JMM’den Kusursuz Bir Vintage

El işçiliğiyle sınırlı sayıda üretilen Jacques Marie Mage gözlükleri, vintage estetiği ve sanatsal asaleti modern bir vizyonla harmanlıyor. Her çerçeve, koleksiyonerlere hitap eden bir karakter ve kusursuz işçilik sunuyor. Jacques Marie Mage’ın bu aviator yorumu vintage güneş gözlüğü modeli eşsiz kaş hizası çizgisi ile burun köprüsü arasındaki çember detayı ile tasarımın sınırlarına meydan okuyor.

Şubat 2025

Chanel’in Yeşil Tonları

Zamanın ötesinde bir klasik olan Chanel, güneş gözlüklerinde couture işçiliğini ve sofistike zarafeti yeniden tanımlıyor. İkonik armalar, incelikli formlar ve cesur detaylarla her tasarım, zamansız bir stil kodu sunuyor. Bu aviator formun yorumu olan güneş gözlüğü modeli ise Chanel imzasını taşıdığını tüm detaylarında ve incelikli işçiliğinde gösteriyor. Yeşil tonlara eşlik eden kaş detayı modayı yükseltiyor.

Şubat 2025

RSF’den Çağdaş Bir Stil

İtalyan tasarım dehasını yenilikçi materyallerle buluşturan Retrosuperfuture, gözlük modasında cesur siluetleriyle fark yaratıyor. Minimalist çizgilerden maksimalist dokunuşlara uzanan yeni sezon koleksiyonundaki dikdörtgen formlu bu pembe renkli kalkan güneş gözlüğü modeli çağdaş stilin özgün bir yansıması olarak karşımıza çıkıyor. Çerçevesiz tasarım burun köprüsü ve sap uçları da çok şık.

Şubat 2025

Anna-Karin Karlsson İddiası

İsveç merkezli dünyaca ünlü lüks gözlük markası Anna-Karin Karlsson, tasarımlarındaki sarsılmaz estetik ve cazibeyi yeni sezon ürünlerinde de gözler önüne seriyor. Markanın bu büyük boyutlu, yuvarlak güneş gözlüğü modeli, materyal kalitesinin ötesinde altın tonundaki özel dokuya sahip çerçevesi ve şakakları çerçeveyle birleştiren pençe detayıyla gerçek anlamda göz kamaştırıyor.

Şubat 2025

Nano Vista

Nano Vista

Gözlükleri Çocuklara Sevdiriyor

Yüz yapıları, davranışları, tehlikelere karşı algıları ve sağlık ihtiyaçları yetişkinlerden çok daha farklı ve hassas olan çocukların optik dünyasındaki koruyucusu olarak Nano Vista öne çıkıyor.

İspanya’nın 1 numaralı çocuk gözlüğü markası Nano Vista, kurulduğu 2012 yılından beri koleksiyonlarında bebek, çocuk ve gençlerin göz sağlığına optimum hassasiyetle eşsiz çözümler sunmaktadır. Nano Vista, çocuklarda her yaşın ve yüz morfolojisinin farklı görsel ihtiyaçlarını karşılayacak gözlükler tasarlayıp, üretmektedir. Günümüzde Çin’den Amerika kıtasına uzanan coğrafyada 60’dan fazla pazarda ürünleriyle yer alan marka, her yıl cirosunun yüzde 5’ten fazlasını Ar-Ge çalışmalarına yatırmaktadır. Bu sayede, optik dünyasının en hassas segmenti olan çocuk gözlüklerinde çığır açan teknolojiler ve inovasyonlar geliştirmektedir. İspanyol marka, özellikle 6 yaşın altındaki çocuklarda gelişebilecek alerjik reaksiyonları ortadan kaldıran ve bu yaş grubundaki çocukların olası tüm hareket şekillerinde görme kalitelerini bozmadan onları tehlikelere karşı koruma özelliği taşıyan doğal ve geri dönüştürülebilir devrim niteliğindeki SiliflexTM materyalini geliştirerek, küresel çocuk gözlükleri pazarında lider markalar arasındaki yerini almıştır. Bu sebeple Nano Vista imzası taşıyan tüm gözlük koleksiyonları; tasarım, kullanılan materyal ve yüksek kalite standartlarına öncelik veren dünya çapındaki çocuk göz sağlığı uzmanları, optisyenler, oftalmologlar ve çocuk doktorları tarafından onaylanmakta ve önerilmektedir.

Farklı İhtiyaçlara Farklı Çözümler
Nano Vista 0-18 yaş grubunun tüm ihtiyaçlarını karşılayan reçeteli çerçeve, reçeteli güneş gözlüğü, güneş gözlüğü, mavi ışık korumalı gözlükler, klipsli gözlükler gibi geniş bir yelpazede ürünlerini beğenilere sunmaktadır. Pediatrik gözlükler konusunda uzman olan Nano Vista’nın farklı ihtiyaçlara farklı çözümler sunan koleksiyonlarından en dikkat çekenlere yakından göz atalım:

Nano Indestructible: Nano Vista’nın 4 ila 16 yaş arası çocuklar ve gençlere yönelik geliştirdiği Indestructible koleksiyonundaki modeller, asetat gözlüklerden yüzde 35 oranında daha hafif olan, maksimum esnekliğe sahip, patentli ve ısıyla kalıplanabilen patentli SiliflexTM materyali ile üretilmiştir. Nano Vista sadece İspanya’da değil, dünya pazarında da en çok satanlar arasında olan bu eşsiz koleksiyonunu, ürünlerin esnekliğine ve dayanıklılığına vurgu yapan ‘indestructible’ sloganıyla sunmaktadır.

