Lambda Teknolojisi ile Daha Keskin Görüş

Rodenstock yeni Lambda Teknolojisi ile yüksek hassasiyet ve optimum kontrast gücüne sahip güneş gözlüğü camları vadediyor. Günümüzde normal güneş gözlüklerinin çoğu ışığı yüzde doksana varan ölçüde azaltır. Işık azaldığında daha az ayrıntılı görme deneyimi yaşarız. Lambda Teknolojisi, hem derinliği hem ayrıntıyı güçlendiren renklerle kontrastı artırmak amacıyla tasarlanmıştır. Rodenstock’un renk kontrast endeksiyle en uygun camı seçilebilmektedir. Lambda Teknolojisi güneş gözlüğü camlarındaki renkler, kontrastı optimum düzeye getirmek için incelikle ayarlanmışlardır. Rodenstock renk kontrast endeksi, farklı renk algılarına ve kontrast düzeylerine ilişkin bir yöntemle, kişinin ihtiyaçlarına en uygun güneş gözlüğü cam renginin bulunmasına yardımcı olur. Kontrast, camdan geçen mavi ışığın azaltılmasıyla yaratılır. Kısa dalga boyu nedeniyle, saçılan ışığın büyük bir bölümü mavi ışıktır. Saçılan ışık hiç görsel bilgi taşımadığı için mavi ışık görme keskinliğini azaltır. Lambda Teknolojisine dayanan güneş gözlüğü camları, camdan geçen mavi ışık miktarını en aza indirdiklerinden daha keskin bir görüş sağlar. Bunun yanı sıra, Lambda Teknolojisi ile üretilen güneş gözlüğü camları, güneşli havalarda yansıyan ışığı engelleyerek göz kamaştırıcı ışığın azaltılmasına yardımcı olur ve böylece görme keskinliğinin daha da artmasını sağlarlar.

Nisan 2023

Face a Face 4 Yeni Model Tasarladı

Face a Face, Memphis sanat hareketinden ilham alan koleksiyonunu dört yeni modelle genişletti. Tasarımların rasyonel süreçlerin bittiği ve sihirli süreçlerin devreye girdiği yerde başladığını savunan Memphis hareketi, Face a Face’nin yeni modellerinde de daha önce görülmemişi ve düşünülmemişi yapmaya odaklanmasını sağlamış. Fransa ve İtalya’da el yapımı olarak üretilen gözlükler, şekilleri ve renkleriyle adeta ışıltılı bir dünyanın kapılarını aralıyor. Bu yeni koleksiyon için Face a Face tasarımcıları İtalyan Memphis sanat hareketi etrafındaki keşiflerine kinetik bir prizma ile devam ediyor. Modellerin her biri, şekillerinin zenginliğini daha iyi ortaya çıkarmak için hareket ediyor gibi görünüyor. Markanın yeni dört modeli, Kalëdo baş dönmesinin kaleydoskopik etkisinden görünür olarak eklemlenmiş çerçevelerine ve hareketli menteşelerine kadar göz alıyor. Memphis hareketine verilen selam, renk engelleyici bir paletle yayılıyor ve düz renklerle kontrast oluşturan ultra grafik malzemelerle ifade ediliyor. Böylece modeller görsel bir etkileşim ve diyalog olarak tasarlanan eğlenceli görünümleri hayata geçiyor.

Nisan 2023

Ovvo’dan Zamansız Fütürizm

Ovvo Optics 2023 İlkbahar/Yaz gözlük koleksiyonu, dokuz yepyeni stil ile optik yeniliklerin yeni bir sınırına doğru ilerliyor. Progresif tasarımları ve rafine minimalist karakteriyle en iyi malzemelerden üretilen yeni koleksiyon, Ovvo kataloğundaki en heyecan verici parçalardan bazılarını sunuyor. Bu dokuz yeni çerçeve fütürizm, teknoloji ve ilerlemeden ilham alıyor ve en yüksek taleplere dayanacak şekilde hazırlanmış zamansız parçalarda bu üç kavram bir araya geliyor. Her Ovvo parçasının kendine özgü standartlarına göre üretilen çerçeveleri zarif mühendislik, teknik yenilik ve ilham verici bir stil sunuyor. Yeni kampanyanın görselleri metal, geometrik formlar ve lazer ışığı temalarını içeriyor. Bu motifler, sahnedeki unsurları patlatan ve aydınlatan hem bağlayıcı ışık hem de kırılan ışık ışınları aracılığıyla görselleştiriliyor. Ovvo Optics’in 2023 İlkbahar/Yaz koleksiyonu hakkında daha fazla bilgi edinmek için markanın web sitesini ziyaret edebilirsiniz.

Nisan 2023

Gigi Studios Lab Serisini Genişletiyor

Gigi Studios, Lab koleksiyonunu beta-titanyumdan yapılmış altı yeni tasarımla genişletiyor. Gigi Studios Lab, beta-titanyum kullanımı sayesinde tasarım ve aşırı hafiflik arasındaki mükemmel dengeyi buluyor. Kadınlara özel ve üniseks olan yeni tasarımlar, maksimum hafiflik hissi sağlayan ince ve dayanıklı konturlara sahipler. Teknoloji ve moda kültüründen ilham alan yeni modeller, yeni trendlerden vazgeçmeden en yüksek konforu sağlamak üzere tasarlandı. Aşırı hafiflik, Gigi Studios’un bu Japon beta-titanyum el yapımı Lab koleksiyonun en önemli özelliğidir. Altı yeni model, saplarının ve çerçevelerin tasarımındaki akışkanlıkla dikkat çekiyor. Markanın sağladığı bu akışkanlık, köprülere ve pilot esintili modellerin üst çubuğuna kadar uzanıyor. Bu özellikler koleksiyondaki en göze çarpan yeniliklerden biridir. Geometrik hatlara sahip Phoenix ve daha yuvarlak hatlara sahip büyük boy bir tasarım olan Maia isimli modeller markanın yeni tasarımları arasında öne çıkıyor. Tüm yeni tasarımlar zarif ve sade bir renk paletinde dört renk seçeneğiyle sunuluyor.

