Casablanca Altı Farklı Stil Sunuyor

Fas kökenli Fransız tasarımcı Charaf Tajer tarafından kurulan sportif lüks erkek giyim markası Casablanca, 2022 Sonbahar/Kış sezonunda ilk tam kapsamlı güneş gözlüğü koleksiyonunu beğenilere sunuyor. Markanın yeni güneş gözlüğü koleksiyonu imzası haline gelen maksimal tasarım anlayışını onurlandırıyor. Casablanca’nın tasarım detaylarına özen gösterdiği yeni güneş gözlükleri büyük boy formlarda asetattan üretilmiş. Retro esintili lüks koleksiyon Magazine, Memphis, Pilot, Casino, Laurel ve Wing isimli altı çarpıcı tasarımdan oluşuyor. Casablanca tasarım ekibince hazırlanan markanın ilk tam kapsamlı gözlük koleksiyonu, geleneksel üretim teknikleri kullanılarak Japonya’da el işçiliği ile üretildi. Saplarında 18 ayar altın kullanılan asetat güneş gözlükleri, pembe, kahverengi, yeşil ve altın tonlarının yanı sıra, kaplumbağa baskıları ve canlı kırmızı vurguları yansıtan vintage esintileri ile görücüye çıkıyor.

Ocak 2023

Caroline Abram için Her Kadın Bir ‘Diva’

Miami’nin cazibesini yansıtan ve kuruluşundan on yıl sonra 2008 yılında optik ve güneş gözlüğü koleksiyonlarını beğenilere sunmaya başlayan Caroline Abram, 2022 Sonbahar/Kış sezonu için renkli ve göz alıcı tasarımlardan oluşan Diva isimli yeni bir koleksiyon hazırladı. Yeni koleksiyonunda “Her şeyi istemek, hiçbir şey istememektir” mottosunu ilham kaynağı olarak kullanan Caroline Abram, Diva’yı ne istediğini bilen kadınları onurlandırmak amacıyla sunduğunu belirtiyor. Koleksiyonda Dulcinee, Dandine, Demoiselle, Disco, Douchka, Doudou, Dushesse, Dulie ve Dzing isimli asetat ve metal karışımı çarpıcı modeller yer alıyor. Ön kısımları asetattan hazırlanan modellerin şakak ve sap kısımları metala odaklanıyor. Cüretkar kıvrımlara ve yaratıcı detaylara sahip yeni Diva tasarımları, canlı ve estetik görünümleri ile göz alırken çift renkli olarak beğenilere sunuluyor.

Ocak 2023

Rudy Project ve Audi İşbirliği

Audi, Rudy Project ile yaptığı işbirliği sonucunda iki aktif yaşam tarzı modeli olan Overlap ve Spinshield isimli spor gözlüklerin yer aldığı bir koleksiyon hazırladı. Her iki model de Audi Sport renklerinde ve Audi Sport logosuyla özel olarak üretildi. Audi koleksiyonu ürün yönetiminden Nina Kansteiner “Rudy Project gözlüklerini mevcut Audi Sport koleksiyonumuza entegre edebilmekten ve böylece koleksiyonumuzun sportif iddiasını vurgulamaktan çok memnunuz” dedi. Rudy Project Direktörü Sebastian Siedler ise “Özel olarak tasarlanmış premium ürünlerimizle şirketleri desteklemekten memnuniyet duyuyoruz. Audi Sport, Rudy Project ile aynı değerleri temsil ediyor ve tıpkı Rudy Project’in spor gözlükleriyle yaptığı gibi yarış arabalarıyla sporcuların her alandaki performansını artırıyor” yorumunda bulundu.

Ocak 2023

Adidas Zirveyi Hedefliyor

100% Optical organizatörleri, 25-27 Şubat 2023 tarihleri arasında ExCeL Londra, İngiltere’de düzenlenecek olan üç günlük fuarda şimdiye kadarki en büyük kadrosuyla bağımsız gözlük tasarımcılarını ve üreticilerini destekleyeceklerinin altını bir kez daha çizdiler. Katılımcıları arasında rekor sayıda bağımsız çerçeve tasarımcısının yer alacağı 2023 fuarında Vava Eyewear, Vysen Eyewear, Salt, Nine Eyewear, Studio Optx ve Bevel gibi bağımsız markalar sürdürülebilir ve çevre dostu malzemelerini ön plana çıkaracak. 100% Optical’daki Makers Corner ise optik sektöründeki yaratıcı üreticileri ve tasarımcıları öne çıkaran bir alan olacak. 100% Optical Fuar Direktörü Nathan Garnett “100% Optical, bağımsız çerçeve tasarımcıları ve üreticilerinin Londra merkezli uluslararası bir fuara sahip olma arzusundan doğdu ve bu yıl da istisna değil. Sürdürülebilirliğin kahramanı olan yenilikçi optik tasarım zanaatkarlarına ışık tutan interaktif oturumlar içeren yeni Makers Corner ile 2023’te bir adım daha ileri gidiyoruz” dedi.

Ocak 2023

100% Optical Yeniliklerle Geliyor

100% Optical organizatörleri, 25-27 Şubat 2023 tarihleri arasında ExCeL Londra, İngiltere’de düzenlenecek olan üç günlük fuarda şimdiye kadarki en büyük kadrosuyla bağımsız gözlük tasarımcılarını ve üreticilerini destekleyeceklerinin altını bir kez daha çizdiler. Katılımcıları arasında rekor sayıda bağımsız çerçeve tasarımcısının yer alacağı 2023 fuarında Vava Eyewear, Vysen Eyewear, Salt, Nine Eyewear, Studio Optx ve Bevel gibi bağımsız markalar sürdürülebilir ve çevre dostu malzemelerini ön plana çıkaracak. 100% Optical’daki Makers Corner ise optik sektöründeki yaratıcı üreticileri ve tasarımcıları öne çıkaran bir alan olacak. 100% Optical Fuar Direktörü Nathan Garnett “100% Optical, bağımsız çerçeve tasarımcıları ve üreticilerinin Londra merkezli uluslararası bir fuara sahip olma arzusundan doğdu ve bu yıl da istisna değil. Sürdürülebilirliğin kahramanı olan yenilikçi optik tasarım zanaatkarlarına ışık tutan interaktif oturumlar içeren yeni Makers Corner ile 2023’te bir adım daha ileri gidiyoruz” dedi.

Ocak 2023

Reel Optik

REEL OPTİK

Modanın Öncüsü

Silmo İstanbul yeni doğmuş bir çocuk ancak çok hızlı bir şekilde büyüyor. Her geçen yıl ivmesi yükselen Silmo İstanbu’un üretici firmaların artmasında çok önemli bir rolü var.

Merhaba… Öncelikle kendinizi biraz tanıtarak, optik sektörü ile yolunuzun nasıl kesiştiğinden bahsedebilir misiniz?
Optik sektörü ile buluşmam 1989 yılında şans eseri gerçekleşti. Önce İngilizce dersleri versem mi diye bir yaklaşımım oldu. Daha sonra mesleğin içerisine girdiğimde bu işi çok sevmeye başladım. O zamanlar Şişli Optik’te Muharrem Bey ile çalışıyordum. Harika bir insan, sektör duayeni… Diğer bir duayen Nurhan Bey’in babası Nubar Ütücü ile çalıştım. Ondan öğrendiğim çok şey oldu. Mesleğe bir nevi aşık oldum. On beş yıl kadar başka bir duayen Fahri Bey ile çalıştım. Tabii sektörün birçok özelliğini onlardan öğreniyorsunuz. Bu kişilerle çalışmak bir okul gibiydi. Son beş altı yıldır da Reel Optik’te çalışıyorum. Reel Optik 1989 yılında kurulmuş belki de en eski mağazalardandır. Müşterisine bakış açısı olarak tamamen butik, modayı yakalamaya çalışan çok özel bir mağaza. Şubeleşmek istememiş, daha çok butik mağaza olarak devam etmeyi tercih etmiş.

