Beta Optik’in Yeni Ceo’su Belli Oldu

Novax ve Zeiss markalarını bünyesinde bulunduran Beta Optik, 1 Nisan 2023 itibarıyla Mustafa K. Köksal’ın şirketin yeni Ceo’su olduğunu duyurdu. Türkiye’nin optik sektöründeki global öncüsü olma yolculuğuna dört kıtada elliyi aşkın ülkeye yayılarak devam eden Beta Optik’e, yeni dönemde Mustafa Köksal liderlik edecek. Optik sektöründe daha önce pek çok üst düzey görevi yürütmüş olan Mustafa K. Köksal, yirmi yılı aşan deneyimi ve başarılı performansı ile sektörün önde gelen isimleri arasında yer alıyor. Beta Optik yaptığı açıklamada “Novax ve Zeiss markalarını bünyesinde bulunduran şirketimiz Beta Optik’te yeni Ceo’muz Sayın Mustafa K. Köksal görevine başladı. Her zaman daha iyisini yapabilme misyonuyla, geleneksel optik dünyasının sınırlarını aşarak global bir optik markasına dönüşen şirketimizin, Sayın Mustafa K. Köksal ile optik sektöründe dünya devlerinden biri olma yolunda daha güçlü adımlarla ilerleyeceğine inanıyoruz. Önümüzdeki dönemde Beta Optik’in başarılı yolculuğuna liderlik edecek olan Sayın Mustafa K. Köksal’ı tebrik ediyor, Beta Optik ailesi olarak kendisine yeni görevinde başarılar diliyoruz” dedi.

Haziran 2023

Kuboraum Crossover’i Sunar

Kuboraum Crossover konseptini sınırlı sayıda üretilen yeni bir kapsül koleksiyona dönüştürüyor. Crossover, farklı müzik tarzlarının buluştuğu ve yeni bir müzikal boyuta ulaşan karşı konulmaz derecede aşırılık içeren parçalar üretmek için kesişmiş yeni bir türsüz tür olarak tanımlanmaktadır. Crossover; klasikten caza, elektronikten hip-hop/rap veya deneysele, müzik tarzlarının çeşitli spektrumunda geniş kapsamlı bir keşfini sunuyor. Farklılıklarımız arasında köprü kurmak ve zihnin yüzeysel sınırlarını eritmek mottosuna sahip olan Kuboraum, Crossover adını verdiği yeni kapsül koleksiyonunda her maske görünümlü gözlüğü için farklı ve aşırılıklarla dolu detaylara sahip yenilikçi nihai ifadeyi bulmaktadır. Koleksiyondaki her maske, türünün tek örneği el işçiliği yüzey işlemesi ve elle titizlikle uygulanan süslemelerle tamamlanmıştır.

Haziran 2023

Caroline Abram Karma’yı Genişletiyor

Caroline Abram, daha önce sadece optik gözlüklerden oluşan Karma koleksiyonuna dört yeni güneş gözlüğü ekledi. Caroline Abram, Karma güneş gözlüğü koleksiyonu için optik serisinde yaptığı gibi gözleri hareket dalgalarıyla süslüyor. Kademeli hacim tasarımına sahip ince asetat çerçeveler teleskopik bir etki sunuyor. Güçlü bir düzeltme ile bile Karma, büyük boy gözlüklere hafiflik sağlayan bir göz yanılgısı olarak çalışıyor. Renkli camlar altında bile zarif ve çekici bir görünüm sunuyor. İsteğe bağlı ama zamansız seçimler sunan Caroline Abram’ın koleksiyonundaki renkler zengin bir vitray pencere gibi görünüyor, dalga benzeri tasarımlar ışığı ideal bir şekilde yakalıyor. Caroline Abram ününe sadık kalarak Karma’yı viyolin, şeftali veya tavus kuşu mavisi gibi çeşitli renklerde sunuyor. Karma ile Caroline Abram ister optik ister güneş gözlüğü tasarımlarıyla olsun ilham kaynağında yeni bir sayfa açıyor. Tasarımcı Karma güneş gözlükleri için ilhamı Fransa’daki Angers Katedrali için yeni kemerleri hazırlayan Japon mimar Kengo Kuma’nın çalışmalarından alıyor. Bu güneş gözlüğü serisi sekiz renkte dört şekil içeriyor ve yeni uyumlu gözlük zincirleriyle birlikte kombinlenebiliyor.

Haziran 2023

Alcon’dan İlk Çeyrekte Güçlü Büyüme

Gün ışığı ve açık havadan kapalı ortamlara giriş çıkışlarla ışık değişimlerinin yoğun olduğu bu günlerde fotokromik camlar gözler için teknolojik bir çözüm olarak öne çıkıyor. Değişen ışık ve çevre şartlarına hızlı uyum sağlamak üzere geliştirilen Seiko Sensity 2 fotokromik gözlük camları, görüş performansını artırarak göz kasılmaları ve buna bağlı göz yorgunluklarını azaltıyor. Mevsimsel etkisi değişse de ultraviyole ışınlar göz sağlığını olumsuz etkiliyor. Özellikle yaz aylarında ultraviyole ışın miktarı çok daha fazla olduğundan gözlerin korunması da son derece önemli. Çeşitli yüzeylerden gelen ışık yansımaları, farklı ortamlarda ışığın yoğunluğundaki değişimler gözlerde adaptasyonu zorlaştırarak aşırı yorgunluğa sebep oluyor. Ultraviyole ışınların zararlı etkileri yıllar içinde birikme özelliğine sahip olduğundan bu ışınlardan her mevsim ve günün her saati korunmak göz sağlığı açısından önem taşıyor. Değişen ihtiyaçlara odaklanan Seiko Optik’in teknolojik ürünü Sensity 2, tüm ışık ve çevre şartlarına hızlı uyum sağlıyor; sıcaklık, nem ya da UV seviyeleri ne olursa olsun sabitleme teknolojisi Stabilight sayesinde camın renk tonunu hassas bir şekilde ayarlıyor. Seiko Sensity 2 fotokromik gözlük camları gün ışığında koyulaşıyor, kapalı ortamda rengi açılarak fonksiyonel ve konforlu kullanım sağlıyor.

