Vysen Fütürizmi: Nikky

Vysen sınırlara meydan okumayı sürdürüyor. Markanın şimdiye kadarki en cesur güneş gözlüğü tasarımlarından olan Nikky fütüristik havasıyla göz alıyor. Paslanmaz çelikten, dairesel/altıgen bir formla İtalya’da el işçiliğiyle üretilen Nikky, 6 farklı renk seçeneğiyle sunuluyor. Farklı olmaktan korkmayan bireylere hayranlık duyan Vysen, Nikky ile tasarımı yeni bir seviyeye taşıyor.

Nisan 2025

Kuboraum’un Tasarım Dansı

Designer markalar arasındaki popülerliğini koruyan ve avangart tasarım yaklaşımıyla sınırları aşan Kuboraum, E15 Sun Si adını verdiği bu cesur, metal asetat karışımı ve yarı çerçeveli güneş gözlüğü modeli ile maske forma yeni bir yorum getiriyor. Her detayında ince işçilik gördüğümüz E15 Sun Si’nin gri camları Nylon malzemesinden üretilmiş ve tasarım moda çıtanızı yükseltmeye hazır.

Nisan 2025

Marni, Odrius ile Büyülüyor

Dünyaca ünlü moda evi Marni, en yeni gözlük koleksiyonunda yer alan Odrius isimli bu oversize, çerçevesiz güneş gözlüğü modeliyle lüksü adeta yeniden tanımlamayı başarmış. Özel yuvarlak formdaki camları, gümüş rengi ve mat finish yapılmış kıvrımlı metal saplarıyla dikkat çeken Odrius’a işlenen minimal Marni logosu, modeli kullanacaklara çabasız şıklığın adresini hatırlatıyor.

Nisan 2025

Zamansız Bir Persol

Kaliteli işçiliği, ikonik tasarımları ve Meflecto esnek sap teknolojisiyle tanınan lüks İtalyan gözlük markası Persol, her yeni koleksiyonuyla gözlük tutkunlarını cezbetmeye devam ediyor. Persol imzası taşıyan bu üniseks, siyah çerçeveli ve mavi camlı bu sofistike güneş gözlüğü modeli yüzde yüz asetattan üretilmiştir. Modeli öne çıkaran kaş hizasındaki çizgi ve diğer zarif detaylar göz alıyor.

Nisan 2025

Fleye Copenhagen

Fleye Copenhagen

Tasarımı yeni bir boyuta taşıyor…

Fleye Copenhagen’in 2025 koleksiyonu Combining Details ile sunduğu özgünlük ve abartısız zarafet; malzeme, şekil ve renklerin dünyası olan gözlük modasına adeta hediye niteliğinde.

Fleye Copenhagen, klasik, sade, aynı zamanda cesur ve alışılmadık tasarımlarıyla tanınan bağımsız bir Danimarkalı gözlük markası olarak Annette Esto, Hanne Anderson ve Lars Halstroem tarafından 2002 yılında kurulmuştur. İskandinav tasarımı ve kültürüne derin bir bağlılık ve gözlük tasarımı tutkusuyla öne çıkan Fleye, yenilikçi çözümler ve üstün el işçiliği kullanmaktadır. Özgün renk kombinasyonları ve detaylara gösterdiği hassasiyetinden ödün vermeyen Fleye, optik dünyası tarafından her sezon merakla beklenen tasarımlar üretmektedir. İster saplardaki ince bir gravürle ister çerçeve üzerindeki şık bir desenle olsun; marka, minimal detayları aracılığıyla klasik çerçeve tasarımına çekici dokunuşlar eklemektedir. Fleye tasarımda mümkün olanın sınırlarını yirmi yılı aşkın süredir zorlayarak, konfor, işlevsellik ve zarafeti bir arada vadetmektedir.

İskandinav Estetiği
Fleye Copenhagen’ın misyonu, bireyin stilini ve kişiliğini hem tamamlayan hem de vurgulayan gözlükler yaratmaktır. Fleye’nin tüm tasarımları, tutarlı ve belirgin bir şekilde İskandinav ruhunu taşırken, kentsel etkileri klasik sadelikle ustaca harmanlamaktadır. Böylece cesur ve aynı zamanda zamansız silüetleri kullanıcılarıyla buluşturmaktadır. Tüm çerçevelerini hipoalerjenik malzemeler kullanarak el işçiliğiyle üretmektedir. Danimarkalı marka, malzeme seçimleriyle de dikkat çekmektedir. Optik dünyasında karbon fiber ve ahşabı tek bir çerçevede başarıyla birleştiren ilk gözlük markası Fleye’dir. Güçlü karbon fiberin doğal ahşapla benzersiz kombinasyonlarını uygulayan Fleye, bu sayede çerçevelerine görsel estetik yanında hafiflik ve dayanıklılık gibi birinci sınıf nitelikler kazandırmıştır. Fleye’nin karbon-ahşap gözlükleri, çivit mavisi, bordo ve mor gibi canlı tonlarda geniş bir yelpazede sunulmaktadır.

