PRM Mağazacılık

PRM MAĞAZACILIK

Genç ve Dinamik

Silmo İstanbul bu on yıllık gelişim sürecinde Türkiye optik sektörünün lokomotifi konumuna geldi ve bu gelişimden sektörün içerisinde olan bir şirket olarak oldukça mutlu ve gururluyuz.

Merhaba Tankut Bey, biraz kendinizden ve optik sektörü ile kişisel olarak yolunuzun nasıl kesiştiğinden bahsedebilir misiniz?
Merhaba, 1970 Antakya doğumluyum. İlk, orta okul ve liseyi Özel Işık Lisesi’nde tamamladıktan sonra İstanbul Teknik Üniversitesi Kimya Mühendisliği fakültesinde yüksek öğrenimime başladım. Üniversite öğreniminin iş hayatı için gerekli ancak yeterli olmayacağını bilerek yetiştirilmiş olduğum için iş hayatında deneyim kazanmak amacı ile üniversite öğrenimimin ilk yılında iş hayatına atıldım. Kimya mühendisliği kariyerimi tamamladıktan sonra iş hayatımda oldukça katkı sağladığına inandığım Ekonomi eğitimimi de tamamlayarak ikinci üniversiteyi bitirdim. Sektöre farklı bir bakış açısı getirme zamanının geldiğini hissettiğim bir zamanda yollarımız ortağım ile kesişti. Ortağım da Marmara Üniversitesi güzel sanatlar mezunu ve yıllarca çeşitli markalarda tasarım üzerine üst düzey yöneticilik pozisyonlarında çalışmıştır. Ortak bir vizyonla ve artık bir misyonu yüklenmeye hazır olduğumuza dair inançla yola çıktık.

Yeni bir firma olmanıza rağmen sahip olduğunuz vizyon ile başarılı bir grafik çiziyorsunuz. Prm Mağazacılık’ı kurmaya nasıl ve ne zaman karar verdiniz?
Türkiye pazarına farklı markları kazandırmak amacı ile Prm Mağazacılık Hizmetleri Ticaret A.Ş’yi 2010 yılında kurduk. Şirketimizi kurarken Öncelikli amacımız yurtdışından getirmiş olduğumuz markalarımızın yurtiçi pazardaki belirli boşlukları doldurabilmesini sağlarken, markaları doğru yerde ve doğru stratejiler ile konumlamaktı. Bu yolda birçok yeni marka ve ürünlerle de tanıştık ve onları Türkiye pazarına getirmek için deneyimli ekibimiz ve tüketicilerden oluşan odak grupları ile vermiş olduğumuz çabalar sonucu Türkiye pazarına kazandırmış olduğumuz birçok giyim ve aksesuar markalarının yanında optik sektörü ile tanışmamıza sebep olan gözlük markamız ise Meller oldu.

Markalarınızın temel özelliklerini, etkileşim gruplarını ve sektördeki konumunu bizlerle paylaşabilir misiniz?
Meller İspanya Barselona’da 2010 yılında kurulmuş oldukça genç ve dinamik bir marka. Meller markamız 2018 yılı itibari ile Türkiye pazarındaki yerini bulmaya başladı ve bugün itibari ile oldukça bilinir ve aranan bir marka olduğunu söyleyebiliriz. Sosyal medyayı en etkili kullanan moda markalarından başında gelmektedir. Yeni kuşakların tercih ettiği, günün modasını çok hızlı takip eden ve hızlı dinamik bir markadır. Meller hem kaliteli hem uygun fiyatlı ürünleri geniş model ve renk yelpazesiyle tüketiciye sunmaktadır. Diğer markamız olan Freesbee ise Meller’in başarısından sonra getirmiş olduğumuz ikinci optik gözlük markamız olup Amerika Kaliforniya markasıdır. Freesbee de aynı hedeflerle, yüzde 100 asetat olarak üretilen yüksek kaliteli ve ulaşılabilir fiyatlardadır. Sektöre 2022 yılında girmesine rağmen oldukça beğeni toplayan ve ilgi gösterilen bir marka olmuştur. Amerika ile olan özel anlaşmamız ile Türkiye’yi bölgesel bir tedarik merkezi haline getirme kararı almış olup özellikle yakın coğrafyamızda bulunan Avrupa, Arap ülkeleri ve Rusya gibi yurtdışı alt distribütörlükleri de Türkiye üzerinden yürütme anlaşması yaptık.

Markalarınıza ait koleksiyonları belirlerken önceliğiniz nedir? Ürünlerinizi tasarlarken nelerden ilham alıyorsunuz?
Koleksiyon seçimleri için öncelikle yurtdışı fuarları takip ediyoruz ve sezonun trendlerini kendi vizyon ve gustomuzla birleştirerek, kendi pazarımıza uygun olarak seçimler yapıyoruz. Tabii koleksiyon ve model seçkilerimize mevcut müşteri ilgisi ve talepleri de yön veriyor. Sezonda en az dört koleksiyon ve renk varyantları ile takviyeleri yapıyoruz. Freesbee ve Meller oldukça geniş ürün ve koleksiyon yapısına sahip olduklarından tüketiciler ile en güncel modelleri buluşturma konusunda oldukça titiz bir çalışma yapan tasarım ekibimiz bulunuyor. Tasarım ekibimiz ilgili sezonda trendleri yakından takip etmenin yanı sıra, müşteri beğeni ve davranışlarını da detaylı analiz ederek model ve renk seçimlerini bu doğrultuda yapıyorlar.

Dağıtım ve satış ağınızı genişletmek için nasıl bir strateji uyguluyorsunuz?
Dağıtım ve satış ağımızı genişletirken oldukça özenli ve önceden üzerinde çalışmış olduğumuz bir strateji üzerinde ilerliyoruz. Yol haritamız marka henüz ülkeye girmeden belirlenmiş oluyor. Markaların her yerde ve hemen her köşede bulunmasından ziyade doğru satış noktalarında ve doğru bir şekilde tüketicileri ile buluşturulmasına oldukça özen gösteriyoruz. Bu konuda biraz alışılmışın dışına çıkarak önce markalara ait beğenileri ve tüketicileri oluşturuyoruz. Sonra da markaların dinamiklerine uygun satış noktaları ile uzun soluklu olarak işbirlikleri kurup geliştiriyoruz. Amacımız ürün satmaktan ziyade uzun süreli ve kazanan bir iş modelinin tedarik ve tanıtım tarafında olmaktır. Büyük şehirler hariç her şehirde sadece bir adet satış noktası ile çalışıyoruz. Markaların talebini oluşturmak öncelikli hedefimiz. Bu doğrultuda sosyal medya kanallarını oldukça aktif olarak kullandığımızı söyleyebilirim.

Sektöre yatırım yapan bir firma olarak sektörün gelişimi hakkındaki düşünceleriniz ve beklentileriniz nelerdir?
Açıkçası Türkiye optik sektörünün yurtdışına kıyasla henüz gelişmekte olduğunu ve daha ilerleyecek yolu olduğunu düşünmekteyiz. Hala eski yöntemlerde takılı kalan hantal perakendecilerin gelişim süreçlerine ve mevcut yeni sistem perakendeye adapte olabilmeleri için daha fazla gayret içerisinde olması gerektiğini düşünüyoruz. Artık sosyal medya yönetimi ve iletişimi yoluyla nihai müşterileri ile etkileşim halinde olamayan firmaların ve markaların çok daha zorlanacağını düşünüyoruz. Tüketicisine verecek bir mesajı olmayan ve her an ulaşılabilir durumda olmayan firmaların ve markaların önümüzdeki beş ila on yıllık süreçte ayakta kalabilmelerinin geçtiğimiz beş – on yıla kıyasla çok daha zor olacağını öngörüyoruz. Ayrıca sektörün daha yenilikçi ve daha dinamik, vizyonu olan genç yöneticilere ve çalışan iş gücüne ihtiyacı olduğunu düşünüyoruz. Bununla birlikte devletin özellikle ihracat ve dijital dönüşüm konularında firmalara olan destek ve teşviklerinin Türkiye optik ve perakende pazarının serbest olarak büyümesine katkısını artıracağını, böylece sektörün pazardaki yerinin de daha önemli bir konuma gelebileceğini düşünüyoruz.

Uluslararası fuarları takip ediyor musunuz? Bu konudaki düşünceleriniz nelerdir?
Fuarların sektörel büyümede çok önemli bir yapı taşı olduğunu ve buna göre doğru fuarları takip etmek gerektiğini düşünüyoruz. Tabii ki biz de tüm önemli fuarları ziyaretçi ve katılımcı olarak takip ediyoruz ve bunların dönüşlerini aldığımızı düşünüyorum. Silmo Paris bu konuda yurtdışı fuarlarda sancağı en önde taşıyor, bizlerin vizyonunu açtığı için düzenli olarak büyük beğeni ile takip etmekteyiz.

Yeni ve daha büyük hizmet alanıyla, 10. kez gerçekleşen olan Silmo İstanbul Optik Fuarını katılımcı bir firma olarak başlangıcından bugüne nasıl değerlendirirsiniz?
Silmo İstanbul’u ilk gerçekleştiği yıldan beri ziyaretçi olarak yakın takip ettikten sonra araya giren pandemi sonrası biz bu sene ilk defa katılımcı olarak katıldık. Açıkçası Silmo İstanbul’a katılmadan önce fuarın ne derece etkili bir platform olduğunu tam olarak anlayamamıştık. Silmo İstanbul’da ziyaretçiler fuara duymuş oldukları güveni ve beğeniyi aynen bizlere ve markalarımıza da yansıttılar ve oldukça olumlu dönüşler aldık. Özellikle yurtdışı müşterilerinin oldukça yoğun talebi karşısında gelen talepler bizleri çok memnun etti. Freesbee için komşu birçok ülke ile distribütörlük görüşmelerine başladık ve bazıları ile bu süreci sonuçlandırdık. Silmo İstanbul bu on yıllık gelişim sürecinde Türkiye optik sektörünün lokomotifi konumuna geldi ve bu gelişimden sektörün içerisinde olan bir şirket olarak oldukça mutlu ve gururluyuz.

Bu değerli röportaj için çok teşekkür ederiz. Son olarak, dergimiz 4 your eyes’in dijital yayıncılığa evrilişi ilgili görüşlerinizi öğrenebilir miyiz?
Açıkçası basılı yayınların dijitale kayması sürecinde 4 your eyes dergisinin sektörel boşluğu çok iyi bir şekilde doldurduğunu düşünüyoruz. Her ay yayınlanacak yeni bölümü merak içerisinde bekler durumdayız. Titiz ve özenli çalışma yürüten sizlere sonsuz teşekkürler.

Ocak 2024

Adellens Optik

Adellens Optik

Bir İlk’e İmza Atıyor

“Silmo İstanbul bizim için dostlarla buluşma noktasıdır. Her yıl güzel kalabalıklarla daha da üstüne koyarak ilerliyor. Özellikle hem katılımcı hem ziyaretçi anlamında her geçen yıl yerli ve yabancı olarak ciddi bir artış var.”

Merhaba Cem Bey, öncelikle fabrikanızın kapıları bize açtığınız ve bu güzel karşılamanız için teşekkür ederiz. Adel Lens firması bu yıl büyük bir yatırım yaparak, “Otomatik Üretim” sistemi ile çalışmaya başladı. Bu son teknoloji üretim bandını ve sektöre kazandırdıkları hakkında bizleri bilgilendirir misiniz?
Öncelikle kurduğumuz tamamen otomatik üretim bandını Türkiye’ye ilk getiren firma olmaktan çok mutlu ve gururluyuz. Yurtdışı seyahatlerimizde birkaç firmada gördüğümüz otomatik hat bizi her zaman çok etkilerdi ve kesinlikle ülkemizin de bu hatta sahip olması gerektiğine inanırdık. Bunu başarmış olmanın haklı gururunu yaşıyoruz. Bu yatırımdan sonra ne mutlu ki sektörümüzden çok fazla destek ve tebrik telefonları aldık. Bu yeniliğin sektörün gelecekteki vizyonuna etkisi mutlaka olacaktır çünkü dünyadaki gidişat artık otomasyona doğru yürümekle kalmıyor, adeta koşuyor. Tüm ürünler elbette ki otomatik sistemde yapılabilecektir. Teslimat süreleri kesinlikle daha da kısalacaktır, kaliteye etkisi ise tamamen insandan bağımsız standartta bağlanmış en yüksek seviyede olacaktır. Fiyat artışı sektörün gerçeklerinden farklı olmayacaktır.
Kaç markanız var? Ürünlerinizi rakiplerinden ayıran özellikler nelerdir?
Adel Lens olarak üç markaya sahibiz. Bunlar arasından Cortex markamız ana markamız ve kuruluşumuzdan beri kullandığımız bir markamızdır. İçeriğinde tek odaklı, bifocal ve progressive ürün gruplarımız mevcuttur. Kendimizi ve yatırımımızı sürekli güncelleme durumunda olduğumuz için 2019 yılında yeni yazılımla birlikte bünyemize Oppo markamızı kattık. Oppo’nun içinde de tek odaklı ve progressive mevcut. 2020 yılında ise en son aldığımız yazılım ile birlikte ürün gamımızı genişlettik. Adel Lens ailemize kattığımız en son üyemiz Cyber Eye Progressive ürünümüzdür. Kendimizi sürekli olarak geliştirmenin, üretimimize ve ürünlerimize değer katacak yenilikleri getirmenin gayreti içindeyiz.