Haziran 2023

Burberry Britanya Sahillerini Getiriyor

Burberry’nin yeni sezon tasarımlarının ilham kaynağı doğayla saf keyif ve birlikte olma amacıyla insanların bir araya geldiği Britanya sahilleri oldu. Koleksiyon, tatil kaçamağından şehirden kaçışa kullanılabilecek temel çerçevelerin yanı sıra dikkat çekici tarzlar sunuyor. Köpek balığı biçimli sapları olan defile çerçeveleri, Burberry mücevherlerini yeniden yorumlayan kesik harflere sahip hafif stiller ve Lola çantanın kapitone deseninden ilham alan dokulu saplarla öne çıkıyor. Koleksiyonda asetattan üretilen büyük kare formlu BE 4389 güneş gözlüğünün sapları, markanın imza mücevherinden ilham alan metal Burberry logo harfleri ile detaylandırılmış. Modelin ön kısmında kullanılan asetat ise en az yüzde yirmi beş oranında geri dönüştürülmüş içerikle üretiliyor. Koyu gri camlı siyah, kahverengi degrade camlı Havana, koyu mavi camlı gök mavisi, kahverengi degrade camlı pembe ve bronz camlı benekli boynuz efektine sahip bej saplı çerçeve gibi farklı renk alternatifleri bulunuyor. Asetat malzemeden üretilen büyük güneş modeli BE 4388U’nun asimetrik silueti ve metal Burberry logo harflerine sahip geniş sapları bulunuyor. Modelin koyu gri camlı siyah, kahverengi degrade camlı koyu Havana, koyu gri camlı yeşil, mavi camlı sarı ve gri degrade camlı siyah çerçeve gibi farklı renk alternatifleri bulunuyor.

Haziran 2023

Calvin Klein Optik Modellerini Sunuyor

Calvin Klein Eyewear yeni sezon için iki yeni titanyum çerçeveyi beğenilere sunuyor. Yeni modeller sağlam aynı zamanda oldukça da hafif olan metal malzemeden üretiliyor ve çerçeveler premium asetat ve enjeksiyonlu plastikle oluşturuluyor. Markanın imza niteliğindeki minimal tarzını ve sofistike zarafetini ortaya koyan, sapların ön kısımla buluştuğu noktada yer alan el oyması prizma süslemesi enfes bir detay olarak karşımıza çıkıyor ve markanın otuzuncu yıldönümü koleksiyonunu anımsatıyor. Premium titanyumdan üretilen, erkeklere yönelik zamansız model CK23112T, dikdörtgen bir biçime sahip. Modelin ayarlanabilir burun pedleri ve enjeksiyonlu ince sap uçları ise bu hafif ve minimal tarza rahatlık katıyor. İncelikli Amber Gold renginde sunulan çerçevenin ayrıca siyah, gümüş ve yeşil renk seçenekleri bulunuyor. Koleksiyondaki diğer optik çerçeve CK23532T‘nin asetattan yapılmış güçlü yuvarlak ön kısmı ince titanyum saplarla ve enjeksiyonlu sap uçlarıyla eşleştiriliyor. Metal köprüsünde lazer işlemeli Calvin Klein monogramı logosunu görülüyor. Kalıplı sapları olan model, otuzuncu yıldönümü koleksiyonunda görülen prizma deseni ile biraz daha süsleniyor. Zamansız renk paletinde Kahverengi Havana, siyah, gri Havana ve mavi renkleri yer alıyor.

Haziran 2023

A-Zone Yüksek Görüş Performansı Sunuyor

Tamamen kişiye özel tasarlanan tek odaklı cam Seiko A-Zone; konfor, performans ve estetiği bir araya getiriyor. Gözlüğü taktığınızda neredeyse yokmuş gibi hissettiren Seiko A-Zone, bünyesinde barındırdığı patentli teknoloji sayesinde aynı indekse sahip diğer optik camlara göre çok daha incedir. Bu patentli teknoloji, Seiko A-Zone’u dünyanın ‘en ince’ miyop camı yapıyor. Optik kullanıcıları için cam kalınlığı günlük hayatta yaşam konforunu etkileyen en önemli faktör. Takıldığı andan itibaren gün içerisinde burna baskı yapan ağır camlar rahatsızlık oluştururken gözün ve direkt olarak yüzün dışarıdan görüntüsünü de olumsuz etkileyebiliyor. Dünyada optik cam teknolojilerine dair yenilikleri ve trendleri yönlendiren Seiko Optik, dünyanın en ince miyop camı A-Zone ile son kullanıcıya konfor vadediyor. Estetik mükemmellik ve yüksek görüş performansını bir araya getiren Seiko A-Zone, sahip olduğu ‘Comfort Zone’ teknolojisi ile görüş alanını optimize etmek ve bozulmaları en aza indirmek için adeta nokta atışı hesaplama yapıyor. Bir diğer sahip olduğu teknoloji ‘Sytylish Zone’ özelliği sayesinde de son derece zarif ve ince kenarlara sahip optik camları kullanıcının konforuna sunuyor.

Haziran 2023

Beta Optik

BETA OPTİK

Daima Öncü

“Kuruluşundan beri destek verdiğimiz, belki de birçok meslektaşımız gibi kurucusu olduğunu hissettiğimiz bir organizasyon, Silmo İstanbul. Başarı hikayesini Novax’ınkinden çok farklı görmüyoruz.”

