Uzağa Bakarken Çift Görüyorsanız Dikkat!

Göz Hastalıkları Uzmanı Doç. Dr. Halil Hüseyin Çağatay, uzağa bakarken çift görmenin ciddi bir sağlık probleminin habercisi olabileceğini, tıbbi yardım gerekebileceğini, bu nedenle ihmal edilmemesi gerektiğini söyledi.

Göz Hastalıkları Uzmanı Doç. Dr. Halil Hüseyin Çağatay, uzağa bakarken çift görme, bilimsel adıyla ‘diplopi’ hakkında önemli bilgiler aktardı. Doç. Dr. Halil Hüseyin Çağatay, birçok kişi tarafından yaşanabilen ve genellikle geçici bir durum olan çift görmenin, ciddi bir sağlık probleminin belirtisi olabileceğini, tıbbi yardım gerektirebileceğini, bu nedenle ihmal edilmemesi gerektiğine vurgu yaptı.

ÇİFT GÖRMENİN EN SIK NEDENİ GÖZDE KAYMA VE ŞAŞILIK
Çift görmenin en sık nedeninin gözde kayma ve şaşılık olduğunu ifade eden Dr. Çağatay, “İçe kaymanın uzağa bakışta çoğaldığı durumlarda çift görme yıllar içinde artar. Hastalarımız en sık olarak yollardaki şeritlerin iç içe geçtiğini ifade etmektedir. Çift görme travma ve bazı ilaçlara bağlı yan etki şeklinde geçici olarak da ortaya çıkabilir. Örneğin; son yıllarda botoks uygulamaları sonrasında hastalar, geçici çift görme sorunları ile başvuruyor. Buradaki çift görme tipik olarak yan bakışlarda ortaya çıkıyor. Diğer önemli ve sık karşılaştığımız çift görme sebepleri beyin ve beyin damarlarında bağlı hastalıklardır. Unutulmaması gereken en önemli şey; yeni ortaya çıkan tüm çift görme sorunları ihmal edilmeden acil olarak tıbbi inceleme ve araştırma gerektirir.  Çift görmeye neden olan bazı sorunlar nörolojik sebeplerden dolayı da olabilir. İnme, beyin tümörü, beyin damarlarında anevrizma, multipl skleroz gibi hastalıklar uzağa bakarken çift görme problemine yol açabilir” şeklinde bilgi verdi.

ÇİFT GÖRME SORUNUNDA DETAYLI BİR GÖZ MUAYENESİ ÖNEMLİ
Uzağa bakarken çift görme problemi yaşayan kişilerin acilen bir göz doktoruna başvurması gereklidir. Detaylı bir göz muayenesi ile kayma açılarının uzak-yakın ve yan bakışlarda ölçümü ile varsa şaşılık problemi tespit edilir; ayrıca binokuler görme testleri dediğimiz çift görme testleri ile de şaşılık teşhisi doğrulanabilir. Eğer bir problem tespit edilmezse, daha detaylı nörolojik muayenelerle altta yatan sebep araştırılabilir. Çift görme durumu genellikle tedavi edilebilirdir; ancak tedavi yöntemi, sorunun kaynağına bağlıdır. Varsa altta yatan sorunun çözümü çok önemlidir. Ayrıca çift görmeyi kontrol altına alan prizmatik gözlükler, nörotoksin uygulamaları ve göz kasları üzerine uygulanacak cerrahi girişimler ile çift görme giderilebilir. Sonuç olarak, uzağa bakarken çift görme sorunu yaşamanız durumunda, bu durumu göz ardı etmemeli ve bir sağlık profesyonelinden yardım almalısınız. Bu, hem yaşam konforunuzun hem de genel sağlığınızın korunmasına yardımcı olacaktır.

Ağustos 2023

Göz Alerjisi ile Göz Enfeksiyonunu Karıştırmayın

Göz alerjisi ile göz enfeksiyonu benzer belirtiler gösteren rahatsızlıklardır. Benzer belirtilere sahip olsalar da hastalığın hangisi olduğunu anlamak ve enfeksiyon ile alerji arasındaki farkı ayırt etmek göz doktorunun mikroskopla muayenesiyle mümkündür.

