Henry Jullien, Davos’ta Gündem Oldu

Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, Davos’taki Dünya Ekonomik Forumu’nda kullandığı Henry Jullien imzalı aviator güneş gözlüğüyle dünya medyasının odağına yerleşti. Sosyal medyada hızla yayılan görüntüler, Fransız markanın bağlı bulunduğu İtalyan şirketi iVision Tech’in borsadaki hisselerine tek günde yaklaşık yüzde 28 değer kazandırdı. Bu artış, şirketin piyasa değerine milyonlarca dolarlık katkı sağladı. Uzmanlara göre Henry Jullien, Davos sahnesinde ortaya çıkan bu görünürlükle, zanaatkarlık ve lüksü küresel etkiyle buluşturan ender markalardan biri olduğunu bir kez daha kanıtladı. iVision Tech’in Başkanı Stefano Fulchir, “Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron’un Henry Jullien güneş gözlüğümüzü tercih etmesinden büyük onur duydum. 2024 yılında Macron’un ofisi, G20 Zirvesi sırasında diplomatik bir hediye olarak sunulmak üzere Henry Jullien Pacific S 01 Double Gold güneş gözlüğünü satın almak üzere bizimle iletişime geçmişti. O görüşmede Cumhurbaşkanının kendisi için de bu modelimizi talep ettikleri belirtilmişti. Sayın Macron’a gözlüğü hediye olarak göndermeyi teklif ettik ama o bizzat satın almakta ısrar etti. Bu görüşmemizde Cumhurbaşkanı, gözlüğün tamamen Fransa’da üretilmiş olmasına özellikle dikkat etmişti” açıklamasını yaptı.

Şubat 2026

Press, Caz Ruhundan İlham Alıyor

Press Eyewear, 2026 İlkbahar/Yaz sezonu için en yüksek kalite titanyumdan Japonya’da el işçiliğiyle hazırladığı Carved serisini tanıtıyor. Optik çerçeveler ve güneş stillerini kapsayan Carved, Amerika’nın en özgün müzik mirası olan cazdan ve cazın ikonik isimlerinden ilham alıyor. New York merkezli lüks gözlük markasının karakteristik tasarım dilini yansıtan Carved koleksiyonu; kalitesi, teknik ustalığa ve mühendislik detaylarına gösterilen titiz yaklaşımla öne çıkıyor. Press’in yeni serisi, güçlü tasarım konstrüksiyonları, çarpıcı malzeme birliktelikleri ve dikkat çekici renk kombinasyonları ile iddialı bir duruşu yansıtıyor. Koleksiyonun ilk dört modeli caz tarihinin efsanevi figürleri Miles, Diz, Trane ve Chet’in isimlerini taşıyor. Hem güneş hem optik versiyonlarla sunulan modeller, beş farklı renk seçeneğiyle koleksiyonun enerjisini yansıtıyor. Her çerçeve 4 mm blok titanyumdan üretiliyor ve içe gömülü asetat çerçeve halkalarıyla zenginleştiriliyor. Yüksek malzeme kalitesi sayesinde son derece hafif ve konforlu olan çerçeveler, üç boyutlu yapılarıyla doğal boynuzun estetik zenginliğinden ilham alıyor. Güneş gözlüğü versiyonlarında Zeiss imzalı camlar tercih edilirken, tüm modellerde özel tasarım yaylı menteşeler ve silikon kaplı kişiye özel burun pedleri yer alıyor.