Merhaba Murat Bey… Beta Optik olarak son derece gelişmiş ve büyük bir tesisiniz olduğunu biliyoruz. Üretim sürecinizden ve kapasitenizden bahsedebilir misiniz?
Biz, Beta Optik olarak ülkemize gözlük camı üretiminde FreeForm teknolojisini getiren öncü firmayız. O dönemde, dünyada yeni yeni kullanılmaya başlayan yazılımla gözlük camı üretme yönteminin Türkiye’deki ilk uygulayıcısıyız. Geride bıraktığımız yıllarda teknolojiye her geçen gün daha fazla yatırım yaparak, sektördeki tüm rakiplerimizden daha erken kalkış yapmamızın bize verdiği avantajı daha da büyüttük. Markamızı teknolojiyle birlikte anılır hale getirdik. Bilimin ışığında harcanmış büyük emeklerle donatılmış bu algı, Novax’ı sadece ülkemizde değil tüm dünyada tercih edilen bir gözlük camı markası haline getirdi. Artık, bizim kendimize ait bir üretim kültürümüz var. Kendi standartlarımızı oluşturduk. Tüm bunlar, bir yandan meslektaşlarımızın kalite açısından tüm beklentilerini karşılarken diğer yandan da fiyat bakımından da kabuliyet arz eden bir ürünün, iş ortaklarımızın ticarethanelerine ulaşmasını temin etti. Özellikle son yıllarda daha rahat gözlenebilir hale gelen ama dediğim gibi arkasında çok uzun yıllara dayanan emeklerin olduğu başarımızın özeti bu şekildedir.

Beta Optik bünyesindeki markaların tamamı ülkemizdeki tesisinizde mi üretiliyor? Yurtdışında da üretimini yaptığınız markalar bulunuyor mu? Portekiz’deki fabrikanızın da yüksek kapasitede üretim yapabildiğini biliyoruz. Avrupa’da böyle bir tesise sahip olmanızdaki sebepler ve neden Portekiz?
Bildiğiniz gibi, sektörümüzün marka algısı bakımından dünya lideri Zeiss firmasıyla Türkiye pazarı için bir münhasır üretici/dağıtıcı anlaşması yaptık. Şu anda ülkemiz için neredeyse Zeiss ürün portföyünün tamamına yakınını, İstanbul’daki tesislerimizde Zeiss’in dünya üzerindeki tüm üretim noktalarıyla aynı standartlarda ve kalite seviyesinde ve yine Zeiss prosesleriyle üretmekteyiz. Bu üretimin bütün sertifikalandırılmaları ve periyodik olarak incelenmesi yine Zeiss tarafından yapılmaktadır. Bu gereksinimleri gerçekleyebilmek ve bu standartlara hiçbir özel prosedür uygulamadan rahatlıkla uyabilmek, geçtiğimiz yıllarda üretim sahasında ne kadar doğru şeyler yaptığımızı görebilmek için bize çok büyük bir fırsat olmuştur. Bu vesileyle, zaten yıllardır meslektaşlarımızdan gördüğümüz teveccühün yanına Zeiss gibi bir dünya devinin de teveccühünü eklemek bizim için ayrı bir onur ve gurur vesilesi olmuştur. Zeiss ile yaptığımız bu iş birlikteliğimizin ilerleyen dönemde kapsamının genişleyerek ve daha da güçlenerek devam edeceğine inancımız tamdır. İstanbul’daki üretimimize ek olarak, 2014’te kurduğumuz Portekiz’deki firmamızda 2018 yılında üretim yapmaya başlamıştık. Şu günlerde ise bu üretim tesisimizin kapasitesini artırarak, lojistik merkezlerine daha yakın bir yere taşımaktayız. Sanırım iki ay içerisinde tüm kurulumlarımızı tamamlamış ve artırılmış kapasitemizle üretime başlamış oluruz. Porto’daki üretim ve yönetim binamız Beta Optik’in Avrupa Birliği bölgesinin tamamının merkez üssü olarak planlanmıştır. İstanbul’daki fabrikamızdan Avrupa Birliği ülkelerine ihracat işlemlerinde yaşadığımız sıkıntılar, rakiplerimize karşı bizi tercih noktasında dezavantajlı duruma düşürecek bazı şartlar, bizi Avrupa Birliği sınırları içinde bir ülkede üretim tesisi kurmak durumunda bırakmıştır. Bu yolla, yıllardır ajandamızda bulunan “Her kıtada bir fabrika ve dünya markası olma” projemizin de ikinci ayağını gerçekleştirmiş olduk. Portekiz’deki fabrikamızın altyapısını, kapasitesinin hiçbir ilave zaman ve yatırım ihtiyacı olmadan mevcut halinin 3 katına çıkartılabilecek şekilde hazırladık. Önümüzdeki 2 yıl içerisinde zaten mevcutta olan Avrupa Birliği ihracatımızı, 28 Avrupa Birliği ülkesinin tamamına yayarak daha da büyütmeyi hedefliyoruz. Neden Portekiz sorusunun ise iki cevabı var. İlki, Doğu Avrupa ülkelerini saymazsak, Portekiz Avrupa Birliği sınırları içerisinde olup hali hazırda gelişmekte olan tek ülke ekonomisi. Bu yüzden yatırımcıların cazibe merkezi haline gelmiş bir pazar. İş gücü maliyeti diğer Avrupa ülkelerine göre daha düşük ve her şeyden önemlisi ülke yatırım almaya gönüllü. İkinci olarak ise Portekiz hem Avrupa Birliği’nin bir üyesi, hem de Latin Amerika’ya açılan çok önemli bir kapı. Bu özelliğiyle, Novax gibi dünyanın dört bir yanına ihracat yapan bir firmanın tercih sebebi olması çok doğaldır. Bu sebeple Avrupa’da fabrika kurarken Portekiz’i tercih etmemizin önemli nedenlerinden biri olmuştur.