Fleye Copenhagen beta- titanyum ile de konfor, işlevsellik ve tasarım şıklığını bir araya getirmektedir. Markanın modern İskandinav tasarım kültürünü yansıtan beta titanyum koleksiyonunun merkezinde dayanıklılık ve sürdürülebilir tasarım anlayışı yer alır. Fleye’nin asetat kullanarak hazırladığı koleksiyonları ise klasik şekilleri modern tasarımlarla yeniden yorumlamaktadır. Malzemelerin şaşırtıcı kombinasyonları ile renklerle oynamadaki uzmanlık bir araya geldiğinde eşsizlik ve zamansızlık ile sonuçlanmaktadır. Fleye asetat ile hazırladığı gözlüklerinde, onlara bireysel ve sofistike bir görünüm kazandıran derin tonlar seçerken, mermer esintili desenleri tercih etmektedir. Marka, özel bileşimli bir asetat türü sayesinde ise yaratıcı şekillerini, desenlerini ve renk kombinasyonlarını kaybetmeden daha ince ve ultra hafif stiller sunmaktadır.

Combining Details: İnovatif Estetik
Fleye Copenhagen, 2025 İlkbahar/Yaz sezonuyla birlikte Combining Details koleksiyonunu sunuyor. Markanın, malzeme, şekil ve renge odaklandığı yeni koleksiyonu, bu üç unsurun tüm yenilikçi kombinasyonlarını keşfederek gözlük tasarımını yeni boyutlara taşıyor. Mistik illüzyon konseptinden ilham alan Combining Details koleksiyonu bazıları öne çıkması, bazıları ise sadece kullanıcısının görebilmesi için gizlenmiş – ince ve cesur tasarım unsurlarıyla donatılmıştır.

Combining Details koleksiyonundaki malzeme seçimleri, Fleye Copenhagen’in blok titanyum, levha titanyum, HDCA ve karbon ahşap gibi imza niteliğindeki malzeme kategorilerinin tümünden izler taşımaktadır. Bu ayrıcalıklı malzemelerin her biri, Fleye tarafından Combining Details koleksiyonundaki tasarımların benzersiz yapısal ve estetik özelliklere ulaşması amacıyla kullanılmıştır. Çarpıcı renkler ve eşsiz şekillerle birleşen bu seçkin malzemeler sayesinde; Fleye, özgün, abartısız zarafet sunarak kullanıcısının görünümünü tamamlayan Combining Details koleksiyonu ile gözlük modası dünyasında çıtayı yükseltmiştir.

Fleye Copenhagen’in en yenisi Combining Details koleksiyonunda, büyük, yuvarlak camlara sahip, ince ve hafif yapılı bir levha beta-titanyum optik çerçeve olan Emilie, kadınlara özel tasarlanmış estetik açıdan zarafeti mükemmel bir şekilde yansıtan bir model olarak dikkatleri üzerine çekmektedir. Emilie için Fleye’nin seçtiği açık pembe ve rose altın tonlarındaki renk paleti, optik gözlüğün iç kenar detayını belirgin bir şekilde vurgularken tasarımın abartıdan uzak yapısını da ideal bir şekilde yansıtmaktadır. Combining Details koleksiyonunda çarpıcı geometrik hatlarıyla cesur bir silüete sahip Pelle isimli optik model HDCA malzemesi sayesinde pürüzsüz kıvrımlarıyla öne çıkmaktadır. Üniseks bir parça olarak tasarlanan Pelle, yapı ve akışkanlık arasındaki dengeyi mükemmel şekilde örneklemektedir. Combining Detail koleksiyonundan öne çıkan bir diğer göz alıcı tasarım da karbon&ahşap malzemesi ile üretilen Robin isimli çerçevedir. Robin, belirgin karbon fiber dokusunu taze ve modern bir şekilde geliştiren derin, zengin renk tonlarıyla beğenilere sunuluyor. Fleye Copenhagen’ın titiz el işçiliği, yenilikçi ifade sanatı ve zamansız stile bağlılık olan temel felsefesine sadık kalarak hazırladığı Combining Details, gözlük tasarımının sınırlarını zorluyor.

Kaynak: Spectr

Nisan 2025

Pasif Sigara Dumanı Çocukların Gözlerine Zarar Veriyor

Uzmanların yaptığı araştırmalara, 6 yaşındaki çocukların bile sigara dumanına maruz kaldıklarında göz hasarı belirtileri gösterdiğini ortaya koydu.

