ÜNDERMİR OPTİK

ic! berlin ile eşanlamlı

Bu yıl onuncu kez gerçekleştirilen Silmo İstanbul, çok profesyonel, yenilikçi ve çağa ayak uyduran bir büyüme gösterdi. Bir parçası olmaktan çok mutluyuz.

Merhaba Gülçin Hanım & Ayşenur Hanım… Kendinizi okurlarımıza tanıtıp, optik sektörüne girmeye nasıl karar verdiğinizden bahsedebilir misiniz?
Merhaba. Ben Gülçin Ündemir, İstanbul Üniversitesi İktisat fakültesi mezunuyum ve sektörle ilk tanışmam Almanya’da yüksek öğrenimim sırasında ic! berlin’in iş ilanına başvurmam ile gerçekleşti. Öğrenimim sırasında yarı zamanlı olarak firmada işe girdim ve Türkiye’ye dönme kararı verdiğimde de şirket bana iş teklifinde bulundu. 2014 senesinde 6 aylık bir hazırlık sürecinden sonra Alman firmanın Türkiye ofisini açtık ve 2020 senesine kadar Türkiye’de yabancı sermayeli bir limited şirketi olarak satış ağımızı kurup ic! berlin markasını Türk Optisyenlere ve nihai tüketiciye tanıttık. Ülkenin zorlu ekonomik ve politik atmosferine rağmen giderek artan bir satış eğrisi, ürünümüze ve bizlere güvenen sevgili müşterilerimizin desteği ile başarı sağladık.
Firmanızı hangi amaç ve hedeflerle kurmaya karar verdiniz?
Kız kardeşim Ayşenur Ündemir ile beraber kendi firmamız Ündemir Optik‘i 2021 senesinde kurduk ve markanın distribütörü olarak faaliyetlerimize kaldığımız yerden devam ettik. Bizim açımızdan çok büyük bir değişiklik olmadı çünkü zaten Alman firmanın Türkiye temsilcileri olarak halihazırda son derece bağımsız bir ofistik. Bütün sorumluluk üzerimizdeydi ve yönetim bize aitti. Bu yüzden geçiş döneminde bazı resmi düzenleme ve başvurular harici bir değişiklik olmadı. Firmayı kurmaya Almanya’nın önerisi üzerine hızlıca karar verdik çünkü bugün itibarıyla 12 senedir marka ile ilişkimiz ve artan satış grafiğimiz bizi motive etmeye yeterliydi. Markayı ülkemizde tanıtmak ve başarı sağlamak için çok emek ve çaba harcadık ve amacımıza ulaştık. Üstelik artık distribütör olduğumuz için yeni markaları da bünyemize katma özgürlüğüne sahiptik. Fakat markaya olan inancımız sayesinde geçiş döneminde de maksimum eforu tek markaya harcamanın daha doğru olacağına karar verdik. Üç senenin ardından, yeni markalar ile anlaşma yaptık ve vizyonumuza ve çalışma presniplerimize uyan yeni, üst segment Avrupa markaları ile ürün portföyümüzü genişletmek için hazırız.

Hepimizin bildiği gibi ic! berlin markasının uzun zamandır Türkiye distribütörsünüz. Marka ile ilgili detaylı bilgi verir misiniz?
Almanya merkezli olarak 1996 senesinde kurulan ic! berlin markası, okuyucuların da bilebileceği gibi vidasız sap sisteminin mucidi bir markadır. Gözlüklerini esnek, vidasız, darbeye dayanıklı, paslanmaz Alman çeliği ve dayanıklı doğal kauçuk ve karbon gibi diğer materyallerden Berlin’de el yapımı üretiyor. Bir yaşam tarzı markası ve hatta yaşam tarzı markalarının arasında öncü nitelikte. İsmini veren Berlin şehrini tüm Dna’sında taşıyor. Lafın gelişi verilmiş bir marka ismi değil. Berlin’de 3 sene yaşamış ve senenin belli zamanlarını orada geçiren biri olarak markanın Berlin şehrinin tasarım dili ile nasıl bir paralellik gösterdiğine ben şahidim. Berlin sürekli evrilen, dönüşen, çok katmanlı bir Avrupa metropolü ve şehri çekici kılan bütün bu niteliklerini ic! berlin markasında görebiliyoruz. Markanın gelişim ve dönüşümünü izlemek benim için hep çok keyifli oldu. Çünkü hep daha iyiye ve ileriye dönük bir büyüme gerçekleştirdi. Almanların kültürlerinde de olan sağlamlıktan ve teknolojiden ödün vermeyişi, fonksiyon ve kaliteyi hep ön planda tutan tasarım anlayışı ve trendleri takip ederken kendi çizgisinden vazgeçmeyişi benim bakış açıma göre markanın takdire değer bir stratejidir.

ic! berlin’in 2024 yılı koleksiyonunu Silmo İstanbul Optik Fuarı’nda tanıttınız. Geri dönüşler nasıldı?
Geri dönüşler son derece olumluydu. Koleksiyon hep daha iyiye gidiyor ve bu satışlarımıza birebir yansıyor. Çok satan bazı modellerimize alternatif yeni modeller eklendi. Marka ve firma ile olan yakın ilişkim ve onların çatısı altında uzun süre çalışmış olmanın avantajlarından biri; Üretim Müdüründen tasarımcılarına kadar diyalog içerisinde olmam. Bu sayede kendi pazarımın ihtiyaçları konusunda geri bildirimlerim dikkate alınıyor. Sadece bizim pazarımızda başarılı bulunan bazı yeni modeller koleksiyona eklendi ve bunun sonuçları da fuarda aldığımız güzel tepkiler oldu.

