Tüm Hastalar Görmeye Başladı

İsveçli bilim insanları görme kaybına neden olan “kornea sivrileşmesi” rahatsızlığına alternatif bir tedavi bulduklarını açıkladı.

Kornea sivrileşmesi için deneysel tedavi! İsveçli bilim insanları, görme kaybına yol açan kornea sivrileşmesi hastalığının tedavisi için devrim niteliğinde bir yöntem geliştirdiklerini açıkladı. Normalde kornea implantı ile çare aranan hastalık, hayvanlardan elde edilen bir protein sayesinde tedavi edilebilecek. Araştırma ekibi kornea sivrileşmesini yani tıbbi adıyla Keratokonusu domuz derisinden üretilen maddeyle tedavi ettiklerini açıkladılar. Yeni sistemle domuz derisinden alınan kolajen, özel bir jel haline getiriliyor. Bu jel kullanılarak 3 boyutlu yazıcılarla üretilen implant, hastaların gözüne yerleştiriliyor. Bu sayede incelen korneanın yırtılması önleniyor. Bilim insanları geliştirilen özel maddenin bağışıklık sistemini tetiklemediğini vurguluyor.

Tüm Hastalar Yeniden Görmeye Başladı
Araştırmacılar “Normal tedavide bağışçıdan alınan kornea kullanılıyor ancak her zaman vücudun reddetme riski vardı. Artık gıda endüstrisinin normalde çöpe attığı bir maddeyi kullanarak tedaviyi mümkün kılıyoruz. Böylelikle tedavi sayesinde tüm hastalar yeniden görebiliyorlar” diye konuştu. Uygulama yapılırken implantı kullanan tüm hastaların yeniden görmeye seviyeleri ve iyileşmeleri aynı hızda olamayabiliyor. Tedavi bazı hastalarda daha başarılı ve hızlı sonuç verirken bazılarının tedavisi daha yavaş ilerleyebiliyor. Ancak tedavi gören tüm hastalar zaman içinde eskisinden çok daha iyi görmeye başlıyor. Sık görülen kornea incelmesi, genelde ergenlik yaşlarında başlıyor. Gözün saydam tabakası olan korneanın sivrileşmesiyle oluşan hastalık görme kaybına yol açabiliyor. İsveç’te geliştirilen tedavinin 3-4 yıl içinde tüm dünyada geniş çapta uygulanmaya başlanması bekleniyor.

Temmuz 2023

Kuru Göze Çare: Işık Maskesi

Kuru göz hastalıkları artık kısa süreli yoğunlaştırılmış ışık atışları uygulanıp sonrasında 10-15 dakida süren ışık maskereri ile tedavi edilebiliyor.

Dünyada olduğu gibi Türkiye’de de pek çok insanı etkileyen kuru göz hastalıklarının tedavisinde, suni gözyaşı gibi klasik yöntemlerin dışında yeni bir yöntem devreye girdi. Göz Hastalıkları uzmanı Op. Dr. Umut Altuner, bu yeni yöntem IPL (intens pulse light) tedavisi ile ışığın ısı ve antioksidan etkisinden yararlanıldığını belirtti. 15 dakika boyunca göze Işık Maskesi yapıldığını ve gözün kendi gözyaşı üretim sisteminin daha düzgün çalışmasının sağlandığını bildiren Altuner şunları söyledi: “Bazı göz, kapak ve immünolojik hastalıklar, gözyaşının yapısını bozarak, kuru göz hastalığının oluşmasına sebep oluyor. Ayrıca kapalı ofis ortamları ve ekrana uzun süre bakmak, gözyaşının buharlaşmasını artırarak, gözyaşının bozulmasına katkı yapıyor. Kurugöz hastalığı gözde yanma, batma, ışık hassasiyeti, yorgunluk hissi, ekranlı araç kullanımında konforsuzluk gibi rahatsız edici birçok şikâyet ile kendisini gösterebiliyor.”

