Özgün Bir Nina Mûr

Bağımsız İspanyol Nina Mûr 1919’da Almanya’da doğup tüm Avrupa’ya ve ardından dünyaya yayılan; işlevsellik, sadelik ve özgünlük üzerine kurulu Bauhaus akımından yararlanarak; bir kez daha sanat, tasarım ve mimariden ilham alıyor. Nina Mûr’un Bhaus ismini verdiği koleksiyonundaki bu modernist güneş gözlüğü modeli, her detayıyla gardırobunuzu zenginleştirecek.

Mayıs 2025

Matsuda’dan Altın Kalkan

Titiz Japon işçiliğinin zarafetle buluştuğu bir marka olan Matsuda, el yapımı detayları ve zamansız tasarım anlayışıyla gözlük dünyasındaki ayrıcalıklı yerini koruyor. Geleneksel tekniklerle modern estetiği harmanlayan marka, sizler için seçtiğimiz bu güneş gözlüğü tasarımında da sanatını konuşturmuş. Altın hissini her detaya incelikle işleyen kalkan model, kusursuzluğa oynuyor.

Mayıs 2025

Prada’dan Sportif Şık

Zamana karşı koyan tasarım diliyle yüksek modada öncü konumunu sürdüren Prada, sadelikle gücü bir arada sunan bir estetik anlayışıyla öne çıkıyor. Fonksiyonelliği minimalizmle harmanlayan marka, her parçada hem sofistike hem de çağdaş bir tavır sergiliyor. Sportif bir çizgiye sahip bu gri güneş gözlüğü, saplardaki kontrast renkle işlenmiş Prada logosuyla öne çıkıyor.

Mayıs 2025

Fendi Şıklığı Kucaklıyor

Şıklığın ve ince işçiliğin sembollerinden olan Fendi, 1925 yılında Adele ve Edoardo Fendi tarafından Roma’da kuruldu. Bugün, Kurucuların torunu ve Kreatif Direktör Silvia Venturini Fendi, markanın kalite, gelenek, deneysellik ve yaratıcılığa verdiği önemi sürdürüyor. Fendi’nin Diamonds koleksiyonundan seçtiğimiz bu her detayı asil güneş gözlüğü, zarafetiyle göz alıyor.

Mayıs 2025

Face à Face Feminenliği

Kendine özgü tasarım çizgisi ve renk seçimleriyle Fransa merkezli gözlük markaları arasında her yeni koleksiyonuyla sürekli olarak dikkatleri üzerine çekmeye başaran Face à Face, kadınlara özel hazırladığı ve Halos ismini verdiği bu havalı güneş gözlüğüyle kendinden emin duruşu gözler önüne seriyor. Her detayı ve çizgisiyle özgüveni vurgulayan tasarımı mutlaka denemelisiniz.

Mayıs 2025

Rick Owens’dan Retro Fütürizm

Rick Owens, avant-garde tasarımlarıyla modanın sınırlarını zorluyor. Kendine özgü estetiğiyle, fonksiyonellik ve şıklığı birleştiren gözlük koleksiyonları, modern lüksü yansıtıyor. Kaliforniya merkezli moda markasının retro esintili bir fütüristik çalışması olan dikdörtgen formdaki bu güneş gözlüğü modeli, cinsiyet ayırmadan özellikle Z kuşağını etkilemeye aday.

Mayıs 2025

Etnia Ritmo ile Göz Alıyor

Dünyaca ünlü İspanyol bağımsız gözlük markası Etnia Barcelona 2025 İlkbahar/Yaz sezonu için hazırladığı en yeni koleksiyonunda yine gözlüğü sanatla birleştiriyor. İspanyol markanın Ritmo ismini verdiği bu yeşil tonlarındaki güneş gözlüğü, çerçeve kenarlarında yeşile kontrastlık katan ve tasarımın estetiğini yükselten siyah&beyaz detayları ile gerçek anlamda göz kamaştırıyor.

Mayıs 2025

BB Optik

B&B OPTİK

GÖZ SAĞLIĞINA ÖNCELİK VEREN CESUR GİRİŞİM…

Silmo İstanbul, Türkiye optik sektörünün global olarak bilinirliğine büyük katkı sunarken, iş bağlantıları kurmamızı kolaylaştırmaktadır.

