Jennifer Lawrence

Jennifer Lawrence

Bottega Veneta

Son derece başarılı bir oyunculuk kariyerine sahip olan dünyaca ünlü Hollywood yıldızı Jennifer Lawrence günlük stil kombinlerinde çok seçici ve titiz olan ünlü isimler arasında yer alıyor diyemeyiz. Ancak enerjik aurasıyla her kombini cesurca ve paparazzilere aldırmadan taşıyan Jennifer Lawrence güneş gözlüğü olarak kendisine çok yakışan oversize ve asil bir Bottega Veneta tasarımı seçmiş.

Mayıs 2024

Dua Lipa

Dua Lipa

Chrome Hearts

Dünyaca ünlü şarkıcı Dua Lipa, şov dünyasının içerisinde yer alan her isim gibi imajını sık sık yenilemesiyle dikkatleri üzerine çekiyor. Dua Lipa bu kez uzattığı saçlarını canlı bir şarap kırmızısına boyatarak büyük beğeni topladı. Güzel şarkıcıyı daha dinamik gösteren bu yeni imajına isabetli giysi kombinleri ve aksesuarlar eşlik ediyor. Dua Lipa Chrome Hearts güneş gözlüğünü de çok iyi taşımış.

Mayıs 2024

Chiara Ferragni

Chiara Ferragni

Chıara Ferragnı

İtalyan iş insanı, sosyal medya fenomeni ve moda tasarımcısı Chiara Ferragni yoğun iş temposuna rağmen tatil yapmak ve dinlenmekten ödün vermeyen ünlüler arasında yer alıyor. Bu kez tatil için gittiği otelin bahçesinde son derece sportif bir görünümle karşımıza çıkan Chiara Ferragni, son derece alımlı ve havalı görünüyor. Güneş gözlüğü olarak da bir Chiara Ferragni tasarımı tercih etmiş.

Mayıs 2024

Koroideremi Nedir?

Koroideremi (CHM), gözün arka kısmında yer alan ve gördüklerimizi optik sinir aracılığıyla beyne gönderilen sinyallere dönüştüren retinayı etkileyen nadir bir genetik göz hastalığıdır.

Koroideremi, erkeklerde orta yaş döneminde körlüğe neden olan nadir bir genetik retina hastalığıdır. Biyokimyasal bozukluğun retinaya özgü hastalığa nasıl yol açtığı ve vücudun geri kalanı üzerinde herhangi bir gizli etkisi olup olmadığı konusunda hala anlamamız gereken çok şey var. Son zamanlarda, CHM hastalarının daha yüksek kan kolesterolü veya yağ seviyeleri riski altında olabileceğine dair öneriler olmuştur ve bu, ayrıntılı çalışmaların bir parçası olarak halen araştırılmaktadır. CHM, yeni gen terapileri geliştirmek için prototip bir retina dejenerasyonu olarak kullanılmış ve bu nedenle hastalıktan etkilenenlerin yanı sıra benzer kalıtsal retina bozuklukları olan hastalar için de büyük umut sağlamıştır. Koroideremi yaklaşık 50.000 kişiden 1’ini etkiler ve X-kromozomu üzerinde bulunan CHM geni adı verilen tek bir gendeki genetik bir kusurdan kaynaklanır. Erkek hastalar hastalığın ağır kör edici formunu gösterir ve ışık algılama hücrelerinin (fotoreseptörler), destek hücrelerinin (retina pigment epiteli) ve bu retina katmanlarına (koroid) kan akışının bir kısmının yok olmasıyla ilerleyen bir retina dejenerasyonuna uğramaktadırlar. Sağlıklı turuncu retina kaybolur ve göze baktığınızda soluk beyaz sklera (gözün sert beyaz tabakası) görülebilir. Kadınlar taşıyıcıdır ve büyük ölçüde etkilenmezler, ancak yaşamlarının ilerleyen dönemlerinde gece körlüğü gibi hafif görme bozukluğu semptomları geliştirebilirler.

Koroideremi Genetiktir
Koroideremi, CHM genindeki mutasyonlardan kaynaklanır. Bu durum ailelerde X’e bağlı kalıtım modeliyle aktarılır. Bu kalıtım türünde, hastalık için mutasyona uğramış gen X kromozomu üzerinde bulunur. Dişiler iki X kromozomuna sahiptir ve hastalık genini X kromozomlarından birinde taşıyabilirler. Diğer X kromozomlarında genin sağlıklı bir versiyonu bulunduğundan, taşıyıcı dişiler genellikle X’e bağlı hastalıklardan etkilenmezler. Erkeklerin sadece bir X kromozomu vardır (bir Y kromozomu ile eşleşmiştir) ve bu nedenle X’e bağlı hastalıklara genetik olarak duyarlıdırlar. X’e bağlı hastalıkları olan erkekler Y kromozomlarını oğullarına aktarırlar ve bu nedenle oğullarına asla X’e bağlı bir hastalık aktarmazlar. Kadın taşıyıcıların X’e bağlı hastalık genini taşıyıcı olan kızlarına geçirme şansı yüzde 50 (veya 2’de 1) ve geni daha sonra hastalıktan etkilenecek olan oğullarına geçirme şansı yüzde 50’dir.