Reel Optik size ne kattı? Siz Reel Optik’e ne kattınız?
Reel Optik bu işte daha ulaşılabilir birçok noktanın olabildiğini gösterdi. Daha butik işlerin yapılabildiğini burada yaşadım. Müşteri portföyünün çok daha farklı olduğunu gördüm. Sadece sağlık unsuru olarak değil, gözlüğün de artık bir kıyafet gibi kullanıldığını gördüm.

Reel Optik’in kuruluşundan ve şubeleşme sürecinden söz edebilir misiniz
Reel Optik şubeleşmeyi hiç düşünmemiş bir firma ve hala şubeleşmeyi düşünmüyor. Nişantaşı’nda kendi müşterisi ile butik olarak çalışmak istiyor. Hizmet kalitesinden ödün vermek istemediği için şubeleşmeyi düşünmüyor.

Reel Optik’in sektörel vizyonunu ve Dna’sını nasıl tanımlarsınız?
Açıldığı günden beri modayı çok iyi yakalamış, hatta modanın öncüsü olmuş firmalardan bir tanesi. 1995-1996 yıllarında çıkan beyaz çerçeveli gözlükleri ilk olarak Reel Optik satışa sunmuştur. 2000’li yıllarda çıkan faset renkli camlı taşlı gözlükler yine ilk burada yer aldıktan sonra sektöre dağılmış. Sektöre çok güzel öncülükler yapmış bir firmayız. Takı gözlükleri getirmiş. Markaların en özel koleksiyonları Nişantaşı’nda ilk Reel Optik’te kullanıcılarla buluşmuştur.  Her sene kendisini bir adım daha öne taşımış bir firmayız. Özel el yapımı ağaç gözlükler, boynuz gözlükler, kişiye özel üretilmiş olan gözlükleri de ilk olarak sektörle bizim mağazamızda buluşturmuştur.

Mağazanız, moda merkezi olan Nişantaşı’nda. Bu güçlü rekabet ortamında sizi diğer mağazalardan ayıran özellikleriniz nelerdir?
Herkesin sattığı ürünü biz de satıyoruz tabii ki. Bizim farkımız hizmetimiz. Biz aynı zamanda hizmet de satıyoruz. Asıl işlemimiz satıştan sonra başlar. Müşterilerimizi zaman zaman arayıp, bizleri ziyaret etmelerini rica ediyoruz.  Onlar kahvelerini içerken kullandığı gözlüğün kontrollerini yapabiliyoruz. Bu iletişimle de müşterinin ürünü doğru ve güzel kullanmasını sağlıyoruz. Ürünle ilgili eğitimleri de burada veriyoruz. Rekabetin artık bir sonu yok ve biz bununla yarışmaktansa verdiğimiz hizmetle müşterilerimizi memnun etmeye çalışıyoruz. Bizim için %100 müşteri memnuniyeti çok önemli.

Mağazanızda yer alan markaları ve ürünleri seçerken kriterleriniz nelerdir? Yani bir ürünün trend olması yeterli mi?
Bir markanın o dönem için trend olması bizim için yeterli bir kriter değil. Her zaman bir adım daha öne gitmeyi hedefleyen bir mağazayız. Ekiplerimiz var. Toptan bölümümüzdeki arkadaşlarımız sürekli yurtdışındalar. Fabrikalarda çıkan yeni ürünleri görme şanslarına sahipler. Biz de Türkiye’ye getirip sunmaya çalışıyoruz. Müşterilerimizi çağırıp size uygun gözlükler geldi, gelin mutlaka inceleyin diyoruz. Onların beğenisine de sunup seçtiğimiz ürünleri müşterilerimizin taleplerine göre yönlendiriyoruz. Her trend olan markayı mağazamızda bulundurmuyoruz çünkü bir farklılık yaratmak zorundasınız. Biz Reel Optik olarak müşterilerimizin isteğini önemsiyoruz.

Gözlük almaya gelen müşteriler marka ve model bilincinde mi geliyorlar? Yoksa siz mi onlar adına en doğru seçimi yapıyorsunuz? Bunun orantısı nedir?
Bulunduğumuz yer Nişantaşı. Nişantaşı’nda birçok model isteniyor. Birçok insan buraya marka ve model bilinciyle geliyor. Bunun oranı aşağı yukarı %65’lere kadar çıkıyor diyebilirim. Buraya geldiğinde istediği gözlük veya arkadaşının gözünde görüp beğendiği gözlük kişinin yüzüne uymayabiliyor. Bunu biz kendisine göstererek anlatıyoruz. Özellikle optik gözlük ise olması gerekenleri anlatıyoruz. Yüzüne uymayabiliyor. Odakları, burun aralıkları olmayabiliyor. Bu sebeple tavsiye ettiğimiz gözlükleri gösteriyoruz. Bizim uygun bulmadığımız bir optik gözlüğün satışını gerçekleştirmiyoruz. Güneş gözlüklerinde bazen farklılıklar isteyen müşteriler olabiliyor. Yeter ki yüzüne uyum sağlasın, herhangi bir rahatsızlık vermesin.

Herkes de bir farklılık arayışı var. Farklı tasarımcılar, farklı mağaza konseptleri hatta marjinal müşteri kitlesi. Moda dünyasındaki bu pazarlama akımı hakkında fikirleriniz nedir?
Bu farklılık hepimize yarayacak bir durum. Daha çok çoklu mağazalar dediğimiz mağazalarda bu başarı elde edilebilir. Onlar bu farkı yakalayıp birçok mağazada aynı anda müşterilerine sunabiliyorlar. Fakat bizim gibi butik mağazalarda biz bunu gerçekleştiremeyiz. Biz hizmetimiz, dekorasyonumuz ve ürünlerimizle müşterilerimize hizmet sağlamaya çalışıyoruz. Müşterimiz ne kadar memnun olursa bizim farkımız da o zaman ortaya çıkıyor.

Bu yılın trendleri nasıl olacak? Sizin favori markanız hangisi?
Bu yıl tasarım ürünler çok ön planda. Moda markası ürünlerden daha çok tasarım markalı ürünler daha çok tercih ediliyor. Boynuz gözlüklerde özellikle Maybach bizim çok sattığımız bir ürün.  Fashion markalarda durum farklı. Marka koleksiyonun da ki bir model ile o yıl trend olabiliyor. Ancak hiçbir marka için bu durum süreklilik göstermiyor. Bazen koleksiyonlar kendini tekrar ediyor. Çok hızlı hareket ediyorlar bu da hem markaya hem de bize zarar veriyor. Bir markanın koleksiyonu bu sene iyiyse diğer sene kötü olabiliyor. Butik markalar dediğimiz tasarım markalar her sene kendini bir adım daha ileriye götürüyor çünkü onların amacı her şeyden önce konfor sağlamak ve kullanıcıya yakıştırmak. Aslında bu yıl belirgin bir trend durumu yok. Turkuaz rengi bu yıl çok ön planda.  Hardal renkler yine aynı şekilde. Tabii ki klasikten vazgeçmeyenler için açık kahveler, fümeler, biraz daha keskin olmayan renkler ön planda olacak. Doğallık ve şeffaflık ön planda olacak. Daha iddialı, daha tarz, daha çekik, göz çukuruna oturan gözlükler ön planda yer alacak. Güneş gözlüklerinde trend her dakika değişebiliyor. Bugün bakıyorsunuz, ara dönemlerde de koleksiyonlar çıkıyor. Güneş gözlüğü kullanımının bir sezonu olmadığı için koleksiyonlar Mart ayında başlıyor, Temmuz ve Ağustos’ta yenileniyor. Favori markam ise güneş gözlüğünde Maybach’ı en öne koyabilirim. Silhouette, Mykita şu an en fazla satılan markalar arasında yer alıyor. Bunun dışında Bottega Venetta, Yves Saint Laurent, Fendi ve Dior satışı çok iyi giden markalarımız.

