Caroline Abram’dan Yeni Kampanya

Caroline Abram yeni reklam kampanyası ile dikkatleri çekiyor. Markanın yeni kampanyası, 1950’lerin ve 1960’ların renkli eski usul macerasının benzersiz bir şekilde hayat bulduğu bir dünya yaratıyor. Geçmişin retro zarafetinden ve sofistikeliğinden ilham alan kampanya, altın yılların modernlikle kusursuz bir şekilde iç içe geçtiği görsel bir zaman yolculuğuna çıkarıyor.

Kasım 2023

Pasific Genişliyor

Blackfin, Pacific serisini genişleterek dört yeni optik stil ekledi. 2023 Sonbahar/Kış koleksiyonunun tamamı markanın teknik becerileri sayesinde olağanüstü renklerin ve nüansların yaratılmasına olanak tanıyan titanyumun kalitesini vurgulayan cesur renklere sahiptir. Yeni Blackfin Pacific çerçeveleri, klasik konturların zarafeti ile zamansız çağdaş minimalist tasarımın modernliğini incelikle harmanlayan renk vurgularıyla öne çıkıyor.

Kasım 2023

Barton Perreira Serisi Göz Alıyor

Barton Perreira 2023 Sonbahar/Kış koleksiyonuyla beğeni topluyor. Markanın yeni koleksiyonunda eşsiz geometrik şekli ve titanyum ile Japon asetatın birleşiminden oluşan profili ile Pickford isimli model öne çıkıyor. Modelin renk paletini doğadaki manzaraları ve okyanus dalgalarını yansıtan tonlar oluşturuyor. Koleksiyonda 1960’ların Pop Art hareketinden ilham alınarak tasarlanan dikdörtgen model Binti de dikkatleri çekiyor.

Kasım 2023

Andy Wolf’un Yeni Stili Piyasada

Andy Wolf, 2023 sonbaharında güneş gözlüğü klasiklerinden biri olan Chervil’in optik versiyonu olan 4806’yı piyasaya sürüyor. Karakteristik gözyaşı damlası şekli ve ince metal çerçeveleriyle karakterize edilen aviator formlu model, 1930’larda ilk kez tasarlanmalarından beri macera ve büyünün sembolü olmuştur. Andy Wolf’un 4806 modeli, yaprak şeklindeki camlarıyla deneyselliğe yer açarak bu klasiğin dikkate değer bir yeniden yorumunu temsil ediyor. Model, parlak altından mat tunç rengine kadar dört renk varyasyonuyla sunuluyor.

Kasım 2023

Alcon’dan Yepyeni Lansman

Alcon, ilk ve tek aylık Water Gradient multifokal kontakt lens olan Total30® Multifocal’in küresel lansmanını duyurdu. Alcon Global Business ve İnovasyon Başkanı Ian Bell “Total30 Multifocal’in piyasaya sürülmesiyle, aylık değişim programını tercih eden presbiyopili kontakt lens kullanıcılarına Water Gradient Teknolojisinin olağanüstü konforunu getiriyoruz. Lens malzemesi yüzeyde %100 suya yaklaşır, böylece gözünüze dokunan tek şey nazik bir nem yastığıdır. Bu sadece multifokal lens takma deneyimini dönüştürmekle kalmayacak, aynı zamanda göz bakım uzmanları için de olağanüstü bir kullanım deneyimi sağlayacaktır” dedi.

Kasım 2023

Philipp Plein

Lüksü Yeniden Tanımlıyor

Philipp Plein, De Rigo ile yaptığı işbirliği sonucunda tasarımı, detayları ve yüksek kalitesi ile mücevherleri andıran lüks gözlükler sunarak dikkatleri çekiyor.

Alman moda tasarımcısı Philipp Plein tarafından kurulan lüks marka kendine özgü, yüksek kalitedeki ve eşsiz ürünleriyle dünya çapında büyük beğeni toplamaya devam ediyor. Philipp Plein De Rigo ile yaptığı işbirliğiyle gözlük modasında da iddialı olduğunu küresel anlamdaki hızlı yükselişiyle kanıtladı. Markanın Kurucusu ve Kreatif Direktörü Philipp Plein ile başarılı De Rigo ortaklığı, tasarımlarındaki ilham kaynakları, gözlük koleksiyonlarının özellikleri ve markasının gelecek hedefleri hakkında yaptığımız röportajı sunuyoruz.

Markanızı henüz 20 yaşındayken kurdunuz. Bu cesur girişim için sizi en çok ne motive etti? O dönemki hayallerinizin tümünü şu günden geriye dönüp baktığınızda gerçekleştirdiniz diyebilir miyiz?
Aslında her şeye yeni başladık diyebiliriz. Markayı genişletiyoruz ve iki yıl önce De Rigo ile birlikte gözlük işine başladık. Bu ortaklık büyük bir küresel başarı oldu. De Rigo ile yaptığımız bu ortaklıktan dolayı çok heyecanlıyız, çünkü bize markamızı daha önce sunulmadığımız yeni bir optik çerçeve ve güneş gözlüğü pazarına taşıma fırsatı verdi. Tahmin edebileceğiniz gibi yeni ürün kategorileri ile birçok yeni pazarda genişlemeye başladık. Örneğin, artık bizim için yeni olan saat işimiz, otel işimiz var ve bir sonraki adım, önümüzdeki yıldan itibaren Milano’da başlayacağımız restoranı açmak olacak ve evet, daha gerçekleştirmek istediğimiz birçok hayalimiz var.

Büyük başarılara imza atmış bir tasarımcısı olarak moda endüstrisi sizin için ne anlam ifade ediyor?
Moda asla durmayan bir şeydir. Moda her zaman çok hızlı hareket ediyor ve değişiyor. Moda sürekli değişiklikler yaşıyor. Biz kendimizi modaya adapte etmek için buradayız. Toplumumuz değişiyor, müşterilerimiz değişiyor ve moda da değişiyor. Yani modanın çok akıcı ve çok hızlı olduğunu düşünüyorum.

Birçok ürün grubuna koleksiyon hazırlıyorsunuz. İlham kaynaklarınız sürekli değişkenlik gösteriyor mu? Sizi tasarıma en çok ne teşvik ediyor?
Ben her zaman her yerden ilham alıyorum. Sadece ilhamın size gelmesini sağlamaya hazır olmanız gerekiyor. Pek çok insan ilham alabilmek için yabancı yerlere seyahat etmeleri gerektiğini düşünüyor ama bu doğru değil. İlham almaya hazır olduğunuzda ilham alırsınız ve her şeyden ilham alabilirsiniz. Bu güzel bir akşam yemeği ya da bir öğün olabilir, sadece sokakta yürümek de olabilir. Her yerde ilham bulabilirsiniz. İlham her yerdedir.

