Strese Bağlı Göz Hastalıkları

Aşırı stres, göz sağlığımızı olumsuz etkileyebilir… Strese bağlı en yaygın görülen göz rahatsızlıkları göz kapağı seğirmesi ve santral seröz koryoretinopatidir.

Göz kapağı seğirmesi
Göz kapağı seğirmesi, genellikle stresten kaynaklanır. Ayrıca yorgunluk, uykusuzluk, fazla çay/kahve/kola tüketimi seğirmeye yol açabilir. Seğirme haftalar, hatta aylar sürebilir. Seğirme genellikle alt göz kapağında gelişir, ancak hem üst hem de alt göz kapağında olabilir. Neyse ki, stresin neden olduğu seğirmeler zararsızdır ve görme sorunlarına neden olmaz. Seğirmenin özel bir tedavisi yoktur. Dinlenmek, stresten uzaklaşmak, çay/kahve/kola tüketimini azaltmak seğirmenin geçmesini sağlar.

Santral Seröz Koryoretinopati
Stresten kaynaklanan daha ciddi bir göz rahatsızlığı ise, santral seröz koryoretinopatidir. Bu hastalık, gözün retina ile koroid denen tabakalarında sıvı birikmesine neden olur ve görme bulanıklığına yol açar. Santral seröz koryoretinopatinin nedeni kesin olarak bilinmemekle birlikte, stres önemli bir risk faktörüdür. Bu durumu geliştirme olasılığı en yüksek kişiler; stresli yaşantısı olan, zamana karşı yarışan, 20 ila 50 yaşları arasındaki erkeklerdir. Çoğu vaka, görme kaybı kalıcı olmadan 6 ay içinde kendi kendine düzelir. Ciddi durumlarda, sızdıran kan damarlarını kapatmak için lazer tedavisi yapılabilir.

Aralık 2022

Sarkık Göz Kapağı Yorgunluk Sebebi

Yüzün en dikkat çekici yeri olan göz çevresindeki sorunlar kişiyi yaşlı yorgun gösteriyor. Bu durum sadece estetik görünüm açısından değil aynı zamanda göz sağlığı açısından da önemsenmelidir. Gerek genetik yapı, gerekse çevresel faktörler nedeni ile yıllar içerisinde göz çevresinde bazı istenmeyen değişiklikler gelişebilir. Bu değişiklikler kişiyi kozmetik olarak rahatsız edebilir ve yorgun-yaşlı görünmesine neden olabilir. Genellikle yaşın ilerlemesi ile göz çevresinde oluşan ve kişiyi en çok rahatsız eden değişiklikler arasında göz torbalanmaları, kapak düşüklükleri ve cilt sarkmaları sayılabilir.

Bazen göz kapağı derisinde torbalanma olmadan sadece sarkma ya da gevşeme de oluşabilir. Bu gibi durumlarda genellikle yüzeysel uygulamalar yeterli olmamakta ve cerrahi tedavi (bllefaroplasti – göz kapağı estetiği) gerekli olmaktadır.Bu girişimlerde, alt ve üst göz kapaklarından fazla cilt ve yağ dokusunun çıkarılması hedeflenir. Ancak çıkarılan doku  miktarlarının çok iyi planlanması, bazen de sadece yerlerinin değiştirilip bırakılması gerekli olabilir. Unutulmamalıdır ki göz kapakları göz sağlığı açısından fonksiyonel olarak diğer göz dokuları kadar ve hatta bazı anlamlarda daha da önemlidir. Bu nedenle göz kapaklarının şekil ve fonksiyonlarının her hasta için detaylı incelenmesi oldukça önemlidir.

Bu fonksiyonlar arasında düzenli göz kırpma refleksi, göz yüzeyinin düzenli ıslatılması, göz yaşı dağılımının sağlanması, korneanın korunması, göz yaşının gözden toplanması, uykuda göz korunması ve tüm bu koruma mekanizmaları ile enfeksiyonların önlenmesi gibi detaylar sayılabilir. Göz estetiği esnasında kapakların fonksiyonlarının iyi korunmasının yanında, hali hazırda bulunan ve göz kapak fonksiyonlarını etkileyen diğer problemler de iyi irdelenmelidir. Kapak gevşekliği veya kapak düşüklüğü gibi problemlerin olduğu olgularda bu gibi problemlerin de aynı seansta giderilmesi gereklidir.