Pasif içicilik yetişkinler arasında göz sağlığına yönelik bilinen bir tehdittir. Pek çok çalışma, sigara dumanına maruz kalmayı, körlüğün önde gelen nedenlerinden biri olan katarakt ve yaşa bağlı makula dejenerasyonu (AMD) gibi insanları yaşamın ilerleyen dönemlerinde etkileyen artan göz rahatsızlıkları riskine bağlamaktadır. Gözün sigara dumanına karşı en savunmasız kısımlarından biri koroiddir. Koroid, gözün arkasında bulunan yoğun bir kan damarı ağıdır. Retinaya oksijen ve beslenme sağlamaktan sorumludur ve gözün sıcaklığını ve hacmini korur. Çalışmalar sigara içenlerin ve sigara dumanına maruz kalan kişilerin koroidinin daha ince olduğunu göstermiştir. Koroid incelmesi, diğer durumların yanı sıra görmeyi tehdit eden AMD’nin gelişimiyle bağlantılıdır.

Pasif sigara dumanına maruz kalan çocukların benzer hasar gösterip göstermediğini öğrenmek için yapılan araştırmada, yaşları 6 ila 8 arasında olan 1.400 çocuğu inceledi. Sigara içen çocukların, sigara dumanına maruz kalmayan çocuklara kıyasla önemli ölçüde daha ince koroidlere sahip olduğunu ortaya çıkardılar. Fark yaklaşık 6 ila 8 mikron arasında ölçüldü. Daha da önemlisi veriler, çocuklarda koroid incelmesinin ailede sigara içen kişi sayısı ve günde içilen sigara miktarı arttıkça arttığını gösterdi. Her ne kadar bu nispeten küçük değişikliklerin çocukların gelecekteki göz sağlığı üzerindeki uzun vadeli etkisi henüz belirlenmemiş olsa da, bu çalışma erken dönemde sigaraya maruz kalmanın daha sonraki yaşamda ortaya çıkan kronik hastalıklardaki potansiyel rolünü göstermektedir.

Yıllar geçtikçe Amerika Birleşik Devletleri’nde sigara içme oranı azaldı, ancak bu bir sağlık riski olmaya devam ediyor. 2023’de ABD’de yapılan bir anket, nüfusun yüzde 25,2’sinin pasif sigara dumanına maruz kaldığını ve çocukların (3 ila 11 yaş arası) ve gençlerin (12 ila 19 yaş arası) yüzde 37,9’unun sigaraya maruz kaldığını bildirdi. Uzmanlar görme yetilerini ve genel sağlıklarını korumak amacıyla çocukların yanında sigara içmeye son vermenin önemine ışık tutuyor.

Nisan 2025

Menopoz Sonrası Gözlere Dikkat

Menopoz sonrası dönemde kadınların hormon seviyelerindeki değişiklikler, vücutta pek çok farklı etkilenmeye neden olduğu gibi göz sağlığını da olumsuz etkileyebiliyor. Bu dönemde göz kuruluğu ve katarakt gibi göz hastalıklarının riski artmaktadır.

Menopozdaki Kadınların Yüzde 10’u Göz Kuruluğu Tedavisi Görüyor
Kadınların erkeklere kıyasla gözyaşı bezlerinde, korneada ve retinada farklılıkların olduğunu vardır. Östrojen, progesteron, androjen gibi cinsiyet hormonlarına bağlı olarak; yaş, adet dönemi, hamilelik, menopoz ve andropoz görmeyi etkiliyor. Menopoz, kadınların üreme döneminin sonlanmasıyla birlikte östrojen hormonunun azalmasıyla karakterize edilir. Bu hormon değişikliği, vücuttaki pek çok fonksiyonu etkileyebilirken, gözyaşı üretimini de doğrudan etkiler. Östrojen seviyesi düştüğünde, gözyaşı üretimi azalır ve bu durum, göz kuruluğuna yol açar. Göz kuruluğu, gözde yabancı cisim hissi, yanma, batma ve bulanık görme gibi rahatsız edici semptomlara neden olabilir. Menopoz dönemiyle birlikte gözyaşı üretiminde yaşanan azalma, göz sağlığını olumsuz etkileyebilir. Menopoza giren kadınların yüzde 10’u göz kuruluğu tedavisi görüyor, ancak bir diğer kesim hastalığın farkında olmadan bu sorunu yaşıyor. Ayrıca menopoz döneminde verilen hormon destek tedavisinin de sanıldığının aksine göz kuruluğuna neden olabiliyor. Özellikle bu dönemde kadınlar, göz kuruluğu nedeniyle sık sık doktora başvuruyor. Göz kuruluğu tedavi edilmediğinde, daha ciddi göz problemlerine yol açabilir. Mutlaka bir göz doktorunun teşhisi ile tedaviye geç kalınmadan başlanmalıdır.

