmak, kucaklaşmak hem de sektörün diğer tüm bileşenleri ile görüşmek, fikir alışverişinde bulunmak için fuarı iple çekiyoruz. Fuarların sektörlerin gelişmesi için çok önemli olduğunu düşünüyoruz, o sebeple de bu sene Silmo İstanbul fuarına Nikon ve Kodak markalarımıza vurgu yaptığımız iki stand ile katılacağız.

Son olarak, “4YourEyes” optik magazin dergisi hakkında neler söylemek istersiniz?
Aynen fuarlar gibi sıkıntılı dönemlerde en kötü etkilenen sektörlerden biri de dergicilik ve özellikle de sektörel dergiciliktir. Bu zorlu pandemi günlerinde kesintisiz olarak sektöre haber ve hizmet vermeye devam eden “4 your eyes” dergisi ve çalışanlarını gönülden tebrik ediyor, başarılarının devamını diliyoruz.

Kasım 2021

Safira Gözlük

SAFİRA OPTİK

Üretimde Kalite

Silmo İstanbul’un gerek yurtiçi gerekse yurtdışı müşterilerimiz için çok hayırlı bir fuar olacağını ve hele ki bir yıl aradan sonra tüm katılımcılarının daha istekli olacaklarını düşünüyorum.

Merhaba Fatih Bey… Öncelikle hoş geldiniz. Okurlarımıza kendinizden bahsedip, sektöre giriş hikayenizden söz edebilir misiniz?
Teşekkür ederim, hoş bulduk. Adım Fatih Akdemir, 1982 İstanbul doğumluyum. 1999 yılından beri çeşitli uluslararası kurumsal firmalarda hızlı tüketim sektörlerinde saha ve pazarlama üzerine görev aldım. Optik sektörüne adımımı ilk olarak 2010 yılında yerli üretim yapan gözlük firmasında satış personeli olarak işe başlayarak attım ve sektörü çok sevdim. 2017 yılında optisyenlik bölümünü bitirdikten sonra üretim yapmaya karar verdim. Hazır kurulu bir düzeni olan Antalya’da faaliyet gösteren Safira A.Ş firmasını ortaklarımla birlikte devraldım. Yeniliklerimizle, optikçilerimize kaliteli ve hesaplı ürünler sunarak hizmet etmeye devam etmek istiyoruz.

2016 yılında firmanızı kurmaya nasıl karar verdiniz, sektöre atılırken temel amaç ve hedefleriniz nelerdi?
Amacımız, üretim sürecinde tüketicilerin beklentilerini karşılamak, konforlarını artırmak ve göz sağlığına hizmet edebilmek için kaliteli, güvenilir ve sağlıklı çerçeve üretimi yapmaktır. Bu amacıma uygun bir şekilde üretim tesisimizde TR-90-Grilamid ham maddesinden plastik ürünler üretiyoruz. Model ve renklerimizle yenilikçi olmaya gayret ve özen gösteriyoruz.

Safira Gözlük bünyesinde hangi markalar yer alıyor ve bu markaların özelliklerini paylaşabilir misiniz?
Safirex, Safirex Kids ve Clubmaster aktif markalarımız arasında yer almaktadırlar. Safirex marka ürünlerimiz optik grubunda oldukça ‘hafif ve dayanıklı’ oluşları ile ön plana çıkıyor. Safirex Kids markamız çocuklar için üretilmiş olup modellerimiz ergonomik yapıları ve renk uyumları ile ebeveynlerin istek ve arzularını karşıladığı gibi çocukların da istediği renk ve kaliteye ulaşarak sevilen ve hayran duyulan ürünlerimiz olmasını sağladılar. Clubmaster markamızın koleksiyonları ise renkli cam seçenekleri ve modelleri ile beğeni kazanmaya devam ediyor.

Koleksiyonlarınızın satışları konusunda nasıl bir hizmet anlayışı içerisindesiniz?
Bir imalat firması olarak koleksiyonlarımızın en iyi şekilde hazırlanıp piyasaya en kaliteli ve en kusursuz şekilde sunmak önceliklerimiz arasındadır. Gözlük modellerimizde kendi tasarımlarımızı, müşteri memnuniyeti açısından yeniliklerle dolu ve renkli modeller olarak sunmak bizim için önem taşımaktadır. Sağlam kadro, saha pazarlama ekibi ve ofis içerisinde bulunan çalışma arkadaşlarımız ile gününde ziyaret, gününde ürün teslimi ve anında yedek parça desteği ile hizmet vermeye özen gösteriyoruz.