Aksi takdirde, ameliyattan sonra kapaklarda çekinti, pozisyon bozukluğu veya göz sulanması gibi problemler gelişebilir. Aynı şekilde, sadece sağlık amaçlı kapak problemlerinin giderilmesi için uygulanan ameliyatlarda da kapak estetiği için ilave müdahaleler eklenebilir ve bu tür müdahaleler esnasında daha iyi bir kozmetik görüntü de amaçlanabilir. Göz kapağı ameliyatları esnasında hasta hem göz sağlığı hem de kozmetik açıdan aynı anda ele alınmalıdır.

Aralık 2022

Göz Çapaklanmasına Anne Sütü Mucizesi!

Anne sütü bağışıklık sistemi hücreleri, enzimler ve hormonlar sayesinde bebeği hastalıklara ve enfeksiyonlara karşı korur. Bebeğinizin dünyaya geldikten sonra tanışacağı ilk ve en kıymetli besin anne sütüdür. Anne sütü bebeğinizin ideal büyüme ve gelişimi için ihtiyaç duyduğu enerji, protein, sıvı, vitamin ve minerallerin tümünü sağlayan ve sindirimi en ideal besindir. Bebekler o kadar hassastır ki, birçok sağlık problemiyle karşı karşıya kalmaları kaçınılmazdır. Doğdukları andan itibaren, birçok hastalıkla mücadele etmek zorunda kalan bebeklerin en sık karşılaştığı sorunlardan biri de göz çapaklanmasıdır. Avrasya Hastanesi’nden Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Dr. Mehmet Ali Talay, bebeklerde rastlanılan çapaklanma problemini ve tedavi yöntemlerini anlattı.

Bebeklerin göz çapaklanması
Bebeklerde sıklıkla görülen bir problem olan göz çapaklanması, gözyaşı kanallarındaki tıkanmadan meydana gelir.  Gözyaşının görevi, gözlerin göz çukurunda rahatlıkla hareket etmesini sağlamaktır. Gözyaşları bu görevini tamamladıktan sonra gözyaşı kanalları yardımıyla burnun içerisine akar. Bu süreçte bir tıkanıklık meydana geldirse çapaklanma ortaya çıkar. Bebeklerin göz kanalı çok küçük olduğu için sıklıkla tıkanması normal bir durumdur.

Bu belirtiler çapaklanmaya işaret ediyor

  • Gözde sarı ya da yeşil renkte akıntı,
  • Uyku sırasında kirpiklerin birbirine yapışması,
  • Şişmiş göz kapakları,
  • Göz aklarında kızarıklık
  • Göz kapaklarında ve kirpiklerde kurumuş iltihap,
  • Gözde sulanma

Bebeklerin gözü neden çapaklanır?
Daha önce de belirttiğimiz gibi göz çapaklanmasının ana nedeni tıkanıklıktır. Ancak birçok başka sebep çapaklanma ile sonuçlanabilir. Bunlar;

  • Kirpik dibi iltihabı: Bu sağlık problemi bebeklerde sık rastlanmayan bir durumdur. Gözde ve göz çevresinde kuruluğun oluşması, kirpik dibinde kurumaya ve iltihaba yol açabilir. Kirpik dibi iltihabının geçmesi için doktorun verdiği merhem ve kremler kullanılabilir.
  • Göz nezlesi: Bebeklerde sık görülen bir problem olan göz nezlesi, gözlerde şişkinlik, kızarıklık ve çapaklanmaya yol açabilir. Göz nezlesinin tedavisinde antibiyotiklerden yararlanılır. Ancak özellikle de yeni doğan bebeklerde antibiyotik kullanımı tamamen doktor kontörlünde olmalıdır. Bunun dışında ılık ve ıslak bir bezle gözleri temizleyip ardından soğuk kompres uygulanabilir.