Diğer ürünlerinizle kıyasladığınızda gözlük tasarımı farklı niteliklere sahip olmayı gerektiriyor mu?
Evet, bu işte başarılı olmak istiyorsanız, öncelikle markanızı bir gözlüğe nasıl dönüştüreceğinizi öğrenmelisiniz. Gözlük tasarımı size çok fazla alan tanımaz. Eğer bir elbise ya da tişört tasarlarsanız, keşfetmek ve üzerine baskılarınızı ya da desenlerinizi koymak için çok fazla alanınız olur. Ama gözlüğe geldiğimizde özel bir üründen bahsediyoruz. Çok tanımlı ve çok hassas olmanız gerekiyor. Tabii ki tasarımın işlevi takip etmesi gerekiyor ve bu çok önemli. Giyilebilir bir ürün tasarlamak zorundayız. Çünkü çılgın bir elbise giyebilirsiniz ama bir şeyi doğrudan yüzünüze taktığınızda konfora, işlevselliğe sahip olmalı ve tasarlarken yüzde olacağı gerçeğini de asla unutmamalısınız. İnsanlar yüzleri söz konusu olduğunda çok titizdir. Bu yüzden gözlük tasarlamak gerçekten zor bir iş ama bence biz bunu çok iyi başardık. Çünkü piyasadaki diğer ürünlerin çoğundan kesinlikle farklı olan bir ürünümüz var, bu yüzden de öne çıkıyor.

Philipp Plein markasına ait bir gözlüğü, diğer gözlüklerden ayıran en temel özellikler nelerdir?
Farkı anlamak için sadece detaylara bakmanız dahi yeterli olacaktır. Örneğin logo her yerde küçük alanlarda yer alabiliyor. Şakağın iç kısımlarına bile küçük logolar yerleştirdiğimizi görebilirsiniz. Her şey ayrıntıda gizlidir ve bir Philipp Plein gözlüğü bir mücevher parçası gibidir. Hatta artık sadece bir gözlük değil, bir mücevher parçasıdır diyebiliriz. Bir Philipp Plein gözlüğün her detayına baktığınızda farklı özelliklerini bulabilirsiniz. Bu gerçekten özel bir şey ve tabii ki gözlüklerin kalitesi de olağanüstü. Çünkü ortağımız De Rigo ile birlikte, yani en iyinin en iyisiyle çalışıyoruz. Dünyanın en iyi tedarikçilerinden ve üreticilerinden biriyle ortağız.

Gözlük endüstrisine De Rigo ile yaptığınız işbirliği ile giriş yaptınız. De Rigo’yu seçmenizin nedenlerinden bahsedebilir misiniz?
De Rigo pazardaki dört büyük oyuncudan biridir. De Rigo, uzun yıllardan beri yaptıkları işte çok geleneksel ve başarılı olan bir aile şirketidir ve bu tamamen yaklaşımlarıyla ve ayrıca olağanüstü gözlükler tasarlamak için çok gerekli olan kalite ve kalite anlayışına sahip olmalarıyla ilgilidir. Çünkü güzel ürünler bulabilirsiniz ama kalite aynı değildir. Bu yüzden tüm bu özelliklere sahip bir firmaya gitmeye karar verdik ve De Rigo bunu kesinlikle yerine getiriyor. Biz tasarımı sunabiliriz ama sonra onu uygulamak için doğru insanlara sahip olmanız gerekir. De Rigo ile sahip olduğumuz şey bu. Şu anda kalite ve tasarım açısından bir Philipp Plein gözlüğünden daha iyi ve daha yüksek bir şey bulmak zor. De Rigo da vizyonumuzu anladı ve her şeye ek olarak fiyat konumlandırmasını en iyi şekilde uyguladı.

Yakın zamanda De Rigo ile Plein Sport markanıza ait gözlükler için de küresel bir lisans anlaşması imzaladınız. Plein Sport koleksiyonunu ne zaman piyasada görebileceğiz? Nasıl bir koleksiyon olacak?
Plein Sport çok ilginç bir proje, çünkü Philipp Plein Eyewear’dan tamamen farklı. Çok daha ticari bir yaklaşıma sahip ve çok daha geniş bir dağıtıma odaklanacak. Tasarım açısından daha demokratik. Spor bir marka ve konumlandırma açısından Oakley’e daha yakın olabilir. Koleksiyon bu yılın sonunda, gelecek yılın başında piyasaya çıkacak. Yani 2024’ün ilk çeyreğinde Plein Sport gözlük koleksiyonunu piyasaya süreceğiz ve bu bizim için çok heyecan verici. Çünkü Plein Sport markalaşma, logolar gibi özellikler açısından tamamen farklı bir proje, markanın Dna’sı kesinlikle farklı. Teknik olarak hafif çerçevelerimiz, spor çerçevelerimiz, koşmak için çerçevelerimiz, bisiklete binmek için çerçevelerimiz ve tabii ki günlük kullanım için çerçevelerimiz var. Ancak hepsine baktığımızda, işlevin en üstte olduğunu söylemeliyim.

Kasım 2023

Yener Optik

YENER OPTİK

Yenilik ve Samimiyet

Silmo İstanbul’un sektörümüz için çok büyük bir şans olduğunu düşünüyorum. Son fuar hem toptancı hem perakendeci katılım oranıyla çok güzeldi; sektöre ve bize önemli katkıları oldu.

Merhaba Şerife Hanım, öncelikle kendinizi biraz tanıtarak, optik sektörü ile yolunuzun nasıl kesiştiğinden bahsedebilir misiniz?
Merhaba, ben Şerife Elik Kaya. Yener Optik Burhaniye şubesi mesul müdürüyüm, aynı zamanda kurucusu Yener Bey’in eşiyim. Optik sektörüne yaklaşık altı yıl önce eşimle kendi mağazamızı açmaya karar vererek başladım. Eşim zaten on beş yıldır sektörün içindeydi. Sonrasında optisyenlik bölümünü okuyarak hem teoride hem de pratikte kendimi geliştirmeye çalıştım, hala da çalışmaya devam ediyorum.

Mağazanızı açmaya nasıl karar verdiniz? Kurulma aşamanızdan söz edebilir misiniz?
Eşim ile uzun yıllar sektörde çalıştıktan sonra artık kendi tecrübelerimizi değerlendirmek, kendi hizmet ve esnaflık anlayışımızla sektöre yeni bir bakış açısı getirmek istedik. Bu amaçla, bölgemizde son kreasyon butik ürünleri müşterilerimize sunmak, son teknoloji makine teçhizatımızla en kaliteli ve güvenilir hizmeti sunmak ve tamamen yüzde yüz müşteri memnuniyeti odaklı olarak mağazamızı açma kararı aldık. Mağazamızı tasarlarken de bu konuda uzman ve alanında deneyimli iç mimarlar ile kendi fikirlerimizi de katarak çalıştık.

Mağazanızı hangi vizyon ve hedeflerle açtığınızdan bahsedebilir misiniz?
Öncelikle sağlık sektörü olmamız bu konuda insanlarla iletişimimizin gerçek ve samimi olmasını gerektiriyor. Biz de öncelikle müşterilerimizle ailemizden biri gibi ilgileniyoruz. Bunu yaparken de dünyanın önde gelen cam firmaları, optik ve güneş gözlüğü markalarıyla butik bir ürün portföyü oluşturduk. Bu konuda son kreasyon ve son teknoloji ürünleri sürekli takip ediyor ve müşterilerimize sunuyoruz. Vizyonumuz yenilik ve samimiyet.

