Toprak Optik

TOPRAK OPTİK

Konsept Bir Mağaza…

Bu konsept dekorasyonun yaratmış olduğu iç ambiyansla başlayıp, bulundurulan markalar ve bu markaların koleksiyonlarındaki uç ürünleri ile devam etmektedir. Ortamda çalan müzikten tutunda, ortamın kokusu, müşteriye yapılan ikramlardaki detaylar, bizi diğer mağazalardan ayıran fiziksel farklılıklardır.

Merhaba Ali Bey, kendinizi kısaca tanıttıktan sonra optik sektörüne nasıl adım attığınızdan bahsedebilir misiniz?
1966 yılında Adana doğumdum. 1978 yılından beri Alanya’da yaşamaktayım. Evliyim, eşim avukatlık mesleğini icra ediyor ve 2 erkek çocuk sahibiyim. 1987 yılında Hacettepe Üniversitesi, Arkeoloji bölümünden mezun olduktan sonra Adana’da bu mesleğe atıldım. Rahmetli eniştem bu mesleğe atılmamda bana öncülük etti. 4 yıl boyunca Adana’da mesleğin çıraklık ve kalfalık dönemini geçirdim. 1992 yılında Sağlık Bakanlığı’ndan ruhsatnamemi alarak 1993 senesinde  Alanya’da mağazamı açtım. O günden bugüne 34 yıldır bu meslekteyim. 28 yıldır da aralıksız olarak ”Toprak Optik” adı altında mesleğimi sürdürmekteyim.

Toprak Optik’i hangi sektörel bakış açısı ve misyonla kurmaya karar verdiniz, kuruluş hikayenizi aktarabilir misiniz?
1993 yılında mağazayı ilk açtığımda hem ülkemizde hem de dünya konjonktüründe ticaretin şekli çok farklı idi. Piyasalarda talep çok iken arz maalesef ki çok düşüktü. Müşteri ürünü talep ediyor ancak ülkemizde talep edilen ürünleri bulmakta zorlanıyorduk. Hangi marka ve ürünü getirirsek getirelim hiç zorlamadan, kolayca ve kısa sürede  elimizde ki ürünleri satabiliyorduk. Bugüne baktığımızda inanılmaz bir ürün çeşitliliği ve bolluğu bulunmaktadır. Bu marka ve ürün çeşitliliği süreç içerisinde rekabetin şeklini de değişmiştir. Aradan yıllar geçip insanların alışveriş alışkanlıklarının değişmesi, AVM kültürünün yaygınlaşması sonucunda farklı bir şey yapmamız gerektiği fikri doğdu. Tamamen müşteri odaklı, teknik bilgi ve estetiğin beraber harmanlandığı, %100  müşteri memnuniyetinin olduğu bir anlayışla mağazayı işletiyoruz.

 

Uzun yıllardır aynı lokasyonda hizmet veriyorsunuz. Lokasyonunuzun genel özelliklerinden ve size sunduğu avantajlardan bahsedebilir misiniz?
Toprak Optik Alanya’nın en merkezi yerinde konumlanmıştır. Bu bize çok büyük bir avantaj sağlamaktadır. 26 yıldır aynı lokasyonda, her geçen sene hizmet kalitesini arttırarak devam eden bir firmayız. Turisttik bir ilçe olan Alanya’da işletmelerin ömürlerinin diğer şehirlere göre kısa olması göz önünde bulundurulursa, bu kadar uzun yıllardır hizmet verebilmemiz başarılı çalışmalar yaptığımızın en iyi göstergesidir. Bana göre cadde mağazacılığı ve AVM mağazacılığı (çok şubeli zincir mağazalar da dahil) farklı kitlelere hitap eden farklı işletmelerdir. Bizleri onlardan ayıran en büyük özellikler, sattığımız ürünlerdeki farklılık ve müşteri ilişkilerinde kurduğumuz birebir diyalog olduğunu düşünmekteyiz.

 

Toprak Optik olarak hangi segmentte ürün ve markaları bulundurmayı tercih ediyorsunuz, sebeplerini de paylaşabilir misiniz?
Alanya turistik bir ilçe olmasına rağmen mağazamızın lokasyonu nedeniyle, hem yerli hem de yabancı müşterilerimize hizmet vermekteyiz. Yabancı müşteriye hizmet vermek, özellikle de Avrupa’lı turistlere, Türkiye’nin çoğu bölgesi için sıra dışı sayılan model ve renklerin bizim tarafımızdan tercih edilmesine sebep olmuştur. Bu nedenle hem renk, hem model, hem de marka yeniliklerini çok yakından takip etmek zorundayız. Mağazamız da A plus, üst segment markaların ürünleri ve çok sıra dışı tasarımlar ve renkli modellerle  müşterilerimize hizmet vermekteyiz. Bizi de farklı kılan bunlar olduğunu söyleyebiliriz. Ayrıca yerli müşterilerimiz üst grup müşteri profilinde olup onların istek ve arzularını karşılamak için farklı ürünleri, üstün hizmet kalitesiyle sunmaktayız.

Covid-19 pandemisiyle birlikte satış grafiğinizi yükseltmek için ne gibi çalışmalar yapıyorsunuz?
Sosyal medya ve dijital pazarlamanın pandemi nedeniyle, daha da önem kazandığı aşikardır. Bizlerde mağaza olarak bu yöndeki çalışmalarımızı hızlandırıp, kurumsal kimliğimiz çerçevesinde paylaşımlarımızı yapmaktayız. Tabii şunu belirtmeden edemeyeceğim, güneş gözlükleri hem mağazalarımızda, hemde dijital ortamlardan satın alınsa da, optik çerçeve ve reçete camları için müşteriler birebir mağazaya gelip deneyerek alıyorlar.

Bu süreçte şunu gördük ki verdiğimiz üstün kaliteli hizmetten dolayı müşterilerimizin bizlere olan bağlılığı bir tesadüf değildir. Hepimizin malumu olduğu gibi, pandemi ve ülkenin ekonomik koşulları nedeniyle alım gücümüz düşmüştür. Biz mağazada tedarikçilerimiz ile yaptığımız görüşmeler sonucu onların da desteğini alarak üst grup ürünlerin daha ulaşılır olmasını sağlıyoruz. Böylelikle müşterilerimiz kaliteli bir ürünü daha uygun koşullarda satın alma şansına sahip oluyor.

Mağazanızda yaptığınız yenilik ve kampanyalar için hangi mecraları kullanıyorsunuz, sosyal medyadan olumlu dönüşler alıyor musunuz?
Biz yaptığımız yenilik ve kampanyalar için bölgesel yazılı ve görsel basını kullanmakla birlikte, sosyal medya üzerinden de paylaşımlar yapmaktayız. Bölgemizde bulunan diğer mağazalardan daha sıra dışı modellerle sosyal medyadaki paylaşımlarımızla ilgili, olumlu ve onurlandırıcı dönüşler alıyoruz.

Pandemi dönemiyle birlikte satış esnasındaki hizmetlerinizde gerçekleşen değişimlerden bahsedebilir misiniz?
Pandemi süreci bizlere çok şey öğretti. En önemlisi de hayatımızın kıymetini. Bizim pandemi sürecinde en büyük amacımız hiç bir müşterimize virüsü bulaştırmamak ve onlardan gelecek bulaşma tehlikesine karşı her türlü önlemi almaktır. Mağaza olarak covid-19 ile ilgili tüm kuralları harfiyen uygulamaktayız. Burada bunları tek tek söylemeye gerek yok zaten hepimiz 1 yıldır biliyoruz ve uyguluyoruz.

Toprak Optik’i bulunduğu bölgedeki diğer optik mağazalardan ayıran özellikleri nelerdir?
Bizim mağazamız konsept bir mağaza. Bu konsept dekorasyonun yaratmış olduğu iç ambiyansla başlayıp, bulundurulan markalar ve bu markaların koleksiyonlarındaki uç ürünleri ile devam etmektedir.  Ortamda çalan müzikten tutunda, ortamın kokusu, müşteriye yapılan ikramlardaki detaylar, bizi diğer mağazalardan ayıran fiziksel farklılıklardır. Biz müşterilere her yerde bulunan ve satılan ürünlerden çok bizim farklılığımızı ortaya koyan, değişik tarzdaki ürünleri satarak, yaptığımız işe imzamızı attığımızı düşünüyoruz.

Biz önümüze bir reçete geldiği zaman bunu doğru kabul edip satışı gerçekleştirmek yerine hastanın daha önceki şikayetlerini değerlendiririz. Daha önce hangi camı kullandığını, hangi  diyoptrileri kullandığını değerlendirir ve bir sonuca ulaşırız.  Böylelikle hatalı reçeteleri elemine etmiş oluruz. Eğer ciddi farklar varsa tekrar bir muayene olmasını öneririz.

Türkiye optik perakendecilik sektörünün bugünü ve yakın geleceğini nasıl değerlendirirsiniz?
Günümüzde sektörün ne durumda olduğunu özetlemek gerekirse piyasalarda talepten çok arzın olduğunu söyleyebilirim. Gözlük kullanıcı sayısıyla mağaza sayısını kıyasladığımızda mağaza sayısının çok fazla olduğunu düşünüyorum. Yeni mezunların yeterince bilgi ve deneyime sahip olmadan mağaza açmaları, yanlış ve eksik bilgiyle yapılan satışlar sektörümüze darbe vurmaktadır. Sektörde fiyat endeksli rekabet diz boyu. Bu da sektörü aşağı doğru çekmektedir. Sağlık alanında hizmet veren böyle bir sektörün müşterilerinin mağaza mağaza dolaşıp, en ucuzu nerde bulurum deyip hatta fiyatı kendisinin belirlemesine kadar varması beni çok üzüyor.

Çok karamsar bir tablo çizmek istemiyorum ama yukarıda saydığım nedenlerden dolayı sektörün geleceği konusunda çok fazla umutlu değilim. Sektörümüz önemli bir sağlık sektörü. Bugün nasıl hak ettiği yerde olmadığını düşünüyorsam gelecekte de hak ettiği yerde olmayacağını düşünüyorum. Optisyenler ve Gözlükçüler Odası bunun için bir fırsat. İyi değerlendirilmesi gerektiğini düşünüyorum. Bizim gibi mağazaların en büyük hatası zincir mağazalarla rekabete  girişmektir. Zincir mağazalar ve AVM’ler bu ekonominin bir gerçeği. Herkes stratejisini buna göre belirlemeli. Ayrıca sektörümüz açısından kooperatifleşmeyi çok önemli buluyorum.

Her yıl yükselen yabancı-yerli katılımcı ve ziyaretçi sayısıyla sektörel kalkınmaya platform oluşturan Silmo İstanbul Optik Fuarı hakkındaki düşünceleriniz nelerdir?
Fuarlar, temsil ettikleri sektörler açısından çok önemlidir. Fuarlara ziyaretçi olarak katılan firma sahipleri yada çalışanları, dünyadaki yenilikleri, yeni trendleri, teknolojik gelişmeleri takip etme ve onlarla tanışma fırsatı yakalarlar. Bu mesleğin ilerlemesi açısından büyük önem taşır. Optik sektörünün hangi dalında çalıştığına bakmasızın herkesin İstanbul’daki fuara gitmesi önemli. Hatta imkanı olanların yurtdışındaki fuarlara da gitmesini öneririm.

Optik sektörüne dair tüm yenilik ve gelişmeleri takip edebileceğiniz ‘4 your eyes’ ile ilgili görüşlerinizi alabilir miyiz?
Sektörü temsil eden böyle bir yayının olması çok sevindiricidir. Sektörün sesi olması, dünyadaki yenilikleri anlatması açısından bu yayını çok önemsiyorum. Anadolu’nun en ücra köşesindeki meslektaşımıza kadar ulaştırılması ve onun  optik dünyasını takip etmesi bu dergi sayesinde oluyor. Temennim kesintiye uğramadan yayın hayatın sürdürmesidir.

Ağustos 2021

Safir Optik

SAFİR OPTİK

İlkeli ve Dürüst Hizmet Anlayışı

“Silmo İstanbul sektörümüzün yurt dışına açılan kapısı, optik sektörüne dinamik, yenilikçi ve birleştirici bir çizgi getiren etkin bir organizasyonudur.”

Merhaba Hasan Bey… Kendinizi okurlarımıza tanıtıp, optik sektörüne nasıl başladığınızdan söz edebilir misiniz?
Merhabalar, ben Hasan Yağcı. 1972 yılında Konya’nın Bozkır ilçesinde doğdum. Sektöre 1987 yılında Sirkeci’de çırak olarak başladım. Kalfa ve ustalık tecrübelerimi de edindikten sonra ilk optik mağazamı 1999 yılında Şirinevler’de açtım. 2007 yılına kadar perakende sektöründe hizmet vermeye devam ettim. Sonrasında ise optik sektörüne yönelik gelişen tecrübe ve bilgilerime dayanarak toptan satış ve üretim faaliyetlerine geçiş kararı verdim.

Safir Optik’i kurma kararını nasıl aldınız, firmanızın kuruluş hikayesini okurlarımızla paylaşabilir misiniz?
Perakende gözlükçülük yaparken daha iyi hizmet verebilmek için; ürün çeşitliliği ve tedarik eksikliğimizi görmemiz, tasarımdan renge, kendi çizgimiz olsun düşüncesiyle 2007 yılında toptan satış ve üretime girme kararı alıp, şu an işletmeciliğini yapmakta olduğum Safir Optik’i kurmaya karar verdim. Bu sayede küçük yaşlarda atıldığım optik sektörünün hemen her alanında hizmet verdikten sonra 15 yıla yakın süredir de hem toptancılık faaliyetlerimizle hem de gerçekleştirdiğimiz üretim faaliyetlerimizle sektörün içinde tarzlarımızla ve duruşumuzla ‘Bizde Varız!’ demekteyiz.

20 yıla yaklaşan firmanızın temel değerlerinden ve sektöre bakış açısından bahsedebilir misiniz?
2007 yılında kurduğumuz firmanın vizyon, misyon, ilke ve değerlerinden ödün vermeden faaliyetlerimize ve çalışmalarımıza devam etmekteyiz. Safir Optik’in vizyonunu yani sektöre yönelik genel bakışını ve duruşunu açıklamak için optik problemlerin çözümlerinde farklılıklar oluşturup sektörde kalıcı üstünlükler elde etmenin hedefimiz olduğunu öncelikle belirtmeliyim. Böylece müşterilerimize yönelik çözüm odaklı olma felsefemiz doğrultusunda; etkin, ekonomik ve yenilikçi optik teknolojiler kullanarak onlara en ideal çözümleri üretmek ve müşterilerimizle bütünleşerek ulusal arenada söz sahibi firmalar arasında yer alma olarak vizyonumuzu özetleyebilirim. Öncelikli olarak müşterilerimizi ön plana yerleştirmeyi amaçladığımızı ve yöneticiler, çalışanlar ve çözüm ortaklarımızla birlikte hareket ederek müşterilerimizden gelen tüm ihtiyaç ve taleplere en etkin ve en hızlı yanıt verebilmeyi ve müşterilerimizin markalaşmalarını sağlamayı da Safir Optik olarak misyon edindiğimizi belirtmeliyim.

