Göz Seğirmesi, Parkinson Belirtisi Olabilir!

Yorgunluk, stres veya çok fazla ekran kullanımından kaynaklı göz seğirmelerine alışığız. Peki ya göz çevresinde yaşanan kasılmalar daha ciddi bir soruna işaret ediyorsa? Göz Hastalıkları Uzmanı Doç. Dr. Ayşe Burcu Dirim, üzerinde durmadığımız bu sorunun ardındaki tehlikeler konusunda uyardı.

Göz seğirmesi, gün içinde bir anda ortaya çıkan ve zaman zaman sinir bozucu boyutlara ulaşabilen vücut tepkilerinden biri. Bu rahatsızlık birçoğumuz için üzerine gidilecek kadar ciddi bir sorun olarak görülmese de uzmanlar bunu ciddi bir sağlık sorununun göstergesi olabileceği konusunda uyarıyor. Öyle ki, bunun göz kaslarında yaşanan bir sorun olduğunu veya yoğun stres kaynaklı olabileceğini pek çoğumuz düşünmüyoruz. Göz kapağında seğirmenin meydana gelmesinin birkaç nedeni vardır. Eğer sadece bir göz kapağı seğiriyorsa, bu genellikle kas seğirmesi olarak adlandırdığımız, geçici olan ve tipik olarak kendi kendine iyileşen oldukça normal durumdur. Fakat bazı durumlarda altta yatan sorunu bulmak biraz daha zor olabilir. Göz Hastalıkları Uzmanı Doç. Dr. Ayşe Burcu Dirim, göz seğirmesinin nedenlerini ve olası risklerini aktardı.

GÖZ KASLARI ELEKTROLİT DENGESİZLİĞİ NEDENİYLE ÇABUCAK ETKİLENİR

Gözümüzü çevreleyen orbikülaris kasında yaşanan ve tıpta ‘miyokimi’ adı verilen bu kasılmalara halk arasında seğirme deniyor. Göz çevresindeki kaslarda meydana gelen geçici kramplar sonucu oluşan bu seğirmelerin şiddeti, tutulan kas lifi miktarına bağlı olarak değişiklik göstermektedir. Yorgunluk, uykusuzluk ve stres kas liflerinin yorgunluğuna yol açar. Bu da göz seğirmesinin en sık nedenlerdir. Çok aktif çalışan göz kasları sıvı ve elektrolit dengesizliğinde çabucak etkilenir ve bu tip geçici kasılmalar ortaya çıkar. Bazen kuruluk, enfeksiyon ve alerji durumları da göz seğirmesine yol açabilir.

KAHVEDEN VE STRESTEN UZAK DURUN

Göz kapağı seğirmesinin genellikle iyi huylu ve kendiliğinden geçen bir durum olduğunu hatırlatan Doç. Dr. Ayşe Burcu Dirim, “Sıvı alımının artırılması, elektrolit kaybını dengelemek için mineralli su tüketimi, kafein kısıtlaması, düzenli uyku, stresin azaltılması durumunda göz seğirmesi hızlıca düzelecektir. Işığa hassasiyeti olan kişilerde güneş gözlüğü kullanımı, yoğun bilgisayar kullanan kişilerde gözlerin aralıklı dinlendirilmesi de sürece katkıda bulunacaktır. Aralıksız devam eden ve bir haftayı geçen seğirmelerde altta yatan nörolojik veya göze bağlı bir durumun araştırılması gereklidir.

HASTALIĞI AZALTAN BİR YÖNTEM HENÜZ GELİŞTİRİLMEDİ

Blefarospazm rahatsızlığının ‘iyi’ ve ‘kötü”’ huylu olmak üzere ikiye ayrıldığını söyleyen Doç. Dr. Ayşe Burcu Dirim, bunlar arasındaki farkın Manyetik Rezonans (MR) görüntüleme yöntemi ile tespit edilebileceğini belirtiyor. İyi huylu ve kötü huylu blefarospazmın nasıl tespit edildiğini sorduğumuz Doç. Dr. Dirim, şunları dile getirdi: İyi huylu (esansiyel, benign) veya kötü huylu blefarospazm ayrımını yapmak için MR görüntüleme yöntemi ile beyinden kaynaklı bir patoloji olup olmadığına bakılmalıdır. Altta yatan Parkinson hastalığının ilk belirtisi blefarospazm olabilir. Beynin bazı bölgelerindeki lezyonların belirtisi de blefarospazm olabilir. Blefarospazmın genellikle 50 yaş üzerinde ve altta yatan bir hastalık olmaksızın ortaya çıkar ve her iki kapakta şiddetli kasılmalara neden olur. Stres, kaygı durumuna göre şiddeti değişmekle birlikte, gece uykusunda tamamen kaybolurlar. Son yıllarda görsel uyarıları düzenlemek amacıyla kişinin hassas olduğu ışığı engelleyen filtreli camlar kullanılarak kasılmaların şiddetinin azaltılmaya çalışmaktayız. Bazı hastalarda umut verici sonuç elde edilse de etkin şekilde hastalığı azaltan bir yöntem henüz geliştirilememiştir.