CHM Geni Nasıl Çalışır?
CHM geni Rab Escort Protein-1 (REP1) adı verilen bir proteini kodlar. Bu protein, tüm hücrelerimizde diğer küçük proteinlerin (Rab adı verilen) doğru hedeflerine taşınmasına yardımcı olarak çalışır, böylece besinlerin hücrelerden geçmesine ve atık ürünlerin uzaklaştırılmasına izin vermek gibi rollerini üstlenebilirler. Bu küçük proteinler görevlerini yerine getirmek için doğru konumlarına taşınamazsa, hücreler aç kalabilir ve atık ürünler birikerek hasara ve hücre ölümüne neden olabilir. İnsanlar, Rab Escort Protein-2 (REP2) adı verilen ve retina hariç vücudumuzun tüm hücrelerinde Rab’leri taşımak için iyi çalışan ikinci bir REP1 kopyasına sahip oldukları için şanslıdırlar. Fotoreseptörler ve retina pigment epitelinde REP2 yerine REP1 tarafından eşlik edilmeyi tercih eden bir Rab proteinleri alt kümesi bulunur. Bu nedenle, REP1 eksikliği olan kusurlu bir CHM geninin varlığında, uygun şekilde işlev göremeyen bir Rab birikimi olur ve bu, normalde sağlıklı ve zinde olan bir bireyde körlüğe neden olan retinaya özgü bu hastalığa yol açar.

Koroideremi Semptomları ve Hastalığın İlerlemesi
X’e bağlı bir hastalık olan koroideremi öncelikle erkeklerde görülür. Çocukluk çağında gece körlüğü en sık görülen ilk belirtidir. Hastalık ilerledikçe, çevresel görme kaybı veya “tünel görüşü” ve daha sonra merkezi görme kaybı ortaya çıkar. Hastalığın ilerlemesi bireyin yaşamı boyunca devam eder, ancak görme kaybının hem hızı hem de derecesi aynı aile içinde bile değişebilir. Etkilenen erkek hastalarda, CHM’nin ilk belirtisi gece körlüğüdür ve en yaygın olarak erken çocukluk döneminde beş veya altı yaşından itibaren fark edilir. Hastalık periferik görme alanının kaybı ile ilerlemeye devam eder, bu durum ergenliğin sonlarında ve yirmili yaşların başlarında nispeten hızlı bir şekilde gerçekleşir ve hastaya sadece küçük bir merkezi “tünel” görme alanı bırakır. Azalma hızı azalır ancak retinal dejenerasyon sonraki birkaç on yıl boyunca yavaşça ilerlemeye devam eder, hastalar derinlik algısını, renk algısını ve nihayet ellili ve altmışlı yaşlarında tam körlükle birlikte merkezi görme kaybını kaybeder. Hem hastalığın ilerleme hızı hem de görme kaybının derecesi, aynı aile içinde bile etkilenenler arasında değişkendir. Kadın taşıyıcılar genellikle etkilenmez, ancak bazıları yaşamlarının ilerleyen dönemlerinde gece körlüğü semptomları yaşar ve görmede düzensiz kayıplar olur. Bunun nedeni, kadınların iki X kromozomuna sahip olmasına rağmen, doğru miktarda gen ürününün (protein) üretilmesini sağlamak için her hücrede bir tanesinin kapatılmasıdır. X-inaktivasyonu veya lyonizasyon olarak adlandırılan bu süreç rastlantısaldır ve sağlıklı X-kromozomu inaktive edilirse, kusurlu CHM genini taşıyan X-kromozomunun söz konusu retina hücresinde normal işlevi engelleyeceği ve yamalı bir dağılımda hastalığa yol açacağı anlamına gelir.

Benzer Semptomlara Sahip Bozukluklar
Aşağıdaki hastalıkların semptomları koroidereminin semptomlarına benzer olabilir. Karşılaştırmalar ayırıcı tanı için faydalı olabilir: X’e bağlı retinitis pigmentosa (RP), koroideremiye benzer semptomları olan en yaygın kalıtsal görme bozukluğudur. X’e bağlı RP, (RP taşıyan veya RP’si olan) bir anneden erkek çocuğa geçer. RP’de retina dejenere olur, görme azalır ve kaybolabilir. Belirtiler arasında gece körlüğü, ilerleyen periferik görme kaybı ve ardından tünel görüşü yer alır. Gece körlüğü genellikle ilk fark edilen semptomdur ve genellikle çocukluk döneminde ortaya çıkar. Bunu tünel görüşü (çevresel görüş kaybı) takip eder. Semptomların kapsamı ve ilerlemesi değişkendir. Bir göz doktoru göz muayenesi ile RP ve koroideremi arasındaki farkı ayırt edebilir. Koroid ve retinanın dönel atrofisi, gözün koroid ve retinasında dairesel bir dejenerasyon ile karakterizedir. Bu göz bozukluğu kanda ornitin birikiminden kaynaklandığından, teşhis edilmesine yardımcı olmak için bir kan testi kullanılabilir. Genel olarak, bu göz rahatsızlığına sahip hastaların kas zayıflığı gibi başka tıbbi sorunları da vardır. Çok nadiren, RPE65 genindeki tek bir genetik varyant, retina pigment epitelini etkileyen ve koroideremi gibi görünen baskın olarak kalıtılan bir duruma neden olabilir. Temel özellik, kalıtım modelinin X’e bağlı olmamasıdır

Koroideremi Teşhisi Nasıl Konur?
Tanı, genetik göz hastalıkları konusunda uzman bir göz doktoru tarafından konulabilir. Bu uzmanlar hasta öyküsünü, klinik muayeneden elde edilen bulguları ve elektrofizyoloji, fundus otofloresansı ve optik koherens tomografi gibi incelemeleri yorumlayacak uzmanlığa sahip olmalıdır. Ancak sonuçta, kesin bir tanı koymak için CHM genini mutasyonlar açısından taramak için genetik bir test gereklidir. CHM’ye benzer retinal görünüme sahip nadir hasta vakaları olmuştur, ancak genetik testler RPE65 gibi diğer retinal distrofilere neden olduğu bilinen farklı genlerde mutasyonlar göstermiştir. Doğuştan gelen bir metabolizma hatası olan gyrate atrofi adı verilen bir başka genetik durum da CHM ile benzer klinik özellikler gösterir. Kromozom 10’da bulunan ornitin ketoasit aminotransferaz (OAT) genindeki mutasyonlardan kaynaklanır. Hastalar plazma ornitin seviyelerinde artış gösterir, ancak diyette amino asit argininin azaltılması hastalığın ilerlemesini önler. Bu durum, CHM’nin doğru şekilde teşhis edilebilmesi için bir uzmana görünme ihtiyacını vurgulamaktadır.

