Optist Optik Ürünler

Optist Optik Ürünler

İşlevsel Tasarımlar

“Silmo İstanbul’un yerli markaların yakın pazarlara ihracatına katkı sağlamasının yanında, geniş satış ekibi olmayan bizim gibi firmaların markalarını/ürünlerini tanıtması ve network kurabilmesi anlamında da çok faydalı bir organizasyon olduğunu düşünüyoruz.”

Merhaba Cenk Bey, öncelikli olarak bizimle röportaj yapmayı kabul ettiğiniz için teşekkür ederiz. Uzun yıllardır bu sektörde çalışıyorsunuz. Sektöre giriş hikayenizden bahsedebilir misiniz? Optist Optik Ürünleri kurmaya nasıl karar verdiniz?
Üniversiteden mezun olduktan kısa bir süre sonra profesyonel iş hayatıma Luxottica İstanbul satış ekibinde başladım. Burada dokuz yıl çalıştıktan sonra kurumsal hayatın mizacıma çok uygun olmadığını anlayıp kendi işimi kurmaya karar verdim. Yıllar içerisinde edindiğim deneyimle 2011 yılının Kasım ayında Optist ismiyle kendi firmamı kurarak, sektördeki yolculuğumu sürdürmekteyim.

Slastik markasının patentli teknik özellikleri ve teknolojisinin ürün satışındaki avantaj ve dezavantajları nelerdir?
Slastik fonksiyonel tasarımı gereği, ürün kullanılmadığı zamanlarda tüketicinin gözlüğü kaybetmeden boynunda taşıyabilmesine imkan sağlıyor. Tüketicinin kullanmak istediğinde gözlüğü tek tık ile takabilmesi de Slastik tasarımlarını tercih etme sebepleri arasında yer alıyor. Bu bizim için satışlarımızda büyük bir avantaj sağlıyor. Biyo-bazlı malzemelerle yani üretimde yenilenebilir malzemelerin kullanılıyor olması da satışlarımızda bizlere avantaj sunuyor. Diğer taraftan önceki yıllarda piyasada yerli ve Çin üretimi imitasyon çok fazla ürün vardı. Bu durum maalesef Slastik’in patentli teknik özelliklerinin kopyalanarak patentinin ihlaline sebep oluyor ve satış anlamında dezavantaj yaratıyordu. Marka sahibinin yıllardır faydalı buluş patent ihlaline karşı Çin’deki çok büyük üreticiler dahil tüm dünyada sürdürdüğü yasal mücadele sayesinde bu durum Slastik’in lehine dönmeye başladı ve sektörde son yıllarda rakipsiz olması gibi yeni bir durum sağladı. Slastik’in teknik özellikleri dünyada bir rakibi olmamasını sağlıyor; ancak bunu sağlayan ürünün faydalı buluş patenti ve bu patent için gereken ve sürekli devam eden Ar-Ge çalışmalarıdır. Ar-Ge çalışmaları sebebiyle ürün maliyetleri diğer gözlüklere göre daha fazla oluyor bu da ürünün fiyat anlamında Türkiye koşullarında geniş bir tüketiciye hitap etmesini zorlaştırıyor. Bir diğer dezavantaj ise Slastik’in ilk yıllarında piyasada olan diğer markanın sadece yakın gözlüğü olması idi. Bu durum da Slastik’in gelişmesi ve yaygınlaşması esnasında Slastik’in de sadece yakın gözlüğü gibi algılanmasına sebep oldu. Oysa ki Slastik’in sadece yakın değil uzak gözlüğü modelleri de bulunuyor. Bu ürünlerin satış grafiği azımsanamayacak seviyede olmasına rağmen bu konuda çoğu optisyen direnç gösteriyor ve bu da bir dezavantaj oluyor.

Slastik markasının üretilirken kullanılan malzemelerin özelliklerinden ve üretimin teknolojisinden söz edebilir misiniz?
Slastik birçok sektörde trend olmaya başlayan sürdürülebilirlik konusuna özel önem veren ve bu konuda proaktif davranarak önceden aksiyona geçen vizyoner firmalardan birisidir. Devamlı geliştirmeye dayalı Ar-Ge çalışmalarını yaparken de yıllardır bu hususu göz önünde bulunduruyor. Önce gözlüklerin üretiminde biyo-bazlı diye tabir ettiğimiz bitkisel bazlı bir malzeme olan Rilsan® Clear G850’yi kullanarak çevre dostu ürünler üretmeye başladı. Bu malzeme ürün için oldukça esnek bir yapıyla yüksek performans sağlamanın yanı sıra, daha düşük karbon ayak izi salınımına olanak sağlıyor. Marka, bir süredir de gözlük kılıfları ve gözlük saklama poşetleri dahil tüm yan malzemelerin üretiminde geri dönüştürülmüş malzemeler kullanmaya çalışarak çevre dostu kimliğini geliştirmeye devam ediyor.

Biraz da Slastik gözlüklerinin yeni tasarımlarımdan bahsedelim. Özel bir teknoloji ve teknik ile üretilen koleksiyonlarında farklı tasarımlar uygulamak zor oluyor mu?
Koleksiyonlar İspanya’da tasarlandığı için biz tasarım sürecine dahil olmasak da marka sahibiyle tasarım anlamında fikir alışverişinde bulunduğumuz dönemler oluyor. Genel olarak farklı tasarımlar uygulamak zor olmasa da marka daha zamansız tasarımlar üzerine yoğunlaşıyor. Koleksiyona yeni modeller eklense bile markanın her yıl yeni koleksiyon yaratmak gibi bir hedefi yok. Onun yerine modellerde renk yelpazesini sürekli geliştirmeyi tercih ediyor.