Dağıtım ağınızı geliştirmek ve daha hızlı hale getirmek için ne gibi çalışmalar yapıyorsunuz?
Dağıtım ağımızı internet sayfamız ve instagram gibi sosyal medya ile destekliyoruz. Optik mağazalar, markalarımız ve ürünlerimizle alakalı https://www.safiragozluk.com.tr/ isimli internet sayfamızda daha kapsamlı inceleme yapabilirler. İçerik olarak optik mağazaların bayi başvurusu ile modellerimize daha hızlı ve güvenli bir şekilde de bakıp modellerimize rahatça sahip olabilmeleri için imkan sunmaktayız. İstedikleri anda da ulaşabileceklerini düşündüğümüz internet sayfamıza göz atarak güncel modellerimize her geçen gün yeni modeller eklediğimizi de takip edebilirler.

Ürünlerinize yönelik kampanya ve yeniliklerden müşterilerinizi nasıl haberdar ediyorsunuz?
Birebir saha ekibimizin ziyareti ve sosyal medya mecralarını tercih ediyoruz. Yaptığımız kampanya ve yeniliklerden müşterilerimizin doğrudan haberdar olmasına önem veriyoruz. Bu konuda aldığımız geribildirimlerden de memnunuz.

Covid-19 sürecinin başladığı 2020 yılından bugüne Safira Gözlük olarak nasıl bir yönetim ve satış stratejisi uyguladınız?
Dünya olarak zorlu bir Covid-19 dönemi geçiriyoruz, bu zorlu günleri herkesi anlamaya ve yardımcı olmaya çalışarak geçiriyoruz. Şunu söylemeliyim ki; Safira Gözlük A.Ş 2020 yılında da her şeye rağmen dik duruşu ve yeni yatırımları ile bir önceki yıla göre büyümesini sürdürdü ve bizler de bu durumun mutluluğunu yaşıyoruz.

Pandemiyle birlikte üretim faaliyetleriniz de aksamalar yaşadınız mı, bu konu ile ilgili ne gibi tedbirler aldınız?
Safira Gözlük A.Ş olarak pandeminin yoğun olduğu dönemde ve herkesin yaşadığı bu zorlu süreçte biz de imalat firması olarak bir süre üretimimize ara verdik. Öncelik insan sağlığı dediğimiz o dönemde üretime ara verme kararımızın daha sağlıklı olacağını düşündük ve bu sürece yavaş yavaş adapte olmaya çalıştık. Toplu taşıma araçlarını kullanan çalışma arkadaşlarımıza uzun süre izin verdik. Daha sonra bireysel araçları ve servis kullanan çalışma arkadaşlarımıza toplu olarak Covid-19 testi yaptırdık ve ne mutlu ki; sorunsuz bir şekilde bugüne kadar bir aksama yaşamadan gelmeyi başardık.

Zorlu 2020 sonrası firmanız adına 2021’in devamına yönelik beklentileriniz nelerdir?
2021 yılında dengelerin değişeceğine ve ülke olarak ihracata yönelik önümüzün açılacağına inanıyorum. Çin ülkesi ciddi kapasite kaybına uğradı ve bu süreçte taleplere cevap veremedi, verememeye de devam ediyor. Bu durumun tüm sektörlerde bize kazanç sağlayacağını zaman içinde göreceğimizi düşünüyorum.

Bu yıl 18-21 Kasım tarihleri arasında gerçekleşecek Silmo Optik Fuarı hakkındaki genel düşünce ve değerlendirmeleriniz nelerdir?
Fuarların bizim dünyaya açılan ‘yüzümüz’ olduklarını düşünüyorum ve geçen yıl yapılmamaları iyi olmadı. 2021 yılında muhakkak bir formül geliştirilmeli ve fuarların tekrar aktif hale gelmesi sağlanmalıdır. Silmo İstanbul Optik Fuarı’nı sektöre sundukları hizmet açısından çok başarılı buluyorum. Diğer katılımcı arkadaşlarımız gibi bizim de bu organizasyon sayesinde, misyonumuza uygun şekilde bizleri daha ileriye taşıyabilme adına pozitif bir katkı sağlayacağını düşünüyorum. Gerek yurtiçi gerekse yurtdışı müşterilerimiz için çok hayırlı bir fuar olacağını ve hele ki bir yıl aradan sonra katılımcıların daha istekli olacaklarını düşünüyorum. Ve bizde her zamanki gibi Safira Gözlük A.Ş olarak büyük bir memnuniyetle yerimizi almaya devam edeceğiz.

