Yaşla Birlikte Kaş ve Göz Düşüklüğü

Günümüzde birçok kişinin problemi olan kaş ve göz düşüklüğü ile ilgili merak edilenleri Estetik ve Plastik Cerrahi Uzmanı Op. Dr. Ufuk Askeroğlu bizler için açıkladı.

Kaş ve göz düşüklüğü günümüzde birçok kişinin yaşadığı bir problem haline gelmiştir. Bu düşüklük bir veya her iki gözde görülebilir. Bazı durumlarda hafif bir sarkma meydana gelir, bazı durumlarda ise kaşların veya göz kapaklarının sarkması göz bebekleri hizasına kadar düşebilir. Bu ve benzeri durumlarda görme kısıtlanır ve hastalarda görme kaybı yaşanır. Kaş dokusu çok yumuşaktır ve zayıflayabilir. Zayıf kaşlar yorgun bir görünüme neden olabilir. Görünümün yanı sıra görsel açıdan da rahatsızlığa neden olabilir.

Çeşitli kaş kaldırma yöntemleri daha genç ve enerjik görünmenizi sağlayabilir. Kaşların yüz ifadeleri üzerinde büyük etkisi vardır. Asimetrik ve sarkık kaşlar ifadeyi azaltabilir ve kişinin özgüven problemleri yaşamasına neden olabilir.

Göz kapağı düşüklüğünün birden fazla nedeni olabilir. Göz kapağı düşüklüğü göz kapağı kaslarının zayıflamasıyla birlikte ortaya çıkar. Yaşlandıkça göz kapaklarını kaldıran ve açık tutan kaslar zayıflar. Zayıf kaslar ağırlaşır ve yerçekiminin etkisi altına girer. Bazı durumlarda bozukluk doğuştan olabilir. Rahimdeki gelişim sırasında göz kapaklarını açan kaslar az gelişmiş olabilir.

Göz kapağı düşüklüğü ve beraberinde getirdiği problemler nasıl tedavi edilir?

Bella Eyes işleminde kaşlar yukarı çekilerek kaldırılır ve gözler olduğundan daha çekik görünür. Bu işlem; göz kenarlarından, kaz ayaklarından ve göz kapaklarından düşmeye başlayan kişiler tarafından tercih edilmektedir. Uygulama sayesinde kişiler bu sorunlardan kurtulabilmekte ve istedikleri canlı ve genç görünüme kavuşabilmektedir. Aynı zamanda Bella Eyes’a kombine olarak Trinity Lift ameliyatı da sıklıkla yapılır. İkisi de aynı kesiden yapıldığı için hem orta yüz hem de kaş kaldırma aynı anda elde edilir. Cerrahi bir işlem olduğu için mutlaka alanında uzman bir plastik cerrah tarafından yapılmalıdır. En büyük avantajı iz bırakmaması ve kesiğin tamamen saçlı deride kalmasıdır. Operasyon bir gece hastanede kalarak ortalama 7 gün içerisinde normal hayata dönülebilmektedir.

İşlem sonrası bunlara dikkat!

Bella Eyes uygulaması sonrası hızlı ve tamamen izsiz bir iyileşme için bazı koşulların dikkate alınması gerekir. Bu işlem çok uzun ve zor bir cerrahi müdahale olmadığından hastaların ciddi komplikasyon yaşaması beklenmez ancak belirli noktalara dikkat edilerek daha hızlı iyileşme sağlanabilir.

  • Yaklaşık bir hafta boyunca yüz üstü yatılmaması tavsiye edilir.
  • Doktor tavsiye ve uyarılarına mutlaka uyulmalıdır.
  • İlk gün buz uygulamaya devam edilmelidir. Bölgedeki şişlik ve morlukların giderilmesine yardımcı olur.
  • Ameliyat sonrası yüzdeki şişlikler yaklaşık 1 hafta içerisinde doğal olarak kaybolacaktır.
  • Ameliyat sırasında oluşan ameliyat izleri 2-3 ay boyunca güneş ışığından ve güneşlenme uygulamalarından korunmalıdır.

Eylül 2024

AI Göze Bakarak Hastalıkları Tespit Ediyor

DeepMind adındaki yapay zeka (AI), üç boyutlu retina tarama görüntülerini inceleyerek neredeyse 50 ayrı göz hastalığını tespit edebiliyor.