Slastik markası birkaç yıl önce Türkiye’de bazı üretici firma ve bayilere taklitlerinin yapılıyor ve satılıyor olması sebebiyle dava açmıştı. Bununla ilgili süreçte üstlendiğiniz rolden bahseder misiniz, dava nasıl devam ediyor?
Aslında bu süreçte bizim aldığımız bir rol yok. Daha önce belirttiğim gibi marka sahibi, yıllardır Çin’deki en büyük imitasyon gözlük üreticisi dahil dünyanın birçok ülkesinde Slastik patentlerini ihlal eden üretici ve satıcılara karşı davalar açıyordu. Bilinenin aksine Türkiye’deki ilk davalar da aslında 2014-2015 yıllarında açıldı ve Slastik lehine sonuçlandı. Son yıllarda bu konunun sektörde bilinirliğinin artmasının sebebi, marka sahibinin özellikle patent hakları konusunda uzmanlaşmış yeni bir avukatlık firmasıyla anlaşmasıdır. Bildiğimiz kadarıyla, bu yeni avukatlık firması marka sahibinin vekaletini alır almaz çok hızlı bir şekilde harekete geçerek, imitasyon ürün satıcıları ve üreticilerini araştırdı ve yasalar kapsamında süreçleri başlattı. Dediğim gibi bizim bu süreçte hiçbir dahlimiz yoktu, ancak olabilecek her türlü kanaldan konunun taraflarını bilgilendirmek için elimizden geleni yaptık. Şu an imitasyon ürün satışı yapan bazı optisyenlik müesseselerine dava açıldığını ve davaların devam ettiğini biliyoruz.

Optist Optik Ürünler olarak kendi markanızı yarattığınızı biliyoruz. Blue-Coral ile yolculuğunuz nasıl gidiyor? Tasarımlar için ilham kaynağınız neler? Markanın üretimini Türkiye’de mi yapıyorsunuz?
Kendi markamızı yaratmak uzun zamandır hayalimdi ve sonunda bu yıl üretime geçtik. Ürünlerimiz İtalya’da asetat malzemeden üretiliyor. Markamızın ilk koleksiyonunu yaratırken sektörde açık olduğunu düşündüğümüz orta ve üst segment yakın gözlüğü ürün tipini tercih ettik. Türkçede Mavi Mercan anlamına gelen BlueCoral ismini seçerken ise deniz temasını ön plana aldık. Dört modelle başlangıcını yaptığımız koleksiyonumuzda model isimlerini de deniz temasını göz önünde bulundurarak belirledik. Dört modelle başlamamıza rağmen renk skalasını oldukça geniş tuttuk. Bundan sonra kendi markamıza yatırım yapmaya devam edeceğiz. Ürünlerimizi piyasaya sunma aşamasındayız bundan sonraki adımımız yeni tasarımlarla koleksiyonumuzu çeşitlendirmek olacak.

Uzun yıllardır Silmo İstanbul Optik fuarında yer alan bir firma olarak fuar hakkındaki düşünceleriniz nelerdir? Silmo İstanbul’un size ve sektöre katkılarını nasıl yorumlarsınız?
Geniş satış ekibimiz olmadığı için fuarlarda varlığımızı göstermek bizim için oldukça önemli. Satış ekibi kurma maliyeti yerine modern alışveriş trendleri kapsamında online bayi portalımıza yatırım yapmayı ve Silmo İstanbul Optik Fuarında Türkiye çapında optisyenlere ulaşmayı ve markalarımızı tanıtmayı tercih ediyoruz. Bu sayede bayilerimize sunduğumuz satış fiyatlarımızı geriye çekebilmeye çalışıyoruz. Optist Optik Ürünler olarak başlangıcından beri Silmo İstanbul Optik Fuarında yer almaktan çok mutluyuz. Tüm fuar sürecinde sizlerin enerjisinin, daima sorun çözücü ve pozitif yaklaşımının sektör için eşi görülmeyen bir sinerji yarattığını düşünüyoruz. Uluslararası bir fuar olmasının yerli markaların yakın pazarlara ihracatına katkı sağlamasının yanında, Silmo İstanbul’un geniş satış ekibi olmayan bizim gibi firmaların markalarını/ürünlerini tanıtması, sektördeki gelişmeleri takip edebilmesi ve network kurabilmesi anlamında da çok faydalı bir organizasyon olduğunu düşünüyoruz.

Ağustos 2023

Kuru Göze Çare: Işık Maskesi

Kuru göz hastalıkları artık kısa süreli yoğunlaştırılmış ışık atışları uygulanıp sonrasında 10-15 dakida süren ışık maskereri ile tedavi edilebiliyor.

Dünyada olduğu gibi Türkiye’de de pek çok insanı etkileyen kuru göz hastalıklarının tedavisinde, suni gözyaşı gibi klasik yöntemlerin dışında yeni bir yöntem devreye girdi. Göz Hastalıkları uzmanı Op. Dr. Umut Altuner, bu yeni yöntem IPL (intens pulse light) tedavisi ile ışığın ısı ve antioksidan etkisinden yararlanıldığını belirtti. 15 dakika boyunca göze Işık Maskesi yapıldığını ve gözün kendi gözyaşı üretim sisteminin daha düzgün çalışmasının sağlandığını bildiren Altuner şunları söyledi: “Bazı göz, kapak ve immünolojik hastalıklar, gözyaşının yapısını bozarak, kuru göz hastalığının oluşmasına sebep oluyor. Ayrıca kapalı ofis ortamları ve ekrana uzun süre bakmak, gözyaşının buharlaşmasını artırarak, gözyaşının bozulmasına katkı yapıyor. Kurugöz hastalığı gözde yanma, batma, ışık hassasiyeti, yorgunluk hissi, ekranlı araç kullanımında konforsuzluk gibi rahatsız edici birçok şikâyet ile kendisini gösterebiliyor.”

Gözyaşı Üretimi Düzeliyor
Hastalığın şiddeti ve sebebine göre tedavi seçeneklerinin değişebildiğini söyleyen Op. Dr. Altuner yeni tedavi hakkında “IPL ve maske tedavisi ise kronik blefarit hastalarında ve bunun sebep olduğu kurugöz hastalarının tedavisinde kullanılan yeni bir tedavi seçeneği olarak öne çıkıyor. Bu tedavide ışığın ısı etkisi ve antioksidan etkisinden faydalanılıyor. Isı etkisi ile yağ bezlerinin kanalları açılıp, akışkanlığı artırılırken gözyaşının en önemli tabakası olan yağlı tabaka tekrar oluşturulmuş oluyor. Böylelikle gözün kendi Gözyaşı Üretim sisteminin daha düzgün çalışması sağlanıyor. Göz çevresine ve kapaklara, ardışık 5 noktaya kısa süreli yoğunlaştırılmış ışık atışları uygulanıyor. Bu sırada göz özel gözlükler ile korunuyor. Sonrasında 10-15 dakika süren ışık maskeleri ile tedaviye devam ediliyor” dedi.