Ne zaman doktora gidilmeli?
Eğer bebek hasta görünüyorsa mutlaka doktora başvurulmalıdır.

Bunun dışında;

  • Göz kapağı normalden fazla şişmiş ve kızarmışsa,
  • Bulanık görüyorsa, (Nesneleri ayırt etmekte zorlanıyorsa)
  • Göz ağrısı varsa,
  • Ve normalin üzerinde ateşi varsa doktora gitme vakti gelmiş demektir.

Bebeklerde göz çapağı nasıl geçer?
Eğer bebeğiniz çapaklanma problemi yaşıyorsa öncelikle çapağı temizlemeniz gerekir. Bunun için pamuklu bir bezi ıslatarak bebeğinizin gözlerinizi nazikçe silebilirsiniz. Göz çapaklanmalarına iyi gelen diğer bir yöntem ise anne sütüdür. Mucize bir besin olan anne sütünü, doktorunuzun da izniyle bebeğinizin çapaklanana bölgelerine damlatabilirsiniz. Anne sütü antibiyotik bir etki yaratacağından, çapaklanma sorunun azalmasını sağlayacaktır. Anne sütünü temiz bir pamuk ya da bezle göz çevresine yedirerek, bebeğin daha hızlı iyileşmesini sağlayacaktır. Gözyaşı kanallarının tıkalı olması durumunda çapaklanma devam edecektir. Bebeğinizin kanallarının tıkalı olduğunu ise göz pınarlarının altındaki kabartılardan anlayabilirsiniz. Böyle bir problemle karşılaştığınızda ise masaj yöntemini deneyebilirsiniz. Ellerinizi sabunlu suyla yıkadıktan sonra parmak uçlarınızla gözden buruna doğru hafifçe dairesel hareketler yapın. Bu hareketi tek seferde 10 kere tekrarlayın ve günde 5 kez uygulayın. Tüm bunların dışında doktorunuzun vereceği antibiyotikli göz damlalarını ve merhemi düzenli olarak kullanmayı ihmal etmeyin.

Aralık 2022

Gözden Kalp Hastalıkları Tespit Edilebilir

İngiltere’de araştırmacılar, gözün en hassas kısımlarını inceleyen bir tarama kullanarak bir hastada kalp hastalığı olup olmadığını tespit etmenin mümkün olduğunu söyledi. İngiltere’deki tıp dergisi The Lancet’te yayımlanan çalışmada bir kişinin gözleri incelenerek kalp hastalığı olup olmadığının ortaya çıkabileceği belirtildi. Araştırmayı gerçekleştiren bilim insanları, gözün en hassas kısımlarını inceleyen bir tarama kullanarak bir kişide kardiyovasküler hastalığı tespit etmenin bir yolunu bulduklarını aktardı.

Çalışmada 84 kalp hastası ve 76 sağlıklı birey incelendi. Optik koherens tomografi taraması (OCT) adı verilen retina tomografisi çekilerek tespit edilen durumda, bilim insanları gözün en içteki ışığa duyarlı tabakası olan retinadaki anormalliklerin kalp rahatsızlığını ortaya koyduğunu belirtti.

Kan akışı yavaşlayarak hücrelerin ölmesine sebep oluyor
Shiley Göz Enstitüsü’nde retina cerrahi ve çalışmanın baş yazarı Dr. Mathieu Bakhoum “Kalp hastalığının neden olduğu kan akışının azalması olarak adlandırılan iskemi, göze yetersiz kan akışına neden olabilir ve retinadaki hücrelerin ölmesine ve kalıcı bir iz bırakmasına neden olabilir” diye konuştu. Bakhoum, “Retinal İskemik Perivasküler Lezyonlar” (RIPLs) adı verilen bu izin kalp ve damar rahatsızlıklarını teşhis etmede belirteç görevi görüp görmediğine dair çalışmalar yapıldığını aktardı. Araştırma sonucunda, kalp rahatsızlığı yaşayan kişilerde yüksek düzeyde “RIPLs” gözlendiği bildirildi. Uzmanlar, gözdeki “RIPLs” düzeyi ne kadar fazlaysa, kalp ve damar rahatsızlıkları riskinin de o kadar yüksek olduğunu ifade etti.

