Lele Sadoughi ile Karo

Onuncu yılını geçtiğimiz yıl kutlayan dünyaca ünlü aksesuar markası Lele Sadoughi, çerçevesinden saplarına kadar tümüyle karo desen kullandığı güneş gözlüğü tasarımıyla göz alıyor.

Eylül 2023

Le Specs Diyarı

Dünyaca ünlü isimlerin tercihi arasında yer alan Le Specs tasarımları öne çıkmaya devam ediyor. Markanın bu geometrik hatlara sahip bu modeli, lila çerçevesine eşlik eden siyah camlarla şık.

Eylül 2023

Çarpıcı Bir Moncler

Dünyaca ünlü yaşam stili markası Moncler, performans, işlev ve estetik zarafeti bir araya getirdiği bu maske formlu güneş gözlüğü ile sezona hızlı giriyor. Siya ve gri kombini modele çok yakışmış.

Eylül 2023

Gözleriniz Şiş Uyanıyorsanız Dikkat!

Gözleriniz şiş şekilde uyanıyorsanız dikkat! Başta kalp ve damar hastalıkları olmak üzere pek çok hastalık, gözlerimizde yaşanan belirtiler ile teşhis edilebilir.

Gözlerdeki sabah şişkinliğinin kalp hastalığın bir belirtisi olabileceğiniz söyleyen Prof. Dr. Nur Acar Göçgil, “Uyku anında vücutta en fazla göz kapaklarında ödem birikimi oluşabilir. Uyandığımızda ise gözlerimizde şişlik hissedebiliriz. Günün ilerleyen saatlerinde azalan bu şişlik gibi şikayetler gizli kalp hastalığının uyarıları olabilir” şeklinde konuştu. Gözlerimizdeki çoğu belirti vücudumuzdaki diğer hastalıklar hakkında bizlere işaretler vermektedir. Çoğu kişinin sağlık sorunlarının belirli bir ilerleyiş yaşamadan doktora gitmeyi tercih etmediğini hatırlatan Göz Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Nur Acar Göçgil, diyabetten hipertansiyona, damar değişikliklerinden pıhtı atımına kadar birçok hastalığın önüne geçmek için erken teşhisin önemini vurguladı.

ERKEN TEŞHİS HAYAT KURTARABİLİR
Düzenli muayene ile erken tespit edilen hastalıklarda tedavi şansının artar ve bu durum ölümcül hastalıklara karşı hayat kurtarır. Diyabet, hipertansiyon, kalp rahatsızlıkları gibi hastalıkların teşhisinde geç kalınması hastalığın ilerlemesine neden olmakta ve gözlerimizde tahribat oluşumuyla sonuçlanmaktadır. Bu durum görmenin azalmasına ve hatta kalıcı görme kayıpları ile sonuçlanabilmektedir.

GÖZLERDEKİ ŞİŞLİK GİZLİ KALP HASTALIĞININ HABERCİSİ OLABİLİR
Sabahları gözleriniz sürekli olarak şiş uyanıyorsanız, bu şişkinliğin sebebi kalp hastalığınız olabilir. Uyku anımızda başımız kalp hizasına gelmektedir. Uyku anında vücutta en fazla göz kapaklarında ödem birikimi oluşabilir. Uyandığımızda ise gözlerimizde şişlik hissedebiliriz. Günün ilerleyen saatlerinde azalan bu şişlik gibi şikayetler gizli kalp hastalığının uyarıları olabilir.

DİYABET GÖZ MUAYENESİ SIRASINDA TEŞHİS EDİLEBİLİR
Her iki göz veya tek gözde görmede yaşanan değişiklikler de diyabet ve hipertansiyona işaret eder. Gözlerde önemli ve kalıcı hasara neden olabilen diyabet göz dibi muayenesi ile erken teşhis edilebiliyor. Diyabet ve hipertansiyona bağlı olarak meydana gelen küçük damar tıkanıkları, çift görme gibi şikayetlere de neden olabiliyor. Kalp hastalıklarının en temel nedeni damar sertliği gelişimidir. Bu damar sertliği vücudumuzdaki bütün damarlarda gerçekleşebilir. Göz damarlarında gelişen sertlik veya göz damarlarında pıhtı oluşumu geçici görme bozukluklarına neden olabilmektedir. Kalp ritminde bozukluklar da göz damarlarına pıhtı atılması gibi sonuçlar doğurabilmektedir. Geçici görme kaybı yaşayan kişilerin kalp ve damar hastalıkları ile kalp ritim bozukluğu riski sebebiyle kontrolden geçmeleri önemlidir. Gözlerde yaşanan belirtilerin farkında olunması gerektiğini belirten Göz Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Nur Acar Göçgil, kalp ve damar hastalıkları kaynaklı gözde meydana gelebilecek belirtileri ise şu şekilde sıraladı: Kontrolsüz yüksek tansiyon göz toplardamarında tıkanıklıklara sebep olarak, merkez görüşte veya bir alanda görme bozukluğu oluşturabilir. Tıkalı damar alanında retinada kanamalar ve sarı noktada ödem gelişebilir. Yakın takip ve zamanında tedaviyle kalıcı görme hasarı en aza indirilir. Altta yatan sistemik hastalığın da tedavisi çok önem taşır. Tedavi ve yakın takiple retinada yeni kanayacak anormal damar gelişimi önlenir. Hastalığın ciddiyeti göz muayenesi ile tespit edilebilir.

BU GRUPTAKİ İNSANLAR KALP KRİZİ RİSKİ TAŞIR
Özellikle doğuştan gelen kolesterol yüksekliklerinde gözde iris etrafında beyazımsı halka oluşumu görülebilir. Bu gruptaki kişilerin kalp krizi riski açısından kolesterol düzeylerini takip ettirerek kalp sağlığı açısından uzman doktor takibinde olması önem taşır.”