Nano Solar Clip: Nano Solar Clip dayanıklı, hafif ve süper esnek olan Nano Indestructible koleksiyonunun tüm özelliklerini taşırken, aynı zamanda gözleri güneş ışınlarından koruyan manyetik güneş klipsini ve dijital ekranlardan yayılan zararlı mavi ışığa karşı koruyan Blue Block klipsi içermektedir. Yansıma önleyici özelliği ve kategori 3 camları sayesinde çocukları UV radyasyonundan tek bir klipsle korumaktadır.

Nano Glow: Markanın patentli SiliflexTM materyali ile ürettiği bir diğer koleksiyonu Nano Glow, gözlük saplarına yerleştirilen floresan parçacıklar sayesinde karanlıkta parlamaktadır. Nano Glow gözlükleri sayesinde, çocuklar hem gözlüklerini daha çok sevmekte hem de geceleri veya düşük ışıklı ortamlarda bile kolayca bulabilmektedir.

Nano Baby: Nano Baby gözlükler 0 ila 4 yaş arası bebeklerin ihtiyaçlarına göre uyarlanmıştır. Esnek, rahat, tahrip edilemez ve hafiftirler. Metal parça içermeyen ergonomik, ayarlanabilir tasarımlar sunan koleksiyon, kauçuk saplar ve kulakların arkasına daha iyi oturması için ayarlanabilir, yuvarlak sap uçlarıyla donatılmıştır. Hipoalerjenik olan Nano Baby koleksiyonu, diğer tüm Nano Vista koleksiyonları gibi kimyasal BPA’yı içermez.

Nano Cool: Nano Cool koleksiyonu tarzını önemseyen, tüm havalı erkek ve kız çocukları için hazırlanmıştır. Şıklığı ile ön plana çıkan bu koleksiyon 6-18 yaş arasındaki çocuklara yöneliktir. Modern ve sportif bir stil için ultra ince ve renkli asetatlara ve avangart tasarım ögelerine yer veren Nano Cool, hafifliği ve sunduğu konfor ile marka çizgisini ideal bir şekilde yansıtmaktadır.

Nano Metal: Nano Metal koleksiyonu, çocuklara özel metal gözlüklerde daha önce hiç görülmemiş bir esneklik ve direnç sunmaktadır. Devrimsel koleksiyon, 180º esneyebilen, bükülebilen, katlanabilen ve orijinal formuna derhal dönebilen yeni nesil ultra hafif modeller sunmaktadır.

Nano Sol: Bu koleksiyon bebekler, çocuklar ve gençler için dayanıklı, çift enjeksiyonlu, ultra hafif çerçeveler sunmaktadır. Daha fazla konfor sağlayan yüksek kaliteli kauçuk kaplamalar, ultra yumuşak bir malzeme olan polikarbonat ve patentli SomflexTM ile üretilmiştir. Koleksiyonun yüksek kalitedeki güneş gözlüğü camları; markanın yansıma önleyici, Blue Block ve fotokromik seçenekleriyle sunulmaktadır.

Nano Custom Fit: Çocukların fizyonomilerine uyum sağlayan ve reçeteli gözlüklerden oluşan Nano Custom Fit koleksiyonu, çocukların farklı burun genişliklerini ve derinliklerini göz önünde bulundurarak farklı köprü tiplerini bir araya getirmesiyle öne çıkmaktadır. Çocukların yüz morfolojilerinin tamamen merkeze alındığı Nano Custom Fit, daha uzun saplar, elastik bantlar gibi sayısız çözüm sunmaktadır.

Nano Airline: TR90 ön kısma, SiliflexTM saplara sahip olan bu koleksiyon, daha fazla esneklik için patentli 52 menteşe sistemi donatılmıştır. Nano Airline koleksiyonu, aerodinamik tasarımlarıyla öne çıkan Falcon, Jet, Top Gun ve Air Force olmak üzere yeni nesil çocuklara özel cesur, iddialı ve ilham verici 4 modelden oluşmaktadır.

Kaynak: Eventosyformacion

Şubat 2025

Salt.

Salt.

Black Bear İşbirliği

ABD’li Salt ve ünlü giyim markası Black Bear, altın detaylara sahip ve sadece bir güneş gözlüğü stilinden oluşan çok özel bir ortak projeye imza attılar.

Salt, Costa Mesa Kaliforniya’da faaliyet gösteren, kaliteli yapılardan ve zahmetsiz güzellikten ilham alan zamansız tasarıma kendini adamış bağımsız bir premium gözlük markasıdır. Kurulduğu 2006 yılından bu yana Salt, kullanıcılarının en iyi ve en rahat gözlüklere sahip olmasını amaçlayarak, zamansız ve uzun ömürlü gözlükler tasarlamaya odaklanmaktadır. Kuruluşundan itibaren optik dünyasına pek çok farklı işbirliği koleksiyonu sunan Kaliforniyalı marka, şimdi de yüksek profilli yeni bir ortaklığa Black Bear markası ile imza atıyor. Olağanüstü işçiliği ve yüksek kaliteli ürünleriyle tanınan ünlü giyim markası, Salt ile mükemmel bir uyum yakalıyor. Salt Optics’in Pazarlama ve Satış Müdürü Brice Gollnisch’in ABD merkezli iki marka arasındaki işbirliğine ilişkin değerli görüşlerini içeren röportajı sunuyoruz.

Merhaba Brice, Salt için işbirliklerinin çok önemli olmasının sebepleri nelerdir?
İnsanlarla kurulan ilişkiler ve bağlantılara verilen önem ile en yüksek kalitedeki işçilik anlayışı; Salt’ın temsil ettiği değerleri oluşturmaktadır ve işbirliği projeleri de bu temsiliyet unsurlarının tam merkezinde yer almaktadır. Sektör dışındaki insanlarla da bağlantılar kuruyor olmamız; bazen çok teknik, bazen de Dna’mızın biraz dışında olabilen benzersiz ürünler çıkarmamızın en harika yolu diyebilirim. İşbirlikleri, sınırlarımızı devamlı olarak zorlamaya ve daha fazlası için çabalamaya teşvik ediyorlar.

İşbirliği yapacağınız firma veya kişileri hangi özelliklerine göre tercih ediyorsunuz?
Sadece bir ortağın masaya ne getirebileceğine bakmak yerine, birlikte çalışarak elde edebileceğimiz nihai sonuca daha fazla bakıyoruz. Daha önceki Aether, Northsails, Radford gibi işbirliklerimize dikkat ederseniz; ister giyim, ister otomobil veya gözlük markası olsun, ortaklarımızla daimi olarak kalite, teknik, uzmanlık ve mümkün olan en iyi ürünü yapma isteği konusunda aynı vizyonu paylaştık.

Salt ve Black Bear’i işbirliğine götüren ortak değerlerinizi okurlarımız için detaylandırır mısınız?
Black Bear markası ile uzun zamandır derin bir bağımız var. Black Bear’in de tıpkı Salt gibi mirasa olan tutkusunun yanı sıra; tasarım, üretim ve durmak bilmeyen bir mükemmellik arayışını yansıtan felsefesi öne çıkmaktadır. Uzun ömürlü ürünler sunmada da ortak değeri paylaşıyoruz. Çünkü uzun ömürlülük, kalıcı olmak ve kullanıcılarıyla kalıcı bir ilişki kurmak isteyen her premium markanın tutkuyla istediği bir hedefidir. Black Bear ve Salt da nesiller boyu sürecek parçalar üretmeyi hedefliyor. Görsel dilde de Black Bear ile örtüşmekteyiz. Hem Salt hem Black Bear zamansız tasarımlara odaklanmaktadır. Trendler eğlencelidir ama gelip geçicidir, değil mi? Dolayısıyla, ürününüzün uzun ömürlü olmasını istiyorsanız, trendleri takip etmek yerine onların ötesine geçmeniz gerekir. Salt ve Black Bear’in başarmaya çalıştığı tam da budur ve basit görünse de çok fazla çalışma gerektirmektedir.

Salt’ın Black Bear ile işbirliğinin nasıl başladığından söz eder misiniz?
Black Bear markasının Kreatif Direktörü ve aslında arkasındaki deha olan Joshua Sirlin ile bir süre çalıştık. Halihazırda Salt, Joshua Sirlin’in kişisel olarak her zaman tercih ettiği gözlük markası olmuştur. Yaptığımız ilk proje, ABD’de el işçiliğiyle üretilen özel bir Horween Deri kılıftı. Bu projeden sonra Salt ekibi olarak Joshua Sirlin ile özel bir gözlük parçası üzerinde çalışma olasılığı üzerine konuştuk. Bizim için insani bağlar önceliklidir ve birinci sınıf el yapımı işlere olan hassasiyetimizi yansıtan özel bir gözlük modeli üzerinde Black Bear ile çalışmak için zamanlamanın doğru olduğu kararına vardık.

Black Bear markası ürün tasarımına ne ölçüde dahil oldu?
Josh’un Salt gözlükleri arasında sevdiği belirli bir tarzı vardı, bu yüzden yeni ortak projemiz için sevdiği yönleri aldı ve gözlüklerin tasarımını bunun üzerine inşa etti. Josh Sirlin ve ekibi tüm sürece dahil oldu. Ambalajından en küçük detayına kadar gerçek bir işbirliği gerçekleştirdik. Burada Joshua’dan bir alıntı yapmama izin verin; “Salt ile bu işbirliği, bir yolculuğun doruk noktası, en iyiyi yapma arayışıyla dolu iki dünyanın birleşmesi gibi hissettiriyor. Bu ürünler bir aksesuardan çok daha fazlası; gözlükle ilgili sevdiğim şeylerin bir ifadesi.”

Bu işbirliği projenizde sadece Sirlin isimli tek bir modele odaklandınız. Modelin özelliklerini paylaşır mısınız?
Tıpkı diğer Salt gözlüklerinde olduğu gibi uyum ve stil arasındaki hassas dengeye odaklandık. Sirlin, en yüksek kalitede Japon donanımı kullanılarak %100 Japonya’da üretildi. Sağlamlık, dayanıklılık ve uygun bir uyum yakalamak için özel kalınlık geçişleri ile dikkat çekiyor. Ayrıca, diğer tüm Salt güneş gözlüklerinde olduğu gibi, üstün optik görüş sunan %100 polarize optik sınıf CR-39 camlar kullanıyoruz. Ancak bu çerçeveyi benzersiz kılan, daha önce denemediğimiz özellikleri de bulunmaktadır. Özel donanım oluşturmak için ilk kez değerli metaller kullandık. Sirlin’de 24 ayar altın kaplama menteşelerimiz ve çekirdek tellerimizin yanı sıra som altın işlevsel perçinlerimiz var. Daha iyi kavrama için özel bir sap ucu aşındırma ve 3 renkte de tespit edilebilir altın iç iskeletimiz bulunuyor.