Son yıllarda birçok marka geri dönüşüme yatırım yapıyor. Mağazanızda geri dönüşümlü ürünler ya da markalara yer veriyor musunuz?
Biz de geri dönüşümü destekliyoruz. Müşterilerimizden eski gözlüklerini ve camlarını istiyoruz ve onları geri dönüşüme kazandırmak için topluyoruz. Bazılarını geri dönüşüm  için ayırıyoruz, bazılarını ise ihtiyaç sahibi olan kişilere de göndermeyi düşünüyoruz. İkinci kez kullanılacak olan ürünü temizleyip, kullanıma hazır hale getiriyoruz. Tüm bu işlemleri ücretsiz olarak yapıyoruz.

Yurtdışında gerçekleştirilen uluslararası fuarları takip ediyor musunuz?
Bence Türkiye’deki her gözlükçüyüm diyen kişinin fuarlara gitmesi gerekiyor. Toptancı olup olmaması önemli değil. Orada ürünlerin servis ediliş şeklini, ürünleri, toptancı, imalatçı firmaları görmesi lazım.. Aşağı yukarı her sene bütün fuarlara on beş senedir gidiyorum. Toptan bölümümüz için de gidiyorum ama asıl önemli olan mağazamız. Hangi modeller daha baskın görmek gerekiyor. Ayrıca fuarlarda birkaç firma ile değil tüm firmaları bir arada görme şansına sahipsiniz. Fuarların havasının bambaşka olduğunu düşünüyorum.

Silmo İstanbul Optik Fuarı’nı uluslararası fuarlarla kıyaslarsak, konumunu nasıl tarif edersiniz?
Daha yeni doğmuş bir çocuk ama muhteşem bir şekilde büyüyor. Her geçen sene yükselen bir ivme ile yukarı doğru çıkıyor. Çok hoşumuza giden bir fuar. Evet yurtdışında fuarlar var ama biz burada niçin yapamıyoruz diye üzülüyorduk. Şimdi görüyoruz ki Silmo İstanbul sayenizde çok yükseliyor. Yeni doğmuş bir çocuk olmasına rağmen çok kısa zaman içerisinde Paris ve Milano’yu geçeceğine inanıyorum. Çünkü Ortadoğu bambaşka bir yer. Böylesi bir fuar daha önce hiç yapılmadı. Ülkemize kattığınız katma değeri göz ardı edilemeyecek boyutta. Muhteşem bir şey bu. Silmo İstanbul’un üretici firmaların sayısının artmasında ve kaliteli ürün imalatı konusunda çok önemli bir rolü olduğunu düşünüyorum. Mesela biz her yıl toptan bölümde ki firmamız ile fuara katılıyoruz. Ulaşmadığımız noktalar oluyordu. Fuarda bu kişilere ve mağazalara ulaşma, tanışma, kaynaşma fırsatı sunuyor. En önemlisi de her geçen gün büyüyen bir fuar olduğu için yabancı ziyaretçilerde çok geliyor. Onlarla oturup konuşup ticaret yapabiliyoruz. Eksik ve fazlalıklarımızı görüyoruz. Yabancı ziyaretçilerin artacağını ve yabancı firmaların da fuara daha fazla katılacağına inanıyorum.

2023 itibarıyla dijital olarak yayınlanmaya başlayan 4 your eyes ile ilgili ne düşünüyorsunuz?
Dergi ilk çıktığında sektöre böyle güzel bir yaklaşım bizleri çok şaşırtmıştı açıkçası. Her geçen gün büyümeniz, her geçen gün optik sektörüne rehberlik yapmanıza önem veriyoruz. Dijitale geçmenize ise çok memnun oldum. Her şeyden önce artık ağaçlarımız kesilmeyecek. Dijital yayına hepimizin erişebileceğiz. Bu sayede daha geniş kitlelere ulaşacağına inanıyorum.

Ocak 2023

Bdt Optik

BDT OPTİK

Sürekli Gelişen ve Yenilenen

Silmo İstanbul geldiği noktaya bakarsak kurumsal kimliği, markalaşması, katılımcı sayısı ve kalitesi, ziyaretçi sayısı olarak gerçekten birkaç sınıf atlamış olduğunu görebiliyoruz.

Merhaba Beri Bey… Kendinizi okurlarımıza tanıtıp, optik sektörüne girmeye nasıl karar verdiğinizden bahsedebilir misiniz?
Merhaba… Ben Beri De Taranto. 1983 doğumluyum. Yıldız Teknik Üniversitesi Fizik bölümünü bitirdim. Bu sektöre tanışmam eşimin vesilesiyle oldu. Eşim ve ailesi uzun yıllardır bu sektöre çok severek hizmet veriyorlar. Açıkçası onların bu bağlılığı ve keyifli çalışması beni çok özendirdi ve optik sektöründe çalışmaya başladım. Normalde mesleğim teknoloji danışmanlığıydı. Kendimi bir anda bu sofrada, bu mutfakta buldum. Şimdi eşimle beraber bu sektörde BDT firması ile hizmet veriyoruz.

Kaç senedir bu sektördesiniz?
Nasıl geçtiğini anlamadığım dolu dolu 7 yıl oldu. Çok hızlı bir tempo ile geçirdim. Çok farklı insanlarla tanıştım. Çok farklı yerlerde bulundum. Türkiye’nin her yerine aşina oldum. Daha önceki sektörümde ufak dünya gezilerimiz oldu. Optik sektörüne girişim ile Türkiye’nin her yerini tanımış oldum. Uluslararası fuarlar sebebiyle dünyanın bir çok ülkesini görmüş oluyoruz. Yani sürekli gelişiyoruz, yenileniyoruz.

Satış ve satış sonrası hizmetlerinizden bahsedelim…
Ürünlerimizin tanıtımı ve satışı için sıklıkla firma ziyaretleri gerçekleştiriyoruz. Bundan dolayı sürekli seyahat halindeyiz. Bizim en büyük amacımız toptan tarafından, perakendeye, perakendeden tüketiciye kadar bütün aşamalarında her türlü memnuniyeti sağlamak. Amacımız son kullanıcıyı memnun edebilmek. Bir problem çıktığında perakendecinin sıkıntı yaşamasını istemiyoruz çünkü onlar bizim iş ortaklarımız. Kusursuz ürün verip onların da aynı şekilde müşteri memnuniyetini en üst düzeyde tutmalarını sağlamaya çalışıyoruz. Bunun dışında da teknik servis kısmında da gayet donanımlı durumdayız. Herhangi bir problem olduğunda iş ortaklarımız taleplerini bize iletiyor ve en kısa sürede en doğru şekilde yanıtlamaya çalışıyoruz. Müşteri memnuniyetini her zaman en üst düzeyde tutmaya çalışıyoruz.