Aynı Yaştaki Erkeklere Göre Kadınlarda Katarakt Riski Daha Fazla
Katarakt, gözün merceğinde meydana gelen bulanıklaşma sonucu görme kaybına yol açan bir hastalıktır. Katarakt, menopoz sonrası kadınlarda daha sık görülmektedir. Menopozdan sonra kadınlarda katarakt gelişim riski aynı yaştaki erkeklere göre daha fazladır. Menopoz döneminde vücudun değişen hormon düzeyleri, göz merceğinde bazı değişikliklere neden olabilir ve bu da katarakt gelişimini hızlandırabilir. Bu yüzden düzenli göz muayeneleri, erken teşhis ve tedavi açısından oldukça önemlidir. Ayrıca, UV ışınlarından korunmak, dengeli beslenmek ve sigara gibi zararlı alışkanlıklardan kaçınmak da katarakt riskini azaltmada etkilidir. Göz kuruluğu ve katarakt gibi sorunların önüne geçmek için bu dönemde kadınların göz sağlığına özel bir özen göstermeleri gerekmektedir.

Nisan 2025

Göz Kanserinin 7 Gizli Belirtisi

Göz kanseri, gözdeki hücrelerin kontrolsüz bir şekilde büyümesi ve çoğalması sonucu oluşan bir türdür. Göz kanseri, erken teşhis edilmediğinde ciddi sağlık sorunlarına yol açabilir ve hatta görme kaybına neden olabilir.

Son dönemlerde gençler arasında yayılım gösteren göz kanseri, kendisini genellikle 7 belirtiyle ele veriyor. Göz kanseri semptomlarının çoğu kişi tarafından fark edilmediğini belirten uzmanlar, sinsice büyüyebilen hastalığın yaygın türünün “Oküler Melanom” olduğunu ifade ediyor. Göz kanserinde de birçok kanser türü gibi erken teşhis büyük önem taşıyor. Cancer Research UK verilerine göre, dünyada göz kanseri vakaları son yıllarda yükselişe geçti. 1990’ların başından bu yana vaka sıklığı neredeyse üçte bir oranında bir artış gösteren göz kanseri, her ne kadar genellikle 50 yaş üzerindeki bireylerde görülse de genç hastaların sayısındaki artış da dikkat çekiyor. Göz kanseri, çoğu zaman ilerleyene kadar fark edilmiyor, bu durum da hastalığın teşhis edilmesini zorlaştırıyor.

Göz kanserinin en sık görülen türleri arasında ise göz küresinin ortasında gelişen ve cilt kanseri olarak sınıflandırılan oküler melanom yer alıyor. Güneş ışığı ve solaryum gibi UV ışınları, bu kanser türünün gelişiminde büyük rol oynayabiliyor. Uzmanlar; görme kaybı, çevresel görüş zayıflaması, parıltılar veya gölgeli şekillerin görülmesi gibi ani değişikliklerin yanı sıra, gözdeki koyu lekeler, göz çevresindeki şişlikler ve yumrular gibi belirtilere karşı da uyarıyor. Gözdeki kızarıklık veya tahrişin standart tedavilere rağmen devam etmesi durumunda bu durumun, ciddiye alınması gerekmektedir. Birçok kişi görme bozukluklarını yaşlanma, stres veya ekran süresiyle ilişkilendirerek göz ardı etmektedir. Uzmanlar erken dönemde tespit edilen göz kanserinde bazı ince işaretlerin tedavi şansını artırabildiğini önemle vurgulamaktadırlar.

Birinci derece akrabalarında melanom teşhisi bulunan bireylerin göz kanserine yakalanma riski ise yüzde 30 ile 50 arasında artıyor. Birçok kanser türündeki gibi göz kanserinde de UV ışınlarından korunmak çok önemli bir faktördür. Kaliteli güneş gözlükleri takmak ya da günlük gözlüklerde UV koruma katmanı kullanmak, kanser olasılığını ciddi oranda azaltmaktadır.

Tıp otoriteleri, herkesin düzenli olarak göz muayenesine gitmesini öneriyor. Özellikle yüksek risk altında olan bireylerin her yıl bir kez göz kontrollerini yaptırmaları tavsiye ediliyor.

 

GÖZ KANSERİNİN 7 BELİRTİSİ

  • Bulanık görme veya ani görme değişiklikleri
  • İristeki koyu lekeler
  • Işık parlamaları veya gölgeli şekiller
  • Göz çevresindeki yumrular
  • Kızarıklık veya tahriş
  • Şişkinlik
  • Çevresel görüş kaybı

Uzmanlar, bu belirtilerin görülmesi durumunda kesinlikle bir sağlık profesyoneline danışılması gerektiğini belirtiyor.

GÖZ KANSERİ TEDAVİ YÖNTEMLERİ
Tedavi uygulamadan önce dikkat edilmesi gereken unsurlar; hastanın yaşı, sağlık durumu, tümörün büyüklüğü ve hangi evrede olduğudur. Duruma göre; cerrahi tedaviler, radyoterapi ve ışın tedavisi uygulanmaktadır. Tümör eğer gözün içinde ise ilk evreleri ise lazer uygulanabilir. Lazer yetersiz gelirse proton tedavisi ve radyoterapi uygulanmaktadır. Doğru tedavi yöntemi ile tedavi edilebilmesi için erken dönemde uzman bir hekime muayene olmak çok önemlidir.