Bu temel vizyon ve misyona bağlı kalarak kişiler arası güvenin temelini oluşturan dürüstlük ilkesinden yola çıkarak, öncelikle müşterilerimizle olan bakış açımıza ve onlarla olan alışverişlerimize dürüstlük ilkesini yerleştirmiş durumdayız. Safir Optik için hizmette dürüstlük çok büyük bir değerdir ve firma olarak dürüstlüğün bizim geleceğimiz olduğuna inanmaktayız. Diğer bir temel değerimiz, ortak akıl kullanmanın doğruluğunu bilmemizden kaynaklanan tüm önerilere açık olma ilkesidir. Ayrıca müşterilerimizin ve çalışanlarımızın duygu ve düşüncelerine ulaşabilmek için açık iletişim kurmak yani her alanda şeffaf olmak da Safir Optik olarak asla ödün vermeyeceğimiz, DNA’mıza yerleşmiş temel değerler arasında önemli bir yer tutmaktadır.

Safir Optik çatısı altında üretimini gerçekleştirdiğiniz markalarınız hangileridir ve bu markaların genel özellikleri nelerdir?
Safir Optik’i 2007 yılında kurduğumuz günden bugüne yıllar içerisinde edindiğimiz tüm sektörel tecrübemizle, optik sektöründeki belirleyici rolümüz ve piyasaya kazandırdığımız yeni markalarımızla profesyonel çizgimizden vazgeçmeden hizmet vermeye devam etmekteyiz. Safir Optik olarak güneş gözlüğü ve optik gözlüğü pazarında bünyemizde kendi markalarımız olarak Tudor, Carat, Blue Black ve İmpala yer almaktadır. Tudor markamızda genellikle hem erkek hem kadınlara yönelik konfor vadeden ve tasarımsal açıdan daha klasik modellerden oluşan koleksiyonlarımızın üretimi sağlamaktayız. Blue Black markamızın koleksiyonlarında stil sahibi kullanıcılara hitap edebilen daha tarz ve trend ürünlerimize yer vermekteyiz. Carat markamızda ise lüks görünümleri seven gözlük kullanıcılarına daha çok hitap eden abiye ve şık tasarımları olan gözlüklerimizden koleksiyonlar hazırlamaktayız. İmpala markamızda ise güncel, günlük kullanıma uygun tüm kullanıcıların rahatlıkla ulaşabileceği ekonomik gözlüklerin üretimini gerçekleştirmekteyiz.

İmalat tesisinizin faaliyetlerinden ve üretim kapasitesinden bahsedebilir misiniz?
Üretim tesisimizde metal gözlük imalatı gerçekleştirmekteyiz. İstanbul’da yer alan 800 metre karelik kapalı alanı bulunan üretim tesisimizde, 35 personel ile aylık 20.000 adet gözlük imal etmekteyiz. Günümüzde sosyal medyanın etkisi ile insanların gözlük modeli tercihleri hızlı şekilde değişim göstermekte, bizler de bu model takiplerini yaparak optik mağazaların taleplerini karşılamaktayız. Safir Optik olarak tecrübeli ekibimiz, yenilikçi bakış açımız ve trendleri takip eden vizyonumuz ile her geçen gün büyümeye ve gelişmeye devam etmekteyiz. Bu bağlamda 2021 yılı içerisinde üretim alanımızı arttırarak plastik gözlük imalatına başlamayı planladığımızı söyleyebilirim.

Firma bünyenizde sadece distribütörlüğünü yürüttüğünüz optik ve güneş gözlüğü markaları bulunuyor mu? Zorlu geçen 2020 yılına rağmen firmanıza marka ekleme planlarınız var mı?
Firma bünyemizde distribütörlüğünü yürüttüğümüz markalar bulunmamaktadır. Ancak az önce de belirttiğim gibi gelişim ve büyümeden yana bir firma olduğumuz için marka portföyümüzü genişleterek yeni marka ekleme planımızın olduğunu belirtebilirim. Bu konudaki çalışmalarımızın başladığı haberini de buradan duyurabilirim. İspanya’daki tanınan bir markanın Türkiye distribütörlüğü için onlardan gelen talep üzerine görüşmelerimiz devam etmektedir. Türkiye’nin Avrupa ülkelerine göre artan yüksek nüfus ve gözlük kullanım oranından dolayı yabancı firmaların Türkiye’deki gözlük pazarı ilgilerini çekmektedir.  Biz de bu artan ilgiyi fırsata çevirerek ülkemiz adına katma değer eklemeye devam edeceğiz.  Aynı zamanda Covid-19 pandemisi gibi olumsuz şartlar oluşturan bir kriz ortamına rağmen yeni personel alımları yapmayı ve pazarlama ağımızı genişletmeyi planlıyoruz.

Safir Optik olarak sektörde tedariğini sağladığınız farklı ürünler bulunuyor mu? Okurlarımızı bilgilendirebilir misiniz?
Sektörde optik ve güneş gözlükleri haricinde gözlük kılıfı, güneş gözlüğü camı ve renkli kontakt lens tedariği sağlamaktayız. Optik sektörünün bütün kalemlerini talepler noktasında yurtiçi kaynaklar yeterli olduğunda ülkemizden, yetersiz olduğu durumlarda da yurt dışından ithalatını sağlayarak her zaman ilk sıraya yerleştirdiğimiz müşterilerimizin talep ve ihtiyaçlarını karşılamaktayız.

Safir Optik’in tedarik ağından ve bu ağın işleyişinden bahsedebilir misiniz
Ülkemizin 7 bölgesine hizmet veren pazarlama ağımız mevcuttur. Perakende optik mağazalarının talepleri bizler için çok önemlidir. Onların ihtiyaçlarını karşılayabilmek için tedarik ağımızı sürekli canlı ve arttırabilir halde tutmaya çalışıyoruz. Her ne kadar dijital dünyada web sitemiz aracılığı ile de yer almış olsak da sektörümüzün insan odaklı olduğunun farkındayız. Bu sebeple yüz yüze iletişimin ve alışverişin öneminin yadsınamaz olduğuna inanıyoruz. Bizim için önemli olan müşterilerimizin her şeyi en güzel biçimde görebilmelerini sağlamak ve sürekli müşteri memnuniyeti odaklı olarak hizmet sunmamızdır.

Plasiyerlerimiz ülke genelinde optik mağazalarını ziyaret ederek sürekli yeni talepleri topluyor, üretilen ürünlerimizin fiziki olarak görmelerini ve incelemelerini sağlamaktadırlar. Siparişleri de aldıktan sonra Genel Müdürlüğümüze bu siparişlerin aktarımını online olarak gerçekleştirmektedirler. Daha sonra gelen siparişler, finans ve muhasebe departmanımızdan onay aldığı takdirde, depoya siparişin sevki yapılmaktadır. Depoda siparişler hızlı bir şekilde hazırlanarak, satış faturası kesilip kargo ile Türkiye’nin dört bir yanına ulaşımını sağlıyoruz. Müşterilerimizle kurduğumuz karşılıkla güvene dayanan ilişkiler sayesinde hizmet kalitemizi giderek daha etkin hale getirmekteyiz.

Uzun yıllar sektörel deneyimi olan bir isim olarak firmanız adına pandeminin yol açtığı kriz ortamını nasıl yönettiniz? Pandemi Safir Optik’i nasıl etkiledi
Öncelikle tüm dünyayı ve ülkemizi elbette başta sağlıklarımız olmak üzere ticari, ekonomik ve sosyal yaşamda olumsuz ve kötü yönde etkileyen Covid-19 pandemisinin en kısa zamanda çözüme kavuşmasını dilediğimi belirtmek isterim. Safir Optik olarak ise pandemi başladığından bugüne firma olarak kendimizi yenilenme ve yeniden yapılanmaya adadık. Tabii ki dijitalleşmenin büyük önem kazandığı bu süreç de biz de altyapımızı daha dijital ve daha güncel hale getirmeye odaklandık. İş yapmanın mümkün olamadığı dönemleri yeni sezona yönelik olan planlama ve hazırlık çalışmalarımızla geçirdik. Pandemi sırasındaki kısmi açılmayla birlikte işlerimizdeki yoğunluk da başlamış oldu. Yeniden tüm dünya ve ülkemiz için sağlıklı, güzel günlerin bir an önce gelmesini dilerim.

Pandemi döneminde bayilerinize yönelik sunduğunuz hizmetlerde değişiklikler yaptınız mı?
Pandemi dönemiyle birlikte tabii ki biz de Safir Optik olarak değişmesi gereken zorunlu koşullara uyum sağlamak için hizmetlerimizde farklılıklara gittik. Pandemi sürecinde müşterilerimizin ve çalışanlarımızın sağlık ve güvenliğini sağlamak adına, teması olabildiğince azaltarak alışverişlerimizi internet ortamına taşıdık. Tedariğini sağladığımız yedek parçalara yönelik ihtiyaç ve talepleri de Whatsapp hattımız üzerinden gerçekleştirerek hizmetlerimizin sürekliliğini sağlamaya devam ettik. Bu hizmetler zorlu pandemi şartlarında müşterilerimizin taleplerine daha hızlı cevap verebilmemize olanak tanırken aynı zamanda firmamızın pazarlama maliyetlerinin azalmasını sağlayarak bu zorlu dönemde bize avantaj sağlamıştır.

Covid-19 tedbirleri kapsamında firmanızın çalışma sisteminde değişiklik yapmanız gerekti mi? Aldığınız sağlık önlemlerinden bahsedebilir misiniz
Pandeminin ilk başladığı andan itibaren gereken tüm önlemleri almaya devam ediyoruz. Safir Optik olarak sağlık bizim için her türlü konudan daha önemli ve önde geliyor. Bu sebeple uygulanması gereken tüm hijyen tedbirlerini ilk günden beri gerçekletirmekteyiz. Bununla alakalı ekibimiz ile birlikte toplantılar düzenleyip konu hakkında tüm çalışanlarımıza bilinçlendirme eğitimleri verdik. Tüm saha ve ofis çalışanlarımıza maske ve dezenfektan teminini sağladık. Üretim ve ofis binalarının temizliğine ve hijyenine fazlasıyla dikkat ettik. Tüm girişlere otomatik ateş ölçer ve maske kontrolü yapan elektronik cihazlar yerleştirdik. Uyarıcı yazılar ve işaretler astık. Ofis içerisinde mesafeye uygun oturma planları sağladık.

Safir Optik için yakın gelecek beklentileriniz ne yöndedir, aktarabilir misiniz?Temel vizyon ve değerlerimizi merkeze almayı sürdürerek markalaşma çalışmalarına devam edeceğiz. Yaptığımız ve yapmayı planladığımız tüm çalışmalar neticesinde emin adımlarla ilerleyerek küresel optik pazarına açılmak Safir Optik olarak en önemli hedeflerimiz arasında yer almaktadır. Pandemi sürecinin olumlu sonuçlarıyla daha kısa süre içerisinde karşılaşma durumu gerçekleşebilirse tüm markalarımızla büyüme hızımızı katlayarak sürdürebileceğimize ve dünyanın daha güzel görmesini sağlayabileceğimize inanıyoruz.

Gerçekleştirildiği ilk yıldan bugüne artan yerli-yabancı ziyaretçi ve katılımcı sayılarıyla, ülkemizin sektörel gelişimine katkı sağlayan Silmo İstanbul Optik Fuarı hakkındaki görüş ve değerlendirmelerinizi alabilir miyiz?
Öncelikle Covid-19 pandemisi dolayısıyla 2020 Silmo İstanbul Optik Fuarı’nın düzenlenememesinin optik sektörümüz için büyük kayıp olduğunu düşünüyorum.  Silmo İstanbul Optik Fuarı hakkındaki düşüncelerime gelirsek; Silmo İstanbul sektörümüzün yurt dışına açılan kapısı, optik sektörüne dinamik, yenilikçi ve birleştirici bir çizgi getiren etkin bir organizasyonudur. Uluslararası Silmo İstanbul Optik Fuarı’nı gerçekleştirdiğiniz için Safir Optik adına tüm zorlu koşullara rağmen başarılarınızın devamını diliyorum.

Sektöre hizmet eden dergimiz ‘4 your eyes’ ile ilgili düşüncelerinizi öğrenebilir miyiz?
4 your eyes Optik Magazin Dergi’sini uzun yıllardır çok severek takip ediyoruz. Çünkü sektördeki tüm gelişmeleri sunuyorsunuz. Her ay yayınlanan bilgileri her seferinde ayrı heyecanla okumamı sağlıyorsunuz. Bu sektörde çok önemli bir yerde olduğunuzu düşünüyorum. Sektörü güzelleştiriyorsunuz. İyi ki varsınız diyorum ve teşekkürlerimi sunuyorum.

Ağustos 2021

Avrupalı 6 Bağımsız Marka

VERİMLİ TOPRAKLAR

İngiltere, İsviçre, Hollanda, Almanya, Danimarka ve Portekiz… Özgün, zamansız, işlevsel optik ve güneş gözlüğü koleksiyonlarının doğduğu markalara ev sahipliği yapıyor.

Bağımsız gözlük markaları optik sektörünün can damarları olarak kabul görüyor. Küresel anlamda en büyük markalar arasında yer almıyor olsalar bile tasarımlarındaki orijinallik, çeşitlilik ve detaylara gösterdikleri ekstra özen ile optik sektörünü zenginleştirdikleri gerçeği yadsınamaz. Avrupalı ilk gözlükler 13. yüzyılda İtalya’da üretilmeye başlandığından bu güne geçen süreç içerisinde devrimsel yeniliklerle gelişen ve evrimleşen Avrupa optik sektörü, dünya geneline imzasını bırakan sayısız markaya ev sahipliği yapmaktadır. Sizlere bu kez merkezi Avrupa’nın çeşitli ülkelerinde olan ve koleksiyonlarıyla dünyanın dikkatini çekmeyi başarmış altı bağımsız gözlük markasını sunuyoruz.