Şubat 2026

Kering, Yıl Sonu Mali Raporunu Açıkladı

Kering Eyewear, 2025 yılı dördüncü çeyrek ve yıllık toplam gelirlerini açıkladı. Kering Group bünyesindeki lüks gözlük şirketi 2025 yılının toplam gelirinin 2024’ün aynı dönemine kıyasla yüzde 1 artış gösterdiğini açıkladı. Kering Group’un mali toplantısında paylaşılan verilere göre, Kering Eyewear ve kurumsal segmentin toplam geliri 2025 yılı için karşılaştırılabilir bazda yüzde 3 artışla 1.6 milyar Euroya ulaştı. 2025’in dördüncü çeyreğinde Kering Eyewear satışları 319 milyon Euro olarak gerçekleşti. Açıklanan verilere göre bu rakam, bildirilen bazda yüzde 2 düşüşe işaret ederken, karşılaştırılabilir bazda yüzde 3 artış gösterdi. Şirket, Maui Jim markasının yeni pazarlardaki gelişimine yönelik yatırımların yıl geneli büyümeye katkı sağladığını belirtti. Kering Eyewear’ın 2025 yılı tekrar eden faaliyet karı 252 milyon Euro olurken, tekrar eden faaliyet kar marjı yüzde 15.8 seviyesinde gerçekleşti. Kering Group genelinde ise 2025 yılı toplam geliri 14.7 milyar Euro olarak açıklandı. Bu rakam bildirilen bazda yüzde 13, karşılaştırılabilir bazda ise yüzde 10 düşüşe işaret etti. Kering Group’un dördüncü çeyrek geliri bildirilen bazda yüzde 9, karşılaştırılabilir bazda yüzde 3 geriledi.

Şubat 2026

Opti 2026 Başarıyla Tamamlandı

Opti 2026, uluslararası optik sektörünün yılın ilk buluşma noktası olma rolünü bir kez daha gerçekleştirdi. Münih’te düzenlenen fuar, 2025’e kıyasla yüzde 4’ün üzerinde artışla 21 bin 972 sektör profesyonelini ağırladı. Uluslararası ziyaretçi sayısı yüzde 5’in üzerinde yükselirken, katılımcı firma sayısı da yıllık bazda yüzde 7’den fazla artarak 354’e ulaştı. Bu veriler, sektörün büyüme iştahını ve pozitif görünümünü ortaya koydu. Üç gün boyunca Opti, networking, stratejik planlama ve iş geliştirme açısından önemli bir merkez konumunda yer aldı. Ziyaretçiler tarafından ilgi gören bölümler arasında işitme akustiğine odaklanan Opti Spheare, kontakt lens ve spor temalı Tomorrow Vision ile tasarım uzmanlığını ve trendleri sahneye taşıyan Opti Design Stage öne çıktı. Opti Frame Awards da tasarım alanındaki yenilikçi çalışmaları ön plana çıkardı. Genç profesyoneller ve girişimciler ise Next Generation Hub, Next Gen Tours ve My Own Business gibi eğitim ve danışmanlık oturumlarıyla desteklendi. Artan uluslararası erişimi, yüksek nitelikli profesyonel diyaloğu ve pozitif atmosferiyle Opti 2026, sektör için yılın geri kalanına güven veren bir başlangıç sundu. Bir sonraki Opti fuarı, 29–31 Ocak 2027 tarihleri arasında Münih’te gerçekleştirilecek.

Şubat 2026

ic! berlin, Audi F1 Takımına F1 Sponsor Oldu

Marcolin bünyesinde faaliyet gösteren ic! berlin, Audi Revolut F1 Takımı ile yeni bir işbirliğine imza atarak takımın resmi gözlük partneri olduğunu duyurdu. Yapılan açıklamada, iki kurumun hassas mühendislik, fonksiyonel tasarım ve modern estetik anlayışı etrafında birleştiği belirtildi. İşbirliğinin; inovasyonun amaca yönelik olduğu, tasarımın minimal bir yaklaşım benimsediği ve her detayın belirli bir işleve hizmet ettiği ortak bir performans anlayışına dayandığı ifade edildi. Resmi gözlük partneri olarak ic! berlin, Audi Revolut F1 Takımını hem pistte hem de pist dışında destekleyecek. Ortaklık, ic! berlin’in 30’uncu yılını kutladığı döneme denk geliyor. ic! berlin’e göre bu adım, form ve fonksiyonun ayrılmaz olduğu iki markayı bir araya getiriyor. Formula 1’de performansın yalnızca araç tasarımından ibaret olmadığı; odak, hassasiyet ve özgüven gibi unsurları da kapsadığı vurgulandı. Bu değerlerin ic! berlin’in temel prensipleri ve ürün tasarım yaklaşımıyla örtüştüğü belirtildi. Marcolin Group ise işbirliğinin, tasarım kültürü, üst segment performans ve küresel görünürlük kesişimindeki konumlarını güçlendirdiğini açıkladı. Anlaşmanın, Audi Revolut F1 Takımının sunduğu global görünürlük ve iletişim platformu sayesinde ic! berlin’in uluslararası erişimini daha da artırması hedefleniyor.