Google, Go strateji oyununda dünya şampiyonunu yenen algoritması AlphaGo ile ünlü İngiliz yapay zeka şirketinin DeepMind adındaki yapay zeka yazılımını 2014 yılında satın almasının ardından, DeepMind üç boyutlu retina tarama görüntülerini inceleyerek neredeyse 50 ayrı göz hastalığını tespit edebilir hale geldi. İngiliz Nature Medicine dergisinde yayımlanan makaleye göre anonim sağlık verileri kullanılarak geliştirilen algoritma, sarı nokta ve göz diyabeti gibi hastalıkları neredeyse uzman hekimlerinkine yakın bir başarı oranıyla tespit edebiliyor.

Ayrıca hastalara izlemeleri gereken tedavi yöntemleri ve acilen yapmaları gereken şeylerle ilgili bilgi de verebiliyor. Yazılım öncelikli olarak uzman hekimlerin işlerini kolaylaştırmayı hedefliyor. Bu çerçevede, bir hastalık tespit edildiğinde hangi bulgulara dayanarak bu kararın verildiği de hekimle paylaşılıyor. Hatta incelenen görüntüde hastalıkla ilişkili olabilecek kısımlar tahmin yüzdesiyle etiketleniyor. Böylece hekimin daha doğru bir değerlendirme yapmasına katkı sağlanıyor. Üç boyutlu retina tarama verilerinin incelenmesi uzun zaman alabiliyor ve o sırada hastalar geçici görme kaybına varacak sorunlar yaşayabiliyor. Yapay zeka ile bu sürenin kısaltılması, özellikle ciddi bir sorunu olduğu düşünülen hastaların ön sıraya alınması mümkün olabilir.

Deepmind Nasıl Çalışıyor?

DeepMind’ın Kurucu Ortağı Mustafa Süleyman’a göre araştırmanın özellikle önemli olan yanı, yapay zekanın doktorların tavsiyelerine olan güvenini artırabilecek bir ‘açıklanabilirlik’ seviyesine sahip olması. Mustafa Süleyman “Klinisyenin algoritmanın ne düşündüğünü yorumlaması mümkün. Altta yatan segmentasyona bakabilirler. Başka bir deyişle, yapay zeka yazılımımız sonuçları ortaya çıkaran gizemli bir kara kutu gibi çalışmıyor. DeepMind’ın yapay zekası tanımlayıcı bilgilerden arındırılmış yaklaşık 15.000 göz taramasından oluşan bir veri tabanı üzerinde eğitildi. DeepMind, hastalık alanlarını etiketlemek için klinisyenlerle birlikte çalıştı ve ardından bu etiketli görüntüleri sisteminde bir yüzde puanı ile hesaplayabiliyor. İki buçuk yıl süren proje DeepMind için büyük bir yatırım gerektirmiştir ve Moorfields araştırmacılarının yanı sıra 25 çalışanı daha kapsamaktadır” diyor. Süleyman bulguları bir ‘araştırma atılımı’ olarak nitelendirerek bir sonraki adımın yapay zekanın klinik bir ortamda çalıştığını kanıtlamak olduğunu ve bunun da birkaç yıl alacağını söyledi.

Göz Taramalarını Hızlandırıyor

Doktorlar göz taramalarına zamanında bakamadıkları için hastaların görme yetilerini kaybetme riskiyle karşı karşıya olduğunu vurguluyor. Mustafa Süleyman, DeepMind ve Moorfields’ın araştırma projesini üstlenmelerinin bir nedeninin de klinisyenlerin göz taramalarına olan talep karşısında ‘bunalmış’ olmaları olduğunu belirtiyor. Süleyman “Görmeyi tehdit eden bir hastalığınız varsa, mümkün olan en kısa sürede tedavi olmak istersiniz ve A&E’den farklı olarak, bir personel hemşiresi sizinle konuşacak ve durumunuzun ne kadar ciddi olduğuna dair bir değerlendirme yapacak, ardından bu değerlendirmeyi ne kadar çabuk görüleceğinize karar vermek için kullanacaktır. Bir göz taraması gönderildiğinde, taramanızın ciddiyetine göre bir tıbbi müdahale önceliklerini belirleme sistemi yoktur. Göz taramalarının yapay zeka aracılığıyla yapılması ise tüm süreci hızlandıracak. Deepmind ‘ın devlet hastanelerinde nasıl bir dönüşüm yaratma potansiyeline sahip olduğu çok açık. Gelecekte, bir kişinin yerel cadde gözlükçüsüne gidip bir göz taraması yaptırmasını ve bu algoritmanın görmeyi tehdit eden hastalığı olan hastaları durumun çok erken aşamasında tespit edeceğini öngörüyoruz” diyor.

