Roysse Zamansızlık İmzası Atıyor

Modada yeni bir dönem başlıyor; gösterişin yerini zarif bir sadelik, geçici trendlerin yerini ise güçlü bir karakter alıyor. Bu dönüşümün merkezinde yer alan Roysse sayesinde, gözlük artık yalnızca bir ihtiyaç değil; tarzın, duruşun ve yaşam felsefesinin kusursuz bir yansıması haline geliyor. Bu yansımayı sanatla buluşturan Roysse tasarımları, detaylarda saklı incelikle güçlü bir moda manifestosuna dönüşüyor. Her Roysse çerçevesi özenli bir işçilikle hayat bulurken, şehirli bireylerin günlük tüm faaliyetlerine zarafetle eşlik ediyor. Roysse’nin sade ama iddialı, sessiz ama unutulmaz koleksiyonlarında yer alan her parça, yüksek kaliteli asetat ve titanyumun buluşmasıyla üretiliyor. Bu sayede marka kullanıcılarına hafiflik, dayanıklılık ve şıklığın aynı çerçevede bir araya geldiği gözlük deneyimi sağlıyor. Roysse sadece estetik unsurları değil; konforu ve sağlığı da önceliklendiriyor. UV400 korumalı camlar ve yüksek hassasiyetli menteşe sistemleri, uzun süreli kullanımda dahi çerçevenin formunu ve işlevini koruyor. Roysse’nin optik ve güneş gözlüğü serileri, sezonların ötesine geçerek dört mevsim giyilebilen modern tasarımlar sunuyor. Zamansız tasarımları kullanıcılarının stillerine özgün bir imza katarken, onları kişisel stil kodlarını yeniden yazmaya davet ediyor.

Ağustos 2025

Rodenstock

Rodenstock

Rodenstock Çerçeveleriyle Yeni Hafiflik Çağını Başlatıyor…

Rodenstock için ultra hafiflik, markanın yeniden konumlanma süreciyle artık yalnızca işlevsel bir özellik değil, estetik vizyonunun da belirleyici unsuru haline geldi.

Alman mühendisliğinin gözlük tasarımındaki zirve temsilcilerinden biri olan Rodenstock, 145 yılı aşkın köklü geçmişiyle yalnızca bir marka değil, aynı zamanda bir teknik ustalık mirası taşıyor. Münih merkezli bu öncü üretici, gözlük endüstrisinde çığır açan teknolojilere imza atarken, yüksek hassasiyetle geliştirilen camları ve çerçeve tasarımlarıyla da fark yaratıyor. Optik mükemmeliyet ve konforu bir arada sunma hedefinde olan Rodenstock’un tasarım anlayışının temelinde; fonksiyon, estetik ve inovasyonun kusursuz bileşimi yer alıyor. Medikal optik alanında edindiği uzmanlık, markayı çerçeve tasarımında da sıra dışı bir konuma taşıdı. Rodenstock Eyewear ürünleri yalnızca teknik donanımıyla değil, aynı zamanda zamansız formlara dayalı yalın ve güçlü estetik diliyle de dikkat çekiyor. Her biri ileri mühendislik çözümleriyle destekleniyor. Koleksiyonlar, Alman tasarım geleneklerinin sadeliğini korurken, çağdaş minimalizmin sınırlarını zorlayan detaylarla tamamlanıyor.

Rodenstock’un Dna’sında yer alan hafiflik, markanın yeniden konumlanma süreciyle birlikte artık yalnızca işlevsel bir özellik değil, estetik vizyonunun da belirleyici unsuru haline geliyor. Rodenstock’un ‘Biçim Hafifliği Takip Eder’ (Form Follows Lightness) ilkesi; titanyumun farklı alaşımlarından esnek yay sistemlerine, vidasız bağlantılardan yarı saydam renk geçişlerine kadar tüm detaylar ile gözlüğün yüzle bütünleşmesini ve kişiliği gölgelemeden tamamlamasını hedefliyor. Her bir Rodenstock Eyewear koleksiyonu ‘tasarım yalındır ama sıradan değildir’ mottosunu yeniden yorumluyor. Özellikle Loop koleksiyonunun dinamik çizgileri genç kullanıcıyı yakalarken, Orbit’in çerçevesiz tasarımı Bauhaus felsefesine göz kırpıyor; InfiniTec ise görünür mühendislik detaylarıyla dikkat çekiyor. Sadelikten gelen şıklığı ileri teknolojiyle buluşturan Rodenstock’un tasarım dünyasına bakışı ve yeni ürünlerinde teknik ile stili nasıl harmanladığına dair Tasarım ve Mühendislik Direktörü Benjamin Heirich ile gerçekleştirilen röportajı sunuyoruz.

Merhaba Benjamin, Rodenstock şu sıralar yeniden konumlanıyor. Bu stratejinin arkasında ne var?
Yeniden konumlanma süreciyle birlikte Rodenstock markasını baştan tanımladık. Net bir tasarım dili, yapılandırılmış bir koleksiyon çerçevesi ve uzun vadeli bir strateji belirledik. Tasarım sürecimizin merkezinde yer alan ‘Biçim Hafifliği Takip Eder’ (Form Follows Lightness) ilkesi, ürün geliştirme anlayışımıza da yön veriyor. Hedefimiz, ultra hafif gözlükler tasarlamaktır. Bu amaç doğrultusunda minimal estetik anlayışını teknik yeniliklerle birleştiriyor ve maksimum hafifliği yakalamaya çalışıyoruz.

