Markus T Kaliteden Ödün Vermiyor

Almanya merkezli Markus T 2025 Sonbahar/Kış koleksiyonunu sundu. 1999 yılında kurulan ve tasarımları ile 50’den fazla ödül almış olan Markus T’nin yeni sezon koleksiyonu yine Alman yapımı kalitesini, hafifliği, dayanıklılığı ve ultra konforlu gözlükleri garantiliyor. Her Markus T koleksiyonu, markanın patentli vidasız menteşeler ile görünürde çelişkili iki özellik olan dayanıklılık ile hafifliği birleştiren patentli TMi malzemesi ve Titanyum alaşım sayesinde özgün ve değerli olmaktadır. Markus T, patenli malzemesi TMi ile geliştirdiği yeni tasarımı MIO P1055 ile de yeni sezonda yine adından konuşturdu. Uluslararası prestijiyle optik sektörünün en önemli ödüllerinden biri olan Silmo d’Or 2025’e yeni modeli MIO P1055 ile aday gösterilen marka, bu çarpıcı tasarımda formu ve derinlik veren özel renkleri kusursuzca kullanmış. Markus T, Gütersloh yakınlarındaki Isselhorst’ta eski bir tahıl fabrikasının teknolojik bir gözlük üretim tesisi haline dönüştürülmesiyle birlikte, benzersiz bir çalışma atmosferine ev sahipliği yapıyor. Bu atmosferde üretilen ultra hafif, konforlu ve dayanıklı modeller, saf tasarımları ve %100 el yapımı olmaları sayesinde her bir gözlüğü benzersiz ve özgün kılıyor.

Ekim 2025

Entourage of 7’dan Heykelsi ve Havalı Silüetler

Türkiye pazarına BDT Optik güvencesiyle ulaşan Los Angelas merkezli Entourage of 7, 2025 Sonbahar/Kış gözlük koleksiyonunu beğenilere sunuyor. Kullanıcılarına özgüven ve güçlü bir ifade aracı vadeden Entourage of 7, yeni sezon koleksiyonunda heyselsi silüetleri yumuşak hatlarla buluşturuyor. Los Angelas şehrinin Venice Kumsalı’nda doğan Entourage of 7, yeni koleksiyonundaki tasarımları yarı saydam asetat ve kırılmadan bükülebilme konforu sunan titanyumdan yararlanarak üretiyor. Entourage of 7 yeni koleksiyonundaki bazı modellere mücevher benzeri zarif detayları titizlikle ekleyerek zamansız şıklığı garantiliyor. Neredeyse kullanıcısının yüzünde gözlüğü hissetmeyeceği kadar hafif olan yeni Entourage of 7 tasarımları hem optimum konforu hem de dayanıklılığı ile dikkatleri üzerine çekiyor. Entourage of 7 yeni koleksiyonunda Kaliforniya sıcağını hissettirmenin yanı sıra, son derece havalı olan tasarımları ve renk paleti seçimleriyle geçici trendlerin çok daha ötesini vadediyor. Farkı ortaya koymak ve cesur bir duruş sergilemek isteyen tüm gözlük severler için ideal bir seçenek olarak çıkan yeni Entourage of 7 koleksiyonuna sizler de mutlaka göz atmalısınız.

Ekim 2025

Vanity Effect’den Minimalizmin Gücü

Vanity Effect, yeni koleksiyonuyla markanın imza niteliğindeki sade ama iddialı çizgisini yeniden tanımlıyor. Tasarımlar, modern yaşamın dinamizmini yansıtırken, her parçada zamansız bir şıklık ve karakterli bir duruş sergiliyor. Koleksiyon; heykelsi asetat formlar, zarif metal detaylar ve sofistike renk paletiyle dikkat çekiyor. Nötr tonların yalın estetiği, cesur vurgularla birleşerek güçlü bir kontrast yaratıyor. Vanity Effect’in tasarım dili, minimalist estetiği cesur formlarla harmanlayarak modern zarafeti yansıtıyor. Bu sayede koleksiyon, hem gündelik stilin doğal bir parçası oluyor hem de özel anlarda cesur bir ifade sunuyor. Vanity Effect koleksiyonları, gözlüğü bir aksesuar olmaktan çıkararak kişisel bir kimliğe dönüştürür. Vanity Effect yeni modellerinde, minimalist estetiği cesur ve heykelsi formlarla birleştirerek modern ve karakterli bir duruş vadediyor. Her tasarım, kullanıcısına yalnızca şıklık değil, aynı zamanda kendini ifade etme özgürlüğü kazandırıyor. Vanity Effect, gözlüğü bir aksesuardan öte; stilin ötesinde bir tavrın ifadesi haline getirir.

