ÇEBİ GÖZ OPTİK

Deneyim ile Güven İnşa Ediyor

“Silmo İstanbul’un; yeni teknolojilerin tanıtılması, profesyonelleri bir araya getirmesi ve bilgi paylaşımını desteklemesiyle bugün çok değerli bir konuma
ulaştığını düşünüyorum.”

Merhaba Erol Bey öncelikle okurlarımıza kendinizi tanıtarak, optik sektörüne uzanan kariyer yolculuğunuzu paylaşır mısınız?
Merhaba, ben Erol Ömercebioğlu. 1961 yılında Trabzon’da doğdum. Lise eğitiminin ardından üniversite eğitimi için Almanya’ya giderek grafik tasarım ve dil eğitimi aldım. Türkiye’ye döndükten sonra Atabay İlaç Fabrikası’nın ithalat bölümünde çalıştım ve burada dış ticaret süreçleri konusunda önemli deneyimler kazandım. Optik sektörüyle tanışmam ise 1989 yılında o dönem Carl Zeiss’ın Türkiye distribütörü Alova Dış Ticaret A.Ş.’de göreve başlamamla oldu. Sektöre ilk adımımı attığım dönemde Almanya’daki Zeiss tesislerinde cam, çerçeve ve optik ürünler üzerine kapsamlı eğitimler aldım. Bu süreç, yalnızca teknik bilgi edinmemi değil; kalite anlayışını, sistemli çalışmayı ve güvene dayalı iş yapma kültürünü de benimsememi sağladı. Ardından sektörün farklı alanlarında üstlendiğim görevlerle bilgi ve deneyimimi geliştirme fırsatı buldum. Bugün geriye dönüp baktığımda, 38 yılı aşkın süredir aynı heyecanla sürdürdüğüm bu yolculuğun en değerli kazanımının, mesleğime duyduğum bağlılık ve yıllar içinde kurduğum güven ilişkileri olduğunu düşünüyorum.

Uzun yıllar sektörün farklı alanlarında görev aldıktan sonra Çebi Göz Optik’i açmaya nasıl karar verdiniz?
Yıllar boyunca distribütörlük, yöneticilik ve koordinatörlük gibi farklı görevlerde çalışarak sektörün üretimden satışa kadar uzanan birçok alanını yakından tanıma fırsatı buldum. Ancak tüm bu süreç boyunca, nihai tüketiciyle doğrudan buluşabileceğimiz bir perakende mağazası açma fikri hep aklımızdaydı. Oğlum Furkan Ömercebioğlu da lise yıllarından itibaren optik sektöründe çalışmaya başladı. Üniversitedeki İşletme eğitiminin ardından optisyenlik eğitimini de tamamlayarak önemli deneyimler kazandı. Toptancılık yerine özellikle perakende mağazacılık alanında olmayı tercih etti ve mağazacılıktaki gelişimi sürdürdü. Onun bu alana duyduğu ilgi ve mağazacılık konusundaki yaklaşımı, uzun süredir planladığımız bu yatırımı hayata geçirmemizde önemli bir rol oynadı. Ağustos 2025’te Altunizade’de açtığımız Çebi Göz Optik’te, oğlum Furkan’ın perakende deneyimini ve müşteri ilişkilerindeki başarısını, benim uzun yıllara dayanan sektör birikimimle bir araya getirerek müşterilerimize kaliteli ürünün yanı sıra güvenilir ve nitelikli bir hizmet sunmayı hedefledik. Bu hedef doğrultusunda çalışmalarımızı sürdürmekteyiz.

