Dior Pasific ile Lüks Sportiflik

Haute couture dokunuşlarını güneş gözlüklerine taşıyan Dior, zarafeti mimari formlarla yeniden tanımlıyor. Klasik çizgilere getirilen modern yorumlar, lüksü ve yeniliği kusursuz bir dengede buluşturuyor. Moda devinin Pasific isimli bu sportif güneş gözlüğü modeli, siyahın yanı sıra; mavi ve beyaz renk seçenekleriyle gardırobunuza lüks sportifliğin en ideal örneklerinden biri olarak eşlik edebilir.

Mart 2025

Burberry’den Yeni Nesil Lüks

İngiliz mirasını modern çizgilerle yeniden yorumlayan Burberry, güneş gözlüklerinde de ikonik desenlerini ve zarif işçiliğini öne çıkarıyor. Zengin materyaller ve sofistike detaylar, markanın köklü stil kodlarını yeni nesil bir lüks anlayışıyla buluşturmaya devam ediyor. Burberry’nin tasarım anlayışını bire bir yansıtan bu aynalı camlı güneş gözlüğü de tüm gözlük severler için müthiş bir alternatif.

Mart 2025

Acne Studios’un Asil Kalbi

İskandinav minimalizmini özgün dokunuşlarla yorumlayan Acne Studios, cesur siluetleriyle modern estetiği yeniden şekillendiriyor. Maskülen ve feminen çizgileri ustaca harmanlayan Charm (Cazibe) isimli bu modeli keskin ve net hatlara düşkün stil sahiplerine güçlü bir alternatif sunarken, kalp detayı ile iç ısıtıyor. Acne Studios paslanmaz çelik çerçeveli bu tasarımını gerçekten de cazibe unsuru yapmış.

Mart 2025

Brett’den Özgür Ruhlara

Brett Eyewear, özgür ruhlar için tasarladığı, retro albeninin ve sportif sofistikeliğin çarpıcı bir karışımı olan son ürünü Duke ile 2025’e merhaba diyor. Tamamen asetattan oluşan cesur ön kısım, ultra ince paslanmaz çelik saplarla mükemmel bir görünüm yakalamış. Kayak, snowboard veya sörf yaparken, ya da bisikletinizle gezerken; Duke kullanıcısına işlevsellik ve estetik dolu konfor vadediyor.

Mart 2025

Alessia Alizé’den ‘Hell’

Yüksek işçilik ve sanatın kusursuz birleşimini sunan Alessia Alizé, gözlük tasarımlarında klasik zarafeti çağdaş detaylarla buluşturuyor. Şeffaf asetatlar, sofistike renk geçişleri ve zarif formlar, markanın zamansız tasarım anlayışını vurguluyor. Hell isimli bu üçgen form yorumu güneş gözlüğü ise asetat ve metalin birleşimi simgeliyor. Model, alt çerçevedeki halka detayları ve rengiyle gotik ilhamlı.

Mart 2025

Valentino’dan Sofistike Duruş

Romantik ve cesur bir stil anlayışıyla Valentino, güneş gözlüklerinde de couture ruhunu taşımaya devam ediyor. Büyük çerçeveler, narin detaylar ve göz alıcı renk paleti, markanın zamansız şıklığını modern dokunuşlarla pekiştiriyor. İtalyan yüksek moda algısını, tüm tasarım diliyle ideal bir şekilde yansıtan bu oversize güneş gözlüğü, çabasız zarafetinizi taçlandırmak için sizi bekliyor.

Mart 2025

Swarovski’nin Kuğusu

Efsanevi kuğudan ilham alan bu benzersiz Swarovski güneş gözlüğü; sevgiyi, neşeyi ve sonsuz güzelliği temsil ediyor. Bu olağanüstü tasarım, zarifçe kıvrımlandırılmış ve kar tanesi pavé yerleştirme siyah kristallerle süslenmiş olan her bir sapın üzerindeki top metali grisi kuğu silüetinin yanı sıra maske şeklindeki gri camlarla tamamlandı. Swarovski, en meşhur amblemini bu stiliyle onurlandırmış.