Rodenstock teknoloji ve veri odaklı inovasyona önem veriyor. Bu yaklaşım Alman premium markalarına özgü bir özellik mi?
Kesinlikle öyle. Alman premium markaları dünya çapında hassasiyet ve kaliteyle özdeşleşmiş durumdadır. Alman mühendisliği yaklaşımı, bizim ürün geliştirme zihniyetimizin temelini oluşturuyor. Çalışmalarımız verimlilik, mükemmeliyet ve mühendislik ustalığı üzerine kuruludur. Bu anlayış, çerçevelerimizin her bir detayında kendini gösteriyor. Geniş kapsamlı veri tabanımız sayesinde teknik parametreleri analiz edebiliyor ve tasarımlarımızda en ideal uyumu ve maksimum konforu sağlayabiliyoruz.

Rodenstock olarak sıklıkla vurguladığınız yeni ‘Hafiflik Çağı” kavramı pratiğe nasıl yansıyor?
Bu kavram, son derece hafif gözlükler geliştirmek anlamına geliyor; çünkü daha az ağırlık, daha fazla konfor ile eş anlamlıdır. Tüm odağımız fiziksel ve estetik hafiflik kavramı üzerindedir. Yeni teknolojiler ve malzemeler sayesinde, malzeme seçimi, yapı ve tasarım arasında mükemmel denge kuran ultra hafif modeller geliştiriyoruz. En temel vaadimiz, kullanıcılara maksimum konfor sunmaktır. Çünkü kullanıcılar için önemli olan, gözlüklerinin yüzlerinde neredeyse yokmuş gibi hissedilmesidir.

Hafiflik kavramının çerçeve tasarımlarınızı nasıl etkilediğinden bahsedebilir misiniz?
Hafiflik, tasarım yaklaşımımızın her yönünü şekillendiriyor. Zamansız bir estetik yaratmak amacıyla sade formlar, net hatlar ve indirgenmiş şekiller kullanıyoruz. Aynı zamanda, sağlamlıktan ödün vermeden malzeme kullanımını optimize ediyoruz. Titanyum ve RXP® gibi ultra hafif malzemelerle çalışarak çerçeve ağırlığını ciddi ölçüde azaltıyoruz. Saydam ve yarı saydam renkler de hem görsel hem de hissiyat olarak hafifliği pekiştiriyor. Vidasız menteşe sistemleri ve esnek bölge teknolojileri gibi yenilikçi detaylar da konforu artırıyor. Sonuç olarak minimalist çerçeveler yüzle bütünleşiyor ve kullanıcının karakterini ön plana çıkarıyor.

Koleksiyonlarınızın tasarım sürecinde estetik faktörleri nasıl ele alıyorsunuz?
Tasarım rehberimiz ‘Yalın Estetik’ (Pure Aesthetics) yaklaşımıdır. Özellikle Bauhaus akımı estetiğinden ve minimalizmden ilham alıyoruz. Bu yaklaşımımız tasarımlarımızdaki zamansız, sadeleştirilmiş görsel dili tanımlıyor. Çerçevelerimizde fonksiyon ve hafiflik bir araya geliyor. Modern ve uzun ömürlü tasarım anlayışı, Rodenstock ürünlerinin temel karakterini oluşturuyor. Tüm bu niteliklerle geliştirdiğimiz koleksiyonlar ile ultra hafifliği, görünmez hissiyatı, yüksek Alman mühendisliğine dayalı kaliteyi ve ileri seviye ergonomiyi kullanıcılara sunuyoruz.

Kullanılan malzemeler genel ağırlık açısından oldukça belirleyici. Özellikle hangi malzemeleri tercih ediyorsunuz?
Stabilite ile konfor arasında ideal dengeyi kurmak için genellikle malzeme kombinasyonları kullanıyoruz. Kendi prototipleme atölyemizde malzemeleri sürekli test ediyor, daha da hafif sonuçlar elde etmek için süreçleri geliştiriyoruz. Bu sayede optimum hafifliği hedefleyen bir tasarım süreci yürütebiliyoruz. Bu yaklaşımda özellikle titanyum ve RXP® öne çıkan temel malzemelerimiz arasında yer alıyor. Burun pedlerinde ise sadece tıbbi sınıf silikon kullanıyoruz. Tıbbi sınıf silikon cilt dostu olmasıyla öne çıkıyor ve farklı form seçenekleri sayesinde kullanıcılara ideal kullanım konforu sağlıyor.

Hangi türdeki titanyum Rodenstock çerçevelerinin hangi bölümlerinde kullanılıyor?
Her parçaya özel olarak seçtiğimiz titanyum alaşımları sayesinde ideal dengeyi sağlıyoruz. Örneğin; saf titanyumu sağlamlığı ve dayanıklılığı nedeniyle ön yüz, köprü ve uç parçalarda tercih ediyoruz. Beta titanyumu yüksek esneklik sunduğu için sap kısımlarda ve çerçevesiz modellerde kullanıyoruz. Nanometre titanyumu ise özellikle yaylı bağlantı (flex zone) gibi hassas ve işlevsel alanlarda sıklıkla tercih ediyoruz.

RXP® malzemesini benzersiz kılan nedir ve Rodenstock RXP’i nasıl kullanıyor?
RXP®, İsviçre’de üretilen yüksek teknoloji ürünü bir polimerdir. Olağanüstü hafifliği ve yüksek dayanıklılığıyla dikkat çekmektedir. Bu sebeple RXP® malzemesi ince çerçevelerin üretimi için idealdir. Ayrıca RXP® malzemesi cilt dostu ve kolay şekil alabilen bir yapıya olduğundan çerçevelerimizin günlük kullanımda son derece konforlu hale gelmesine olanak sağlıyor.