Temmuz 2023

Akdere Optik

AKDERE OPTİK
İhtiyaçlara Cevap

“Optik endüstrisi profesyonellerinden biri olarak Silmo İstanbul’a katıldığımda yine çok kalabalık, yine çok heyecan dolu bir atmosferde alışveriş yapma şansı yakaladığım için büyük mutluluk duydum.”

Merhaba Davut Bey. Öncelikle kendinizi biraz tanıtarak, optik sektörü ile yolunuzun nasıl kesiştiğinden bahsedebilir misiniz?
Merhaba ben Davut Akdere. İstanbul’un Başakşehir semtinde yer alan Akdere Optik’in mağaza sahibi ve mesul müdürüyüm. 2015’de Aydın Üniversitesi Optisyenlik bölümünden mezun oldum ve o günden beri sektörde yer almaktayım. Aile büyüklerimin yıllardır sağlık sektöründe hizmet vermekte olmaları sebebiyle, onların yönlendirmesiyle tercihimi bu yönde yaptım.

Mağazanızı açmaya nasıl karar verdiniz? Mağazanızı hangi vizyon ve hedeflerle açtığınızdan bahsedebilir misiniz?
Bir optik mağaza açma niyetindeydik ve bu sırada Kayaşehir’de bölgenin ihtiyaçlarını karşılayabilecek optik mağazasının olmadığını keşfettik. Bu nedenle pandemiden sonra daha önce yatırımını yaptığımız dükkanımızı bölgenin ihtiyaçlarına ve taleplerine göre hizmet edebilmek amacıyla açtık. Kaliteli ürün, kaliteli hizmet, dürüstlük ve samimiyet bizi biz yapan unsurlar. Müşterilerimiz bizim misafirlerimizdir, dolayısıyla misafire nasıl hürmet edilmesi gerekiyorsa mağazamıza gelen müşterilere o hürmeti gösteriyoruz. Müşteri memnuniyetini en büyük kazancımız olarak görüyoruz.

Mağazanızda her gruptan ürün bulunduruyor musunuz? Satışını yapacağınız optik ve güneş gözlüğü markalarını neleri göz önüne alarak seçiyorsunuz?
Hemen hemen her tarz ve her segmentten ürün bulunduruyoruz. Mağazamıza uğrayan herkesi memnun edebilmek adına halihazırda oldukça geniş bir koleksiyonu bulunduruyoruz. Şunu gönül rahatlığıyla söyleyebilirim ki farklı ve marka ürünler ne kadar çoksa satışlar da o doğrultuda yüksek oluyor. Her geçen gün yeni bir dünya markası ile anlaşma yapmaktayız. Optik ve güneş gözlüklerinde seçimlerimizi müşterilerimizin taleplerini göz önünde bulundurarak yapmaya gayret gösteriyoruz. Çünkü moda ve trendler her ne kadar önemli unsurlar olsalar da, müşterilerimizin neye ihtiyaç duyduğu veya neyi talep ettiği bizim için öncelikli sırada geliyor.

Mağazanızda en çok satışı yapılan optik ve güneş gözlüğü markaları nelerdir?
En çok satışı olan optik markalarımız arasında Mykita, Silhoutte, Chopard, Bvlgari, Vycoz, Furla, Lacoste ve Salvore Ferragamo yer alıyor. Güneş gözlüğü olarak da Serengeti, Mykita, Bvlgari, Chopard, Gucci, Balenciaga, Bottega Veneta, Tom Ford, Prada, Miu Miu, Versace,  Salvatore Ferragamo, Lanvin ve diğer dünya markalarının satışlarını yapıyoruz.

Son yıllarda designer markalar oldukça rağbet görüyor. Size de müşterilerinizden bu yönde talep geliyor mu?
Bizim bölgemizde yabancı müşterilerimiz oldukça fazla ve yabancı müşterilerimiz desinger markalara çok fazla rağbet göstermiyor. Fakat designer markalara talepleri olan müşterilerimde yok değil. O yüzden designer markaların ürünlerini de yakından takıp ediyor ve çok fazla sayıda olmamakla beraber mağazamızda bulundurmaya gayret ediyoruz.

Satış sonrası hizmetleriniz nelerdir?
Satış sonrası hizmet bizim için satış kadar önemli bir konudur. Satış yaparken her müşterimize satış sonrası için bilgilendirme yapıyor en küçüklüğünden en büyüğüne kadar bütün problemleri önemsiyor ve yardımcı oluyoruz.

Mağazanızda yapılan değişiklikler ve kampanyalarla ilgili müşterilerinizi nasıl bilgilendiriyorsunuz?
Kampanyalarımızı sosyal medya hesaplarımız ve mağaza içine astığımız broşürlerle müşterilerimizin bilgisine sunmaktayız. Bu yöntemler müşterilerimizin mağazamızdaki yeniliklerden ve kampanyalardan haberdar olmaları için yeterli oluyor.

Bir optik mağazanın vitrin düzeni ve iç tasarımını sizce satışlarda nasıl bir rol oynuyor? Siz bu unsurları hazırlarken nelere dikkat ettiniz?
Vitrin bir mağazanın özetidir, içerisi hakkında bilgi vermelidir. Sezona, özel günlere göre ve belli aralıklarla revize edilmelidir. Biz de bu doğrultuda vitrinimizin dekorasyonuna büyük önem veriyoruz.

Perakendecilerden biri olarak meslektaşlarınızla aranızdaki fiyat rekabeti hakkındaki görüşleriniz nelerdir?
Ürünlerin satış fiyatlarını hemen hemen bütün firmalar bizlerle paylaşıyor. Buna dikkat ederek satış yapmak gerektiğini düşünüyorum. Akdere Optik olarak bu konuya çok hassas yaklaşıyoruz. Şöyle de bir konu var ki müşterilerden duyduğumuz ve internette gördüğümüz fiyatlar maalesef bizleri üzmekte. Bunun önüne geçmek içinde firmaların bu konuda yaptırım uygulamalarını dilerim.

Sektöre hizmet veren biri olarak ülkemizde gözlük kullanımı oranları ve bilinci hakkında neler düşünüyorsunuz? Gözlük kullanımının artırılması için neler yapılabilir ve kimlere görev düşüyor?
Her geçen gün gözlük bilincinin çoğaldığını gözlemliyorum. Eskiden sadece bizler anlatırken, artık bilinçli ne istediğini bilen kullanıcıların olduğunu görmek çok umut verici. Biz optisyenler olarak cam özelliklerini sıkılmadan anlatmamız gerekiyor amaca göre cam ve gözlük önerimi yapmalıyız.