Sadece Gözle Sınırlı Değil

Yapay zekanın hastalıkları tespiti gözle sınırlı değil. MIT’den araştırmacılar Tuka Alhanai, Muhammad Ghassemi ve James Glass tarafından geliştirilen algoritma kişiye ait yazıları ve sesleri inceleyerek o kişinin depresyonda olup olmadığını tahmin edebiliyor. Terapistler soru cevap yöntemi ve gözlemle kişinin ruhsal durumunu anlamaya çalışırken yapay zeka bunu kişinin belli konularda ürettiği içeriklere bakarak yapmaya çalışıyor. Elbette terapist depresyonu tespit ederken, yapay zeka sadece tahmin ediyor. Snapchat uygulaması da buna benzer bir yapay zeka yazılımı geliştirdi. Bu uygulama bir özçekimdeki kişilerin ne kadar mutlu olduğunu 1-5 arasında derecelendirerek belirleyebiliyor. Bu tür yazılımlar, sosyal medya paylaşımları incelenerek depresyonda olabileceği ‘düşünülen’ kişilerin tespit edilip önlem alınmasını sağlayabilir.

Ağustos 2024

Göze Kum Kaçmasına Dikkat!

Plajda güneşlenip hafifçe esen rüzgarı yüzünüzde hissetmenin keyfini çıkarıyorsunuz. Peki, rüzgarın etkisiyle uçuşan kum ve tozların gözünüze kaçmasının kalıcı görme kaybına varan sonuçlara neden olabileceğini biliyor muydunuz?

Göz Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Op. Dr. İlker Biçer, “Yaz tatillerinde en sık karşılaşılan göz problemlerinden biri göze kum kaçmasıdır. Göze kum kaçması sonrasında yanlış bir müdahale ya da doktora başvuruda gecikmek göz hastalıklarına neden olabilir” diye konuştu.

Konjonktivit (Göz İltihabı): Kum ve toz parçacıklarının göze temas etmesi sonucunda, göz iltihabı (konjonktivit) oluşabilir. Konjonktivit, kızarıklık, kaşıntı, sulanma, yanma ve batma gibi belirtilerle kendini gösterir. Tanı için genellikle alanında uzman bir göz doktorunun muayenesi yeterlidir. Tedavide, iltihabı azaltmak ve semptomları hafifletmek amacıyla göz damlaları veya merhemler kullanılır. Erken tanı sayesinde, konjonktivitin ilerlemesi önlenebilir.

Kornea Abrazyonu: Kornea, gözün ön kısmındaki saydam tabakadır ve kum veya tozun sürtünmesi sonucunda yüzeyinde çizikler oluşabilir. Kornea abrazyonu, gözde ağrı, hassasiyet, kızarıklık, ışığa duyarlılık ve bulanık görme gibi belirtilere neden olur.

Kalıcı Görme Kaybı: Kum veya toz partikülleri göze kaçtığında ve erken müdahale edilmediğinde, göz içi yabancı cisim kaynaklı olarak göz kapağı altına sıkışma ve korneada hasar gibi istenmeyen durumlar meydana gelebilir. Bu durumun sonucunda kalıcı görme kaybı oluşabilir.

Gözümüzü Kum Etkisinden Koruma Yolları

Rüzgarın etkisiyle uçuşan kum ve tozlar gözünüze kaçarak tatilinizi kabusa çevirmeden alabileceğiniz bazı önlemler bulunmaktadır. Plajda güneş gözlüğü kullanmak, gözleri kum ve tozdan korumanın etkili bir yoludur. Plajda şapka veya şapka benzeri başlık kullanmak, gözlere gelen doğrudan güneş ışığının etkisini ve yabancı cisimlerin göze isabet etme riskini azaltabilir. Rüzgarlı havalarda özellikle plaja yakın, sığ sularda yüzerken yüzücü gözlüğü kullanmak da göz sağlığınızı kum temasından korumanıza yardımcı olabilir. Gözünüze kum kaçtığında gözlerinizi kesinlikle ovuşturmayın. Gözlerinizi ovuşturmak kumun korneanızı çizmesine neden olabilir. Ellerinizi sterilize ettikten sonra gözünüzü gözyaşı damlası ile yıkayabilirsiniz. Hassasiyet devam ediyorsa semptomlar şiddetlenmeden alanında uzman bir göz sağlığı ve hastalıkları uzmanına müracaat edilmelidir.

Ağustos 2024

Göz Enfeksiyonlarında Artış

Son dönemde göz enfeksiyonlarına neden olabilen virüslerin etkisiyle hastaneye başvuranların sayısı çoğaldı.

Göz kapaklarında şişlik, gözlerde kızarıklık ve sulanma… Tüm bunlar göz enfeksiyonlarına neden olan virüslerin, yani adenovirüslerin belirtileri arasında yer alıyor. Uzmanlar el hijyenine dikkat edilmesini, kişisel eşyaların ortak kullanılmamasını ve belirtiler baş gösterdiğinde vakit kaybetmeden doktora başvurulmasını öneriyor. El hijyenine dikkat edilmesi gerektiğini söyleyen Göz Hastalıkları Uzmanı Op. Dr. Gülşah Tezcan “Bu çoğunlukla çok bulaşıcı bir hastalık. Çoğunlukla toplu yaşanan yerlerde bulaşabiliyor. Çocuklar ise özellikle bu hastalığı kreşlerde ve okullarda kapabiliyorlar. İlerleyen dönemde gözün şeffaf tabakası olan kornea tabakasında lekeler oluşuyor” değerlendirmesinde bulundu. Adenovirüsler 1 hafta içinde bulaşabiliyor ve her yaş grubunda gözlenebiliyor. Uzmanların göz enfeksiyonlarından korunmak için uyarıları var. Op. Dr. Tezcan, “Hastalıkta temastan kaçınmak çok çok önemli. Çok bulaşıcı çünkü. Yüzümüzü gözümüzü elledikten sonra herhangi bir yere dokunmadan muhakkak elimizi yıkamalıyız. Ayrıca makyaj malzemelerinin de ortak kullanılmaması çok önemli” dedi. Belirtiler meydana geldiğinde hastalığın bulaşma riskini önlemek için doktora başvurmak önemli.

Temmuz 2024

Yapay Zeka Göz ile Körlük Tarihe Karışacak

Yapay zeka ile göz ve beyin arasındaki şifre çözüldü. Yapay zeka, beynin şifrelerini çözmek konusunda tarihte görülmemiş bir başarı kaydetti.

Yapay zeka; zeki makinalar, özellikle de zeki bilgisayar programları yapma bilimi ve mühendisliğidir. Yaşamın her alanında bilgisayar ve yapay zeka temelli araçların kullanımı giderek artarken tıp alanında da bu kullanımın yaygınlaşması doğal bir süreçtir. Tıbbi yapay zekanın amacı, hastalıkların tanı ve tedavisinde önerilerde bulunabilecek yapay zeka programlarının oluşturulmasıdır. İsviçre’de geliştirilen yapay zeka, gözlerden beyne gönderilen sinirsel sinyalleri görüntüye çevirebiliyor. Teknoloji sayesinde gelecekte körlük tarihe karışabilir. Yapay zeka, gözler ve beyin arasındaki iletişimin şifresini çözdü. Yapay zeka, beynin şifrelerini çözmek konusunda tarihte görülmemiş bir başarı kaydetti. İsviçre’nin Cenevre kentinde geliştirilen Cebra adlı yapay zeka, gözlerden beyne gönderilen sinirsel sinyalleri görüntüye çevrebiliyor. Bilim insanları, siyah beyaz bir film izlettikleri farenin beynindeki elektrik sinyallerini yapay zeka ile görüntüye dönüştürdü. Yalnızca beyin taramasından elde edilen verilerle farenin izlediği film %95 doğrulukla yeniden üretildi. Farelerdeki beyin aktivitesinin haritalandırılması içinse iki farklı teknik kullanılıyor. Araştırmanın sonuçları Nature dergisinde yayınlandı. Uzmanlar teknolojiyi insan beynine uyarlamayı hedefliyor. Bu sayede gelecekte görme engelliler için biyonik gözler üretilmesi mümkün olabilecek.

Temmuz 2024

Kimi Göz Hastalıkları Bunama Riskini Artırıyor!

Görmede zayıflama, beynin aldığı uyarı miktarını azaltıyor ve bunama (demans) riskini artırıyor. Görmesi zayıflayan kişiler okuma güçlüğü nedeniyle daha az okumaya başlıyor. Az okumak, beynin aldığı uyarı miktarını daha da azaltıyor…

Bunama olarak da bilinen demans, beyin hücrelerinin zarar görmesi sonucu, düşünme, hatırlama ve muhakeme gibi zihinsel işlevlerin kişinin günlük yaşamını ve aktivitelerini etkileyecek düzeyde kaybıdır. İnsan beyninde geçmişte sağlıklı olan sinir hücrelerinin doğru çalışamaz hale gelmesi sonucu diğer beyin hücrelerinin aktivitelerini kaybetmesi ve ölmesi demansın nedenidir.

Hangi göz hastalıkları bunama ile ilişkilidir?

  • Diyabetik retinopati (şeker hastalığının göze vurması): %61 daha fazla bunama riski yaratır.
  • Yaşa bağlı makula dejenerasyonu (sarı nokta hastalığı): %26 daha fazla bunama riski yaratır.
  • Katarakt (gözümüzün içindeki lensin şeffaflığını kaybetmesi): %11 daha fazla bunama riski yaratır.

İngiltere’de yapılan araştırmada, sarı nokta hastalığı, katarakt ve diyabet kaynaklı göz hastalığı gibi rahatsızlıkları olan kişilerin demans geliştirme riskinin daha fazla olduğu belirtildi. 55-73 yaşları arasındaki 12 bin 364 yetişkin üzerinde yapılan çalışmada, en riskli grubun diyabet kaynaklı göz rahatsızlığı olan kişiler olduğu bildirildi. Kataraktı olanlarda yüzde 11, diyabetle ilişkili göz hastalığı olanlarda ise yüzde 61 daha yüksek demasns riski olduğunu aktaran araştırmacılar, göz tansiyonunun ise demans ile ilişkili olmadığının altını çizdi.

Katarakt ameliyatı bunama riskini azaltabilir mi?

Evet! Jama Internal Medicine dergisinde 2021 yılında yayınlanan bir araştırma, katarakt cerrahisinin yaşlı yetişkinlerde bunama riskini düşürdüğünü buldu. 2022’de yapılan bir araştırma ise, net görüş ve sağlıklı gözlerin potansiyel olarak 100. 000 bunama vakasını önleyebileceğini tahmin ediyor.

 Görme bozukluğu ve demansı olan birine nasıl yardımcı olabiliriz?

  • Evdeki aydınlatmayı parlak ama göz kamaştırmayacak şekilde ayarlayın
  • Güvenlik için merdiven veya mutfak gibi alanlarda renk kontrastı sağlayın
  • Alan koridorlarını ve odaları temiz tutun ve düşmeye neden olabilecek engellerden arındırın
  • Yardım sağlayabilecek araçlara ve teknolojiye yatırım yapın
  • Büyük basılı kitaplar ve sesli kitaplar sağlayın
  • Sağlıklı bir diyet ve yaşam tarzı sağlayın

 Daha iyi göz ve beyin sağlığı için neler yapabiliriz?

  • Sigara içmeyin
  • Haftada toplam en az 150 dakika egzersiz yapın
  • Sağlıklı beslenin: Yağsız protein, kepekli tahıllar, sebzeler ve meyveler yiyin
  • Sağlıklı kilonuzu koruyun, obezite göz ve beyin hastalıkları riskini artırır
  • Geceleri en az 7-8 saat uyuyun
  • Stres düzeyinizi azaltacak aktivitelerde bulunun
  • Göz ve beyin hastalığı riskini artıran tansiyon, yüksek kolesterol ve şeker gibi sorunlar için yıllık kontrol yaptırın
  • Yeni şeyler öğrenmeya çalışın, zihninizi zinde tutacak faaliyetlerde bulunun
  • Aile ve arkadaşlardan oluşan güçlü bir sosyal ağ sürdürün
  • Arabada emniyet kemeri ve bisiklette kask takarak göz ve kafa yaralanmalarını önleyin
  • İş yerinizde gerekliyse koruyucu gözlük takın

Temmuz 2024

Göz Siniri Felcine Dikkat

Aniden ve ağrısız görme kaybı yaşıyorsanız ‘göz siniri felci’ geçiriyor olabilirsiniz ve bunun en büyük sebebi ise yüksek tansiyon ve şeker hastalığı. Az su içilmesi ve hareketsiz yaşamda göz siniri felcine neden olabilen en büyük etkenlerden olabiliyor.

Gözdeki optik sinirlerin bir bölümüne giden kan dolaşımının aksaması veya tıkanması sebebiyle ani ve ağrısız görme kaybı yaşanabilir. Buna ‘göz siniri felci’ deniyor. Yüksek tansiyon ve şeker hastaları dikkatli olmalıdır.

50-55 Riskli Yaşlar: Bu hastalığın altında yatan önemli risk faktörleri bulunuyor. Yüksek kan şekeri, yüksek tansiyon, kan yağlarının yüksek olması, gün içinde az su içilmesi, az hareket edilmesi, bazı genetik yatkınlıkların bulunması bu hastalığa sebep olmaktadır. Genelde 50-55 yaş grubunda görülse de daha erken yaşlarda da bu hastalığın görülmesi mümkün olmaktadır.

Tedavisi Tam Olarak Yok: Gözde sinir felcinin göz sinirinin kanlanmasını sağlayan çok özel bir damar yumağının küçük pıhtılarla tıkanmasıyla ortaya çıktığını ve günümüzde tam olarak tedavisinin bulunmuyor.

Görme Kayıpları Oluşuyor: Göz siniri felci geçiren hastalarda, görme keskinliği ve renkli görme yetisinin azaldığına ve görme alanında kayıplar meydana geliyor ve tedavide kortizon içeren ilaçların bazı hastalarda faydalı olabiliyor. Tüm hastaların iyileşme şansı olmamasından dolayı koruyucu hekimlik ön planda ve çok önemli oluyor.

Hareketsiz Yaşam Etkiliyor: Metabolik değerlerimizin iyi olmasının bu hastalığa yakalanmamak adına önemli. Kan şekeri, tansiyon ve kan yağlarının yüksek olması ile günlük hareketin az olması en önemli risk faktörleri. Bu hastalığın bir gözde ortaya çıkması, diğer gözde de bu hastalığın görülme ihtimalini üçte bir oranında arttıran bir risk unsuru oluşturuyor.

Nasıl Korunacağız?

Bir gözünde bu hastalığa yakalanan hastalar belirtilen risk faktörlerine dikkat ederek dengeli beslenmeli, insülin direncini artıran gıdalardan uzak durmalı, bol sıvı tüketmeli, gün içinde hareket etmeli, yürüyüş yapmalı. Bu şekilde diğer gözün de aynı hastalığa yakalanma ihtimalini en aza indirmiş oluyor.

Haziran 2024

Z Kuşağında Körlük Salgını Tehlikesi

Uzmanlar yeni nesiller eskisi kadar dışarı çıkmadığı için Z kuşağında artan “Körlük salgını” riskine karşı uyarıda bulundu. Buna göre sürekli teknolojik cihazların ekranlarına bakmak ve gün ışığından uzak kalmak körlük dalgasını tetikleyebilir.

Göz doktorları, Z kuşağı çocuklarının yaşlandıkça tüm sağlık sistemlerini tehdit edebilecek bir körlük salgınına maruz kalabileceği konusunda uyardı. Ekran başında kalma süresinin artması, Z kuşağının gelişim çağında hayati önem taşıyan “doğal ışığı kaçırdığı” anlamına geliyor. Bu da onların görüş yeteneği üzerinde uzun vadede yıkıcı bir etki yaratma potansiyeline sahip. Araştırmanın yapıldığı İngiltere’de son 30 yılda yüzde 46’lık artan vakalar ile dünya genelinde artan miyop vakaları görülüyor. Ancak göz cerrahlarının durumun daha da kötüleşeceği konusunda uyarmasıyla rakamlar “salgın seviyelerine” ulaştı.

Çocuklar Yeterli Dopamin Alamıyor Uzmanlar ergenlikte kapalı mekanlarda bilgisayar başında kalan çocukların yeterli dopamin alamadıklarını ve bunun da gözlerine zarar verdiğini söylüyor. Bu salgını tetikleyebilecek bir diğer faktör, yüzden birkaç santim uzakta tutulan telefonlara ve tabletlere bakarak harcanan zamanın miktarıdır. Bu da miyop veya uzağı görememeye neden olabiliyor.Uzmanlar Çin’in bazı bölgelerinde miyopluk oranının yüzde 30’dan yüzde 95’e ve üzerine çıktığını gözlemledi. Araştırmalar, gençlerde kötü miyop vakalarının, “Makula dejenerasyonuna” yakalanma olasılığını yüzde 41 artırdığını ileri sürüyor. Bir türü yaşa bağlı olan makula dejenerasyonu, körlüğün önde gelen nedenidir. Uzmanlar tabletlerin ve televizyonların sıklıkla “Bebek bakıcısı” olarak kullanıldığını söyleyerek ebeveynleri, çocuklarının ekran başında geçirdiği süreyi sınırlamaları konusunda uyardı.

Haziran 2024

Kadınlarda Görme Kaybı Daha Fazla

Ciddi görme sorunları sadece kadınlara özgü olmasa da kadınların görme kaybı yaşama olasılığı erkeklere göre %12 daha fazladır.

Kadınlarla erkeklerin sadece üreme yolları ve ilişkili organları değil, her iki cinste ortak organları da birbirinden yapısal farklılık gösteriyor. Kadınların görme sorunlarına katkıda bulunan birçok biyolojik faktör vardır. Kadınla erkeğin göz yapısı arasındaki farklılıklar gözyaşı bezlerinde, göz yüzeyinde, lenste ve retinada (gözün sinir tabakası) izleniyor. Östrojen, progesteron, androjen gibi cinsiyet hormonlarına bağlı olarak yaş, adet dönemi, hamilelik, menopoz ve andropoz görmeyi etkiliyor.

Hormon Değişiklikleri ve Görme

Östrojen: Ergenlikten başlayarak üreme ve cinsel gelişimde önemli bir rol oynar.

Progesteron: Adet döngülerinin düzenlenmesine yardımcı olur ve vücudu hamileliğe hazırlar.

Androjenler: Bunlar doğurganlığı, kemik kütlesini, cinsel dürtüyü ve kırmızı kan hücresi üretimini etkileyen bir grup cinsiyet hormonudur. Androjenler kadınlarda yalnızca küçük miktarlarda bulunurken, erkeklerde daha büyük miktarlarda bulunurlar.

Hamilelikte Görme Değişiklikleri

Hormonlar gözlerde ciddi değişikliklere neden olabilir. Özellikle hamilelik ve menopoz döneminde kadınlarda görme etkilenir. Bir kadın hamile kaldığında plasenta tarafından üretilen gebelik hormonları devreye girer. Bu hormonlar, gözlerde ve göz çevresinde değişikliklere neden olabilir. Genellikle bebek doğduktan sonra veya anne emzirmeyi bıraktıktan sonra bu değişiklikler düzelir. Gebelikte gözlerde ve göz çevresinde görülen değişiklikler şunlardır: 

Göz kapakları: Birçok hamile kadın, göz kapakları çevresinde melazma veya kloazma adı verilen pigmentasyon artışı (renk koyulaşması) yaşar.

Kornea (gözün şeffaf tabakası): Hamilelik sırasında korneanın kalınlığı, eğriliği ve hassasiyeti değişebilir. Bu değişim, kırma kusuruna yol açarak bulanık görmeye neden olabilir. Kontakt lens kullanan kadınlarda hamilelik sırasında kontakt lenslere karşı geçici bir toleranssızlık gelişebilir.

Gözyaşı üretimi: Hamilelik sırasındaki hormonlar gözyaşı filmini ve bezlerini etkileyerek göz kuruluğuna yol açabilir.

Göz içi basıncı: Göz içindeki basınç hamilelik sırasında azalır. Düşük GİB, kornea ödemine yol açarak görmenin azalmasına neden olabilir.

Lens: Hamilelik ve emzirme döneminde kadınların doğal lenslerinin yakın mesafeyi odaklama yeteneği zayıflayabilir.

Hamile kalmadan önce diyabet hastası olan kadınların diyabetik retinopatiye (şeker hastalığının göze vurması) yakalanma riski daha yüksektir. Gebelik sırasında (gestasyonel) diyabet gelişen kadınlarda ise diyabetik retinopati riski daha düşüktür.

Menopozda Görme Değişiklikleri

  • Menopoz sonrası gözlerle ilgili yaşanan en önemli değişikliklerden biri göz kuruluğudur. Menopoz boyunca göz kuruluğu çok yaygın ve hormon desteğinin kaybından kaynaklanıyor. Göz yaşı üretimi prolaktin ve cinsiyet hormonlarınca kontrol ediliyor. Menopozdan sonra gözlerde yanma, batma, kızarma gibi şikayetlere yol açan kuruluk, hormon destek tedavisi ile düzeliyor.
  • Bazı araştırmalar menopozun glokom (göz tansiyonu hastalığı) riskini de artırabileceğini göstermektedir.
  • Menopozdan sonra kadınlarda katarakt gelişim riski aynı yaştaki erkeklere göre daha fazla. Menopoz sonrası östrojen kullanımı, katarakt riskini azaltıyor. Menopoz öncesi dönemde ise östrojen, lensin iyonik yapısını ve su dengesini korumasını sağlıyor.
  • Kadınların otoimmün hastalık geliştirme olasılığı erkeklere göre iki kat daha fazladır. Romatoid artrit, lupus, Grave’s hastalığı ve multipl skleroz gibi otoimmün hastalıklar gözlerde üveit, sklerit, katarakt, göz siniri hasarı ve iltihaplanması gibi çeşitli problemler doğurur.

Kadınlar Göz Sağlığını Nasıl Koruyabilir?

  1. Rutin göz muayenesi olun! 18-60 yaş arası kadınların yılda bir göz muayenesinden geçmesi gerekmektedir.
  2. Göz doktorunuzu aile geçmişiniz hakkında bilgilendirin! Kalıtım ve aile geçmişi görmede büyük rol oynar. Göz doktorunuza ailenizde görülen hastalıkları bildirin. Böylece doktorunuz bu hastalıklardan korunma yöntemleri hakkında sizi bilgilendirebilir ve erken tanı için detaylı muayene ve tetkikler yapabilir.
  3. Sigara içmeyin! Sigara içenler katarakt, yaşa bağlı sarı nokta hastalığı ve iltihabi durumlar açısından risk altındadır. Sigara içiyorsanız bırakmaya çalışın.
  4. Dışarıda güneş gözlüğü takın! Güneş gözlüğü takmak gözlerinizi zararlı UV ışınlarından korur. UVA ve UVB ışınlarını tam olarak engelleyen kaliteli bir güneş gözlüğü taktığınızdan emin olun.
  5. Dengeli beslenin! Diyetinize meyve, sebze ve antioksidanlar eklemek; belirli göz rahatsızlıklarının başlamasını geciktirmeye veya önlemeye yardımcı olabilir. Proteininizi yağsız et, balık, fındık ve yumurtadan alın. Bolca su için. Ayrıca A vitamini (ve beta-karoten), C vitamini, E vitamini ve çinko, gözleriniz için faydalıdır.
  6. Orta derecede egzersizi rutininize ekleyin! Fiziksel sağlığınızı korumak için her hafta 150 dakika (2,5 saat) orta düzeyde aktivite yapılması önerilir. Bu süre, hafta boyunca küçük etkinliklere bölünebilir.

Haziran 2024

Güneş Gözlüğünüzün Camı Hangi Renk Olmalı?

Bazı güneş gözlüğü renk tonları, etraftaki renkleri daha canlı görmenizi sağlar. Bazıları ise renkleri farklı algılamanıza yol açar ve görmeyi bozabilir. Her cam renginin olumlu ve olumsuz yönlerini bilirseniz, doğru güneş gözlüğünü seçebilirsiniz.

Güneş gözlüğünün asıl amacı güneşin zararlı ultraviyole ışınlarından gözlerimizi korumaktır. UV koruması cam renginden daha önemlidir. O nedenle camların rengi ne olursa olsun güneş gözlüğünün üzerindeki etikette %100 UV koruması yazdığından emin olun.

Yeşil: Yeşil renkli cam, mavi ışığın bir kısmını filtreler. Bu sayede parlak güneş ışığında göz kamaşmasını engeller. Yeşil renk tonu; günlük kullanım ve golf-tenis gibi sporlarda kullanım için uygundur.
Gri: Bu nötr renk, özellikle su üzerindeki parlamayı azaltır. Gri renkli camlar hem bulutlu hem de güneşli günlerde kullanışlıdır. Denizle ilgili aktiviteler ve araba kullanmak için uygundur.
Mavi veya mor: Mavi veya mor renkli güneş gözlüğü camları çarpıcı bir renk algısı sağlar. Ayrıca nesnelerin etrafındaki hatları daha net görmenize yardımcı olur. Kar gibi yansıtıcı yüzeylere karşı koruma sağlar. Mavi camlı güneş gözlükleri sisli ve puslu havalarda da işe yarar.
Kırmızı veya pembe: Kırmızı ve pembe renkli güneş gözlükleri mavi ışığın bir kısmını filtreler, böylece araba kullanırken görüntüyü iyileştirir. Ayrıca alan derinliğini artırır ve ayrıntıları belirginleştirir. Bu nedenle kırmızı veya pembe camlı güneş gözlükleri kayak gibi birçok spor aktivitesi sırasında kullanıma uygundur.
Sarı, turuncu veya altın: Sarı, turuncu ve altın gibi açık renkli camlara sahip güneş gözlükleri, orta ila düşük seviyeli ışık şartlarında mükemmeldir. Hem dış hem de iç mekan güneş gözlüklerinde kullanılır. Nesnelerin görünürlüğünü artırır, çevrenin daha parlak görünmesini sağlar ve mavi ışığı filtreler.
Amber veya Kahverengi: Bulutlu günlerin biraz daha parlak görünmesine yardımcı olur. Uzaktaki küçük nesneleri görmeniz gereken aktiviteler sırasında kullanılabilir. Yeşil manzaralar ve mavi gökyüzüne karşı kontrastı artırır.

Mayıs 2024