CLAIRE GOLDSMITH’DEN İNGİLİZ ORİJİNALLİĞİ

Gerçek bir gözlük hanedanının üyesi Claire Goldsmith, efsanevi gözlük tasarımcısı Oliver Goldsmith’in torunudur. Ailesinin bıraktığı mirası sürdüren Claire, büyük büyük babasının 1926 yılında kurduğu markası Oliver Goldsmith’i onurlandıran gözlük koleksiyonlarıyla optik sektöründeki konumunu başarıyla koruyor. İngiliz tasarımcı, hazırladığı birbirinden şık, modayı yakalayan, avangart ve zarif güneş gözlükleriyle uluslararası alanda tanınmış ve kendi adını taşıyan markasını yönetiyor. Claire Goldsmith markasının tasarım dili, geçmişten gelen kavramları alıp modern bir dokunuşla yorumlamak ile şekillenmektedir. Optik sektöründe bağımsız markalar arasındaki yerini koruyan Claire Goldsmith, 2010 yılından beri gözlüklerini Londra’da tasarlıyor. En yüksek kaliteli materyaller kullandığı elegant tasarımlarının ise Japonya, Almanya ve İtalya’da el yapımı olarak üretilmesini sağlıyor.

EINSTOFFEN İLE İSVİÇRE MODASI

Einstoffen doğa ve şehir yaşamının harmanlanmasından doğan bir markadır. İsviçre merkezli gözlük markası farklı yaşam koşullarından gelmiş, farklı ideallerin savunucusu olan Ramon Büsser, Raphael Büsser, Christian Gisela ve Philippe Rieder tarafından 2008 yılında kuruldu. Einstoffen Kurucularının ne yapacaklarına veya planladıklarını nasıl gerçekleştireceklerine dair kendilerine ait vizyonları bulunduğundan, markayı kategorize etmek bugün bile pek mümkün değil. Einstoffen’in Kurucularının farklı vizyonlara sahip olması, marka kimliğinin güçsüzlüğüne işaret etmiyor. Öyle ki tüm Kurucuların markaları için buluştukları özgüvene dayalı sloganları ‘Kendinizden daima emin olun, özgürlüğün tadını çıkarın’ şeklindedir. Einstoffen’e ait optik ve güneş gözlüğü koleksiyonları ise tasarımlarının sıra dışı kombinasyonları ve teknik detaylarıyla göz doldurmaktadır.

HELDEN İLE ‘KAHRAMANLAR’ HOLLANDASI

Türkçede ‘Kahramanlar’ anlamına gelen Hollanda merkezli gözlük markası 2017 yılında Joey Diekman tarafından kuruldu. Farklı gözlük firmalarında satış temsilcisi olarak deneyim sahibi olan Joey Diekman, kendine ait Helden’i beğenilere sunmadan önce hayatındaki kahramanlardan optisyen olan anne ile babasının yanı sıra, eşi ve oğlundan ilham ve güç aldığını vurguluyor. Joey Diekman markasına ait gözlüklerin tasarımlarına başlamadan önce çalışmış olduğu gözlük şirketleriyle işbirliği yaparak en iyi prototiplerinin temellerini atmış. Daima yüksek kalitedeki materyalleri tercih eden Joey Diekman, sade olduğu kadar zamansızlığa örnek teşkil eden tasarımlardan oluşan Helden koleksiyonlarını beğenilere sunmaya devam ediyor. Helden, saflık, temizlik ve tasarıma yönelik gerçekçi bir yaklaşımı temsil eden bir gözlük markası olarak küresel sektörde uzun yıllar adından konuşturmayı hedefliyor.

KERL’IN ALMAN KALİTESİ

Optik sektöründe oldukça yeni olmasına rağmen kapsamlı AR-GE çalışmaları ile hızla yükselişte olan Almanya merkezli gözlük markası Kerl, gözlük çerçevesi üretiminde materyal olarak karbon fiber kullanımını geliştirerek uyguluyor. Kerl Eyewear’ın karbon fiber kullanımıyla ilgili yaptığı yatırımlar ultra hafif, göz alıcı ve zarif çerçevelerden oluşan koleksiyonların ortaya çıkmasını sağladı. Sadece birkaç gram ağırlığa sahip ve kullanıcılarının yüzünde yüzermiş gibi bir etki bırakan Kerl gözlükleri, Alpenglühn’den bir gözlük tasarım uzmanı olan Markus Moser ile yapılan sıkı işbirliği neticesinde Almanya’da iki farklı tesiste titizlikle üretiliyor.

DANİMARKA’LI VAERK’İN İNOVATİF YAKLAŞIMI

Danimarka markası olan Vaerk, geleneksel gözlük üretimini yenilikçi mühendislik ile harmanlamaktadır. Ayrıntılara gösterilen yüksek ilgi, markanın çerçevelerinin minimalist çekiciliğini yansıtmaktadır. Karbon-ahşap, asetat ve paslanmaz çelik karışımlarından üretilen Vaerk gözlüklerini öne çıkaran en önemli özelliği, Harrit-Sørensen tasarım ekibiyle işbirliği içerisinde oluşturdukları son teknoloji ürünü bir menteşe sistemidir. Vaerk’in menteşeleri, hazırladıkları çerçevenin vida, çivi gibi pratiklikten uzaklaştıran bileşenlerden özgürleşmesini sağlamaktadır.

VAVA PORTEKİZ’İN GÖZ BEBEĞİ

Tasarımsal zarafet ve işlevsellik felsefesi üzerine kurulan Portekiz merkezli gözlük markası Vava Eyewear, gözlükleri adeta mimari mücevherler gibi tasarlayıp üretiyor. Sanattan özelikle minimalizmden ilham alan Vava’nın tasarımlarımda doğal çizgileri, sade ama güçlü yapılara dönüştürmesi şaşırtıcı değil. Vava’nın tasarımları üniseks ve zamansız tarz etrafında şekilleniyor. Kendine özgü menteşe sistemini oluşturan Vava, koleksiyonlarındaki benzersiz formları ve çevre dostu materyal kullanımlarıyla çıtayı yükseklere taşıyor.

Kaynak: Spectr

Ağustos 2021

Gloryfy

GLORYFY

Güvenlik ve Konfor Bir Arada

“Kırılmayan gözlükler üretmenin sektörün önemli bir açığını kapadığını düşünüyorum. Şimdi tek yapmamız gereken, hızla büyüyen markamızı uluslararası alanda çok daha iyi bir konuma getirmektir.”

Avusturyalı gözlük markası Gloryfy, son on yılda fonksiyonel spor gözlük segmentinde yeni olmasına rağmen önemli oyunculardan biri haline geldi. Gloryfy, Unbreakable (Kırılmayan) marka sloganına sadık kalarak tasarladığı ve ürettiği gözlük koleksiyonlarıyla farklı spor dallarındaki sporcular ve spor tutkunları arasında sağlam bir takipçi kitlesi kazandı. Gloryfy sadece sportif performans gözlükleri konusunda uzmanlaşmakla kalmayıp, aynı zamanda etkileyiciliği ile dikkat çeken Lifestyle ve Optics koleksiyonuna da sahiptir. Güneş gözlükleriyle yoluna başlayan Gloryfy optik modellere de ağırlık vermeye başladı.  İşlevsellik, dayanıklılık ve konfor kavramlarından ödün vermeden yüksek kalitede gözlükler oluşturmaya odaklanmış olan Gloryfy’ın Kurucusu Christoph Egger ile markası, inovatif çalışmaları ve koleksiyonlarıyla ilgili detayların konuşulduğu röportajı beğenilerinize sunuyoruz.

Merhaba Chirstoph… Spor segmentinde epey bir süredir dikkat çeken markalardan biri konumundasınız. İlk gözlüklerinizi ne zaman beğenilere sundunuz?
Gloryfy olarak bulunduğumuz noktada Avusturya’nın kökleri sağlam ve spor üzerine odaklanmış yaşam stili markalarından biri olduğumuzu rahatlıkla söyleyebilirim. Özellikle Almanya ve İsviçre başta olmak üzere hızlı bir büyüme gösteriyoruz. İlk gözlük koleksiyonumuzu da 2011 yılında beğenilere sunmuştuk.

Gözlük endüstrisinin bir parçası olmak hakkında neler söylemek istersiniz
Optik sektörü gerçekten de rekabetin yoğun olduğu bir pazara sahip ve büyük işletmelerin kurallarına göre yönetilen bir ortamı var. Bu durumun endüstride içerisindeki inovasyon gerçekleştirmeye yönelik tutkuyu ve azmi azalttığına inanıyorum. Ayrıca yine bu durumun yeni markaların tutunmasını ve kök salmasını zorlaştırdığını düşünüyorum.

Buna rağmen gözlük alanında oldukça yeni bir marka olarak giderek güçleniyorsunuz…
Evet, optik sektörüne sağlam bir giriş yapabilmemiz Unbreakable teknolojimiz sayesinde oldu. Kırılmayan gözlükler üretmenin sektörün önemli bir açığını kapadığını düşünüyorum. Şimdi tek yapmamız gereken, hızla büyüyen markamızı uluslararası alanda çok daha iyi bir konuma getirmektir.

Gözlük markası kurmaya nasıl karar verdiniz?
Bir önceki kurduğum şirkette ilk olarak plastik üretimini keşfetmiştim. Kırılmayan gözlükler geliştirmeye de yakın bir arkadaşımın gözünü ciddi şekilde yaraladığı bir spor kazası geçirmesiyle karar verdim.

Gloryfy markasını kurarken ne gibi zorluklarla karşılaştınız?
Kırılmayan gözlüklerimizi geliştirmek ve seri üretime geçmek büyük bir zorluktu. Tercih ettiğimiz malzeme ve bu malzemenin üretim süreci, gözlük dünyasında daha önce belirttiğim gibi tamamen keşfedilmemiş bir alandı ve biz böyle bir teknolojiye sahip olan tek markayız. Bu sebeple karşımıza çıkan sorunlar için diğer insanların görüşlerinden yararlanamadan kendi çözümlerimizi geliştirmemiz gerekti. Ancak fikrinize ve ürününüze inanmak, her ne kadar basmakalıp bir düşünce gibi görünse de, bizim için de başarının yegane anahtarı oldu. Gözlüklerimizin son tüketiciye fark edilir oranda katma değer sağladığını ve dolayısıyla perakendeciler için oldukça cazip olduklarını biliyoruz.

Marka felsefenizi nasıl tanımlarsınız?
‘Hızlı moda’ neslinin tek kullanımlık zihniyetine hizmet etmek yerine, sahiplerine uzun süre büyük keyif veren ve zamansızlık özelliğine sahip ürünler oluşturmayı amaçlıyoruz. Kullanıcıların doğrudan deneyimledikleri şık, kaliteli ve yüksek teknoloji gözlükleri Made in Austria etiketi altında üretiyoruz.

Gloryfy gözlüklerini kırılmaz hale nasıl getiriyorsunuz?
Gözlüklerimizi kırılmaya veya bir araç kazasında hava yastıklarına karşı tamamen korumalı hale getiren unsur, yenilikçi ve patentli özel plastik NBFX malzemesinden üretiliyor olmalarıdır. Bu sayede olası bir kazada göz yaralanması riski neredeyse sıfırdır, çünkü aşırı darbe altında bile çerçevelerimiz parçalanmaz veya bileşenlerine ayrılmaz.

Aynı durum camlarınız için de geçerli mi?
Kesinlikle. Dahası camlarımız benzersiz bir netlik de sunmaktadır. Malzemenin kalıplara dökülmesi çok yavaş ve neredeyse basınçsız olduğu için camlarımızda yüksek bir optik kalite söz konusu. Polikarbonat veya yüksek basınç altında enjekte edilen diğer enjeksiyon kalıplama malzemelerinin aksine, sürecimiz malzeme üzerine baskı uygulamaz ve böylece bozulma olmaksızın tam netlik sağlar. Malzemeye özgü diğer özelliklerle birlikte Contour Lens Teknolojimizin temeli de bu şekilde oluşmuştur.

Gözlükleriniz için kullandığınız diğer teknolojik özellikler nelerdir?
NBFX ile ürettiğimiz gözlüklerimizin üstün kullanım rahatlığı sunan bir diğer özelliği de çok düşük ağırlıklara sahip olmasıdır. Ortaya çıkan hafif gözlükler kullanıcılara konfor sunmamızı kolaylaştırmıştır. Ayrıca çerçevelerimizin saplarını kullanıcının anatomik kafa şekline göre soğuk durumda iken ayarlanmasını mümkün kılan tescilli Inclinox Teknolojimiz de optik pazarında fark yaratmamıza olanak sağlamaktadır.

Çerçeveyi ısıtmadan ayarlanmasını sağlayan bu teknolojiniz tam olarak nasıl işliyor?
Esnek NBFX plastiğin ve stabilize edici metal bir ek parça ile birleştirilmesi, kullanıcının gereksinimlerine göre soğukken ayarlanmasını saniyeler içinde sağlıyor. Bu sayede gözlük fiziksel aktivite sırasında yüze tam otururken, dinlenme sırasında daha esnek bir hale gelerek kullanıcısına gerçek konforu vadediyor. Lifestyle ve Optics koleksiyonlarımızdaki gözlüklerimiz için de Inclinox teknolojimizden yararlandık.

Yakın zaman içerisinde yeni inovatif çalışmalarınızı sunacaksınız. Biraz da bu çalışmalarınızdan bahsedebilir misiniz?
Eylül ayından itibaren tüm gözlüklerimiz, çoğu virüs ve bakterilerden kalıcı olarak %99.9 oranında arınmış olacak. Bunu başarmak için kaplamamıza neredeyse tüm bakterileri ve çok çeşitli virüsleri öldüren bir bileşen ekliyoruz. Dolayısıyla yeni kaplamamız, gözlükçülerimiz ve kullanıcılar için ekstra güvenlik sağlayacak. Bu inovatif çalışmamız genel olarak 12 saat ya da daha uzun süre kullanılan bir gözlüğün daha hijyenik hale gelmesine olanak tanıyor. Ayrıca çalışmamızın konjunktivit ya da diğer mikrobik göz hastalıklarının önlenmesine de yardımcı olacağına inanıyoruz.

Optik gözlükleriniz de güneş gözlükleriniz ile aynı seviyede işlevselliği garantiliyor mu?
Optik çerçevelerimizin de güneş gözlüklerimiz kadar işlevsel olduklarını rahatlıkla söyleyebilirim. Tüm gözlüklerimiz kırılmayan çerçeve ve camlara sahip olmanın yanında, en yüksek cam kalitesine, kişiye özgü ayarlanabilen saplara ve anti bakteriyal kaplamalara sahiptir.