Mart 2025

Riva Optik

Riva OPTİK

Öze Bağlı Yenilikçilik

Sektöre yön verenleri bir araya getiren Silmo İstanbul sayesinde; gelişme, ilerleme ve yenilenme fırsatlarını rahatça yakalayabiliyoruz.

Merhaba Erkan Bey, sizi biraz tanıyabilir miyiz? Optik sektörüyle yolunuz nasıl kesişti?
Merhabalar, 1985 yılı Gaziantep doğumluyum. Evliyim ve 3 çocuğum var. Ebeveynlerim de aslen Gaziantepli ve esnaflıktan gelen bir babaya sahip olduğumdan küçük yaşımdan itibaren hem okuyup hem de çalışarak büyüdüm. Bu sebepten farklı sektörlerde de deneyim edindim. Optik sektörüyle tanışmam ise 2004 yılına uzanıyor. İlk ustam olarak çırağı olmaktan halen gurur duyduğum ve işi çekirdeğinden başlayarak öğrenmemi sağlayan Arzu Hanım ile 2004’te çalışmaya başladım. Bu değerli süreci 2020 yılında Optisyenlik diplomamı alarak taçlandırdım. Optik sektörüne kendimi adadığım 17 yılın sonunda, kendi mağazam Riva Optik’i 2021 yılında kurdum. 

Gaziantep’in ilk konsept mağazasını siz açtınız. Riva Optik nasıl bir vizyondan doğdu?
Gaziantep özel bir şehrimiz ancak optik sektörüne yönelik perakendecilik anlayışının yenilikçiden oldukça uzak olduğunu yıllarca gözlemlemiş biriyim. Tek düze, tek tip mağazacılık anlayışını benimsemek istemedim ve Riva Optik için çıkış vizyonum sıradanlıktan uzak, diğerlerinden farklı, yenilikçi ve değişime açık bir mağaza oluşturmak oldu. Bu hedefle 2021 yılında Gaziantep’in ilk konsept mağazasını açtım. Butik bir mağaza olarak, hedeflerimiz sektörde daha ileriye nasıl gidebiliriz, kaliteyi her bütçeye ve herkese nasıl sunabiliriz soruları üzerinden şekillenmektedir. Bu sebepten dolayı motivasyonumuzu hiç tüketmeden yeniliklere açık bir şekilde devam ediyoruz.

Riva Optik’i diğer butik mağazalardan farklılaştıran temel özellikleri ile ilgili okurlarımızı bilgilendirir misiniz?
Mağazamız, 4 katlı butik bir konseptle her müşteriye ve bütçeye hitap edecek şekilde tasarlandı. Çocuklu ailelerimizi üst katta bulunan çocuk bölümümüzde ağırlıyor, oyun alanımız sayesinde hem çocukların keyifli vakit geçirmesini sağlıyor hem de ailelerine rahat bir alışveriş deneyimi sunuyoruz. Üst grup müşterilerimiz için alt katımızda özel bir alan oluşturduk. Burada daha kişisel ve prestijli bir hizmet sunarak onlara ayrıcalıklı bir deneyim yaşatıyoruz. Orta segment müşterilerimizi ise giriş katımızda, özenle hazırladığımız estetik, sevimli ve davetkar bir atmosferde karşılıyoruz. Bu yapı sayesinde her müşteri grubuna uygun bir hizmet sunarak alışverişi keyifli ve konforlu hale getirmeyi amaçlıyoruz. Ayrıca, mağazamızda bilindik markalara küçük dokunuşlar yaparak cam ve çerçevelerini kişiselleştiriyoruz. Kendi web sayfamızda da bu özel çalışmalara yer veriyoruz. Bu sayede sadece bulunduğumuz bölgeden değil, il dışından da büyük bir ilgi görüyoruz ve bu taleplere yönelik hizmet sağlayabiliyoruz.

Mağazanızın yerini seçerken nelere dikkat ettiniz ve bu konuda ödün vermediğiniz unsurlar nelerdi?
Riva Optik bir cadde mağazasıdır. AVM’ler yenilik ve modernlik olarak tanımlansa da ben öyle hissedemiyorum. Samimiyet ve sıcaklık kavramları, mağazacılık için temel oluşturuyor ve açacağım mağazam ile olası tüm müşterilerim için AVM kültürünü seçmemiş olmam bu sebeple size şaşırtıcı gelmeyecektir. Müşterimizle tüm ilişkilerimizi daha sıcak bir ortamda kurmak için cadde üzerinde bir lokasyon tercih ettim. Gaziantep’in alışveriş ruhuna AVM’lerin değil, cadde mağazalarının yakıştığına inanıyorum. Yıllarca süren hatta dostluğa götüren müşteri ilişkilerini Riva Optik için istedim ve ne mutlu ki mağazamızda bunu sağladığımıza her gün şahit olmaktayız.

