Anda Optik

ANDA OPTİK
Yeni ve Yenilikçi

Silmo İstanbul, uluslararası katılımcıları bir araya getirerek yeni ürünlerin tanıtılması, sektörel yeniliklerin paylaşılması ve iş ilişkilerinin güçlendirilmesi açısından değerlidir.

Merhaba Dilhun Hanım. Kendinizi biraz tanıtarak, optik sektörü ile yolunuzun nasıl kesiştiğinden bahsedebilir misiniz?

Merhabalar 2013 yılında Işık Üniversitesi’nde eğitimime başladım. İki yıllık eğitim sürecimin ardından İzmirli olmama rağmen İstanbul’da kalıp iş hayatıma burada devam ettim. İlk olarak Etiler’de bulunan Etiler Optik’te işe başladım. Ufuk Bey ve Seda Hanımın desteği ile 5 yıllık bir tecrübe edindim. Sonrasında memleketim olan İzmir’e döndüm. Burada tabii ki sektörde devam ederek Alsancak’ta bulunan Atölye Gözlük Optik’te çalışmaya başladım. Atölye Gözlük’te Esen ve Kaan Beylerin destekleri ile yaklaşık bir 5 yıl daha geçirdim. Şimdi ise yaklaşık 10 yılı aşkın tecrübesiyle eşim Aykut ile hayalimiz olan Anda’yı açmaya karar verdik.

Anda Optik’in kurulma aşamasından söz eder misiniz?

Optik mağazamızı kurmadan önce, pazarı araştırmak ve potansiyel müşterilerin ihtiyaçlarını ve tercihlerini anlamaya önem verdik. Rekabet analizi yapmak ve yerel pazardaki rakipleri incelemek bizlere stratejik kararlar almamızda yardımcı oldu. Ayrıca bir iş planı oluşturarak, işletmemizin hedeflerini, stratejilerini, operasyonel planlarını ve finansal tahminlerini belirlemeye özen gösterdik. İşletmemizin uzun vadeli başarısı için bir yol haritası sağlamalıydık ve de mağazamız için uygun bir konum seçerek gerek trafik yoğunluğunu, demografik faktörleri hatta kira maliyetlerine kadar erişilebilirlik gibi faktörleri göz önünde bulundurmalıydık.

Peki Anda Optik’in lokasyonunu belirlerken nelere dikkat ettiniz?

Mağazamızın hedef kitlesi ve potansiyel müşterilerimizin segmentlerini göz önünde bulundurduk. Mağazanın kolay ulaşılabilir olması ve yüksek trafikli bir bölgede olması önemliydi. Bu nedenle ana yollara, toplu taşıma araçlarına yakınlığı gibi faktörleri de dikkate aldık. Rakip mağazaların konumlarını da göz önünde tutarak stratejik bir yer seçimi yapmalıydık. Rakiplerden uzak olmak veya rekabet avantajı sağlayacak özel bir konum seçmek bu aşamada önemliydi. Bölgedeki demografik veriler de hedef kitlenin mağazaya olan ilgisini belirlemede önemli bir yer aldı. Mağazanın görünürlüğü ve görsel olarak çekiciliği önemliydi. Ana caddelerde bulunmanın, potansiyel müşterilere daha kolay ulaşma ve markanın imajını güçlendirme açısından avantaj sağlayacağını düşünüyoruz.

Mağazanızda en çok satışı yapılan optik ve güneş gözlüğü markaları nelerdir?

Müşterilere öncelikle yüksek kaliteli ürünler sunmak önemlidir. Optik ve güneş gözlüklerinde kullanılan asetat ve metal çerçeve kalitesi özellikleri gibi faktörleri göz önünde bulunduruyoruz. Müşterilerimizin belirli markalara olan sadakati ve algısı, mağazanın marka seçimlerini elbette etkiliyor. Moda trendlerini takip etmek ve güncel moda trendlerine uygun ürünleri tercih etmek bizim için önemlidir. Çoğunluk dünyaca ünlü moda markalarını tercih ederken bir kesim de artık daha butik daha farklı özellikleri olan özel tasarımlara yöneliyor. Bu nedenle iki tarafa da hitap edebilmek adına moda markası da butik tasarım markalarını da mağazamızda bulunduruyoruz ve açıkçası butik ürünler daha çok talep ediliyor.

Mağazanızda her segmentten ürüne yer veriyor musunuz?

Farklı ürün segmentlerine sahip olmak, farklı müşteri gruplarına hitap etme şansını artırıyor. Geniş bir müşteri tabanı oluşturmak potansiyel satışları artırmamızda önemli bir rol alıyor. Ayrıca farklı ürün segmentlerine sahip olmak, müşterilerin farklı ihtiyaçlarını karşılamaya ve de genellikle ek satışlar yapmamızı sağlıyor. Özellikle belirli bir ürün segmentinde rekabet yoğunsa, farklı segmentlere yönelmek rekabet avantajı sağlayabilir diye düşünüyoruz. Kaliteli ve çeşitli ürünler sunan bir mağaza olduğumuzu düşünüyorum bu da müşterilerin gözünde güvenilir bir imaj oluşturabiliyor ve de mağazanın marka değerini yükseltebiliyor.

Son yıllarda designer markalar oldukça rağbet görüyor. Size de müşterilerinizden bu yönde talep geliyor mu?

Kesinlikle talep geliyor. Designer yani butik markalara yönelik istek son yıllarda çoğalıyor. Designer markalar genellikle kaliteli malzemeler, özgün tasarımlar ve marka prestiji ile tanınıyor ve bu nedenle birçok müşteri tarafından öncelikli hale geliyor. Bu talepler doğrultusunda da bizler de designer markalara daha çok yöneliyoruz ve keyifle satıyoruz. Müşterilerimiz genellikle designer markaları tercih ederken kalite, prestij ve benzersizlik arayışında oluyorlar ve bu ürünlerde hepsini bulabiliyorlar.

Cadde mağazaları mı yoksa AVM içerisinde yer almak mı? Sizin tercihiniz nedir ve sebepleri nelerdir?

Açıkçası her zaman cadde mağazalarını daha çok sevmişimdir. Bu nedenle iş hayatımın her süreci cadde mağazalarında geçti. Anda Optik için de bu yüzden cadde mağazasını tercih ettim. Çünkü cadde mağazaları genellikle ana yollar üzerinde veya yoğun caddelerde yer aldığından, daha fazla yaya trafiğine ve potansiyel müşterilere açık oluyor. Cadde, alışveriş merkezlerine kıyasla daha fazla görünürlüğe sahip olabilir. Vitrinlerin, tabelaların ve dış mekan reklamlarının kullanılması, mağazanın dikkat çekmesine yardımcı olabilir. Sokakta gezerken rastgele bir mağazayı keşfetme ve keşif yapma hissi, bazı müşteriler için daha keyifli bir seçenek oluyor.

Sektör içi yapılan satış ve eğitim bilgilendirmelerinin gerekliliği hakkında neler düşünüyorsunuz?

Sektör içi eğitimler, mağaza çalışanlarının ürün bilgisini elbette artırabilir. Yeni trendleri ve teknolojileri öğrenmelerini sağlayabilir ve müşteriye daha iyi hizmet sunmamıza yardımcı olabilir. Bu eğitimler, mağazamızın marka imajını güçlendirebilir ve müşteri sadakatini artırabilir. Mağaza çalışanlarının düzenli olarak eğitilmesi ve bilgilendirilmesi elbette ki önemli ama eskiye nazaran bu eğitimlerin azaldığını düşünüyorum. Yeni ürünlerin piyasaya sürülmesi, güncel satış teknikleri ve müşteri ilişkileri konularında düzenli eğitim programları düzenlemek, çalışanların sürekli gelişimini sağlayabilir. Günümüzde artık teknoloji sayesinde yararlı olabilecek birçok eğitim imkanı buluyoruz.

