Larma

Mücevher Gibi Gözlükler

Geri dönüştürülmüş malzemeler kullanarak avangart görünüme sahip güneş gözlükleri üretmeye kendini adamış bir moda gözlük markası Larma Eyewear, sadece üç yaşında!

Larma, çevre dostu malzemeler kullanarak keskin bir görünüme sahip güneş gözlükleri yaratmaya kendini adamış bir moda gözlük markasıdır. Çerçeveleri Fransa ve İtalya’da özenle el yapımı olarak üretilmekte ve son teknoloji işçilik ile avangart tasarımı bir araya getirmektedir. İsviçreli yaratıcı ikili Ania Marincek ve Julia La Mendola, tasarım, işçilik ve eko-sorumluluğu harmanlama arzularının rehberliğinde 2021 yılında Larma’yı kurdu. Tasarımcılar Paris ve Cenevre arasında yaşıyor. Yolculukları moda tasarımı, mücevher, ürün ve aksesuar tasarımının yanı sıra moda ve lüks yönetimi gibi çeşitli alanları kapsıyor. İlk ticari koleksiyonları için stüdyo, her biri üç renkte sınırlı olan cesur, renkli tasarımlara sahip beş gözlük modeli hazırladı. Gözlüklerini mücevher olarak hayal eden tasarımcılar, bu koleksiyonu endüstriyel atıklardan elde edilen renkli, boncuklu asetatlarla oluşturdu. Doku, parlak renkler ve etkileyici tasarımları bir araya getiren tasarım sürecinin her adımı, sorumlu bir şekilde üretilmiş cinsiyetsiz çerçeveler sunmak amacıyla düşünülmüştür.

Larma, moda, sorumlu tasarım ve rejeneratif üretim konularındaki araştırma ve diyalogların bir sonucudur. Markanın amacı, sorumlu bir yaklaşımla üst düzey bir aksesuar ve gözlük markası sunarak hızlı moda ve seri üretim döngülerinin yerleşik kodlarından uzaklaşan bir modanın parçası olmaktır. Tasarım ekibi, adil fiyatlarla yüksek kaliteli ürünler sağlarken mümkün olan en etik şekilde üretmeye kararlıdır. Yolculuklarının erken bir aşamasında olmaları nedeniyle, tamamen sürdürülebilir ürünler üretmek gerçek bir zorluk teşkil ediyor. Bununla birlikte, atık ve karbon ayak izini azaltmak amacıyla, etkilerini iyileştirmek için sürekli olarak yenilikçi çözümler aramaya kararlıdırlar ve eko-sorumluluk ilkeleri döngüsellik, ayrıcalıklı olmak, yerellik, kalite ve şeffaflıktır.

Döngüsellik söz konusu olduğunda, Larma çerçeveleri yalnızca gözlük endüstrisinden gelen ölü stok veya geri dönüştürülmüş asetatlardan yapılır. Bu süreç, atıkların azaltılmasını ve yeni ürünlere dönüştürülmesini sağlar. Uzun vadeli hedef, yalnızca geri dönüştürülmüş malzemelerle üretim yapmaktır. Larma için ayrıcalıklı olmak da bir kılavuzdur. Aynı renk asetat miktarı, ölü stoklar ve kesilmiş ürünlerle değişkendir. Bu nedenle marka her birinden yalnızca sınırlı miktarda üretmektedir, bu yüzden özel modeller ve sınırlı seriler sunarlar. Bu sayede aşırı üretimden de kaçınmanın bir başka yolunu uygulamaktadırlar. Diğer bir kılavuz ise yerelliktir. Larma Studio, tedarik ve üretim zincirinde mümkün olduğunca yerel kalmayı bir onur meselesi haline getiriyor. Küçük bir yarıçap içindeki şirketlerle çalışmak, yerel geleneksel işçilikle işbirliği yapmalarını ve düşük karbondioksit emisyonu üretmelerini sağlıyor. Tüm tedarikçileri ve üreticileri Avrupa’da yerleşiktir; ambalajları ve güneş gözlükleri Kuzey İtalya’da üretilirken asetat tedarikçileri Fransa’da bulunmaktadır.

Larma’nın uzun ömürlü ürünler sunabilmesi için yüksek kaliteli malzemeler ve işçilikle çalışması esastır. Bu doğrultuda, yalnızca en kaliteli malzemelerin yanı sıra uzmanlıklarıyla bilinen tedarikçiler ve üreticilerle çalışmaktadırlar. Son kılavuzları şeffaflık olan Larma, üretim ve tüketimde eko-pozitif bir yaklaşım geliştirmeye katkıda bulunurken moda endüstrisinin bir parçası olmanın mümkün olduğuna inanıyor. 

Henüz tamamen sürdürülebilir olduklarını iddia etmiyorlar ancak dürüstlüğün ve müşterileriyle yolculukları hakkında iletişim kurmanın kilit önem taşıdığına inanıyorlar. Marka, insanları tüketirken etik seçimler yapmaya teşvik edebileceğini umuyor.

Larma’nın ilk serisi Genesis

Cenevre merkezli stüdyo Larma’nın ilk koleksiyonu Genesis için her biri üç renkten oluşan beş cesur ve renkli güneş gözlüğü modeli oluşturuldu. Gözlüğü mücevher olarak hayal eden tasarımcılar, bu koleksiyonu gözlük endüstrisi atıklarından elde edilen incili ve renkli asetatlarla oluşturdu. Doku, parlak renkler ve cesur tasarımları bir araya getiren her ayrıntı, sorumlu bir şekilde üretilen üst düzey cinsiyetsiz gözlükler sunmak için düşünülmüştür.

