Benetton Sun25 Serisini Tanıtıyor

Renkleri cesurca kullanması ve neşeli tasarım anlayışıyla tanınan United Colors of Benetton, bu sezon çocuk optik koleksiyonuna ve ilk kez tanıtılan çocuk güneş gözlüklerine mükemmel bir şekilde hayat veriyor. 2025 Yaz sezonunun gözlükleri, parlak renkleri ve eğlenceli desenleriyle miniklerin favorisi olmaya hazırlanıyor. Benetton’un çocuklara özel güneş gözlüğü koleksiyonu, markanın özgün tasarım anlayışı ve çarpıcı renk kombinasyonları sayesinde yetişkin koleksiyonları kadar büyük ilgi göreceğe benziyor. Koleksiyonda yer alan üniseks Verona modeli, süt mavisi ve süt pembesi olmak üzere iki farklı renkte sunuluyor. Cesur ve geometrik bir forma sahip olan bu modelde, açık mavi ön çerçeve koyu mavi saplarla kontrast yaratıyor. Pembe versiyonu ise lila saplar ve çizgi detaylarıyla öne çıkıyor. Her iki tasarımın sap uçlarında markanın ikonik Benetton nokta detayı bulunuyor. Florence modeli, süt yeşili rengiyle biraz daha olgun bir stil sunuyor. Cam göbeği yeşili asetat ön çerçeve ve lila saplar, çocuklara neşeli ve sofistike bir görünüm kazandırıyor. Burun kısmındaki ince çizgi detayları tasarımı tamamlıyor. Catania modeli, retro tarzı seven çocuklar için yuvarlak metal bir çerçeveyle sunuluyor. Gümüş renkli bu model, koyu yeşil camları, yeşil sap uçları ve Benetton yeşili dikiş detayıyla markanın karakteristik çizgisini taşıyor.

Haziran 2025

Hipermetroplar için Yeni Renkler

Arma Lens, hipermetroplar için çok beğenilen özel koleksiyonu Ultra Max serisinde 6 renkte üretime başladı. Yeni Ultra Max kontakt lensleri 1 yıl kullanım ömürlü olup birbirinden çarpıcı 6 renkte beğenilere sunuluyor. Arma Ultra Max koleksiyonu çok beğenilen ve kaliteli üst grup kontakt lens pazarının en çok satan kontakt lensleri olarak dikkatleri üzerlerine çekiyor. Kontakt lens uzmanı Arma Lens’in Ultra Max koleksiyonu için +1.00 den +6.00 ya kadar üretim yapması, hipermetrop kontakt lens kullanıcılarını sevindiren bir gelişme olarak öne çıkıyor. Arma Lens, hipermetroplar için renkli kontakt lens seçeneklerinin kısıtlı olması sebebiyle kullanıcıların ihtiyaç ve şikayetlerini göz önünde bulundurarak en etkin çözümleri geliştirmeye devam ediyor. Kontakt Lens firması, çok satılan Ultra Max serisine eklediği 6 rengi Ultra Max Pearl, Ultra Max Green, Ultra Max Blue, Ultra Max Smoke, Ultra Max Hazel, Ultra Max Topaz olarak piyasaya sürüyor. Arma Lens, bu 6 renk ile ürettiği yeni kontakt lenslerinin teknik ölçülerini Dia: 14.2 mm BC: 8.6 olarak açıkladı. Bütün Türkiye’de sadece bayilik yöntemi ile çalışan Arma Lens’in seçkin bayileri arasında olmak ve kazançlı işbirliği fırsatlarına ulaşmak için firma ile iletişime geçebilirsiniz.

Haziran 2025

Arıkan Markaları Babalar Günü’nü Kucaklıyor

Arıkan Group farklı tarzlara hitap eden Quantum, Slazenger ve Lee Cooper markalarıyla Babalar Günü için mükemmel seçenekler sunuyor. Lee Cooper, genç ruhu ve enerjiyi dışarı çıkaran tasarımlarıyla babaların stilini canlandırırken, Quantum zarif detayları ve modern çizgileriyle onlara şıklığı sunuyor. Slazenger ise sportif şıklığı ve konforu birleştirerek babaların hafta sonu aktivitelerinde ya da günlük yaşamlarında rahatça kullanabileceği gözlükler sunuyor. Her üç marka da koleksiyonlarında fonksiyonellik, şıklık ve uygun fiyatı bir arada sunarak, babaların kendilerini özel hissetmelerini sağlıyor. Hem stil sahibi hem de konforlu bir hediye arayanlar için Arıkan Group koleksiyonlarını mükemmel birer seçim olarak sunuyor. Firma, bu Babalar Günü’nde babalara şıklığı ve iddialı tasarımları bir arada sunmak için Quantum markasıyla özel modeller hazırladı. Quantum, her yaştan babaya hitap eden hem modern hem de zamansız gözlük koleksiyonlarıyla stillere şıklık katıyor. Ahşap sap, metal ve asetat kombinasyonlarıyla tasarlanan modeller, onların günlük hayatlarına zarif bir dokunuş eklerken, detaylarıyla göz kamaştırıyorlar. Quantum’un en beğenilen modelleri, Emre Belözoğlu ve Arda Turan gibi futbolun efsane isimlerinin de tercihi oldu. Arıkan, Quantum markasının göz alıcı gözlüklerini Efsane babaların kalplerini fethedebilmeniz için harikulade hediye seçenekleri olarak beğenilere sunuyor. Firma, Slazenger markasıyla ise bu Babalar Günü’nde sportif şıklığı ve konforu bir arada arayan babalara hitap ediyor. Arıkan Group hafta sonu tatilinde veya dışarıda da konforu arayan, aynı zamanda tatil planlarına ayak uydurabilecek kadar dayanıklı bir gözlük arayan babalar için Slazenger’ın güneş gözlüğü koleksiyonunu ideal bir seçenek olarak nitelendiriyor. Slazenger’ın güneş koleksiyonu, aviator ve faset çerçeve modelleriyle dikkat çekiyor. Bu tasarımlar, Slazenger’ın diğer koleksiyonlarında sıkça gördüğümüz klasik çerçevelerin dışında, babaların daha özgün ve şık bir seçim yapmalarına olanak sağlayacak. Hem şıklığı hem de sağlam yapısı ile Slazenger modelleri, spor yaparken veya dışarıda keyifli vakit geçirirken babaların rahatlıkla kullanabileceği gözlükler olarak dikkatleri üzerine çekiyor.