Markalarınızı ve ürünlerinizi tanıtırken hangi iletişim araçlarını tercih ediyorsunuz?
Benim tercihim aslına bakarsanız sosyal medya ve saha ziyaretleri. Bizim dağıtımını yaptığımız markalar çok bilinen ve tanınan markalar olduğu için genellikle müşterilerimiz bu ürünleri takip ediyor. Çoğu zaman ben daha bilmezken müşterinin yeni koleksiyonlarının talebini alıyorum. Bundan dolayı sosyal medya gerçekten çok güçlü bir araç, özellikle instagram çok güçlü bu konuda. Yeni koleksiyon ve bilgilendirmelerimizi buradan yapıyoruz. Ayrıca fuarlara katılım sağlıyoruz. 2022 yılında Silmo İstanbul Optik Fuarı’na katıldık. Bundan sonraki yıllarda hem yurt içi hem de yurt dışındaki Silmo fuarlarına katılım sağlamayı düşünüyoruz. Ayrıca saha gezileri, müşteri ziyaretleri bu tanıtımlarda çok önemli yere sahip. Çünkü müşterilerimiz güncel gelişmeleri takip etmek için çok vakit bulamayabiliyorlar. Öncelikleri kendi müşterilerine cevap vermek oluyor. Bizler biraz onların danışmanı gibi davranıyoruz. Doğru ürünü, doğru fiyata sununca zaten başarılar da arkasından geliyor. Biz de memnunuz müşterilerimiz de memnundur diye düşünüyorum.

Fuarlara katılıyoruz dediniz… fuardan beklentiniz nasıldı? Beklentinizin karşılığını alabildiniz mi? Silmo İstanbul’un gelişimi ve şu andaki süreci hakkındaki yorumlarınızı alalım.
Öncelikle benim Silmo İstanbul’a katılma amacım yeni bir firma olduğum için kendimi tanıtmak. Beni tanıyan çok müşterim var ama tanımayan çok daha fazlası var. Firmam, şahsım ve markalarımla kendimi en iyi temsil edeceğim yer fuardı, bu sebeple Silmo İstanbul’u tercih ettim. Gerçekten beklediğimden de iyi bir sonuç aldım. Hem yerli hem yabancı bütün ziyaretçiler markalarımızı bildikleri için standımızı ziyaret ettiler. Tanışma fırsatımız oldu. İş geliştirme fırsatımız oldu. Firmamızı bilenlerle de iş geliştirmemde faydalı oldu. Silmo İstanbul şahsım ve firmam adına faydalı bir süreçti. Silmo İstanbul geldiği noktaya bakarsak kurumsal kimliği, markalaşması, katılımcı sayısı ve kalitesi, ziyaretçi sayısı olarak gerçekten birkaç sınıf atlamış olduğunu görebiliyoruz. Bu sebeple katılımlarımızın devam edeceğini düşünüyorum.

Firmanın bünyesinde bulunan markalardan, bu markaların müşteri profilinden ve teknik özelliklerinden bahsedebilir misin?
BDT Optik bünyesinden dört tane marka var. Bunların hepsi çoğunlukla butik mağazalara hitap eden üst seviye ürünlere sahip markalar. Bunlardan biri Markus T. Firma sahibi Almanya’da çok tanınan bir optometris ve tasarımcı. Birçok otel ve mağaza tasarımları yapmış. İşini çok çok iyi bildiği için son kullanıcıya kusursuz ürünler tasarlıyor ve sunuyor. İşlerini kusursuz yapma gayretindeler. Firma hem optik hem güneş çerçevelerini Almanya’nın batısında en üst düzey teknolojilerle üretiyor. En önemlisi de tüm koleksiyonun elde üretiliyor olması. Buradaki katma değerin en önemlisi ürünlerin elde bu kadar muntazam bir şekilde birleştirilmesinden ve kişiye özel yapılmasından geliyor. Ben kendilerini yerlerinde ziyaret edip gördüm. Son zamanlarda gezdiğim en üst düzey üretim tesislerinden birine sahipler. Yapılan işlemler tüketicisine çok uzun süre ve ilk günkü gibi hizmet vermesi için özenle planlanmış. Firma sahibi işini çok iyi bildiği için atölyecinin veya gözlükçünün özel patentli sistemlerle korkmadan sunabileceği ürünler yapıyor. Mesela bütün Markus T ürünlerinde çerçeveler ters kanal. Normalde ters kanal çerçevenin zorluklarında biliyorsunuz cama kanal açmanız lazımdır. Bu firma öyle bir sistem oluşturmuş ki cama ve çerçeveye zarar vermeden sökme takma işlemi yapabiliyoruz. Bununla beraber atölyecinin üzerinden yükü ve stresi alıyoruz. Çerçeveler 1.6 gramdan başlayan tasarımlarla başlıyor. En ağır çerçevesi 5.30 gram ağırlığında. Yani gün boyu gözlük takacak biri isen yüzünde daha az yorgunluk yaratan bir şey takmak istersin. Markus T  bu kişilere yönelik bir çerçeve. Tüm kullanıcılardan çok olumlu tepkiler alıyoruz. Lafont 100 yıllık bir firma. Bu işe daha Avrupa’da gözlük üretimi yokken başlamışlar. Gözlüğün öncülerinden biri. Firma atölye olarak, kişiye özel gözlükler yaparak başlıyor bu işe ve yaptığı farklı tasarımlar ile yıllar yılı büyümeye devam ediyor. Şimdi 100. yılında yüzlerce ünlüye rengarenk gözlüklerini taktırmış, Avrupa ve Amerika’da çok bilinen bir marka Lafont. Genellikle en renkli vitrinler ve çerçeveler onların. Hep dikkat çeken tasarımlara sahip. Paris’te 5 tane perakende mağazaları var. 1 tane de ayrıca atölyeleri var. Halen devam eden bir geleneğinden bahsedeyim; internetten randevu alabiliyorsunuz, gidiyorsunuz oraya istediğiniz bir modeli seçiyorsunuz. Yüzünüzün ölçüleri alınıyor. Asetat bloklardan siz istediğiniz gibi bir model artı renk seçebiliyorsunuz. Sizin yüzünüze, gözünüze, burnunuza özel gözlükler üretiyorlar. Bunu da halen köklerine saygılarından dolayı devam ettiriyorlar. Minima’da Lafont gibi Fransız firması. Minima’da 30. yıllık bir firma. Masada gördüğünüz ürünler çocuk çerçeveleri. Çocuk çerçevelerine gerçekten çok farklı bir boyut kattı. Piyasada gördüğünüz renklerden çok daha canlı. Çok kaliteli. Hepsi titanyum ve esnek. Çocuğun yüzüne kapanmıyor. Çocuk bu gözlüğü parçalayamıyor. Neredeyse yok edilemez diyebiliyoruz. Çocuk gözlüğü denince satış algısına çok bakmıyoruz ama gözlerinde onlarında içini ısıtan bir çerçeve takmasını istiyoruz. Ben defalarca çocukların gözlerinde bu ürünü seçtikleri için pırıltıya şahit oldum. Çocuklar için şöyle bir travma var. Küçük yaştasın ve okula gidiyorsun. Çocuklar yetişkinler gibi değil. Acımasızca eleştirebiliyorlar. En azından o geçiş sürecini hafifletici gözlükler bunlar. Anne babalarında içlerini rahat ettirecek bir marka. Gözlük yüze oturduğundan hareket halindeyken kayma yapmıyor. Düzeltme ihtiyacı hissetmiyorsunuz. Bu da çok önemli.

Son olarak Osix markanızdan bahsedelim. Çok fazla renkli. Neredeyse renk kartelası gibi. Bu markayı bize anlatır mısın lütfen.
Osix bir İtalyan markası. Çok haklısın bu bizim renk kartelamız. Aslına bakarsan ellerindeki renklerin %20’sini falan oluşturuyor bu kartela. Tabi ki tüm renkleri getiremiyoruz. Bütün ürünlerini 3D Asetatla yapıyorlar. CNC makinalarında özel olarak kesiyorlar. Siparişi de kendi web sitelerinden yapıyoruz. Modeli müşterimize beğendiriyoruz. Sap renkleri, gövde renkleri,  cam rengine kadar istersen güneş istersen optik olacak şekilde özelleştirme de mümkün. Saplara isterseniz isim veya slogan ekleyebiliyorsunuz. Bunların hepsi mümkün ve çok da güzel bir hikayesi var aslında. Sen bu gövdeyi, sapı istedi, sen bu plastiğe hayat verdin diye bir tane asetat bloğu kişiye gözlüğünle beraber hediye ediyorlar. Çok keyifli bir çalışma. Bu markanın fiyat aralığı elimizdeki bütün markalardan daha uygun. Çok yeni bir marka. Silmo İstanbul’da lansmanını yaptık ve olumlu tepkiler aldık.