Eylül 2023

Göz Bozukluğu Olan Kişilerde Demans Riski

İngiltere’de yapılan yeni bir araştırmaya göre, göz hastalığı yaşayan kişilerin demans riskinin daha yüksek olduğu tespit edildi.

İngiltere’de yapılan araştırmada, sarı nokta hastalığı, katarakt ve diyabet kaynaklı göz hastalığı gibi rahatsızlıkları olan kişilerin demans geliştirme riskinin daha fazla olduğu belirtildi. 55-73 yaşları arasındaki 12 bin 364 yetişkin üzerinde yapılan çalışmada, en riskli grubun diyabet kaynaklı göz rahatsızlığı olan kişiler olduğu bildirildi. Sağlık verilerini değerlendiren uzmanlar, yaşa bağlı sarı nokta hastalığı olanlarda demans gelişme riskinin %26 daha fazla olduğunu vurguladı. Kataraktı olanlarda %11, diyabetle ilişkili göz hastalığı olanlarda ise %61 daha yüksek demans riski olduğunu aktaran araştırmacılar, göz tansiyonunun ise demans ile ilişkili olmadığının altını çizdi. 21 Eylül Dünya Alzheimer Günü kapsamında yayımlanan çalışmada, görme bozukluklarının, 2050 yılına kadar dünya çapında 130 milyondan fazla insanı etkileyeceği bildirildi.

Eylül 2023

Her Okul Döneminde Göz Muayenesi Şart

Çocukların yaşam kalitesi için kritik bir öneme sahip olan göz sağlığı, okul başarısını da doğrudan etkileyen faktörler arasında yer alıyor.

Çocuğunuz okula başlamadan hemen önce gözlerini kontrol ettirmek, görmeyle ilgili bir sorunun çocuğunuzun okula adaptasyonunu kötü yönde etkilemesini önlemek anlamında çok önemlidir. Tahtayı göremediği için sık sık yerinden kalkıp tahtanın yakınına giden çocukların, okul başarısı düşük ve uyumsuz çocuklar olarak nitelenmesi hiç de nadir değildir. Okul çağında göz muayenelerinin sağlıklı çocuklarda 2 yılda bir yapılması yeterlidir. Bu yaştaki çocuklar kendilerini ifade edebildikleri için muayeneleri erişkinlerdekinden büyük farklılık göstermezler. En önemli fark kırma kusurundan şüphelenildiğinde, duruma göre 10-12 yaşına dek damlalı muayene gerekebileceğidir. Bu yaşlarda çocukların gözlük numaraları çok hızlı değişim gösterebilir. Rutin muayene dışında, çocuğunuzu kısa sürede göz hekimine getirmenizi gerektiren istisnai durumlar arasında baş ağrısı ve göz ağrısı ilk sırada sayılabilir. Bunların dışında çocuğunuz gözlerde yorgunluktan yakınıyorsa, gözlerini sık sık kırpıştırıyorsa, tahtayı göremediğinden yakınıyorsa veya nedensiz başarısı düştüyse, televizyon izlerken gözlerini kısıyor veya ekrana yaklaşma eğilimi gösteriyorsa göz hekimi ziyareti gerekli demektir.  Okul öncesi dönemde uzun süren ekran aktivitesi hem çocuğun psikososyal gelişimi, hem de göz sağlığı açısından önerilmez. Uzmanların bu konudaki önerileri ekran aktivitesini günlük süre olarak 5-8 yaşta bir saat, 9-12 yaşta 2 saat ile sınırlamaktır. Bu süre 2-3 parçaya bölünmelidir ve hiçbir şekilde aşılmamalıdır.

Eylül 2023

Göz Kanlanması Nedir, Ne İyi Gelir?

Göz çeşitli nedenlere bağlı olarak kanlanabilir. Göz kanlanması dış etkenlere bağlı gelişebileceği gibi farklı bir hastalığın habercisi de olabilir. Peki, göz kanlanmasına ne iyi gelir? Gözde kanlanma neden olur? Göz kanlanması nasıl geçer? İşte göz kanlanmasına dair ayrıntılar…

GÖZ KANLANMASI NEDİR?
Gözdeki damarların genişlemesi sonucu da göz kanlanması oluşabilir. Genişleyen kan damarlarının içinin kanla dolması sonucunda göz kızarık görünür. Kan damarlarının genişlemesinin sebebi ise gözün dışını kaplayan kornea tabakasının oksijen ihtiyacının karşılanmamasıdır. Normal koşullar altında kılcal kan damarları gözükmez. Fakat oksijen ihtiyacının karşılanmamasına ve kanın yoğunlaşmasına karşılık kılcal kan damarları görünür hale gelir. Dolayısıyla da gözde kanlı bir görüntü olur.

GÖZ KANLANMASI BELİRTİLERİ
Göz kanlanması, gözün beyaz bölgesinde oluşan kanlı ve damarlı görüntü olarak tanımlanabilir. Gözün beyaz bölümünde kızarıklık, Kaşıntı ve tahriş hissi, gözde ağrı, gözde dolgunluk hissi, bulanık görme, görüntü kısıtlığı, ışığa karşı duyarlılık, gözde şişme göz kanlanmasının en belirgin belirtileridir. Bu belirtilerin bir kaçının gözde aynı anda belirmesi mümkündür.