Bahsettiğiniz bu özellikler optik modeller için sizce neden önemli?
Kırılmayan gözlükler üretmemizin en büyük avantajına güvenlik penceresinden bakmalıyız. Tabii ki sportif faaliyetleri yoğun olan kullanıcılar da burada önemli rol oynuyor. Ancak gözlük kullanıcılarının günlük yaşamlarındaki güvenliklerini unutmamak gerekir diye düşünüyorum. Örneğin Almanya’da her gün 1.000’de fazla kişisel yaralanmalı trafik kazası yaşanıyor. Hava yastığının çıkması durumunda kırılan gözlükler muazzam bir yaralanma riski oluşturuyor. İşte bu nedenle optik ve güneş gözlüklerimizin kırılmaz olması bu riski önemli ölçüde azaltmaktadır. Ayrıca gözlüklerini sırt çantalarına, ceket ceplerine ya da meraklı çocukların eline bırakan sayısız kullanıcı var. Günlük hayat, gözlükler ve dolayısıyla kullanıcıları için tehlikelerle dolu.

Markanızın geleceğini düşündüğünüzde optik gözlükler sizin için ne kadar önemli bir yere sahip?
Optik çerçevelerimiz sınırsız bir potansiyele sahip olduğundan bizim için son derece önemliler. Her ne kadar koleksiyonlarımıza güneş gözlüklerinden sonra eklemeye başlasak da, aklımızda yapmayı planladığımız çok şey var. Bu planlarımızı hayata geçirmeyi ve dünyanın beğenisine sunmayı dört gözle bekliyoruz.

Geleneksel optik mağazalar hakkındaki düşünceleriniz nelerdir?
Dijital dönüşüm ve gelişen online perakendecilik çağında, Gloryfy olarak müşterilerimizi gözlüklerimizi satın alırken yerel optik mağazalara danışmaya teşvik ediyoruz. Çünkü optik mağazaların en iyi müşteri deneyimini sunduğuna yönelik bir inancımız var. Hiçbir dizüstü bilgisayar, tablet veya akıllı telefon, kişisel bir diyalogda eğitimli bir uzman satış elemanının yetkin ve dostça tavsiyelerinin yerini alamaz. Bu sebeple gözlüklerimizi online olarak satın almak isteyen son tüketiciye ‘bayide deneyin’ isimli bir hizmet sunuyoruz. Uzman bayilerimizle yaptığımız bu işbirliği sonucunda müşterilerimize en kaliteli ve en iyi hizmeti sunduğumuzdan şüphe duymuyoruz.

Kaynak: Spectr

Ağustos 2021

Okyanus Optik

OKYANUS OPTİK

Daimi Müşteri Memnuniyeti

Geçen yıl yapılamamasından dolayı ziyaret edemediğimiz, her yıl düzenli olarak yapılmasını ümit ettiğimiz ve mutlaka gidilip görülmesi gereken kaliteli bir organizasyon olduğunu düşünüyorum.

Merhaba Hena Hanım… Sektörün çok genç isimlerinden birisiniz. Kendinizden bahsedip, Okyanus Optik ile çalışmaya nasıl başladığınızdan söz edebilir misiniz?
Merhaba ben Hena Bozkurt. 1999 yılında İzmir’in Konak ilçesinde doğdum. 22 yaşındayım ve 2019 yılının Haziran ayında İzmir Ekonomi Üniversitesi Optisyenlik bölümünden mezun oldum. Diplomamı alır almaz Okyanus Optik’te çalışmaya başladım. Burada çalışmaya başladığım günden beri daima araştırarak ve öğrenerek mesleğimi icra etmeye devam ediyorum. Her gün yeni bir şeyler öğrenip işin hem mutfağında hem de satış bölümünde bulunarak, deneyimlerimi gelen müşterilere yansıtmaya çalışıyorum.

On yıl önce kurulmuş olan Okyanus Optik’in sektörel duruşundan ve temel değerlerinden bahsedebilir misiniz?
İlk işe başladığımız günden beri daima müşteri memnuniyetinin ön planda tutulacağı bir işletme olmayı hedefledik. Bu kadar zamandır bunu başarı ile gerçekleştirip ‘Nasıl daha iyi oluruz’ sorusunun peşinden koştuk. Mağazamızda bulundurduğumuz her bir ürün için önce kendi beğenimiz ve memnuniyetimizi test ettik. Ardından bunu müşterilerimize sunduk.

Okyanus Optik’in bulunduğu lokasyonu ve bu lokasyonun avantajlarını aktarabilir misiniz?
Mağazamız İzmir’in en işlek caddesi olan Hatay İnönü Caddesi üzerinde bulunmaktadır. Konumu itibari ile birçok insanın rahatça ulaşabildiği, alışveriş yapabildiği bir mağazadır. Bu lokasyon bizi müşterilerimizle çok kolay bir şekilde bir araya getiriyor. Ulaşımı İzmir’in her yerinden kolay ve hızlı olduğu için Karşıyaka, Bornova, Narlıdere ve Gaziemir gibi birçok semtten gelen müşterilerimiz oluyor. Ayrıca devlet hastaneleri ve özel polikliniklere yakınlığımız dolayısıyla oralardan da müşteri çekebilmek bizim için avantajlı oluyor.

Turistik bir bölgemizde olan mağazanızın başka şubeleri bulunuyor mu? Pandemi dönemi sırasında veya sonrasında yeni şubeler açmayı planlıyor musunuz?
Mağazamız butik bir işletme olup başka şubeleri yoktur. Herkesin bildiği gibi çok şube ile hizmet kalitesinden ödün vereceğimizi düşündüğümüz için şubeleşmeye çok sıcak bakmıyoruz. Yine de seçeneklerimizi açık tuttuğumuz bir anlayışa sahibiz. Hizmet kalitemizden ödün vermeyeceğimiz koşullar istediğimiz yeterliliğe ulaştığında şubeleşmeyi biz de düşünebiliriz.

Okyanus Optik’in ürün çeşitliliğine önem verdiğini biliyoruz. Mağazanızda tercih ettiğiniz markalar ve segmentleri hakkında okurlarımızı bilgilendirebilir misiniz?
Firmamızı kurarken kaliteden ödün vermeyeceğimizi hedeflemiştik. Bu doğrultuda kurulduğumuz günden itibaren cam ve çerçevelerde hep iyi ve öncü markaları bünyemizde bulundurduk. Mağazamıza birçok insanın daima kolay ulaşabileceği kaliteli markaları getirdik. Bunlardan bazıları olarak Turkuaz grubundan Moncler, Tom Ford, Dsquared2, Balenciaga; Ser Optik grubundan Silhouette, For Art’s Sake, Mykita’yı sayabilirim. Bunların yanı sıra, Luxottica grubundan tüm üst segment ürünleri ve diğer birçok grubun iyi markalarını daima müşterilerimizle buluşturmaktayız. Yenilikten asla vazgeçmiyoruz.

Pandemi kısıtlamaları sebebiyle müşterilerinizden gelen ilginin azalmaması için ne gibi çalışmalar yaptınız?
Bu dönem herkesin ciddi olarak kötü yönde etkilendiği bir dönemdi. Bu sağlık krizinin zorunlu hale getirdiği kısıtlamalar kısmen hala devam ediyor olsa da hem ilk zamanlarda hem şu dönem, müşterilerimizin bizi unutmaması adına sosyal medya üzerinden sürekli olarak yayınlar ve kampanyalar yaparak bu zor dönemi atlatmaya çalışıyoruz. Bundan sonra da aynı şekilde sosyal medya üzerinden iletişimi koparmadan müşterilerimizle bir arada olmaya çalışacağız.

Bu zorlu süreçte yaptığınız kampanya ve yeniliklerle ilgili müşterilerinizi nasıl bilgilendirmektesiniz?
Bu zorlu süreçte yaptığımız yenilikler ve kampanyalar hakkında müşterilerimizi sosyal medya aracılığı ile bilgilendirip, sürekli paylaşımlar ile onları haberdar etmekteyiz. Ayrıca mağaza içerisinde yaptığımız indirimleri ve kampanyaları, mağazamıza gelen müşterilerimize kısa bilgilendirmeler ve hatırlatmalarla paylaşıp, onların da bu fırsatlardan faydalanmasını sağlıyoruz.

Okyanus Optik’i bulunduğu bölgedeki diğer optik mağazalardan öne çıkaran özellikleri nelerdir?
Okyanus Optik olarak kendi mağazamızı açtığımız ilk günden itibaren sürekli güncel modelleri takip edip, yenilikleri ara vermeden müşterilerimizle buluşturma aşkıyla hareket ettik ve her daim güncel olan dekorumuzla hep komşularımızdan bir adım önde olmaya çalıştık. Bunları yaparken müşterilerimizden de hem model hem marka çeşitliliği konusunda çok güzel dönüşler aldık ve almaya devam ediyoruz. Bu da bizi rakiplerimizden bir adım önde tutuyor.

Okyanus Optik olarak müşterilerinize sunduğunuz satış esnası ve sonrası hizmet anlayışınızdan bahsedebilir misiniz?
Öncelikle müşteri konusunda ayrım yapmadığımızı belirtmek isterim. Her gelen müşteriye en iyi şekilde hizmet vermek için mağaza içerisinde birbirimizle yarışıyoruz. Müşterilerimizin uygun fiyatlı veya yüksek fiyatlı ürünler tercih etmesi ona olan hizmetimizde değişiklik göstermiyor. Satış sonrasında ise müşterilerimizle iletişime geçerek ürünlerimizden memnuniyet durumlarını öğreniriz. Eğer müşterilerimizin ürünlerimizle ilgili yaşadıkları problemleri olursa, onları mağazamıza davet edip sorunu en hızlı şekilde çözmeye çalışırız. Müşterilerimiz ürünlerini teslim aldıktan sonra yaşanan tamirler, ayarlar ve bakım işlemleri için ekstra özen gösteririz.

Okyanus Optik olarak 2021 yılının geri kalanında en yüksek verimi alabilmek için yaptığınız hazırlıkları öğrenebilir miyiz?
Öncelikle mağazamızda küçük dokunuşlarla dekorumuzda yenilikler yaptık. Sonrasında ise 2021 yılı koleksiyonlarını tek tek inceleyerek en güncel modelleri kreasyonumuza ekledik. Mağaza ekibimizle küçük toplantılar yaparak hizmet kalitemizi daha yukarıya çekebilmek adına fikir alışverişlerinde bulunduk. Pandemi döneminde öğrenciler uzaktan eğitim dolayısıyla bilgisayar başında çok vakit geçirdiler ve göz sağlıklarında bozulmalar yaşandı. Bu sebeple özellikle öğrencilere yönelik özel camlı bilgisayar gözlükleri hazırladık ve onların beğenisine sunduk. Bu ürünler mağaza içerisinde en çok ilgi gören ürünler arasında yer aldı.

Genç bir optisyen olarak Türkiye optik sektörünün yakın geleceğine dair beklentileriniz ne yöndedir?
Mesleğimizin göz sağlığı gibi hassas bir alanı kapsamasından ötürü diğer mesleklerden biraz daha kıymetli olduğu inancındayım. Fakat optisyenler olarak kendi ellerimizle mesleğimizin kalitesini düşürmek için adeta emek sarf ettiğimizi düşünüyorum. Bu kötümser gibi görünen düşüncem, beni mesleğimizin kalitesini yükseltmek için neler yapabiliriz sorusuna cevaplar bulmaya yönlendiriyor. Optik sektöründe hizmet veren tüm optisyenlerin ve gözlükçülerin bireysel hareket ederek, mesleğin bundan 30 yıl önceki hürmet gören haline gelmesinin sağlanabileceğine inanıyorum. Okyanus Optik’te bu amaçla hareket edip gerek müşterilerimize yaklaşımımızla gerek fiyat politikamızla gerekse de vadettiklerimizi gerçekleştirerek sektörün kalitesinin tekrar yukarıya çıkması için çalışıyoruz. Her meslektaşımızın aynı titizlikle hareket etmesini bekliyoruz.

Yeni sezon optik ve güneş gözlüğü trendleri ile ilgili neler söylemek istersiniz?
2021 yılı güneş gözlüğü trendlerinde şeffaf kemik çerçeveler ön planda yer alıyor. Dar ve kalın saplı kemik çerçevelere tekrar dönüş olacağını düşünmekteyim. Küçük metal çerçeveler hala gündemdeki yerini koruyor. Optikler de ise kemik optik çerçevelerin satışlarının azalmasıyla metal optik çerçevelere ilginin biraz daha fazlalaşacağını düşünüyorum.

Okyanus Optik olarak sektörün en önemli dinamiklerinden olan Silmo İstanbul Optik Fuarı’na daha önceki yıllarda ziyaretleriniz olmuş. Fuar hakkında görüşlerinizi öğrenebilir miyiz?
Fuarlar tüm sektörlerde olduğu gibi bizim için de inanılmaz öneme sahip. Silmo İstanbul birçok markaya ev sahipliği yaparak markaların bizimle buluşmasını sağlıyor. Geçen yıl yapılamamasından dolayı ziyaret edemediğimiz, her yıl düzenli olarak yapılmasını ümit ettiğimiz ve mutlaka gidilip görülmesi gereken kaliteli bir organizasyon olduğunu düşünüyorum. Silmo İstanbul gibi fuarlar sayesinde birçok insan bir araya gelip hasret gideriyor aynı zamanda sektöre yönelik uzun sohbetler oluşuyor. Biz de bu ortamları özledik ve umarız bu yıl Silmo İstanbul 2021 Optik Fuarı gerçekleşir.

Optik sektörüne uzun yıllardır hizmet veren dergimiz ‘4 your eyes’ ile ilgili yorumlarınız nelerdir?
Yıllardır mağazalara ulaşan derginizi biz de yakından takip ediyoruz. Sektörümüze yenilikleri tanıtma konusunda büyük bir yere sahipsiniz. Bu özverili çalışmalarınızdan ve bu sayınızda bize yer verdiğinizden dolayı tüm 4 your eyes ekibine teşekkür ediyoruz.

Mayıs 2021

Turkuaz Optik

TURKUAZ OPTİK

Özgün Fikirler, Dürüst Ticaret

Bayi toplantıları yapmayı tercih etmediğimiz için Silmo İstanbul, Türkiye’nin dört bir yanından gelen bayilerimizle buluşmak adına çok verimli ve etkili bir organizasyon. Düzenli olarak katılmaktan mutluluk duyuyoruz.

