Göz Altı Morlukları Sağlığınız Hakkında İpucu Verebilir

Çoğu zaman uykusuzluk, yorgunluk veya stresle ilişkilendirilen göz altı morlukları; alerji, kansızlık ve diğer bazı sağlık sorunlarıyla da bağlantılı olabilir. Özellikle ani ortaya çıkan, kalıcı hale gelen veya başka belirtilerin eşlik ettiği morlukların dikkate alınması öneriliyor.

Göz çevresindeki deri, yüzün diğer bölgelerine göre oldukça ince ve hassastır. Bu nedenle damar yapısı, pigment değişiklikleri ve dolaşımdaki farklılıklar göz altında koyu halkaların daha belirgin görünmesine yol açabilir. Uykusuzluk, stres ve yaşam alışkanlıkları en sık karşılaşılan nedenler arasında yer alsa da bazı durumlarda göz altı morluklarının altında farklı sağlık sorunları bulunabilir. Göz altı morlukları çoğunlukla tek başına ciddi bir hastalığın göstergesi değildir. Ancak aniden ortaya çıkması, uzun süre geçmemesi, giderek belirginleşmesi veya başka şikâyetlerle birlikte görülmesi durumunda altta yatan nedenin belirlenmesi için uzman değerlendirmesi önerilir.

Alerjiler Göz Çevresini Etkileyebilir
Alerjiye bağlı burun tıkanıklığı ve göz çevresindeki dolaşım değişiklikleri, göz altında mavi-mor renkli koyu halkaların belirginleşmesine neden olabilir. Bu durum özellikle çevresel veya gıda kaynaklı alerjilerde görülebilir ve genetik yatkınlık da etkili olabilir. Göz altı morluklarına sulu, kırmızı ve kaşıntılı gözler, hapşırma, burun tıkanıklığı, boğaz veya damakta kaşıntı gibi belirtilerin eşlik etmesi alerjik bir nedeni düşündürebilir. Alerjik morluklar genellikle ciddi bir sağlık sorunu oluşturmasa da uzun süre devam etmeleri halinde uzman görüşü alınması faydalıdır.

Kansızlık da Nedenlerden Biri
Anemi, yani kansızlık, dokulara yeterli oksijen taşınamamasına bağlı olarak cildin daha soluk görünmesine ve göz altındaki koyuluğun belirginleşmesine neden olabilir. Özellikle demir veya B12 vitamini eksikliğiyle ilişkili anemilerde göz altı morluklarına yorgunluk, baş dönmesi, solukluk ve nefes darlığı gibi başka belirtiler de eşlik edebilir. Bu durumda vitamin veya mineral desteğine kişinin kendi kararıyla başlamak yerine, eksikliğin ve nedeninin hekim tarafından değerlendirilmesi önemlidir.

Tiroid Sorunlarında da Görülebilir
Tiroid bezinin az veya fazla çalışması vücudun metabolik dengesini etkileyerek cilt ve göz çevresinde çeşitli değişikliklere neden olabilir. Göz altındaki koyu görünüm tek başına bir tiroid hastalığı göstergesi değildir; ancak başka belirtilerle birlikte ortaya çıkması durumunda değerlendirilmesi gerekebilir.

Böbrek Sağlığı ve Göz Çevresi
Böbrek fonksiyonlarındaki bozukluklar vücudun sıvı ve elektrolit dengesini etkileyebilir. Buna bağlı gelişen sıvı tutulumu ve ödem, hassas göz çevresinde şişkinliğe ve koyu bir görünüme yol açabilir. Göz çevresindeki değişikliklere belirgin ödem, sürekli yorgunluk veya idrar alışkanlıklarında değişiklik gibi başka belirtiler de eşlik ediyorsa bir sağlık uzmanına başvurulması önem taşır.

Eylül 2026

Göz Mikrobiyomu Uzay Ortamında İncelendi

Göz yüzeyinde yaşayan mikroorganizmaların uzay koşullarında nasıl değiştiği, bilim dünyasında yeni bir araştırma alanı oluşturuyor. Göz mikrobiyomunun uzay ortamındaki değişimini inceleyen uluslararası SpaceOmix projesi, bu alanda geleceğe ışık tutabilecek önemli çalışmalardan biri olarak öne çıkıyor.