Tedavi Seçenekleri Nelerdir?
Şu anda CHM için bir tedavi veya etkili bir tedavi bulunmamaktadır. Uygulanabilir ve sürdürülebilir bir tedavi bulmak için çok sayıda araştırma devam etmektedir ve geliştirilmekte olan bir dizi umut verici gen tabanlı yaklaşım vardır. İlk olarak, hastalara ağızdan verilen ve CHM genine anormal bir durdurma sinyali ekleyen, nonsense mutasyon olarak adlandırılan belirli bir genetik mutasyonu geçersiz kılma yeteneğine sahip bir ilacın kullanımı söz konusu olabilmektedir. Nonsense mutasyonları CHM’nin %30’undan fazlasını oluşturmaktadır.

Mayıs 2024

City Optik

CITY OPTİK
Samimi Alışveriş

Silmo İstanbul Optik Fuarı, optik sektörünün son 10 yılının bir panoraması niteliğinde. Sektörün gelişmesindeki katkısı tartışılmaz. Silmo İstanbul’un gelişimi, her yıl artan katılımcı sayısı ve katılımcıların ziyaretçiler için hazırladığı yeniliklerle her yıl daha fazla göze çarpıyor.

Merhaba Faruk Bey. Kendinizi biraz tanıtarak optik sektörüne nasıl girdiğinizden bahsedebilir misiniz?
Merhaba öncelikle bu değerli röportaj için 4 your eyes ekibine teşekkür ediyorum. Ben Faruk Tepe, 1980 İstanbul doğumluyum. 2007 yılı öncesinde eczane – optikte çalışırken optik sektörünü tanıma olanağı buldum. Bu sektörün bir parçası olmayı hedefledim ve daha sonra kendi işimi kurma kararı aldım. İlk City Optik mağazasını bu şekilde açmış oldum.

City Optik ile olan yolculuğunuzdan ve şubelerinizden bahsedebilir misiniz?
Yaklaşık 20 yıl önce Esenyurt’taki ilk mağazamızı açarak optik sektörüne tam anlamıyla giriş yaptım. Sektör ve yapılan iş konusunda çok fazla bilgi sahibi olmadığım o ilk günlerden; kendimi geliştirerek bugünlere gelmiş bulunmaktayım. Bu geçen süre zarfında büyümek ve şubeleşmek hep arzu ettiğim bir hedefti. Şu an İstanbul’da 6, Tekirdağ’da 1 adet olmak üzere toplam 7 mağaza ile sektöre ve müşterilerimize hizmet vermekteyiz.

Mağazalarınızın yerini belirlerken nelere dikkat ediyorsunuz? Mağazanızda bulunan cafe-bar ile müşterilerinizi keyifle ağırladığınızı biliyoruz. Bir de bu fikirden söz edelim.
Mağazalarımızın konumunu bölgedeki insan nüfusuna, semtin alışveriş yoğunluğuna uygunluğuna göre belirliyoruz. Cafe–bar ikram projesini açılıştan bugüne zevkle yönetiyoruz. Müşterilerimize evimize gelen misafir gibi hizmet verip alışveriş deneyimleri sırasında daha kaliteli ve samimi vakit geçirmelerini sağlıyoruz. Bu da tüm mağazalarımızdaki müşterilerimizin ilgisini çekmiş, müşterilerimize kaliteli ve sıcak alışveriş deneyimi sunmamızı sağlayan bu duruşumuzla ön plana çıkmamızı sağlamıştır.

 

Cadde mağazaları mı yoksa AVM içerisinde yer almak mı? Sizin tercihiniz nedir ve sebepleri nelerdir?
Sektöre cadde mağazaları ile başladığımız için her zaman esnaf mantığı ile iş yapmak bana daha sıcak gelmiştir. Bu sebeple eskiden olsa bu soruya doğrudan cadde mağazası olarak cevap verirdim. Fakat AVM mağazalarına yönelmemiz tamamen müşteri isteği ile olmuştur. Mağazanın 7 gün hizmet veriyor olması müşterilerimize ulaşmamızı kolaylaştırıyor. AVM’de daha uzun saat diliminde daha fazla müşteriye hizmet verdiğimizi düşünüyorum. Yine de cadde mağazalarımızla City Optik markasını büyütmeye devam etmeyi düşünüyoruz.

Mağazanızda en çok satışı yapılan optik ve güneş gözlüğü markaları nelerdir?
Mağazalarımızda en ekonomik üründen en pahalı ürüne kadar tüm çeşitliliği bulundurmaktayız. Her segmentten ürüne yer vermek müşteri çeşitliliğine sebep oluyor. Bu satıcı açısından büyük konfor ve kolaylık anlamına geliyor. Müşterilerimiz her fiyat ve markadaki ürünü reyonlarda bulabildiği için bütçe ve tarzına en uygun ürünün hizmetini alabiliyor. Çok satan kategorimizde tabii ki birkaç yıldır başta Prada olmak üzere Burberry, Tom Ford, Rayban, Silhouette, Lindberg gibi ürünler tercih edilmektedir.

Son yıllarda designer markalar oldukça rağbet görüyor. Size de müşterilerinizden bu yönde talep geliyor mu?
Evet eskiden butik ürün ve ticari ürün ayrımı vardı. Şu an tamamen sosyal medya etkisi ve gözlüğün bir stil tamamlama ürünü olarak kullanılması bu ayrımı ortadan kaldırdı. Bu sebeple artık müşterilerimizden de bu yönde talepler geliyor.