Şubat 2026

Mondottica B Corp Sertifikası Aldı

Mondottica Group, sürdürülebilirlik taahhüdünü bir adım daha ileri taşıyarak B Corporation (B Corp) statüsünü kazandı. B Lab tarafından verilen bu sertifika, kar amacı güden bir kuruluşun sosyal ve çevresel performans, hesap verebilirlik ve şeffaflık konularında yüksek standartları karşıladığını gösteriyor. Şirket, uluslararası iş operasyonlarının her yönünü kapsayan 258 soruluk kapsamlı bir değerlendirme sürecinin ardından bu statüyü elde etti. Mondottica’nın Genel Müdürü Ben Whitaker, “B Corp sertifikası, Mondottica için önemli bir stratejik kilometre taşıdır ve operasyonlarımız ile işbirliklerimizde sorumlu ve insan odaklı uygulamaları gerçekleştirme sözümüzü pekiştiriyor. B Corp, işimizi büyütürken sosyal ve çevresel etkilerimizi bilinçli ve ölçülebilir bir şekilde artırmamıza olanak sağlayan net bir çerçeve sunuyor. Önümüzdeki dönemde, organizasyon genelinde ilerlemeyi hızlandırmayı, marka ortaklarımızla yakın çalışmayı ve ekiplerimizi yüksek performanslı, amaç odaklı ve geleceğe dirençli bir iş kurmaları için güçlendirmeyi taahhüt ediyoruz. Mondottica çalışanları ve değerli müşterilerimiz, sürdürülebilir iş süreçlerimizi sürdürmek ve geliştirmek için temel odak noktalarımızdır” dedi.

Şubat 2026

Maya Jama

Maya Jama

Burberry

Sunucu ve stil ikonu Maya Jama, katıldığı bir gala programındaki asil görünümüyle tüm bakışları üzerine çekiyor. Siyah ağırlıklı şık tuvaleti feminen estetiğin çizgilerini ideal bir şekilde yansıtıyor. Maya Jama’nın güzelliğini kusursuzca vurgulayan bu gece stili, iyi düşünülmüş bir moda zarafeti sunuyor. Maya Jama sofistike duruşunu Burberry güneş gözlüğü ile taçlandırmış.

Şubat 2026

Lewis Hamilton

Lewis Hamilton

Guccı

Formula 1 Dünya Şampiyonasında Scuderia Ferrari adına piste çıkan dünyaca ünlü İngiliz yarış pilotu Lewis Hamilton, moda ikonlarını kıskandıracak stilini Gucci güneş gözlüğüyle taçlandırmış.

Ocak 2026

Ck Grup Optik

CK GRUP OPTİK

Ninoflex Çocuk Gözlüklerinin İlkeli Üreticisi

“Silmo İstanbul sayesinde ürünlerimizi optisyenlere ve optisyenlik öğrencilerine rahat ve konforlu bir atmosferde tanıtma fırsatı yakalıyoruz.”

Merhaba Can Bey. Kendinizi okurlarımıza tanıtarak sektöre giriş sürecinizi paylaşır mısınız?
Merhaba, ben Can Keleş. Gözlükçü bir ailenin üçüncü kuşak temsilcisiyim. Mağazalarımız 1990’lı yılların ortasında kurulmaya başlandı. Milenyum çağının başlarında ikinci kuşak sayılan ağabeylerim tarafından işletirken, henüz ortaokul dönemindeydim. O dönemlerden lise yıllarımı kapsayacak şekilde okulumdan arta kalan zamanlarda firmamıza gidip gelerek bu mesleğe aşina oldum. Lise mezuniyetim sonrası ise tam zamanlı mağaza yöneticiliği yaparak sektöre giriş yapmış bulunmaktayım.

