Hoffmann Natural x Press Eyewear
Ortak Tutkudan Doğan Güçlü İşbirliği
Doğal bufalo boynuzuna ortak tutkuyla başlayan Hoffmann Natural ve Press Eyewear işbirliği, sektörel birlikteliklerin gücünü bir kez daha kanıtlıyor.
Almanya’nın Eifel bölgesinden premium marka Hoffmann Natural Eyewear, 1978 yılından bu yana bufalo boynuzunun öncüsü olarak bu doğal ve sürdürülebilir malzemenin farklı ve üstün yönlerini benzersiz koleksiyonlarıyla gözler önüne seriyor. Hoffmann’da cesur formlara, modern renk paletlerine, çağdaş ve özgün tasarımlara dönüşebilen bu doğal malzeme, gerçek gücünü markanın gözlük tutkusundan ve üstün işçilik hassasiyetinden alıyor. Hoffmann atölyesi 2024 yılından itibaren artık yalnızca kendi koleksiyonlarını üretmekle kalmıyor; Robert Marc NYC ve Morgenthal Frederics gibi ikonik markalardaki 20 yılı aşkın deneyimiyle Amerikan gözlük tasarımına yön veren Jeff Press ile de giderek güçlenen bir işbirliği yapıyor. Gözlüklere ve özellikle doğal bufalo boynuzuna ortak tutkunun okyanus aşan bir işbirliğine nasıl dönüştüğü hakkında Hoffmann Natural Eyewear Sahibi Wolfgang Thelen ve Press Eyewear Kurucusu ve Kreatif Direktörü Jeff Press ile gerçekleştirilen röportajı sunuyoruz.
Merhaba Wolfgang ve Jeff. İlk olarak ne zaman ve nerede tanıştığınızdan bahseder misiniz?
Wolfgang: Merhaba, Jeff ile tanışmamız 2002 yılına kadar uzanıyor. Köklü lüks gözlük markası Morgenthal Frederics’ın Kurucusu Richard Morgenthal ile birlikte Eifel’deki atölyemize ziyarete gelmişlerdi. 2002 yılı benim için hem kızımın doğum yılı oluşu hem de aynı zamanda Jeff ile ikimizi de heyecanlandıran ilk kreatif proje ortaklıklarımızın başlangıç yılı olması bakımından önemli bir dönemdir.
Jeff: Evet, 2002 yılı benim için de önemli bir dönüm noktasıdır. Almanya’daki bu geleneksel gözlük yapım atölyesine ilk gelişimdi ve uzun süredir sektörde olsam da ilham dolu, yeni dostlukların kurulduğu bu ziyaret sonrası yepyeni bir dönemin başlayacağının heyecanını hissetmiştim.
Jeff, gözlük sektöründe uzun süredir yer alıyorsunuz. 2024’te kendi markanız Press Eyewear’i kurdunuz. Sizi bu adıma yönlendiren neydi?
Jeff: Bu adımı atmak için artık doğru zamanın geldiğini hissettim. Bir buçuk yaşından itibaren gözlük kullanması gereken biriydim ancak 23 yaşına kadar bu mesleğin içerisinde olacağımı hiç düşünmemiştim. 1998 yılında optik endüstrinin ikonik ismi Robert Marc’ın mağazasında satışçı olarak başlayan yolculuğum beni kendi markama kadar getirdi ve gözlük tarihini özellikle de 90’ları hep etkileyici bulmuşumdur. Ben de markamı bu döneme çağdaş ve çok boyutlu bir bakış açısıyla yaklaşmak için geniş bir fırsat olarak gördüm. Çıkış noktam; otomotiv tasarımı, mücevher tasarımı, müzik ve moda ikonları gibi çok farklı ilham kaynaklarından beslenen bir gözlük markası yaratmak oldu ancak her şeyin merkezinde malzeme durmalıydı. Tüm tasarımlarımızda malzeme yıldız olmalıydı çünkü ancak bu sayede her parça kendine özgü, organik bir akışa sahip olabilirdi.