Merhaba Alev Hanım… Kendinizi okurlarımıza tanıtıp, Turkuaz Optik ile devam eden yolculuğunuzdan bahsedebilir misiniz?
Yurtdışında eğitimimi tamamladıktan sonra 2004 yılında Turkuaz Optik’te gözümü açtım diyebilirim. En junior pozisyonlardan, şimdi geldiğim İletişim ve Pazarlama Direktörü pozisyona kadar farklı departmanlarında yer aldım. Bu sürecin bana, sektörün ve yurtdışındaki iş ortaklarımızın dinamiklerini anlamada çok faydası oldu. Şirket sahibimizin de vizyonunun genişliği ve yeni fikirlere açık olması, kendisinin de inovatif fikirlerle bizlere güvenip önümüzü açmasının da bugün geldiğim noktada önemli etkisi oldu.

25 yılı aşkın süredir Türkiye optik pazarında önde gelen distribütör firmalardan biri olan Turkuaz Optik’in bu konuma ulaşmasını sağlayan sektörel bakış açısı hakkında neler söylemek istersiniz?
Etik değerlerimizden asla vazgeçmemek, dürüst ticaret yapıyor olmamız geldiğimiz noktada en önemli sebeplerden biri diye düşünüyorum. Yaptığımız işlerde kaliteden vazgeçmeden ilkeli hizmet sunma prensibimiz, Turkuaz Optik’in tercih edilmesinde kilit rol oynuyor. Hızlı karar alabilmek ve yeniliklere açık olmak bizi hep bir adım öteye taşıdı. Turkuaz Optik olarak, dinamik ve kalifiye bir ekiple hizmet veriyoruz.  Hızlı değişen nihai tüketiciyi alışkanlıklarını her zaman takip ediyoruz ama asla trendlere kapılmıyoruz. Buradaki anahtar kelimeler sanırım sektörün ihtiyaçlarını sezebilmek ve marka konumlamalarını doğru yapabilmek. Markalarımızın her biri için ayrı titizlikle ve yoğun bir tempoda çalışıyoruz. Bu ilkelerle ilerlediğimiz için çalıştığımız her markayı büyütebiliyoruz.

Dünya moda trendlerini belirleyen sayısız ünlü markayı Türkiye pazarına ulaştırıyorsunuz. Markalarınız ve öne çıkan özellikleriyle ilgili okurlarımızı bilgilendirebilir misiniz?
Geçtiğimiz yıllarda sektörün ihtiyaçlarına göre 15 farklı markaya ulaştık. Ancak Türkiye’nin içinde bulunduğu ekonomik durum ve sektördeki ihtiyaçların değişmesi ile bundan 2 sene önce marka portföyümüzü küçültmeye karar verdik. Tarzları birbiri ile çakışmayan, farklı markaları seçmeye özen gösteriyoruz. Bayilerimizin ihtiyaçlarını tamamlayan 6 farklı marka ile yola devam ediyoruz. 2005 senesinden beri distribütörlüğünü yaptığımız Tom Ford tüm sektör için vazgeçilmez bir marka. Güneş koleksiyonunun yanı sıra, güçlü optik koleksiyonu ile de moda markalarının içinde en çok tercih edilen markalardan biri. Moncler, moda sektörü için her yaptığı yenilikle marka gücünü her sene daha da yukarı taşıyor. Dsquared2, dikkat çekici ve taşlı modelleri ile ön plana çıkıyor. Hally and Son, klasik vintage modellere yeni bir soluk getirerek marka portföyümüzdeki yerini alıyor. Italia Independent uygun fiyat politikası ve en çok tercih edilen modelleri ile markalarımızın vazgeçilmezleri arasında. Modo, her sezon çıkarttığı yeni patentlerle güçlü optik kreasyonu ve fiyat politikası ile her geçen gün daha fazla noktada yer almaya devam ediyor.

Dünyaca ünlü markalarınızın küresel imajlarını Türkiye pazarında konumlandırırken nasıl bir yöntem uygulamayı tercih ediyorsunuz?
Bayilerimize mağaza içi görsel, teşhir standları, ürün kataloğu ve vitrin malzemeleri gibi markalarımıza ait tüm kurumsal kimlik uygulamaları konusunda destek oluyoruz.  Bünyemizde bulunan dünya markalarının global reklam pazarlama uygulamalarını sunuyoruz.

Ulusal televizyonların en çok izlenen dizileri başta olmak üzere Turkuaz Optik’in imzasını iletişim kanallarında yıllardır görüyoruz. Bu işbirliklerini uzun vadede sürdürmeyi planlıyor musunuz?
Turkuaz Optik olarak dizilere 2010 yılında yayınlanan ve dizilerde kullanılan aksesuarların seyirciler tarafından tercih edilmesine sebep olan Aşk-ı Memnu dizisi ile başladık. Açıkçası sektörde bu işe ilk imza atan firmayız. Çok uzun yıllardır bu işin içinde olduğumuz için ve sadece bir dizide olmak için değil, kullanılan ürünün karaktere uyması, uzun soluklu kullanılması gibi konularda çok titiz davranıyoruz. Oyuncular da artık sık sık showroom’a gelerek karakterlerine ve yüzlerine göre ürün seçebildikleri için yapım şirketleri de bu konu da artık bize tam güveniyor. Bazı dizilerde styling ekibi gelmeden bile biz ürün seçip gönderir hale geldik. Aynı şekilde kullanılan ürünlerin sosyal medya mecralarında doğru zamanda ve yapım şirketlerinin istediği şekilde paylaşmaya da özen gösteriyoruz. Hatta bayilerimize de ‘paylaşımları ne zaman ve ne şekilde yaparlarsa daha etkili olur’ konusunda eğitimler veriyoruz. Sektörde bu alanda yer almaya çalışan birçok firma görüyorum. Karakter analizi yapılmadan, kullanılan markalara özen gösterilmeden, sadece bir diziye girmek için ürün veren firmalar bu konuda maalesef kalıcı olamıyorlar.

Dijitalleşme Turkuaz Optik için ne ifade ediyor? Bu konuda firma olarak yaptığınız yeniliklerden bahsedebilir misiniz?
Covid-19 ile beraber mecburen iptal edilen fuarlardan dolayı yeni koleksiyon siparişlerimizi bile dijital ortamlarda verir olduk. Online pazar yerlerindeki satış grafiği Covid-19 süreci ile beraber hızla yükseldi. Bayilerimiz de bu online mecralarda, özellikle sokağa çıkma kısıtlamaları ile beraber online Pazar yerlerinde sanal mağazalarını açtılar. Bu süreçte biz de daha iyi hizmet verebilmek adına online pazar yerleri ile entegre çalışabilen Nebim V3 programına geçiş yaptık. Aynı zamanda bayilerimizin alışveriş yapabileceği B2B sayfamızı da yeniledik. İletişim tarafında ise bu süreçte çoğalan farklı dijital platformlarda ürünlerimizle yer almaya başladık.

Pandemi sebebiyle zorlu ticari ve ekonomik koşullarda geçen 2020 yılı, sürekli büyüme gösteren Turkuaz Optik grafiğini ne yönde etkiledi?
İtalya’daki partnerimiz için EMEA bölgesinde (Avrupa, Orta Doğu ve Afrika) 2020 hedeflerini tutturan tek distribütör firma biz olduk. Yurtiçindeki satış grafiğimiz de; Mart, Nisan, Mayıs aylarında uygulanan sokağa çıkma yasaklarından dolayı durma noktasına gelse de, kısıtlamalar azaldığında bayiler tarafından en çok tercih edilen firmalardan biri olduk. Bünyemizde olan markaların hızlı satış grafiği ve güçlü koleksiyonlarının ve bayilerin bu zor günlerde yatırımlarını daha garanti satış elde edebilecekleri partnerler seçmesinin bu süreçte katkısı büyük oldu. 

Pandeminin oluşturduğu kriz ortamında satış ve dağıtım ağınızı güçlendirmek için hangi stratejileri uyguladınız?
Dijital platformlarımızı ve altyapımızı yeniledik. Depo ve saha ekibimiz gerekli sağlık önemlerini alarak, hiç ara vermeden satış ve dağıtıma devam ediyor. Ege Bölge Müdürümüz Özgür Cengi bu süreçte tüm Türkiye’den sorumlu Satış Direktörlüğüne geldi. Satış ekibimiz büyümüş oldu böylece bayilerle olan iletişimimizi arttırmış olduk.

Turkuaz Optik sektörel duruşuyla dikkat çeken firmalardan biri. Sizce firmayı diğerlerinden ayıran temel özellikleri nelerdir?
Daha önce de bahsettiğim gibi dürüst ticaret yapıyor olmamız ve sözümüzün güvenilir olması en önemli özelliklerimizden biri diye düşünüyorum. Hızla değişen pazarlama tekniklerini takip etmemiz ve ajanslara gerek duymadan kendi kişisel ilişkilerimiz ile hızlıca adapte olabilmemiz bizi diğer firmalardan ayıran en önemli özelliklerimizden biri. Özgün fikirler üreten, yaptığımız işlerde kaliteden vazgeçmeden, ilkeli hizmet sunma prensibimiz Turkuaz Optik’in en temel özellikleri arasında yer alıyor.

Bayileri ile her zaman güçlü bir iletişimi olan Turkuaz Optik, zorlu 2020 yılında görüşme ve ziyaretlerini dijital seçeneklerle mi değerlendirdi? Bu konuda neler yapıyorsunuz?
Yurtdışında üretici firmalar çok hızlı dijitalleşse de Türkiye pazarında tamamen dijitalleşmek ne yazık ki mümkün değil. Bu noktada sektörümüzün daha geleneksel satış yöntemlerini sevdiğini söyleyebiliriz. Gerekli sağlık önlemleri alınarak sahadaki ekibimiz mağaza ziyaretlerine devam ediyor. Bayilerimiz yeni koleksiyonları mağazalarında numunelerden görerek sipariş veriyorlar. Ancak bildikleri, tekrar geçtikleri siparişleri ve kampanyalı ürün siparişlerini yenilenen B2B üzerinden yapmayı tercih ediyorlar.

Turkuaz Optik olarak 2021 yılı optik sektörü ile ilgili öngörüleriniz nelerdir?Son yıllarda sektör dışında çok fazla kişi ‘bu iş çok karlı düşüncesiyle’ perakende ve distribütörlük alanlarında sektöre atılmışlardı. Geçtiğimiz senelerde çok iyi ‘bağımsız’ markaların yanı sıra, çakma isim ve koleksiyonlarla vitrinleri hızla dolduran markalar da çoğalmıştı. Bu anlamda sektörde ciddi bir eleme olacağını düşünüyorum. Bayiler güvenilir ve güçlü firmalar ile çalışmayı tercih ediyorlar. Covid-19’un başladığı ilk 4 ay boyunca işlerin tamamen durmasına düzgün bir iş planı olmayan firmaların dayanması mümkün değildi. Ayakları yere basan, kendini yenileyebilen, iyi hizmet verebilen noktalar için 2021 yılının iyi geçeceğini düşünüyorum. Evlerinden çıkamayan insanlar yasakların bitmesi ile eski alışkanlıklarına hızla dönecekler.

Markalarınızın 2021 İlkbahar/Yaz koleksiyonlarıyla ilgili okurlarımıza genel ipuçları verebilir misiniz?
2021 İlkbahar/Yaz koleksiyonlarında tüm markalarda aynı etkiyi hissettik. Daha cesur modeller yerine, hiçbir zaman modası geçmeyecek, klasik renk ve modeller tüm markaların koleksiyonlarında göze çarpıyor. Markalar tek sezonluk trendler yerine ikonik tasarımlara yöneldiler. Covid-19 ile beraber popüler dijital platformlarda, Hollywood ünlülerinden, sosyal medya fenomenlerinden sık sık fazla tüketimin aslında bizi nasıl tükettiğini çok sık duymaya başladık. Sanırım bu sezonda başlayan klasiğe dönüşü önümüzdeki sezonlarda daha fazla göreceğiz.

Her geçen yıl artan katılımcı ve ziyaretçi grafiğiyle optik sektörüne önemli katkılarda bulunan Silmo İstanbul Optik Fuarı, Turkuaz Optik için ne ifade ediyor?
Silmo İstanbul her sene giderek büyüyor. Her fuarda bunu olumlu bir şekilde hissediyoruz. Bayi toplantıları yapmayı tercih eden bir firma olmadığımız için Silmo İstanbul bizim açımızdan Türkiye’nin dört bir yanından gelen bayilerimizle bir araya gelmek açısından çok verimli ve etkili bir organizasyon. Düzenli olarak katılmaktan mutluluk duyuyoruz. Bunu da fuar standımıza yansıtıyoruz. Sıradan bir stant ile katılmak yerine gerçekten kimliğimizi yansıtabildiğimiz bir ortam yaratmak ve her sene yeni bir konsept belirlemekten keyif alıyoruz.

Sektörün önemli bir dinamiği olan dergimiz ‘4 your eyes’ hakkındaki yorumlarınızı alabilir miyiz?
Derginiz ‘4 your eyes’ sektör için etkili bir kaynak ve yıllardır severek takip ediyoruz. Optik sektörü trendlerine ve güncel gelişmelere ulaştığımız tek yayın diyebilirim. Zaman zaman yoğunluktan son dakikalara kalan bültenlere sabrettiğiniz için öncelikle harika ekibe teşekkür ederim. Sizlerin sektöre sağladığı uzun soluklu katkılardan dolayı kutluyorum.

Mayıs 2021

Sea2see Eyewear

ÖNCELİKLE DOĞANIN HİZMETİNDE

Okyanusların ve denizlerin korunması misyonuyla premium kalitede gözlükler hazırlayan Sea2See’nin Kurucusu ‘Sürdürülebilir gözlükler değil, o gözlükleri kullananlar dünyayı değiştirecekler’ diyor…

Sea2See Eyewear, okyanuslara ve doğaya derin bir tutkuyla bağlı bir baba ve girişimci olan François van den Abeele tarafından kuruldu. Markanın Kurucusu François van den Abeele dünyanın her yerinde insanların gün geçtikçe çevreye daha duyarlı hale geldiklerine yönelik sarsılmaz inancıyla, çevreyi kirleten zihniyetlerin azalması, ekolojik açıdan dost materyallerin kullanımının artması, kaynakların koruma odaklı tüketimi gibi çevresel ve sosyal sorumluluk bilincine sahip bir ‘doğa insanı’ olarak karşımıza çıkıyor. Geleceğimiz ve çocuklarımızın geleceği için geride miras bırakacaklarımıza dair bilinç ve farkındalığın her artışıyla, dünyayı değiştirmeye bir adım daha yaklaştığımızı markasının temel felsefesi haline getiren François van den Abeele’nin en önemli misyonu ürünlerinin tasarım, üretim aşamaları da dahil olmak üzere tüketim alışkanlıklarına kadar geçen süreci mümkün olabildiğince çevre dostu bilince göre yapılandırmaktır.