Ülkemizde gözlük kullanımı oranları ve bilinci hakkında neler düşünüyorsunuz? Gözlük kullanımının artırılması için neler yapılabilir ve kimlere görev düşüyor?

Toplumda gözlük kullanımının önemi ve göz sağlığıyla ilgili bilgi düzeyinin artırılması önemlidir. Göz sağlığıyla ilgili kampanyalar, seminerler ve özellikle sosyal medya gibi iletişim kanalları kullanılarak halkın gözlük kullanımı konusunda bilinçlendirilmesi kesinlikle sağlanabilir. 

Göz muayenelerinin düzenli olarak yapılması, görme bozukluklarının erken teşhis edilmesi ve uygun gözlüklerin reçete edilmesi açısından önemli bir yer alıyor. Özellikle sağlık sigortalarının gözlük maliyetlerini kapsaması gibi önlemleri de göz önünde bulundurmalıyız. Son olarak da eklemek istediğim okullarda göz sağlığı (teşhisi) kontrolü ve bununla beraber gözlük kullanımıyla ilgili eğitim programları düzenlenmelidir.

Yeni ve daha büyük hizmet alanıyla, 10. kez gerçekleşen Silmo İstanbul Optik Fuarını başlangıcından bugüne nasıl değerlendirirsiniz?

Türkiye’nin optik sektöründeki gelişmeler Silmo İstanbul Optik Fuarı’nda ideal bir şekilde sergilenmektedir. Silmo İstanbul, optik sektöründeki uluslararası katılımcıları bir araya getirerek, yeni ürünlerin tanıtılması, sektörel yeniliklerin paylaşılması ve iş ilişkilerinin güçlendirilmesi açısından önemli bir platform sağlamaktadır.

Bu değerli röportaj için çok teşekkür ederiz. Dergimiz 4 your eyes’in dijital yayıncılığa geçişi ilgili yorumlarınızı öğrenebilir miyiz?

Açıkçası dijital yayıncılığı daha pratik buldum. Uzakta da olsak derginizle etkileşim kurmak ve geri bildirim alma fırsatı sunuyor. Bizler de içerik hakkındaki düşüncelerimizi paylaşabilir, yorum yapabilir ve hatta içeriği sosyal medya üzerinden paylaşabilir olmamız çok keyifli olacaktır. Başarılarınızın devamını diliyoruz.

 Temmuz 2024

Potential Optical

Potansiyelini Keşfet

Silmo İstanbul, firmaların hem pazarlama hem de tanıtım aktivitelerini bir arada yürütmelerine olanak sağlamaktadır. Bu sebeple fuarın değerli bir avantaj yarattığına inanıyorum.

Merhaba Halil Bey, kendinizi okurlarımıza kısaca tanıttıktan sonra optik sektörüne giriş hikayenizi paylaşabilir misiniz?

Merhaba. Ben, Halil İbrahim Akşehirli.  Üç kuşaktır optik sektörüne hizmet veren bir aileden geliyorum. Toptancılığın yanı sıra, babamdan aldığım benim devam ettirdiğim ve halihazırda oğlum Hasan Basri Akşehirli’nin yönettiği Güven Optik adı altında on adet mağazası ile perakende zincirde faaliyetlerimize devam etmekteyim. Bizim yolumuz; gözlük için ihtiyacımız olan ve kimliğimizi ifade edecek hayal gücü, hayal gücünü hayata geçirecek ileri fikirlerdir. Bunları bilip anladıktan sonra uygulamaktır, hayata çevirmektir. Pozitif bir bakış, sağlıklı bir vücut, muhatabını kendin bilme ise hayat felsefemin vazgeçilmez unsurlarıdır.

Potential Optical’ın kuruluş aşamasından, gelişiminden ve sektörel vizyonundan bahsedebilir misiniz?

Potential Optical için temelde 1959 yılından beri gözlükçülük yapan ailenin günümüze uygun bir şekilde, mesleki açıdan yenilikçi bir atılımıdır diyebiliriz. Hedefimiz geniş ve kaliteli ürün yelpazesini en iyi fiyat ve hizmet ile müşterilere ulaştırmaktır. İstanbul’un Üsküdar ilçesinde ve İzmir Bornova’daki ofislerimizde tüm optik mağaza sahipleri diledikleri zaman randevu alarak ürünlerimizi inceleyebilirler. Koleksiyonlarımız, hızlı bir yaşam tarzında kullanıcılarının sağlığını ve şıklığını en üst seviyede gözetirken, aynı zamanda en iyi konforu da sunmaktadır. Eşsiz ve sürdürebilen patentli modellerimiz ile faaliyetlilerimize aralıksız devam etmekteyiz.

Firma bünyesinde kaç markanız var? Temel özellikleri, etkileşim grupları ve sektördeki konumları hakkında neler söylemek istersiniz?

Türkiye ve diğer ülkeler ile birlikte 2018 yılından itibaren Potential Optical olarak distribütörlüğünü üstendiğimiz ve kendimize ait değerli markalarımız bulunmaktadır. Tüm kullanıcılarına yaşam motivasyonu veren Motivum, özgür ruha sahip bireylere son derece uyumlu olan Freemood ve Eyewear1959 şu anda markalarımız arasında yer almaktadır. Aynı zamanda önümüzdeki ay yine çok yüksek kaliteli bir gözlük grubumuzu sektörle buluşturacak olmanın heyecanını yaşıyoruz. Ayrıca Potential Optical olarak distribütörlük ağımızı yeni ekleyeceğimiz ülkelerle genişletmekte olduğumuzu da belirtmek isterim. Tüm markalarımızda önceliğimiz her zaman, mevcut ruhumuzu ve mantığımızı en iyi şekilde hissettirmektir. Marka ve modellerimizde kullanılan malzemelerin hafifliği, çerçevenin esnekliği ile kullanım sırasında oluşabilecek ağırlığın hissedilmesini engellemektedir. Minimalist tasarımlar ve ustaca bir moda anlayışı ile özgür ruhlu karakterlerin ilgisini çekmeyi başarmıştır. Stilistik bir çekiciliğe sahip olan koleksiyonlarımız renk yelpazesiyle de birçok tarza hitap etmeyi yakalayabilmiştir.

Markalarınıza ait koleksiyonları hangi etkenlere göre belirliyorsunuz?

Zaman içinde çeşitli üretim alanlarında biriken teknoloji ve özverili çabaların deneyimi, yenilikçi ürünlere nüfuz etmiş ve markalarımızın zamansız kimliğini yaratmıştır.  Kullanılan malzemenin sağlık standartlarına uyması, kalitesi, gözlükçülüğe uygun olması firmamızın sunduğu koleksiyonların vazgeçilmez nitelikleri arasında yer almaktadır. Bunun yanı sıra koleksiyonlarımızın özgür ruhlu, özgür modeller içermesine, her mevsim ve her modaya uyumluluğuna da üst düzeyde önem vermekteyiz. Potential Optical olarak her anın değerini düşünüyor ve markalarımızın geçmişini yalnızca sonsuz değer arayışıyla sürdürmeye çalışmaktayız.

Potential Optical’a yeni markalar eklemeyi düşünüyor musunuz?