Göz enfeksiyonunun en yaygın belirtileri gözlerde kızarıklık, yanma, kaşıntı, sulanma, hassasiyet ve göz kapaklarının çevresinde kabuklanma veya akıntıdır. Konjonktivit, virüsler, bakteriler, mantarlar, alerjenler ve diğer iritanlar nedeniyle oluşabilir. Bulaşıcı olduğu için özellikle virüsler ve bakteriler nedeniyle meydana gelen konjonktivit diğer insanlara yayılabilir. Göz alerjisi veya tıbbi adıyla alerjik konjonktivit oldukça sık görülen bir hastalıktır, diğer konjonktivitlerin aksine kişiden kişiye yayılmaz. Gözde kızarıklık, kaşıntı ve sulanma en önemli belirtileridir. Kaşıntı yoksa alerji düşünülmemelidir. Göz alerjisi diğer alerjik hastalıklarda olduğu gibi genetik özellikler ve çevre etkileşimi rol oynamaktadır. Sıklıkla vücuttaki diğer alerjik durumlarla birlikte görülür. Çocuklarda ve ergenlik çağında daha sık görülmektedir. Daha ileri yaşlarda görülme sıklığı giderek azalır.

Mikroskopla Muayene Gerekir
Uzmanlar göz alerjisine neden olan potansiyel alerjen maddelerinin en başında polen, hayvan tüyü, kimyasal kokular, ev tozları ve küf olduğunu ifade ediyorlar. Eğer konjonktivit polenlerden kaynaklanıyorsa genellikle mevsimseldir. Alerjik neden hayvan tüyü, küf ve toz ise bazen alerjik krize neden olabilir. Bazı kişilerde belirli göz damlalarına veya kontakt lens solüsyonlarına karşı da alerjik konjonktivit gelişebilir. Alerjik konjonktivit başka göz hastalıklarıyla benzer belirtileri paylaştığı için doğru tanının konulması önemlidir. Örneğin göz alerjisi ile göz enfeksiyonu benzer belirtilere sahip, ancak farklı tıbbi nedenlere dayanan farklı durumlardır. Hastalığın hangisi olduğunu anlamak ve enfeksiyon ile alerji arasındaki farkı ayırt etmek göz doktorunun mikroskopla muayenesi gerekmektedir. Muayenede gözde kızarıklığın yanı sıra gözkapağının içinde alerjik konjonktivit nedeniyle oluşan kabarıklıklar tespit edilir. Tedavide temel prensip alerjiye neden olan etkenden uzak durmaktır.

Ağustos 2023

Klima Gözlerinizi Kurutuyorsa Dikkat Edin!

Bulunduğunuz ortamda klimaya maruz kaldığınızda gözleriniz kuruyup kızarıyorsa bunlara dikkat edin.

Yazın sıcak havalarda vücut sağlığına dikkat edilmesi kadar, göz sağlığına da dikkat edilmelidir. Yaz aylarında havanın kuruması, klima kullanımı, havuzlardaki klor gibi etkenler göz sağlığını olumsuz yönde etkileyebiliyor.

Konjonktivit (halk dilinde kırmızı göz, göz nezlesi) yaz aylarında daha sık görülen göz sorunudur. Bunun dışında ayrıca yazın güneş ışınları daha etkili olduğu için katarakt ve sarı nokta hastalığının da meydana gelmesi kolaylaşır. Ayrıca güneş ışınları dış ortama açık her dokuda olduğu gibi göz çevresinde ve gözde deri kanserlerine sebep olabilir.  Konjonktivit, gözdeki kan damarlarının belirgin hale gelmesiyle beraber gözlerde kanlanma ve kızarıklıklar şeklinde kendini gösterebilir. Hastalık tek gözde veya her iki gözde birden oluşabilmektedir. Konjonktivitlerin, mikrobik, alerjik olmak üzere çok çeşidi vardır. Belirtileri arasında; kızarıklık, sulanma, kaşıntı, batma ve gece boyunca çapaklanma meydana getiren ve sabah gözlerin açılmasına engel olacak akıntı. Bulaşıcılığı oldukça yüksek olan bu hastalık mutlaka zamanında tedavi edilmelidir. Yoksa kronikleşebilir ve gözbebeğinde kalıcı lekelere neden olabilir.