GÖZ KANLANMASI SEBEPLERİ NELERDİR?
Göz kanlanmasına neden olan etkenler aşağıdaki sorunlardan olayı ortaya çıkabilir:

  • Uykusuzluk
  • Yüksek basınçla öksürmek
  • Çok uzun süre öksürmek
  • Göz kuruluğu
  • Alerjik reaksiyonlar
  • Göz içerisinde oluşan iltihaplanmalar
  • Arpacık
  • Kirpik iltihaplanmaları
  • Gözü çok sert kaşımak
  • Lensi yanlış takmak
  • Tansiyon
  • Kusma
  • Ağır yük kaldırma
  • Travmalar, yaralanmalar ya da göze alınan darbeler
  • Kan pıhtılaşma sorunları
  • Göz kanseri
  • Kan inceltici ilaç kullanımı
  • Anevrizma
  • Diyabet
  • Retinal yırtık
  • Gözün arkasında sıvı birikimi

Kimi zaman ise fazla alkol ve sigara tüketimi göz kanlanmasına neden olabilir. Bu durumda ise doktor kontrolünde hastanın sigara ve alkol geçmişi incelenerek bu zararlı alışkanlıkların giderilmesi hedef alınabilir.

GÖZ KANLANMASI NASIL GEÇER?
Göz kanlanmasının tedavisi, kanlanmaya neden olan hastalığa göre değişkenlik gösterir. Genellikle kendiliğinden 1-2 haftaya kadar geçen göz kanlanması bazı durumlarda uzun süreli olabilir. Fakat göz kanlanmasının altında farklı nedenler de yatabilir. Bu gibi durumlarda uzman bir doktorun teşhisi koyması gerekir. Yüksek tansiyon nedeniyle göz kanlanması sorunu ortaya çıkıyorsa yüksek tansiyonun tedavi edilmesi gerekir. Daha ciddi göz hastalıklarında uygulanan tedavi ise farklıdır. Göz kanlanması tedavisi için genellikle göz damlaları önerilir. Doktor muayenesi sonrasında şişlikler için steroid içeren göz damlaları, bakteriyel enfeksiyonlar için antibiyotikli damlalar, ağrıların geçmesi için ağrı kesici içeren göz damlaları, viral enfeksiyonlar için ise antiviral göz damlaları verilir. Şayet gözde bulunan ve kanlanmaya neden olan damarlarda ciddi yaralanmalar söz konusuysa lazer cerrahisinden yardım alınarak tedavi gerçekleştirilebilir. Tüm tedavi yöntemlerinde hastaların gözlerini korumaları için bir süre göz bandı takmaları gerekebilir.

Eylül 2023

Taşkın Gözlük Galerisi Optik

Taşkın Gözlük Galerisi Optik
Yeni & Cesur

Silmo İstanbul 2022 bizim için dolu dolu geçti. İlgi oldukça fazla olduğundan 2023’te fuar alanının genişleyecek olmasından çok memnunuz. Yeni modelleri ve markaları keşfetmeyi sabırsızlıkla bekliyoruz.

Merhaba Taşkın Bey. Öncelikle kendinizi biraz tanıtarak, optik sektörü ile yolunuzun nasıl kesiştiğinden bahsedebilir misiniz?
İstanbul, Ortaköy 1985 doğumluyum. Öğrenim hayatımı tamamladıktan sonra uzun yıllar yeme-içme ve eğlence sektöründe yöneticilik yaptım. 2019 yılına kadar işletmecilik hayatım devam etti. 2020 yılında da optik sektörüne girerek kendi mağazamı açtım.

Mağazanızı açmaya nasıl karar verdiniz? Mağazanızı hangi vizyon ve hedeflerle açtığınızdan bahsedebilir misiniz?
Gözlük her zaman stilimin olmazsa olmaz parçalarından biri olmuştur. Yaşadığımız bölgede yenilikçi, güncel, farklı çizgide bir mağaza ihtiyacı yıllardır zaten vardı ve sektördeki dostlarımın yurtiçi & yurtdışı fuar ziyaretlerine ben de katılarak güncel modelleri takip etmeyi seviyordum. Pandemi döneminde eğlence sektörünün düşüşünü fırsata çevirerek optik sektörüne bir adım atma şansı yakaladım.

Mağazanızda her gruptan ürün bulunduruyor musunuz? Satışını yapacağınız optik ve güneş gözlüğü markalarını neleri göz önüne alarak seçiyorsunuz?
Mağazaya girdiğinizde en yeni, en güzel optik ve güneş modellerinin yanında en klasik, vazgeçilmeyen, eskimeyen her çeşit ve her bütçede modele rastlayabilirsiniz. Yurtdışı seyahatlerimizi sadece fuar dönemleri değil her mevsimde yaptığımız için dünyadaki seçenekleri daha iyi analiz edip öncülük yapabilme şansımız oluyor.

Mağazanızda en çok satışı yapılan optik ve güneş gözlüğü markaları nelerdir?
En çok satışı olan optik markalarımız arasında Mykita, Silhoutte, Chopard, Bvlgari, Vycoz, Furla, Lacoste ve Salvore Ferragamo yer alıyor. Güneş gözlüğü olarak da Serengeti, Mykita, Bvlgari, Chopard, Gucci, Balenciaga, Bottega Veneta, Tom Ford, Prada, Miu Miu, Versace,  Salvatore Ferragamo, Lanvin ve diğer dünya markalarının satışlarını yapıyoruz.

Son yıllarda designer markalar oldukça rağbet görüyor. Size de müşterilerinizden bu yönde talep geliyor mu?
Bizim bölgemizde yabancı müşterilerimiz oldukça fazla ve yabancı müşterilerimiz desinger markalara çok fazla rağbet göstermiyor. Fakat designer markalara talepleri olan müşterilerimde yok değil. O yüzden designer markaların ürünlerini de yakından takıp ediyor ve çok fazla sayıda olmamakla beraber mağazamızda bulundurmaya gayret ediyoruz.