20 yıldır uluslararası fuarlara katılarak ülkemizi ideal bir şekilde temsil ediyorsunuz. İhracat faaliyetleriniz hakkında bilgi verebilir misiniz? Toplam kaç ülkeye ihracat yapıyorsunuz?
Ben, şahsen fuarlara çok inanan birisiyim. Sizlerin de takip ettiği gibi kuruluşumuzdan bu yana neredeyse dünyanın tamamındaki optik fuarlarına katılım gösterdik. Senede 14 fuara katıldığımız yıllar oldu. Daha sonra hepsinin faydalarını ölçümleyerek, bu sayıyı altından kalkılabilir düzeye indirdik elbette. İçinde bulunduğumuz yıllarda sayıları 4-5’i geçmeyen, sektörün imza fuarları diyebileceğimiz organizasyonların tamamında Novax standlarını görebilirsiniz. Stand demişken, yıllardır sürdürdüğümüz ve hiç taviz vermediğimiz, fuar standlarımızın konsept, donanım ve tasarımlarının altını çizmeden geçemeyeceğim. 20 senedir, dünyanın neresinde düzenlendiğine bakmaksızın tüm fuarlara aynı konseptle katılım gösterdik. Bunun için çok ciddi bedeller ödedik ama günün sonunda, kalitesiyle gurur duyduğumuz ürünümüzün yanına bir de kuvvetli bir marka algısı eklemeyi başardık. İlk yıllar biraz zordu. Fuarlara katılım göstermemize rağmen istediğimiz adetlerde ihracat yapamıyorduk, ama bu zinciri dördüncü seneden sonra kırdık diyebilirim. Kaliteli bir ürünü makul fiyatla pazara sunduk ve bıkmadan usanmadan markamızı fuarlarda temsil ettik. 20 sene önce başlayan mücadelemizin bugün geldiğimiz noktasında, Novax camlarının ihraç edildiği 58 ülke var. Bu ülkeler arasında Amerika, Kanada, Fransa gibi optik sektöründe yüksek öneme haiz ülkeler olduğu gibi, 2 yıl önce ihracat projesini başlattığımız birçok Ortadoğu ve Afrika ülkesi de var. 2023 yılının ikinci yarısında Portekiz’deki genişletilmiş üretim tesisimizin devreye girmesi ve İstanbul’daki üretim hattımızın kapasitesini iki katına çıkaracağımızı hesaba katarsak, ihracat yaptığımız ülke sayısını bu senenin sonunda 100’ün üzerine çıkarmayı hedefliyoruz.

Türk markalarının çeşitli dünya ülkelerine distribütörlüklerinin olması tüm sektörü güçlendiriyor hem de gururlandırıyor. Novax markası bu konuda sektöre öncülük etti diyebiliriz. Hangi ülkelerde distribütörlüğünüz var?
Yukarıda belirttiğim gibi, şu anda ihracat yaptığımız ülke sayısı 58. Ama bu sayı çok dinamik. Her geçen gün artıyor. İnanın ülke isimlerini saydığımız günler bizim için çok gerilerde kaldı. Burada söylemek istediğim en önemli şey şu; biz eskiden tabiri caizse ülke ülke, kapı kapı dolaşıp müşteri arıyorduk. Şu anda Novax, farklı vesilelerle kendisine ulaşılan ve çalışılmak istenen bir marka haline gelmiştir. Hatta bazı ülkelerde birkaç firmanın Novax distribütörü olabilmek için mücadele ettiklerine şahit oluyoruz. Bazı ülkelerde birkaç opsiyondan birini seçmek durumunda kalıyoruz. İşte bizim kat ettiğimiz mesafe bu. İşte asıl üzerinde konuşmamız gereken şey bu. Elbette, yıllar önce tek Türk firması olarak katıldığımız fuarla, şimdi diğer meslektaşlarımızla katılıyor olmak, sizin de sorunuzda altını çizdiğiniz gibi, onlara öncülük etmiş olmak, bunun başarılabilir bir şey olduğu göstermek suretiyle onları cesaretlendirmiş olmak bizim en büyük gurur kaynağıdır. Dileriz Novax önümüzdeki süreçte, penetrasyonunu daha artırarak, diğer kıtalarda kuracağı yeni üretim tesisleriyle, sadece meslektaşlarımızın değil tüm Türkiye’nin gurur duyacağı bir dünya markası haline gelecektir.

Dünyanın en tanınmış cam markalarından Zeiss ile 2022 yılında iş birliği içerisine girdiniz. Bu iş birliği sürecinizden ve bundan sonraki dönemde Zeiss ile sunacağınız hizmetlerden bahsedebilir misiniz?
Öncelikle meslektaşlarımızdan ve tüm takipçilerimizden, Zeiss ile olan iş ortaklığımızı sıradan bir münhasır üretici ya da distribütörlük anlaşması olarak görmemelerini rica ediyorum. Zira bizim aramızdaki ilişkinin kapsamı çok daha farklı. Burada bir hedef birliği, burada bir ülkü birliği var. Finansal büyüklüklerinden bağımsız olarak, kaliteyi ve başarıyı kendisine şiar edinmiş iki firmanın başarı odaklı ve uzun süreçli bir projesidir bu. Beta Optik, Zeiss’e ait birçok ürünü, Zeiss’in kendisine ait üretim tesisleri dışında, dünyada üreten “ilk” üçüncü parti olmuştur. Bu, Zeiss’in hem bu projeye gösterdiği önemi hem de Beta Optik’in üretim kabiliyetine gösterdiği güveni açıkça ortaya koymaktadır. İleriye matuf, Zeiss tarafındaki ürün sayımızı süratle artırırken, Zeiss markasını ülkemizde hak ettiği yere taşımamıza yardım edecek çok farklı satış ve pazarlama faaliyetini hayata geçireceğiz. Bizim anlık ve sansasyonel başarılar yerine, altı doldurulmuş ve bir emek üzerine inşa edilmiş uzun soluklu ve kalıcı başarıları hassas ve titiz bir şekilde planladığımızı bilen meslektaşlarımız ne demek istediğimizi çok daha iyi anlayacaktır.