Mağazanızda her gruptan ürün bulunduruyor musunuz? Sizce farklı ürün segmentlerini bulundurmak satışlarınıza nasıl yansıyor?
Evet, hemen hemen her segmentte ve her bütçeye uygun ürünlerimiz bulunmaktadır. Ağırlıklı olarak orta ve üst segment ürünleri bulundurmakla birlikte günlük olarak da kullanılabilen geniş bir ürün portföyümüz mevcuttur. Böylelikle tüm müşterilerimize hitap ediyoruz. Dünyaca ünlü markaların ürünleri konusunda körfezin en iddialı optik mağazasıyız.

Mağazanızda en çok satışı yapılan optik ve güneş gözlüğü markaları nelerdir?
En çok satış yaptığımız optik markaları; Mykita, Tom Ford, Etnia Barcelona, Seiko, Modo, Moleskine, Façonnable, Charmant, Dutz, LongChamp ve diğer dünyaca ünlü moda markaları yer alıyor. Güneş gözlüğü markalarından en çok satışını yaptıklarımız arasında Mykita, Serengeti, Tom Ford, Prada, Versace, For Arts Sake, Burberry, Dolce&Gabbana, Nikon ve Lacoste bulunmaktadır.

Satışını yapacağınız optik ve güneş gözlüğü markalarını neleri göz önüne alarak seçiyorsunuz?
Optik gözlüklerde modaya uygun olarak, ergonomik tasarımı ile insanların memnun kalacağı ürünleri seçiyoruz. Güneş gözlüklerinde son kreasyon ürünleri mağazamızda bulunduruyoruz.

Son yıllarda designer markalar oldukça rağbet görüyor. Size de müşterilerinizden bu yönde talep geliyor mu?
Sürekli yenilenen, gelişen bilgi çağında bizlerde sürekli yenilenmek ve gelişmek zorundayız. Bu yüzden designer markalarla iletişim halinde olup müşterilerimizden gelen taleplere cevap veriyoruz. Klasik modellerden sıkılan ve farklı tasarım isteyen müşterilerimizi memnun ederek biz de çok mutlu oluyoruz.

Satış sonrası hizmetleriniz nelerdir?
Bizim için önemli olan satış yapmaktan ziyade satış sonrası hizmetimizdir. Mağazamızdan ürün alan veya almayan tüm müşterilerimize satış sonrası konusunda yardımcı oluyoruz. Bunu yaparken de en kısa vadede yapmaya çalışıyoruz. Mağazamıza gelen tüm müşterilerimizi mutlu etmek, ‘yok’ dememek, empatik düşünmek hedeflerimizden biridir.

Mağazanızda yapılan değişiklikler ve kampanyalarla ilgili müşterilerinizi nasıl bilgilendiriyorsunuz?
Mağazamızda düzenli bir şekilde özel günlerde kampanyalar yapıyoruz. Özellikle yıldönümlerimizde özel etkinlikler yapıyoruz. Sosyal medya ve diğer dijital platformların da gücünü kullanarak hedef kitlemizi artırıyoruz. Kampanya ve etkinliklerimize dair bilgileri sosyal medya ve otomasyon programımız aracılığıyla müşterilerimize ulaştırıyoruz.

Bir optik mağazanın vitrin düzeni ve iç tasarımını sizce satışlarda nasıl bir rol oynuyor? Siz bu unsurları hazırlarken nelere dikkat ettiniz?
Vitrin düzenimizde sade ama son kreasyon ürünlerden modeller sunarak, aynı zamanda dijital görsellerden yararlanarak müşterilerimize mağazamız hakkında fikir sunuyoruz. Böylelikle müşterilerimiz mağazamızda hangi marka ve ürün grupları bulunduğunu bilerek ve görerek mağazamızı tercih ediyor. Ayrıca sezona göre iç tasarımda ürünlerimizi sürekli güncelliyoruz. Bulunduğumuz bölge yazlık bir bölge olduğundan dolayı yaz aylarında iç mekanda daha çok güneş gözlüklerine yer veriyoruz. Dolayısıyla vitrinlerimizi hazırlarken markalara, ürün gruplarına ve mevsimsel sezona göre hareket ediyoruz. Bu da satışlarımıza olumlu olarak yansıyor.

Perakendecilerden biri olarak meslektaşlarınızla aranızdaki fiyat rekabeti hakkındaki görüşleriniz nelerdir?
Fiyatlandırma konusunda firmaların tavsiye ettiği satış fiyatlarına riayet ederek, ürünlerin piyasa koşullarında değerini düşürmeden kaliteli hizmet ile sunmaktan yanayız. Yani bir ürünün değeri neyse ona göre satışı yapılmalıdır. Bizi rakiplerimizden ayıran unsur hizmet kalitemizdir.

Sektöre hizmet veren biri olarak ülkemizde gözlük kullanımı oranları ve bilinci hakkında neler düşünüyorsunuz? Gözlük kullanımının artırılması için neler yapılabilir ve kimlere görev düşüyor?
Öncelikle optometri eğitiminin ülkemizde de olması gerektiğini düşünüyoruz. Çünkü yetişkinlerin yılda bir, çocukların altı ayda bir göz muayenesi yaptırması gerekiyor. Maalesef ekonomik koşullar ve hekim yetersizliğinden dolayı bunu ertelemek zorunda kalıyorlar. Nüfusumuzun giderek artması, hastane ve hekim sayılarının yetersiz kalması, özel hastane ve özel muayenehanelerin bu durumu tamamen ticari olarak görmesi sağlık sektörüne zarar vermektedir. Mağazamıza gelen tüm müşterilerimize gözlük kullanma bilinci hakkında bilgilendirme yapmak konusunda çok hassas davranıyoruz ve bunu tüm meslektaşlarımızın yapmasını da diliyoruz. Çünkü bu bilinç ne kadar gelişirse sektörümüz de o kadar gelişecektir.  Ayrıca sağlık sektörü olduğumuz için ürünlerin denetimi ve internet ortamındaki satışı konusunda da çalışmaların daha fazla yapılmasını diliyoruz.

Yurtdışında yapılan uluslararası optik fuarlarını ve sektörel gelişmeleri takip ediyor musunuz?
Tabii ki. Hem yurtiçi hem de yurtdışı tüm optik fuarlarını takip ediyoruz ve katılmaya özen gösteriyoruz. Böylelikle en güncel ürünleri, son teknolojileri takip ediyor ve mağazamızı da bu doğrultuda sürekli güncelliyoruz.

Silmo İstanbul Optik Fuarı hakkındaki görüş ve değerlendirmeleriniz nelerdir?
Silmo İstanbul Optik Fuarının sektörümüz için çok büyük bir şans olduğunu düşünüyorum. 17-20 Aralık 2022 tarihleri arasında gerçekleşen Silmo İstanbul Optik Fuarı hem toptancı hem perakendeci katılım oranıyla çok güzeldi ve genelinde sektöre özelinde bize çok güzel katkıları oldu. Umarım gelişerek ve büyüyerek devam eder.