Nisan 2023

Kılıç Optik

KILIÇ OPTİK

Güven ve Kaliteli Hizmet

Bu yıl Silmo İstanbul’da farklı tasarımlara ve çizgilere sahip butik markaların standlarını ziyaret etme fırsatı bulduk. Yeni markalarla anlaşma sağlayıp bünyemize kattık.

Merhaba Zeki Bey. Öncelikle sizleri biraz tanıyalım ve sektöre giriş hikayenizden bahsedelim…
Merhaba… Ben Zeki Kılıç, 1955 Sivas doğumluyum. Evli ve üç çocuk babasıyım. İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesinden mezun olduktan sonra Sağlık Bakanlığının açtığı kurs ile gözlükçülük diplomasını aldım. Baba mesleği olan kuyumculuğun yanı sıra 1980 yılında Kılıç Optik isimli mağazamı açarak optik sektörüne giriş yaptım.

Kılıç Optik’in kurulma aşamasından söz eder misiniz? 42 yıllık köklü bir mağaza olduğunuzu biliyoruz. Kaç kuşaktır sektöre hizmet vermektesiniz?
Kılıç Optik’i 1980 yılında açtık ve müessesemiz hep yeniliklerle öne çıkmıştır. 1982 yılında Türkiye’ye gelen 10 şablonlu Weco otomatik makineden birisini Sivas’a getirerek başlayan hizmet ve kalite anlayışımız ilk şablonsuz makine, ilk matkaplı makine ve en son 2022 yılında Essilor Mr. Blue Sport Edition ile devam ederken, görüntüleme, odak alma cihazlarında Fotocentron ile başlayan öncülüğümüz Armani-T, İmotion Center ve son olarak Türkiye’ye 2022 yılında giriş yapan sadece iki cihazdan birisi olan Hoya Visureal Master ile devam etmektedir. Çerçeve ve cam konusunda da aynı şekilde kalite ve yeniliği ön planda tutan anlayışla hizmet vermekteyiz. Birinci kuşak olarak Sivas mağazamız iki şube ile devam ederken, ikinci kuşak olarak küçük oğlum 1993 yılından beri Balıkesir Bandırma da kurduğumuz Selçuk Optik ile sektöre hizmet vermektedir.

Mağazanızda her gruptan ürün bulunduruyor musunuz?
Müşterilerimize daha iyi hizmet verebilmek ve beklenen talepten fazlasını karşılayabilmek için mağazamızda her gruptan ürün bulundurmaya özen gösteriyoruz. Yediden yetmişe her yaşa ve her zevke uygun güneş ve optik ürünler sunabilmek için ürün yelpazemizi her geçen gün yenilenen özgün model ve markalarla genişletiyoruz.

Sivas’ta birçok önemli optik mağaza yer alıyor. Bu durum bir rekabet oluşturuyor mu? Ne gibi önlemler alıyorsunuz?
Tam aksine diğer optik mağazalarının bulunması kalitemizi ve farkımızı daha iyi ortaya koyabilmemizi sağlıyor. Rekabeti çok etik bulmuyoruz. Meslekteki kırk ikinci yılımıza rekabet ederek değil müşterilerimize verdiğimiz karşılıklı güven ve kaliteli hizmetimizle ulaştık. Maalesef rekabet uğruna dürüstlük ve kaliteden ödün veren firmalar sektörümüze her geçen gün zarar veriyorlar. Bu durum sektörümüzün hak ettiği saygınlığı yitirmesine sebep oluyor.

Mağazanızda en çok satışı yapılan optik ve güneş gözlüğü markaları nelerdir?
Müşterilerimize en doğru ürünü sunabilmek için birçok markayı bünyemizde bulunduruyoruz. Optik gözlükler de Burberry, Guess, Flair, Tom Ford, Lacoste, Alexander Wintsch, Motivum, Silhouette… Güneş gözlüklerin de ise Prada, Oliver Peoples, Miu Miu, Persol, Versace, Franco Vital, 40 Million, Ermenegildo Zegna, Swarovski en çok talep gören ve müşterilerimiz tarafından beğenilen markalarımız arasında yer alıyorlar.

Son yıllarda designer markalar oldukça rağbet görüyor. Size de müşterilerinizden bu yönde talep geliyor mu?
Designer markaları sürekli olarak yakından takip ediyoruz. Gözlük ihtiyaç olduğu kadar aksesuar özelliğiyle de talep gördüğü için ikisini bir arada sunmak adına kalitesi ve tasarımıyla kendini ispatlamış dünya çapında designer markaların yanı sıra, daha özgün modeller sunan butik markaların ürünlerine de mağazamızda yer veriyoruz.

Satış sonrası hizmetleriniz nelerdir?
Biz Kılıç Optik ailesi olarak satış sonrası hizmetler konusunda mükemmelliği hedefliyoruz. Misyonumuz gereğince satış sonrası hizmetlerimiz ile müşterilerimizin vazgeçilmezi olmak için her zaman çalışıyoruz.

Cadde mağazaları mı yoksa AVM içerisinde yer almak mı? Sizin tercihiniz nedir ve sebepleri nelerdir?
Cadde mağazalarında müşteri portföyümüzün çeşitliliğini ve yoğunluğunu daha iyi gözlemleyebiliyoruz. Bu açıdan cadde mağazalarının daha orijinal bir potansiyele sahip olduğunu düşünüyoruz. Müşterilerimiz tarafından kolay ulaşılabilir bir lokasyonda olmak her zaman önceliğimiz olmuştur.

Sektöre hizmet veren biri olarak ülkemizde gözlük kullanımı oranları ve bilinci hakkında neler düşünüyorsunuz? Gözlük kullanımının artırılması için neler yapılabilir ve kimlere görev düşüyor?
Ülkemizde gözlük kullanma kültürü henüz yeni yeni oturmaya başladı. Avrupa’da daha nitelikli camlar daha yaygın ve bilinçli kullanılırken ülkemizde bu durum biraz daha farklı. Her üç çocuktan birinde görme kusuru olduğunu düşünürsek göz muayenelerinin erken yaşta ve daha sık periyotlarla yapılmasının faydalı olacağını düşünüyoruz. Bu konuda ebeveynlerin daha bilinçli davranması gerekmektedir. Müşterilerimize göz sağlığının önemini ve kullanmama halinde gözünde oluşabilecek problemlerle birlikte hastalıkları detaylı bir şekilde açıklayıp gözlerinin durumuna bağlı olarak hangi nitelikte gözlük ve gözlük camları kullanması gerektiği hakkında bilgi vermek, onları gözlük kullanmaya teşvik edecektir. Bu görevi herkesten önce doktorlarımıza ve biz optik müesseselerine düşmektedir.