Gözyaşı Üretimi Düzeliyor
Hastalığın şiddeti ve sebebine göre tedavi seçeneklerinin değişebildiğini söyleyen Op. Dr. Altuner yeni tedavi hakkında “IPL ve maske tedavisi ise kronik blefarit hastalarında ve bunun sebep olduğu kurugöz hastalarının tedavisinde kullanılan yeni bir tedavi seçeneği olarak öne çıkıyor. Bu tedavide ışığın ısı etkisi ve antioksidan etkisinden faydalanılıyor. Isı etkisi ile yağ bezlerinin kanalları açılıp, akışkanlığı artırılırken gözyaşının en önemli tabakası olan yağlı tabaka tekrar oluşturulmuş oluyor. Böylelikle gözün kendi Gözyaşı Üretim sisteminin daha düzgün çalışması sağlanıyor. Göz çevresine ve kapaklara, ardışık 5 noktaya kısa süreli yoğunlaştırılmış ışık atışları uygulanıyor. Bu sırada göz özel gözlükler ile korunuyor. Sonrasında 10-15 dakika süren ışık maskeleri ile tedaviye devam ediliyor” dedi.

Temmuz 2023

Kortizonlu Damlalar Katarakta Zemin Hazırlayabilir

Özellikle yaşla birlikte ortaya çıktığı düşünülen kataraktın oluşumuna zemin hazırlayan nedenlerden biri de kortizon içerikli damlaların kontrolsüz kullanımı.

Göz Hastalıkları Uzmanı Doç. Dr. Esra Ayhan Tuzcu, özellikle romatizmal hastalığı olan veya alerji nedeniyle sistemik kortizon kullanan kişilerin katarakta dikkat etmesi gerektiğini söyledi. Doç. Dr. Esra Ayhan Tuzcu, bu hastalarda erken yaşlarda kataraktın gelişebileceği riskine karşı uyarılarda bulundu. Doç. Dr. Esra Ayhan Tuzcu, “Normalde şeffaf olan doğal göz merceğinin şeffaflığını yitirerek opak-beyazımsı bir görünüm almasına katarakt denir. Lens bulanıklaşıp opaklaştığında, retinaya ulaşan görüntü bulanıklaşır ve görme etkilenir. Katarakt tedavi edilebilir görme kaybının en önemli sebeplerinden biridir. Katarakta bağlı şikayetler yavaş gelişir ve ağrısızdır. Sıklıkla ilk olarak rutin göz muayenesi sırasında teşhis edilir. Kataraktın en sık bulguları ağrısız bulanık görme, ışıktan rahatsızlık ve renklerin soluk ya da sarı görülmesidir. Yaşa bağlı kataraktların çoğunda hastalığın ilerlemesi yıllar sürebilir. Kişilerde kataraktın nasıl bir hızla ilerleyeceğini önceden kestirmek mümkün değildir” açıklamasında bulundu.
Hastaların Yüzde 90’ı 60 Yaşın Üzerinde
Hastalığın genç ve şeker hastalarında hızlı ilerleyebileceğine dikkati çeken Doç. Dr.Esra Ayhan Tuzcu, normal şartlarda hastalığın yavaş ilerlediğini söyledi. Keskin görmede azalma, renkleri daha cansız görme gibi sorunlar yaşayan katarakt hastalarının, dünyayı soluk ve bulanık gördüğünü aktardı. Doç. Dr. Tuzcu, bilgilendirmelerine şu ifadelerle devam etti: “Gençlerde ve şeker hastalarında kataraktın ilerleme süreci kısa sürebilir. Şeker hastalığında kataraktın ilerlemesi kan şekeri ile bağlantılıdır. Kan şekeri düzensiz hastalarda daha hızlı katarakt gelişimi olmaktadır. Gençlerde kataraktın en sık nedeni göze alınan travmalardır. Travma sonrası katarakt genelde hızlı bir şekilde ilerler. Katarakt genellikle bir yaşlılık hastalığıdır. Hastaların yüzde 90’ı 60 yaşın üzerindedir.  Ancak katarakt her yaş grubunda görülebilir. Örneğin yeni doğan bebeklerde doğuştan katarakt adı verilen bir katarakt türü görülebildiği gibi çocuklarda, gençlerde ve orta yaşlılarda da katarakta rastlanabilir. 50 yaşın altındaki kişilerde görülen kataraktlarda altta yatan bir sebep aranmalıdır. Bu tür kataraktlar kalıtsal olabileceği gibi şeker hastalığı gibi metabolik bozukluklar, travma, geçirilmiş göz ameliyatı ya da göz içi enjeksiyonu, radyasyona maruz kalma, korumasız olarak uzun süre güneş ışığı altında bulunma veya kortizon ve benzeri ilaç kullanımı ile ilişkili olabilir.”
İlaçla Tedavi Yok, Çözüm Cerrahi Yöntemler
Kataraktı iyileştiren veya önleyen hiçbir ilaç veya diyet yoktur. D vitamini kullanımını kataraktı engellememektedir. Ultraviyole ışınlarına karşı koruyucu olması açısından güneş gözlüğü kullanmak kataraktın gelişimini yavaşlatabilir. Katarakt tedavisinin tek yöntemi cerrahi müdahaledir. Kornea, retina ya da optik sinir problemi olmayan hastalarda yüzde 95’in üzerinde katarakt cerrahisi ile görme artışı sağlanır. Katarakt belirtileri hastayı rahatsız etmediği durumlarda ve görme düzeyleri makul seviyelerdeyken müdahale gerekmeyebilir veya bir süre beklenebilir. Katarakt cerrahisi günübirlik cerrahi girişimi olup hastalar çoğu zaman aynı gün taburcu olabilmekte ve kısa sürede günlük aktivitelerine dönebilmektedirler. Hastalar ameliyattan sonra azalan dozlarda 1 ay boyunca damlalar kullanır. Ameliyat sonrasında 1 hafta boyunca göze su değdirmemeli, ameliyatlı göze bastırarak ovalamamalı ve o gözün üstüne yatılmamalı. Ameliyat sonrasında 1 ay boyunca havuz ve denize girilmemeli. Hastaya rutinde kullandığımız monofokal denen tek odaklı mercek kullandığımızda ameliyattan sonra yakın görme için gözlüğe ihtiyaç duyar.