Bütün indekslerde cam üretiminizi burada mı yapıyorsunuz?
Ürün yelpazemizin son derece geniş olduğunu rahatlıkla söyleyebilirim. Tek odaklı–bifocal (S2–Eline–Aphak Bifocal) – progressive camları üç çeşit markamız altında 1.5–1,56–1,57-1,61–1,67–1,74 tüm indeksleri İstanbul’daki üretim tesislerimizde üretmekteyiz. Üretimimizin yüzde yirmi beş ve yüzde otuz arasını ihracatımız oluşturuyor. Bulgaristan’da sekiz yıldır faaliyet halinde olan kendi satış ofisimizden hem Bulgaristan pazarına hem de Balkan ülkeleriyle ciddi çalışmalarımız var. Bunun yanında bayiliğimizin olduğu ülkeler arasında Azerbaycan, Kırgızistan ve Kazakistan gibi ülkeler yer alıyor. Tüm bunların yanı sıra gerçek anlamda asıl büyük üretim yerimizin İran’da olduğunu belirtmek isterim. İran’daki üretim tesisimiz hem kendi markamızı hem de İndo markasının üretimini gerçekleştirmektedir. İran’da hem en büyük üretim tesisiyiz hem de sektörde lider konumdayız.
Yıllık üretim kapasiteniz ne kadar? Otomatik üretim sistemi ile kapasitenizi ne kadar artırmayı hedefliyorsunuz?
Yıllık üretim kapasitemiz iki yüz altmış bin çift idi. Tamamen otomatik üretim sistemine geçerek full otomatik üretim hattını kullanmaya başlamamızla beraber yüzde altmışlık ciddi bir kapasite artışı yakalayarak, yıllık dört yüz on beş bin çift üretebilecek seviyeye ulaştık.

Bir optik mağaza Adel Lens Optik markalarını neden tercih etmeli?
Optik mağazaların Adel Lens markalarını seçmeleri için temel sebepler olarak kalite, güven, hız, satış sonrası hizmet, problemleri anında çözmeyi sayabilirim. Tabii ki en önemli unsurlardan bir tanesi olarak Adel Lens ailesindeki bölge müdürlerimiz ve onların yanında özveriyle çalışan ekibimizin varlığını es geçemem. Çünkü bu saydığım ekibin her üyesi kendi bölgesinde gerçek anlamda markalaşmış isimler artık. Başta saydığım özellikler bu muhteşem ekiple birleşince zaten tercih sebebi olmak daha da kolaylaşıyor.
Uzun yıllardır Silmo İstanbul Optik fuarında yer alan bir firma olarak fuarın sizlere katkılarını ve gelişim sürecini nasıl yorumlarsınız? Üretici bir firma olarak Silmo İstanbul Fuarı’ndan beklentileriniz nelerdir?
Silmo İstanbul Optik fuarları bizim için dostlarla buluşma noktasıdır. Ne mutlu ki optikçi dostlarımızın teveccühleri sayesinde fuar her yıl gayet kalabalık ve güzel geçiyor. Özellikle gelenek haline getirdiğimiz üçün günün akşamındaki yemek programımızla da bu güzel buluşmayı pekiştiriyoruz. Silmo İstanbul Optik Fuarı her yıl daha da üstüne koyarak ilerliyor. Özellikle hem katılımcı hem ziyaretçi anlamında yerli ve yabancı olarak ciddi bir artış var. Bizde böyle güzel bir şehrin fuarının daha da uluslararası hale gelmesi için ne gerekiyorsa yapmaya devam edeceğiz. Çünkü bu organizasyon, bu şehir bunu gerçekten hak ediyor.

Aralık 2023

Hui Huang

Hui Huang

Yeni ve Sıra Dışı

“Silmo İstanbul’a katılımcı olmakla birlikte sektördeki gelişmeleri takip etme ve rekabet avantajı sağlama şansımızı çok daha fazla artırdık.”

Merhaba Mertcan Bey, biraz kendinizden ve optik sektörü ile kişisel olarak yolunuzun nasıl kesiştiğinden bahsedebilir misiniz?
Merhaba, ben Mertcan Özel 1997 yılında İstanbul’da doğdum. 1991 yılında babam İsmail Özel tarafından kurulan Özeller saat optik mağazamız optik sektörü ile ilk kesişme noktamız oldu. Ben de küçüklüğümden beri mağazalarda çalışarak hem okulumu bitirdim hem de mağazalarda babama destek verdim. İstanbul Üniversitesi Makine Mühendisliğinden 2019 yılında iyi bir derece ile mezun oldum. Optik sektöründeki eski ve güçlü bir firma olduğumuz nedeniyle Hui Huang ile yollarımız kesişti. Hui Huang 2015 ten beri farklı markalara üretim yapan bir firma bizimle beraber kendi markalarımızın üretimine başladık. Bununla beraber yurt içi ve yurt dışı piyasada kendi markalarımız ile pay almaya başladık. Standardın dışında farklı moda ya ayak uydurabilecek stil ürünler üretiyoruz.
Yeni bir firma olmanıza rağmen sahip olduğunuz vizyon ile başarılı bir grafik çiziyorsunuz. Hui Huang’ı kurmaya nasıl ve ne zaman karar verdiniz?
Hui Huang 2017 yılında yerli üretimdeki gelişmeler optik sektöründe plastik çerçeveye olan ihtiyaç göz önünde bulundurularak kurulmuştur. Sektörde birçok ilki gerçekleştirerek Türkiye’nin dünyaya açılan yüzü olmayı kendine hedef olarak koymuştur. Piyasadan farklı olmamızın sebebi kendi kalıphanemizde müşterilere modaya hitap edecek farklı tarzda model kalıpları da yapabiliyoruz. Rakiplerimizden ayıran en belirgin özelliğimiz de bu. Bir model yapmaya karar verdiğimiz takdirde 10 gün içerisinde ürüne dönüştürme kabiliyetine geldik. Bu hızda bu kalitede Türkiye’de şu an rakip tanımıyoruz. Rakip firmalar kalıplarını Çin’de yaptırdığı için numune gelmesi kalıbı teslim almak üretime geçmek en iyi termin süresi 3-4 ay olabiliyor. Amacımız optik sektöründe yerliliği en üst düzeye çıkarmak ve üst grup marka kalitesinde ürünler yapmaktır.
İstanbul’daki fabrikanızdaki üretim faaliyetlerinizden ve tesisinizin işleyişinden bahsedebilir misiniz?
TR-90 hammaddeden kendi markalarımız ve müşterilerimizin markaları için plastik optik çerçeve ve güneş gözlüğü üretiyoruz. Vernikli ve verniksiz üretim şeklimiz var. Standart TR-90 ürünlerini verniksiz bir şekilde üretiyoruz. Üst grup ürünlerde farklı boyama tekniklerini kullanarak vernikli üretim de yapıyoruz. Kendi markalarımız dışında yurt içi yurt dışı müşterilerimizin markalarına da koleksiyon hazırlama kabiliyetine sahibiz. Türkiye’de ve yurt dışında birçok markaya kendi modelleri ve renkleri ile üretim yapıyoruz.

Biraz da markalarınızdan bahsedelim. Markalarınızın temel özelliklerini, etkileşim gruplarını ve sektördeki konumunu bizlerle paylaşabilir misiniz?
Şu anda bünyemizde üç adet markamızla hizmet sunmaktayız. Markalarımızdan Pourchet ile uygun, kaliteli fiyat performans ürünü standart TR-90’dan çerçeveler sunuyoruz. İmabari Kinsei markamız ile de kadın ve erkeklere özel orta segmentte ürünler sunuyoruz. Son olarak da sadece erkeklere yönelik markamız Louis Barton ile hizmet vermye devam etmekteyiz.
Markalarınıza ait koleksiyonları belirlerken önceliğiniz nedir? Ürünlerinizi tasarlarken nelerden ilham alıyorsunuz?
İlham noktamız sıra dışılıktır. Bu motto ile hareket eden firmamız Türkiye’nin en farklı ve kreatif koleksiyonuna sahiptir. Dünyanın ilk ve tek olma özelliği taşıyan kendinden renkli enjeksiyon gözlüklerimiz ile uluslararası platformlarda Türkiye’nin değişimci yüzü olmayı planlıyoruz. Müşterilerimizin ihtiyaçlarını ve beklentilerini anlamak, tasarım sürecinde öncelikli hale geliyor. Müşterilerimizin tarzına uygun, rahat ve işlevsel gözlükler tasarlamak için çalışıyoruz. Moda dünyasındaki trendleri takip ediyor ve müşterilerimize en son trendlere uygun gözlükler sunmaya çalışıyoruz. Gözlük tasarımında malzeme seçimi, önemli bir faktördür. Malzemelerin kalitesi, gözlüklerin dayanıklılığı ve konforu üzerinde etkili olabilir. Bu nedenle, malzeme seçiminde titiz davranıyoruz. Renkler, gözlüklerin tarzını ve kişiliğini yansıtabilir. Bu nedenle, renk seçiminde özenli davranıyoruz. İlham kaynaklarımız arasında, moda dünyası, doğa, sanat ve mimari yer alır. Bu kaynaklardan ilham alarak, benzersiz ve yaratıcı gözlükler tasarlamaya çalışıyoruz.

Dağıtım ve satış ağınızı genişletmek için nasıl bir strateji uyguluyorsunuz?
Mevcut pazarımızın yanı sıra, yeni pazarlara da açılmayı planlıyoruz, bu şekilde ürünlerimizi daha fazla müşteriye ulaştırmayı hedefliyoruz. Yeni pazarlar keşfetmek için pazar araştırması yapıyoruz. Ürünlerimizi farklı bölgelere dağıtmak için distribütörlerle çalışıyoruz. Ürünlerimizi daha geniş bir kitleye ulaşmak için online satış kanalları kullanıyoruz. Bu kanallar arasında e-ticaret siteleri, sosyal medya platformları ve online pazar yerleri yer alıyor. Son olarak ise reklamı işletmemizin görünürlüğünü artırmak amacı ile kullanıyoruz.
Sektöre yatırım yapan bir firma olarak sektörün gelişimi hakkındaki düşünceleriniz ve beklentileriniz nelerdir?
Gözlük sektörü son yıllarda hızlı bir büyüme gösterdi. Grand View Research tarafından yapılan bir araştırmaya göre, küresel gözlük pazarı 2022 yılında 169,9 milyar dolar olarak değerlendirildi ve 2023-2030 yılları arasında %8.5’lik bir bileşik yıllık büyüme oranı (CAGR) ile büyümeye devam edeceği tahmin ediliyor. Bu büyümenin arkasındaki faktörler arasında, yaşam tarzındaki değişiklikler, lüks aksesuarlara olan artan ilgi ve gözlük üreticilerinin çekici ve uygun fiyatlı gözlükler geliştirmeye odaklanması yer alıyor. Bu nedenle, gözlük üretimi yapan bir şirket olarak, sektörün geleceğini oldukça parlak görüyoruz. Bu bağlamda şirketimizi gerek fuarlar ve gerekse de müşteri ziyaretleri ile yeni pazarlara açarak sektördeki payımızı artırmayı planlıyoruz.
Uluslararası fuarları takip ediyor musunuz? Bu konudaki düşünceleriniz nelerdir?
Evet çok yakından takip ediyor ve çok önem veriyoruz. Uluslararası fuarlar, şirketlerin ürün ve hizmetlerini küresel ölçekte tanıtmak, yeni müşteriler bulmak, sektördeki gelişmeleri takip etmek ve iş bağlantıları kurmak için önemli platformlardır. Bu fuarlar, sektör profesyonellerini bir araya getirerek işbirliği fırsatları sunar ve katılımcılara pazar trendleri hakkında güncel bilgiler sağlar. Ayrıca uluslararası fuarlar şirketlerin rekabet avantajını artırmalarına ve küresel pazarda varlık göstermelerine yardımcı olabilir.

