Göz siniri hasarlarına dikkat!

Göz sinirlerinde glokom, bağışıklık sistemi hastalıklarına bağlı enfeksiyonlar, fiziksel travmalar gibi birçok sebebe bağlı olarak hasarlar ve zedelenmeler oluşabilir.

Oluşan bu göz siniri hasarları görme kusurları ve ileri seviyelerde görme kayıplarına kadar yol açabilmektedir.
Göz sinirlerinde oluşan hasarlar bazı belirtilerle anlaşılabilmektedir, bu belirtiler arasında; görme bulanıklığı, görmede netlik kaybı, bakılan nesnelerdeki renklerin soluk ve cansız görünmesi, renklerin tam anlaşılamaması, görüşte kısıtlanmalar, bakılan bazı noktalarda karanlık noktaların belirmesi ve anlaşılamaması, gözde seğirme, göz kaslarında zayıflık veya tek gözde küçülmeler gibi durumlar gözlenmesi ve göz ağrıları ve baş ağrılarının eş zamanlı gözlenmesi birbirini tetiklemesi durumu sayılabilir. Bu ve benzer belirtileri gözlemlemeniz durumunda hastanede göz doktoruna başvurmanız önemlidir. Uzman doktor görme testleri ve göz muayeneleri ile doğru teşhisi koyup uygun tedavi seçeneğini uygulayacaktır.

Ocak 2024

Gözleri çok ovuşturmak risk yaratıyor

Göz sağlığındaki herhangi bir problem yaşam kalitesini doğrudan etkiliyor.

Gözleri normalin üzerinde ovuşturmak da göz sağlığını negatif yönde etkileyen davranışlardan biri. Uzmanlar ise gözlerini çok sık ovuşturan kişilerin bu eyleminin çeşitli rahatsızlıklara sebep olabileceği konusunda uyarıyor.
Keratokunus Oluşabiliyor
Gözlerini çok ovuşturan kişiler görme bozukluğuna neden olan keratokonus hastalığı açısından risk grubunda yer alıyor. 15 – 25 yaş aralığı gibi bir dönemde başlayan hastalığın erken dönemde fark edilmesi güç olabiliyor. Keratokonus hastalığında gözün en önünde yer alan saydam retina tabakasında sivrilme ve incelme oluyor. Bu sivrilme ve incelme ilerleyicidir ve görmenin giderek kötüleşmesine sebep olur. Yaygınlık açısından 2 bin kişide bir rastlanır. Nedeni tam olarak bilinmeyen keratokunus 35’li 40’lı yaşlara kadar ilerleyerek duruyor. Keratokonuslu kişiler genellikle alerjik göz yapısında insanlardır ve küçüklükten beri sürekli göz ovuşturma hikayesi vardır. Bu sebeple erken yaşlarda başlayan göz ovuşturma eylemine karşı dikkatli olunması gerekir ve düzenli olarak göz muayenesi yaptırmaya özen gösterilmelidir.

Ocak 2024

Soho Optik

SOHO OPTİK

Teknoloji ve Moda Bir Arada

“Silmo İstanbul gibi fuarların sektördeki gelişmeleri takip etmek ve yeni iş bağlantıları kurmak için çok önemli olduğunu düşünüyorum.”

Merhaba Barkın Bey. Öncelikle kendinizi biraz tanıtarak, optik sektörüne giriş hikayenizi paylaşabilir misiniz?
Merhaba, 2002 İstanbul doğumluyum. İlk ve orta öğrenimimi Sev Özel Amerikan Koleji’nde, lise eğitimimi Saint Joseph Lisesi’nde tamamladım. Şu anda Özyeğin Üniversitesi’nde Makina ve İnşaat çift ana dal ayrıca Işık Üniversitesi’nde de Optisyenlik okuyorum. Küçük yaşlardan beri kendi işini kurmak isteyen biri olarak sektörleri inceledim. Kontakt lenslerin, lazer ameliyatlarının, göz içi lens ameliyatlarının ve hele hele akıllı lens ile yapılan göz içi ameliyatlarının optik sektöründe talebi ciddi şekilde azalttığını, insanlık tarihinde gözlerimizi en yoğun kullanma döneminde olduğumuzu, teknolojinin ilerlemesi ile teleskopik camların, prizmatik camların, mavi ışık blokajlı bilgisayar karşısında kullanılan camların uygulama alanına çok daha fazla girdiğini ve gireceğini, küresel ısınmadan dolayı da güneş gözlüğü ihtiyaçlarının artmakta olduğunu tespit ettim. Makina Mühendisliği ve Optisyenlik yönümü birleştirerek, bu yeni dönemde çok nitelikli optik uygulamalar yapabileceğimi de hesaba katarak bu sektöre giriş yaptım.
Soho Optik’in kurulma aşamasından söz eder misiniz?
Bu sektörün en büyük duayenlerinden Özlem Arafal’dan 1,5 yıl danışmanlık hizmeti aldım. Sonrasında sektörde butik mağazacılık konusunda muazzam deneyime sahip Özlem Öz hanımı kadromuza kattık ve 8 ay kadar da ondan danışmanlık aldık. Mağazamızı açtıktan sonra ise yine önemli isimlerden İskender İrdal’ı ekibimize katma şansımız oldu. Hayatımın en büyük şansı diye gördüğüm bu üçlünün yaratıcılıkları ile zorlukları aşıp, sevgi ve saygıyı en önemli değer olarak benimseyerek hep beraber mutlulukla yolumuza yürüyoruz ve yine birlikte çok daha büyük yollarda ilerleme hedefindeyiz.
Mağazanızda en çok satışı yapılan optik ve güneş gözlüğü markaları nelerdir?
Koleksiyonumuz, moda markalarının yanı sıra müşterilerimiz tarafından sıkça talep edilen teknoloji ile modayı buluşturan özel markalardan ve son yıllarda oldukça popüler olan designer markalarından oluşmaktadır. Bu doğrultuda optik ve güneş gözlüğünde en çok satışını yaptığımız markalar Lunor, Tavat, Kador, Oliver Peoples, Lool gibi designer markaları ve Serengeti, Etnia Barcelona, Prada, Miu Miu gibi popüler markalardır.