 PARKİNSON HASTALIĞININ BELİRTİSİ OLABİLİR

İki haftadan uzun süren kalıcı bir seğirme durumu yaşanması, göz çevresinde gözle görülür bir değişme veya ağrı hissedilmesi; bu sorunun altında ciddi bir problem yattığına işaret eder. Bu durum kas sertliği ve gerginliğine yol açabilen, hareketleri ve yüz ifadelerini etkileyen sorunlar olarak görülebilir. Özellikle beyinde yaşanan bir sorunun göstergesi veya Parkinson hastalığının erken belirtisi olabilir. Böyle bir durumla karşı karşıya kalınması durumunda erken tanı koyulması oldukça kritik. Altta yatan Parkinson hastalığının ilk belirtisi blefarospazm olabilir veya beynin bazı bölgelerindeki lezyonların belirtisi de blefarospazm olabilir. Nörolojik muayene ve göz muayenesi ile iyi huylu ve kötü huylu blefarospazm ayırt edilir. Bu sebeple erken tanı için zamanında uzman bir doktora başvurulması çok önemlidir.

 20+20+20 KURALI

İlk olarak bilgisayar ekranını çok fazla kullananların 20 dakika çalışma 20 saniye ara vererek ve 20 metre yürüyerek dinlenme kuralına uyması gerekiyor. Ekran karşısında çalışanlar sıklıkla göz kırpmayı unutmamalıdır. Bilgisayar başındayken göz kırpmayı alışkanlık haline getirebilmek için en basit yöntem, bir sayfayı kapatıp diğerini açtığınızda göz kırpmayı alışkanlık haline getirmek olabilir. Yorgunlukta sanılandan daha ciddi bir faktördür. Böyle durumlarda uyku düzenini sağlamak ve evde bulunduğunuz süreçte gözlerinizi dinlendirmek sorunun çözümü için etkili olabilir. İlerleyen vakalarda uzmanlar, spazm geçiren kasları zayıflatmak için botoks (botulinum toksini) enjeksiyonları kullanmayı veya göz kapağının seğirmesine neden olan orbikularis kasına ameliyatla müdahaleyi öneriyoruz. Blefarospazmın kronik bir rahatsızlık olduğunu ve kendiliğinden düzelmesi ya da uygulanacak tek bir tedavi ile yok edilmesinin, ortadan kaldırılmasının mümkün olmadığı için doktorunuz önerdiği tedaviye sadık kalmanız da kaliteli görüş için çok önemlidir.

Mart 2024

Gözleriniz 5 ciddi hastalığın habercisi olabilir

Eğer gözlerinizde yanma, kızarıklık veya sararma gibi problemlerle karşılaşırsınız, sorunun gözlerinizden kaynaklandığını düşünebilirsiniz.

Beyaz ya da sarı şişkinlik
Eğer göz kapaklarınızda veya burun çevrenizde beyaz veya sarı şişkinlikler varsa yüksek kolesterolünüz olabilir. Eğer bu tür belirtiler taşıyorsanız kolesterolünüzü kontrol etmeyi isteyebilirsiniz.
Sarı gözler
Eğer gözlerinin beyaz kısmı sarılaşıyorsa kanınızda yüksek oranda bilirubin olabilir. Sarılık hastalığının belirtisi olabilen sarı gözler, aynı zamanda ciğer enfeksiyonu, safrakesesi taşı veya kanser habercisi de olabilir.
Açık renkteki göz damarları
Göz kapağınızı altını aşağı çektiğinizde kırmızı ya da pembe bir damar görüntüsüyle karşılaşmalısınız. Eğer kan değerleriniz düşükse anemi rahatsızlığı yaşıyor olabilirsiniz. Erkeklere kıyasla kadınlarda daha çok görülen kansızlık, demir eksikliğinden kaynaklanıyor.
Görüş bozukluğu
Eğer görüş açınızda bazı noktaların eksik olduğunu görüyorsanız, felç riski taşıyor olabilirsiniz. Beyninizde görüşle ilgili olan kısım, felç olduğunuz esnada etkilenecektir.
Pörtlek göz
Gözlerin dışarı fırlamış gibi görünmesi fazla çalışan tiroidin habercisi olabilir. Aşırı faaliyet gösteren tiroid bezlerine sahip her 3 insandan biri 1’i göz problemleri yaşıyor.

Kasım 2023

Göz tembelliğinden kurtulmak kolay

Prof. Dr. Silay Cantürk Uğurbaş, göz tembelliğinin çocuklukta fark edilmezse erişkinde tedavisinin pek mümkün olmadığına dikkati çekerek, bu problemlerin okul öncesi dönemde tedaviyle ortadan kaldırılmasının önemine işaret etti.