Yeni ve daha büyük hizmet alanıyla, 10. kez gerçekleşecek olan Silmo İstanbul Optik Fuarını katılımcı bir firma olarak başlangıcından bugüne nasıl değerlendirirsiniz?
Silmo İstanbul Optik Fuarı optik sektöründeki firmalar için çok önemli bir platformdur. İlk kez katıldığımızda sektördeki diğer firmalarla ağ kurma, yeni müşteriler bulma ve ürünlerimizi geniş bir kitleye tanıtma fırsatı elde ettik. Silmo İstanbul’a katılımcı olmakla birlikte sektördeki gelişmeleri takip etme ve rekabet avantajı sağlama şansımızı arttırdık.
Bu değerli röportaj için çok teşekkür ederiz. Son olarak, dergimiz 4 your eyes’in dijital yayıncılığa evrilişi ilgili görüşlerinizi öğrenebilir miyiz?
Derginizin dijital yayıncılığa geçişini daha geniş bir okuyucu kitlesine ulaşma ve içeriği interaktif bir şekilde sunma açısından olumlu bir adım olarak değerlendiriyoruz. Dijital platformlar, hızlı erişim, paylaşım ve etkileşim imkanları sağlayarak okuyucularla daha yakın bir bağlar kurulmasına olanak tanır. Ayrıca geleneksel basılı yayıncılıkla karşılaştırıldığında dijitalde dikkat çekici ve kullanıcı dostu bir deneyim sunulması önemlidir. Bu anlamda 4 your eyes dergisinin dijital evrilişinin çok güzel sonuçlar doğuracağını düşünmekteyiz.

Kasım 2023

Ademur Optik

Ademur Optik

Kalite ve Konfor Vadediyor

“Silmo İstanbul’da bu yıl ilk kez markalarımızı sergileyecek olmamız bizim için heyecan kaynağıdır.”

Merhaba İlker Bey… Kendinizi okurlarımıza tanıtıp, optik sektörüne girmeye nasıl karar verdiğinizden bahsedebilir misiniz?
Optik sektörü sürekli kendini geliştiren, insan sağlığına odaklı ve yaşam kalitesini doğrudan etkileyen bir meslek olduğu için her gün aynı heyecan ile üzerine ne koyabilirim motivasyonuyla, 1999 yılından beri bu sektörde çalışmaya devam ediyorum. Sektörün önemli firmalarında toptan ve perakende bölümlerinde uzun yıllar emek verdikten sonra 2020 yılından itibaren de Ademur Optik çatısı altında, sektöre dair gelişim hedeflerimizi gerçekleştirmek için tüm donanımlarım ile yararlı olmaya çalışıyorum.

Firmanızı hangi amaç ve hedeflerle kurmaya karar verdiniz?
Ademur Optik 2012 yılında %100 yerli sermaye ile kurulmuş, optik sektörünün her alanında faaliyet göstermeyi hedefleyen, hızlı ve emin adımlarla büyüyen bir şirkettir. Bünyemizde kendi markamız Roysse ile birlikte distribütörlüğünü yaptığımız iki özel marka olan Original Vintage Sunglasses ve Nano Vista yer almaktadır. Ülkemizdeki seçkin optik mağazaları ile tüketiciye ulaştırılmaktadır.

Markalarınızdan, teknik özelliklerinden ve müşteri profilinizden bahsedebilir misiniz?
Ademur Optik olarak bu yıl ilk kez katılımcısı olacağımız Silmo İstanbul Optik Fuarı’nda Nano Vista ve Orginal Vintage Sunglases markalarının Türkiye distribütörü olarak ürünlerimizi tedarikçilerimiz ile buluşturuyoruz. Nano Vista, çocukların gözlüklere uyum sağlaması yerine gözlüklerin onlara uyum sağlamasını hedefleyen, kurallar koymadan, kırmaktan korkmadan çocukların gözlükleri ile rahatça yaşamalarını sağlayan doğa dostu bir markadır. Sürdürülebilirliği çok önem veriyoruz bu yüzden dünyanın en dayanıklı bebek/çocuk/genç (0/14 yaş) koleksiyonunu tedarikçilerimiz ile buluşturuyoruz. Tüm ürünler Siliflex materyalden üretilmiştir. Bu sebeple süper esnek ve kırılmaya karşı çok dayanıklıdır. Nano Glow serisi, karanlıkta parlayan kollara sahip olup çocuğunuzun gece kalktığında gözlüğünü kolaylıkla bulmasını sağlar ve gece düşük ışık koşullarında çocuğunuzun fark edilmesini sağlayarak güvenliğini artırır. Nano Clip On serilerinde, iki farklı bant seçeneği ile kullanılabilmektedir. Bu sayede çocuklar günlük tüm aktivitelerini tek bir gözlükle sürdürebilmektedirler. Clip on gözlüklerin güneş camları UV 400 korumalı Polarize flitreli + Blue Block flitreli tam korumalı camlara sahiptir. Original Vintage Sunglasses ise geçmişin ikonik tasarımlarının günümüze uyarladığı, sıra dışı modeller, benzersiz el yapımı işçilik ve birinci sınıf materyallerden üretilen orijinal İtalyan markasıdır. Tüm modeller için cam ve çerçeve kombinleri seçilerek sipariş oluşturulabilmektedir. Ürünler zengin aksesuar seçenekleri ile tamamen kişileştirilebilmektedir. Koleksiyonlar geçmiş ile bugünü bir araya getiren tasarımlar içermektedir.

Satış ve satış sonrası hizmetleriniz nelerdir?
Distribütörlüğünü yaptığımız tüm markalara, bayilerimizin Türkiye’nin her yerinden 7/24 ulaşılabilmesi, mağaza konforunda hızlı sipariş oluşturulabilmesi, yedek parça teminlerinin yapılabilmesi, cari hesaplarını kontrol edip istediklerinde güvenle ödeme yapabilecekleri b2b.ademuroptik.com online toptan satış sitemiz ile kesintisiz hizmet sunuyoruz. Ayrıca, Türkiye’deki optik mağazalarını bölge bölge ziyaret eden plasiyerlerimiz ile bayilerimiz ile birebir iletişim kurarak eksik ve ihtiyaçları yerinde tespit ederek hızlı geri dönüş sağlamaya önem veriyoruz.

Türkiye optik sektörünün bugünü ve geleceği ile ilgili yorumlarınız nelerdir?
Türkiye’de optik sektörü, geleceğe dair büyük fırsatlar ve parlak bir perspektif sunuyor. Yeni teknolojik gelişmeler, inovasyonlar ve çevrimiçi satış platformları, sektörün büyümesini hızlandırarak müşterilere daha iyi hizmet sunma kapasitesini artırıyor. Gelecekte optik sektörünün sürdürülebilirlik, kişiselleştirme ve sağlık odaklı inovasyonlara daha fazla önem vermesi bekleniyor.

Optik ve güneş gözlüklerinde 2023-2024 trendleriyle ilgili neler söyleyebilirsiniz?
Optik ve güneş gözlüğü sektöründe 2023-2024 yıllarına yönelik belirgin trendlerin başında dijital mavi ışık koruma teknolojileri geliyor. Artan dijital cihaz kullanımı göz sağlığına olan hassasiyeti artırdığından, bu trend, gözlük lensleri ve güneş gözlükleri tasarımlarında daha fazla yer buluyor. Aynı zamanda sürdürülebilirlik ve geri dönüştürülebilir malzemelerin kullanımı da artıyor.  Güneş gözlüğü modasında ise büyük ve renkli çerçeveler öne çıkıyor. Özellikle yaz aylarında canlı ve eğlenceli renklerdeki çerçeveler tercih ediliyor. Geometrik tasarımlar ve keskin hatlar da trend haline gelmiş durumda. Bununla birlikte, yüksek kalite ve dayanıklılık talepleri de artıyor. Optik ve güneş gözlükleri, uzun ömürlü malzemeler ve çerçevelerle donatılarak tüketicilerin bu beklentilerini karşılamayı hedefliyorlar. Son olarak, müşteriler artık optik ve güneş gözlüklerini sadece bir ihtiyaç olarak değil aynı zamanda birer aksesuar olarak görüyorlar. Gözlükler, kişisel stilin tamamlayıcısı olarak kabul ediliyor ve bu, farklı tasarım ve şekil seçenekleri sunan aksesuarların popülerliğini artırıyor. Özellikle retro ve vintage tarzlarından ilham alan güneş gözlükleri, geçmiş dönemlerin modasını modern yorumlarla sunarak dikkat çekiyor. Bu çeşitlilik, herkesin kendi tarzına uygun optik ve güneş gözlüğü bulabilmesini kolaylaştırıyor.

23-26 Kasım 2023 tarihlerinde düzenlenecek olan Silmo İstanbul Optik Fuarı’nın katılımcıları arasındasınız. Fuarlardan beklentileriniz nelerdir? Silmo İstanbul’un on yıllık sürecini nasıl değerlendirirsiniz?
Silmo İstanbul Optik Fuarı’na bu yıl ilk kez katılacak olmamız büyük bir heyecan kaynağıdır. Bu tür uluslararası fuarlar, sektördeki gelişmeleri takip etmek, yeni iş bağlantıları kurmak ve ürünlerimizi sergilemek için mükemmel fırsatlardır. Silmo İstanbul’un on yıllık süreci, optik sektöründeki gelişmeleri desteklemek ve bu alandaki paydaşları bir araya getirmek açısından büyük bir başarıdır. Bu tür etkinlikler, sektörün büyümesine katkı sağlamak ve yenilikçi çözümler sunmak için önemlidir.

Dijital yayın yapmaya başlayan dergimiz 4 your eyes ile ilgili görüşleriniz nelerdir?
Dijitalleşme, günümüzde her sektörde olduğu gibi optik sektöründe de büyük bir önem arz etmektedir.  4 your eyes’ın bu yeniliği, sektörün dijitalleşme sürecine önemli bir katkı sağlayacaktır. Bu durum, optik sektörünün daha fazla kişiye ulaşabilmesi ve sektörde farkındalık yaratılması için önemli bir fırsattır.

Ekim 2023

Mooshu

Mooshu

Sofistike ve Vintage

Silmo İstanbul bizim gibi butik firmaların kendilerini daha güzel ve doğru ifade edebildiği harika alanlar yaratıyor.

Merhaba Kadir Bey… Kendinizi okurlarımıza tanıtıp, optik sektörüne girmeye nasıl karar verdiğinizden bahsedebilir misiniz?
Merhabalar. Ben Kadir Cinemre, İstanbul’da doğdum. Işık Üniversitesi Optisyenlik Bölümü mezunuyum. Yaklaşık yirmi yıldır optik sektörü içindeyim. İlk olarak 2006 yılında satış pazarlama departmanında uzmanlaşmak için sektöründe öncü, dünya markası olan bir cam firmasında çalışmaya başladım. Sonrasında 2010 yılında çerçeve bölümünde yine dünya markaları distribütörü olan bir firmada marka satış sorumlusu olarak devam ettim. Optik sektörünün değişkenliği ve modaya yakınlığı beni bu sektöre en çok yaklaştıran unsurlar oldu. Yeniliğe çok açık ve üzerine çok şeyler katabileceğimiz bir sektör olduğunu düşünüyorum.

Firmanızı hangi amaç ve hedeflerle kurmaya karar verdiniz?
Optik sektörü ile 2006 yılında tanıştım. Sektörün her bölümünde farklı görevlerde bulundum. Farklı firmalarda farklı markaların satış sorumlusu olarak çalıştım. Cam, çerçeve, toptan, perakende bölümlerinde markalar ile sürekli iç içe oldum. Sonrasında vintage merakım ile gelecek yıllara retro gözlükler hazırlamak için kolları sıvadım. Sektörün birçok alanına hakim olduktan sonra hedeflerim doğrultusunda üretim üzerine yoğunlaştım. Retro çizgiler taşıyan, yerli ve el yapımı ürünler ortaya çıkarma fikri oldukça heyecanlı bir başlangıç yapmama vesile oldu.