Satış sonrası hizmetleriniz nelerdir?
Satış sonrasında müşteri memnuniyeti anketi yapıyoruz, müşterilerimizin hizmet kalitesini ölçümlemek satış kalitemizi artırıyor. Tüm ürünlerle ilgilendiğimiz teknik servis bölümü bizim için önemli bir unsur. Arızalı ürünlere tek elden kısa sürede çözüm bulup müşterilerimizin bekleme süresini azaltmaya ise özellikle dikkat ediyoruz.

Mağazanızda yapılan değişiklikler ve kampanyalarla ilgili müşterilerinizi nasıl bilgilendiriyorsunuz?
Genellikle müşterimiz mağazaya geldiğinde sözlü olarak bilgi vermeyi tercih ediyoruz. Mağaza içi broşür ve poster gibi aydınlatıcı reklam metinleri de dahil olmak üzere dış cephe vitrinlerdeki görseller ile kampanyaların duyurusunu yapıyoruz.

Sektör içi yapılan satış ve eğitim bilgilendirmeleri yeterli mi? Siz mağaza çalışanlarınız için eğitim programları düzenliyor musunuz?
Mağaza ziyaretlerimizde yönetici kadromuzla sürekli eğitim veriyoruz. Yeniliklerden ve değişen teknolojiden sürekli faydalanmak adına çalışanlarımızın dijital ortamda eğitim programlarını planlıyoruz. Eğitici olan hiçbir bilginin sınırının olduğunu düşünmüyorum. Tüm sektör çalışanları ne kadar bilgi sahibi olursa o kadar verim alınacağına inanıyorum.

Ülkemizde gözlük kullanımı oranları ve bilinci hakkında neler düşünüyorsunuz? Gözlük kullanımının artırılması için neler yapılabilir ve kimlere görev düşüyor?
Sektöre ilk girdiğim güne oranla kullanıcı sayısının oldukça yükseldiğine inanıyorum. Bu durumun hastaların görme ihtiyacının giderilmesi ve göz kliniğine ulaşma süresi ile alakalı olduğunu düşünüyorum. Burada kurumlara düşen görev olarak kampanya vb. unsurlarla hastalara muayene indirimleri verilmesinin ve hastalara gereken her türlü desteğin sağlanmasının gerektiğini düşünüyorum.

Yurtdışında yapılan uluslararası optik fuarlarını ve sektörel gelişmeleri takip ediyor musunuz?
Tüm yurtiçi ve yurtdışı fuarlara katılıyorum. Bu durum mağazalarımızdaki çalışanları bilgilendirme ve ürün koleksiyonu yenileme açısından büyük fayda sağlıyor. Sektör profesyonellerinin tamamımın da mümkün olan en yoğun şekilde bu fuarları takip etmesi gerektiğine inanıyorum. Trendlerle eş zamanlı hareket etmek ve en yeni teknolojiler hakkında bilgi sahibi olabilmek için fuarların ideal platformlar olduğunu düşünüyorum.

Yeni ve daha büyük hizmet alanıyla, 10. kez gerçekleşen Silmo İstanbul Optik Fuarını başlangıcından bugüne nasıl değerlendirirsiniz?
Silmo İstanbul Optik Fuarı, optik sektörünün son 10 yılının bir panoraması niteliğinde. Sektörün gelişmesindeki katkısı tartışılmaz. Son 10 yılda büyür ve gelişirken, sektörün büyüyüşünü ve canlanmasını da bizlere ideal bir şekilde yansıttığı için Silmo İstanbul’u tebrik ediyorum. Her yıl artan katılımcı sayısı dikkatleri çekerken, katılımcı firmaların biz ziyaretçiler için hazırladığı yenilikler de her yıl daha fazla göze çarpıyor. Bu anlamda Silmo İstanbul’un diğer sektörlerin fuarlarıyla kıyaslandığında amacına ulaşmayı başardığına inanıyorum.

Bu değerli röportaj için çok teşekkür ederiz. Son olarak, dergimiz 4 your eyes’in dijital yayıncılığa geçişi ilgili yorumlarınızı öğrenebilir miyiz?
İki yıl öncesine kadar her ay mağazamıza ulaşan yeni sayıdan hem çalışanlarımız hem müşterilerimiz çok memnun kalıyordu. Ancak yeni dijital çağa ayak uydurarak yenilikçi, güncel ve sağlam duruşundan ödün vermeden online olmasıyla artık her yerden her an rahatça erişebiliyoruz. Teşekkür ederiz.

 Mayıs 2024

Armati Gözlük

Sektörel Tutku

Geçen yıl yeni salonlarında ve birçok yenilikleri ile gerçekleşen Silmo İstanbul Optik Fuarı, her geçen yıl daha geniş kitlelere ulaşacağının, daha verimli olacağının ve daha fazla coşku yaşatacağının habercisi oldu…

Merhaba Suat Bey & Cem Bey… Öncelikle biraz kendinizden ve sektöre giriş hikayenizden bahseder misiniz?

Suat Şen: Merhabalar, 1963 Trabzon doğumluyum. 1980 yılından beri optik sektöründe faaliyet gösteriyorum. 2019 yılından beri meslektaşım ve dostum Cem Üner’le ortak olduğumuz Armati gözlük şirketini yönetiyoruz.

Cem Üner: Sektöre gönül veren herkese benden de merhabalar. Ben Cem Üner 1971 İstanbul’da doğdum. Yıldız Teknik Üniversitesi Matematik Mühendisliğini bitirdikten sonra baba mesleği olan optik sektöründe meslek hayatıma başladım. Sektörde 38 yılını dolduran Ozan Optik markası çatısı altında perakende sektöründe çalıştım. On yıllık bir aradan sonra 2019 yılından itibaren 30 yıllık dostum, ortağım olan Suat Bey ile beraber Armati Gözlük firmasıyla optik sektörünün toptancı ağındayız.