Klima ve kaloriferli ortamlarda uzun süre bulunmak göz kuruluğuna neden olabilir. Çalışma ortamının kuru olması, kalorifer veya klima kullanımı, sigara kullanımı veya sigara içilen ortamlarda bulunulması, bilgisayar kullanırken uzun süreyle ekrana bakmak gibi faktörler de kuru göz şikayetlerini artırır. Yazın göz sağlığını korumak için havuzların hijyenine, havuzda yüzücü gözlüğü kullanmaya, doktorun önerdiği güneş gözlüğü kullanımına, kontakt lenslerin hijyenine, kontakt lenslerle deniz ya da havuza girmemeye, açık havada yapılan sporlarda göze gelebilecek darbelere ve uzun süre güneşe maruz kalmaktan kaçınmaya dikkat edilmelidir. Ayrıca alerjik göz hastalıklarına sahip olanlar güneş, tozlu ortamlar ve polenlerden uzak durmalılar. Göz enfeksiyonlarına karşı da, kirli ellerle gözlere dokunulmamalı ve eller bol bol yıkanmalıdır.

Ağustos 2023

Daima Genç Göz Çevresi

Göz çevresi çok çabuk yıpranmaya müsait olduğundan kadınların korkulu rüyasıdır. Yüzün en dikkat çekici bölgesi olduğu için de hiç kimse göz altı morlukları, torbaları ve şişmiş göz kapaklarıyla gezmek istemez.

Sadece aynaya bakarak da anlayabileceğiniz gibi, gözlerinizin etrafındaki deri yüzünüzün geri kalanındaki deriden daha ince ve kırılgandır. Kırılganlığı nedeniyle bu cilt kuruluğa karşı daha hassastır ve yaşlanma belirtilerini çok kolay bir şekilde belli eder. Gözleri kısmak gibi basit yüz hareketleri ince çizgilerin ve kırışıklıkların oluşmasına neden olabilir. Ayrıca sıvılar bu yumuşak dokuda kolayca toplanır ve bu da şişkinlik ve koyu halkalara neden olur. Temel olarak, gözlerinizin etrafındaki cilt yumuşaktır ve temiz ve parlak görünmesini sağlamak için biraz ekstra sevgiye ve bakıma ihtiyacı vardır.
Yaygın göz sorunları nelerdir?

Şişkinlik
Göz şişkinliği, göz kapaklarında veya gözlerin altında sıvı birikmesinden kaynaklanır. Şişliği azaltmaya yardımcı olduğu gösterilen bir bileşen kafeindir. Göz kremlerinde veya serumlarda kafein olması, istenmeyen göz torbalarının azaltmanıza yardımcı olabilir. Evde deneyebileceğiniz hızlı ve geçici bir numara da soğuk kaşık yöntemidir. Bir kaşığı soğuyana kadar dondurucuya koyun, ardından göz kapaklarınızın üzerine ve/veya gözlerinizin altına koyun. Soğuk kaşık, ekstra sıvı içeren damarları küçülterek şişkinliğin azalmasına neden olur. Bu yöntem uykusuz kaldığınız gecenin sabahında uygulanabilir. Yaşlanmaya bağlı göz kırışıklıklarına hiçbir etkisi yoktur.
Koyu halkalar
Koyu halkalar son derece yaygındır ve yaşlanma, güneş hasarı, uyku eksikliği, genler vb. gibi birçok şeyden kaynaklanır. Birçok insan, onları daha yaşlı veya yorgun gösterdiği için koyu halkalarını en aza indirmeye, gidermeye veya gizlemeye çalışır. Koyu halkaların görünümünü azaltmaya yardımcı olabilecek maddeler C vitamini, niasinamid ve hidrokinondur. Doğal ve geçici yöntem ise yeşil çay poşetlerini gözlerinizin altına yerleştirmek olacaktır. İki yeşil çay poşetini demleyin, soğumaya bırakın ve ardından fazla sıvıyı sıkın. Torbaları 15 dakika boyunca gözünüzün altına yerleştirin ve koyu halkalarınızın o kadar da koyu olmadığını fark edebilirsiniz! Yeşil çay poşetlerinin kafein ve serinliği, koyu halkalara neden olan damarları küçültmek için çalışır ve şişkinliğe de yardımcı olur!
İnce çizgiler ve kırışıklıklar
Yüzünüzde ilk beliren ince çizgiler ve kırışıklıklar muhtemelen göz çevrenizde olacaktır. O kısımda yer alan kırışıklıklar o kadar narindir ki gülümsemeyle birlikte hemen ortaya çıkar. Ayrıca yaşlandıkça cildiniz daha az kolajen üretir ve bu da cildinizin sıkılığını ve elastikiyetini kaybetmeye başlar. Cildiniz daha az kolajen ürettiğinde, ince çizgilerin ve kırışıklıkların ortaya çıkmasına neden olabilir. Görünümlerini azaltmaya yardımcı olacak birkaç bileşen C vitamini, peptitler, seramidler, hyalüronik asit ve retinoldür. Botoks ayrıca cildi strese sokan ve ince çizgiler oluşturan kas kasılmalarının gücünü azalttığı için kırışıklık görünümünün azalmasına ve ince çizgi ve kırışıklık oluşumunun önlenmesine yardımcı olur.
Botoks
Gözle ilgili asıl endişeniz ince çizgiler ve kırışıklıklarsa ve cilt bakım ürünlerinin geçici düzeltmelerine güvenmekten bıktıysanız, botoks kırışıklık önleyici enjeksiyonları düşünün. Bu enjeksiyonlar kasları gevşetmek için kullanılır, bu da hem ince çizgilerin oluşmasını önlemeye hem de halihazırda sahip olduğunuz çizgilerin görünümünü iyileştirmeye yardımcı olur. Bu ofis içi tedavi 15 dakikadan az sürer ve sonuçlar iki ila yedi gün içinde fark edilir hale gelir.
Dolgu maddeleri
Yine göz çevresindeki ince çizgiler ve kırışıklıklar için daha uzun süreli bir çözüm arıyorsanız, aradığınız cevap dolgu maddeleri olabilir. Dolgu maddeleri, yerleştirildikleri yere hacim kazandıran maddeler içerir. Yaşlandıkça hacmimizi kaybederiz, işte o zaman cildimizin eskisi kadar dolgun olmadığını fark etmeye başlarız ve ince çizgiler ve kırışıklıklar oluşmaya başlar. Ortak bir tedavi alanı göz altıdır ve kaybolan hacmi yenilemek için dolgu maddeleri kullanılır. (Göz altlarınız şişmeye meyilliyse, daha fazla şişebileceğinden göz altı dolgusunun sizin için önerilmediğini lütfen unutmayın.)
CO2 soğuk peeling
Gözlerinizin altındaki alanı sıkılaştırmaya yardımcı olan bir diğer tedavi seçeneği de CO2 Lazer tedavisidir. CO2 cihazı cildinizi gençleştirmek, ince çizgileri azaltmak ve gözlerinizin daha genç görünmesini sağlayacak güneş hasarını hedeflemek için kullanılır. Ayrıca cilt dokusunu iyileştirir ve cilt tonunu dengeler. Lazerler cilt dokusunun sadece yüzeysel tabakasını hedefler ve hasarlı kısmı onarır, herhangi bir kesi olmadan daha genç ve sağlıklı görünen bir cilt ortaya çıkar.