Merhaba Burak Bey. Okurlarımız için kendinizi biraz tanıtarak, optik sektörüyle nasıl tanıştığınızı paylaşır mısınız?
Optik sektörü ile tanışmam babam sayesinde oldu. Bakırköy’ün ilk gözlükçüsü olan Öztürk Optik 1968 yılında babam tarafından hizmet vermeye başladı. Gözlük sektörüne, okul tatillerinde babamın yanına giderek başladım. Küçük yaşlarda başladığım baba mesleğini 2021 yılında kendi mağazamı açarak sürdürmeye karar verdim.

Oldukça uzun süredir sektördensiniz. B&B Optik’i açmaya nasıl karar verdiniz? Şubeleşmek hedefleriniz arasında mı?
Mağazamı açma konusunda çevremden oldukça fazla destek ve olumlu yorumlar aldım. Bu meslek için doğduğumu, bu işin tam bana göre olduğunu söylüyorlardı. Açıkçası bu durumu kendim de benimsedim ve sektördeki ilk girişimci adımımı B&B Optik’i açarak attım. Mağazayı açmadan önceki ilk hedeflerimin başında şubeleşmek geliyordu. Halen de aynı düşüncedeyim ve ilerleyen zamanda bu hedefimi de gerçekleştireceğime inanıyorum. Bildiğiniz gibi 2020 yılında pandemi hayatımıza girdi. Her anlamda sıkıntılı olan bu dönemde çok geçmeden, 1 yıl içerisinde, mağaza açma kararı verdim. Pandemi ile birlikte bozulan ekonomi ortamında çok riskli bir işe kalkıştığımı biliyordum. Ancak bu riski azmim ve isteğimle birlikte fırsata çevirmek istedim ve başardım. ‘Hayat Her Zaman Cesurları Sever’ felsefesine yürekten inanmaktayım.

Güncel trendlerin etkisiyle Türkiye’de designer markalara yönelimin giderek arttığını görüyoruz. Mağazanızda özellikle hangi markalara rağbet var?
Mağazamızın genelinde, üst segment ürün grubu ve lüks markalar ağırlıklı olarak yer almaktadır. Dünyada markalaşmanın her geçen gün hızla artmasıyla birlikte, gözlük sektörü de bu sürecin önemli bir parçası haline gelmiştir. Artık tüketici alışkanlıkları ve beklentileri de bu yönde şekilleniyor. Biz de bu doğrultuda mağazamızda, global anlamda kendini ispatlamış, dünya modasına yön veren markaları müşterilerimizle buluşturmaya özen gösteriyoruz. Koleksiyonumuzda Cartier, Balmain, Dita gibi dünya çapında bilinirliği ve prestiji yüksek markalara yer vererek, müşterilerimize hem kaliteyi hem de modayı bir arada sunmayı hedefliyoruz.

B&B Optik bir cadde mağazası. Cadde mağazacılığını AVM yerine tercih etmenizin sebeplerinden söz eder misiniz?
AVM yerine cadde mağazacılığını tercih etmemizin en önemli sebebi, özgür bir çalışma ortamına sahip olma isteğimizdir. Bizim için müşteri ilişkileri yalnızca satış ve ticaret odaklı değil, aynı zamanda samimi ve sürdürülebilir bağlar üzerine kurulu olmalıdır. Cadde üzerinde esnaf olarak varlık göstermek, çevremizdeki insanlarla daha doğal ve yakın bir ilişki kurmamıza olanak tanıyor. Müşterilerimizle birebir iletişim halinde olmak, onların ihtiyaçlarını daha iyi anlamamızı ve onlara en doğru şekilde hizmet sunmamızı sağlıyor. Bu sebeple, cadde mağazacılığı bizim için sadece bir satış noktası değil, aynı zamanda müşterilerimizle güçlü bir bağ kurduğumuz bir alan haline geliyor.