Haziran 2025

Nano Vista Sınırsız Hareket Sunuyor

Çocuk modasında işlevselliği estetikle buluşturan Nano Vista, bebek ve çocuklara özel geliştirdiği renkli ve eğlenceli tasarımlarıyla ebeveynlerin ve miniklerin gönlünü kazanıyor. Göz sağlığını korurken şık görünümler sunan marka, esnek, dayanıklı ve ergonomik tasarımlarıyla çocuk gözlüklerinde öncü konumda yer alıyor. Doğal Siliflex™ malzemeden üretilen ultra esnek ve kırılmaya karşı dayanıklı çerçeveler, yalnızca 5-9 gram olan hafif yapılarıyla çocukların aktif yaşam tarzına uyum sağlıyor. Hareket özgürlüğünü kısıtlamayan bu çerçeveler, ayarlanabilir saplar ve değiştirilebilir kafa bandından oluşan iki farklı sabitleme sistemi sayesinde oyun oynarken, dinlenirken hatta uyurken bile yerinden kaymıyor. Markanın numaralı gözlükleri Solar Clip özelliği ile kolayca güneş gözlüğüne dönüşebiliyor. Metal içermeyen yapısıyla darbe ve düşmelere karşı maksimum güvenlik sunan Nano Vista, çocukların dünyasına uyum sağlayan güvenilir bir çözüm sunuyor. Dünya genelinde pediatristler ve oftalmologlar tarafından önerilen marka, çerçevelerde kullandığı hipoalerjenik malzemeler sayesinde hassas ciltlerde bile alerji riskini ortadan kaldırıyor. Ayrıca burun kemiği deformasyonunu önleyen marka modelleri, özellikle bebekler için uzun süreli konfor sağlıyor. Markanın biyo-renklenme teknolojisi, çevre dostu bir üretim süreci sunuyor.

Haziran 2025

Güneş Gözlüğünün Sahtesi Katarakta Sebep Oluyor

Dört gözle beklenen sıcak havalar sonunda geldi. Güneşin keyfini sürerken farkında olmadan gözlerinize zarar vermeyin. Çünkü uzmanlara göre piyasada sıkça karşımıza çıkan sahte güneş gözlükleri, özellikle katarakt ve sarı nokta hastalığı gibi ciddi göz hastalıklarının kapısını aralayabiliyor.

Göz Sağlığı Yaşa Bakmıyor
Yaklaşan yaz ayları ile birlikte daha dik düşmeye başlayan UV ışınları, gözlerde ciddi problemler oluşmasına sebep olabiliyor. Uzun süre UV ışınına maruz kalan bireylerde katarakt riski %60 daha fazla. Üstelik bu risk yalnızca yaşlılar için değil; 20’li ve 30’lu yaşlardaki bireylerinde yüksek risk grubunda olduğunu söyleyebiliriz. Bu noktada güneş gözlükleri, alınabilecek önlemler arasında en pratiği olarak öne çıkıyor. Güneş gözlüğü kullanımı sayesinde, UV ışınları sebebiyle oluşabilecek katarakt, sarı nokta dejenerasyonu, kuşkanadı ve korneanın zarar görmesi gibi olumsuz etkilerin önüne geçmek de mümkün.

Belirtiler Değişebilir
Kataraktın mercekteki yerine göre şikayetler değişebilir. Miyop gözlerde numara hızlıca artabilir veya astigmat gelişebilir. Kataraktı olan bir hasta baktığı yerde gölgeler görür, renkler zor veya soluk olarak algılanır. Kataraktın mercekteki yerine göre, gece veya aydınlık ortamda görme azalması daha belirgindir. Ayrıca katarakt; çift görme, şekilsiz ve bulanık görme, derinlik hissinin kaybı, göz yorgunluğu ve gelişen astigmata bağlı baş ağrısı gibi belirtiler verebilir.

Sahte Güneş Gözlüğü Neden Tehlikeli?

  • Gözbebeği büyür: Gözlük camı koyu olduğu için göz daha az ışık aldığını zanneder ve pupilla (göz bebeği) genişler.
  • Daha fazla UV girişi olur: Bu genişleme, UV ışınlarının daha derinlere ulaşmasına neden olur.
  • Lens ve retina hasar görür: Göz merceği (lens) bu ışınları süzmeye çalışırken zarar görür ve katarakt gelişme riski artar.

Güneş gözlüğü alırken dikkat edilecek kuralların başında antirefle ve ultraviyole engelleyici kaplaması olmalıdır. Sağlık Bakanlığı tarafından onaylı olan gözlükleri kullanmak gerekmektedir. İşportadan ucuza alınan gözlükler çoğu zaman bu özellikleri taşımamaktadır. Bu gözlükler göz sağlığına çok zarar vermektedir. Bu sebeple güneş gözlüklerinizi muhakkak gözlük mağazalarından almanız gerekmektedir.

Haziran 2025

Öğrencilerde Kontakt Lens Kullanımı

Genç yaşta kontakt lens kullanımına başlayan öğrencilerde, hijyen kurallarına uyum ve düzenli göz kontrolleri, ilerleyen yaşlarda oluşabilecek görme bozukluklarının önlenmesinde belirleyici bir rol oynamaktadır.

Göz sağlığı ve kontakt lenslerin doğru kullanımı, özellikle ergenlik döneminde kontakt lens takmaya başlayan öğrenciler açısından kritik bir öneme sahiptir. Görme kalitesini artırmak ve günlük yaşamda konfor sağlamak amacıyla tercih edilen kontakt lensler, hijyen kurallarına uyulmadığı takdirde, ciddi sağlık sorunlarına da yol açabilirler. Bu nedenle kontakt lens kullanımında dikkat edilmesi gereken temel kuralların ihmal edilmemesi gerekmektedir.

Kontakt lens kullanımıyla ilgili gerçekleştirilen bilimsel araştırmalar, kontakt lenslerin doğru ve düzenli kullanımı durumunda göz sağlığının korunmasına önemli katkı sağladığını ortaya koymaktadır. Kontakt lens kullanıcılarının yaklaşık %60’ının zaman zaman hijyen kurallarını ihmal ettiğini ve bu durumun göz enfeksiyonu riskini %25 oranında artırdığını göstermektedir. Doğru kullanım alışkanlıklarının kazanılması ve düzenli bakımın ihmal edilmemesi, öğrencilerin hem okul yaşamlarında hem de günlük aktivitelerinde sağlıklı ve net bir görüşe sahip olmalarını sağlamaktadır. Bu bağlamda, kontakt lens kullanan öğrencilerin dikkat etmesi gereken temel ilkeler aşağıda sıralanmıştır:

Hijyen Kurallarına Özen Gösterin
Özellikle okul gibi kalabalık ve mikroorganizma açısından zengin ortamlarda, öğrencilerin kontakt lenslerini takmadan önce ellerini mutlaka sabunla yıkamaları ve temiz bir havluyla kurulamaları gerekmektedir.