Kasım 2022

Göz Bebeği Hastalıkları Nelerdir?

Göz bebeği, gözde bulunan irisin ortasında yer alan boşluktur. Göz bebeği, ışığın retina üstüne gelmesini sağlar. Siyah olmasının nedeni ise göz bebeğindeki ışık ışınlarının gözdeki dokular aracılığıyla soğrulması ya da ışın saçılmasının göz bebeği içinden geri çıkmamasıdır.

Anizokori ve büyüklükleri eşit olmayan göz bebeklerinin tedavisi nasıldır?

Anizokori, iki göz bebeğinden bir tanesinin diğerinden daha büyük ya da daha küçük olmasıyla ortaya çıkan bir durumdur. Pupil, gözün ortasındaki yere verilen addır. Gözün içerisine gelen ışıkların ölçüsünü ayarlamak için büyür ya da küçülür. Normalde göz bebeklerinin büyüklükleri eşittir. Eşitsizlik olması durumuna ise anizokori denir. Anizokori çeşitleri ise şu şekildedir:

1. Fizyolojik Anizokori: Bu anizokori çeşitlerinden en yaygın olarak görülenidir. Kendiliğinden yani doğal olarak göz bebeklerinin birbirinden farklı boyutlarda olmasıdır. Bunun hakkında; toplumun %30 kadar oranında görüldüğü, bazı kişilerde geçici olabilirken bazılarında kalıcı olduğu, göz bebeklerinin arasındaki farkın yaklaşık 11 mm olduğu söylenebilir.

2. Mekanik Anizokori: Bu çeşidin meydana gelmesi için önceden mutlaka göze bir zarar gelmiş olması gerekir. Göz aldığı hasarlar sonucunda bu çeşidi ortaya çıkarabilir. Mekanik anizokoriye yol açan nedenler; gözde olan travmalar ve göz enfeksiyonları olarak bilinir. Bu durum çoğunlukla kalıcıdır. Altındaki sebepler göz yapısını zarara uğratır ve iyileştikten sonra bile hasar kalabilir.

3. Patolojik Anizokori: Bu hastalığın meydana gelmesi için tıbbi bir sebep olması gerekebilir. Bazı tıbbi sebepler; göz sinirlerini etkilemiş olan hastalık, irise etki eden bir hastalık, göz enfeksiyonları olarak sıralanabilir. Patolojik anizokoriye neden olan nedenin tedavi altına alınması ile göz bebeğinin büyüklüğü farkı genellikle düzeltilebilir.

Göz Bebeği Hastalıkları ve Belirtileri Nelerdir?

Bir göz bebeği hastalığı olan anizokori, göz bebeği arasındaki boyut farkıdır. Bu hastalığın nedenlerinin yanında ortaya çıkardığı bazı belirtiler de olabilir. Bu ortaya çıkarmış olduğu belirtiler aşağıdaki gibi sıralanabilir:

1. Her şeyi çift görme
2. Ateş yükselmesi
3. Mide bulantısı
4. Sürekli kusma
5. Göz kapaklarında düşüklük
6. Baş ağrısı
7. Görme kaybı
8. Baş dönmesi hissetme
9. Bulanık görme

Anizokori Nedenleri Nelerdir?

Anizokori hastalığına neden olan pek çok neden bulunmaktadır. Bu nedenler şu şekilde sıralanabilir:

1. Okümülatör Sinir Felci: Bu sinir üçüncü kraniyal sinirdir. Bu sinir felcine sebep olan nedenler ise beyin kanaması, migren, beyin anevrizması, kafa travması olarak bilinir. Bu felcin belirtileri çift görme, pitozis, göz etrafındaki kasların anormal olması, odaklanma problemi olarak sıralanabilir.