Optik mağazalar arasındaki rekabet her geçen gün artıyor. B&B Optik ürünleri için fiyatlandırma yaklaşımınızdan söz eder misiniz?
Evet maalesef bizim sektörümüzde rekabet var ve bu rekabet her geçen gün artıyor. İnternet satış fiyatları ile rekabetin giderek daha zorlaştığını da eklemek zorundayım. Ancak yaptığımız iş sadece bir moda aksesuarı satışı değil, sağlığın en hassas noktalarından biri olan göz sağlığını kapsıyor. Dolayısıyla müşterilerimiz sadece dünyaca ünlü markaların güneş gözlüklerini satın almaya gelmiyor, bilakis göz sağlıkları için gerekli optik desteğe ve bilgilendirmelere ihtiyaç duyuyorlar ve biz B&B Optik olarak bu sebeple müşterilerimizin, göz sağlıklarına en azami ölçüde önem ve öncelik vermekteyiz. Onlarla en doğru yaklaşım ile diyaloglar kurarak ihtiyaçlarını karşılamak başlıca hedeflerimiz arasındadır. Bu sebeple B&B Optik olarak doğru ürün, doğru fiyatlandırma yöntemimizden ödün vermeden devam etmekteyiz.

Müşteri memnuniyetinde öncelikleriniz nelerdir? Satış sonrası sunduğunuz hizmetlerden bahseder misiniz?
B&B Optik için ‘Sizin güveniniz bizim mutluluğumuz’ sözü sadece bir slogandan çok daha fazlasıdır. Bizim ilk önceliğimiz hastalarımızın bize olan güven duygusudur. B&B Optik olarak işimizin ürünü satmakla bitmediğinin bilincindeyiz. Satış sonrasında olası durumlara karşı her zaman alternatif olarak bir B planımız bulunmaktadır. Hastalarımıza ve tüm müşterilerimize satış sırası veya sonrası en doğru en olası çözümleri sunmayı misyon edinmiş durumdayız.

Sektördeki güncel gelişmeler, trendler ve yenilikçi teknolojiler hakkında verilen eğitim ve satış bilgilendirmeleri yeterli mi, yorumlarınız nelerdir?
Dünyanın hızla gelişmesiyle beraber, bütün sektörlerde olduğu gibi bizim sektörümüzde de bu gelişime paralel olarak önemli değişimler ve yenilikler yaşanmaktadır. Teknoloji, tasarım ve üretim anlamında sektörümüz her geçen gün ileriye giderken, ne yazık ki satış bilgilendirmeleri konusunda aynı gelişimi gözlemlediğimi söyleyemem. Evet, birçok eğitim programı, sunum ve bilgilendirme toplantıları yapılıyor; sektör çalışanlarına yeni bilgiler aktarılmaya çalışılıyor. Ancak sektörümüz içerisinde görev alan arkadaşlarımız, bu edindikleri bilgileri hastalarımıza veya müşterilerimize aktarma noktasında ne yazık ki yeterince etkili olamıyor veya doğru iletişim tekniklerini kullanarak sunmakta eksiklikler yaşayabiliyorlar. Bu da doğal olarak hizmet kalitesine yansıyor.

Üretici ve toptancı firmaların düzenlediği bayi toplantılarını nasıl değerlendirirsiniz? İş gelişimi ve motivasyona ne ölçüde katkı sağlıyorlar?
Üretici ve toptancı firmaların düzenlediği bayi toplantılarını oldukça faydalı buluyorum. Bu tür organizasyonlar, sektörün gelişimine katkı sağladığı gibi, biz bayiler için de büyük bir avantaj sunuyor. Özellikle bir sonraki sezonun ürünlerinin tanıtıldığı bu toplantılar, yeni koleksiyonlar ve trendler hakkında ürün yelpazemizi nasıl şekillendireceğimiz ve müşterilerimize hangi modelleri sunacağımız konusunda daha efektif kararlar almamıza yardımcı oluyor. Hem iş planlamamızı yapmamızı kolaylaştıran hem de motivasyonumuzu artıran bu tür etkinliklerin oldukça önemli olduğunu düşünüyorum.

Uluslararası fuarları ziyaret ediyor musunuz? Bu fuarları takip etmek sizce ne derece önemli?
Yurt dışındaki fuarları takip etmekteyiz. Bu fuarlar özellikle optik gözlüklerdeki yenilikler, teknolojik değişiklikler ve mesleğimize getirdiği kolaylıklar açısından önemli yer tutmaktadır. Özellikle güneş gözlüklerindeki gerek moda markalarının son koleksiyonları gerekse trend haline gelen ürünler hakkında daha detaylı bilgiler edinmemiz, vizyonumuza önemli katkılar sağlamaktadır.