Özellikle Loop, Orbit ve InfiniTec koleksiyonlarınız yoğun ilgi görüyor. Bu serileri birbirinden ayıran özellikler nelerdir?
Her koleksiyonun kendine özgü bir tasarım dili ve teknik inovasyonu var. Ancak tüm Rodenstock çerçeveleri yüksek konfor sunar ve bireysel olarak ayarlanabilir. Loop koleksiyonu, ileri teknolojiyi vurgulayan, saf titanyumdan yapılmış, sağlam ve hafif saplarıyla öne çıkar. Loop özel bir menteşe sistemine sahiptir. Özellikle modern tasarım diline ilgi duyan genç kullanıcılar için caziptir. Orbit koleksiyonu, vidasız yapısıyla bakım gerektirmeyen bir sistem sunuyor. Bauhaus felsefesi ve dairesel geometri ilhamıyla tasarlandı. RXP® ve titanyum gibi ultra hafif malzemeler içeriyor. Bu serideki çerçevesiz model, 2025 Alman Tasarım Ödülü’nü kazandı. InfiniTec koleksiyonu ise teknolojiyi görünür kılmayı amaçlıyor. Açıkta kalan yaylı menteşe hem işlevsel hem de estetik bir unsur olarak tasarlandı. Bu yay parçası nanometre titanyumdan üretiliyor ve üstün hassasiyet sunuyor.

Son olarak Rodenstock Eyewear ile hangi kullanıcı kitlesine hitap ettiğinizi öğrenebilir miyiz?
Yeniden konumlanma stratejimizle birlikte hedef kitlemizi daha da netleştirdik. Önceliğimiz; kaliteye, uzun ömürlü kullanım avantajına ve teknik hassasiyete değer veren, 35 yaş ve üzerindeki erkek kullanıcılardır. Konfor onlar için büyük önem taşıyor. Stil anlayışları ise sade, zamansız ve işlevsel tasarımları tercih eden bir çizgide şekilleniyor.

Kaynak: Spectr

Ağustos 2025

Biz Grup Optik

BİZ GRUP OPTİK

Sürreal Esintiler ve Sofistike Kreasyonların İzinde….

“Silmo İstanbul Optik Fuarının Coco&Dali markamızın Türkiye optik pazarına doğru tanıtımında son derece olumlu katkı sağlandığını belirtmek isterim.”

Merhaba Tahsin Bey. Okurlarımız için kendinizden ve sektörel kariyerinizin nasıl başladığından bahseder misiniz?
Merhaba, ben Tahsin Mavili. Yüksek biyomedikal mühendisiyim. Başkent Üniversitesi’nden mezun oldum. 45 yıllık gözlükçü bir ailenin en büyük ferdiyim. İki kardeşim var, onlar gözlükçülüğe devam ediyor. Çocukluk yıllarımdan beri işin içinde olmam nedeniyle sektörün dışında kaldığım bir dönem olmadı diyebilirim. Diğer yandan, mesleğimin bir gereği olarak medikal sektörde de girişimim bulunmaktadır. Fizik tedavi, rehabilitasyon ve spor hekimliği alanında profesyonel tedavi alet ekipmanları ve sarf malzemelerin ithalatı ile yurtiçi satışını ve teknik servis hizmetlerini gerçekleştirmekteyiz. Yeni bilgiler öğrenmeye ve farklı ticaret alanları geliştirmeye duyduğum ilgi sayesinde, yaklaşık 10 yıl boyunca enerji (petrol ve doğalgaz) sektöründe ülkemizin en deneyimli isimleriyle birlikte çalıştım. Bu süreçte, Türkiye’ye katkı sağlayan iş anlaşmalarının hayata geçirilmesinde aktif görev aldım.

Biz Grup Optik ne zaman ve nasıl doğdu? Firmanızı kurarken temel hedefleriniz ve motivasyonunuz neydi?
Ülkemizdeki perakende gözlük sektörüne arz edilen mevcut optik çerçeve ve güneş gözlüğü kreasyonlarından ayrı olarak, kendine özgü bir stile sahip olan, sofistike ve modern çizgileri bünyesinde barındıran ve bu bakış açısının kreasyondaki tüm modellere yansıdığı, tamamen özel bir optik çerçeve ve güneş gözlüğü kreasyonu elde etmek maksadıyla 2023 yılı ortalarında Coco&Dali markamızın Türkiye’deki temsiliyetini aldık. Bu şevk ile 2023 yılında firmamızı kurarak girişimlerimize başladık. Bizim en temel motivasyonumuz, toplum genelinde kabul gören konservatif çizgilerden mümkün mertebede kaçınmaksızın, keyifli, sürreal esintiler ve modern dokunuşları harmanlayan; stilde özgün bir kreasyon yaratarak, son kullanıcının zevk alarak kullandığı ürünleri sunmaktır.

Coco&Dali markasının Dna’sından, tasarım çizgilerinden, materyal seçimlerinden ve etkileşim gruplarından söz eder misiniz?
Coco&Dali markamızın Dna’sında dahi İspanyol sanatçı Salvador Dali ile Fransız modacı Coco Chanel’in sıra dışı çarpıcılıktaki efsanevi sanat eserlerinin o büyülü etkileri barınmaktadır. Materyallerimiz, dünyadaki en kaliteli biyobozunur, cilde zarar vermeyen, anti-alerjik malzemelerden üretilmektedir. Ürünlerimiz fabrikasyon değildir; tamamen el işçiliğiyle üretilmektedir. Çerçevelerimiz asetat ve metaldir. Güneş gözlüklerimiz UV 400 korumalı, anti-refle kaplamalı, sektörün iyi bildiği yüksek görüş refahını sağlayan camlara sahiptir.

