Gözleriniz Şiş Uyanıyorsanız Dikkat!

Gözleriniz şiş şekilde uyanıyorsanız dikkat! Başta kalp ve damar hastalıkları olmak üzere pek çok hastalık, gözlerimizde yaşanan belirtiler ile teşhis edilebilir.

Gözlerdeki sabah şişkinliğinin kalp hastalığın bir belirtisi olabileceğiniz söyleyen Prof. Dr. Nur Acar Göçgil, “Uyku anında vücutta en fazla göz kapaklarında ödem birikimi oluşabilir. Uyandığımızda ise gözlerimizde şişlik hissedebiliriz. Günün ilerleyen saatlerinde azalan bu şişlik gibi şikayetler gizli kalp hastalığının uyarıları olabilir” şeklinde konuştu. Gözlerimizdeki çoğu belirti vücudumuzdaki diğer hastalıklar hakkında bizlere işaretler vermektedir. Çoğu kişinin sağlık sorunlarının belirli bir ilerleyiş yaşamadan doktora gitmeyi tercih etmediğini hatırlatan Göz Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Nur Acar Göçgil, diyabetten hipertansiyona, damar değişikliklerinden pıhtı atımına kadar birçok hastalığın önüne geçmek için erken teşhisin önemini vurguladı.

ERKEN TEŞHİS HAYAT KURTARABİLİR
Düzenli muayene ile erken tespit edilen hastalıklarda tedavi şansının artar ve bu durum ölümcül hastalıklara karşı hayat kurtarır. Diyabet, hipertansiyon, kalp rahatsızlıkları gibi hastalıkların teşhisinde geç kalınması hastalığın ilerlemesine neden olmakta ve gözlerimizde tahribat oluşumuyla sonuçlanmaktadır. Bu durum görmenin azalmasına ve hatta kalıcı görme kayıpları ile sonuçlanabilmektedir.

GÖZLERDEKİ ŞİŞLİK GİZLİ KALP HASTALIĞININ HABERCİSİ OLABİLİR
Sabahları gözleriniz sürekli olarak şiş uyanıyorsanız, bu şişkinliğin sebebi kalp hastalığınız olabilir. Uyku anımızda başımız kalp hizasına gelmektedir. Uyku anında vücutta en fazla göz kapaklarında ödem birikimi oluşabilir. Uyandığımızda ise gözlerimizde şişlik hissedebiliriz. Günün ilerleyen saatlerinde azalan bu şişlik gibi şikayetler gizli kalp hastalığının uyarıları olabilir.

DİYABET GÖZ MUAYENESİ SIRASINDA TEŞHİS EDİLEBİLİR
Her iki göz veya tek gözde görmede yaşanan değişiklikler de diyabet ve hipertansiyona işaret eder. Gözlerde önemli ve kalıcı hasara neden olabilen diyabet göz dibi muayenesi ile erken teşhis edilebiliyor. Diyabet ve hipertansiyona bağlı olarak meydana gelen küçük damar tıkanıkları, çift görme gibi şikayetlere de neden olabiliyor. Kalp hastalıklarının en temel nedeni damar sertliği gelişimidir. Bu damar sertliği vücudumuzdaki bütün damarlarda gerçekleşebilir. Göz damarlarında gelişen sertlik veya göz damarlarında pıhtı oluşumu geçici görme bozukluklarına neden olabilmektedir. Kalp ritminde bozukluklar da göz damarlarına pıhtı atılması gibi sonuçlar doğurabilmektedir. Geçici görme kaybı yaşayan kişilerin kalp ve damar hastalıkları ile kalp ritim bozukluğu riski sebebiyle kontrolden geçmeleri önemlidir. Gözlerde yaşanan belirtilerin farkında olunması gerektiğini belirten Göz Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Nur Acar Göçgil, kalp ve damar hastalıkları kaynaklı gözde meydana gelebilecek belirtileri ise şu şekilde sıraladı: Kontrolsüz yüksek tansiyon göz toplardamarında tıkanıklıklara sebep olarak, merkez görüşte veya bir alanda görme bozukluğu oluşturabilir. Tıkalı damar alanında retinada kanamalar ve sarı noktada ödem gelişebilir. Yakın takip ve zamanında tedaviyle kalıcı görme hasarı en aza indirilir. Altta yatan sistemik hastalığın da tedavisi çok önem taşır. Tedavi ve yakın takiple retinada yeni kanayacak anormal damar gelişimi önlenir. Hastalığın ciddiyeti göz muayenesi ile tespit edilebilir.

BU GRUPTAKİ İNSANLAR KALP KRİZİ RİSKİ TAŞIR
Özellikle doğuştan gelen kolesterol yüksekliklerinde gözde iris etrafında beyazımsı halka oluşumu görülebilir. Bu gruptaki kişilerin kalp krizi riski açısından kolesterol düzeylerini takip ettirerek kalp sağlığı açısından uzman doktor takibinde olması önem taşır.”

Eylül 2023

Göz Bozukluğu Olan Kişilerde Demans Riski

İngiltere’de yapılan yeni bir araştırmaya göre, göz hastalığı yaşayan kişilerin demans riskinin daha yüksek olduğu tespit edildi.

İngiltere’de yapılan araştırmada, sarı nokta hastalığı, katarakt ve diyabet kaynaklı göz hastalığı gibi rahatsızlıkları olan kişilerin demans geliştirme riskinin daha fazla olduğu belirtildi. 55-73 yaşları arasındaki 12 bin 364 yetişkin üzerinde yapılan çalışmada, en riskli grubun diyabet kaynaklı göz rahatsızlığı olan kişiler olduğu bildirildi. Sağlık verilerini değerlendiren uzmanlar, yaşa bağlı sarı nokta hastalığı olanlarda demans gelişme riskinin %26 daha fazla olduğunu vurguladı. Kataraktı olanlarda %11, diyabetle ilişkili göz hastalığı olanlarda ise %61 daha yüksek demans riski olduğunu aktaran araştırmacılar, göz tansiyonunun ise demans ile ilişkili olmadığının altını çizdi. 21 Eylül Dünya Alzheimer Günü kapsamında yayımlanan çalışmada, görme bozukluklarının, 2050 yılına kadar dünya çapında 130 milyondan fazla insanı etkileyeceği bildirildi.