Yurtdışında yapılan uluslararası optik fuarlarını ve sektörel gelişmeleri takip ediyor musunuz?
Evet, yakından takip ediyor ve ilgileniyoruz. Sektörel gelişmeleri, teknolojik inovasyonları, trendleri, dünya markalarına ait en yeni koleksiyonları ve tüm yenilikleri bu fuarlar aracılığıyla görüyor ve mesleğimiz için heyecanlanıyoruz.

17-20 Aralık 2022 tarihleri arasında gerçekleşen Silmo İstanbul Optik Fuarı hakkındaki görüş ve değerlendirmeleriniz nelerdir?
Optik endüstrisi profesyonellerinden biri olarak Silmo İstanbul’a katıldığımda yine çok kalabalık, yine çok heyecan dolu bir atmosferde alışveriş yapma şansı yakaladığım için büyük mutluluk duydum. Perakendecileri, diğer profesyonellerle buluşturan bu harika etkinliğin onuncu yıldönümünü kutlayacağı 2023 edisyonunu sabırsızlıkla bekliyoruz.

2023 yılı itibarıyla dijital ortamda yayınlanmaya başlayan 4 your eyes ile ilgili görüşlerinizi öğrenebilir miyiz?
Çağa ayak uydurma adına çok güzel ve mantıklı bir karar olduğunu düşünüyorum. Artık 4 your eyes’ın her sayısı bir tık mesafe uzağımızda. Dijital yayına geçişinizden sonra dergiyi çok daha detaylı okuduğumu fark ediyorum. Röportaj için teşekkür eder, başarınızın katlanarak çoğalmasını dilerim.

Temmuz 2023

Jennifer Lawrence

Jennifer Lawrence

Alaia

Sosyete dergilerinde ve sosyal medyada sokak stili tercihleri yüzünden olumsuz eleştiriler alan dünyaca ünlü Hollywood oyuncusu Jennifer Lawrence, serin bir New York öğleden sonrasında menajeriyle görüşme yapmak üzere ünlü bir restorana doğru yürürken görüntülenmiş. Ünlü oyuncu, trençkot ve jeans seçerek sportif rahat bir stil seçmiş. Güneş gözlüğü is havalı bir Alaia.

Temmuz 2023

Bella Hadid

Bella Hadid

Oakley

Magazin basının sürekli takip ettiği güzeller güzeli top model Bella Hadid, bu kez günlük sokak stiliyle yürüyüş yaparken karşımıza çıkıyor. Bella Hadid yaz sıcaklarına uyumlu beyaz spor pantolonun üzerine bel dekoltesi olan uzun kollu bir tişört giymiş. Modele örgülü saçları ve Oakley güneş gözlüğü çok yakışmış.

Temmuz 2023

Sinüzitin Kör Yapabilir

Sinüs boşluklarının çevresinde, göz ve beyin yer alıyor. Dolayısıyla sinüs  enfeksiyonu çevreye yayıldığında yüz kemiklerinde osteit denilen iltihaplanmalara, göze yayıldığında körlüğe kadar giden durumlar olabiliyor.

Burun çevresindeki kemiklerin içinde yer alan kemik boşluklarına sinüs adı verilir. Bu boşlukların iltihaplanmasına da sinüzit adı verilir. Burunun hemen yan taraflarındaki üst çene kemiğinin içinde bulunan ve sinüslerin en büyüğü olan sinüs maksiller sinüstür. Sinüslerin burun içine açılan bu küçük deliklerinin, herhangi bir sebep sonucu tıkanması ile sinüslerde enfeksiyon ve buna bağlı hastalık bulguları ortaya çıkar. Bu tıkanmanın nedeni; basit bir üst solunum yolu enfeksiyonunun uzaması olabileceği gibi burun alerjileri, burun içindeki kemik veya kıkırdak eğrilikleri, hatta burun içindeki et büyümeleri olabilir. Sinüsler, her kişide farklı boyutlarda olduklarından sesin tipinin oluşmasında görevleri olduğu gibi içleri hava ile dolu olduğundan kafanın ağırlığının da azaltılmasında da görevlidirler. Asıl önemli görevleri ise solunan havanın ısıtılıp nemlendirilmesi ve her gün belli oranda salgı yaparak havanın içindeki partikül ve zararlı organizmaların temizlenerek dışarı atılmasıdır.
Kulak Burun Boğaz, Baş Boyun Cerrahisi Uzmanı Opr. Dr. Özcan Acuner, sinüzit konusunda uyarılarda bulunarak özellikle soğukta kalınmaması, saçların ıslak kalmamasının başlıca korunma yollarından biri olduğunu belirtti. Sinüzitin ilk ve en sık komplikasyonunun, iltihabın göz çukuru içine yayılması ve körlüğe kadar gidebilen hastalıklardan olduğuna dikkat çeken Dr. Acuner, alınacak tedbirlerle hastalıktan korunmanın mümkün olabileceğini belirtti.
Sinüzit Belirtileri
Sinüzit belirtileri hakkında uyarılarda bulunan Dr. Acuner, sözlerine şöyle devam etti: “Sinüzit genel olarak akut ve kronik (müzmin) olarak ikiye ayrılır. Akut sinüzit yeni oluşan sinüzit anlamına gelir. Uygun tedavi edildiğinde tamamen iyileşir. Ancak kronik sinüzit sinüslerde sürekli bir iltihap anlamına gelir ve tedavisi zordur. Akut ve kronik sinüzitin belirtileri birbirinden farklıdır. Akut sinüzitte hastayı en çok rahatsız eden şikayetlerden biri ağrıdır. Bu hangi sinüsün iltihaplandığına göre baş ağrısı, yüz ağrısı, göz çevresinde ağrı şeklinde olur. Genellikle öne doğru eğilmekle ağrı artar. Yüzde, sinüse uyan bölgeye basmak veya vurmakla bu ağrı artar. Sinüzitin en yaygın belirtileri:

  • Burun tıkanıklığı,
  • Burun akıntısı,
  • Koku duyusunda azalma,
  • Geniz akıntısı,
  • Ateş,
  • Çene ve dişlerde ağrı,
  • Ağız kokusu,
  • Burun kanaması,
  • Yüzde şişme
  • Göz altlarında morarma