Geçtiğimiz Kasım 11. kez gerçekleşen Silmo İstanbul Optik Fuarının gelişimi ve sektöre kattığı değerlerle ilgili neler paylaşmak istersiniz?
B&B Optik ailesi olarak her yıl olduğu gibi 11. Silmo İstanbul Optik Fuarını ziyaret ettik. Organize edilmeye başladığı ilk yıllardan itibaren sektörümüz için çok değerli bir ortam sunduğuna inanmışımdır. Üstelik Covid-19 gibi ciddi bir pandemi döneminden sonra bile Silmo İstanbul Optik Fuarının her yıl üstüne koyarak geliştiğini gözlemlemekten mutluluk duyuyorum. Silmo İstanbul’un gelişimi ile birlikte sektörümüze sunduğu destekler ve katkılar da giderek çoğalmaktadır. Silmo İstanbul’un güçlenmesi ve sunduğu atmosferin giderek daha kaliteli hale gelmesi, paralel olarak, sektörümüzün gelişimine de son derece olumlu şekilde yansımaktadır. Silmo İstanbul, Türkiye optik sektörünün global olarak bilinirliğine büyük katkı sunarken, iş bağlantıları kurmamızı kolaylaştırmaktadır.

Bu değerli röportaj için teşekkür ederiz. Son olarak dergimiz 4 your eyes ile ilgili görüşlerinizi öğrenmek isteriz?
Derginizi her ay düzenli olarak takip etmekteyiz. Sektöre sunduğunuz değerli içerikleri ve güncel bilgileri çok değerli buluyoruz. B&B Optik olarak, 4 your eyes dergisinde bizlere yer verdiğiniz için ayrıca teşekkür ederiz. Sektörün nabzını tutan, bizlere rehberlik eden çalışmalarınızın ve başarılarınızın daim olmasını dileriz.

Mayıs 2025

Caroline Abram

Caroline Abram

Moda Ve Tasarımla Şekillenen Bir Yolculuk…

Kadınlara zarif ve neşeli stiller sunan Caroline Abram, gözlüğü görünümün ayrılmaz parçası haline getiren özgün çizgisiyle gönülleri fethediyor.

Caroline Abram hukuk ve ekonomi eğitimi aldıktan sonra, kariyerini moda ve tasarım alanında sürdürmeye karar verdi. Balmain, Celine ve Chloé gibi saygın moda evlerinde çalışarak moda dünyasında adım attıktan sonra gözlük tasarımına yöneldi. 2008 yılında kendi adını taşıyan gözlük markasını kurarak uzun yıllar kullanılabilecek, kaliteli ve modaya yön veren çerçeveler tasarlamaya odaklandı. Moda geçmişi ve gözlüklere duyduğu tutkuyla Caroline Abram, klasik zarafeti modern bir dokunuşla buluşturan özgün bir stil yarattı. Fransız tasarımcı Caroline Abram’ın zamansız ve sofistike çizgileriyle öne çıkan koleksiyonları, onun tasarıma bakışını ve ilham kaynaklarını birebir yansıtıyor. Dünyaca ünlü Fransız tasarımcı ile gözlük dünyasıyla nasıl tanıştığını, tasarıma olan tutkusunu ve koleksiyonlarını besleyen ilham kaynaklarını paylaştığı röportajı sunuyoruz.

Gözlük dünyasında doğup, büyüdünüz. Ailenizin izinden gitmek sizin için kaçınılmaz mıydı?
Pek öyle denemez doğrusu. Hatta ilk gençlik yıllarımda gözlükler bana pek bir şey ifade etmiyordu. Benim asıl tutkum çizimdi. Ama annem mutlaka bir diplomam olmasını istiyordu ve ben matematik, fizik ve teknik çizimde çok iyiydim. Bu yüzden diplomamı aldıktan sonra başka bir alana yöneleceğimi düşünüyordum. Sonra her şey doğal bir akışla gelişti. Annemin optik mağazasında çalışmaya başladım. Akşamları da seramik atölyelerine gidiyordum. Bu işin ne kadar zaman alıcı olduğunu biliyordum ve ömrüm boyunca yapmak isteyeceğimden henüz emin değildim.