Ninoflex Glasses’ın ortaya çıkışını, markanızın özelliklerini ve bugün geldiği noktayı bizimle paylaşır mısınız?
Markanın ortaya çıkış hikayesi, Türkiye’de bebek ve çocuklar için yeterince uygun çerçeve modellerinin bulunmamasına dayanıyor. Yetişkin gözlüklerinde 200’ü aşkın markaya rastlanabilirken, çocuklarda yalnızca 4 ya da 5 marka mevcuttu. Bu sebeple piyasadaki boşluğu gidermek amacıyla 2018 yılında ön gözlemler yapıldı ve 2019 itibarıyla Ninoflex markasıyla üretime başladık. Markamızın sunduğu en önemli avantajlar; çocukların yüz şekillerine, kulak mesafelerine ve burun genişliğine göre ortopedik olarak ayarlanabilmesi ve kutu içerisinde yedek parçalarıyla birlikte aileye teslim edilmesidir. Bu da tedavi sürecindeki çocuklar için oldukça faydalı bir çözüm sunmaktadır. Bugün geldiğimiz noktada Türkiye genelinde 600’ü aşkın satış noktasıyla birçok ailenin ulaşabileceği bir marka haline geldik.

Köklü optik mağazacılık mirasınız, sektörün üretim ve dağıtım tarafına geçişinizi ve Ninoflex Glasses’ın gelişimini nasıl şekillendirdi?
Mağazacılıkta edindiğimiz tecrübe, son tüketiciyi anlama konusunda bizi birkaç adım öne taşıdı ve olası problemlere karşı daha çözüm odaklı bir yaklaşımı benimsememizi sağladı. Bu nedenle sunduğumuz satış sonrası hizmetlerle yarattığımız memnuniyet, bayilerimizi de son derece mutlu ediyor. Amacımız makul şartlarda her iki tarafı da desteklemektir. Bayilerimizin hakkını gözeterek ve tüketiciyi üzmeyecek çözümler sunarak, satıcının ve kullanıcının zihninde olumlu bir izlenim bırakmak Ninoflex Glasses’ın gelişimine önemli katkı sağlıyor.

Bebek ve çocuk gözlükleri gibi özel bir alana odaklanma kararınız nasıl ortaya çıktı?
Türkiye’de optik sektörünün bu alana yeterince önem vermediğini gözlemledikten sonra bu yönde bir karar aldık. Türkiye genelinde yaklaşık 10.000 optisyenlik müessesesi olduğu biliniyor. Bunların büyük çoğunluğunda yalnızca uygun fiyatlı, ‘kurum çerçevesi’ olarak adlandırılan modeller bulunuyor. Çok az firma ortopedik ve fonksiyonel çerçevelere yöneliyor. Oysa çocukların ailelerine bu ürünler doğru anlatıldığında, özellikli çerçeveler için bütçe ayırabildiklerini görüyoruz. Mağazalarda ailelerin davranışlarını gözlemledikten sonra çocuk gözlükleri gibi spesifik bir alana yönelme fikri oluştu.

Ninoflex Glasses ürünleri için tercih ettiğiniz hammaddelerden ve üretim tekniklerinizden bahseder misiniz?
Bebek ve çocuklar söz konusu olduğundan kalitesine güvendiğimiz Avrupa menşeli hammaddeler ve üretim teknikleri kullanmaktayız. Kullandığımız hammaddelerin tüm laboratuvar analizleri yetkili kurumlar tarafından yapılmıştır ve de sertifikalandırılmıştır. Ürünlerimiz için hassas bir yaklaşım içerisindeyiz. Alerjen içermeyen malzeme seçimleri yapmanın yanı sıra, üretim sürecinde de kullanıcı sağlığını ön planda tutmaktayız. Çerçevelerimiz titizlikle üretildikten sonra birkaç aşamalı kalite kontrolden geçirilerek önce bayilerimize, ardından son kullanıcıya ulaştırılıyor. Bu titizlik ve kalite anlayışımız nihai tüketici tarafından henüz tam anlamıyla idrak edilmese dahi, bayilerimizden aldığımız olumlu geri bildirimler ve giderek büyüyen bayi ağımız nihai tüketicinin memnuniyetini kanıtlıyor.