Mooshu markasından, müşteri profilinden ve teknik özelliklerinden bahsedebilir misiniz?
Mooshu markası tasarımdan üretime %100 Türk markası olarak doğdu. Markanın isim anlamı (M) harfi Men kelimesinden gelir; yani sert ve erkeksi hatlara sahip, (OO) harfleri gözlüğü temsil eder, (S)(H)(U) İngilizcede kadını temsilen SHE kelimesinden gelir; kadınların kıvrımlı ve estetik hatlara sahip olmasını temsil eder. Markamızın tasarımlarının yüzde doksanı uniseks tasarımlara sahiptir. Hem kadınların hem erkeklerin tercih edebileceği sofistike ve vintage çizgilere sahiptir. Kullanışlı olmasının yanı sıra özgün tasarımlar sunmaya önem veriyoruz. Hafif ama gösterişli, farklı dizaynlara sahip gözlüklerde konfor beklentisi olan kullanıcılar müşteri profilimizi oluşturmaktadır. Mooshu markasının en önemli ilkesi ‘kaliteli değilse, yapma’dır. Üretimde kullanılan her bir parça özenle dizayn edilir. Her model kullanıcıların beğenisine sunulmadan önce yaklaşık beş kez revizyon edilir. Mükemmeli bulana dek üzerinde çalışmalara devam ediyoruz. Tüm Mooshu modelleri vidasız ve kaynaksız tasarımlara sahiptir. Yenilik odaklı bir dinamiğe sahibiz. Üretim sistemlerimizi geliştirmek için büyük bir çaba sarf ediyoruz, dolayısıyla teknolojik çalışmalara ve Ar-Ge bölümümüze büyük bir zaman harcıyoruz. Kaplama konusunda dünyanın yenilik olarak sundukları teknolojileri biz Türkiye’de zaten kullanıyoruz.

Titanyum kaplama ile uzun ömürlü ürünler üretiyoruz. Camlarımızın üretimini kendi renk kartelamız ile yaptırıyoruz. Tüm camlarımız anti-refle kaplamalı ve net bir görüş sağlayan PA lenslerden oluşuyor. Ürünlerimizin kesimi, montajı lazer teknolojileri ile yapılıyor. Binde birlik bir hata payı ile çalışıyoruz. Bu yıl yeni koleksiyonumuza bio-acetate seri ekledik. Gövde asetat, saplar metal kombinini bu yıl müşterilerimizin beğenisine sunuyoruz. Yine tamamı Türkiye’de kendi atölyemizden çıkan, tamamen doğaya uyumlu ürünler ile sıfır karbon tüketimine yaklaşmaya yöneliyoruz. Gözlük kılıflarımız vegan deriden oluşuyor. Tasarımlarını ve üretimini Türkiye’de yapıyoruz.

Satış ve satış sonrası hizmetleriniz nelerdir?
Satış ekibi arkadaşlarımız ile sürekli toplantı yaparken, aslında hayalimize ortak arıyoruz. Satış noktalarımızı buna göre belirliyoruz. Marka değerimizi korumak bizim için çok önemli. Sadece ürün satmak, para kazanmak bizim işimiz değil. Biz kazancımızı, bilgimizi ve değerlerimizi markamızı daha ileriye taşımak için harcıyoruz. Üretim bize ait olduğundan hiçbir model veya ürün için müşterilerimiz ile tedarik sorunu yaşatmıyoruz. Her türlü cam, yay, kanca, terminal gibi yedek aksamlar konusunda müşterilerimizin; dolayısıyla onların da müşterilerinin memnuniyetini birinci sıraya koyuyoruz. Kimse bir yedek parça için haftalarca beklemek istemez. Kendimizden pay biçmeliyiz.

Sektördeki bilinirliğinizi artırmak için hangi tanıtım ve reklam çalışmalarına başvuruyorsunuz?
Markamızı daha iyi noktalara ulaştırmak, bilinen, tanınan bir marka haline getirmek için sosyal medyayı etkili kullanmaya gayret gösteriyoruz. Ünlü simalarla işbirliği yaparak farklı kitlelere ulaşmayı hedefliyoruz. Influencer çalışmaları bize ve optik mağazaların ürünlerimizi satmalarına destek oluyor. Bilinen, tanınan kişilerin ürünlerimizi kullanması müşterilerimize güven veriyor. Sosyal medya ile birlikte optik fuarlara katılımın da bize çok fazla fayda sağladığını görüyoruz. Yeni optik mağazaları, çalışanları ve genç optisyen arkadaşlarımız ile fuarlarda markamıza ve tecrübelerimize çok fazla yenilikler katıyoruz. Aynı zamanda fuarlar dünya pazarına açılan kapı niteliği taşıyor. Bizimde amacımız bu zaten. Bir dünya markası olmak.

Türkiye optik sektörünün bugünü ve geleceği ile ilgili yorumlarınız nelerdir?
Türkiye pazarının dünyanın göz ardı edemeyeceği bir pazar haline gelmiş durumda olduğunu düşünüyorum. Özellikle bizim gibi katma değeri yüksek ürünler Avrupa’da yoğun ilgi görüyor. Türkiye’ye yoğun bir ilgi var. Pandemi sonrası artan taşıma masrafları ve maliyetler, Uzakdoğu pazarına ilgiyi azalttı. Ülkemize yoğun bir ilgi olduğunu düşünüyorum. Biz her yıl yatırımlarımızı, Ar-Ge çalışmalarımızı, kapasitemizi artırarak geleceğe hazırlanıyoruz. Yakın zamanda Türk markalarının da dünya markalarının arasında yer alacağını, vizyonumuzun her yıl artarak ülkemize katma değer katacağını düşünüyorum.

Optik ve güneş gözlüklerinde 2023 trendleriyle ilgili neler söyleyebilirsiniz?
Geçtiğimiz yıl ve öncesindeki birkaç sezon minimal gözlükler daha revaçtaydı. Fakat bu yıl büyük ve çok renkli modeller trend haline geldi. Büyük asetat modeller son zamanlarda tercih ediliyor. Pastel renkler tercihlerin ilk sıralarında yer alıyor. Biz Mooshu modellerimizde sıra dışı renklerde, zamansız çizgilerde ürünleri tercih ediyoruz. Buradaki amaç trendi oluşturmaktır. Sadık müşteri kitlemize var olan trendleri sunmak yerine oluşturduğumuz trendleri sunmayı tercih ediyoruz.

Fuarlara katılıyoruz dediniz… Fuarlardan beklentilerinizin karşılığını alabiliyor musunuz? Silmo İstanbul’un on yıllık sürecini nasıl değerlendirirsiniz?
İki senedir Silmo İstanbul’a katılıyoruz ve her fuar sonrasında yüzümüz gülerek ayrılıyoruz. Tanıştığımız yeni insanlar, bayiiler ve yurtdışından sektör takipçileri bize yeni kapılar açıyor. Bizim gibi butik firmaların kendilerini daha güzel ve doğru ifade edebildiği harika alanlar yaratıyor. Silmo İstanbul’un yurtdışından da büyük ilgi görmesi bizim gibi dünya markası olma yolunda ilerleyen firmalara basamak oluyor. Bu yıl Silmo İstanbul’da genişleyen yeni yerinde sektörümüz için çok daha verimli bir fuar süreci geçireceğimizi düşünüyoruz.

Dergimiz bir yeniliğe daha imza attı ve yayın hayatına dijital olarak devam ediyor. Bu şekilde daha efektif ve yoğun bir etkileşim kuruyoruz. 4 your eyes’ın bu yeniliğini ve optik sektörü adına yaptığı çalışmaları nasıl yorumlarsınız?
Güncel ve dinamik bir dergi olması sebebiyle sektördeki tüm yenilikleri tek bir çatı altında bulabiliyoruz. Derginin bizim gibi butik firmalar için tüm sektöre sesini duyurabildiği yegane alan olduğuna inanıyorum. Derginin online olması müthiş bir yenilik. Artık herkes her yerden sizlere; dolayısıyla bizlere ulaşabilecekler. Günümüzde etkileşimin ne kadar önemli olduğunu sosyal medyadan görebiliyoruz. Ceplerimizde bir dokunuş uzağımızda derginiz ile de etkileşime geçebilmek büyük bir kolaylık oldu. Bu yenilik ile bizleri daha geniş kitlelere ulaştırdığı için 4 your eyes ekibine teşekkür ederiz.

Ağustos 2023

Optist Optik Ürünler

Optist Optik Ürünler

İşlevsel Tasarımlar

“Silmo İstanbul’un yerli markaların yakın pazarlara ihracatına katkı sağlamasının yanında, geniş satış ekibi olmayan bizim gibi firmaların markalarını/ürünlerini tanıtması ve network kurabilmesi anlamında da çok faydalı bir organizasyon olduğunu düşünüyoruz.”

Merhaba Cenk Bey, öncelikli olarak bizimle röportaj yapmayı kabul ettiğiniz için teşekkür ederiz. Uzun yıllardır bu sektörde çalışıyorsunuz. Sektöre giriş hikayenizden bahsedebilir misiniz? Optist Optik Ürünleri kurmaya nasıl karar verdiniz?
Üniversiteden mezun olduktan kısa bir süre sonra profesyonel iş hayatıma Luxottica İstanbul satış ekibinde başladım. Burada dokuz yıl çalıştıktan sonra kurumsal hayatın mizacıma çok uygun olmadığını anlayıp kendi işimi kurmaya karar verdim. Yıllar içerisinde edindiğim deneyimle 2011 yılının Kasım ayında Optist ismiyle kendi firmamı kurarak, sektördeki yolculuğumu sürdürmekteyim.

Slastik markasının patentli teknik özellikleri ve teknolojisinin ürün satışındaki avantaj ve dezavantajları nelerdir?
Slastik fonksiyonel tasarımı gereği, ürün kullanılmadığı zamanlarda tüketicinin gözlüğü kaybetmeden boynunda taşıyabilmesine imkan sağlıyor. Tüketicinin kullanmak istediğinde gözlüğü tek tık ile takabilmesi de Slastik tasarımlarını tercih etme sebepleri arasında yer alıyor. Bu bizim için satışlarımızda büyük bir avantaj sağlıyor. Biyo-bazlı malzemelerle yani üretimde yenilenebilir malzemelerin kullanılıyor olması da satışlarımızda bizlere avantaj sunuyor. Diğer taraftan önceki yıllarda piyasada yerli ve Çin üretimi imitasyon çok fazla ürün vardı. Bu durum maalesef Slastik’in patentli teknik özelliklerinin kopyalanarak patentinin ihlaline sebep oluyor ve satış anlamında dezavantaj yaratıyordu. Marka sahibinin yıllardır faydalı buluş patent ihlaline karşı Çin’deki çok büyük üreticiler dahil tüm dünyada sürdürdüğü yasal mücadele sayesinde bu durum Slastik’in lehine dönmeye başladı ve sektörde son yıllarda rakipsiz olması gibi yeni bir durum sağladı. Slastik’in teknik özellikleri dünyada bir rakibi olmamasını sağlıyor; ancak bunu sağlayan ürünün faydalı buluş patenti ve bu patent için gereken ve sürekli devam eden Ar-Ge çalışmalarıdır. Ar-Ge çalışmaları sebebiyle ürün maliyetleri diğer gözlüklere göre daha fazla oluyor bu da ürünün fiyat anlamında Türkiye koşullarında geniş bir tüketiciye hitap etmesini zorlaştırıyor. Bir diğer dezavantaj ise Slastik’in ilk yıllarında piyasada olan diğer markanın sadece yakın gözlüğü olması idi. Bu durum da Slastik’in gelişmesi ve yaygınlaşması esnasında Slastik’in de sadece yakın gözlüğü gibi algılanmasına sebep oldu. Oysa ki Slastik’in sadece yakın değil uzak gözlüğü modelleri de bulunuyor. Bu ürünlerin satış grafiği azımsanamayacak seviyede olmasına rağmen bu konuda çoğu optisyen direnç gösteriyor ve bu da bir dezavantaj oluyor.