Eylül 2023

Her Okul Döneminde Göz Muayenesi Şart

Çocukların yaşam kalitesi için kritik bir öneme sahip olan göz sağlığı, okul başarısını da doğrudan etkileyen faktörler arasında yer alıyor.

Çocuğunuz okula başlamadan hemen önce gözlerini kontrol ettirmek, görmeyle ilgili bir sorunun çocuğunuzun okula adaptasyonunu kötü yönde etkilemesini önlemek anlamında çok önemlidir. Tahtayı göremediği için sık sık yerinden kalkıp tahtanın yakınına giden çocukların, okul başarısı düşük ve uyumsuz çocuklar olarak nitelenmesi hiç de nadir değildir. Okul çağında göz muayenelerinin sağlıklı çocuklarda 2 yılda bir yapılması yeterlidir. Bu yaştaki çocuklar kendilerini ifade edebildikleri için muayeneleri erişkinlerdekinden büyük farklılık göstermezler. En önemli fark kırma kusurundan şüphelenildiğinde, duruma göre 10-12 yaşına dek damlalı muayene gerekebileceğidir. Bu yaşlarda çocukların gözlük numaraları çok hızlı değişim gösterebilir. Rutin muayene dışında, çocuğunuzu kısa sürede göz hekimine getirmenizi gerektiren istisnai durumlar arasında baş ağrısı ve göz ağrısı ilk sırada sayılabilir. Bunların dışında çocuğunuz gözlerde yorgunluktan yakınıyorsa, gözlerini sık sık kırpıştırıyorsa, tahtayı göremediğinden yakınıyorsa veya nedensiz başarısı düştüyse, televizyon izlerken gözlerini kısıyor veya ekrana yaklaşma eğilimi gösteriyorsa göz hekimi ziyareti gerekli demektir.  Okul öncesi dönemde uzun süren ekran aktivitesi hem çocuğun psikososyal gelişimi, hem de göz sağlığı açısından önerilmez. Uzmanların bu konudaki önerileri ekran aktivitesini günlük süre olarak 5-8 yaşta bir saat, 9-12 yaşta 2 saat ile sınırlamaktır. Bu süre 2-3 parçaya bölünmelidir ve hiçbir şekilde aşılmamalıdır.

Eylül 2023

Göz Kanlanması Nedir, Ne İyi Gelir?

Göz çeşitli nedenlere bağlı olarak kanlanabilir. Göz kanlanması dış etkenlere bağlı gelişebileceği gibi farklı bir hastalığın habercisi de olabilir. Peki, göz kanlanmasına ne iyi gelir? Gözde kanlanma neden olur? Göz kanlanması nasıl geçer? İşte göz kanlanmasına dair ayrıntılar…

GÖZ KANLANMASI NEDİR?
Gözdeki damarların genişlemesi sonucu da göz kanlanması oluşabilir. Genişleyen kan damarlarının içinin kanla dolması sonucunda göz kızarık görünür. Kan damarlarının genişlemesinin sebebi ise gözün dışını kaplayan kornea tabakasının oksijen ihtiyacının karşılanmamasıdır. Normal koşullar altında kılcal kan damarları gözükmez. Fakat oksijen ihtiyacının karşılanmamasına ve kanın yoğunlaşmasına karşılık kılcal kan damarları görünür hale gelir. Dolayısıyla da gözde kanlı bir görüntü olur.

GÖZ KANLANMASI BELİRTİLERİ
Göz kanlanması, gözün beyaz bölgesinde oluşan kanlı ve damarlı görüntü olarak tanımlanabilir. Gözün beyaz bölümünde kızarıklık, Kaşıntı ve tahriş hissi, gözde ağrı, gözde dolgunluk hissi, bulanık görme, görüntü kısıtlığı, ışığa karşı duyarlılık, gözde şişme göz kanlanmasının en belirgin belirtileridir. Bu belirtilerin bir kaçının gözde aynı anda belirmesi mümkündür.

GÖZ KANLANMASI SEBEPLERİ NELERDİR?
Göz kanlanmasına neden olan etkenler aşağıdaki sorunlardan olayı ortaya çıkabilir:

  • Uykusuzluk
  • Yüksek basınçla öksürmek
  • Çok uzun süre öksürmek
  • Göz kuruluğu
  • Alerjik reaksiyonlar
  • Göz içerisinde oluşan iltihaplanmalar
  • Arpacık
  • Kirpik iltihaplanmaları
  • Gözü çok sert kaşımak
  • Lensi yanlış takmak
  • Tansiyon
  • Kusma
  • Ağır yük kaldırma
  • Travmalar, yaralanmalar ya da göze alınan darbeler
  • Kan pıhtılaşma sorunları
  • Göz kanseri
  • Kan inceltici ilaç kullanımı
  • Anevrizma
  • Diyabet
  • Retinal yırtık
  • Gözün arkasında sıvı birikimi

Kimi zaman ise fazla alkol ve sigara tüketimi göz kanlanmasına neden olabilir. Bu durumda ise doktor kontrolünde hastanın sigara ve alkol geçmişi incelenerek bu zararlı alışkanlıkların giderilmesi hedef alınabilir.