Tasarım, Eko-sorumluluk, İşçilik… Bloom

İsviçreli yaratıcı ikili Ania Marincek ve Julia La Mendola, tasarım, zanaatkarlık ve çevreye duyarlılığı bir araya getirme arzularının rehberliğinde, yepyeni gözlük koleksiyonları Bloom by Larma Eyewear’ı sunuyor. Dört şekil varyasyonundan oluşan bu seri, ilk koleksiyonları Genesis’in zarif ruhunu korurken, sportif bir dokunuş ve iddialı hacimlerle zarafet katıyor. Ania Marincek ve Julia La Mendola güneş gözlüğü yaratmakta markaları adına üstlendikleri üç temel değer bulunmaktadır. İlk değer tasarımdır. Gözlükleri için cesur, renkli ve sofistike tasarımlara öncelik vererek müşterilerin bireyselliklerini benzersiz stillerle ifade etmeyi sağlıyorlar. Öte yandan Larma eko-sorumluluğa da önem vermektedir. Larma, asetat atıklarını ve atıl stoklardan elde edilen malzemeleri aktif olarak geri dönüştürerek çevreye saygılı olma sözünü tutmaktadır. Bunu yaparak, ilk tercih edilen malzemelerin tüketiminden kaçınır ve etkilerini azaltır. Son olarak, Larma sınırlı serilerde üretilen özel koleksiyonlar tasarlamaktadır. Bu yaklaşım, nadirlik ve benzersizlik hissi yaratarak türünün tek örneği bir gözlük arayan tüketicilere hitap ediyor. Larma, gözlüklerini Fransa ve İtalya’da üreterek yalnızca en üst düzey kaliteyi sağlamakla kalmıyor, aynı zamanda yerel işçiliği de onurlandırıyor ve destekliyor.

Kaynak: The Eyewear Forum

Haziran 2024

Rolf Spectacles

Rolf Spectacles

Çevre Dostluğunun Ötesinde

Premium gözlük markası Rolf, her şeyden önce tutarlılığıyla bilinen bir marka için oldukça cesur bir adım atarak marka kimliğini yeniden keşfetti.

Rolf Spectacles, inovasyon, sürdürülebilirlik ve işçiliğe olan bağlılığıyla gözlük sektöründe öne çıkmaktadır. Tirol Alplerinin kalbinde kurulan Rolf Spectacles, kuruluşundan bu yana gözlüklerde doğal malzemelerin kullanılmasına öncülük ediyor. Marka, yalnızca hafif ve rahat olmakla kalmayıp aynı zamanda doğal dünyanın güzelliğini ve esnekliğini de yansıtan el yapımı çerçeveler hazırlamasıyla tanınıyor. Premium gözlük markası Rolf marka kimliğini her şeyden önce tutarlılığı ve sürdürülebilirliği ile bilinen bir marka için oldukça cesur bir adım atarak yeniden keşfetti. Pazarlama Müdürü ve Kurucu Ortak Christian Wolf yeniden markalaşma ve #planetrolf projesi hakkında yapılan röportajını sunuyoruz.

Merhaba Christian, son birkaç yıl Rolf için nasıl geçti? Ne gibi yenilikler yaptınız?

Son birkaç yıl her marka için zorlu geçti, ancak zor zamanlarda yeniden düşünmeniz gerekir ve biz de öyle yaptık. Bölgesel üretimimiz sayesinde, her zaman teslimat yapabilme gibi büyük bir avantaja sahip olduk ve bu da bu yılları çok başarılı kıldı. Substance koleksiyonu ile portföyümüzü genişlettik ve çok sayıda müşteriye ulaşmayı başardık. Ürün kalitesi, tasarımı, yeniliği, sürdürülebilirliği ve fiyatıyla göz dolduruyor. Fabrikamızda 15 yıldır üretim yaptığımız ve tedarikçilerden büyük ölçüde bağımsız olduğumuz için bu alanda değişiklik yapmamız gerekmedi.

Yeniden markalaşma projenizi başlattınız. Siz de yeni veya farklı olan unsurlar nelerdir?

Rolf 2009 yılında piyasaya sürüldü. On yılı aşkın bir sürenin ardından gençliğimizi korumak, yeni bir heyecan yaratmak ve odağımızı keskinleştirmek için kendimizi yenileme ihtiyacı hissettik. Bunun anahtarı markamızın derinlemesine incelenmesiydi. Bu “yeniden başlatma” temel değerlerimizin tanımlanmasına yol açtı ve şimdi bize yeniden yaratıcılık için daha fazla alan sağlıyor.

Yeni bir logo, yeni bir kurumsal kimlik ve sadeleştirilmiş bir web sitesini başarıyla hayata geçirdik. Sonuçtan gurur ve mutluluk duyuyoruz. Her gün yeni marka kimliğimizle çalışmaktan keyif alıyoruz.

Yeniden markalaşma süreci nasıl gelişti, kurumsal kültürünüz bu süreçte ne kadar rol oynadı?

Yeniden markalaşma sürecinin tamamı, dışarıdan profesyonellerin yardımıyla uyguladığımız geniş kapsamlı ve iyi düşünülmüş bir karardı. Böyle bir süreç için yeni bakış açılarına ve uzmanlığa ihtiyaç duyarsınız. Innsbruck’tan Rabensteiner ajansını seçtik. Deneyimleri, yaratıcılıkları ve sabırları tam da aradığımız şeydi. Ulrike Hirtzberger ile birlikte konumlandırma, rekabet analizi ve diğer kilit unsurları içeren kapsamlı bir marka stratejisi geliştirdik. Daha sonra bu temel üzerinde detaylar üzerinde çalıştık. Sonuçta ortaya yeni bir logodan çok daha fazlası olan değerlerimizi ve vizyonumuzu tam olarak yansıtan bir marka kimliği çıktı: #planetrolf – ‘Rolf. Doğal olarak el yapımı’. Tasarım yaklaşımımız yüksek teknolojiyi geleneksel işçilikle birleştiriyor ve estetik ile işlevselliğe olan tutkumuzun altını çiziyor. Yeniden markalaşma süreci bu unsurları daha da ön plana çıkarmak için bir fırsat oldu. Teknoloji, işçilik, doğa ve tasarım sevgisi yeni marka kimliğimizde ifade ettiğimiz Dna’mızın temel unsurlarıdır.