Slastik markasının üretilirken kullanılan malzemelerin özelliklerinden ve üretimin teknolojisinden söz edebilir misiniz?
Slastik birçok sektörde trend olmaya başlayan sürdürülebilirlik konusuna özel önem veren ve bu konuda proaktif davranarak önceden aksiyona geçen vizyoner firmalardan birisidir. Devamlı geliştirmeye dayalı Ar-Ge çalışmalarını yaparken de yıllardır bu hususu göz önünde bulunduruyor. Önce gözlüklerin üretiminde biyo-bazlı diye tabir ettiğimiz bitkisel bazlı bir malzeme olan Rilsan® Clear G850’yi kullanarak çevre dostu ürünler üretmeye başladı. Bu malzeme ürün için oldukça esnek bir yapıyla yüksek performans sağlamanın yanı sıra, daha düşük karbon ayak izi salınımına olanak sağlıyor. Marka, bir süredir de gözlük kılıfları ve gözlük saklama poşetleri dahil tüm yan malzemelerin üretiminde geri dönüştürülmüş malzemeler kullanmaya çalışarak çevre dostu kimliğini geliştirmeye devam ediyor.

Biraz da Slastik gözlüklerinin yeni tasarımlarımdan bahsedelim. Özel bir teknoloji ve teknik ile üretilen koleksiyonlarında farklı tasarımlar uygulamak zor oluyor mu?
Koleksiyonlar İspanya’da tasarlandığı için biz tasarım sürecine dahil olmasak da marka sahibiyle tasarım anlamında fikir alışverişinde bulunduğumuz dönemler oluyor. Genel olarak farklı tasarımlar uygulamak zor olmasa da marka daha zamansız tasarımlar üzerine yoğunlaşıyor. Koleksiyona yeni modeller eklense bile markanın her yıl yeni koleksiyon yaratmak gibi bir hedefi yok. Onun yerine modellerde renk yelpazesini sürekli geliştirmeyi tercih ediyor.

Slastik markası birkaç yıl önce Türkiye’de bazı üretici firma ve bayilere taklitlerinin yapılıyor ve satılıyor olması sebebiyle dava açmıştı. Bununla ilgili süreçte üstlendiğiniz rolden bahseder misiniz, dava nasıl devam ediyor?
Aslında bu süreçte bizim aldığımız bir rol yok. Daha önce belirttiğim gibi marka sahibi, yıllardır Çin’deki en büyük imitasyon gözlük üreticisi dahil dünyanın birçok ülkesinde Slastik patentlerini ihlal eden üretici ve satıcılara karşı davalar açıyordu. Bilinenin aksine Türkiye’deki ilk davalar da aslında 2014-2015 yıllarında açıldı ve Slastik lehine sonuçlandı. Son yıllarda bu konunun sektörde bilinirliğinin artmasının sebebi, marka sahibinin özellikle patent hakları konusunda uzmanlaşmış yeni bir avukatlık firmasıyla anlaşmasıdır. Bildiğimiz kadarıyla, bu yeni avukatlık firması marka sahibinin vekaletini alır almaz çok hızlı bir şekilde harekete geçerek, imitasyon ürün satıcıları ve üreticilerini araştırdı ve yasalar kapsamında süreçleri başlattı. Dediğim gibi bizim bu süreçte hiçbir dahlimiz yoktu, ancak olabilecek her türlü kanaldan konunun taraflarını bilgilendirmek için elimizden geleni yaptık. Şu an imitasyon ürün satışı yapan bazı optisyenlik müesseselerine dava açıldığını ve davaların devam ettiğini biliyoruz.

Optist Optik Ürünler olarak kendi markanızı yarattığınızı biliyoruz. Blue-Coral ile yolculuğunuz nasıl gidiyor? Tasarımlar için ilham kaynağınız neler? Markanın üretimini Türkiye’de mi yapıyorsunuz?
Kendi markamızı yaratmak uzun zamandır hayalimdi ve sonunda bu yıl üretime geçtik. Ürünlerimiz İtalya’da asetat malzemeden üretiliyor. Markamızın ilk koleksiyonunu yaratırken sektörde açık olduğunu düşündüğümüz orta ve üst segment yakın gözlüğü ürün tipini tercih ettik. Türkçede Mavi Mercan anlamına gelen BlueCoral ismini seçerken ise deniz temasını ön plana aldık. Dört modelle başlangıcını yaptığımız koleksiyonumuzda model isimlerini de deniz temasını göz önünde bulundurarak belirledik. Dört modelle başlamamıza rağmen renk skalasını oldukça geniş tuttuk. Bundan sonra kendi markamıza yatırım yapmaya devam edeceğiz. Ürünlerimizi piyasaya sunma aşamasındayız bundan sonraki adımımız yeni tasarımlarla koleksiyonumuzu çeşitlendirmek olacak.

Uzun yıllardır Silmo İstanbul Optik fuarında yer alan bir firma olarak fuar hakkındaki düşünceleriniz nelerdir? Silmo İstanbul’un size ve sektöre katkılarını nasıl yorumlarsınız?
Geniş satış ekibimiz olmadığı için fuarlarda varlığımızı göstermek bizim için oldukça önemli. Satış ekibi kurma maliyeti yerine modern alışveriş trendleri kapsamında online bayi portalımıza yatırım yapmayı ve Silmo İstanbul Optik Fuarında Türkiye çapında optisyenlere ulaşmayı ve markalarımızı tanıtmayı tercih ediyoruz. Bu sayede bayilerimize sunduğumuz satış fiyatlarımızı geriye çekebilmeye çalışıyoruz. Optist Optik Ürünler olarak başlangıcından beri Silmo İstanbul Optik Fuarında yer almaktan çok mutluyuz. Tüm fuar sürecinde sizlerin enerjisinin, daima sorun çözücü ve pozitif yaklaşımının sektör için eşi görülmeyen bir sinerji yarattığını düşünüyoruz. Uluslararası bir fuar olmasının yerli markaların yakın pazarlara ihracatına katkı sağlamasının yanında, Silmo İstanbul’un geniş satış ekibi olmayan bizim gibi firmaların markalarını/ürünlerini tanıtması, sektördeki gelişmeleri takip edebilmesi ve network kurabilmesi anlamında da çok faydalı bir organizasyon olduğunu düşünüyoruz.

Ağustos 2023

Beta Optik

BETA OPTİK

Daima Öncü

“Kuruluşundan beri destek verdiğimiz, belki de birçok meslektaşımız gibi kurucusu olduğunu hissettiğimiz bir organizasyon, Silmo İstanbul. Başarı hikayesini Novax’ınkinden çok farklı görmüyoruz.”

Merhaba Murat Bey… Beta Optik olarak son derece gelişmiş ve büyük bir tesisiniz olduğunu biliyoruz. Üretim sürecinizden ve kapasitenizden bahsedebilir misiniz?
Biz, Beta Optik olarak ülkemize gözlük camı üretiminde FreeForm teknolojisini getiren öncü firmayız. O dönemde, dünyada yeni yeni kullanılmaya başlayan yazılımla gözlük camı üretme yönteminin Türkiye’deki ilk uygulayıcısıyız. Geride bıraktığımız yıllarda teknolojiye her geçen gün daha fazla yatırım yaparak, sektördeki tüm rakiplerimizden daha erken kalkış yapmamızın bize verdiği avantajı daha da büyüttük. Markamızı teknolojiyle birlikte anılır hale getirdik. Bilimin ışığında harcanmış büyük emeklerle donatılmış bu algı, Novax’ı sadece ülkemizde değil tüm dünyada tercih edilen bir gözlük camı markası haline getirdi. Artık, bizim kendimize ait bir üretim kültürümüz var. Kendi standartlarımızı oluşturduk. Tüm bunlar, bir yandan meslektaşlarımızın kalite açısından tüm beklentilerini karşılarken diğer yandan da fiyat bakımından da kabuliyet arz eden bir ürünün, iş ortaklarımızın ticarethanelerine ulaşmasını temin etti. Özellikle son yıllarda daha rahat gözlenebilir hale gelen ama dediğim gibi arkasında çok uzun yıllara dayanan emeklerin olduğu başarımızın özeti bu şekildedir.

Beta Optik bünyesindeki markaların tamamı ülkemizdeki tesisinizde mi üretiliyor? Yurtdışında da üretimini yaptığınız markalar bulunuyor mu? Portekiz’deki fabrikanızın da yüksek kapasitede üretim yapabildiğini biliyoruz. Avrupa’da böyle bir tesise sahip olmanızdaki sebepler ve neden Portekiz?
Bildiğiniz gibi, sektörümüzün marka algısı bakımından dünya lideri Zeiss firmasıyla Türkiye pazarı için bir münhasır üretici/dağıtıcı anlaşması yaptık. Şu anda ülkemiz için neredeyse Zeiss ürün portföyünün tamamına yakınını, İstanbul’daki tesislerimizde Zeiss’in dünya üzerindeki tüm üretim noktalarıyla aynı standartlarda ve kalite seviyesinde ve yine Zeiss prosesleriyle üretmekteyiz. Bu üretimin bütün sertifikalandırılmaları ve periyodik olarak incelenmesi yine Zeiss tarafından yapılmaktadır. Bu gereksinimleri gerçekleyebilmek ve bu standartlara hiçbir özel prosedür uygulamadan rahatlıkla uyabilmek, geçtiğimiz yıllarda üretim sahasında ne kadar doğru şeyler yaptığımızı görebilmek için bize çok büyük bir fırsat olmuştur. Bu vesileyle, zaten yıllardır meslektaşlarımızdan gördüğümüz teveccühün yanına Zeiss gibi bir dünya devinin de teveccühünü eklemek bizim için ayrı bir onur ve gurur vesilesi olmuştur. Zeiss ile yaptığımız bu iş birlikteliğimizin ilerleyen dönemde kapsamının genişleyerek ve daha da güçlenerek devam edeceğine inancımız tamdır. İstanbul’daki üretimimize ek olarak, 2014’te kurduğumuz Portekiz’deki firmamızda 2018 yılında üretim yapmaya başlamıştık. Şu günlerde ise bu üretim tesisimizin kapasitesini artırarak, lojistik merkezlerine daha yakın bir yere taşımaktayız. Sanırım iki ay içerisinde tüm kurulumlarımızı tamamlamış ve artırılmış kapasitemizle üretime başlamış oluruz. Porto’daki üretim ve yönetim binamız Beta Optik’in Avrupa Birliği bölgesinin tamamının merkez üssü olarak planlanmıştır. İstanbul’daki fabrikamızdan Avrupa Birliği ülkelerine ihracat işlemlerinde yaşadığımız sıkıntılar, rakiplerimize karşı bizi tercih noktasında dezavantajlı duruma düşürecek bazı şartlar, bizi Avrupa Birliği sınırları içinde bir ülkede üretim tesisi kurmak durumunda bırakmıştır. Bu yolla, yıllardır ajandamızda bulunan “Her kıtada bir fabrika ve dünya markası olma” projemizin de ikinci ayağını gerçekleştirmiş olduk. Portekiz’deki fabrikamızın altyapısını, kapasitesinin hiçbir ilave zaman ve yatırım ihtiyacı olmadan mevcut halinin 3 katına çıkartılabilecek şekilde hazırladık. Önümüzdeki 2 yıl içerisinde zaten mevcutta olan Avrupa Birliği ihracatımızı, 28 Avrupa Birliği ülkesinin tamamına yayarak daha da büyütmeyi hedefliyoruz. Neden Portekiz sorusunun ise iki cevabı var. İlki, Doğu Avrupa ülkelerini saymazsak, Portekiz Avrupa Birliği sınırları içerisinde olup hali hazırda gelişmekte olan tek ülke ekonomisi. Bu yüzden yatırımcıların cazibe merkezi haline gelmiş bir pazar. İş gücü maliyeti diğer Avrupa ülkelerine göre daha düşük ve her şeyden önemlisi ülke yatırım almaya gönüllü. İkinci olarak ise Portekiz hem Avrupa Birliği’nin bir üyesi, hem de Latin Amerika’ya açılan çok önemli bir kapı. Bu özelliğiyle, Novax gibi dünyanın dört bir yanına ihracat yapan bir firmanın tercih sebebi olması çok doğaldır. Bu sebeple Avrupa’da fabrika kurarken Portekiz’i tercih etmemizin önemli nedenlerinden biri olmuştur.