Temmuz 2023

Tüm Hastalar Görmeye Başladı

İsveçli bilim insanları görme kaybına neden olan “kornea sivrileşmesi” rahatsızlığına alternatif bir tedavi bulduklarını açıkladı.

Kornea sivrileşmesi için deneysel tedavi! İsveçli bilim insanları, görme kaybına yol açan kornea sivrileşmesi hastalığının tedavisi için devrim niteliğinde bir yöntem geliştirdiklerini açıkladı. Normalde kornea implantı ile çare aranan hastalık, hayvanlardan elde edilen bir protein sayesinde tedavi edilebilecek. Araştırma ekibi kornea sivrileşmesini yani tıbbi adıyla Keratokonusu domuz derisinden üretilen maddeyle tedavi ettiklerini açıkladılar. Yeni sistemle domuz derisinden alınan kolajen, özel bir jel haline getiriliyor. Bu jel kullanılarak 3 boyutlu yazıcılarla üretilen implant, hastaların gözüne yerleştiriliyor. Bu sayede incelen korneanın yırtılması önleniyor. Bilim insanları geliştirilen özel maddenin bağışıklık sistemini tetiklemediğini vurguluyor.

Tüm Hastalar Yeniden Görmeye Başladı
Araştırmacılar “Normal tedavide bağışçıdan alınan kornea kullanılıyor ancak her zaman vücudun reddetme riski vardı. Artık gıda endüstrisinin normalde çöpe attığı bir maddeyi kullanarak tedaviyi mümkün kılıyoruz. Böylelikle tedavi sayesinde tüm hastalar yeniden görebiliyorlar” diye konuştu. Uygulama yapılırken implantı kullanan tüm hastaların yeniden görmeye seviyeleri ve iyileşmeleri aynı hızda olamayabiliyor. Tedavi bazı hastalarda daha başarılı ve hızlı sonuç verirken bazılarının tedavisi daha yavaş ilerleyebiliyor. Ancak tedavi gören tüm hastalar zaman içinde eskisinden çok daha iyi görmeye başlıyor. Sık görülen kornea incelmesi, genelde ergenlik yaşlarında başlıyor. Gözün saydam tabakası olan korneanın sivrileşmesiyle oluşan hastalık görme kaybına yol açabiliyor. İsveç’te geliştirilen tedavinin 3-4 yıl içinde tüm dünyada geniş çapta uygulanmaya başlanması bekleniyor.