Önemli markaların Türkiye distribütörlüğünü yürütüyorsunuz. Markalarınız ile ilgili okurlarımıza neler aktarabilirsiniz?

Kore menşeili Vycoz, Frank Custom ve Dr. Gram markalarının Türkiye distribütörüyüz. Vycoz temel değerlerden ve pratiklikten ilham alarak bağımsız bir şekilde işlevsel gözlükler üretmektedir. Frank Custom zamansız tasarımlara ve teknik mükemmelliğe odaklanan bir gözlük markasıdır. Uygun fiyata konfor, çeşitlilik ve kaliteyi vurgulayan aerodinamik malzemelerden gözlükler oluşturur. Dr. Gram ise son derece hafif, beta-titanyum gözlük çerçeveleriyle ön plana çıkmaktadır. Ürünleri sadece 3 gram ağırlığındadır ve kolay montaj sağlayan benzersiz bir kumaş dokuma menteşe yapısına sahiptir. Ayrıca house brand’imiz olan Jeemm markamızı da tüm gözlük sevenlere sunmaktayız. Optik mağazalarında işletmecilere katma değeri yüksek ve karlı ürünlerle rekabetten uzak bir avantaj sunmak tüm hedefimizdir. Rekabette ve karlılıkta güçlü teknolojik ürün yelpazemizi hızlı ve dinamik ekibimiz aracılığıyla müşterilerimizle buluşturmaktan mutluluk duyuyoruz.

Biraz da kendi markanız olan Jeemm’den bahsedelim. Temel özelliklerini, etkileşim gruplarını ve sektördeki konumunu bizlerle paylaşabilir misiniz?

Gönül verdiğimiz optik sektörünün toptan kısmına dahil olduğumuz 2019 yılından itibaren en büyük hedeflerimizden birisi üst düzey kalitedeki bir optik markası oluşturmaktı. Bu markada amacımız, ürün yelpazesi ve fiyat performansını doğru oranda yakalayabilmekti. İşte bu noktada amacımıza uygun olacak şekilde Jeemm markası doğdu. Yüksek Kore teknolojisi ile oluşturduğumuz Jeemm markamızla hedefimizin ilk adımlarını attığımıza inanıyoruz. Jeemm markasını oluştururken optik mağazalarından gelen öneri ve istekler bizim için çok değerliydi. Bu sayede sektördeki eksik ve aranılan boşlukları doldurduğumuzu düşünüyoruz.

Armati Gözlük olarak bünyenize katmayı düşündüğünüz yeni markalar var mı?

Armati Gözlük olarak büyümeye, gelişmeye ve daha geniş kitlelere ulaşmaya yönelik hedefimiz elbette bulunmaktadır. Tecrübeli bir ekiple kurulmuş olsa da firmamız oldukça yeni bir oluşumdur. Tabii ki henüz beşinci yılımızda olsak da çok önemli noktalara gelerek, büyüme grafiğimizde başarılar elde ettiğimiz de bir gerçek. Biz bu başarımızı gelişime, yeniliklere açık olan çağdaş, trendlerle uyumlu geniş bakış açımıza bağlıyoruz. Özellikle Türkiye ve Avrupa’da gerçekleştirilen sektör adına çok değerli uluslararası fuarlara katılımcı ve ziyaretçi olarak katılmayı tercih etmemiz de bakış açımızı net bir şekilde yansıtmaktadır. Sektörün nabzını ve dinamiklerini bu fuarlar aracılığıyla devamlı olarak takip ediyor, Armati Gözlük’ü sektörde en çok aranan firma konumuna getirmek için markalarla görüşmelerimizi sürdürüyoruz.

Dağıtım ve satış ağınızı genişletmek için nasıl bir strateji uyguluyorsunuz?

Bizler Armati Gözlük’ü meslek ahlakına, etik değerlere bağlı ve bu değerleri korumaya yönelik bir noktada konumlandırmayı tercih ediyoruz. Sadece ticaret yapıyor olmak Armati Gözlük’ün felsefesine aykırıdır diyebilirim. Bu sebeple iş yaptığımız her unsurla ve elbette satış noktalarıyla da etik ve doğru stratejiler kurarak çalışmayı önemsiyoruz. Ticaretimizde her iki tarafında çıkarlarını gözeten kazan-kazan sitemini benimsediğimizi söyleyebiliriz. Tahmin edebileceğiniz gibi kısa vadeli iş ilişkileri yerine beraberce uzun süreli çalışabileceğimiz optik mağazaları seçmeye özen gösteriyoruz.

Sektördeki tecrübeniz ışığında Türkiye optik sektörünün bugünkü durumunu, gelişimi ve yakın geleceğini nasıl değerlendirirsiniz?

Türkiye çok aktif ve genç bir pazar olup büyüme trendinde olan bir ülkedir. Pazardaki yeni oyuncular ve sektöre yön verecek olanlar için ülkemiz parlayan yıldızdır diyebilirim. Ancak Armati Gözlük olarak tüm ticari faaliyetlerimizde ön planda tuttuğumuz mesleki ahlak bağlamında sektörün biraz daha gelişmesi gerektiğini söylemek durumundayım. Bizlerin, sizin gibi yayıncıların ve şüphesiz ki derneklerin aracılığıyla daha çok emek vererek ve örnek olarak pazarın daha etik bir şekilde büyümesine katkı sağlamamız gerektiğini düşünüyoruz.

Uluslararası fuarları takip ediyor musunuz? Bu konudaki düşünceleriniz nelerdir?