Türkiye’de ilk silikon burun pedi ve kafa bandı üretimini başlatarak, dışa bağımlılığı azaltmanız önemli bir adım. Bu süreci anlatır mısınız?
Üretime başladığımız andan itibaren gözlüğümüze ait her parçanın Türkiye’de ulaşılabilir olmasını önemli hedeflerimizden biri olarak belirledik. Satış sonrası hizmetleri hızlı sunabilmek açısından bu kritik bir konuydu. Bugün geldiğimiz noktada gözlüklerimizin yüzde 97’sini oluşturan bileşenleri yerli tedarikçilerden temin ederek üretir hale geldik. Silikon burun pedleri ve kafa bantları markamıza özel olduğu için dışa bağımlı kalmak istemedik. Bu hamleler, sermayenin yurt dışına çıkmasını önleyerek ülkemizde kalmasına katkı sağladı.

Türkiye genelinde 67 ilde, 600’ü aşkın bayiniz mevcut. Bu satış ağını yönetirken en çok nelere dikkat ediyorsunuz?
Bayilerimize mağazada satış yaparken ürünü alabilecek kişilere anlatım ve aktarımlarını kolaylaştıracak yardımcı ekipmanlar, teşhir ürünleri hediye etmekteyiz. Burada amacımız, bayilerimizi yalnız bırakmayıp sürekli görsel ve video hazırlıkları ile onlara satış süreçleri için gerekli desteği sunmaktır. Ürünü son tüketiciye tanıtma ve anlatma sırasında bu gibi unsurların taşıdığı önemin bilincinde olduğumuzdan, bu desteğimize aralıksız devam etmekteyiz. Ninoflex Glasses web sitesine de bu sebeple hassasiyetle yaklaştık. Web sitesinin çok iyi detaylandırılmış ve anlaşılabilir hale gelmesine özen gösterdik. Tüketicilerin Türkiye’nin hangi bölgesinde olurlarsa olsunlar ürüne kolayca ulaşması için onları en yakın lokasyondaki bayimize yönlendirebilecek haritalama sistemi ekledik.  Aynı zamanda mesai saatleri içerisinde çok hızlı dönüş yapan bir destek hattımız bulunmaktadır.

Kaliteden ödün vermeden ulaşılabilir fiyatta kalma çizginizi koruyorsunuz. Bu zorlu dengeyi nasıl sağlıyorsunuz?
Bu dengeyi sağlamak için yalnızca kazançtan değil, zamandan da feragat ediyoruz. Titiz analizler yapıyoruz. Bu noktada, ürünlerimizi satan bayilerin de kullanan çocukların ve ebeveynlerinin memnun kalmasını sağlamanın bizim önceliğimiz olduğunu bir kez daha vurgulamak isterim. Yurt dışından gelen markalara kıyasla daha uygun fiyatla aynı kaliteyi sunuyor, satış sonrası hizmette ise daha fazlasını sağlıyoruz. Markamızın saygınlığını koruyarak giderek güçlendirmemiz, tüm iş ortaklarımıza çözüm odaklı yaklaşmamız sayesinde gerçekleşiyor; bu yaklaşım da yüksek memnuniyetle sonuçlanıyor. Bu sebeple global markalara göre konumlandırmamızın oldukça iyi olduğunu düşünüyoruz.

CK Grup Optik olarak AR-GE çalışmalarınızı şu anda hangi başlıklara yönlendiriyorsunuz?
Firma olarak şu anda öncelikli hedefimiz gözlüklerimizi yaşadığımız dünyaya minimum düzeyde zarar veren malzemeler ve üretim teknikleriyle hazırlamaktır. Başlangıcımızdan bu yana temel amacımız budur. Sürekli gelişme açık olan yapımızla, AR-GE çalışmalarımızı ve yatırımlarımızı çevre dostu üretim malzemeleri arayışı ve uygulamaları üzerine yoğunlaştırmış durumdayız. Doğada geri dönüşümü mümkün olabilecek hammaddelerin üretilmesi ve bunları ürünlerimize uyarlama hayalimizi gerçeğe dönüştürmeye odaklandık diyebilirim.