Coco&Dali’yi Türkiye’de hangi kanallar aracılığıyla satışa sunmayı tercih ediyorsunuz?
Satış yönteminin gelenekselliği koruyarak yüz yüze yapıldığında daha etkin ve samimi olduğuna inanıyoruz. Biz Grup Optik olarak bu sistemimizden vazgeçmemek konusunda ısrarcıyız. Yenilikçi satış kanallarının satış oranı üzerindeki etkilerinin bilincindeyiz. Ancak satışını yaptığımız ürünler optik çerçeve ve güneş gözlüğü olduğu için müşterilerimizle her zaman yüz yüze görüşerek anlaşmalara varmamızın; güven ve çözüm odaklı oluşumuzun kolaylıkla fark edilmesini sağladığına inanıyoruz. İşbirliklerimizin, yüz yüze iletişim vasıtasıyla samimiyete dayalı ve şeffaf olmasından memnuniyet duyuyoruz. Tam da bu sebeple, web sitemiz tamamen ürünlerimizin göstermek üzere tasarlanmış olup, web sitemiz üzerinden herhangi bir satış pazarlama yapılmamaktadır.

İşbirliği yaptığınız optik mağazaları nasıl belirliyor ve onlara hangi hizmetlerle destek oluyorsunuz?
Uzun yıllardır sektörün içerisinde olduğumuzdan dolayı, optik mağazaları ile görüşürken ve iş yapılacak mağazayı belirlemede, bilimsel yöntemlerle müşteriye ulaşma ve müşteriyi seçme dinamiklerini kullanmıyoruz. Diğer taraftan, yaşadığımız şu bilgi çağında, müşteriyi değerlendirmek ve onlara ulaşmak eskiye nazaran daha kolay gerçekleşiyor. Müşterilerimize, ürün seçimlerini yaparken son derece dürüst olarak tavsiyelerimizi vermekteyiz. Bununla beraber, her mağaza için ayrı olarak, lokasyonları ve hitap ettikleri müşteri kitlesini anlayarak, en doğru seçimleri yapmaları konusunda samimiyetimizden ödün vermeden, ilkeli şekilde yardımcı olmaktayız. Teslim tarihi ile ilgili bir öncelikleri var ise bu taleplerine harfiyen uyarak müşteriyi memnun etmekteyiz. Satış sonrası hizmetimiz ise ürünün fabrikasyon hatası barındırması koşuluyla; parça değiştirmeden, tamamen yeni ürünü teslim etmektir. Burada istediğimiz tek şey ise son kullanıcıdan tatmin olduklarına dair bir geri bildirim almaktır.

Medikal estetik ve fiziksel tedavi alanlarında sunduğunuz hizmetler hakkında bizi bilgilendirebilir misiniz?
Rehabilitasyon, fizik tedavi ve spor hekimliği alanında profesyonellerin kullandıkları tıbbi alet, ekipman ve sarf malzemelerini tedarik etmekteyiz. Medikal estetik alanında yeni girişim planlamaktayız. Bu girişimimiz, estetik alanında profesyonellere yönelik sarf malzemeler ve aletler ile ekipmanlar tedarik etmek olacaktır.

Biz Grup Optik’ten yeni marka sürprizleri beklemeli miyiz? Firmanız için yakın gelecek planlarınız neler?
Biz Grup Optik olarak, Coco&Dali markasının enerjisine olan inancımız yüksektir. Markanın motivasyonu ve sağlıklı ilerleyişi bizim için çok önemlidir. Bu nedenle farklı markaları bünyemize katarken dikkate alacağımız en önemli husus bu olacaktır. Yeni sürprizlerimizin hazırlıkları içerisinde olduğumuzu rahatlıkla belirtebilirim. Sürprizlerimizi, titiz hazırlık sürecimizin tamamlanmasını öngördüğümüz 2027 yılında değerli optik profesyonellerinin beğenilerine memnuniyetle sunacağız.

Sektörün deneyimli bir ismi olarak Türkiye optik pazarının bugünü ve yakın geleceğini nasıl değerlendirirsiniz?
Ülkemizdeki optik pazarı, diğer tüm sektörlerde olduğu gibi maalesef global ekonomik krizlerden bir nebze nasibini almaktadır. Ancak, doğal yöneliş ile her yıl adeta bir nehrin yolunu bularak ilerlemesi gibi Türkiye optik pazarı da kendi yolunu bulmakta ve yenilenerek canlılığını sürdürmektedir.

Biz Grup Optik 11.si gerçekleşen Silmo İstanbul Optik Fuarında markasını ilk kez sergiledi. Deneyiminizi ve fuarın sektöre katkılarını nasıl değerlendirirsiniz?
Silmo İstanbul Optik Fuarının Coco&Dali markamızın Türkiye optik pazarına doğru tanıtımında son derece olumlu katkı sağlandığını belirtmek isterim. Katılımcısı olarak yer almamızın çok sayıda optik profesyonele aynı atmosferde ve yüz yüze ulaşma fırsatını vermesi sebebiyle değerli ve önemli organizasyon olduğunu düşünüyorum. Biz Grup Optik olarak Silmo İstanbul’a katılımcı olmamızın markamızın ülkemizdeki tanıtımında ve bilinirliğinin artmasında etkili olacağına inancımız tamdı ve organizasyon kalitesi ve yapısıyla bu beklentimizi karşıladı. Silmo İstanbul’un önümüzdeki yıllarda da tüm sektör oyuncularının takibinde ve ilgi odağında olmaya devam edeceği inancındayım.

Bu değerli röportaj için teşekkür ederiz. Son olarak dergimiz 4 your eyes ile ilgili yorumlarınız nelerdir?
Biz Grup Optik ailesi adına ben de teşekkür ederim. 4 your eyes dergisinin, hazırladığı kapsamlı ve güncel içeriklerle tüm sektör profesyonellerine değerli bilgiler verip, vizyon sunmasının yanı sıra; dijital yayıncılığa geçişiyle birlikte, gözlük kullanıcılarına ve modayı takip eden kitleye de tam anlamıyla istediğini vermesini değerli buluyorum. Emeği geçen tüm ekibinize başarılarının devamını diliyorum.