Sektör içi yapılan satış ve eğitim bilgilendirmeleri yeterli mi? Siz mağaza çalışanlarınız için eğitim programları düzenliyor musunuz?
Yeterli olduğu söylenemez. Teorik olarak günümüz gelişen teknolojisinde eksik yanlarımızın olduğunu düşünmekteyiz. Çalışanlarımıza online eğitim programlarına katılıp kendilerini geliştirmeleri yönünde destek sağlıyoruz.

Yurtdışında yapılan uluslararası optik fuarlarını ve sektörel gelişmeleri takip ediyor musunuz?
Yurtdışında yapılan optik fuarlarını ve gelişmeleri internetten ve sosyal medya üzerinden yakından takip ediyoruz. Çünkü fuarların markaları, koleksiyonları, ürünleri, son teknolojileri ve en yeni trendleri gözlemlememiz açısından büyük önemi olduğunu düşünüyoruz.

17-20 Kasım 2022 tarihleri arasında gerçekleşen Silmo İstanbul Optik Fuarı hakkındaki görüş ve değerlendirmeleriniz nelerdir?
Çok keyifli geçen bir fuar oldu. Bizler de Kılıç Optik olarak Silmo İstanbul Optik Fuarı’na katılım sağladık. Kendi açımızdan dolu dolu geçen bir fuar oldu. Birçok dünya markasını mağazamızda bulundurduğumuz için çok daha farklı tasarımlara ve çizgilere sahip butik markaların standlarını ziyaret etme fırsatı bulduk. Yeni markalarla anlaşma sağlayıp bünyemize kattık. 2023 yılında fuar alanının daha büyük bir alanda yapılacağını duyduk. Bunun çok doğru bir karar olduğunu düşünüyoruz. Silmo İstanbul’a ilgi oldukça fazla olduğu için alanın genişletileceğini duyduğumuz için memnunuz. Önümüzdeki yıllarda fuarın giderek daha da güzel olacağını düşünüyoruz ve sabırsızlıkla yeni modeller ve markaları keşfetmeyi bekliyoruz.

2023 yılı itibariyle dijital ortamda yayımlanmaya başlayan 4 your eyes ile ilgili görüşlerinizi öğrenebilir miyiz?
Derginizi yıllardır ilgiyle takip ediyoruz ve çok başarılı buluyoruz.  Sektördeki gelişmeleri, gözlük modasını, trendleri sizlerin sayesinde yakında keşfetme fırsatı buluyoruz. Dijital ortama geçmenizin kesinlikle çok doğru bir karar olduğunu düşünüyoruz. Derginizin dijital ortamda yayınlanması günümüz dünyasında dergiyi daha ulaşılabilir kılacaktır. Sektörümüze sunmuş olduğunuz hizmet gerçekten çok kıymetli. Kılıç Optik olarak 4 your eyes ailesine teşekkür eder başarılarınızın devamını dileriz.

Nisan 2023

Göral Gözlük

GÖRAL GÖZLÜK

İdeallerin İzinde

“Silmo İstanbul’un farklı kültürleri, toplumları bir araya getirerek üretici firmalar için de tedarikçi firmalar için de yüksek önem arz ettiğini düşünüyorum.”

Merhaba Nazlı Hanım, bize kendinizden bahseder misiniz? Optik sektöründe çalışmaya ilk olarak Göral Gözlük’le mi başladınız?
Merhaba, ben idealleri olan, bu ideallerini gerçekleştirebilmek adına adım atmayı başarabilen ve maksimum başarıyı elde edebilmek için efor düzeyini her zaman en yüksekte tutmayı hedefleyen kadınlardan biriyim. Öncelikle küçük yaşlarımdan beri gözlüğe merakım oldukça fazlaydı. Fabrika ve üretim ağına geçmeden önce bu sektörde en iyisi olmanın yollarını arayarak türlü araştırmalara giriştim. Gözlük çerçevesi üretiminde öncü ülkelerden biri olan Çin’e gittim ve bu doğrultuda çeşitli fabrikalara giderek çeşitli araştırmalar yapmak adına iki yıl Çin’de kaldım. En sonunda ise bu merakım ve araştırmalarımı harmanlayarak ülkeme döndüm. Türkiye’deki yerli üretime katkıda bulunmak isteği de sektörde uzmanlaşmak adına cesaretimi daha da kuvvetlendirdi. 2003 yılında başladığımız bu serüven benim ve tüm çalışma arkadaşlarımın yeterli azmi ile harika sonuçlar doğurdu. Günümüz toplumunda kadının konumu, istihdam sağlayabilmesi, kendi ayakları üzerinde durabilmesine her zaman ufak da olsa katkım olsun istedim. Bu bağlamda şirketimizin yüzde seksen oranında kadın çalışan kapasitesi oluşturmasını başardım. İdeallerimin doğrultusunda ilerleyerek Ankara’da gözlük üretimi konusunda en iyi firma olmayı başardık.

Büyük bir tesise geçiş yaptığınızı biliyoruz. Üretim faaliyetlerinizden ve tesisinizin işleyişinden bahsedebilir misiniz?
Hali hazırda metal gözlük çerçevesi imalatı yaptığımız tesisimizden, müşterilerimizden devamlı aldığımız talep üzerine TR-90 üretimi yapabileceğimiz daha büyük bir tesise geçiş yaptık. Üretime başlamamızla birlikte yüksek talep ile ihtiyaç duyulan hemen hemen her çeşit, model gözlüğü hızla üretmeye ve ulaştırmaya devam ediyoruz. Daha büyük bir tesise geçtiğimiz için daha fazla istihdam sağladık. Dolayısıyla çalışma arkadaşı sayımız oldukça arttı ve her biri de etkili çalışma koşullarında muazzam işler yaratıyor.