Ekim 2025

Jacquemus x Linda Farrow Şıklığı

Geçtiğimiz yıl 2024 İlkbahar/Yaz sezonuyla başlayan Linda Farrow x Jacquemus ortaklığı, 2025 yılında daha da ileriye taşınıyor. Yeni ortak koleksiyon, Linda Farrow’nun zamansız zarafeti ile Jacquemus’un cesur ve eğlenceli estetik anlayışını ideal bir şekilde harmanlıyor. Akdeniz’den ilham alan cesur bir vizyonla yola çıkan Linda Farrow x Jacquemus her zaman güzel ve her zaman özgür olmayı tercih eden kadın gözlük tutkunlarına çabasız zarafet sunuyor. Her iki marka da yüzeyin ötesine geçen, kadınların gücünü, direncini ve bireyselliğini yücelten ortak bir vizyon paylaşıyor. Linda Farrow x Jacquemus ortaklığının bu uyumu, yeni koleksiyondaki her parçada kendini gösteriyor; gözlükler yalnızca stil sahibi bir aksesuar değil, aynı zamanda kendini ifade etmenin cesur bir yolu olarak öne çıkıyor. Jacquemus’un enerjik, samimi ve spontane evreni; çeşitlilik, sadelik ve özgünlük değerleri üzerine inşa edildi. İnsan odaklı ve kapsayıcı yaklaşımıyla evrensel, pozitif duygular yaratan Jacquemus, Linda Farrow ile yeni ortak koleksiyonunda da özgün ve zarif dokunuşlar yapıyor. Linda Farrow x Jacquemus yeni ortak koleksiyonuna Atölye Gözlük aracılığıyla ulaşabilirsiniz.

Ekim 2025

Arma Lens Gümüş Grisi ile Doğallığı Vadediyor

Arma Lens’in yıllık kontakt lenslerden oluşan Natura koleksiyonunda gümüş grisi rengindeki 2 farklı seçeneğiyle oldukça dikkat çekiyor. Natura Argenta ve Natura Silvera renkleri gümüş grisi renginde iki farklı tonda gözlerde çarpıcı ve çok doğal bir görüntü oluşturuyor.  Haresiz tasarıma sahip olan bu iki renk de gözleri doğal boyutunda gösteriyor. Açık gümüş grisi renginde olan kontakt lensler kullanıcısının gözünde bulunduğu ortalama göre hafif mavimsi ve su yeşili yansımalar veriyor.  İki lens de gözün doğal iris tabakasına benzer tasarımı ile çok yakından bakıldığında bile gözde kontakt lens olduğu anlaşılmayacak doğallıkta bir görünüm sunuyor. Diğer tüm Natura koleksiyonu gibi Natura Argenta ve Natura Silvera de Arma Lens tarafından 14.5 mm Çap ve 8.6 temel eğriye sahip olan teknik değerleri ile her göze uyumlu olarak üretiliyor. -0.50’den – 6.00’a kadar dereceli olarak hazır stokta bulunan her iki model de hare efekti içermeyen tasarımı ve iris benzeri yapılarıyla, yakından bakıldığında bile gözde kontakt lens olduğu anlaşılmayacak kadar gerçekçi duruyor. Natura Argenta ve Natura Silvera kontakt lenslerini Arma Lens’in tüm Türkiye’deki seçkin bayilerinde bulabilirsiniz.

Ekim 2025

Arıkan Sizleri Gözlük Zirvesi’ne Davet Ediyor

Arıkan Group, 27-30 Kasım 2025 tarihleri arasında Antalya’nın en prestijli destinasyonlarından biri olan Voyage Belek Golf & Spa Otel’de Gözlük Zirvesi düzenleyeceğini duyuruyor. Bu yıl sadece bir zirve değil, aynı zamanda yeni sezona ilham dolu bir başlangıç olacak diyen Arıkan Group, önemli buluşma için tüm hazırlıklarını titizlikle sürdürüyor. Arıkan Group, Gözlük Zirvesi 2025’te dört güçlü markasının özenle hazırlanan yeni koleksiyonlarını ilk kez sektör profesyonelleriyle buluşturacak. Quantum Eyewear, Poker Face konseptiyle birçok ünlü ismin favori parçalarını barındıran iddialı tasarımlarıyla adını duyururken; Belmond, kadınların estetik anlayışına hitap eden zarif ve özgün koleksiyonlarıyla dikkat çekecek. Sportif şıklığın klasikleşmiş yorumunu sunan Slazenger, her zamanki dinamik kimliğini sahneye taşırken; Lee Cooper ise modern çizgileri ve enerjik ruhuyla genç ve yenilikçi bir bakış sunacak. Her biri farklı bir ilham kaynağından beslenen bu koleksiyonlar, optik ve güneş gözlüğü dünyasına yeni bir soluk getirmeyi hedefliyor. Geçtiğimiz yıl katılımcılarını şaşırtan Arıkan Group, bu yıl da sürprizlerle dolu bir deneyim için hazır olduğunu açıkladı.