Mağazanızda her segmentten ürüne yer veriyor musunuz? Sizce farklı ürün segmentlerini bulundurmak satışlarınıza nasıl yansıyor?
Mağazamızda farklı segmentlerde her zevke ve her tarza uygun seçenekler sunuyoruz.        Ürünlerimiz sadece gözlük değil birer moda beyanıdır. Farklı ürün segmentlerini bulundurmak sektör içerisinde rekabet gücümüzü artırmamızı, tüketicilere belirli bir kalite garantisi vadetmemizi, sadık müşteri kitlesi oluşturmamızı ve satış hacmimizi artırmamızı sağlamaktadır. Ayrıca marka portföyümüzü her geçen gün genişleterek farklı müşteri gruplarına hitap etmeye çalışıyoruz. Bu bakış açısıyla aynı zamanda ülke ekonomisinin gelişimine de katkı sağlamakta olduğumuzu düşünüyorum.
Cadde mağazaları mı yoksa AVM içerisinde yer almak mı? Sizin tercihiniz nedir ve sebepleri nelerdir?
Bu sorunun cevabının mağazanın bulunduğu alana yönelik olduğunu düşünüyorum. Mağaza açmayı planladığınız bölgedeki hedef kitlenin alışveriş yapma alışkanlığına göre tercih yapılmalıdır. Biz ilk mağazamızı İstanbul’un en önemli caddelerinden biri olan Bağdat caddesinde açarak yola çıktık. Cadde üzerinde açılan mağazaların yıllardır oluşturmuş oldukları bir müşteri profili bulunmaktadır. Alışveriş merkezlerinde açılan mağazalar ise tüketiciye fiziksel ve sosyal farklılıklar sunmaktadır ve dolayısıyla müşteri profili değişim göstermektedir. Büyüme hedeflerimiz doğrultusunda, hedef kitlemizin yer aldığı lokasyonlardaki AVM’ler içerisinde de şubelerimizi açmayı planlamaktayız.

Perakendecilerden biri olarak meslektaşlarınızla aranızdaki fiyat rekabeti hakkındaki görüşleriniz nelerdir?
Piyasalarda ortaya çıkan yoğun fiyat rekabeti baskısı, birbirine giderek benzemekte olan ürünler, ürün ve hizmet farklılaştırmasının giderek zorlaşması ve kar oranlarının azalması nedeniyle artmaktadır. Bu durum bizi pazarlama alanında yeniden yapılanmaya yöneltmiştir. Uzun dönemli müşteri bağlılığı, bu bağlamda müşteri sadakatini gerçekleştirmek ve sürekli kılmak için çeşitli yöntem ve tekniklerini kullanmaya çalışmaktayız. Müşterinin bugünkü ve gelecekteki ihtiyaçlarını bilen, tahmin eden ve bu ihtiyaçları getirmek için ürün geliştirme, çeşitlendirme gibi yönetim stratejilerini çok hızlı ve herkesten önce uygulamaya koyan firmaların rekabet gücü daima yüksek olacaktır. Bizim en büyük amacımız; sadık müşterilerin sayısını arttırmaktır. Bu da müşterinin verilen hizmetten memnun kalması ve firmanızdan memnun ayrılması ile sağlanır.
Ülkemizde gözlük kullanımı oranları ve bilinci hakkında neler düşünüyorsunuz? Gözlük kullanımının artırılması için neler yapılabilir ve kimlere görev düşüyor?
Türk halkının göz sağlığı ve gözlük kullanımı konusunda yeterli düzeyde bilgisi olmadığını ve bu durumun değişmesi gerektiğini düşünüyorum. Gözlüğe ulaşmayı engelleyen etmenlerin başında oftalmolog, optisyen ve optisyenlik müessesesi sayısının yetersiz olması ve göz sağlığı hizmetlerinin büyük şehir merkezlerinde toplanmasının geldiğini düşünüyorum. Özellikle kırsal bölgelere hizmet zor ulaşıyor. Bence, optik sektörünün gelişimi nüfus özellikleri, moda, gözlüğe ulaşım kolaylığı ve toplumun göz sağlığına verdiği önem ile doğrudan bağlantılı. Göz doktoru, optisyen ve optisyenlik müessesesi sayısı gelişmiş ülkelere göre daha az ama her geçen yıl bu sayı artıyor. Bu da gelecekte Türkiye’de gözlüğe ulaşımın daha kolay olacağını göstermektedir.