Tasarım alanına yönelmenizi sağlayan şey neydi?
Bir şeyler yaratma ihtiyacındaydım. Aslında her şey tesadüfen gelişti. 18 yaşındayken bir yıl boyunca Senegal’de babamın yanında kaldım ve orada birine aşık oldum. Paris’te sıkışıp kalmamak için bir yol bulmam gerekiyordu. O dönem Senegal’de el işi boncuklar satan harika dükkanlar vardı. Gümüş boncuklar, Mauritius boncukları, ahşap boncuklar… Bu güzel boncuklarla annemin mağazasında satılacak zincirler yapma fikri geldi aklıma. Sevgilimi görmek için sahile gittiğimde, o çalışırken ben boncuk dizip zincirler hazırlıyordum. Paris’e döndüğümde, zincirleri mağazada sergiledim. Kendi gözlük markamı kurana kadar geçen sürede, koleksiyonları insanlar sevdiği ve hoşuma gittiği için hazırlıyordum, sanki sadece eğleniyordum. Ama zamanla, tam açıklayamadığım bir tutkuya sahip olduğumu fark ettim. Çizmeyi, boyamayı, renklerle çalışmayı çok seviyordum. Bu yüzden kendimi tasarım dünyasında bulmam son derece doğal oldu.

İlk gözlük koleksiyonunuzla birlikte büyük beğeni toplamayı başardınız. Bu koleksiyon için nasıl hazırlanmıştınız?
Başta koleksiyonuma hazır okuma gözlükleri ekleyip zincirlerle kombinlemeyi planlıyordum. Zincirlerim oldukça feminen bir havadaydı ve sadece kelebek formundaki modellerle uyumlu bir koleksiyon hazırlamıştım. Böyle bir pazar olduğunu biliyordum. Ama aslında tasarımlarımı ‘kadın gözlüğü’ olarak görüyordum. Hemen fark ettim ki çerçeveler kaş hizasında konumlandığında yüzü yukarı doğru kaldırıyor, adeta bir lifting etkisi yaratıyordu. Bu yüzden yüz hatlarını yukarı çeken, neşeli ve feminen gözlükler tasarlamaya karar verdim. Gençlerin bile bu tarzı hemen benimsediğini gördüm ve doğru bir yolda olduğumu anladım.

Kadınlara hitap etmek sizin için neden önemliydi? Caroline Abram gözlüklerini nasıl kadınlar takıyor?
Çünkü gözlüklerim benim dünyamın sembolü. Benim için gözlük ‘takı, makyaj ve mini bir yüz gerdirme’ anlamına geliyor. Kadınların genellikle biraz ‘hüzünlü’ gözlükler taktığını düşünüyordum. Onların allık ya da eyeliner sürer gibi gözlük takabilmesini istedim. Şık ama abartısız, güzel ama tuhaf görünmeyen bir tarz yakalamalarına destek olmak istedim. Farklı yönleriyle, görünümüyle ya da sadece kadınlığıyla oynamaktan keyif alan her kadın Caroline Abram takabilir. Yapı ile çok çalışıyorum. Gözlüklerim genellikle oldukça zariftirler. Görünmez değiller ama farklı yüzlere kolayca uyum sağlıyorlar. Gözlüğün kişiyle bütünleşmesini ve nedenini bile tam anlayamadan kadını daha güzel göstermesine odaklanıyorum. Tıpkı makyaj gibi… Makyajın ‘fazla’ durmasını sevmem. Gözlükte de aynı kural geçerli. Gözlüğü değil, gözlüğün ardındaki kadını görebilmelisiniz. Benim amacım tam da bu.

Kadınları yüceltme arzunuz neden bu kadar güçlü?
Bu tamamen bir tutku. Kişiliğimin bir parçası. Küçüklüğümden beri hep uyumu, bütünlüğü arardım. Hiçbir zaman bir trendi sadece moda olduğu için takip etmedim. Elbette hepimiz gibi günlük hayatta gördüğümüz imgelerden ben de bilinçsizce etkilenmişimdir ama tarzım hep bana aitti. Hem Stan Smith giyerim hem şık bir elbise; dar da severim bol da… Kısacası kadın olmanın tadını çıkarırım. Bu sebepledir ki 60’lı yıllara hep hayranlık duydum. Kadınlar adeta birer bebek gibiydi; saçlar özenli, elbiseler canlı renklerde… Hayat dolu.