Ekim 2025

NanoVista’dan Çocuklar için En İdeal Çözümler

İspanya’nın 1 numaralı çocuk gözlüğü markası Nano Vista, kurulduğu 2012 yılından beri koleksiyonlarında bebek, çocuk ve gençlerin göz sağlığına optimum hassasiyetle eşsiz çözümler sunmaktadır. Nano Vista, çocuklarda her yaşın ve yüz morfolojisinin farklı görsel ihtiyaçlarını karşılayacak gözlükler tasarlayıp, üretmektedir. Çocukların görme sağlığını merkeze alan, yenilikçi ve dayanıklı tasarımlarıyla çocuk gözlüklerinde küresel ölçekte referans marka NanoVista, çocukların dünyasına katkı sunmaya devam ediyor. Tam da bu anlayışla çocuklar ve gençler için dayanıklılığı, esnekliği ve konforu bir araya getiren gözlük koleksiyonları sunuyor. Yenilikte sürekliliğe inanan NanoVista, her yaştaki çocuğun görme sağlığını en iyi şekilde koruyacak çözümler geliştirmektedir. Marka bu amaçla 0–16 yaş arası çocuk ve gençlere özel tasarımlarını geniş bir yelpazede sunmaktadır. NanoVista’nın koleksiyonları reçeteli gözlük çerçevelerinden güneş gözlüklerine uzanan birbirinden işlevsel ve estetik modelleri içerir. Markanın mavi ışık filtreli modelleri de dahil olmak üzere tüm ürünleri, çocukların enerjik, hareketli ve özgün yaşam tarzına uygun seçeneklerden oluşur. NanoVista gözlükleri, her yaş grubundaki çocukların oyun oynarken zıplamaları koşmaları gibi doğal günlük hareketlerine göre özenle geliştirilmektedir. Gözlüklerini esnek ve kırılmaz malzemelerle yüksek güvenlik standartlarını gözeterek tasarlayan NanoVista, çocukların aktif yaşam temposuna en ideal şekilde ayak uydurmaktadır. Zengin model çeşitliğine sahip olan NanoVista gözlük koleksiyonları hem dayanıklılıkları hem de estetik güzellikleriyle çocukların gözlük takmayı sevmesini kolay hale getirmektedir. NanoVista, çocuklarının gözlüklerinin sürekli kırılması gibi şikayetlere ürünleriyle en uygun çözümleri sunması sebebiyle ebeveynlerin de vazgeçilmezleri arasına girmektedir. NanoVista modelleri, sağlam yapısı ve uzun ömürlü kullanımıyla ebeveynlerin güvenini hızla kazanıyor. Böylece aileler yalnızca gözlük almıyor; aynı zamanda çocuklarının görme sağlığı için güvenilir bir yol arkadaşı ediniyor. Aynı zamanda her çocuğun kendine özgü kişiliğine ve tarzına hassasiyetle yaklaşan NanoVista, geniş renk paletindeki farklı modelleri ve cam seçenekleriyle çocukların özgün stillerine kolayca uyum sağlıyor. NanoVista, çocukların görme sağlığını korumak kadar kendilerini ifade etmesini de önemsiyor.

Ekim 2025

Opka Optik

OPKA OPTİK

Kalitesi ve Etik Değerleriyle Güven İnşa Ediyor

“Silmo İstanbul’un yenilikleri takip etmek, işbirliklerini güçlendirmek ve sektöre dair fikir alışverişinde bulunmak adına büyük bir fırsat olduğuna inanıyorum.”

Merhaba Kadir Bey. Kendinizi okurlarımıza tanıtarak, sektöre giriş süreciniz ve bugüne kadar edindiğiniz tecrübelerden kısaca bahseder misiniz?
Merhaba. Ben Kadir Avşar, 1981 yılında İstanbul’da doğdum. Optik sektörüne 1998 yılında henüz 17 yaşındayken adım attım. O günden bu yana sektörün farklı kademelerinde görev alarak tecrübe kazanma imkanı buldum. 28 yıllık çalışma hayatımda sadece bir kez iş değiştirdim, o da çalıştığım firmanın faaliyetlerini sonlandırması sebebiyle gerçekleşti. Bu uzun yolculuk boyunca sabır, sebat ve istikrar benim için daima vazgeçilmez değerler oldu. Sektörün önde gelen cam markalarında satıştan yönetime uzanan çeşitli sorumluluklar üstlendim. Her görevimi büyük bir titizlik ve bağlılıkla yerine getirmeye çalıştım.

Opka Optik’i kurma kararını nasıl verdiniz? Kuruluş hikayenizi paylaşabilir misiniz?
Uzun yıllara dayanan saha deneyimim ve güçlü marka ilişkilerim sayesinde artık kendi yolumu çizme zamanı geldiğini düşündüm. Sektörde edindiğim bilgi birikimi ve güvene dayalı ilişkileri bir çatı altında toplayarak Opka Optik’i 2024 yılında kurdum. Kuruluş sürecinde hedefim yalnızca ticari bir yapı kurmak değil; etik, kalite odaklı ve sürdürülebilir bir iş modeli oluşturmaktı.

Henüz geçtiğimiz yıl kurulmasına rağmen Opka Optik ile hızlı bir yükseliş gösteriyorsunuz. Bu başarının temelinde neler var?
Her ne kadar Opka Optik 2024 yılında kurulmuş olsa da aslında bu başarının arkasında uzun yıllara dayanan bir birikim var. Optik sektöründe 28 yıldır aktif olarak çalışan biri olarak hem müşterilerimle hem de iş ortaklarımla kurduğum güvene dayalı ilişkiler bugün geldiğimiz noktada en büyük gücümüz oldu. Ayrıca, işin en başında Optiswiss gibi kaliteli ve güvenilir bir markayla yola çıkmak bizim için büyük bir avantajdı. Ürün kalitesi ve markaya duyduğum güven, bu süreci çok daha sağlam temellere oturtmamızı sağladı. Güvenilirlik, şeffaflık ve kaliteli hizmet anlayışımız sayesinde kısa sürede güçlü bir konum elde ettik ve uzun vadeli işbirliklerine odaklanarak ilerlemeye devam ediyoruz.

Opka Optik için İsviçre merkezli Optiswiss ile işbirliğine sizi yönelten temel unsurlar nelerdir? Distribütörlük süreciniz nasıl başladı?
Kariyerimin belirli bir döneminde Optiswiss ürünlerini sahada aktif olarak satma fırsatım olmuştu. Markaya olan güvenim o yıllara dayanır. Hem ürün kalitesi hem de olumlu müşteri geri bildirimleri beni gerçek anlamda etkilemişti. Kendi işimi kurmaya karar verdiğimde de hiç tereddüt etmeden ilk adımı Optiswiss ile atmak istedim. Çünkü sadece firmamın değil, sektörün de böyle bir kalite ve güvenilirlikteki markaya gerçekten ihtiyaç duyduğunu düşünüyordum. Distribütörlük süreci de zaten bu geçmişe uzanan güven ve karşılıklı anlayışla başladı. Bugün geldiğimiz noktada bu işbirliği bizim için sadece bir ticari ortaklığın ötesine geçerek, ortak bir vizyonun parçası haline geldi diyebilirim.

Optiswiss markasının genel nitelikleri ve üretim anlayışından bahseder misiniz? Sizce markayı benzerlerinden ayrıştıran özellikleri nelerdir?
Optiswiss, 1937 yılında İsviçre’de kurulmuş, üretiminin tamamını %100 İsviçre’de gerçekleştiren, yüksek mühendislik ve kalite standartlarına sahip bir markadır. Optiswiss, kalite, sürdürülebilirlik ve inovasyona odaklanan birinci sınıf bağımsız bir İsviçre markasıdır. Tüm üretim süreçleri ISO kalite yönetim sistemlerine uygun şekilde yürütülmekte olup, pek çok aşamada bu standartların da üzerinde hassasiyet ve toleranslarla çalışmaktadır. Optiswiss “Swiss Made” kalite anlayışını sadece bir etiket olarak değil, üretimin her aşamasında benimseyen bir yapıya sahiptir. Basel’de bulunan üretim tesisinde %100 yenilenebilir enerji kullanılmaktadır. Son teknoloji otomasyon ile her gün binlerce cam yüksek hassasiyet ve kalitede üretilmektedir. Markayı benim için özel kılan ise sadece teknik yeterliliği değil, aynı zamanda bu yüksek kalite anlayışının sahaya ve kullanıcıya yansıma şeklidir. Premium segmentte güvenilir bir çözüm ortağı arayanlar için Optiswiss’in gerçek anlamda çok güçlü bir alternatif olduğunu düşünüyorum.

Markanın AR-GE ve inovasyon yatırımlarına büyük önem verdiğini biliyoruz. Bu teknoloji odaklı yaklaşım sahaya nasıl yansıyor?
Optiswiss inovasyonu sadece ürün geliştirme olarak değil, temel vizyonu olarak görüyor. Bu bağlamda AR-GE’ye her yıl ciddi oranlarda bütçe ayırarak, cam ve kaplama teknolojilerinden kişiselleştirilmiş çözümlere kadar birçok alanda sektöre öncülük ediyor. Bu teknoloji odağı sayesinde Optiswiss, sadece kaliteli ürün sunmakla kalmıyor; optik profesyonellerin güvenle önerdiği, kullanıcıların da uzun vadede memnuniyet duyduğu çözümler sunuyor.

Türkiye pazarına özel geliştirmeyi düşündüğünüz ürün ya da hizmet modelleri var mı?
Türkiye pazarı dinamik ve oldukça rekabetçi olduğundan ürün çeşitliliğini genişletme ve lokal ihtiyaçlara uygun çözümler sunma konusuna son derece önem veriyoruz. İlerleyen dönemlerde özellikle tüm indekslerde üretilerek küresel ölçekte fark yaratan Optiswiss SMYLE miyopi kontrol camlarını ve yeni geliştirilmiş progressive tasarımları ön plana çıkarmayı hedefliyoruz.

Opka Optik olarak iş ortaklarınıza sunduğunuz hizmetlerde sizi farklılaştıran özellikler nelerdir?
Sahadan gelen biri olarak, iş ortaklarımızın günlük operasyonlarda karşılaştığı zorlukları ve gerçek ihtiyaçlarını çok iyi anlayabiliyorum. Bu sayede Opka Optik’te sadece ürün değil, aynı zamanda çözüm sunan bir yapı oluşturduk. En hızlı ve en güvenilir hizmetleri hem satış hem de satış sonrası sunmaya odaklanıyoruz. Siparişten teslimata, teknik destekten müşteri iletişimine kadar her aşamada ulaşılabilir ve çözüm odaklı olmaya özen gösteriyoruz. Karar alma süreçlerimizin temeli ise şeffaflık ve karşılıklı güven esaslarına dayanmaktadır. İş ortaklarımızla uzun vadeli, sürdürülebilir ilişkiler kurma hedefinde olduğumuzdan hem onların hem de son tüketicinin memnuniyetini en önemli başarı kriterimiz olarak görüyoruz.

Önümüzdeki döneme dair hedefleriniz neler? Yeni yatırımlar, işbirlikleri ya da ürün grubu genişletme planlarınız var mı?
Kısa vadede, distribütörlüğünü üstlendiğimiz Optiswiss markasının Türkiye genelinde bilinirliğini ve erişimini artırmak öncelikli hedefimizdir. Bu doğrultuda daha geniş bir bayi ağı oluşturmak, saha etkinliğimizi artırmak ve optik profesyonellerine birebir temasla destek vermek istiyoruz. Orta ve uzun vadede ise ürün portföyümüzü yeni ürün gruplarıyla zenginleştirmeyi ve sektörde ihtiyaç duyulan özel çözümleri pazara sunmayı planlıyoruz. Özellikle kişiselleştirilmiş cam çözümleri, yeni nesil kaplama teknolojileri ve özel segment camlar konusunda yeni işbirliklerine açık bir strateji izliyoruz. Bunun yanı sıra, müşteri memnuniyetini artıracak dijital altyapılar, satış sonrası destek sistemleri ve lojistik verimlilik üzerine de yatırım yapmayı planlıyoruz. Hem ürün çeşitliliği hem de hizmet kalitesi anlamında kendimizi sürekli geliştirmeye ve fark yaratmaya kararlıyız.

Otuz yıla yaklaşan deneyimizle genç girişimcilere ve sektöre yeni adım atanlara ne gibi tavsiyeler verirsiniz?
Bu sektör sabır, özveri ve güven ister. İşinizi sevin, dürüst olun ve sözünüzün arkasında durun. Kısa vadeli hedeflerin ötesine geçip, uzun vadeli planlarla ilerlemek çok kıymetlidir. Önereceklerimin en değerlisi “işinizi severek yapın, etik ilkelere sadık kalın ve güven inşa etmekten asla vazgeçmeyin” olacaktır.

Silmo İstanbul Optik Fuarı hakkındaki görüşleriniz nelerdir? Fuarın sektöre katkılarını nasıl değerlendirirsiniz?
Silmo İstanbul Optik Fuarı’nın optik sektörümüz için oldukça önemli bir organizasyon olduğunu düşünüyorum. Hem ulusal hem de uluslararası oyuncuların bir araya gelmesini sağlaması açısından son derece kıymetli buluyorum. Silmo İstanbul’un yenilikleri takip etmek, işbirliklerini güçlendirmek ve sektöre dair fikir alışverişinde bulunmak adına büyük bir fırsat olduğuna inanıyorum.

Değerli röportajınız için teşekkür ederiz. Son olarak dergimiz 4 your eyes ile ilgili yorumlarınız nelerdir?
Sektöre değer katan yayınlar arasında ilk sırada yer aldığınızı gönül rahatlığıyla söyleyebilirim. Gerek içerik kaliteniz gerek güncel ve doğru bilgilendirme anlayışınızın biz optik profesyonelleri için gerçek anlamda çok kıymetli olduğunu düşünüyorum. Emekleriniz için teşekkür eder, başarılarınızın devamını dilerim.

Eylül 2025

Lacivert Optik

LACİVERT OPTİK

Markalaşma Hedefiyle Bir Mağazadan Fazlası…

“Uzun süredir ziyaretçilerinden olduğum Silmo İstanbul Optik Fuarının 12. yılında da profesyonel ve muhteşem bir atmosferde gerçekleşeceğini görmek beni şaşırtmayacak.”

Merhaba Ozan Bey. Okurlarımız için kendinizi biraz tanıtarak, sektördeki kariyerinizin nasıl başladığını paylaşır mısınız?
Merhaba, ben Ozan Calay. 1998 yılı İstanbul doğumluyum. Mesleğe ilk adımımı 2015 yılında lise eğitimimi yarıda bırakıp, bir optik mağazada çalışmaya başlayarak attım. Optik sektörüne olan ilgim çıraklık ve kalfalık yaptığım günlerden itibaren şekillenmeye başladı. 2021 yılına kadar sektörde köklü bir marka haline gelmiş olan bir optik mağazada çalıştım. Bir yandan da yarıda bıraktığım eğitim hayatıma devam ettim. 2021’de askerlik vazifesi sebebiyle işimden ayrıldım ve askerliği tamamladıktan hemen sonra kendi mağazamı açmak için çalışmalara başladım. 2022 yılının Nisan ayında kendi markam Lacivert Optik & Lens ® şirketini kurdum. Aynı yılın Haziran ayında İstanbul’daki ilk mağazamı açtım. O tarihten günümüze 3 yılı aşkın süredir Lacivert Optik & Lens ® çatısı altında mesleğimi icra etmekteyim.

Optik sektöründe genç bir girişimcisiniz. Lacivert Optik hangi motivasyonla doğdu, temel hedefleriniz nelerdir?
Lacivert Optik & Lens ®’i kurarken motivasyonum sektöre layığıyla hizmet etme isteğimin gücünden beslendi. İstanbul’da herkes tarafından ulaşılabilir ve güvenilir bir yerli optik markaya dönüşmek temel hedefimdir. Bu hedefimiz için müşterilerimizin güveni ve memnuniyetini rehber olarak görüp hizmet standartlarımızın sürekli üzerine çıkma gayretindeyiz. Sektörel anlamda büyüme, genişleme ve gelişime açık bir bakış açısına sahip olduğumdan, İstanbul’da herkesin kolayca ulaşabileceği lokasyonlarda mağaza sayımızı artırmayı planlıyorum. Ancak büyümenin, başta yüksek kalite standartlarını koruma amacıyla kontrollü gerçekleşmesi taraftarıyım. Tüm hedeflerimize ulaşmak için %100 müşteri memnuniyetini esas alarak her yeni gün aynı kararlılık ve motivasyonla çalışmaya devam ediyoruz.