İlk günden itibaren katılımcısı olduğunuz Silmo İstanbul Optik Fuarı’nın on yıllık sürecini nasıl değerlendirirsiniz?
Benim için 4 your eyes ve Silmo İstanbul ayrılmaz parçalar. Hepsinin altında sizin çok uzun yıllara varan emekleriniz var. Çok doğru yapılmış işler var. Destek var, dayanışma var, çok kaliteli insan ilişkileri yönetimi var. Silmo fuarcılıkta bir dünya markası. Belki de Silmo ismi, sizin sektör tecrübenizi tamamlayan bir argüman oldu. Kuruluşundan beri destek verdiğimiz, belki de birçok meslektaşımız gibi kurucusu olduğunu hissettiğimiz bir organizasyon, Silmo İstanbul. Ne ara doğdu? Ne ara konuştu? Ne ara yürüdü? Anlayamadık doğrusu. Ama anladığımız bir şey var ki, eğer doğru işler yapıyor ve sektörünüzle alakalı dünyayı iyi takip ediyorsanız, bunların ışığında yürüyor ve çalışıyorsanız ortaya çok güzel sonuçlar çıkıyor. O yüzden sizin başarı hikayenizi de Novax’ınkinden çok farklı görmüyoruz biz. Elinize, emeğinize, yüreğinize sağlık. Novax’ın büyümesinde göz ardı edilemeyecek bir desteği vardır, Silmo İstanbul’un. Bu açıdan da Silmo İstanbul’a teşekkürü bir borç biliriz.

Dergimize verdiğiniz bu değerli röportaj için çok teşekkür ederiz. Son olarak, “4 your eyes’ın” dijital yayına evrilmesiyle ilgili görüşünüzü öğrenebilir miyiz?
Dijital 4 your eyes’a gelince; neredeyse her şeyin dijital platformlara evrildiği günümüzde, çok iyi bir karar olmuş. Hem ulaşımı daha kolay hem de incelemesi. Dijital versiyonunu incelerken, basılı dergi zamanında okumadığım birçok kısmı okuduğumu fark ettim. 4 your eyes’a bundan sonraki yayın hayatında başarılar dileriz.

Mayıs 2023

You Mawo

YOU MAWO

Teknoloji Öncüsü

“Son teknoloji ile asla tatmin olmuyoruz. Bizi gelişmeye ve
daha da optimize olmaya iten motivasyon budur.”

You Mawo, gözlük sektöründe 3D baskının öncülerinden biri. Güney Almanya merkezli olarak 2016 yılında kurulan marka, hazırladığı koleksiyonlarıyla sadece kullanıcıları tarafından sevilmiyor, gözlükçüler tarafından da büyük saygı görüyor. ‘Made in Germany’ etiketini gururla taşıyan You Mawo’nun Kurucu Ortağı Sebastian Zenetti ile markanın kuruluşu, kullandığı teknolojiler ve üretim süreçleri hakkında yapılan röportajı beğenilerinize sunuyoruz.

Merhaba Sebastian. You Mawo’yu kurmaya nasıl karar verdiniz? Temel motivasyonunuz neydi?
Başlangıçta, halihazırda piyasada bulunan tüm iyi markalarla rekabet edecek başka bir gözlük markası çıkarmayı planlamamıştık. Arkadaş çevremde, sadece hobi olarak birçok yeni teknoloji keşfediyorduk. Seyahatlerimizde, insanların farklı kültürlerde yaşamalarından dolayı son derece çeşitlilik göstermelerine rağmen sadece kitlesel pazar ürünlerini tükettiklerini fark ettik. Bu bizim ilham kaynağımız oldu. Birkaç yıl sonra, tüketiciler ve gözlükçüler için gerçek değer yaratacak benzersiz ve sürdürülebilir bir konsept sunmak amacıyla yeni teknolojileri kullanabileceğimiz You Mawo’yu kurmaya karar verdik. Bu bizim, ekibimiz, müşterilerimiz ve ortaklarımız için inişli çıkışlı olan inanılmaz bir yolculuğun başlamasını sağladı.

Markanız tamamen 3D baskılı gözlükler üretiyor. Bunun nedeni nedir? 3D baskının en önemli faydaları nelerdir?
Sadece 3D baskı odaklı olduğumuzu söyleyemem. 3D baskı veya ekli üretim (additive manufacturing) sadece bir araçtır. Şu anda Powder Bed Fusion (Toz Yatağı Füzyonu) adı verilen bir 3D baskı teknolojisi kullanıyoruz çünkü, bunun sürdürülebilir bir şekilde hafif, dayanıklı ve özelleştirilmiş ürünler oluşturmada mevcut olan en iyi teknoloji olduğunu düşünüyoruz. Daha fazla veya farklı avantajlara sahip başka bir teknoloji ortaya çıkarsa, onu kullanacağız. Genellikle bir teknoloji şirketi olarak görülüyoruz, ancak bizim için teknoloji sadece amaca ulaşmak için bir araç. Bizim asıl odak noktamız kullanıcılarımızdır.

Ekli üretim teknolojisi tam olarak nedir ve neden tercih ediyorsunuz?
Ekli üretim çoğu çağdaş üretim teknolojisinin aksine, malzemelerin birbiri üzerine eklendiği bir üretim teknolojisi olarak anlaşılmalıdır. Bu yaklaşım kaynak ve enerji açısından çok daha verimlidir. Elbette birçok farklı türde ekli üretim teknolojisi de bulunmaktadır. Biz, az önce de belirttiğim gibi çok ince bir poliamid tozunun lazer kullanılarak eritilmesini ve ardından katmanlar halinde uygulanmasını içeren Toz Yatağı Füzyon teknolojisini kullanıyoruz. Bizim sistemimiz için yüz adet aynı gözlük mü yoksa yüz adet tamamen benzersiz gözlük mü yaptığınızın hiçbir önemi yok. Bu da talep üzerine üretime ve özel parçalar yapmaya odaklanmanızı sağlıyor. Ayrıca kalan tozun çoğunu geri dönüştürebiliyoruz, bu da geleneksel üretim süreçlerinden çok daha az atık ürettiğimiz anlamına geliyor.