Sea2See optik ve güneş gözlüğü koleksiyonlarının tasarım ve üretimini İtalya’da gerçekleştirirken, şık ve yüksek kalitedeki koleksiyonlarının tamamında materyal olarak Batı Afrikalı, İspanyol ve Fransız balıkçılarla işbirliği yaparak okyanus ve denizlerden topladığı plastik atıkları kullanmaktadır. Deniz ve okyanus atıklarını hammadde olarak benimseyen Sea2See’nin bu yaklaşımı optik endüstrisinde benzersiz bir konuma ulaşmasını da sağlıyor. Plastiğin ana hammadde kaynağı olması ve bu kaynağın sürdürülebilirlik amacıyla optik ve güneş gözlükleri haline getirilmesi sektörel anlamda Sea2See’yi gerçekten de öncü markalar arasına sokuyor. Marka, özellikle tüketicilerin de atık materyallerin birinci sınıf kalitede ürünlere dönüştürülebileceğini anlamaya başlaması için çalışmalarını sürdürüyor. Kurucu François van den Abeele, Sea2See’nin gözlüklerini her kullanan kişinin çevresel doğal döngüye okyanusların ve denizlerin temizlenmesine katkıda bulunarak önemli ölçüde destek olduklarını vurguluyor. Marka yakın geçmişte kurulmuş olmasına rağmen şimdiye kadar toplam 454 ton plastik atığı Afrika ve Avrupa’yı kuşatan okyanus ve denizlerden toplamış ve büyük önem verdikleri AR-GE çalışmaları konusunda gerek yaptıkları araştırmalar gerekse de yatırımlarla motivasyonlarını hiç kaybetmeden bu plastik atıkları titizlikle yeniden işleyerek yüksek kalitede ve zarif koleksiyonlara dönüştürüyor.

Sea2See’nin 2016’da ilk kez beğenilere sunduğu çağdaş tasarımlara sahip, sportif ve zamansız güneş gözlüğü koleksiyonu 18 modelden oluşuyordu. Marka geçen süre zarfında bu koleksiyonunu erkekler, kadınlar ve gençlere yönelik olmak üzere 250’den fazla optik ve güneş gözlüğü modeli ekleyerek genişletti. Sürdürülebilir ve çevre dostu felsefeye kendini adamış olan marka tüm gözlüklerinin kutu ve ambalajlarında şeker kamışı özünden yararlanmakta ve bu ambalajların üzerindeki baskıları da bitki bazlı mürekkeplerle yapmaktadır. Marka 2020 yılının Şubat ayında İspanya’nın Başkenti Barselona’da en büyük mağazasının açılışını gerçekleştirmiştir. Sea2See Eyewear ürünleri, dünyanın dört bir yanındaki önde gelen bağımsız optik perakendecilerde ve markanın temel felsefesine ve misyonuna kendini adamış zincir mağazalarda stoklanmaktadır. Sea2See Eyewear, Positano 02 isimli gözlüğü ile de İngiltere’de gerçekleştirilen 2020 Optician Awards’da ‘Yılın Çerçevesi’ ödülünü evine götürmeye hak kazanmıştır.

SEA2SEE 2021’DE
‘SEVDİĞİMİZİ
KORUYORUZ’ DİYOR

Sea2See Eyewear 2021 yılına yeni optik ve güneş gözlüğü koleksiyonunun reklam kampanyasını beğenilere sunarak devam ediyor. Yeni Sea2See kampanyasının fotoğraf çekimleri İspanya’nın Katalan sahilini süsleyen Akdeniz’in mavi sularında yapıldı. ‘Seastainable’ gözlük öncüsü Sea2See, okyanusları kurtarmak ve denizlerden atıkları çıkarmak için 2016 yılında ilk adımlarını attığı Katalan sahilinde çekimleri yapılan 2021 optik ve güneş gözlüğü modellerini içeren kampanyası ile DNA’sını birebir yansıtıyor. Sürdürülebilir değerlere adanmış ve optik endüstrisinde benzersiz bir yeniliğe imza atmış olan Sea2See, ekolojik ve sosyal bir çabanın parçası olarak toplanan geri dönüştürülmüş deniz atıklarından şık ve birinci sınıf kalitede gözlükler üretmeye devam ediyor. Sea2See’in 2021 koleksiyonu ve koleksiyona ait yeni kampanyası da, markanın olağanüstü bir güzelliğe sahip dünyamızı ve sevdiğimiz doğal hayatı koruma felsefesini güçlendirirken, gözlük severleri de bu felsefeyi gerçeğe dönüştürmede adeta iş birliğine davet ediyor.

Sea2See’nin 2021 sürdürülebilir çerçeveleri, zarafet ve estetik görünüm açısından yenilikçi olan ‘minyon’ kesim tasarımlarıyla dikkatleri üzerlerine çekiyor. Kadın ve erkeklere özel bu yeni ve şık tasarımlar, formları ve stilleriyle kullanıcılara kapsamlı seçenekler sunuyor. Hafiflikleri ve detaylarına gösterilen özenle beğeni toplayan modeller, rahatlık ve konfor vadediyor. Zamansız ve çağdaş renk kombinasyonlarına yer veren Sea2See 2021 gözlük koleksiyonu, doğadan ilham alan renk tonları ve renklere verdiği ‘dalgalanma efekti’ ile stil sahibi kullanıcıların ihtiyaçlarına ideal bir şekilde cevap veriyor.

Sea2See Eyewear’in 2021 optik ve güneş gözlüğü koleksiyonunda da diğer koleksiyonlarında olduğu gibi materyal olarak %100’ü okyanus ve denizlerden toplanan plastik atıklar kullanılmış ve tüm koleksiyon İtalya’da titizlikle üretilmiştir. Koleksiyonda kullanılan plastik atıklar UPSEA™ PLAST adı verilen biyo yakıtlarla yeniden kullanılabilir hammaddeye dönüştürülmüştür. Bu hammadde Cradle to Cradle ™ Gold sertifikalıdır ve gözlüklerdeki kaliteli bitişi; dayanıklılık, hafiflik ve kullanım kolaylığı ile birleştirerek benzersiz bir yeniliği temsil etmektedir.

Mayıs 2021

Raen Eyewear

raen eyewear

Hem Kaliforniyalı Hem Yenilikçi

Kaliforniya merkezli bağımsız gözlük markası Raen, bulunduğu geniş bölgenin kültürünü ilham aldığı modern klasik tasarımlarla birleştirerek el yapımı koleksiyonlarında incelikle sunuyor.

Kaliforniya sahillerinin sörfle geçen yaşam tarzını, klasikleşmiş ve zamansız estetik tasarım ögeleriyle buluşturan Amerika Birleşik Devletleri merkezli Raen Eyewear, son yıllarda küresel çapta da bilinir bir marka konumuna hızla geliyor. Raen ürünlerinin portföyünü keşfeden optisyenlerin sayısı gün geçtikçe çoğalırken, Raen kendine özgü tasarımlarını beğenilere sunmaya devam ediyor. Markanın Kurucu Ortağı ve Tasarım Direktörü Jordan Percy ile Raen Eyewear ve çıkardıkları yeni optik koleksiyonları üzerine yapılan röportajı sunuyoruz.

Markanız için Raen ismini seçmenizin özel bir nedeni var mı?
Raen’den önce marka oluşturma ve marka geliştirme üzerine çeşitli kesimlerden müşterilerimizle çalıştığımız bir işimiz vardı. Kendimize ait bir marka oluşturmaya karar verdiğimizde, biraz gizemli ve şifreli bir ismi olsun istedik. Tek hece olması, kısa ve hafızalarda kolay kalıyor olması da bizi karar sürecinde etkiledi. Ayrıca Kaliforniya’da kullanılan ve su ile bağlantısı olan bir sözcükten de esinlendik. Raen ismini böylece sıfırdan biz oluşturduk.

Marka oluşturma demişken bize Raen’in kuruluşundan ve arka plandaki önemli isimlerinden bahsedebilir misiniz?
Raen’i Justin Heit, Jeremy Heit ve ben 2009 yılında lanse ettik. Üçümüz birlikte tasarım konusundaki yaratıcı deneyimlerimiz ile sıfırdan marka oluşturma ve geliştirme kabiliyetlerimizi birleştirdik. Bazı müşterilerimiz için daha önceki yıllarda birkaç gözlük tasarımı yapmıştık ve bu da kendi markamızı konumlandırırken bize ilham kaynağı oldu.

Raen Eyewear’ı kurduğunuz dönemde pazara nasıl stiller sunmayı hedeflemiştiniz?
Kaliforniya merkezli markalar genellikle sörf ve yaşam stili üzerine olduklarından sundukları stiller de genellikle sportif ürünler üzerinedir. Bu sportif çerçevelerin çoğu ustalıktan ve gerçek kaliteden uzaktır. Biz bu piyasaya bir değişim getirmek istedik. Bağımsız bir gözlük markası olarak Raen hassasiyetle el hüneri ile yapılmış, kolay ulaşılabilir ve premium kalitede materyaller kullandığı gözlüklere odaklanmıştır. Her birinde Kaliforniyalı ruhtan vazgeçmeyen bir yandan da ‘modern klasik’ tasarım anlayışındaki gözlükleri hedefledik ve öyle de devam ediyoruz.

Bahsettiğiniz ruh, Raen’i tipik olduğu kadar orijinal da bir Kaliforniyalı yapmıyor mu?
Raen şimdilerde küresel bir gözlük markasına dönüşse de evimiz olan Kaliforniya’nın koleksiyonlarımıza etkisini yadsıyamayız. Bu konunun kim olup olmadığımızla yakından alakalı olduğunu düşünüyorum. Bizi Kaliforniya, Sörf, El Yapımı, Bağımsız ve Moda sözcükleriyle tanımlayabiliriz. Biz rahat, ilham veren, pozitif, maceraperest ve belli noktalarda da sofistike bir markayız. Kaliforniya hem coğrafi hem de kültürel olarak çok geniş bir eyalet. Bu sebeple bizi sadece ‘Kaliforniyalı’ bir marka olarak etiketlemek yanlış olur.

Bildiğimiz kadarıyla gözlük tasarımı konusunda teknik bir eğitiminiz yok. Raen gibi büyüyen bir markanın Tasarım Direktörü olmak konusunda neler söylemek istersiniz?
Gözlük dünyasının içine bir anda çekildim. Her zaman bir gözlük düşkünlüğüm vardı. Özellikle güneş gözlükleri biriktirdim ancak gözlük tasarımı ya da endüstriyel tasarım süreçleriyle ilgili herhangi teknik bir eğitim almadım. Önce gözlerin en önemlisi de yaratıcı zihinlerin eğitilebileceğine inanan bir Grafik Tasarımcıyım aslında. Grafik Tasarım konusundaki deneyim ve bilgilerimi tasarım odaklı herhangi bir ürün veya kategoriye adapte edebileceğime inanıyordum ve Raen’de de özellikle başlardaki çok sıkı bir çalışma ve gözlem sürecimle en önemlisi de gözlüklere olan tutkumla bunu başardığıma inanıyorum.

Gözlük tasarımlarının doğası gereği sınırları var diyebiliriz. Size tasarımın en çok heyecan veren yanı nedir?
İşte tam olarak da o sınırlılık hali heyecan veriyor! Sonuçta bu milimetrelerle oynanan bir oyun. Öyle bir ürün serisi hazırlamanız gerekiyor ki çok farklı yüz tiplerine uyum sağlayabilmenin yanında farklı şekillere, ölçülere vb. sahip olmalı. Gözlük tasarımı büyük bir geometrik bulmaca gibi.

Peki Raen ve optik gözlükler arasındaki bağ nasıl kuruldu?
Biz güneş gözlüğü markası olarak başlasak da zaman içerisinde evrimleşerek tam bir gözlük şirketine dönüştük. Şu anda optik gözlüklerimiz de güneş gözlüklerimizle eşit koleksiyon sayısına ve satış payına sahip. Gözlükler konusunda çok fazla büyüme potansiyelimiz olduğunun farkındayız bu sebeple optik gözlüklere de eşit ağırlığı veriyoruz.

Raen gözlük tasarımlarına hangi müşteri kitlesi daha çok rağbet gösteriyor?Müşterilerimizin çoğunluğu yaşamlarında biraz Kaliforniya’nın güneş ışıklarını görmek istiyorlar. Hedef kitlemiz genç kariyer sahibi insanlardan, yaratıcılık içeren işlerle uğraşanlardan ve öğrencilerden oluşuyor. Tüm bu insanlar vintage stiller yerine üzerinde uzmanlaştığımız modernize edilmiş klasikleri istiyor.

Özellikle çalışmayı tercih ettiğiniz materyaller hangileridir?
Biz asetat ile çalışmayı çok seviyoruz. Asetattan üretilmiş bir gözlüğü elime aldığımdaki kucaklayıcı sıcaklık hissini seviyorum. Enjekte edilmiş plastikler ve metaller bana soğuk geliyor. Bu sebeple başlangıç günlerimizden itibaren sektördeki yerimizi asetat konusunda uzmanlaşarak konumlandırmak istedik. Raen olarak asetatdan kalıcı olarak vazgeçeceğimizi hiç zannetmiyorum.

Peki diğer materyaller ile de çalışıyor musunuz?
Diğer materyallere de yer vermeye yakın zamanda başladık. Çünkü yerinde sayan, gelişmeyen bir marka olmak DNA’mıza aykırı. Henüz birkaç yıl öncesinde ilk metal çerçevelerimizi beğenilere sunduk. Şimdi de ilk titanyumdan üretilmiş optik gözlük koleksiyonumuzu piyasaya sunduk. Dikkatli ve ufak adımlarla evrimleşmeye devam ediyoruz.

Neden bu dikkatli yaklaşım içerisindesiniz?
Doğru olanı yapmak istiyoruz. Yeni materyallerle çalışacaksak onların test aşamalarını, piyasalardan nasıl reaksiyonlar aldıklarını sezon sezon titizlikle inceleyip karar vermeyi tercih ediyoruz. Avrupa pazarına Sonbahar sezonda sunduğumuz Titanyum koleksiyonumuza harika satış sonuçlarıyla çok olumlu dönüşler aldık ve şimdi bu koleksiyondan yola çıkarak ürün yelpazemizi genişletmek bize büyük heyecan verecek.