Mağazanızda en çok tercih edilen optik ve güneş gözlüğü markaları hangileri? Bu markaların tercih edilmesinde sizce hangi faktörler etkili?
Mağazamızda en çok tercih edilen optik ve güneş gözlüğü markaları arasında; Tom Ford, Zilli, Silhouette, Flair, Maybach, Prada, Versace, Dolce&Gabbana, Lacoste, Alexander Wintsch, Burberry, Modo ve Fisher Price vb. sayılabilir. Gözlük camlarında ise Essilor, Hoya, Zeiss, Rodenstock gibi dev markalar ile hizmet vermekteyiz. Müşterilerimizin bu markaları öncellikli tercih etmelerinin en önemli sebepleri yüksek kalite ve sağlamlık söz konusu olduğunda ciddi düzeyde öne çıkıyor olmalarıdır.

Satış sonrası müşteri deneyimini iyileştirmek için ne tür hizmetler sunuyorsunuz?
Mağazamızdan hizmet almak için gelen müşterilerimize satış sonrasında aylık periyodik bakım ve onarım hizmetini ücretsiz sunmaktayız. Cam müşterilerimizin kullanım sürelerini takip edip, bitmesine yakın sistemimizden gelen mesajla hatırlatmalar yapıyoruz. Çoğu müşterimize, sadece mağazamıza özel olan gözlük saklama kutuları, aksesuarlar, kişiselleştirdiğimiz bazı ürünler sunarak, akıllarında ve gönüllerinde kalmayı önemsiyoruz. Hatta günlük hayatta kullanacakları bazı aksesuarlarını, kendi isimleri ve mağazamızla buluşturarak, aksesuarlarının da mağazamızın da arkadaş çevrelerinde de popülerliğini artırmayı sağlıyoruz.

Deneyimli bir sektör profesyoneli olarak Türkiye optik endüstrisi hakkındaki görüşlerinizden bahseder misiniz?
Gerek cam firmaları olsun gerekse çerçeve firmaları aslında yurtdışının biraz gerisinden gidiyor. Bunun sebebi de dışa bağımlı olmamız; hammaddelerin çoğu dışarıdan geldiğinden yarı mamul çalışmaktayız ve bu da sektör içinde ister istemez biraz geride kalınmasına neden oluyor. Ama ne mutlu ki son yıllarda firmalarımız daha bilinçli hareket ederek, yerli üretimin canlanmasına önemli yatırımlarla katkılar yapıyor ve belirttiğim dışa bağımlılığın biraz da olsa azaldığını ve optik endüstrisinde Türkiye’nin de bir gücü olduğunu hissettiriyor.

Uluslararası optik fuarları ve sektörel gelişmeleri takip ediyor musunuz?
Evet, her sene mümkün olduğunca İtalya Mido ve Silmo Paris fuarlarına katılıyorum. Bu fuarlar öncesinde ve sonrasında diğer ülkeleri de ziyaret ederek, tutkunu olduğum optik sektörüne hizmet hedefiyle “daha farklı neler getirebilirim” diye çaba gösteriyorum. Son yıllarda yurt dışında katılmadığım fuar olmadı diyebilirim. Bu fuarların hepsi ayrı ayrı ufkumu açmaktadır ve orada gördüğüm yenilikleri mağazama uyarlamaya çalışmaktayım.