Yeniden markalaşmanın bir parçası olarak vurgulamak istediğiniz belirli tasarımlar veya tasarım öğeleri var mı?

Rolf, netlik ve sadelikle karakterize edilen zamansız tasarıma odaklanıyor. Tasarımımız uyumlu bir tasarım dili ile karakterize edilir. İyi tasarımın içten başladığına, kafadan geçtiğine ve kalbe dokunduğuna inanıyoruz. Estetik ve teknoloji eşit derecede önemlidir. Rolf karmaşıklığı sadeliğe dönüştürür.

Tasarımda abartısızlık kendini nasıl gösterir?

Ürünlerimizin işlevselliğinde ve güzelliğinde. Rolf’ta bir gözlüğü göz alıcı logosundan değil, dengeli şekli ve ince, işlevsel zarafetinden tanırsınız. Gözlüklerimiz, işlevsel tasarımın da güzel olabileceğini kanıtlıyor. Her çerçeve yenilikçi bilgi birikimi ve doğal sadelik içeriyor. Bu unsurlara daha fazla yer vermek ve Rolf markasını ürünlerimiz için bir çerçeve olarak güçlendirmek yeniden markalaşmamızın temelini oluşturdu.

Yeniden markalaşma, koleksiyonların uyarlanmasını veya genişletilmesini de içeriyor mu?

Kesinlikle evet. Mevcut koleksiyonlarımızı korumanın yanı sıra sürekli olarak yeni ürünler ve koleksiyonlar sunacağız. Son olarak Fusion koleksiyonumuzu sunduk. Bu koleksiyon teknik uzmanlığımızı doğal malzemelerle birleştiriyor ki bizim için gerçek bir dönüm noktasıdır. Bu amaçla, makinelerimizin modernizasyonuna yatırım yaptık. Bu yatırım, yüksek teknolojiye, yeniliğe ve bağımsızlığa olan bağlılığımızın altını çiziyor.

Peki #planetrolf ne anlama geliyor?

Yenilik, statükoyu sürekli sorgulama ve yenilenebilir hammaddelerden yüksek kaliteli ve dayanıklı gözlük üretme taahhüdümüz. Açık ve şeffaf bir şekilde iletişim kuruyor ve neyi sürdürülebilir ve dürüst ürünler olarak gördüklerine karar vermeyi ortaklarımıza ve müşterilerimize bırakıyoruz. Sürdürülebilirlik yaklaşımımız, harici organik veya eko-etiketlere değil, kendi standartlarımıza ve inançlarımıza dayanmaktadır. Ürünlerimizle özdeşleşebilen herkes #planetrolf’te buluşuyor.

Kaynak: Spectr

Haziran 2024

Doğru Bilenen Yanlış Bilgiler

Göz sağlığı insanların yaşam kalitesi açısından son derece önemli. Bu sebeple; gözde oluşan arpacık sarımsakla geçer, katarakt damla ile tedavi edilebilir, şikayeti yoksa çocuklarda rutin göz kontrolüne gerek yoktur gibi gerek eş dosttan gerekse sosyal medyadan edindiğimiz bu tür hatalı bilgiler göz sağlığımızı tehdit ediyor.

Göz Hastalıkları Uzmanı Doç. Dr. Özge Begüm Comba, göz sağlığı hakkında toplumda doğru sanılan 10 hatalı bilgiyi anlattı; önemli öneriler ve uyarılarda bulundu. Toplumdaki hatalı inanışların göz hastalıklarının erken dönemde teşhis ve tedavi edilmesini önleyebildiğine dikkat çekerek, “Hastalıkların tedavisinde gecikilmesi, ilerleyen dönemlerde kalıcı görme kaybı gibi ciddi göz problemlerinin yaşanmasına neden olabiliyor. Örneğin, ülkemizde sık görülen ve halk arasında ‘kırmızı göz’ hastalığı olarak bilinen konjonktivit zamanında tedavi edilmezse görme kusurlarına, dahası görme kaybına yol açabiliyor. Ayrıca göz tembelliği gibi erken tanı ve tedaviyle tamamen ortadan kalkabilecek bazı hastalıklarda geç kalındığında çocuklar tedavi şansını kaybediyor. Ülkemizde oldukça yaygın görülen miyopi de düzenli olarak takip edilmezse ilerleyebiliyor” dedi.

Gözlük Taktıkça Göz Numarası İlerler: Yanlış !

Toplumda gözlük taktıkça göz numarasının ilerleyeceğine yönelik yaygın bir kanı var. Doç. Dr. Özge Begüm Comba, gözlüğün sadece iyi görmemizi sağlayan bir aparat olduğuna işaret ederek, ”Dolayısıyla gözlük takmak numaraları ilerletmeyeceği gibi durdurmayacaktır da. Görsel sistemin tam ve eksiksiz çalışması için özellikle çocukluk döneminde gözlük kullanımı önem taşıyor. Zira gözlük, göz tembelliği gibi kalıcı durumların tedavisinin bir parçasını oluşturuyor” diyor.

Kırmızı Göz Suni Gözyaşı Tedavisiyle Geçer: Yanlış!

Türkiye’de en sık görülen göz hastalıklarından biri olan ve halk arasında ‘kırmızı göz’ olarak bilinen konjonktivit sorununda sadece suni gözyaşı veya başkasına fayda sağlamış bir damla kullanmak ciddi sorunlara neden olabiliyor. Doç. Dr. Özge Begüm Comba, bu hastalığın zamanında tedavi edilmediğinde görme kusurları ve görme kaybının gelişebileceği uyarısında bulunarak, “Konjonktivit göz kapağının içini kaplayan zarın iltihabı olup en sık kaynak viral ve bakteriler oluyor. Bu tablonun mutlaka hekim tarafından değerlendirilmesi ve tedavisinin etkene uygun olarak gerçekleşmesi büyük önem taşıyor. Aksi halde konjonktivit görme kaybı oluşturabilecek lekelere neden olabiliyor” bilgisini veriyor.