Göz tembelliğinin birkaç sebebinin bulunduğuna dikkati çeken Prof. Dr. Silay Cantürk Uğurbaş, bunların başında çocuklarda sık görülen kırma kusuru yani refraksiyon problemlerinin yer aldığını, şaşılık ve konjenital kataraktın göz tembelliğine sebep olan diğer nedenler olduğunu dile getirdi.

En Pratik Yöntem Kapama Tedavisi
Çocuklarda en sık karşılaştıkları problem kırma kusurlarıdır. Muhakkak okul çağından önceki dönemde tespit edilmesi gerekmektedir. Ebeveynler 3-4 yaşlarına gelen çocuklarının gözleri eşit ve net gördüğünden emin olmaları gerektiğini vurgulayan Uğurbaş, ambliyopide en pratik yöntemin kapama tedavisi olduğuna işaret etti. Bunun için tasarlanmış özellikli göz bantları eczanelerden temin edilebilir. Doktorun önerdiği süre içinde her gün yapılması gerekiyor. Bazen bu 2, bazen 4 saat olabilir. Buradaki amaç şaşılığı düzeltmek veya çocuğun gözlük probleminden kurtulması değil. Amaç sadece çocuğun net gören gözünü devre dışı bırakarak iyi görmeyen gözünden gelen sinyalleri beyne iletmek ve beyindeki görme kapasitesini artırmaktır.

Kapama tedavisinin küçük çocuklarda bazen yapılması zor bir tedavi şekli olduğunun altını çizen Uğurbaş, “Çalışmalar göstermiş ki çocuklar 5 yaşında bu olay tespit edilip göz doktoruna başvurduğunda ve tedaviye başlandığında, çocuğun da uyumu iyiyse bu tamamen tedavi edilebilir ve iyi sonuçlar alınabilir bir yöntem” dedi.

Kasım 2023

Gözde taş nasıl tedavi edilir?

Vücutta taş yalnızca böbrekte veya safra kesesinde oluşuyor sanmayın. Gözlerde oluşan yanma, batma veya kaşıntının sebebi gözünüzdeki taş olabilir.

Vücutta taş yalnızca böbrekte veya safra kesesinde oluşuyor sanmayın. Gözlerde oluşan yanma, batma veya kaşıntının sebebi gözünüzdeki taş olabilir. Her 10 kişiden 1’inde görülen göz taşı; düzensiz uyku, sigara ve alkol kullanımı, yetersiz su ve meyve tüketimiyle beraber gelişebiliyor. Göz Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Yrd. Doç. Dr. Fatih Atmaca, “Göz taşı temizlenmediğinde; göz dokusunda oluşan kronik tahriş ile enfeksiyona zemin hazırlar. Temizlenmeyen taş aynı zamanda kornea çiziklerine de neden olabilir” diyerek göz taşı ile ilgili uyarılar ve önerilerde bulundu.
Göz taşı nedir?
Vücudumuzda taş oluşumu böbreklerde ve safra kesesinde olabildiği gibi gözlerimizde de olabilir. Göz taşı her yaşta görülebilmekle beraber; ilerleyen yaşlarda göz taşına daha sık rastlanmaktadır. Göz taşının tıp dilindeki adı ‘’konkresyon’’dur. Konkresyon, genellikle kalsiyum ve lökosit birikintileri içerir. Çoğunlukla düzensiz beslenenlerde, sigara ve alkol kullananlarda, şeker hastalığı olanlarda, konjonktivit gibi kronik göz enfeksiyonu olanlarda, blefarit (göz kapağı iltihabı) gibi tekrarlayan göz kapağı enfeksiyonu olanlarda; trahom hastalarında, gözyaşı fonksiyon bozukluğu olanlarda, kişinin göz kapağındaki yağ bezlerinin iyi çalışmadığı durumlarda ve kuru göz hastalığında göz taşına rastlanmaktadır.
Hastalığın bulguları nelerdir?
Gözlerde yanma, batma, kızarıklık, kaşıntı, göz içerisinde yabancı cisim hissi, gözleri sık ovalama isteği ve göz kapaklarında şişlik gibi bulgular göz taşı hastalarında sıkça karşımıza çıkan belirtilerdendir. Hastalığın teşhisi için detaylı göz muayenesi çok önemlidir. Muayene esnasında da göz kapaklarının iç kısmını detaylı bir şekilde kontrol etmek gerekmektedir. Bunun için muayene esnasında hastanın göz kapakları çevrilerek detaylı bir şekilde gözün iç kısımlarına bakmak lazım. Muayene esnasında tespit edilen göz taşları herhangi bir ameliyat, cerrahi bir ameliyat gerektirmeden, özel bir aparat ile gözlerden temizlenir.
Nasıl tedavi edilir?
Gözlerinde batma, yanma, kızarıklık gibi şikayetlerle gelen hastalara kimi zaman suni göz yaşı tedavisi uygulanmaktadır. Ancak hastalar uzun süre suni göz yaşı kullanmasına rağmen, gözündeki şikayetlerin geçmediğinden yakınmaktadır. Böyle hastaları detaylı bir şekilde muayene ettiğimizde gözünün iç kısımlarındaki taşları görebilmekteyiz. Taşları temizleyip, uygun göz damlaları ile hastanın tedavisi tamamlanır. Tedaviden sonra hastalar mevcut şikayetlerinden tamamen kurtulmaktadır. Hasta tedavi edilmezse batma, yanma, kızarıklık vb. şikayetler kendi kendine düzelmez ve hastalık kronik bir hal alır. Göz taşı temizlenmediğinde; göz dokusunda oluşan kronik tahriş ile enfeksiyona zemin hazırlar. Temizlenmeyen taş aynı zamanda kornea çiziklerine de neden olabilir.
Göz taşı oluşumuna karşı nasıl beslenmeli?
Yeteri kadar sıvı almayanlarda, sigara kullananlarda, uyku düzensizliği olanlarda ve meyve tüketmeyenlerde göz taşının daha sık görüldüğünü söyleyen Yrd. Doç. Dr. Fatih Atmaca, “Göz taşı oluşumunu önlemek için düzenli uyuyun, düzgün beslenin ve bol bol su için. Klimalı ortamlarda fazla bulunmamak, içerisinde bulunulan mekanı sık sık havalandırmak, fazla aydınlatılmış ortamlarda uzun süre kalmamak, ekran veya cep telefonu karşısında saatlerce vakit geçirmemek; hem göz taşı oluşumuna tedbir olacak, hem de göz sağlığını korumaya yardımcı olacaktır. Her akşam, yatmadan önce 10 dakika, göz kapaklarına papatya çayı ile nemlendirilmiş pamuk uygulayarak gözlerin arınmasını ve dinlenmesini sağlayabilirsiniz” dedi.