Yüzde şişlik ve göz altlarında morarma daha çok çocuklarda görülen bir bulgudur. Öksürük hem akut hem de kronik sinüzitin belirtisidir. Kronik sinüzitte şikayetler daha uzun süreli olmasına rağmen daha hafiftir. Ağrı daha seyrek hatta bazen yoktur. Hastayı en çok geniz akıntısı ve buna bağlı boğaz ağrısı ve öksürük rahatsız eder. Bunun dışında yine burun tıkanıklığı, yüzde dolgunluk hissi ve ağız kokusu olur. Kronik sinüziti olan hastalar bazen ataklar halinde oluşabilen akut dönemler yaşayabilirler.
Körlüğe Kadar Gidebilen Tehlike
İltihabın göz çukuru içine yayılmasının körlüğe neden olabileceğine dikkat çeken Dr. Acuner, “Sinüzitin ilk ve en sık komplikasyonu, iltihabın göz çukuru içine yayılması ve körlüğe kadar gidebilen hastalıklarıdır. Böyle bir durumda ağrı göz içinde hissedilir. Gözde dışa doğru şişme ve göz etrafında morarma bulguları olabilir. Daha nadir komplikasyonlar; iltihabın beyin zarına veya beyin içine yayılarak abse oluşması, iltihabın sinüs içinde abseleşmesi ve kemik iltihabı sayılabilir. Bu tür durumlar oluştuğunda tedavi daha ciddi yapılmalıdır ve ilaç tedavisiyle birlikte ameliyat gerektirir. Hastaların sinüzit olmamak veya olunursa kolay tedavi edilebilmek için dikkat edebilecekleri birkaç şey vardır. Bunun için soğukta kalmamak, saçların ıslak kalmaması, yaşadıkları ortamın nemi ve ısısının uygun olması, sigaranın dumanında dahi kalınmaması, alerjiye yol açabilecek toz, duman veya diğer irritan maddelerden uzak kalınması gibi önlemler alınabilir. Üst solunum yollarının nezle veya grip gibi virütik enfeksiyonların da uzun sürmesi durumunda daha ciddi tedavilere baş vurmakta hastalığın uzayıp bir sinüs enfeksiyonuna dönmesini engelleyebilir” dedi.

Haziran 2023

Kortizonlu Damlalar Katarakta Zemin Hazırlayabilir

Özellikle yaşla birlikte ortaya çıktığı düşünülen kataraktın oluşumuna zemin hazırlayan nedenlerden biri de kortizon içerikli damlaların kontrolsüz kullanımı.

Göz Hastalıkları Uzmanı Doç. Dr. Esra Ayhan Tuzcu, özellikle romatizmal hastalığı olan veya alerji nedeniyle sistemik kortizon kullanan kişilerin katarakta dikkat etmesi gerektiğini söyledi. Doç. Dr. Esra Ayhan Tuzcu, bu hastalarda erken yaşlarda kataraktın gelişebileceği riskine karşı uyarılarda bulundu. Doç. Dr. Esra Ayhan Tuzcu, “Normalde şeffaf olan doğal göz merceğinin şeffaflığını yitirerek opak-beyazımsı bir görünüm almasına katarakt denir. Lens bulanıklaşıp opaklaştığında, retinaya ulaşan görüntü bulanıklaşır ve görme etkilenir. Katarakt tedavi edilebilir görme kaybının en önemli sebeplerinden biridir. Katarakta bağlı şikayetler yavaş gelişir ve ağrısızdır. Sıklıkla ilk olarak rutin göz muayenesi sırasında teşhis edilir. Kataraktın en sık bulguları ağrısız bulanık görme, ışıktan rahatsızlık ve renklerin soluk ya da sarı görülmesidir. Yaşa bağlı kataraktların çoğunda hastalığın ilerlemesi yıllar sürebilir. Kişilerde kataraktın nasıl bir hızla ilerleyeceğini önceden kestirmek mümkün değildir” açıklamasında bulundu.
Hastaların Yüzde 90’ı 60 Yaşın Üzerinde
Hastalığın genç ve şeker hastalarında hızlı ilerleyebileceğine dikkati çeken Doç. Dr.Esra Ayhan Tuzcu, normal şartlarda hastalığın yavaş ilerlediğini söyledi. Keskin görmede azalma, renkleri daha cansız görme gibi sorunlar yaşayan katarakt hastalarının, dünyayı soluk ve bulanık gördüğünü aktardı. Doç. Dr. Tuzcu, bilgilendirmelerine şu ifadelerle devam etti: “Gençlerde ve şeker hastalarında kataraktın ilerleme süreci kısa sürebilir. Şeker hastalığında kataraktın ilerlemesi kan şekeri ile bağlantılıdır. Kan şekeri düzensiz hastalarda daha hızlı katarakt gelişimi olmaktadır. Gençlerde kataraktın en sık nedeni göze alınan travmalardır. Travma sonrası katarakt genelde hızlı bir şekilde ilerler. Katarakt genellikle bir yaşlılık hastalığıdır. Hastaların yüzde 90’ı 60 yaşın üzerindedir.  Ancak katarakt her yaş grubunda görülebilir. Örneğin yeni doğan bebeklerde doğuştan katarakt adı verilen bir katarakt türü görülebildiği gibi çocuklarda, gençlerde ve orta yaşlılarda da katarakta rastlanabilir. 50 yaşın altındaki kişilerde görülen kataraktlarda altta yatan bir sebep aranmalıdır. Bu tür kataraktlar kalıtsal olabileceği gibi şeker hastalığı gibi metabolik bozukluklar, travma, geçirilmiş göz ameliyatı ya da göz içi enjeksiyonu, radyasyona maruz kalma, korumasız olarak uzun süre güneş ışığı altında bulunma veya kortizon ve benzeri ilaç kullanımı ile ilişkili olabilir.”
İlaçla Tedavi Yok, Çözüm Cerrahi Yöntemler
Kataraktı iyileştiren veya önleyen hiçbir ilaç veya diyet yoktur. D vitamini kullanımını kataraktı engellememektedir. Ultraviyole ışınlarına karşı koruyucu olması açısından güneş gözlüğü kullanmak kataraktın gelişimini yavaşlatabilir. Katarakt tedavisinin tek yöntemi cerrahi müdahaledir. Kornea, retina ya da optik sinir problemi olmayan hastalarda yüzde 95’in üzerinde katarakt cerrahisi ile görme artışı sağlanır. Katarakt belirtileri hastayı rahatsız etmediği durumlarda ve görme düzeyleri makul seviyelerdeyken müdahale gerekmeyebilir veya bir süre beklenebilir. Katarakt cerrahisi günübirlik cerrahi girişimi olup hastalar çoğu zaman aynı gün taburcu olabilmekte ve kısa sürede günlük aktivitelerine dönebilmektedirler. Hastalar ameliyattan sonra azalan dozlarda 1 ay boyunca damlalar kullanır. Ameliyat sonrasında 1 hafta boyunca göze su değdirmemeli, ameliyatlı göze bastırarak ovalamamalı ve o gözün üstüne yatılmamalı. Ameliyat sonrasında 1 ay boyunca havuz ve denize girilmemeli. Hastaya rutinde kullandığımız monofokal denen tek odaklı mercek kullandığımızda ameliyattan sonra yakın görme için gözlüğe ihtiyaç duyar.