Optik sektörünün lokomotifi kabul edilen dergimiz ‘4 your eyes’ ile ilgili görüşlerinizi öğrenebilir miyiz?
Derginizin gerçekten ciddi bir okur kitlesine ulaştığını düşünüyorum. Gerek ziyaretine gittiğimiz müşterilerimizin ofislerinde gerekse diğer üretici arkadaşların masa üstlerinde muhakkak derginize rastlıyorum. Çalışmalarınızın başarılı bir seviyede olduğunu benim kadar herkesin de bildiğini düşünüyorum. Sayenizde sektörde olan biteni diğer arkadaşlarımızın faaliyetlerini doğru bilgilerle anında ve sağlıklı bir şekilde öğrenmiş oluyoruz.

Ekim 2021

Origin Optik

ORIGIN OPTİK

Emsalsiz ve Benzersiz

Dünya trendlerini ve teknolojik gelişmeleri yakından takip ederek, birlikte yol aldığımız mağazaların bir nevi marka danışmanı gibi davranmaya çalışıyor ve onları uzun vadeli iş ortakları olarak görüyoruz.

Hoş geldiniz Sayın Zeki Doğan ve Sayın Mert Korkmaz. Kendinizi tanıtarak sektöre ne zaman ve nasıl giriş yaptığınızdan okurlarımıza bahseder misiniz?
ZD: Merhabalar, sektöre başlangıcım 2009 yılında olmuştur. Ortağım Mert ile çocukluk arkadaşı olarak hemen hemen aynı dönemlerde ve aynı firmalarda çalışarak sektördeki maceramız başlamış ve devam etmiştir. Sektördeki serüvenim, ilk olarak İşbir Optik Ege bölgesinde satış temsilcisi olarak başlayıp, yine aynı firmada, Ankara merkezde çeşitli yöneticilik pozisyonlarında görev almam ile devam etmiştir. Daha sonrasında ise 2012 yılı itibari ile Beta Optik’de Türkiye Satış Müdürü olarak başlayan ve devam eden 7-8 yıllık bir serüveni noktalayıp, aslında sektörde kulvar değiştirerek, çerçeve alanında kendi şirketimizi kurmaya karar verdim ve Origin Optik’i hikayesi bu şekilde başladı.

MK: Merhabalar, ben de İşbir Optik firmasında 2010 yılı itibari ile ortağım Zeki gibi Ege bölgesinde satış temsilcisi olarak göreve başlayıp, yıllar içerisinde Ege bölge müdürlüğü görevini üstlendim. Daha sonrasında 2016 yılı itibari ile Beta Optik firmasında Ege bölge müdürü olarak başlayan yolculuğumu, 2020 yılında sonlandırdım. Yıllar içerisinde edindiğimiz tecrübe ile aynı sektörün farklı kulvarında, hayalimizin peşinden koşmaya karar vererek Origin Optik’i kurduk.

Uzun yıllar edindiğiniz deneyimler doğrultusunda kendi firmanızı kurmak adına sizi harekete geçiren unsur neydi?
Yıllarca birçok farklı pozisyonda çalışmanın getirdiği bilgi birikimi ve piyasa dinamiklerini yakından tanıyor olmamız  bize sektördeki ihtiyaçları, talepleri ve en önemlisi eksiklikleri iyi gözlemleyebilme şansı sundu. Son dönemlerde büyük grupların agresif ve çoğulcu yaklaşımları kadar kendi alanında benzersiz tasarımlara imza atan yeni çerçeve üreticilerinin de yükselişte olduğunu fark edince bu konuda araştırmalara başladık. Süreç bize şunu gösterdi ki; butik hizmet veren konsept mağazalar, hikayesi olan tasarımcılar markalar ve modeller ile hizmet veriyorlar. Bizim firmamızı kurarken bizi heveslendiren en önemli unsur, bu tarz markalar ile sektöre hizmet verme isteği oldu.