GÖZ KANLANMASI NASIL GEÇER?
Göz kanlanmasının tedavisi, kanlanmaya neden olan hastalığa göre değişkenlik gösterir. Genellikle kendiliğinden 1-2 haftaya kadar geçen göz kanlanması bazı durumlarda uzun süreli olabilir. Fakat göz kanlanmasının altında farklı nedenler de yatabilir. Bu gibi durumlarda uzman bir doktorun teşhisi koyması gerekir. Yüksek tansiyon nedeniyle göz kanlanması sorunu ortaya çıkıyorsa yüksek tansiyonun tedavi edilmesi gerekir. Daha ciddi göz hastalıklarında uygulanan tedavi ise farklıdır. Göz kanlanması tedavisi için genellikle göz damlaları önerilir. Doktor muayenesi sonrasında şişlikler için steroid içeren göz damlaları, bakteriyel enfeksiyonlar için antibiyotikli damlalar, ağrıların geçmesi için ağrı kesici içeren göz damlaları, viral enfeksiyonlar için ise antiviral göz damlaları verilir. Şayet gözde bulunan ve kanlanmaya neden olan damarlarda ciddi yaralanmalar söz konusuysa lazer cerrahisinden yardım alınarak tedavi gerçekleştirilebilir. Tüm tedavi yöntemlerinde hastaların gözlerini korumaları için bir süre göz bandı takmaları gerekebilir.

Eylül 2023

Uzağa Bakarken Çift Görüyorsanız Dikkat!

Göz Hastalıkları Uzmanı Doç. Dr. Halil Hüseyin Çağatay, uzağa bakarken çift görmenin ciddi bir sağlık probleminin habercisi olabileceğini, tıbbi yardım gerekebileceğini, bu nedenle ihmal edilmemesi gerektiğini söyledi.

Göz Hastalıkları Uzmanı Doç. Dr. Halil Hüseyin Çağatay, uzağa bakarken çift görme, bilimsel adıyla ‘diplopi’ hakkında önemli bilgiler aktardı. Doç. Dr. Halil Hüseyin Çağatay, birçok kişi tarafından yaşanabilen ve genellikle geçici bir durum olan çift görmenin, ciddi bir sağlık probleminin belirtisi olabileceğini, tıbbi yardım gerektirebileceğini, bu nedenle ihmal edilmemesi gerektiğine vurgu yaptı.

ÇİFT GÖRMENİN EN SIK NEDENİ GÖZDE KAYMA VE ŞAŞILIK
Çift görmenin en sık nedeninin gözde kayma ve şaşılık olduğunu ifade eden Dr. Çağatay, “İçe kaymanın uzağa bakışta çoğaldığı durumlarda çift görme yıllar içinde artar. Hastalarımız en sık olarak yollardaki şeritlerin iç içe geçtiğini ifade etmektedir. Çift görme travma ve bazı ilaçlara bağlı yan etki şeklinde geçici olarak da ortaya çıkabilir. Örneğin; son yıllarda botoks uygulamaları sonrasında hastalar, geçici çift görme sorunları ile başvuruyor. Buradaki çift görme tipik olarak yan bakışlarda ortaya çıkıyor. Diğer önemli ve sık karşılaştığımız çift görme sebepleri beyin ve beyin damarlarında bağlı hastalıklardır. Unutulmaması gereken en önemli şey; yeni ortaya çıkan tüm çift görme sorunları ihmal edilmeden acil olarak tıbbi inceleme ve araştırma gerektirir.  Çift görmeye neden olan bazı sorunlar nörolojik sebeplerden dolayı da olabilir. İnme, beyin tümörü, beyin damarlarında anevrizma, multipl skleroz gibi hastalıklar uzağa bakarken çift görme problemine yol açabilir” şeklinde bilgi verdi.

ÇİFT GÖRME SORUNUNDA DETAYLI BİR GÖZ MUAYENESİ ÖNEMLİ
Uzağa bakarken çift görme problemi yaşayan kişilerin acilen bir göz doktoruna başvurması gereklidir. Detaylı bir göz muayenesi ile kayma açılarının uzak-yakın ve yan bakışlarda ölçümü ile varsa şaşılık problemi tespit edilir; ayrıca binokuler görme testleri dediğimiz çift görme testleri ile de şaşılık teşhisi doğrulanabilir. Eğer bir problem tespit edilmezse, daha detaylı nörolojik muayenelerle altta yatan sebep araştırılabilir. Çift görme durumu genellikle tedavi edilebilirdir; ancak tedavi yöntemi, sorunun kaynağına bağlıdır. Varsa altta yatan sorunun çözümü çok önemlidir. Ayrıca çift görmeyi kontrol altına alan prizmatik gözlükler, nörotoksin uygulamaları ve göz kasları üzerine uygulanacak cerrahi girişimler ile çift görme giderilebilir. Sonuç olarak, uzağa bakarken çift görme sorunu yaşamanız durumunda, bu durumu göz ardı etmemeli ve bir sağlık profesyonelinden yardım almalısınız. Bu, hem yaşam konforunuzun hem de genel sağlığınızın korunmasına yardımcı olacaktır.

Ağustos 2023

Göz Alerjisi ile Göz Enfeksiyonunu Karıştırmayın

Göz alerjisi ile göz enfeksiyonu benzer belirtiler gösteren rahatsızlıklardır. Benzer belirtilere sahip olsalar da hastalığın hangisi olduğunu anlamak ve enfeksiyon ile alerji arasındaki farkı ayırt etmek göz doktorunun mikroskopla muayenesiyle mümkündür.