Ninoflex Glasses için kısa ve orta vadeli planlarınızdan söz eder misiniz?
Dünya genelinde sektörü ve sektörel yenilikleri yakından takip ediyoruz. Kısa vadede tüm bayilerimizi kapsayan bir B2B sipariş sistemiyle dijitalleşmeyi artırmak istiyoruz. Orta vadede ise renk ve model çeşitliliğini artırmak, uygun ortam oluştuğunda güneş gözlüğü koleksiyonu oluşturmak ve ilgi duyulan çocuk modeller ile işbirlikleri yapmak hedeflerimiz arasında yer alıyor. Aynı zamanda, görme kusurlarını destekleyici yenilikçi ortezlere yatırım yapmayı planlıyoruz. Doğru zaman ve ekipler bir araya geldiğinde ise yeni pazarlara açılmayı amaçlıyoruz.

Silmo İstanbul Optik Fuarı’nın sektörün geneline ve siz gibi yerli üreticilerimize katkılarını nasıl değerlendirirsiniz?
Silmo İstanbul’un sektörümüz için son derece önemli ve prestijli bir organizasyon olduğunu düşünüyorum. Sektör içerisinde yer alan ya da sektöre adım atmayı düşünenler için önemli bir deneyim ve vizyon alanı yaratıyor. Üreticiler olarak ürünlerimizi optisyenlere ve optisyenlik bölümü öğrencilerine rahat ve konforlu bir atmosferde tanıtma fırsatı yakalıyoruz. Aynı zamanda yerli markaların ve ürünlerin yabancı ziyaretçilerle buluşması açısından da fuar kritik bir önem taşıyor. 2025’te 12.si gerçekleşen bu değerli organizasyonun daha uzun yıllar Türkiye optik sektörüne hizmet etmesini temenni ediyorum.

Bize zaman ayırdığınız için çok teşekkür ederiz. Son olarak 4 your eyes ile ilgili neler söylemek istersiniz?
Sektördeki yenilikleri bu kadar hızlı ve titiz şekilde aktaran başka bir dergi olduğunu düşünmüyorum. Yeniliklerden haberdar olmak için her sayıyı mutlaka inceliyorum. Şimdiye kadar yaptığınız ve bundan sonra yapacağınız tüm yayınlarınız için teşekkür ediyorum. İyi ki varsınız.

Şubat 2026

Sestini

Sestini

Zanaat, İncelik ve Ölçülü Güzellik Odaklı

Sestini, minimal çizgileri heykelsi formlarla birleştiriyor ve işlevselliği İtalyan zanaatının lider yaklaşımıyla ele alıyor.

İtalyan girişimci Carlo Sestini tarafından 2020 yılında kurulan bağımsız gözlük markası Sestini, İtalya’da usta zanaatkarlar tarafından üretilen prestijli ve lüks bir tasarım anlayışıyla küresel optik pazarında dikkat çekmeyi sürdürüyor. Marka; gözlük tasarımlarında en üst seviyedeki kalite standartlarına bağlı kalarak, koleksiyoner değeri taşıyan parçalar hazırlayarak büyümesinde ivme kazanıyor. Geleneksel tekniklere ve İtalyan ustalığına saygı duruşunda bulunan sofistike tasarımları, sade ama özenli kurgulanmış zarafetleriyle beğeni topluyor. Sınırlı sayıda üretimi tercih ederek az sayıda parçadan oluşan koleksiyonunu Mido 2026 fuarında başarıyla sergileyen Sestini; yeni yılla birlikte, zamansız ve gelecekte de kullanılabilir tasarım yaklaşımına sadık kalarak imza renklerini yeniden yorumlayacak. Markanın kuruluş hikayesi, tasarım dünyası ve koleksiyonuna dair detaylarla ilgili Kurucusu ve Kreatif Direktörü Carlo Sestini ile yapılan röportajı beğenilerinize sunuyoruz.