Pandemi sürecinde kurulan bir firma olmanıza rağmen sektörde oldukça başarılı oldunuz. Bu süreçte nasıl bir strateji uyguladınız?
Çok teşekkür ederiz bu değerlendirmeniz için. Öncelikle şunu belirtmeliyiz ki, daha henüz kendimizi çok yolun başında görmekteyiz. Tüm dünyada oldukça sancılı geçen pandemi sürecinde, yeni bir şirket kurmuş olmamızı ilk zamanlar şansızlık olarak değerlendiriyorduk. Yaşanılan süreçte en zor anlarda neler yapılması gerektiği ile alakalı oldukça tecrübe edindik diyebiliriz. Bu durumu avantaja çevirmenin keyfini yaşıyoruz diyebiliriz. Kulvarları ve yönetimleri birbirinden iki farklı marka ile çalışıyoruz. Her iki markamızın da birbirileri ile asla kesişmeyen ayrı çizgileri ve hikayeleri var. Butik bir anlayışla kurduğumuz firmamızda, bizimle aynı felsefede olan markaların temsilciğini yapmak en büyük avantajımız. Yatay büyüme diye tabir edilen stratejiden ziyade biz dikey büyüme diye bilinen, karşılıklı büyümeyi sağlayacak, daha uzun vadeli ilişkilere önem veren, bir bütün halinde hareket etmeye çalışıyoruz. Bizim de bir çok firma gibi en önceliğimiz bayilerimize profesyonel, kaliteli, güvenilir hizmet ve geriye dönük servis vermektir. Ancak tam da burada bizi rakiplerimizden ayıran en önemli özellik, amatör ruhumuzdaki samimiyeti ve aile hissini kaybetmeden verdiğimiz hizmet anlayışıdır.

Origin Optik’in temel değerleri ve misyonundan bahsedebilir misiniz?
Bir önceki sorunuzda temel stratejimizden bahsetmiştik. Aslında bizim temel değerler olarak gördüklerimiz, temel stratejimizin de ana hatlarını oluşturmaktadır. Değerleri üzerine inşa edilen her yapının çok çalışarak başarılı olacağına inananlardanız. Kendimize edindiğimiz misyon; özellikle hizmet verdiğimiz Türkiye pazarındaki en önemli butik marka distribütörlerinden birisi olmak ve kendisini bu alanda ispatlamaya çalışan bir çok perakende mağazasının ilk aklına gelebilecek ürünlerin istribütörlüğünü üstlenmektir. Aslında firmamızın isim hikayesi de buradan gelmektedir. Origin kelimesi kök olarak emsalsiz ve benzersiz anlamında kullanılmaktadır. Firma olarak sloganımız da “Frames with impressive story.” (etkileyici hikayesi olan çerçeveler) Çünkü bizim misyonumuzdaki en temel nokta, müşterilerimize sunduğumuz her ürünün arkasında mutlaka iyi bir hikayesi olmasıdır.

Şu anda Origin Optik bünyesinde Lunor’un Türkiye distribütörlüğünü yapmaktasınız. Markanın konsepti ve hitap ettiği müşteri portföyü hakkında bilgi verebilir misiniz?
Lunor tüm dünyada literatüre geçecek kadar oldukça kıymetli ve değerli bir marka olmasına rağmen maalesef Türkiye’de bazı bölgelerde zayıf. Bunun sebebi daha öncesinde uzun yıllar exclusive (özel) olarak, sadece bir zincir mağazalar bünyesinde satışı gerçekleştirilen bir marka konumundaydı. Origin Optik aracılığı ile artık toptan olarak Türkiye’de bir çok sahaya sunulmuştur. Lunor marka ismi “lunette d’or” Fransızca altın gözlük anlamına gelen kelimeden türemiştir. İlk olarak el yapımı altın gözlükler üreterek serüvenine başlamış ve  el yapımı gözlükler üretmeye devam etmiştir. Lunor yıllık koleksiyon hazırlayan bir firma değildir. Trend ve moda akımları ile ilgilenmeyen, tam tersi klasik, vintage ve retro çizgilerin hakim olduğu ürünler üretmektedir. Lunor markasını entellektüel ve aristokrat kesime hitap edebilecek, klasik, vintage ve retro çizgilerin hakim olduğu bir marka olarak özetleyebiliriz. Gözlükler artık altın değil ama aynı bir el yapımı altın gözlük üretirmiş gibi 200 farklı proses uygulayarak ve hiçbir seri üretim parçası kullanmadan (her parça o model için özel üretim olarak tasarlanıyor)  tamamen el yapımı gözlük üretilmektedir.