Ağustos 2025

Bal Optik

bal OPTİK

Optik Tutkusuna Eklenen Güçlü Vizyon…

“Silmo İstanbul’un bizlere en büyük katkısı, sadece ürün çeşitliliği sunmakla kalmayıp; yeni teknolojileri, üretim trendlerini ve tasarım anlayışlarını yerinde inceleme imkanı sağlamasıdır. Bir vitrin değil, okul olarak görüyorum.”

Merhaba Havvanur Hanım. Okurlarımız için kendinizi kısaca tanıtarak, sektörel yolculuğunuzun nasıl başladığından söz eder misiniz?
Merhaba, ben Havvanur Çoban. Yirmi altı yaşımdayım. Aslen Ankaralı olsam da doğma büyüme Boluluyum. Lise son senemde annemin yönlendirmesi ile mesleki yolculuğum da başlamış oldu. Samimi olduğum bir ağabeyim bir optik mağazası açmıştı ve onun yanında çalışmaya başladım. O dönemde mesleğe ve optik mağazacılığa dair ilk deneyimlerim, insanların görme konforunu artırmaya yönelik bilgiler, optik dünyasına ait her detay ve müşterilerle kurulan sıcak iletişim beni fazlasıyla etkiledi. Zamanla optik perakendeciliğin sadece teknik bilgi değil, aynı zamanda empati ve güven gerektiren bir meslek olduğunu keşfettim.

Bal Optik’in kuruluş aşamasını paylaşır mısınız? Sizi mağazanızı açmaya teşvik eden unsurlar nelerdi?
Bal Optik’in kuruluşu benim için sadece bir iş girişiminin başlangıcı değil, aynı zamanda bir hayalin gerçeğe dönüşmesiydi. Bu mesleği seçmemde üç önemli unsur etkili oldu. İlki, her zaman yanımda olan ve beni destekleyen annemdir. Onun sevgisi ve güveni bana daima cesaret vermiştir. İkincisi, çok sevdiğim bir ağabeyimin de bu mesleği yapıyor olması ve onun sayesinde mesleğin ne kadar özel ve insana dokunan yanları olduğunu çok erken yaşlarımdan fark etmemdir. Son ama belki de en önemli unsur ise çocukluğumdan beri kendi işimi yapma hayaline sahip olmamdır. Kendi emeğimle, kendi değerlerimle bir iş kurma fikri daima beni motive etmiştir. Bal Optik’i kurarken hedefim sadece bir mağaza açmak değildi; insanların göz sağlığına değer veren, onları anlayan, güven veren bir adres olmak istedim. Kılıçarslan Mahallesi gibi sıcak ve samimi bir yerde bu hayali gerçekleştirmiş olmak da benim için ayrı bir mutluluktur. Burada her müşteri aynı zamanda bir komşu, bir tanıdıktır. Bu bağ bizi özel kılıyor ve işimi her gün ilk günkü heyecanla yapmamı sağlıyor.

Bölgedeki tek optik mağazasınız. Rakipsiz olmak sektörel gelişiminize, kalite standartlarınıza veya ürün çeşitliliğinize nasıl yansıyor?
Kılıçarslan Mahallesi gelişmiş ama sıcak mahalle kültürünün hala yaşatıldığı, insanlar arasında güven ve samimiyetin ön planda olduğu bir yerleşkedir. Burada esnaflık sadece satış yapmak anlamına gelmez. Mahallelinin bir parçası olmak, onların ihtiyaçlarına duyarlılıkla yaklaşmak anlamına da gelir. Biz de bu anlayışla bölgedeki tek optik mağaza olarak yalnızca bir işletme değil, aynı zamanda bir ihtiyaç noktasıyız. Rakipsiz olmak, elbette beraberinde büyük bir sorumluluk getiriyor. Ancak rekabet eksikliği bizde bir rahatlık yaratmıyor aksine daha yüksek bir iç motivasyonla sürekli gelişim isteği uyandırıyor. Bu sebeple Bal Optik için belirlediğimiz kalite standartlarımızı, ürün çeşitliliğimizi ve hizmet yaklaşımımızı hep güncel tutuyor, yenilikleri yakından takip ediyoruz. Gelecekte bölgemize başka optik mağazaları da açılabilir; bu bizi asla endişelendirmez, aksine sektörün hareketlenmesi bizce olumlu bir gelişme olur. Biz rekabeti tehdit değil, gelişim fırsatı olarak görürüz. Çünkü bizim mağazacılık anlayışımız; samimiyet, şeffaflık, bilgi paylaşımı ve çözüm odaklı hizmet üzerine kuruludur. Bu değerler değişmediği sürece, hangi ortamda olursak olalım, müşterilerimizin ilk tercihi olmaya devam edeceğimize inanıyoruz.