Kasım 2023

Sonbaharda göz hastalıklarına dikkat!

Göz Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Op. Dr. Adnan İpçioğlu, hassas bir mevsim olan sonbaharda olumsuz etkilendiğini belirterek gözleri korumanın yollarını anlattı.

Göz sağlığında alınması gereken tedbirler hakkında bilgi veren Göz Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Op. Dr. Adnan İpçioğlu, göz nezlesine yakalanmamak için toplu taşıma araçlarında dikkatli olunması gerektiğini söyledi. Göz sağlığını koruyucu önlemler alınabileceğini aktaran İpçioğlu,“Bu mevsimde kalabalık yerlerde, özellikle otobüs, tramvay gibi toplu taşıma araçlarında dikkatli olunmalı. Gözde en ufak bir bulgu olduğunda kızarıklık, kaşıntı, çapaklanma gibi mutlaka göz hekimine başvurulmalıdır. İlaçlarımızı özenle kullanmalı, tedavimizi yarım bırakmamalıyız” dedi.

Monitör Hastalığı
Ofis çalışanlarında görülen göz problemleri hakkında da bilgi veren Op. Dr. Adnan İpçioğlu,“Çalışanlarda görülen ciddi problem günümüzde monitör hastalığıdır. Hepimizin hayatında bilgisayar çok önemli bir yer tutar. Yoğun klima kullanımı ofis çalışanlarında göz sağlığını ciddi derecede etkiliyor ve kişinin bir göz hastalığı varsa bunu tetikleyebiliyor. Özellikle klimalı ortamlarda göz kuruluğuna yönelik nemlendirici damla kullanılabilir. Düşük derecede olsa sürekli bilgisayara bakan kişilerde gözlük kullanımı yine faydalı olabilir” şeklinde konuştu.

Sonbahar aylarında güneş ışınlarının göze direkt temasının göz sağlığına olumsuz etki edeceğini söyleyen İpçioğlu,“Sonbahar ayı da olsa güneş gözlüğü kullanılmasını şiddetle tavsiye ediyoruz. Özellikle araç kullananların güneş gözlüğü kullanmaları gerekiyor. Güneşli bölgelerde, güneşli ülkelerde güneş gözlüğü kullanımını şiddetle tavsiye ederim. Özellikle güneş gözlüğü Güneydoğu, Doğu Anadolu Bölgesi gibi dört mevsim güneş alan yerlerde güneş ışınlarının daha dik gelmesi nedeniyle özellikle araç kullanan kişilerde, açık havada çalışan kişilerde önerilir. Kışın açık havada çalışanlar ve araç kullananlara güneş gözlüğü kullanımını tavsiye edebiliriz” dedi.

Kasım 2023

Kirpik Dibi İltihabı

Kirpik dibi iltihabı ya da tıbbi ismi ile blefarit çok sık görülen bir durumdur. Hasta konforunu bozan, kızarık kirpik diplerine ve yanma batma gibi belirtilere neden olur.