Yıllar boyunca deneyim, beceri ve özveri biriktirdik. Bünyemize yeni marka katarken önceliğimiz daima markanın ruhunu anlamak ve anlatabilmek olmuştur. Böylece Potential Optical’da cevap bulmak için gösterdiğimiz özverili çaba, yeniliğimiz haline geldi. Bu sebeple öncelik her zaman markalarımızı daha ileri bir seviye taşımaktır. Halihazırdaki markalarımızın zamansız kimlikler kazanmasına odaklanmış olsak da gelişen, büyüyen ve iyi anlamda evrilen bir firma olarak elbette yeni, potansiyel markaları da değerlendirmeye yönelik açık bir görüşe sahibiz.

Dağıtım ve satış ağınızı genişletmek için nasıl bir strateji uyguluyorsunuz?

Potential Optical olarak Türkiye’nin her bölgesine üç ayrı dağıtım ve satış ekibimizle hizmet vermekteyiz. Dinamik ve donanımlı ekibimiz, ürünümüzü seven ve kıymetini bilen meslektaşlarımıza; birebir, eksiksiz, rahatsızlık vermeden ürünlerimizin farkı ve faydalarını anlatarak bilgi vermektedir. Şüphesiz her geçen gün dağıtım ve satış ağı geliştirme çalışmalarımız hız kazanıyor ve bu anlamda daha geniş kitlelere ulaşmayı sürdürüyoruz. Silmo İstanbul’un başı çektiği fuardaki varlığımız, 4 your eyes Optik Magazin dergisine verdiğimiz ilanlar yanı sıra, dijital kanallardaki güncel varlığımız da özellikle satış ağımızı güçlendirmede önemli yer tutuyorlar.

Satış esnasında ve satış sonrasında müşterilerinize yönelik hizmetlerinizi bir de sizden dinleyebilir miyiz?

Potential Optical olarak kendi bünyemizde oluşturduğumuz bir deneyim merkezimiz bulunmaktadır. Pazarlama stratejilerimizi belirlerken, satışın yanı sıra satış sonrasındaki süreci de titizlikle göz önünde bulundurmaktayız. Satış sonrası desteğe de optimum düzeyde önem verdiğimizden dolayı, kullanıcıların ve optisyenlik müessesesinin yüzünü güldürdüğümüzü düşünüyorum.

Markalarınızın tanıtımı için hangi iletişim araçlarını daha efektif buluyorsunuz? Kampanya ve yeniliklerden müşterilerinizi nasıl haberdar ediyorsunuz?

Hedef kitleyi anlamak ve tanımak markanın tanıtımının birinci ve en önemli basamağıdır. Ürünlerimizin farkı ve faydaları hakkında en etkili bilgilendirmenin birebir yani yüz yüze iken gerçekleştiğine inanıyorum. Sektörü yani hedef kitlenizi tanıdığınız zaman onlardan elde edeceğiniz içgörüleri ve sektörümüzü en iyi şekilde anlamak için gözlemlediğiniz verileri analiz edebilmek çok önemlidir. Analiz sonucu ulaştığımız bulguların, markalarımızı nasıl, ne zaman sunacağımız konusunda etkili kararlar almamızda yardımcı olacağını her zaman düşünmekteyim. Tüm bu söylediklerimin doğrultusunda Potential Optical olarak hedef kitlemizle dijital platformlarda ve web sitemizde etkileşimde bulunmayı özellikle tercih etmekteyiz.

Uluslararası fuarları takip ediyor musunuz? Bu konudaki düşünceleriniz nelerdir?

Uluslararası fuarları elbette takip etmekteyiz. İlerleyen senelerde Potential Optical olarak da katılımcı olmayı sürdüreceğiz. Bu global etkinliklerin sektörümüzün gelişimi için değerli fırsatlar yarattığını düşünmekteyim. Fuarlar için en yeni teknolojilerin ve trend markaların ve sayısız koleksiyonun ortak buluşma noktası diyebiliriz.

Yeni ve daha büyük hizmet alanıyla, 10. kez gerçekleşen Silmo İstanbul Optik Fuarını katılımcı bir firma olarak başlangıcından bugüne nasıl değerlendirirsiniz?

Sektörümüzde yaşadığımız gelişmeler ve pazarda meydana gelen yeni oluşumlar rekabetin yoğun bir şekilde yaşandığı bir ortamı doğurmuştur. Bugün artık sadece kaliteli mal üretip pazara sürmeyi, başarı elde etmek ve satış yapabilmek için yeterli görmüyorum. Çünkü günümüz koşullarında tüketiciler aynı malın değişik fiyat kalite ve biçimleri ile karşılaşabilmekte ve ihtiyacı olan mal ya da hizmetin değişik alternatifler arasından seçme şansına sahiplerdir. Böylesi bir pazar ortamında da Silmo İstanbul Optik Fuarı’na katılım, firmalara oldukça önemli avantajlar sunmaktadır. Fuar firmaların hem pazarlama hem de tanıtım aktivitelerini bir arada yürütmelerine olanak sağlamaktadır. Bu sebeple Silmo İstanbul’un sektöre ve bizlere samimi destek faaliyetlerini önemli buluyorum. Dikkat çekici bir zekayla organize edilen fuarın; iyi eğitilmiş çalışanları, aktif ve başarılı fuar öncesi ve fuar sırası tanıtım çalışmaları, dizaynı ve özenle yürütülen fuar sonrası çalışmaları yıllar içerisinde daha da gelişiyor. Tüm Silmo İstanbul ekibine teşekkür ediyoruz.

Bu değerli röportaj için çok teşekkür ederiz. Son olarak, dergimiz 4 your eyes’ın dijital yayına geçişi hakkında ne düşünüyorsunuz?

Derginizin güncel haberlerin takibini sağlayabilmek adına başarılı bir etken olduğunu düşünüyorum. Sektörde tanınan veya tanınmakta olan birçok firmanın gelişimi ve yenilikleri konusunda bilgi sunmasını çok başarılı buluyorum. Dijital çağa ayak uymanızı da takdirle karşılıyor, başarılarınızın devamını diliyorum. Teşekkürler.

Temmuz 2024

Swarovski

Aksesuar Sanatı

Swarovski, Global Kreatif Direktör Giovanna Engelbert tarafından markanın efsanevi takı koleksiyonlarından ilham alınarak tasarlanan yeni gözlük koleksiyonunu sunuyor.

Constella’nın İlhamı

Swarovski’nin EssilorLuxottica işbirliği ile hazırladığı 2024 İlkbahar/Yaz gözlük koleksiyonunda markanın ikonik Constella takılarından ilham alınarak tasarlanan yeni güneş gözlüğü modeli göz kamaştırıyor. Bu yüzü saran muhteşem güneş gözlüğünün üzerindeki Swarovski kristalleri, uzaklardaki bir galaksi misali parıldıyor. Özel tasarımlı oval kedi gözü şekli, parçaya çağdaş bir hava katıyor. Bu metal güneş gözlüğü, ışıldamanızı sağlayacak gösterişli ve çarpıcı bir tarzla tüm parçaları parlatacağının sözünü veriyor. Galaksinin cazibesini ortaya çıkaran model; kıvrımlı saplarıyla, çerçeve ve saplar boyunca uzanan toplam 22 adet parıltılı Swarovski kristaliyle tamamlanan yarım rim halkalı, ayrıntılı bir tasarım sunuyor. Swarovski’nin Constella takılarından ilham alarak kavisli bir şekilde çerçeveye yukarıdan bağlanan saplarla kusursuz bir uyum yaratılmış. Şeffaf veya golden shadow renginde Swarovski kristalllerinden oluşan bir takımyıldızı ortaya çıkarıyor.