Firmanıza ait tüm markaların üretimi tesisinizde mi yapılıyor? Kendi markalarınızın dışında ithal ettiğiniz markalar da var mı?
Gözlük sektörü Türkiye ve dünyada trend olmak anlamında üst seviyelerde görüldüğü için ve işimizi tam anlamıyla eksiksiz yapabilmek için her markamıza ayrı özen göstererek çalışmalarımızı devam ettiriyoruz. Firmamız bünyesinde toplam on bir marka mevcuttur.

Markalarınızın temel özelliklerini, etkileşim gruplarını ve sektördeki konumunu bizlerle paylaşabilir misiniz?
Avva, Tommy John, Nar’s isimli markalar ithal ettiğimiz ve üst segment gözlük olarak nitelendirdiğimiz gruptur. Modern ve genç kesime hitap eden yüzden fazla koleksiyonumuz mevcuttur. Her bir gözlük modelini bizzat ithal ettiğimiz ülkeye giderek, üretim yerini görerek ve en önemlisi her bir modeli bizzat seçerek ülkemize getirtiyorum. Yerli markalarımız Gemmar, Vivera, West Gate Dfarni ve Luciano Gatto. Bu markaların üretimi kendi fabrikamızda gerçekleşmektedir. İlk formu tel olarak Çin ve İtalya’dan ithal edilen fakat sonrasında Ankara’daki fabrikamızda şekillen-dirilip, modaya ve taleplere uygun gözlükler haline getiriliyor. Tesisimizde ürettiğimiz bu markalar her yaşa hitap eden sayısız modelleriyle ve uygun fiyatlarıyla dikkatleri üzerine çeken bir profil oluşturmaktadır.

Markalarınıza ait koleksiyonları belirlerken önceliğiniz nedir? Ürünlerinizi tasarlarken nelerden ilham alıyorsunuz?
Koleksiyonları oluştururken önceliğim kesinlikle taleplere uygun ve ihtiyacı karşılayacak düzeyde çerçeveler seçmektir. Kendi ekibimle koleksiyon oluştururken herkesin fikrine uygun piyasaya hitap eden nitelikli parçaları bir araya getirmeyi hedefliyorum.

Ürünlerinizi birçok ülkeye ihraç ettiğinizi biliyoruz. Yurtdışı satışlarınızı güçlendirmek için hangi tanıtım faaliyetlerini tercih ediyorsunuz?
Yurtdışı satışlarımızda süreci Dış Ticaret Departmanımızla birlikte yürütüyoruz. Ürünlerin paketlenişinden, teslimatı yapacak firmaya iletilmesinden, ürünün teslim alınmasından ve memnuniyetinden sorumlu olan bu departmanımız; her firmaya 7/24 iletişim desteği sunmaktadır. Bizim işimizin en önemli süreci ürünler teslim alındıktan sonra başlar. Bunun sebebi firma olarak benimsediğimiz mottomuzdur; “En büyük reklam referanstır.”

Her geçen yıl kapasitesini daha da arttıran bir üretici firma olarak, yatırımlarınız için devletten gerekli desteği alabiliyor musunuz? Beklentileriniz nelerdir?
Biz Göral Gözlük olarak hali hazırda aktif müşteri portföyü ve her geçen gün büyüyen üretim ağı olan bir firmayız. Devletten hiçbir destek almıyoruz. Devletimizin üretim için daha da teşvik edici çalışmaları muhakkak olacaktır. Bunların genişletilmesini talep ediyoruz.

Daha önceki röportajımızda Arge ve inovasyona önem verdiğinizden bahsetmiştiniz. Göral Gözlük’ü yeni dönemde bekleyen yenilikler ve hedeflerden bahsedebilir miyiz?
Bizler Arge çalışmalarına konsantre olup daha yaygın talep gören bu projeleri de destekleyip ürünlerimizi daha kaliteli ve daha nitelikli forma bürümeyi hedefliyoruz. Yenilikçi bir yaklaşım muhakkak ki her oluşumu çok daha ileriye götürecektir.

Sektöre yatırım yapan bir firma olarak sektörün gelişimi hakkındaki düşünceleriniz ve beklentileriniz nelerdir?
Pandemi sürecinde bile üretim kapasitesi herhangi bir sekteye uğramayan nadir firmalardan olarak şunu söyleyebilirim ki; sektörün hep çok daha kaliteli ve çok daha yenilikçi modellere ihtiyacı olacaktır. Firma olarak sektöre şekil veren bir yapımız olduğunun farkındayız. Farkındalığımızı hep dahası için çalışarak somut bir hale getirmek bizlerin en temel motivasyon kaynağıdır.

Yeni ve daha büyük hizmet alanıyla, 10. kez gerçekleşecek olan Silmo İstanbul Optik Fuarını katılımcı bir firma olarak başlangıcından bugüne nasıl değerlendirirsiniz?
Başlangıcından bugüne ciddi işlere imza atılan bir fuar olduğunu düşünüyorum. Silmo İstanbul’un farklı kültürleri, toplumları bir araya getirerek üretici firmalar için de tedarikçi firmalar için de yüksek önem arz ettiğini düşünüyorum.

Bu değerli röportaj için çok teşekkür ederiz. Son olarak, dergimiz 4 your eyes’in dijital yayıncılığa evrilişi ilgili görüşlerinizi öğrenebilir miyiz?
Derginiz 4 your eyes’in sektörde Türkiye ve dünyada güncel haberlerin takibini sağlayabilmek adına başarılı bir yayın olduğunu düşünüyorum. Aynı zamanda dergi okuyucularını yine sektörde tanınan veya tanınmakta olan birçok firmanın gelişimi ve yenilikleri konusunda bilgilendirdiğinin farkındayım. Dergi, gazete gibi unsurların internetin gelişimi habere ulaşma hızımıza göre evrilip dijital yayınlar oluşturması bizleri mutlu eder. Çünkü doğru bilgiye ulaşmak için güvenilir bir profil çizen 4 your eyes’in sıkı bir takipçisiyim. Başarılarınızın devamını dilerim.

Nisan 2023

Göz İçi Merceklerde Yeni Dönem

Bugün en güncel tedavi akıllı merceklerdir. Trifokal ya da edof dediğimiz özellikli merceklerle yakını görmek mümkün.