Satış sonrası hizmetleriniz nelerdir?
Satış sonrası hizmet bizim için satış kadar önemli bir konudur. Satış yaparken her müşterimize satış sonrası için bilgilendirme yapıyor en küçüklüğünden en büyüğüne kadar bütün problemleri önemsiyor ve yardımcı oluyoruz.

Mağazanızda en çok satışı yapılan optik ve güneş gözlüğü markaları nelerdir?
Son dönemde en popüler hangi model ve marka varsa hemen sergileme şansımız oldu ki bu da moda markalarını öne çıkarıyor. Prada, Tom Ford, Versace, Dolce&Gabbana gibi devlerin yanı sıra, bizim daha çok sevdiğimiz butik markalar alıcı buluyor.

Son yıllarda designer markalar oldukça rağbet görüyor. Size de müşterilerinizden bu yönde talep geliyor mu?
Designer markalara yönelik ilgi ve talebin müşterilerimizde olduğunu rahatlıkla söyleyebiliriz. Farklı, sıra dışı, ikonik olma isteği çok sayıda insanda karşılaştığımız bir durum diyebilirim. Biz de bu sebeple stil farkı olan, farklı bakış açılı markalara raflarımızda yer alma şansı veriyoruz.

Satış sonrası hizmetleriniz nelerdir?
Ürün gruplarının garanti kapsamında verdiğimiz hizmetle aracılık etmek dışında herhangi arızalı bir ürünle alakalı tadilat ve tamirat konusunda oldukça iddialı bir teknik ekibe sahibiz. Kadın elinin değdiği her şey gibi vazgeçilmiş bir gözlüğü bile yeri gelip yepyeni hale getiren, restorasyonu, bakımı, cam yeniliği yapan bir ekibim var.

Mağazanızda yapılan değişiklikler ve kampanyalarla ilgili müşterilerinizi nasıl bilgilendiriyorsunuz?
Sosyal medyada aktif olan bir markayız. Kimi zaman özel gün kampanyalarını sayfalarımızdan ve sms yoluyla da müşterilerimiz ile paylaşıyoruz.

Bir optik mağazanın vitrin düzeni ve iç tasarımını sizce satışlarda nasıl bir rol oynuyor? Siz bu unsurları hazırlarken nelere dikkat ettiniz?
Aranan, görülmek istenen, merak edilen her ürünü sergilemeye çalışıyoruz. Raflarımızı misafirlerimizin kolayca deneyip bırakacağı şekilde düzenliyoruz. Böylece hem beğendikleri ürünlere rahatça ulaşmaları hem de konforlu ve keyifli alışveriş yapmalarını sağlıyoruz.

Perakendecilerden biri olarak meslektaşlarınızla aranızdaki fiyat rekabeti hakkındaki görüşleriniz nelerdir?
Fiyatlandırma konusunda firmaların tavsiye ettiği satış fiyatlarına riayet ederek, ürünlerin piyasa koşullarında değerini düşürmeden kaliteli hizmet ile sunmaktan yanayız. Şöyle de bir konu var ki müşterilerden duyduğumuz ve internette gördüğümüz fiyatlar maalesef bizleri üzüyor. Bunun önüne geçmek içinde firmaların bu konuda yaptırım uygulamaları gerektiğini düşünüyorum. Yani bir ürünün değeri neyse ona göre satışı yapılmalıdır. Bizi rakiplerimizden ayıran unsur hizmet kalitemizdir.

Sektöre hizmet veren biri olarak ülkemizde gözlük kullanımı oranları ve bilinci hakkında neler düşünüyorsunuz? Gözlük kullanımının artırılması için neler yapılabilir ve kimlere görev düşüyor?
Her geçen gün gözlük bilincinin çoğaldığını gözlemliyorum. Eskiden sadece bizler anlatırken artık bilinçli, ne istediğini bilen kullanıcıların olduğunu görmek çok umut veriyor. Bizlerin optisyenler olarak cam özelliklerini müşterilerimize sıkılmadan anlatmamız gerekiyor. Kullanıcısının amacına göre cam ve gözlük önerisi yapmalıyız.

Yurtdışında yapılan uluslararası optik fuarlarını ve sektörel gelişmeleri takip ediyor musunuz?
Pandemi sonrasındaki tüm fuarlara gittik. Farklı zamanlarda yaptığımız yurtdışı seyahatlerimiz sırasında ülkemiz dışındaki insanların ne tarz ürünleri tercih ettiğini gözlemlemek vizyonumuza önemli katkılarda yaptı ve koleksiyonlarımızı bu doğrultuda geliştirdik. Yeni olan her gelişmeyi takip etmek hem keyifli hem de ufkumuzu açan bir durum oldu.

17-20 Aralık 2022 tarihleri arasında gerçekleşen Silmo İstanbul Optik Fuarı hakkındaki görüş ve değerlendirmeleriniz nelerdir?
Çok keyifli geçen bir fuar oldu. Bizler de Taşkın Gözlük Galerisi Optik olarak Silmo İstanbul Optik Fuarı’ndaydık. Kendi açımızdan dolu dolu geçen bir fuar oldu. Birçok dünya markasını mağazamızda bulundurduğumuz için çok daha farklı tasarımlara ve çizgilere sahip butik markaların standlarını ziyaret etme fırsatı bulduk. Yeni markalarla anlaşma sağlayıp bünyemize kattık. 2023 yılında fuar alanının daha büyük bir alanda yapılacağını duyduk. Bunun çok doğru bir karar olduğunu düşünüyoruz. Silmo İstanbul’a ilgi oldukça fazla olduğundan alanın genişletileceğini duyduğumuz için çok memnunuz. Önümüzdeki yıllarda fuarın giderek daha da güzel olacağını düşünüyoruz. Yeni modeller ve markaları keşfetmeyi sabırsızlıkla bekliyoruz.

