Optifabrik Gözlük Fabrikası

OPTİ FABRİK GÖZLÜK

Silmo İstanbul Bize Işık Tuttu

Silmo İstanbul yıl boyunca ürettiğimiz güncel modelleri müşterilerimize sunduğumuz önemli bir etkinlik. Ziyaretçilerden  aldığımız yorumlardan o sezon hem yurtiçi satış hem ihracatımızın nasıl olacağına dair bize ışık tutuyor.

Merhaba Olcay Bey… Kendinizi okurlarımıza kısaca tanıttıktan sonra optik sektörüne giriş hikayenizi paylaşabilir misiniz?
Merhaba, 1984 İstanbul doğumluyum. Kocaeli Üniversitesi Makine Mühendisliği bölümünden mezun olduktan sonra birçok kurumsal firmada üretim alanında yönetici olarak çalıştım. Artık kendi işimi yapmam konusunda kendimi yeterli gördüğüm zaman, Türkiye’de üretimi az ancak talebi fazla olan ürünlerin fizibilitesi sonucunda, doğru ortaklık yapısı içinde sektöre giriş yaptım.

Optifabrik Gözlük Fabrikasının kuruluş aşamasından, gelişiminden ve sektörel vizyonundan bahsedebilir misiniz?
Optifabrik, sektördeki kalitesini ve başarısını hep bir adım öne taşıyarak Türkiye ve uluslararası piyasada yer almayı ilk günden itibaren hedefleyen ve sektörde adını başarı ile duyuran bir kuruluştur. Üretim ve tasarımlarında daima yenilik amacı ile faaliyet gösteren Optifabrik Gözlük Sanayi ve Ticaret A.Ş, günümüzde bu başarısını ürün kalitesiyle doğru orantılı olarak devam ettirmektedir. Üretime başladığımızda ‘Üretim adeti değil üretim kalitesi’ anlayışımız sayesinde, kapasitemizin artışı esnasında standartlarımızı korumayı başardık. Müşterilerimizin memnun olması, fabrikamızdaki tüm ekip arkadaşlarımızın motivasyonunu arttırmaktadır.

Üretici bir firma olarak bünyenizdeki markalardan ve markalarınızın öne çıkan özelliklerinden bahsedebilir misiniz?
Güneş Gözlüğü ve Optik Çerçeveler kategorisinde geniş kreasyona sahip markamız Toms Teddy, kurum gözlükleri alanında ise Gianluca Vera. Bu iki markamızın da ortak özelliği tamamı ile kendi üretimimiz olmasıdır. Türkiye’de 1500’den fazla optik mağaza bayimiz, 20’den fazla ülkeye ihracatımız var. Toms Teddy, klasik çizgileri kaybetmeyen modellerinin yanı sıra güncel ve fashion modellerle de önemli bir ivme kazandı. Son dönemde firmamız bünyesine katılan Kappa markasının da modelleri hazırlanmakta, çok kısa zaman içerisinde müşterilerimizin beğenisine sunulacak.

Bünyenize yeni markalar eklemeyi düşünüyor musunuz?
Firma olarak genel yapımız, bir markamız olgunlaşmadan başka bir marka oluşturmuyor, enerjimizi bölmüyoruz. Toms Teddy markası hem güneş hem optik modelleri ile yeterli çeşitliliğe sahip oldu. Bunun akabinde Kappa markasını bünyemize katarak ilerlemeye karar verdik. Kreasyonun yeterliliği müşterilerimizi memnun ettiğinde, diğer bir markaya tabi ki geçebiliriz.

Satış ve dağıtım ağınızın işleyişi nasıldır? Bu ağları geliştirmek için ne gibi çalışmalar yapıyorsunuz?
Türkiye’de 10 kişilik satış-pazarlama ekibimiz optik mağazaları ziyaret etmektedir. Tüm bölgelerde her mağazayı ziyaret etmek istemekteyiz tabi ki ancak bu durum bizim gibi sezonun önemli olduğu moda-sağlık sektörlerinde, zamanı yakalamak açısında zor olabiliyor. Bu durumu, optik mağazalara özel B2B Sistemi ile çözeceğimizi düşünerek ciddi bir alt yapı yatırımı yaptık. Çünkü optik mağazaların zamanı değerli, onlar için en kolay en hızlı ürün tedariği gerçekleştirmenin cevabı Optifabrik B2B Online. Kayıt yaptırmak için tüm optikçiler www.optifabrik.com web sitemizi ziyaret edebilir. Yurtdışı müşterilerimiz ise bizlere yurtiçi/yurtdışı fuarlardan ve internet üzerinden iletişim numaralarımızı bularak ulaşmaktadır. Son zamanlarda Türkiye’nin orta doğu, avrupa ve balkan ülkelerindeki etkisi Silmo İstanbul Fuarının ziyaretçi sayısını arttırmıştır. Bu durum bizim gibi üretici firmaların yurtdışı pazarında söz sahibi olmasına etken olmuştur. Kendilerine de bu vesile ile teşekkür ederiz.

Optifabrik olarak sektördeki bilinirliğinizi artırmak için hangi tanıtım ve reklam çalışmalarına başvuruyorsunuz?
Sosyal platformlarda olmanın yanı sıra, internet sitelerimizi ve kataloglarımızı sürekli güncel tutuyoruz. Bizim markalarımızın en önemli satış alanı optik mağazalardır. Ürünlerimizin, optik mağazalarda daha kolay ve hızlı satışının gerçekleşmesi için verdiğimiz reklamlardan güzel geri dönüşler alıyoruz.

Covid-19 pandemisi Optifabrik’i nasıl etkiledi? 2022 yılı için hedefleriniz nelerdir?
Fabrikamızda hem metal hem de enjeksiyon gözlük üretimi mevcut. Aylık ortalama üretim kapasitemiz 80.000 adet/ay. Pandemi dönemindeki kapanmalar esnasında maalesef %25 oranında düşüş gerçekleşti. Sağlığımızı tehdit eden bu durumu umarım bir daha hiç yaşamayalım. Her zaman dinamik yapıya sahip bir firma olduk, firmamızın kurulduğu ilk günden itibaren büyümektedir. 2023 ilk çeyrek itibari ile fabrikamızı inşaatı devam eden yeni yerimize taşımak istemekteyiz.

Optifabrik Optik olarak Türkiye optik sektörünün bugünü ve geleceği ile ilgili yorumlarınız nelerdir?
İthalat miktarları yüksek olan optik sektöründe, yerli üreticilerin artması bizleri memnun etmektedir. Bu durum hem ülke ekonomisine katkı sağlarken hem de optik mağazalarda ürün tedariğini, satış sonrası iade/değişim süreçlerini kolaylaştırmıştır. Yerli üretimin artması, üretim çeşitliliği ve kalitenin yükselmesine, yurtdışı pazarlarında optik sektöründe Türk firmaların yer almasını olanak sağlamıştır. Firmamız metal ve kemik gözlük üretiminin yanı sıra, lazer modellerin üretimine başlamış, asetat üretimi ile alakalı da planlamaları tamamlamıştır. Mevcuttaki fabrikamızın alanını arttırmak için 4000 metre kare inşaatına başladığımız yeni yerimizde üretim proseslerini de bu şekilde düzenlemiş olacağız.

Sizi diğer tedarikçi firmalardan ayıran temel özellikleriniz nelerdir?
Metal güneş, metal optik, grillamid güneş, grillamid optik veya lazer ürünler olmak üzere birçok çeşitte üretimimiz var. Markalarımıza sürekli yeni modeller ekleniyor, kendimizi hızlı güncelleyen bir firmayız. Taşlı veya metal süslü modellerimizin yanı sıra fashion modellerimiz de mevcut. Dinamik kadromuz ve takım çalışmasını seven çalışma arkadaşlarımız var. İşimizi severek yapıyoruz.

Optik ve güneş gözlüklerinde 2022 yaz trendleriyle ilgili neler söyleyebilirsiniz?
Bu yaz güneş modellerinde geometrik modeller, geçmiş yıllardaki yuvarlak model tercihini kırdı. Optik modellerde ise uzun süreli rahat kullanım arayanlar grillamid hammadde olan modelleri tercih etmeye devam ediyor.

Silmo İstanbul Optik Fuarı hakkında genel değerlendirmelerinizi alabilir miyiz?
Son yıllarda Türk firmalarının bölgede söz sahibi olması optik sektöründe de gelişimi sağladı. Silmo İstanbul Optik Fuarı yıl boyunca çalışarak ürettiğimiz güncel modelleri müşterilerimize sunduğumuz önemli bir fuar. Hem Türk hem de yabancı katılımcıların olması, aldığımız yorumlardan o sezon hem yurtiçi satış hem ihracatımızın nasıl olacağına dair bize ışık tutuyor.

On üç yıldır aralıksız optik sektörüne yön veren ‘4 your eyes’ ile ilgili düşünceleriniz nelerdir?
Sektör ile alakalı en güncel bilgileri aldığımız yer. Merakla derginin yeni çıkacağı sayıyı her ay bekliyoruz. Bizim firmamıza da derginizde yer verdiğiniz için sizlere ve firmamıza ilgi gösteren tüm optik dünyasına teşekkür ederiz. Optifabrik ailesi olarak herkese sevgilerimizle.

Eylül 2022

Yıldızı Doğayla Parlayan 3 Marka

EKOLOJİYE GÜÇLÜ KATKI

Çevre dostu yaklaşımlar ve sürdürülebilirlik konuları son yıllarda giderek önem kazandıkça, eko sisteme katkı yapan markalar çoğalmaya başladı.

Bazı markalar var ki, kullandıkları materyalleri ve tüm üretim süreçlerini en düşük şekilde karbon ayak izi bırakabilmek amacıyla özenle seçiyor, sadece projeleri ile doğayı korumakla kalmayıp markalarının konumlandırmalarını da çevre ve doğa üzerinden inşa ediyor. Optik sektörüne doğa dostu olarak hizmet vererek son yıllarda iyi bir çıkış yakalayan bu markalardan üçünü sunuyoruz.

AĞAÇ DOSTU ECO EYEWEAR

Eco Eyewear kurulduğu günden itibaren çevre dostu yaklaşımıyla adını optik endüstrisinde duyurmayı başaran markalar arasında yer alıyor. Çerçevelerinde, ambalajlarında ve vitrinlerinde sürdürülebilir materyaller kullanarak herkesin her seferinde bir çerçeve satın alarak fark yaratabileceğine inanan bir marka olan Eco Eyewear, büyük değişikler için birçok küçük değişikliğin bir araya gelmesi gerektiğini bilerek ekolojik farkındalığı yaymayı misyon edinmiştir. Marka bu amaçla One Frame, One Tree (Bir Çerçeve Bir Ağaç) kampanyasını adeta kalıcı hale getirmiş, her satın alınan çerçeveye bir ağaç ekerek doğanın savunucusu yeni nesil gözlük markaları arasında yükselen bir grafiğe sahip olmuştur. Bu önemli proje kapsamında sivil toplum kuruluşu Trees For The Future (Gelecek İçin Ağaçlar) ile ortaklaşa çalışan Eco Eyewear, Forest Garden (Orman Bahçesi) yaklaşımı denen bir metotla ortaklaşa olarak on dokuz binin üzerinde orman bahçesi oluşturmuştur. Orman bahçeleri sadece karbon tutup biyo çeşitliliği artırmakla kalmıyor, aynı zamanda gıda ve gelir de sağlıyor. İnsanların çevrelerine verdikleri değer ve önem çoğaldığında yaşam standartlarında da inanılmaz gelişmeler yaşayabilecekleri vizyonuna sıkı sıkı bağlı olan Eco Eyewear; One Frame, One Tree kampanyası ile bugüne kadar 2.9 milyondan fazla ağaç dikmiştir. Marka bu yıl ise ağaç dikme projesini kapsayan One Frame, One Tree kampanyasını geliştirerek One Frame, Two Trees (Bir Çerçeve, İki Ağaç) başlığı altında güncelledi. Böylece Eco Eyewear imzası taşıyan çerçevelerden bir adet satın alan herkes, iki ağacın ekilmesini sağlamış olacak. Çevre dostu hedeflerini giderek daha yüksek çıtalara taşıyan Eco Eyewear kazandığı tasarım ödülleriyle de dikkatleri üzerine çekiyor.

DENİZ DOSTU SEA2SEE EYEWEAR

Okyanus ve denizlerden toplanan plastik atıklarla sürdürülebilir ve çevre dostu gözlükler üretmesiyle tanınan Sea2See Eyewear, kuruluşundan beş yıl sonra bu yılın ilk aylarında prestijli B Corp sertifikasına layık görülerek sektörde önemli bir başarıya imza attı. Sadece sosyal ve çevresel performans standartlarını karşılayan markalara verilen dünyaca ünlü sertifika, her üç yılda bir sertifika sahibi markanın yeniden doğrulama sürecinden geçmesini şart koşuyor. Titiz ve katı bir süreç ile veriliyor. Bu süreçte sertifikayı almaya aday olan markaların başarılı iş uygulamaları, hesap verebilirliği, sosyal ve çevresel proaktifliğinin seviyesi son derece önem taşıyor. Üstelik Sea2See Eyewear geçtiğimiz Haziran ayında sıfır karbon ayak izi bıraktığını gösteren bir önemli sertifikanın daha sahibi oldu. Marka çevre dostu ve sürdürülebilirlik misyonunda önemli bir kilometre taşı olan karbon negatif statüsünü resmi olarak kazandı. Yaşam döngüsü analizi ve sürdürülebilir dönüşüm stratejileri uzmanları tarafından yapılan derinlemesine analizin bir sonucu olarak, Sea2See karbon ayak izini iki kat ortadan kaldırarak, emisyonları önemli ölçüde azaltmak ve nihayetinde karbon ayak izini tamamen ortadan kaldırmak için sürdürülebilir eylemde bulunma sürecini kanıtlamış oldu.

YEŞİL DOSTU TBD EYEWEAR

Fabio Attanasio ve Andrea Viganò tarafından kurulan İtalyan TDB Eyewear, 2020 yılından itibaren tamamen ‘yeşil’ üretim olarak adlandırdığı sürece geçerek ekolojik sorumluluk üstlenen markalar arasındaki yerini aldı. TBD Eyewear çevre dostu koleksiyonlarını yalnızca Earth Bio, Eco Green, Blue Ocean, Eco Black, Eco Transparent, Eco Havana ve Eco Dark Tortoise gibi birçok renkte biyo asetat kullanarak hazırlıyor. Marka aynı zamanda çerçevelerinin sunumunu zarif, sürdürülebilir ambalajlarıyla beğenilere sunuyor. Marka tüm optik ve güneş gözlüklerini Green Box (Yeşil Kutu) adını verdiği FSC garantili geri dönüştürülmüş kartondan yapılmış paketlerle servis ediyor. Çerçeveleri koruyan bu sert gözlük kılıflarının dışı geri dönüştürülmüş pamuklu kumaştan yapılırken ikonik TBD yeşili ile renklendiriliyor ve kılıfın içi çevre dostu PET plastik ile astarlanıyor. Markanın bu şık gözlük kılıflarının içine yerleştirilen mikrofiber gözlük temizleme bezleri de tamamen geri dönüştürülmüş plastikten elde ediliyor. TBD Eyewear, sürdürülebilir malzemelere gerçek değerini vererek ve İtalyan işçiliğini desteklerken çevresel etkiyi en aza indirerek moda endüstrisinde ekolojik ve etik bir değişime inanmaktadır. Tüm bunlar, markayı her zaman farklı kılan ikonik tasarım zevkini koruyarak gerçekleştirilmektedir.

Ağustos 2022

Sarkık Göz Kapağı Yorgunluk Sebebi

Yüzün en dikkat çekici yeri olan gözler yaşlanmanın başladığı bölgelerin başındadır. Göz çevresindeki sorunlar kişiyi yorgun gösterir, Bu durum göz sağlığı açısından da önemsenmelidir. Göz Hastalıkları Uzmanı Prof.Dr.Ümit Beden konu ile ilgili bilgiler verdi. Göz kapağı düşüklüğü; çeşitli nedenlere bağlı olarak doğuştan var olan veya sonradan gelişen, göz kapağının gözün renkli kısmını bir milimetreden daha fazla bir uzunlukta örtecek şekilde düşük olması şeklinde görülen bir sağlık sorunudur. Gözlerden yalnızca bir tanesinde veya her iki gözde birden görülmesi söz konusu olabilen göz kapağı düşüklüğü başlı başına bir sorun olabileceği gibi altta yatan farklı bir sağlık sorununa bağlı olarak da ortaya çıkabilir. Gerek görme kabiliyetinde sorunlara neden olması, gerekse estetik anlamda istenmeyen bir görüntüye sebebiyet vermesi nedeniyle göz kapağı düşüklüğü tedavi edilmelidir.

Gerek genetik yapı, gerekse çevresel faktörler nedeni ile yıllar içerisinde göz çevresinde bazı istenmeyen değişiklikler gelişebilir. Genellikle yaşın ilerlemesi ile göz torbalanmaları, kapak düşüklükleri, cilt sarkmaları, göz kapağı derisinde torbalanma olmadan sadece sarkma ve gevşeme oluşabilir. Bu değişiklikler kişiyi kozmetik olarak rahatsız edebilir ve yorgun-yaşlı görünmesine neden olabilir. Bu gibi durumlarda genellikle yüzeysel uygulamalar yeterli olmamakta ve cerrahi tedavi (bllefaroplasti – göz kapağı estetiği) gerekli olmaktadır. Bu girişimlerde, alt ve üst göz kapaklarından fazla cilt ve yağ dokusunun çıkarılması hedeflenir. Ancak çıkarılan doku miktarlarının çok iyi planlanması, bazen de sadece yerlerinin değiştirilip bırakılması gerekli olabilir. Bu amaçla önce tam bir göz muayenesi ve cerrahi planlama gereklidir.

Düzgün planlanarak yapılmış bir cerrahi işlem hastaya daha genç bir görünüm kazandırır. Fakat bunu gerçekleştirirken göz sağlığını bozacak veya tehlikeye atacak planlamalardan kaçınmak gereklidir. Bu nedenle cerrahi öncesi detaylı bir göz muayenesinin ne kadar değerli olduğu yadsınamaz bir gerçektir.

Göz kapağı düşüklüğü belirtileri nelerdir?
Göz kapağı düşüklüğünün en temel belirtisi, üst göz kapaklarından bir tanesinin veya her ikisinin sarkık olmasıdır. Bu sarkıklık çok dikkatli ve yakından bakıldığında fark edilebilecek şekilde hafif düzeyde olabileceği gibi çok belirgin bir düşüklük şeklinde de olabilmektedir. Göz kapağı düşüklüğünün tek gözü etkilemesi, sorunun dışarıdan fark edilebilmesini kolaylaştırır. Göz kapağında düşüklük problemi olan kişilerde görülen diğer belirtiler ise şu şekildedir:

  • Kişinin daha iyi görebilmek amacıyla başını geriye eğmeye, çenesini kaldırmaya veya kaşlarını kaldırarak göz kapaklarını yukarıya çekmeye çalışması
  • Görmeyi kolaylaştırmak amacıyla yapılan yukarıdaki davranışlara bağlı olarak gelişen boyun, bel ve omurga ağrıları
  • Yüzde yorgun ve donuk bir ifade
  • Gözde kuruluk veya aşırı yaşarma

Tek gözde görülen göz kapağı düşüklüğünün çok ileri boyutta olması, görüşü önemli ölçüde azaltacağından göz tembelliği sorununa neden olabilir. Özellikle hastalığın doğuştan var olması veya çocukluk döneminde ortaya çıkması göz tembelliğinin ortaya çıkma olasılığını büyük ölçüde artırır. Bunun yanı sıra iyi bir görüş elde etmek için yapılan kaşları kaldırma, gözleri açma gibi davranışlar uzun vadede ciltte kırışıklıkların oluşumuna da yol açabilir. Tüm bu nedenlerden dolayı hastalığın bu gibi sorunlara yol açmadan önce erken evrede tedavi edilmesi oldukça önemlidir.

Göz kapağı düşüklüğü neden olur?
Göz kapağı düşüklüğü bazı hastalarda doğuştan var olan bir bozukluk olarak görülmektedir. Bu duruma genellikle göz kapağını tutan kasın anne karnında yeterince güçlenememesi neden olur. Çoğu zaman bebek gözlerini açmaya çalıştığında bir gözü diğerinden daha kısıksa hastalığın farkına varılır. Fakat hastalığın kesin olarak tespiti için uzman bir hekim tarafından bebeğin göz kapağı kıvrımlarına bakılarak yapılacak olan fiziksel muayene gereklidir. Sonradan gelişen göz kapağı düşüklüğü olgularında ise neden çoğunlukla göz kapağını tutan kasların zayıflaması veya hasar görmesidir. Bazı durumlarda gözün darbe alması, yaralanması veya göz tümörlerinin varlığı gibi nedenler de buna sebep olabilir. Tüm bunların haricinde yaşlılığın getirdiği bazı göz hastalıklarının tedavisinde kullanılan birtakım yöntemler ile günümüzde bazı hastalıkların tedavisinde kullanılan ilaçların yan etkilerine bağlı olarak da pitozis hastalığı ortaya çıkabilmektedir.

Göz kapağı düşüklüğü teşhisi nasıl konulur?
Göz kapağı düşüklüğü gözle görülebilir bir sağlık sorunu olduğundan doğumsal olması durumunda sorunun fark edilmesinin ardından, sonradan gelişimli olması durumunda ise gözdeki değişimin fark edilmesinin ardından direkt olarak sağlık kuruluşlarına başvurulmalıdır. Kliniklere gelen hastaların öncelikli olarak detaylı şekilde fiziksel muayeneleri yapılır ve tıbbi geçmişleri öğrenilir. Göz kapağı düşüklüğü hastada sürekli olarak devam etmeyip aralıklı olarak sarkıyorsa bunun ne sıklıkla gerçekleştiği ve ne kadar sürdüğü gibi konular hastalığa neden olan sorunun belirlenmesi açısından önemlidir ve mutlaka bildirilmelidir. Gözdeki olası sorunların tespit edilebilmesi amacıyla biomikroskopi olarak da adlandırılan yarık lamba muayenesi yapılabilir. Tensilon (edrophonium) testi olarak bilinen tensilon adlı ilacın damar yolu ile enjekte edilmesinin ardından kas gücünün incelenmesini sağlayan tanı testi, göz kapağı düşüklüğü ve nedenlerinin tam olarak belirlenmesi amacıyla kullanılabilir. Bu test, genellikle göz kapağı düşüklüğünün Myastenia Gravis adlı göz hastalığına bağlı olup olmadığının araştırılmasında kullanılmaktadır. Hekiminiz, muayene esnasında yaptığı inceleme ve tanı testlerinin yanı sıra farklı hastalık olasılıklarını değerlendirebilmek amacıyla birtakım kan ve görüntüleme testleri isteyebilir. Tüm bu değerlendirmelerin sonucunda göz kapağı düşüklüğü ve bu soruna neden olan faktörler teşhis edilerek tedavi süreci başlatılır.

Göz kapağı düşüklüğü tedavi yöntemleri nelerdir?
Pitosiz hastalığının tedavisi birkaç yolla mümkündür. Küçük yaştaki hastalarda hastanın yaşı, göz kapağı düşüklüğünün iki gözü de etkileyip etkilemediği, göz kapağının yüksekliği, göz hareketindeki kısıtlılıklar, göz kapağını tutan kasın mevcut gücü gibi faktörler bir arada değerlendirilerek tedavi yöntemi hekim tarafından belirlenir. Hekimler bazı durumlarda görüşün aşırı düzeyde etkilenmediği ve beklemeye müsait olan olgularda hastalığa müdahale etmeyerek zamanla geçmesini beklemeyi tercih edebilir. Ancak böyle durumlarda süreç sürekli kontrol altında tutulmalıdır. Belirli zaman aralıklarıyla hastanın göz kapağında bir iyileşmenin olup olmadığı kontrol edilir.

Bu süreçte hastanın görüşünün etkilenmemesi ve göz tembelliğinin oluşmaması açısından hastalığa özel gözlüklerin kullanımı önerilebilir ve göz damlasıyla müdahale edilebilir. Bazı durumlarda zayıf olan gözün görüşünün kuvvetlendirilmesi için sağlam göze göz bandı da takılabilmektedir. Yetişkinlerde ise daha farklı bir tedavi süreci izlenerek genellikle göz kapağı düşüklüğü ameliyatı olarak da bilinen cerrahi müdahalelere başvurulur. Doktor hastalığın durumuna göre düşen göz kapağında fazlalık olan dokuyu alabilir veya göz kapağını tutan kasın güçlenmesi için kasa müdahalede bulunabilir. Bununla birlikte hastanın yaşı ve operasyonun kâr-zarar durumu göz önünde bulundurularak yaşı ilerlemiş olan hastalarda cerrahi müdahale yerine gözlük kullanımı da tercih edebilir. Ancak bu geçici bir çözümdür ve göz kapağındaki sarkıklık sorunu çok ileri boyutlarda olan hastalar için etkin bir çözüm sağlamaz. Bu durumda hastalığın tedavi edilmesi için mutlaka cerrahi müdahale gereklidir. Cerrahi müdahale genelde lokal anestezi uygulanarak ayakta yapılır.

Basit bir operasyondur ve çok kısa bir süre içerisinde tamamlanır, olağanüstü bir komplikasyon gelişmediği sürece hasta aynı gün taburcu olur. Unutulmamalıdır ki göz kapakları göz sağlığı açısından fonksiyonel olarak diğer göz dokuları kadar ve hatta bazı anlamlarda daha da önemlidir. Bu nedenle göz kapaklarının şekil ve fonksiyonlarının her hasta için detaylı incelenmesi oldukça önemlidir. Bu fonksiyonlar arasında düzenli göz kırpma refleksi, göz yüzeyinin düzenli ıslatılması, göz yaşı dağılımının sağlanması, korneanın korunması, göz yaşının gözden toplanması, uykuda göz korunması ve tüm bu koruma mekanizmaları ile enfeksiyonların önlenmesi gibi detaylar sayılabilir. Göz estetiği esnasında kapakların fonksiyonlarının iyi korunmasının yanında, hali hazırda bulunan ve göz kapak fonksiyonlarını etkileyen diğer problemler de iyi irdelenmelidir. Kapak gevşekliği veya kapak düşüklüğü gibi problemlerin olduğu olgularda bu gibi problemlerin de aynı seansta giderilmesi gereklidir.

Aksi takdirde, ameliyattan sonra kapaklarda çekinti, pozisyon bozukluğu veya göz sulanması gibi problemler gelişebilir. Aynı şekilde, sadece sağlık amaçlı kapak problemlerinin giderilmesi için uygulanan ameliyatlarda da kapak estetiği için ilave müdahaleler eklenebilir ve bu tür müdahaleler esnasında daha iyi bir kozmetik görüntü de amaçlanabilir. Kısacası göz kapağı ameliyatları esnasında hasta hem göz sağlığı hem de kozmetik açıdan aynı anda ele alınmalıdır.

AĞUSTOS 2022

40Million Optik Store

40 Mıllıon optik

Lüksün Tanımı

Silmo İstanbul fuarı, ilk yılından itibaren optik sektörümüz ve sektörel profesyoneller için çok önemli bir buluşma noktası oldu. 2021 fuarıda sektörümüz açısından çok değerliydi.

Merhaba Arda Bey, öncelikle sizden ve baba mesleği olan optik sektörü ile tanışma hikayenizden bahsedebilir miyiz?
Merhaba, küçük yaşlarımdan itibaren gözlük sektörünün içinde büyüdüm ve optik sektörüne çok büyük bir sevgi besliyorum. Üstelik hem çok önemli bir sağlık unsuru olan hem de çok kıymetli bir aksesuar olan gözlüklere tutkum yıllar içerisinde giderek çoğaldı. Bu nedenle hiç bir zaman farklı bir sektöre yönelmek gibi bir duygum olmadı. Optik sektörünün bir parçası olmak, bu sektöre hizmet etmek ve babamın açtığı yolda sürekli gelişerek ilerlemek benim için önemli.

Perakende sektörüne girişiniz ve 40Million Optik Store’nin hikayesini bir de sizden dinlemek isteriz.
Ticari faaliyetlerimize perakende sektöründe devam etme kararı aldıktan sonra yaptığımız işe bakış açımız halihazırda distributorlüğünü üstlendiğimiz markaları, nihai tüketiciye daha doğru bir anlatımla sergileyerek sunmak üzerine kurulmuştur. Yüksek kalite anlayışla hizmet etme koşuluyla açtığımız perakende mağazalarımızda nihai tüketicinin ihtiyaçlarına en ideal şekilde cevap verebilmek birincil önceliğimiz olmuştur. Açıkçası 40Million Optik olarak tek ve yegane amacımızın Türkiye’de eşi benzeri olmayan marka ve modelleri kendi vizyonumuzla harmanlayıp nihai tüketicilere sunmak olduğunu mutlaka belirtmek isterim.

Türkiye’de birkaç ilde mağazalarınız var. Mağazalarınızın yerini ve konseptini belirlerken nelerden ilham aldınız?
Mağazalarımızın yerlerini ve konseptlerini belirlemek için gerçekten çok büyük titizlik ve özen gösteriyoruz. Çünkü 40Million Optik Store’lerin sadece Türkiye değil dünya standartlarını yansıtan, trend ve moda unsurları bir bütün olarak içerisinde bulabileceğiniz şık lokasyonlar olmaları her zaman en önemli amaçlarımızdan olmuştur. Mağaza konseptlerimizi belirlerken tamamen portfoyümüzdeki markaların konseptlerini baz alıyoruz. Lüksten ve hizmetten asla kaçınmayarak, müşterilerimizin alışveriş tutarlarına bakmaksızın, mükemmele yakın hizmeti almalarını sağlamaya çalışıyoruz.

Şubeleşmeye devam edecek misiniz?
Evet. 40Million Optik olarak gelişmek, en lüks ve en gözde marka ve modelleri olabildiğince çok nihai tüketiciye ulaştırmak bizim için büyük bir öneme sahip. Bu sebeple yaptığımız planlamalara göre 2025 yılına kadar toplam on şube daha açarak lokasyon sayımızı ciddi oranda çoğaltacağız.

40Million Optik mağazaları oldukça popüler lokasyonlarda yer alıyor. Size yakın olan zincir mağazalardan farklılıklarınız nelerdir?
40Million Optiklerin lokasyon olarak yakınımızda olan zincir mağazalardan farkı tamamen hizmet, ürün segmentasyonu ve farklılık kavramlarıyla açıklanabilir. Yakınımızda bulunan zincir mağazalardan farklı markalar sergileyerek ve müşterilerimize üstün bir hizmet sunarak ayrışıyoruz. Ürün çeşitliliğine ve müşterilerimizin alışveriş konforuna özellikle özen gösterdiğimizden 40Million Optiklerin tercih edilen olmaya devam edeceğinden eminim.

Konumları itibarı ile mağazalarınızda üst segment markalara yer veriyorsunuz. Müşterilerin taleplerinden mi ilham alıyorsunuz yoksa siz mi müşterilerinize ilham oluyorsunuz?
Distribütörlüğünü üstlendiğimiz markalar itibari ile segmentimiz tamamen lüks segment üzerine kurulu. Lüksü ve trendleri nihai tüketiciyle vizyonumuzla harmanlayarak buluşturmak daha önce de söylediğim gibi yegane amacımız. Bu ürünlere sahip olmak isteyen müşterilerimize hizmet vermek bizi mutlu ediyor.

Son yıllarda designer markalar oldukça rağbet görüyor. Size de müşterilerinizden bu yönde talep geliyor mu?
Ürün segmentleri açısından bakıldığında lüks segmentin yerinin çok önemli olduğuna inanıyorum ve benim analizime göre Türkiye’de de lükse talep asla son bulmaz. Çünkü ekonomi daralsa bile müşterilerimiz alışveriş yaparken kaliteden, çabasız zarafet ve asaletten ödün vermek istemiyor.

Farklı il ve ilçelerde bulunan 40Million Optik mağazalarına ürün alımı yaparken nelere dikkat ediyorsunuz?
40Million Optik Store’leri olarak elbette mağazalarımızın bulunduğu lokasyonların konumlarından ve koşullarından kaynaklanan farklılıklarından dolayı ürün alımlarımızı yaparken özel çalışmalar yapmaktayız. Bu sebeple 40Million Optik bünyesinde bulunan her mağazanın kendi özel raporlaması ve satın alması var. Her şubemizde raporlama ve analizler üzerinden gitmekteyiz.

Satış sonrası hizmetleriniz nelerdir?
Yüksek kalite, konfor ve müşterilerimize sunduğumuz ayrıcalıklı hizmet anlayışımızın bir sonucu ve devamı olarak elbette satış sırasında olduğu kadar satış sonrası hizmetlerimize de büyük titizlik gösteriyor ve kalitemizden ödün vermiyoruz. Teknik servis desteğimiz ve garanti kolaylığımız ise satış sonrası ayrıcalıklı hizmetlerimiz arasında öne çıkan özelliklerimiz arasında yer alıyor.

Mağazanızda yapılan değişiklikler ve kampanyalarla ilgili sosyal medyayı efektif kullanıyor musunuz?
Genç, çağdaş ve dinamik bir ticari anlayışa sahip olduğumuzdan içinde bulunduğumuz dijital çağa uyum sağlamak ve dijital kanallarla bilinirliğimizi artırmak bizim için çok önemli. Bu sebeple sosyal medyamızı her zaman aktif bir şekilde kullanıyor ve yenilik ve değişikliklerimizi sosyal medya hesaplarımızdan müşterilerimizle paylaşıyoruz.

Cadde mağazaları mı yoksa AVM içerisinde yer almak mı? Sizin tercihiniz nedir ve sebepleri nelerdir?
Bulunduğumuz şehre göre lokasyonlarımızın farklılık göstermesini mantıklı buluyorum. Çünkü cadde mağazalarının kendi içerisinde avantajları olduğu kadar, Avm mağazalarının da avantajları var. Bu sebeple mağaza lokasyonları şehirlere göre rahatlıkla değişkenlik gösterebilir. 40Million Optik olarak bizim için müşterilerimize en kaliteli hizmeti vereceğimiz yeri özenle seçmek her zaman önemli olmuştur.

Perakendecilerden biri olarak meslektaşlarınızla aranızdaki fiyat rekabeti hakkındaki görüşleriniz nelerdir?
Fiyat rekabeti her sektörde olduğu gibi bizim sektörümüzde de var. Fakat bu rekabeti, çekişmekten öte ticari anlamda kullanabildiğimiz an bütün perakendeciler olarak kar edeceğimiz andır.

Sektöre hizmet veren biri olarak ülkemizde gözlük kullanımı oranları ve bilinci hakkında neler düşünüyorsunuz? Gözlük kullanımının artırılması için neler yapılabilir ve kimlere görev düşüyor?
Gözlük kullanımı artırılması hakkındaki birincil görevin kesinlikle Sağlık Bakanlığı’na düştüğüne inanıyorum. İnsanlarımızın bilinçlendirilmesi gerekli. Bunun için bakanlığın çalışmalarına ve planlamalarına daha çağdaş ve ihtiyaçları karşılayan düzenlemeler getirmesi gerekiyor.

Yurtdışında yapılan uluslararası optik fuarlarını ve sektörel gelişmeleri takip ediyor musunuz?
Optik sektöründeki gelişmeleri, en yeni trendleri ve moda akımlarını yakından takip etmeye gerçekten çok önem verdiğimizden dolayı, yurtdışında organize edilen tüm fuarlara aktif olarak katılmaya özen gösteriyoruz.

18-21 Aralık 2021 tarihleri arasında gerçekleşen Silmo İstanbul Optik Fuarı hakkındaki görüş ve değerlendirmeleriniz nelerdir?
Silmo İstanbul organize edilmeye başladığı yıldan itibaren optik sektörümüz ve sektörel profesyoneller için çok önemli bir buluşma noktası oldu. 2021 fuarı da yine ülkemiz ve sektörümüz açısından çok değerliydi. Yerli firmalarımız ve yabancı firmaların daha yoğun katılımı ile bu yılki fuar daha da değerli bir pozisyona ulaştı.

Dergimiz ‘4 your eyes’ ile ilgili neler söylemek istersiniz?
Çok değerli ve önemli bir iş yapıyorsunuz. Yayınlarınızı merakla takip ediyoruz. Sektörün vazgeçilmez bir parçası olan “4 your eyes” en yeni ve güncel haberleri içeren önemli bir dergi. Tüm ekibe teşekkürlerimi sunarım.

Ağustos 2022

Adellens Optik

ADELLENS OPTİK

Üretim Tutkusu

Silmo İstanbul bizim için dostlarla buluşma noktası ve her yıl daha da üstüne koyarak ilerliyor. Özellikle hem katılımcı hem ziyaretçi anlamında yerli ve yabancı olarak ciddi bir artış var.

Merhaba Cem Bey, okurlarımıza kendinizi kısaca tanıttıktan sonra sektördeki üretim faaliyetlerinize ne zaman ve nasıl başladığınızdan bahsedebilir misiniz?
Ben ve ortağım Muammer Çalışkan bu sektöre, 1999 yılında Emin Optik’te başladık Muammer Bey üretim tarafında, ben ise saha tarafında 2005 yılına kadar Emin Optik çatısı altında çeşitli görevlerde devam ettik. Daha sonra firmanın el değiştirmesi ile birlikte 2006 yılında ilk üretim maceramıza başladık. 2006 yılında Girişim Optik isimli üretim firmamızı faaliyete geçirdik. Üretime başladıktan çok kısa bir süre sonra Girişim Optik’e ithalatçı/toptancı bir firma ortak oldu. Sahaya daha da hakim olunca 2012 yılına kadar hızlı bir büyüme sağladık. Ama 2012 yılında bize ortak olan ithalatçı/toptancı firmasındaki ortaklar kendi başlarına devam etmek isteyince biz de firmamızı devredip İran – Tahran’a gittik.

Adellens Optik’i 2012 yılında İran’da kurdunuz. Sektöre ilk İran’da giriş yapmanızın sebepleri nelerdir? Türkiye pazarına ne zaman nasıl geçiş yaptınız?
İran’daki maceramız biraz da tesadüf üzerine hikayesini katlayarak geliştirdiğimiz bir yatırımımız. Şu andaki ortaklarımızla 2012 yılında tanıştık. İki kardeş elli metrekare içinde sadece üretim yapan ufak bir laboratuvardı. Tanışma, ortak olma, yatırım yapma ve tam donanımlı bir fabrika haline dönüşme sürecimiz yaklaşık on ay gibi kısa süre içinde gerçekleşti. Yaklaşık on yıldır İran pazarında ve RX lideri olarak hizmet etmeye devam ediyoruz. Adellens – İran doksan kişilik bir ekibe sahip. 2016 yılında yani dört yılı bittikten sonra her şey yerine oturunca ülkemize tekrar yatırım yaptık. Çünkü ülkemizde üretim yapma hayalimiz hiç bitmedi bizde.  Yani aslında ilk 2006 yılından 2012 yılına kadar Türkiye’de başladık daha sonra yaklaşık olarak dört yıllık bir aradan sonra ülkemizde 2016 yılında tekrar üretim faaliyetine başladık.

Optik sektöründe Türkiye ve İran arasındaki gelişim süreçleri, bayi sistemleri ve tüketici taleplerindeki farlılıklar hakkında bizleri bilgilendirir misiniz?
İran pazarı, Türkiye pazarı ile optikçi sayısı bakımından eşdeğer ama İran’da hem optisyenlik hem de Optimetrislik mevcut. Oradaki sistem daha çok bayilik üzerinden yürüyor.  Ayrıca oradaki Optex markamızın haricinde Indo markasının cam üretimini de yapıyoruz. Gelen siparişlerin yüzde doksanı kullanıcı bilgileri ve çerçeve bilgisi ile gelir, bu oran Türkiye’de maalesef çok düşük.

Birazda markalarınızdan bahsedelim. Cortex, Cyber Eye ve Oppo markalarının kurulum ve gelişim sürecini anlatır mısınız?
Cortex markamız ana markamız ve kuruluşumuzdan beri kullandığımız bir markamızdır. İçeriğinde tek odaklı, Bifocal ve Progressive ürün gruplarımız mevcuttur. Sürekli kendimizi ve yatırımımızı güncelleme durumunda olduğumuz için 2019 yılında yeni yazılımla birlikte bünyemize Oppo markamızı kattık. Oppo’nun içinde de Tek odaklı ve Progressive mevcut. 2020 yılında ise en son aldığımız yazılım ile birlikte ürün gamımıza en son üyemiz Cyber Eye Progressive ürünümüzü kattık.

Teknolojik değişimleri ve gelişimleri takip eden bir firmasınız. Ürünlerinizin teknolojisinden, varsa yeni gelişmelerinizden ve yatırımlarınızdan bahseder misiniz?
Bizde yatırım hiç bitmiyor ve bitmez de. Kendimizi sürekli yenilemenin en son teknolojiye sahip olmanın peşindeyiz. O yüzden pandemiyi yoğun yaşadığımız yılda ikinci anti-refle makinamızı alarak hem kapasitemizi hem de kaplama çeşitliliğimizi artırdık.  Bu yıl da piyasaların tüm dalgalanmasına rağmen yeni bir yatırım daha yaptık. Türkiye’de bir ilk olacak tam otomatik hattı satın aldık. Bu yatırımla da kapasitemizi hem yüzde yetmiş artırıp hem de daha hızlı bir sevkiyata geçmiş olacağız. Bir aksilik olmazsa Ocak 2023 ile birlikte yeni üretim bandımız devreye girmiş olacak.

Marka bilinirliliğinizi sağlamlaştırmak adına ne gibi çalışmalar yapıyorsunuz? Tanıtımlarınız için ne gibi araçlardan faydalanıyorsunuz?
Adellens Optik olarak markamızın bilinirliliğini kuvvetlendirmeye ayrı bir özen ve titizlik gösteriyoruz. Bu amaçla marka bilinirliğimizi artırmak adına görsel ve dijital basında tanıtımlar yapıyor, online eğitimler veriyor ve bölgesel bazda seminerler düzenliyoruz.

Satış ve dağıtım ağınızın işleyişi nasıldır? Bu ağları geliştirmek için ne gibi çalışmalar yapıyorsunuz?
Türkiye’de Sirkeci, Kadıköy, Bursa, Adapazarı, İzmir, Antalya, Ankara, Samsun ve Kayseri olmak üzere toplam dokuz şube ve Neşe Optik, Emperyal Optik ve Optiland Optik olmak üzere üç ana bayi ile ülkemizin her köşesine hizmet ediyoruz. Bunların dışında yaklaşık olarak sekiz ülkeye ihracat yapıyoruz. Ayrıca Bulgaristan’daki şirketimizden de yaklaşık altı yıldan beri hem Bulgaristan pazarına hem Balkan ülkelerine hizmet ediyoruz.

Bir optik mağaza Adellens Optik markalarını neden tercih etmeli?
Kalite, güven, hız, satış sonrası hizmet, problemleri anında çözmek sanırım en temel sebepler bunlar ve tabii ki en önemli unsurlardan bir tanesi de Adellens ailesindeki bölge müdürlerimiz ve onların yanında çalışan ekibimizin varlığı.  Çünkü gerçekten de tüm ekip üyelerimiz kendi bölgelerinde markalaşmış isimler artık. Tüm bu saydığım özellikler bu muhteşem ekiple birleşince zaten tercih sebebi olmamızı daha da kolaylaştırıyor.

Türkiye optik sektörünün son durumu hakkında görüşleriniz nelerdir? Bir üretici firma olarak sektöre önerileriniz nelerdir?
Ülkemizde daha yeni oluşan odalaşma konusunda daha hızlı ve yaptırım tespit ve tedavi edici bir sistem kurulmasını önemli buluyorum. İlkokul başlangıç seviyesinde çocuklarımızı mutlaka muayene zorunluluğu getirilmesi için gerekli çalışmaların yapılmalı ve vatandaşı etkileyen reklamlar ile bu konunun önemini benimsetmeliyiz. Sektörümüzde rekabet maalesef fiyat üzerinden yapılmaya devam etmekte olup bunun tersine kalite, servis, teknoloji ve personel eğitimi üzerine odaklanarak farklılık yaratmak gerekmekte. Markaya düşkünlük vermek yerine kendimizin bir marka olduğunun farkına varılmasını sağlayarak daha verimli ve etkili çalışabiliriz. Ülkemizde numaralı gözlük ve güneş gözlüğü kullanımı coğrafyaya, bulunduğu illere göre değişkenlikler göstermekte. Asıl önemli olan reçete sayımız nasıl fazla bir duruma gelebilir, yüksek indirimler yerine zaten az gelen reçeteye fiyat ve kaliteye endeksli bir servis verilmesi gerektiğine inanıyorum.

Adellens Optik olarak optisyenlik eğitimine büyük önem veriyorsunuz. Bu konuda ne gibi çalışmalara destek veriyorsunuz?
Okullarda eğitim, zaman zaman okullara cam desteği, fabrikamızda eğitim desteği gibi yani aslında Optisyen adaylarına ve Optisyenlere mümkün olduğunca sürekli yeni gelişmeleri ve yeni bilgileri aktarmaya çalışıyoruz.

Silmo İstanbul Optik Fuarı sizin için nasıl geçti? Fuar hakkında genel değerlendirmelerinizi alabilir miyiz?
Silmo İstanbul Optik fuarı  bizim için dostlarla buluşma noktası. Fuarlar sağ olsun optikçi dostlarımızın teveccühleri sayesinde gayet kalabalık ve güzel geçiyor. Özellikle gelenek haline getirdiğimiz üçüncü günün akşamındaki yemek programımızla da bu güzel buluşmayı pekiştiriyoruz. Silmo İstanbul Optik Fuarı her yıl daha da üstüne koyarak ilerliyor. Özellikle hem katılımcı hem ziyaretçi anlamında yerli ve yabancı olarak ciddi bir artış var. Bizde böyle güzel bir şehrin fuarının daha da uluslararası hale gelmesi için ne gerekiyorsa yapmaya devam edeceğiz. Çünkü bu organizasyon ve bu şehir bunu gerçekten hak ediyor.

On beş yıldır aralıksız optik sektörüne yön veren dergimiz ‘4 your eyes’ ile ilgili düşünceleriniz nelerdir?
Moda ve sağlık konusunda sektörümüze güncel bilgileri aktaran gerçekten dopdolu bir dergi. Bizlere de bu dergide kendimizi tanıtma şansı verdiğiniz için tüm ekibinize ayrıca teşekkür ederiz.

Ağustos 2022

Yıldızı Doğayla Parlayan Üç Marka

EKOLOJİYE GÜÇLÜ KATKI

Çevre dostu yaklaşımlar ve sürdürülebilirlik konuları son yıllarda giderek önem kazandıkça, eko sisteme katkı yapan markalar çoğalmaya başladı.

Bazı markalar var ki, kullandıkları materyalleri ve tüm üretim süreçlerini en düşük şekilde karbon ayak izi bırakabilmek amacıyla özenle seçiyor, sadece projeleri ile doğayı korumakla kalmayıp markalarının konumlandırmalarını da çevre ve doğa üzerinden inşa ediyor. Optik sektörüne doğa dostu olarak hizmet vererek son yıllarda iyi bir çıkış yakalayan bu markalardan üçünü sunuyoruz.

AĞAÇ DOSTU ECO EYEWEAR

Eco Eyewear kurulduğu günden itibaren çevre dostu yaklaşımıyla adını optik endüstrisinde duyurmayı başaran markalar arasında yer alıyor. Çerçevelerinde, ambalajlarında ve vitrinlerinde sürdürülebilir materyaller kullanarak herkesin her seferinde bir çerçeve satın alarak fark yaratabileceğine inanan bir marka olan Eco Eyewear, büyük değişikler için birçok küçük değişikliğin bir araya gelmesi gerektiğini bilerek ekolojik farkındalığı yaymayı misyon edinmiştir. Marka bu amaçla One Frame, One Tree (Bir Çerçeve Bir Ağaç) kampanyasını adeta kalıcı hale getirmiş, her satın alınan çerçeveye bir ağaç ekerek doğanın savunucusu yeni nesil gözlük markaları arasında yükselen bir grafiğe sahip olmuştur. Bu önemli proje kapsamında sivil toplum kuruluşu Trees For The Future (Gelecek İçin Ağaçlar) ile ortaklaşa çalışan Eco Eyewear, Forest Garden (Orman Bahçesi) yaklaşımı denen bir metotla ortaklaşa olarak on dokuz binin üzerinde orman bahçesi oluşturmuştur. Orman bahçeleri sadece karbon tutup biyo çeşitliliği artırmakla kalmıyor, aynı zamanda gıda ve gelir de sağlıyor. İnsanların çevrelerine verdikleri değer ve önem çoğaldığında yaşam standartlarında da inanılmaz gelişmeler yaşayabilecekleri vizyonuna sıkı sıkı bağlı olan Eco Eyewear; One Frame, One Tree kampanyası ile bugüne kadar 2.9 milyondan fazla ağaç dikmiştir. Marka bu yıl ise ağaç dikme projesini kapsayan One Frame, One Tree kampanyasını geliştirerek One Frame, Two Trees (Bir Çerçeve, İki Ağaç) başlığı altında güncelledi. Böylece Eco Eyewear imzası taşıyan çerçevelerden bir adet satın alan herkes, iki ağacın ekilmesini sağlamış olacak. Çevre dostu hedeflerini giderek daha yüksek çıtalara taşıyan Eco Eyewear kazandığı tasarım ödülleriyle de dikkatleri üzerine çekiyor.

DENİZ DOSTU SEA2SEE EYEWEAR

Okyanus ve denizlerden toplanan plastik atıklarla sürdürülebilir ve çevre dostu gözlükler üretmesiyle tanınan Sea2See Eyewear, kuruluşundan beş yıl sonra bu yılın ilk aylarında prestijli B Corp sertifikasına layık görülerek sektörde önemli bir başarıya imza attı. Sadece sosyal ve çevresel performans standartlarını karşılayan markalara verilen dünyaca ünlü sertifika, her üç yılda bir sertifika sahibi markanın yeniden doğrulama sürecinden geçmesini şart koşuyor. Titiz ve katı bir süreç ile veriliyor. Bu süreçte sertifikayı almaya aday olan markaların başarılı iş uygulamaları, hesap verebilirliği, sosyal ve çevresel proaktifliğinin seviyesi son derece önem taşıyor. Üstelik Sea2See Eyewear geçtiğimiz Haziran ayında sıfır karbon ayak izi bıraktığını gösteren bir önemli sertifikanın daha sahibi oldu. Marka çevre dostu ve sürdürülebilirlik misyonunda önemli bir kilometre taşı olan karbon negatif statüsünü resmi olarak kazandı. Yaşam döngüsü analizi ve sürdürülebilir dönüşüm stratejileri uzmanları tarafından yapılan derinlemesine analizin bir sonucu olarak, Sea2See karbon ayak izini iki kat ortadan kaldırarak, emisyonları önemli ölçüde azaltmak ve nihayetinde karbon ayak izini tamamen ortadan kaldırmak için sürdürülebilir eylemde bulunma sürecini kanıtlamış oldu.

YEŞİL DOSTU TBD EYEWEAR

Fabio Attanasio ve Andrea Viganò tarafından kurulan İtalyan TDB Eyewear, 2020 yılından itibaren tamamen ‘yeşil’ üretim olarak adlandırdığı sürece geçerek ekolojik sorumluluk üstlenen markalar arasındaki yerini aldı. TBD Eyewear çevre dostu koleksiyonlarını yalnızca Earth Bio, Eco Green, Blue Ocean, Eco Black, Eco Transparent, Eco Havana ve Eco Dark Tortoise gibi birçok renkte biyo asetat kullanarak hazırlıyor. Marka aynı zamanda çerçevelerinin sunumunu zarif, sürdürülebilir ambalajlarıyla beğenilere sunuyor. Marka tüm optik ve güneş gözlüklerini Green Box (Yeşil Kutu) adını verdiği FSC garantili geri dönüştürülmüş kartondan yapılmış paketlerle servis ediyor. Çerçeveleri koruyan bu sert gözlük kılıflarının dışı geri dönüştürülmüş pamuklu kumaştan yapılırken ikonik TBD yeşili ile renklendiriliyor ve kılıfın içi çevre dostu PET plastik ile astarlanıyor. Markanın bu şık gözlük kılıflarının içine yerleştirilen mikrofiber gözlük temizleme bezleri de tamamen geri dönüştürülmüş plastikten elde ediliyor. TBD Eyewear, sürdürülebilir malzemelere gerçek değerini vererek ve İtalyan işçiliğini desteklerken çevresel etkiyi en aza indirerek moda endüstrisinde ekolojik ve etik bir değişime inanmaktadır. Tüm bunlar, markayı her zaman farklı kılan ikonik tasarım zevkini koruyarak gerçekleştirilmektedir.

Ağustos 2022

Agora Optik

AGORA OPTİK

Farklı Bir Bakış

Silmo İstanbul’u hemen hemen her yıl ziyaret ediyorum. Sektörün bir araya geldiği ve böylesine büyüme gösteren bir organizasyon görmek benim için mutluluk verici.

Merhaba Murat Bey. Öncelikle sizi biraz tanıyalım ve sektöre giriş hikayenizden bahsedelim…
Babamın 1968 senesinde mesleğe başlamasıyla ve yıllar sonra kendisine mağaza açmasıyla optik sektörüyle bağımız kuruldu ve babamı kendime idol seçmemle benim hikayem de başlamış oldu. Mesleğe olan sevgim ve aşkım bu şekilde filizlenmeye başladı. Önce çıraklığını yaptığım bu meslekte yaşımın ilerledikçe içimde hep en iyisini yapma isteği oluştu. Atölye kısmı da ilgimi çok fazlasıyla çekmişti. Hem atölyedeki yeni öğrendiğim bilgiler hem de mağaza içindeki gündelik gelişmeler çok hoşuma gidiyordu. 2005 yılında Ege Üniversitesinde optisyenlik bölümünden mezun oldum ve artık eğitimini almış bir optisyen olarak meslek hayatıma devam ediyorum.

Agora Optik’in kurulma aşamasından söz eder misiniz?
Agora Optik bir aile şirketi olarak tüm sorumluluğunu kendim alarak kurduğum bir mağazadır. Her zaman en iyisini ve en güzelini başarabilmek için Agora Optik’i yaşadığım bir yuva haline getirmişimdir. Sloganımız olan ‘Farklı Bir Bakış’ ile tüm müşterilerimize özenle hizmet vermekteyiz.

Mağazalarınızın yerini belirlerken nelere dikkat ediyorsunuz?
Mağazalarımız İzmir’in en elit semtlerinde yer almaktadır. Mağazalarımızın yerini seçerken tabii ki hareketli bir yer olmasına dikkat ediyorum. Bence işini düzgün yapan, mağaza dekorasyonuna önem veren, bilgisiyle müşterilerine iyi hizmet sağlayabilen bir firma olmak her zaman en temel değeriniz olmalı. Bu sebeple bizim de birincil kuralımız bu bakış açısıyla işimizi yapmaktır.

Mağazanızda her gruptan ürün bulunduruyor musunuz?
Mağazalarımızda birçok dünya markasına yer vermekteyiz. Yenilikleri yakından takip ediyor ve güncel modelleri mağazalarımızda bulundurmaya özen gösteren bir firmayız. Ürün segmentleri ve çeşitliliği bizim için önemli bir rol oynuyor. Ancak söylediğim gibi en yeni trendleri takip etmek ve onların ışığında sürekli yenilenmekten ödün vermiyoruz.

İzmir’de birçok önemli optik mağaza yer alıyor. Bu durum bir rekabet oluşturuyor mu?
Tabii ki hemen hemen her meslek grubunda birçok mağazanın faaliyet gösteriyor olması ister istemez bir rekabete neden olur. Ancak ben hizmet kalitesine yansıdığından ve dinamik tuttuğundan ötürü rekabeti gerçekten seviyorum. Müşteriler piyasadaki mağazaları gezerken hem ürün hem de güven araştırması yapıyorlar. Agora Optik olarak da tercih ediliyor olmak ve güzel dönüşler almak beni çok mutlu ediyor.

Mağazanızda en çok satışı yapılan optik ve güneş gözlüğü markaları nelerdir?
Mağazalarımızda her kesime hitap edebilecek ürünler olduğu için her markayı saymakta güçlük çekebilirim. Fakat en çok satılan ürünler genellikle dünya markaları oluyor. Türkiye’de marka reklamının çok büyük önem taşıdığını biliyorum. Sezon başlarında bizlere gelen en büyük talepler, müşterilerimizin sosyal medyadan takip ettiği ünlülerin kullanmış olduğu gözlüklerden oluyor. Bazen gerçekten bu durumu komik buluyorum fakat o reklam sayesinde insanlar yeni çıkan gözlükleri görüyor ve o ürüne sahip olmak istiyorlar.

Satış sonrası hizmetleriniz nelerdir?
Satış sonrası verdiğimiz hizmet bence optik mağazalarını gerçekten ayakta tutan bir hizmet. Çünkü birçok meslek grubunu gerçekten etkileyen, internet satışlarına karşı ayakta durabildiğimiz önemli bir hizmet veriyoruz. Bu durumu değerlendiren insanların seçimlerini bence değiştirebiliyoruz. Müşterilerimizin hizmetimiz esnasında ve sonrasında gösterdiğimiz özen sayesinde internet alışverişi yapmaktansa optik mağazalarımızı seçmesini sağlıyoruz.

Cadde mağazaları mı yoksa AVM içerisinde yer almak mı? Sizin tercihiniz nedir ve sebepleri nelerdir?
Cadde ve Avm mağazalarının hem avantajı hem dezavantajları bulunduğunu düşünüyorum. Bence cadde mağazalarını Avm mağazalarıyla kıyaslarsak Avm mağazaları daha ön planda oluyor.  Bu durumun en büyük sebebi Avm’lerin çalışma saatleri diye düşünüyorum. Kapalı alan olduğundan dolayı hava şartlarının değerlendirildiği kış aylarında daha çok rağbet gördüğünü düşünüyorum.

Perakendecilerden biri olarak meslektaşlarınızla aranızdaki fiyat rekabeti hakkındaki görüşleriniz nelerdir?
Şu anki rekabet zaten fiyat farklılığından meydana geliyor. En büyük rekabeti internet satışlarına karşı veriyoruz. Bir mağazanın konumu ve büyüklüğüne göre gerçekten giderlerimiz ve masraflarımız çok yüksek. Birde bunların yanında rekabette olduğumuz diğer firmaları düşünürsek biraz işimiz zorlaşıyor. Piyasaya göre doğru ürün ve doğru fiyatlandırma yapıldığı zaman işimizin biraz daha kolaylaşacağını düşünüyorum.

Sektöre hizmet veren biri olarak ülkemizde gözlük kullanımı oranları ve bilinci hakkında neler düşünüyorsunuz? Gözlük kullanımının artırılması için neler yapılabilir ve kimlere görev düşüyor?
Benim tamamen inandığım bir sözü sizlerle paylaşmak isterim: Bilgi paylaştıkça güzeldir. İnsanları bilgilendirmek gerekir. Yaşadığımız pandemi sebebi ile 7’den 70’e herkes bilgisayar, ipad ve cep telefonlarının kullanımını fazlalaştırdı. Mavi ışığın vermiş olduğu zararlardan kullanıcıların haberi bir optik mağazasına girdiği zaman oluyor. Aslında bu bilgi daha birçok bilginin yanında ufak bile kalıyor. Meslek adına teknolojik gelişmeleri öğrenmeli ve bunları da nihai tüketicilerimize aktarmalıyız. Bu vesile ile TOGB Başkanları başta olmak üzere Bölge İzmir Optisyen Gözlükçüler Odası Yönetim Kurulu Başkanı Sayın Ersan Tüyen’e huzurunuzda teşekkürlerimi iletirim. Sosyal medya üzerinden yaptıkları göz muayenesinin önemi ve genetik olarak aile bireylerinden birbirine aktarılan birçok göz rahatsızlığının olabileceğini ve düzenli periyotlarla göz doktoruna gitmemiz gerektiğini belirten birçok çalışma yaparak biz optikçileri bilgilendirmeye çalışıyorlar.

Sektör içi yapılan satış ve eğitim bilgilendirmeleri yeterli mi? Siz mağaza çalışanlarınız için eğitim programları düzenliyor musunuz?
Bence sektör içi yapılan eğitimlerde eksiklikler var. Üretici firmaların da bu konuda daha fazla bilgilendirme yapmaları gerekmekte.  Biz Agora Optik olarak en az ayda bir kez olmak kaydıyla personellerimizle bir araya gelip bilgi paylaşımında bulunuyoruz ve bunun çok faydasını görüyoruz.

Yurtdışında yapılan uluslararası optik fuarlarını ve sektörel gelişmeleri takip ediyor musunuz?
Pandemiden önceki yıl Silmo Paris fuarına katılmıştım. Oradaki fuar atmosferini yakından görme şansım olmuştu. Sıkça yurtdışına çıkan biri olarak Avrupa’daki optik mağazalarını da inceleme fırsatım oldu tabii. Mağazalardaki en çok ilgimi çeken özellik ise mağazalarda bulunan optometristler olmuştur. Bu sebeple neden bizim ülkemizde de böyle bir faaliyet veremiyoruz sorusunu sormadan edemiyorum.

18-21 Aralık 2021 tarihleri arasında gerçekleşen Silmo İstanbul Optik Fuarı hakkındaki görüş ve değerlendirmeleriniz nelerdir?
Meslekte çok eski olduğum için Silmo İstanbul’u hemen hemen her yıl ziyaret etmeye gayret ettim. Tabii ki eski sıcaklığı, dostluğu her şeyde olduğu gibi kaybediyoruz. Buna rağmen tüm sektörün bir araya geldiği ve mesleğimiz adına böylesine bir büyüme gösteren bir organizasyon görmek benim için mutluluk verici.

Dergimiz ‘4 your eyes’ ile ilgili neler söylemek istersiniz?
Her ay zamanında ve düzenli olarak mağazalarımıza ulaşıyor. Büyük bir zevk ile takipteyiz.  Böyle bir hizmeti bizlere sunduğunuz için bütün meslektaşlarımın adına sizlere teşekkür etmeyi bir borç bilirim. Sizlerin de desteği ile mesleğimizi güzel ve sağlıklı günlerde hep beraber en iyi yerlere getirmeyi diliyoruz.

Temmuz 2022

Yts Optik

YTS OPTİK

Önceliğimiz, Benzersiz Bir Marka Portföyü Oluşturmak

İnşaat sektöründe faaliyetlerimiz sürerken, farklı sektörde de neler yapabiliriz düşüncesiyle araştırma yaparken New Line Group ile yollarımız kesişti ve markalarının dikkat çeken normlarından dolayı Türkiye’de de olmalı düşüncesiyle sektöre girdik.

Merhaba Gamze Hanım… Kendinizi okurlarımıza kısaca tanıttıktan sonra optik sektörüne giriş hikayenizi paylaşabilir misiniz?
Meslek hayatıma 1997 yılında ETS Tur Acente sahibi olarak başladım. 2004 yılında AtlasJet Havayolları kurulurken gelen teklifle Halkla İlişkiler ve Müşteri İlişkileri Müdürlüğü yaptım. 2010 yılında Borajet Havayollarına geçip kuruluş kadrosunda yer aldım. Türkiye’nin ilk kadın Yer İşletme Başkanı olarak bu görevi 2014 yılına kadar yürüttüm, havacılık sektöründen ayrıldıktan sonra hiç ara vermeden inşaat sektöründe olan şirketimizde çalışmaya başladım. 2020 yılında optik sektöründe de faaliyet göstermeye karar verdik ve her iki şirketimizde faaliyetlerimizi sürdürüyoruz.

YTS Optik’in kuruluş aşamasından, gelişiminden ve sektörel vizyonundan bahsedebilir misiniz?
İnşaat sektöründe faaliyetlerimiz sürerken, farklı sektörde de neler yapabiliriz düşüncesiyle araştırma yaparken New Line Group ile yollarımız kesişti ve markalarının dikkat çeken normlarından dolayı Türkiye’de de olmalı düşüncesiyle sektöre girdik. Bizim önceliğimiz, benzersiz bir marka portföyü ile yüksek kaliteli optik ve güneş gözlüklerinin Türkiye’de olması ve düzenli dağıtım ve garanti süresinde müşterilerimizi yormamaktır.

Tedarikçi bir firma olarak bünyenizdeki markalardan ve markalarınızın öne çıkan özelliklerinden bahsedebilir misiniz?
Baldinini Occhiali,  Enni Marco, Mario Rossi Collezioni, Mario Rossi Giovani olmak üzere 4 markamız var, Bu markaların altında da farklı imzalarla markalarımız da bulunuyor. Markalarımızın İtalya’da üretilmiş olmasını en önemli ayrıcalığımız olarak görüyoruz. Baldinini Occhiali, Gimmi Baldinini’nin üçüncü neslini oluşturduğu aile, 1910’da, tamamen el yapımı ayakkabılar üretti. Daha sonra el yapımı gözlük üretmeye karar vermişler, dünyada 100’den fazla Baldinini mağazası var ve optik ve güneş gözlükleri başta Gold Edition, Heritage Edition olmak üzere  beğeniliyor. Gözlük modelleri, ayrıntılar açısından zengin,  tasarımın yaratıcılığı ve yüksek kaliteli üretim teknikleri öne çıkan özellikleri. Enni Marco, Tüm camların anavatanı olan Veneto ilinde, İtalyan optik endüstrisinin merkezinde bulunan Enni Marco stüdyoda 20 yıldır koleksiyon hazırlanmaktadır.

Bunun dışında Enni Marco Emilia adı altında ayrı bir üst segment koleksiyonu da bulunmaktadır. Koleksiyonların, modanın en ön saflarında yer alan Made in Italy stili için tipik olan en yüksek stil gereksinimlerini karşıladıkları için dünya çapında bilinirliği bulunmaktadır. Mario Rossi, Mario Rossi, gerçek bir stil anlayışına sahip kişiler için İtalyan tasarımına sahip koleksiyondur Çağdaş bir ruha ve sofistike bir tasarıma sahip koleksiyonlarla göze çarpıyor. Geniş form, malzeme ve renk seçimi, Mario Rossi koleksiyonuna büyük bir güncellik ve çokluk kazandırıyor. Giovani, Bebek, çocuk ve gençler için hazırlanan koleksiyonumuzdur. Giovani tasarımı ve üretimi konusunda uzman pediatrik oftalmologların görüşleri ve onayları alınarak yapılmaktadır. Çocuklar, hoş dokunuşlu malzemeye sahip renkli, eğlenceli gözlükleri sever. Takılması rahat olan Giovani hem optik hem güneş gözlükleri farklılığını ön plana çıkartıyor.

Bünyenize yeni markalar eklemeyi düşünüyor musunuz?
New Line Group çatısı altında bulunan Zitrone Berlin, Dutch Touch markalarını da bünyemize almak istiyoruz.

Satış ve dağıtım ağınızın işleyişi nasıldır? Bu ağları geliştirmek için ne gibi çalışmalar yapıyorsunuz?
Bizim İstanbul, Antalya, İzmir ve Ankara merkezli satış ağlarımız var, bu illerdeki arkadaşlarımız diğer illerimizde de ürünlerimizi tanıtıyorlar. Bugün YTS’nin Iğdır’dan Edirne’ye kadar müşteri portföyü bulunmaktadır.

Markalarınıza ait koleksiyonları hangi etkenlere göre belirliyorsunuz?
New Line group üretime geçmeden önce olasılıkları bizimle paylaşıyor ve hangi ürünlerin üretileceği konusunda bizimle mutabık kaldıktan sonra üretime geçiyor. Öncelikle Türkiye’de tercih edilen modelleri bilmek çok önemli, siparişlerimizi ona göre oluşturuyoruz ancak 2022 yılı koleksiyonunda özellikle Baldinini’de sıra dışı modeller de tercih edilmeye başlayınca biz de ilk kez sıra dışı çizgilere sahip modeller getirdik.

YTS Optik olarak sektördeki bilinirliğinizi artırmak için hangi tanıtım ve reklam çalışmalarına başvuruyorsunuz?
2 yılda ummadığımız kadar bilinirliğimiz arttı, bunda en önemli etken müşterilerimizle devamlı kontak halinde olmamız diye düşünüyoruz. Bildiğiniz gibi Silmo İstanbul Optik Fuarı’nda yerimizi aldık. Müşterilerimizin talepleri üzerine mağazalarını markalarımızın görselleri ile giydiriyoruz ve sosyal medyada da oldukça aktifiz.

YTS Optik olarak Türkiye optik sektörünün bugünü ve geleceği ile ilgili yorumlarınız nelerdir?
Öncelikle, Türkiye’de optik talebinin lüks olmaktan çıktığını, ihtiyaç olduğunu görmek umut verici. E-ticaret ile gözlük satışları, ayrıca çok önemli bir sağlık gereci olan gözlüğün işporta ve semt pazarlarında satılması sektörümüzün ilerlemesini engellemektedir ve derhal önlem alınmalıdır.

Optik sektörü için önemli olan Odalaşma süreci hakkındaki görüşleriniz nelerdir?
Sektörün yeterince örgütlenememesi, kayıt dışı ekonomi ve merdiven altı üretim, illegal ülkemize giren ürünler, yoğun bürokrasi sebebiyle pazarlama/reklam/tanıtım yetersizliği, istatistiklerin yetersizliği, göz sağlığı konusunda bilinç düzeyinin yeterli olmamasının odalaşma sayesinde önlenebileceği görüşündeyiz. 2017 Yılında TBMM’de  kabul edilen torba kanunla optisyen ve gözlükçülerin oda ve Türk Optisyen-Gözlükçüler Birliği kurmasının önü açıldı ancak maalesef gerçekleştirilememiştir.

Sizi diğer tedarikçi firmalardan ayıran temel özellikleriniz nelerdir?
Markalarımızın kalitesi, tasarımı ve çeşitliliğinin yanı sıra, en önemli özelliğimizin ulaşılabilir ve garanti sürecinde müşterilerimizin yanında olmamız olduğunu düşünüyoruz.  YTS olarak müşterilerimizin taleplerini geri çevirmemek önceliğimizdir.

Optik ve güneş gözlüklerinde 2022 yaz trendleriyle ilgili neler söyleyebilirsiniz?
Hem marjinal hem de nostaljik modeller ön planda. Cat eye modeli bu sezonda da var. Özellikle bizim markalarımızda bulunan Clip on modeller de hem optik hem güneş gözlüğü olarak kullanıldığı için tercih edilmektedir.

Silmo İstanbul Optik Fuarı sizin için nasıl geçti? Fuar hakkında genel değerlendirmelerinizi alabilir miyiz?
Bildiğiniz gibi Pandemi döneminde gerçekleşmesine rağmen bizim beklentilerimize cevap verdi. Fuar alanının düzeni, organizasyonun profesyonelliği tabii ki bize yardımcı oldu. Silmo İstanbul Optik Fuarını gerçekleştiren 24 saat Fuarcılık A.Ş.’ye fuar öncesi ve fuar süresinde her zaman yanımızda olduğu için teşekkür ederiz.

On üç yıldır aralıksız optik sektörüne yön veren dergimiz ‘4 your eyes’ ile ilgili düşünceleriniz nelerdir?
Her ay merakla bekliyoruz, derginin içeriği ve kalitesi farklılığını ön plana çıkartıyor, sektörden tüm haberlerden 4 your eyes sayesinde bilgi sahibi oluyoruz.

Temmuz 2022

Blackfin

İLK KAPSÜL SERİSİ

İtalyan Yapımı etiketini gururla taşıyan Blackfin titanyum ve titanyumdan daha fazlasını temsil ederken, ilk kez hazırladığı ‘Highlighter’ kapsül serisini sunuyor…

Blackfin geleneksel bir İtalyan tasarımcı gözlük markası olarak dünya optik pazarındaki yerini her geçen yıl daha da sağlamlaştırıyor. Prestijli ve dikkat çekici bir alan olan titanyum çerçevelere odaklandığı için bağımsız gözlük endüstrisinde saygı duyulan bir marka konumuna sahip. Blackfin için titanyum sadece rastgele bir materyal değil, markanın tüm değerler sisteminin ana parçası konumunda. Blackfin, enerjisini yalnızca optik ve güneş gözlüklerinin tasarımı ve kalitesi için ideal olan titanyum materyaline odaklamakla kalmadı, aynı zamanda şirket ahlakını da bunun üzerine inşa etti. Bu sebeple Blackfin günümüzde titanyumu ve titanyumdan daha fazlasını temsil ediyor. Marka, doğa sevgisi, İtalyan tasarımı ve el yapımı çerçevelerle de anılıyor.

Blackfin, 1971’den beri Dolomit Dağları’nın eteğinde yer alan ve her mevsim cenneti andıran Agordo kasabasında varlığını sürdürüyor. Adından söz ettirmeyi başaran her marka gibi Blackfin’in kuruluş öyküsü de güçlü girişimcilik ruhuna ve zorluklarla mücadeleye dayanıyor. 1960’larda gözlük devi Luxottica da dahil olmak üzere birçok küçük işletmenin açılması ve hızla büyümesi sonucu Agordo, İtalyan gözlük üretiminin merkezi haline geldi. Bugünkü Blackfin Ceo’su Nicola Del Din’in annesi Maria Pramaor, kuruluşundan itibaren Luxottica ile çalışıyordu. Bir süre sonra Maria Pramaor kendi gözlük işletmesini açmaya karar verdi. Pramaor isimli şirketinde Luxottica ve diğer markalar için gözlük üretmeye başladı. Ancak ödemelerde sıkıntı yaşamaya başlayınca şirketin durumu kötüye giderek krize sürüklendi. Bu dönemde Maria Pramaor oğlu Nicola ile yaptığı işbirliğiyle yeni bir marka yaratarak kendi çerçevelerini üretme kararı aldı. Bu kararla birlikte gözlük sektöründeki yerini alacak olan İtalyan markası Blackfin doğmuş oldu. Blackfin’in başarısı Ceo Nicola Del Din liderliğinde, özgünlük, bağlar ve tutku ile donatılmış sadık bir ekibe sahip olmasına dayanıyor.

Blackfin için yüzde yüz ‘İtalyan Yapımı’ etiketi bir gurur işaretidir. Marka son yıllarda özenli ve titiz geleneksel el işçiliği ile hazırladığı koleksiyonlarını beğenilere sunarken, çıtayı yükselterek ‘Yeni İtalyan Yapımı’ da denilen “Neo Made In Italy” etiketini benimsedi. Blackfin için konu sadece materyal ve gözlükler hiçbir zaman olmadı. Marka kuruluşundan itibaren bütünsel bir yaklaşımı temsil etti. Merkezinin bulunduğu yerden koleksiyonlarına, fotoğraf çekimlerinden kampanyalarına kadar geleneksel İtalyan gözlük üretimini yenilikçi bakış açısıyla birleştirdi.

Blackfin’in yaptığı her şey kuruluş ilkelerinden ve benzersiz tarihinden ilham almayı sürdürüyor. Bu durum da, bağımsız bir şirket olan Blackfin’in çoğunlukla popüler bir logonun sergilenmesinden öteye geçemeyen ana akım gözlük markalarından ne kadar farklı bir ligde olduğunu bir kez daha kanıtlıyor.

BLACKFIN’İN İLK KAPSÜL SERİSİ HUZURLARINIZDA…

İtalyan marka Highlighter ismini verdiği üç güneş gözlüğünden oluşan ilk kapsül koleksiyonunu beğenilere sunuyor.

90’ların güçlü pop kültürü havasından ilham alan üç yeni güneş gözlüğü stili, fütürist bir vizyonla dönüşümden geçiyor. Kare çizgiler 90’ların gözlüklerinin aşırı orantılarını, neon rengi ise 80’lerin aşırılıklarını güçlü bir şekilde hatırlatıyor. Kedi gözü formuna ve klasik bir pilot modellere neredeyse hiç benzemeyen çarpıcı modeller, markanın ikonik tasarım konseptine sofistike yorumlar katmasıyla ortaya çıkmış. Blackfin çerçevelerinin ön kısmına net neon çizgilerle zenginleştirilmiş keskin köşeler ekleyerek yeni tasarımlarını daha da göz alıcı hale getirmiş.

Blackfin kendisiyle ile özdeşleşen materyal titanyumun farklı kalınlıklarını yeni güneş gözlüklerinde işleyerek, son derece göze çarpan şık görünümler elde etmeyi başarmış. Çerçevelerde kullanılan tek bir 3 mm blok sayesinde, üst çerçevedeki renk çizgisi hafifçe içe doğru giderek çerçevelere daha fazla derinlik kazandırmış. Kendi içinde gelecekten gelen bir zaman kapsülünü andıran, şirketin yeni sürdürülebilir genel merkezi olan Black Shelter’da tasarlanan ve oluşturulan Highlighter kapsül serisi yaza damgasını vurmaya hazırlanıyor.

Markanın ilk kapsül koleksiyonu olan Highlighter’daki üç güneş gözlüğü stilinin tamamı, kırmızı, fuşya, mavi, sarı ve yeşil olmak üzere beş koyu renkte mevcut neon şerit ile tamamen siyah renk seçenekleriyle görücüye çıkıyor. Blackfin bir kez daha titanyumla çalışırken gerekli olan renk kombinasyonuları ve titiz işçiliği sayesinde birçok yönden olağanüstü bir duruş sergileyen bu çarpıcı ilk kapsül koleksiyonunu beğenilerinize sunuyor.

Kaynak: Spectr

Temmuz 2022

Optik Hümada

OPTİK HÜMADA

Dünyayı Bizimle Görün

Aynı iş yerinde tam olarak 19 yıl kalfalık yaparak, sektörde kendimi geliştirme ve çalışma imkanı buldum. Bundan yirmi yıl önce usta çırak ilişkisi çok önemliydi, tüm bilgi birikimimi o zamanlara borçluyum.

Merhaba Hüseyin Bey. Öncelikle sizi biraz tanıyalım ve sektöre giriş hikayenizden bahsedelim…
Merhaba Ben Hüseyin Gülşen, evliyim ve 2 çocuk babasıyım. Sektöre giriş hikayem 17 yaşında başladı.  Aynı iş yerinde tam olarak 19 yıl kalfalık yaparak, sektörde kendimi geliştirme ve çalışma imkanı buldum. Bundan yirmi yıl önce usta çırak ilişkisi çok önemliydi, tüm bilgi birikimi-mi o zamanlara borçluyum. O günlerdeki çalışma hayatım bugün ki iş disiplinimi şekillendirdi diyebiliriz. Optik sektörünü ve işimi seviyorum. Optik, yani görme ile ilgili her şey beni ilgilendiriyordu. Bu bilinçle çalıştım, kendimi geliştirmek için her zaman yeniliğe, teknolojiye önem verdim ve kendi işletmemi kurma kararı aldım.

Optik Hümada’nın kurulma aşamasından söz eder misiniz?
Geçen 19 yılın sonunda edindiğim tüm tecrübeleri, kendimiz ait bir mağazada insanlara aktarmaya karar verdik. Bu kararı en büyük destekçim olan ve hayatımın her alanında desteğini benden esirgemeyen sevgili eşim ile birlikte aldık. Hali hazırda mağazamızın mesul müdürü de eşimdir. Çocuklarımızın isimlerinden oluşan Optik Hümada’yı 4 yıl önce faaliyete geçirdik. Mağazamızı açmaya karar verdiğimiz ilk andan beri, mağazanın iç dizaynının farklı ve özel olmasını istedik. Bunun için bir mimarlık ekibiyle anlaşma yaptık ve mağazanın  tüm çalışmalarını profesyonel ellere teslim ettik. “Dünyayı bizimle görün” sloganıyla en iyiyi sunmak için yola çıktık. Bu yolda emin adımlarla güller diyarı Isparta’mıza hizmet vermeye devam ediyoruz.

Cadde mağazacılığı mı yoksa AVM mağazacılığı mı? Siz tercihinizi neye göre belirlediniz?
Biz tercihimizi cadde mağazacılığından yana kullandık. Daha önceki tecrübelerimden yola çıkarak, mağazamızı cadde üzeri, insan trafiğinin yoğun olduğu bir köşede olmasına dikkat ettik. Cadde mağazacılığının AVM’lere göre daha samimi ve sıcak olduğunu düşünüyorum. Gençliğimiz esnaf olarak geçtiği için birebir müşteri/hasta odaklı çalıştık.  Bu durumda tabi ki bir süre sonra müşteriyi daha iyi tanıma, samimiyet ve güven duygusunun oluşmasının sağlıyor. İnanın bir yıl içinde müşterilerimizden ellini üzerinde  düğün davetiyesi geliyor. Bizleri davetlerine çağıracak kadar yakın görmeleri tabi ki gurur veriyor.

Mağazanızda her gruptan ürün bulunduruyor musunuz?
Tabi ki hasta/müşteri portföyümüz geniş olduğu için her gruptan ürün bulunduruyoruz. “Dünyayı bizimle görün” sloganımızdan yola çıkarak, görmeye dair tüm ürün gruplarını mağazamızda bulunduruyoruz. Trendi ve teknolojik gelişimleri takip ederek son model güneş gözlüğü, optik gözlüğü, lens ve gözlük aksesuarlarını mağazamızda satışa sunuyoruz. Sektörün geleceğinin yenilikte olduğunu biliyoruz. Bu amaçla iyi, güvenilir ve kaliteli hizmet sunmak için elimizden geleni değil daha fazlasını sunmak zorunda olduğumuzun bilinciyle devam ediyoruz.

Mağazanızda en çok satışı yapılan optik ve güneş gözlüğü markaları nelerdir? Müşterileriniz tarafından seçilen bu markaların tercih nedenleri ne olabilir?
Bulunduğumuz şehir itibariyle daha çok taşrayız. Bu yüzden seçilen markalarımız da müşterimize hitap eden hem maddi olarak karşılığını alan hem de kullanırken konfor sunan markalar. Bu amaçla Merve Optik çatısı altında olan Mustang, Osse, Hawk, Guess, Zegna, MaxMara, Safilo çatısı altında olan Tommy Hilfiger, Carrera, Poloraid, Marchon grubunda Lacoste, Nikivision, Dkny Luxottica Rayban, Armani, Vogue ve bunun yanında yerli üreticilerin optik ve güneş gözlükleri ile müşterilerimize hizmet vermekteyiz. Görmenin en büyük etkisi olan optik camlarında ise Altra Optik Shamir camları ile müşterilerimizin dünyayı bizimle görmelerine yardımcı olmaktayız.

Son yıllarda designer markalar olarak adlandırdığımız yeni tasarımcıların ürünleri oldukça rağbet görüyor. Size de müşterilerinizden bu yönde talep geliyor mu?
Tasarım markaları son yıllarda oldukça rağbet görüyor. Çünkü büyüyen pastada, yenilik ve farklılık isteyen kullanıcı tasarım markaların koleksiyonlarına yönelmeye başladı. Bu ürünler genel kullanıcıya hitap etmemekle beraber ilgi çeken incelendikçe daha çok talep gören ürünler. Elbette bizde belirli tasarım markalarının ürünlerini müşterilerimize sunuyoruz.

Satış sonrası hizmetleriniz nelerdir?
Öncelikli amacımız satış ve satış sonrasında bizimle birlikte aynı mutluluğu yaşayaacak  müşterilerimizin olmasıdır. Bu amaçla sattığımız ürünlerde bizi de müşterimizi de üzmeyen markalar tercih ediyoruz. Satış sonrasında gözlük ve lense dair müşterimizin ne ihtiyacı olursa temin etmekteyiz. Buna evden çıkamayan müşterilerimize eve teslim imkanı sunarak devam ediyoruz. Günün sonunda hem satışta hemde satış sonrasında mutlu müşteri, Optik Hümada olarak bizim olmazsa olmazlarımızdan.

Mağazanızda yapılan değişiklikler ve kampanyalarla ilgili müşterilerinizi nasıl bilgilendiriyorsunuz?
Günümüz şartları göz önünde bulundurunca sosyal medya üzerinden bilgilendirme daha çok oluyor. Buna ek olarak radyo reklamları ile de destekliyoruz. Amacımız daha çok kullanıcıya en doğru şekilde ulaşmak ve onlara Optik Hümada’da olarak en iyi hizmeti sunabilmektir.

Büyük şehirlere göre Anadolu’da mağaza işletmenin avantajları ve dezavantajları nelerdir?
Anadolu’da mağaza işletmenin avantajları daha samimi bir kitleye hizmet sunmak. Açarsak eğer şehrimiz küçük bir öğrenci şehridir. Çoğu Anadolu şehirlerinde olduğu gibi bizim şehrimizde de iyi ve kötü hemen duyuluyor ve yayılıyor. Bu sebeple yaptığınız işi iyi ve güzel yapmaktan başka çaremiz yok. Bunun en güzel tarafı yaptığımız işlerin genelde başarılı olmasıdır. Dezavantajlarından bahsedecek olur-sak eğer, müşteri kitlesi elbette büyük şehirlere göre daha az ve buda büyüme önündeki engellerden en önemlisidir. Ama şehrimiz Isparta’yı ve hizmet sunduğumuz halkımızı çok seviyoruz.

Perakendecilerden biri olarak meslektaşlarınızla aranızdaki fiyat rekabeti hakkındaki görüşleriniz nelerdir?
Fiyat rekabeti her zaman olan, hiç bitmeyecek bir olaydır. Aslına bakarsanız satılan markaların ve ürünlerin fiyatları belli. Yani aynı ürünü çok da farklı bir fiyata satmak mümkün değil. Fiyat farkını oluşturan şey “ürün hizmet bedeli”. İşte bu her mağazada farklılık gösterebilir. Kimse kimseye bir sınır koyamaz, kişiniz hizmet bedeli her müesseseye göre değişir. Müşterilerde bunu bilerek alışveriş yaptıkları mağazalara giderler. Mağaza duydukları güven, hizmet kalitesi, satılan ürünlerin garantili olması, satış sonrası müşteri hizmeti ve karşılıklı samimiyet müşterilerin tercihlerini belirler. Bunların hepsinin bulunduğu mağazamıza gelen müşteri, fiyat farkı gözetmeksizin tercihini bizden yana kullanacaklardır.

Sektör içi yapılan satış ve eğitim bilgilendirmeleri yeterli mi? Siz mağaza çalışanlarınız için eğitim programları düzenliyor musunuz?
Bence çok yeterli değil. Özellikle global cam ve çerçeve satan büyük firmalar daha çok eğitim vermeleri gerektiğini düşünüyorum. Sattığımız ürünle hakkında daha fazla bilgi sahibi olmayız. Yapılan bazı eğitimler oldu. Biz eğitim ve programlara hem canlı katılarak hemde online olarak katılarak eğitim almaya özen gösteriyoruz. Mesleğimizin gelişimi  için bu tarz eğitimlerin ne kadar gerekli olduğu bilincindeyiz.

Sektöre yıllardır hizmet veren biri olarak ülkemizde gözlük kullanımı oranları ve bilinci hakkında neler düşünüyorsunuz? Gözlük kullanımının artırılması için neler yapılabilir ve kimlere görev düşüyor?
Öncelikle gözlük kullanımı oranı her geçen gün daha çok artmakta. Buna değişen alışkanlıklar sebep olmakta. Bilinçli kullanıcı için bilinçli gözlükçü olmalı. Bizim insanlara bilgi vermek ve ihtiyaçlarına en uygun cam yada çerçeveyi sunmak en büyük görevimiz. Bunun yaygınlaşması için gözlük camının ışıkları ne denli kestiğini, gözdeki yorgunluğu aldığını anlatmak gerekiyor. Bu konuda en önemli görev doktorlara düşüyor diye düşünüyorum. Hasta bilinci ülkemizde doktordan başlıyor. İnsanların dünyaya açılan penceresi olan gözlerine, gereken değeri ve hassasiyeti göstermesi için daha çok bilgilendirmeye ihtiyaçları var. Unutmayalım güzel gören göz demek mutlu insan demek.

Yurtdışında yapılan uluslararası optik fuarlarını ve sektörel gelişmeleri takip ediyor musunuz?
Elbette takip ediyorum. Hem cam hemde çerçeve markalarının bütün gelişimlerini yakından takip ediyoruz. Bunda atölye ekipmanları da dahil olmak üzere bütün yeniliklerden haberdar olmak için gerek basılı, gerek yerinde görerek, gerekse online olarak bütün gelişimleri yakından takip ediyoruz.

Dergimiz ‘4 your eyes’ ile ilgili neler söylemek istersiniz?
Sizin için tek kelime edecek olursam mükemmel. Yıllarca her sayfasını tek tek okuduğum takip ettiğim dergiye şuan röportaj vermekte beni ayrıca mutlu ediyor. Umarım bu başarınız hiç azalmadan katlanarak devam eder. Optik Hümada olarak 4 your eyes ailesi olan sizlere teşekkür ederim.

Haziran 2022