Geçtiğimiz Kasım 11. kez gerçekleşen Silmo İstanbul Optik Fuarı hakkındaki görüşlerinizi paylaşır mısınız?
Silmo İstanbul Optik Fuarı, uluslararası niteliğini giderek güçlendiriyor. Her yıl artan yurtdışı katılımcı firma ve yabancı ziyaretçi sayısı ile Türkiye ve Türkiye optik sektörü için önemli bir tanıtım mecrası olmasının yanında, milli gelirimize de ciddi düzeyde katkı sunduğunu düşünüyorum. Sektöre yön verenleri bir araya getiren Silmo İstanbul Optik Fuarı sayesinde; gelişme, ilerleme ve yenilenme fırsatlarını yakalayabiliyoruz. Bu fuar, firmalarımızın ulaşamadığı mağazalara ulaşma şansını yaratırken, herkesi tek bir çatı altında toplayarak, sektör profesyonelleri arasındaki bağı güçlendiriyor. Bizlerin yenilikleri yerinde görüp, takip ederek mağazalarımızda yeni markalara yer vermemize vesile oluyor.

Değerli röportajınız için teşekkür ederiz. Dergimiz 4 your eyes hakkındaki düşüncelerinizi de öğrenmek isteriz?
Yıllardır sektörün dergisi 4 your eyes okuru olmaktan mutluluk duymaktayım ve şimdi de mağazamız Riva Optik ile bizzat yer aldığımız için ayrı bir mutluluk içerisindeyiz. Optik sektörünün biz perakendecileri yanında, üreticisinden, toptancısına, tedarikçisinden öğrencisine, tasarımcısından, zanaatkarına kadar tümüne kaynak olmanız çok değerli. Ayrıca fuara ve organizasyonlara katılamayan kişilere de hazırladığınız içeriklerle azımsanamayacak bir katkınız var. Teşekkür ediyor, başarılarınızın yıllarca sürmesini temenni ediyorum.

Mart 2025

Anatolia Ventures Optik

ANATOLIA VENTURES OPTİK

Güvenilir İş Ortağı

Silmo İstanbul sayesinde, ihracat kanallarımızda genişleme ve büyüme şansı yakaladık. Her yıl katılımcı olmayı, büyümemizin ve sektöre katkımızın bir parçası olarak görüyoruz.

Merhaba Fatih Bey. Kendinizi okurlarımıza kısaca tanıttıktan sonra optik sektörüne girişinizi paylaşır mısınız?
Merhaba. Aslen Oltu, Erzurumluyum. Uzun yıllar İskenderun’da yaşadıktan sonra iş hayatında tecrübe edinme sürecime İstanbul’da devam ettim. Optik sektörüyle 2000’li yıllarda AVM Müdürü iken büyük bir optik mağazasının kiralanması sırasında ilk kez tanıştım. Yine önemli bir optik & eczane zincir mağazasının üst düzey yöneticiliğini yapmaya başlamam ise sektördeki ilk adımım oldu. TR90 ve metal fabrikalarını kurmadan önce birkaç optik perakende mağazası açarak sektördeki deneyimimi geliştirdim. Optik sektöründeki yolculuğum girişimcilik ruhumu ve inovasyon tutkumla birleşerek bugün Anatolia Ventures Optik (TR90) ve Gözen Optik (Metal) fabrikalarının temelini attı. Bu fabrikalar yalnızca üretim yapmakla kalmıyor aynı zamanda Türkiye’nin yerli optik sektöründeki gücünü dünyaya taşıyan birer köprü görevi görüyor.

Anatolia Ventures Optik’in temel değerlerinden ve sektörel vizyonundan söz eder misiniz?
İşimizin temelini adalet, dürüstlük ve şeffaflık ilkeleri oluşturmaktadır. Yenilikçi yaklaşımlarımızla sektöre yön veren çözümler üretirken, sürdürülebilirlik ve sosyal sorumluluk bilincini her zaman ön planda tutuyoruz. Türkiye’nin yerel gücünü küresel pazarlara taşırken etik değerlerden asla ödün vermeyen bir kurum kültürünü yaşatıyoruz. İnovasyonu iş modelimizin merkezine koyarak dünya standartlarında üretim kapasitemizi artırmayı amaçlıyoruz. Daha hafif, dayanıklı ve küresel trendlere yön veren tasarımlar sunarak müşterilerimizin hem işlevsel hem de estetik beklentilerini karşılamaya çalışıyoruz. Optik sektöründe sadece bir üretici ve tedarikçi olmakla kalmayıp bir lider ve ilham kaynağı olmayı hedefliyoruz. Amacımız, Türkiye’nin optik sektöründe bir dünya markası olması için nefer olarak küresel pazarda kalıcı bir iz bırakmaktır. Bu vizyonla müşterilerimize yalnızca ürün değil, değer ve bağlılık da vadetmekteyiz.