2023 yılı itibarıyla dijital ortamda yayınlanmaya başlayan 4 your eyes ile ilgili görüşlerinizi öğrenebilir miyiz?
İletişim çağındayız ve bunu değerlendirmek için dijital platformları kullanmak çok doğru bir tercihtir. Belli yaş gruplarından çıkıp daha fazlasına ulaşmak çok daha verimli olacaktır. Sektörümüze sunmuş olduğunuz hizmetin gerçekten çok kıymetli olduğuna inanıyoruz. Taşkın Gözlük Galerisi Optik olarak 4 your eyes ailesine teşekkür eder, başarılarınızın devamını dileriz.

Ağustos 2023

Mooshu

Mooshu

Sofistike ve Vintage

Silmo İstanbul bizim gibi butik firmaların kendilerini daha güzel ve doğru ifade edebildiği harika alanlar yaratıyor.

Merhaba Kadir Bey… Kendinizi okurlarımıza tanıtıp, optik sektörüne girmeye nasıl karar verdiğinizden bahsedebilir misiniz?
Merhabalar. Ben Kadir Cinemre, İstanbul’da doğdum. Işık Üniversitesi Optisyenlik Bölümü mezunuyum. Yaklaşık yirmi yıldır optik sektörü içindeyim. İlk olarak 2006 yılında satış pazarlama departmanında uzmanlaşmak için sektöründe öncü, dünya markası olan bir cam firmasında çalışmaya başladım. Sonrasında 2010 yılında çerçeve bölümünde yine dünya markaları distribütörü olan bir firmada marka satış sorumlusu olarak devam ettim. Optik sektörünün değişkenliği ve modaya yakınlığı beni bu sektöre en çok yaklaştıran unsurlar oldu. Yeniliğe çok açık ve üzerine çok şeyler katabileceğimiz bir sektör olduğunu düşünüyorum.

Firmanızı hangi amaç ve hedeflerle kurmaya karar verdiniz?
Optik sektörü ile 2006 yılında tanıştım. Sektörün her bölümünde farklı görevlerde bulundum. Farklı firmalarda farklı markaların satış sorumlusu olarak çalıştım. Cam, çerçeve, toptan, perakende bölümlerinde markalar ile sürekli iç içe oldum. Sonrasında vintage merakım ile gelecek yıllara retro gözlükler hazırlamak için kolları sıvadım. Sektörün birçok alanına hakim olduktan sonra hedeflerim doğrultusunda üretim üzerine yoğunlaştım. Retro çizgiler taşıyan, yerli ve el yapımı ürünler ortaya çıkarma fikri oldukça heyecanlı bir başlangıç yapmama vesile oldu.

Mooshu markasından, müşteri profilinden ve teknik özelliklerinden bahsedebilir misiniz?
Mooshu markası tasarımdan üretime %100 Türk markası olarak doğdu. Markanın isim anlamı (M) harfi Men kelimesinden gelir; yani sert ve erkeksi hatlara sahip, (OO) harfleri gözlüğü temsil eder, (S)(H)(U) İngilizcede kadını temsilen SHE kelimesinden gelir; kadınların kıvrımlı ve estetik hatlara sahip olmasını temsil eder. Markamızın tasarımlarının yüzde doksanı uniseks tasarımlara sahiptir. Hem kadınların hem erkeklerin tercih edebileceği sofistike ve vintage çizgilere sahiptir. Kullanışlı olmasının yanı sıra özgün tasarımlar sunmaya önem veriyoruz. Hafif ama gösterişli, farklı dizaynlara sahip gözlüklerde konfor beklentisi olan kullanıcılar müşteri profilimizi oluşturmaktadır. Mooshu markasının en önemli ilkesi ‘kaliteli değilse, yapma’dır. Üretimde kullanılan her bir parça özenle dizayn edilir. Her model kullanıcıların beğenisine sunulmadan önce yaklaşık beş kez revizyon edilir. Mükemmeli bulana dek üzerinde çalışmalara devam ediyoruz. Tüm Mooshu modelleri vidasız ve kaynaksız tasarımlara sahiptir. Yenilik odaklı bir dinamiğe sahibiz. Üretim sistemlerimizi geliştirmek için büyük bir çaba sarf ediyoruz, dolayısıyla teknolojik çalışmalara ve Ar-Ge bölümümüze büyük bir zaman harcıyoruz. Kaplama konusunda dünyanın yenilik olarak sundukları teknolojileri biz Türkiye’de zaten kullanıyoruz.

Titanyum kaplama ile uzun ömürlü ürünler üretiyoruz. Camlarımızın üretimini kendi renk kartelamız ile yaptırıyoruz. Tüm camlarımız anti-refle kaplamalı ve net bir görüş sağlayan PA lenslerden oluşuyor. Ürünlerimizin kesimi, montajı lazer teknolojileri ile yapılıyor. Binde birlik bir hata payı ile çalışıyoruz. Bu yıl yeni koleksiyonumuza bio-acetate seri ekledik. Gövde asetat, saplar metal kombinini bu yıl müşterilerimizin beğenisine sunuyoruz. Yine tamamı Türkiye’de kendi atölyemizden çıkan, tamamen doğaya uyumlu ürünler ile sıfır karbon tüketimine yaklaşmaya yöneliyoruz. Gözlük kılıflarımız vegan deriden oluşuyor. Tasarımlarını ve üretimini Türkiye’de yapıyoruz.