İnsan vücudunda yaşayan bakteri, mantar, virüs ve diğer mikroorganizmaların bütünü “mikrobiyom” olarak tanımlanıyor. Daha çok bağırsak sağlığıyla anılan mikrobiyomun göz yüzeyinde de bulunduğu, yeni nesil biyoinformatik analizlerle ortaya konabiliyor. Uzun yıllar steril olduğu düşünülen gözde mikroorganizmaların Dna’larının tespit edilmesi, göz sağlığı ile mikrobiyom arasındaki ilişkinin araştırılmasına yeni bir boyut kazandırıyor. Göz mikrobiyomundaki dengenin bozulmasıyla bazı göz hastalıkları arasında ilişki olabileceği düşünülüyor. Kuru göz, alerjik konjonktivit, üveit ve iridosiklit gibi hastalıklarla mikrobiyom dengesizliği arasındaki olası bağlantılar, bu alanı önemli bir araştırma konusu haline getiriyor.

2025 yılında SpaceX’in Falcon 9 roketiyle gerçekleştirilen Fram2 görevi kapsamında göz mikrobiyomu ilk kez uzay ortamında incelendi. Polar yörüngede beş gün süren görevde aynı kişilerden alınan örnekler Dünya’da ve uzayda saklanarak karşılaştırmalı olarak analiz edildi. Suudi Arabistan, Belçika, Malta ve Florida’dan bilim insanlarının yer aldığı projede, mikroorganizmaların uzaydaki davranışlarının insan fizyolojisini anlamaya katkı sağlayabileceği değerlendiriliyor. Dr. Öğr. Üyesi Uğur Tunç’a göre önümüzdeki 50-60 yıl içinde insanların uzayda daha uzun süre kalmasıyla ortaya çıkabilecek sağlık sorunlarının çözümü önem kazanacak. Göz mikrobiyomu çalışmaları da geleceğin uzay tıbbına ışık tutabilecek alanlardan biri olarak öne çıkıyor.

Eylül 2026

Akıllı Gözlükler Optik Dünyasını Değiştiriyor

Yapay zekâ ve giyilebilir teknolojilerin gözlüklerle buluşması, optik sektöründe yeni bir dönüşümün kapısını aralıyor. Reçeteli camlarla uyumlu hale gelen akıllı gözlükler, optisyenler için de yeni uzmanlık ve hizmet alanları yaratıyor.

Yapay zekâ teknolojilerinin gözlüklerle buluşması, optik sektöründe yeni bir ürün kategorisinin hızla gelişmesini sağlıyor. İlk örnekleri daha çok teknoloji ürünü olarak değerlendirilen akıllı gözlükler, bugün tasarım, görme düzeltmesi ve dijital teknolojiyi aynı üründe buluşturan yeni nesil bir optik çözüm haline geliyor. Optik sektörü açısından asıl önemli gelişme ise bu teknolojinin reçeteli gözlük kullanımına giderek daha güçlü biçimde entegre edilmesi. Yeni nesil ürünlerde tek odaklı camların yanı sıra progresif ve ışığa göre renk değiştiren cam seçeneklerinin kullanılabilmesi, akıllı gözlüklerin çok daha geniş bir tüketici kitlesine ulaşmasının önünü açıyor.

Optisyen İçin Yeni Bir Uzmanlık Alanı
Pazar verileri, akıllı gözlüklere yönelik talebin Avrupa’nın büyük pazarlarında güçlü biçimde arttığını ortaya koyuyor. Bu büyüme, ürünün geçici bir teknoloji trendinden çıkarak optik sektörünün yeni gelişim alanlarından birine dönüşebileceğine işaret ediyor. Bu dönüşüm optik mağazaları için de yeni fırsatlar yaratıyor. Doğru cam seçimi, reçeteye uygun uygulama, çerçeve ayarı, kişiselleştirme ve satış sonrası hizmetler, optisyenlerin akıllı gözlük ekosistemindeki rolünü güçlendirebilir. Önümüzdeki dönemde gözlük; görme düzeltmesi, tasarım ve dijital teknolojinin aynı üründe buluştuğu çok daha kapsamlı bir platforma dönüşebilir.

Eylül 2026

Osse, Alaçatı’da Yazın Enerjisini Stil ile Buluşturdu…

Osse, yaz sezonunun enerjisini Ege’nin gözde destinasyonlarından Alaçatı’ya taşıdı. Elias Beach’te gerçekleşen özel buluşma; stil, tasarım ve yaz ruhunu keyifli bir atmosferde bir araya getirdi. Türkiye’nin önde gelen gözlük markalarından Osse, Elias Beach Alaçatı’da düzenlediği özel etkinlikle yaz sezonuna renk kattı. Deniz, güneş ve stilin buluştuğu organizasyon, davetlilere Osse dünyasını farklı deneyimlerle keşfedebilecekleri keyifli bir yaz buluşması sundu. Osse ev sahipliğinde gerçekleşen brunch’ta konuklar, deniz kenarında hazırlanan özel atmosferde bir araya gelirken Osse’nin sezona damga vuran güneş gözlüğü modellerini yakından keşfetme fırsatı buldu. Markanın dinamik, özgün ve stil sahibi dünyasını yansıtan etkinlik, yazın doğal enerjisini Osse’nin tasarım anlayışıyla buluşturdu.Etkinlikte Osse’nin stil dünyasını tamamlayan Osse parfümü de davetlilerle buluştu. Gözlükten parfüme uzanan marka deneyimi, Osse’nin modayı yalnızca bir aksesuar üzerinden değil, kişisel stilin bütününü tamamlayan bir yaşam tarzı olarak ele alan yaklaşımını yansıttı. Davetliler, Osse’nin karakteristik dünyasını hem tasarım hem de parfüm üzerinden deneyimleme fırsatı yakaladı. Etkinliğin dikkat çeken deneyimlerinden biri ise konukların kendi tasarımlarını oluşturdukları “Made by You” workshop’u oldu. Taşlar ve farklı süsleme detaylarıyla kişiselleştirilen gözlük kılıfları, her davetlinin kendi stilinden bir dokunuş taşıyan özel bir hatıraya dönüştü. Elias Beach’in yaz atmosferiyle bütünleşen Osse detayları gün boyunca etkinliğin farklı noktalarında konuklara eşlik etti. Güneş gözlüklerinden Osse parfümüne, özel marka uygulamalarından workshop deneyimine kadar tüm detaylar markanın genç, enerjik ve özgün dünyasını yansıtacak şekilde kurgulandı.

Ağustos 2026

Merve Optik ile Marcolin Arasındaki İş Birliği 2030 Yılına Kadar Uzatıldı

Merve Optik, global gözlük sektörünün önde gelen gruplarından Marcolin ile sürdürdüğü distribütörlük iş birliğini 2030 yılına kadar uzattı. Yenilenen anlaşma kapsamında Merve Optik, Marcolin portföyünde yer alan dünya çapındaki markaların Türkiye distribütörlüğünü önümüzdeki yıllarda da sürdürmeye devam edecek. Uzun vadeli olarak yenilenen anlaşma, iki şirket arasındaki güçlü iş birliğinin devamlılığını ortaya koyarken, Türkiye optik pazarı açısından da önemli bir güven mesajı veriyor. Merve Optik, geniş satış ve dağıtım ağı ile Marcolin bünyesindeki uluslararası markaların Türkiye’deki büyümesine ve sektör profesyonelleriyle buluşmasına katkı sağlamayı sürdürecek. Kendi markaları Osse, Mustang ve Hawk ile Türkiye optik sektöründe güçlü bir konuma sahip olan Merve Optik; aynı zamanda Tom Ford, BMW, Christian Louboutin, Adidas, Gant, Timberland, MaxMara, Max&Co, Ermenegildo Zegna ve Guess gibi dünyaca tanınan markaların da Türkiye distribütörlüğünü yürütüyor. Geniş marka portföyü sayesinde farklı tüketici profillerine ve stil beklentilerine hitap eden şirket, optik ve güneş gözlüğü kategorilerinde sektöre geniş bir ürün seçkisi sunuyor. 2030 yılına kadar devam edecek yeni dönemle birlikte Merve Optik ve Marcolin, Türkiye pazarındaki mevcut yapılanmalarını güçlendirirken, markaların görünürlüğünü ve erişilebilirliğini artırmaya yönelik çalışmalarını da sürdürecek.

Ağustos 2026

Kitap Okurken Harfler Karışıyorsa Dikkat!

Kitap okurken harflerin birbirine karışması, düz çizgilerin eğri görünmesi ya da tanıdık yüzleri seçmekte zorlanmak çoğu zaman yaşlanmanın doğal bir sonucu sanılır.

Yaşa bağlı sarı nokta hastalığı, retinanın merkezi görmeden sorumlu olan makula bölgesini etkileyen ilerleyici bir göz hastalığıdır. Hastalık başlangıçta çoğu zaman belirti vermeden ilerlediği için erken evrede ancak göz muayenesi sırasında fark edilebilir. İlerleyen dönemlerde ise okumada zorlanma, harflerin birbirine karışması, düz çizgilerin eğri veya kırık görülmesi, nesnelerin olduğundan farklı algılanması ve yüzleri seçmekte güçlük gibi şikâyetler ortaya çıkabilir. Tedavi edilmediğinde merkezi görmede kalıcı kayıplara neden olabilmektedir. İleri yaş ve genetik yatkınlık hastalığın en önemli risk faktörleri arasında yer alırken, sigara kullanımı önlenebilir riskler içinde ilk sırada bulunuyor. Sigaradan uzak durmak, dengeli beslenmek ve düzenli göz kontrollerini ihmal etmemek hem hastalığın gelişme riskini hem de ilerleme hızını azaltmada önemli rol oynuyor. Sarı nokta hastalığı, kuru tip ve yaş tip olmak üzere iki farklı formda görülüyor. Daha yavaş seyreden kuru tipte düzenli takip, sağlıklı yaşam alışkanlıkları ve uygun vitamin destekleri önem taşırken, yaş tipte uygulanan güncel göz içi ilaç tedavileri sayesinde görme büyük ölçüde korunabiliyor. Son yıllarda geliştirilen yeni tedavi seçenekleri ise hastaların tedavi süreçlerini daha konforlu hale getiriyor. Uzmanlar, özellikle 55 yaş ve üzerindeki bireylerin herhangi bir şikayeti olmasa bile düzenli göz muayenesi yaptırmalarını öneriyor. Bunun yanında yeşil yapraklı sebzeler, omega-3 yönünden zengin balıklar ve antioksidan içeriği yüksek besinlerden oluşan dengeli bir beslenme düzeni de göz sağlığının korunmasına katkı sağlıyor. Görmede meydana gelen en küçük değişiklikleri bile yaşlanmanın doğal bir sonucu olarak değerlendirmemek gerekiyor. Erken tanı ve zamanında başlanan tedavi, yaşa bağlı sarı nokta hastalığında görme yetisinin korunmasında en önemli unsur olarak öne çıkıyor.

Ağustos 2026

Andy Wolf Cypress’ı Yeni Renklerle Sundu

Yoğun ilgi gören Cypress modelinin ardından Andy Wolf, koleksiyonun dikkat çeken aviator tasarımını yeni renk seçenekleriyle yeniden beğenilere sunuyor. Büyük boy silüeti ve güçlü asetat yapısıyla tanınan model, bu sezon en çok tercih edilen tasarımlarından birini modern renk yorumlarıyla yeniden gündeme taşıyor. Yenilenen seride mor tonlu camlarla eşleşen koyu mavi asetat, hafif adaçayı yeşili camlara sahip klasik bir Havana versiyonu ve sıcak tarçın rengi camlarla tamamlanan sarı benekli Havana yorumu yer alıyor. Her bir renk seçeneği, Cypress’ı öne çıkaran güçlü karakteri korurken modele farklı bir kimlik kazandırıyor. Dikkat çekici oranları rafine renk paletiyle buluşturan yeni seri, cesur tasarım ile günlük kullanım arasında dengeli bir yaklaşım sunuyor. Markanın el işçiliği ve malzeme kalitesine verdiği önem, Cypress’ın yeni edisyonlarında da tasarımın ayrılmaz bir parçası olmayı sürdürüyor. Büyük boy silüeti güçlü asetat yapısıyla bir araya getiren yeni Cypress serisi, modern aviator stilini çağdaş renk yorumlarıyla yeniden şekillendiriyor. Klasik aviator formunu güncel renk dokunuşlarıyla yeniden yorumlayan yeni edisyonlar, Andy Wolf’un zamansız tasarım anlayışını taşıyor.

Ağustos 2026

Studio Eyewear

İskandinav Tasarımının Renkli Yüzü

STUDIO EYEWEAR

İsveçli Studio Eyewear, özgün tasarım anlayışı, karakter sahibi koleksiyonları ve kendini ifade etmeyi odağına alan yaratıcı yaklaşımıyla, İskandinav gözlük tasarımına özgür ve renkli bir yorum kazandırıyor.

İskandinav tasarımı çoğu zaman sadelik ve işlevsellikle özdeşleştirilse de Studio Eyewear, İsveç tasarım kültürünün daha renkli, özgür ve hayal gücü yüksek bir yönünü temsil ediyor. Güney İsveç’in dinamik şehri Malmö’de doğan marka, gözlüğü yalnızca günlük yaşamın işlevsel bir parçası olarak değil, kişinin karakterini ve ruh halini yansıtan giyilebilir bir sanat eseri olarak ele alıyor. 1996 yılında kurulan İsveçli gözlük şirketi Opo Scandinavia bünyesinde geliştirilen Studio Eyewear’ın tasarım ekibine Kreatif Direktör Anna Mälstad liderlik ediyor. Markanın adı da bu yaratıcı yaklaşımın merkezinde yer alıyor. ‘Studio’, tamamlanmış ve sınırları belirlenmiş bir tasarım anlayışından çok, fikirlerin özgürce geliştiği, ilhamın yön verdiği ve beklenmedik sonuçların ortaya çıkabildiği yaşayan bir çalışma alanını ifade ediyor. Gözlük tasarımında uzun yıllara dayanan deneyime sahip ekip, renk konusundaki güçlü sezgisini ve kendine özgü estetik anlayışını her koleksiyona taşıyor. Kadın kahramanlardan değerli taşlara, seyahatlerden düşlere uzanan geniş bir ilham dünyası, markanın çerçevelerinde sanatsal ve zaman zaman gerçeküstü bir görünüme dönüşüyor. Studio Eyewear’ın tasarım sürecinin merkezinde ise kendisini ifade etmekten çekinmeyen, özgüvenli kadınların ihtiyaçları ve istekleri bulunuyor. Mutluluk kavramı ise markanın tasarım anlayışındaki en önemli unsurlardan biri olma niteliği taşıyor. Gün boyunca yüzde taşınan ve giysiler kadar görünür olan gözlüklerin, kişinin enerjisini ve bireysel tarzını yansıtması gerektiğine inanan Studio Eyewear; eğlenceli detayları zahmetsiz bir zarafetle bir araya getiriyor. Be Happy & Express Yourself (Mutlu Ol ve Kendini İfade Et) mottosu da markanın tüm koleksiyonlarına yön veren bu yaklaşımı özetliyor. Markanın Malmö’deki tasarım stüdyosu, yerel fotoğrafçılar, yaratıcı isimler ve moda tasarımcılarıyla kurulan işbirliklerine de ev sahipliği yapıyor. Böylece Studio Eyewear’ın hayal dünyası yalnızca çerçevelerle sınırlı kalmıyor, farklı yaratıcı disiplinlerle beslenen bütünsel bir görsel kimliğe dönüşüyor. Çerçevelerde İtalyan üretici Mazzucchelli’nin asetatları kullanılırken, metal parçalar altın veya gümüş kaplamalarla tamamlanıyor. Seçili modellerde kullanılan titanyum ise koleksiyonlara hafiflik ve teknik incelik kazandırıyor. Sınırlı sayıda üretilen tasarımlar, optik ihtiyaçlar konusunda uzmanlaşmış seçkin optik mağazalarında satışa sunuluyor.

Fütüristik Estetik ve Güçlü Detaylar
Studio Eyewear’ın 2026 İlkbahar koleksiyonu, fütüristik estetik ile ifade gücü yüksek işçiliği aynı tasarım dili içinde buluşturuyor. İddialı formlar ve incelikli detaylar üzerine kurulan koleksiyon, titanyum ile asetat arasındaki kontrasttan yararlanarak hem cesur hem de sofistike bir görünüm yaratıyor. Işık, sezonun tasarımlarında yalnızca tamamlayıcı bir unsur değil, çerçevelerin karakterini belirleyen temel öğelerden biri haline geliyor. Işıltılı yüzeyler, sedef dokunuşları ve holografik efektler, farklı açılarda değişen yansımalar oluşturarak modellere neredeyse aydınlık bir görünüm kazandırıyor. Ortaya modern, neşeli ve bireyselliğini saklamayan bir koleksiyon çıkıyor. Koleksiyonun merkezinde, her biri farklı bir karaktere ve tasarım diline sahip dört yeni model bulunuyor. Heykelsi aviator formlardan yumuşak biçimde fasetlenen feminen silüetlere uzanan tasarımlar, güçlü bir görsel etkiyi rahatça kullanılabilir bir zarafetle dengeliyor. Metal ayrıntılar ve yeni geliştirilen titanyum parçalar çerçevelere derinlik ve hassasiyet kazandırırken, ölçülü dekoratif dokunuşlar her modelin kendine özgü kimliğini belirginleştiriyor. Titanyumun seçili modellerde koleksiyona dahil edilmesi sezonun en önemli yeniliklerinden biri olarak dikkat çekiyor. Teknik hafifliği çağdaş bir lüks duygusuyla birleştiren bu malzeme; Mazzucchelli asetatları, gümüş veya altın kaplama metal parçalarla birlikte kullanılarak Studio Eyewear’ın malzeme kalitesi ve detay işçiliğine verdiği önemi ortaya koyuyor.