Göz Numarasını Durdurmak Mümkün Değil: Yanlış!

Göz numarasının ilerlemesindeki en önemli etkenler genetik ve çevresel faktörler oluyor. Bilimsel çalışmalar ışığında; yakın çalışmanın sınırlandırılması, ortalama 20 dakikada bir 20 saniye uzağa bakarak gözlerin dinlendirilmesi ve günde en az 2 saat dışarda açık havada yapılan aktiviteler öneriliyor. Ayrıca 18 yaşına kadar göz bebeğini büyüten damlalar, özellikli camlar ile gece kullanılan ve korneayı şekillendiren lensler sayesinde göz numarasının ilerlemesini durdurmak mümkün olabiliyor.

Belirti Yoksa Çocuklara Göz Kontrolü Yaptırmayın: Yanlış!

Katarakt ve göz tümörleri gibi ciddi sorunların erken teşhis ve tedavisi hem görsel açıdan hem de hayati olarak önem taşıyor. Doç. Dr. Özge Begüm Comba, “Ayrıca tek gözde yaşandığı için göz tembelliği ve şaşılık gibi durumlar ebeveynler tarafından fark edilmeyebiliyor. Bu tür hastalıklarda özellikle zamanla yarışıldığı için çocuklarda göz muayenesinin doğumdan sonraki ilk 2 aydan başlayarak düzenli aralıklarla yapılması çok önemlidir” diyor.

Katarakt Damla Yöntemiyle Tedavi Edilebilir: Yanlış!

Göz Hastalıkları Uzmanı Doç. Dr. Özge Begüm Comba, kataraktın bilinen tek tedavi yönteminin ameliyat olduğunu belirterek, şöyle devam etti “Yaşlanmış ve saydamlığını yitirmiş göz içi merceği cerrahi yöntemle çıkarılmalı ve yerine yapay mercek takılmalıdır. Ancak tabi ki sağlıklı beslenilmesi, düzenli kan şekeri takibi yapılması, UV blokajı olan güneş gözlükleri kullanılması gibi yöntemlerle oksidatif stresi azaltarak kataraktın ilerleme süreci yavaşlatılabiliyor.”

Katarakt Sadece Yaşlılarda Görülür: Yanlış!

Katarak çoğunlukla ileri yaştaki kişilerde gelişse de çocukluk ve bebeklik döneminde de oluşabiliyor. Doğumsal katarakt çeşitli sendromlara eşlik edebildiği gibi anne karnında geçirilen enfeksiyonlar ve ilaç kullanımından da kaynaklanabiliyor. Çocukluk döneminde ise yine kortizon gibi ilaçlara bağlı olarak ortaya çıkabiliyor veya diğer hastalıklara eşlik edebiliyor.

Göz Tansiyonu Sıklıkla Göz Ağrısı Yapar: Yanlış!

Göz tansiyonu son derece sinsi seyirli olan bir hastalık. Bazen göz arkasından gelen bir ağrıyla kendini belli edebilirken, sıklıkla hiçbir ağrıya yol açmıyor. Kapalı açı glokomlar ise daha ağır seyirli olup ani göz tansiyonu yüksekliği nedeniyle ciddi ağrılara sebep olabiliyor. Göz Hastalıkları Uzmanı Doç. Dr. Özge Begüm Comba, 40 yaşından sonra yıllık takiplerle göz tansiyonunun mutlaka değerlendirilmesi gerektiği uyarısında bulunuyor.

Göz Hastalıkları Bitkisel Yöntemlerle Tedavi Edilebilir: Yanlış!

Gözde oluşan arpacık gibi herhangi bir lezyona sarımsak ve limon sürmek sonuç veremeyeceği gibi farklı enfeksiyonlara da yol açabileceği için son derece tehlikeli olabiliyor. Doç. Dr. Özge Begüm Comba, “Ilık pansuman ve kirpik hijyeni ön planda tutularak, hekimin önerdiği ilaçlarla süreci yönetmek en etkili tedavi yöntemidir” diyor.

Sonbahar ve Kış Aylarında Güneş Gözlüğü Kullanmaya Gerek Yoktur: Yanlış!

Güneşin zararlı ultraviyole ışınları bulutlu havalarda da yeryüzüne ulaşıyor ve gölgelerden yansıyorlar. Ayrıca zararlı ışınların yanı sıra rüzgar göz kuruluğuna yol açabiliyor. Bu nedenle göz sağlığınız için güneş gözlüklerini sadece yaz aylarında değil, her mevsimde kullanmanız büyük öneme sahip.

Haziran 2024

Göz Siniri Felcine Dikkat

Aniden ve ağrısız görme kaybı yaşıyorsanız ‘göz siniri felci’ geçiriyor olabilirsiniz ve bunun en büyük sebebi ise yüksek tansiyon ve şeker hastalığı. Az su içilmesi ve hareketsiz yaşamda göz siniri felcine neden olabilen en büyük etkenlerden olabiliyor.

Gözdeki optik sinirlerin bir bölümüne giden kan dolaşımının aksaması veya tıkanması sebebiyle ani ve ağrısız görme kaybı yaşanabilir. Buna ‘göz siniri felci’ deniyor. Yüksek tansiyon ve şeker hastaları dikkatli olmalıdır.

50-55 Riskli Yaşlar: Bu hastalığın altında yatan önemli risk faktörleri bulunuyor. Yüksek kan şekeri, yüksek tansiyon, kan yağlarının yüksek olması, gün içinde az su içilmesi, az hareket edilmesi, bazı genetik yatkınlıkların bulunması bu hastalığa sebep olmaktadır. Genelde 50-55 yaş grubunda görülse de daha erken yaşlarda da bu hastalığın görülmesi mümkün olmaktadır.