Genellikle 40’lı yaşların başında başlayan ve presbiyopi dönemi olarak adlandırılan bu dönemde yakın gözlüklerin kullanılmaya başlandığını söyleyen Göz Hastalıkları Uzmanı Doç. Dr. Efekan Coşkunseven, “Bugün en güncel tedavi akıllı merceklerdir. Trifokal ya da edof dediğimiz özellikli merceklerle yakını görmek mümkün” dedi. Göz Hastalıkları Uzmanı Doç. Dr. Efekan Coşkunseven, 40-45 yaşından sonra yakın gözlüklerin kullanılmaya başlandığını söyleyerek en güncel tedavinin akıllı mercekler olduğunu belirtti. Bu mercekler sayesinde hastanın yakını görebildiğini ve katarakt ameliyatı olmasına gerek kalmadığını söyleyen Doç. Dr. Coşkunseven, bu özel yapıdaki lensler sayesinde göze dışarıdan bakıldığında parlamanın da ortadan kalktığını ifade etti.

Pandemiyle birlikte çoğu kişinin evde çalışmaya başladığını belirten Doç. Dr. Efekan Coşkunseven, “Eğitimleri evden almaya başladık. Bu da tabletlere ve bilgisayarlara bağımlılığımızı artırdı. Maalesef hepimizin yaşamak zorunda olduğu ergenlik, menopoz ve andropoz gibi bir dönem var. Biz buna presbiyopi dönemi diyoruz. Maalesef 40-45 yaşından sonra yakın gözlüklerini kullanmak zorunda kalıyoruz. Akıllı mercek kullanması gereken kişilerin yakın gözlüğünü daha az kullanarak veya kullanmadan hayatlarına devam etme şansı olabilir” dedi.

Merceğin Dışarıdan Fark Edilmesi Mümkün Olmuyor
Merceğin dışardan fark edilmesi mümkün olmadığını söyleyen Doç. Dr. Coşkunseven şöyle konuştu: “Biz buna özel bir yapıda trifokal ya da edof dediğimiz özellikli mercekler adını veriyoruz. Bu merceklerle yakını görebilmek mümkün. Daha önce bu merceklerde hastalarımızın çok şikayetçi olduğu bir konu vardı.  Katarakt ameliyatları sonrasında bu mercekleri taktığımızda, hastalar bu merceklerin dışarıdan fark edilmesinden şikayet ediyordu. Yeni teknolojilerde yapılan yeni merceklerde artık bu durum ortadan kaldırıldı ve merceğin dışarıdan fark edilmesi neredeyse mümkün olmuyor. Ameliyat yaklaşık 5-10 dakika sürüyor. Hastalarımızın ameliyattan sonra yatmalarına gerek kalmıyor ve hemen sosyal hayatlarına dönebiliyorlar.”

Katarakt Ameliyatıyla Aynı Özelliklere Sahip
Bu yöntem katarakt çağında olan, kataraktı olan hastalara uygulanabildiği gibi kataraktı olmayan ya da az olan 40-45 yaşın üzerindeki hastalara da yapılıyor. Doç. Dr. Coşkunseven, “Daha önce başka çeşitli yöntemlere başvurulurken şu anda en güncel olan ve dünyada en çok kabul edilmiş yöntem trifokal ve edof dediğimiz özelliklere sahip olan lenslerin kullanılması. Bu ameliyat aslında bir katarakt ameliyatıyla aynı özelliklere sahip ve bu ameliyatı geçiren hastalar bir daha da katarakt ameliyatı geçirmelerine gerek kalmıyor. Hastaların en çok şikayetlerinden biri dışarıdan başka insanları onlara baktığında kedi gözü gibi bu gözlerin parlamasıydı. Gece, bir restoranda oturduklarında çevrelerindeki diğer insanların bir ameliyat olduğunu fark etmeleri onları rahatsız ediyordu. Gece ışık dağılmaları etkisi çok azaldı. Burada en önemli konu doğru hastaya doğru merceği seçmek. Bunu araştırabilen özel yöntemler ve cihazlar var. Bu cihazlarla hangi hastaya hangi merceği seçeceğimize karar veriyoruz. Hasta daha önce lazer tedavisi geçirmiş mi, korneasında herhangi başka bir problem var mı, bunlar değerlendiriliyor. Bunların ışığında özelliğine göre doğru mercek seçilerek hastalara yardımcı olunuyor” dedi.

Hastalık Tekrarlanmıyor
On beş – yirmi yıl önce lazer tedavisi olup, şimdi bu ameliyatı olmak için gelenlerin de olduğunu söyleyen Doç. Dr. Coşkunseven, “Tabii ki çok özel yöntemlerle bu gözün korneasında ne gibi bir değişiklik olduğunun önce değerlendirilmesi lazım. Bu değerlendirildikten sonra bu özellikli lenslerden hangisini seçeceğimize karar veriyoruz ve hastalarımıza bu şekilde yardımcı oluyoruz. Bu mercek sayesinde hastanın daha sonradan bir kataraktla karşılaşması da mümkün olmuyor çünkü tümüyle katarakt yapan merceği değiştirmiş oluyoruz. Bu ameliyat ömürlük bir ameliyattır” dedi.

Nisan 2023

Matsuda

MATSUDA

Moda Sanatla Buluşuyor

Matsuda’yı gözlük dünyasına on iki yıl önce yeniden kazandıran Ceo James Kisgen ile markanın geçmişi, güncel faaliyetleri ve gelecek hedefleri hakkında yapılan röportajı sunuyoruz.

Japon tasarımcı Mitsuhiro Matsuda tarafından kurulan moda markası, 1990’lı yıllarda faaliyetlerine son verdiğinde, başta markanın takipçileri olmak üzere moda çevreleri büyük hayal kırıklığı yaşamıştı. Yıllar içerisinde değişen trendler ve değişen müşteri taleplerine rağmen Matsuda’ya duyulan özlem azalmamıştı. Özellikle markanın Japonya’da usta el işçiliği ile titizlikle üretilen optik ve güneş gözlüklerinin çoğu koleksiyonerler tarafından yüksek talep görmeye devam etti. Matsuda’nın sönmeyen bu ışığının yeniden moda severlerle buluşması ve markanın kendisi için yeni bir sayfa açması ise 2011 yılına denk geliyor. Başarılı iş insanı James Kisgen, Mitsuhiro Matsuda’nın efsanevi markasına yeni bir soluk getirerek, Matsuda’yı moda dünyasıyla 2011 yılında yeniden buluşturdu. Matsuda’nın Ceo’su James Kisgen ile markanın geçmişi, güncel faaliyetleri ve gelecek hedefleri hakkında yapılan röportajı beğenilerinize sunuyoruz.