Temmuz 2023

Kuru Göze Çare: Işık Maskesi

Kuru göz hastalıkları artık kısa süreli yoğunlaştırılmış ışık atışları uygulanıp sonrasında 10-15 dakida süren ışık maskereri ile tedavi edilebiliyor.

Dünyada olduğu gibi Türkiye’de de pek çok insanı etkileyen kuru göz hastalıklarının tedavisinde, suni gözyaşı gibi klasik yöntemlerin dışında yeni bir yöntem devreye girdi. Göz Hastalıkları uzmanı Op. Dr. Umut Altuner, bu yeni yöntem IPL (intens pulse light) tedavisi ile ışığın ısı ve antioksidan etkisinden yararlanıldığını belirtti. 15 dakika boyunca göze Işık Maskesi yapıldığını ve gözün kendi gözyaşı üretim sisteminin daha düzgün çalışmasının sağlandığını bildiren Altuner şunları söyledi: “Bazı göz, kapak ve immünolojik hastalıklar, gözyaşının yapısını bozarak, kuru göz hastalığının oluşmasına sebep oluyor. Ayrıca kapalı ofis ortamları ve ekrana uzun süre bakmak, gözyaşının buharlaşmasını artırarak, gözyaşının bozulmasına katkı yapıyor. Kurugöz hastalığı gözde yanma, batma, ışık hassasiyeti, yorgunluk hissi, ekranlı araç kullanımında konforsuzluk gibi rahatsız edici birçok şikâyet ile kendisini gösterebiliyor.”

Gözyaşı Üretimi Düzeliyor
Hastalığın şiddeti ve sebebine göre tedavi seçeneklerinin değişebildiğini söyleyen Op. Dr. Altuner yeni tedavi hakkında “IPL ve maske tedavisi ise kronik blefarit hastalarında ve bunun sebep olduğu kurugöz hastalarının tedavisinde kullanılan yeni bir tedavi seçeneği olarak öne çıkıyor. Bu tedavide ışığın ısı etkisi ve antioksidan etkisinden faydalanılıyor. Isı etkisi ile yağ bezlerinin kanalları açılıp, akışkanlığı artırılırken gözyaşının en önemli tabakası olan yağlı tabaka tekrar oluşturulmuş oluyor. Böylelikle gözün kendi Gözyaşı Üretim sisteminin daha düzgün çalışması sağlanıyor. Göz çevresine ve kapaklara, ardışık 5 noktaya kısa süreli yoğunlaştırılmış ışık atışları uygulanıyor. Bu sırada göz özel gözlükler ile korunuyor. Sonrasında 10-15 dakika süren ışık maskeleri ile tedaviye devam ediliyor” dedi.

Temmuz 2023

Kortizonlu Damlalar Katarakta Zemin Hazırlayabilir

Özellikle yaşla birlikte ortaya çıktığı düşünülen kataraktın oluşumuna zemin hazırlayan nedenlerden biri de kortizon içerikli damlaların kontrolsüz kullanımı.