Haziran 2023

Spor Yaparken Takılan Koruyucu Gözlükler

Koruyucu gözlükler spor yapan kişilerin gözlerini korumak ve performanslarını artırmak için tasarlanmış özel bir gözlük türüdür. Göz koruma, kontrast artırma, parlama önleme, rahatlık ve net görüş sağlama gibi faydaları vardır.

Yakın zaman öncesine kadar koruyucu gözlükler sadece sporcular tarafından kullanılıyordu. Bugün ise sporcu gözlükleri ister profesyonel ister amatör sporcular tarafından olsun, turnuvalarda, elinde top, veya raket tutan hemen hemen herkeste görülebilir. Ülkemizde her yıl pek çok göz yaralanması izleniyor. Bu yaralanmaların bir bölümü spor kazalarında meydana geliyor. Spor kazaları top çarpması şeklinde gerçekleşebildiği gibi; yakın temas içeren futbol, basketbol gibi sporlarda göze parmak, dirsek çarpması şeklinde de gerçekleşebiliyor. Yüzme sırasında bile çarpışmalara bağlı göz yaralanmaları meydana gelebiliyor.
Spor yaparken kullanılan koruyucu gözlükler sayesinde, gözlerinizi dış etkenlerden koruyarak ve performansınızı da artırabilirsiniz. Korucu gözlüklerin faydaları arasında göz koruma, kontrast arttırma, parlama önleme, rahatlık ve net görüş sağlama yer almaktadır. Spor gözlükleri, gözlerinizi güneş ışınlarından, rüzgardan, tozdan ve diğer zararlı maddelerden korur. Aynı zamanda kontrastı artırarak daha net ve keskin bir görüntü sunar. Bu, sporcuların hedeflerini daha iyi görmelerine ve daha doğru bir şekilde hareket etmelerine yardımcı olur. Spor gözlükleri, parlama önleyici kaplamalarla donatılmıştır. Bu durum ise sporcuların parlak güneş ışığı altında hareket ederken bile mümkün olduğunca net bir görüşe sahip olmasını sağlar. Hafif ve esnek malzemelerden yapılmış spor gözlükleri sporcuların uzun süre kullanmalarına olanak tanır. Sporcuların performansını artırmak için tasarlandıklarından yüksek konfor ve daha net görüş imkanı sunarlar.
Özellikle açık hava sporları yaparken güneşin zararlı UV ışınlarına maruz kalmamak için spor gözlükleri yaygın kullanıma sahiptir. Ayrıca bazı sporlar için özel tasarlanmış gözlükler de bulunur. Örneğin yüzme, dalış ve kayak gibi sporlar için su geçirmez ve buharlanmayı önleyen gözlükler tercih edilirken, bisiklet, koşu ve tenis gibi sporlar için ise hafif ve esnek çerçeveli gözlükler tercih edilir.
Basketbol, bisiklet, ralli, golf, motor sporları, koşma, tenis ve kış sporlarında gözlük kullanımı öneriliyor. Spor yaparken kullanılan gözlükler, çeşitli amaçlarla kullanılıyor:

  • Açık hava sporlarında güneşten korunma ve konfor
  • Topu daha net görebilme
  • Göz yaralanmalarından korunma

Koruyucu spor gözlüklerinde, gözlük camı olarak “polikarbonat cam” kullanılıyor. Polikarbonat cam çarpmaya dirençli bir malzemedir, ayrıca çizilmeye karşı kaplama ve ultraviyole filtresi içeriyor. Çerçeve stili spor tipine göre değişiklik gösteriyor ama çerçeve malzemesi olarak normalden daha dayanıklı malzemeler seçiliyor.

Haziran 2023

Şiş Gözlerle Uyanıyorsanız Dikkat!

Uyku anında vücutta en fazla göz kapaklarında ödem birikimi oluşabilir. Uyandığımızda ise gözlerimizde şişlik hissedebiliriz. Günün ilerleyen saatlerinde azalan bu şişlik gibi şikayetler gizli kalp hastalığının belirtisi olabilir

Gözlerimizdeki çoğu belirti vücudumuzdaki diğer hastalıklar hakkında bizlere işaretler vermektedir. Diyabet, hipertansiyon, kalp rahatsızlıkları gibi hastalıkların teşhisinde geç kalınması hastalığın ilerlemesine neden olduğundan dolayı zamanın müdahale edilmese gözlerimizde kalıcı tahribatlar oluşturabilir. Bu durum görmenin azalmasına ve hatta kalıcı görme kayıpları ile sonuçlanabilmektedir. Diyabetten hipertansiyona, damar değişikliklerinden pıhtı atımına kadar birçok hastalığın önüne geçmek için erken teşhisin önemini unutmamamız gerekiyor.

 Gizli Kalp Hastalığının Habercisi Olabilir
Gözlerdeki sabah şişkinliğini kalp hastalığın bir belirtisi olabilir. Uyku anımızda başımız kalp hizasına gelmektedir. Uyku anında vücutta en fazla göz kapaklarında ödem birikimi oluşabilir. Uyandığımızda ise gözlerimizde şişlik hissedebiliriz. Günün ilerleyen saatlerinde azalan bu şişlik gibi şikayetler gizli kalp hastalığının uyarıları olabilir.

 Diyabet Göz Muayenesi Sırasında Teşhis Edilebilir
Gözlerde önemli ve kalıcı hasara neden olabilen diyabet göz dibi muayenesi ile erken teşhis edilebiliyor. Diyabet ve hipertansiyona bağlı olarak meydana gelen küçük damar tıkanıkları, çift görme gibi şikayetlere de neden olabiliyor. Kalp hastalıklarının en temel nedeni damar sertliği gelişimidir. Bu damar sertliği vücudumuzdaki bütün damarlarda gerçekleşebilir. Göz damarlarında gelişen sertlik veya göz damarlarında pıhtı oluşumu geçici görme bozukluklarına neden olabilmektedir. Kalp ritminde bozukluklar da göz damarlarına pıhtı atılması gibi sonuçlar doğurabilmektedir. Geçici görme kaybı yaşayan kişilerin kalp ve damar hastalıkları ile kalp ritim bozukluğu riski sebebiyle kontrolden geçmeleri önerilmektedir. Özellikle doğuştan gelen kolesterol yüksekliklerinde gözde iris etrafında beyazımsı halka oluşumu görülebilir. Bu gruptaki kişilerin kalp krizi riski açısından kolesterol düzeylerini takip ettirerek kalp sağlığı açısından uzman doktor takibinde olması önem taşır.

Haziran 2023

Çocuklar için Ortokeratoloji

Ortokeratoloji çocuklarda miyopinin (uzağı net görememe) ilerlemesini yavaşlatma tedavisi olarak da uygulanıyor.

Ortokeratoloji tedavisinde lenslerin kornea merkezini düzleştirmesi, ışığın göze girerken kırılma şeklini değiştirmesi ve retina tabakasına ulaşması hedefleniyor. Tedavinin başarılı bir şekilde sürdürülebilmesi için lenslerin düzenli olarak kullanılması gerektiğini vurgulayan Göz Hastalıkları Uzmanı Op. Dr. Yusuf Avni Yılmaz, “Çoğu ortokeratoloji lensi korneayı düzleştirmek için gece boyunca takılır, ardından gün içinde çıkarılır. Bu gece lensleri, korneayı yeniden şekillendirmeye yetecek kadar sağlam olmasıyla birlikte gözün sağlıklı kalması için oksijenin geçmesine izin veren sert, gaz geçirgen lenslerdir. Gece lens takma bırakılırsa, gözler belli bir zaman sonra eski şekline döner ve görme kusuru daha hızlı ilerleyebilir. Llensler düzenli olarak kullanılması, yavaşlatma süreci için çok önemlidir” dedi.