Tüm uluslararası fuarlara katılım sağlıyoruz. Bu büyük organizasyonlar sektörümüzün nabzını tutmak için çok değerli fırsatlar sunduğunu düşünüyoruz. Uluslararası optik fuarları için yeni teknolojiler ve trend markaların buluşma arenası diyebiliriz. Daha önce de belirttiğimiz gibi Armati Gözlük olarak bu fuarlara katılmayı çok önemsiyor ve her katılımda sanki ilk kez katılıyor gibi bir coşkuyu deneyimliyoruz. Benzer duyguları yaşayan meslektaşlarımızın kolaylıkla anlayabileceği üzere mesleğimize ve sektörümüze yönelik bu tutkuyla çalışmalarımızı sürdürmekten heyecan duyuyoruz.

Yeni ve daha büyük hizmet alanıyla, 10. kez gerçekleşen olan Silmo İstanbul Optik Fuarını katılımcı bir firma olarak başlangıcından bugüne nasıl değerlendirirsiniz?

Silmo İstanbul Optik Fuarının 10. yılı bizim gibi herkes için hem verimli hem de coşkuyla geçti. Gerek fuarın yeni yeri gerekse de Çırağan Sarayı’ndaki ödül gecesi muhteşemdi. Silmo Award İstanbul Ödülleri’nin ilk kez verildiği bu görkemli 10. yıldönümü kutlamasında sektöre yön veren meslektaşlarımızla bir arada olmak unutulmazdı. Geçen yıl yeni salonlarında ve birçok yenilikleri ile gerçekleşen Silmo İstanbul Optik Fuarı, her geçen yıl daha geniş kitlelere ulaşacağının, daha verimli olacağının ve daha fazla coşku yaşatacağının habercisi oldu. Silmo İstanbul Optik Fuarı ekibini bizleri bu değerli organizasyonda meslektaşlarımızla buluşturduğu, iş fırsatları sunduğu için bir kez daha tebrik etmek isteriz.

Bu değerli röportaj için çok teşekkür ederiz. Son olarak, dergimiz 4 your eyes’in dijital yayıncılığa geçişiyle ilgili neler söylemek istersiniz?

Öncelikle derginiz 4 your eyes’ta bize yer verdiğiniz için biz teşekkür ederiz. Dijital yayıncılık gelecek demek. Gelecek demek 4 your eyes demek. Dijital dergi sayesinde daha geniş kitlelere ulaşıyor olmanız yanında daha çevreci olan online yayıncılık ile gelecek nesillere daha sürdürülebilir bir dünya bırakıyorsunuz.

Mayıs 2024

Gigi Studios

Vizyoner Tasarımlar

Bağımsız İspanyol marka 2024 ilkbaharında XS koleksiyonunu yeni modellerle genişletirken, yepyeni serisi Odd Fruits ile yaz sezonuna hoş geldin diyor.

Gigi Studios, benzersiz, el yapımı gözlükler tasarlayan ve üreten küresel bağımsız bir markadır. İspanya’nın yaşam tarzı başkenti Barselona’dan gelen marka, sürekli olarak sanattan ve yeni trendlerden ilham almaktadır. Sürekli yenilik arayışı, malzemelerin vizyoner kullanımı ve gözlük tasarımında yılların deneyimi, Gigi Studios’un koleksiyonlarının belirleyici unsurlarıdır. Yıllar içinde, özgün ve tutarlı imajıyla Gigi Studios, gözlük evrenindeki yerini sağlamlaştırdı. Gigi Studios’un gözlük çerçeveleri, İtalyan ve Japon üretimi doğal asetat gibi asil malzemelerden üretiliyor. Malzemelerdeki pamuk içeriği rahatlık, esneklik ve dayanıklılık sağlıyor. Buna ek olarak asetat renkler, yapılar ve şekiller için sayısız olasılık sunuyor. İspanyol markaya ait bu özellikler markanın Dna’sını tamamen özgün kılmaktadır. Canlı, genç ve modaya uygun tasarımları ile yeteneğini gözlük dünyasına kanıtlayan Gigi Studios, 2024 İlkbahar/Yaz sezonunda yeni çıkan ürünleri ve koleksiyonuyla dikkatleri çekiyor.

Küçük Yüzler için XS Genişliyor
Gigi Studios, markanın özünü küçük modellerde özetleyen XS koleksiyonundaki optik çerçeveler ve güneş gözlükleri için yeni tasarımlarını sunuyor. XS koleksiyonu, küçük boyutlarda güçlü bir ruhu özetleyen kompakt, cesur tasarımlarda zarif silüetlerden oluşuyor. Detaylara büyük özen gösterilerek el işçiliğiyle üretilen yeni modeller, küçük yüzlere mükemmel uyum sağlayarak onların bireyselliklerini ve tarzlarını geliştiriyor. İtalya’dan doğal asetatlar ve Alman paslanmaz çeliği gibi en iyi asil malzemelerden üretilen XS koleksiyonu, yedi optik gözlük ve dört güneş gözlüğü olmak üzere on bir yeni modelle genişliyor. Her yeni tasarım kararı, uyumlu ve mükemmel bir şekilde entegre edilmiş bir sonuç elde etmek için her modelin bireysel karakterini ve gerekli teknik uyarlamalarını dikkate almıştır. İspanyol markanın yeni optik modelleri arasında dört yeni İtalyan asetat modeli öne çıkıyor. XS’in tasarımları, maksimum hafiflik sunan özgün şekillere ve ağırlıklarını azaltmaya yardımcı olan sofistike eğimlere ve açılara sahip oluşuyla göz kamaştırmayı başarıyor.

Yeni asetat optik tasarımlar, sofistike yarı saydamlar ve sıcak havanalar da dahil olmak üzere yenilikçi renklerden oluşan bir palette sunuluyor. Ayrıca, yeni şekillerin yanı sıra kırmızı veya mavi gibi şaşırtıcı çelik tonlarında da mevcut olan asetat Windsor halkalı üç yeni paslanmaz çelik çerçeve bulunmaktadır. XS koleksiyonundaki yeni güneş gözlükleri Larisa, Zenaida, Catalina ve Genesis ise daha ince asetatlar, yeni eğimler ve yuvarlak hatlar sayesinde azaltılmış ağırlıklarıyla dikkat çekiyor.