Büyümenizi hızlandırmak amacıyla nasıl bir yönetim stratejisini tercih ediyorsunuz?
Veri odaklı karar alma, inovasyona dayalı üretim ve müşteri odaklı yaklaşım stratejilerini benimsiyoruz. Yönetim anlayışımızda, iş süreçlerimizi sürekli iyileştirmek için teknolojik yatırımlara ve Ar-Ge çalışmalarına öncelik veriyoruz. Aynı zamanda, sektörel trendleri yakından takip ederek global pazarda rekabetçi bir konum elde etmeyi ve iş ortaklarımızla güvene dayalı uzun vadeli ilişkiler kurmayı hedefliyoruz. Çalışanlarımızın yetkinliklerini artırmak için eğitim ve gelişime yatırım yaparken; sürdürülebilir büyüme için adil, şeffaf ve sonuç odaklı ilerliyoruz. Yaklaşık 20 yıldır yurtiçi ve yurtdışı firmalara özel projeler, ortaklıklar ve hizmet çözümleri sunduğumdan, danışmanlık ve eğitim deneyimimim önemli bir rol oynadığını düşünüyorum. Bunun da bize hem zaman hem de başarı kazandırdığına inanıyoruz.

Fabrikanızın üretim kapasitesinden, kullandığınız hammaddelerden ve kalite standartlarınızdan bahseder misiniz?
Fabrikamız hem TR90 hem de metal çerçeve üretiminde uzmanlaşmış, modern ve yüksek kapasiteli bir üretim tesisi olma yolunda ilerlemektedir. Çok kısa bir zaman sonra hedefimiz Yıllık 1 milyonun üzerinde çerçeve üretimi yaparak, ulusal ve uluslararası pazardaki talepleri karşılamaktır. TR90’da esneklik, dayanıklılık ve hafiflik özellikleriyle tanınan yüksek performanslı bir termoplastik malzeme olan orijinal İsveç hammaddesi Fuchs EMS kullanıyoruz. Metal’de; paslanmaz çelik, alüminyum ve titanyum gibi üstün kaliteye sahip materyallerle dayanıklı, şık ve ergonomik çerçeveler üretiyoruz. Asetat ve Ultem’de; daha şık ve özel tasarımlar için kullanılan malzemelerimizle özellikle TR90 ve metal çerçevelerin saplarında kullanmayı tercih ediyoruz. CE ve ISO sertifikasyonlarına uygun olarak uluslararası kalite standartlarına göre denetlenmektedir. Hammaddeden son ürüne kadar tüm aşamalarda detaylı kalite kontrol prosedürleri uygulanmaktadır. Fabrikamız yenilikçi üretim teknolojileri, deneyimli ustalarımız ve ekibimiz sayesinde müşterilerimize en iyi ürünleri zamanında ve kusursuz bir şekilde ulaştırmaktadır.

Biraz da bünyenizdeki markalardan ve markalarınızın öne çıkan özelliklerinden bahsedelim…
Markalarımız, yalnızca birer ürün değil, aynı zamanda kalite, tasarım ve yenilik anlayışımızın somut yansımalarıdır. Her biri farklı bir hikayeyi, ihtiyacı ve sektöre kazandırılmış derin bir vizyonu temsil eder.  Oppia, TR90 ve metal çerçeveleriyle dayanıklılığı ve hafifliği bir araya getirerek günlük kullanımda maksimum konfor sunar. T.Flex, esnek yapısıyla modern yaşamın hızına ayak uydururken, şıklık ve pratikliği bir araya getirir. Morandi, TR90 Clip-on güneş gözlükleri ve TR90 Plus çerçeveleriyle fonksiyonelliği ve estetiği birleştirir; ithal asetat, metal ve ultem çerçeveleriyle global modanın zarif dokunuşlarını kullanıcıyla buluşturur. Newrose, titanyum faset çerçeveleriyle zarafeti ve sağlamlığı harmanlar. O.Marines ve Le Club ise İtalyan moda ikonlarının ruhunu yansıtan özgün tasarımlarıyla hem optik hem de güneş gözlüklerinde modern tarzın simgesidir. Türkiye’nin bilinen ender nitelikli markalarındandır. Ayrıca, Anatolia Ventures olarak önümüzdeki yıllarda üst segmenti hedefleyen büyük bir niş markayı da çatımızın altına eklemeyi planlamaktayız. Yeni markalarımızla kalite, tasarım ve inovasyon anlayışımızı bir adım daha ileri taşıyacağız.