Dijital ortamda yayınlanmaya başlayan 4 your eyes ile ilgili görüşlerinizi öğrenebilir miyiz?
Dijital teknolojinin her alanda gelişmesiyle birlikte bu durumun çok olumlu bir adım olduğunu düşünüyorum. Böylelikle 4 your eyes’e sadece sektörde olanlar değil herkes erişebiliyor. Aynı zamanda sürdürülebilirlik teknoloji konusunda da büyük katkı yaptığınızı düşünüyor, destekliyor ve başarınızın devamını diliyorum.

Haziran 2023

Vogue Eyewear

VOGUE EYEWEAR

50.YILINI KUTLUYOR

Moda algısını yeniden tanımlamasıyla bilinen Vogue Eyewear, sofistike, eğlenceli ve renkli tasarımlarla geçen elli yılını özel bir kapsül koleksiyonla kutluyor.

Temiz kesimli profiller, ışıltılı katmanlar ve endüstriyel şık kenarlar, Vogue Eyewear’ın kapsamlı yelpazesine tanık olma şansı elde edildiğinde akla gelen sıfatlardan sadece birkaçıdır. Sofistike tasarımlarıyla modayı tanımlayanlar arasında yer alan Vogue Eyewear, marka ismini özenle ve özel bir amaca sadık kalarak seçmiştir. Ne de olsa Vogue kelimesinin sözlüklerdeki açıklamasına bakıldığında “hakim olan moda ifadesi” anlamına geldiğini görürsünüz. İlk olarak 1973 yılında beğenilere sunulan Vogue Eyewear, son derece şık gözlük koleksiyonlarıyla insanların kalbinde yer edinmek için gerçekten uzun bir yol kat etti. İtalya’da doğan marka, gözlük modasındaki baskın trendleri nispeten uygun bir fiyatla yansıtmasıyla biliniyor. Her zaman sezonun en sıcak trendleriyle uyumlu olan Vogue Eyewear, farklı zevklere sahip kadınlar için geniş bir ürün yelpazesine sahiptir. Vogue Eyewear’ın havalı ve zarif tasarımları, kullanıcısının yaşam vizyonunu güvenle ifade etmesine ve stilini güçlendirmesine dayanan duru bir inançla şekillendirilir. İster yüksek profilli yıldızların cazibesi ister taşralı şık yaşam tarzlarının özgürlüğü olsun, Vogue Eyewear herkes için etkileyici gözlük tasarımlarına sahiptir. Yıllar içinde marka, genç ve moda meraklısı tüketiciler arasında haklı olarak sadık bir hayran kitlesi kazanmıştır. 1990 yılında Vogue, Luxottica Group’un bir parçası oldu ve markanın alımlı tasarımlar, yenilikçi şekiller ve eğlenceli renklerden oluşan mirası daha da güçlendi. Bugün Vogue Eyewear, Kate Moss ve Eva Mendes gibi daha birçok Hollywood ünlüsü için popüler bir seçimdir. Vogue Eyewear, renkli olduğu kadar benzersiz tasarımlarıyla eğlenceli bir moda anlayışını benimseyen bir marka olarak zenginleşmeye devam ediyor.

Vogue Eyewear’ın reklam kampanyalarında yer alan dünyaca ünlü isimler ise markanın stiline daha fazla ihtişam katıyor. Bu lider marka tarafından tanıtılan yeni trendler #ShowYourVogue hashtag’i altında dalgalanmalar yaratıyor. Bu bağlamda süper model Gigi Hadid’in tasarım sürecinde rol aldığı işbirliği koleksiyonunun da büyük yankı uyandırması hiç şaşırtıcı olmadı. Zarif tavırlarıyla tanınan Gigi Hadid, toplum içine her çıktığında kusursuz stil anlayışıyla kalpleri çalma sanatında ustalaşmış bir isim olarak, Vogue Eyewear için ideal bir ortak oldu. Vogue Eyewear için Gigi Hadid’in tasarladığı koleksiyon, 90’lardan ilham alan kedi gözü şekillerinden oluşuyor ve modern bir dokunuşla yüksek etkili bir karakter kazanıyordu. Bu çarpıcı koleksiyon, cesur tasarımlar ve harika renklerle tarzını ortaya koymayı seven günümüz kadını için vazgeçilmezler arasındaki yerini aldı. Vogue Eyewear x Gigi Hadid koleksiyondaki retro-şık stiller, hayatı kendi şartlarına göre yaşamayı seven özgür ruhlu kadının ruhunu simgeliyordu. Güneş gözlüklerinden optik çerçevelere kadar bu koleksiyondaki tüm çeşitlilik göz doldurdu. Koleksiyonda aşırıya kaçmadan retro-hippi-şık görünümünü spor yapmayı sevenler için vintage bir dokunuş eklenen modeller de bulunuyordu.

Daha etkileyici gözlük stilleri ortaya çıkarma konusundaki kararlılığıyla Vogue Eyewear, her geçen gün yeni zirvelere tırmanmaya devam ediyor. Vogue Eyewear’ın bir diğer ikonik isim Hailey Bieber ile iki kez ortaklaşa hazırladıkları koleksiyonlar da markanın moda çevrelerinden tam not almasını sağladı. İlk Vogue Eyewear x Hailey Bieber koleksiyonu keskin açıları ve eğlenceli kesimleriyle gözlük tutkunlarının adeta bir festival ruhuna bürünmesinde öncü oldu. Büyük ses getiren ilk koleksiyonu, geçtiğimiz yıl Sonbahar/Kış sezonunda beğenilere sunulan yeni bir ortak seri takip etti. Fark yaratan stil ile en iyi görünümün birleştiği ikinci Vogue Eyewear x Hailey Bieber koleksiyonu sezonun en çok rağbet gören trendlerinden ilham alıyordu. Sonbahar ve Kış mevsimlerinin ışıltılı tonlarını ve yumuşak gölgelerini barındıran bu ikinci koleksiyon, en az ilki kadar ilgi ve beğeni ile karşılaştı. Sezonun tonlarını yansıtan ışıldayan opal renkler ve dikkat çekici açılar, bu koleksiyondaki birinci modele göz alıcı bir dokunuş yapıyordu. Yumuşak açılara sahip asetat model, Hailey Bieber’ın ikonik tarzını kum ve yeşil tonsürton camlara eşlik eden çerçeve renk seçenekleriyle yansıtıyordu. Rahat ve yenilikçi tasarıma eşlik eden metal rivetlerle öne çıkan ikinci model ise kahvaltılardan kokteyl etkinliklerine kadar her yerde güneş stiline eğlenceli bir yön vermek için tasarlanmıştı. Trendlere uygun toprak tonlarına eşlik eden Havana ve siyah camlar modelle mükemmel bir uyum sağlıyordu. Yıldızlarla dolu marka, portföyünü ve hayran kitlesini yeni ölçütler belirleyerek genişletmeye devam ediyor.