Yeni ve daha büyük hizmet alanıyla, 10. kez gerçekleşen Silmo İstanbul Optik Fuarını başlangıcından bugüne nasıl değerlendirirsiniz?
İki senedir Silmo İstanbul’u ziyaret ediyorum. Bu tür fuarların, sektördeki gelişmeleri takip etmek ve yeni iş bağlantıları kurmak için çok önemli olduğunu düşünüyorum. Silmo İstanbul Optik Fuarı optik sektörünün gelişimini destekleyen ve bu alandaki tedarikçi, bayi, çalışan her kesimi bir araya getiren uluslararası bir organizasyon. Bu tür etkinliklerin sektörün büyümesi için önemli olduklarına inanıyorum.
Bu değerli röportaj için çok teşekkür ederiz. Son olarak, dergimiz 4 your eyes’in dijital yayıncılığa geçişi ilgili yorumlarınızı öğrenebilir miyiz?
4 your eyes’ın dijital yayıncılığa geçişi çok daha geniş kitlelere erişmesini sağlayacaktır.  Zaman ve mekan olgusu kaybolacağı için çok daha rahat erişilebilir olacaktır. Ekibinizin başarılarının daim olmasını dileriz.

 

Ocak 2024

Cutler and Gross

Abartısız ve Lüks

İkonik tasarımları ile premium gözlük dünyasında 55. yılını kutlayan Cutler and Gross kalıcı mirasını korumaya ve hızla büyümeye devam ediyor.

Cutler and Gross, zamansız lüksü İtalyan işçiliğiyle birleştirerek Cadore, İtalya’da el yapımı yüksek kaliteli çerçeveler üretmektedir. Marka, modayı takip etmesiyle ün kazanmış ve yıllar boyunca birçok ünlü tarafından giyilmiştir. Efsanevi ilk günlerde, Cutler ve Gross ortakları Londra’daki Northampton Enstitüsü’ndeki optometri okulunda birbirleriyle tanışmışlardı. 60’lı yılların başlarıydı ve ikisi birlikte bir gözlük işi kurmak için gerçeğe dönüştürebilecekleri cesur bir planla son derece motiveydiler. Sadece iki yıl sonra, ikili güçlerini birleştirdi ve Londra Knightsbridge’de ilk optik mağazalarını açtı. El yapımı ısmarlama çerçeveler satıyorlardı. Bu optik mağazasından 1982 yılında Paris Moda Haftası sırasında lansmanı yapılan kendi gözlük markaları doğdu.
Bu yıl 55. yaşını kutlayacak olan İngiliz premium gözlük markası Cutler and Gross, olağanüstü işçiliğin bir sembolü olarak dimdik ayakta durmaya devam ediyor. 1971’e kadar uzanan ve ikonik tasarımlardan oluşan zengin arşivini Dolomitler’deki kendi fabrikalarında titizlikle denetlenen İtalyan üretimi ile hazırlayan Cutler and Gross, abartısız lüksün ve özgünlüğün özünü temsil ediyor. Cutler and Gross Satış Direktörü ve Ürün Lideri Jack Dooley ile markanın kalıcı mirası ve başarısının ardındaki itici güçler hakkında yapılan röportajı beğenilerinize sunuyoruz.

Cutler and Gross 2024 yılında 55. yıldönümünü kutluyor. Markayı karakterize eden olağanüstü işçilik mirası göz önüne alındığında, yaklaşan kutlama sırasında bu geleneği onurlandırmayı planlıyor musunuz?
Elbette. Zanaatkarlık işimizin kalbidir. Yetenekli zanaatkarlarımız olmadan bugün bulunduğumuz yerde olamazdık. Zanaatkarlık hikayesini her fırsatta anlatma konusunda bu yüzden tutkuluyuz. Başlangıç tasarımından prototip oluşturmaya, üretimden son cilaya kadar, bir parça el yapımı gözlük üretmenin pek çok adımı var. Bu süreç baştan sona 9-12 ay sürebilir. Gerçek güzellik de burada yatıyor.
İlginç bir şekilde, üretiminizin kalbi İtalya’da atıyor. Bu durum yüksek standartlarınızı korumanızda nasıl bir rol oynuyor?
Dolomitler’de 70’in üzerinde çalışanımızla kendi fabrikamız ve tasarım stüdyomuz olduğu için İtalyan üretimi Cutler and Gross markasının gerçekten merkezinde yer alıyor. Tasarım ve üretim sürecinin her unsuruyla şirket içinde ilgileniyoruz; çerçeveler baştan sona uzman ustalar ve zanaatkarlar tarafından el işçiliğiyle üretiliyor. Fabrikamızda sadece Cutler and Gross için ürünler üretiyoruz ve tasarım stüdyosu tıpkı bir geminin rotasını yönlendiren köprü gibi fabrikanın en üst katında yer alıyor.