3D baskılı gözlüklerin temel özellikleri nelerdir?
Geleneksel asetat gözlüklerden yüzde otuz daha hafif ve asetat üretiminin bıraktığı karbon ayak izinin sadece üçte biri ile hem daha dayanıklı hem daha çevre dostu. Bu yöntem ile gözlük yapmak sürdürülebilirlik için ideal bir yol.

Gözlük tasarımlarınız daha temel bir tasarıma sahip prototip çerçevelere dayanıyor. Bu tam olarak ne anlama geliyor?
Tasarım süreci, tahmin edeceğiniz gibi kalem ve kağıtla başlar. İki tasarımcımız temel tasarımı oluşturuyor ve bu tasarım daha sonra kendi özel yazılımımızı kullanarak parametrelendirilmiş bir 3D tasarıma dönüştürülüyor. Daha sonra bu tasarımı hedef pazarımızın taramalarına yerleştirerek deneyebiliyor ve ardından optimize edebiliyoruz. Bundan sonra, ilk birkaç modeli gerçekten bastığımız prototiplemeye başlıyoruz. Tasarımcılarımızın deneyimi ve yazılımımızı kullanarak yaptığımız optimizasyon sayesinde, bu adımdaki sonuç genellikle nihai ürüne çok yakındır. Sonunda, yazılım departmanımız bir kez daha üzerinden geçiyor ve hedef pazarımız için verilerimize dayanarak ortalama bir yüz şekli hesaplıyor ve bunu daha sonra tasarımın ince ayarını yapmak için kullanıyoruz.

Tüm bu aşamalardan sonra gözlükleriniz daha da özelleştirilebiliyor mu?
Çoğu zaman gözlükler standart formlarında zaten yüze oldukça iyi oturacaktır. Müşterinin yüz şekli ortalamanın biraz dışındaysa veya müşteri gerçekten mükemmel boyutta bir gözlük istiyorsa, gözlükçü bir iPad kullanarak müşterinin yüzünü tarayabilir. Bu sayede tasarımı müşterinin yüzüne tam olarak uyacak şekilde ayarlayabiliyoruz.

Üretimi Almanya’da sürdürmek sizin için neden önemli?
You Mawo’yu 2016 yılında Konstanz’da kurduk ve merkezimiz hala orada. Genel olarak bakıldığında Almanya’nın katı talepleri olduğunu iddia edebilirsiniz, ancak bunu gerçekten bir engel olarak görmüyoruz. Aksine, daha yüksek standartları zorlamak ve sağlam bir kalite standardı oluşturmak için bir fırsat olarak görüyoruz.

Almanya’da üretim yapmanın size rekabet avantajı sağladığını söyleyebilir miyiz?
‘Made in Germany’ uluslararası pek çok pazarda insanlar için çok şey ifade ediyor. Made in Germany etiketini taşımaktan keyif alıyoruz ve bu etiketin itibarını şekillendirmede aktif olarak rol aldığımız için gurur duyuyoruz.

İhtiyaca dayalı, yerel bir üretim konseptiniz var. Bu konuda neler söylemek istersiniz?
Geleneksel üretim teknolojileri neredeyse her zaman seri üretim için tasarlanmıştır. Gözlüklerin üç ila on iki ay veya daha uzun bir teslim süresiyle çok sayıda üretilmesi gerekiyor. Optik sektöründe yüzde otuz aşırı üretim söz konusu; üretilen her üç gözlükten biri asla satılmıyor. Bizim için üretim döngülerimizde bireysel modellerin sayısı önemli değil. Talep üzerine üretim yapabiliyor, yeni trendlere hızla tepki verebiliyoruz. Hatta bölgesel ihtiyaçlara ve özelliklere bu sayede rahatlıkla uyum sağlayabiliyoruz. Bu da aşırı üretim riskinden kaçınmamızı sağlarken fiyatlandırma konusunda bize yardımcı oluyor.

Yerel üretim konseptinizi daha da genişletmeyi ve merkezi olmayan üretimi hedefliyorsunuz. Sebeplerini öğrenebilir miyiz?
Gözlük pazarı, merkezi üretimle moda endüstrisi gibi organize edilmiştir. Burada üretimin Almanya’da, İtalya’da ya da Çin’de olması hiç önemli değil. Ürün tek bir yerde üretiliyor veya monte ediliyor ve daha sonra merkezi bir yere gönderiliyor. Oradan da dünyanın her yerindeki gözlükçülere dağıtılıyor. Biz ise bunu değiştiriyoruz. Pazar yeterince büyük olur olmaz yerel bir üretim merkezi kuracağız ve o pazarda, o pazar için üretim yapacağız. Bu, kalite standartlarımızı garantilerken tedarik zincirlerini kısa tutmamızı sağlayacak. Bu sebeple ürün geliştirmenin yanı sıra veri egemenliğini de Almanya’da tutuyoruz. Sonuç olarak, burada sahip olduğumuz katı veri koruma kurallarını da uygulamış oluyoruz. Her şey buradan vergilendiriliyor ve izleniyor.

Halihazırda %100 karbon nötr durumdasınız. Sürdürülebilirliği daha da artırmayı düşünüyor musunuz?
Evet, elbette düşünüyoruz. Her işletme sürdürülebilirliği kendi Dna’sının derinliklerine yerleştirmeli ve bu konuda her zaman daha iyi olmanın yollarını düşünmelidir. Örneğin 2021’den beri biz de “plastik pozitif” olduk. Plastik kullanmaktan mümkün olduğunca kaçınmakla kalmıyor, aynı zamanda okyanuslardan daha fazla miktarda plastik çıkarıyoruz. Bu da bizi sadece karbon nötr değil, karbon negatif yapıyor. Temel olarak, son teknoloji ile asla tatmin olmuyoruz. Bizi gelişmeye ve daha da optimize olmaya iten motivasyon budur.