Lunor ve Tidou dışında hangi gözlük markalarıyla işbirliği yapıyorsunuz? Önümüzdeki süreçlerde başka markalarla da anlaşmayı düşünüyor musunuz?
Geçtiğimiz yıl Bausch Lomb güneş gözlükleri ile alakalı konsept bir projemiz olmuştu. Önümüzdeki yıl için bu projenin devamı ile alakalı görüşmelerimiz devam etmektedir. Ayrıca portföyümüze bir güneş gözlüğü markası daha ilave etmek istiyoruz. Bu konuda aceleci değiliz. Bizim için portföyümüzdeki marka sayısı değil, markaların birbiri ile çakışmaması ve aynı bir puzzle’ın parçaları gibi birbirini tamamlaması önem arz etmektedir. Umut ediyoruz ki, önümüzdeki yıllarda birbirinden bağımsız ve zevkli gözlüklerden oluşan markalarımız portföyümüzde yer alsın. Bunun için çalışıyor ve tüm dünyadaki gelişmeleri yakından takip etmeye çalışıyoruz.

Origin Optik olarak 2022 hedefleriniz nelerdir?
2022 için bir çok hedefimiz var. Bunlardan en önemlisi geçtiğimiz iki yıl boyunca Pandemi sebebi ile ulaşamadığımız bölgelere markalarımız tanıtmak. Markalarımızı alabilecek ve tüketici ile buluşturacak birçok mağazaya halen ulaşamadık. 2022 yılı sonu itibari ile tüm Türkiye’ye ulaşarak bayilik ağımızı genişletmek istiyoruz. Her ilde mutlaka bir noktamız olması konusunu oldukça önemsiyoruz. Çünkü yapı ve felsefemiz gereği aynı lokasyonda çoklu bayilik ağı değil, dağıtılmış ve aralıklı olarak Türkiye’nin her bölgesine ulaşmayı başarmış bir firma pozisyonunda olmayı tercih ediyoruz. 2022 yılının ikinci yarısı itibari ile özellikle bayilerimizi oldukça memnun edeceğini düşündüğümüz sürpriz uygulama ve çalışmalarımızı devreye alacağımızı da sizin aracılığınız ile paylaşmak isteriz.

Yurtdışı fuarlarını takip ediyor musunuz? Uluslararası fuarların pandemi nedeniyle yapılamaması ya da dijital platformda gerçekleştirilmesi hakkında ne düşünüyorsunuz?
Pandemi döneminde fuarlar gerçekleşmediği için bizde ne katılımcı ne de ziyaretçi olarak fuarlarda bulunamadık. Fuarlar bizim gibi distribütör firmaların bir nevi hayat ve can bulduğu alanlardır. Dijital ortamlarda birçok konu işlenebilir ama mevzu bahis bizim yaptığımız iş kolu ise mutlaka ürüne dokunabilmek, onu hissetmek büyük önem arz ediyor. Umut ediyoruz ki, artık bundan sonraki süreçte fuarlar yapılabilir ve bizlerde keyifle, yeni dünya markalarını hem daha hızlı, hem de daha yakından tanıma fırsatı buluruz. Dijital ortamların bu anlamda belli bir noktaya kadar bunu karşılayabileceğini bizzat tecrübe ederek gördük maalesef, fiziki olarak yapılan organizasyonların yerini kesinlikle tamamlayamıyor diye düşünüyoruz.

Bayileriniz için satış esnasında ve satış sonrasında sağladığınız desteklerden biraz bahsedebilir misiniz?
Bizler tüm satış organizasyonumuzu, markalarımızın perakende mağazalara sağlayacağı, katma değeri düşünerek hazırlıyoruz. Bu anlamda satış esnasında öncelikle şunu iddialı olarak belirtebiliriz ki, her bir modelin, serinin veya teknik ayrıntının özellik – avantaj – fayda denklemini mümkün olan tüm ayrıntıları ile anlatarak ürün sunumlarımızı gerçekleştiriyoruz. Önemli olan bizim ürünü bayiye satmamız değildir. Buradaki en önemli süreç, bayilerin ürünleri tanıyarak, nasıl ve hangi detaylara değinerek sunacağıdır. Bir çok cam firmasının yaptığı gibi bizde ürünlerimizi tanıtıcı sunumlar hazırlıyoruz. Hatta yakında her iki markamız için mağazalarda yaptığımız sunumu, yazılı olarak hazırlanmış prospektüs benzeri bir çalışma hazırlıyoruz. Bununda sonrasında mağazadaki satış hızını ölçmemiz ve verimliliği arttırabilecek çözümler sunmamız, Origin olarak en fark yaratan desteğimiz olarak özetleyebiliriz. Ayrıca vitrinlerde ve mağaza içinde ilgi çekebilecek şekilde yer almayı önemsiyoruz. Bu anlamda hem görsel çalışmalarımız, hem de vitrin POP materyallerine ve uygulamalarına ciddi bütçe ayırmaktayız. Satış sonrası hizmetlerimizde ise, öncelikli hedefimiz tabii ki çok daha az sorun ile karşılaşacağımız markaları portföyümüzde bulundurmaktır. Sonrasında arızalı ürünlerdeki termin sürelerini kısaltmak için farklı çözümler geliştiriyor ve en fazla 1 hafta içinde çözüm üretebiliyoruz diyebilirim.