Nisan 2025

Lapima

Lapima

Brezilya’nın İlk Lüks Gözlükleri

Özel üretim odaklı seçkin bir moda anlayışına sahip Lapima, tasarımlarının kıvrım ve hacimlerini milimetrik hesaplamalardan geçirerek, ışık ve gölge arasındaki mükemmel uyumu yakalıyor.

Gustavo ve Gisela Negrão Assis, Brezilya’nın benzersiz mekanlarını, soyut hislerini ve duyusal atmosferini en ince detaylarıyla yakalamaya odaklanıyor. Bu unsurları bir markanın şiirsel özüne dönüştürerek anlatıyorlar. Gisela, bale geçmişi ve pazarlama eğitimiyle zarafet ve hafifliği getirirken; işletme eğitimi almış, girişimci ruhuyla öne çıkan Gustavo, markanın diğer yarısını oluşturuyor. Hayatta ve işte birlikte olan çift, Brezilya’nın ilk lüks gözlük markası Lapima’yı 2016 yılında kurarak, kısa sürede önde gelen dergilerde yer bulup küresel çapta tanınır hale geldi. Lapima’yı şekillendiren yalnızca Gisela ve Gustavo’nun kişisel yolculuğu değil, aynı zamanda Brezilya’nın doğal ve mimari manzaraları, duyusal atmosferi, rüzgarı, yazı, kendine özgü ışığı, denizi ve köklü gelenekleri de markanın kimliğinde önemli bir rol oynuyor. Tüm bunlar, Gisela ve Gustavo’nun tutkularıyla birleşerek Lapima’yı son yılların en dikkat çekici ve güçlü markalarından biri haline getirdi. Lapima’nın Ortak Kurucusu Gisela Negrão Assis ile marka hakkında merak edilenlere dair yapılan röportajı sunuyoruz.

Merhaba Gisela. Öncelikle, Gustavo ile nasıl tanıştığınızdan bahseder misininiz? Nerelisiniz, kökeniniz nereye uzanıyor?
Gustavo ve ben 2002’den beri birlikteyiz. O dönemde Gustavo, birden fazla moda mağazasına sahip bir girişimciydi. İkimiz de Brezilya’nın São Paulo eyaletindeki Campinas şehrinde doğduk ve Campinas’ta tanıştık. Gustavo işletme eğitimi aldı, ben ise Almanya ve İsviçre’de üç yıl boyunca klasik bale eğitimi aldıktan sonra pazarlama okudum. Sekiz yıl boyunca birlikte olup iki çocuk sahibi olduktan sonra, 2010 yılında iş ortağı olduk. Ancak Lapima hayalini kurmaya başlamamız, birlikte başarılı bir dönem geçirdikten sonra, 2014 yılında gerçekleşti.

Lapima isminin anlamı nedir ve bu markanız için ismi seçmenizin sebebi neydi?
Gustavo ile en büyük oğlumuz Guga, iki yaşındayken Portekizce’de ‘orada yukarıda’ anlamına gelen Lá em cima kelimesini düzgün söyleyemiyor ve Lapima şeklinde telaffuz ediyordu. Bu kelimenin anlamını ve tınısını çok sevdik. Ayrıca, her dilde kolay okunup yazılabilmesi de bizim için önemliydi. Böylece markamız için mükemmel bir isim olduğunu düşündük.

Lapima zanaatkarlık geleneğini koruma ve yeniden canlandırmaya yönelik bağlılığını nasıl hayata geçiriyor?
Lapima’yı oluştururken, güneş gözlükleri için yeni bir estetik anlayışı yaratmayı hedefledik. Brezilya’nın ilk lüks gözlük markasını, kendi atölyemizde el işçiliğiyle üretmek istedik. Lapima’nın özünde, Brezilya’nın yaşam tarzını, özgün tasarımlarla ve üstün kaliteyle dünyaya yansıtma yatmaktadır. Markanın felsefesi, özel üretim odaklı bir moda anlayışına dayanıyor. Sipariş üzerine üretiyoruz, malzeme israf etmiyoruz ve stok biriktirmiyoruz. Lapima, yavaş bir tempoda çalışıyor. Her model elle tasarlanıyor, prototip haline getiriliyor ve titizlikle üretiliyor. Yeni bir koleksiyon geliştirme süreci bir yılı bulabiliyor. Müşterilerimizin, satın aldıkları her çerçevenin içine işlenen emeği ve sevgiyi hissettiğini biliyoruz. Yılda üç yüz gün güneş alan Campinas’taki atölyemiz çalışan 30 zanaatkarın-ki bunların 25’i kadın-kendilerini ait hissedebilecekleri, keyifle çalışabilecekleri ve benzersiz ürünler ürettiklerinden emin olabilecekleri bir ortam sağlamak bizim için paha biçilemez diyebilirim. İşimizi her gün daha da büyük bir tutkuyla yapmamızı sağlayan da çalışanlarımızla bir bütün oluşumuzdur.