Raen gözlükleri tamamen el yapımı. Bugünün gözlük üretim şartlarında el yapımı epey azaldı. Görüşlerinizi öğrenebilir miyiz?
Sektörde daha fazla makineleşmenin olduğu doğrudur ve gözlük üretimi titiz bir ustalıkla yapılmayı gerektirir. Örneğin günümüzde başlangıç ön yüzey kesimleri ve saplar CNC adı verilen yazılım yüklü bilgisayarlarla yapılırken, geçmişte bu kesim jig diye adlandırılan aletle yapılabiliyordu. Fakat bir gözlük elde cilalanma, elde form verme ve kalıba sokulma ve asetat kısımları takılabilecek şekilde elle düzleştirerek iyi yapılmış bir gözlük halini alır. Hatta 3 boyutlu bir sanat çalışmasına dönüşebilir.

Titanyum koleksiyonunuz optisyenler ve müşterileriniz tarafından sabırsızlıkla bekleniyordu. Koleksiyon ile ilgili neler söylemek istersiniz?
Yeni Titanyum koleksiyonumuzla ilgili olarak gerçekten çok heyecanlıyız. Demin de belirttiğim gibi koleksiyonumuzu ilk olarak 2020 Sonbahar/Kış sezonu için Avrupa piyasasına sürdük. Koleksiyonumuzu 2021 İlkbahar/Yaz sezonu için ise evimize yani Amerika Birleşik Devletleri’ne getirdik. Bu sezonki serimizi Sonbahar serimize yeni stiller ekleyerek genişlettik. Aynı zamanda güneş gözlüğü koleksiyonumuzu da 2021 İlkbahar/Yaz sezonu için genişlettik.

Markanıza ait koleksiyonları öncelikle moda butiklerinde mi yoksa optik mağazalarda mı görmeyi tercih edersiniz?
Sörf ve yaşam stili mağazalarında da yer alarak başladık. Fakat geçtiğimiz 5 ila 6 yıl boyunca diğer gözlük markalarıyla yarışabilecek kadar büyüdük. Örneğin optik gözlüklerimiz optik mağazalarda ciddi şekilde yer edinmeye başladı. Bu durum güneş gözlüklerimiz için de geçerli. Özetle moda butikleri kanalı bizim öncelikle odaklandığımız noktalar değil.

Son olarak optik mağazalara neden özellikle ağırlık verdiğinizden söz edebilir misiniz?
Ağırlıklı şekilde bağımsız optik mağazalara ağırlık veriyoruz çünkü biz bağımsız optisyenleri büyük optik zincirlerden ayırabilecek alternatif bir markayız. Doğal olarak optik mağazalar optik gözlüklerin ve güneş gözlüklerinin belirli noktalar ve ürünlerimizi piyasaya sunabilmek bizim için önceliklidir.

Kaynak: Spectr

Mayıs 2021

Elegance By Yedi Optik

ELEGANCE BY YEDİ OPTİK

Her Şey Bir Hayalle Başlar

Her yıl tüm optik sektöründeki meslektaşlarımızın ihtiyaçlarını karşıladığı gibi yeni trendleri takip etmemize olanak sağladığından, Silmo İstanbul’un sektörümüz açısından çok etkili bir platform olduğunu düşünüyorum.

Merhaba Mine Hanım… Kendinizi okurlarımıza tanıtıp, optik sektörüne girmeye nasıl karar verdiğinizden bahsedebilir misiniz?
Merhaba, ben Mine Aygün Subaş. Bakırköy doğumluyum. Bakırköy Sağlık Meslek Lisesi’ni hemşire olarak bitirdikten sonra, Haliç Üniversitesi İlk ve Acil Yardım bölümünden mezun oldum. Optik mağazamızın yanı sıra, özel bir şirkette eğitim hemşiresi olarak çalışıyorum. Optik sektörüne girişimiz, bu sektöre hizmet veren birçok meslektaşımızdan biraz farklı oldu. Yedi Optik aslında farklı sektörlerde hizmet veren Yedi Group şirketinin en yeni üyesidir. Kuruluş amacı ise diğer şirketlerimizden ayrı olarak sadece kadın girişimciyi desteklemek ve kadınların her sektörde olduğu gibi optik sektöründe de aslında ne denli güçlü olabildiklerini kanıtlamaktır.

Bir kadın girişimci olarak farklı bir sektöre geçme sürecinde neler hissettiniz ve yaşadınız?
Hayalimiz olduğu için çok heyecanlı, ilk deneyimimiz olduğu için biraz endişeli, kadın girişimci olduğumuz ve kadın istihdamına az da olsa katkıda bulunacağımız için çok mutluyuz.

Elegance By Yedi Optik’i geçtiğimiz Temmuz ayında açtınız. Öncelikle hayırlı olsun. Mağazanızın kuruluş hikayesini okurlarımızla paylaşabilir misiniz?Evet, mağazamızı pandemi ile hepimizin çok yeni tanıştığı fakat bizleri nelerin beklediğini çok az da olsa tahmin ettiğimiz bir dönemde açtık. Bu süreç içerisinde çok fazla zorlukla başa çıkmamız gerektiğini biliyorduk ve öyle de oldu. Fakat bahsettiğim üzere kadınların ne kadar güçlü ve ayakları üzerinde durabileceğinin de aslında çok büyük bir örneği oldu. Tüm tasarım ve öyküsünü ablam ile hazırladığımız, çizimlerini kara kalem ile yaptığımız ve inşa sürecinde birlikte çalıştığımız, çok sevdiğimiz ve hayallerimizi gerçekleştirdiğimiz mağazamızı oluşturduk.

Mağazanız ile yansıtmak istediğiniz sektörel bakış açınızdan ve misyonunuzdan bahsedebilir misiniz?
Kadın girişimci ve bir sağlıkçı olarak kalıpları yıkıp daha yenilikçi daha modern ve kişinin kendini bulduğu, kendine yakışanı ve sağlık açısından da sorularının yanıtlandığı bir optik mağazası olmak her zaman öncelikli hedefimizdir. İnsan ilişkilerinde, dinlemek ve hissederek anlamak mesleğimin bana en büyük kazancı olmuştur ve bu yüzden mağazamızı ziyaret eden misafirlerimizin isteklerini en kısa sürede karşılayıp memnuniyetlerini sağlamak ve memnuniyetle onlara hizmet veriyor olmak birinci önceliğimizdir.

Elegance By Yedi Optik’in lokasyonu için cadde üzeri yerine AVM tercih etmenizin sebepleri nelerdir?
Öncelikle cadde mağazalarının çok daha geleneksel olmasının optik sektörü için güzel ve yeri doldurulamaz bir girişim olduğunu düşünüyoruz. Çünkü hemen hemen herkesin cadde üzerinde konumlandırılmış yıllarca müdavimi olduğu mutlaka bir optik mağaza tercihi bulunmaktadır. Fakat Yedi Optik olarak önceliğimiz bu kültürü AVM’ler içeresinde de hayata geçirmeyi sağlamaktır. Bir diğer sebep ise bir tek mağaza ile hayatımızı devam ettiriyor olmak değil şubeleşmek için yeterli ivmeyi kazanıyor olmaktır. 

Mağazanızda bulundurduğunuz ürün segmentleri ve markalar hakkında bizleri bilgilendirir misiniz? Bu konuda özellikle özen gösterdiğiniz bir yaklaşımız bulunuyor mu?
Mağazamızda dünyaca ünlü ve bilinirliği yüksek birçok markaya ulaşabilirsiniz, fakat bu konudaki yaklaşımımız bir segment mağazası oluşturmak değil, her misafirimizin rahatlıkla kendine yakışını bütçesine uygun fiyatlar ile satın alabilmesine fırsat veriyor olmaktır.

Covid-19 pandemisi sürecinde AVM’ler mağazacılık için dezavantajlı olabildi. Siz bu dönemi yeni bir optik mağaza olarak nasıl geçirdiniz?
Maalesef pandemi süreci sadece optik sektörü için değil birçok sektör için çok olumsuz bir yıl geçirmemize sebep oldu. Aslında birçok yönden olumsuz etkilerinin birkaç yıl boyunca daha süreceğini ön görebiliyoruz ve bizim için de oldukça yorucu geçtiğini söyleyebiliriz. Fakat hem müşterilerimiz hem de çalışanlarımız için tüm standartlarımızı korumaya fazlası ile özen gösterip bunu başarabildiğimizi düşünüyoruz.

Özellikle kısıtlamaların olduğu dönemde mağazanızda satışlarınızı güçlendirmek için ne gibi çalışmalar yaptınız?
Kısıtlamaların başlaması ile maalesef çok kısa bir süre mağazamızda hizmet veriyor olabildik.  Bu süreç içeresinde AVM trafiği sayılarında %70’e yakın bir düşüş gözüktü. Bununla birlikte bir eylem planı oluşturarak birçok kurum ile anlaşma sağladık. Şirket bünyeleri içerisinde çalışanlarına özel kampanyalar düzenleyerek mağazamızda ve ticaret sitemizde ağırlama fırsatı bulduk.

Mağazanızda yaptığınız yenilik ve kampanyalardan müşterilerinizi nasıl haberdar ediyorsunuz?
Mağazamızda yapmış olduğumuz tüm etkinlik ve kampanyalarımızı birçok kanal ile müşterilerimizi bildiriyor ve bir etkileşim yaratabiliyoruz. Özellikle sosyal medya tercih ettiğimiz en etkili iletişim kanalları arasında yer alıyor.

Elegance by Yedi Optik’i diğer optik mağazalardan ayıran en önemli farklılıkları nelerdir?
Daha önce de belirttiğim gibi tamamen kadın girişimcilerin emeklerini ve hayallerini birleştirme çabasıyla oluşturulmuş bir mağaza olmasından ötürü diğerlerinden ayrıştığımızı düşünüyoruz. Hedeflerimiz ve hayallerimiz büyük ve bu hedefleri gerçekleştirmek için elimizden geleni tamamen yapıyor olacağız. Şubeleşip her misafirimize hitap eden seviyeye ulaşabiliyor olmak ise en büyük hedefimizdir. Yüksek kar marjları hedeflemeden misafirlerimizin kendi evlerinde gibi hissedecekleri mağazalar oluşturup, sosyal sorumluluk projelerine destek sağlayabildiğimiz “iyilik mağazaları” mottosu ile hayatını devam ettiren bir yapı kuruyor olmanın ise en önemli farklılığımız olacağına inanıyoruz.

Yeni kurulan mağazanız ve sunacağı hizmetler açısından yakın gelecek için ne gibi hedef ve planlarınız var?
Yedi optik çok yeni ve zor bir dönemde dünyaya geldi. Pandemi öncesi hayalini kurduğumuz birçok projemiz vardı fakat bir süre daha bizimle kalmaları şu an için belki de en doğrusu, sağlıkla kucaklaşacağımız ve rahatlıkla bir araya gelebileceğimiz dönemde ise bunları sizinle paylaşıyor olmak çok daha keyifli olacaktır. Fakat çok değerli bir planımızı da okurlarınızla keyifle paylaşmak isterim. Aslında kadın ve kadın girişimci olmanın farklı açılara da kendini adapte edebilmesi ve grup şirketimizin en büyük destekçimiz olması bizi daha da çok cesaretlendiriyor. Bu proje kar marjını çok fazla düşünmeden kazancının bir kısmını sosyal sorumluluk projelerine adamış ve entegre olmaya hazırlanan bir yapı oluşturuyoruz. Kadın girişimcilerin kurmuş olduğu ‘iyilik mağazaları’ zinciri ile bir ilk olmak en yakın gelecekteki planlarımız arasında yer alıyor.

Türkiye optik mağazacılığın bugünü ve yakın geleceğini nasıl değerlendirirsiniz?
Aslında çok değerli, hepimizin müdavimi olduğu ve ailenin bir parçası olan optikçi büyüklerimizin içerisinde yer aldığı optik sektörü mutlaka bundan önce olduğu gibi bundan sonrada sapa sağlam ayakta durmaya devam edecektir. Bugünkü sistemleri, yenilikleri ve zorlukları görüyoruz, yakın gelecekte ise daha çok e-ticaretin artması ile birlikte birçok insanın rahatlıkla ulaşabileceği trendlerin ve fiyat politikaların tercihlerde ve alımlarda çok daha etkili olacağı bir döneme gireceğimizden şüphem yok.

2021 İlkbahar/Yaz sezonu için optik ve güneş gözlüklerindeki trendlerden ipuçları verebilir misiniz?
2021 yılı içeresinde keskin hatlı ve ayna formlu gözlük tercihleri ön planda olacaktır. Birkaç sezondur bizlerle birlikte olan Retro ve kedi gözü modasının da çok etkili olacağını ön görüyoruz. Daha çok renkli ve beyaz çerçeve ile yüzü kaplayan büyük çerçevelerin ise dikkatleri üzerine çekeceklerini düşünüyorum.

Sektörel tüm yenilikleri, gelişimleri takip edebileceğiniz Uluslararası Silmo İstanbul Fuarı hakkındaki düşünceleriniz nelerdir?
Silmo İstanbul Optik Fuarı, her yıl tüm optik sektöründeki meslektaşlarımızın ihtiyaçlarını karşıladığı gibi yeni trendleri takip etmemize olanak sağladığından, fuarın sektörümüz açısından çok etkili bir platform olduğunu düşünüyorum.

Optik sektörüne 14 yıldır hizmet eden dergimiz ‘4 your eyes’ ile ilgili görüşleriniz nelerdir?
Sektöre giriş yapmayı düşündüğümüzden itibaren ilgiliyle takip ediyoruz. Optik sektörünün en önde gelen dergilerinden biri. Sektörle ilgili birçok haber, yeni trendlerden haberdar olmamızı sağlıyor. Emeği geçen tüm ‘4 your eyes’ ailesine teşekkür ederim.

Nisan 2021

Altra Optik

ALTRA OPTİK

Kusursuz Müşteri Deneyimi

Tüm katılımcı ve ziyaretçilere kendilerini geliştirmeleri ve güncellemeleri için imkan sağlayan Silmo İstanbul’un her geçen yıl daha da başarılı olmasını diliyorum.