Kirpik dibi iltihabı tedavisi oldukça güçtür. Kronik bir durumdur. Tam tedavi edilmesi mümkün olmasa da düzenli tedavi ile sakinleşir, belirtiler azalır. Kirpik dibi dediğimiz alan göz kapağının kenarıdır. Bu bölgede önde deri ile arkadan gelen konjunktiva mukozası birleşir. Kirpikler buradan çıkarlar. Ayrıca bu bölgede uçları yani gözenekleri bulunan meibomian bezler bulunur. Bu bezlerin salgıladıkları yağ salgısı göz yüzeyini kayganlaştırıp ve göz yaşının buharlaşmasını yavaşlatır. Kirpik dibi iltihabı bu bölgedeki sorunların ortak adıdır. Ayrıca demodex adı verilen ve bu bölgede yaşayan mikroskobik parazitlerde bu iltihabı artıran canlılardır.

Kirpik dibi iltihabının çeşitli tipleri vardır. Kirpik diplerinin kepeklenmesi ve kirpik dökülmesi ağırlıklı giden seboreik form, göz kapaklarının içinde yer alan meibomian bezlerin iyi çalışmadığı, yani göz yaşının yağ tabakasının salgılanmasının bozulduğu türleri de vardır. Kirpik dibi iltihabı olarak adlandırılan bu durumlar bir birilerinden farklı belirtiler verebilirler. Genelde ortak noktaları, göz yüzeyinin yeterince ıslanmasının engellenmesi ve kirpik dibi iltihabına bağlı göz kuruluğunun ortaya çıkmasıdır.

Kirpik dibi iltihabının belirtileri nelerdir?

Kirpik dibi iltihabının belirtileri arasında göz kuruluğu nedeniyle ortaya çıkan yanma,

  • Batma,
  • Kum kaçmış hissi,
  • Sulanma,
  • Göz kızarması,
  • Göz yaşarma sayılabilir

Ayrıca kirpik dibi iltihabına bağlı olarak gözlerde ağrı, kapaklarda şişlik, kapaklarda dolgunluk, kızarıklık kirpik diplerinde kepekler oluşması, kirpik dibi kaşıntısı, kirpik kaybı, kirpiklerde beyazlanma sayılabilir. Özellikle meibomian bezlerin iyi çalışmadığı meibomian bez disfonksiyonu denilen kirpik dibi iltihabı durumu, genç bireylerin ve bilgisayarda çalışanların yaşadığı yanma batma sulanma göz yorgunluğunun en temel sebebidir.

Bu bezlerin salgısı göz kuruluğu açısından çok önemlidir, çünkü kirpik dibi iltihabında, bu bezlerin uçları tıkanmakta salgıları ve yeterince olmadığında gözyaşı hızla buharlaşarak göz yüzeyi kurur ve ayrıca kayganlıkta kaybolur. Hem de kuru yüzeyde kaymayan kapaklar göz yüzeyini tahriş ederek yanma batma sulanma şikayetlerini arttırırlar. Gözümüzün konforlu olması bu bezlerin salgılarının yeterince ve düzgün şekilde göz yüzeyini salgılanmasına bağlıdır. Bu bezlerin uçlarında oluşan tıkanıklıklar en basit haliyle göz kuruluğu şikayetlerini arttırıp yanma, batma, sulanma sebebi olurken tam tıkanan yağ bezleri arpacık yani şalazyon oluşmasına sebep olurlar.

Alt kapakta 20 üst kapakta 40 tane bulunan bu bezlerin yıllar içinde uçları tıklanarak tahrip olmaları durumunda ileri yaşta çok ciddiye göz kuruluğu şikayetleri ortaya çıkar.

Kirpik dibi iltihabı tedavisi?
Gözlerimizin sağlıklı ve konforlu olması için kirpik dibi bölgesinin temiz ve sağlıklı olması gereklidir. Sebepleri farklı olsa da temelde tüm kirpik dibi iltihaplarında ve meibomian bez problemlerinde benzer tedaviler uygulanır. Kortizon göz damlaları geçici rahatlık sağlasalar da asıl tedavide pek yerleri yoktur, kalıcı tedavi sağlamazlar ve çok ciddi yan etkileri vardır. Kirpik dibi iltihabının tedavisi meibomian bez ağızlarının açılmasına ve kirpik dibi bölgesinin temizlenmesine, ek olarak da varsa demodex parazitinin kontrol altın alınmasına dayanır. Kirpik dibinin iltihaptan kurtarılması için aynı dişlerimizin fırçalanması gibi bakıma ihtiyaçları vardır, çünkü yüzümüzü yıkarken bunların uçlarını çok temizlemek mümkün olmaz. Meibomian bezlerin düzgün çalışması ve kirpik dibi iltihabînın engellenmesi için yapılması gerekenleri şöyle sıralayabiliriz.

Kirpik dibi iltihabında ve meibomian bez disfonkisyonunda uygulanacaklar;

  • Isı uygulaması -kapakları ısıtmak ve yağ salgısını yumuşatmak,
  • Mekanik basınç – yumuşamış yağları baskı ile bez ağızlarından çıkarma,
  • Mekanik temizlik -çıkan kuru yağ tıkaçlarını ve kepekleri temizlemek,
  • Kimyasal temizlik – demodex parazitini öldürmek,
  • Göz yüzeyini kayganlaştırmak -göz yaşı damlalar.