James, bu röportajı yapma fırsatı verdiğiniz için teşekkürler. Şu anda nerede, neler üzerinde çalışıyorsunuz?
Sizinle bu röportajı yapmak benim için zevk. Asıl ben teşekkür ederim. Ailemi büyüdüğüm yer olan Atlanta, Georgia’ya taşıdım. Kısa bir süre önce burada bir tasarım stüdyosu açtık ve yeni stüdyoda ekip oluşturmak için çalışıyorum. Geçtiğimiz yıl Los Angeles’ta ve Avrupa’da daha büyük ofislere taşınmıştık ve şimdi de büyümek için daha fazla alan sağlamak amacıyla Japonya ofisimizi daha büyük bir binaya taşıyoruz. Çok sayıda projemiz var ve her şeyin üstesinden geldiğimizden emin olmak için çok yoğun çalıyoruz. Tüm bu süreçten son derece memnunum.

Matsuda’yı yeniden lanse etmenizin üzerinden on yıldan fazla zaman geçti. Markanın Dna’sına sadık kalmayı gerçekten başardınız. Başarınızı neye bağlıyorsunuz?
Bu süreç bizim için her zaman kolay olmadı ve her zaman doğru olanı yapamadık. Ancak başarılarımızı ve başarısızlıklarımızı sahiplendik. Her zaman markayı tüm ihtişamıyla geri getirme vizyonumuza odaklandık. Bunu gerçekleştirmek için çalışan, tanıdığım en zeki ve en yaratıcı insanlardan oluşan ekibimle gurur duyuyorum. Onlar olmadan başardıklarımızın hiçbiri mümkün olmazdı.

Böylesine tarihi bir markanın geçmişi ile geleceğini uzlaştırmak zor mu?
Matsuda’nın tarihini yaşatabilmek için daima çok iyi iş çıkarmamız gerektiğinin bilincindeyiz. Bu köklü markayla ilgili en sevdiğim şeylerden biri, elli yılı aşkın tarihi boyunca Mitsuhiro Matsuda’nın vizyonuna sadık kalırken “güncel” ve “anın içinde” hissettirmesi. Sorunuza cevap vermek gerekirse, bu durum biraz zorlayıcı olsa da bizi harekete geçiren de bu zorluklardır.

Mitsuhiro ile paylaştığınız benzerliklerden biri de Fransa’ya olan sevginiz. Mitsuhiro 80’li yıllarda giyim serisine ilham bulmak için Paris’e seyahat etmiş. Siz de genç yaşta Fransa’ya hayran oldunuz. Fransa sizin için ne ifade ediyor?
İlham veren Fransa… Dünyanın en güzel, en büyüleyici ülkelerinden biri. Bence Fransız kültüründe hayata ve tarihe karşı duyulan büyük bir takdir var. Gençken Fransa’ya taşındığımda keşfedecek çok şey vardı. Fransa büyüdüğüm yerden çok farklıydı. Aynı zamanda “eski dünya” ve “yeni dünya “nın aynı anda var olduğunu görmeyi de seviyorum. Matsuda için bu vizyondan yararlanmaya çalışıyorum.

Orijinal materyalleri, Mitsuhiro’nun eskizlerini veya Matsuda’nın eski ürünlerini günümüzde nasıl değerlendiriyorsunuz?
Son on yılda oluşturduğumuz; orijinal eskizler, giysiler, gözlükler, aksesuarlar ve koleksiyon albümlerinden oluşan inanılmaz bir arşivimiz var. Bunları ilham almak için sürekli kullanıyoruz. Bildiğiniz gibi, Heritage Koleksiyonumuzda arşivden çıkardığımız ve sınırlı sayıda yeniden piyasaya sürdüğümüz ürünleri beğenilere sunmuştuk.

Matsuda markasının size en çok ilham veren yönleri nelerdir?
Matsuda her zaman sanatçıları ve sanatı onurlandırmıştır. Ürün tasarımından her bir çerçeveyi üreten zanaatkarlara ve kampanyaların oluşturulma biçimine kadar sanatçılar yaptığımız işte önemli bir rol oynuyor. Sanatçıların çalışmalarını her zaman sevecek ve saygı ile onurlandıracağız.

Cartier’de satış müdürü olarak çalıştınız ve lüks segment hakkında zengin bir bilgiye sahipsiniz. Son on yılda lüks alanında tanık olduğunuz en büyük değişiklikler nelerdir?
Lüks markalar bugün başarılı hikaye anlatıcıları olmak zorunda. Halihazırda tüketicilerin ilgisini çeken şey bu. Elbette ürünün kalitesi ve tasarımı hala en önemli unsurlar, ancak artık tüketiciler markalarla bağlantı kurmak ve kendilerini onların bir parçası gibi hissetmek istiyor. Günümüzde çok sayıda harika lüks markanın olması ilham verici ama biz sadece vizyonumuza sadık kalmayı tercih ediyoruz.

Geçmişteki en büyük akımlardan biri, tasarımda giderek daha az ayrıntıya yönelmekti. Matsuda’nın bu kadar fresh hissettirmesinin nedeni çok sayıda filigran, metal işçiliği ve “eski dünya detaylarına” sahip olması…
Bence tüketiciler sürekli ortaya çıkan her yerde bulunan yeni markaların tekdüzeliğinden bıktı. Bence minimalizmi hala takdir edip saygı duyabilir ve Matsuda gibi markalara benzersiz bir kişilik kazandıran ilginç ayrıntılarla eşleştirebilirsiniz. Yine de biz vizyonumuzu trendlerin mevcut durumuna uyacak şekilde değiştirmedik. Sadece bizim kim olduğumuza ve yapmaktan keyif aldığımız şeye odaklanıyoruz.