Markalarınızın temel özelliklerini, etkileşim gruplarını ve sektördeki konumunu bizlerle paylaşabilir misiniz?
ic! berlin markasını  teknolojik tasarım markası olarak tanımlıyoruz. Hafif, fonksiyonel, dayanıklı, kullanıcı dostu bir ürün. Son derece geniş olan koleksiyon kendi içerisinde çok iyi bir dağılıma sahip. Böylece premium segmentte, farklı stillere sahip olabilecek bir tüketici kitlesine hitap ediyor. Core Collection diye adlandırılan zamansız ve klasik tasarıma sahip bir ürün grubu, daha yenilikçi ve sıra dışı tasarımların oluşturduğu, modanın nabzını daha çok tutan bir ürün grubu; ünlü tasarımcılarla ve markalarla ortaklıklarımıza yer veren Mercedes Benz ve AMG ile işbirliklerimizin yer aldığı ürün grubu; farklı malzeme ve inovasyonlara yer verdiğimiz mühendislik harikası tasarımlarımızın bulunduğu ürün grubu ki örneğin karbondan üretilen yeni lansmanı yapılan patentli  carboflex koleksiyonumuz bu gruba ait. Tüm bu farklı ürün grupları tek  bir ortak noktada yani üstün kalite ve Berlinli olmak ile birleşiyor. Markamız öncelikle “İyi tasarım nedir? sorusunun cevabını bilen, bilmese de öğrenmeye hevesli ve açık son tüketiciye ve doğal olarak meraklı, işini seven, gelişime açık optik mağazalarına hitap ediyor. Kendimizi geliştirmeye ve sektörün vizyonunun genişlemesine katkı sağlamaya istekliyiz. Bu konuda idealist bir tavır sergilediğimizi düşünüyorum ve böyle olmasından memnunuz.
Dağıtım ve satış ağınızı genişletmek için nasıl bir strateji uyguluyorsunuz?
Yurt içi ve yurt dışı fuarlara katılıyoruz. Bu katılımlarımız yeni potansiyel müşterilerimizle ilk teması kurmamızda etkili oluyor. Türkiye’nin çoğu bölgesinde mağaza ziyaretleri gerçekleştiriyoruz. Markamızı belli bir süredir severek satan müşterilerimizi fabrika gezisine götürüp, ürünün hikayesini daha yakından tanımalarına olanak sunuyoruz ve bu genelde çok etkili olarak satışlara olumlu yansıyor. Bu bir yaşam tarzı ürünü olduğu için ürünü satan kişinin çok iyi tanıması ve dahası sevmesi gerekiyor. Bu sebepten aşırı yayılmacı bir satış politikamız yok. Bugüne kadar bu politikamızdan bir zarar görmedik. Markanın hikayesini anlatmak personeli eğitmek en sevdiğimiz ve en çok üzerinde durduğumuz şey. Buna açık olan, ortak bir strateji benimsemekte bizimle hemfikir olan, bizimle çalışmaya işbirliği gözüyle bakan Türkiye’nin her yerindeki optisyenlere keyifle hizmet vermeye ve destek olmaya açık ve ılımlıyız.
Uluslararası fuarları takip ediyor musunuz? Bu konudaki düşünceleriniz nelerdir?
Elbette ediyoruz, Avrupa’daki tüm fuarlara katılım gösteriyoruz. Sektörün nabzını tutmak için gerekli ve keyifli buluyoruz bunu. Çünkü dünyaca ünlü bu büyük fuarlar küresel trendleri takip etmek ve iş fırsatları oluşturmak için çok önemliler diye düşünüyorum.
Yeni ve daha büyük hizmet alanıyla, 10. kez gerçekleşen olan Silmo İstanbul Optik Fuarını katılımcı bir firma olarak başlangıcından bugüne nasıl değerlendirirsiniz?
Bu yıl onuncu kez gerçekleştirilen Silmo İstanbul Optik Fuarı çok profesyonel, yenilikçi ve çağa ayak uyduran bir büyüme gösterdi. Kendi başına çıktığı yola Parisli ortaklarıyla devam eden Silmo İstanbul gücünü sektör profesyonellerine tam anlamıyla kanıtlamayı başardı. Severek ve gurur duyarak bu büyüme ve gelişme hikayesini izliyoruz.
Bu değerli röportaj için çok teşekkür ederiz. Son olarak, dergimiz 4 your eyes’in dijital yayıncılığa evrilişi ilgili görüşlerinizi öğrenebilir miyiz?
Derginizin çağa ayak uyması sevindirici ve bu bize de ilham veriyor. Dergideki haberler, röportajlar hep güncel ve büyük emek harcanarak hazırlanmış oluyor. Sektöre sağladığınız özverili emek için çok teşekkür ediyoruz.

Şubat 2024

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir