KAPADOKYA OPTİK LENS

Kalite ve Sürdürülebilir Memnuniyet

“Silmo İstanbul gibi uluslararası fuarlar yalnızca ürün görmekten öte; sektördeki dönüşümü fark etme, müşteri beklentilerindeki değişimi anlama ve geleceği analiz etme fırsatı sunuyor.”

Merhaba Dilan Hanım ve Hüseyin Bey. Sizleri biraz tanıyarak optik sektörüne giriş hikayenizi öğrenebilir miyiz?

Dilan Sartık: Merhaba, ben Dilan Uslu Sartık. 2000 yılı Tekirdağ doğumluyum. Çok küçük yaşlarda babamın bakkal dükkanında ticaretle tanıştım. Lise yıllarında doktor olan ablamın yönlendirmesiyle Kırklareli Üniversitesi Optisyenlik Bölümü’ne girdim. Henüz okul yıllarında Edirne’nin o meşhur Çilingirler Caddesi’nde meslek hayatına giriş yaptım.

Hüseyin Sartık: Selamlar, ben Hüseyin 1999 İstanbul doğumluyum. Lise yıllarında başlayan girişimcilik merakım, üniversite yıllarında yaptığım birkaç başarısız denemenin ardından, eşim Dilan ile yollarımızın kesişmesiyle farklı bir yön kazandı. Bu sektörde, insanların erişebileceği düzeyde kaliteli hizmetin eksik olduğunu fark ettik ve mağazamızın temellerini attık.

Kapadokya Optik Lens’i 2023’te kurdunuz. Bu süreçten ve sizi diğer optik mağazalardan ayıran değerlerinizden söz eder misiniz?
Kuruluş aşamasında Kapadokya Optik Lens’i sadece bir satış alanı olarak değil; görme sağlığı, estetik ve kişisel tarzın birleştiği bir danışmanlık alanı olarak konumlandırmak istedik. Mağazamızı açarken öncelikli hedefimiz, her müşteriye özel çözümler sunan, güven veren ve uzun vadeli ilişkiler kuran bir marka oluşturmaktı. Sektör genelinde müşterilerin doğru ürün yerine hızlı satışa yönlendirildiğini fark ettik ve bu algıyı değiştirmek istedik. Bizi motive eden en büyük unsur; daha şeffaf, daha bilinçli ve müşteri odaklı bir yapı kurma isteğiydi. Aynı zamanda optiğin sadece bir ihtiyaç değil, bir kişisel stil unsuru olduğunu düşünüyoruz. Kısacası markamız, yalnızca ticari bir girişim değil; sektörde fark yaratma ve standartları yükseltme motivasyonunun bir sonucudur. Biz bu işi sadece para kazanmak için yapmıyoruz. İnsan kazanmak bizim için çok daha değerli bir noktada duruyor. Sanırım bizi asıl farklı kılan da tam olarak bu bakış açımız diyebiliriz.

Mağazanızın konseptini oluştururken nasıl bir yaklaşımı tercih ettiğinizi paylaşır mısınız?
Mağaza konseptini oluştururken temel çıkış noktamız, klasik bir optik mağazası yerine misafirlerimizde bir ‘deneyim merkezi’ hissi yaratmaktı. Müşterilerimizin mağazaya adım attıkları andan itibaren konforu, ferahlığı ve göz yormayan, huzur veren mimariyi hissetmelerini istedik. Minimalist tasarım anlayışımız sayesinde misafirlerimize doğruları en iyi şekilde anlatabildiğimiz, kafa karışıklığı yaşamalarını önleyen bir ortam oluşturduk. Dekore etmenin her adımı için de hayalden gerçeğe uzanan bir tasarlama ve imalata dönüştürme süreci yaşadık. Bu süreçte anahtarımız, sadeliğin mükemmelliğe açılan kapı olduğunu bilmekti. Tamamen his ve deneyim odaklı ilerledik. Her parçayı ayrı ayrı tasarlayıp bir bütün oluşturduk. Kullanılan malzemeleri özenle seçtik ve endüstriyel tezgahlarda hazırlanışını yakından takip ettik. Minimal mimarinin usta isimleriyle görüşerek fikirler aldık ve sonunda Kapadokya Optik Lens’i hayata geçirdik.