İlk olarak meibomian bezlerin salgılarının kirpik dibine çıkabilmesi için uçlarının açık olması gerekmektedir, bu bölgeye gelen yağ salgısı çeşitli metabolik ve dış etkilerle kurumakta tıkaçlar oluşmaktadır.

Prof. Dr. Ahmet Akman

Göz Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı

Ekim 2023

Neden Gözlerimizin Arkasında Basınç Hissederiz?

Gözlerin arkasındaki basınç hissi; göz yuvalarının hemen arkasında, kafada bir zonklama, baskı veya sıkışma gibi hissedilebilir.

Göz arkasındaki basınç hissinin en sık nedenleri şunlardır:

  • Baş ağrısı: Özellikle gerilim tipi baş ağrısı ve migren, göz arkasında basınç hissine neden olur.
  • Gözleri yormak: Uzun saatler ekran karşısında çalışmak, gerekli olduğu halde gözlük kullanmamak veya gözlük derecelerinin yetersiz olması gibi nedenler; göz arkasında baskı hissine yol açabilir.
  • Sinüzit: Gözlerimizin ve burnumuzun yakınında “sinüs” denen içi hava dolu boş alanlar vardır. Bu alanların iltihaplanmasına “sinüzit” denir ve göz arkasında basınç hissi yaratabilir.
  • Diş sorunları: Diş ağrısı, gözün arkasında ağrı veya basınç olarak hissedilebilir.
  • Açı kapanması glokomu: Göz tansiyonu (glokom) hastalığının çeşitli tipleri vardır. En sık glokom tipi olan açık açılı glokomda ağrı izlenmezken; “açı kapanması” denen glokom tipinde gözde ve göz arkasında basınç hissedilir.

 

Göz arkasında basınç hissedersek ne yapmalıyız?

  • Göz arkasında basınç hissederseniz göz doktoruna başvurmalısınız.
  • Göz doktorunuz komple göz muayenesi yaptıktan sonra; gerekli görürse nöroloji, diş ve kulak-burun-boğaz bölümlerine de başvurmanızı önerebilir.

Ekim 2023

Yoga Gözlere Yararlı Mı?

Sosyal medyada göz yogası sıklıkla karşımıza çıkıyor… Peki göz yogası gerçekten iddia edilen yararları sağlıyor mu? Diğer yoga asanaları (duruşları) göz sağlığımızı nasıl etkiliyor?

Göz yogası, göz yorgunluğunu azaltıyor
International Journal of Yoga dergisinde 2020 yılında göz yogasının etkilerini araştıran bilimsel bir çalışma yayınlandı. Bir grup 6 hafta boyunca yoga göz egzersizleri yaptı, diğer grup ise yoga göz egzersizi yapmadı. Yoga göz egzersizi yapanlarda göz yorgunluğu belirtilerinin azaldığı saptandı, diğer grupta ise göz yorgunluğu belirtileri hayli fazla idi. Çalışmanın sonucunda, yoga göz hareketlerinin göz kaslarını çalıştırarak göz yorgunluğu belirtilerini ve göz çevresinde ağrı şikayetini azaltmaya yardımcı olduğu saptandı.

Göz yogası miyopi, hipermetropi ve astigmatizmayı düzeltmez
Göz yogasının miyopi, hipermetropi ve astigmatizma gibi göz bozukluklarını düzelttiği iddiası doğru değildir. Ayrıca göz yogası iddia edildiği gibi göz kuruluğuna iyi gelmez ve gözaltı morluklarını azaltmaz.

Kimi yoga asanaları (duruşları) göz tansiyonunu yükseltiyor
2023 yılında yayınlanan bir bilimsel çalışmada ise yoga duruşlarının sağlıklı bireylerde göz tansiyonu üzerindeki etkileri araştırıldı. Bu çalışmaya yoga yapan 107 gönüllü alındı. Bu gönüllüler 12 hafta boyunca haftada en az 5 gün yoga yapmaktaydılar. Çalışmaya katılmadan önce ve çalışma boyunca 4 haftada bir her duruş öncesi ve sonrasında göz tansiyonları ölçüldü. Duruşların kimileri derin meditasyon ve alternatif nefes teknikleri göz içi basıncında düşüş sağladı. Ama yoga baş üstü duruşu, körüklü nefes ve nefes kontrolü; geçici olarak göz içi basıncını yükseltti. Eğer göz tansiyonu (glokom) hastasıysanız, bu yoga duruşlarından kaçınmanızda fayda var…

Ekim 2023

Bilinçsiz Göz Makyajı Görme Kaybına Yol Açıyor

Göz makyajında kullanılan kalem, rimel, eyeliner gibi kozmetik ürünlerin yanlış kullanım sonucu kalıcı kirpik dökülmelerinden, göz enfeksiyonuna, göz kapağı düşüklüğünden, geçici görme kaybına kadar pek çok hastalığa neden oluyor.