Dikkat çekici bir benzetme yaptınız.  Cutler and Gross bu stratejiyi nasıl geliştirdi?
Her zaman çok yüksek standartlara sahiptik, ancak 2018’de üst düzey bir Japon fabrikasına yaptığımız bir gezi, ürünlerimizi daha da yüksek bir seviyeye taşımak için son işlemlerde yapabileceğimiz bazı farklılıklara gözlerimizi açtı. İtalya’da halihazırda sahip olduğumuz çalışanların beceri düzeyini ve mükemmellik standartlarını zorlamak için ne kadar istekli olduklarını gördük. Böylece, yönetim kurulu olarak 2023 yılına kadar Avrupa’daki en yüksek kalitede asetat çerçeveleri üretme hedefini belirledik. Yavaş ve istikrarlı bir ilerleme kaydettik, ancak Kreatif Direktörümüz Alessandro Marcer ve İtalya’daki Genel Müdürümüz Enrico Deppi’nin yardımıyla kaliteyi daha önce görülmemiş seviyelere taşıdık.
Aynı zamanda güncel ve modern kalırken bir miras markası olmayı da başardınız…
Başarımızın anahtarı, Dna’mıza ve mirasımıza duyduğumuz saygının yanı sıra, daha önce gelenlerin güzelliğini geliştirmek ve üzerine inşa etmek için duyduğumuz yaratıcı ihtiyaçtır. Kendi gözlük tasarımlarımızın etkileyici 55 yılının şekillerinden ve silüetlerinden büyük ölçüde ilham alıyor ve etkileniyoruz. Şu anda İtalya Cadore’deki tasarım stüdyomuzda bulunan ve 1971 yılına kadar uzanan kapsamlı arşivimizde 5.000’den fazla Cutler and Gross stili bulunmaktadır.

Dna’dan bahsetmişken, bize Cutler and Gross’u gerçekten çok iyi tanımlayan “Abartısız Lüks” terimi hakkında daha fazla bilgi verebilir misiniz?
Abartısız lüks 50 yılı aşkın süredir yaptıklarımızı anlatan yeni moda ifadesi. Brunello Cucinelli veya Loro Piana’nın kaliteli bir takım elbisesi gibi, çerçevelerimiz de gösterişli amblemler veya dış markalarla süslenmiyor. İç kısmında altın varaklı tek bir logomuz var. Gösteriş yapmaya ihtiyacımız yok ve müşterilerimiz de nadiren buna ihtiyaç duyuyor. Kullandığımız malzemeler ve bunları üretme şeklimiz, güzel bir şekilde oturan bir çerçeve yaratmaya ve dokunsal kalite hissi uyandırmaya yöneliktir.
Markanın Dna’sının değişmeden kalmasını sağlamak için size rehberlik eden kapsayıcı ilkeleriniz var mı?
Beş yıl içinde yaklaşık %300 büyüdük. Bu başarı, değer verdiğimiz birkaç temel değerle bağlantılı. Tasarım anlayışımız, kurucularımız Tony Gross ve Graham Cutler’ın mirasına derinlemesine dayanıyor. Her yeni model, gerçek bir Cutler and Gross çerçevesinin özünü temsil ettiğinden emin olmak için titiz bir onay sürecinden geçer. Gerçek perçinli menteşeler ve elle işlenmiş çerçeveler gibi geleneksel teknikleri kullanmaktan gözlüklerimizin müzik, film ve sanat dünyasına damgasını vurduğu gerçek anlardan ilham almaya kadar, otantiklik savunduğumuz bir diğer temel ilkedir. Yüzeysel trendlerden kaçınıyoruz. Markamızın bir diğer belkemiği de Tony Gross ve Graham Cutler ile birlikte çalışarak onlarca yıldır yolculuğumuzun bir parçası olan adanmış insanlardır. Onlar bütünlüğümüzü pekiştiriyor.

Geleceğe baktığımızda, Cutler and Gross mirasına sadık kalırken büyümeye ve yeniliklere devam etmeyi nasıl planlıyor?
Hem perakende hem de toptan satışı içeren agresif bir büyüme stratejimiz var. Bu büyüme stratejisinin en önemli unsurlarından biri, ürün tekliflerimizi titanyum, perakendeye özel boynuz ve diğer alternatif uyumlar gibi daha lüks teklifleri içerecek şekilde genişletmektir.
Peki ya perakende ve dağıtım?
Sadece kendi butiklerimizde ve premium mağazalarımızda satış yaparak seçici dağıtım modelimizi sürdürmek ve geliştirmek istiyoruz. Dünyanın önemli şehirlerinde yeni amiral gemisi mağazalar açmak için her zaman fırsatlar arıyoruz. Ayrıca mevcut tüm perakende mağazalarımızın tamamen yenilenmesini planlıyoruz. Kilit bir bileşen, kökenlerimize ve kişiselleştirilebilir camlara dayanan ısmarlama teklifimizin geliştirilmesi olacaktır.
Yeni işbirlikleri yapmayı hedefliyor musunuz?
Lüks İngiliz mücevher üreticisi The Great Frog ile gümüş ve altın gözlük dünyasına girmemizi sağlayan beş yıllık bir lisans anlaşması imzaladık. Önümüzdeki iki yıl içinde birkaç işbirliği daha olacak. İşbirlikleri her zaman Dna’mızın bir parçası olmuştur, diğer tasarım öncüsü markalarla ortak çalışmalar yaratıcılığa önemli katkılar sunuyor.