Dergimiz bir yeniliğe daha imza attı ve yayın hayatına dijital olarak devam edecek. Bu şekilde çok daha yoğun kitlelere ulaşıp ve daha efektik çalışmalar yapacağız ve etkileşimimizin daha çok olacağına inanıyoruz. 4 your eyes’ın bu konudaki kararı ile ilgili fikirlerin nedir? Ayrıca 4 your eyes’ın optik sektörü adına yaptığı çalışmalar ile ilgili değerlendirmeleriniz nelerdir?
Öncelikle dijitale geçmeniz çağın gereksinimi. Bu çok iyi olmuş. Tüm dünya dergilerine baktığımızda belki basılı olarak devam ediyorlar ama dijitalleri kesinlikle var. Dijital kitleleşmekteki bir numaralı araç. Dergi yayınlandığı andan itibaren çok hızlı bir şekilde tüketiciye ulaşabiliyor. Okuyucular artık kargo ile bir dağıtım süreci beklemek zorunda kalmayacak. Hedef kitlenize çok daha hızlı bir şekilde erişebileceksiniz. Ben şahsım adına 4 your eyes dergisi geldiğinde bu ay ne olmuş diye bakıyordum. Sonuçta herkesin elde edebileceği bilgi sınırlı. Siz bunu meslek olarak yapıyorsunuz. Çok farklı noktalardan bilgi alıyorsunuz ve bunları paylaşmaya özen gösteriyorsunuz. Bunları bir hap gibi alıp kendimi güncelleyebiliyorum. Derginin geldi gelmedi beklemesine sonu vereceğim. Çok güzel olmuş. Tebrik ediyorum sizleri.

Ocak 2023

Silhouette Yeni Modeller

SILHOUETTE

Renkli Camlar ve Yeni Modeller

Titan Minimal Art hafifliği, konforu ve dayanıklılığıyla yirmi üç yıldır dünya çapında milyonlarca gözlük kullanıcısını büyülemeye devam ediyor…

Avusturya merkezli Silhouette 1999 yılında tamamen çerçevesiz, menteşesiz ve vidasız gözlükler üretmeyi başardı. Sadece 1.8 gram ağırlığında tüy kadar hafif gözlükler… Silhouette, yirmi üç yıl sonra bugün bile başka hiçbir gözlüğün geçemediği yeni bir konforu tanımladı.

Titan Minimal Art ile Silhouette, şirketi baştan aşağı değiştirecek yeni bir dönemi başlattı. Titan Minimal Art’ın piyasaya sürülmesinden önce, hafiflik gözlük dünyasında hiç konu olmamıştı, ancak bu noktadan sonra şirketin tüm ürünlerinin temel bir özelliği haline geldi. Çok az gözlük modelinin Titan Minimal Art kadar anlatacak hikayesi vardır. TMA 2000 yılında NASA astronotlarıyla birlikte ilk kez uzaya uçtu ve “Sertifikalı Uzay TeknolojisiTM” adı altında astronotlar için standart gözlük olarak seçildi. Aynı yıl, yaz gözlük sezonunun küresel yıldızı haline geldi. Tüm dünyada menteşesiz, vidasız ve çerçevesiz güneş gözlükleri yılın olmazsa olmazı haline geldi. Bu sebeple, Titan Minimal Art’nın 2001 yılında uluslararası düzeyde büyük beğeni kazanması hiç de şaşırtıcı değildi. Çok geçmeden ünlüler de bu ikonik tasarımı benimsemeye başladı.

Titan Minimal Art Special Editions ilki 2010’larda piyasaya sürüldü ve bu özel seri gözlük kullanıcıları arasında daha da büyük bir heyecan yarattı. Top model Nadja Auermann, yıldız fotoğrafçı Nick Knight, makyaj sanatçısı Mary Greenwell ve Viyana Senfoni Orkestrası’ndan müzisyenler gibi ünlü yüzlerle ortaklıkların yanı sıra Arthur Arbesser ve son olarak 2018 güneş gözlüğü sezonu için Perret Schaad gibi moda markalarıyla tasarım işbirlikleri yapıldı. 2017 yılında Silhouette, sınır tanımayan vizyon felsefesini mükemmelleştirmek için Lens Laboratuvarını açarak bir başka kilometre taşına daha ulaştı. Artık camlar, çerçevelerle birlikte şirketin Linz’deki merkezinde, yüksek derecede el işçiliği gerektiren en üst düzeyde hassasiyetle üretilir oldu.

İkonik modelin yirminci doğum gününü kutlamak için eşsiz Titan Minimal Art’ın Özel Sun Edition’u 2019’un başında, güneşli mevsim için tam zamanında piyasaya sürüldü. Silhouette bu özel yılı dört şık yeni güneş gözlüğü modeliyle kutladı. Tasarımlar, sapların minimalist çizgilerinden ilham alan geometrik, mimari şekiller içeriyordu. Küçük gözlükler, kadınlar için kedi gözü camlı ve erkekler için klasik kare camlı modellerin yanı sıra modaya uygun altıgen veya havalı yuvarlak camlı üniseks modellerde de beğenilere sunuldu. 90’ların ikonunun yeni bir optik versiyonu da 2019’un yaz aylarında görücüye çıktı.

Silhouette şimdi de minimalist ve modern çizgilerdeki özel TMA–The Icon koleksiyonunu, dört yeni modelle genişletiyor. Avusturyalı marka tasarımlarını kendi laboratuvarında ürettiği en yeni moda renklerdeki camlarıyla beğenilere sunuyor. Silhouette’nin Pazarlamadan Sorumlu Genel Müdürü Michael Schmied ile Titan Minimal Art–The Icon koleksiyonunun başarısı ve yeni modellerin özelikleriyle ilgili yapılan röportajı sunuyoruz.

Merhaba Michael, Silhouette yüksek kalitedeki titanyum gözlük yapımında uzmanlaşmış bir markasınız. Titan Minimal Art’ı bu kadar özel kılan nedir?
Titan Minimal Art, Silhouette markasının tüm tasarım dili için bir ilham kaynağıdır. Saf minimalizm örneği olan bu koleksiyonu “Gereksiz olandan vazgeçmek, gerekli olanı olağanüstü hale getirir” sloganıyla en uygun şekilde özetleyebileceğimi düşünüyorum.

Titan Minimal Artın genel özelliklerini biraz daha açabilir misiniz?
TMA koleksiyonunun farkını gözlüklerin olağanüstü hafifliğinde, yüksek teknolojili titanyum telin garanti ettiği sağlamlık ile esneklikte ve yüze ne kadar rahat oturduklarını fark ettiğinizde anlarsınız. Birçok kişi bu hassasiyet ve kalite seviyesini kopyalamaya çalıştı, ancak hiç kimse bunu başaramadı. Vidalardan ve menteşelerden vazgeçerek, Titan Minimal Art nın sadece günlük kullanım için uygun olmasını değil, aynı zamanda astronotlar için de standart ekipman olmasını sağladık. Koleksiyondaki gözlüklerin titanyum sapları yüze o kadar iyi oturur ki, yerçekimsiz ortamda bile mükemmel bir uyum garanti ederler.