Haziran 2023

Spor Yaparken Takılan Koruyucu Gözlükler

Koruyucu gözlükler spor yapan kişilerin gözlerini korumak ve performanslarını artırmak için tasarlanmış özel bir gözlük türüdür. Göz koruma, kontrast artırma, parlama önleme, rahatlık ve net görüş sağlama gibi faydaları vardır.

Yakın zaman öncesine kadar koruyucu gözlükler sadece sporcular tarafından kullanılıyordu. Bugün ise sporcu gözlükleri ister profesyonel ister amatör sporcular tarafından olsun, turnuvalarda, elinde top, veya raket tutan hemen hemen herkeste görülebilir. Ülkemizde her yıl pek çok göz yaralanması izleniyor. Bu yaralanmaların bir bölümü spor kazalarında meydana geliyor. Spor kazaları top çarpması şeklinde gerçekleşebildiği gibi; yakın temas içeren futbol, basketbol gibi sporlarda göze parmak, dirsek çarpması şeklinde de gerçekleşebiliyor. Yüzme sırasında bile çarpışmalara bağlı göz yaralanmaları meydana gelebiliyor.
Spor yaparken kullanılan koruyucu gözlükler sayesinde, gözlerinizi dış etkenlerden koruyarak ve performansınızı da artırabilirsiniz. Korucu gözlüklerin faydaları arasında göz koruma, kontrast arttırma, parlama önleme, rahatlık ve net görüş sağlama yer almaktadır. Spor gözlükleri, gözlerinizi güneş ışınlarından, rüzgardan, tozdan ve diğer zararlı maddelerden korur. Aynı zamanda kontrastı artırarak daha net ve keskin bir görüntü sunar. Bu, sporcuların hedeflerini daha iyi görmelerine ve daha doğru bir şekilde hareket etmelerine yardımcı olur. Spor gözlükleri, parlama önleyici kaplamalarla donatılmıştır. Bu durum ise sporcuların parlak güneş ışığı altında hareket ederken bile mümkün olduğunca net bir görüşe sahip olmasını sağlar. Hafif ve esnek malzemelerden yapılmış spor gözlükleri sporcuların uzun süre kullanmalarına olanak tanır. Sporcuların performansını artırmak için tasarlandıklarından yüksek konfor ve daha net görüş imkanı sunarlar.
Özellikle açık hava sporları yaparken güneşin zararlı UV ışınlarına maruz kalmamak için spor gözlükleri yaygın kullanıma sahiptir. Ayrıca bazı sporlar için özel tasarlanmış gözlükler de bulunur. Örneğin yüzme, dalış ve kayak gibi sporlar için su geçirmez ve buharlanmayı önleyen gözlükler tercih edilirken, bisiklet, koşu ve tenis gibi sporlar için ise hafif ve esnek çerçeveli gözlükler tercih edilir.
Basketbol, bisiklet, ralli, golf, motor sporları, koşma, tenis ve kış sporlarında gözlük kullanımı öneriliyor. Spor yaparken kullanılan gözlükler, çeşitli amaçlarla kullanılıyor:

  • Açık hava sporlarında güneşten korunma ve konfor
  • Topu daha net görebilme
  • Göz yaralanmalarından korunma

Koruyucu spor gözlüklerinde, gözlük camı olarak “polikarbonat cam” kullanılıyor. Polikarbonat cam çarpmaya dirençli bir malzemedir, ayrıca çizilmeye karşı kaplama ve ultraviyole filtresi içeriyor. Çerçeve stili spor tipine göre değişiklik gösteriyor ama çerçeve malzemesi olarak normalden daha dayanıklı malzemeler seçiliyor.

Haziran 2023

Şiş Gözlerle Uyanıyorsanız Dikkat!

Uyku anında vücutta en fazla göz kapaklarında ödem birikimi oluşabilir. Uyandığımızda ise gözlerimizde şişlik hissedebiliriz. Günün ilerleyen saatlerinde azalan bu şişlik gibi şikayetler gizli kalp hastalığının belirtisi olabilir

Gözlerimizdeki çoğu belirti vücudumuzdaki diğer hastalıklar hakkında bizlere işaretler vermektedir. Diyabet, hipertansiyon, kalp rahatsızlıkları gibi hastalıkların teşhisinde geç kalınması hastalığın ilerlemesine neden olduğundan dolayı zamanın müdahale edilmese gözlerimizde kalıcı tahribatlar oluşturabilir. Bu durum görmenin azalmasına ve hatta kalıcı görme kayıpları ile sonuçlanabilmektedir. Diyabetten hipertansiyona, damar değişikliklerinden pıhtı atımına kadar birçok hastalığın önüne geçmek için erken teşhisin önemini unutmamamız gerekiyor.

 Gizli Kalp Hastalığının Habercisi Olabilir
Gözlerdeki sabah şişkinliğini kalp hastalığın bir belirtisi olabilir. Uyku anımızda başımız kalp hizasına gelmektedir. Uyku anında vücutta en fazla göz kapaklarında ödem birikimi oluşabilir. Uyandığımızda ise gözlerimizde şişlik hissedebiliriz. Günün ilerleyen saatlerinde azalan bu şişlik gibi şikayetler gizli kalp hastalığının uyarıları olabilir.