 

Kaynak: Favrspecs

Ocak 2024

PRM Mağazacılık

PRM MAĞAZACILIK

Genç ve Dinamik

Silmo İstanbul bu on yıllık gelişim sürecinde Türkiye optik sektörünün lokomotifi konumuna geldi ve bu gelişimden sektörün içerisinde olan bir şirket olarak oldukça mutlu ve gururluyuz.

Merhaba Tankut Bey, biraz kendinizden ve optik sektörü ile kişisel olarak yolunuzun nasıl kesiştiğinden bahsedebilir misiniz?
Merhaba, 1970 Antakya doğumluyum. İlk, orta okul ve liseyi Özel Işık Lisesi’nde tamamladıktan sonra İstanbul Teknik Üniversitesi Kimya Mühendisliği fakültesinde yüksek öğrenimime başladım. Üniversite öğreniminin iş hayatı için gerekli ancak yeterli olmayacağını bilerek yetiştirilmiş olduğum için iş hayatında deneyim kazanmak amacı ile üniversite öğrenimimin ilk yılında iş hayatına atıldım. Kimya mühendisliği kariyerimi tamamladıktan sonra iş hayatımda oldukça katkı sağladığına inandığım Ekonomi eğitimimi de tamamlayarak ikinci üniversiteyi bitirdim. Sektöre farklı bir bakış açısı getirme zamanının geldiğini hissettiğim bir zamanda yollarımız ortağım ile kesişti. Ortağım da Marmara Üniversitesi güzel sanatlar mezunu ve yıllarca çeşitli markalarda tasarım üzerine üst düzey yöneticilik pozisyonlarında çalışmıştır. Ortak bir vizyonla ve artık bir misyonu yüklenmeye hazır olduğumuza dair inançla yola çıktık.

Yeni bir firma olmanıza rağmen sahip olduğunuz vizyon ile başarılı bir grafik çiziyorsunuz. Prm Mağazacılık’ı kurmaya nasıl ve ne zaman karar verdiniz?
Türkiye pazarına farklı markları kazandırmak amacı ile Prm Mağazacılık Hizmetleri Ticaret A.Ş’yi 2010 yılında kurduk. Şirketimizi kurarken Öncelikli amacımız yurtdışından getirmiş olduğumuz markalarımızın yurtiçi pazardaki belirli boşlukları doldurabilmesini sağlarken, markaları doğru yerde ve doğru stratejiler ile konumlamaktı. Bu yolda birçok yeni marka ve ürünlerle de tanıştık ve onları Türkiye pazarına getirmek için deneyimli ekibimiz ve tüketicilerden oluşan odak grupları ile vermiş olduğumuz çabalar sonucu Türkiye pazarına kazandırmış olduğumuz birçok giyim ve aksesuar markalarının yanında optik sektörü ile tanışmamıza sebep olan gözlük markamız ise Meller oldu.

Markalarınızın temel özelliklerini, etkileşim gruplarını ve sektördeki konumunu bizlerle paylaşabilir misiniz?
Meller İspanya Barselona’da 2010 yılında kurulmuş oldukça genç ve dinamik bir marka. Meller markamız 2018 yılı itibari ile Türkiye pazarındaki yerini bulmaya başladı ve bugün itibari ile oldukça bilinir ve aranan bir marka olduğunu söyleyebiliriz. Sosyal medyayı en etkili kullanan moda markalarından başında gelmektedir. Yeni kuşakların tercih ettiği, günün modasını çok hızlı takip eden ve hızlı dinamik bir markadır. Meller hem kaliteli hem uygun fiyatlı ürünleri geniş model ve renk yelpazesiyle tüketiciye sunmaktadır. Diğer markamız olan Freesbee ise Meller’in başarısından sonra getirmiş olduğumuz ikinci optik gözlük markamız olup Amerika Kaliforniya markasıdır. Freesbee de aynı hedeflerle, yüzde 100 asetat olarak üretilen yüksek kaliteli ve ulaşılabilir fiyatlardadır. Sektöre 2022 yılında girmesine rağmen oldukça beğeni toplayan ve ilgi gösterilen bir marka olmuştur. Amerika ile olan özel anlaşmamız ile Türkiye’yi bölgesel bir tedarik merkezi haline getirme kararı almış olup özellikle yakın coğrafyamızda bulunan Avrupa, Arap ülkeleri ve Rusya gibi yurtdışı alt distribütörlükleri de Türkiye üzerinden yürütme anlaşması yaptık.