Mağazanızda en çok tercih edilen optik ve güneş gözlüğü markaları hangileri? Bu markaların tercih edilmesinde sizce hangi faktörler etkili?
Mağazamızda bulundurduğumuz markalar genelde gözlük kullanıcıları tarafından kullanıcıların güvenini ve beğenisi kazanmış köklü ve bilinirliği yüksek markalardan oluşmaktadır. En çok tercih edilen markalar genelde her sektörde çok popüler olan genel kullanıcı kitlesinin beğenisini kazanmış dünya markalarıdır. Mağazamızda dünya markalarına yer verdiğimiz gibi bazı butik ve el yapımı markalara da yer verip kullanıcılarımızın beğenisine sunmaktayız.  Son yıllarda butik ve el yapımı markalardaki tasarımlara da kullanıcıların ilgisinin giderek artmakta olduğunu belirtmek isterim. Bu artan ilgi açıkçası bizleri de oldukça memnun etmektedir. Çünkü birbirinden farklı tasarımlara ve yenilikçi ürünlere yönelik talep artışının sektörümüze canlılık ve renk kattığını düşünüyorum. Bundan dolayı kuruluşumuzdan itibaren sürekli olarak kullanıcıların ilgisini ve ihtiyaçlarını karşılayacak tasarım markalarına ve koleksiyonlarına da mağazamızda yer vermekteyiz.

Mağazanızda ürün çeşitliliği sunmanın satışlarınıza ve müşteri memnuniyetine katkıları nelerdir?
Her segmentten ürüne yer vermenin önemine inanıyor ve Lacivert Optik’te bu çeşitliliğe en yüksek seviyede özen gösteriyoruz. Gözlük kullanıcılarımıza geniş ürün çeşitliliği sunmak için mağazamızda farklı özelliklere ve fiyat aralıklarına sahip ürün segmentlerini bir arada bulunduruyoruz. Birbirinden farklı ürün segmentlerini bir arada bulundurmamızın gözlük kullanıcılarına ürün seçme konusunda büyük bir kolaylık sağladığını ve memnuniyetlerini artırdığını görüyoruz.

Satış sonrası sunduğunuz hizmetlerden bahseder misiniz? Müşteri sadakati kazanmak için nasıl bir yol izliyorsunuz?
Satış esnası kadar satış sonrası da hizmet kalitesini yüksek tutmanın şart olduğuna inanıyor ve bu sebeple satış sonrası için ayrı bir hassasiyet gösteriyoruz. Gözlük kullanıcılarının satış sonrası ihtiyaç duyacağı hizmetleri onları yormadan, kolay ve hızlı bir şekilde tamamlamak müşteri sadakatimizi ciddi oranda artırmaktadır. Satış sonrasında doğabilecek tamir, değişim, ayar, bakım ve yedek parça gibi tüm hizmetleri gözlük kullanıcılarımıza memnuniyetle sunuyoruz. Hizmet standartlarımızı satışın her aşamasında yüksek tutmamız sayesinde gözlük kullanıcılarımızın memnuniyetini ve mutluluğunu sağlıyor olmamız, her yeni gün aynı kararlılık ve motivasyonla çalışıyor oluşumuzun da temel kaynağıdır.

Cadde mağazası mı yoksa AVM içinde yer almak mı? Lacivert Optik olarak sizin tercihiniz ne yönde?
Optik mağaza sahipleri olarak gözlük tüketicilerinin nasıl ve neden alışveriş yaptıklarını daha iyi analiz etmemiz gerektiğine inanıyorum. Mağaza lokasyonunun hedeflenen müşteri kitlesine göre seçilmesi gerektiğini düşünüyorum. Ulaşılabilirlik, müşteri trafiği gibi birçok etkeni de hesaplamak gerekmektedir. Bu sebeple bazı lokasyonlarda cadde mağazacılığı daha avantajlıyken, bazı lokasyonlarda ise AVM mağazaları daha avantajlı konuma sahip olabilir. Fakat günümüzde genel olarak AVM içi zincir mağazaların geleneksel gözlükçülükten biraz uzaklaştığını gözlemliyorum. Tüm bu bahsettiklerim doğrultusunda Lacivert Optik’i bir cadde mağazası olarak açmayı tercih ettim.

Ürünlerinizle ilgili fiyatlandırma önceliğiniz nedir? Bu anlamda diğer mağazalarla aranızda nasıl bir denge kuruyorsunuz?
Optik perakendecilikteki yoğun fiyat rekabetine rağmen çalıştığımız markaların belirlemiş olduğu ve tavsiye edilen satış fiyatlarını uygulayarak bir denge kurmaya çalışıyoruz. Ürünlerin değerinin üzerinde ya da değerinin altında satılmasının sektörümüze zarar vereceğini ve fiyat istikrarsızlığı yaratacağını düşünüyorum.

Uluslararası optik fuarlarını ve sektörel gelişmeleri takip ediyor musunuz?
Sektörel gelişmeleri takip etmeden büyüyüp, ilerleyebileceğimizi düşünmüyorum. Bu sebeple uluslararası optik fuarlarının ve oftalmolojik organizasyonların sektörel gelişim için büyük önem taşıdıklarına inanıyorum. Bu kapsamda fuarcılıkta dijital mecraların artmasından da son derece memnunuz. Örneğin İtalya’da yapılan bir gözlük fuarını gerek yapılan paylaşımlar gerek dijital mecralarda açılan canlı yayınlar sayesinde yakından takip etme fırsatı buluyoruz. Aynı şekilde Avrupa ve Asya’da da yapılan oftalmolojik organizasyonlardan da dijital mecralarda paylaşılan makaleler ve görsel sunumlar sayesinde haberdar olup, takip edebiliyoruz.