20 yıldır uluslararası fuarlara katılarak ülkemizi ideal bir şekilde temsil ediyorsunuz. İhracat faaliyetleriniz hakkında bilgi verebilir misiniz? Toplam kaç ülkeye ihracat yapıyorsunuz?
Ben, şahsen fuarlara çok inanan birisiyim. Sizlerin de takip ettiği gibi kuruluşumuzdan bu yana neredeyse dünyanın tamamındaki optik fuarlarına katılım gösterdik. Senede 14 fuara katıldığımız yıllar oldu. Daha sonra hepsinin faydalarını ölçümleyerek, bu sayıyı altından kalkılabilir düzeye indirdik elbette. İçinde bulunduğumuz yıllarda sayıları 4-5’i geçmeyen, sektörün imza fuarları diyebileceğimiz organizasyonların tamamında Novax standlarını görebilirsiniz. Stand demişken, yıllardır sürdürdüğümüz ve hiç taviz vermediğimiz, fuar standlarımızın konsept, donanım ve tasarımlarının altını çizmeden geçemeyeceğim. 20 senedir, dünyanın neresinde düzenlendiğine bakmaksızın tüm fuarlara aynı konseptle katılım gösterdik. Bunun için çok ciddi bedeller ödedik ama günün sonunda, kalitesiyle gurur duyduğumuz ürünümüzün yanına bir de kuvvetli bir marka algısı eklemeyi başardık. İlk yıllar biraz zordu. Fuarlara katılım göstermemize rağmen istediğimiz adetlerde ihracat yapamıyorduk, ama bu zinciri dördüncü seneden sonra kırdık diyebilirim. Kaliteli bir ürünü makul fiyatla pazara sunduk ve bıkmadan usanmadan markamızı fuarlarda temsil ettik. 20 sene önce başlayan mücadelemizin bugün geldiğimiz noktasında, Novax camlarının ihraç edildiği 58 ülke var. Bu ülkeler arasında Amerika, Kanada, Fransa gibi optik sektöründe yüksek öneme haiz ülkeler olduğu gibi, 2 yıl önce ihracat projesini başlattığımız birçok Ortadoğu ve Afrika ülkesi de var. 2023 yılının ikinci yarısında Portekiz’deki genişletilmiş üretim tesisimizin devreye girmesi ve İstanbul’daki üretim hattımızın kapasitesini iki katına çıkaracağımızı hesaba katarsak, ihracat yaptığımız ülke sayısını bu senenin sonunda 100’ün üzerine çıkarmayı hedefliyoruz.

Türk markalarının çeşitli dünya ülkelerine distribütörlüklerinin olması tüm sektörü güçlendiriyor hem de gururlandırıyor. Novax markası bu konuda sektöre öncülük etti diyebiliriz. Hangi ülkelerde distribütörlüğünüz var?
Yukarıda belirttiğim gibi, şu anda ihracat yaptığımız ülke sayısı 58. Ama bu sayı çok dinamik. Her geçen gün artıyor. İnanın ülke isimlerini saydığımız günler bizim için çok gerilerde kaldı. Burada söylemek istediğim en önemli şey şu; biz eskiden tabiri caizse ülke ülke, kapı kapı dolaşıp müşteri arıyorduk. Şu anda Novax, farklı vesilelerle kendisine ulaşılan ve çalışılmak istenen bir marka haline gelmiştir. Hatta bazı ülkelerde birkaç firmanın Novax distribütörü olabilmek için mücadele ettiklerine şahit oluyoruz. Bazı ülkelerde birkaç opsiyondan birini seçmek durumunda kalıyoruz. İşte bizim kat ettiğimiz mesafe bu. İşte asıl üzerinde konuşmamız gereken şey bu. Elbette, yıllar önce tek Türk firması olarak katıldığımız fuarla, şimdi diğer meslektaşlarımızla katılıyor olmak, sizin de sorunuzda altını çizdiğiniz gibi, onlara öncülük etmiş olmak, bunun başarılabilir bir şey olduğu göstermek suretiyle onları cesaretlendirmiş olmak bizim en büyük gurur kaynağıdır. Dileriz Novax önümüzdeki süreçte, penetrasyonunu daha artırarak, diğer kıtalarda kuracağı yeni üretim tesisleriyle, sadece meslektaşlarımızın değil tüm Türkiye’nin gurur duyacağı bir dünya markası haline gelecektir.

Dünyanın en tanınmış cam markalarından Zeiss ile 2022 yılında iş birliği içerisine girdiniz. Bu iş birliği sürecinizden ve bundan sonraki dönemde Zeiss ile sunacağınız hizmetlerden bahsedebilir misiniz?
Öncelikle meslektaşlarımızdan ve tüm takipçilerimizden, Zeiss ile olan iş ortaklığımızı sıradan bir münhasır üretici ya da distribütörlük anlaşması olarak görmemelerini rica ediyorum. Zira bizim aramızdaki ilişkinin kapsamı çok daha farklı. Burada bir hedef birliği, burada bir ülkü birliği var. Finansal büyüklüklerinden bağımsız olarak, kaliteyi ve başarıyı kendisine şiar edinmiş iki firmanın başarı odaklı ve uzun süreçli bir projesidir bu. Beta Optik, Zeiss’e ait birçok ürünü, Zeiss’in kendisine ait üretim tesisleri dışında, dünyada üreten “ilk” üçüncü parti olmuştur. Bu, Zeiss’in hem bu projeye gösterdiği önemi hem de Beta Optik’in üretim kabiliyetine gösterdiği güveni açıkça ortaya koymaktadır. İleriye matuf, Zeiss tarafındaki ürün sayımızı süratle artırırken, Zeiss markasını ülkemizde hak ettiği yere taşımamıza yardım edecek çok farklı satış ve pazarlama faaliyetini hayata geçireceğiz. Bizim anlık ve sansasyonel başarılar yerine, altı doldurulmuş ve bir emek üzerine inşa edilmiş uzun soluklu ve kalıcı başarıları hassas ve titiz bir şekilde planladığımızı bilen meslektaşlarımız ne demek istediğimizi çok daha iyi anlayacaktır.

İlk günden itibaren katılımcısı olduğunuz Silmo İstanbul Optik Fuarı’nın on yıllık sürecini nasıl değerlendirirsiniz?
Benim için 4 your eyes ve Silmo İstanbul ayrılmaz parçalar. Hepsinin altında sizin çok uzun yıllara varan emekleriniz var. Çok doğru yapılmış işler var. Destek var, dayanışma var, çok kaliteli insan ilişkileri yönetimi var. Silmo fuarcılıkta bir dünya markası. Belki de Silmo ismi, sizin sektör tecrübenizi tamamlayan bir argüman oldu. Kuruluşundan beri destek verdiğimiz, belki de birçok meslektaşımız gibi kurucusu olduğunu hissettiğimiz bir organizasyon, Silmo İstanbul. Ne ara doğdu? Ne ara konuştu? Ne ara yürüdü? Anlayamadık doğrusu. Ama anladığımız bir şey var ki, eğer doğru işler yapıyor ve sektörünüzle alakalı dünyayı iyi takip ediyorsanız, bunların ışığında yürüyor ve çalışıyorsanız ortaya çok güzel sonuçlar çıkıyor. O yüzden sizin başarı hikayenizi de Novax’ınkinden çok farklı görmüyoruz biz. Elinize, emeğinize, yüreğinize sağlık. Novax’ın büyümesinde göz ardı edilemeyecek bir desteği vardır, Silmo İstanbul’un. Bu açıdan da Silmo İstanbul’a teşekkürü bir borç biliriz.

Dergimize verdiğiniz bu değerli röportaj için çok teşekkür ederiz. Son olarak, “4 your eyes’ın” dijital yayına evrilmesiyle ilgili görüşünüzü öğrenebilir miyiz?
Dijital 4 your eyes’a gelince; neredeyse her şeyin dijital platformlara evrildiği günümüzde, çok iyi bir karar olmuş. Hem ulaşımı daha kolay hem de incelemesi. Dijital versiyonunu incelerken, basılı dergi zamanında okumadığım birçok kısmı okuduğumu fark ettim. 4 your eyes’a bundan sonraki yayın hayatında başarılar dileriz.

Mayıs 2023

Göral Gözlük

GÖRAL GÖZLÜK

İdeallerin İzinde

“Silmo İstanbul’un farklı kültürleri, toplumları bir araya getirerek üretici firmalar için de tedarikçi firmalar için de yüksek önem arz ettiğini düşünüyorum.”

Merhaba Nazlı Hanım, bize kendinizden bahseder misiniz? Optik sektöründe çalışmaya ilk olarak Göral Gözlük’le mi başladınız?
Merhaba, ben idealleri olan, bu ideallerini gerçekleştirebilmek adına adım atmayı başarabilen ve maksimum başarıyı elde edebilmek için efor düzeyini her zaman en yüksekte tutmayı hedefleyen kadınlardan biriyim. Öncelikle küçük yaşlarımdan beri gözlüğe merakım oldukça fazlaydı. Fabrika ve üretim ağına geçmeden önce bu sektörde en iyisi olmanın yollarını arayarak türlü araştırmalara giriştim. Gözlük çerçevesi üretiminde öncü ülkelerden biri olan Çin’e gittim ve bu doğrultuda çeşitli fabrikalara giderek çeşitli araştırmalar yapmak adına iki yıl Çin’de kaldım. En sonunda ise bu merakım ve araştırmalarımı harmanlayarak ülkeme döndüm. Türkiye’deki yerli üretime katkıda bulunmak isteği de sektörde uzmanlaşmak adına cesaretimi daha da kuvvetlendirdi. 2003 yılında başladığımız bu serüven benim ve tüm çalışma arkadaşlarımın yeterli azmi ile harika sonuçlar doğurdu. Günümüz toplumunda kadının konumu, istihdam sağlayabilmesi, kendi ayakları üzerinde durabilmesine her zaman ufak da olsa katkım olsun istedim. Bu bağlamda şirketimizin yüzde seksen oranında kadın çalışan kapasitesi oluşturmasını başardım. İdeallerimin doğrultusunda ilerleyerek Ankara’da gözlük üretimi konusunda en iyi firma olmayı başardık.

Büyük bir tesise geçiş yaptığınızı biliyoruz. Üretim faaliyetlerinizden ve tesisinizin işleyişinden bahsedebilir misiniz?
Hali hazırda metal gözlük çerçevesi imalatı yaptığımız tesisimizden, müşterilerimizden devamlı aldığımız talep üzerine TR-90 üretimi yapabileceğimiz daha büyük bir tesise geçiş yaptık. Üretime başlamamızla birlikte yüksek talep ile ihtiyaç duyulan hemen hemen her çeşit, model gözlüğü hızla üretmeye ve ulaştırmaya devam ediyoruz. Daha büyük bir tesise geçtiğimiz için daha fazla istihdam sağladık. Dolayısıyla çalışma arkadaşı sayımız oldukça arttı ve her biri de etkili çalışma koşullarında muazzam işler yaratıyor.

Firmanıza ait tüm markaların üretimi tesisinizde mi yapılıyor? Kendi markalarınızın dışında ithal ettiğiniz markalar da var mı?
Gözlük sektörü Türkiye ve dünyada trend olmak anlamında üst seviyelerde görüldüğü için ve işimizi tam anlamıyla eksiksiz yapabilmek için her markamıza ayrı özen göstererek çalışmalarımızı devam ettiriyoruz. Firmamız bünyesinde toplam on bir marka mevcuttur.

Markalarınızın temel özelliklerini, etkileşim gruplarını ve sektördeki konumunu bizlerle paylaşabilir misiniz?
Avva, Tommy John, Nar’s isimli markalar ithal ettiğimiz ve üst segment gözlük olarak nitelendirdiğimiz gruptur. Modern ve genç kesime hitap eden yüzden fazla koleksiyonumuz mevcuttur. Her bir gözlük modelini bizzat ithal ettiğimiz ülkeye giderek, üretim yerini görerek ve en önemlisi her bir modeli bizzat seçerek ülkemize getirtiyorum. Yerli markalarımız Gemmar, Vivera, West Gate Dfarni ve Luciano Gatto. Bu markaların üretimi kendi fabrikamızda gerçekleşmektedir. İlk formu tel olarak Çin ve İtalya’dan ithal edilen fakat sonrasında Ankara’daki fabrikamızda şekillen-dirilip, modaya ve taleplere uygun gözlükler haline getiriliyor. Tesisimizde ürettiğimiz bu markalar her yaşa hitap eden sayısız modelleriyle ve uygun fiyatlarıyla dikkatleri üzerine çeken bir profil oluşturmaktadır.

Markalarınıza ait koleksiyonları belirlerken önceliğiniz nedir? Ürünlerinizi tasarlarken nelerden ilham alıyorsunuz?
Koleksiyonları oluştururken önceliğim kesinlikle taleplere uygun ve ihtiyacı karşılayacak düzeyde çerçeveler seçmektir. Kendi ekibimle koleksiyon oluştururken herkesin fikrine uygun piyasaya hitap eden nitelikli parçaları bir araya getirmeyi hedefliyorum.