Markalarınıza ait koleksiyonları belirlerken önceliğiniz nedir? Ürünlerinizi tasarlarken nelerden ilham alıyorsunuz?
Koleksiyon seçimleri için öncelikle yurtdışı fuarları takip ediyoruz ve sezonun trendlerini kendi vizyon ve gustomuzla birleştirerek, kendi pazarımıza uygun olarak seçimler yapıyoruz. Tabii koleksiyon ve model seçkilerimize mevcut müşteri ilgisi ve talepleri de yön veriyor. Sezonda en az dört koleksiyon ve renk varyantları ile takviyeleri yapıyoruz. Freesbee ve Meller oldukça geniş ürün ve koleksiyon yapısına sahip olduklarından tüketiciler ile en güncel modelleri buluşturma konusunda oldukça titiz bir çalışma yapan tasarım ekibimiz bulunuyor. Tasarım ekibimiz ilgili sezonda trendleri yakından takip etmenin yanı sıra, müşteri beğeni ve davranışlarını da detaylı analiz ederek model ve renk seçimlerini bu doğrultuda yapıyorlar.

Dağıtım ve satış ağınızı genişletmek için nasıl bir strateji uyguluyorsunuz?
Dağıtım ve satış ağımızı genişletirken oldukça özenli ve önceden üzerinde çalışmış olduğumuz bir strateji üzerinde ilerliyoruz. Yol haritamız marka henüz ülkeye girmeden belirlenmiş oluyor. Markaların her yerde ve hemen her köşede bulunmasından ziyade doğru satış noktalarında ve doğru bir şekilde tüketicileri ile buluşturulmasına oldukça özen gösteriyoruz. Bu konuda biraz alışılmışın dışına çıkarak önce markalara ait beğenileri ve tüketicileri oluşturuyoruz. Sonra da markaların dinamiklerine uygun satış noktaları ile uzun soluklu olarak işbirlikleri kurup geliştiriyoruz. Amacımız ürün satmaktan ziyade uzun süreli ve kazanan bir iş modelinin tedarik ve tanıtım tarafında olmaktır. Büyük şehirler hariç her şehirde sadece bir adet satış noktası ile çalışıyoruz. Markaların talebini oluşturmak öncelikli hedefimiz. Bu doğrultuda sosyal medya kanallarını oldukça aktif olarak kullandığımızı söyleyebilirim.

Sektöre yatırım yapan bir firma olarak sektörün gelişimi hakkındaki düşünceleriniz ve beklentileriniz nelerdir?
Açıkçası Türkiye optik sektörünün yurtdışına kıyasla henüz gelişmekte olduğunu ve daha ilerleyecek yolu olduğunu düşünmekteyiz. Hala eski yöntemlerde takılı kalan hantal perakendecilerin gelişim süreçlerine ve mevcut yeni sistem perakendeye adapte olabilmeleri için daha fazla gayret içerisinde olması gerektiğini düşünüyoruz. Artık sosyal medya yönetimi ve iletişimi yoluyla nihai müşterileri ile etkileşim halinde olamayan firmaların ve markaların çok daha zorlanacağını düşünüyoruz. Tüketicisine verecek bir mesajı olmayan ve her an ulaşılabilir durumda olmayan firmaların ve markaların önümüzdeki beş ila on yıllık süreçte ayakta kalabilmelerinin geçtiğimiz beş – on yıla kıyasla çok daha zor olacağını öngörüyoruz. Ayrıca sektörün daha yenilikçi ve daha dinamik, vizyonu olan genç yöneticilere ve çalışan iş gücüne ihtiyacı olduğunu düşünüyoruz. Bununla birlikte devletin özellikle ihracat ve dijital dönüşüm konularında firmalara olan destek ve teşviklerinin Türkiye optik ve perakende pazarının serbest olarak büyümesine katkısını artıracağını, böylece sektörün pazardaki yerinin de daha önemli bir konuma gelebileceğini düşünüyoruz.

Uluslararası fuarları takip ediyor musunuz? Bu konudaki düşünceleriniz nelerdir?
Fuarların sektörel büyümede çok önemli bir yapı taşı olduğunu ve buna göre doğru fuarları takip etmek gerektiğini düşünüyoruz. Tabii ki biz de tüm önemli fuarları ziyaretçi ve katılımcı olarak takip ediyoruz ve bunların dönüşlerini aldığımızı düşünüyorum. Silmo Paris bu konuda yurtdışı fuarlarda sancağı en önde taşıyor, bizlerin vizyonunu açtığı için düzenli olarak büyük beğeni ile takip etmekteyiz.