 Lens kullanımında hijyen önemli
Bu lenslerin kullanımındaki riskler diğer kontak lens kullanımlarıyla benzer durumdadır. Ancak Ortokeratoloji  tedavisi uygulanan genellikle çocuk oldukları için hijyen konusunda erişkinler kadar dikkatli olmayabilir. Dolayısıyla bu durumda ailelerin dikkati çok daha fazla önem kazanıyor.

Aktif spor yapan genç miyopi hastaları iyi sonuç alıyor
Çeşitli spor dallarında uğraşanlar bilirler ki spor yaparken gözlük kullanmak sorun olabiliyor. Spor yaparken yapılan hareketler gözlüğün yüzde durmasını zorlaştırır, kayıp düşmesine neden olabiliyor. Bu sebeple Ortokeratoloji tedavisi spor yapan gençler için de önerilen bir tedavi şeklidir. Op. Dr. Yusuf Avni Yılmaz bu tedavi sayesinde spor yapan gençlerin performanslarının daha yüksek olduğunu ve daha önce yaşadıkları isteksizliğin ortadan kalktığını söyledi.

Bununla birlikte bazı göz yapılarının ortokeratoloji tedavisi için uygun olmadığını söyleyen Op. Dr. Yusuf Avni Yılmaz, “Kurala aykırı astigmat, kalıcı astigmat, geniş pupil (göz bebeği), düşük kapak, çok düz kornea, patolojik kuru göz sendromu yaşayan bireyler için bu tedavi yöntemi ne yazık ki uygun bulunmuyor” şeklinde konuştu.

Mayıs 2023

Göz Rahatsızlıkları 5 Ciddi Hastalığın Habercisi Olabilir

Gözler ruhun aynasıdır derler. Peki gözlerinizin farkında olmadığınız birçok hastalığın habercisi olduğunu biliyor muydunuz?

Eğer gözlerinizde yanma, kızarıklık veya sararma gibi problemlerle karşılaşırsınız, sorunun gözlerinizden kaynaklandığını düşünebilirsiniz. Ancak uzmanlar, bazı hastalıkların ilk sinyallerini gözlerde tespit edebileceğinizi savunuyor.

Doktor Rachel Ward, gözlerinizde ortaya çıkan bazı belirtilerin 5 ciddi rahatsızlığın habercisi olabileceğini söylüyor:

Beyaz ya da sarı şişkinlik
Eğer göz kapaklarınızda veya burun çevrenizde beyaz veya sarı şişkinlikler varsa yüksek kolesterolünüz olabilir. Eğer bu tür belirtiler taşıyorsanız kolesterolünüzü kontrol etmeyi isteyebilirsiniz.

Sarı gözler
Eğer gözlerinin beyaz kısmı sarılaşıyorsa kanınızda yüksek oranda bilirubin olabilir. Sarılık hastalığının belirtisi olabilen sarı gözler, aynı zamanda ciğer enfeksiyonu, safrakesesi taşı veya kanser habercisi de olabilir.

Açık renkteki göz damarları
Göz kapağınızı altını aşağı çektiğinizde kırmızı ya da pembe bir damar görüntüsüyle karşılaşmalısınız. Eğer kan değerleriniz düşükse anemi rahatsızlığı yaşıyor olabilirsiniz. Erkeklere kıyasla kadınlarda daha çok görülen kansızlık, demir eksikliğinden kaynaklanıyor.

Görüş bozukluğu
Eğer görüş açınızda bazı noktaların eksik olduğunu görüyorsanız, felç riski taşıyor olabilirsiniz. Beyninizde görüşle ilgili olan kısım, felç olduğunuz esnada etkilenecektir.

Pörtlek göz
Gözlerin dışarı fırlamış gibi görünmesi fazla çalışan tiroidin habercisi olabilir. Aşırı faaliyet gösteren tiroid bezlerine sahip her 3 insandan biri 1’i göz problemleri yaşıyor.