Lucent Işıltısı

Göz alıcı Lucent takı koleksiyonundan ilham alan Swarovski’nin, yeni tasarımlarda ortaya koyduğu yenilikçi birleşme kısmı, efsanevi Lucent kristal takı bitişlerini anımsatıyor. Yeni şeffaf asetat çerçeveler ve berrak Lucent kristaller ilk kez bu tasarımlarda sunuluyor. Bu ailedeki parlak ve neşeli tarzlar, cesur ve eğlenceli bir ruha sahip olanlar için tasarlanmış renk seçeneklerinden oluşuyor. Swarovski, saplarını canlı renklerdeki çarpıcı kristallerle tamamladığı modern kare asetat çerçeveli güneş gözlüğüyle tüm dikkatleri üzerinize çekiyor. Swarovski tüm tarzları zahmetsizce güçlendirerek, kusursuzca bir araya getiriyor.

Imber Sanatı

Hiçbir zaman gösterişten kaçmayan Swarovski, Imber koleksiyonundan ilham alan yeni tasarımlarında, tıpkı Imber aksesuarlarında olduğu gibi şişkin metal bezel yerleştirmeler içerisine, detaycı ve sanatsal bir işçilikle göz kamaştırıcı yuvarlak kristalleri diziyor. Bu ailedeki güçlü asetat çerçeveli güneş gözlüğü, cesur yuvarlak kristallerle süsleniyor. Tüm ilgiyi üzerinde toplayan bu asetat güneş gözlüğü, ışıltısıyla herkesi anında büyülüyor. Yastık şeklindeki bu tasarımlar, saplarındaki metalle tamamlanan iri kristalleri sayesinde hem cesur şık hem de çarpıcı bir görünüm ortaya koyuyor. Yuvarlak asetat optik modelin ise her bir sapını süsleyen dört kristal, benzersiz Swarovski ışıltısını yayıyor. Swarovski, ilhamını yine Imber ailesinden ve denizlerden alan benzersiz bir gözlük tasarımı daha sunuyor. Güneşin altında ışıldayan bir okyanusun canlı mavi-yeşil tonlarıyla ve deniz gözlüğünü çağrıştıran yapısıyla bu modern ve doğal gözlük; camlar, çerçeve ve saplar üzerine düşen ışık miktarını yoğunlaştıran toplam 130 adet kristale yer veriyor. Çıkarılabilir bir kayışla tamamlanan siyah renk seçeneği, sportif olduğu kadar tarz sahibi de olan okyanus esintili bir görünüm sunuyor. Bu eğlenceli güneş gözlüğü, ışığı yansıtan canlı ve denizden ilham alan tasarımı ile işlev ve modanın sportif bir füzyonunu sunuyor. Tasarımın deniz gözlüğünü anımsatan organik şekli benzersiz bir göz koruması ve tarz sahibi bir yorum sunarken, parıldayan kristaller okyanusun baş döndürücü ışıltısını çağrıştırıyor.

Matrix Esintisi

Pavé kristal yerleştirmelerin ışığı yansıtan özelliklerinden ilham alan Matrix koleksiyonundan yola çıkarak tasarlanan yeni gözlükler, efsanevi takı tasarımlarını hem karmaşık hem de daha sade detaylarla tamamlanan çağdaş tasarımlarla kusursuzca birleştiriyor. Havada süzülüyormuş gibi görünen yarı kıvrımlı, cesur ve modern bir tarz ile sunulan yenilikçi tasarımlar, aralıksız mikro pavé kristallerle süslenmiş ve sap uçlarından aşağı doğru akarak uzayan metal bir çubuk ile çerçeveleniyor. Kedi gözü formundaki yeni gösterişli metal güneş gözlüğü, tüm kıyafetlerle birlikte kullanabileceğiniz bir aksesuar sunuyor. Saplar ve köprü boyunca kesintisiz uzanan bir dizi Swarovski kristaliyle tamamlanan bu gözlük, dikkatleri zahmetsizce üzerinde toplayarak benzersiz bir ışıltı ortaya çıkarıyor. Sıra dışı bir modayı ve kristal işçiliğini harmanlayan Swarovski, bu tasarımla tüm görünümlere ışıltı katıyor. Modern güneş gözlüğü, yarım rim halkalı camlarıyla minimalist bir estetik ortaya çıkarıyor. Süslemeli üst çubuğu ve çerçeveye yukarıdan bağlanan Swarovski kristalleriyle kaplı sapları, yarım rim halkalı bu modern tasarımı sabit tutuyor. Detaylara önem verilerek titizlikle tasarlanan ve metal bir köprüyle kusursuzca birleşen geniş oval camlara yer veren güneş gözlüğü, modern ve tarz sahibi bir görünüm sunuyor. Kristalize pavé yerleştirmesiyle çerçeveye yukarıdan bağlanan metal saplar, Swarovski takılarından tanıdığımız o kusursuz ışıltıyı sunuyor.

Swan Dokunuşu

Geleneksel sınırların ötesinde ışıldayarak olağanüstü olana kucak açan ve ilhamını Swarovski’nin ikonik Swan’ından alan yeni gözlükler, yalnızca çarpıcı yapıları ile kullanıcısına tarz sunmakla kalmayarak markanın sonsuz mirasını da gururla temsil ediyor. Tasarımlar, maske şeklindeki benzersiz camların iki yanını süsleyen ve saplar boyunca zarifçe uzanarak uçlara kadar ulaşan göz kamaştırıcı bir pavé kristal yerleştirmesiyle tamamlanıyor. Neşeli görkemi temsil eden ve daimi bir hareketliliğe sahip kristal sevgi amblemi olan efsanevi Swarovski kuğusu, maske şeklindeki bu çağdaş güneş gözlüğü tasarımına seçkinlik katıyor. Üç yüzden fazla kristal ile güzel bir tasarımla süslenen bu güneş gözlüğü hiç şüphesiz tüm bakışları üzerine çekiyor.

Temmuz 2024

Mazzucchelli 1849

Mazzucchelli 1849

175 Yıllık Miras

Mazzucchelli, 175 yıllık mirasının odağına sürdürülebilirliği yerleştirdi. Artık yüksek kalite ve estetik ile yetinmeyen şirket, yeni üretim tesisiyle çevre dostu faaliyetlerini genişletiyor.

Santino Mazzucchelli’nin hayvan boynuzu, kemik ve kaplumbağa kabuğundan tarak ve düğme üretmek üzere küçük bir fabrika açmasının üzerinden 175 yıl geçti. Bu 175 yıl boyunca bu küçük fabrika büyüdü ve potansiyelini anlayan Mazzucchelli ailesinin üyelerinin öngörüleri ve fikirleri sayesinde nesilden nesile geçerek son derece sofistike bir uzmanlığa sahip, özellikle gözlük pazarında kullanılan selüloz asetat granül ve levhalarının üretim ve dağıtımında dünya lideri olan uluslararası bir şirket haline geldi. Mazzucchelli 1849, selüloz asetat üretim endüstrisinde işçiliği ve yenilikçiliği ile dünya çapındaki şöhretini her geçen yıl daha da artıyor. Şirket 175. kuruluş yıldönümünü kutlarken, Grup Ürün Geliştirme Müdürü Elena Orsi Mazzucchelli’nin sürdürülebilir malzemelerin geliştirilmesi ve stratejik genişleme vizyonu hakkındaki röportajını sunuyoruz.

Mazzucchelli 1849’un mirası altı nesli kapsıyor. Şirket, hızla gelişen bir pazarda geleneğin ve zanaatkarlığın korunmasını yenilikçilik dürtüsüyle nasıl dengeliyor?