Black Bear maskülen tasarımlarıyla tanınan bir marka. Sirlin modeli kadınlara da hitap edebilir mi?
Black Bear markası öncelikle erkek giyimine odaklanıyor, bu doğru. Ancak, birlikte geliştirdiğimiz özel işbirliğinin ürünü olan Sirlin üniseks bir tasarımdır. Çok çeşitli yüz şekillerine ve boyutlarına uyacak bir güneş gözlüğü elde etmek için çalıştık ve bulduğumuz renk paleti hem erkekler hem de kadınlar için zamansızlığı yansıtıyor.

Kaynak: Spectr

Şubat 2025

Varsan Makina

VARSAN MAKİNA

Özgün ve Çevre Dostu

Silmo İstanbul Optik Fuarı katılımcısı olmak, Root&Steel markamızın sektördeki konumunu güçlendirmekle birlikte uluslararası alanda tanınmasının da önünü açtı.

Merhaba Zeynep Hanım. Root&Steel markasının kurucusu olarak sektörle nasıl buluştuğunuzdan bahsedebilir misiniz?
Merhaba, ben Fatma Zeynep Var. Lisans eğitimimi Endüstriyel Tasarım ve İç Mimarlık alanında tamamladım. Optisyenlik bölümü eğitimim ise halen devam etmektedir. Ürün tasarımı ve üretimi çocukluğumdan itibaren hayatımın her noktasında yer almıştır. Aile işletmemiz Varsan Makina, Kurucusu babam Hasan Hüsnü Var liderliğinde farklı endüstriyel faaliyetlere teknolojik çözümler üretmeyi 1990 yılından beri sürdürmektedir. Bu sebeple Varsan Makina’da üretim süreçlerine dahil olmamla birlikte tasarım ve üretime olan merakım iyice pekişti. Babamın bilgi birikimi ve deneyiminin, gözlük tasarımı tutkumla birleşmesi; yaklaşık 10 yıldır sürmekte olan Ar-Ge çalışmalarımız ve teknoloji uzmanlığımız da eklenince Root&Steel markasının kimliğini kazanmasında önemli rol oynadı. Son 1 yıllık süreçte ise Root&Steel çalışmalarımızı profesyonel ve kurumsal olarak ele alıp markalaşma yolunda sektörün içerisine dahil olduk.

Root&Steel, Türkiye optik endüstrisi için heyecan verici bir marka. Markanızın temel özelliklerini ve değerlerini okurlarımızla paylaşır mısınız?
Root&Steel, doğadan ilham alan zarif ve işlevsel gözlükler üretme tutkusu ile yola çıkan bir markadır. Sürdürülebilirliği marka felsefemizin merkezine koyuyor hem bugünü hem de geleceği önemseyen bir üretim anlayışını benimsiyoruz. Sadece ülkemizde değil, global optik endüstrisinde de sürdürülebilir ve çevre dostu malzemelerle tasarım ve üretim süreçlerine artan talep ile birlikte; doğanın bizlere sunduğu benzersiz dokuları ideal bir şekilde yansıtan ahşap ve koç boynuzu gibi doğal malzemeler ile özgün ve zamansız gözlükler tasarlayıp üretmekteyiz. Varsan Makina olarak uzmanı olduğumuz teknolojiler yanında el işçiliğini bu doğal malzemelerle birleştirdiğimizde mükemmel sonuçlar alıyoruz. Geleneksel zanaat ve modern tasarım anlayışını çevre dostu malzemeler ve üretim süreçleriyle birleştiren Root&Steel, gözlükleriyle yalnızca aksesuar sunmanın ötesine geçerek, doğayı hissettiren benzersiz sanat eserleri sunmaktadır. Root&Steel ile Türkiye’ye katma değer sağlayan bir marka yaratma hedefimizi gerçekleştirirken, gelecek nesillere doğadan ilham alan zamansız ve özgün eserler sunmaya devam ediyoruz.

Root&Steel için tasarımda ‘özgünlük ve zamansızlık’ hedefinizi nasıl gerçekleştiriyorsunuz?
Root&Steel olarak özgün ve zamansız tasarımlar üretme hedefimize, retro ve vintage görünümlere modern bir yorum katarak ulaşıyoruz. Tasarımlarımız, geçmişin ikonik çizgilerini ve nostaljik estetiğini yansıtırken, çağdaş dokunuşlarla bu görünümleri yeniden canlandırıyor. Bu sayede ürünlerimiz hem geçmişin zarafetini hem de bugünün dinamiklerini bir araya getiriyor. Retro ve vintage esintiler bakış açımızı tanımlarken, modası asla geçmeyen tasarım unsurlarına odaklanıyoruz da diyebiliriz. Doğadan ilham alan doğal malzemelerin sıcaklığı ve el yapımı üretim sürecimiz her Root&Steel gözlüğü özgün ve eşsiz kılmaktadır. Klasik hatlar ve zarif detaylar, modern ergonomi ve dayanıklılıkla birleşerek zamansız bir şıklık sunar. Bu tasarım felsefemizle, her dönemde ilham veren bir estetik anlayışı ortaya koymayı hedefliyoruz. Gözlüklerimiz retro ve vintage görünümüyle anıları canlandırırken, doğal ve özgün yapısıyla da geleceğe dokunan hikayeler anlatıyor.