2. Horner Sendromu: Bu sendrom, sempatik sinir sisteminin hasarı sonucu ortaya çıkar. Miyozis, anhidroz ve pitozis ile karakterize olmuş bir sendromdur. Bir diğer belirtisi ise göz bebekleri arasında olan boyut farkıdır.

3. Tonik Pupil: Göz bebeklerinin ışıklı olduğu ortamda olması gerekenden daha büyük olması ve kasılma eyleminin fazla zaman aldığı bir durum olarak bilinir. Bu hastalığın çoğu 20-40 yaş arası kadınlarda meydana gelir. Göz bebeklerinin biri büyük biri küçük olmasına neden olduğu bilinir. Bu da anizokori nedenlerinden biridir.

4. İlaçlar: İlaçların bazıları ortaya çıkardıkları etkiler nedeniyle göz bebekleri arasında fark ortaya çıkarabilir. Antikolinerjik, pilokarpin, sempatomimetik göz bebeğinin hasara uğramasına neden olan ilaçlardan bazılarıdır. Uzun süre ve çok kullanıldığı zaman bu tür rahatsızlıkları ortaya çıkarabilir.

5. Diğer Nedenler: Epilepsi, kafa sarsıntısı, beyinde oluşan tümörler, glokom, göz içindeki tümörler, beyin kanaması, göz travması ve enfeksiyonları ( üveit, irit…) olarak sıralanabilir.

Kasım 2022

Mavi Gözlü İnsanlar Aynı Soydan Geliyor

Yapılan bilimsel bir araştırmaya göre dünyadaki tüm mavi gözlü insanların soyu 6 ile 10 bin yıl önce yaşamış bir kişiye dayanıyor. General Certificate of Secondary Education (GCSE) adlı bilimsel akademik dergide yayımlanan güncel bir araştırmaya göre, dünya nüfusunun yüzde 8 ila 10’unu oluşturan mavi gözlü insanlar aynı soydan geliyor. Göz renkleri üzerine araştırma yapan bilim insanları, uzun yıllar boyunca insan gözündeki kahverengi pigment seviyesini belirleyen OCA2 genini inceledi. Araştırmacılar, tüm insanların uzun yıllar önce kahverengi gözlere sahip olduğunu öne sürdü. Ta ki gözler genetik bir mutasyona uğrayana kadar. Mavi gözlerin oluşmasına sebep olan bu genetik mutasyon, HERC2 adlı bir genden kaynaklanıyor.

Bilim insanları, kahverengi göz pigmentini oluşturan OCA2 geninin mutasyona uğrayarak HERC2 genine evrildiğini öne sürdü. Mavi göze sahip ilk insanın 10 bin yıl önce Avrupa’da yaşadığına ve tüm mavi gözlü insanların aynı mutasyona uğradığına inanılıyor. Bu gen mutasyonunda göz renkleri değişirken cilt tonunu belirleyen pigmentler aynı kalıyor. Eğer bu mutasyon tüm vücutta gerçekleşseydi, albinizmin yaşanacağı belirtiliyor. Eğer mavi gözlüyseniz, düşündüğünüzden daha büyük bir ailenin parçası olabilirsiniz.

Kasım 2022

Şişedeki Tehlike! Gözünüzden Olmayın…

Tüm vücut yaralanmaları içinde gözler %10’luk oran ile en üst sıralarda yer alıyor. 100 kişiden biri, hayatı boyunca en az bir kez göz kazasına maruz kalıyor. Ancak bilinçlendirme ve korunma ile göz kazalarını %47-65 oranında önlemek mümkün. Gündelik hayatta karşılaşabileceğimiz kazalarda ve göz yaralanmalarında, ilk yardım uygulamalarını bilmek çok önemli. Birkaç basit uygulama ile, görmeyi tehdit edebilecek büyük zararları önlemek mümkün. Birçok kişinin hiç aklına gelmeyecek gazlı içeceklerin ve şişede ki içeceklerin kapaklarını açarken çok dikkat edilmesi gerektiğini biliyor muydunuz?