Lapima koleksiyonları için tercih ettiğiniz materyaller nelerdir?
Lapima olarak, petrol bazlı asetat yerine pamuk bazlı asetat kullanan bir İtalyan asetat üreticisiyle çalışıyoruz. Camlarımız, Avrupa Birliği ve FDA sertifikalarına sahiptir. Menteşeler ise Almanya’da, aile işletmesi olan bir firma tarafından üretilmektedir. Ayrıca daha önce de belirttiğim gibi, haute couture çalışan bir modaevi benzeri hareket edip stok üretimi yapmıyor; talebe göre üretiyoruz ve Lapima’daki tüm çalışanlarımız Campinas şehrinin yerel topluluğundan geliyor.

Siz ve Gustavo, ilhamınızı Brezilya’dan olduğu kadar, kendi iç dünyanızdan da alıyorsunuz. Başka hangi unsurlar sizi etkiliyor?
Lapima, bizim yaşadığımız ve hissettiğimiz her şeyi yansıtıyor. Brezilya ve onun eşsiz atmosferi en büyük ilham kaynağımızdır. Doğası, renkleri, mimarisi ve tasarımcıları, üzerinde en çok durduğumuz unsurlar arasında yer alıyor. Kültürel olarak çok zengin bir ülkeyiz ve markamızla, dünyaya gördüğümüz güzellikleri sunuyoruz. Bunun yanında, ruh halimiz ve çevremizdeki duygusal atmosfer de tasarımlarımızı büyük ölçüde şekillendiriyor. Sanatsal ve özgün bir süreçte, ilham kaynağımızı önce kağıt üzerine elle çizerek başlıyoruz. Ardından, her ön yüzün kıvrımlarını ve hacimlerini milimetrik hesaplamalardan geçirerek, ışık ve gölge arasındaki mükemmel uyumu dengelemeye özen gösteriyoruz. Son olarak, bu ilhamı en iyi şekilde yansıtacak doğru tonu seçerek renkleri sürece dahil ediyoruz. Lapima’nın önünde daha pek çok yol var, keşfedilecek ve paylaşılacak çok şeyimiz olduğunu düşünüyoruz.

Lapima gözlüklerini tercih eden kullanıcılar nasıl bir profile sahip?
Lapima’yı 2016 yılında bir sanat galerisi ortamında tanıttık ve ne mutlu ki dünya çapındaki müşterilerimizin çoğu sanata, mimariye ve doğaya aynı tutkuyla bağlılar. Kendine güvenen, ne istediğini bilen ve bunu logolarla ifade etmeye ihtiyaç duymayan kadınlar, Lapima’yı en çok benimseyen grup arasında yer alıyor. Aynı zamanda, özgüveni yüksek erkekler de Lapima dünyasını keşfetmeye başladı. Özellikle X koleksiyonumuz uzun sapları ve geniş burun köprüleri ve heykelsi tasarımlarıyla, daha geniş yüz hatlarına sahip olan herkes için ideal bir seçenek sunuyor.

Kaynak: Eyebook

Nisan 2025

PB Gözlük

PB GÖZLÜK

Daima En İyisi ve En Farklısı…

Silmo İstanbul, PB Gözlük olarak varlığımızın görülmesi ve markalarımızın bilinirliğini güçlendirmesi açısından önemli katkılar sağladı. Fuar sayesinde sektörde daha güçlü adımlar atarak her geçen gün daha fazla noktaya ulaşıyoruz.

Merhaba Engin Bey. Okurlarımız için kendinizden ve sektörel kariyerinizin nasıl başladığından bahseder misiniz?
Optik sektörüne 2006 yılında hem okul hem iş mottosu ile junior pozisyonlar ile başladım. Yıllar içerisinde gelişen kariyerim boyunca optik sektörünün hem perakende ve hem toptan tarafında farklı deneyimler kazanma fırsatı yakaladım ve bu süreçte optik sektörünün dinamiklerini yakından tanıma şansı elde ettim.

PB Gözlük ne zaman ve nasıl doğdu? Firmanızı kurarken temel hedefleriniz ve motivasyonunuz neydi?
Pb Gözlük’ü, geleneksel marka etiketlerine meydan okumak ve alışılmış tasarımların dışında farklı ürün gamı ile rakiplerinden ayrışmak mottosunu ilke edinerek, sektörel bilgi ve donanımımı da üzerine katarak 2023 yılında kurdum. Kuruluş sürecinde, tüketicilerin beklenti ve ihtiyaçlarını analiz ederek yenilikçi ve özgün tasarımlar geliştirmeye odaklandım. Markamız; kalite, estetik ve konforu bir araya getirerek optik dünyasında fark yaratmayı hedeflemektedir.