Root&Steel’in satış ağını geliştirmek için nasıl yol izliyorsunuz?
Önceliğimiz markamızın özgün ruhunu yansıtarak doğru kitlelerle buluşmaktır. Seçkin mağaza işbirliklerimiz aracılığıyla ürünlerimiz için sadece bir satış ortamı değil aynı zamanda kaliteli bir deneyim ortamı da oluşturuyoruz. Bu yüzden, Root&Steel’in kimliğine uygun ve marka ruhunu tercih edecek mağazalarla çalışıyoruz. Mağazalarda ürünlerimizi çok özel ahşap sunum kutularıyla müşterilerle buluşturuyoruz. Böylece her anlamda markanın değerini hissettiriyor ve bu özenli yaklaşımı genişleterek müşterilerle daha yakın bir bağ kurmayı sağlıyoruz. Her ahşap sunum kutusunun içeriğini mağaza sorumlusu ile birlikte oluşturuyoruz. Böylelikle her satış noktası, kendi müşteri profiline ve tarzına göre satış koleksiyonunu oluşturuyor. Ayrıca, satış noktalarımızda kullanıcılar katalog üzerinden seçilen modellerde malzeme kartelamızdan doku seçimi yapma imkanı bularak tamamen kişiselleştirilmiş, kendi stillerine uygun gözlüklerimize ulaşıyor. Tüm bu unsurlar, Root&Steel deneyimini benzersiz kılarak kullanıcılarımızın kendilerini özel hissetmesini sağlıyor.

Uluslararası fuarları takip ediyor musunuz? Bu etkinliklerin sektöre katkıları ile ilgili yorumlarınız nelerdir?
Uluslararası fuarları yakından takip ediyoruz ve bu organizasyonların gerçekten önemli fırsatlar sunduklarına inanıyoruz. Fuarlar sadece markaları tanıtmakla kalmıyor, aynı zamanda sektörün gelişimini ve yeniliklerini de yakından gözlemlememize yardımcı oluyor. Özellikle güncel trendleri takip etmek ve sektördeki diğer markalarla karşılaştırmalı bir analiz yapabilmek için ideal atmosferi sağlıyorlar. Uluslararası fuarlara katılmanın hem Root&Steel markasını global alanda tanıtmak hem de yeni iş bağlantıları kurmak için kritik bir adım olduğuna inanıyoruz. Bu etkinlikler, yalnızca potansiyel iş ortaklarıyla tanışmak değil aynı zamanda markamızın kalitesini ve farkını daha geniş bir kitleye tanıtmak için büyük fırsatlar sunuyor. Fuarlar ayrıca, sektörle ilgili güncel gelişmeleri öğrenmek ve gelecekteki stratejilerimizi şekillendirecek bilgileri toplamak açısından da çok değerli. Ürünlerimizi sergilerken dünya çapındaki yeniliklere dair bilgiler edinmek, markamızı ve ürün portföyümüzü sürekli olarak güncel tutmamıza yardımcı oluyor.

Bu yıl, 11. kez gerçekleşen olan Silmo İstanbul Optik Fuarını katılımcı bir firma olarak başlangıcından bugüne nasıl değerlendirirsiniz?
Silmo İstanbul Optik Fuarının bu yıl 11. kez gerçekleşmiş olması, fuarın sektördeki yerinin ne kadar sağlam olduğunu gösteriyor. Silmo İstanbul başlangıcından itibaren hem yerel hem de uluslararası optik sektörünün önemli bir buluşma noktası oldu. Silmo İstanbul Optik Fuarının katılımcı firmalarından biri olarak, fuarın Root&Steel markamızın tanıtımında büyük rol oynadığını belirtmeliyim. Silmo istanbul sadece ürünlerimizi sergilemek için değil, aynı zamanda sektördeki yenilikleri takip etmek ve markamızı geliştirmek için de çok değerli bir platform sunuyor. Bu yıl fuar, sektördeki profesyonellerle doğrudan etkileşime geçebildiğimiz, ürünlerimizi sergilediğimiz ve potansiyel iş ortaklıkları kurabildiğimiz bir ortam yarattı. Ayrıca, bu yılki Silmo İstanbul’da fuara katılan ziyaretçilerin ilgisi ve geri bildirimleri sayesinde, ürünlerimizin kalitesini ve farklılığını bir kez daha kanıtlamış olduk. Silmo İstanbul’un her geçen yıl büyüyen ve gelişen bir etkinlik olması, bizim için de önemli bir motivasyon kaynağıdır. Silmo İstanbul’da katılımcı olarak yer almak, Root&Steel markasının sektördeki konumunu güçlendirmekle birlikte uluslararası alanda tanınmasının da önünü açtı. Gelecek yıllarda da Silmo İstanbul’a katılarak, tıpkı bu yıl olduğu gibi kendinden bahsettirecek yeni ve yenilikçi koleksiyonlarımızı sunmayı, sektördeki gelişmeleri yakından takip etmeyi ve markamızı daha geniş kitlelere ulaştırmayı planlıyoruz.