Merhaba Celal Bey… Kendinizi okurlarımıza tanıtıp, Altra Optik’te devam eden kariyer hikayenizden bahsedebilir misiniz?
Merhaba… Profesyonel iş yaşantım hızlı tüketim ürünleri sektöründe başladı. Farklı sektörlerde faaliyet gösteren öncü firmaların satış, pazarlama departmanlarında çeşitli pozisyonlarda görev yaptım. Optik sektörü ile buluşmam ise 2009 yılında çok uluslu bir firma olan PPG şirketinde, Transitions Optical’ın Ürün Sorumlusu olarak görev yapmaya başlamamla beraber oldu. Sonrasında yine aynı firmada Kilit Müşteriler Müdürü olarak kariyerime devam ettim. 2014 yılından sonra ise iki seneye yakın bir süre Essilor Group Eğitim Müdürü olarak çalıştım. Aralık 2015 tarihinden bu yana ise Shamir Optical Industry’nin Türkiye’deki şirketi Altra Optik’in Türkiye Satış Müdürü olarak görev yapıyorum.

Shamir’in Türkiye iştirakı olarak, Türkiye’deki faaliyetlerinizden bahsedebilir misiniz?
Shamir Optical Industry, 1972 yılından bu yana optik cam tasarım, üretim ve pazarlaması alanlarında 23 ülkede faaliyet gösteren; öncü ve lider çok uluslu bir firmadır. Altra Optik ise Shamir Optical Industry’nin Türkiye’deki iştirakidir ve 2005 yılından bu yana Shamir’in Avrupa’daki optik laboratuvarlarından birisi olarak faaliyet göstermektedir. İstanbul Tuzla Organize Sanayi Bölgesi’nde yer alan ve %100 dijital üretim yaptığımız modern optik laboratuvarımızda Shamir’in güçlü AR-GE altyapısı ve yüksek teknoloji ile geliştirdiği ürünlerimizi imal ediyor ve iş ortağımız olan optik mağazalar aracılığı ile gözlük kullanıcılarına ulaştırıyoruz. Hedefimiz gözlük camı kullanıcılarının çeşitli görüş ihtiyaçlarını karşılamak ve kalitesini artırmak; buna bağlı olarak hayat kalitelerini en üst seviyeye taşımaktır. İş ortağımız olan optik mağazalara yönelik hedefimiz ise hızlı, kesintisiz ve tam memnuniyet ilkesine dayalı çözüm odaklı hizmet sunmaktır.

Çalışma ilkeleriniz ve sizi öne çıkaran özellikleriniz nelerdir?
Altra Optik olarak bir optik mağazanın tüm ihtiyaçlarını karşılayacak ürün yelpazesi ve hizmet kabiliyetine sahibiz. Amacımız hem gözlük kullanıcıları için hem de optik mağazalar için ‘Kusursuz müşteri deneyimi’ oluşturmaktır. Shamir’in 4 ana çalışma ilkesi bize bu amacımıza ulaşmak için ışık tutuyor: Bu ilkelerden ilki ‘İnovasyon’; Shamir’in AR-GE alt yapısı sayesinde pazara devrim niteliğinde ürünler sunuyoruz. İkinci ilke ise ‘En iyi olma hedefi’dir. Bu bağlamda öğrenmekten ve kendimizi geliştirmekten asla vazgeçmiyoruz. Üstün kaliteli ürünlerle mutlu müşteri deneyimi sağlıyoruz. Vizyonumuzu, teknoloji ile birleştirerek iş ortaklarımız ve kullanıcılar için elimizden gelenin en iyisini gerçekleştirmeyi hedefliyoruz. Üçüncü olarak ‘Üstün hizmet kalitesi’ ilkesi büyük önem taşımaktadır. Bu amaçla iş ortaklarımızı dinliyor ve isteklerinizi anlıyoruz. Bu sayede işlerinin ihtiyaçlarına göre daha iyi hizmet verebiliyoruz. Son olarak ise değişen kullanıcı ihtiyaçları ve esnek pazar şartlarına tam ve hızlı cevap vermemizi sağlayan ‘Çeviklik’ ilkesinden ödün vermemekteyiz.

Shamir; aldığı ödüllerle, teknolojik ve inovatif açıdan dünyanın lider firmalarından biri. Kullandığınız bu yüksek teknolojilerden ve genel özelliklerinden söz edebilir misiniz?
1972 yılında bifokal gözlük camı üreticisi olarak çalışmalarına başlayan Shamir, 1979 yılından bu yana özellikle progressive gözlük camı tasarımlarını geliştirmek üzere yoğun AR-GE yatırımları yapmıştır. Bugün Shamir, kendi bünyesinde 20’den fazla cam tasarımını barındıran, kişiselleştirilmiş gözlük camları tasarlayan, bu tasarımları son kullanıcılar ile buluşturmak için yazılım programları geliştiren sektörünün önde gelen teknoloji firmalarından birisi olmuştur.  Öncü tasarım teknolojilerimiz Eye-Point Technology III®, Natural Posture™, IntelliCorridor™, As-Worn Quadro™ ve Close-Up™ ‘tan faydalanarak üreten ve progressive camda ‘Yepyeni Bir Görüş Deneyimi’ sunan Shamir Autograph III™; farklı yaşam şekilleri ve görüş ihtiyaçlarına çözüm sunan progressive camlarımız Shamir Autograph InTouch™, Shamir Urban™ ve kişiye özel bifokal camımız Shamir Duo™; çocuklara özel progressive gözlük camlarımız Shamir Cool™; mesleki – ofis gözlük camlarımız Shamir Computer™ & Shamir Workspace™, kişiye özel tek odaklı camlarda Smart ürün ailelerimizle; her zaman en iyiyi arayan müşterilerimize hizmet sunmanın mutluluğunu yaşıyoruz.

Bizi heyecanlandıran en önemli gelişmelerden birisi de; yapay zeka teknolojisiyle tasarlanan ilk ve tek progressive gözlük camı dizaynı olan Shamir Autograph Intelligence™’ı dünyadaki tüm Shamir üretim tesisleriyle aynı anda 2019 yılında Türkiye’de de üretime başlamamız oldu. Artık her adisyon için farklı bir dizayn tasarlayan yapay zeka teknolojisi sayesinde kullanıcıların yaşam tarzlarına uygun progressive camlar üretebiliyoruz. Shamir Autograph Intelligence™, tanıtım ve üretimine başladığımız günden bu yana İngiltere, Portekiz ve İspanya’da ‘En İyi Gözlük Camı’ kategorisinde birincilik ödüllerine layık görüldü. Biz de Altra Optik–Shamir Türkiye ekibi olarak bu benzersiz ve yenilikçi ürünü kullanıcılar ile buluşturmanın heyecanı ve gururunu yaşıyoruz. Sadece bir bölümünü saydığım ürünlerimizi geniş hammadde seçeneklerimiz ve premium gözlük camı kaplama çeşitlerimiz ile zenginleştiriyoruz.

Shamir progressive ve tek odaklı cam tasarımlarının yanında özel cam hammaddeleri ile de öne çıkıyor. Bizimle bu hammaddelerden Shamir Blue Zero™ ile ilgili bilgilendirebilir misiniz?
Shamir Blue Zero™ zararlı mavi ışıktan gözlerimizi korumak için tasarlanmış gözlük camı hammaddesidir. Bildiğiniz gibi zararlı mavi ışığa uzun süre maruz kalmak kısa vadede göz yorgunluğu, göz kuruması, görsel kontrast azalması ve baş ağrılarına yol açabilir. Uzun vadede ise maküla dejenerasyonuna yol açabilir ve retina rahatsızlıkları riskini artırır. Çocukların göz içi mercekleri daha şeffaf olduğu için gözleri daha savunmasızdır. TV ekranları, tablet, bilgisayar ve akıllı telefonların mavi ışığından daha fazla etkilenirler. Benzersiz bir polimer yapıya sahip Shamir Blue Zero™ gözlük camları berraktır ve mavi ışığın zararlı etkilerini ortadan kaldırmaktadır. Ayrıca zararlı UVA ve UVB ışınlarını da etkin bir şekilde engeller. Sadece reçeteli gözlük kullanıcıları için değil numarasız gözlük kullanıcıları için de son derece uygundur. Evden çalışma ve uzaktan eğitim ile artan dijital cihaz kullanımına karşı göz sağlığının korunması için Shamir Blue Zero™ ideal bir çözüm olacaktır.

Shamir olarak cam kaplamalarında da yeni ürünlere imza atıyorsunuz. Son olarak 2020 yılında üretmeye başladığınız Shamir Glacier + UV IR™ kaplamanız ve bu kaplamanın son kullanıcıya faydalarından bahsedebilir misiniz?
Güneş ışınları yaşamımız için vazgeçilmez ancak tamamının faydalı olmadığını biliyoruz.  Gözlerimizi yalnızca güneşin UV ışınlarından değil, diğer zararlı ışınlardan da korumamız gerekiyor. Güneş ışığından gelen kızılötesi ışınlar gözlerimize zarar verebilir. Shamir’in geliştirdiği Shamir Glacier + UV IR™ gözlük camı kaplaması gözleri kızılötesi ışınlara karşı koruyarak göze ulaşan kızılötesi ışın miktarını önemli ölçüde azaltır. Kızılötesi ışınlar göz içerisinde fototermal etkiye sahiptir ve ısıya dönüşür. Yapılan araştırmalar kızılötesi ışınların göze sadece termal hasar vermekle kalmayacağını, aynı zamanda UV ışınlarının bilinen etkilerini de artırabileceğini göstermektedir. Shamir Glacier + UV IR™ kızılötesi radyasyonu filtreleyerek standart gözlük camlarına kıyasla 3 kata kadar daha fazla koruma sağlar ve göz sağlığını korumaya yardımcı olur. Tüm hammadde ve indekslerde uygulayabildiğimiz bu kaplamamızın, UV ışınlarını kesen hammaddelerle kullanılmasını öneriyoruz.

Altra Optik olarak pandemi sürecinde ticari faaliyetlerinizi nasıl yönettiniz? Pandemi süreci hepimiz için belirsizliklerle dolu, endişeli bir süreç oldu ve maalesef hala devam ediyor. Öncelikle çalışma arkadaşlarımızın sağlığını korumak için gerekli önlemleri aldık ve hala bu önlemleri sıkı şekilde uygulamaya devam ediyoruz. Ofis ve üretim departmanlarımızı gruplara bölerek birbirleriyle teması olan insan sayımızı azalttık ve uzaktan çalışma modelini uygulamaya aldık. Bir diğer önemli uygulamamız da dijitalleşme oldu; bu dönemde iş ortaklarımız için pandemi dönemine özel, bu süreci daha etkin yönetebilmeleri ve işlerini geliştirebilmelerine yönelik seminerler hazırlayarak video konferans yönetimiyle toplantılar düzenledik. Aynı zamanda, iç eğitimlerimizi dijital olarak sürdürerek ‘Hibrit Satış Metodolojisi’ uygulamasına başladık. Sanal mağaza ziyaretleri gerçekleştirdik ve gerçekleştirmeye devam ediyoruz. Pandemi dönemi tüm ticari faaliyetlerimizi gözden geçirerek, yeni şartlara ve oluşan ihtiyaçlara göre iş yapış şeklimizi yenilediğimiz bir süreç oldu.

Sosyal sorumluluk projelerinde yer alan öncü firmalardansınız. Ne tür projelerde yer alıyorsunuz?
Genel olarak göz sağlığı konusunda farkındalığı artıracak ve topluma faydalı olabilecek projeleri elimizden geldiğince gerçekleştirmeye ve desteklemeye çalışıyoruz. Pandemi döneminin başında, sağlık çalışanlarımızın zorlu mücadelesine destek olmak ve minnettarlığımızı göstermek amacıyla bir proje gerçekleştirdik. 8 Mayıs 2020 tarihinde maske kullanımı ile camın yüzeyinde oluşan buğuyu önleyen Anti-Fog kaplamalı Shamir Eyres markalı medikal güvenlik gözlüklerimizi İstanbul Üniversitesi Cerrahpaşa Tıp Fakültesi’nde görev yapan sağlık çalışanlarına ulaştırdık. Ayrıca dünya çapında körlük ve görme bozukluğuna dikkat çekmek amacıyla her yıl Ekim ayının ikinci haftasında gerçekleştirilen Dünya Görme Günü etkinliğini geçtiğimiz yıl ‘Göz kontrolünüzü yaptırın, hayata odaklanın’ projesi kapsamında; Kartal’da bulunan Yakacık Hatice Abbas Halim Sevgi Evleri Çocuk Yuvası’nda düzenledik. Çocukların gözlük ihtiyaçlarını karşılayarak bizleri çok mutlu eden bir sosyal sorumluluk projesine imza attık. Bu projemizin ilerleyen dönemlerde süreklilik kazanması için çalışmalarımızı sürdüreceğiz.

Altra Optik olarak 2021 yılı optik sektörü ile ilgili öngörüleriniz nelerdir?İçerisinde bulunduğumuz dönem hem ekonomik hem de psikolojik olarak hepimiz için çok zor geçse de bizler sağlık sektörünün bir parçasıyız ve gözlük kullanıcılarının ihtiyaçlarının artarak devam edeceğini düşünüyoruz. Bu dönemde evden çalışma, uzaktan öğretim ve buna bağlı olarak dijital cihaz kullanımının artışıyla gözlük kullanım oranında bir artış söz konusu oldu. Özellikle dijital cihazların yoğun kullanımı ile ortaya çıkan göz yorgunluğuna karşı zararlı mavi ışığı engelleyen gözlük camlarına olan talebin arttığını gözlemledik. Yurt dışı merkez ofisimizle yaptığımız görüşmeler ve aldığımız bilgileri de değerlendirecek olursak, 2021 yılının geri kalan kısmı ve sonraki yıllarda da gözlük kullanımının artacağını optik sektörü için güzel bir dönem olacağını öngörüyoruz.

Bu yıl 18-21 Kasım tarihleri arasında sekizincisi gerçekleştirilecek olan Silmo İstanbul Optik Fuarı hakkındaki değerlendirmeleriniz nelerdir?
Silmo İstanbul optik sektörünün tamamının bir araya geldiği tek fuar olduğu için çok değerli ve önemli bir organizasyon. Tüm katılımcı ve ziyaretçilere kendilerini geliştirmeleri ve güncellemeleri için imkan sağlayan bu organizasyonun her geçen yıl daha da başarılı olmasını diliyorum.

Optik sektörüne hizmet veren dergimiz ‘4 your eyes’ ile ilgili yorumlarınız nelerdir?
4 your eyes dergisi uzun yıllardır takip ettiğim, kaliteli içeriği ile sektörün nabzını tutan ve gelişimine katkıda bulunan en önemli yayınlardan birisidir. Başarılarınızın artarak devamını diliyorum.

Nisan 2021