Mağazanız için marka ve ürün seçimi için kriterleriniz neler, raflarınızda özellikle yer ayırdığınız ürün grupları var mı?
En önemli kriterimiz kalite ve sürdürülebilir memnuniyettir. Bir ürünü yalnızca tasarım estetiği odaklı değil; malzeme kalitesi, kullanım ömrü ve sağladığı konforla birlikte değerlendiriyoruz. Seçimlerimizde markaların kendine özgü bir karakteri ve duruşu olmasına dikkat ediyoruz. Oldukça seçici davranıyor; her ürünü mağazamıza almıyoruz. Koleksiyonlarımızı oluştururken hem küresel trendleri hem de müşteri profilimizin beklentilerini dengeli şekilde analiz ediyoruz. Sezonun öne çıkan ürünleri mutlaka raflarımızda yer alıyor. Bunun yanı sıra dünya genelindeki değerli tasarımcıların koleksiyonları ve el yapımı ürünler de listelerimizin favori grupları arasında bulunuyor. Ayrıca klasik tarzı seven müşterilerimiz için ayırdığımız özel bir köşemiz bulunuyor. Bizim için önemli olan rafımızda yer alan her ürünün arkasında durabilmek ve müşterilerimize gönül rahatlığıyla önerebilmektir.

Kalite ve sürdürülebilir memnuniyet odaklı olmaktan söz ettiniz. Bu yaklaşım sizin için ne ifade ediyor?
Kapadokya Optik olarak biz hizmet anlayışımızı ‘kişiye özel danışmanlık ve sürdürülebilir memnuniyet’ olarak tanımlıyoruz. Çünkü bizim için süreç, ürün satışıyla değil; müşteriyi doğru analiz ederek başlar. Her müşterimizin yüz yapısını, kullanım alışkanlıklarını, yaşam tarzını ve beklentilerini detaylı şekilde değerlendiriyoruz. Ardından en doğru ürün yönlendirmesini yapıyoruz. Bu sayede sadece anlık memnuniyet değil, uzun vadeli bir güven ilişkisi kurmayı hedefliyoruz. Bu nedenle satış sonrasında da aynı yaklaşımı sürdürüyoruz. Sunmuş olduğumuz ürünlerin yaşam kalitesine etkisini belirli bir süre birebir takip ediyoruz. Sonrasında müşterilerimizi periyodik olarak mağazamıza davet ederek ürünlerin bakım süreçlerini kontrol ediyoruz. Böylece misafirlerimizin uçtan uca sorunsuz bir hizmet aldığından emin oluyoruz.

Peki kişiye özel çözümler sunan bir mağaza oluşunuz cam tercihlerinize nasıl yansıyor?

Cam tarafında önceliğimiz her zaman görme kalitesi ve kullanıcı konforudur. Bu doğrultuda yüksek çözünürlüklü camlar, yansıma önleyici kaplamalar, mavi ışık filtreleri ve ince–hafif materyaller öncelikli tercihlerimiz arasındadır. Her müşterinin kullanım alışkanlığına göre doğru camı belirlemek bizim için kritik öneme sahiptir. Dijital ekran kullanımı yoğun olan bir kullanıcı ile gün içinde aktif hareket eden bir müşterinin ihtiyacı aynı değildir. Bu nedenle standart ve alışılagelmiş ürünler sunmak yerine kişiye özel çözümler geliştirmekteyiz.

Tekirdağ, Çorlu’da oldukça kısa sürede öne çıktınız.  Yakın dönem için yeni yatırım planlarınız var mı?
Evet kesinlikle var. Oluşturduğumuz bu tarzı, bizi yansıttığını düşündüğümüz üç farklı noktada daha misafirlerimizle buluşturmak için çalışmalarımız hızla devam ediyor. Ayrıca işin mutfağına inme gibi bir hedefimiz de var. Henüz üzerinde konuşmak için erken olsa da belki de ilerleyen süreçte daha detaylı paylaşabileceğimiz yeni girişimlerimizle ve özelliklerimizle konuğunuz oluruz.

Bu yıl 18-21 Kasım tarihleri arasında gerçekleşecek Silmo İstanbul Optik Fuarı hakkındaki görüşlerinizi paylaşır mısınız?
Silmo İstanbul Optik Fuarı’nın her yıl daha da geliştiğini ve sektöre son derece önemli bir değer kattığını düşünüyoruz. Küresel markaların, yeni teknolojilerin ve trendlerin aynı platformda buluşması büyük bir avantaj sağlıyor. Silmo İstanbul gibi uluslararası fuarlar yalnızca ürün görmekten öte; sektördeki dönüşümü fark etme, müşteri beklentilerindeki değişimi anlama ve geleceği analiz etme fırsatı sunuyor.

Değerli röportajınız için teşekkür ederiz. Son olarak 4 your eyes ile ilgili neler söylemek istersiniz?
Optik sektörüne yönelik vizyonu ve katkıları nedeniyle 4 your eyes’ı oldukça kıymetli buluyoruz. Sektörel farkındalık oluşturması ve tüm yenilikleri görünür kılması 4 your eyes’ın önemini ortaya koyuyor. Aynı zamanda bizim gibi yeni markalara kendilerini ifade edebilme ve sektörel vizyonlarını paylaşma alanı açıyor. Sektördeki kalite algısının yükselmesine sunduğunuz katkılardan dolayı biz teşekkür eder, başarılarınızın devamını dileriz.

Eylül 2026