Vogue Eyewear 50. Yılını Kutluyor
Vogue Eyewear, 50. yıl kutlamalarını 1973’ten bu yana dünyayı görme biçimimizi şekillendiren herkese ithaf ediyor. Renkli, kapsayıcı ve yaratıcı marka, insanların trendleri modadan daha fazlasının bir ifadesi haline getirmesini kutluyor ve bunun kim olduğunuzla gurur duymakla ve stilinizi ifade edecek özgüvene sahip olmakla ilgili olduğuna inanıyor. Vogue olmanın ne anlama geldiğine dair eğlenceli ve interaktif ifadelerle dolu kampanya, markanın sürekli gelişen vizyonunu en çok satan Vogue Eyewear stillerinden oluşan bir 50. yıl kapsülü ile çerçeveliyor. Vogue Eyewear, favori rengi pembeyi 50. yıl kutlamalarında baş role yerleştiriyor. Vogue için kışkırtıcı ve cesur olan bu geniş spektrumlu renk, asilik ve kapsayıcılığın tamamlayıcı gerçekliğini, aidiyet duygusunu ve kimliğin gücünü kucaklıyor. Bu kucaklayışını logosuyla da oynayarak tamamlayan Vogue, yıldönümü kampanyası için özel olarak fütüristik yeni bir 3D metalik balon harfli logo hazırladı. Marka, 50. yıl kapsülündeki arşiv yıldızlarını çağdaş bir tavırla ve ambalajlarını sıcak pembe bir makyajla yeniledi. 70’lerin orijinal yıldızları ve cesur profil cazibesinin yanı sıra, 2000’lerin modaya uygun geometrileri ile göz alıcı retro şekillerini içeren 50. yıl kapsülü, Vogue Eyewear’ın her on yılını bir stille çerçeveliyor ve her birini bol miktarda kutlama pembesi ile yorumluyor.

Kaynak: Visionplusmag

Haziran 2023

Beta Optik

BETA OPTİK

Daima Öncü

“Kuruluşundan beri destek verdiğimiz, belki de birçok meslektaşımız gibi kurucusu olduğunu hissettiğimiz bir organizasyon, Silmo İstanbul. Başarı hikayesini Novax’ınkinden çok farklı görmüyoruz.”

Merhaba Murat Bey… Beta Optik olarak son derece gelişmiş ve büyük bir tesisiniz olduğunu biliyoruz. Üretim sürecinizden ve kapasitenizden bahsedebilir misiniz?
Biz, Beta Optik olarak ülkemize gözlük camı üretiminde FreeForm teknolojisini getiren öncü firmayız. O dönemde, dünyada yeni yeni kullanılmaya başlayan yazılımla gözlük camı üretme yönteminin Türkiye’deki ilk uygulayıcısıyız. Geride bıraktığımız yıllarda teknolojiye her geçen gün daha fazla yatırım yaparak, sektördeki tüm rakiplerimizden daha erken kalkış yapmamızın bize verdiği avantajı daha da büyüttük. Markamızı teknolojiyle birlikte anılır hale getirdik. Bilimin ışığında harcanmış büyük emeklerle donatılmış bu algı, Novax’ı sadece ülkemizde değil tüm dünyada tercih edilen bir gözlük camı markası haline getirdi. Artık, bizim kendimize ait bir üretim kültürümüz var. Kendi standartlarımızı oluşturduk. Tüm bunlar, bir yandan meslektaşlarımızın kalite açısından tüm beklentilerini karşılarken diğer yandan da fiyat bakımından da kabuliyet arz eden bir ürünün, iş ortaklarımızın ticarethanelerine ulaşmasını temin etti. Özellikle son yıllarda daha rahat gözlenebilir hale gelen ama dediğim gibi arkasında çok uzun yıllara dayanan emeklerin olduğu başarımızın özeti bu şekildedir.

Beta Optik bünyesindeki markaların tamamı ülkemizdeki tesisinizde mi üretiliyor? Yurtdışında da üretimini yaptığınız markalar bulunuyor mu? Portekiz’deki fabrikanızın da yüksek kapasitede üretim yapabildiğini biliyoruz. Avrupa’da böyle bir tesise sahip olmanızdaki sebepler ve neden Portekiz?
Bildiğiniz gibi, sektörümüzün marka algısı bakımından dünya lideri Zeiss firmasıyla Türkiye pazarı için bir münhasır üretici/dağıtıcı anlaşması yaptık. Şu anda ülkemiz için neredeyse Zeiss ürün portföyünün tamamına yakınını, İstanbul’daki tesislerimizde Zeiss’in dünya üzerindeki tüm üretim noktalarıyla aynı standartlarda ve kalite seviyesinde ve yine Zeiss prosesleriyle üretmekteyiz. Bu üretimin bütün sertifikalandırılmaları ve periyodik olarak incelenmesi yine Zeiss tarafından yapılmaktadır. Bu gereksinimleri gerçekleyebilmek ve bu standartlara hiçbir özel prosedür uygulamadan rahatlıkla uyabilmek, geçtiğimiz yıllarda üretim sahasında ne kadar doğru şeyler yaptığımızı görebilmek için bize çok büyük bir fırsat olmuştur. Bu vesileyle, zaten yıllardır meslektaşlarımızdan gördüğümüz teveccühün yanına Zeiss gibi bir dünya devinin de teveccühünü eklemek bizim için ayrı bir onur ve gurur vesilesi olmuştur. Zeiss ile yaptığımız bu iş birlikteliğimizin ilerleyen dönemde kapsamının genişleyerek ve daha da güçlenerek devam edeceğine inancımız tamdır. İstanbul’daki üretimimize ek olarak, 2014’te kurduğumuz Portekiz’deki firmamızda 2018 yılında üretim yapmaya başlamıştık. Şu günlerde ise bu üretim tesisimizin kapasitesini artırarak, lojistik merkezlerine daha yakın bir yere taşımaktayız. Sanırım iki ay içerisinde tüm kurulumlarımızı tamamlamış ve artırılmış kapasitemizle üretime başlamış oluruz. Porto’daki üretim ve yönetim binamız Beta Optik’in Avrupa Birliği bölgesinin tamamının merkez üssü olarak planlanmıştır. İstanbul’daki fabrikamızdan Avrupa Birliği ülkelerine ihracat işlemlerinde yaşadığımız sıkıntılar, rakiplerimize karşı bizi tercih noktasında dezavantajlı duruma düşürecek bazı şartlar, bizi Avrupa Birliği sınırları içinde bir ülkede üretim tesisi kurmak durumunda bırakmıştır. Bu yolla, yıllardır ajandamızda bulunan “Her kıtada bir fabrika ve dünya markası olma” projemizin de ikinci ayağını gerçekleştirmiş olduk. Portekiz’deki fabrikamızın altyapısını, kapasitesinin hiçbir ilave zaman ve yatırım ihtiyacı olmadan mevcut halinin 3 katına çıkartılabilecek şekilde hazırladık. Önümüzdeki 2 yıl içerisinde zaten mevcutta olan Avrupa Birliği ihracatımızı, 28 Avrupa Birliği ülkesinin tamamına yayarak daha da büyütmeyi hedefliyoruz. Neden Portekiz sorusunun ise iki cevabı var. İlki, Doğu Avrupa ülkelerini saymazsak, Portekiz Avrupa Birliği sınırları içerisinde olup hali hazırda gelişmekte olan tek ülke ekonomisi. Bu yüzden yatırımcıların cazibe merkezi haline gelmiş bir pazar. İş gücü maliyeti diğer Avrupa ülkelerine göre daha düşük ve her şeyden önemlisi ülke yatırım almaya gönüllü. İkinci olarak ise Portekiz hem Avrupa Birliği’nin bir üyesi, hem de Latin Amerika’ya açılan çok önemli bir kapı. Bu özelliğiyle, Novax gibi dünyanın dört bir yanına ihracat yapan bir firmanın tercih sebebi olması çok doğaldır. Bu sebeple Avrupa’da fabrika kurarken Portekiz’i tercih etmemizin önemli nedenlerinden biri olmuştur.