Satış ve satış sonrası hizmetleriniz nelerdir?
Satış ekibi arkadaşlarımız ile sürekli toplantı yaparken, aslında hayalimize ortak arıyoruz. Satış noktalarımızı buna göre belirliyoruz. Marka değerimizi korumak bizim için çok önemli. Sadece ürün satmak, para kazanmak bizim işimiz değil. Biz kazancımızı, bilgimizi ve değerlerimizi markamızı daha ileriye taşımak için harcıyoruz. Üretim bize ait olduğundan hiçbir model veya ürün için müşterilerimiz ile tedarik sorunu yaşatmıyoruz. Her türlü cam, yay, kanca, terminal gibi yedek aksamlar konusunda müşterilerimizin; dolayısıyla onların da müşterilerinin memnuniyetini birinci sıraya koyuyoruz. Kimse bir yedek parça için haftalarca beklemek istemez. Kendimizden pay biçmeliyiz.

Sektördeki bilinirliğinizi artırmak için hangi tanıtım ve reklam çalışmalarına başvuruyorsunuz?
Markamızı daha iyi noktalara ulaştırmak, bilinen, tanınan bir marka haline getirmek için sosyal medyayı etkili kullanmaya gayret gösteriyoruz. Ünlü simalarla işbirliği yaparak farklı kitlelere ulaşmayı hedefliyoruz. Influencer çalışmaları bize ve optik mağazaların ürünlerimizi satmalarına destek oluyor. Bilinen, tanınan kişilerin ürünlerimizi kullanması müşterilerimize güven veriyor. Sosyal medya ile birlikte optik fuarlara katılımın da bize çok fazla fayda sağladığını görüyoruz. Yeni optik mağazaları, çalışanları ve genç optisyen arkadaşlarımız ile fuarlarda markamıza ve tecrübelerimize çok fazla yenilikler katıyoruz. Aynı zamanda fuarlar dünya pazarına açılan kapı niteliği taşıyor. Bizimde amacımız bu zaten. Bir dünya markası olmak.

Türkiye optik sektörünün bugünü ve geleceği ile ilgili yorumlarınız nelerdir?
Türkiye pazarının dünyanın göz ardı edemeyeceği bir pazar haline gelmiş durumda olduğunu düşünüyorum. Özellikle bizim gibi katma değeri yüksek ürünler Avrupa’da yoğun ilgi görüyor. Türkiye’ye yoğun bir ilgi var. Pandemi sonrası artan taşıma masrafları ve maliyetler, Uzakdoğu pazarına ilgiyi azalttı. Ülkemize yoğun bir ilgi olduğunu düşünüyorum. Biz her yıl yatırımlarımızı, Ar-Ge çalışmalarımızı, kapasitemizi artırarak geleceğe hazırlanıyoruz. Yakın zamanda Türk markalarının da dünya markalarının arasında yer alacağını, vizyonumuzun her yıl artarak ülkemize katma değer katacağını düşünüyorum.

Optik ve güneş gözlüklerinde 2023 trendleriyle ilgili neler söyleyebilirsiniz?
Geçtiğimiz yıl ve öncesindeki birkaç sezon minimal gözlükler daha revaçtaydı. Fakat bu yıl büyük ve çok renkli modeller trend haline geldi. Büyük asetat modeller son zamanlarda tercih ediliyor. Pastel renkler tercihlerin ilk sıralarında yer alıyor. Biz Mooshu modellerimizde sıra dışı renklerde, zamansız çizgilerde ürünleri tercih ediyoruz. Buradaki amaç trendi oluşturmaktır. Sadık müşteri kitlemize var olan trendleri sunmak yerine oluşturduğumuz trendleri sunmayı tercih ediyoruz.

Fuarlara katılıyoruz dediniz… Fuarlardan beklentilerinizin karşılığını alabiliyor musunuz? Silmo İstanbul’un on yıllık sürecini nasıl değerlendirirsiniz?
İki senedir Silmo İstanbul’a katılıyoruz ve her fuar sonrasında yüzümüz gülerek ayrılıyoruz. Tanıştığımız yeni insanlar, bayiiler ve yurtdışından sektör takipçileri bize yeni kapılar açıyor. Bizim gibi butik firmaların kendilerini daha güzel ve doğru ifade edebildiği harika alanlar yaratıyor. Silmo İstanbul’un yurtdışından da büyük ilgi görmesi bizim gibi dünya markası olma yolunda ilerleyen firmalara basamak oluyor. Bu yıl Silmo İstanbul’da genişleyen yeni yerinde sektörümüz için çok daha verimli bir fuar süreci geçireceğimizi düşünüyoruz.

Dergimiz bir yeniliğe daha imza attı ve yayın hayatına dijital olarak devam ediyor. Bu şekilde daha efektif ve yoğun bir etkileşim kuruyoruz. 4 your eyes’ın bu yeniliğini ve optik sektörü adına yaptığı çalışmaları nasıl yorumlarsınız?
Güncel ve dinamik bir dergi olması sebebiyle sektördeki tüm yenilikleri tek bir çatı altında bulabiliyoruz. Derginin bizim gibi butik firmalar için tüm sektöre sesini duyurabildiği yegane alan olduğuna inanıyorum. Derginin online olması müthiş bir yenilik. Artık herkes her yerden sizlere; dolayısıyla bizlere ulaşabilecekler. Günümüzde etkileşimin ne kadar önemli olduğunu sosyal medyadan görebiliyoruz. Ceplerimizde bir dokunuş uzağımızda derginiz ile de etkileşime geçebilmek büyük bir kolaylık oldu. Bu yenilik ile bizleri daha geniş kitlelere ulaştırdığı için 4 your eyes ekibine teşekkür ederiz.