Bu soru ciddi bir değerlendirmeyi hak ediyor. Bazen doğal olarak gelen bir zihniyet ve iş yaklaşımını açıklamak kolay değildir. Mazzucchelli modernite geleneğini korur, bu şirkete aktarılan ailenin varoluş biçimidir. Mazzucchelli’nin faaliyetleri zaman içinde değişmiştir, ancak ürettiklerimizin kalitesine odaklanma değişmemiştir ve her şeyden önce, her zaman olduğu gibi bizi öteye bakmaya yönlendiren itici güçtür. Sadece pazarı deşifre etmek ve anlamak değil, esas olarak bir adım önde olmak gerekir. Ölçüp biçmeli ve zor seçimler yapmalısınız ama sonra yaptığınız şeye inanmalı ve kararlılıkla uygulamalısınız. Günümüzde değişimler çok şiddetli, hızlı ve etkili olabiliyor. Uyumlu bir ekiple çalışmak elzem hale geliyor. İnsan figürünün kilit rolüne inanıyorum, şirkette yer alan insanların kalitesi kesinlikle fark yaratıyor. Çok yönlü sürdürülebilirlikle ilgili hususlar ele alınırken kişinin ve zanaatkarlığın merkeziliği korunmalıdır.

Mazzucchelli 1849’un bu yıl yeni bir üretim tesisi açacağını biliyoruz. Bu genişlemenin arkasındaki motivasyon, getireceği teknolojiler hakkında ve yeni tesisin şirketin gelecek vizyonuyla nasıl örtüştüğüyle ilgili ayrıntılı bilgi verebilir misiniz?

Yeni tesisimizi açmak özellikle yenilenebilir kaynaklardan enerji kullanmak ve çok daha düşük enerji tüketimi, daha düşük su tüketimi, daha düşük proses atığı ve daha yüksek üretim verimliliğine sahip olmak için süreçlerimizi yeniden tasarladığımız anlamına geliyor. Bu tasarı, tamamen yeniden tasarlanmış yeni makineler, yüksek düzeyde otomasyon ve yenilikçi bir üretim süreci kontrol sistemi sayesinde gerçekleşmektedir. Sürdürülebilirlikten bahsetmek aynı zamanda daha düşük çevresel etkiye sahip çözümler bulmak anlamına da gelir.

Bu nedenle, süreçlerimizde ortaya çıkan selüloz asetat atığını arıtabilecek ve tedarikçimiz Eastman’ın kimyasal geri dönüşüm tesisinde geri kazanılmak üzere Atık Sonu’na dönüştürebilecek bir Atık Geri Kazanım Merkezi inşa etmeyi planladık. Bu döngüsel asetat atığı geri kazanım süreci müşterilerimize de sunulabilir ve şu anda çöp sahasına gönderilen küresel atık miktarlarının azaltılmasına yardımcı olabilir.

Şirket sürdürülebilirliği kurumsal yönelimine nasıl dahil ediyor ve özellikle M49 biyoplastik gibi sürdürülebilir malzemeler geliştirme konusunu detaylandırır mısınız?

Son yıllarda gerçekleştirilen yatırımların çoğu, çevre üzerinde daha iyi bir etkiye sahip olmak için süreçler, malzemeler ve teknolojilerdeki iyileştirmelere yöneliktir. Bunlardan biri, formülü klasik formülasyonun fiziksel mekanik özelliklerini güçlü bir eko-sürdürülebilirlik özelliği ile birleştiren Mazzucchelli biyoplastiği M49’dur. Geleneksel plastikleştiricinin yerini bitkisel kökenli bir plastikleştirici çözeltisi almış, böylece M49 kayda değer bir biyo-bazlı içeriğe sahip bir biyoplastik haline gelmiştir. Mazzucchelli’nin sürdürülebilirlik konusundaki kararlılığının çok daha yeni bir örneği, ABD’li Eastman şirketi ile 2020 yılında başlayan işbirliğidir. Bu işbirliğinin ardından Mazzucchelli, hammaddeyi yeniden elde etmek için plastik atıkları birincil moleküllere dönüştüren Karbon Yenileme Teknolojisi adı verilen bir süreçle üretilen yenilikçi bir pul olan Acetate Renew™ ile yapılan levha üretimini üretimine eklemeye karar verdi.

Mazzucchelli 1849, dünya çapında en iyi şirketlerden bazılarıyla işbirliği yapmasıyla tanınıyor. Başarılı işbirliklerinden örnekleri ve bu ortaklıkların şirketin başarısına nasıl katkıda bulunduğunu paylaşabilir misiniz?

Sistem entegrasyonundan yeni ürünlerin geliştirilmesine kadar inovasyon ve iyileştirme programlarını ve projelerini paylaşmaya çalışan tüm müşterilerimizle işbirliği yapıyoruz. Plastik malzeme üretiminde dünyanın en önemli şirketlerinden biri olan ve kimyasal geri dönüşüm süreçlerinde ön sıralarda yer alan ana hammadde tedarikçimiz Eastman Chemical ile yaptığımız işbirliğinden gurur duyuyoruz. Eastman ile işbirliği, işletmelerimizin sürdürülebilirliğini artırma yönünde ilerleyen döngüsel bir atık ve atık geri kazanım süreci oluşturmamızı sağlayacaktır.

Mazzucchelli 1849 selüloz asetat üretim endüstrisinin geleceğindeki rolünü nasıl öngörüyor ve şirket ortaya çıkan zorluklar ile fırsatlara uyum sağlamak için hangi adımları atıyor?

Mazzucchelli selüloz asetat dünyasında önemli bir rol oynamaya devam etmek istiyor. Mazzucchelli, gözlük pazarında, özellikle de sadece üst düzey gözlüklerde çalışanlar için en önemli referanstır ve olmaya da devam etmek istemektedir. Bu nedenle sadece tasarım ve renk varyasyonlarında değil, üretim ve tedarik zinciri entegrasyonu söz konusu olduğunda malzeme ve süreçlerde de yenilikçiliği garanti etmek önemlidir. Bugün artık estetik ve teknik açıdan eşit bir ürün yapmak yeterli değil; malzeme sürdürülebilirliği, giderek artan yüksek kalite ve giderek artan esnek ve hızlı hizmet ihtiyaçlarına yanıt veren çözümler geliştirmek gerekiyor. Mazzucchelli, ortaya çıkan yeni ihtiyaçlara yanıt vermek için kaynak ve enerji yatırımı yapmaktadır ve yeni fabrika ve atık geri kazanım merkezi yatırımları, attığımız yeni adımlardan sadece birkaçıdır.

Kaynak: 20/20 Europe

Temmuz 2024

Asap Rocky

Asap Rocky

Bottega Veneta

Gerçek adı Rakim Athelstone Mayers olan dünyaca ünlü Amerikalı rapçi ve müzik videosu yönetmeni Asap Rocky, Rihanna gibi milyonların sevgilisi olan şarkıcılarla işbirliği yapmaya ve hayranlarını müziğiyle büyülemeye devam ediyor. Asap Rocky kendine özgü aksesuarlarla zenginleştirdiği tarzını, Bottega Veneta’nın Unapologetic serisinden seçtiği şık bir güneş gözlüğüyle tamamlamış.

Haziran 2024

Anya Taylor Joy

Anya Taylor Joy

Khaıte x Olıver Peoples

Son yıllarda peş peşe gösterime giren sinema filmleriyle adından sıkça söz ettiren ve Hollywood’un yükselen yıldızlarından biri olan genç aktris Anya Taylor Joy 14 – 20 Mayıs 2024 tarihleri arasında gerçekleştirilen dünyaca ünlü Cannes film festivalinde boy gösteren ünlüler arasında yer alıyor. Çok şık bir kombinle gördüğümüz Anya’nın güneş gözlüğü bir Khaite x Oliver Peoples tasarımı.