Türkiye optik sektörünün yakın geleceği hakkındaki değerlendirmelerinizi öğrenebilir miyiz?
Türkiye optik sektörü özellikle son dönemlerde yaşanan kur dalgalanması ve enflasyon ile beraber gelen fiyat artışlarını maalesef istenilen seviyelerde fiyatlarına yansıtamadı. Bunun sebebi olarak ise pandemi sürecindeki tüm piyasalarda yaşanan daralma, optik sektöründeki mağazaların stoklarını eritmesi ile geçici bir nefes alma mücadelesine dönüşmüştür. Kısa vadeli olarak sektörün, değişen fiyat mekanizmalarına hakim olması gerekecektir diye düşünüyoruz. Satış fiyatları ile maliyet denklemini tam yönetemeyen mağazaların sıkıntı yaşayabileceği yüksek ihtimal dahilinde olacaktır. Yakın gelecekte hem toptan, hem de perakende ayağında bazı dengelerin ve pazar paylarının değişebileceğini ve değişen ticaret düzenine ayak uyduranların daha konforlu bir alanda servis hizmet vereceği kanaatindeyiz.

Satış ağınızdan ve ağınızı geliştirme planlarınızdan bahsedebilir misiniz?
Hedef odaklı bir satış operasyonu yönetmeye çalışıyoruz. Aslında daha önceki sektörel tecrübemiz, bu anlamda bize sahayı daha yakından tanıma fırsatı sundu. Bunu en iyi şekilde kullanarak, daha önce tanışmadığımız birçok perakende mağazası ile alakalı bilgi ve birikimimiz mevcuttur. Zaman ile yarışıyoruz diyebiliriz. Şu ana kadar bayilik sistemine dahil ettiğimiz müşterilerimizin büyük çoğunluğu, aslında temsilciliğini yaptığımız markalara istinaden, kendi hedef listemizde yer alan mağaza ve işletmelerdi.  Kısa vade de satış ekibimize dahil edeceğimiz yeni arkadaşlarımız ile de daha hızlı ve etkin bir şekilde, yurdun her köşesine dokunmayı amaçlıyoruz.

2013 yılından beri gerçekleştirilen ve dünya çapında birçok firmanın buluşmasını sağlayan Silmo İstanbul Optik Fuarı hakkındaki düşüncelerinizi paylaşabilir misiniz?
Sektör ile ilk tanıştığım zamanlarda maalesef fuar yapılmıyordu. Tabii bir sektörün fuarının olmayışının ne kadar o sektöre zarar verdiğine şahit olduk. Fuar organizasyonunun ne denli önemli olduğunu çok iyi biliyor ve önemsiyoruz. Tüm sektör paydaşlarının aynı çatı altında buluşmaları, sektöre müthiş bir katma değer sağlamaktadır. Bu anlamda da dünyaca ünlü Silmo organizasyonunu Türkiye’ye getiriyor olmanızdan dolayı teşekkür eder, başarılarınızın devamını dileriz.

Optik magazin dergisi ‘4 your eyes’ hakkındaki düşünceleriniz nelerdir? Derginin sektöre ne gibi yararları olduğunu düşünüyorsunuz?
Öncelikle tüm 4 your eyes ekibine, bizim gibi yeni girişimcilerin, sektöre seslerini duyurmasına yardımcı olduğunuz için çok teşekkür ederiz. Tüm sektörün yakından takip ettiğini düşündüğümüz, en güncel dünyadaki gelişmeleri aktarmanız, firmaların kendilerini ifade etmek ve tanıtmak için kullandığı, perakende ayağında ise, kendini geliştirme derdinde olan tüm meslektaşların zevkle okuduğu bir mecrayı yönetiyorsunuz. Sektör adına bu denli kapsayıcı başka bir dergi platformu olmadığını da düşünürsek, şu an sektöre sunduğunuz servis ve hizmet oldukça takdire layıktır. Başarılarınızın devamını dileriz.

Eylül 2021