Koleksiyonun Dört Yeni Karakteri
Studio Eyewear’ın 2026 İlkbahar koleksiyonunda yer alan Andromeda, holografik ışıltılar ve saplardaki metal ayrıntılarla öne çıkıyor. Işıkla birlikte değişen yüzeyi, modele çarpıcı ve neredeyse parlak bir görünüm kazandırıyor. Bellatrix, daha yumuşak ve zarif bir tasarım dili benimsiyor. Badem biçimindeki formu, incelikli fasetleri ve narin metal dokunuşlarıyla kendinden emin bir feminenlik sunuyor. İsveçli marka Cassiopeja ile klasik aviator formu titanyum ve asetatın çağdaş birlikteliğiyle yeniden yorumluyor. Ölçülü sedef detayları, tasarıma derinlik ve sofistike bir karakter katıyor. Capella ise havada asılı duruyormuş izlenimi yaratan titanyum dekoruyla daha fütüristik bir yön çiziyor. Modele eklenen bu özgün ayrıntı, çerçevede hafiflik yanılsaması yaratırken mimari bir hassasiyet duygusu oluşturuyor.

2026 Sonbaharına Yeni Kapsül Seri
Studio Eyewear, yaklaşan 2026 Sonbahar sezonuna yönelik hazırladığı kapsül koleksiyonuyla da optik dünyasında adından söz ettirmeyi başarıyor. Marka bu kapsül seride geçmiş ile gelecek arasındaki diyaloğu araştırmayı sürdürüyor. İlkbahar sezonunda öne çıkardığı fütüristik yön üzerine inşa ettiği yeni kapsül, 1950’lerin iyimser Uzay Çağı estetiğinden ilham alıyor ve dönemin geleceğe dönük tasarım anlayışını çağdaş bir bakışla yeniden yorumluyor. Cesur oranlar, güçlü renk birliktelikleri ve sofistike asetat laminasyonlarıyla biçimlenen heykelsi silüetlerde nostaljik göndermeler modern tasarımla buluşuyor. Böylece eğlenceli olduğu kadar rafine, geçmişten izler taşıdığı kadar bugüne ait çerçeveler ortaya çıkıyor. Kapsül koleksiyonun öne çıkan modellerinden Astrum, göz alıcı desenleri güçlü formlarla bir araya getiriyor. Tasarım, ilham aldığı dönemin deneysel ruhunu güncel ve grafik bir ifadeyle yansıtıyor. Mazzucchelli asetatlarından üretilen ve altın ya da gümüş kaplama metal ayrıntılarla tamamlanan 2026 Sonbahar kapsülü, nitelikli malzemeleri ayırt edici bir görsel kimlikle dengeliyor. Koleksiyon, Studio Eyewear’ın ifade gücü yüksek tasarımlara, özenli işçiliğe ve karakter sahibi çağdaş gözlüklere odaklanan yaratıcı dünyasını tam anlamıyla gözler önüne seriyor.

Kaynak: Spectr

Ağustos 2026

Maybach’dan İhtişamın Adı

Maybach Eyewear’in lüks felsefesini yansıtan ve Almanya’da el işçiliğiyle üretilen The Drive II güneş gözlüğü ifadeyi ve duruşu bir üst seviyeye taşıyor. Bu eşsiz tasarım, 22 ayar altın kaplama ile Dark Jade İtalyan asetatını bir araya getiriyor. Köşeli mimariye sahip bu ihtişamlı model, Carl Zeiss imzalı açık bronz renkli grandyan camlarla lüks dünyasında zirveyi temsil ediyor.

Ağustos 2026

A Better Feeling’dan Numa

Kahire doğumlu tasarımcı Xander Ghost tarafından 2018 yılında Londra’da kurulan A Better Feeling, endüstriyel tasarımlı fütüristik gözlükleri ve minimalist objeleriyle adından söz ettirmeyi başarıyor. Marka fütüristik yaklaşımla tasarladığı Numa güneş gözlüğünde materyal olarak paslanmaz çeliği tercih etmiş. Oval formun bu yorumu açık mavi camlarla eşleştirilmiş.

Ağustos 2026