Göz enfeksiyonunun en yaygın belirtileri gözlerde kızarıklık, yanma, kaşıntı, sulanma, hassasiyet ve göz kapaklarının çevresinde kabuklanma veya akıntıdır. Konjonktivit, virüsler, bakteriler, mantarlar, alerjenler ve diğer iritanlar nedeniyle oluşabilir. Bulaşıcı olduğu için özellikle virüsler ve bakteriler nedeniyle meydana gelen konjonktivit diğer insanlara yayılabilir. Göz alerjisi veya tıbbi adıyla alerjik konjonktivit oldukça sık görülen bir hastalıktır, diğer konjonktivitlerin aksine kişiden kişiye yayılmaz. Gözde kızarıklık, kaşıntı ve sulanma en önemli belirtileridir. Kaşıntı yoksa alerji düşünülmemelidir. Göz alerjisi diğer alerjik hastalıklarda olduğu gibi genetik özellikler ve çevre etkileşimi rol oynamaktadır. Sıklıkla vücuttaki diğer alerjik durumlarla birlikte görülür. Çocuklarda ve ergenlik çağında daha sık görülmektedir. Daha ileri yaşlarda görülme sıklığı giderek azalır.

Mikroskopla Muayene Gerekir
Uzmanlar göz alerjisine neden olan potansiyel alerjen maddelerinin en başında polen, hayvan tüyü, kimyasal kokular, ev tozları ve küf olduğunu ifade ediyorlar. Eğer konjonktivit polenlerden kaynaklanıyorsa genellikle mevsimseldir. Alerjik neden hayvan tüyü, küf ve toz ise bazen alerjik krize neden olabilir. Bazı kişilerde belirli göz damlalarına veya kontakt lens solüsyonlarına karşı da alerjik konjonktivit gelişebilir. Alerjik konjonktivit başka göz hastalıklarıyla benzer belirtileri paylaştığı için doğru tanının konulması önemlidir. Örneğin göz alerjisi ile göz enfeksiyonu benzer belirtilere sahip, ancak farklı tıbbi nedenlere dayanan farklı durumlardır. Hastalığın hangisi olduğunu anlamak ve enfeksiyon ile alerji arasındaki farkı ayırt etmek göz doktorunun mikroskopla muayenesi gerekmektedir. Muayenede gözde kızarıklığın yanı sıra gözkapağının içinde alerjik konjonktivit nedeniyle oluşan kabarıklıklar tespit edilir. Tedavide temel prensip alerjiye neden olan etkenden uzak durmaktır.

Ağustos 2023

Klima Gözlerinizi Kurutuyorsa Dikkat Edin!

Bulunduğunuz ortamda klimaya maruz kaldığınızda gözleriniz kuruyup kızarıyorsa bunlara dikkat edin.

Yazın sıcak havalarda vücut sağlığına dikkat edilmesi kadar, göz sağlığına da dikkat edilmelidir. Yaz aylarında havanın kuruması, klima kullanımı, havuzlardaki klor gibi etkenler göz sağlığını olumsuz yönde etkileyebiliyor.

Konjonktivit (halk dilinde kırmızı göz, göz nezlesi) yaz aylarında daha sık görülen göz sorunudur. Bunun dışında ayrıca yazın güneş ışınları daha etkili olduğu için katarakt ve sarı nokta hastalığının da meydana gelmesi kolaylaşır. Ayrıca güneş ışınları dış ortama açık her dokuda olduğu gibi göz çevresinde ve gözde deri kanserlerine sebep olabilir.  Konjonktivit, gözdeki kan damarlarının belirgin hale gelmesiyle beraber gözlerde kanlanma ve kızarıklıklar şeklinde kendini gösterebilir. Hastalık tek gözde veya her iki gözde birden oluşabilmektedir. Konjonktivitlerin, mikrobik, alerjik olmak üzere çok çeşidi vardır. Belirtileri arasında; kızarıklık, sulanma, kaşıntı, batma ve gece boyunca çapaklanma meydana getiren ve sabah gözlerin açılmasına engel olacak akıntı. Bulaşıcılığı oldukça yüksek olan bu hastalık mutlaka zamanında tedavi edilmelidir. Yoksa kronikleşebilir ve gözbebeğinde kalıcı lekelere neden olabilir.

Klima ve kaloriferli ortamlarda uzun süre bulunmak göz kuruluğuna neden olabilir. Çalışma ortamının kuru olması, kalorifer veya klima kullanımı, sigara kullanımı veya sigara içilen ortamlarda bulunulması, bilgisayar kullanırken uzun süreyle ekrana bakmak gibi faktörler de kuru göz şikayetlerini artırır. Yazın göz sağlığını korumak için havuzların hijyenine, havuzda yüzücü gözlüğü kullanmaya, doktorun önerdiği güneş gözlüğü kullanımına, kontakt lenslerin hijyenine, kontakt lenslerle deniz ya da havuza girmemeye, açık havada yapılan sporlarda göze gelebilecek darbelere ve uzun süre güneşe maruz kalmaktan kaçınmaya dikkat edilmelidir. Ayrıca alerjik göz hastalıklarına sahip olanlar güneş, tozlu ortamlar ve polenlerden uzak durmalılar. Göz enfeksiyonlarına karşı da, kirli ellerle gözlere dokunulmamalı ve eller bol bol yıkanmalıdır.

Ağustos 2023

Miyastenia Gravis Gözleri Etkiliyor

Göz kapağında düşme, çift görme, çiğneme ve yutma zorluğu miyastenia gravis hastalığının habercisi olabilir.

Tehlikeli ve ciddi kas güçsüzlüğü anlamına gelen ve sinirlerden kaslara ileti geçişini engelleyen ve nadir görülen miyastenia gravis hastalığının görülme sıklığı ülkeden ülkeye farklı olmakla birlikte ortalama 100.000 kişide 20 kadardır. Ülkemizde prevalans çalışması olmasa da görülme sıklığının Türkiye’de de benzer olduğu düşünülmektedir. Dokuz Eylül Üniversitesi Tıp Fakültesi Öğretim Üyesi ve Türk Nöroloji Derneği Nöromüsküler Hastalıklar Çalışma Grubu Başkanı Prof. Dr. İhsan Şükrü Şengün, miyastenia gravis hakkında önemli bilgiler paylaştı.