Peki koleksiyonlarınızı tasarlarken ilhamınızı nereden alıyorsunuz?
İlhamım her zaman malzemeden ya da formdan gelir. Mesela nylon… Bu malzemeyi gördüğümde ona özel bir koleksiyon tasarlamak isterim. Renk paletimle malzemeyi ‘ısıtırım’, saplara yumuşak dalga formlu kıvrımlar vererek tasarıma feminenlik katarım, hafifliğini korumak için titanyum da eklerim. Genellikle malzemeyi yüceltecek şekilde çalışırım. Avustralya’daki bir konuşmamda ilk buluşma temalı bir örnek verdim. Makyaj yaparsınız, en güzel elbisenizi giyersiniz, çantanızı ve ayakkabınızı özenle seçersiniz. Ama masaya oturduğunuzda karşınızdaki adam bütün akşam sadece gözlüklerinizi görür! Herkes çok gülmüştü ama çok doğruydu. İşte bu bana ilham veriyor. Gözlüğümü takan bir kadının aynaya baktığında kendini beğendiğini gördüğüm her an, işte bu benim gerçek amacım dediğim an. Benim yapmak istediğim bu.

Çocuklara yönelik koleksiyon hazırlamaya nasıl karar verdiniz? Size bu ilhamı veren unsurlar neydi?
Kadınların gözlüklerimle kendilerini daha iyi hissetmesini sağlamayı umut ettiğim gibi bu durum çocuklar için de geçerli. Genellikle gözlük takma fikri çocukların moralini bozar, çünkü çoğu okulda alay konusu olurlar. Bu klasikleşmiş bir klişedir. Yetişkin koleksiyonuma oldukça yakın bir çocuk gözlüğü serisini tam da bu sebeple tasarladım. Amaç, çocukluk özelliklerini koruyarak yüzleri güzelleştirmekti. Bir keresinde Caroline Abram gözlüğü alan küçük bir kız çocuğu ile tanıştım, mutluluktan uçuyordu çünkü okula gittiğinde herkes gözlüğünü çok beğenmiş ve tıpkı onun gibi göz doktoruna gitmek istemişti. Sanki ona topuklu ayakkabı satmışım gibi mutluydu. İşte yaratmak istediğim etki tam olarak bu. Gözlük takan küçük kızlarla alay edilmemeli, çünkü zaten çok güzeller.

Dünyaca ünlü bir tasarım markasının sahibi olarak sıradaki hedefiniz nedir?
Büyüme fikri herkesi heyecanlandırır ama benim bir sonraki adım için özel bir planım yok, bu durumdan da memnunum. Yıllarca konfor alanımın dışında çalıştım; işi öğrenmek, her adımı dikkatle atmak gerekiyordu. Artık tek isteğim, insanların seveceği şeyler üretmeye devam etmek. Markayla bağ kuran insanlara karşı bir sorumluluğum var. İnsani ve ailevi tarafımı korumak istiyorum. Daha da büyümek gibi bir amacım yok.

Kaynak: Pret a Voir & Lunettes Originales

Mayıs 2025

Cazal Eyewear

Cazal Eyewear

50. Yılını Kutluyor…

Gözlük dünyasına altın harflerle yazılmış Cazal Eyewear, simetriyi zorlayan, kalıpları yıkan eşsiz tasarımlarıyla yarım asrı geride bırakıyor.

Zarafeti ve ihtişamı bir arada sunan Cazal, tüm zamanların en yetenekli gözlük tasarımcılarından birinin özgün yaratıcılığını ve ustalığını yansıtan ikonik markalardan biri olarak 50. yıldönümünü kutluyor. Gözlük dünyasına altın harflerle yazılmış bu efsanevi marka, ilhamını Kurucusunun yaşamı boyunca süren tasarım tutkusundan alırken, bugün modanın en güçlü ifade stillerini sunan cesur kimliğiyle karşımıza çıkıyor. Yenilikçi koleksiyonlarıyla karakteri, tavrı ve tarzı olanlara seslenmeyi sürdürüyor. Cazal 50. yıldönümünü özel bir kampanyayla duyururken, kendine özgü zamansız tarzını ve yaratıcı köklerini yeniden gündeme taşıyor. Bu sebeple yazımızda, Cazal’ın geçmişten bugüne uzanan yarım asırlık cesaret ve tutku dolu tasarım yolculuğuna daha yakından göz atıyoruz.