Bu değerli röportaj için çok teşekkür ederiz. Son olarak, dergimiz 4 your eyes ve dijital yayıncılığa geçişi ile ilgili görüşlerinizi öğrenebilir miyiz?
Öncellikle bu özel röportaj için Root&Steel ailesi adına için emeği geçen tüm 4 your eyes ekibine teşekkürlerimi sunarım. 4 your eyes dergisi optik sektörü için çok önemli bir kilometre taşıdır. Dijital yayınlarınız sayesinde sektördeki gelişmelerin, yeniliklerin ve trendlerin daha hızlı bir şekilde paylaşılması mümkün hale geldi. Root&Steel olarak, dijitalleşmeyi hem bir fırsat hem de bir gereklilik olarak görüyoruz. Dijitalleşmeniz, özellikle sektördeki bilgilere hızlı erişim, daha geniş kitlelere ulaşma ve etkileşimi artırma açısından büyük fırsatlar sunuyor. Bu değişim, 4 your eyes dergisinin farklı içerikler üretmesi ve okurlarına daha dinamik bir deneyim sunması gibi birçok yeni olanak sağladı.

Şubat 2025

Ottaş Optik

OTTAŞ OPTİK

Güven ve Memnuniyet Odaklı

Silmo İstanbul Optik Fuarının sektörel bilinci artırdığına ve iş birliklerini
güçlendirdiğine inanıyorum.

Merhaba Hakan Bey. Küçük yaşlardan itibaren sektördensiniz. Kariyerinizin nasıl şekillendiğini okurlarımızla paylaşır mısınız?
Optik sektörüyle tanışmam ortaokul yıllarıma dayanıyor. Bu dönemde, optik mağazasında çalışarak sektöre adım attım ve çok küçük yaşlardan itibaren sektörde deneyim kazanmaya başladım. Kariyerim boyunca, optik dünyasındaki yenilikleri öğrenmeye, müşteri ihtiyaçlarını anlamaya ve sektördeki en iyi uygulamaları benimsemeye odaklandım. Bu erken başlangıcım hem mesleki birikim kazandırdı hem de müşterilerime daha iyi hizmet sunma konusunda bir avantaj sağladı. Bugün geldiğim noktada, bu deneyimlerin ve sektöre olan tutkumun etkisini net bir şekilde hissediyorum. Müşterilerime yalnızca ürün değil, aynı zamanda güven ve memnuniyet sunmayı hedefliyorum.

Kuruluş hikayenizi öğrenmek isteriz? Mağazanızı açarken temel hedefleriniz ve motivasyonunuz neydi?
Ottaş Optik kalite, güven ve müşteri memnuniyetini esas alarak kuruldu. Mağazamı kurarken en büyük motivasyonum sektörde fark yaratabilecek bir girişime imza atmaktı. Optik sektöründe uzun yıllar zarfında edindiğim bilgi ve deneyimleri, vizyonumla birleştirerek benzersiz bir marka oluşturmayı hedefledim. İnsanların hem sağlık hem de estetik ihtiyaçlarına yanıt vermek, kuruluşumuzun temel amacı oldu. Yenilikçi ve müşteri odaklı bir anlayışla hareket ederek, sektörde farklılaşmanın mümkün olduğuna inandım. Bugün Ottaş Optik, bu hedefler doğrultusunda sadece bir mağaza değil, aynı zamanda müşterilerine sıcak ve güvenilir bir deneyim sunan bir yaşam alanı olmayı sürdürüyor.

Mağazanızda en çok satışını yaptığınız optik ve güneş gözlüğü markaları hangileridir? Bu markaların müşterilerinizi etkileyen yönleri nelerdir?
Mağazamızda en çok tercih edilen üst segment markalar arasında dünya çapındaki Burberry, Prada, Versace, Guess ve Miu Miu gibi markalar yer alıyor. Bu lüks segment markaların müşterilerimizi etkilemesi; markaların popülerliği, kaliteli malzemeleri, şık tasarımları ve kullanıcı dostu gibi özelliklerinden kaynaklanıyor. Ayrıca, modaya uygunluğu ve dayanıklılığı bir arada sunmaları da tercih edilmelerinde büyük bir etkendir. Daha ekonomik ürün kategorisinde ise Osse, Mustang ve Zen Milano gibi markaları sunuyoruz. Bu markalar, kaliteli tasarımlarını ulaşılabilir fiyatlarla birleştirerek geniş bir müşteri kitlesine hitap ediyor.

Çeşitlilik gösteren segmentlerde ve farklı fiyat skalalarında ürünler sunmanızın satışlarınıza ve müşteri memnuniyetine katkıları nelerdir?
Evet, mağazamızda her bütçeye ve ihtiyaca hitap eden geniş bir ürün yelpazesi sunuyoruz. Bu çeşitlilik, müşterilerimizin kendilerine en uygun ürünü bulmalarını sağlıyor ve müşteri memnuniyetini artırıyor. Ayrıca, farklı segmentlerde ürün sunarak daha geniş bir müşteri kitlesine hitap ediyoruz. Bu yaklaşım, sadece satışları artırmakla kalmıyor, aynı zamanda müşterilerimizin mağazamıza olan bağlılığını da güçlendiriyor.