Kadınların olmazsa olmazı göz makyajı, bilinçli olarak uygulanmadığında kalıcı göz hasarlarına neden olabiliyor. Kimi kadın tarafından her gün aktif olarak yapılan makyaj bazen de özel günlerde profesyonel eller tarafından gerçekleştiriliyor. Bilinçsiz şekilde kullanılan makyaj ürünlerinin ve uygulamaların göz hastalıklarına zemin hazırladığını anlatan Göz Hastalıkları Uzmanı Op. Dr. Ebru Toprak Ün, göz hastalıklarından korunma yollarını anlattı.

Pazarda Satılan Ürünlere Dikkat
İnternet üzerinde ve semt pazarlarında merdiven altında yasal olmayan şekilde üretilen ürünler göz sağlığınızı olumsuz olarak etkileyebilir. Çünkü ucuz olduğu için bu ürünlere ulaşım çok kolay. İnsanlar içlerinde ne olduğunu bilmediği ürünleri ucuz olduğu için ve gerçek markaların sahte üretimleri olduğu için güvenerek alıyorlar. Sanıyorlar ki doğru markayı aldık. Bunların içinde siyanür, cıva ve kurşun gibi zararlı kimyasallar bulunuyor.

Ucuz Ürünlerden Uzak Durun
İçeriğinde zararlı kimyasallar bulunan makyaj ürünleri birçok sağlık problemini beraberinde getirmektedir. Bu makyaj ürünlerinin uzun süre kullanımı problemli çünkü kasıntı, döküntü, kızarıklık gibi alerjik reaksiyonların dışında uzun süreli kullanımlarda ciltten emilme uzun süreli risk oluşturabilir. Çünkü o kullanılan ürünün içerisinden hangi kimyasal var, ne kadar kanserojen, ne kadar zararlı bilmiyoruz. O yüzden bu ürünlere dikkat etmek gerekiyor. Çok ucuz ürünleri tercih etmemek lazım. Çünkü onun içinde bir sıkıntı vardır ki ucuza mal edilmiştir. O yüzden kadınların bunlara dikkat etmeleri gerekmektedir.

Kalemi Gözün İçine Sürmeyin
Göz makyajı yaparken dikkat edilmesi gereken en önemli konu gözün içine boya maddesinin sürülmemesidir. Makyaj malzemeleri kişisel olmalı ve herkesin kendi makyaj malzemesini kendisinin kullanması gerekiyor. Su bazlı ve daha kolay çıkarılabilen ürünleri tercih etmeliyiz. Bunlar cilde daha fazla nefes aldırdıkları için daha az zararlılar. Kirpiklere ve kapak üstüne far ve eyeliner sürülebilir. Ayrıca far sürerken çok fazla göz kapağı hareketi zamanla göz kapağındaki kas liflerinin arasında ayrılmaya bağlı düşüklük yaratabiliyor. Bu nedenle göz kapağıyla çok fazla oynamamasını öneriliyor. Alerjik bünyeli kişiler toz far kullanmamalı çünkü bu uçuşarak kornea ön yüzeyine yapışıp alerjik reaksiyona yol açabiliyor.

Su Bazlı Ürünleri Tercih Edin
Materyal eğer gözün içine kaçırıldıysa onu temizlemeye çalışırken korneaya verilecek hasar görme kaybına yol açacaktır. O yüzden su bazlı ürünlerin temizlenmesi daha kolay olduğu için bu ürünler tercih edilmelidir. Makyaj iyi temizlenmediğinde özellikle kirpik diplerinde kalıcı gözenek tıkanıklarına ve ona bağlı çeşitli kirpik dibi iltihaplanmalarına kalıcı kirpi dökülmelerine yol açabilir. Suya dayanıklı makyaj ürünleri tavsiye etmiyoruz. Çünkü onu gözden çıkarmaya çalışırken göze çok daha fazla zarar veriyoruz. O yüzden su bazlı ürünler kullanırsak daha rahat suyla da çıkabilir. Ya da dermatolojik açıdan test edilmiş bir makyaj temizleyicisi ile makyaj temizlenebilir.

Tester Ürünlere Güvenmeyin
Kozmetik mağazalarda deneme amaçlı kullanılan tester ürünler bulaşıcı hastalıkların kişiden kişiye kolayca bulaşmasına sebep oluyor. Testerlar çok umumi bir makyaj malzemesi. Ürün almadan önce illa ürünlerin testerlarını denemek istiyorsak özellikle göz kaleminde oradaki yetkiliden kalemin açılmasını isteyebiliriz. Rimelin testerı kesinlikle kullanılmaması gerekiyor. Özelikle göz kaleminde veya rimelde gözünde bir mikrobik enfeksiyon olan kişinin kullandığı testerları kullanırsanız sizde de aynı şekilde bulaşıcı göz enfeksiyonu gelişebilir.