Uzun Süreli Kullanımdan Kaçının
Kontakt lenslerin önerilen süreden daha uzun süre takılması göz kuruluğuna ve enfeksiyonlara yol açabilmektedir. Bu sebeple öğrencilerin gün içerisinde belirli aralıklarla kontakt lenslerini çıkararak gözlük kullanmaları tavsiye edilmektedir.

Lenslerin Bakımını İhmal Etmeyin
Kontakt lenslerin her kullanım sonrası uygun kontakt lens solüsyonları ile temizlenmesi ve özel kutularında muhafaza edilmesi, göz sağlığı açısından vazgeçilmezdir.

Göz Sağlığı Kontrollerini Aksatmayın
Kontakt lens kullanan öğrenciler için düzenli göz muayeneleri; göz numaralarının güncel tutulması ve olası sağlık sorunlarının erken tespiti açısından büyük önem taşımaktadır. Büyüme çağındaki bireylerde göz yapısı hızla değişebildiği için yılda en az bir kez göz doktoruna başvurulması önerilmektedir.

Haziran 2025

Yeni İnci Optik

YENİ İNCİ OPTİK

Mirasın İzinde

Silmo İstanbul Optik Fuarı sektör profesyonelleriyle buluşma, sergilenen her türlü yenilikten ilham alma ve işbirliği fırsatları yakalama imkanı sağlıyor.

Merhaba Hikmet Bey. Okurlarımız için kendinizi biraz tanıtarak, optik sektörüyle nasıl tanıştığınızı paylaşır mısınız?
Merhabalar ben Hikmet İnci, 1983 İstanbul doğumluyum. Eskişehir Üniversitesi’nde İşletme Bölümünü tamamladım. Optik sektörü ile bu işin duayenlerinden olan babam Hasan İnci sayesinde çok ufak yaşlarda tanıştım. Bu sebeple rahatlıkla mesleğin içine doğdum diyebilirim. Optisyenlik eğitimimi de Muğla Üniversitesi’nde aldım.

İnci Optik 40 yılın üzerinde köklü bir mağaza. Kurucu Hasan İnci’nin sektöre yaklaşımı ve perakendecilik anlayışı nasıldı? Bu mirası günümüze ne şekilde aktarıyorsunuz?
Babam Hasan İnci’nin sektöre olan yaklaşımı müşteri memnuniyeti ve kaliteli hizmet üzerine kuruluydu. Hem müşteri memnuniyeti hem de kaliteli hizmet sadece optik perakendeciler için değil, aslında tüm perakendeciler için değerli kavramlardır. Ancak bunların gerçek anlamda hayata geçirilmesinin önemini ve değerini, babam sayesinde öğrendim. Sadece satış yapmak asla ilk odağı olmamıştır. Onun için müşterilerini en şekilde memnun edebilmenin yolu; onların moda, aksesuar ve stil kazanabilecekleri bir ürüne ulaşmalarını sağlamaktan geçiyordu. Bu da müşterilerinin ihtiyaçlarını anlamayı ve onlarla güçlü, samimi bir iletişim kurmayı gerektiriyordu. Benim için en önemli mirası bu yaklaşımıdır diyebilirim.

Optik sektörünün kalbi Sirkeci’de kurulan İnci Optik şubeleşmeye ne zaman, nasıl başladı? Şubelerinizin lokasyonlarından ve özelliklerinden söz eder misiniz?
Benim açımdan Sirkeci çocukluğumun, gençliğimin geçtiği tarihi dokusu ve kokusu olan özel bir bölgedir. Aynı zamanda müşteri profili açısından biraz zor bir bölge diyebilirim. Mağazanın başına geçtikten sonra farklı lokasyonlarda da mağaza açmak her zaman hedefim olmuştu. Sirkeci’deki gibi cadde mağazası olmasını isteyerek, kapalı mekanlardan daha çok, insan sirkülasyonunun daha yoğun olduğu lokasyonları bu sebeple uzun süre takip ettim. 2023 yılına geldiğimizde, uzun yıllar beraber çalıştığım iş arkadaşım Haluk Etüs ile birlikte Beşiktaş çarşısı içinde ikinci mağazamızı açtık ve aynı hizmet anlayışıyla faaliyet göstermekteyiz.

İnci Optik’in müşterilerine yaklaşımı nasıldır? Satış esnası ve sonrasında diğer optik mağazalardan nasıl ayrışıyorsunuz?
Müşterilere olan yaklaşımımız bir gözlükten daha çok farklılaşabilecekleri bir ürün aldıklarını hissettirmemizdir. Mağazamızdan içeri giren her müşteri henüz daha satışa başlamadan kaliteli ve benzerlerinden farklı, iyi bir hizmet alacaklarını fark ederler. Bunu ürün sunumlarımızın şekli veya mağaza düzenimiz kadar bizlerin onlara yaklaşımımızdan rahatlıkla anlayabilirler. Satış esnasında farklı ve butik ürün çeşitliliğimiz sayesinde müşterilerimizin en doğru seçimi yapmalarına yardımcı oluruz. İhtiyaçlarına ve zevklerine göre tercihler sunmak, memnun ayrılmalarını sağlamak ve satış sonrasında dahi karşılaşabilecekleri sorunlar olduğunda maksimum düzeyde destek sağladığımızı bildirmek temel çalışma yöntemimizdir.

Çalışanlarınızı seçerken nelere dikkat ediyorsunuz? Usta-çırak ilişkileri bu köklü mağazada halen yaşıyor mu?
Usta-çırak ilişkisi her zaman çoğu iş için değerlidir. Özellikle bizim işimizin olmazsa olmazlarından olduğunu belirtmem gerekir. Yanımızda yetişen, staj yapan birçok arkadaşımız oldu. Açıkçası ben çalışanlarıma patron gibi yaklaşmaktan daha çok arkadaşça, saygı çerçevesinde yaklaşmayı tercih ediyorum. Aynısını da onlardan bekliyorum. Öğrenebilmeleri için destek olurken, birbirimize karşı yardım ve dayanışma içinde hareket etmemizi önemsiyorum. Bu sebeple çalışan seçimlerimi bu ilkelerime uygun; yetişmeye, öğrenmeye istekli ve rahat iletişim kurabileceğim kişilerden yapıyorum.

İnci Optik’te en çok satışı yapılan gözlük ve cam markaları hangileridir?
İnci Optik’te en çok satışı yapılan gözlük markaları arasında EssilorLuxottica Group markalarının ürünleri öne çıkıyor. Ray-Ban, Vogue, Prada, Versace gibi markalar müşteriler tarafından sıkça tercih ediliyor. Cam tercihlerinde ise Hoya ve Essilor hem kalite hem de müşteri memnuniyeti açısından ön plana çıkıyor. Özellikle bu cam markalarının, kişiye özel çözümler sunan teknolojileri, müşterilerimizin ihtiyaçlarına en uygun seçenekleri sunmamıza yardımcı oluyor.