Geçtiğimiz on yıl içinde Matsuda ile öğrendiğiniz en önemli ders neydi?
Her zaman tasarım ve gözlüğün sınırlarını daha da zorlamamızı sağlayacak yeni üretim süreçleri arıyoruz. Tüm bu yeni teknolojilerin nasıl geliştiğini ve daha erişilebilir hale geldiğini görmeyi seviyorum. Bununla birlikte, zanaatkarlar şirketimizin ayrılmaz bir parçası ve yakın zamanda da ustalarımızı makineler için terk etmeyeceğiz…

Markayı yeniden canlandırma çabanızın en önemli yönlerinden biri orijinal Matsuda ekibini bir araya getirmekti. Bugünkü durum nasıl?
Orijinal ekip üyelerinin birçoğu hala bizimle birlikte ve şirkette bu kadar çok deneyim ve geçmişe sahip çalışanlarımız olduğu için şanslı hissediyorum.

Mitsuhiro Matsuda için moda ve sanat birbirinden ayrılamazdı. Sizce bu yaklaşım bugün hala geçerli mi?
Bu bakış açısının ve eğilimin yüzde yüz devam ettiğini rahatlıkla söyleyebilirim. Çünkü moda sanattır ve sanat ise kendini ifade etmek için mükemmel bir araçtır.

Kampanyalar Matsuda mirasının son derece güçlü bir yanıydı. Siz bu geleneği çok iyi bir şekilde sürdürdünüz. Bir marka olarak modern kalmayı nasıl başarıyorsunuz?
Biz sadece sınırları zorlamayı ve kampanyalarımızda güzel görüntüler yaratmayı seviyoruz. Kampanyalarımız hiç ticari değil. Onlara asla ticari bir bakış açısıyla yaklaşmıyoruz, daha ziyade bir sanat projesi olarak yaklaşıyoruz. Bu noktada daha çok ilgimizi çeken şeyler yaratmaya odaklanıyoruz. Bence sevdiğimiz şeylere sadık kalarak insanların bağ kurabileceği ve bir hikaye anlatmaya yardımcı olacak görüntüler ortaya koyabiliyoruz.

Matsuda’yı devralmanızın üzerinden on yıl geçti, bu süre zarfında gözlük alanında gözlemleyebildiğiniz en anlamlı trend nedir?
Açıkçası nereden başlayacağımı bilemiyorum. Sektörün sürekli değiştiğini hissediyorum. Benim için en önemli değişim, bağımsız markaların yükselişi ve bu markaların bugün ortaya koydukları inanılmaz yaratıcılık seviyesi. Son on yılda hem perakende ortakları hem de tüketiciler bağımsız markalara yeniden hayran oldu.

Mitsuhiro’nun ve markanın vizyonu hakkında uzun uzun konuştuk. Peki siz kişisel olarak bugün hayatınızda nereden ilham alıyorsunuz?
Kulağa ne kadar klişe gelse de her yerden ilham aldığımı söylemek istiyorum. Seyahat, sanat, moda ve müzik en büyük ilham kaynaklarım. Eğlenerek ve keyif alarak ilginç şeyler ortaya koymayı seviyorum.

Kaynak: Favrspecs

Nisan 2023

En İyi Avusturya Markaları II

EN İYİ AVUSTURYA MARKALARI II

LİMİTLERİN ÖTESİNDE

Küresel çapta diğer gözlük markalarından farklılık gösteren ve sınırları zorlayan en iyi Avusturya markalarına daha yakından göz atmaya devam ediyoruz.

ROLF SPECTACLES DEĞİŞİMİN BİR PARÇASI

Rolf Spectacles 2007 yılında sürdürülebilirlik ve doğal malzemelere odaklandığı güçlü bir vizyon ile kuruldu. Marka, tasarımlarında titiz kalite kontrol ve işçilikle desteklenen iddiasız ama zarif kentsel görünümlere yer vermeyi tercih etmektedir. Çerçevelerinde taş, ahşap ve doğal boynuz gibi işlenmesi zor malzemeleri kullanan Rolf Spectacles’ın diğer ayırt edici özelliklerinden biri de patentli vidasız menteşe sistemine sahip olmasıdır. Avusturyalı markanın Kurucuları Marija Mary Iljazovic ve Roland Wolf, en başından itibaren markalarının kimliğini bölgesel kaynaklı doğal malzemelerin kullanımı üzerine inşa etmiştir. Bu yol gösterici ilke, ilk taş kaplı ahşap gözlük çerçevesi olan ‘Woodstone’ gibi aynı derecede benzersiz ürünlere sahip yenilikçi bir marka geliştirmelerini sağladı. Markanın zamansız, zarif tasarımları, malzeme seçimleri ve işçiliği, ilk çıkışından bu yana önce Avrupa daha sonra da dünya gözlük sahnesinde büyük bir sıçrama gerçekleştirmesini sağladı. Avusturyalı marka kuruluşundan günümüze; ahşap, taş, doğal boynuz ve hatta 3D baskılı ekolojik malzemeleri ustaca kullanması sayesinde birden fazla Silmo d’Or Ödülü’nün yanı sıra, Avrupa Ürün Tasarım Ödülü, Red Dot Tasarım Ödülü ve Muse Tasarım Ödülü’nü de evine götürdü. Rolf Spectacles için kökenler, rasyonellik ve gelecek kavramları marka Dna’sı ve değerlerinin daima temelini oluşturmuştur.

Marka için kökenleri ve bulunduğu bölge ile bağlantıda olmak büyük önem taşımaktadır. Avusturyalı bir marka olarak kuruldukları bölge kendilerini şekillendirmede büyük rol oynamıştır. Marka bu sebeple bölgesel olarak üretim yapmaktadır ve bölgedeki bağlantılarını güçlendirmeyi hiçbir zaman göz ardı etmemektedir. Yerel tedarikçilerle aile yakınlığında bir ilişki geliştirmektedir. Patentli menteşelerini ve lens takma sistemlerini geliştirerek, üretmesi; katma değerli ürünler oluşturmada yeni teknolojileri hedeflemesi ise markanın rasyonelliğe olan tutkusunu ideal bir şekilde gözler önüne sermektedir. Gelecek için daima hazırlıklı olmayı amaç edinen Rolf Spectacles, değişimin bir parçası olmanın ve sürdürülebilir bir zihniyetle daima daha iyi ürünler ortaya koymanın mümkün olduğunu geliştirdiği sistemler ve kullandığı en yeni teknolojilerle hazırladığı koleksiyonları aracılığı ile sunmaya devam etmektedir.