Tedavisi Tam Olarak Yok: Gözde sinir felcinin göz sinirinin kanlanmasını sağlayan çok özel bir damar yumağının küçük pıhtılarla tıkanmasıyla ortaya çıktığını ve günümüzde tam olarak tedavisinin bulunmuyor.

Görme Kayıpları Oluşuyor: Göz siniri felci geçiren hastalarda, görme keskinliği ve renkli görme yetisinin azaldığına ve görme alanında kayıplar meydana geliyor ve tedavide kortizon içeren ilaçların bazı hastalarda faydalı olabiliyor. Tüm hastaların iyileşme şansı olmamasından dolayı koruyucu hekimlik ön planda ve çok önemli oluyor.

Hareketsiz Yaşam Etkiliyor: Metabolik değerlerimizin iyi olmasının bu hastalığa yakalanmamak adına önemli. Kan şekeri, tansiyon ve kan yağlarının yüksek olması ile günlük hareketin az olması en önemli risk faktörleri. Bu hastalığın bir gözde ortaya çıkması, diğer gözde de bu hastalığın görülme ihtimalini üçte bir oranında arttıran bir risk unsuru oluşturuyor.

Nasıl Korunacağız?

Bir gözünde bu hastalığa yakalanan hastalar belirtilen risk faktörlerine dikkat ederek dengeli beslenmeli, insülin direncini artıran gıdalardan uzak durmalı, bol sıvı tüketmeli, gün içinde hareket etmeli, yürüyüş yapmalı. Bu şekilde diğer gözün de aynı hastalığa yakalanma ihtimalini en aza indirmiş oluyor.

Haziran 2024

Z Kuşağında Körlük Salgını Tehlikesi

Uzmanlar yeni nesiller eskisi kadar dışarı çıkmadığı için Z kuşağında artan “Körlük salgını” riskine karşı uyarıda bulundu. Buna göre sürekli teknolojik cihazların ekranlarına bakmak ve gün ışığından uzak kalmak körlük dalgasını tetikleyebilir.

Göz doktorları, Z kuşağı çocuklarının yaşlandıkça tüm sağlık sistemlerini tehdit edebilecek bir körlük salgınına maruz kalabileceği konusunda uyardı. Ekran başında kalma süresinin artması, Z kuşağının gelişim çağında hayati önem taşıyan “doğal ışığı kaçırdığı” anlamına geliyor. Bu da onların görüş yeteneği üzerinde uzun vadede yıkıcı bir etki yaratma potansiyeline sahip. Araştırmanın yapıldığı İngiltere’de son 30 yılda yüzde 46’lık artan vakalar ile dünya genelinde artan miyop vakaları görülüyor. Ancak göz cerrahlarının durumun daha da kötüleşeceği konusunda uyarmasıyla rakamlar “salgın seviyelerine” ulaştı.

Çocuklar Yeterli Dopamin Alamıyor Uzmanlar ergenlikte kapalı mekanlarda bilgisayar başında kalan çocukların yeterli dopamin alamadıklarını ve bunun da gözlerine zarar verdiğini söylüyor. Bu salgını tetikleyebilecek bir diğer faktör, yüzden birkaç santim uzakta tutulan telefonlara ve tabletlere bakarak harcanan zamanın miktarıdır. Bu da miyop veya uzağı görememeye neden olabiliyor.Uzmanlar Çin’in bazı bölgelerinde miyopluk oranının yüzde 30’dan yüzde 95’e ve üzerine çıktığını gözlemledi. Araştırmalar, gençlerde kötü miyop vakalarının, “Makula dejenerasyonuna” yakalanma olasılığını yüzde 41 artırdığını ileri sürüyor. Bir türü yaşa bağlı olan makula dejenerasyonu, körlüğün önde gelen nedenidir. Uzmanlar tabletlerin ve televizyonların sıklıkla “Bebek bakıcısı” olarak kullanıldığını söyleyerek ebeveynleri, çocuklarının ekran başında geçirdiği süreyi sınırlamaları konusunda uyardı.

Haziran 2024

Kadınlarda Görme Kaybı Daha Fazla

Ciddi görme sorunları sadece kadınlara özgü olmasa da kadınların görme kaybı yaşama olasılığı erkeklere göre %12 daha fazladır.

Kadınlarla erkeklerin sadece üreme yolları ve ilişkili organları değil, her iki cinste ortak organları da birbirinden yapısal farklılık gösteriyor. Kadınların görme sorunlarına katkıda bulunan birçok biyolojik faktör vardır. Kadınla erkeğin göz yapısı arasındaki farklılıklar gözyaşı bezlerinde, göz yüzeyinde, lenste ve retinada (gözün sinir tabakası) izleniyor. Östrojen, progesteron, androjen gibi cinsiyet hormonlarına bağlı olarak yaş, adet dönemi, hamilelik, menopoz ve andropoz görmeyi etkiliyor.

Hormon Değişiklikleri ve Görme

Östrojen: Ergenlikten başlayarak üreme ve cinsel gelişimde önemli bir rol oynar.

Progesteron: Adet döngülerinin düzenlenmesine yardımcı olur ve vücudu hamileliğe hazırlar.

Androjenler: Bunlar doğurganlığı, kemik kütlesini, cinsel dürtüyü ve kırmızı kan hücresi üretimini etkileyen bir grup cinsiyet hormonudur. Androjenler kadınlarda yalnızca küçük miktarlarda bulunurken, erkeklerde daha büyük miktarlarda bulunurlar.