Göz Hastalıkları Uzmanı Doç. Dr. Esra Ayhan Tuzcu, özellikle romatizmal hastalığı olan veya alerji nedeniyle sistemik kortizon kullanan kişilerin katarakta dikkat etmesi gerektiğini söyledi. Doç. Dr. Esra Ayhan Tuzcu, bu hastalarda erken yaşlarda kataraktın gelişebileceği riskine karşı uyarılarda bulundu. Doç. Dr. Esra Ayhan Tuzcu, “Normalde şeffaf olan doğal göz merceğinin şeffaflığını yitirerek opak-beyazımsı bir görünüm almasına katarakt denir. Lens bulanıklaşıp opaklaştığında, retinaya ulaşan görüntü bulanıklaşır ve görme etkilenir. Katarakt tedavi edilebilir görme kaybının en önemli sebeplerinden biridir. Katarakta bağlı şikayetler yavaş gelişir ve ağrısızdır. Sıklıkla ilk olarak rutin göz muayenesi sırasında teşhis edilir. Kataraktın en sık bulguları ağrısız bulanık görme, ışıktan rahatsızlık ve renklerin soluk ya da sarı görülmesidir. Yaşa bağlı kataraktların çoğunda hastalığın ilerlemesi yıllar sürebilir. Kişilerde kataraktın nasıl bir hızla ilerleyeceğini önceden kestirmek mümkün değildir” açıklamasında bulundu.
Hastaların Yüzde 90’ı 60 Yaşın Üzerinde
Hastalığın genç ve şeker hastalarında hızlı ilerleyebileceğine dikkati çeken Doç. Dr.Esra Ayhan Tuzcu, normal şartlarda hastalığın yavaş ilerlediğini söyledi. Keskin görmede azalma, renkleri daha cansız görme gibi sorunlar yaşayan katarakt hastalarının, dünyayı soluk ve bulanık gördüğünü aktardı. Doç. Dr. Tuzcu, bilgilendirmelerine şu ifadelerle devam etti: “Gençlerde ve şeker hastalarında kataraktın ilerleme süreci kısa sürebilir. Şeker hastalığında kataraktın ilerlemesi kan şekeri ile bağlantılıdır. Kan şekeri düzensiz hastalarda daha hızlı katarakt gelişimi olmaktadır. Gençlerde kataraktın en sık nedeni göze alınan travmalardır. Travma sonrası katarakt genelde hızlı bir şekilde ilerler. Katarakt genellikle bir yaşlılık hastalığıdır. Hastaların yüzde 90’ı 60 yaşın üzerindedir.  Ancak katarakt her yaş grubunda görülebilir. Örneğin yeni doğan bebeklerde doğuştan katarakt adı verilen bir katarakt türü görülebildiği gibi çocuklarda, gençlerde ve orta yaşlılarda da katarakta rastlanabilir. 50 yaşın altındaki kişilerde görülen kataraktlarda altta yatan bir sebep aranmalıdır. Bu tür kataraktlar kalıtsal olabileceği gibi şeker hastalığı gibi metabolik bozukluklar, travma, geçirilmiş göz ameliyatı ya da göz içi enjeksiyonu, radyasyona maruz kalma, korumasız olarak uzun süre güneş ışığı altında bulunma veya kortizon ve benzeri ilaç kullanımı ile ilişkili olabilir.”
İlaçla Tedavi Yok, Çözüm Cerrahi Yöntemler
Kataraktı iyileştiren veya önleyen hiçbir ilaç veya diyet yoktur. D vitamini kullanımını kataraktı engellememektedir. Ultraviyole ışınlarına karşı koruyucu olması açısından güneş gözlüğü kullanmak kataraktın gelişimini yavaşlatabilir. Katarakt tedavisinin tek yöntemi cerrahi müdahaledir. Kornea, retina ya da optik sinir problemi olmayan hastalarda yüzde 95’in üzerinde katarakt cerrahisi ile görme artışı sağlanır. Katarakt belirtileri hastayı rahatsız etmediği durumlarda ve görme düzeyleri makul seviyelerdeyken müdahale gerekmeyebilir veya bir süre beklenebilir. Katarakt cerrahisi günübirlik cerrahi girişimi olup hastalar çoğu zaman aynı gün taburcu olabilmekte ve kısa sürede günlük aktivitelerine dönebilmektedirler. Hastalar ameliyattan sonra azalan dozlarda 1 ay boyunca damlalar kullanır. Ameliyat sonrasında 1 hafta boyunca göze su değdirmemeli, ameliyatlı göze bastırarak ovalamamalı ve o gözün üstüne yatılmamalı. Ameliyat sonrasında 1 ay boyunca havuz ve denize girilmemeli. Hastaya rutinde kullandığımız monofokal denen tek odaklı mercek kullandığımızda ameliyattan sonra yakın görme için gözlüğe ihtiyaç duyar.

Haziran 2023

Spor Yaparken Takılan Koruyucu Gözlükler

Koruyucu gözlükler spor yapan kişilerin gözlerini korumak ve performanslarını artırmak için tasarlanmış özel bir gözlük türüdür. Göz koruma, kontrast artırma, parlama önleme, rahatlık ve net görüş sağlama gibi faydaları vardır.