ROBERT LA ROCHE İLE CESUR TASARIMLAR

Avusturyalı Robert La Roche, 1973 yılında parlak renkler ve cesur tasarımlar döneminde kuruldu ve o zamandan beri baş döndürmeye devam ediyor. Viyana merkezli markanın gözlükleri, Yoko Ono, Meryl Streep ve Arnold Schwarzenegger gibi dünyaca ünlü isimler tarafından kırmızı halılarda boy göstermiştir. Uluslararası trendleri belirleyen markalardan biri olan Robert La Roche, 1999-2014 yılları arasında verdiği aranın ardından cesur tasarımlarını 21. yüzyıla taşımak amacıyla yeniden piyasaya sürüldü. Avusturyalı marka hayranlarını çok memnun eden bu dönüş ile göz alıcı koleksiyonlarını yeniden beğenilere sunmaya başladı.

Robert La Roche’nin tüm çerçeveleri İtalya ve Japonya’daki zanaatkarlar tarafından piya-sadaki en iyi malzemeler kullanılarak el işçiliğiyle üretildiğinden ömür boyu süren kaliteyi vadetmektedirler. Bununla birlikte, Robert La Roche’yi gerçekten özel kılan ise çarpıcı şekil ve stil seçeneklerine sahip olmasıdır. Cesur tasarımlardan sıra dışı şekillere kadar uzanan çeşitliliği ile çerçevelerinin çoğu kendi başlarına adeta bir koleksiyon gibidir. Robert La Roche 70’li yılların başında kurulmuş köklü bir marka olduğundan basit vintage yeniden yapım çerçevelerle dolup taşan pazara, kendine özgü tarihi tasarım değerlerini, sanat ve günümüz teknolojileri ile birleştirdiği benzersiz gözlük koleksiyonlarını ideal bir alternatif olarak sunmaktadır.

GLORYFY İLE KIRILMAZ GÖZLÜKLER

Gloryfy’ın Kurucusu Christoph Egger, bir spor kazası sırasında bir meslektaşının gözünden yaralanmasının ardından tahrip edilemeyen ve kırılmaz gözlükler oluşturmak amacıyla markasını beğenilere sundu. Kurulduğu dönemden bu yana Gloryfy’ın ilk tahrip edilemez tasarımı olan performans gözlüğü adeta evrim geçirerek çok çeşitli ve estetik açıdan farklı konseptlerle daha geniş bir pazara yayılmayı başardı. Avusturyalı Gloryfy günümüzde kırılmaz gözlükler dendiğinde dünya çapında tanınan bir marka haline geldi. Markanın Kurucusunun “Gloryfy Kahramanları” olarak adlandırdığı sanatçılar ve sporcularla yapılan işbirlikleri de markanın sektördeki başarılı konumuma kısa sürede ulaşmasında büyük katkıda bulundu. Markanın ilk güneş gözlüğü modelleri Rich:Art, Dust ve Lilo Krebernik gibi sanatçılarla veya kayak gözlüğü tasarımları snowboard efsanesi Michi Albin ile 2010 yılında geliştirilmiştir. Üretimini Avusturya’da yerel olarak gerçekleştiren Gloryfy’ın tahrip edilemeyen ve kırılmaz gözlükleri, ultra esnek çerçeve ve camlara sahip olmanın yanı sıra, kullanılan malzemeler ve işçilik sayesinde ultra güçlü ve hafif oluşlarıyla da dikkat çekmektedir. Bükülebilir olan Gloryfy tasarımları üzerlerine oturulduğunda bile kırılmazlar. Patentli tescilli malzeme NBFX sayesinde, en tahrip edici koşullar da bile orijinal şekillerine geri dönmektedirler. Avusturyalı marka sürdürülebilirlik girişiminin bir parçası olarak ürünlerine ömür boyu garanti vermenin yanı sıra, üretim sürecinde ise yüzde seksen üçü geri dönüştürülebilir malzemeler kullanmayı tercih etmektedir.

SPECT EYEWEAR İLE FORM VE İŞLEV BİR ARADA

Avusturya merkezli olarak 2016 yılında kurulan Spect Eyewear, güneş gözlükleri, spor gözlükleri ve optik çerçeveleriyle form ve işlevi birleştirmeye odaklanıyor. Merkezi Graz’da bulunan marka, fiziksel olarak aktif yaşam tarzına sahip bireylerin ihtiyaçlarını karşılamaya odaklanan tasarımlar geliştiriyor. Bu da markanın Ultem, TR90, Edelstahl ve Naylon gibi işlevsel malzemeler kullanmaya özen göstermesinin yanı sıra, Ultra Flex, Wing, Magnetron ve Flow teknolojileri gibi bir dizi yeniliği bir araya getirmesini sağlıyor. Sonuç ise neredeyse yok edilemez, takması rahat ve ister dağ bisikleti sürüyor ister rafting yapıyor olun, kayış gerektirmeden yerinde duracak gözlüklerin üretilmesi oluyor. Hem kullanışlılığa hem de stile derinden bağlı olan Spect Eyewear henüz oldukça yeni bir marka olmasına rağmen Red Bull ile resmi bir ortaklık kurarak Red Bull x Spect Eyewear koleksiyonunu optik dünyasına kazandırdı ve marka konumunu güçlendirdi.

Kaynak: Favrspecs

Nisan 2023

Moncler Dokunuşu…

Milano merkezli lüks modaevi Moncler kayak gözlükleri konusunda uzman bir marka olarak çarpıcı ürünlerini beğenilere sunmaya devam ediyor. İtalyan marka bu göz alıcı güneş gözlüğü modeli için kendine özgü kayak gözlüğü tasarımlarından ilham almış. Markanın bu şık kayak gözlüğü yorumu, oversize formu, sıra dışı çerçevesi ve sarı renkli camlarıyla her mevsim gardırobunuzu süslemeye hazır.

Nisan 2023