Odd Fruits Yazı Kucaklıyor
Gigi Studios, XS koleksiyonuna yaptığı yeni eklemelerin hemen ardından meyvenin eksantrikliğini ve benzersizliğini yakalayan altı modelden oluşan Odd Fruits (Tuhaf Meyveler) koleksiyonunu görücüye çıkarıyor. Odd Fruits koleksiyonu, meyvenin ifade gücünden, sonsuz renk ve doku zenginliğinden ilham alıyor. Koleksiyon üç optik tasarım ve üç güneş gözlüğü olmak üzere toplam altı asetat modelden oluşuyor. Yoğun tonları, beklenmedik renk kombinasyonları, tuhaf şekilleri ve farklı dokularıyla meyveler, etkileyici ve çağrıştırıcı güçleri için İspanyol markaya ilham kaynağı oluyor. Meyvelerin tüm detayları ve nüansları güzelliğin özüdür ve bu doğal zenginlik Odd Fruits koleksiyonunun da özü haline gelmiştir.

Gigi Studios’un Odd Fruits koleksiyonu, her biri farklı meyvelerin çeşitli ton ve renklerinden ilham alan altı İtalyan asetat modelinden oluşuyor. Barselona’daki Gigi Studios ekibi tarafından titizlikle hazırlanan altı yeni tasarım, cesur renkleri, narin heykelsi şekilleri yumuşak eğimler ve geometrik silüetlerle birleştirerek bir stil ve kişilik ifadesi oluşturuyor. Fresh, Acid ve Tender isimli üç Odd Fruits optik tasarımı yenilikçi bir renk paletinde sunuluyor. Asidik ve parlak renkler, yarı saydam asetatlar ve iç kısımdaki ince laminasyonlarla birleştirilmiştir. Fresh, büyük boyutlu ve hafif geometrik şekliyle öne çıkarken; Acid, kenarlarındaki laminasyonlarla benzersiz bir karakter kazandırılmış büyük boyutlu bir tasarımdır. Son olarak Tender, ince çıkıntılara sahip kare bir model olarak beğenilere sunuluyor. Meyvelerin kromatik ve biçimsel zenginliği ise ilham verici siluetler ve renkler sunan üç güneş gözlüğünde vurgulanıyor. Oval şekilli Bitter, bu tasarıma derinlik ve yeni nüanslar katan çeşitli kalınlıklar ve laminasyonlarla öne çıkıyor. Lush, aynı yan ve üst laminasyonlara sahip daha dikdörtgen bir modeldir. Son olarak, Citrus altıgen bir tasarımdır. Gigi Studios, koleksiyonda yeni tasarımlara hafiflik katan çerçeveler üzerinde yoğun bir şekilde çalışmıştır. İspanyol marka CR39 camları asetatlarla eşleşecek şekilde yeni tonlarda geliştirdi. Odd Fruits koleksiyonunun renkli reklam kampanyası, meyvelerin eksantrikliğini ve benzersiz özelliklerini kutlarken, şüphesiz bu koleksiyona ilham veren yaratıcı güç olan doğanın formlarının sonsuz zenginliğine bir övgü sunuyor.

Kaynak: Spectr

Mayıs 2024

Oliver Peoples & Roger Federer

Güçlü Uyum

Oliver Peoples and Roger Federer ilk ortak gözlük koleksiyonlarını beğenilere sundu. Serideki tasarımlar, efsanevi tenisçiyi onurlandıran özel detaylarıyla öne çıkıyor.

Batı Hollywood’un kalbinde, Sunset Bulvarı’nda doğan bir miras markası olarak Oliver Peoples, 1987 yılında ilk butiğinin açılmasıyla kuruldu.  Los Angeles’ın eşsiz kültürü; moda, film, sanat, müzik unsurları markanın ürünlerine ve havasına ilham vermeye devam ediyor. Oliver Peoples en başından beri üstün ürün tutkusuna, Kaliforniya’da kök salmış kendine özgü bir kültüre ve hizmet titizliğine sahipti. Bu temel değerler markanın kalbinde yer almayı sürdürürken bugün de varlığını koruyor. Otantik ve tutarlı bir ses aracılığıyla Oliver Peoples hiçbir zaman bir logoya güvenmedi, bunun yerine yaklaşımını takdir eden, saygı duyan ve benzer düşünen tüketicilerle ilişkiler geliştirdi. Roger Federer spor tarihinin en sevilen ve en çok ödül alan tenisçilerinden biri olarak, 237 hafta üst üste olmak üzere 310 hafta boyunca Association of Tennis Professionals (ATP) tarafından teklerde dünya 1 numarası olarak gösterilmiş ve yıl sonunu beş kez 1 numara olarak tamamlamış efsanevi bir sporcudur. En çok Wimbledon şampiyonluğu elde eden erkek tenisçi rekorunu 8 kez ile kırarken, şanlı kariyerinde 20 Grand Slam şampiyonluğu bulunmaktadır. Roger Federer ayrıca kendi adını taşıyan vakfı aracılığıyla son 20 yılda Afrika’da ve kendi ülkesi İsviçre’de 2.5 milyondan fazla çocuk için eğitim fırsatı sunmuştur. Oliver Peoples ve Roger Federer ilk gözlük koleksiyonları için bir araya gelerek, bu özel seriyi 2024 İlkbahar sezonuyla birlikte beğenilere sundular. Roger Federer ve Oliver Peoples markaları altında dört koleksiyondan oluşacak olan bu işbirliği, dördü güneş gözlüğü ve ikisi shield (kalkan) çerçeve olmak üzere altı yeni stil ile başlıyor. Efsanevi Roger Federer’in Oliver Peoples markasıyla birlikte tasarladığı bu eşsiz gözlük koleksiyonu hakkında kendisiyle yapılan röportajı sunuyoruz.