Mayıs 2023

Bahar Geldi, Göz Alerjileri Arttı

Mevsim değişimleriyle birlikte hava koşullarına bağlı olarak gözlerde kuruluk ve alerji şikayetleri artmaya başladı.

Baharın gelmesiyle yüzünü gösteren alerjik durumların hafife alınmaması gerekiyor; çünkü göz alerjileri mevsimsel veya geçici olabildiği gibi zamanında tedavi edilmezse körlük riskini de beraberinde getirebiliyor. Memorial Şişli Hastanesi Göz Merkezi’nden Doç. Dr. Abdullah Özkaya, göz alerjileri ve tedavileri hakkında önerilerde bulundu.

Gerçekten Alerjik mi?
Oldukça yaygın bir şikayet olan göz alerjisi, ya da tıbbi adıyla alerjik konjonktivit, gözlerin onları tahriş eden bir şeye, yani bir alerjene verdikleri tepkidir. Göz alerjileri, vücudun bağışıklık sistemi duyarlı hale geldiğinde ve çevrede çoğu insanda genellikle sorun yaratmayan bir şeye aşırı tepki gösterdiğinde gelişir. Diğer konjonktivit türlerinin aksine, göz alerjileri kişiden kişiye yayılmaz. Göz alerjileri, başka göz hastalıklarıyla aynı semptomları paylaştığı için doğru tanının konulması önemlidir. Örneğin göz alerjisi ile göz enfeksiyonu, benzer semptomlara sahip, ancak farklı tıbbi nedenlere dayanan farklı durumlardır. Gözlerin kızardığı, tahriş olduğu durumlarda göz üzerinde herhangi bir yabancı madde görünmüyorsa bu durum bir alerjiden kaynaklanıyor olabilir. Göz doktorları, yani oftalmologlar sorunun hangisi olduğunu anlamak ve enfeksiyon ile alerji arasındaki farkı ayırt etmek için bir özel lambalı göz mikroskobundan faydalanarak göz yüzeyindeki şişmiş damarları saptamaya çalışırlar.

Buz kompresi uygulayın
Göz alerjisinin mart ve nisan aylarında başlayarak ağaç ve bitki polenlerinin havaya karışması sonucu; gözlerde kızarıklık, sulanma, yanma, nadiren batma, kaşıntı gibi bulgularla ortaya çıkan bir hastalık olduğunu belirten Doç. Dr. Abdullah Özkaya, “Alerji döneminde göz kapağı şişliği görülmesi durumunda, buzun temiz bir havluya sarılıp sabahları göze uygulanması, göz kızarıklığını ve göz kapağındaki ödemi azaltır” dedi.

Evinizde su bazlı boya kullanın
Çiçeklerin tozlanması bu aylarda arttığı için evdeki mevcut çiçeklerden rahatsız olduğunu hissedenlerin mümkünse çiçeklerini balkonlarına çıkarmaları ya da teması azaltmak için odayı havalandırmaları gerektiğini ifade eden Özkaya, “Alerji sadece çiçeklerde olmuyor, mantarlar gibi rutubetli ortamlarda üreyen başka maddelerden de kaynaklanabiliyor. Ev duvarları sentetik boyalı ise duvarlar bir süre sonra hava almamaya başlıyor. Eğer ev rutubetliyse ve boyada kabarmalar, renk değişiklikleri varsa içerideki havayı da etkileyerek alerjiyi artırıyor. Alerjik kişilerin ev boyalarının hava alabilen, su bazlı boyalar kullanmasını öneriyorum” dedi.

Lens kullananlara öneri
Kontakt lens kullanan insanların bahar aylarında alerjiye daha yatkın olduğunu belirten Doç. Dr. Abdullah Özkaya, “Lens kullananlar içinde farklı çözümler var. Örneğin, sabah lensi takmadan önce ve akşam lens çıkarıldıktan sonra damla uygulayarak alerjik dönemleri rahat geçirmelerini sağlamak mümkün” ifadesini kullandı.