İsveç merkezli Vasuma ve Milanolu CharlieMax için distribütör ortaklığı süreciniz nasıl başladı ve gelişti?
Firmamızın 2023 yılındaki kuruluşu ile eş zamanlı olarak Vasuma ve CharlieMax markaları için ülkemizdeki dağıtım anlaşmalarını yaptık. Vasuma ailesi ile uzun yıllardır devam eden dostluğum, beraberinde işbirliği yapma fikrinin doğuşunu sağladı. Sonrasında ürün yelpazemizi geliştirmek ve ‘farklı ürünleri bir araya getirmek’ ilkemizi baz alarak uzun yıllardır takibinde olduğum ve koleksiyonunu çok beğendiğim Milano markası CharlieMax’ın yönetici ekibiyle tanıştım. Kurduğumuz diyaloglarda karşılıklı olarak oluşan sinerji sayesinde, CharlieMax ikinci markamız olarak Vasuma ile hemen hemen aynı dönemlerde distribütörlüğünü yaptığımız marka portföyümüze eklendi.

Biraz da markalarınızın Dna’sından, tasarım çizgilerinden, materyal seçimlerinden ve etkileşim gruplarından söz edelim.
Vasuma 2005 yılında üç arkadaş Jan, Lars ve Steffen ortaklığında geleneksel etiket markalara bir alternatif olarak 1950’lerin ve 1960’ların zamansız zarafetinden ilham alan kreasyonlar hazırlayan bir markadır. Bireyselliği artıran ve kullanıcının kişisel tarzını güvenle ifade etmesini sağlayan gözlükler üreten bir marka olmayı hedef belirlemiştir. Stockholm’ün Eski Kenti’nin kalbinde yer alan Vasuma merkez binası ile tasarımlarında şehrin bohem tarzını zamansız moda mottosu ile ürünlerine her geçen gün daha fazla yansıtan koleksiyonlar oluşturmaktadır. Vasuma, çevreye en uygun malzemeleri kullanmaya kendini adamıştır. Çerçeveler, İtalyan Mazzucchelli’nin ‘M49’ formülünden ve çığır açan sürdürülebilir bir yenilik olan Eastman Asetat Yenileme’den elde edilen biyolojik olarak parçalanabilen bir malzeme olan birinci sınıf selüloz asetattan üretilmektedir. Vasuma’nın metal çerçeveleri ise yüksek mukavemetli İsveç Sandvik çeliği ve hafif Japon titanyumu dahil olmak üzere üst düzey hammaddelerden yapılmaktadır. Vasuma’nın her çerçevesi, üstün bir işçilik ve sürdürülebilirliğe adanmışlık hikayesini anlatır. Milano merkezli CharlieMax, kalabalığın arasından sıyrılmak ve tamamen diğerlerinden farklı olmak isteyen ve hep aynısını istemeyen kişiler için gözlükler tasarlamaktadır. Serüvenine 2001 yılında başlayan CharlieMax, Milano’nun eşsiz İtalyan ruhunu daima tüm koleksiyonlarına yansıtmaktadır. CharlieMax gözlük koleksiyonlarının tamamı Milano’da, İtalyan Mazzucchelli’nin farklı asetat malzemeleri ile kusursuz bir şekilde hazırlanmaktadır.

Vasuma ve CharlieMax’in dağıtım ağını genişletmek için nasıl bir strateji uyguluyorsunuz?
PB Gözlük olarak distribütörü olduğumuz tüm markalar için dağıtım yaptığımız tüm şehirlerde ve bu şehirlerin en iyi noktalarında markalarımızın DNA’sını en ideal şekilde sergileyebilecek iş ortaklıkları geliştiriyoruz. Ayrıca, sosyal medya ve dijital pazarlama alanlarından sorumlu ekibimiz aracılığıyla, markalarımızın bilinirliğini artırmak ve müşteri deneyimini güçlendirmek amacıyla nihai tüketici ile sıklıkla etkileşim içerisinde olmayı önemsiyoruz.

İşbirliği yaptığınız optik mağazaları nasıl belirliyor ve onlara hangi hizmetlerle destek oluyorsunuz?
Markalarımızın ürün yelpazesine uyum sağlayabilecek satış noktalarını daha önceden analiz edip, sonrasında tanışıp her iki tarafında temsil ettiğimiz markaları satmaktan keyif alması bizim için en önemli kriterlerin başında geliyor. İş ortaklığı kurduğumuz satış noktalarımızı, koleksiyonların teslimi ile eş zamanlı olarak; özel vitrin hazırlanması, vitrin stantları ve marka sunumu kitleri gibi hizmetlerimizle uçtan uca destekliyoruz. Satış sonrasında da ürünlerde yaşanan minimum garantili veya garanti dışı servislerde müşterilerimizin problemlerine en geç 2 hafta içerisinde hızlıca çözüm sağlıyor müşteri memnuniyetini en üstte tutmaya dikkat ediyoruz.