Marka çeşitliliği, segmentleri ve farklı fiyat skalaları sizce ne derece önemli? Şubelerinizde bu dengeyi koruyor musunuz?
Marka çeşitliliği anlamında merkez veya şube ayrımı yapmıyoruz; tüm şubelerimizde aynı ürün ve hizmet kalitesini sunmaya özen gösteriyoruz. Adetsel anlamda küçük farklılıklar olabiliyor ancak her müşterinin tarzına ve bütçesine hitap edebilecek geniş bir ürün yelpazesiyle hizmet veriyoruz. Bu dengeyi koruyarak her şubemizde müşteri memnuniyetini en üst seviyede tutmayı hedefliyoruz.

Sizce 2025 İlkbahar/Yaz sezonunda optik ve güneş gözlüklerinde hangi şekiller, renkler ve materyaller ön planda olacak?
Yeni 2025 yaz sezonu için beklentim kalın çerçeveler ve renkli camların güneş gözlüğü modellerinde ön planda olacağı yönündedir. Optik gözlüklerde ise daha minimal hatlara sahip, oval ve hafif yapılı modellerin öne çıkacağını düşünüyorum. Aynı zamanda soft tonlar ve pastel renkler de bu sezonun favorileri arasında yer alacak gibi görünüyor. Hem tarz hem konfor sunan materyallerin tercih edilmesi de dikkat çekecek bir diğer unsur olacaktır.

Deneyimli bir perakendeci olarak optik sektörünün bugünü ve yakın geleceğini nasıl değerlendirirsiniz?
Bu soruya samimi cevap vermek gerekirse ülkemizdeki enflasyonist ortamın düzelmesi ve fiyatların istikrara kavuşması bizler için fazlasıyla önemli bir durum haline geldi. Şüphesiz bu problem tüm ülkemiz için tüm sektörler için geçerli ancak sattığımız ürünlerin büyük bir çoğunluğu ithal ürün olduğu için fiyat dengesini sağlamakta ve karlılığı korumakta zorlanıyoruz. Güncel ekonomik ortam; optik sektörünün, işimizin önünde büyük bir engel oluşturuyor.

Sektör içi eğitim programları ve firmaların bilgilendirmeleri sizce yeterli mi? Gelişim ve bilinçlenme için önerileriniz nelerdir?
Sektör içi eğitim programlarının halen yeterli düzeyde olmadığına inanıyorum. Bizler için daha fazla toplantı ve organizasyonlar yapılmalı; yenilikler, gelişmeler hakkındaki tüm bilgiler bizlere daha etkin bir şekilde ulaştırılmalı diye düşünüyorum. Önceki yıllarda, Essilor ve Zeiss firmalarının seminerlerine katılım sağlamıştım. Bu gibi seminerlerin firmalar tarafından düzenli ve sık sık yapılması gerektiğine inanıyorum. Bu gibi programların sadece bizim için değil, sektöre yeni başlayanlar için de çok faydalı olacağını düşünüyorum.

Silmo İstanbul Optik Fuarı hakkındaki görüşlerinizi ve fuarın sektöre katkılarıyla ilgili yorumlarınızı öğrenebilir miyiz?
Silmo İstanbul Optik Fuarı, sektörümüz açısından son derece önemli bir konumda yer alıyor. Tüm yeniliklerin ve gelişmelerin bir araya geldiği, biz optik mağaza sahiplerinin bu gelişmeleri birebir deneyimleyebildiği bir ortam sunuyor. Fuar bizlere aynı zamanda diğer sektör profesyonelleriyle buluşma, sergilenen markalar, koleksiyonları ve sektöre dair son teknolojiler ve trendlerden ilham alma yanında işbirliği fırsatları yakalama imkanı da sağlıyor.

Değerli röportajınız için teşekkür ederiz. Son olarak dergimiz 4 your eyes ile ilgili görüşlerinizi öğrenmek isteriz?
Derginizde bize yer verdiğiniz için teşekkür ederim. 4 your eyes dergisinin sektöre katkı sağlayan kaliteli ve güncel içerikleriyle gerçekten çok kıymetli bir yayın olduğunu düşünüyorum. Sektörle ilgili gelişmeleri, yenilikleri ve farklı bakış açılarını derginiz sayesinde takip edebiliyoruz. Aynı zamanda meslektaşlarımızla bağ kurmamıza ve ilham almamıza da vesile oluyorsunuz. İyi ki varsınız, başarılarınızın devamını dilerim.

Haziran 2025

Optikim Optik

OPTİKİM OPTİK

Deneyimin Gücü

Silmo İstanbul’daki yabancı firmaların artışı özellikle biz katılımcılar açısından fuarın sektörümüze çok önemli bir katkı sunduğunu göstermektedir.

Merhaba İsmail Bey. Kendinizi okurlarımıza kısaca tanıttıktan sonra sektördeki yolculuğunuzdan bahsedebilir misiniz?
Merhaba. Yozgat/Sorgun doğumluyum. Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi (Mülkiye) İktisat Bölümünden 1989 yılında mezun oldum. Optik sektöründeki yolculuğum üniversite son sınıftayken yarı zamanlı olarak çalışmam ile başladı. O dönemden günümüze sektörde 35 yılımı tamamladım. Birçok deneyim sonrası şimdi de sektörün farklı bir tarafında çalışmalarımızı ve faaliyetlerimizi sürdürüyoruz.

Firmanızın kuruluş aşamasını, gelişimini ve sektörel vizyonunu bizimle paylaşır mısınız?
Yirmi yıl iki farklı firmada çalıştıktan sonra 2009 yılında kendi firmamızı kurduk ve 3 yıl ithalat yaparak sektörde faaliyet gösterdikten sonra 2014 yılında Ankara’da üretime başladık. 2022 yılına kadar yurt içinde ve yurt dışındaki toptancı müşterilerimize üretim yaptık. 2023 yılı Ocak ayı başından itibaren üreticilerimize yönelik tedarikçi olarak faaliyet göstermekteyiz. Bu yıl Ocak ayı itibarıyla şirket unvanımızı Optikim Optik Kimya ve Plastik Ürünler Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti olarak değiştirdik. Metal menteşeler gibi çok spesifik girdiler hariç; bir üreticinin ihtiyaç duyacağı temel üretim girdileri olan vernik, boyalar, hammadde, yıkama kimyasalları, vibrasyon taşları gibi üretim malzemelerinin ithalatını yapıp, üreticilerimize sunuyoruz.