Beşinci yılını tamamlamış bir optik perakendeci olarak yakın gelecek hedef ve planlarınız nelerdir?
Beşinci yılımızı geride bırakmak hem gurur verici hem de sorumluluklarımızı artıran bir dönüm noktası oldu. Bu süreçte edindiğimiz deneyimlerle birlikte artık sadece günlük operasyonlarımızı değil, geleceğe yönelik stratejik adımları da planlıyoruz. Yakın gelecekte öncelikli hedefim, Bal Optik’i daha fazla kişiye ulaştırmaktır. Bunun için dijital varlığımızı güçlendirmeyi planlıyorum. Online randevu, ürün tanıtımları ve bilgilendirici içeriklerle sosyal medya ve internet üzerinden de danışmanlık sunmayı hedefliyorum. Ayrıca yeni koleksiyonlarla ürün çeşitliliğimizi artırmak, özellikle gençlere yönelik tasarımlara daha fazla yer vermek istiyorum. Beni en çok heyecanlandıran bir diğer hedefim, kendi tasarım gözlük markamı hayata geçirmektir. ‘Honey’ (Bal) adını taşıyacak bu özel koleksiyonla hem stil hem kalite açısından fark yaratmayı amaçlıyorum. Bu markayla, sadece mağazamda değil; ilerleyen dönemde farklı şehirlerde ve online platformlarda da müşterilerle buluşmayı planlıyorum. Uzun vadede mağazamızı farklı lokasyonlarda şubeleştirmek gibi bir hayalim de var. Ama bu süreçte en önemli önceliğim; kurduğumuz samimiyeti, güveni ve kalite anlayışını korumaktır. Özümüzden ödün vermeden büyümeyi istiyoruz. Müşterilerimizin ihtiyaçlarını ve beklentilerini merkezde tutarak ilerlemeye devam edeceğiz.

Farklı özelliklerde ve fiyat skalasında ürün segmentleri bulundurmak sizce ne kadar önemli? Satışlarınıza etkisini nasıl değerlendirirsiniz?
Farklı özelliklerde ve fiyat aralıklarında ürün segmentleri sunmak bizim için olmazsa olmaz bir misyondur. Çünkü her müşterinin ihtiyacı, beklentisi ve bütçesi farklıdır. Bir öğrenciyle bir emeklinin ya da bir kurumsal çalışanla bir ev hanımının aynı ürünü tercih etmesini bekleyemeyiz. Bu yüzden mağazamızda hem ekonomik hem de premium segmentte geniş bir ürün yelpazesi sunuyoruz. Bu yaklaşım hem müşteri memnuniyetini artırıyor hem de satışlarımıza doğrudan olumlu yansıyor. Müşteri kendine uygun bir ürünü bulduğunda, mağazamızdan memnun ayrılıyor ve bu da sadakati güçlendiriyor. Aynı zamanda ‘sadece yüksek fiyatlı ürün satıyor’ ya da ‘sadece uygun fiyatlı ürün sunuyor’ gibi tek yönlü bir algının da önüne geçmiş oluyoruz. Bizim için her bütçeye hitap edebilmek ama her üründe kalite ve güveni standart tutmak öncelikli bir değerdir. Bal Optik’te fiyat aralığı değişebilir ama müşteri deneyimi ve hizmet kalitesi asla değişmez.

Bal Optik’te en çok rağbet gören optik ve güneş gözlüğü markaları hangileri?
Aslında mağazamızdaki markalar konusu biraz benim zevklerim ve öngörülerime göre şekilleniyor. Çünkü mağazama aldığım optik/güneş fark etmez, her gözlüğü önce kendim deniyor, test ediyorum ve müşterime bu koşulla önerilerde bulunuyorum. Dönem dönem değişiyor ama mağazamı açtığımdan beri hiç bırakmadığım, satmayı da çok sevdiğim üç güneş markam; Rachel Paris, Bruno Mazzini ve U.S.P.A. vazgeçilmezlerimdir. Bunların arasına 2 yıl önce tanıştığım Goodlook markası dahil oldu. Bu 4 markaya beğenim sebebiyle modelleri de zevkle ve özenle seçiyorum. Sevdiğim, beğendiğim markalar ve ürünlerle satış yapmayı çok sevdiğimden, müşterilerimden de dikkat çekici bu modellere ilgi ve rağbet görüyorum. Optik gözlükte ise ürünlerini özellikle beğendiğim De Valentini, U.S.P.A, Gigi Milano, Hermod, Goodlook ve Tommy Miller satışlarda öne çıkıyor.

Müşteri memnuniyetini artırmak için sunduğunuz satış esnası ve sonrası hizmetlerden bahseder misiniz?
Müşteri memnuniyeti bizim için sadece bir hedef değil, aynı zamanda işimizin temel taşıdır. Satış esnasında müşterilerimize ihtiyaçlarını en iyi şekilde anlayarak hem sağlık hem de stil açısından onlara en uygun ürünleri sunmaya özen gösteriyoruz. Gözlük seçiminden cam kalitesine kadar her aşamada detaylı bilgilendirme yaparak karar sürecine aktif olarak katılmalarını sağlıyoruz. Satış sonrası ise müşterilerimizi asla yalnız bırakmıyoruz. Ürün uyumu kontrolleri, ücretsiz ayar ve bakım hizmetlerimiz, cam ve çerçeve garantileri ile her zaman yanlarında oluyoruz. Ayrıca kontakt lens kullanıcılarına düzenli takip hatırlatmaları ve ilk defa kullananlar için özel bilgilendirme hizmetimiz de var. Bizim için önemli olan bir kez ürün satmak değil, uzun süreli bir güven ilişkisi kurmaktır.

Genç bir girişimcisiniz. Türkiye optik endüstrisini nasıl değerlendirirsiniz? Sizce gelişimi için neler yapılmalı?
Türkiye optik sektörü son yıllarda önemli bir gelişim sürecine girdi. Tüketici bilinci arttıkça kaliteli ürün ve hizmet beklentisi de yükseldi. Bu durum sektörü hem daha profesyonel hem de daha müşteri odaklı hale getirdi. Aynı zamanda teknolojik yenilikler, kişiselleştirilmiş çözümler ve dijitalleşme, optik alanında yeni fırsatlar yaratıyor. Ancak sektör olarak hala atmamız gereken adımlar var. Özellikle mesleki eğitimlerin güçlendirilmesi, standartların netleşmesi ve yerli üretimin teşvik edilmesini önemli buluyorum. Ayrıca optik mağazalarının sadece satış noktası değil, göz sağlığı konusunda danışmanlık veren merkezler olarak konumlandırılması gerektiğine inanıyorum. Gelişim için birlikte hareket etmenin ve bilgi paylaşımını artırmanın, vizyonumuzu daha ileriye taşımak için şart olduğunu düşünüyorum.