Göz Hastalıkları Uzmanı Op. Dr. Seçkin Meriçeli, gazlı içecek şişelerinin iş kazalarından sonra gelen göz yaralanması nedenleri arasında listeyi zorladığını söyledi. Gazlı içecek kapaklarının kesinlikle çakmak, bıçak, kaşık gibi aletlerle açılmaması gerektiği konusunda uyaran Op. Dr. Seçkin Meriçeli, “Şişe açacağı kullanmadan açmaya çalışmak basınç etkisiyle gözünüze zarar verebilirsiniz. Gazlı içecek kapaklarını açarken dikkat etmek gerekiyor. Şişe kapaklarını çakmak, kaşık gibi aletler ile açmaya çalışmak çok tehlikelidir. Kapağın dikkatsizce açılması şişenin içindeki basıncın etkisiyle fırlayan kapağın göze zarar vermesine neden olmaktadır. Adeta mermi gibi göze gelen gazlı içecek şişe kapağı kalıcı körlüklere neden olmaktadır.

Sıkıştırılmış metal şişe kapaklarına bağlı oluşan göz yaralanmalarının önlenmesinde şişe açacağı kullanılması önemlidir. Vidalı çevir, aç kapakların kullanımının yaygınlaştırılması veya şişe açacağı kullanmalıyız” açıklamasında bulundu.

“Doğru müdahale hayati önem taşımaktadır”
Göz yaralanmalarında ilk dakikaların hatta saniyelerin bile büyük önem taşıdığına dikkat çeken Op. Dr. Meriçeli, “Özellikle gözde delinmelere ve gözün dışarı çıkmasına neden olabilecek bu gibi kazalar önemli acil olgularının başında gelmekle birlikte, yanlış yapılan her girişim, geri dönüşsüz sonuçlara neden olabileceği için doğru müdahale hayati önem taşımaktadır. Göz yaralanmalarının meydana geldiği kazalarda ilk olarak gözün steril bir mendille veya petle kapatılması gerekir. Göze asla dokunulmamalı ve eğer göze bir şey battıysa kesinlikle çıkartmaya çalışmamalıdır. Aksi takdirde gözün içindeki materyalin dışarı çekilme riski vardır. Bu nedenle hiç vakit kaybetmeden en yakın sağlık kuruluşuna başvurulmalıdır” çağrısında bulundu.

Ekim 2022

Göz Bozukluğu Olan Kişilerde Demans Riski

İngiltere’de yapılan yeni bir araştırmaya göre, göz hastalığı yaşayan kişilerin demans riskinin daha yüksek olduğu tespit edildi. Demans yüzünden ne yazık ki sadece hastaların değil aynı zamanda hasta yakınlarının da yaşamları ciddi bir şekilde etkilenmektedir. Hastalık geliştikçe bireylerde daha fazla hafıza kaybı, kişilik ve davranış değişiklikleri görünür. Nihayetinde kendi ihtiyaçlarını gideremeyecek duruma gelen hastalar tamamen sevdiklerine veya hasta bakıcılarına bağımlı hale gelirler.

İngiltere’de yapılan araştırmada, sarı nokta hastalığı, katarakt ve diyabet kaynaklı göz hastalığı gibi rahatsızlıkları olan kişilerin demans geliştirme riskinin daha fazla olduğu belirtildi. 55-73 yaşları arasındaki 12 bin 364 yetişkin üzerinde yapılan çalışmada, en riskli grubun diyabet kaynaklı göz rahatsızlığı olan kişiler olduğu bildirildi. Araştırmada, İngiltere’de yaşayan 55-73 yaşları arasındaki 12 bin 364 yetişkinin verileri incelenirken, başta makula dejenerasyonu adı verilen sarı nokta hastalığı, katarakt ve diyabetle ilişkili göz hastalığı gibi rahatsızlıkları olan kişilerin demans geliştirme riskinin daha fazla olduğu belirtildi. Kataraktı olanlarda yüzde 11, diyabetle ilişkili göz hastalığı olanlarda ise yüzde 61 daha yüksek demans riski olduğunu aktaran araştırmacılar, göz tansiyonunun ise demans ile ilişkili olmadığının altını çizdi.