Peki Titan Minimal Art’ya ‘The Icon’ ismini neden eklediniz?
Titan Minimal Art, Silhouette markasının ‘Icon’u yani simgesi niteliğindedir. Titan Minimal Art koleksiyonumuzdaki sadece 1.8 gram ağırlığında olan, çerçeve, vida veya menteşe içermeyen modellerimizle 1999 yılında tüm gözlük pazarında tam anlamıyla bir devrim yarattık. Titan Minimal Art, kullanıcı için başka hiçbir gözlüğün yaklaşamayacağı bir konfor seviyesine sahip mutlak bir hafifliği sunmaktadır. Koleksiyona The Icon sıfatını ise 2013 yılında ekledik. O dönemdeki minimalist ve klasik olan koleksiyonu sportif ve daha dinamik tasarımlarla genişletmeye başladık.

The Icon koleksiyonunuza dört yeni model eklediniz. Yeni modellerden bahsedebilir misiniz?
The Icon koleksiyonu için yuvarlak büyük boy cam şekli ve kelebek form da dahil olmak üzere yeni, modaya uygun tasarımlar hazırlamaya karar verdik. Daha küçük olan yuvarlak cam şekli ve pilot formu gibi klasikler de yeni koleksiyonumuzda mevcut.

Bu arada, ne zamandan beri renkli camlarla çalışıyorsunuz?
Bir süredir renkli camlarla çalışıyoruz diyebilirim. Ancak özellikle 2016 yılında Lens Laboratuvarımızı açtığımızdan beri dersem daha spesifik olur. Lens laboratuvarımızdaki kendi renklendirme tesisimiz de dahil olmak üzere 2017 yılının başından itibaren %100 Silhouette imzalı gözlükler sunuyoruz.

Sizce renkli camların bu kadar öne çıkmasının sebepleri nelerdir?
Renkli camlar, kullanıcıların sadece güneş gözlükleriyle değil, optik gözlükleriyle de renklerin keyfini çıkarmasına ve dünyalarını uygun gördükleri ışığa büründürmelerine olanak tanıyor. Bu yılın en gözde trendi olan renkli camlara podyumlar ve dergilerde sık sık rastlayabilirsiniz.

Sizce renkli camlar çerçeveli gözlükler yerine çerçevesiz gözlükler için neden daha ideal?
Çerçevesiz gözlükler sadelikleriyle dikkat çeker. Tam çerçeveli modellerde çerçeve, kullanıcının yüzünde belirgin bir şekilde öne çıkar. Çerçevesiz modeller bunun yerine camların parlamasını sağlar. Bu da moda unsurunu sadece camların şekli ve rengiyle sınırlar. Renkli camları olan çerçevesiz bir gözlük bu sebeple tüm görsel algıyı sade, yalın ve şık bir şekilde kullanıcısının yüzüne yansıtır.

Yeni modellerinizi hangi renk seçenekleriyle sunuyorsunuz?
The Icon koleksiyonundaki yeni modellerimizde renkler açısından radiant rosegold, cosmic blue, mystic ruthenium ve spheric silver arasında seçim yapabilirsiniz.

Renkli camların modaya uygun olmanın ötesinde başka avantajları var mı?
Elbette var. Çoğu öznel olsa da pek çok avantajı var. Birçok kullanıcı renkli gözlüklerle bakmanın daha rahat olduğunu düşünüyor; dünyayı daha rahat bir ışık altında görmek için istedikleri rengi seçebiliyorlar. Renk teorisi ayrıca belirli renklerin örneğin ruh halini iyileştirici etkileri olabileceğini iddia etmektedir.

Yeni modeller hangi teknik özellikler ile öne çıkıyor?
Tüm %100 Silhouette imzası taşıyan gözlükler renkli camlarla da mevcuttur. Renkli camlara sahip bir optik model için her türlü müşteri talebini, örneğin progresif camları bile karşılayabiliriz. Önümüzdeki yıl daha da fazla teknik ve tasarım odaklı yenilikler yapmayı planlıyoruz.

Yeni renkli camlı gözlükleriniz kimler için tasarlandı? Belirli bir demografiyi mi hedefliyorsunuz?
Renkli camlar ve çerçevesiz tasarımlar şu anda tamamen trend olduğundan yeni tasarımlarımız ve renklerimiz özellikle daha genç ve trend bilincine sahip tüketiciler tarafından ilgi ve beğeni topluyor.

Titan Minimal Art ‘The Icon’ modellerinizi ünlüler de tercih ediyor mu?
Çerçevesiz tasarımlar, özellikle de renkli camlı olanlar şu anda çok popüler. Sadece sosyal medyada değil, aynı zamanda tüm dünyadaki podyumlarda ve kırmızı halılarda modellerimizi kullanan ünlülere rastlayabilirsiniz. İlk aklıma gelen isim Rita Ora. Kısa bir süre önce Icon koleksiyonumuzdan Cosmic Blue renkli bir gözlüğümüzü taktı ve Instagram hesabında fotoğraflarını paylaşarak büyük beğeni topladı.

Kaynak: Favrspecs

Ocak 2023

Üç Londralı Marka

ÜÇ LONDRALI MARKA

İNGİLİZ ZERAFETİ

Mükemmelliğe olan adanmışlıkları yanı sıra, abartısız ve zamansız lüks tasarımları ile küresel çapta ün kazanmış Londra merkezli gözlük markalarına yakından bakıyoruz…

İngiliz gözlükçülüğünün geçmişi yüzyıllar öncesine dayanıyor, ancak İngiltere’de bir moda olarak gözlük 20. yüzyılın ikinci yarısında fırtına gibi esmeye başladı. İngiliz markaları, birden fazla yönleri olan küresel markalar olarak karşımıza çıkıyor. Dünyanın her yerinde satılmakta olan bu markalar, İngiliz modasını uluslararası alanda ihraç etmekle kalmayıp Amerika Birleşik Devletleri’nden Japonya’ya kadar modayı takip eden müşterilere benzersiz İngiliz havasını sunmaktadırlar. Ancak çok daha doğrudan bir şekilde belirtmek gerekirse, İngiliz gözlükleri kendi kıyılarının çok ötesinden tedarik edilen teknoloji ve tekniklerin ürünüdür. En iyi markalar İtalyan, Fransız, Alman ve Japon optik geleneklerinin yerel bilgi ve zanaatkarlığını kendi yerel İngiliz uzmanlıkları ve benzersiz tasarımlarıyla gururla birleştirmektedir.

Üstelik dünyaca ünlü isimler sadece İngiliz gözlük markalarını kullanmakla kalmıyor, imajlarını da bu markalar üzerine inşa ediyorlar. Örneğin, Elton John’u koleksiyonundaki üç yüzden fazla Cutler & Gross çerçeveden biri olmadan hayal etmek imkansızdır. Benzer şekilde, İngiliz markaları kırmızı halıda, film setlerinde ve müzik kliplerinde yoğun bir şekilde yer alıyor. Neden mi? Çünkü İngiliz gözlükleri ve İngiliz gözlük markaları ayrıcalıklı bir duruşu ve stili temsil ediyorlar. İster Ted Baker’in benzersiz ısmarlama çerçeveleri, ister Kirk & Kirk’ün cesur ve renkli tasarımları, ister Hackett London’ın klasik İngiliz tarzı olsun, en iyi İngiliz gözlük markaları sadece daha iyi görmemize yardımcı olmakla kalmıyor, aynı zamanda kullanıcılarının kendini ifade etme biçimi haline dönüşüyorlar. Şimdi İngiliz gözlük markalarından Londra merkezli olan üç tanesine daha yakından göz atalım.