Yakın zaman öncesine kadar koruyucu gözlükler sadece sporcular tarafından kullanılıyordu. Bugün ise sporcu gözlükleri ister profesyonel ister amatör sporcular tarafından olsun, turnuvalarda, elinde top, veya raket tutan hemen hemen herkeste görülebilir. Ülkemizde her yıl pek çok göz yaralanması izleniyor. Bu yaralanmaların bir bölümü spor kazalarında meydana geliyor. Spor kazaları top çarpması şeklinde gerçekleşebildiği gibi; yakın temas içeren futbol, basketbol gibi sporlarda göze parmak, dirsek çarpması şeklinde de gerçekleşebiliyor. Yüzme sırasında bile çarpışmalara bağlı göz yaralanmaları meydana gelebiliyor.
Spor yaparken kullanılan koruyucu gözlükler sayesinde, gözlerinizi dış etkenlerden koruyarak ve performansınızı da artırabilirsiniz. Korucu gözlüklerin faydaları arasında göz koruma, kontrast arttırma, parlama önleme, rahatlık ve net görüş sağlama yer almaktadır. Spor gözlükleri, gözlerinizi güneş ışınlarından, rüzgardan, tozdan ve diğer zararlı maddelerden korur. Aynı zamanda kontrastı artırarak daha net ve keskin bir görüntü sunar. Bu, sporcuların hedeflerini daha iyi görmelerine ve daha doğru bir şekilde hareket etmelerine yardımcı olur. Spor gözlükleri, parlama önleyici kaplamalarla donatılmıştır. Bu durum ise sporcuların parlak güneş ışığı altında hareket ederken bile mümkün olduğunca net bir görüşe sahip olmasını sağlar. Hafif ve esnek malzemelerden yapılmış spor gözlükleri sporcuların uzun süre kullanmalarına olanak tanır. Sporcuların performansını artırmak için tasarlandıklarından yüksek konfor ve daha net görüş imkanı sunarlar.
Özellikle açık hava sporları yaparken güneşin zararlı UV ışınlarına maruz kalmamak için spor gözlükleri yaygın kullanıma sahiptir. Ayrıca bazı sporlar için özel tasarlanmış gözlükler de bulunur. Örneğin yüzme, dalış ve kayak gibi sporlar için su geçirmez ve buharlanmayı önleyen gözlükler tercih edilirken, bisiklet, koşu ve tenis gibi sporlar için ise hafif ve esnek çerçeveli gözlükler tercih edilir.
Basketbol, bisiklet, ralli, golf, motor sporları, koşma, tenis ve kış sporlarında gözlük kullanımı öneriliyor. Spor yaparken kullanılan gözlükler, çeşitli amaçlarla kullanılıyor:

  • Açık hava sporlarında güneşten korunma ve konfor
  • Topu daha net görebilme
  • Göz yaralanmalarından korunma

Koruyucu spor gözlüklerinde, gözlük camı olarak “polikarbonat cam” kullanılıyor. Polikarbonat cam çarpmaya dirençli bir malzemedir, ayrıca çizilmeye karşı kaplama ve ultraviyole filtresi içeriyor. Çerçeve stili spor tipine göre değişiklik gösteriyor ama çerçeve malzemesi olarak normalden daha dayanıklı malzemeler seçiliyor.

Haziran 2023

Şiş Gözlerle Uyanıyorsanız Dikkat!

Uyku anında vücutta en fazla göz kapaklarında ödem birikimi oluşabilir. Uyandığımızda ise gözlerimizde şişlik hissedebiliriz. Günün ilerleyen saatlerinde azalan bu şişlik gibi şikayetler gizli kalp hastalığının belirtisi olabilir

Gözlerimizdeki çoğu belirti vücudumuzdaki diğer hastalıklar hakkında bizlere işaretler vermektedir. Diyabet, hipertansiyon, kalp rahatsızlıkları gibi hastalıkların teşhisinde geç kalınması hastalığın ilerlemesine neden olduğundan dolayı zamanın müdahale edilmese gözlerimizde kalıcı tahribatlar oluşturabilir. Bu durum görmenin azalmasına ve hatta kalıcı görme kayıpları ile sonuçlanabilmektedir. Diyabetten hipertansiyona, damar değişikliklerinden pıhtı atımına kadar birçok hastalığın önüne geçmek için erken teşhisin önemini unutmamamız gerekiyor.