Sektöre güçlü bir giriş yapan PB Gözlük’ten yeni marka sürprizleri beklemeli miyiz? Firmanız için yakın gelecek planlarınız neler?
PB Gözlük henüz yeni kurulmuş bir firma olsa da daima en ​kalitelisi ve en farklısı ​mi​syonu ile yola çıktı. Optik sektöründeki 20 yıla yakın deneyimin sayesinde yolculuğuna başlayan bir firma olarak yenilik ve farklılık arayışlarımıza hız kesmeden devam etmekteyiz. Ülkemizde yetkili tek distribütörü olduğumuz Vasuma ve CharlieMax Milano markalarımız ile çalışmalarımızı her geçen gün güçlendirmekteyiz. Buna ek olarak Nisan ayıyla birlikte temsil ettiğimiz marka portföyünü Portekiz merkezli Vava markası ile genişletiyoruz. Vava, zanaatkarlık ile ileri teknolojiyi bir araya getirerek hem çağdaş hem de zarif bir şekilde fütüristik bir estetik sunmaktadır. Konsept tasarımlarıyla zamansız bir duruş sergileyen marka, usta el işçiliğini, yüksek kalite sürdürülebilir malzemeler ve en gelişmiş teknolojilerle harmanlayarak, yenilik ve geleneği dengeli bir şekilde buluşturmaktadır. Türkiye’de ilk defa temsil edilecek Vava markası ile optik sektörüne yeni bir marka soluğu getiriyoruz.

Sektörün deneyimli bir ismi olarak Türkiye optik pazarının bugünü ve yakın geleceğini nasıl değerlendirirsiniz?
Ülkemizde optik pazarı oldukça rekabetçi ve dinamik bir yapıya sahip. Lüks gözlük segmentinde, tüketicilerin kalite ve farklı tasarım arayışı her geçen gün artarak devam ediyor. Bu sebeple bu duruma eş zamanlı olarak sektörün büyümeye devam edeceğini rahatlıkla söyleyebiliriz. Türkiye optik sektörünün yakın geleceğinde, global olarak son birkaç yıldır ciddi şekilde ön plana çıkan sürdürülebilir ve geri dönüştürebilir malzemelerle üretilmiş ürünlere yönelik pazar payının gelişeceğini ve bu çevre-dostu ve sürdürülebilirlik odaklı ürünlerin tüketici tarafından daha çok önemsenip, tercih edileceğini düşünüyorum.

PB Gözlük 11.si gerçekleşen Silmo İstanbul Optik Fuarında markalarını ilk kez sergiledi. Deneyiminizi ve fuarın sektöre katkılarını nasıl değerlendirirsiniz?
Yeni kurulmuş olan bir firma olarak ilk defa katılımcı olduğumuz Silmo İstanbul Optik Fuarı için son derece özenli ve titiz bir hazırlık süreci geçirdik. Ürünlerimizi geniş kitlelere duyurmayı hedeflediğimiz fuardan beklentilerimizi karşılayarak ayrıldık. Fuarda, sektör profesyonelleriyle doğrudan etkileşimde bulunarak, onların ihtiyaçlarını daha iyi anlama ve geri bildirim alma fırsatını yakaladık. Öte yandan Silmo İstanbul Optik Fuarı işbirliklerimizi güçlendirmek ve yeni iş fırsatları yaratmak için yurtdışı fuarlarının standartlarını yansıtan ideal bir platform sundu. Silmo İstanbul Optik Fuarı, PB Gözlük olarak varlığımızın görülmesi ve markalarımızın bilinirliğini güçlendirmesi açısından önemli katkılar sağladı. Silmo İstanbul sayesinde sektörde daha güçlü adımlar atarak her geçen gün daha fazla noktaya ulaşıyoruz.

Bu değerli röportaj için teşekkür ederiz. Son olarak dergimiz 4 your eyes ile ilgili yorumlarınız nelerdir?
Öncelikle ben teşekkür ederim, 4 your eyes Optik Magazin Dergisi dünya çapındaki birçok benzerinden asla aşağıda kalmayan ve her geçen gün okur sayısının çoğaldığını gördüğüm bir yayın. Dijital yayıncılığa geçişinizle birlikte daha geniş bir okuyucu kitlesine erişip, içeriğinizin daha hızlı ve kolayca paylaşılmasını sağlamanızı da önemli ve yenilikçi bir adım olarak değerlendiriyorum. Kendi adıma sektöre kattığınız değerler ve emekler için çok teşekkür ederim.

Nisan 2025