TOM DAVIES’TE KONFOR,
STİL VE İŞLEV BİR ARADA

Kişiselleştirme, müşteri hizmetleri ve ısmarlama tasarımlara odaklanan Tom Davies, seçici müşterilerine arzu ettikleri mükemmel uyum, stil ve teknik mükemmelliği sunuyor. Davies, markasını 2002 yılında yüzlerimizin standart olmadığı, dolayısıyla gözlüklerimizin de standart olmaması gerektiği ilkesiyle kurdu. Bu tutum, gözlük markasının gelişimini şekillendirdi ve onu İngiltere’nin en kaliteli ısmarlama gözlükler için başvurulacak markası haline getirdi. Tom Davies koleksiyonları, her müşterisine ideal bir deneyim yaşatmak için Londra’daki fabrikalarında özel olarak üretilen çerçeveler ve camlardan oluşmaktadır. Gözlük söz konusu olduğunda, iyi tasarım konfor, stil ve işlev açısından büyük fark yaratabilir düşüncesiyle hareket eden Tom Davies bu nedenle her çerçevesinin kullanıcının burnuna, kafa şekline ve kulaklarına uyacak şekilde ayrı ayrı üretilmesine özen göstermektedir. Mükemmelliğe olan bu adanmışlık, en yüksek kalitede titanyum, asetat, gümüş, altın ve doğal boynuzun yanı sıra birkaç özel yapım malzemeyi içeren zamansız ama aynı zamanda çarpıcı tasarımlara olan sevgiyle hazırlanmaktadır. Bu tasarımlar ünlülerin, moda severlerin ve film yönetmenlerinin dikkatini çekmiş ve Tom Davies, markaya sadık bir uluslararası takipçi kitlesi kazanmasının yanı sıra, Matrix Resurrections ve Cruella gibi gişe rekorları kıran filmlerde tasarımlarıyla boy göstermiştir.

WILLIAM MORRIS KALİTEYE BAĞLI VE CESUR

İngiliz gözlük markaları söz konusu olduğunda, William Morris London göz ardı edilemeyecek markalar arasında yer alıyor. Özünde bir İngiliz markası olarak 1996 yılında Robert Morris tarafından kurulan William Morris London, Londra sokaklarından ilham alarak yaratıcı, renkli ve özünde İngiliz havası taşıyan çarpıcı gözlük koleksiyonları geliştiriyor. Ayrıca, William Morris çerçevelerini her zaman en kaliteli malzemelerden üretmekle kalmıyor, yeni koleksiyonlarında da yeni nesil biyo asetatlar ve Alman mühendisliği ürünü yaylı menteşeler kullanıyor. Tahmin edilebileceği gibi William Morris’in cesur tarzı, felsefesi ve kaliteye olan bağlılığı kısa sürede küresel çapta moda severlerin beğenisini kazandı. Marka büyüdükçe, cesur ve modern stillerden oluşan seçkisi ve yelpazesi de büyüdü. Bugün William Morris London, elliden fazla ülkede faaliyet gösteren ve dağıtım yapan, İngiliz tasarım ve modasını uluslararası alanda tanıtan bir marka olarak koleksiyonlarını genişletiyor.

HACKETT LONDON İLE ABARTISIZ LÜKS

Odak noktası gözlük koleksiyonları hazırlamaktan çok daha geniş bir alanı kaplasa da Hackett London, üst düzey bir ısmarlama gözlük markası olarak adından söz ettiriyor. Dünyaca ünlü yaşam tarzı markası, diğer ürünlerinde olduğu gibi gözlüklerinde de klasik üst düzey İngiliz tarzına odaklanıyor. Bu da retro esintili ama zamansız tasarımların, golf sahasında olduğu kadar yönetim kurulu toplantılarında da rahatlıkla kullanılabileceği geniş bir yelpaze anlamına geliyor. Birçok İngiliz gözlük markası sanatsal bir şekilde kendini ifade etme değerine yönelmişken, Hackett London kullanıcılarına daha farklı türde bir ifade ve duruş sunuyor. Abartısız, lüks odaklı tasarımları, günümüz moda trendlerinden tamamen bağımsız bir ayrıcalık hissi uyandırmayı amaçlıyor. İngiliz markanın bu yaklaşımı ve ürünlerinde ödün vermediği kalite, onları hem Birleşik Krallık’ta hem de dünya genelinde üst düzey müşteriler için tercih edilen gözlük markası haline getiriyor. İngiliz tasarım çizgisini ve zarafetini en iyi yansıtan markalardan biri olarak moda severlerin beğenisini kazanmaya devam ediyor.

Kaynak: Favrspecs

Ocak 2023

Sigaranın Gözler Üzerindeki Yıkıcı Etkileri

Söz konusu sigara olduğunda sağlığımız üzerindeki yıkıcı etkileri uzun bir liste oluşturuyor. Sigara, sarı nokta hastalığından bebeklerde şaşılığa kadar birçok göz hastalığına sebebiyet veriyor. Göz Hastalıkları Uzmanı Op. Dr. Şeyda Atabay; sigaranın gözlere verdiği zarara dikkat çekti, önemli uyarılarda bulundu.

Sigara kullanımı, geri dönüşü olmayan birçok göz hastalığına yakalama riskini önemli ölçüde artırır ve sağlık için kalıcı görme kaybına veya körlüğe neden olabilecek kadar kötü bir alışkanlıktır. Sigara dumanında, aromatik polisiklik hidrokarbonlar, katran, zifir, karbon monoksit, formaldehit ve ağır metaller da dahil olmak üzere 5.000 kadar aktif toksik bileşik bulunur. Sigara içmek doğrudan görme kaybının, kataraktın ve maküler dejenerasyonun önde gelen iki sebebiyle doğrudan bağlantılıdır.

Sigara gözlere zarar verir mi?

Sigara içmenin genel sağlık için ne kadar zararlı olduğu bilinen bir gerçek. Dünyada ölümle sonuçlanan hastalıkların meydana gelmesinde sigaranın payı oldukça büyük. Kanser, kalp, damar gibi sağlık sorunlarının birinci faili olan sigara insanın dünyaya açılan penceresi gözler için de büyük tehlike yaratıyor. Özellikle de sol göz merceği ve retina hücrelerini etkileyen sigara, ilerleyen yıllarda görme kayıplarına kadar yol açıyor. Ayrıca katarak ve sarı nokta hastalığına yakalanma riskini de büyük ölçüde arttırıyor. Eğer 50 yaş ve üzerinde hala sigara içen biriyseniz sigaraya bağlı körlük yaşama ihtimaliniz yükseliyor.

Sigara gözleri nasıl etkiliyor?

Sigara içmek veya sigara dumanına maruz kalmak, vücuda toksinlerin alınması demektir. Bu toksinler kan akışının doğal dengesini bozarak kılcal damarlarda tıkanmalara yol açıyor. Kılcal damarlarda yaşanan bu tıkanma, göz sağlığı için gerekli maddelerin kılcal damarlar yoluyla göze ulaşmasına engel oluyor. Bunun yerine zararlı maddeler göze ulaşarak göz sağlığında kalıcı hasarlar bırakıyor.

Sigara ve katarakt arasındaki bağlantı nedir?

Yapılan araştırmalar, sigara içenler ile içmeyenler karşılaştırıldığında katarakt geliştirme riski sigara içenlerde iki katına kadar çıktığını kanıtladı. Bu risk günde birden fazla paket sigara içenler için üç katına kadar çıkabilir. Yine yapılan araştırmalarda, katarakt ile içilen sigara miktarı arasında özel bir ilişki olduğu da kanıtlandı. Ne kadar çok sigara içiliyorsa, katarakt geliştirme şansı o kadar fazla olacaktır. Gözlerin doğal olarak şeffaf lensi zamanla bulanıklaştığında katarakt meydana gelir. Bu yaşa bağlı durum, bulanık görmeye, soluk renklere ve parlaklığa duyarlılığın artmasına neden olur. Uzmanlar sigaranın, mercek hücreleri oksidasyon yoluyla değiştirerek katarakta katkıda bulunduğuna inanmaktadır. Ayrıca sigara içmenin lenste kadmiyum gibi ağır metallerin birikmesine yol açtığına dair kanıtlar da vardır. 