Prof. Dr. İhsan Şükrü Şengün “Tüm istemli çizgili kaslar beyinden gelen ve periferik sinirlerle kaslara taşınan elektriksel uyarılar ile taşınır. Beyinden kastaki sinir ucuna kadar gelen uyarı, sinir ucundan sinir-kas kavşağı denilen aralığa asetilkolin denen uyarıcı maddenin salgılanmasına neden olur. Bu salgılanan asetilkolin daha sonra sinir-kas kavşağındaki kas membranı üzerinde bulunan asetilkolin reseptörlerine bağlanarak bu kanalların açılmasına ve kas hücresi içine sodyum iyonlarının girişine neden olur. Kas hücresine sodyum iyonlarının girmesi de kas hücresinin kasılma için gereken elektrik potansiyelinin üretilmesine yol açar. İmmün sistemin normalden farklı çalıştığı kişilerde immün sistem bu asetilkolin reseptörlerini kapatan, değiştiren ya da yok eden antikorlar salgılar. O zaman da kasın kasılması için gerekli olan elektrik potansiyelinin üretilmesinde sorun olur” dedi.

Göz kapağında düşme ve çift görme sık yaşanıyor
Hastaların büyük bölümünde hastalığın bu iki yakınma ile başladığını ve zamanla diğer kaslara ait yakınmaların ortaya çıktığını ifade eden Prof. Dr. Şengün “Bazı hastalarda diğer kaslar etkilenmez ve sadece gözle ilgili yakınmalar kalır. Bu durumda hastalık oküler miyasteni adını alır. Hastaların bir bölümünde ise çiğneme, yutma, konuşma ve solunum gibi bulber kaslara ait fonksiyonlar etkilenir. Bu hastalarda özellikle akşam yemeğinde çiğneme güçlüğü, yutma zorluğu, yutarken gıdaların nefes borusuna kaçması yaşanabilir. Uzun süreli konuşma sırasında konuşmanın bozulması ve kelimeleri yuvarlama gibi bulgulara ek olarak, yorulmakla ortaya çıkan nefes almada güçlük yakınmaları görülür. Bu yakınmalar bir hastada tek tek olabileceği gibi hepsinin bir kombinasyonu şeklinde de karşımıza çıkabilir. O zaman da bulber miyasteniden söz ederiz. Miyastenia gravis eğer kol ve bacak kaslarını etkilerse bedensel çalışma ile ortaya çıkan genel kas güçsüzlüğü yakınması ortaya çıkar. Miyatenia gravisin bu tipi ise jeneralize miyasteni olarak adlandırılır. Miyastenia gravis bir kişide yalnız oküler, yalnız bulber ya da jeneralize miyasteni şeklinde olabilse de genellikle bu klinik görünümlerin bir kombinasyonu şeklinde karşımıza çıkar” şeklinde açıkladı.

Hastalar nöroloji hekimine başvurmalı
Prof. Dr. Şengün “Miyastenia gravis bir sinir-kas kavşağı hastalığı olduğu için göz kapağında düşüklük, çift görme, yutma ve konuşma bozukluğu, bedensel faaliyetler sırasında ortaya çıkan güçsüzlük gibi yakınmaları olan hastaların bir nöroloji hakimine başvurmaları gerekir. Miyasteni tanısı koymadaki en temel unsur hastadaki klinik yakınmalardır. Buradaki can alıcı nokta ise sözü edilen yakınmaların yorulmakla ortaya çıkması ve dinlenmekle azalması ya da geçmesidir. İşinde yoğun bilgisayar kullanan kişilerde sürekli ekrana baktıkları için göz kapağında düşme ve çift görme sık görülür. Buna karşın öğretmenler gibi ders anlatmak için sürekli konuşmak zorunda kalan kişilerde ise öğleden sonra konuşmada bozulma daha sık görülür. Bu yakınmalarda bir nöroloğa başvuran hastada miyastenia gravis hastalığından kuşkulanıldığında kesin tanı için yorma testleri yanı sıra buz testi kolayca uygulanabilecek yöntemlerdir” dedi.

Etkili tedaviler var
Prof. Dr. İhsan Şükrü Şengün miyastenia gravis hastalığının tedavisi ile ilgili olarak “Öncelikle sinir-kas kavşağına salgılanan asetikolin adı verilen kimyasalın parçalanmasını engelleyen tedavi başlanır. Asıl tedavisi ise aşırı çalışan immün sistemin baskılanmasına yönelik verilecek olan bağışıklığı baskılayıcı tedavilerdir. Ancak hastaların tümü bu tedavilere tam yanıt vermeyebilir ve bazen araya giren enfeksiyonlar hastanın gidişatını bozabilir. Bağışıklık baskılayıcı tedavilere yanıt vermeyen hastalar için artık günümüzde oldukça etkili yeni tedavilerimiz de kolayca uygulayabileceğimiz yöntemlerdir” dedi.

Bazı tedavi, takviye ve maddelerin miyastenia gravisi kötüleştireceğinin altını çizen Prof. Dr. Şengün, özellikle son yıllarda estetik ve kilo verme alanlarında kullanımı oldukça yaygınlaşan botulinum toksin (botoks) uygulamasının miyastenia gravis hastalarında ölümcül sonuçlarının olabileceğini, bunun yanı sıra kas gevşeticiler ve takviye olarak alınan magnezyum ile bazı antibiyotiklerin miyastenik kötüleşmeye neden olabildiğini, bu nedenle hastaların doktorlarına danışmadan bir tedavi almamaları gerektiğini belirtti. Miyastenia gravisin yeni tanı yöntemleri ve tedaviler sayesinde artık rahat yönetilen bir hastalık olduğunu açıklayan Prof. Dr. İhsan Şükrü Şengün “Günümüzde sosyal medya aracılığı ile hastalıklar hakkındaki farkındalığın artması birçok hastada daha erken tanı konması ve tedaviye başlanmasını sağlamaktadır. Özellikle miyastenia gravis solunum fonksiyonunu bozabildiği için eskiden oldukça korkulan bir hastalık iken artık günümüzdeki tanı yöntemleri ve yeni tedaviler sayesinde daha rahat yönetilen bir hastalık halini almıştır” dedi.