On birinci kez gerçekleşen Silmo İstanbul Optik Fuarını ziyaret ettiniz mi? Fuarın endüstriye kattığı değerleri nasıl yorumlarsınız?
Evet, geçtiğimiz Kasım’da gerçekleşen 11. Silmo İstanbul Optik Fuarı’nı ziyaret ettim. Her yıl olduğu gibi bu yıl da fuar, sektör profesyonellerini bir araya getiren, bilgi paylaşımını ve yenilikleri görme fırsatı sunan çok değerli bir organizasyondu. Gerek yerli gerek yabancı markaların katılımıyla optik dünyasının nabzını tutmak mümkün oldu. Silmo İstanbul’un bizlere en büyük katkısının, sadece ürün çeşitliliği sunmakla kalmayıp; yeni teknolojileri, üretim trendlerini ve tasarım anlayışlarını yerinde inceleme imkanı sağlaması olduğuna inanıyorum. Biz perakendeciler için bu fuarlar hem tedarik anlamında hem de vizyon geliştirme açısından çok kıymetlidir. Ayrıca, bu yıl Silmo İstanbul sayesinde kendi markam ‘Honey’ için ilham verici detaylar da yakaladım. Tasarım trendlerini, materyal tercihlerini ve kullanıcı beklentilerini daha yakından görmek, markamı şekillendirme sürecimde bana büyük katkı sağladı. Kısacası Silmo İstanbul gibi fuarları sektörün gelişimi için bir vitrin değil, bir okul olarak görüyorum.

Değerli röportajınız için teşekkür ederiz. Son olarak 4 your eyes ile ilgili neler söylemek istersiniz?
Ben çok teşekkür ederim, böyle bir röportajla hem kendimi hem de mesleğimi anlatma fırsatı bulduğum için gerçekten mutluyum. 4 your eyes dergisini uzun zamandır takip ediyorum; sektöre kattığı değeri, vizyoner yaklaşımını ve biz perakendecilere sağladığı ilhamı gerçek anlamda kıymetli buluyorum. Her sayfasında mesleğimize dair yeni bir bakış açısı kazanıyoruz. Sektörün nabzını tutan, yenilikleri aktaran ve bizim gibi yerel mağazalara da ses olma fırsatı tanıyan böyle bir yayının parçası olmaktan gurur duydum. Emek veren tüm ekibe teşekkür ederim, nice güzel içeriklerde yeniden buluşmayı dilerim.

Ağustos 2025

Ekranların Sessiz Tehdidi Dijital Göz Yorgunluğu

Akıllı cihazlarla geçirilen uzun saatler, göz sağlığını tehdit ediyor. Kuruluk, bulanıklık ve baş ağrısıyla kendini gösteren dijital göz yorgunluğu her geçen gün daha fazla kişiyi etkiliyor.

Akıllı telefonlar, bilgisayarlar ve tabletler ile geçirilen uzun saatler, göz sağlığımız açısından ciddi riskler barındırıyor. Özellikle son yıllarda artış gösteren dijital göz yorgunluğu (diğer adıyla bilgisayar görme sendromu), gözlerde kuruluk, bulanıklık ve baş ağrısı gibi şikâyetlerle kendini gösteriyor. Uzun süreli ekran kullanımı, göz sağlığını olumsuz etkileyen dijital göz yorgunluğunu beraberinde getiriyor.

Dijital Göz Yorgunluğunun Belirtileri Neler?
Dijital ekranlara uzun süre boyunca ara vermeden bakmak, göz kaslarını zorlayarak çeşitli rahatsızlıklara yol açabilir. Bu durum, dijital göz yorgunluğu olarak tanımlanır ve özellikle yoğun ekran kullanan bireylerde daha sık görülür. En yaygın belirtiler arasında gözlerde kuruluk veya yanma hissi, bulanık ya da çift görme, baş ağrısı, gözlerde batma veya sulanma ile odaklanma güçlüğü yer alır. Bu semptomlar, ekran karşısında geçirilen sürenin artmasıyla birlikte daha belirgin hale gelir.

Gözlerinizi Korumak İçin Ne Yapabilirsiniz?
Dijital göz yorgunluğunu azaltmak için uzmanlar şu önerilerde bulunuyor;

  • 20-20-20 kuralını uygulayın: Her 20 dakikada bir, 20 saniye boyunca 20 adım (yaklaşık 6 metre) uzağa bakın.
  • Ekran parlaklığını ve kontrastını ayarlayın
  • Yansımayı önleyen ekran filtreleri kullanın
  • Göz kırpmayı unutmayın: Ekrana bakarken göz kırpma sıklığı azalır, bu da kuruluğa yol açar. Bilinçli olarak daha sık göz kırpmak faydalıdır.
  • Düzenli göz muayeneleri yaptırın

Unutmayın, Gözleriniz de Dinlenmeye İhtiyaç Duyar
Göz sağlığı, dijital çağda daha fazla özen isteyen bir konu haline geldi. Ekran süresini sınırlamak, doğru oturuş pozisyonu ve uygun aydınlatma gibi küçük ama etkili alışkanlıklar, gözlerinizi dijital çağın yorgunluğundan koruyabilir.