Sigara, sarı nokta hastalığına davetiye çıkarıyor

Yaşa bağlı ortaya çıkan göz hastalıklarının başında sarı nokta hastalığı geliyor. Sarı nokta, gözün arka kısmında retinanın merkezinde bulunan ve renkli görmeyi sağlayan yapıdır. Zarar gördüğünde ise görme kayıplarına yol açar. Hastalığın en büyük belirtisi ise görmede bulanıklıktır. Bunun yanı sıra;

  • Görme kalitesinde bozulma,
  • Okuma zorluğu,
  • Cisimleri seçememe,
  • Yüzleri tanımakta zorlanma,
  • Işığa hassasiyet,
  • Işık çakmaları,
  • Gece görüşünde azalma,
  • Bakarken görülen kahverengi leke de sarı nokta hastalığının yol açtığı semptomlardandır.

Sigara kullanmak, aynı zamanda bir kişinin makula dejenerasyonu gelişme riskini de ciddi düzeyde arttırır. Yapılan araştırmalar, sigara içenlerin hiç sigara içmemiş olanlardan 2 ile 4 kat daha fazla bu göz sorununu geliştirme riski olduğunu kanıtladı. Kataraktta olduğu gibi, ne kadar çok sigara içilirse, maküler dejenerasyon geliştirme riski buna paralel olarak artacaktır. Tüm bunlarla beraber sigara içmeyen ancak sıklıkla çevresel sigara dumanına maruz kalan insanlarda da bu göz hastalığının riskinde artış olacaktır. Maküler dejenerasyon, ince ayrıntıları algılamaya izin veren retinanın merkezi kısmı olan makulanın bozulmasını içerir. Makula yıprandığında, insanlar merkezi görüşlerinde bulanıklık, çarpıtma veya sarı, kör noktalar görür. Sigara, retinaya kan akışını engelleyerek maküler dejenerasyonu destekleyebilir. Sigara tüm bunlarla beraber oksidasyonun makulada ki hücreler üzerindeki zararlı etkilerini de ciddi düzeyde arttırabilir. Pasif içici olarak dumanına maruz kalmak sarı nokta hastalığına davetiye çıkarıyor. Hal böyle olunca görme kaybına en çok neden olan sarı nokta hastalığının görülme sıklığı da giderek artıyor. Üstelik sigara sarı nokta hastalığının tedavisinde kullanılan lazerin de etkinliğini azaltıyor.

 Katarakt riskini arttırıyor

Sigara içmenin gözlere verdiği zararlar saymakla bitmiyor. Bir diğer göz hastalığı olan katarakt da sigaraya maruz kalmakla ortaya çıkıyor. Üstelik katarakta yakalanmak için pasif içici olmak bile yetiyor. Çünkü sigara antioksidan faktörlerin seviyesini azaltarak katarakta yol açıyor. Yapılan klinik araştırmalar gösteriyor ki, sigara lensin saydamlığını sağlayan süperoksit, dismutaz ve glutatyonperoksidaz gibi antioksidanları etkiliyor. Kişi ne kadar çok sigara dumanına maruz kalırsa katarakta yakalanma riski de o kadar artıyor.

Bebeklerde şaşılık ve körlüğe yol açabilir

Sigara içmek, gözlerde kuruluğa, göz kaslarının bozulmasına, göz tansiyonun yükselmesine ve göz küresinin öne çıkmasına neden olabilir. Tüm bunların yanı sıra hamilelik sırasında içilen sigara, sadece kişiye değil bebeğe de zarar veriyor. Gebelikte sigara içen annelerin bebeklerinde şaşılık görülme riski artıyor. Hatta erken doğuma neden olan sigara, bebeklerde körlüğe dahi sebep olabiliyor. Göz sağlığını korumak içinse sigarayı bırakmak ve pasif olarak da olsa dumanına maruz kalmamak gerekiyor. En önemlisi de gözlerde normalin dışında bir şeyler olduğu hissedilirse mutlaka uzman bir doktora başvurmak gerekiyor.

Sigaraya ilişkin diğer göz sağlığı sorunları nelerdir?

Ayrıca sigara kullanımı aşağıdaki göz problemlerine yol açabilir;

  • Diyabetik retinopati: Bu sorun, diyabetin sık görülen bir komplikasyonudur. Gözdeki retinanın küçük kan damarlarını etkiler. Retinadaki kan damarları parçalanabilir, sızabilir veya tıkanabilir. Bu durum da zamanla görüşü etkileyebilir. Diyabetik retinopatisi olan bazı kişilerde, retina yüzeyinde yeni kan damarları büyüdüğünde göze ciddi hasarlar gelebilir.
  • Kuru göz sendromu: Bu bozukluk, gözler yeterince gözyaşı üretmediğinde ortaya çıkar. Sigara içmek göz kuruluğuna ve tahrişe neden olduğu için bu patolojinin belirtilerini de kötüleştirebilir.
  • Optik sinir hasarı: Sigara kullanmak gözü, beyin ile birbirine bağlayan ve körlüğe yol açabilen bu sinirde ciddi sorunlara neden olabilir.
  • Göz tembelliği: Ambliyopi olarak da bilinen bu sorun, görme yollarında ve gözde herhangi bir hastalık olmadan görmenin ciddi düzeyde engellenmesi ve seyrek olarak iki gözde ortaya çıkan bir görme sorunudur. Sigara kullanımı büyük oranda göz tembelliğine sebebiyet verebilir.
  • Konjonktivit: Gözdeki beyaz kısım (sklera) ile göz kapaklarının iç kısmını kaplayan ve ince bir zar şeklinde olan tabakanın (konjonktiva) enflamasyonuna (iltihabına) konjonktivit denir. Sigara kullanımı doğrudan konjonktivit ile ilişkilidir.

Sigaradan kaynaklanan görme kaybını önlemek için neler yapılmalıdır?

Sigara ile ilişkili görme kaybından kaçınmak isteyen kişiler için hala umut vardır.  Sigarayı bırakmak, göz hastalıklarından kaçınma şansını arttırır. Örneğin, sigarayı bırakan kişilerin 1 yıl sonra makula dejenerasyonu gelişme riski %6-7 oranında azalmaktadır. 5 yıl sonra ise bu risk %5 oranına kadar düşer. Aynı durum katarakt veya diğer göz sorunları için de geçerlidir. Çok yavaş olmasına rağmen sigaranın gözlere verdiği hasarlar zamanla iyileşecektir. Tüm bunlarla beraber aşağıdaki durumlara da dikkat etmek gerekir;

  • Güneşin zararlı UV ışınlarına karşı koruyucu gözlük kullanılmalıdır.
  • Kitap okuma ve televizyon veya bilgisayar gibi gözleri zorlayan bir aktiviteden sonra gözler dinlendirilmelidir.
  • İyi bir görme keskinliğini korumaya yardımcı olan sağlıklı beslenme alışkanlıkları titiz bir şekilde takip edilmelidir.
  • Göz hijyenine her zaman dikkat edilmelidir.
  • Göz bozukluklarının olası semptomlarını tespit etmek için kan basıncı, kolesterol ve glikoz seviyeleri kontrol edilmelidir.

Sigara kullanımının verdiği hasarları saptamak ve uzmanlarımızla tedavi planı oluşturmak için hastanemize bekleriz.

Ocak 2023