Hamilelikte Görme Değişiklikleri

Hormonlar gözlerde ciddi değişikliklere neden olabilir. Özellikle hamilelik ve menopoz döneminde kadınlarda görme etkilenir. Bir kadın hamile kaldığında plasenta tarafından üretilen gebelik hormonları devreye girer. Bu hormonlar, gözlerde ve göz çevresinde değişikliklere neden olabilir. Genellikle bebek doğduktan sonra veya anne emzirmeyi bıraktıktan sonra bu değişiklikler düzelir. Gebelikte gözlerde ve göz çevresinde görülen değişiklikler şunlardır: 

Göz kapakları: Birçok hamile kadın, göz kapakları çevresinde melazma veya kloazma adı verilen pigmentasyon artışı (renk koyulaşması) yaşar.

Kornea (gözün şeffaf tabakası): Hamilelik sırasında korneanın kalınlığı, eğriliği ve hassasiyeti değişebilir. Bu değişim, kırma kusuruna yol açarak bulanık görmeye neden olabilir. Kontakt lens kullanan kadınlarda hamilelik sırasında kontakt lenslere karşı geçici bir toleranssızlık gelişebilir.

Gözyaşı üretimi: Hamilelik sırasındaki hormonlar gözyaşı filmini ve bezlerini etkileyerek göz kuruluğuna yol açabilir.

Göz içi basıncı: Göz içindeki basınç hamilelik sırasında azalır. Düşük GİB, kornea ödemine yol açarak görmenin azalmasına neden olabilir.

Lens: Hamilelik ve emzirme döneminde kadınların doğal lenslerinin yakın mesafeyi odaklama yeteneği zayıflayabilir.

Hamile kalmadan önce diyabet hastası olan kadınların diyabetik retinopatiye (şeker hastalığının göze vurması) yakalanma riski daha yüksektir. Gebelik sırasında (gestasyonel) diyabet gelişen kadınlarda ise diyabetik retinopati riski daha düşüktür.

Menopozda Görme Değişiklikleri

  • Menopoz sonrası gözlerle ilgili yaşanan en önemli değişikliklerden biri göz kuruluğudur. Menopoz boyunca göz kuruluğu çok yaygın ve hormon desteğinin kaybından kaynaklanıyor. Göz yaşı üretimi prolaktin ve cinsiyet hormonlarınca kontrol ediliyor. Menopozdan sonra gözlerde yanma, batma, kızarma gibi şikayetlere yol açan kuruluk, hormon destek tedavisi ile düzeliyor.
  • Bazı araştırmalar menopozun glokom (göz tansiyonu hastalığı) riskini de artırabileceğini göstermektedir.
  • Menopozdan sonra kadınlarda katarakt gelişim riski aynı yaştaki erkeklere göre daha fazla. Menopoz sonrası östrojen kullanımı, katarakt riskini azaltıyor. Menopoz öncesi dönemde ise östrojen, lensin iyonik yapısını ve su dengesini korumasını sağlıyor.
  • Kadınların otoimmün hastalık geliştirme olasılığı erkeklere göre iki kat daha fazladır. Romatoid artrit, lupus, Grave’s hastalığı ve multipl skleroz gibi otoimmün hastalıklar gözlerde üveit, sklerit, katarakt, göz siniri hasarı ve iltihaplanması gibi çeşitli problemler doğurur.

Kadınlar Göz Sağlığını Nasıl Koruyabilir?

  1. Rutin göz muayenesi olun! 18-60 yaş arası kadınların yılda bir göz muayenesinden geçmesi gerekmektedir.
  2. Göz doktorunuzu aile geçmişiniz hakkında bilgilendirin! Kalıtım ve aile geçmişi görmede büyük rol oynar. Göz doktorunuza ailenizde görülen hastalıkları bildirin. Böylece doktorunuz bu hastalıklardan korunma yöntemleri hakkında sizi bilgilendirebilir ve erken tanı için detaylı muayene ve tetkikler yapabilir.
  3. Sigara içmeyin! Sigara içenler katarakt, yaşa bağlı sarı nokta hastalığı ve iltihabi durumlar açısından risk altındadır. Sigara içiyorsanız bırakmaya çalışın.
  4. Dışarıda güneş gözlüğü takın! Güneş gözlüğü takmak gözlerinizi zararlı UV ışınlarından korur. UVA ve UVB ışınlarını tam olarak engelleyen kaliteli bir güneş gözlüğü taktığınızdan emin olun.
  5. Dengeli beslenin! Diyetinize meyve, sebze ve antioksidanlar eklemek; belirli göz rahatsızlıklarının başlamasını geciktirmeye veya önlemeye yardımcı olabilir. Proteininizi yağsız et, balık, fındık ve yumurtadan alın. Bolca su için. Ayrıca A vitamini (ve beta-karoten), C vitamini, E vitamini ve çinko, gözleriniz için faydalıdır.
  6. Orta derecede egzersizi rutininize ekleyin! Fiziksel sağlığınızı korumak için her hafta 150 dakika (2,5 saat) orta düzeyde aktivite yapılması önerilir. Bu süre, hafta boyunca küçük etkinliklere bölünebilir.

Haziran 2024

Jennifer Lawrence

Jennifer Lawrence

Bottega Veneta

Son derece başarılı bir oyunculuk kariyerine sahip olan dünyaca ünlü Hollywood yıldızı Jennifer Lawrence günlük stil kombinlerinde çok seçici ve titiz olan ünlü isimler arasında yer alıyor diyemeyiz. Ancak enerjik aurasıyla her kombini cesurca ve paparazzilere aldırmadan taşıyan Jennifer Lawrence güneş gözlüğü olarak kendisine çok yakışan oversize ve asil bir Bottega Veneta tasarımı seçmiş.

Mayıs 2024

Dua Lipa

Dua Lipa

Chrome Hearts

Dünyaca ünlü şarkıcı Dua Lipa, şov dünyasının içerisinde yer alan her isim gibi imajını sık sık yenilemesiyle dikkatleri üzerine çekiyor. Dua Lipa bu kez uzattığı saçlarını canlı bir şarap kırmızısına boyatarak büyük beğeni topladı. Güzel şarkıcıyı daha dinamik gösteren bu yeni imajına isabetli giysi kombinleri ve aksesuarlar eşlik ediyor. Dua Lipa Chrome Hearts güneş gözlüğünü de çok iyi taşımış.