Merhaba Carlo. Okurlarımız için kendinizi biraz tanıtarak, gözlük markası kurma sürecinizi paylaşır mısınız?
Londra’da uluslararası hukuk ve diplomasi okudum. Hayalim büyükelçi olmaktı. Sonra bir modellik ajansı tarafından keşfedildim ve 2014’te model olarak çalışmaya başladım. Sosyal medyada paylaştığım fotoğraflarım ilgi gördü; böylece daha fazla markayla model ve influencer olarak çalışmaya devam ettim. Bu süreçte dünyayı dolaşma fırsatı yakaladım. Gözlükleri ise her zaman kendimi ifade etmenin yolu olarak görmüşümdür. Özellikle lise yıllarımda kaşlarımı saklamama ve korunmuş hissetmeme de yardımcı olan önemli bir objeydi. Gözlük taktığımda insanlarla göz göze gelebiliyor ama aynı zamanda güvende hissediyordum. Kendi gözlük markamı yapma fikrim hep vardı. 2019’da markam için harekete geçmeden önce bir arazi alıp şarap ve zeytinyağı üretimini denedim. Halen moda danışmanı, model ve influencer olarak da çalışıyordum. Ama 2020 yılına geldiğimizde artık odağımın merkezinde sadece Sestini markasıyla lüks İtalyan gözlükleri yaratmak vardı. O dönemde İtalyan gözlüğü üzerine çok araştırma yaptım. Kalite, lüks ve zamansızlığa odaklanan başka genç bir İtalyan marka olmadığını fark ettim.

Markanızı tüm dünyayı olumsuz şekilde etkileyen 2020 yılında lanse etmek, sizin için zorlayıcı oldu mu?
Pandemi dönemi olduğu için başlangıçta elbette zordu. Perakendecilere doğrudan ulaştım ve Sestini için özel bir ağ kurmayı bu sayede başardık. İlk günden yatırımcı almamaya zaten karar vermiştim. Geleneksel şekilde adım adım büyümek istedim. Şu anda CP Agency ile yakın çalışıyorum. 2021 yılında başlayan bu işbirliği sayesinde Sestini koleksiyonu Türkiye, Hindistan, Benelüks ve Avustralya dahil pek çok yeni pazara ulaştı. Bu ortaklık markamın büyümesi için gerçek anlamda bir katalizör işlevi gördü.

Sestini koleksiyonunun kimliği ve tasarım felsefesi hakkında bizleri bilgilendirir misiniz?
Sestini, minimal çizgileri heykelsi formlarla birleştiriyor ve işlevselliği İtalyan zanaatının lider yaklaşımıyla ele alıyor. Gözlük, bizim için daha geniş bir yaşam tarzının parçası anlamına geliyor. Sanat, incelik ve ölçülü güzellik Sestini Dna’sının temelini oluşturuyor. Tasarım dili gösterişsiz ama ikonik olarak özetlenebilir. Örneğin, işlenmiş yarım zambak detayı gibi naif kimlik unsurlarımız bunu yansıtıyor. Sadece logosuyla tanınan bir marka olmak istemedik. Bunun yerine bize özgü perçinler geliştirdik ve odağı ürünün detaylarına verdik. Ürünlerimize dokunduğunuzda sapların elde şekillendirildiğini ve oyulduğunu rahatlıkla hissedebilirsiniz.

Biraz da koleksiyonunuz için tercih ettiğiniz malzemelerden ve üretim anlayışınızdan söz edelim mi?
Tasarımlarımda kullandığım malzemenin de kullanıcılar tarafından gerçekten özel olduğunun anlaşılmasına odaklanıyorum. Bir Sestini gözlüğü taktıklarında tıpkı yumuşacık kaşmir bir kazak giydiklerinde hissedecekleri türde bir olağanüstü uyum ve konfor sağlamaya özen gösteriyorum. Sestini’de nesilden nesile aktarılabilecek çerçeveler tasarlamayı amaçlıyoruz. Mazzucchelli’nin geçmiş koleksiyonlarında hiç kullanılmamış asetat plakalarını ve markanın arşivinden seçtiğimiz özel formülleri kullanıyoruz. Geleneksel İtalyan tekniklerini modern hassasiyetle uyguluyoruz. Camlarımız Zeiss tarafından sağlanıyor. Her çerçevemiz izlenebilirlik ve kullanıcısında ayrıcalıklı bir etki bırakması için tek tek numaralandırılıyor. Üretimimizi bilinçli olarak sınırlı tutuyoruz. Kitle üretiminden uzak durmayı, kalite ve bütünlüğü korumanın tek yolu olarak görüyoruz.