Ağustos 2023

William Morris London

İngiliz Mirası

İngiliz kimliğini özenle taşıyan William Morris London, geçtiğimiz yıl Design Eyewear Group’un bünyesine katılmasının ardından her zamankinden daha güçlü olarak optik dünyasını kucaklıyor.

Design Eyewear Group’un 2022 Sonbaharında William Morris London’ı portföyüne eklemesinden bu yana İngiliz marka ilk kez İngiltere’de 100% Optical fuarında Design Eyewear Group (DEG) çatısı altında sergilendi. William Morris London’un felsefesi ve marka özellikleri yirmi yedi yıl önce lanse edildiği zamanki kadar güçlü. Hala dinleyen, adapte olan ve standartları belirleyen bir marka. Optik dünyasında sık sık ödül kazanan ve ödüllere aday gösterilen William Morris London, sürekli gelişen özgün tasarımlarını her koleksiyonuna verdiği titiz emek ve Dna’sına işleyen İngiliz gururuyla beğenilere sunmaya devam ediyor. DEG Ceo’su Lars Flyholm ve William Morris London Kurucusu Robert Morris ile marka yelpazesini ileriye dönük olarak nasıl geliştirecekleri hakkında yapılan röportajı sunuyoruz.

DEG portföyü açısından William Morris London neyi temsil ediyor? İngiliz markayı farklı kılan özellikler nelerdir?
Lars Flyvholm: Design Eyewear Group son yıllarda pazarda tasarım mirasımıza dayanan bir konum inşa ediyordu ve bu yeni birleşmeye kadar daha çok Danimarka mirasımıza ve Prodesign, Face a Face ve Woow gibi Fransız tasarımına odaklanıyordu. Bu nedenle diğer markaları almamıza ve daha da geliştirmemize olanak tanıyan bir temelimiz ve yapımız vardı. Bu olası satın alma arayışında farklı bir şey eklemek istedik. Bünyemize ekleyebileceğimiz başka bir tasarım hikayesi ve mirası olan bir yol bulmak istedik. İngiltere ilham verici bir tasarım mirasına sahip ve portföyümüze gerçek, otantik İngiliz tasarımını ekleme fikri bizi cezbetti. William Morris London, tasarım etiketlerine odaklanan bir şirket olma yolculuğumuza katkıda bulunmak açısından bizim için mükemmel bir eşleşme. William Morris London şirketinin içine ve Robert ile ekibinin kurduğu yapıya baktığınızda, uzun yıllar boyunca inşa edilmiş çok güçlü ve net bir kimliğe sahip olduğunu görüyorsunuz. Ürün açısından ve portföyümüz açısından baktığımızda, özellikle tasarım ve fiyat noktası olarak bizim için önemli bir boşluğu doldurdu. Design Eyewear Group bünyesinde halihazırda hepsi farklı hedeflere ve fiyat noktalarına sahip dokuz markamız var. Robert, doğrudan satış açısından İngiltere pazarında çok güçlü bir varlık oluşturdu. Bu da organizasyonumuz ve dünya çapındaki ayak izimizle örtüşüyor. ABD’de güçlü bir varlığımız var ve William Morris London koleksiyonları ile bu pazara girmek için orada büyük bir fırsat olduğunu düşünüyoruz. Aynı şey diğer ihracat pazarları için de geçerli.

Bu birleşmenin DEG’e sağladığı avantajlardan bahsedebilir misiniz?
Lars Flyvholm: Avantajları özetlemek gerekirse, bu birleşmede gerçekten mantıklı olan dört temel unsur vardı. Çok güçlü bir kimliğe sahip bir marka olan William Morris London aracılığıyla İngiliz tasarım mirasını bünyemize kattık. Ayrıca doğru fiyat ve hedef noktası ile portföyümüze uygun bir ürün ekledik. Son olarak, Design Eyewear Group’un halihazırda çok güçlü bir varlık gösterdiği pazarlarda gerçek bir büyüme fırsatı tespit ettik.

Koleksiyon portföyünü olduğu gibi korumayı planlıyor musunuz?
Lars Flyvholm: Evet, ana William Morris London koleksiyonunu ve lüks William Morris serisi olan Black Label’ı sunacağız. Bunların yanı sıra, William Morris Gallery ile ortaklaşa oluşturulan Gallery koleksiyonu da var. Bunlar güçlü İngiliz kimliğine sahip üç temel koleksiyon. Bir de ikinci bir marka olarak gördüğümüz genç, modaya uygun ve taze bir konumlandırmaya sahip Charles Stone New York var. Robert ve İngiltere’deki ürün ekibi ve Danimarkalı ekibimizle birlikte çalışarak burada büyüme ve genişleme fırsatlarının nerede olduğuna bakıyoruz. Yakın gelecekte Gallery koleksiyonunu genişletme planlarımız var, tabii ki henüz hazırlanma aşamasında olan bir güneş gözlüğü serisiyle birlikte. Gallery koleksiyonu için bu ay içerisinde özel bir mini lansmanın yanı sıra, Ocak 2024’te koleksiyon için ek bir lansman yapacağız.