Haziran 2024

Beyonce

Beyonce

Balencıaga

Küresel çapta hayran kitlesine ve şöhrete sahip Amerikalı şarkıcı Beyonce konserlerindeki sahne performansları ve dans şovlarının yanı sıra çarpıcı ve gösterişli sahne kostümleriyle de tüm dikkatleri üzerine çekmeyi başarıyor. Ünlü şarkıcı Beyonce sahnedeyken çekilmiş bu fotoğrafta kırmızının en canlı tonunu tercih etmiş. Işıldayan Beyonce’nin şık Balenciaga güneş gözlüğü ona çok yakışmış.

Haziran 2024

Larma

Mücevher Gibi Gözlükler

Geri dönüştürülmüş malzemeler kullanarak avangart görünüme sahip güneş gözlükleri üretmeye kendini adamış bir moda gözlük markası Larma Eyewear, sadece üç yaşında!

Larma, çevre dostu malzemeler kullanarak keskin bir görünüme sahip güneş gözlükleri yaratmaya kendini adamış bir moda gözlük markasıdır. Çerçeveleri Fransa ve İtalya’da özenle el yapımı olarak üretilmekte ve son teknoloji işçilik ile avangart tasarımı bir araya getirmektedir. İsviçreli yaratıcı ikili Ania Marincek ve Julia La Mendola, tasarım, işçilik ve eko-sorumluluğu harmanlama arzularının rehberliğinde 2021 yılında Larma’yı kurdu. Tasarımcılar Paris ve Cenevre arasında yaşıyor. Yolculukları moda tasarımı, mücevher, ürün ve aksesuar tasarımının yanı sıra moda ve lüks yönetimi gibi çeşitli alanları kapsıyor. İlk ticari koleksiyonları için stüdyo, her biri üç renkte sınırlı olan cesur, renkli tasarımlara sahip beş gözlük modeli hazırladı. Gözlüklerini mücevher olarak hayal eden tasarımcılar, bu koleksiyonu endüstriyel atıklardan elde edilen renkli, boncuklu asetatlarla oluşturdu. Doku, parlak renkler ve etkileyici tasarımları bir araya getiren tasarım sürecinin her adımı, sorumlu bir şekilde üretilmiş cinsiyetsiz çerçeveler sunmak amacıyla düşünülmüştür.

Larma, moda, sorumlu tasarım ve rejeneratif üretim konularındaki araştırma ve diyalogların bir sonucudur. Markanın amacı, sorumlu bir yaklaşımla üst düzey bir aksesuar ve gözlük markası sunarak hızlı moda ve seri üretim döngülerinin yerleşik kodlarından uzaklaşan bir modanın parçası olmaktır. Tasarım ekibi, adil fiyatlarla yüksek kaliteli ürünler sağlarken mümkün olan en etik şekilde üretmeye kararlıdır. Yolculuklarının erken bir aşamasında olmaları nedeniyle, tamamen sürdürülebilir ürünler üretmek gerçek bir zorluk teşkil ediyor. Bununla birlikte, atık ve karbon ayak izini azaltmak amacıyla, etkilerini iyileştirmek için sürekli olarak yenilikçi çözümler aramaya kararlıdırlar ve eko-sorumluluk ilkeleri döngüsellik, ayrıcalıklı olmak, yerellik, kalite ve şeffaflıktır.

Döngüsellik söz konusu olduğunda, Larma çerçeveleri yalnızca gözlük endüstrisinden gelen ölü stok veya geri dönüştürülmüş asetatlardan yapılır. Bu süreç, atıkların azaltılmasını ve yeni ürünlere dönüştürülmesini sağlar. Uzun vadeli hedef, yalnızca geri dönüştürülmüş malzemelerle üretim yapmaktır. Larma için ayrıcalıklı olmak da bir kılavuzdur. Aynı renk asetat miktarı, ölü stoklar ve kesilmiş ürünlerle değişkendir. Bu nedenle marka her birinden yalnızca sınırlı miktarda üretmektedir, bu yüzden özel modeller ve sınırlı seriler sunarlar. Bu sayede aşırı üretimden de kaçınmanın bir başka yolunu uygulamaktadırlar. Diğer bir kılavuz ise yerelliktir. Larma Studio, tedarik ve üretim zincirinde mümkün olduğunca yerel kalmayı bir onur meselesi haline getiriyor. Küçük bir yarıçap içindeki şirketlerle çalışmak, yerel geleneksel işçilikle işbirliği yapmalarını ve düşük karbondioksit emisyonu üretmelerini sağlıyor. Tüm tedarikçileri ve üreticileri Avrupa’da yerleşiktir; ambalajları ve güneş gözlükleri Kuzey İtalya’da üretilirken asetat tedarikçileri Fransa’da bulunmaktadır.

Larma’nın uzun ömürlü ürünler sunabilmesi için yüksek kaliteli malzemeler ve işçilikle çalışması esastır. Bu doğrultuda, yalnızca en kaliteli malzemelerin yanı sıra uzmanlıklarıyla bilinen tedarikçiler ve üreticilerle çalışmaktadırlar. Son kılavuzları şeffaflık olan Larma, üretim ve tüketimde eko-pozitif bir yaklaşım geliştirmeye katkıda bulunurken moda endüstrisinin bir parçası olmanın mümkün olduğuna inanıyor. 

Henüz tamamen sürdürülebilir olduklarını iddia etmiyorlar ancak dürüstlüğün ve müşterileriyle yolculukları hakkında iletişim kurmanın kilit önem taşıdığına inanıyorlar. Marka, insanları tüketirken etik seçimler yapmaya teşvik edebileceğini umuyor.

Larma’nın ilk serisi Genesis

Cenevre merkezli stüdyo Larma’nın ilk koleksiyonu Genesis için her biri üç renkten oluşan beş cesur ve renkli güneş gözlüğü modeli oluşturuldu. Gözlüğü mücevher olarak hayal eden tasarımcılar, bu koleksiyonu gözlük endüstrisi atıklarından elde edilen incili ve renkli asetatlarla oluşturdu. Doku, parlak renkler ve cesur tasarımları bir araya getiren her ayrıntı, sorumlu bir şekilde üretilen üst düzey cinsiyetsiz gözlükler sunmak için düşünülmüştür.

Tasarım, Eko-sorumluluk, İşçilik… Bloom

İsviçreli yaratıcı ikili Ania Marincek ve Julia La Mendola, tasarım, zanaatkarlık ve çevreye duyarlılığı bir araya getirme arzularının rehberliğinde, yepyeni gözlük koleksiyonları Bloom by Larma Eyewear’ı sunuyor. Dört şekil varyasyonundan oluşan bu seri, ilk koleksiyonları Genesis’in zarif ruhunu korurken, sportif bir dokunuş ve iddialı hacimlerle zarafet katıyor. Ania Marincek ve Julia La Mendola güneş gözlüğü yaratmakta markaları adına üstlendikleri üç temel değer bulunmaktadır. İlk değer tasarımdır. Gözlükleri için cesur, renkli ve sofistike tasarımlara öncelik vererek müşterilerin bireyselliklerini benzersiz stillerle ifade etmeyi sağlıyorlar. Öte yandan Larma eko-sorumluluğa da önem vermektedir. Larma, asetat atıklarını ve atıl stoklardan elde edilen malzemeleri aktif olarak geri dönüştürerek çevreye saygılı olma sözünü tutmaktadır. Bunu yaparak, ilk tercih edilen malzemelerin tüketiminden kaçınır ve etkilerini azaltır. Son olarak, Larma sınırlı serilerde üretilen özel koleksiyonlar tasarlamaktadır. Bu yaklaşım, nadirlik ve benzersizlik hissi yaratarak türünün tek örneği bir gözlük arayan tüketicilere hitap ediyor. Larma, gözlüklerini Fransa ve İtalya’da üreterek yalnızca en üst düzey kaliteyi sağlamakla kalmıyor, aynı zamanda yerel işçiliği de onurlandırıyor ve destekliyor.

Kaynak: The Eyewear Forum

Haziran 2024

Rolf Spectacles

Rolf Spectacles

Çevre Dostluğunun Ötesinde

Premium gözlük markası Rolf, her şeyden önce tutarlılığıyla bilinen bir marka için oldukça cesur bir adım atarak marka kimliğini yeniden keşfetti.

Rolf Spectacles, inovasyon, sürdürülebilirlik ve işçiliğe olan bağlılığıyla gözlük sektöründe öne çıkmaktadır. Tirol Alplerinin kalbinde kurulan Rolf Spectacles, kuruluşundan bu yana gözlüklerde doğal malzemelerin kullanılmasına öncülük ediyor. Marka, yalnızca hafif ve rahat olmakla kalmayıp aynı zamanda doğal dünyanın güzelliğini ve esnekliğini de yansıtan el yapımı çerçeveler hazırlamasıyla tanınıyor. Premium gözlük markası Rolf marka kimliğini her şeyden önce tutarlılığı ve sürdürülebilirliği ile bilinen bir marka için oldukça cesur bir adım atarak yeniden keşfetti. Pazarlama Müdürü ve Kurucu Ortak Christian Wolf yeniden markalaşma ve #planetrolf projesi hakkında yapılan röportajını sunuyoruz.

Merhaba Christian, son birkaç yıl Rolf için nasıl geçti? Ne gibi yenilikler yaptınız?

Son birkaç yıl her marka için zorlu geçti, ancak zor zamanlarda yeniden düşünmeniz gerekir ve biz de öyle yaptık. Bölgesel üretimimiz sayesinde, her zaman teslimat yapabilme gibi büyük bir avantaja sahip olduk ve bu da bu yılları çok başarılı kıldı. Substance koleksiyonu ile portföyümüzü genişlettik ve çok sayıda müşteriye ulaşmayı başardık. Ürün kalitesi, tasarımı, yeniliği, sürdürülebilirliği ve fiyatıyla göz dolduruyor. Fabrikamızda 15 yıldır üretim yaptığımız ve tedarikçilerden büyük ölçüde bağımsız olduğumuz için bu alanda değişiklik yapmamız gerekmedi.

Yeniden markalaşma projenizi başlattınız. Siz de yeni veya farklı olan unsurlar nelerdir?

Rolf 2009 yılında piyasaya sürüldü. On yılı aşkın bir sürenin ardından gençliğimizi korumak, yeni bir heyecan yaratmak ve odağımızı keskinleştirmek için kendimizi yenileme ihtiyacı hissettik. Bunun anahtarı markamızın derinlemesine incelenmesiydi. Bu “yeniden başlatma” temel değerlerimizin tanımlanmasına yol açtı ve şimdi bize yeniden yaratıcılık için daha fazla alan sağlıyor.

Yeni bir logo, yeni bir kurumsal kimlik ve sadeleştirilmiş bir web sitesini başarıyla hayata geçirdik. Sonuçtan gurur ve mutluluk duyuyoruz. Her gün yeni marka kimliğimizle çalışmaktan keyif alıyoruz.

Yeniden markalaşma süreci nasıl gelişti, kurumsal kültürünüz bu süreçte ne kadar rol oynadı?

Yeniden markalaşma sürecinin tamamı, dışarıdan profesyonellerin yardımıyla uyguladığımız geniş kapsamlı ve iyi düşünülmüş bir karardı. Böyle bir süreç için yeni bakış açılarına ve uzmanlığa ihtiyaç duyarsınız. Innsbruck’tan Rabensteiner ajansını seçtik. Deneyimleri, yaratıcılıkları ve sabırları tam da aradığımız şeydi. Ulrike Hirtzberger ile birlikte konumlandırma, rekabet analizi ve diğer kilit unsurları içeren kapsamlı bir marka stratejisi geliştirdik. Daha sonra bu temel üzerinde detaylar üzerinde çalıştık. Sonuçta ortaya yeni bir logodan çok daha fazlası olan değerlerimizi ve vizyonumuzu tam olarak yansıtan bir marka kimliği çıktı: #planetrolf – ‘Rolf. Doğal olarak el yapımı’. Tasarım yaklaşımımız yüksek teknolojiyi geleneksel işçilikle birleştiriyor ve estetik ile işlevselliğe olan tutkumuzun altını çiziyor. Yeniden markalaşma süreci bu unsurları daha da ön plana çıkarmak için bir fırsat oldu. Teknoloji, işçilik, doğa ve tasarım sevgisi yeni marka kimliğimizde ifade ettiğimiz Dna’mızın temel unsurlarıdır.

Yeniden markalaşmanın bir parçası olarak vurgulamak istediğiniz belirli tasarımlar veya tasarım öğeleri var mı?

Rolf, netlik ve sadelikle karakterize edilen zamansız tasarıma odaklanıyor. Tasarımımız uyumlu bir tasarım dili ile karakterize edilir. İyi tasarımın içten başladığına, kafadan geçtiğine ve kalbe dokunduğuna inanıyoruz. Estetik ve teknoloji eşit derecede önemlidir. Rolf karmaşıklığı sadeliğe dönüştürür.

Tasarımda abartısızlık kendini nasıl gösterir?

Ürünlerimizin işlevselliğinde ve güzelliğinde. Rolf’ta bir gözlüğü göz alıcı logosundan değil, dengeli şekli ve ince, işlevsel zarafetinden tanırsınız. Gözlüklerimiz, işlevsel tasarımın da güzel olabileceğini kanıtlıyor. Her çerçeve yenilikçi bilgi birikimi ve doğal sadelik içeriyor. Bu unsurlara daha fazla yer vermek ve Rolf markasını ürünlerimiz için bir çerçeve olarak güçlendirmek yeniden markalaşmamızın temelini oluşturdu.

Yeniden markalaşma, koleksiyonların uyarlanmasını veya genişletilmesini de içeriyor mu?

Kesinlikle evet. Mevcut koleksiyonlarımızı korumanın yanı sıra sürekli olarak yeni ürünler ve koleksiyonlar sunacağız. Son olarak Fusion koleksiyonumuzu sunduk. Bu koleksiyon teknik uzmanlığımızı doğal malzemelerle birleştiriyor ki bizim için gerçek bir dönüm noktasıdır. Bu amaçla, makinelerimizin modernizasyonuna yatırım yaptık. Bu yatırım, yüksek teknolojiye, yeniliğe ve bağımsızlığa olan bağlılığımızın altını çiziyor.

Peki #planetrolf ne anlama geliyor?

Yenilik, statükoyu sürekli sorgulama ve yenilenebilir hammaddelerden yüksek kaliteli ve dayanıklı gözlük üretme taahhüdümüz. Açık ve şeffaf bir şekilde iletişim kuruyor ve neyi sürdürülebilir ve dürüst ürünler olarak gördüklerine karar vermeyi ortaklarımıza ve müşterilerimize bırakıyoruz. Sürdürülebilirlik yaklaşımımız, harici organik veya eko-etiketlere değil, kendi standartlarımıza ve inançlarımıza dayanmaktadır. Ürünlerimizle özdeşleşebilen herkes #planetrolf’te buluşuyor.