Bu uyarılara dikkat
Miyastenia gravis bazı özellikleri ile diğer hastalıklardan farklıdır diyen Prof. Dr. İhsan Şükrü Şengün, özellikle sıcağın, miyastenik yakınmaların kötüleşmesine neden olduğunu açıkladı. Bu nedenle miyastenia gravisli hastaların hamam ya da sauna gibi çok sıcak ortamlara girmesinin sakıncalı olduğunu belirten Prof. Dr. Şengün “Ek olarak özellikle kadın hastaları etkileyen bir diğer konu ise adet dönemleridir. Adet dönemlerinde de miyastenik yakınmalar kötüleşebilir. Bu durumun hastalar tarafından bilinmesi, yakınmalardaki kötüleşmenin gerçek bir klinik kötüleşme ya da miyastenik kriz olmadığının anlaşılması açısından önemlidir. Bir başka konu da her tür enfeksiyonun miyastenik yakınmaları kötüleştirdiğidir. Bu nedenle enfeksiyonlardan olabildiğince kaçınmak, mevsim dönüşlerinde yaygın görülen enfeksiyonlar için aşılanmak önemlidir” dedi.

Ağustos 2023

Gözlerdeki 7 Yaz Riskine Dikkat!

Yaz, sıcağı bir yana pek çoğumuzu mutlu eder. Ama gözlerimizi de tehdit eder. Deniz, havuz, güneş ve yaz ile birlikte artan alerjik durumlar, göz sağlığımızı olumsuz olarak etkiler.

Deniz, kum, güneş… Bu üçlü yaz demek ve tabii aynı zamanda tatil de demek. Sorunsuz bir yaz geçirmek istiyorsanız özellikle göz sağlığınıza çok dikkat etmelisiniz çünkü yaz aylarında gözlerinizi pek çok tehlike bekler. Yaz aylarında dış etkenler bazı göz hastalıklarının oluşmasına bazılarının da şiddetinin artmasına neden olurlar. Acıbadem Üniversitesi Tıp Fakültesi Göz Hastalıkları Anabilim Dalı Öğretim Üyesi ve Acıbadem Hastanesi Göz Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Özgül Altıntaş, “Yazın güneş ışınlarından deniz, havuz ve kumsala, bahçeden yeşil alanlara dek bazı yaz riskleri de çocukları gözlüyor. Alerjik reaksiyonlar, güneşten etkilenme, göze sinek, kum ve toz kaçması, yeterince temizlenmemiş veya kimyasaldan zengin havuz suyuna maruz kalmak derken birçok yaz tehlikesi çocukların gözlerinde önemli sorunlara yol açabiliyor. Bu nedenle çocuklarda yazın göz sağlığı açısından bazı kurallara dikkat edilmesi gerekiyor. Aksi takdirde bazı basit hatalar ileride kalıcı göz hasarına neden olabiliyor” diyor. Prof. Dr. Özgül Altıntaş, yazın çocukların gözlerini tehdit eden etkenleri ve korunma yollarını anlattı, önemli uyarılar ve önerilerde bulundu.

Yaz alerjenleri
Yazın havada daha fazla bulunan toz ve polenler alerjiyi tetikleyerek çocukların gözlerinde genellikle kanlanma, kaşıntı ve sulanmaya neden olur. Gözde alerji, bir maddeye / yiyeceğe / polene /ev akarına vb. şeye karşı vücudun bağışıklık sisteminin duyarlı olması nedeniyle gelişen aşırı tepkidir. Gözlerde kaşıntı, kanlanma, sulanma olur. Işığa karşı hassasiyet gelişir. Göz kapakları şişebilir. Alerji oluşmamasını sağlamanın en iyi yolu, alerjiye yol açan etkeni tespit ederek ondan mümkünse olabildiğince kaçınmaktır. Her alerjenden uzak kalmak mümkün değil. Dış mekanlarda havada uçan polen ve tozdan korunabilmek için geniş siperlikli şapka, güneş gözlüğü kullanılmalı. Soğuk kompres uygulayarak çocuk rahatlatılabilir ve oluşan ödemi ve kaşıntı ihtiyacını azaltabilirsiniz. Alerjinin şiddetine göre tedavinin şekli ve süresi göz hekimi tarafından belirlenir. Aksi halde çocuğun hayat konforu düşer. Gözlerini ovalama ve kaşıma gözlerde daha da artan kaşıntı ihtiyacına neden olur. Artan el-göz teması göz enfeksiyonlarının oluşumunda ve çoğalmasında önemli bir sebeptir. Bu sebeple gözlerimizi ovalamaktan kaçınmalıyız ve sık sık elimizi yıkamalıyız.