Körlük riski olabilir
Alerjik konjonktivitin göz kapaklarının içini ve gözün beyaz kısmını saran, konjunktiva adlı zarın alerjiye bağlı olarak gelişen mikrobik olmayan iltihap olarak tanımlandığını söyleyen Doç. Dr. Abdullah Özkaya, çocuklar üzerindeki etkisinden şöyle bahsetti, “Çocuklarda çok sık olarak bildiğimiz klasik alerjik konjonktivit görülmekle beraber, vernal alerjik konjonktivit dediğimiz özel bir alerji tipi 5-6 yaşından itibaren görülebilir. Bu durum, daha yoğun takip ve daha sıkı tedavi gerektirir. Çünkü tedavi ilerlediğinde görme kaybına kadar ilerleyebiliyor. Çocuklardaki göz alerjilerinin dikkatle ele alınması gerekiyor. Kızarıklık ve sulanmanın yoğun olduğu semptomlarda, standart alerji ilaçlarının yanında tedavinin 5 ila 10’uncu gününde kortizonlu ilaçlar da ekliyoruz. Hastalarımızın hızla rahatlaması için yaptığımız kortizon ilaçlarının doktor kontrolünde kullanılması gerekiyor.”

Mutlaka göz doktoruna danışın
Doğru teşhis için mutlaka bir göz doktoruna danışılması gerektiğini söyleyen Doç. Dr. Abdullah Özkaya, “Göz alerjisi tedavisinin kişiye özel planlanması ve takip edilmesi gerekiyor. Bu nedenle, daha önce kullandığınız evdeki mevcut göz damlaları iyi geliyor diye tekrar bu mevsimde doktora danışmadan kullanmamak gerekiyor. Alerjik reaksiyona sahip kişilerin göz doktoruna başvurması önem taşıyor. Hastalar geldiğinde muayene edip, teşhis koyup uygun ilaçlarla tedavi edip bu mevsimi daha rahat ve kontrollü geçirmelerini sağlıyoruz” dedi.

Mayıs 2023

Mavi Göz Aslında Bir Yanılgı

Nadir oluşu ve güzel görünmesi nedeniyle mavi, yeşil ve diğer tonlardaki göz renklerini kahverengi gözlere göre daha çok beğeniriz. Ancak aslında hepimizin göz rengi kahverengi.

Göz Rengi Nasıl Oluşur?

Bir kişinin göz rengi, gözün merkezindeki (gözbebeği) küçük kara deliği çevreleyen ve göze ne kadar ışığın girebileceğini kontrol etmeye yardımcı olan iris adı verilen bir yapının pigmentasyonundan kaynaklanır. İrisin rengi, çok açık maviden koyu kahverengiye kadar değişir. Çoğu zaman göz rengi mavi, yeşil/ela veya kahverengi olarak sınıflandırılır. Kahverengi dünya çapında en sık görülen göz rengidir. Göz rengi, bir kişinin genlerindeki varyasyonlarla belirlenir. Bu genlerin çoğu da, melanin adı verilen bir pigmentin üretimi, taşınması veya depolanmasıyla ilgilidir. Kişinin göz rengini, irisin ön katmanlarındaki melanin miktarı ve kalitesi belirler. Kahverengi gözlü insanların irisinde çok miktarda melanin bulunurken, mavi gözlü insanlarda bu pigment çok daha azdır. Herkesin gözünün irisinde melanin vardır. Kişinin sahip olduğu göz rengini de bu melanin miktarı belirler. Melanin, cilt, ten, saç ve göz rengini belirleyen kimyasaldır. Melanin koyu kahverengi renktedir ve konsantrasyonu arttıkça rengi daha da koyulaşır. Bunun nedeni, konsantrasyonuna bağlı olarak melaninin ışığı emme kabiliyetinin artmasıdır.

Göz Rengimizin Arka Planındaki Fizik

Bir kişinin kahverengi gözleri varsa, irisinin hem alt hem de üst katmanlarında bol miktarda melanin bulunması muhtemeldir. Ancak mavi gözlü insanların irislerinin üst tabakasında ise çok az melanin vardır veya hiç yoktur. Bu kişilerin göz rengini mavi olarak algılamamızın nedeni, denizi veya gökyüzünü mavi algılamamız ile aynıdır. Yeşil veya ela gözlü kişilerde irisin katmanlarından biri veya her ikisi açık kahverengi pigment içerir. Açık kahverengi pigment, mavi ışıkla etkileşir ve göz yeşil veya benekli görünebilir. Birçok insanın iris renginde farklılıklar vardır, genellikle bir renk göz bebeğine yakın ve diğeri kenardadır. Bu varyasyon, irisin farklı kısımlarında farklı miktarlarda pigment bulunduğunda meydana gelir.