20 yıldır uluslararası fuarlara katılarak ülkemizi ideal bir şekilde temsil ediyorsunuz. İhracat faaliyetleriniz hakkında bilgi verebilir misiniz? Toplam kaç ülkeye ihracat yapıyorsunuz?
Ben, şahsen fuarlara çok inanan birisiyim. Sizlerin de takip ettiği gibi kuruluşumuzdan bu yana neredeyse dünyanın tamamındaki optik fuarlarına katılım gösterdik. Senede 14 fuara katıldığımız yıllar oldu. Daha sonra hepsinin faydalarını ölçümleyerek, bu sayıyı altından kalkılabilir düzeye indirdik elbette. İçinde bulunduğumuz yıllarda sayıları 4-5’i geçmeyen, sektörün imza fuarları diyebileceğimiz organizasyonların tamamında Novax standlarını görebilirsiniz. Stand demişken, yıllardır sürdürdüğümüz ve hiç taviz vermediğimiz, fuar standlarımızın konsept, donanım ve tasarımlarının altını çizmeden geçemeyeceğim. 20 senedir, dünyanın neresinde düzenlendiğine bakmaksızın tüm fuarlara aynı konseptle katılım gösterdik. Bunun için çok ciddi bedeller ödedik ama günün sonunda, kalitesiyle gurur duyduğumuz ürünümüzün yanına bir de kuvvetli bir marka algısı eklemeyi başardık. İlk yıllar biraz zordu. Fuarlara katılım göstermemize rağmen istediğimiz adetlerde ihracat yapamıyorduk, ama bu zinciri dördüncü seneden sonra kırdık diyebilirim. Kaliteli bir ürünü makul fiyatla pazara sunduk ve bıkmadan usanmadan markamızı fuarlarda temsil ettik. 20 sene önce başlayan mücadelemizin bugün geldiğimiz noktasında, Novax camlarının ihraç edildiği 58 ülke var. Bu ülkeler arasında Amerika, Kanada, Fransa gibi optik sektöründe yüksek öneme haiz ülkeler olduğu gibi, 2 yıl önce ihracat projesini başlattığımız birçok Ortadoğu ve Afrika ülkesi de var. 2023 yılının ikinci yarısında Portekiz’deki genişletilmiş üretim tesisimizin devreye girmesi ve İstanbul’daki üretim hattımızın kapasitesini iki katına çıkaracağımızı hesaba katarsak, ihracat yaptığımız ülke sayısını bu senenin sonunda 100’ün üzerine çıkarmayı hedefliyoruz.

Türk markalarının çeşitli dünya ülkelerine distribütörlüklerinin olması tüm sektörü güçlendiriyor hem de gururlandırıyor. Novax markası bu konuda sektöre öncülük etti diyebiliriz. Hangi ülkelerde distribütörlüğünüz var?
Yukarıda belirttiğim gibi, şu anda ihracat yaptığımız ülke sayısı 58. Ama bu sayı çok dinamik. Her geçen gün artıyor. İnanın ülke isimlerini saydığımız günler bizim için çok gerilerde kaldı. Burada söylemek istediğim en önemli şey şu; biz eskiden tabiri caizse ülke ülke, kapı kapı dolaşıp müşteri arıyorduk. Şu anda Novax, farklı vesilelerle kendisine ulaşılan ve çalışılmak istenen bir marka haline gelmiştir. Hatta bazı ülkelerde birkaç firmanın Novax distribütörü olabilmek için mücadele ettiklerine şahit oluyoruz. Bazı ülkelerde birkaç opsiyondan birini seçmek durumunda kalıyoruz. İşte bizim kat ettiğimiz mesafe bu. İşte asıl üzerinde konuşmamız gereken şey bu. Elbette, yıllar önce tek Türk firması olarak katıldığımız fuarla, şimdi diğer meslektaşlarımızla katılıyor olmak, sizin de sorunuzda altını çizdiğiniz gibi, onlara öncülük etmiş olmak, bunun başarılabilir bir şey olduğu göstermek suretiyle onları cesaretlendirmiş olmak bizim en büyük gurur kaynağıdır. Dileriz Novax önümüzdeki süreçte, penetrasyonunu daha artırarak, diğer kıtalarda kuracağı yeni üretim tesisleriyle, sadece meslektaşlarımızın değil tüm Türkiye’nin gurur duyacağı bir dünya markası haline gelecektir.

Dünyanın en tanınmış cam markalarından Zeiss ile 2022 yılında iş birliği içerisine girdiniz. Bu iş birliği sürecinizden ve bundan sonraki dönemde Zeiss ile sunacağınız hizmetlerden bahsedebilir misiniz?
Öncelikle meslektaşlarımızdan ve tüm takipçilerimizden, Zeiss ile olan iş ortaklığımızı sıradan bir münhasır üretici ya da distribütörlük anlaşması olarak görmemelerini rica ediyorum. Zira bizim aramızdaki ilişkinin kapsamı çok daha farklı. Burada bir hedef birliği, burada bir ülkü birliği var. Finansal büyüklüklerinden bağımsız olarak, kaliteyi ve başarıyı kendisine şiar edinmiş iki firmanın başarı odaklı ve uzun süreçli bir projesidir bu. Beta Optik, Zeiss’e ait birçok ürünü, Zeiss’in kendisine ait üretim tesisleri dışında, dünyada üreten “ilk” üçüncü parti olmuştur. Bu, Zeiss’in hem bu projeye gösterdiği önemi hem de Beta Optik’in üretim kabiliyetine gösterdiği güveni açıkça ortaya koymaktadır. İleriye matuf, Zeiss tarafındaki ürün sayımızı süratle artırırken, Zeiss markasını ülkemizde hak ettiği yere taşımamıza yardım edecek çok farklı satış ve pazarlama faaliyetini hayata geçireceğiz. Bizim anlık ve sansasyonel başarılar yerine, altı doldurulmuş ve bir emek üzerine inşa edilmiş uzun soluklu ve kalıcı başarıları hassas ve titiz bir şekilde planladığımızı bilen meslektaşlarımız ne demek istediğimizi çok daha iyi anlayacaktır.