Ömür Boyu Süren Tasarım Tutkusu
Cazal ismi, markanın Ortak Kurucusu ve Kreatif Direktörü Cari Zalloni tarafından adının ilk iki harfi ve soyadının yine ilk iki harfi birleştirilerek türetilmiş. 1937’de Yunanistan’ın Atina kentinde, Yunan-İtalyan kökenli bir baba ve Avusturyalı bir annenin çocuğu olarak dünyaya gelen Cari, çocukluk yıllarını Atina antik şehrin hareketli sokaklarında geçirdi. Babasını 1947’de kaybettikten sonra annesinin ailesine yakın olmak amacıyla Avusturya’ya taşındılar. O dönem Viyana, Doğu ve Batı Avrupa arasında kültürel bir geçit niteliğindeydi. Tasarımla iç içe bir atmosferde büyüyen Cari, Viyana Uygulamalı Sanatlar Akademisi’nden 1960 yılında mezun oldu. Mezuniyetinin ardından kısa bir süreliğine İtalya’da bir mobilya firmasında aydınlatma tasarımları üzerine çalıştı. 1962 yılında ise Almanya’ya taşınarak onu tüm dünyaya tanıtacak olan sektöre, gözlük dünyasına adım attı. Dönemin en güçlü gözlük markalarından Carrera Optyl’de çalışmaya başladı. Şirketin birçok koleksiyonunda yer aldı ancak en çok Saphira koleksiyonu ile dikkat çekti. Saphira koleksiyonu, onun ileride yaratacağı efsanevi tasarımların adeta bir ön gösterimi niteliğini taşıyordu. Cari Zalloni gözlük tasarımdaki başarısının ve bilinirliğinin artması sebebiyle 1975 yılında kendi markasını kurmaya karar verdi. Girişimci Günter Böttcher’in desteğiyle Cazal Eyewear’ı piyasaya sundu. Cari Zalloni ve ortağının daha en başından fark yaratan, dikkat çeken çerçeveler üretmek üzerine odaklanan tasarım felsefeleri netti. İlk Cazal koleksiyonları çok geniş kitlelerin tarzına hitap etmese de Cazal’ın özgün ve tasarım kodlarını altüst eden stillerine tutkun bir hayran kitlesi hızla oluştu ve Cazal gözlükleri giderek genişleyen bu kitle için mükemmel birer tercih haline geldi. Cazal, her zaman tartışma yaratacak, dikkat çekecek ve konuşulacak tasarımlar sundu. Cari Zalloni liderliğindeki tasarım ekibi, gözlük formunu yeniden tanımlamak için titizlikle çalışırken; simetriyi zorlayan, kalıpları yıkan özgün modellerle fark yaratan markalar arasına girdi. 70’lerin Almanya’sında hızla yayılan Cazal Eyewear tasarım kültürünün yolu, aynı dönemlerde Amerika Birleşik Devletleri’nde doğmakta olan başka bir kültürle kesişmek üzereydi.

Cazal ve Hip-Hop İlişkisi
Cazal Eyewear Avrupa’da sokak stili tutkunlarının gözdesi haline gelirken, ABD’de de hip-hop kültürü doğuyordu. 70’lerin sonlarında, New York’un doğu yakasında düzenlenen blok partilerde DJ Kool Herc ve Grandmaster Theodore gibi isimler hip-hop’un temelini atıyordu. LL Cool J ve Run-Dmc gibi sanatçıların abartılı ve meydan okuyan tarzları, Cazal tasarımlarıyla mükemmel bir uyum içindeydi. Run D.M.C.’nin üyesi Darryl McDaniels 607 model bir Cazal taktığında, günümüzdeki ikonik model büyük ilgi gördü ve Cazal Eyewear’ın ABD’deki satışları tam anlamıyla rekor kırdı. Markanın ABD distribütörü Palm-Ultra da Cazal’ın yükselişiyle birlikte büyüdü ve kendi çarpıcı modellerini üretmeye başladı. MC Hammer’ın kullandığı 858 ve Spike Lee’nin taktığı 616 gibi modeller bu dönemde doğdu. Bugün bu ikonik modellerin mükemmel durumdaki orijinalleri 1000 dolara kadar alıcı bulabiliyor. Materyali, fonksiyonu ve formu eşsiz bir biçimde yeniden yorumlayan Cari Zalloni 2012 yılındaki vefatıyla, arkasında 60’tan fazla ülkede satılma rekorları kıran global bir lüks marka bıraktı. Bu karizmatik devrimcinin değerlerine aynı tutkuyla bağlı olan tasarım ekibi; Cazal kimliğini ileri taşıyan, yeni standartlar belirleyen koleksiyonlar yaratırken Cari Zalloni’nin imzasını ölümsüzleştiriyor.