2014 yılında üretime başladınız, ardından 2022’de üretimi sonlandırıp sarf malzeme ithalatına yöneldiniz. Üretim sürecinden gelen tecrübeleriniz, bugünkü iş modelinize nasıl bir katkı sağlıyor?
Üretimde kullandığımız kimyasallar ile ilgili tedarikçi firma ile 2018 yılında yaşadığımız sorunlar bizi farklı bir arayışa yönlendirdi. O zamana kadar sektöre tedarik yapan firmaların asıl işleri farklı sektörlere yönelik işlerdi ve bizim sektörümüze yönelik bilgi ve deneyimleri yoktu. Bu durumu büyük bir eksiklik olarak gördük. Gözlük üretimine yönelik hammadde, vernik, boya, yıkama kimyasalları, vibrasyon taşları ve kimyasallarını farklı farklı firmalardan alıp, tam ve doğru olmayan teknik destek ile zaman kaybı, verimsiz üretim ve kaynak israfı gibi durumlar yaşanıyordu. Bizim gözlük üretimini biliyor olmamız ve ithal ettiğimiz tüm ürünlerin üreticilerinin sektörümüz ile ilgili deneyimlerinin olması bize çok şey katmaktadır. Tedarik faaliyetine başladıktan 4 ay sonra distribütörü olduğumuz Vernici Caldart firmasından ve yıkama kimyasalları konusunda uzman SCT-İsviçre firmasından uzmanları davet ederek müşterilerimize ve müşterimiz olmayan üretici firmalara eğitim toplantısı düzenledik. Bu bilgilendirme ve eğitimlerin kritik önemde olduğunu düşünmekteyiz. Deneyimlerimiz başta olmak üzere gerektiğinde Vernici Caldart ve SCT-İsviçre’den aldığımız teknik destekler ile müşterilerimizin karşılaştığı herhangi bir soruna mutlak çözüm üretebiliyoruz.

Şu anda hangi sarf malzemeleri ve hammaddeleri ithal ediyorsunuz? En çok talep gören ürünleriniz hangileri?
Distrübütörü olduğumuz Vernici Caldart firması aynı zamanda dünya devi EssilorLuxottica Group’un da vernik tedarikçisidir. EssilorLuxottica’nın dünyanın çeşitli ülkelerinde üretimde kullandığı vernik, boya gibi kimyasalların üreticisi Vernici Caldart; kaliteli üretim yapan özellikle ihracat hedefleyen müşterilerimizin en çok tercih ettiği ürünleri sunmaktadır. Hammadde ve yıkama kimyasalları konusunda da müşterilerimize birinci sınıf kalite ürünler sunmaktayız. Gerek fiyat gerekse ödeme vadeleri konusunda sunduğumuz avantajlar, müşterilerimizin her ürünümüze yoğun ilgi göstermesini teşvik ediyor.

Gözlük üreticileri için sunduğunuz orijinal vernik ve hammaddelerin farkı ve avantajları nelerdir?
Gerek optik çerçeveler gerekse güneş gözlükleri sonuçta cilt ile temas eden ürünlerdir. Dolayısıyla verniğin sağlamlık ve parlaklığının yanında cilt sağlığına yönelik faktörleri göz önünde bulundurmalı, uluslararası kalite ve test gerekliliklerini karşılamalıdır. Piyasada kimin ürettiği belli olmayan, gerekli güvenlik belgeleri olmayan, gerekli testleri ve kontrolleri geçip geçmediği kuşkulu, merdiven altı üretimi diyebileceğimiz vernikler de vardır. Bu tür vernikler kaliteli ve sağlıklı üretim için engeldir. Bu sebeple ithalatını yaptığımız ürünler bu gerekliliklerin tümünü karşılamaktadır. Özellikle ihracat yapan müşterilerimiz, teste girmiş gözlüklerinde bugüne kadar hiçbir sorunla karşılaşmamışlardır. Hammadde konusunda ise vernik müşterilerimize maliyet ve ödeme konusunda avantaj sağlayacak fiyatlarla birinci sınıf kalite hammadde tedarik etmekteyiz.

Türkiye distribütörü olduğunuz Vernici Caldart hakkında bilgi verebilir misiniz? Ürünlerinin sektördeki yeri ve tercih edilme sebepleri nelerdir?
Vernici Caldart Srl 1976 yılında İtalyada Belluno şehrinde aile şirketi olarak kurulmuş, bugün 27.000 m2 alanda iki farklı şehirde, iki fabrikada üretim yapan, gözlük sektörüne yönelik en çok ürün üreten, EssilorLuxottica başta olmak üzere dünyanın en büyük üreticilerine vernik, boya ve astar gibi kimyasalları üreten büyük bir şirkettir. Büyük gözlük üreticileri ile çalışmanın sağladığı avantajlar ile sektörün kalite beklentilerine uygun, daha kaliteli gözlük sektörü için en geniş ürün gamına sahip kimyasallar üretmekte ve biz de müşterilerimize sunmaktayız. Parlak ve mat verniklerimiz gerek parlaklık ve matlık dokularıyla gerekse sağlamlık bakımından çok tercih edilmektedir.

PA12 hammaddesinin enjeksiyon gözlük üretiminde kullanım avantajları nelerdir?
PA12 enjeksiyon gözlük üretiminde kullanılan en ideal polyamid türevidir. Sektörümüzde daha çok TR90 adıyla bilinir. Hafifliği, esnekliği kullanıcılarda büyük bir rahatlık sağlamaktadır ve kırılmaya karşı dayanıklılığı ile de bilinir. Enjeksiyon sonrası boyama, vernik uygulaması vb. işlemlerin kolay uygulanabilmesi de önemli avantajlarındandır.

Üreticilere sunduğunuz ücretsiz danışmanlık hizmetinin kapsamı nedir? Hangi konularda destek veriyorsunuz?
Artık üretici olmasak da üretimin her aşamasındaki tecrübelerimizi üreticilerimizle hiçbir karşılık beklemeksizin paylaşmaya önem veriyoruz. Doğru bilinen fakat verimsizliğe sebep olan üretim süreçleri hakkında üreticilere yardımcı oluyoruz. Sektöre yeni girecek firmalara makine ve teçhizat alımı konusunda uygun maliyet alternatifleri konusunda önerilerde bulunuyoruz.

Türkiye optik sektöründeki üretici firmaları nasıl değerlendiriyorsunuz? Üretimde gelişim için sizce neler yapılmalı?
Öncelikle enjeksiyon gözlükte büyük bir arz fazlası var ve bu düşük kapasitede çalışmaya neden olmaktadır. Üreticilerimiz, verimlilik dolayısıyla karlılık konusunda titiz olmalılar. Yurt içi pazarda fiyat rekabeti ile verimsiz çalışmak yerine; marka oluşturmak, markalaşma sürecini doğru yönetmek, ihracata yoğunlaşmak gerekir. Sıradan, basit gözlükler üretmek yerine katma değeri yüksek, kaliteli ve nitelikli gözlükler tasarlayıp üretmek hedef olmalıdır. Ülkemizin konumu gereği sahip olduğumuz lojistik avantajı kullanarak, nitelikli ve katma değeri yüksek gözlük üretimi ile AB ülkeleri için çok iyi bir tedarikçi ülke olabiliriz. Bu konuyu bireysel olarak değil, Gözlük Sanayicileri Derneğinin koordinasyonu ile yetkili kamu kurumlarını da işin içine dahil ederek ele almalı ve atılım yapılmalıdır.

Silmo İstanbul Optik Fuarı hakkındaki görüşlerinizi ve fuarın sektöre katkılarıyla ilgili yorumlarınızı öğrenebilir miyiz?
Silmo İstanbul katıldığımız ve gelecekte de katılmayı düşündüğümüz tek fuardır. Distribütörü olduğumuz firmaların uzmanlarını özellikle son iki yıldır Silmo İstanbul’daki standımızda müşterilerimizle buluşturmak, onların istek ve sorularına birinci elden yanıtlar vermek fuarın önemini bir kez daha vurgulamaktadır. Ayrıca fuarın İstanbul’da yapılması, şehrin ulaşım, konaklama kolaylıkları ve konumu gereği hem katılımcılar için hem de ziyaretçiler için önemli tercih nedenidir. Silmo İstanbul’daki yabancı firmaların artışı özellikle biz katılımcılar açısından fuarın sektörümüze çok önemli bir katkı sunduğunu göstermektedir. Fuarın zamanlaması ve fuar günleri konusunda katılımcıların görüşünün alınması fuarın etkinliğini daha da arttıracaktır diye düşünüyoruz.

Bu değerli röportaj için teşekkür ederiz. Son olarak dergimiz 4 your eyes ile ilgili yorumlarınız nelerdir?
Sektörümüzün tamamı için yeniliklerin, gelişmelerin, moda tredlerinin izlendiği ve haberleştirildiği çok gerekli ve başarılı bir yayın olduğunu düşünüyoruz. Yayınlarınızın ve başarılarınızın devamını diliyoruz. Sektörün farklı bir aktörü, bir tedarikçi olarak bize gösterdiğiniz ilgi için de ayrıca teşekkür ederiz.

Haziran 2025

Design Eyewear Group

Design Eyewear Group

Tasarımda Cesaret

Güçlü kariyerine Face à Face ile başlayan DEG ortak Kreatif Direktörü Claire Ferreira “Gözlük tasarlarken milimetrenin onda biri bile ifadeyi şekillendirmede etkili oluyor. Bir çizginin en küçük kıvrımı bile bambaşka ifadeler ortaya çıkarabiliyor” diyor.

Profesyonel gözlük tasarımcılığına; Pascal Jaulent, Nadine Roth ve Alyson Magee tarafından Fransa merkezli olarak 1995 yılında kurulan Face à Face ile başlayan Claire Ferreira, bağımsız markanın 2015 itibarıyla Design Eyewear Group’a katılmasıyla birlikte günümüzde 15 yılı dolduran kariyerine DEG’nin ortak Kreatif Direktörü olarak devam ediyor. Design Eyewear Group’un en değerli tasarımcılarından biri olarak öne çıkan Claire Ferreira, her bir çerçevenin estetik, yenilik ve özgünlüğü harmanlayan benzersiz bir parçaya nasıl dönüştüğünü ikonik tasarımlarıyla gözler önüne seriyor. Design Eyewear Group’un ortak Kreatif Direktörü Claire Ferreira ile ilham kaynakları, kendine özgü yaratıcı yaklaşımı ve teknik kısıtlamaları fırsata nasıl dönüştürdüğü hakkında yapılan röportajı beğenilerinize sunuyoruz.

Merhaba Claire. Gözlük tasarımı yolculuğunuz nasıl başladı ve gelişti?
Tasarım alanına çok erken yöneldim; önce Uygulamalı Sanatlar alanında lise diploması aldım. Sonrasında École Boulle’den Yüksek Teknik Sertifikası, ardından Olivier de Serres’ten Uygulamalı Sanatlar Yüksek Diploması ile mezun oldum. Ardından Londra’daki Royal College of Art’ta ürün tasarımı alanında yüksek lisans yaptım. Böylece tasarıma iki farklı ama tamamlayıcı yaklaşımla bakma fırsatı buldum. Fransa’daki yaklaşımın sosyolojik ve kavramsal; İngiltere’dekinin ise daha sanatsal ve deneysel olduğunu fark ettim. Eğitimimden sonra profesyonel kariyerime Face à Face’te gözlük tasarımcısı olarak başladım ve on beş yıldır bu meslekteyim, markayla birlikte gelişiyorum. Bu süreçte bağımsız bir marka olan Face à Face, Design Eyewear Group’a katıldı. Bugün DEG dokuz marka geliştiriyor ve pazarlıyor; ben de bunlardan üçünün sanat yönetimini ortaklaşa yürütüyorum.

Yeni bir gözlük tasarımı üzerinde çalışırken karşılaştığınız başlıca zorluklar nelerdir?
Dört ana zorluk görüyorum. İlki, ‘zaten görülmüş’ olanlardan uzaklaşıp yenilik yaratma gerekliliği diyebilirim. İkincisi, tasarım hedeflerine ulaşmak için üreticilerin sınırlarını zorlayan teknik zorluklardır. Örneğin Face à Face markasında çok keskin açılarla çalışmayı seviyorum. Oysa teknik açıdan cilalama süreci tam tersine her şeyi yuvarlatmaya odaklanır. Dolayısıyla açılardaki keskinliği korumanın ya da geri kazandırmanın yollarını bulmamız gerekiyor. Üçüncü olarak, pazar zorluğu var. Markamız uluslararası odaklı olduğu için tarzımızın Dna’sını bedenler, renkler vb. unsurlarla birbirinden ayrışan pazarlara uyumlu olacak şekilde yansıtmamız gerekiyor. Son olarak, denge zorluğu var. Her koleksiyonda yeni bir konsept, sürpriz yaratan ve dikkat çeken bir gözlük formu yaratmak istiyoruz. Ancak bu formun dengeli olmasına, karikatürize değil, şık ve konforlu olmasına da özen gösteriyoruz.

Bu zorluklarla yüzleşmek tasarım sürecinizi nasıl etkiliyor?
Kesinlikle olumlu yönde etkiliyor çünkü bahsettiğim tüm bu kısıtlayıcı unsurlar, aynı zamanda yaratıcılık için fırsatlara dönüşüyor. Hatırlıyorum, yüksek lisans yaparken tamamen özgür tasarım yapmamız istendiğinde, bazen yaratıcılık tıkanabiliyordu çünkü çok fazla olasılık vardı. Kısıtlamalar, içinde çok çeşitli kişiliklerin ifade edilebileceği bir alan sunuyor. Gözlük tasarlarken, çizgi roman çizerken olduğu gibi, milimetrenin onda biri bile ifadeyi şekillendirmede etkili oluyor. Bir çizginin en küçük kıvrımı bile sert, dostça ya da cesur bir ifadeyi ortaya çıkarabiliyor.

Yeni bir koleksiyon tasarlarken ilham kaynaklarınız neler?
Ekip olarak iham kaynaklarımızın çok çeşitlilik gösterdiğini rahatlıkla söyleyebilirim. Paris’in kalbindeki showroom’umuz sayesinde galerilerden, müzelerden ya da sadece sokakta yürürken fikirler bulabiliyoruz. Çağdaş sanat ve modayı yakından takip ediyoruz. Moda Haftası gösterileri, Jardin des Tuileries’deki ‘Première Classe’ aksesuar fuarı ve Milan Tasarım Haftası bizim için vazgeçilmez etkinliklerdir. Ama ilham burada bitmiyor. İşimizi tutkuyla yaptığımız için optik dünyasının derinliklerine daldığımızda, fikirler her an ortaya çıkabiliyor.

Tasarlamış olmaktan en çok gurur duyduğunuz model hangisi ve bu modelin öne çıkan özellikleri neler?
Face à Face’in Sotsas modeliyle özel bir gurur duyuyorum çünkü efsanevi İtalyan tasarımcı Ettore Sottsass’ın çalışmalarından esinlendik. Bu modelde gözlük ve heykeli birleştirmek istedik, Sottsass’ın canlı renklerinden ve oyunbaz ifadesinden yararlandık. Modelin sap tasarımı, Sottsass’ın bir kanepe için kullandığı silindirik kol dayanağı prensibini yeniden yorumluyor. Bir silindirik şekli menteşeye bağlamak ve sap yapısına entegre etmek teknik açıdan büyük bir zorluktu. Estetik olarak da markanın ikonik modellerinden biri oldu. Hem şaşırtıcı hem de şık bir model; daha sonra konsepti daha rafine bir optik versiyona, Kyoto modeline uyarladık.

Herkese uygun bir gözlük tasarlamak mümkün mü sizce?
Bazı markalar evrensel beğeniye hitap eden gözlükler yaratmayı hedefliyor. Bir tasarımcı markasıyız ve kaçınılmaz olarak daha cesur seçimlerle risk alıyoruz; bu da ya gerçek bir sevgi ya da güçlü bir antipati uyandırabiliyor. Ancak daha geniş bir kitleye hitap edebilecek yenilikçi estetikler üzerinde çalışıyoruz. Bunun için ‘evrensel şablon’ diyebileceğimiz bir yaklaşımla, çoğu insana uyum sağlayabilecek oranlar ve çizgiler tasarlıyoruz.

Sizce ticari başarıdan öte, tasarımda başarıyı ne tanımlar?
Farklı bir alandan örnek verecek olursak, Eames sandalyelerini düşünebiliriz. Başarıları, nesneyi mükemmel bir şekilde kavramalarına dayanıyor. Bu durum da ikonik bir form ve ayırt edici bir estetik ortaya çıkarıyor. Başka bir deyişle benzerlerinden ayrışan estetik formla sağlanıp, işlevselliğin gücüyle birleşmeli de diyebiliriz.

Yeni bir gözlük seçerken neyin yakıştığını anlamak oldukça zordur. Bu konuda tavsiyeniz var mı?
Bir çerçevenin yakışıp yakışmadığını belirlemek için birçok unsur var ve bunların bazıları fazlasıyla kişiye özgüdür. Çerçeve yüz şeklinize uymalıdır. Verebileceğim en iyi tavsiyelerden biri, göz bebeğinin yatay olarak camın ortasına denk gelmesine dikkat edilmesi olabilir. Büyük bir yüzünüz varsa ve küçük gözlük istiyorsanız, yuvarlak formları öneririm. Kare ya da dikdörtgen çerçeveler ise yüz boyutuyla orantılı olmalıdır. İnce bir yüzünüz varsa, daha fazla özgürlük var. Büyük gözlükleri tercih ettiğinizde anında daha trend bir stile sahip oluyorsunuz. Her durumda, acele karar verilmemeli çünkü gözlüğün bir kostüm değil, bir ifade aracı olması gerektiğini düşünüyorum.

Design Eyewear Group, Danimarka, İngiltere ve Fransa’da çalışıyor. Her ülkenin tasarım hassasiyetlerinde belirgin farklar var mı?
Klişelere düşmeden söylemek gerekirse, gerçekten bölgesel hassasiyetler gözlemliyoruz. Üç tasarım ekibimizde de bu farklılıklar var. Danimarka’da işlev formu belirliyor; minimal, radikal bir tasarım felsefesi var. ‘Az çoktur’ yaklaşımı takip ediyoruz. Fransa’da yaklaşım daha Latin, daha cesur ve özgür. Konsepte ve hikaye anlatımına güçlü bir vurgu var. İngiltere’de ise nihai kullanıcının tarzı daha ön planda tutuluyor. Yeni formlar sokak modasından ilham alıyor

Ürün yelpazenizi oluştururken global müşteri profili size nasıl yön veriyor?
Amerika’da tüketiciler genelde klasik, dikdörtgen ya da kelebek formları tercih ediyor; daha risksiz, konvansiyonel ürünleri seçiyorlar. İspanyol, İtalyan ve Fransız müşteriler ise genelde daha uzun, daha kare ve daha renkli çerçeveler arıyor. Bu yüzden tüm modellerimiz iki form ve altı renkte sunuluyor. Bu çeşitli seçenekler, her tercihe birkaç alternatifle hitap etmemizi sağlıyor.

Kaynak: Parisee

Haziran 2025

Parasite Eyewear Tr

Parasite Eyewear

Retro-Fütüristik Estetik

Parasite Eyewear modelleri sadece göze hitap etmekle kalmıyor; aynı zamanda yeni bir deneyim, bir keşif ve çağdaş tasarımın sınırlarını aşan bir yolculuk sunuyor.

Fransız bağımsız gözlük markası Parasite Eyewear, kurulduğu 2002 yılından bu yana sadece gözlük üretmekle kalmadı; aynı zamanda bir vizyon, bir tasarım felsefesi ve gözlük kavramını baştan tanımlayan cesur bir duruş geliştirdi. Parasite Eyewear, Kurucusu ve Kreatif Direktörü Hugo Martin’in gözlük tasarımında devrim yaratarak, bilim kurgu estetiğini ve ileri teknolojiyi birleştiren yenilikçi modelleriyle tanınıyor. Marka, geleneksel gözlük anlayışını yeniden tanımlayarak, kullanıcılarına benzersiz bir deneyim sunuyor. Paris’teki tasarım stüdyosundan dünyaya açılan bu marka, gözlüğü yalnızca bir aksesuar olarak değil; bireysel bir ifade biçimi, bir teknoloji manifestosu ve çağdaş sanatın bir uzantısı olarak görüyor. Her bir koleksiyonu, estetik ve teknik mükemmelliğin dengeli bir buluşmasına işaret ediyor.

Parasite Tasarım Felsefesi
Parasite’in tasarım anlayışı, retro-fütüristik estetikle fonksiyonelliği bir araya getiriyor. Geleneksel gözlük formunun sınırlarını zorlayan marka, geometrik hatları, keskin çizgileri ve teknolojik dokunuşları bir araya getirerek modern ve yenilikçi görünümler yaratıyor. Parasite, bilim kurgu ve alternatif kültürden ilham alarak, avangart ve yüksek kaliteli gözlüklere odaklanıyor. Bu yaklaşım, markanın özgün ve çarpıcı tasarımlarının temelini oluşturuyor. Gözlüğün yüzle bütünleşmesini sağlayan patentli aktif destek sistemleri, markanın ergonomi ve konforu tasarımın merkezine yerleştirdiğinin bir göstergesidir. Parasite’in kurulduğu yıl tanıttığı ‘Stereo’ aktif tutma sistemi, gözlüklerin burun veya kulak desteği olmadan, şakaklara tutunarak sabitlenmesini sağladı. Bu yenilikçi sistem, kullanıcı konforunu artırırken, aynı zamanda estetik bir görünüm de sunduğundan markanın sektördeki yükselişini hızlandırdı.

İşlevsel, Estetik ve Dayanıklı
Bağımsız Parasite Eyewear kurulduğu yıldan itibaren kullanıcısına sadece retro-fütürist şıklık değil, aynı zamanda hareket özgürlüğü ve dayanıklılık vadediyor. Markanın koleksiyonlarında malzeme seçiminden üretim tekniklerine kadar her detay titizlikle düşünülüyor. Parasite, özel bir paslanmaz çelik alaşımı olan ‘Steelskin’ kullanarak, ince, hafif ve dayanıklı çerçeveler üretiyor. Bu malzeme, alerji yapmayan ve geri dönüştürülebilir özellikleriyle çevre dostu seçenekler sunuyor. Marka, sürdürülebilirliğe önem vererek tercih ettiği geri dönüştürülmüş malzemelerle çevresel sorumluluk anlamında da sektörde örnek teşkil ediyor. 3D baskı teknolojisi, lazer kesim, hafif ve esnek metal alaşımlar gibi yenilikçi teknikler, koleksiyonlarının temel taşlarını oluşturuyor.

Parasite Eyewear, tasarım yetenekleri, kullandığı üretim teknikleri, çevre dostu malzeme seçimleri ile optik dünyasında prestijli ödüllerle başarılarını taçlandırarak da adından söz ettiriyor. Son olarak 2024 yılındaki Silmo d’Or ödüllerinde Morph Alpha modeliyle Jüri Özel Sanatçı Clara Besnard ile yaptığı işbirliğiyle Morph Alpha’yı geliştiren Parasite, 2003 yılında lanse ettiği ikonik Morph modeline yeniden hayat verdi. Bu sebeple bu ödül, Parasite’in geçmişle geleceği ustaca bir araya getiren tasarım vizyonunun uluslararası alanda takdir gördüğünün en somut kanıtlarından biri olarak nitelendiriliyor.

Yenilikçi Ruh 2025’te Artıyor
Parasite Eyewear’ın 2025 koleksiyonu, bağımsız markanın yenilikçi ruhunu ve tasarım cesaretini bir kez daha ortaya koyuyor. Koleksiyon, estetik ile teknolojiyi buluşturan dört özel modelle öne çıkıyor. Her biri kendine özgü hikayesi, tasarım dili ve fonksiyonelliğiyle öne çıkan bu modeller, markanın sınır tanımayan yaklaşımını gözler önüne seriyor. 3D baskı teknolojisiyle üretilen CTRL modeli, çift şakak teması sayesinde yüzle mükemmel uyum sağlıyor. Üst şakak parçası, koruyucu ekipmanlarla entegre çalışabilecek şekilde tasarlandığından özellikle açık hava sporları ve performans aktiviteleri için fonksiyonel bir çözüm sunuyor. Modern bir zırh gibi gözü koruyan tasarımı, CTRL’yi hem estetik hem de işlevsel açıdan güçlü bir tasarım haline getiriyor.

Sanatçı Alexandros Angelidis işbirliğiyle geliştirilen Morph 2 ise 2003 üretimi ikonik model Morph’un geri dönüştürülmüş ve geri dönüştürülebilir malzemelerle yeniden üretilmiş hali olarak 2025 koleksiyonundaki yerini alıyor. Gelenek ve yeniliğin bir araya geldiği Morph 2 hem nostaljik bir hava taşıyor hem de çağdaş tasarım dilinin bir yansımasına dönüşüyor. Prophecy 1 Sun modeli, LED Vision teknolojisi ve iridesan halkalarla zenginleştirilmiş bir tasarım olarak 2025 Parasite koleksiyonunda boy gösteriyor. Parlak ve mat dokuların, hafif ve yoğun unsurların, klasik ve avangart çizgilerin bir araya geldiği bu tasarım, adeta geleceğe bir bakış sunuyor. Her detayı, ışığın ve gölgenin oyununa olanak tanıyacak şekilde düşünülen Prophecy 1 Sun hem bir aksesuar hem de sanatsal bir ifade nesnesi olarak sunuluyor. Karma 1 modeli ise gözlük tasarımını mücevher ve yüz süsüyle birleştiren cesur bir konsept sunuyor. Kolye, küpe, bilezik gibi takılarla entegre edilebilen bu model, giyilebilir sanat anlayışını ileri bir boyuta taşıyor. Kullanıcıya kendi kombinasyonlarını yaratma ve görünümünü kişiselleştirme imkanı sunan Karma 1, markanın bireysel ifadeyi destekleyen yaklaşımının çarpıcı bir örneği olarak öne çıkıyor.

Parasite Eyewear’in 2025 koleksiyonu, markanın özgün tasarım anlayışını ve teknik yeniliklerle estetik vizyonunu bir kez daha doğruluyor. Her bir model, sadece göze hitap etmekle kalmıyor; aynı zamanda yeni bir deneyim, bir keşif ve çağdaş tasarımın sınırlarını aşan bir yolculuk sunuyor. Parasite, gözlüğü bir nesneden öte bir kimlik ifadesine dönüştürerek, kullanıcılarına kendi hikayelerini yazabilecekleri bir alan açıyor. Gözlük dünyasında cesur adımları, teknik yenilikleri ve sıra dışı tasarım diliyle öne çıkan Parasite Eyewear, geleceğin gözlüğünü bugünden tasarlamaya devam ediyor.

Haziran 2025