Anatolia Ventures Optik’i diğer üretici ve tedarikçi firmalardan ayrıştıran unsurlar nelerdir?
TR90 ve metal fabrikalarımızın gücünü entegre ederek, üretimden tedarik zincirine kadar her aşamada verimliliği artırıyoruz. Bu çift yönlü üretim altyapımız hem geniş ürün yelpazesi sunmamızı hem de müşterilerimizin farklı ihtiyaçlarına hızlı ve kaliteli çözümler bulmamızı sağlıyor. İki fabrikanın gücü sayesinde müşterilerimiz için sadece bir tedarikçi değil, güvenilir bir iş ortağı olmayı başarıyoruz. Rakiplerimizden farklı olarak güçlü üretim kapasitemizi ve sektörel deneyimimizi hem yerel hem de uluslararası pazarda sürdürülebilir bir büyüme için kullanıyoruz. 

Satış ve dağıtım ağınızı geliştirmek için yaptığınız çalışmalardan söz eder misiniz?
En önemli gücümüz yurtdışındaki eskiye dayanan geniş bağlantılarımızdır. Özellikle İtalya’da sektöre yön veren insanlarla olan yakın dostluklarımız bize pazarda önemli bir avantaj sağlamaktadır. Ortadoğu, Afrika ve Avrupa’ya yönelik çalışmalarımız hız kesmeden devam etmektedir. Türkiye genelindeki optik mağazalarımıza değerli pazarlamacı ekibimiz ve bayilik ağımız aracılığı ile ulaşıyoruz. Hızlı teslimat, sürekli stok ve taleplere en kısa sürede karşılayan bir iş modeli ile çalışmaktayız. B2B ile en kısa sürede dijital platformlarda da hizmet vereceğiz.

Geçtiğimiz Kasım ayında 11. kez gerçekleşen olan Silmo İstanbul Optik Fuarını katılımcı bir firma olarak başlangıcından bugüne nasıl değerlendirirsiniz?
Silmo İstanbul Optik Fuarı, başlangıcından bu yana Türkiye’nin ve bölgenin optik sektöründeki en önemli buluşma noktalarından biri haline gelmiştir. İlk yıllarında daha çok yerel bir etkinlik kimliğinde olan fuar, yıllar içinde uluslararası bir cazibe merkezi haline geldi. Daha çok Orta Doğu, az da olsa Avrupa ve Asya’dan gelen katılımcıların artışıyla bölgesel bir liderlik üstlendi. Fuarın, tasarım ve kalite standartlarının yükselmesine katkı sağladığına inanıyorum. Yeni kurulan bir firma olarak ikinci kez katıldığımız Silmo İstanbul, tanınmamızı, ürünlerimizin ve yeni tasarımlarımızın yerli ve yabancı alıcılarla buluşmasını sağladı. Silmo İstanbul sayesinde, ihracat kanallarımızda genişleme ve büyüme şansı yakaladık. Her yıl katılımcı olmayı, büyümemizin ve sektöre olan katkımızın bir parçası olarak görüyoruz.

Değerli röportajınız için teşekkür ederiz. Son olarak 4 your eyes ile ilgili yorumlarınızı öğrenmek isteriz?
İçeriklerinizin hem profesyonellere hem de sektörle ilgilenen geniş bir kitleye hitap etmesi sektörel bilgi paylaşımına büyük katkı sağlıyor. Derginizdeki detaylı analizler, röportajlar, trend raporları, sektördeki gelişmeleri takip etmemizi kolaylaştırırken bizlere de yeni fikirler vererek ilham kaynağı oluyor. 4 your eyes Optik Magazin Dergisi, sektörün sesini duyurmak ve sektörel oyuncuları bir araya getirmek için önemli bir köprü görevi üstleniyor. Anatolia Ventures Optik olarak yüksek kaliteli bu yayın platformunda bize de yer verdiğiniz teşekkür eder, başarılarınızın devamını dileriz.