Cazal Tasarım Kodlarını Yıkıyor

  • 1000s
    Zamansız mücevherler gibi parlayan Cazal 1000s serisi, feminen bir bireyselliği yansıtıyor. Bu kadın koleksiyonu, zümrüt, safir, ametist ve yakut tonlarındaki ışıltılı detaylarla göz alıyor.
  • 4000s
    İncelikle düşünülmüş detaylar Cazal 4000s koleksiyonunu tanımlıyor. Hafif ve konforlu modeller, geometrik unsurlarıyla klasik bir zarafet taşıyor. Neşeli tasarım diliyle birleşen modern dokunuşlar, kişisel stil ve özgüveni ifade etmenin özgür yolunu sunuyor.
  • 5000s
    Cazal’ın bir diğer kadın koleksiyonu 5000s, markanın ikonik kalitesine cesur bir övgü niteliğinde. Baştan beri avant-gart yaklaşımlarla öne çıkan Cazal, bu seride hacim, geometri ve güçlü kontrastlarla oynuyor. Efsanevi Cari Zalloni modellerinden ilham alan öğeler, bu tasarımlarda yeniden hayat buluyor.
  • 6000s/7000s
    Zamansız şıklığın ve etkileyici tasarımın zirvesi niteliğindeki Cazal koleksiyonu: 6000s/7000s. Titanyum ve asetattan üretilen bu seri, sofistike bir duruş sunarken üstün konfor vadediyor. Maksimalist ve karakter sahibi erkeklere hitap ediyor.
  • 8000s /9000s
    Bu seriler, Cari Zalloni’nin zamansız ve havalı tarzı ile eşsiz detaylarını yeniden yorumluyor. Cesur formlar ve çarpıcı renkler, geleneksel Cazal meraklılarını ve yeni nesil marka tutkunlarını aynı ölçüde cezbediyor.
  • 8500s/9500s
    Güçlü formlar ve canlı renklerle dikkat çeken bu seriler, ana akımın dışında kalanları temsil ediyor. Lüks materyallerle tasarlanan modeller, vintage detayları yeniden yorumluyor. Cazal’ın ikonik ve zamansız tasarım dili burada da değişmeden varlığını sürdürüyor.
  • Legends
    Legends serisi Cari Zalloni’nin gözlük tarihinde iz bıraktığı orijinal çizgilerin günümüzdeki yansımasıdır. Hip-hop kültürüne şekil veren bu modeller, sinema ve müzik videolarında unutulmaz anlara imza attı. Seri dünya çapındaki ünlüler ve stil ikonları tarafından da yoğunlukla tercih ediliyor.

50.Yılını Kutluyor
Yarım yüzyıldır Cazal, cesur ve öncü tasarımlarla gözlük dünyasını yeniden tanımlıyor. Bu önemli dönüm noktasında, zengin geçmişine saygı duruşunda bulunurken, geleceğin sonsuz olasılıklarını da kucaklıyor. ‘Radikal maksimalizm’ olarak tanımlanabilecek tasarım felsefesi, halen sınırları zorluyor. Cazal’ın 50. yıl kampanyasında hayal gücünü zorlayan manzaralar, yüzen yapılar, yansıtmalı anıtlar ve gerçeküstü formlar, markanın sıra dışı ruhunu gözler önüne seriyor. Cazal, 50. yaşında bir kez daha gözlüğün sınırlarını yeniden tanımlamayı sürdüreceğini, cesur, vizyoner ve karakter sahibi tasarımlarla dolu bir geleceğe doğru ilerlemekte olduğunu ilan ediyor.

Kaynak: Ed&Sarna

Mayıs 2025