Ürünlerinizi birçok ülkeye ihraç ettiğinizi biliyoruz. Yurtdışı satışlarınızı güçlendirmek için hangi tanıtım faaliyetlerini tercih ediyorsunuz?
Yurtdışı satışlarımızda süreci Dış Ticaret Departmanımızla birlikte yürütüyoruz. Ürünlerin paketlenişinden, teslimatı yapacak firmaya iletilmesinden, ürünün teslim alınmasından ve memnuniyetinden sorumlu olan bu departmanımız; her firmaya 7/24 iletişim desteği sunmaktadır. Bizim işimizin en önemli süreci ürünler teslim alındıktan sonra başlar. Bunun sebebi firma olarak benimsediğimiz mottomuzdur; “En büyük reklam referanstır.”

Her geçen yıl kapasitesini daha da arttıran bir üretici firma olarak, yatırımlarınız için devletten gerekli desteği alabiliyor musunuz? Beklentileriniz nelerdir?
Biz Göral Gözlük olarak hali hazırda aktif müşteri portföyü ve her geçen gün büyüyen üretim ağı olan bir firmayız. Devletten hiçbir destek almıyoruz. Devletimizin üretim için daha da teşvik edici çalışmaları muhakkak olacaktır. Bunların genişletilmesini talep ediyoruz.

Daha önceki röportajımızda Arge ve inovasyona önem verdiğinizden bahsetmiştiniz. Göral Gözlük’ü yeni dönemde bekleyen yenilikler ve hedeflerden bahsedebilir miyiz?
Bizler Arge çalışmalarına konsantre olup daha yaygın talep gören bu projeleri de destekleyip ürünlerimizi daha kaliteli ve daha nitelikli forma bürümeyi hedefliyoruz. Yenilikçi bir yaklaşım muhakkak ki her oluşumu çok daha ileriye götürecektir.

Sektöre yatırım yapan bir firma olarak sektörün gelişimi hakkındaki düşünceleriniz ve beklentileriniz nelerdir?
Pandemi sürecinde bile üretim kapasitesi herhangi bir sekteye uğramayan nadir firmalardan olarak şunu söyleyebilirim ki; sektörün hep çok daha kaliteli ve çok daha yenilikçi modellere ihtiyacı olacaktır. Firma olarak sektöre şekil veren bir yapımız olduğunun farkındayız. Farkındalığımızı hep dahası için çalışarak somut bir hale getirmek bizlerin en temel motivasyon kaynağıdır.

Yeni ve daha büyük hizmet alanıyla, 10. kez gerçekleşecek olan Silmo İstanbul Optik Fuarını katılımcı bir firma olarak başlangıcından bugüne nasıl değerlendirirsiniz?
Başlangıcından bugüne ciddi işlere imza atılan bir fuar olduğunu düşünüyorum. Silmo İstanbul’un farklı kültürleri, toplumları bir araya getirerek üretici firmalar için de tedarikçi firmalar için de yüksek önem arz ettiğini düşünüyorum.

Bu değerli röportaj için çok teşekkür ederiz. Son olarak, dergimiz 4 your eyes’in dijital yayıncılığa evrilişi ilgili görüşlerinizi öğrenebilir miyiz?
Derginiz 4 your eyes’in sektörde Türkiye ve dünyada güncel haberlerin takibini sağlayabilmek adına başarılı bir yayın olduğunu düşünüyorum. Aynı zamanda dergi okuyucularını yine sektörde tanınan veya tanınmakta olan birçok firmanın gelişimi ve yenilikleri konusunda bilgilendirdiğinin farkındayım. Dergi, gazete gibi unsurların internetin gelişimi habere ulaşma hızımıza göre evrilip dijital yayınlar oluşturması bizleri mutlu eder. Çünkü doğru bilgiye ulaşmak için güvenilir bir profil çizen 4 your eyes’in sıkı bir takipçisiyim. Başarılarınızın devamını dilerim.

Nisan 2023

Türkeli Tekstil

türkeli tekstil

Müşteri odaklı

“Silmo İstanbul’un müşteri yelpazemizi genişletmek ve daha geniş kitlelere ulaşmak için ideal bir ortam ve fırsat sunduğunu düşünüyoruz.”

Merhaba Şahin Bey… Öncelikle kendinizi biraz tanıtarak optik sektörü ile kişisel olarak yolunuzun nasıl kesiştiğinden bahsedebilir misiniz?
Merhaba… Ben Yavuz Şahin Türkeli. Öncelikle bu röportaj için 4 your eyes ailesine teşekkürlerimizi sunuyoruz. Türkeli Tekstil 2016 yılında kurulan İzmir merkezli bir firmadır. Kuruluşumuzdan itibaren yapmış olduğumuz ürün araştırmalarımız neticesinde, optik sektöründe gözlük kılıf ve çantalarına yönelik bir boşluk olduğunu tespit ettik ve Türkeli Tekstil olarak ürün çeşitliliğimiz arasından bir kolu optik sektörüne yönlendirmeye karar verdik. Başlangıcımızdan itibaren gerek tasarım çeşitliliğimizi gerekse de ürün skalamızı çoğaltarak yurtiçi ve yurt dışında hizmet vermeye devam ediyoruz.

Sektörde yeni olmanıza rağmen sahip olduğunuz vizyon ile kalıcı olmayı başardınız. Türkeli Tekstil’i kurmaya nasıl ve ne zaman karar verdiniz?
Yenilikçi olmak, yeni bir girişim için harekete geçmek bünyesinde bazı riskler taşımaktadır. Ancak biz Türkeli Tekstil’i kurduğumuz ilk günden itibaren tüm riskleri göz önüne alarak müşterilerimizin talep ve beklentilerine en iyi şekilde cevap vermeye odaklandık. Müşteri odaklı bir vizyon geliştirdik ve bu sayede de yeni olduğumuz optik sektöründe kalıcı bir yer edinmeyi başardığımızı düşünüyorum. Türkeli Tekstil olarak müşteri dönüşlerini kendimize rehber edinerek firmamızı ileriye taşımaya özenle devam edeceğiz.

Şirket faaliyetleriniz, hizmet alanlarınız ve ürünleriniz hakkında bizleri bilgilendirir misiniz?
Türkeli Tekstil olarak optik sektörünün bir parçası olmaktan mutluluk duyuyoruz. Yurt içi ve yurt dışı için tüm ebatlarda deri ve kumaştan mamul gözlük çantası ve koruyucu kılıflar üretiyoruz. Üretimlerimizin yüksek kalitedeki materyallerle, titizlikle yapılması bizim için büyük önem taşıyor. Optik sektörü haricinde Türkeli Tekstil olarak aynı zamanda yine tüm ebatlarda makyaj çantası imalatı ve toptan satışını da gerçekleştirmekteyiz.

Gözlük kılıf ve çanta tasarımının diğer aksesuar kılıflarından ayıran farkları nelerdir? Tasarımların onaylanma sürecini paylaşabilir misiniz?
Türkeli Tekstil olarak ürünlerimizin tasarımlarının estetik olarak şık ve çarpıcı olmasına elbette önem veriyoruz. Lüks gözlük kılıf ve çantalarımızı hazırlarken öncelikle müşterilerimizin taleplerinden ve en yeni trendlerden ilham alıyoruz. Ancak sadece estetik zarafet ve şıklık bizim için kesinlikle yeterli değil. Bu sebeple firmamızda üretilen her kılıf ve gözlük çantası içine konulan materyalin zarar görmesini engelleyecek şekilde özel olarak tasarlanmaktadır. Ürünün işlevi olan koruyuculuğunu optimum düzeyde sağlamak öncelikli hedefimizdir.

Ürünlerinizin üretimini yaptığınız tesisiniz ve kapasitesi hakkında bilgi verebilir misiniz?
Türkeli Tekstil olarak üretim, depolama, kalite kontrol ve yönetim binalarımızın içerisinde yer aldığı iki yüz elli metrekarelik bir alanda faaliyetlerimizi sürdürmekteyiz. İşletmemiz günde yaklaşık iki bin beş yüz parça gözlük kılıfı ve çantası üretimini titizlikle gerçekleştirmektedir.

Dağıtım ve satış ağınızı genişletmek için nasıl bir strateji uyguluyorsunuz?
Yeni kurulmuş bir firma olarak işletmemizi ve ürünlerimizi geniş kitlelere duyurmak konusunda oldukça özenliyiz. Bu amaçla piyasada firmamızı ve ürünlerimizi tanıtan donanımlı personelimizin çalışmaları, dijital platformlardaki reklamlarımız ve benim bizzat gerçekleştirdiğim müşteri ziyaretlerim aracılığıyla hem dağıtım hem satış ağımızı geliştirmekteyiz. Aynı zamanda son iki yıldır katılımcısı olduğumuz Silmo İstanbul Optik Fuarı’ndaki varlığımız sayesinde de müşteri potansiyelimizi ve piyasadaki yerimizi her geçen gün bir üst seviyeye taşımaktayız.

Son 2 yıldır yurtdışına da ürün sattığınızı biliyoruz. Yurtdışındaki müşterileriniz için farklı ürünler tasarlıyor musunuz?
Evet, Türkeli Tekstil olarak son iki yıldır yurtiçinin yanı sıra yurt dışı ile de çalışmaya başladık. Yurt dışındaki ilk müşterimiz Yunanistan’daki bir optik firmasıydı. Hala adı geçen müşterimiz ile ihracatımız düzenli bir şekilde devam etmektedir. Bunun yanında katıldığımız fuarlarda ve dijital ortamda bizi tanıyıp çalışmaya karar veren farklı ülkelerdeki firma ve müşterilerimizle devam etmekteyiz. Daha önce de belirttiğim gibi ürünlerimizde ve sunduğumuz hizmetlerde müşterilerimizin istek ve beklentilerine büyük önem vermekteyiz. Bu sebeple yurt dışındaki müşterilerimize onların kendilerine özgü talepleri doğrultusunda hizmet veriyoruz. Tasarımcıları-mızın bu taleplere göre hazırlamış olduğu farklı modellerle onlara geniş seçenekler sunuyoruz.

Farklı sektörler için de ürün kutusu ya da çantası üretiyor musunuz?
Evet optik sektörünün dışındaki farklı sektörler için de ürünler hazırlamaktayız. Bunlar arasında kırtasiye, kozmetik ve kuyumculuk sektörlerini sayabilirim. Bu sektörlerdeki müşteri taleplerine göre promosyon çantaları üretiyoruz. Müşterilerimizden son olarak gelen talepler doğrultusunda laptop ve tablet kılıfları da üretmeye başladık. İçine konan ürünleri ideal bir şekilde koruyan, estetik olarak şık ve dikkat çekici kılıflar ve çantalar üretmeye devam edeceğiz.

Uluslararası fuarları takip ediyor musunuz? Bu konudaki düşünceleriniz nelerdir?
Uluslararası fuarları yakından takip etmenin sektörel yenilikleri, en yeni trendleri keşfedebilmek, bir üretici firma olarak ufkunuzu genişletmek ve belki de en önemlisi iş fırsatları yakalamak açısından çok büyük önem taşıdığına inanıyorum. Bu sebeple Türkeli Tekstil olarak 2023 yılında bu fuarlarda yerimizi alabilmek adına girişimlerde bulunmaya kararlıyız.

İki yıldır katılımcıları arasında yer aldığınız Silmo İstanbul Optik Fuarı hakkındaki değerlendirmeleriniz ve fuarın firmanıza katkıları nelerdir?
Silmo İstanbul Optik Fuarı’nın sektörde yeni sayılabilecek ve gözlük kılıfları ile çantalarının üretimi yapan bir firma olarak bize müşteri yelpazemizi genişletmek ve daha geniş kitlelere ulaşmak için ideal bir ortam ve fırsat sunduğunu düşünüyoruz. Her geçen yıl bir önceki yıldan daha ileriye gitmeyi başaran ve etki alanını genişleten Silmo İstanbul’un katılımcılardan biri olduğumuz için Türkeli Ailesi olarak mutluluk duyuyoruz.