Önümüzdeki Kasım 12.si gerçekleşecek Silmo İstanbul Optik Fuarının gelişimi ve sektöre katkıları hakkında düşünceleriniz nelerdir?
Uzun süredir ziyaretçilerinden olduğum Silmo İstanbul Optik Fuarının 12. yılında da profesyonel ve muhteşem bir atmosferde gerçekleşeceğini görmek beni şaşırtmayacak. Her yıl olduğu gibi 11. Silmo İstanbul’a da katılım oranı oldukça yüksekti.  Silmo İstanbul Optik Fuarının sektörümüz açısından büyük önem taşıdığını ve her yeni yıl daha da gelişen çok kapsamlı bir organizasyon olduğunu düşünüyorum. Meslektaşlarım ile aynı çatı altında buluşmak; onların da benim gibi Silmo İstanbul’a olan ilgisini ve desteğini görmek beni ayrıca memnun etmektedir. Yerli ve yabancı birçok meslektaşımla bir sonraki Silmo İstanbul Optik Fuarında yeniden buluşmak için sabırsızlanıyorum.

Bu keyifli röportaj için teşekkür ederiz. Son olarak dergimiz 4 your eyes ilgili görüşlerinizi paylaşabilir misiniz?
Lacivert Optik olarak derginizde yer verdiğiniz için biz teşekkür ederiz. Sektörel tüm haberleri, yenilikleri, trendleri, yeni marka ve tasarımları titizlikle işleyen bir dergi 4 your eyes. Dijital olarak yayınlanmasını dünya genelinde herkesin kolayca erişim sağlaması açısından çok kıymetli buluyorum. Derginizde emeği geçen herkese tek tek teşekkür ediyorum. Sektörümüzü mercek altına alacağınız yeniliklerle dolu nice sayılarınız olsun.

Eylül 2025

Akıllı Gözlüklerin Evrimi Hızlanıyor

Akıllı Gözlüklerin Evrimi Hızlanıyor

Ray-Ban & Meta Ortaklığı

Ray-Ban, efsanevi mirasını Meta ortaklığı ile giyilebilir bilgisayarlara dönüştürüyor. Sürekli güçlenen ortaklığın yeni nesil ürünleri akıllı telefonların yerine almaya hazırlanıyor.

Akıllı gözlükler artık yalnızca teknoloji fuarlarında merak uyandıran ya da bilim kurgu filmlerinde karşımıza çıkan bir gelecek tasarımı değil. Giyilebilir teknolojinin en umut verici dallarından biri haline geldiler ve artık tarz ile işlevi tüketicilere doğrudan hitap edecek biçimde birleştiriyorlar. Son on yılda bu cihazlar deneme aşamasını aşıp günlük hayata girdi; kullanıcıların müzik dinlemesine, fotoğraf çekmesine, arama yapmasına ve dijital dünyaya kesintisiz bağlanmasına olanak sağladı. Mikrofon, hoparlör ve kameraların günlük gözlük tasarımlarına entegre edilmesiyle, akıllı gözlükler teknolojiyle etkileşim biçimimizi yeniden tanımlamaya başladı. Günümüz itibarıyla ise bu evrim süreci özellikle Ray-Ban ve Meta arasındaki güçlü işbirliği sayesinde inanılmaz bir seviyede hızlanıyor.

Dev Ortaklık Başlıyor
Ray-Ban’in ana şirketi EssilorLuxottica ile Meta ortaklığı 2019 yılında başladı. O dönemde Facebook Inc. olarak bilinen Meta ile imzalanan anlaşma uzun vadeli planlandı. Amaç, Ray-Ban’in ikonik gözlük mirasını Meta’nın teknolojik vizyonuyla birleştirmekti. Facebook, Instagram ve WhatsApp platformlarının tek çatı altında toplandığı Facebook Inc. 2021 yılında yeni ismiyle Meta’ya dönüştü. Bu dönüşüm, Meta’nın odak noktasını sanal gerçeklik, artırılmış gerçeklik ve karma gerçeklik cihazları gibi kullanıcılarını içine alan (immersive) teknolojilere kaydırdığını ve metaverse yani dijital evren vizyonunu öne çıkarışını simgeliyordu. Ortaklık, EssilorLuxottica açısından ise cihazların giderek akıllandığı bir dünyada gözlüğün merkezî önemini koruma fırsatıydı. Bu ortaklığın önemi büyüktü çünkü Google Glass gibi önceki girişimler teknoloji odaklı tasarımları nedeniyle tüketici direnciyle karşılaşmışken, Ray-Ban ve Meta işbirliği eşit ölçüde tarz ve kullanılabilirliğe odaklanıyordu.

İlk Akıllı Ray-Ban
Akıllı gözlüklerin kitleselleşmesi için öncelikli koşul, insanların zaten severek taktığı bir gözlük formuna sahip olmalarıydı. Böylece ortaklığın ilk ürünü 2021 yılında piyasaya çıkan Ray-Ban Stories oldu. Bu gözlükler tam anlamıyla bir artırılmış gerçeklik cihazı değildi; daha çok çoklu ortam odaklı akıllı gözlüklerdi. Kullanıcılar fotoğraf ve video çekebiliyor, müzik dinleyebiliyor ve entegre mikrofon ile hoparlör sayesinde arama yapabiliyordu. Saplara yerleştirilen dokunmatik kontroller aracılığıyla kullanım da sezgisel hale gelmişti. Eleştirmenler Ray-Ban Stories’in beklentileri tam karşılayıp karşılamadığını tartışsa da model giyilebilir teknolojinin ikonik tasarımla uyumlu biçimde var olabileceğini kanıtladı. Ortaklığın akıllı gözlükler için önceliği “teknoloji cihazı” gibi değil “Ray-Ban gözlüğü” gibi görünmelerine vermesi tüketici kabulünü kolaylaştırdı. Ray-Ban Stories’in tasarım ve işlev dengesi sonraki nesillere yön verdi.