Son yıllarda designer markalara gösterilen ilgi oldukça arttı. Mağazanızda bu markalara da yer veriyor musunuz?
Designer markaların artan popülerliğini göz önünde bulundurarak mağazamızda bu tür markaların özel koleksiyonlarını sunuyoruz. Müşterilerimizle birebir iletişim kurarak, onların ihtiyaçlarını ve beklentilerini anlamaya çalışıyoruz. Ayrıca, designer markalara yönelik özel kampanyalar düzenleyerek müşterilerimize daha cazip seçenekler sunuyoruz. Böylece hem kalite hem de estetik arayışında olan müşterilerimizin taleplerini en iyi şekilde karşılıyoruz.

Cadde ve AVM mağazacılığını kıyasladığınızda avantaj ve dezavantajlarını nasıl değerlendirirsiniz? Ottaş Optik için seçiminiz ne yönde?
Cadde mağazalarının samimi ve birebir iletişime dayalı bir müşteri ilişkisi sağlama avantajı bulunurken, AVM mağazaları yoğun ziyaretçi trafiği ve modern altyapı olanaklarıyla dikkat çekiyor. Ottaş Optik olarak cadde mağazasında yer almayı tercih ediyoruz. Çünkü bu lokasyon müşterilerimizle daha kişisel bir iletişim kurmamıza olanak tanıyor. Aynı zamanda mahalle dokusuna uyum sağlayarak müşterilerimize sıcak bir atmosfer sunabiliyoruz.

Ottaş Optik olarak satış sonrası verdiğiniz hizmetlerden bahseder misiniz
Satış sonrası hizmetlere yönelik sarsılmaz hassasiyetimiz müşterilerimize verdiğimiz değeri ideal bir şekilde yansıtmaktadır. Ürün bakımından, tamir hizmetleri ve garanti desteğine kadar birçok hizmetle satış sonrasında da müşterilerimizin yanındayız. Ayrıca, müşterilerimizin bize bağlılığını güçlendiren sadakat programlarımız ve düzenli bilgilendirme kampanyalarımız sayesinde onlarla sürekli olarak bağ kurmaktayız. Her birinin özel olduğunu onlara hissettirmenin ise sadakata dayalı ilişkilerimizin kaynağı olduğunu belirtmek isterim.

Sektör içi eğitim ve firma bilgilendirmelerini yeterli buluyor musunuz? Bu alanda geliştirilmesi gereken noktalar sizce nelerdir?
Mevcut satış ve eğitim programları sektöre katkı sağlasa da özellikle dijitalleşme ve müşteri deneyimi yönetimi konularında daha kapsamlı içeriklere ihtiyaç olduğunu düşünüyorum. Teknolojinin hızla geliştiği şu dönemde, eğitimlerin daha interaktif ve yenilikçi bir şekilde sunulması büyük fayda sağlayacaktır. Ayrıca, optik sektöründe çalışanların bilgi birikimini artıracak uygulamalı eğitimlerin de oldukça önemli ve gerekli olduğunu düşünüyorum.

Optik mağazalar arasındaki rekabet her geçen gün artıyor. Bu konuya yaklaşımınızdan söz eder misiniz?
Fiyat rekabetine karşı, kalite ve hizmet odaklı bir yaklaşım benimsiyoruz. Müşterilerimize sunduğumuz ürünlerin dayanıklılığı, tasarımı ve satış sonrası hizmetlerimizle fark yaratıyoruz. Ayrıca, meslektaşlarımızla iş birliği ve saygı çerçevesinde hareket ederek sektörde sürdürülebilir bir rekabet ortamı yaratmayı hedefliyoruz.

Yurtdışındaki optik fuarları takip ediyor musunuz? Bu fuarların global optik sektörüne katkılarını yorumlar mısınız?
Evet, uluslararası optik fuarlarını dünya çapında gerçekleşen sektörel gelişmeleri yakından görebilmek amacıyla takip ediyorum. Bu tür etkinlikler hem yeni teknolojiler hakkında bilgi sahibi olmamızı hem de global tasarım trendlerini gözlemlememizi sağlıyor. Bu gibi fuarlardan edindiğimiz bilgilerle müşterilerimize daha yenilikçi ve kaliteli ürünler sunabiliyoruz.

Geçtiğimiz Kasım ayında 11. kez gerçekleşen Silmo İstanbul Optik Fuarının gelişimi ve sektöre kattığı değerler hakkındaki düşünceleriniz nelerdir?
Silmo İstanbul Optik Fuarı, sektörümüz için oldukça büyük öneme sahip bir organizasyondur. Silmo İstanbul hem Türkiye’nin dört bir köşesinden hem de yurtdışından katılım gösterenlere bilgi ve deneyim paylaşımı yapma fırsatı sunuyor. Silmo İstanbul çok çeşitli markaların en yeni koleksiyonlarını inceleme olanağını sunmanın yanı sıra, sektördeki yenilikleri ve teknolojik gelişmeleri yakından takip etmemizi sağlıyor. Silmo İstanbul’un sektörel bilinci artırdığına ve iş birliklerini güçlendirdiğine inanıyorum.

Bu değerli röportajınız için teşekkür ederiz. Son olarak dergimiz 4 your eyes ile ilgili görüşlerinizi öğrenmek isteriz?
4 your eyes dergisi, sektörümüzün nabzını tutan ve önemli içerikler sunan bir yayın olarak öne çıkıyor. Sunduğunuz kaliteli içeriklerle hem sektördeki profesyonellere hem de tüketicilere değer kattığınızı düşünüyorum. Bu röportaj fırsatı için de ayrıca teşekkür eder, başarılarınızın devamını dilerim.