Mayıs 2024

Chiara Ferragni

Chiara Ferragni

Chıara Ferragnı

İtalyan iş insanı, sosyal medya fenomeni ve moda tasarımcısı Chiara Ferragni yoğun iş temposuna rağmen tatil yapmak ve dinlenmekten ödün vermeyen ünlüler arasında yer alıyor. Bu kez tatil için gittiği otelin bahçesinde son derece sportif bir görünümle karşımıza çıkan Chiara Ferragni, son derece alımlı ve havalı görünüyor. Güneş gözlüğü olarak da bir Chiara Ferragni tasarımı tercih etmiş.

Mayıs 2024

Koroideremi Nedir?

Koroideremi (CHM), gözün arka kısmında yer alan ve gördüklerimizi optik sinir aracılığıyla beyne gönderilen sinyallere dönüştüren retinayı etkileyen nadir bir genetik göz hastalığıdır.

Koroideremi, erkeklerde orta yaş döneminde körlüğe neden olan nadir bir genetik retina hastalığıdır. Biyokimyasal bozukluğun retinaya özgü hastalığa nasıl yol açtığı ve vücudun geri kalanı üzerinde herhangi bir gizli etkisi olup olmadığı konusunda hala anlamamız gereken çok şey var. Son zamanlarda, CHM hastalarının daha yüksek kan kolesterolü veya yağ seviyeleri riski altında olabileceğine dair öneriler olmuştur ve bu, ayrıntılı çalışmaların bir parçası olarak halen araştırılmaktadır. CHM, yeni gen terapileri geliştirmek için prototip bir retina dejenerasyonu olarak kullanılmış ve bu nedenle hastalıktan etkilenenlerin yanı sıra benzer kalıtsal retina bozuklukları olan hastalar için de büyük umut sağlamıştır. Koroideremi yaklaşık 50.000 kişiden 1’ini etkiler ve X-kromozomu üzerinde bulunan CHM geni adı verilen tek bir gendeki genetik bir kusurdan kaynaklanır. Erkek hastalar hastalığın ağır kör edici formunu gösterir ve ışık algılama hücrelerinin (fotoreseptörler), destek hücrelerinin (retina pigment epiteli) ve bu retina katmanlarına (koroid) kan akışının bir kısmının yok olmasıyla ilerleyen bir retina dejenerasyonuna uğramaktadırlar. Sağlıklı turuncu retina kaybolur ve göze baktığınızda soluk beyaz sklera (gözün sert beyaz tabakası) görülebilir. Kadınlar taşıyıcıdır ve büyük ölçüde etkilenmezler, ancak yaşamlarının ilerleyen dönemlerinde gece körlüğü gibi hafif görme bozukluğu semptomları geliştirebilirler.

Koroideremi Genetiktir
Koroideremi, CHM genindeki mutasyonlardan kaynaklanır. Bu durum ailelerde X’e bağlı kalıtım modeliyle aktarılır. Bu kalıtım türünde, hastalık için mutasyona uğramış gen X kromozomu üzerinde bulunur. Dişiler iki X kromozomuna sahiptir ve hastalık genini X kromozomlarından birinde taşıyabilirler. Diğer X kromozomlarında genin sağlıklı bir versiyonu bulunduğundan, taşıyıcı dişiler genellikle X’e bağlı hastalıklardan etkilenmezler. Erkeklerin sadece bir X kromozomu vardır (bir Y kromozomu ile eşleşmiştir) ve bu nedenle X’e bağlı hastalıklara genetik olarak duyarlıdırlar. X’e bağlı hastalıkları olan erkekler Y kromozomlarını oğullarına aktarırlar ve bu nedenle oğullarına asla X’e bağlı bir hastalık aktarmazlar. Kadın taşıyıcıların X’e bağlı hastalık genini taşıyıcı olan kızlarına geçirme şansı yüzde 50 (veya 2’de 1) ve geni daha sonra hastalıktan etkilenecek olan oğullarına geçirme şansı yüzde 50’dir.

CHM Geni Nasıl Çalışır?
CHM geni Rab Escort Protein-1 (REP1) adı verilen bir proteini kodlar. Bu protein, tüm hücrelerimizde diğer küçük proteinlerin (Rab adı verilen) doğru hedeflerine taşınmasına yardımcı olarak çalışır, böylece besinlerin hücrelerden geçmesine ve atık ürünlerin uzaklaştırılmasına izin vermek gibi rollerini üstlenebilirler. Bu küçük proteinler görevlerini yerine getirmek için doğru konumlarına taşınamazsa, hücreler aç kalabilir ve atık ürünler birikerek hasara ve hücre ölümüne neden olabilir. İnsanlar, Rab Escort Protein-2 (REP2) adı verilen ve retina hariç vücudumuzun tüm hücrelerinde Rab’leri taşımak için iyi çalışan ikinci bir REP1 kopyasına sahip oldukları için şanslıdırlar. Fotoreseptörler ve retina pigment epitelinde REP2 yerine REP1 tarafından eşlik edilmeyi tercih eden bir Rab proteinleri alt kümesi bulunur. Bu nedenle, REP1 eksikliği olan kusurlu bir CHM geninin varlığında, uygun şekilde işlev göremeyen bir Rab birikimi olur ve bu, normalde sağlıklı ve zinde olan bir bireyde körlüğe neden olan retinaya özgü bu hastalığa yol açar.