Yeni ve daha büyük hizmet alanıyla, 10. kez gerçekleşen olan Silmo İstanbul Optik Fuarını katılımcı bir firma olarak başlangıcından bugüne nasıl değerlendirirsiniz?
Silmo İstanbul’u ilk gerçekleştiği yıldan beri ziyaretçi olarak yakın takip ettikten sonra araya giren pandemi sonrası biz bu sene ilk defa katılımcı olarak katıldık. Açıkçası Silmo İstanbul’a katılmadan önce fuarın ne derece etkili bir platform olduğunu tam olarak anlayamamıştık. Silmo İstanbul’da ziyaretçiler fuara duymuş oldukları güveni ve beğeniyi aynen bizlere ve markalarımıza da yansıttılar ve oldukça olumlu dönüşler aldık. Özellikle yurtdışı müşterilerinin oldukça yoğun talebi karşısında gelen talepler bizleri çok memnun etti. Freesbee için komşu birçok ülke ile distribütörlük görüşmelerine başladık ve bazıları ile bu süreci sonuçlandırdık. Silmo İstanbul bu on yıllık gelişim sürecinde Türkiye optik sektörünün lokomotifi konumuna geldi ve bu gelişimden sektörün içerisinde olan bir şirket olarak oldukça mutlu ve gururluyuz.

Bu değerli röportaj için çok teşekkür ederiz. Son olarak, dergimiz 4 your eyes’in dijital yayıncılığa evrilişi ilgili görüşlerinizi öğrenebilir miyiz?
Açıkçası basılı yayınların dijitale kayması sürecinde 4 your eyes dergisinin sektörel boşluğu çok iyi bir şekilde doldurduğunu düşünüyoruz. Her ay yayınlanacak yeni bölümü merak içerisinde bekler durumdayız. Titiz ve özenli çalışma yürüten sizlere sonsuz teşekkürler.

Ocak 2024

Avantguard

Avantguard

“Değişim için Göz”

The Avantguard modaya uygun lüks tasarımlar sunarken, gözlerin korunmasını birincil amaç ediniyor. Üretimde ise titiz işçilikten ve çevre dostu yaklaşımdan ödün vermiyor.

The Avantguard’a Dair…
İngiltere merkezli gözlük markası The Avantguard’ın hikayesi, kurucusu 1977 Hindistan doğumlu Amerikalı girişimci Faiza Seth’in kendisine katarakt başlangıcı teşhisi konulduktan sonra çevre dostu temellere dayanan, estetik güzelliğe sahip, sürdürülebilir, modaya uygun ve erişilebilir bir gözlük markası oluşturma yolculuğuna çıkmasıyla başladı.
The Avantguard gözlükleri sürdürülebilir bir yaklaşımla Japonya’da üretiliyor. Markanın kurucusu Faiza Seith gözlük modasının estetik olarak öne çıkan, trendleri oluşturan güzel tasarımların varlığı ile güçleneceğine ek olarak, gözlüklerin çevreye minimum derece zarar veren, sürdürülebilir bir yaklaşımla üretilmesi gerektiğine inanıyor. Bu sebeple The Avantguard sadece en deneyimli üreticilerle çalışıyor ve sektörün en deneysel fikirlerini öne atmaktan çekinmiyor. Markanın inancı, yeni ve heyecan verici malzemeleri eski zanaatkar ellerle bir araya getirmenin yepyeni bir olasılık dünyası yaratacağıdır.
Tasarım güneş gözlükleri takmayı seviyordu ama kısa süre sonra bu camların gözlerine yeterli koruma sağlamadığını fark etti. Bir göz doktoruna muayene olduğunda yaşının genç olmasına rağmen kendisine katarakt başlangıcı teşhisinin konması, göz doktorunun kataraktın daha da kötüleşmemesi için bulutlu günlerde bile her zaman güneş gözlüğü takması gerektiğini tavsiye etmesi, girişimci ruha sahip Faiza Seth’in güneş gözlüğü tutkusunu perçinleyerek yeni bir markaya hayat vermesinin önünü açtı. İşte tam da gözlüklerin aksesuar olmanın yanında çok önemli birer sağlık aracı olmaları sebebiyle, The Avantguard kuruluş amacına uygun olarak UV400 ve mavi ışık koruması sunan birinci sınıf camlar kullanıyor. Böylece The Avantguard lüks segmente estetik olarak modaya uygun tasarımlar sunarken, gözlerin korunmasını birincil amaç ediniyor. Üretimde ise titiz işçilikten ve çevre dostu yaklaşımından ödün vermiyor.

Botanical Serisi ve Çevre Dostu Yaklaşım
The Avantguard’ın yaygın olarak kullanılan plastik asetat alternatifleri yerine yalnızca selüloz biyo-asetatlarla çalışmayı tercih ettiği bitki bazlı gözlük koleksiyonu Botanical göz kamaştırmaya devam ediyor. Bu özenli koleksiyondaki detaylar, ısmarlama üçgen menteşeler ve özelleştirilmiş metal tel çekirdekli şakaklara kadar pek çok seçilmiş özellik ile sunulmuştur. Tüm sap uçları ince bir vurgu rengiyle lamine edilmiştir ve iç sap uçlarında ekstra kavrama için asetat üzerine lazerle kazınmış çizgiler bulunuyor. Bu da kullanıcı için The Avantguard’ın daha fazla lüks ve konfor vadetmesine olanak tanıyor. Markaya özgü “Eye for Change” (Değişim için Göz) yazısı lazerle çerçevelerin iç kısmına kazınarak giyildiğinde görülebilecek şekilde mürekkeple dolduruluyor. Şakaklardaki iç kalınlık da ekstra konfor için çeşitli ve kavisli bir görünüm sunuyor.
Biyo-asetatlar, yenilenebilir kaynaklardan elde edilen maddeler kullanılarak yeni bir formülasyon altında üretilen pamuk ve odun hamuru liflerinden üretilen koleksiyon markanın başarı grafiğini olumlu anlamda etkiliyor. The Avantguard gözlüklerini çevre dostu biyo-asetat kullanarak tasarlayarak, fazla plastik kullanımını etkili bir şekilde ortadan kaldırıyor. 