Yaşlılardaki görme bozukluğu ve bilişsel sonuçlar arasındaki ilişkiyi incelediler. Araştırmadan elde edilen bulgular aşağıdaki gibiydi:

  • Görme sorunu olan kişilerde görme bozukluklarının kendileri tarafından bildirilmiş olup olmadığına veya nesnel ölçümler kullanılarak teşhis edilip edilmediğine bakılmaksızın, artan bilişsel bozukluk ve demans riski vardı.
  • Görme sorunu olan kişilerde olmayanlara göre bilişsel bozukluk olma olasılığı yüzde 137 daha yüksekti.
  • Başlangıçta görme sorunu olan kişilerde olmayanlara kıyasla bilişsel bozukluk geliştirme riski yüzde 41 ve demans riski yüzde 44 arttı.

21 Eylül Dünya Alzheimer Günü kapsamında yayımlanan çalışmada, görme bozukluklarının, 2050 yılına kadar dünya çapında 130 milyondan fazla insanı etkileyeceği bildirildi.

Ekim 2022

Bebeklerde Göz Sulanması

Bebeklerde Göz Sulanması
Bebeklerde Göz Sulanması

Bebeklerde ve çocuklarda gözlerin sulanması ile ortaya çıkan hastalıklar bulunmaktadır. Bu hastalıklar için erken tanı ve tedavi son derece önemli olmaktadır. Bebeklerde göz sulanması neden olur ve nasıl geçer tüm detayları ile derledik. Göz hayati öneme sahip olan organlardan biri olarak belirtilmektedir. Bebeklerde doğumdan itibaren görülen aşırı sulanmanın en sık nedeni, doğuştan gözyaşı kanal tıkanıklığı rahatsızlığıdır. Bebeklerde, çocuklarda gözyaşı kanal tıkanıklığı izlenir ve büyük çoğunluğu ilk sene içerisinde düzelir. Ancak, bu durum sıklıkla düzelir diye göz muayenesini geciktirmemek gereklidir. Bebeklerin yaşamın ilk günlerinde göz muayenesinden geçmesi de bundan dolayı olmaktadır. Göz sulanması, göz ile ilgili birçok hastalığın habercisi olmaktadır. Göz hastalıkları özellikle bebek ve çocuklarda sık rastlanan bir durum olarak belirtilmektedir.

Bebeklerde Göz Sulanması Neden Olur?
Bebeklerde görülen göz sulanmasının en basit nedeni göze yabancı bir cisim kaçması olarak ifade edilmektedir. Bunun dışında göz tansiyonu, göz kapağındaki bozukluklar ve göz yaşı kanalının tıkanık olması sulanmanın nedenleri arasında olmaktadır. Gözün sulanması sonucu ortaya çıkan rahatsızlık durumu kişinin görme yetisini kaybetmesine neden olabilecek kadar ciddi boyutta olabilmektedir.

  • Gözyaşı kanalları tıkalı olabilir; Bebeklerin gözünde sulanma ve çapaklanma olması doğuştan bu gözyaşı kanallarının tıkanıklığının belirtisi olabilir.
  • Başka hastalıklar da akla gelmeli; doğumdan sonraki ilk saat ve günlerde ortaya çıkan kanlanma ile birlikte görülen göz sulanması ve iltihaplanma, doğum yollarından bulaşan bir enfeksiyon veya doğum sırasında kullanılan ajanların kimyasal tahrişine bağlı da olabilir.
  • Gözyaşı kesesine masaj yapın; Bebeklerin büyük çoğunluğunda birkaç ay içinde söz konusu ince zar kendiliğinden açılır. Böylelikle buruna normal boşalma başlar ve sulanma geçer. Öncesinde aile tarafından gözyaşı kese bölgesine yapılan masajla hem biriken akıntının boşaltılması ve temizlenmesi sağlanır hem de mekanik basınç etkisi ile zarın açılması kolaylaştırılır.
  • Göz tansiyonunun habercisi olabilir; doğuştan glokomlu yani göz tansiyonlu bebeklerde, gözlerin büyümesine göz sulanması da eşlik edebilir. Oluşan göz sulanması doğuştan göz tansiyonu olasılığını bu durumda akla getirmelidir.