İşin arka planında da fizik kanunları rol oynar. Bu durum Rayleigh saçılımı ile açıklanır. Güneş’ten gelen beyaz ışık Dünya atmosferinde yol alırken birçok parçacıkla çarpışır. Oluşan saçılmanın miktarı ışığın dalga boyuna bağlı olarak değişir. Dalga boyu kısaldıkça saçılmanın miktarı artar. Bunun sonucunda, kısa dalga boylu mavi ışık, uzun dalga boylu kırmızı ışığa göre daha büyük oranda saçılır. İşte bu olay gökyüzünün ve gözlerinizin neden mavi gözüktüğünü açıklar.

Göz Rengi Çoğu Zaman Sabit Değildir

Bebekler doğduklarında, melaninleri henüz oluşmaya devam ettiği için gözleri genelde mavi renk olarak görülür. Göz renkleri daha sonra melanin miktarı geliştikçe koyulaşabilir. Mavi ve yeşil/ela gözler rengini gelen ve geri yansıyan ışıktan aldığından, aydınlatma koşullarına bağlı olarak farklı renkler olarak da görünebilirler. Bebekler doğduklarında irislerinde genellikle fazla pigment olmaz. Bu yüzden gözleri daha çok mavi gibi görünür. Ancak zaman içinde, genellikler doğumdan birkaç ay sonra gözlerde giderek daha çok pigment birikmeye başlar. Bu nedenle de mavi gözler giderek daha koyu renk alır ya da kahverengiye döner. Çoğu çocuk için göz rengi ilk yıldan sonra sabit hale gelir. Ancak bazı çocuklar için renk birkaç yıl daha değişmeye devam edecektir.

Nisan 2023

Göz Ağrısını Nasıl Önleyebilirsiniz?

Göz ağrısı, gözünüzün yüzeyinde veya daha derin yapılarında oluşabilir. Özellikle herhangi bir derecede görme kaybının eşlik ettiği şiddetli göz ağrısı, ciddi bir tıbbi durumunuz olduğuna dair bir işaret olabilir.

Yüzeyde gözlenen ağrılar, çizilme, yanma veya kaşıntı şeklinde hissedilebilir. Oküler ağrılar genellikle yabancı bir cisim, enfeksiyon veya travmadan kaynaklanan tahriş nedeniyle oluşur. Bu tür göz ağrıları çoğu zaman, göz damlası veya dinlenme ile kolayca tedavi edilir. Gözün derinliklerinde ortaya çıkan göz ağrıları (orbital ağrılar) ise bıçaklama veya zonklama şeklinde hissedilir. Bu tür göz ağrıları, sebebine bağlı olarak daha derinlemesine tedavi gerektirebilir.

Göz ağrısı, görme kaybı ile birlikte gözlenirse acil bir tıbbi sorunun belirtisi olabilir. Göz ağrısı yaşarken görüşünüzü kaybetmeye başlarsanız, göz doktorunuzu hemen aramanız gerekmektedir. Göz ağrısını önlemek gözü korumayla başlar. Göz ağrısını önlemenin yolları şunlardır:

  • Göze gelebilecek bir nesne ile spor ya da egzersiz yaparken, çimleri biçerken veya el aletleriyle çalışırken gözlük gibi bir koruyucu kullanarak, çizik ve yanık gibi birçok göz hasarını engelleyebilirsiniz.
  • Sert kimyasallar, deterjanlar veya temizleme maddeleri gibi güçlü ajanlar kullanırken gözlerinizi korumalısınız. Bu ajanlar yanlışlıkla göz ile temas ederse gözünüzü vakit geçirmeden bol su ile yıkamalısınız.
  • Çocuğunuza gözlerini yaralayabilecek bir oyuncak vermekten kaçınmalısınız. Çocuğunuz büyük olsa da yaylı, ateşli veya sivri oyuncaklar gözlerine zarar verebilir.
  • Lens kullanıyorsanız, günlük rutin temizleme ve bakımını dikkatlice yapmalısınız. Gözlerinizi dinlendirmek için zaman zaman gözlük kullanabilirsiniz. Tavsiye edilenden daha uzun süre kontak lens takmamalısınız.
  • Göz sağlığınız için günde sekiz saat kaliteli uyku uyumaya özen göstermelisiniz.
  • 20 dakikada bir en az 20 saniye boyunca gözlerinizi ekrandan uzaklaştırmalısınız.

Nisan 2023