İlk günden itibaren katılımcısı olduğunuz Silmo İstanbul Optik Fuarı’nın on yıllık sürecini nasıl değerlendirirsiniz?
Benim için 4 your eyes ve Silmo İstanbul ayrılmaz parçalar. Hepsinin altında sizin çok uzun yıllara varan emekleriniz var. Çok doğru yapılmış işler var. Destek var, dayanışma var, çok kaliteli insan ilişkileri yönetimi var. Silmo fuarcılıkta bir dünya markası. Belki de Silmo ismi, sizin sektör tecrübenizi tamamlayan bir argüman oldu. Kuruluşundan beri destek verdiğimiz, belki de birçok meslektaşımız gibi kurucusu olduğunu hissettiğimiz bir organizasyon, Silmo İstanbul. Ne ara doğdu? Ne ara konuştu? Ne ara yürüdü? Anlayamadık doğrusu. Ama anladığımız bir şey var ki, eğer doğru işler yapıyor ve sektörünüzle alakalı dünyayı iyi takip ediyorsanız, bunların ışığında yürüyor ve çalışıyorsanız ortaya çok güzel sonuçlar çıkıyor. O yüzden sizin başarı hikayenizi de Novax’ınkinden çok farklı görmüyoruz biz. Elinize, emeğinize, yüreğinize sağlık. Novax’ın büyümesinde göz ardı edilemeyecek bir desteği vardır, Silmo İstanbul’un. Bu açıdan da Silmo İstanbul’a teşekkürü bir borç biliriz.

Dergimize verdiğiniz bu değerli röportaj için çok teşekkür ederiz. Son olarak, “4 your eyes’ın” dijital yayına evrilmesiyle ilgili görüşünüzü öğrenebilir miyiz?
Dijital 4 your eyes’a gelince; neredeyse her şeyin dijital platformlara evrildiği günümüzde, çok iyi bir karar olmuş. Hem ulaşımı daha kolay hem de incelemesi. Dijital versiyonunu incelerken, basılı dergi zamanında okumadığım birçok kısmı okuduğumu fark ettim. 4 your eyes’a bundan sonraki yayın hayatında başarılar dileriz.

Mayıs 2023

You Mawo

YOU MAWO

Teknoloji Öncüsü

“Son teknoloji ile asla tatmin olmuyoruz. Bizi gelişmeye ve
daha da optimize olmaya iten motivasyon budur.”

You Mawo, gözlük sektöründe 3D baskının öncülerinden biri. Güney Almanya merkezli olarak 2016 yılında kurulan marka, hazırladığı koleksiyonlarıyla sadece kullanıcıları tarafından sevilmiyor, gözlükçüler tarafından da büyük saygı görüyor. ‘Made in Germany’ etiketini gururla taşıyan You Mawo’nun Kurucu Ortağı Sebastian Zenetti ile markanın kuruluşu, kullandığı teknolojiler ve üretim süreçleri hakkında yapılan röportajı beğenilerinize sunuyoruz.

Merhaba Sebastian. You Mawo’yu kurmaya nasıl karar verdiniz? Temel motivasyonunuz neydi?
Başlangıçta, halihazırda piyasada bulunan tüm iyi markalarla rekabet edecek başka bir gözlük markası çıkarmayı planlamamıştık. Arkadaş çevremde, sadece hobi olarak birçok yeni teknoloji keşfediyorduk. Seyahatlerimizde, insanların farklı kültürlerde yaşamalarından dolayı son derece çeşitlilik göstermelerine rağmen sadece kitlesel pazar ürünlerini tükettiklerini fark ettik. Bu bizim ilham kaynağımız oldu. Birkaç yıl sonra, tüketiciler ve gözlükçüler için gerçek değer yaratacak benzersiz ve sürdürülebilir bir konsept sunmak amacıyla yeni teknolojileri kullanabileceğimiz You Mawo’yu kurmaya karar verdik. Bu bizim, ekibimiz, müşterilerimiz ve ortaklarımız için inişli çıkışlı olan inanılmaz bir yolculuğun başlamasını sağladı.

Markanız tamamen 3D baskılı gözlükler üretiyor. Bunun nedeni nedir? 3D baskının en önemli faydaları nelerdir?
Sadece 3D baskı odaklı olduğumuzu söyleyemem. 3D baskı veya ekli üretim (additive manufacturing) sadece bir araçtır. Şu anda Powder Bed Fusion (Toz Yatağı Füzyonu) adı verilen bir 3D baskı teknolojisi kullanıyoruz çünkü, bunun sürdürülebilir bir şekilde hafif, dayanıklı ve özelleştirilmiş ürünler oluşturmada mevcut olan en iyi teknoloji olduğunu düşünüyoruz. Daha fazla veya farklı avantajlara sahip başka bir teknoloji ortaya çıkarsa, onu kullanacağız. Genellikle bir teknoloji şirketi olarak görülüyoruz, ancak bizim için teknoloji sadece amaca ulaşmak için bir araç. Bizim asıl odak noktamız kullanıcılarımızdır.

Ekli üretim teknolojisi tam olarak nedir ve neden tercih ediyorsunuz?
Ekli üretim çoğu çağdaş üretim teknolojisinin aksine, malzemelerin birbiri üzerine eklendiği bir üretim teknolojisi olarak anlaşılmalıdır. Bu yaklaşım kaynak ve enerji açısından çok daha verimlidir. Elbette birçok farklı türde ekli üretim teknolojisi de bulunmaktadır. Biz, az önce de belirttiğim gibi çok ince bir poliamid tozunun lazer kullanılarak eritilmesini ve ardından katmanlar halinde uygulanmasını içeren Toz Yatağı Füzyon teknolojisini kullanıyoruz. Bizim sistemimiz için yüz adet aynı gözlük mü yoksa yüz adet tamamen benzersiz gözlük mü yaptığınızın hiçbir önemi yok. Bu da talep üzerine üretime ve özel parçalar yapmaya odaklanmanızı sağlıyor. Ayrıca kalan tozun çoğunu geri dönüştürebiliyoruz, bu da geleneksel üretim süreçlerinden çok daha az atık ürettiğimiz anlamına geliyor.

3D baskılı gözlüklerin temel özellikleri nelerdir?
Geleneksel asetat gözlüklerden yüzde otuz daha hafif ve asetat üretiminin bıraktığı karbon ayak izinin sadece üçte biri ile hem daha dayanıklı hem daha çevre dostu. Bu yöntem ile gözlük yapmak sürdürülebilirlik için ideal bir yol.