Piyasaya sunduğunuz koleksiyonlarınızın genel özelliklerinden bahsedebilir misiniz? Yeni seriniz tasarım açısından diğerleri ile ortak noktalara sahip mi
You Mawo olarak çeşitlilik gösteren kullanıcı tiplerine ve tarzlara yönelik sunduğumuz dört temel koleksiyonumuz var. Bold Koleksiyonu daha cesur ve kalın çizgileri seven karakterler için hazırlandı. Fineline Koleksiyonu ise çok yönlü bir seri. Poliamidden yapılan ön yüzler, camlar olmadan yaklaşık bir kağıt parçası ağırlığındadır; bunun için kendi patentli menteşemizi geliştirdik. Design Lab yeni ve yaratıcı fikirler için geliştirdiğimiz bir havuz gibidir ve genç nesil için Young Mawo Koleksiyonumuz var. Yeni sunduğumuz güneş gözlüğü koleksiyonumuz ise bu dört temel serinin tasarımsal izlerini taşıyor olsa da kendine özgü bir ruha sahip ve kesinlikle pazardaki iddiamızı yansıtıyor.

Yıllar içinde koleksiyonlarınızdan çıkardığınız modeller oldu mu?
Kural olarak, koleksiyonları kompakt tutmak için tasarımların aşamalı olarak kaldırılmasına izin veriyoruz. Bununla birlikte tüm verileri saklıyoruz. Bu sayede bir müşteri beş yıl sonra geri gelirse, modelini sorunsuz bir şekilde yeniden üretebiliriz. Aynı renkler konusunda ise herhangi bir garanti veremesek de bu çok kötü bir şey değil. Sadece en sevdiğiniz modeli yeni bir tonda alacağınız anlamına geliyor.

Kaynak: Favrspecs

Mayıs 2023

Akademi Optik

AKADEMİ OPTİK

Kaliteli Hizmet

“Silmo İstanbul’un devamlılığın sektörümüze büyük katkılar
sağlayacağına inanıyorum.”

Merhaba Ramazan Bey, Öncelikle kendinizi biraz tanıtarak, optik sektörü ile yolunuzun nasıl kesiştiğinden bahsedebilir misiniz?
Merhaba ben Ramazan Şahin. Akademi Lens Optik Balmumcu şubesi kurucu ortaklarından biriyim. Optik sektörüne yaklaşık on iki-on üç sene önce, optisyenlik bölümünü okuyarak başladım. Yıllarca kurumsal ve şahıs optik mağazalarında çalıştıktan sonra, ortaklarımızla birlikte kendi mağazamızı açma fikrini gerçekleştirdik.

Mağazanızı açmaya nasıl karar verdiniz? Kurulma aşamanızdan söz edebilir misiniz?
Üç optisyen arkadaşımla beraber kendi profesyonel bakış açımızı yansıtabileceğimiz, tamamen yüzde yüz müşteri memnuniyeti odaklı, insanların günümüzde özlemini çektiği esnaflık anlayışını koruyarak, son teknoloji odak ölçüm ve cam kesme makineleri ile en kaliteli hizmeti vermek üzere Balmumcu’daki Akademi Lens Optik’i açma kararı aldık. Uzun yıllar farklı firmalarda çalıştıktan sonra, kendi tecrübelerimizi değerlendirmek ve farklı bakış açımız ile hizmet anlayışımızı kendi mağazamızda değerli müşterilerime sunmak istediğimizden dolayı böyle bir karar aldık. Mağazamız, alanında birbirinden başarılı iç mimar ve mobilya dekorasyon firmaları tarafından özel olarak tasarlandı.

Mağazanızı hangi vizyon ve hedeflerle açtığınızdan bahsedebilir misiniz?
Dünyanın en önde gelen optik ve güneş gözlüğü markaları ile çalışma isteğimizi gerçekleştirerek, birbirinden değerli butik ürün portföyü oluşturduk. Ülkemizde kaybolmaya yüz tutan o samimi ve esnaflık anlayışını koruma hedefimiz ile müşterilerimizi kendi ailemizin birer üyesi olarak kabul ediyoruz.

Mağazanızda her gruptan ürün bulunduruyor musunuz? Sizce farklı ürün segmentlerini bulundurmak satışlarınıza nasıl yansıyor?
Evet, hemen hemen her segmentte ürünlere yer vermeye gayret ediyoruz. Birçok kişinin bütçesine uygun ürün portföyümüz mevcut. Ağırlıklı olarak orta ve üst grup ürünler diye adlandırdığımız dünyanın en kaliteli seçkin markaları ile birlikte günlük olarak kullanılabilen geniş ürün yelpazemiz bulunmaktadır. Popülerliği yüksek olan ve insanların çok tercih ettiği titanyum markaları ürün gruplarında geniş stoğumuz ile İstanbul’da en iddialı optik mağazalardan birisiyiz diyebilirim.

Mağazanızda en çok satışı yapılan optik ve güneş gözlüğü markaları nelerdir?
En çok satış yaptığımız optik markaları; Lindberg, Mykita, Silhouette, Lunor, Tom Ford, Markus T ve diğer dünyaca ünlü moda markalarıdır. Güneş gözlüğü markalarında ise Tom Ford, Prada, Versace, Dolce&Gabbana, Killian, Rayban en çok satışını yaptığımız markaların başında geliyor.

Satışını yapacağınız optik ve güneş gözlüğü markalarını neleri göz önüne alarak seçiyorsunuz?
Optik gözlüklerinde ergonomik tasarımı ile insanları en çok memnun edecek ürünleri seçmeye gayret ediyoruz. Güneş gözlüklerinde ise moda markaları arasında en trend ürünleri stoğumuzda bulundurarak güncel kalmaya çalışıyoruz.

Son yıllarda designer markalar oldukça rağbet görüyor. Size de müşterilerinizden bu yönde talep geliyor mu?
Evet insanların tercihlerinin yıllar geçtikçe değiştiğini tecrübe ediyoruz. Designer markalar oldukça popüler. İnsanların klasik modellerden sıkılıp yeni ve farklı tasarım olan gözlüklere yönelmesini anlayıp kendilerine birçok tasarım marka ve modellerimiz ile hizmet vermekten mutluluk duyuyoruz. Günümüzde her anlamda yenilenen bilgi çağında, değişime ayak uyduramayan maalesef bir adım geride kalıyor.