Mart 2025

Einstoffen

Einstoffen

Avangart Zarafet

Bağımsız İsviçreli marka, çiçeklerin karmaşık çizgilerinden ve kıvrımlarından esinlenerek, benzersiz frezeleme tekniğini kullandı. Sonuç, muhteşem 2025 koleksiyonu Sopraterra…

Einstoffen, 2008 yılında Ramon ve Raphael Büsser ile Christian Gisler tarafından kurulan bağımsız İsviçreli gözlük markası olarak, ahşap ve taş gibi doğal malzemeler kullanmasının yanı sıra deney ve kombinasyona olan sevgisiyle tanınıyor. Einstoffen, çevresine dikkat eden ve hayattan keyif alan bağımsız fikirli bireyler için gözlük ve moda yaratıyor. Markanın ürünleri İsviçre’de tasarlanıyor ve bazen sıra dışı malzemeler veya abartılı detaylar içeren titiz bir süreç kullanılarak üretiliyor. Tutkuları ahşap veya taş gibi doğal malzemelere aittir. Elle işlenen bu malzemeler, organik ve sürdürülebilir Einstoffen görünümünün ana bileşenlerini oluşturuyor. Ancak marka, malzemelerin ötesinde daha çok deneysel tasarım arzusuyla tanımlanıyor. Çünkü marka, ancak alışılmadık olanla karşılaşıldığında yeni ve sınırları aşan tasarımların ortaya çıktığını savunuyor. Diğer premium markalar arasında bağımsız kalmayı felsefesinin temeline yerleştiren Einstoffen, 2025 yılına en yeni koleksiyonu Sopraterra ile merhaba diyor. Sopraterra koleksiyonunda ince işlenmiş frezeler ve birinci sınıf gözlük zincirleri dikkatleri çekiyor. Sizlere Einstoffen’in Kurucu Ortaklardan Ramon Studer ile titizlikle işlenmiş yeni çerçeveleri içeren Sopraterra koleksiyonu hakkında yapılan röportajı sunuyoruz.

Merhaba Ramon, yeni koleksiyonunuz için Sopraterra ismini seçtiniz. Sebebini öğrenebilir miyiz?
Doğaya ve özellikle yeryüzüne değer veren bir markayız. Felsefemizin temelinde çalışanlarımız, iş ortaklarımız ve toplum kadar dünya-doğa ile olan saygı odaklı bağımız da yer almaktadır. Yeni koleksiyonumuzun oluşum aşamasında çiçeklerden ve botanikten ilham alan tasarımlar hazırlamak istedik. Doğal yapıları ve renkleri yakalayıp vurgulayan gözlükler üzerine odaklandık. Başlangıç noktamız buydu. Sonra bir Cuma akşamı, Raphael ve ben bir restoranda otururken; masanın üzerinde ‘Sopraterra’ adlı bir müzik grubunun el ilanını gördük. Spontane bir şekilde konserlerine gittik ve konser sonrası yeni koleksiyonumuzun adının Sopraterra olacağı netleşti.

Gerçekten de az rastlanır bir durum. Sopraterra sözlüklerde olmayan, türetilmiş bir isim. Peki sizin için ne ifade edip, çağrıştırıyor?
Sopraterra bizim için ‘Yeryüzünün üstünden bir bakış’ anlamına geliyor. Bu isimle olan ilişkimiz en iyi koleksiyon metnimizdeki sözlerle anlatılabilir: “Yukarıya, gökyüzüne, sonsuzluğa bakıyoruz. Gözlüklerimizin çerçevelediği gözlerimiz, ruhumuzun pencereleridir. Güneşe doğru açan çiçekler gibi biz de ışığa doğru uzanırız. Varoluşun güzelliğini ve kırılganlığını çağrıştıran bir isim olan Sopraterra, insanın görme, anlama ve hayal etme arzusunun bir kanıtı olarak duruyor.”