Bebeklerde görülen göz sulanması alerjik hastalıklardan da kaynaklı olabilmektedir. Kimyasal bir madde ile etkileşimde bulunulması da gözlerde sulanma olmasına neden olmaktadır. Göz tansiyonu ve göz çizilmesi gibi durumlar da gözlerde sulanmanın nedenleri arasında gösterilmektedir. Göz sulanması sebeplerine bakıldığında vakit kaybetmeden doktora gidilmesi tavsiye edilmektedir. Bebek ve çocuklarda gözyaşı kanalının tıkanık olma durumu sık rastlanan bir göz sulanması nedeni olmaktadır. Bebeklerin her iki gözünde de çapaklanma ve sulanma var ise göz kanallarının tıkanık olabileceği düşünülmektedir. Gözyaşı gözü koruyan bir salgı olmaktadır. Gözyaşı tıkanıklığı yaşayan kişilerde gözlerde kızarıklık, akıntı, yanma, net görmeme, çapak, batma hissi gibi çeşitli rahatsızlıklar olmaktadır.

Nasıl Geçer?
Bu hastalığın tedavi edilmesi aşamasında uygun masaj, kese temizliği, antibiyotik damlalar ve kapak hijyeni gibi birtakım teknikler kullanılmaktadır. Gözlerde ortaya çıkan kanal tıkanıklığı doktor tarafından tavsiye edilen durumlar uygulandığı halde açılmıyorsa cerrahi müdahale yaşı bu hastalık için 1 ve 1,5 yaş arası olmaktadır. Oldukça kısa süren bu müdahale genellikle 1,5 yaşına doğru yapılmaktadır. Çocuklarda bebeklikten itibaren ortaya çıkan gözlerde sulanma durumu göz sağlığını tehdit eden önemli hastalıkların belirleyicisi olmaktadır. sonrasında doktor uygulanacak tedavi yöntemlerine karar vermektedir.

EKİM 2022

Göz Hastalıkları Baş Ağrısına Yol Açabilir

Gözün beyin ile ilişkisini inceleyen nöro-oftalmoloji sayesinde, oluşan baş ağrılarınızın sebebin göz hastalıklarından mı kaynaklandığını öğrenebilirsiniz. Göz hastalıkları nedeniyle oluşan baş ağrısını tedavi eden, göz ve sinir sisteminin ortak hastalıkları ile ilgilenen bilim dalına nöro-oftalmoloji denilmektedir. Nöro-oftalmoloji, genellikle beyin, kas, sinir gibi göz çevresinde ve santral sinir sistemindeki hastalıklara eşlik eden görme ve görme alanı bulguları ile ilgilenir. Göz (optik) sinirinden kaynaklanan hastalıklarının teşhis ve tedavisi için düzenli muayene önemlidir.

Oluşan baş ağrıları bazen nörolojik ya da farklı sağlık sorunlarından ortaya çıkabileceği gibi, göz hastalıklarından da oluşabilmektedir. Görme kaybı (ani veya geçici), bulanık görme, görme alanı kaybı, çift görme, göz bebeklerinin büyüklük farkı, renk görme bozukluğu, göz kapak aralığında farklılık, yüzde-gözde kasılma, nöro-oftalmoloji hastalıklarında en sık görülen belirtilerdir. Nöro-oftalmolojik tedavisinde iyi sonuç alınabilmesi için kişinin detaylı tetkik ve muayenelerden geçmesi önemlidir. Yapılan tetkikler görme keskinliği, renk görme muayenesi, görme alanı muayenesi, göz hareketleri ve göz ile ilgili muayeneler olmalıdır.

EYLÜL 2022