Satış sonrası hizmetleriniz nelerdir?
Satış yapmak herkesin başarılı olduğu bir konudur. Fakat ülkemizde hangi sektör olursa olsun satış sonrası hizmetlerde maalesef başarı oranı düşüktür. Kendi müşteri kitlesini koruyarak elinde tutmak isteyen işletmeler, müşterilerine satıştan daha çok satış sonrası hizmete önem vermesi gerekiyor. Bizim empati yaparak en hassas olduğumuz konu budur. Müşterilerimiz mağazamızdan kesinlikle mutsuz ayrılmamalı. Yok diye bir şeyin olmadığını kabul edip, tüm müşterilerimizi hangi konu olursa olsun mutlu etmek ilk hedefimizdir.

Mağazanızda yapılan değişiklikler ve kampanyalarla ilgili müşterilerinizi nasıl bilgilendiriyorsunuz?
Mağazamızda düzenli bir şekilde özel günlerde kampanyalar oluşturuyoruz. Aynı zamanda gelenekselleşen ‘Yaza Merhaba’ sloganıyla her sene Mayıs ayında kokteyl ve müzik resitali sunuyoruz. Bu kampanya ve etkinliklerimizi kullanmış olduğumuz bilgisayar programı ve sosyal medya aracılığıyla değerli müşterilerimizi bilgilendiriyoruz.

Bir optik mağazanın vitrin düzeni ve iç tasarımını sizce satışlarda nasıl bir rol oynuyor? Siz bu unsurları hazırlarken nelere dikkat ettiniz?
Herkesin atladığı durum olan kolay bakış açısı ve insanların en çok vakit geçirebilecekleri iç tasarımı oluşturmak için kendinize şu soruyu sormanız gerekir: Ben olsaydım mağazaya girdiğimde ilk gözüme çarpan yer neresi olurdu? Mağaza içerisinde ilk dikkatimi çekecek can alıcı reyon neresi olabilir? Eski anlayışın devam ettiği mağazalara önerim de şu olmalı, görsel hafızası güçlü milletlerden biriyiz. Genel olarak izlemeye odaklanmış bir toplum olduğumuzdan dolayı vitrinlerimizde kalabalık stok tutmak yerine sade, az ama etkileyici modellerle birlikte dijital olan görsel çalışmalardan faydalanabiliriz.

Perakendecilerden biri olarak meslektaşlarınızla aranızdaki fiyat rekabeti hakkındaki görüşleriniz nelerdir?
Fiyat olarak pahalılık anlayışından uzak duruyoruz. Ürünlerin kaliteli servislerimizin karşılığı olabilecek optimum fiyatlarda olması gerektiği anlayışındayız. Bir ürün ne çok uygun olmalı ne de çok pahalı olmalı. Dikkat ederseniz pazaryerlerinden bir telefon satın alacağınız zaman bile çok aşırı fiyat farkları yok. Fiyatları piyasa fiyatların ortalamasında tutup, kendi servis kalitemiz ve etkili hizmetlerimiz ile tercih edilmekten yanayız. Herkes bir ödeme yapar fakat konumumuzdan dolayı etkili olduğunu düşündüğüm bir fikir de şu; eğer kaliteli bir ürün almak isterseniz, en iyi hizmet ile birlikte almak istersiniz. İşte bizim ülke genelinde en iddialı olduğumuz durum da kaliteli hizmetimizdir.

Sektöre hizmet veren biri olarak ülkemizde gözlük kullanımı oranları ve bilinci hakkında neler düşünüyorsunuz? Gözlük kullanımının artırılması için neler yapılabilir ve kimlere görev düşüyor?
Dünya genelinde yaygın olan optometrinin ülkemizde de faaliyet göstermesi gerektiğini düşünüyorum. Maalesef çoğu göz hastanesi sektörümüzü ticari olarak değerlendirdiğinden, orta-alt kesim insanların güveni kırılıyor ve muayene sürelerini uzatıyor. Ülke ekonomisi ile de bağlantılı olarak, genelde yılda bir gözlük değiştiren insanların bu durumu biraz daha uzamak zorunda kalıyor. Sosyal hizmet güvencelerinin artırılarak insanları daha sık göz kontrol muayenesine ve alışverişe sevk etmek gerekir diye düşünüyorum.

Yurtdışında yapılan uluslararası optik fuarlarını ve sektörel gelişmeleri takip ediyor musunuz?
Tabii ki, en güncel ürünler ve bilgiden mahrum kalmamak adına dijital cihazlar ve teknoloji gibi bizlerin de güncel kalması için sektörümüzle ilgili gelişmeleri sürekli olarak optik fuarlara katılım sağlayarak takip ediyorum.

17-20 Aralık 2022 tarihleri arasında gerçekleşen Silmo İstanbul Optik Fuarı hakkındaki görüş ve değerlendirmeleriniz nelerdir?
Yine harika bir fuar geçirdik. Müthiş bir katılım oranı olduğunu fark ettik. İnsan Silmo İstanbul’a katıldığında zamanın nasıl geçtiğini anlayamıyor ve dolayısı ile her gün ziyaret etme gereği duyuyor. Silmo İstanbul’un devamlılığın sektörümüze büyük katkılar sağlayacağına inanıyorum.

2023 yılı itibarıyla dijital ortamda yayınlanmaya başlayan 4 your eyes ile ilgili görüşlerinizi öğrenebilir miyiz?
İnsanlar dijital dünyaya ayak uydurmuş durumda. Dijital ortamlar yaş farkı olmaksızın hayatımızın bir parçası haline geldi. Bu sebeple daha hızlı erişmek adına dijital ortamda bulunmanızı destekliyor ve başarılarınızın devamını diliyorum.

Mayıs 2023