Ekim 2023

Gözleriniz Şiş Uyanıyorsanız Dikkat!

Gözleriniz şiş şekilde uyanıyorsanız dikkat! Başta kalp ve damar hastalıkları olmak üzere pek çok hastalık, gözlerimizde yaşanan belirtiler ile teşhis edilebilir.

Gözlerdeki sabah şişkinliğinin kalp hastalığın bir belirtisi olabileceğiniz söyleyen Prof. Dr. Nur Acar Göçgil, “Uyku anında vücutta en fazla göz kapaklarında ödem birikimi oluşabilir. Uyandığımızda ise gözlerimizde şişlik hissedebiliriz. Günün ilerleyen saatlerinde azalan bu şişlik gibi şikayetler gizli kalp hastalığının uyarıları olabilir” şeklinde konuştu. Gözlerimizdeki çoğu belirti vücudumuzdaki diğer hastalıklar hakkında bizlere işaretler vermektedir. Çoğu kişinin sağlık sorunlarının belirli bir ilerleyiş yaşamadan doktora gitmeyi tercih etmediğini hatırlatan Göz Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Nur Acar Göçgil, diyabetten hipertansiyona, damar değişikliklerinden pıhtı atımına kadar birçok hastalığın önüne geçmek için erken teşhisin önemini vurguladı.

ERKEN TEŞHİS HAYAT KURTARABİLİR
Düzenli muayene ile erken tespit edilen hastalıklarda tedavi şansının artar ve bu durum ölümcül hastalıklara karşı hayat kurtarır. Diyabet, hipertansiyon, kalp rahatsızlıkları gibi hastalıkların teşhisinde geç kalınması hastalığın ilerlemesine neden olmakta ve gözlerimizde tahribat oluşumuyla sonuçlanmaktadır. Bu durum görmenin azalmasına ve hatta kalıcı görme kayıpları ile sonuçlanabilmektedir.

GÖZLERDEKİ ŞİŞLİK GİZLİ KALP HASTALIĞININ HABERCİSİ OLABİLİR
Sabahları gözleriniz sürekli olarak şiş uyanıyorsanız, bu şişkinliğin sebebi kalp hastalığınız olabilir. Uyku anımızda başımız kalp hizasına gelmektedir. Uyku anında vücutta en fazla göz kapaklarında ödem birikimi oluşabilir. Uyandığımızda ise gözlerimizde şişlik hissedebiliriz. Günün ilerleyen saatlerinde azalan bu şişlik gibi şikayetler gizli kalp hastalığının uyarıları olabilir.

DİYABET GÖZ MUAYENESİ SIRASINDA TEŞHİS EDİLEBİLİR
Her iki göz veya tek gözde görmede yaşanan değişiklikler de diyabet ve hipertansiyona işaret eder. Gözlerde önemli ve kalıcı hasara neden olabilen diyabet göz dibi muayenesi ile erken teşhis edilebiliyor. Diyabet ve hipertansiyona bağlı olarak meydana gelen küçük damar tıkanıkları, çift görme gibi şikayetlere de neden olabiliyor. Kalp hastalıklarının en temel nedeni damar sertliği gelişimidir. Bu damar sertliği vücudumuzdaki bütün damarlarda gerçekleşebilir. Göz damarlarında gelişen sertlik veya göz damarlarında pıhtı oluşumu geçici görme bozukluklarına neden olabilmektedir. Kalp ritminde bozukluklar da göz damarlarına pıhtı atılması gibi sonuçlar doğurabilmektedir. Geçici görme kaybı yaşayan kişilerin kalp ve damar hastalıkları ile kalp ritim bozukluğu riski sebebiyle kontrolden geçmeleri önemlidir. Gözlerde yaşanan belirtilerin farkında olunması gerektiğini belirten Göz Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Nur Acar Göçgil, kalp ve damar hastalıkları kaynaklı gözde meydana gelebilecek belirtileri ise şu şekilde sıraladı: Kontrolsüz yüksek tansiyon göz toplardamarında tıkanıklıklara sebep olarak, merkez görüşte veya bir alanda görme bozukluğu oluşturabilir. Tıkalı damar alanında retinada kanamalar ve sarı noktada ödem gelişebilir. Yakın takip ve zamanında tedaviyle kalıcı görme hasarı en aza indirilir. Altta yatan sistemik hastalığın da tedavisi çok önem taşır. Tedavi ve yakın takiple retinada yeni kanayacak anormal damar gelişimi önlenir. Hastalığın ciddiyeti göz muayenesi ile tespit edilebilir.

BU GRUPTAKİ İNSANLAR KALP KRİZİ RİSKİ TAŞIR
Özellikle doğuştan gelen kolesterol yüksekliklerinde gözde iris etrafında beyazımsı halka oluşumu görülebilir. Bu gruptaki kişilerin kalp krizi riski açısından kolesterol düzeylerini takip ettirerek kalp sağlığı açısından uzman doktor takibinde olması önem taşır.”

Eylül 2023