Press Eyewear New York merkezli. Sizce markanız özünde şehrin tipik ruhunu ve enerjisini taşıyor mu?
Jeff: New York öyle dinamik bir yer ki, farklı stillerin karışımı her zaman açık bir kapı bırakıyor. Ben uzun süredir New York’ta çalışıyorum ve tasarlamak, ilham almak için bu şehri her zaman yeni ve canlı bir fırsat olarak gördüm. Dünyadaki birçok yerden ilham alan ama doğduğu şehirden de izler taşıyan bir marka yaratmak istedim. New York’un çok kültürlü yapısı beni her zaman cezbetti; bu yüzden tüm müşteri profillerine hitap eden, farklı beklentileri karşılayabilen ürünler tasarlamayı seviyorum.
Press Eyewear’in doğal boynuz serileri için ortak çalışıyorsunuz. İşbirliğinizin nasıl geliştiğinden bahseder misiniz?
Jeff: Benim için gözlük tasarımı en iyi malzemeler ve en üst el işçiliğiyle başlar. Boynuz gibi doğal ve seçkin bir malzemeyle çalışabilmek istiyordum ve bu alandaki eşsiz, çevre dostu ve vizyoner üretim sürecini Hoffmann’da buldum. Wolfgang ve ekibinin hammadde ve üretim desteğiyle Morgenthal Frederics için ABD’nin ilk bufalo boynuzundan gözlük koleksiyonunu 2006’da tasarlamamdan bu yana yani 20 yıldır bir aradayız. Açıkçası Press Eyewear’ın boynuz serileri için başkasıyla çalışmak aklımın ucundan bile geçmedi.
Wolfgang: Bizim için de anlamlı bir işbirliğidir. Jeff’in vizyonu doğal gözlük literatürümüzde yeni bir boyut açtı. Bufalo boynuzu işindeki uzmanlığımızı Jeff’in yaratıcı yaklaşımı ile birleştirmek her seferinde gerçekten heyecan verici bir sinerji yaratıyor.
Wolfgang, siz boynuz çerçevelerde bir öncüsünüz. Bu doğal malzemeyi sizin için özel kılan nedir?
Wolfgang: Aslında bufalo boynuzu gözlük üretiminde kullanılan en eski malzemelerden biridir. Hafif, dayanıklı, estetik, hipoalerjenik ve sürdürülebilir oluşu gibi özellikleri bizi her zaman cezbetti. Ton çeşitliliği inanılmaz; farklı doğal boynuz tonlarını ve bitki bazlı renklendirilmiş boynuz plakalarını birleştirerek ilk 24 yılımızda 500’ü aşkın farklı gölgeye ulaştık. His ve dokunuş da dahil olmak üzere diğer malzemelerle karşılaştırmak bizim için zor.
Jeff, siz de bufalo boynuzuna tutkun bir tasarımcınız. Peki bu doğal malzeme sizin için ne ifade ediyor?
Jeff: Başından beri, doğal bufalo boynuzunun güzelliği beni büyülemiştir. Bu malzemeyle her çerçeve kendi karakterini barındırıyor ve yüzle birleşerek gözlüğün en üst formu haline geliyor. Press’te birlikte çalıştığım tasarımcı arkadaşım Riya Mehta bana hep “boynuzla tasarım geliştirmek senin mutluluk alanın” der. Ben de insanların gözlüklerinden, hayatlarındaki diğer değerli objelerle olan aynı heyecanı duymalarını istiyorum.
Wolfgang, şimdi Press’in tüm serilerini DACH bölgesinde siz pazarlıyorsunuz. Bu ortaklığınızın süreceğini de gösteriyor diyebilir miyiz?
Wolfgang: Başından beri Press’in doğal boynuz dünyamıza yeni bir boyut, bambaşka bir derinlik kazandıracağına inanıyorduk. Bu sebeple hiç tereddüt yaşamadık ve evet aramızda 20 yıla uzanan bu dostluk ve işbirliğinin güçlenerek süreceğinin garantisini verebiliriz.
Kaynak: Spectr
Kasım 2025