Gözlük tasarımlarınız daha temel bir tasarıma sahip prototip çerçevelere dayanıyor. Bu tam olarak ne anlama geliyor?
Tasarım süreci, tahmin edeceğiniz gibi kalem ve kağıtla başlar. İki tasarımcımız temel tasarımı oluşturuyor ve bu tasarım daha sonra kendi özel yazılımımızı kullanarak parametrelendirilmiş bir 3D tasarıma dönüştürülüyor. Daha sonra bu tasarımı hedef pazarımızın taramalarına yerleştirerek deneyebiliyor ve ardından optimize edebiliyoruz. Bundan sonra, ilk birkaç modeli gerçekten bastığımız prototiplemeye başlıyoruz. Tasarımcılarımızın deneyimi ve yazılımımızı kullanarak yaptığımız optimizasyon sayesinde, bu adımdaki sonuç genellikle nihai ürüne çok yakındır. Sonunda, yazılım departmanımız bir kez daha üzerinden geçiyor ve hedef pazarımız için verilerimize dayanarak ortalama bir yüz şekli hesaplıyor ve bunu daha sonra tasarımın ince ayarını yapmak için kullanıyoruz.

Tüm bu aşamalardan sonra gözlükleriniz daha da özelleştirilebiliyor mu?
Çoğu zaman gözlükler standart formlarında zaten yüze oldukça iyi oturacaktır. Müşterinin yüz şekli ortalamanın biraz dışındaysa veya müşteri gerçekten mükemmel boyutta bir gözlük istiyorsa, gözlükçü bir iPad kullanarak müşterinin yüzünü tarayabilir. Bu sayede tasarımı müşterinin yüzüne tam olarak uyacak şekilde ayarlayabiliyoruz.

Üretimi Almanya’da sürdürmek sizin için neden önemli?
You Mawo’yu 2016 yılında Konstanz’da kurduk ve merkezimiz hala orada. Genel olarak bakıldığında Almanya’nın katı talepleri olduğunu iddia edebilirsiniz, ancak bunu gerçekten bir engel olarak görmüyoruz. Aksine, daha yüksek standartları zorlamak ve sağlam bir kalite standardı oluşturmak için bir fırsat olarak görüyoruz.

Almanya’da üretim yapmanın size rekabet avantajı sağladığını söyleyebilir miyiz?
‘Made in Germany’ uluslararası pek çok pazarda insanlar için çok şey ifade ediyor. Made in Germany etiketini taşımaktan keyif alıyoruz ve bu etiketin itibarını şekillendirmede aktif olarak rol aldığımız için gurur duyuyoruz.

İhtiyaca dayalı, yerel bir üretim konseptiniz var. Bu konuda neler söylemek istersiniz?
Geleneksel üretim teknolojileri neredeyse her zaman seri üretim için tasarlanmıştır. Gözlüklerin üç ila on iki ay veya daha uzun bir teslim süresiyle çok sayıda üretilmesi gerekiyor. Optik sektöründe yüzde otuz aşırı üretim söz konusu; üretilen her üç gözlükten biri asla satılmıyor. Bizim için üretim döngülerimizde bireysel modellerin sayısı önemli değil. Talep üzerine üretim yapabiliyor, yeni trendlere hızla tepki verebiliyoruz. Hatta bölgesel ihtiyaçlara ve özelliklere bu sayede rahatlıkla uyum sağlayabiliyoruz. Bu da aşırı üretim riskinden kaçınmamızı sağlarken fiyatlandırma konusunda bize yardımcı oluyor.

Yerel üretim konseptinizi daha da genişletmeyi ve merkezi olmayan üretimi hedefliyorsunuz. Sebeplerini öğrenebilir miyiz?
Gözlük pazarı, merkezi üretimle moda endüstrisi gibi organize edilmiştir. Burada üretimin Almanya’da, İtalya’da ya da Çin’de olması hiç önemli değil. Ürün tek bir yerde üretiliyor veya monte ediliyor ve daha sonra merkezi bir yere gönderiliyor. Oradan da dünyanın her yerindeki gözlükçülere dağıtılıyor. Biz ise bunu değiştiriyoruz. Pazar yeterince büyük olur olmaz yerel bir üretim merkezi kuracağız ve o pazarda, o pazar için üretim yapacağız. Bu, kalite standartlarımızı garantilerken tedarik zincirlerini kısa tutmamızı sağlayacak. Bu sebeple ürün geliştirmenin yanı sıra veri egemenliğini de Almanya’da tutuyoruz. Sonuç olarak, burada sahip olduğumuz katı veri koruma kurallarını da uygulamış oluyoruz. Her şey buradan vergilendiriliyor ve izleniyor.

Halihazırda %100 karbon nötr durumdasınız. Sürdürülebilirliği daha da artırmayı düşünüyor musunuz?
Evet, elbette düşünüyoruz. Her işletme sürdürülebilirliği kendi Dna’sının derinliklerine yerleştirmeli ve bu konuda her zaman daha iyi olmanın yollarını düşünmelidir. Örneğin 2021’den beri biz de “plastik pozitif” olduk. Plastik kullanmaktan mümkün olduğunca kaçınmakla kalmıyor, aynı zamanda okyanuslardan daha fazla miktarda plastik çıkarıyoruz. Bu da bizi sadece karbon nötr değil, karbon negatif yapıyor. Temel olarak, son teknoloji ile asla tatmin olmuyoruz. Bizi gelişmeye ve daha da optimize olmaya iten motivasyon budur.

Piyasaya sunduğunuz koleksiyonlarınızın genel özelliklerinden bahsedebilir misiniz? Yeni seriniz tasarım açısından diğerleri ile ortak noktalara sahip mi
You Mawo olarak çeşitlilik gösteren kullanıcı tiplerine ve tarzlara yönelik sunduğumuz dört temel koleksiyonumuz var. Bold Koleksiyonu daha cesur ve kalın çizgileri seven karakterler için hazırlandı. Fineline Koleksiyonu ise çok yönlü bir seri. Poliamidden yapılan ön yüzler, camlar olmadan yaklaşık bir kağıt parçası ağırlığındadır; bunun için kendi patentli menteşemizi geliştirdik. Design Lab yeni ve yaratıcı fikirler için geliştirdiğimiz bir havuz gibidir ve genç nesil için Young Mawo Koleksiyonumuz var. Yeni sunduğumuz güneş gözlüğü koleksiyonumuz ise bu dört temel serinin tasarımsal izlerini taşıyor olsa da kendine özgü bir ruha sahip ve kesinlikle pazardaki iddiamızı yansıtıyor.

Yıllar içinde koleksiyonlarınızdan çıkardığınız modeller oldu mu?
Kural olarak, koleksiyonları kompakt tutmak için tasarımların aşamalı olarak kaldırılmasına izin veriyoruz. Bununla birlikte tüm verileri saklıyoruz. Bu sayede bir müşteri beş yıl sonra geri gelirse, modelini sorunsuz bir şekilde yeniden üretebiliriz. Aynı renkler konusunda ise herhangi bir garanti veremesek de bu çok kötü bir şey değil. Sadece en sevdiğiniz modeli yeni bir tonda alacağınız anlamına geliyor.

Kaynak: Favrspecs

Mayıs 2023