Oliver Peoples sizin için ne ifade ediyor ve sizi Oliver Peoples ile gözlük koleksiyonu için işbirliğine götüren hikayeniz nasıl başladı?
İlk Oliver Peoples çerçevemi satın almamın üzerinden yirmi yılı aşkın bir süre geçti ve böylesine köklü ve zarif bir markayla işbirliği yapmak için bir araya gelmenin çok özel olduğunu düşünüyorum. Oliver Peoples ile çalışmak istedim çünkü ürünlerinin bütünlüğünü takdir ediyorum ve RF markamı onlarla genişletmek benim için olması gereken doğal akışın bir parçasıydı. Ayrıca, performans gözlük markasının ne olmasını istediğimiz konusunda da aramızda güçlü bir uyum vardı; son derece işlevsel ama aynı zamanda lüks gözlükler üreteceğimizden emindim ve öyle de oldu.

Koleksiyonu tasarlarken küçük detaylar sizin için ne kadar önemliydi? Kişisel favori detayınızdan söz edebilir misiniz?
Detayların büyük bir hayranıyım. Çerçevenin her açısını ve işlevini özel kılmak için çok yakından odaklandık; hafif tasarım, yüksek optik kaliteli camlar ve tenis raketinden esinlenen özel bir corewire, sap uçları ve Wimbledon’daki kariyer galibiyetlerimin sayısına uygun olarak 8 numaranın kullanılması gibi özel detaylar ekledik.  Birini seçmem gerekirse, kişisel favorim eski tenis raketlerinden esinlenen özel corewire desenidir. Bu özel, ince gönderme doğrudan spor kariyerime yöneliktir.

Koleksiyonda yer alan her gözlüğü rahatlık ve konfor için tasarlandınız. İster yokuş yukarı bisiklet sürerken ister bir tenis maçının ortasında olsun, her gözlüğün performans boyunca tutarlı bir şekilde yüze oturmasını nasıl sağladığınızdan bahseder misiniz?
Geliştirme ekibiyle çalışırken uyum benim için büyük bir odak noktasıydı. İster spor ister günlük yaşam olsun, güneş gözlüklerimizin özellikle herhangi bir aktivitede yüzde kaymadığından emin olmak istedim. Sonuç olarak burun yastıkları ve sap uçlarında kaymayı önlemeye yardımcı olan kauçuk kavrama detayları ortaya çıktı. Tasarımların hafif olması da çerçevenin yüzde dengede durmasına yardımcı oluyor.

Koleksiyonda sizi ve mirasınızı onurlandıran pek çok özel ayrıntı var. Özellikle number 8’e, özel corewire desenini ve sekizgen RF metal logo parçasını dahil etmeye nasıl karar verdiniz?
Bu unsurlar koleksiyondaki her çerçevede yer alan çok hoş gizli detaylar. Daha önce de belirttiğim gibi 8 sayısı, Wimbledon’daki kariyer şampiyonluklarıma ve 8.8.81 olan doğum günüme bir göndermedir. Corewire diye adlandırdığımız özel tel deseni ve sekizgen sap uçları tenise ince bir göndermedir; corewire için vintage tellerden esinlendik ve sap uçları tenis raketinin uç parçası gibi sekizgendir.

Koleksiyonda kullandığınız camların özellikleri hakkında neler eklemek istersiniz?
RF x Oliver Peoples koleksiyonu, denizden ormana ve şehre kadar açık hava ortamlarının tonlarını güçlendirmek için Renk Geliştirme teknolojisini içeren görsel netliği yeniden tanımlayan camlar sunuyor. Polarize camlar parlamayı zahmetsizce keserken, aynalı yüzeyleri kullanıcıya gizem ve şıklık katıyor.

Koleksiyonun en tanınmış parçalarından biri Mr. Federer çerçevesi. Modeli bu kadar tanınır kılan nedir ve bu ismi seçme sebebiniz nedir?
Mr. Federer’in şekli 2023 Met Gala’da taktığım Oliver Peoples güneş gözlüğünden esinlenildi. Bu zamansız kare cam şeklinin her zaman hayranı olmuşumdur, ancak işbirliğimiz için bu görünümü daha sportif bir şekilde birleştirmek istedim. Bunun sonucunda zamansız, sofistike bir stil ortaya çıktı. Ancak yine de yüksek optik kaliteli camlar, kauçuk kavrama özellikleri ve özel detaylar dahil olmak üzere koleksiyondaki diğer çerçevelerle aynı performans ayrıntılarına sahiptir.

Mayıs 2024

Ottolinger’den Buz Etkisi

İsviçreli tasarımcılar Christa Bösch ve Cosima Gadient tarafından Berlin merkezli olarak 2016 yılında kurulan Ottolinger markası, gözlük koleksiyonlarında avangart tasarım yaklaşımlarını benimseyişi ile ön plana çıkıyor. Genç markanın yeni sezon koleksiyonundaki bu sıradışı ve üniseks güneş gözlüğü modeli adeta buzdan yapılmış gibi bir havaya sahip. Bolca kıvrıma sahip modeli siz de deneyin.

Mayıs 2024

Poppy Lissiman’ın Çiçeği

Avustralya’da faaliyet gösteren dünyaca ünlü tasarım markası Poppy Lissiman, çağdaş ve yenilikçi gözlük koleksiyonlarını sunmaya devam ediyor. Poppy Lissiman’ın kedi gözü yeniden yorumladığı bu göz alıcı ve şık güneş gözlüğü modeli tarzıyla öne çıkmak isteyen moda tutkunu kadın gözlük severler için muazzam bir alternatif. Modele çiçek etkisi veren kıvrımlar ve saptaki marka logosu çok hoş.

Mayıs 2024