Dergimize röportaj verdiğiniz için çok teşekkür ederiz. Son olarak, 4 your eyes ve dijital yayıncılığa evrilmesiyle ilgili görüşlerinizi öğrenebilir miyiz?
Optik sektörüne tüm içeriği ile gerçek anlamda yön veren bir dergi 4 your eyes. Dijital platforma geçişiyle birlikte daha fazla okuyucuya ulaşacağına ve böylelikle etki alanını genişleteceğine inanıyorum. Sektör için verdiğiniz tüm bu emek ve röportaj için teşekkürlerimi sunuyorum. Başarılarınızın devamını dilerim.

Mart 2023

Arıkan Saat ve Optik

Arıkan saat ve OPTİK

Hep Daha İleri

 

Silmo İstanbul ile Türkiye bulunduğu coğrafya için güçlü bir tedarikçi haline gelmiştir. Sektördeki en güncel trendleri görmek, sektöre destek veren yan sektörleri tanımak ve yeni müşteriler bulmak için Silmo İstanbul en doğru adrestir.

Bir çatı altında birkaç şirket ve faaliyetiniz mevcut. Hangi meslek gruplarına hizmet veriyorsunuz ve optik sektörü ile yolunuz ne zaman kesişti?
İlginiz için ben teşekkür ederim. Şirketimiz faaliyetine 1985 yılında Tahtakale’de saat ticareti ile başladı. Uzun yıllar sadece saat sektöründe faaliyet gösterdikten sonra 2005 yılında lisanslı çocuk gözlükleri üretim ve satışı ile gözlük sektörüne giriş yaptık. Ardından dünyaca ünlü spor markası Slazenger ve moda markası Lee Cooper’ın üretim ve satış lisanslarını aldık ve gözlük portföyümüzü kendi markalarımız olan Belmond ve Quantum ile genişlettik. Şu anda dört markamız ile pazarda hatırı sayılır bir büyüklüğe ulaşmış durumdayız. 2013 yılında perakende sektörüne ilk adımımızı attık ardından 2019 yılında Konyalı Saat mağaza zincirini bünyemize katarak istikrarlı bir şekilde büyümeye devam ediyoruz.

Hem optik hem de saat sektöründe hizmet vermek çok akılcı bir yaklaşım. İki sektörün farklılıkları ve şirketlerin birbirine katkıları nelerdir?
İki ürün grubu da aksesuar kategorisine girdiği için faaliyetlerimiz her zaman birbirini besledi ve destekledi. İki sektörde faaliyet göstermemiz ayrıca lisans haklarını aldığımız uluslararası markalar nezdinde de daima olumlu bir etki yarattı. Ayrıca yaptığımız marka yatırımları iki ürün grubuna da desteklediği için geri dönüşleri tek kategoriye göre daha fazla oluyor. Benzerlikleri olmakla birlikte iki kategoride ayrı ayrı uzmanlık isteyen, kendine özgü dinamikleri olan detaylı sektörler. Biz de bu nedenle işlerimizi alanlarında uzmanlaşmış farklı ekiplerle yönetiyoruz. Güneş gözlüğü aynı zamanda aksesuar olma niteliğiyle saate benzese de optik gözlükler sağlık ürünü olduğu, uzmanlaşmış optik mağazalarında satıldığı ve regülasyonları farklı olduğu için çok farklı bir ürün grubu.

Biraz da markalardan bahsedelim. Optik sektörüne hangi markalar ile hizmet veriyorsunuz ve bu markaların koleksiyonlarını nasıl oluşturuyorsunuz?
Farklı yaşam tarzlarına, beğenilere ve yaşa hitap eden 4 farklı gözlük markamız bulunmakta, lisans haklarına sahip olduğumuz Lee Cooper ve Slazenger markaları dünyaca tanınan ve 100 yılı aşan geçmişleri olan prestijli markalar. Quantum ve Belmond ise kendi markalarımız. Markalarımızın hepsinin koleksiyonlarını oluştururken ilgili markanın hedef kitlesine, imajına ve rekabete uygun olmasına büyük özen gösteriyoruz. Her biri konusunda uzmanlaşmış tasarım, tedarik ve ürün yönetimi ekibimizle dikkatli ve özenli bir çalışma gerçekleştiriyoruz. Uzak Doğu’da yer alan, üretim kaliteleri ile ön plana çıkan farklı tedarikçilerimize ürettirip, Türkiye’ye ithalatını gerçekleştiriyoruz.

Türkiye’de üretim yaptırıyor musunuz? Yerli üretimin gelişimi hakkındaki düşünceleriniz nelerdir?
Şu anda yerli üretim yaptırmıyoruz. Son yıllarda yerli üreticilerimiz kalitelerini ve kapasitelerini oldukça artırdılar, hepsini yakından takip ediyoruz ve gösterdikleri başarıdan dolayı kendilerini tebrik ederim. Önümüzdeki yıllarda ihtiyaçlar dahilinde yerli üreticilerimizle işbirliği yapabiliriz.

Yeni markalar, yeni projeler hatta yeni sektörlerde yatırımlar yapmayı düşünüyor musunuz?
Şu anda mevcut sektörlerimize ve markalarımıza konsantre olmuş durumdayız. Bu sektörlerde hem yurtiçi hem de yurt dışı pazar payımızı artırmaya ve yaptığımız işleri daha da mükemmel yapmaya, iş ortaklarımıza verdiğimiz hizmetin kalitesini artırmaya odaklandık.

Geçen yıl Quantum markasının tanıtımı için şarkıcı Teoman ile yapmış olduğunuz lansman çok ses getirdi. 2023’te de anlaşmanız devam ediyor mu?
Teoman ile Quantum markamız birbirine çok yakıştı. Kendisi Quantum gözlüklerini o kadar çok beğendi ki reklam çekimleri dışında günlük hayatında da markamızın ürünlerini tercih ediyor. Bu iletişim çalışmaları satışlarımıza da ivme kazandırdı. 2023 yılında Teoman ile yaptığımız iletişim çalışmalarımıza devam etme kararı aldık. Keyifli bir iletişim kampanyası ile markamızın bilinirliğini ve bayilerimizin satışını artırmaya yönelik çalışmalara devam edeceğiz.

Son yıllarda rekabet koşulları oldukça zorlaştı. Pazarlama ve satış için hangi iletişim araçlarını daha efektif buluyorsunuz?
Özellikle iletişim alanında yaptığımız atılımlar bu sene oldukça ses getirdi. Biraz önce konuştuğumuz Teoman X Quantum iş birliğimizi bunlardan bir tanesine örnek verebiliriz. 2022 güneş sezonunda dijital, TV ve açık hava reklamları da markalarımız açısından fazlasıyla efektif oldu. Dijital ve sosyal medya iletişimi günümüz koşullarında olmazsa olmaz, yıl boyunca bu mecralarda iletişimimiz devam ediyor. Bayilerimize yönelik yaptığımız ticari pazarlama çalışmalarına da çok değer veriyoruz. Özellikle onların mağazalarında markalarımızı ön plana çıkaracak görsel uygulamalar ve promosyon malzemeleri, markalarımızı anlatıp yeni ürünlerimizi sunduğumuz bayi toplantımız, kooperatiflerin organizasyonlarına ve Silmo İstanbul Optik Fuarı’na katılımımız bayi iletişimimizin gelenekselleşen unsurları oldu.

 Geçtiğimiz yıl içerisinde yapılan İstanbul Ticaret Odası seçimlerinde Gözlükçülük ve Saatçilik Meslek Komite Başkanı seçildiniz. Sizi yürekten tebrik ediyor ve destekliyoruz. Sektörde sorun olarak gördüğünüz ve düzeltilmesi gereken konular nelerdir? Sektörümüzün geleceği için neler yapmak ya da yapmamak lazım?
Bana ve komite üyelerine verdikleri destek için tüm sektör paydaşlarımıza teşekkür ederim. Yerli üretim yapan firmalarımızın da ithalat yapan bizim gibi firmaların da farklı sorunları var, amacımız sektörün tüm sorunlarını ele alıp, tüm paydaşlarla sektörümüzü geliştirmek ve özellikle uluslararası pazarlarda firmalarımızın rekabet gücünü artırmak. İthalat yapan firmaların en büyük sorunu ithalata getirilen ek vergiler, bu vergiler maalesef maliyetlerimizi ciddi şekilde artırıyor. Ek vergiler Avrupa markalarını rekabette çok daha avantajlı hale getiriyor ve vatandaşlarımıza makul fiyatla kaliteli ürün sunmak konusunda bizleri çok zorluyor. Geçtiğimiz günlerde ithalatçı ve yerli üreticilerle ayrı ayrı toplantılar yaparak, ek vergilerin ithalatçıları ve üreticileri memnun edecek bir orana düşürülmesi konusunda ortak karara vardık. Bu ortak kararı dilekçe ile İTO yönetimine, Ticaret Bakanlığı’na sunulmak üzere ilettik. İTO ve Ticaret Bakanlığı’na ilettiğimiz diğer sektör sorunlarından da kısaca bahsetmek istiyorum. Gümrüklerde uygulanan testler; TAREKS, ihracatçıların yedek parçalar için ödediği %10’luk gümrük vergisinin düşürülmesi de öncelikli konularımız. Ayrıca, her yıl en az 30-35 yerli üretici optik firmamızın bireysel olarak katıldığı Silmo ve Mido Fuarlarına, odamız çatısı altında milli iştirak organize edilmesi de üzerinde çalıştığımız diğer bir konu. 

4-6 Şubat arası yapılacak olan Mido Fuarı’na katılacaksınız. Bu sizin ilk yabancı fuar deneyiminiz. Yurtdışında yapılan fuara katılma kararını nasıl verdiniz ve beklentiniz nelerdir?
Öncelikle Mido Fuarı ile başlayacağımız global serüvenimiz için oldukça heyecanlı olduğumuzu belirtmek isterim. Mido Fuarı’na uzun yıllardır trendleri takip etmek ve yeni üreticilerle tanışmak amacıyla ziyaretçi olarak katılıyorduk. Saat işimizde 60 ülkeye ihracat yapıyoruz. Saatte yakaladığımız ihracat başarısı ve deneyimini gözlük sektöründeki iddiamız ile birleştirmenin artık zamanı gelmişti. Bu yıl Mido Fuarı’nda sadece 40’a yakın ülke için lisans haklarını aldığımız Lee Cooper markamızın koleksiyonunu sergileyeceğiz ve odağımız Lee Cooper olacak, amacımız önümüzdeki yıllarda diğer markalarımızı da uluslararası pazarlara açmak. Bu yıl ayrıca Silmo Paris ve her yıl olduğu gibi Silmo İstanbul Optik Fuarı’na da katılmaya devam edeceğiz.

2013 yılından beri gerçekleşen Silmo İstanbul’da katılımcı olarak yer alıyorsunuz. Silmo İstanbul’un ve sektörün 10 yıl içerisindeki gelişimini değerlendirir misiniz?
Silmo İstanbul Optik Fuarı ilk yıllarda hem ziyaretçi hem de katılımcı anlamında yerel bir fuarken son yıllarda uluslararası fuar kategorisine ulaştı. Son birkaç yıldır gerek Balkan ülkeleri gerek ise Orta Doğu’dan pek çok ziyaretçi ağırlıyoruz standımızda. Bu da Türkiye’nin bulunduğu coğrafya için güçlü bir tedarikçi haline geldiğinin en somut kanıtı. Ayrıca geçen 10 yılda hem katılımcı firmaların hem de organizatör olarak sizlerin deneyimleri arttı. Silmo İstanbul Optik Fuarı artık kendini kanıtlamış, sektöre çok ciddi ivme kazandıran bir organizasyon. Sektördeki en güncel trendleri görmek, sektöre destek veren yan sektörleri tanımak, yeni müşteriler bulmak için vazgeçilmez bir organizasyon bizim için.

4 Your Eyes Optik Magazin dergisi 2023 itibarı ile “Dijital Yayın” ile devam edecek. Bu köklü yenilik hakkındaki düşüncelerinizi alabilir miyiz?
Her şeyde olduğu gibi yayıncılık sektörü de çağa uyum sağlıyor. Abonelerin bulundukları her yerden dijital olarak dergiye ulaşmasının çok büyük bir avantaj olduğunu düşünüyorum. Aynı zamanda kağıt tüketiminin azalması kesinlikle çevreci de bir yaklaşım.  Bu sebeplerle yapılan bu değişikliği Arıkan olarak destekliyoruz. Eskiden olduğu gibi takipte kalmaya, haber ve ilanlarımızla dergide yer almaya devam edeceğiz.

Şubat 2023