Bu biyo-asetat yüzde 100 biyolojik olarak parçalanabilir, yani karbondioksit, su, metan, organik tuzlarda mineralize ve yeni maddelere ayrıştırılabilir, böylece doğaya geri döndürülebilir. Bu süreç, kaynakları gezegenimize geri döndürerek sürdürülebilir kalkınmayı gerçek anlamda sağlıyor. Bio asetat, endüstriyel kompostlama koşulları altında 115 gün içinde tamamen biyolojik olarak parçalanabilir. Geri dönüştürülmüş asetatları tedarik ederek onlara yeni bir hayat veren The Avantguard, rahatsız edici atıkları doğrudan çöp sahasına giden plastikleri azaltarak uygulanabilir bir malzemeye dönüştürüyor. The Avantguard ekibi aynı zamanda ileriye dönük olarak geri dönüştürülmüş metalleri de araştırıyor.  Markanın ambalajları FSC onaylı geri dönüştürülmüş kağıt kullanılarak üretilmiştir. Unity antistatik kimyasal içermeyen mikrofiber temizlik bezleri geri dönüştürülmüş plastik şişelerden ve doğal boyalı vegan deri keselerden yapılmıştır.
Tutkudan ve doğa ile modanın oynayabileceği olumlu rol arasındaki bağlantıdan ilham alan The Avantguard sürekli öğrenmek, büyümek, değişmek ve gelişmek üzerine dayalı marka felsefesiyle gün geçtikte hayranlarını çoğaltıyor.

Yeni Rewilding Koleksiyonu
The Avantguard merakla beklenen 2023-2024 Sonbahar/Kış sezonu için hazırladığı Rewilding koleksiyonunu tanıttı. Rewilding koleksiyonu doğayı, bilimi ve Japon işçiliğini Bloom, Grow ve Blossom isimli üç ayrı bölümle keşfediyor. Marka konseptini yineleyerek gezegen üzerinde olumlu bir etki yaratırken uzun ömürlü olan kaliteli gözlükler sunuyor. Rewilding koleksiyonu yalnızca geri dönüştürülmüş, biyolojik olarak parçalanabilir ve yeşil bitki bazlı asetatlar kullanılarak üretilen üç renk seçeneğinde on bir yeni güneş gözlüğü tasarımından oluşuyor.
The Avantguard’ın yeni koleksiyonu için sunduğu kampanya, uyum içinde çalışıldığında ortaya çıkan doğa ve moda arasındaki olumlu bağlantıdan ilham alıyor. Markanın yeni kampanyası, markaların sürekli öğrenme, büyüme ve gelişme arzusunun bir sembolü olarak gösteriliyor. Doğayı ve The Avantguard’ın doğadaki rolünü kutlamak üzere yola çıkan sıfır çevresel etkiye sahip çarpıcı kampanya, yapay zeka ile oluşturuldu.

Kaynak: The Eyewear Forum

Ocak 2024

Rosie Huntington Whiteley

Rosie Huntington Whiteley

Phoebe Phılo

 

Tarzıyla büyük beğeni toplayan Rosie Huntington Whiteley, yine şık bir stille çektiği selfie ile görülüyor. Siyah ve beyazı tercih eden Rosie, tarzını Phoebe Philo güneş gözlüğüyle birleştirmiş.

Ocak 2024

Rita Ora

Rita Ora

Dıor

 

Hem iş hem tatil amaçlı geldiği New York’tan dönerken Jfk havaalanında paparazzilere poz veren ünlü İngiliz şarkıcı ve söz yazarı Rita Ora’nın maske formlu siyah-beyaz Dior güneş gözlüğü şık.

Ocak 2024

Miranda Kerr

Miranda Kerr

Louıs Vuıtton

 

Güçlü bir hayran kitlesine sahip olan güzel dünyaca ünlü Avustralyalı top model Miranda Kerr öğlen yemeği sonrası hayranlarına ve basına Louis Vuitton güneş gözlüğü ile poz veriyor.

Ocak 2024

Meghan Markle

Meghan Markle

Valentıno

 

Baştan aşağı siyah trençkot, kazak ve pantolondan oluşan klasik ve rahat bir sokak stili seçen Meghan Markle, stilini siyah detaylı beyaz çantası ve Valentino güneş gözlüğüyle tamamlamış.

Ocak 2024