Ağustos 2025

Hazır Kahve Tüketiminin Görme Kaybıyla Bağlantısı Olabilir

Hazır kahve tüketimi, ileri yaşlarda görme kaybına neden olabilen bir göz hastalığı olan yaşa bağlı makula dejenerasyonu riskini artırabilir.

Çinli bilim insanları tarafından yürütülen yeni bir araştırma, hazır kahve tercih eden bireylerin bu hastalığa yakalanma olasılığının diğer kahve türlerini tüketenlere göre yedi kat daha fazla olduğunu ortaya koydu. Araştırmaya göre, makula dejenerasyonu hastalığında göz retinasının merkezi kısmı olan makula zamanla hasar görüyor. Bu durum ise okuma, araç kullanma ve yüzleri tanıma gibi günlük işlevleri olumsuz etkiliyor.

Çalışmanın başyazarı göz doktoru Dr. Qi Jia, “Hazır kahve, yaşa bağlı makula dejenerasyonu riskini artırabilir ve tüketimini azaltmak, bu riski önlemeye yardımcı olabilir” uyarısında bulundu. Dr. Jia, özellikle makula dejenerasyonu riski taşıyan bireylerin hazır kahveden uzak durması gerektiğini vurguladı.

Kimler Risk Altında?

Uzmanlar, ailesinde makula dejenerasyonu öyküsü olanlar, sigara içenler, fazla kilolu bireyler ve yüksek tansiyon hastalarının daha yüksek risk altında olduğuna dikkat çekiyor. Ayrıca mavi veya yeşil göz rengine sahip kişilerde de güneş ışığına karşı düşük pigmentasyon nedeniyle makula dejenerasyonu gelişme olasılığı daha yüksek.

Hazır kahvenin üretim sürecinde ortaya çıkan akrilamid isimli kimyasalın, kan dolaşımına karışarak retinaya zarar verebileceği düşünülüyor. Bu kimyasalın, makula dejenerasyonu gelişiminde etkili olabileceği belirtiliyor.

Çalışma, İngiltere Biyobankası ve Finlandiya’daki FinnGen konsorsiyumundan alınan genetik verilerle destekleniyor. Araştırmada doğrudan katılımcıların kahve tercihlerine değil, bireylerin genetik yapılarının hangi tür kahveyi tercih etmeye yatkın olduğuna bakıldı. Katılımcılar, genetik eğilimlerine göre hazır, çekilmiş ya da kafeinsiz kahve tüketicileri olarak gruplandırıldı. Elde edilen sonuçlara göre, hazır kahve içme eğilimi olan bireylerde “kuru tip” makula dejenerasyonuna yakalanma riski %692, “yaş tip” AMD riskiyse %159 oranında artmış durumda. Kafeinsiz kahve tercih edenlerde kuru tip makula dejenerasyonu riskinde %80 artış gözlendi; ancak bu istatistik anlamlı bulunmadı.

Ağustos 2025

Lea Michele

Lea Michele

Mıu Mıu

Lea Michele, Broadway sahnelerinden televizyon ekranlarına uzanan kariyeriyle tanınıyor. Özellikle müzikal dizi Glee’deki Rachel Berry rolüyle adını geniş kitlelere duyurarak, oyunculuğunun yanı sıra güçlü vokaliyle de öne çıktı. Kombinlerinde rahatlık ve sadeliği benimseyen Michele, zarif detayları ve retro-modern formuyla dikkat çeken Miu Miu güneş gözlüğüyle sofistike görünüyor.

Temmuz 2025

Demi Moore

Demi Moore

Carolına Herrera

Demi Moore, yıllara meydan okuyan güzelliği ve klas duruşuyla Hollywood’un en ikonik isimlerinden biri olmayı sürdürüyor. Zarifliğini sofistike seçimlerle taçlandıran Moore, Carolina Herrera güneş gözlüğüyle adeta modern bir stil manifestosu sunuyor. Feminen ve güçlü hatlara sahip bu tasarım, Demi Moore’un asil ve kendinden emin tavrıyla kusursuz bir uyum içinde.

Temmuz 2025

Chiara Ferragni

Chiara Ferragni

Chıara Ferragnı

Chiara Ferragni, kendi adını taşıyan markasına ait gözlüğüyle her zamanki gibi şıklığını konuşturuyor. Kalın beyaz çerçeveli ve siyah camlı bu oversize model, geometrik çizgelerden ilham alarak tasarlanmış. Moda dünyasında influencer kimliğinden global bir markaya dönüşen Ferragni, stil gücünü detaylarda sergilemeyi iyi biliyor. Gözlüğü ise tarzını harika tamamlamış.

Temmuz 2025

Gigi Hadid

Gigi Hadid

Etnıa Barcelona

Hadid kız kardeşlerin moda trendlerine öncülük eden ikonik duruşları dünya çapındaki milyonlarca hayranlarını büyülemeye devam ediyor. Moda dünyasına Hadid görünümünü ve farkını kendine özgü seçimleriyle sürekli kanıtlayan Hadid kardeşlerden yaşça büyük olanı Gigi, imajında ve stilinde aşırıya kaçacak değişiklikler yapmayı sevmiyor. Uzun süredir kendisine çok yakışan kısa küt sarı saçları tercih eden Gigi Hadid, New York’taki evinin önünde aracına binerken paparazziler tarafından fotoğraflanmış. Şöhreti nasıl yöneteceğini de en az ikonik giyim tarzlarını belirleyişi gibi çok iyi bilen Gigi, abartıdan uzak, rahat ve dinamik bir kombinle yeni günü karşılıyor. Gigi’nin farkı, bir kot ve tişört ile Etnia Barcelona güneş gözlüğünün hakkını verebilmekte saklı.

Temmuz 2025