Göze ‘bir şey’ kaçması!
Dış mekanlarda daha fazla zaman geçirilen yaz aylarında çocukların gözüne kum, toz, sinek veya ot gibi yabancı cisimler girebilir. Bazen kendi kirpikleri de gözlerine kaçabilir. Bu durumlarda da çocukların gözlerinde kanlanma, sulanma, ışığa hassasiyet ve artan ovuşturma ihtiyacı olur. Plaj ve kırsal alanlarda bu risk artmaktadır. Gözlerine yabancı cisim kaçtığında yabancı cismi görebiliyorsak bir gözyaşı damlası damlatarak gözlerini yıkayabiliriz ve cismi sıvı ile yüzdürerek dışarı çıkmasını sağlayabiliriz. Bu durumda evde kalan eski damlalar kullanılmamalıdır. Ama göremiyorsak ve çocuğun şikayetleri devam ediyorsa yabancı cisim kapakların iç kısmına kaçmış veya göz yüzeyine saplanmış olabilir. Mutlaka bir göz doktoruna görünmemiz şart. Zira göz kapağı hareket ettikçe yabancı cisim saydam tabakayı (korneamızı) çizerek enfeksiyon kapmasına neden olabilir ve kalıcı hasara yol açabilir. Göz hekimi yabancı cismi gerekirse mikroskop altında çıkarmalı ve gerekli tedaviyi düzenlemelidir. Göze kaçan bir cisim değil bir kimyasal madde ise yapılacak en doğru şey varsa gözyaşı yoksa temiz bir su ile gözü yıkamak ve en kısa zamanda bir göz hekimine başvurmaktır.

Güneş ışınları
Uzun süre ultraviyole ışığa maruz kalmak çocuklarda ileride katarakt ve retina hastalıkları ile sonuçlanabilir. Bu nedenle güneşin yeryüzüne dik olarak ulaştığı saatlerde, özellikle 10:00 ile 16:00 arasında olabildiğince ışınlarından uzak kalınmalıdır. İlk bebeklik döneminde ağaç gölgelerinde geniş siperlikli şapka kullanımı ve pusetlerin tentesinin sağladığı koruma yeterli olacaktır. Çocuğunuzun güneşe gerek çıplak gözle, gerekse güneş gözlüğüyle doğrudan bakması da göz sağlığı açısından çok büyük risk. Bu nedenle böyle bir davranışta bulunduğunda nedenini açıklayarak bunun doğru bir hareket olmadığını anlamasını sağlayın.

Albenili ama kalitesiz güneş gözlüğü
Çocukların renkleri ya da çizgi film kahramanlarıyla süslü olması nedeniyle cazibesine kapılarak takmak istedikleri güneş gözlükleri eğer UV korumasına sahip değilse çok ciddi, kalıcı göz hasarına yol açabiliyor. 2 yaştan itibaren UV koruması yüzde 100 olan Solar sınıfı 2 ve 3 düzeyinde olan gözlükler kullanılmaya başlanabilir. Sertifikasını mutlaka görün. Güneş gözlüğünün çerçevesi esnek materyalden, camı kolay kırılmayan polikarbonat materyalden ve çatlamayan özellikte olan camlardan olmalı. Kolay kırılmayan materyalden olsa kesinlikle kırılmayacağı anlamına gelmez. Hareketli ortamlarda, diğer çocuklarla kalabalıkta oynadığı zamanlarda çıkartılması uygun olacaktır. Büyümekte olan çocuğun yüz şekline de uygun olmalı, hafif olmalı, buruna baskı yapmamalı, sapı uzun olup kulağını da rahatsız etmemelidir.

Deniz ve havuza gözlüksüz girmek
Göz Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Özgül Altıntaş “Havuz kloru ve deniz tuzu gözlerde kızarıklık ya da tahrişler yapabiliyor. Bu nedenle denize ve havuza girerken çocukların yüzücü gözlükleri takması göz sağlığı açısından önemli. Yine de göze su kaçıyor ya da çocuğunuza yüzücü gözlüğü taktırmak mümkün olmuyorsa sudan çıkınca yüzünü ve gözlerini temiz su ile yıkamak gerekir” diyor.

Spor /oyun esnasında göze darbe
Yaz aylarında büyük çocuklarda açık havada yapılan spor çeşitleri de oldukça fazla. Bu sporlar sırasında gözlerine top, dirsek, el-tırnak çarpması gerçekleşebildiğinden her zaman dikkatli olmak gerekir. Bu şekildeki doğrudan travmalar gözün ciddi şekilde yaralanmasına, kornea çizilmelerine, retina yırtıklarına, göz içi kanamalarına ve ödemine neden olabilir. Önemsenmeyen bir darbe, o an fark edilmese de ilerleyen zamanda körlüğe yol açabilir. Yapılan spora göre önlemler alınmalıdır. Yüzücüler konjonktivitten korunmak için yüzücü gözlüğü kullanmalı ve havuzdan çıkınca gözlerini yıkamalıdır. Teniste ise hem UV koruyuculuğu olan hem de darbelere dayanıklı gözlük kullanılmalıdır. Yakın temas halinde yapılan sporlarda koruyucu darbelere dayanıklı bir spor gözlüğü takmak bu riskleri azaltmak açısından faydalıdır. Yalnız bu gözlükler kesinlikle kırılmaz değildir. Çok yakın sporlarda kullanılmaması daha uygun olacaktır.

 Klima
Yazın güneşli veya klimalı ortamlarda gözyaşı normalden fazla buharlaşarak gözde kuruma, batma ve yanmaya hatta göz yüzeyinin zarar görmesine yol açabildiğinden en basit önlem; gözlerimizi daha sık kırparak daha sık nemlendirmek. Klimalı ortamda havayı nemlendirici cihaz da kullanabilirsiniz. Bunlara rağmen sorun devam ederse göz hekimine danışarak suni gözyaşı damlası kullanabilirsiniz ancak yeterli gelmezse daha yoğun bir tedavi gerekebilir.

Temmuz 2023

Daima Genç Göz Çevresi

Göz çevresi çok çabuk yıpranmaya müsait olduğundan kadınların korkulu rüyasıdır. Yüzün en dikkat çekici bölgesi olduğu için de hiç kimse göz altı morlukları, torbaları ve şişmiş göz kapaklarıyla gezmek istemez.