Şubat 2025

Göz Yorgunluğuna İyi Gelebilecek 5 Yöntem

Gün boyu bilgisayara bakmak, uzun süre araba kullanmak, bir şeyler okumak gibi odaklanma gerektiren aktiviteler sonrası gözleriniz yorulabilir. Peki bunu engellemek için neler yapabilirsiniz? İşte göz yorgunluğunu önlemenin yolları…

Sık Sık Başka Yerlere Bakın
Göz yorgunluğu uzun süre aynı yere bakmakla oluşur. Bu sebeple her 20 dakikada bir odak noktanızı başka bir aktiviteye yönlendirin. Ayrıca gün içerisinde de birkaç saat boyunca yoğun aktiviteden uzak durun. Gözlerinizi dinlendirmek için kısa molalar vererek, uzağa bakmak göz sağlığınızı korumanıza yardımcı olur.

Göz Damlası Kullanın
Yoğun odaklanma daha az göz kırpmanıza sebep olur. Bu sebeple gözleriniz kurur ve tahriş olur. Doktorunuza danışarak yapay gözyaşı damlalarıyla bu problemi çözebilirsiniz. Ayrıca, çalışma ortamınızın nem dengesini koruyarak göz kuruluğunu önleyebilirsiniz.

Doğru Gözlük Seçin
Göz yorgunluğunuzu önlemesi için bir gözlük kullanmak konusunda doktorunuza danışın. Ayrıca kontakt lens kullanan kişiler de bir süre ara verirse göz yorgunluğu azalabilir. Mavi ışık filtreli gözlükler, dijital ekranlardan gelen zararlı ışınları azaltarak gözlerinizi koruyabilir.

Çay Pansumanı Yapın
Poşet çay ile pansuman göz ağrılarına iyi gelir. Kullandığınız poşet çayı, oda sıcaklığında bekleterek ılıtın. Ilık hale gelen çayı, göz kapaklarının üzerine yerleştirerek soğuyana kadar bekletin. Özellikle papatya ve yeşil çay gibi bitki çayları, anti-enflamatuar özellikleri sayesinde gözleri rahatlatabilir.

Hava Kalitesini Göz Ardı Etmeyin
Bulunduğunuz ortamın hava kalitesi düşük olabilir. Havalandırma için kullandığınız cihazlar kuruma ve tahrişe neden olabilir. Bu da göz yorgunluğuna sebep olur. Tüm bunlar göz önüne alındığında havayı nemli tutmaya özen gösterin. Ortamdaki hava sirkülasyonunu artırmak için düzenli olarak pencereleri açarak temiz hava almayı ihmal etmeyin.

Şubat 2025

Guatr Hastalarında Gözler Risk Altında

Gazi Üniversitesi (GÜ) Tıp Fakültesi Göz Hastalıkları Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Onur Konuk “Zehirli guatrı bulunan hastaların yaklaşık yüzde 5’inde görmeyi tehdit eden tiroid oftalmopati bulunduğu belirlendi”

Türkiye’de oldukça yaygın görülen hastalıklardan biri olan tiroid halk arasında “zehirli guatr” olarak tanımlanan Graves hastalarında gözlerdeki tutulumuna tiroid oftalmopati ismi veriliyor. Bu durumun uygun tedavi sürecinin yönetilemediği durumlarda kalıcı görme kaybı ve körlükle sonuçlanabilir. Türkiye’nin yer aldığı Avrupa Graves Oftalmopati Grubu’nun yaptığı çalışmalarda, zehirli guatrı bulunan hastaların yaklaşık yüzde 5’inde görmeyi tehdit eden tiroid oftalmopati bulunduğu belirlendi. Genellikle guatr rahatsızlığı başladıktan sonra ilk 1 yıl içinde gözlerde kızarıklık ve sulanma, özellikle sabahları daha belirgin kapak şişliği ve kızarıklığıyla kendini gösteriyor ve bu şikayetlerle hekime başvuranlara guatr hastalığına bağlı göz tutulumu tanısı konulabiliyor. Tiroid oftalmopatinin, göz çıkıklığı, gözlerde açılma, irileşme, şaşılık ve çift görme gibi bulgulara neden oluyor. Bu süreçte hastalar göz ve endokrinoloji hekimlerince değerlendirilerek bulgularına göre ilaçlar veya ışın tedavisi gibi tedavi protokollerine alınır. Bu şekilde tiroid testlerinin normale getirilmesi, göz bulgularının iyileştirilmesi sağlanmaktadır. Uygun tedavi sürecinin yönetilemediği olgularda tablo ilerleyerek göz sinirini etkiler ve kalıcı görme kaybı ve körlükle sonuçlanabilen klinik bulgular izlenir. Bu dönemde ilaçlarla tedavi edilemeyen olgularda cerrahi tedaviler gündeme gelir. Guatr hastalığına veya göz bulgularına yönelik cerrahi tedaviler uzman hekimlerce değerlendirilir. Guatr hastalığına bağlı izlenen ve önlenebilir körlük sebebi olan göz tutulumu konusunda farkındalığın artırılması gerekiyor.

Şubat 2025