Türkiye’de sektörün dönüşümüne yakından tanıklık ettiniz. Özellikle progresif camların yaygınlaşma sürecinde üstlendiğiniz rolü biraz anlatır mısınız?
Türkiye optik sektörü için 1980’li yılların sonu ve 1990’lı yılların başı önemli bir dönüşüm dönemiydi. Mineral camlardan organik camlara geçiş yaşanırken, inceltilmiş camlar, kaplamalı camlar ve yeni nesil optik teknolojileri de sektörde giderek daha fazla yer bulmaya başlamıştı. O yıllarda ithalat yapan firma sayısı oldukça sınırlıydı. Serbest piyasa ekonomisine geçişle birlikte dünyadaki yenilikçi ürünler de Türkiye pazarına ulaşmaya başladı. Bu dönüşüm sürecinde, Zeiss tarafından geliştirilen progresif cam teknolojilerinin Türkiye’de tanıtılması ve kullanıcılarla buluşturulmasına yönelik reklam ve tanıtım çalışmalarında aktif görev aldım. Aynı dönemde organik CR-39 camlar, inceltilmiş camlar, özel kaplamalar, polikarbonat ve Trivex gibi yeni nesil optik ürünlerin sektörde yaygınlaşmasına yönelik birçok çalışmanın içinde yer aldım. Meslek hayatım boyunca sektördeki teknolojik gelişmeleri yakından takip ederek, yeniliklerin Türkiye optik sektörüne kazandırılması için yürütülen pek çok projeye katkı sunma fırsatı buldum. Bugün geriye dönüp baktığımda, bu dönüşüm sürecinin bir parçası olmak ve optik sektörünün gelişimine destek sağlayabilmek benim için her zaman ayrı bir gurur kaynağı oldu.

Çebi Göz Optik olarak marka ve ürün seçiminde hangi kriterlere göre öncelik veriyorsunuz?
Mağazamızda müşterilerimize sektörün önde gelen markalarını ve kaliteli ürünlerini sunmaya özen gösteriyoruz. Ancak bizim için önemli olan yalnızca geniş bir ürün yelpazesi oluşturmak değil, her müşterinin ihtiyacına en doğru çözümü sunabilmektir. Marka ve ürün seçiminde kalite, güvenilirlik, dayanıklılık ve kullanım konforunu temel kriterler olarak değerlendiriyoruz. Kendimizi müşterimizin yerine koyarak, uzun yıllar memnuniyetle kullanabileceği ürünleri tercih etmeye özen gösteriyoruz. Bizim için gözlük yalnızca estetik bir ürün değil, yaşam kalitesini doğrudan etkileyen önemli bir sağlık ürünüdür. Bu nedenle hem cam hem de çerçeve seçiminde kalite anlayışımızdan ödün vermeden hareket ediyoruz.

Çebi Göz Optik’te müşterileriniz için geliştirdiğiniz hizmet anlayışınızı nasıl tanımlarsınız?
Çebi Göz Optik’te müşterilerimizi bir müşteri olarak değil, misafirimiz olarak karşılıyoruz. Güler yüzlü hizmet anlayışımız, uzman danışmanlığımız ve güven odaklı yaklaşımımızla her bireyin ihtiyacına uygun çözümler sunmayı hedefliyoruz. Bizim için önemli olan yalnızca doğru ürünü sunmak değil, müşterilerimizin kendilerini güvende hissedecekleri bir alışveriş deneyimi yaşamalarını sağlamaktır. Uzun vadeli memnuniyet ve güven ilişkisi kurmayı, hizmet anlayışımızın en önemli parçası olarak görüyoruz.

Perakende mağazacılıkta Çebi Göz Optik’i farklı kılan temel unsurlardan bahseder misiniz?
Optik sektöründe edindiğimiz bilgi birikimi, bugün mağazamızdaki hizmet anlayışının en önemli temelini oluşturuyor. Ancak bizim için asıl fark yaratan unsur, bu deneyimi müşterilerimizin ihtiyaçlarını doğru analiz etmek için kullanabiliyor oluşumuzdur. Ürün önerirken yalnızca marka ismine odaklanmıyor; kaliteyi, kullanım alışkanlıklarını, sağlık açısından uygunluğu ve uzun vadeli memnuniyeti birlikte değerlendiriyoruz. Her müşterinin ihtiyacının farklı olduğunun bilinciyle hareket ediyor, en doğru ürünü en doğru kullanıcıyla buluşturmayı hedefliyoruz. Bizim için optik perakendeciliği yalnızca ürün satışı değil, bilgi, güven ve sorumluluk gerektiren profesyonel bir hizmet anlayışıdır. Bu nedenle müşterilerimizle uzun vadeli güven ilişkileri kurmayı, mağazamızın en önemli değerlerinden biri olarak görmekteyiz.