Çerçevelerinize dair detaylardan ve Sestini ambleminin sizin ne ifade ettiğinden bahseder misiniz?
Çerçevelerimizde zanaatkarlığa olduğu kadar uyuma da odaklandık. Her tasarımı saklanacak kadar güzel bir obje olarak görüyorum. Sestini estetik imzası menteşeyi asetatla birleştiren metal bağlantı detayımızdır ve elle dokunulduğunda hissedilebilecek şekilde özellikle öne çıkardık. Bu bağlantıyı sağlayan perçinlerin tasarımlarında ilham kaynağım tarihi Toskana kapılarındaki büyük cıvatalar oldu. Bu imza detayımız daha maliyetli ve tüm perçinler altın kaplama olsa da asetatın içine gizlemek yerine görünür olmasını tercih ettim. Yunus amblemimiz ise ailemle ilgili bir anıdan doğdu. Anneannemin anneme verdiği sevimli bir yunus kolyesi vardı. Annem de bu yüzden yunusları çok severdi ve kardeşimle bana ‘yunuslarım’ diye hitap ederdi. Bu sebeple yunus sembolü bizim için sevgi ve sevilmek gibi değerli bir anlam taşıyor. Ayrıca Floransa zambağını da kullandık. Menteşelerin iç kısmında yer alsa da hem dekoratif hem işlevsel olarak, çerçeveyi taktığı anda kullanıcısına çerçevenin üstün kalitesini hatırlatıyor.

Markanız için İtalya’da doğru üretim ortağını bulma süreciniz nasıl gelişti?
Bu kesinlikle en zor kısımdı. Sürece başladığımda kulaktan kulağa tavsiyelere ve sayısız kez yaptığım görüşmelere güvenmek zorundaydım. Doğru zanaatkarı bulmak zaman aldı. Şanslıyım ki ürünümü anlayan ve nadir rastlanan kalitede üretim yapabilen Veneto merkezli ilham verici bir aile şirketiyle çalışıyorum. Çerçeve yapımındaki özenlerini ve nesilden nesile aktarılmış mesleki adanmışlığı yerinde gözlemlemek halen her seferinde beni heyecanlandırıyor. Markam ile göstermek istediğim de tam olarak bu zanaat kültürüdür diyebilirim. Otantik İtalyan uzmanlığını, gözlük sevgisi ve tutkusunu kapsayan güçlü bir kültür sunmak amacındayım. Gelecekte de gözlük tasarımının öncüsü zanaatkarlar olacak. El emeği o kadar güzel ve değerli ki desteklenmesi ve sürdürülmesi gerekiyor. Bu gerçeği yaşatmayı en önemli görevimiz olarak görüyorum.

Bu değerli röportajınız için teşekkür ederiz. Son olarak dikkat çekici ambalaj tasarımlarınızın hikayesini de paylaşır mısınız?
Ambalaj fikri ‘carta fiorentina’ yani Floransalı büyükannelerin çekmece içlerini kapladığı kağıttan ilham alıyor. Kılıflarımızın iç yüzeyi bu dokuya sahip ve gözlükler için koruyucu bir katman hissi yaratıyor. Ambalajlarımız konusunda geliştirmek istediğim daha pek çok fikir var. Benzersiz konseptleri ve detaylara ekleyebileceklerimizi zamana yayarak olgunlaştırıyoruz. Ambalajlarda da kendi ifademi en yüksek düzeydeki kalite ve özenle görmek istiyorum. Sestini ile sadece gözlük değil; aynı zamanda bir hikaye, zanaat ve bütüncül bir deneyim sunmak istiyorum.

Kaynak: Eyestylist

Şubat 2026