Kaynak: Spectr

Haziran 2024

Doğru Bilenen Yanlış Bilgiler

Göz sağlığı insanların yaşam kalitesi açısından son derece önemli. Bu sebeple; gözde oluşan arpacık sarımsakla geçer, katarakt damla ile tedavi edilebilir, şikayeti yoksa çocuklarda rutin göz kontrolüne gerek yoktur gibi gerek eş dosttan gerekse sosyal medyadan edindiğimiz bu tür hatalı bilgiler göz sağlığımızı tehdit ediyor.

Göz Hastalıkları Uzmanı Doç. Dr. Özge Begüm Comba, göz sağlığı hakkında toplumda doğru sanılan 10 hatalı bilgiyi anlattı; önemli öneriler ve uyarılarda bulundu. Toplumdaki hatalı inanışların göz hastalıklarının erken dönemde teşhis ve tedavi edilmesini önleyebildiğine dikkat çekerek, “Hastalıkların tedavisinde gecikilmesi, ilerleyen dönemlerde kalıcı görme kaybı gibi ciddi göz problemlerinin yaşanmasına neden olabiliyor. Örneğin, ülkemizde sık görülen ve halk arasında ‘kırmızı göz’ hastalığı olarak bilinen konjonktivit zamanında tedavi edilmezse görme kusurlarına, dahası görme kaybına yol açabiliyor. Ayrıca göz tembelliği gibi erken tanı ve tedaviyle tamamen ortadan kalkabilecek bazı hastalıklarda geç kalındığında çocuklar tedavi şansını kaybediyor. Ülkemizde oldukça yaygın görülen miyopi de düzenli olarak takip edilmezse ilerleyebiliyor” dedi.

Gözlük Taktıkça Göz Numarası İlerler: Yanlış !

Toplumda gözlük taktıkça göz numarasının ilerleyeceğine yönelik yaygın bir kanı var. Doç. Dr. Özge Begüm Comba, gözlüğün sadece iyi görmemizi sağlayan bir aparat olduğuna işaret ederek, ”Dolayısıyla gözlük takmak numaraları ilerletmeyeceği gibi durdurmayacaktır da. Görsel sistemin tam ve eksiksiz çalışması için özellikle çocukluk döneminde gözlük kullanımı önem taşıyor. Zira gözlük, göz tembelliği gibi kalıcı durumların tedavisinin bir parçasını oluşturuyor” diyor.

Kırmızı Göz Suni Gözyaşı Tedavisiyle Geçer: Yanlış!

Türkiye’de en sık görülen göz hastalıklarından biri olan ve halk arasında ‘kırmızı göz’ olarak bilinen konjonktivit sorununda sadece suni gözyaşı veya başkasına fayda sağlamış bir damla kullanmak ciddi sorunlara neden olabiliyor. Doç. Dr. Özge Begüm Comba, bu hastalığın zamanında tedavi edilmediğinde görme kusurları ve görme kaybının gelişebileceği uyarısında bulunarak, “Konjonktivit göz kapağının içini kaplayan zarın iltihabı olup en sık kaynak viral ve bakteriler oluyor. Bu tablonun mutlaka hekim tarafından değerlendirilmesi ve tedavisinin etkene uygun olarak gerçekleşmesi büyük önem taşıyor. Aksi halde konjonktivit görme kaybı oluşturabilecek lekelere neden olabiliyor” bilgisini veriyor.

Göz Numarasını Durdurmak Mümkün Değil: Yanlış!

Göz numarasının ilerlemesindeki en önemli etkenler genetik ve çevresel faktörler oluyor. Bilimsel çalışmalar ışığında; yakın çalışmanın sınırlandırılması, ortalama 20 dakikada bir 20 saniye uzağa bakarak gözlerin dinlendirilmesi ve günde en az 2 saat dışarda açık havada yapılan aktiviteler öneriliyor. Ayrıca 18 yaşına kadar göz bebeğini büyüten damlalar, özellikli camlar ile gece kullanılan ve korneayı şekillendiren lensler sayesinde göz numarasının ilerlemesini durdurmak mümkün olabiliyor.

Belirti Yoksa Çocuklara Göz Kontrolü Yaptırmayın: Yanlış!

Katarakt ve göz tümörleri gibi ciddi sorunların erken teşhis ve tedavisi hem görsel açıdan hem de hayati olarak önem taşıyor. Doç. Dr. Özge Begüm Comba, “Ayrıca tek gözde yaşandığı için göz tembelliği ve şaşılık gibi durumlar ebeveynler tarafından fark edilmeyebiliyor. Bu tür hastalıklarda özellikle zamanla yarışıldığı için çocuklarda göz muayenesinin doğumdan sonraki ilk 2 aydan başlayarak düzenli aralıklarla yapılması çok önemlidir” diyor.

Katarakt Damla Yöntemiyle Tedavi Edilebilir: Yanlış!

Göz Hastalıkları Uzmanı Doç. Dr. Özge Begüm Comba, kataraktın bilinen tek tedavi yönteminin ameliyat olduğunu belirterek, şöyle devam etti “Yaşlanmış ve saydamlığını yitirmiş göz içi merceği cerrahi yöntemle çıkarılmalı ve yerine yapay mercek takılmalıdır. Ancak tabi ki sağlıklı beslenilmesi, düzenli kan şekeri takibi yapılması, UV blokajı olan güneş gözlükleri kullanılması gibi yöntemlerle oksidatif stresi azaltarak kataraktın ilerleme süreci yavaşlatılabiliyor.”

Katarakt Sadece Yaşlılarda Görülür: Yanlış!

Katarak çoğunlukla ileri yaştaki kişilerde gelişse de çocukluk ve bebeklik döneminde de oluşabiliyor. Doğumsal katarakt çeşitli sendromlara eşlik edebildiği gibi anne karnında geçirilen enfeksiyonlar ve ilaç kullanımından da kaynaklanabiliyor. Çocukluk döneminde ise yine kortizon gibi ilaçlara bağlı olarak ortaya çıkabiliyor veya diğer hastalıklara eşlik edebiliyor.

Göz Tansiyonu Sıklıkla Göz Ağrısı Yapar: Yanlış!

Göz tansiyonu son derece sinsi seyirli olan bir hastalık. Bazen göz arkasından gelen bir ağrıyla kendini belli edebilirken, sıklıkla hiçbir ağrıya yol açmıyor. Kapalı açı glokomlar ise daha ağır seyirli olup ani göz tansiyonu yüksekliği nedeniyle ciddi ağrılara sebep olabiliyor. Göz Hastalıkları Uzmanı Doç. Dr. Özge Begüm Comba, 40 yaşından sonra yıllık takiplerle göz tansiyonunun mutlaka değerlendirilmesi gerektiği uyarısında bulunuyor.

Göz Hastalıkları Bitkisel Yöntemlerle Tedavi Edilebilir: Yanlış!

Gözde oluşan arpacık gibi herhangi bir lezyona sarımsak ve limon sürmek sonuç veremeyeceği gibi farklı enfeksiyonlara da yol açabileceği için son derece tehlikeli olabiliyor. Doç. Dr. Özge Begüm Comba, “Ilık pansuman ve kirpik hijyeni ön planda tutularak, hekimin önerdiği ilaçlarla süreci yönetmek en etkili tedavi yöntemidir” diyor.

Sonbahar ve Kış Aylarında Güneş Gözlüğü Kullanmaya Gerek Yoktur: Yanlış!

Güneşin zararlı ultraviyole ışınları bulutlu havalarda da yeryüzüne ulaşıyor ve gölgelerden yansıyorlar. Ayrıca zararlı ışınların yanı sıra rüzgar göz kuruluğuna yol açabiliyor. Bu nedenle göz sağlığınız için güneş gözlüklerini sadece yaz aylarında değil, her mevsimde kullanmanız büyük öneme sahip.

Haziran 2024