 Diyabet Göz Muayenesi Sırasında Teşhis Edilebilir
Gözlerde önemli ve kalıcı hasara neden olabilen diyabet göz dibi muayenesi ile erken teşhis edilebiliyor. Diyabet ve hipertansiyona bağlı olarak meydana gelen küçük damar tıkanıkları, çift görme gibi şikayetlere de neden olabiliyor. Kalp hastalıklarının en temel nedeni damar sertliği gelişimidir. Bu damar sertliği vücudumuzdaki bütün damarlarda gerçekleşebilir. Göz damarlarında gelişen sertlik veya göz damarlarında pıhtı oluşumu geçici görme bozukluklarına neden olabilmektedir. Kalp ritminde bozukluklar da göz damarlarına pıhtı atılması gibi sonuçlar doğurabilmektedir. Geçici görme kaybı yaşayan kişilerin kalp ve damar hastalıkları ile kalp ritim bozukluğu riski sebebiyle kontrolden geçmeleri önerilmektedir. Özellikle doğuştan gelen kolesterol yüksekliklerinde gözde iris etrafında beyazımsı halka oluşumu görülebilir. Bu gruptaki kişilerin kalp krizi riski açısından kolesterol düzeylerini takip ettirerek kalp sağlığı açısından uzman doktor takibinde olması önem taşır.

Haziran 2023

Modo

New York merkezli gözlük markası Modo, halihazırdaki Air, Bold ve Sun koleksiyonlarını 2023 İlkbahar/Yaz sezonuna özel hazırladığı yeni modellerle genişletiyor.

Modo, 1990 yılından bu yana minimalist, trendlere uygun tasarımlar hazırlayan New York merkezli bir gözlük markasıdır. Marka, uzun ömürlülüğü de göz önünde bulundurarak dayanıklı çerçeveler oluşturmak için yenilikçi malzemeler ve yüksek teknolojili üretim teknikleri kullanıyor. Modo’nun New York, Milano ve Stockholm’de ofisleri bulunmaktadır ve 50’den fazla ülkede dağıtımı yapılmaktadır. Marka aynı zamanda sürdürülebilirlik ve sosyal eşitliğe adanmıştır, çeşitli hayır kurumlarını desteklemekte ve eko-bilinçli üretim uygulamaları kullanmaktadır. Ürünlerinde hiçbir zaman görünür logo kullanmayan marka, mevcut Air, Bold ve Sun koleksiyonlarını tamamlayan yeni 2023 İlkbahar/Yaz optik ve güneş gözlüklerini beğenilere sunuyor.  Modo’nun Ceo’su Giovanni Lo Faro ile markanın temel değerleri, tasarım anlayışı, kullandığı teknik özellikler ve yeni sezon modelleri hakkında yapılan röportajı beğenilerinize sunuyoruz.

Merhaba Giovanni. Her koleksiyonunuza yansıttığınız Modo’nun temel marka değerleri nelerdir?
Belki yanıtım kısa olacak ama miras, tasarım, kalite, yenilik ve hafiflik demek istiyorum.

Modo’nun marka mirası denince ne anlamalıyız?
Birkaç unsur var. Birincisi, bağımsızlık. Bulunduğumuz şehirler New York, Milano, Stockholm’dan aldığımız ilhamların eşsiz bir karışımına sahip bağımsız bir küresel şirketiz. Bu bize çoğu rakipten farklı bir bakış açısı ve genellikle yalnızca daha büyük grupların kullanabildiği bir dizi varlık ve kaynak sağlıyor. İkincisi, tarih. Gelecekle harmanlanmış bir geçmişe sahibiz. 1990 yılında kurulduk ve yenilik için çabaladığımız bir geçmiş inşa ettik. Üçüncüsü, tasarım ve kalite konusunda tavizsiz bir yaklaşım. Dördüncüsü ise işin ötesinde bir amaç duygusu. Buna örnek olarak, Bir Çerçeve Satın Al – Bir Çocuğun Görmesine Yardım Et kampanyamızdaki sözümüzü, yani Seva Vakfı ile ortaklığımız aracılığıyla ihtiyacı olan bir milyondan fazla çocuğa kapsamlı göz bakımı sağlamamızı söyleyebilirim.

İnovasyon sizin için neden önemli? Gözlük için tüm yenilikler yapılmadı mı sizce?
İnovasyon bizim Dna’mızın bir parçası. Amacımız müşterilerimize daha önce var olmayan somut bir fayda sağlayan yeni ve ilgili bir şey sunmak. Çerçevelerimizin görünümünü, hissini ve ağırlığını iyileştirmek için yeni malzemeler ve yeni tasarım teknikleri denemeye çalışıyoruz. Bu bizim hedefimiz ve başkaları için de değerli bulunuyor gibi görünüyor. Dünya çapında 80’den fazla ülkede 25.000’den fazla optisyene hizmet veriyoruz. İnce işçilikle eşleşen yenilikçi malzemelerimiz ve teknolojilerimiz, Red Dot Ürün Tasarımı Ödülü gibi ödüllerle takdir edildi. Milano’daki Tasarım Müzesi’nde yer alan tek gözlük markasıyız. Bildiğimiz gibi Milano tasarım için bir dünya başkentidir ve Ferrari, Ducati, Vespa, Boffi, Cappellini gibi en iyi tasarım markalarından bazılarının yanında yer almak bizim için bir onur.

Etkileyici bir siciliniz var. Kalite ve işçilikten de bahsettiniz. Bu konulardaki yaklaşımınızı detaylandırabilir misiniz?
Markamızı mevcut fiyat noktasında benzersiz bir kalite seviyesi sunma fikriyle kurduk. Kalitenin – fiyattan bile daha fazla – lüksün tanımının bir parçası olduğuna inanıyoruz. Bu deneyimi, bir kısmı artık ortalama kalite düzeyine sahip ana akım markaları satın alıyor olabilecek geniş bir kitleye sunmak istiyoruz. Bu senaryoda bağımsız butik markalar dünyasına atılan ilk adım olabiliriz. Ya da diğer birçok durumda, müşterilerimiz zaten bu dünyada gezinen ve mümkün olan en yüksek işçilik standartlarını korurken ürün yelpazemizi sürekli geliştirmemizden keyif alan kişiler olabilir.