 Gizli Kalp Hastalığının Habercisi Olabilir
Gözlerdeki sabah şişkinliğini kalp hastalığın bir belirtisi olabilir. Uyku anımızda başımız kalp hizasına gelmektedir. Uyku anında vücutta en fazla göz kapaklarında ödem birikimi oluşabilir. Uyandığımızda ise gözlerimizde şişlik hissedebiliriz. Günün ilerleyen saatlerinde azalan bu şişlik gibi şikayetler gizli kalp hastalığının uyarıları olabilir.

 Diyabet Göz Muayenesi Sırasında Teşhis Edilebilir
Gözlerde önemli ve kalıcı hasara neden olabilen diyabet göz dibi muayenesi ile erken teşhis edilebiliyor. Diyabet ve hipertansiyona bağlı olarak meydana gelen küçük damar tıkanıkları, çift görme gibi şikayetlere de neden olabiliyor. Kalp hastalıklarının en temel nedeni damar sertliği gelişimidir. Bu damar sertliği vücudumuzdaki bütün damarlarda gerçekleşebilir. Göz damarlarında gelişen sertlik veya göz damarlarında pıhtı oluşumu geçici görme bozukluklarına neden olabilmektedir. Kalp ritminde bozukluklar da göz damarlarına pıhtı atılması gibi sonuçlar doğurabilmektedir. Geçici görme kaybı yaşayan kişilerin kalp ve damar hastalıkları ile kalp ritim bozukluğu riski sebebiyle kontrolden geçmeleri önerilmektedir. Özellikle doğuştan gelen kolesterol yüksekliklerinde gözde iris etrafında beyazımsı halka oluşumu görülebilir. Bu gruptaki kişilerin kalp krizi riski açısından kolesterol düzeylerini takip ettirerek kalp sağlığı açısından uzman doktor takibinde olması önem taşır.

Haziran 2023

Çocuklar için Ortokeratoloji

Ortokeratoloji çocuklarda miyopinin (uzağı net görememe) ilerlemesini yavaşlatma tedavisi olarak da uygulanıyor.

Ortokeratoloji tedavisinde lenslerin kornea merkezini düzleştirmesi, ışığın göze girerken kırılma şeklini değiştirmesi ve retina tabakasına ulaşması hedefleniyor. Tedavinin başarılı bir şekilde sürdürülebilmesi için lenslerin düzenli olarak kullanılması gerektiğini vurgulayan Göz Hastalıkları Uzmanı Op. Dr. Yusuf Avni Yılmaz, “Çoğu ortokeratoloji lensi korneayı düzleştirmek için gece boyunca takılır, ardından gün içinde çıkarılır. Bu gece lensleri, korneayı yeniden şekillendirmeye yetecek kadar sağlam olmasıyla birlikte gözün sağlıklı kalması için oksijenin geçmesine izin veren sert, gaz geçirgen lenslerdir. Gece lens takma bırakılırsa, gözler belli bir zaman sonra eski şekline döner ve görme kusuru daha hızlı ilerleyebilir. Llensler düzenli olarak kullanılması, yavaşlatma süreci için çok önemlidir” dedi.

 Lens kullanımında hijyen önemli
Bu lenslerin kullanımındaki riskler diğer kontak lens kullanımlarıyla benzer durumdadır. Ancak Ortokeratoloji  tedavisi uygulanan genellikle çocuk oldukları için hijyen konusunda erişkinler kadar dikkatli olmayabilir. Dolayısıyla bu durumda ailelerin dikkati çok daha fazla önem kazanıyor.

Aktif spor yapan genç miyopi hastaları iyi sonuç alıyor
Çeşitli spor dallarında uğraşanlar bilirler ki spor yaparken gözlük kullanmak sorun olabiliyor. Spor yaparken yapılan hareketler gözlüğün yüzde durmasını zorlaştırır, kayıp düşmesine neden olabiliyor. Bu sebeple Ortokeratoloji tedavisi spor yapan gençler için de önerilen bir tedavi şeklidir. Op. Dr. Yusuf Avni Yılmaz bu tedavi sayesinde spor yapan gençlerin performanslarının daha yüksek olduğunu ve daha önce yaşadıkları isteksizliğin ortadan kalktığını söyledi.

Bununla birlikte bazı göz yapılarının ortokeratoloji tedavisi için uygun olmadığını söyleyen Op. Dr. Yusuf Avni Yılmaz, “Kurala aykırı astigmat, kalıcı astigmat, geniş pupil (göz bebeği), düşük kapak, çok düz kornea, patolojik kuru göz sendromu yaşayan bireyler için bu tedavi yöntemi ne yazık ki uygun bulunmuyor” şeklinde konuştu.

Mayıs 2023