Koroideremi Semptomları ve Hastalığın İlerlemesi
X’e bağlı bir hastalık olan koroideremi öncelikle erkeklerde görülür. Çocukluk çağında gece körlüğü en sık görülen ilk belirtidir. Hastalık ilerledikçe, çevresel görme kaybı veya “tünel görüşü” ve daha sonra merkezi görme kaybı ortaya çıkar. Hastalığın ilerlemesi bireyin yaşamı boyunca devam eder, ancak görme kaybının hem hızı hem de derecesi aynı aile içinde bile değişebilir. Etkilenen erkek hastalarda, CHM’nin ilk belirtisi gece körlüğüdür ve en yaygın olarak erken çocukluk döneminde beş veya altı yaşından itibaren fark edilir. Hastalık periferik görme alanının kaybı ile ilerlemeye devam eder, bu durum ergenliğin sonlarında ve yirmili yaşların başlarında nispeten hızlı bir şekilde gerçekleşir ve hastaya sadece küçük bir merkezi “tünel” görme alanı bırakır. Azalma hızı azalır ancak retinal dejenerasyon sonraki birkaç on yıl boyunca yavaşça ilerlemeye devam eder, hastalar derinlik algısını, renk algısını ve nihayet ellili ve altmışlı yaşlarında tam körlükle birlikte merkezi görme kaybını kaybeder. Hem hastalığın ilerleme hızı hem de görme kaybının derecesi, aynı aile içinde bile etkilenenler arasında değişkendir. Kadın taşıyıcılar genellikle etkilenmez, ancak bazıları yaşamlarının ilerleyen dönemlerinde gece körlüğü semptomları yaşar ve görmede düzensiz kayıplar olur. Bunun nedeni, kadınların iki X kromozomuna sahip olmasına rağmen, doğru miktarda gen ürününün (protein) üretilmesini sağlamak için her hücrede bir tanesinin kapatılmasıdır. X-inaktivasyonu veya lyonizasyon olarak adlandırılan bu süreç rastlantısaldır ve sağlıklı X-kromozomu inaktive edilirse, kusurlu CHM genini taşıyan X-kromozomunun söz konusu retina hücresinde normal işlevi engelleyeceği ve yamalı bir dağılımda hastalığa yol açacağı anlamına gelir.

Benzer Semptomlara Sahip Bozukluklar
Aşağıdaki hastalıkların semptomları koroidereminin semptomlarına benzer olabilir. Karşılaştırmalar ayırıcı tanı için faydalı olabilir: X’e bağlı retinitis pigmentosa (RP), koroideremiye benzer semptomları olan en yaygın kalıtsal görme bozukluğudur. X’e bağlı RP, (RP taşıyan veya RP’si olan) bir anneden erkek çocuğa geçer. RP’de retina dejenere olur, görme azalır ve kaybolabilir. Belirtiler arasında gece körlüğü, ilerleyen periferik görme kaybı ve ardından tünel görüşü yer alır. Gece körlüğü genellikle ilk fark edilen semptomdur ve genellikle çocukluk döneminde ortaya çıkar. Bunu tünel görüşü (çevresel görüş kaybı) takip eder. Semptomların kapsamı ve ilerlemesi değişkendir. Bir göz doktoru göz muayenesi ile RP ve koroideremi arasındaki farkı ayırt edebilir. Koroid ve retinanın dönel atrofisi, gözün koroid ve retinasında dairesel bir dejenerasyon ile karakterizedir. Bu göz bozukluğu kanda ornitin birikiminden kaynaklandığından, teşhis edilmesine yardımcı olmak için bir kan testi kullanılabilir. Genel olarak, bu göz rahatsızlığına sahip hastaların kas zayıflığı gibi başka tıbbi sorunları da vardır. Çok nadiren, RPE65 genindeki tek bir genetik varyant, retina pigment epitelini etkileyen ve koroideremi gibi görünen baskın olarak kalıtılan bir duruma neden olabilir. Temel özellik, kalıtım modelinin X’e bağlı olmamasıdır

Koroideremi Teşhisi Nasıl Konur?
Tanı, genetik göz hastalıkları konusunda uzman bir göz doktoru tarafından konulabilir. Bu uzmanlar hasta öyküsünü, klinik muayeneden elde edilen bulguları ve elektrofizyoloji, fundus otofloresansı ve optik koherens tomografi gibi incelemeleri yorumlayacak uzmanlığa sahip olmalıdır. Ancak sonuçta, kesin bir tanı koymak için CHM genini mutasyonlar açısından taramak için genetik bir test gereklidir. CHM’ye benzer retinal görünüme sahip nadir hasta vakaları olmuştur, ancak genetik testler RPE65 gibi diğer retinal distrofilere neden olduğu bilinen farklı genlerde mutasyonlar göstermiştir. Doğuştan gelen bir metabolizma hatası olan gyrate atrofi adı verilen bir başka genetik durum da CHM ile benzer klinik özellikler gösterir. Kromozom 10’da bulunan ornitin ketoasit aminotransferaz (OAT) genindeki mutasyonlardan kaynaklanır. Hastalar plazma ornitin seviyelerinde artış gösterir, ancak diyette amino asit argininin azaltılması hastalığın ilerlemesini önler. Bu durum, CHM’nin doğru şekilde teşhis edilebilmesi için bir uzmana görünme ihtiyacını vurgulamaktadır.

Tedavi Seçenekleri Nelerdir?
Şu anda CHM için bir tedavi veya etkili bir tedavi bulunmamaktadır. Uygulanabilir ve sürdürülebilir bir tedavi bulmak için çok sayıda araştırma devam etmektedir ve geliştirilmekte olan bir dizi umut verici gen tabanlı yaklaşım vardır. İlk olarak, hastalara ağızdan verilen ve CHM genine anormal bir durdurma sinyali ekleyen, nonsense mutasyon olarak adlandırılan belirli bir genetik mutasyonu geçersiz kılma yeteneğine sahip bir ilacın kullanımı söz konusu olabilmektedir. Nonsense mutasyonları CHM’nin %30’undan fazlasını oluşturmaktadır.

Mayıs 2024