William Morris London, DEG ile birleşimden bu yana ilk kez İngiltere’de 100% Optical fuarında lanse edildi. İngiltere’deki müşterilerinizin bu birleşmeyle ilgili size yansıyan düşüncelerinden bahsedebilir misiniz?
Robert Morris: Evet, İngiltere’deki gözlükçüler ilk kez iki şirketi yan yana görme fırsatı buldular ki bence bu gerçekten muazzam bir deneyimdi. 100% Optical’da gerçekten ilginç sohbetler gerçekleştirdik. William Morris London’ı satın alan ve Face a Face veya Prodesign ile çalışmayan çok sayıda bağımsız gözlükçü var. Bu nedenle Design Eyewear Group’un bu durumu mağazalarına nasıl kanalize edebileceğini duymak isteyen çok sayıda gözlükçü ile görüştük. Ayrıca Design Eyewear Group’un, William Morris’in artık daha geniş bir ölçekte sunabileceği bağımsız optisyenlere yardımcı olmak ve onları desteklemek için nasıl bir dizi konsept oluşturduğunu öğrenmek de müşterilerimiz için önemliydi. Design Eyewear Group’un gözlükçüler için ideal bir ortak olduğunu düşünüyorum.

Lars Flyvholm: Gözlükçülere mağazalarının bir bölümünü markalarımıza ayırmaları için yollar sunduğumuz bazı programlarımız var. Bunu markalarımızın bir karışımı ile yapabiliyoruz. Bu pano programında bire bir değişim yapmalarını sağlayan bir mali teşvik var. Örneğin üç markamızdan altmış çerçeveniz varsa sizi yılda dört kez ziyaret eden bir temsilciniz olacak ve satmayanları değiştirebilecek ve panoyu optimize edebilecekler. Bu esneklik ve elbette finansal teşvik 2020’den beri Design Eyewear Group’ta sahip olduğumuz bir şey ve insanlar bunu gerçekten önemli buluyor. Ayrıca gözlükçülere yeni markalar deneme şansı vermiş oluyoruz. Tabii ki William Morris ve Charles Stone markaları da artık bu programa dahil. Ayrıca Elçi programı diye adlandırdığımız bir sadakat programı da sunuyoruz. Bu program, daha fazla satın alırsanız veya daha fazla marka ile çalışırsanız avantajlarınızı artırıyor. Şunu da eklemek isterim ki, altyapımız göz önüne alındığında Brexit’ten bu yana hiçbir sorun yaşamadığımız için şanslıyız. Bizim için her şey çok iyi gidiyor. Tüm markalar için lojistiğimiz Danimarka’dan yürütülüyor.

William Moris London’un marka geçmişinden ve geldiği noktadan bahsedebilir misiniz?
Robert Morris: 1996 yılında William Morris Eyewear adında bir dağıtım şirketi olarak başladık. Daha sonra sıfırdan kendi markamızı oluşturmaya karar verdik ve William Morris London böyle doğdu. Daha sonra, lüks ürünlere yönelik daha fazla talep olduğunu gördük ve böylece daha premium bir fiyat noktasıyla William Morris Black Label’ı kurduk. Geleneksel olarak müşterilerimizin yaklaşık yüzde sekseninin hem William Morris London hem de Charles Stone New York aldığını söyleyebilirim. Yüzde doksanı ise artık William Morris London ürünleri yanı sıra Black Label ürünleri de alıyor.

William Morris London için İngiliz kimliği çok önemli ve bu kimliği özenle koruduğunuzu görüyoruz.  Kimliğinizi nasıl oluşturdunuz?
Robert Morris: Bence ürün elbette önemlidir ancak William Morris için daha önemli olan, çerçevenin etrafındaki her şey, koleksiyonun içinde büyüdüğü tüm “İngiliz dünyası” ve özenle tasarlanmış satış noktası gibi eklentilerdir. Özellikle fuarlarda, insanların tasarımcıyla tanışması, örneğin standın görsel temelini oluşturan Londra otobüsünü tanıması marka bilincinin yerleşmesi açısından önemli olmaktadır. Bu nedenle tüm paketi canlı tutmak ve ileriye taşımak gerçekten önemlidir.

Lars Flyvholm: Amerika’da kendi ekibimiz olduğu için muhteşem İngiliz gözlükleri hakkındaki hikayenin ABD’de büyük bir başarı elde edeceğini biliyoruz. Bu konumlandırma son derece heyecan verici. Markanın bu kadar güçlü olması ve Robert’ın bunun bir elçisi olması hoşumuza gidiyor. Elbette markanın kendi başına da ayakta durabilmesini sağlamamız gerektiğinin farkındayız ve bu dengeyi bulmalıyız. Bence bu da tasarımdan, renklerle ve Union Jack gibi İngiliz detaylarıyla her zaman ayırt edici olan kampanyaların gücünden geliyor. William Morris London’ın burada gerçekten bir gücü var ve Britanya tüm dünyada inanılmaz bir tanınırlığa sahip olduğu için markanın Britanya mirasının bu yönünü korumaya ve tüm dünyaya göstermeye devam edeceğiz.

DEG ve William Morris London birleşmesi hakkındaki düşüncelerinizden ve geleceğe yönelik hedeflerinizden söz edebilir misiniz?
Robert Morris: William Morris London’un kendi başına ayakta durması gerekiyordu ve bunu hali hazırda yapabildiğini görüyorum. İngiltere’de ve dünya çapında bir marka olarak kendini kanıtladı. Elbette, Design Eyewear Group ile belki de benim götüremeyeceğim bir konuma ulaşmasını umuyorum. Sahip olduğumuz sinerji sayesinde bunun er ya da geç gerçekleşeceğine inanıyorum.

Lars Flyvholm: Elbette bu birleşmenin hem Design Eyewear Group’a hem William Morris London’a çok iyi geldiğini ve birlikte büyük başarılara imza atacağımızı düşünüyoruz.  ABD’nin yanı sıra Avrupa’da özellikle Fransa ve Almanya gibi pazarlarda da büyümeyi hedefliyoruz.

Kaynak: 20/20 Europe

Ağustos 2023