Sektöre ve yeni mağaza açmak isteyen genç girişimcilere vermek istediğiniz bir mesaj var mı?
Otuz sekiz yılı aşkın süredir içinde bulunduğum optik sektöründe, Türkiye’de ve yurt dışında çok farklı görevler üstlendim. Meslek hayatım boyunca Avrupa’dan Uzak Doğu’ya uzanan geniş bir coğrafyada 27 ülkeyi ziyaret etme, üretim tesislerini yakından inceleme ve farklı pazarların çalışma kültürlerini gözlemleme fırsatı buldum. İthalat, ihracat, satış, pazarlama ve yöneticilik alanlarında edindiğim deneyimler bana bu mesleğin yalnızca ürün bilgisiyle sürdürülemeyeceğini gösterdi. Optik sektörü; sürekli öğrenmeyi, yenilikleri takip etmeyi ve insana karşı sorumluluk duymayı gerektiren çok özel bir alandır. İşinizi sevmeniz, sürekli öğrenmeye açık olmanız ve mesleki yenilikleri yakından takip etmeniz gerekiyor. Dürüstlük, çalışkanlık ve müşteri memnuniyeti ise uzun vadeli başarının temelini oluşturuyor. Teknolojiler ve ürünler zaman içinde değişebilir, ancak güven hiçbir zaman değerini kaybetmez. Gerçek başarı ise yalnızca teorik bilgiyle değil; farklı ülkeleri, üretim kültürlerini ve müşteri ihtiyaçlarını tanıyarak gelişir. Sabırla, merakla ve kaliteyi her zaman ön planda tutarak ilerleyen herkes bu sektörde güçlü bir yer edinebilir. Unutulmamalıdır ki optik sektörü güven üzerine kuruludur. Bu güveni koruyanlar, geleceği de inşa eder.

Silmo İstanbul Optik Fuarı’nın gelişimini ve sektöre katkılarını nasıl değerlendiriyorsunuz?
Optik fuarları, sektörün gelişiminde çok önemli bir rol üstleniyor. Yeni teknolojilerin, üretim tekniklerinin ve tasarım trendlerinin yakından takip edilmesine olanak sağlayarak sektör profesyonellerini aynı platformda buluşturuyor. Bizim açımızdan fuarlar yalnızca ürünlerin sergilendiği organizasyonlar değil; üretici firmalarla doğrudan iletişim kurabildiğimiz, kalite standartlarını yerinde değerlendirebildiğimiz ve yeni işbirlikleri geliştirebildiğimiz önemli platformlardır. 1980 yılından bu yana düzenli olarak katıldığım Silmo Paris, organizasyon kalitesiyle her zaman dikkatimi çeken fuarlardan biri olmuştur. Silmo İstanbul ise son yıllarda hem organizasyon yapısı hem de uluslararası kimliğiyle önemli bir gelişim gösterdi. Sektöre katkılarını yadsıyamayacağımız Silmo İstanbul Optik Fuarının, yeni teknolojilerin tanıtılması, biz profesyonelleri bir araya getirmesi ve bilgi paylaşımını desteklemesiyle bugün çok değerli bir konuma ulaştığını düşünüyorum.

Zaman ayırdığınız için teşekkür ediyoruz. Son olarak 4 your eyes hakkındaki düşüncelerinizi öğrenebilir miyiz?
4 your eyes, kaliteli yayın anlayışı ve ele aldığı içeriklerle optik sektörünü yalnızca ticari yönüyle değil, eğitim, bilgi paylaşımı ve vizyon boyutuyla da değerlendiren nitelikli bir yayındır. Yurt içi ve yurt dışındaki sektörel gelişmeleri, yenilikleri ve markaları yakından takip ederek okurlarına değerli bir bakış açısı sunuyor. Hem deneyimli sektör profesyonelleri hem de mesleğe yeni adım atanlar için güvenilir ve önemli bir kaynak olduğunu düşünüyorum. Başarılarınızın devamını diliyorum.

Ağustos 2026