Peki Einstoffen’in Dna’sını kucaklayan bu özel tema yeni koleksiyona nasıl yansıyor?
İki yıl kadar önce, benzersiz frezeleme tekniklerini hayata geçirmek için yoğun bir araştırma ve deneme sürecine başladık. Doğanın kusursuz geometrisinden ilham alarak, çiçeklerin organik formlarını modern gözlük tasarımlarına ustalıkla yansıttık. Her bir model hem zarif hem de dinamik detaylarla şekillendirilerek doğadaki ahengi gözlüklerimize taşıyor. Malzeme seçiminden işçilik detaylarına kadar her aşamada, Einstoffen’in yenilikçi ruhunu ve özgün estetik anlayışını koruduk.

Sopraterra koleksiyonundaki çerçevelerinizde çiçekler hangi yönleriyle tasarımı etkiledi?
Çiçeklerin karmaşık çizgilerinden ve kıvrımlarından ilham alıyoruz. Doğadaki organik formları ve akışkan hatları gözlük tasarımlarımıza yansıtmak için bu unsurları dijitalleştiriyor, ardından hassas frezeleme teknikleriyle çerçevelerimize işliyoruz. Her bir model, çiçeklerin zarif asimetrisini ve doğadaki ritmini taşıyan detaylarla şekilleniyor. Işık ve gölge oyunları yaratan bu ince işlemeler, gözlüklerin yüzeyinde adeta doğal bir doku hissi uyandırıyor. Renk seçimlerimizde de doğanın sunduğu zengin paletten ilham alarak sıcak tonlar, derin dokular ve çarpıcı kontrastlarla koleksiyonumuza estetik bir dinamizm katıyoruz.

Bahsettiğiniz bu teknik süreçteki en büyük zorluklar nelerdir?
Çerçevelerimizi oluşturmak çok aşamalı bir süreç gerektiriyor. İnce parlatma işleminden sonra çerçeveler, her çerçevenin hassas bir şekilde ayarlandığı ve freze makinesinin maksimum doğruluk elde etmek için yeniden kalibre edildiği ikinci bir manuel mikro frezeleme işleminden geçiyor. Tasarımları mükemmelleştirmek için bazen lazer gravürler ekliyoruz ve bu gravürleri daha sonra kusursuz bir yüzey için tekrar parlatıyoruz.

Biraz da Sopraterra koleksiyonundaki gözlüklerden bahsedelim…
Sopraterra koleksiyonu, her biri 3 ila 5 renkte mevcut olan 22 optik çerçeve ve 22 güneş gözlüğü içeriyor. Koleksiyonumuzun büyük bir kısmı ünisekstir; hem kadınlara hem de erkeklere hitap ediyor. Kadın modelleri genellikle eğlenceli ve cesur frezelere sahipken, erkek modelleri sade ve zarif çizgileriyle öne çıkma eğilimindedir. Ayrıca koleksiyondaki Haute Couturier ve Voyante modelleri hem frezelenmiş hem de lazerle oyulmuştur. Bu modellerimiz 200 adet olmak üzerine sınırlı sayıda üretilmiştir.

Yeni koleksiyonda göze çarpan bir diğer özellik de gözlük zincirleriniz. Bu aksesuar sizin için ne ifade ediyor?
Gözlük zincirlerimiz koleksiyonun doğal bir uzantısıdır. Çerçevelerimizle aynı birinci sınıf asetatın kullanılması ve gerçek taşların bir araya getirilmesi uyumlu ve ahenkli bir görünüm yaratıyor. Zincirlerimiz sadece işlevsel aksesuarlar değil, aynı zamanda gözlüklerimizi tanımlayan detaylara gösterilen özeni de vurgulamaktalar.

Sopraterra’da oldukça avangartsınız. Basic koleksiyonunuzdaki tasarım çizgilerini de görmeye devam edeceğiz, değil mi?
Basic koleksiyonu ürün gamımızın kalbini oluşturuyor. Sopraterra ile sınırları zorlarken bile klasik modellerimiz kimliğimizin temel taşı olmaya devam ediyor. Zamansız zarafeti ve birinci sınıf işçiliği temsil ediyorlar. Elbette, bir Einstoffen çerçeveyi benzersiz yapan küçük ayrıntılara yönelik sevgimizden ödün vermiyoruz. Bizim için basit, asla standart veya sıkıcı demek değildir.

Kaynak: Spectr

Mart 2025