Sadece aynaya bakarak da anlayabileceğiniz gibi, gözlerinizin etrafındaki deri yüzünüzün geri kalanındaki deriden daha ince ve kırılgandır. Kırılganlığı nedeniyle bu cilt kuruluğa karşı daha hassastır ve yaşlanma belirtilerini çok kolay bir şekilde belli eder. Gözleri kısmak gibi basit yüz hareketleri ince çizgilerin ve kırışıklıkların oluşmasına neden olabilir. Ayrıca sıvılar bu yumuşak dokuda kolayca toplanır ve bu da şişkinlik ve koyu halkalara neden olur. Temel olarak, gözlerinizin etrafındaki cilt yumuşaktır ve temiz ve parlak görünmesini sağlamak için biraz ekstra sevgiye ve bakıma ihtiyacı vardır.
Yaygın göz sorunları nelerdir?

Şişkinlik
Göz şişkinliği, göz kapaklarında veya gözlerin altında sıvı birikmesinden kaynaklanır. Şişliği azaltmaya yardımcı olduğu gösterilen bir bileşen kafeindir. Göz kremlerinde veya serumlarda kafein olması, istenmeyen göz torbalarının azaltmanıza yardımcı olabilir. Evde deneyebileceğiniz hızlı ve geçici bir numara da soğuk kaşık yöntemidir. Bir kaşığı soğuyana kadar dondurucuya koyun, ardından göz kapaklarınızın üzerine ve/veya gözlerinizin altına koyun. Soğuk kaşık, ekstra sıvı içeren damarları küçülterek şişkinliğin azalmasına neden olur. Bu yöntem uykusuz kaldığınız gecenin sabahında uygulanabilir. Yaşlanmaya bağlı göz kırışıklıklarına hiçbir etkisi yoktur.
Koyu halkalar
Koyu halkalar son derece yaygındır ve yaşlanma, güneş hasarı, uyku eksikliği, genler vb. gibi birçok şeyden kaynaklanır. Birçok insan, onları daha yaşlı veya yorgun gösterdiği için koyu halkalarını en aza indirmeye, gidermeye veya gizlemeye çalışır. Koyu halkaların görünümünü azaltmaya yardımcı olabilecek maddeler C vitamini, niasinamid ve hidrokinondur. Doğal ve geçici yöntem ise yeşil çay poşetlerini gözlerinizin altına yerleştirmek olacaktır. İki yeşil çay poşetini demleyin, soğumaya bırakın ve ardından fazla sıvıyı sıkın. Torbaları 15 dakika boyunca gözünüzün altına yerleştirin ve koyu halkalarınızın o kadar da koyu olmadığını fark edebilirsiniz! Yeşil çay poşetlerinin kafein ve serinliği, koyu halkalara neden olan damarları küçültmek için çalışır ve şişkinliğe de yardımcı olur!
İnce çizgiler ve kırışıklıklar
Yüzünüzde ilk beliren ince çizgiler ve kırışıklıklar muhtemelen göz çevrenizde olacaktır. O kısımda yer alan kırışıklıklar o kadar narindir ki gülümsemeyle birlikte hemen ortaya çıkar. Ayrıca yaşlandıkça cildiniz daha az kolajen üretir ve bu da cildinizin sıkılığını ve elastikiyetini kaybetmeye başlar. Cildiniz daha az kolajen ürettiğinde, ince çizgilerin ve kırışıklıkların ortaya çıkmasına neden olabilir. Görünümlerini azaltmaya yardımcı olacak birkaç bileşen C vitamini, peptitler, seramidler, hyalüronik asit ve retinoldür. Botoks ayrıca cildi strese sokan ve ince çizgiler oluşturan kas kasılmalarının gücünü azalttığı için kırışıklık görünümünün azalmasına ve ince çizgi ve kırışıklık oluşumunun önlenmesine yardımcı olur.
Botoks
Gözle ilgili asıl endişeniz ince çizgiler ve kırışıklıklarsa ve cilt bakım ürünlerinin geçici düzeltmelerine güvenmekten bıktıysanız, botoks kırışıklık önleyici enjeksiyonları düşünün. Bu enjeksiyonlar kasları gevşetmek için kullanılır, bu da hem ince çizgilerin oluşmasını önlemeye hem de halihazırda sahip olduğunuz çizgilerin görünümünü iyileştirmeye yardımcı olur. Bu ofis içi tedavi 15 dakikadan az sürer ve sonuçlar iki ila yedi gün içinde fark edilir hale gelir.
Dolgu maddeleri
Yine göz çevresindeki ince çizgiler ve kırışıklıklar için daha uzun süreli bir çözüm arıyorsanız, aradığınız cevap dolgu maddeleri olabilir. Dolgu maddeleri, yerleştirildikleri yere hacim kazandıran maddeler içerir. Yaşlandıkça hacmimizi kaybederiz, işte o zaman cildimizin eskisi kadar dolgun olmadığını fark etmeye başlarız ve ince çizgiler ve kırışıklıklar oluşmaya başlar. Ortak bir tedavi alanı göz altıdır ve kaybolan hacmi yenilemek için dolgu maddeleri kullanılır. (Göz altlarınız şişmeye meyilliyse, daha fazla şişebileceğinden göz altı dolgusunun sizin için önerilmediğini lütfen unutmayın.)
CO2 soğuk peeling
Gözlerinizin altındaki alanı sıkılaştırmaya yardımcı olan bir diğer tedavi seçeneği de CO2 Lazer tedavisidir. CO2 cihazı cildinizi gençleştirmek, ince çizgileri azaltmak ve gözlerinizin daha genç görünmesini sağlayacak güneş hasarını hedeflemek için kullanılır. Ayrıca cilt dokusunu iyileştirir ve cilt tonunu dengeler. Lazerler cilt dokusunun sadece yüzeysel tabakasını hedefler ve hasarlı kısmı onarır, herhangi bir kesi olmadan daha genç ve sağlıklı görünen bir cilt ortaya çıkar.

Temmuz 2023