İkinci Nesil: Ray-Ban | Meta
Güçlü ortaklık 2023 yılında Ray-Ban | Meta koleksiyonuyla gelişti. İkinci nesil model, daha güçlü ses, daha keskin video kalitesi ve Livestream gibi özellikleriyle Meta’nın ekosistemiyle daha sıkı entegrasyon sundu. En dikkat çekici yenilik ise Meta AI özelliklerinin eklenmesiydi. Kullanıcılar ‘Hey Meta’ diye seslenerek, artık bağlamsal bilgiler sunan ve gerçek zamanlı yanıtlar veren bir asistanla etkileşime girebiliyordu. Bu gelişmeler, gözlükleri yalnızca kayıt cihazı olmaktan çıkarıp günlük işlerde bir yol arkadaşı haline getirdi. Ayrıca koleksiyonun tasarım seçenekleri genişledi. EssilorLuxottica ve Meta’nın piyasadaki rakiplerine göre temel farkı “gözlük gibi görünen teknoloji ürünleri” değil, “zamansız tasarımlarıyla akıllı olan gözlükler” sunuyor olmalarıydı. Eylül 2024’e gelindiğinde işbirliği yeni bir uzun soluklu anlaşmayla güçlendirildi. Bu adım, akıllı gözlüklerin Meta’nın kullanıcısını içine alan (immersive) teknolojiye dair yol haritasındaki kritik önemini vurguluyordu. Burada mesele yalnızca yeni cihazlar üretmek değil, insan-bilgisayar etkileşiminin geleceğini giyilebilir teknoloji ürünleri olan akıllı gözlüklerle yeniden şekillendirmekti. Uzun vadeli anlaşma, iki şirketin akıllı gözlükleri tıpkı akıllı telefonlar gibi küresel çapta yaygın hale getirmek olan ortak vizyonunu ideal bir şekilde yansıtıyordu.

Sürekli Artırılan Özellikler
Geçtiğimiz yıl, 2021’den beri sürekli geliştirilen Ray-Ban | Meta koleksiyonuna çarpıcı özelliklerin eklenmesinin yanı sıra, Ray-Ban | Meta Wayfarer’ın sınırlı sayıdaki özel üretimle lanse edilmesine sahne oldu. Teknoloji meraklıları ve ikonik Ray-Ban tasarımının hayranları için üretilen bu özel edisyon, Meta’nın titiz ileri teknoloji mühendisliğini ve işçilik başarısını Ray-Ban’in yenilikçi ruhuyla buluşturarak, akıllı gözlüklerin gelişim sürecine muazzam bir vizyon kazandırdı. Yüksek kaliteli 12MP kamerası ile kullanıcılar için daha gelişmiş fotoğraf ve video deneyimi sunuldu. Ayrıca kullanıcıların en sevdikleri podcast, kitap veya albümü dinleyebilmeleri için açık kulak hoparlörleri eklendi. Buna ek olarak kullanıcılar Spotify ve Amazon Music’te arama yapmak ve keşfetmek için kendi seslerini kullanabilir hale geldiler. Yeni sürüm üstün özelliklerdeki Transitions® GEN STM camlarla donatıldı. Son olarak Mart 2025 ile birlikte ise yine bir Wayfarer olan Ray-Ban | Meta x Coperni piyasaya tanıtıldı. Temmuz 2025’de işbirliği yeni bir aşamaya taşındı ve Meta önemli bir yatırımla EssilorLuxottica’nın yüzde 3’lük hissedarı oldu. Meta dünyanın en ikonik gözlük markalarından biri olan Ray-Ban ile ortaklık yaparak çıktığı yolda tasarıma dayalı güvenilirliği ve kabulü hızla kazanırken, Ray-Ban ise efsanevi mirasının bilgisayarların giyilebilir olacağı çağda da süreceğini garantiliyor.

Akıllı Telefonlar Tarih mi Olacak?
Günümüzde artık soru giyilebilir akıllı gözlüklerin gelişip gelişmeyeceği değil, ne kadar hızlı ana akım haline gelecekleridir. Akıllı telefonlar halen baskın konumda olabilir, ancak giyilebilir bilgisayarların dönüşümünün tohumları Ray-Ban & Meta işbirliğiyle çoktan atıldı. Öyle ki Meta’nın Kurucusu ve Ceo’su Mark Zuckerberg sadece 5 yıl sonra akıllı gözlükler sayesinde holografik ışınlanmanın mümkün olabileceğini dile getirdi. Zuckerberg’in öngörüsü iddialı hatta inanılmaz gibi görünse de özellikle küresel optik endüstrisi için bir meydan okumayı, aynı zamanda gelişme fırsatını ortaya koyuyor. Çünkü geleneksel gözlük artık yalnızca görmeyi iyileştiren ya da tarzı yansıtan bir aksesuar değil; dijital dünyaya açılan ve herkesçe kullanılabilecek yepyeni gündelik bir objeye evriliyor.

Eylül 2025