SS23 koleksiyonunda yeni bir tasarım anlayışı geliştirdiniz mi?
SS23 için geçen yıl başlattığımız tasarım yönelimini güçlendiriyoruz. Bu yaklaşımın Air, Bold ve Sun ailelerimizin gücünü artırdığına inanıyoruz.

Bize Air koleksiyonunuzdan bahsedebilir misiniz?
Modo’nun Air çerçeveleri uzun zamandır dikkat çekiyor ve SS23 modelleri de farklı değil. Air çerçevelerimizle her zaman sunmaya çalıştığımız şey yeniliğin, konfor ve stil ile harmanlanmasıdır. SS23 için birden fazla yeni renkte beş yeni stil sunuyoruz. Hepsi için de daha dayanıklı ve rahat olmaları için patentli menteşe teknolojimizden yararlanarak hazırladık.

Bold koleksiyonunu farklı kılan nedir?
Bold çerçevelerimiz ilk olarak müşterilerimizin tarzlarını ve yeteneklerini ortaya koymalarına yardımcı olmak için tasarlandı. O zamandan bu yana, kategoriyi yoğun renkler, benzersiz şekiller ve ödün vermeyen yapı malzemeleri sunan yeni eklemelerle sürekli olarak güncelledik. SS23 ile yedi yeni çarpıcı stile daha sahip olduk.

Peki ya güneş gözlükleri?
Evet, Sun koleksiyonumuz. SS23 ile gözleri güneşten korurken aynı zamanda stil anlayışımızı da ortaya koyan beş çerçeve seçeneğimiz daha oldu. HCD (High Chromatic Definition), camlarımızı kalite ve teknoloji açısından pazarda öne çıkaran birinci sınıf tescilli teknolojimizdir. Bu teknoloji polarize ve anti reflektif özellikleriyle birlikte bizi çoğu rakipten farklı bir seviyeye taşıyor.

Malzemelere çok özen gösteriyorsunuz. Şu anda hangi malzemeler ile çalışmayı tercih ediyorsunuz?
Titanyum, beta titanyum, en iyi asetatlar ve kendi R 1000 reçinemiz gibi yüksek teknoloji ürünü plastikler gibi asil malzemelerle çalışıyoruz. Şu anda bizim ve müşterilerimizin en çok beğendiği malzeme R 1000. Havacılıktan seçtiğimiz inanılmaz bir malzeme, hafızalı bir plastik, çok dayanıklı, esnek ve geniş bir renk aralığına sahip, ayrıca da hafif. Bu da piyasadaki en hafif, ince veya kalın çerçeveleri üretmemizi sağlıyor. R 1000 + titanyum serimiz Red Dot Ödülü’nü, IF Ödülü’nü kazandı ve bizi Compasso D’Oro Ödülü’nün finalistleri arasına soktu.

Modo için hangi teknik özellikler tipiktir diyebiliriz?
Genellikle gözlükçüler ve uzmanlar tarafından sevilen ve çerçevelerimizi tüketiciler için özel kılan, örneğin menteşelerimiz gibi küçük teknik ayrıntılarla oynamayı seviyoruz. Gizli vidasız menteşemiz, düşen ve sizi gözlüksüz bırakan bir vida ile uğraşmak zorunda kalmamaktan başlayarak, gözlük için önemli ölçüde artırılmış stabilite, güç ve esneklik de dahil olmak üzere birçok önemli fayda sağlıyor. Kendinden yağlamalı metalik yüzeylerin kullanımı, saplar her katlandığında veya açıldığında hissedilebilecek bir fark için hareket akışkanlığı ve mümkün olan en yumuşak dönüşü sağlar. Ayrıca daha şık, daha aerodinamik bir tasarım sağlar. Ortaya çıkan görünmez menteşeler, menteşeyi tamamen gizlemek için opak renkler veya menteşenin formunu ve çalışmasını sergileyen yarı saydam renkler kullanmamıza izin vererek tamamen yeni tasarımlar hazırlama kolaylığı sunar.

Gözlüklerinizde bulunabilecek diğer özellikler nelerdir?
SS23’te geliştirmeye başladığımız büyük bir şey var, bu çok önemsediğimiz bir proje ve tamamen Paper-Thin Rimless koleksiyonumuzun kişiselleştirilmesiyle ilgili. Bu koleksiyon bizim için çok satan bir ürün haline geldi ve piyasadaki lider markalara gerçek bir alternatif oluşturuyor. Hala ifade edilmemiş bir potansiyel olduğunu düşündük. Bu nedenle şimdi müşterilerimize cam şekillerini, renk kombinasyonlarını, köprü ve sap boyutlarını seçerek kendi çerçevelerini oluşturma imkanı sunuyoruz.

Yeni SS23 kampanyanızın özünü ne oluşturuyor?
Özümüz köklerimiz! New York’ta kurulduk ve daha sonra NY, Milano ve Stockholm olmak üzere üç şehre yayıldık. Kampanyalarımızı her birinde dönüşümlü olarak çekiyoruz. SS23 kampanyası için mirasımızı geliştirmeye ve 1990 yılında kurulduğumuz yere, New York’a dönmeye karar verdik. Çünkü ev gibisi yok ve New York şehrinin çevresi ve insanları da çerçeve koleksiyonumuz kadar çeşitlidir. SoHo’nun kalbindeki bir çatıdan Brooklyn’in Industry City’sindeki zanaatkarlık esaslarına kadar çeşitli unsurlardan ilham alan SS23 kampanyası, Modo markasına canlı, yeni bir görünüm ve ruh hali getiriyor. Ancak asla değişmeyecek olan tek şey, nereye gidersek gidelim kalite, dayanıklılık ve hafiflik sunma konusundaki kararlılığımızdır.

Modo’nun gelecekte de bu doğrultuda devam edeceğini varsayabiliriz, değil mi?
Muhtemelen evet. 1990 yılında “Birey için Gözlük” konseptiyle kurulduk ve 30 yıl sonra bile bu konseptin hala taze ve geçerli olduğunu düşünüyoruz. Dünyamıza mümkün olan en iyi tasarım, kalite ve yeniliği getirme misyonumuz yol boyunca bunu nasıl sunacağımız sürekli gelişecekse de aynı kalmaya devam ediyor. Bizi gelecek konusunda heyecanlandıran bu gerçek aynı zamanda işimizi sevmemizin de nedeni de bu.

Kaynak: Favrspecs

Haziran 2023